PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yaratılışçıların Evrimde "Mantık" Arayışları


müşkülpesent
23-02-2010, 02:18
Mantık, en kısa tanımıyla doğru düşünme bilimidir. Düşüncenin doğru ve yanlışlığı kanaatine varılması akıl yürütmelerle olur ve gerçeğe uygun olan yargıların, “doğru” olduğunu kabul eder. Mantığın buraya kadarki ele alınan bu yalın hali, konunun devamı için yeterli bilgiyi taşımakta. Gelelim yaratılışçılarla mantığın bağlantısına..

Doğa üstü olayları kaynak edinmiş dinler ve inançlar, bir çok mantık dışı (!) efsaneleri de beraberinde getirmeyi ihmal etmemiş. Denizi ikiye ayıran Musa, her hayvandan çifter çifter yaptığı gemiye koyan Nuh ve daha verilebilecek envai çeşit efsane, dinlerin temelini oluşturmuş. Peki bu efsanelerin zihnimizde hangi çerçeveye sığdırıyoruz? Mantık?

İnsan düşünmeye başladığında “Nasıl var olduk?” sorusunu sormak kaçınılmazdı. Henüz kendisini ve doğayı tam olarak açıklayamayan insanın bu noktada, bu sorunsala verebileceği yanıtlar çok kısıtlıydı. DNA’nın henüz 50 yıllık geçmişi olduğunu düşünürsek, 10.000 yıl öncesi bilinmeyenleri zihnimizde canlandırmak çok da zor olmasa gerek. Ancak konumuz inançların nasıl doğduğu da değil.

Çoğu zaman akıllı tasarımcılar tarafından karşımıza çıkan argümanlardan biri üzerinde duracağım. Bilginin daha ulaşılabilir olduğu bu dönemde, canlılığın bir anda oluştuğu savının günden güne geçerliliğini yitiriyor olması, akıllı tasarımcıların evrimin çöküşüne bel bağlamasına neden oldu. Evrimin olmaması durumu inançları sağlamlaştırmak adına bulunmaz bir nimet olarak sunulacak yaratılışçılara. Bu nedenle tüm enerjilerini buraya yönlendirdiklerini görüyoruz. Bu noktadaki sorun, konu hakkında bilgi ve fikir edinimlerini ihmal edip, tam anlamıyla zihinlerinde yanlış ve eksik bir biçimde oluşturdukları teoriyi, geçersiz akıl yürütmeleriyle birlikte çürütmeye çabalamalarıdır.

Yaratılışçıların bu süreç içerisindeki sancılarına, mantık dışı söylemlerinde çoğu zaman rastlıyoruz aslında. Bunlardan en klasiği de, baştan reddettikleri bu teoriye, “mantıksız” damgasını yapıştırmaktır. Bunun için çeşitli absürd sorularla süslenir konu ve her soruda teori biraz daha tanınmaz hale gelir. Farklı iki türün aynı atadan oluşma fikrine karşılık bir arafosilin gösterilmesini bekleyen bir kişi evrim hakkında neredeyse hiçbir fikre sahip değildir. Ama burası aslında, işin aynı zamanda ironik kısmını da barındırır. Evrimi mantıkla mat etmeye çalışan insanların aslında tamamen mantık dışı olgularla yaşayışı ve bunların var olduklarının su götürmez bir gerçek olduklarına inanışları.

İnançlı bir insan, bir maymunla bir insanın (DNA’ları %99 benzer) akrabalığını mantıksız bulabilirken, diğer taraftan konunun tam da başında bahsettiğim efsaneleri, mantık çerçevelerinin en güzide kısımlarına oturtmayı başarabiliyor.

evrensel-insan
23-02-2010, 02:32
Saygideger muskulpesent;

Mantik bir akil yurutumu oldugu icin, ister inancsal ister bilimsel mantik yurutulsun, bu mantik mantigi yuruten acisindan dogrudur ve tutarlidir. Sorun insanoglunun evrensel ortaklikta yuruttugu bir mantigin olmamasidir. Oyuzden bir seye mantikli/mantiksiz demek; ayni dogru/yanlis gibi goreceli ve bir akil yurutumunun tezahurudur.

Oyuzden konu mantikli mantiksiz degil; mantiksalliga inancsal mi, yoksa bilimsel mi bakis acisinda yatar.

Bu temelde konuya bakarsan, hristiyanlarin, evrim ve evrimci anlayis ile bir sorunlari yoktur. Cunku "Evrim, tanrinin yarattigi insanoglunun bir bilgisi ve olusuma bakis acisidir" diye degerlendirir.

Sonucta evrim, neyin nasil evrildigini aciklarken; OLAN bir seyin evrimini aciklamaktadir. Inanc temelinde de olan yaratilan oldugu dusunulurse, evrimin ne inancla ne de yaratici ile bir celiskisi olmadigi gorulur.

Sonucta, konu inancsal bakis acisinin, bilime ve bilimsellige nasil baktigi konusudur. Eger bilim ve bilimselligi "yaratilan insanoglunun bir ozelligi" olarak algilarsa, ki hristiyanlik oyle algilamaktadir. Ne inancsal yanasimin ne de mantiginin evrimin hem bilimsel, hem de epistemoloji ustu varsayimsal teorileri ile celismredigi gorulur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

müşkülpesent
23-02-2010, 03:08
Sevgili evrensel-insan,

Söylemek istediğini çok iyi anlıyorum aynı zamanda mantığın ne olduğunu ya da ne olmadığını da çok iyi biliyorum. Felsefedeki akıl yürütme olgusunun, bilgiyi işleme sürecinde bilim niteliği kazanmasıyla oluşan süreçten ve bu çerçevedeki mantıktan bahsediyorum. Burada dikkati çekmek istediğim nokta her iki akıl yürütme işleminin aynı kişiler üzerinden aynı temel üzerinde durularak yapıldığını göstermek.

Bir kişinin, canlılığın oluşumunu ele almasında çıkış noktası aynıdır. Burada, akıl yürütmeler sonucunda kabulleneceği ya da reddeceği bilgilere ulaşma çabasında, nasıl bir yol izleyeceğine karar vermesi gerekir öncelikle. Sonuçta mantık asıl olarak felsefeden çıkışını almıştır ve konu senin açılımınla baktığında sınırları çizilemeyecek kadar genişler. Senin de bir yerde bahsettiğin, "mantıksallığa inançsal mı yoksa bilimsel mi yaklaşılacak" sorunsalını belirtmeye gerek duymamıştım, çünkü zaten yazının içeriği tam da bunu barındıracak nitelikte. Ya da yeni bir teşhisle inançlı insanların her iki ölçüte göre bir arayış içerisinde olmaları diyelim. Ama bunu yaparken, işleri "işlerine geldiği" ölçütte yürütmeleri. Sorunun odağı bu.

Sadece bu mantık temellendirmesi üzerinde, ortaya devrim niteliğinde bir bilgi atmadım elbette. Tek bir soruyla evrimi çökertebileceğini düşünen yaratılışçıların yanılgısına benzerdi bu durum.

Ve evrimin şu an bazı dinlerde belli ölçütlerde kabul gördüğünü biliyorum. İnançlarla sentez yapılması da işin kaçınılmaz boyutunun bir göstergesi. Ama bu konu işi dallandırır.. İçerik açık, bahsettiğim kesim de..

evrensel-insan
23-02-2010, 03:20
Saygideger muskulpesent;

Benim de vermek istedigimin ozu; inancsal bilimsellik, ya da bilimsel inancsallik tehlikesidir. Cunku konuya ister olumlu, ister olumsuz inancsallik olarak yasnasilsin, inancsal bilimsellik; su an hristiyanlarin yaptigi, bilimsel inancsallikta; evrimsel ortaya koyumu, bilimselligin epistemoloji uzerine cikarip, urettigi spekulatif teori ve varsayimlardir.

Oyuzden de bilimsellik ile konuyu sinirli tutabilmek ve bu epistemolojik siniri algilanabilmesi icin, mantiksal bakis acisinin, inancsal mi, bilimsel mi oldugunu vurgulamistim. Cunku hem inancsallik temelli bilimselligi su istismar etmek; hem de bilimsel temele inancsallik ekleme gafletinin ikiside mantik olarak bilimsel degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Fatihcrs
25-02-2010, 00:44
bütün çıkan fosiller canlılığın orataya bir anda çıktığını gösterdiğine göre

bu zamana kadar iddia edilen arafosiller'in sahtekarlıklarla hazırlandığına göre

Halada arageçiş formu veya fosili bulunamadığına ve asla bulunamayacağına göre

Piyasada gerçekten bir arafosil varsa evrim teorisi teoriden çıkıp bilimsel bir gerçek olacağına göre

eğer hayat evrimle olmuş oslaydı 10 tane bulunan fosilden en az 5 tanesi arageçiş fosili olacağına göre

Darwinde tek bir tane arafosil bulunamasa benim teorim biter dediğine göre

Evrim teorisi ne oluyor biliyormusunuz

yandı bitti kül oldu gittiiiii

mantık bu

uyar
25-02-2010, 00:51
hayret fatih ......

Amerikadaki kökten hristiyan Discovery Institute ile aynı görüştesin... :) Hristiyan mı olacaksın ne?? yoksa nurcular aslında hristiyan mı??

dinazorlarla insanlar birlikte mi yaşadılar diye düşünüyorsun??
nedense birden çıkan canlılar içinde memeliler yok kuslar yok....
onları senin allahın sakladı herhalde kafalar karışsın da evrim varmış gibi gözüksün diye...

evrensel-insan
25-02-2010, 00:53
Saygideger uyar;

yoksa nurcular aslında hristiyan mı??-uyar-

Evengalist.

Saygilarimla;
evrensel-insan

uyar
25-02-2010, 01:02
Evengalist.

aynen sevgili dostum da... onu anlamaz diye bunu yazdım :) ama haklısın..

son söyleneni duydunmu?? adamlar demiş ki haitidekiler aslında köleydi ve kölelikten kurtlmak için şeytanla anlaşmışlar ve kurtulmuşlar bu nedenle orada deprem olmuş...

herkesin işi çok zor anlayacağın...
bu adamlar oldukça...

evrensel-insan
25-02-2010, 01:06
Saygideger uyar;

Emperyalist zihniyetin; felsefesi, amerikan idealizmi, ideolojisi soros ve dini orgutlenmesi de evengalizmdir.

Evrim ile de bir sorunlari yoktur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

müşkülpesent
25-02-2010, 11:27
bütün çıkan fosiller canlılığın orataya bir anda çıktığını gösterdiğine göre

bu zamana kadar iddia edilen arafosiller'in sahtekarlıklarla hazırlandığına göre

Halada arageçiş formu veya fosili bulunamadığına ve asla bulunamayacağına göre

Piyasada gerçekten bir arafosil varsa evrim teorisi teoriden çıkıp bilimsel bir gerçek olacağına göre

eğer hayat evrimle olmuş oslaydı 10 tane bulunan fosilden en az 5 tanesi arageçiş fosili olacağına göre

Darwinde tek bir tane arafosil bulunamasa benim teorim biter dediğine göre

Evrim teorisi ne oluyor biliyormusunuz

yandı bitti kül oldu gittiiiii

mantık bu
Öncelikle bana ara forsilin tanımını yapabilir misin?

mitra
12-04-2010, 00:47
bulunan bütün fosiller zaten bir ara fosildri.. çünkü kendinden önce olan baska bir türden olusmus.. daha sonrada baska bir türe dönüşmüştür..(yok olmadıysa tabi)

onların ara fosilden kastını ben gördüm.. timsah kafalı ördek vucudlu bir hayvan bekliyolar..ne alakası var bende anlamadım..ama bu iddada zaten adnan oktdardan önce hristiyanlarda varmısş..aynısını bir hristiyan din adamından gördüm.. tv cıkmıs.. abuk sabuk cnalılar niye yok ..çünkü arafosil yok diyordu..

evrensel-insan
12-04-2010, 18:45
Saygideger arkadaslar;

Bana gelen bir mesaji, mesaji ileten arkadasin rizasi ile, ve de ilettigim yanitim ile birlikte buraya alintiliyorum. Bu konuda bilgisi olanlar, ya da katkida bulunmak istiyenler olursa, belirtsin diye.

öncelikle merhaba

bugün face den tanımadığım birisi bana bir mesaj yolladı. mesajın içeriğinde biyolojik konular vardıki bnm pek anladığım bir şey değildi. ancak bir şeye kafam takıldı. mesajın bir yerinde diyorki "dawkins bile ilk adımı güçlü bir varlık yapmıştır." demiş. bu doğrumu? mesajın tamamı altta:

Kur'an yanlış yorumlayanlar ya da YANLIŞ YORUMLAMAYA ÇALIŞANLAR için mantık hatalarıyla doludur. Ama evrim küçük kuzenlerim için bile mantıksızdır. Şöyle söylemeliyim ki, meyve sineklerinin üzerinde yararlı bir mutasyon örneği göstermek için yaptıkları 50 yıllık bir deneyCİK bile evrimin varlığını kanıtlayamadı. Meyve sinekleri tamamen patolojik, orasından burasından bacak çıkmış, tek kanatlı uçamayan canlılar olarak doğmuşlardır veya doğamamışlardır bile. Üstelik şuan gördüğün her canlıda mutasyonu düzelten enzimler vardır. Dna'nın kopyalanması sırasında mutasyon olur, sonra tekrar olur, sonra tekrar olur, sonra o kopyalanır, tekrar kopyalanır, sonra farklılaşır gibi bir durum söz konusu değildir. Zaten fizikçiler atomun beyni olmadığını kanıtladılar, DNA'nın kendini kopyalama isteğinin nerden doğduğunu açıklayamaz evrim.

Sevgili Dawkins amcamız da yararlı bir mutasyon örneği veremiyor. En son röportajında Kromozomun dünya dışında daha güçlü bir varlık tarafından yapıldığını kabul etmiştir. Hem son günlerde bulunan KAYIP HALKALAR da "Ida" gibi yaşamış bir canlıya aittir. Zaten buldukları ve kayıp halka diye yayınladıkları HER BİR FOSİL İÇİN özür dilemişlerdir. Bir fikrin doğru olabilmesi için deneylerle gözlemlenmesi gerekir. Ve eğer CANLILIK VE DÜNYA, yani bu kocaman bir şey demek, evrimle oluştuğunu savunmak için milyarlarca kanıtı olması gerekirdi. Yani mantık hatalarıyla dolu olan evrim ideolojisidir. Bu kadarCIK örnekle bile anlayan anlar. Ki daha da kötüsü:
Evrimciler bir dinozorun sineği yakalamaya çalışırken kanatlandığını iddia ederken, sineğin zaten mükemmel bir kanat ve uçuş sistemine sahip olarak saniyede 1000 kere kanat çırpıyor olduğunu düşünemezler. Yani.. Düşünemiyorlar. Yazık. Bir protein oluşabilmesi için bir hücrenin tam işlev görür halde bulunması gerektiğini hiç söylemek bile istemezdim.. Yani DNA'nın proteinlerden oluştuğunu bilmelisin. Protein oluşması için gereken bilginin proteinlerden oluşmuş DNA'dan geldiğini bilmelisin. Tabi ya bilmiyorsun, bilsen canlılık bir proteinden oluştu diyemezdin. Heh hatırlamışken söyliyim, bir kısım evrimciler der ki, insanı annesi babası yapıyor. Çok bilimsel değil mi?? Anne babadan biyoloji dersi alalım biz, böyle komplex bir yapı meydana getirebildikleri için mükemmel biyoloji bilgisine sahip olmaları gerekir. Bilim evrimin sayfasını kapattı.

Saygideger arkadas;

Bu "guclu varlik, guclu ayakta kalir" v.s. temelli aciklamalar, her zaman yaratiliscilarin ve akilli tasarimcilarin, devamli sabitledikleri ve sahiplendikleri tanrilarina atif yapmak icin, su istismar ettikleri bir konudur.

Burada demek istenen, degisen dunya sart ve kosullarina evrimsel mutasyon ile uyum saglanip, saglanamayacagidir. Cunku sonucta, mesela dinazorlar goruntulerinin koruyacak yapiyi basaramayip, kusa ve surungenlere evrimleserek, goruntuleri yok olmustur.

Darwin'in ilk canli temelli bir aciklamasi yok. Ilk canlilarin olusumu tamamen kimyasal birlesim olayi.

Sen istersen bu bana yazdigin o.m. yi siteye gereken basliga da yaz. Baska arkadaslarda sana cevap verir ve daha net algilarsin.

Butun mantik; olaylara evrimsel mi, yaratilissal mi bakmakta yatiyor. Cunku yaratilissal bakarsan, herseye zaten bir kulp bulur ve bilimin henuz aciklayamadiklarini, bir yaratici veya tasarimciya baglarsin.

Eger istersen, ben de; senin bu o.m. ni siteye alintilayabilirim. Baska arkadaslarinda cevap vermesi acisindan, ya da konunun detaylanmasi acisindan.

Bu konudaki kararini bana om atarak bildir, aciklamalarim umarim "doyurucu" olmustur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

müşkülpesent
12-04-2010, 20:43
Tüm konunun özü aslında konuya yaklaşımımızla ilgili. Bunu evrensel-insan da belirtmiş. Eğer çıkarımlarımızı, "göz görmeye yarar", "kanat uçmaya yarar" şeklindeki akıl yürütmeler üzerinden yaparsak, gayesel nedenlere ulaşırız. Bu da temelinde teleolojiye götürür. Bilimde "niçin" sorusu değil "ne", "nasıl" soruları geçerlidir. Bilimin içerisinde bu dil, özellikle evrim gibi teist düşüncelerle çatışan kuramlarda sıkça kullanılır. Ancak bu döngüde sorgulamak bilim için bir açmazdır. Çünkü bilim ile dogmayı aynı düzlemde tartışamayız.

Aşağıda alıntıladığım kısım, insanların gayesel, fail, maddi nedenler arasında kafalarının nasıl karıştığına somut bir örnek.

Heh hatırlamışken söyliyim, bir kısım evrimciler der ki, insanı annesi babası yapıyor. Çok bilimsel değil mi?? Anne babadan biyoloji dersi alalım biz, böyle komplex bir yapı meydana getirebildikleri için mükemmel biyoloji bilgisine sahip olmaları gerekir.Gametlerin oluşumuna, birleşmesine ve sonrasında zigot oluşumuyla birlikte embriyolojik gelişimin her safhasına açıklık getirilmiştir. Bunları insan vücudunun gerçekleştiği açıktır. Bunu bilinçli olarak yapmamış olmamız yapmadığımız anlamına gelmiyor. Buna kabaca "insanı annesi babası yapıyor" denilip, sonra da bunu bilimsel bulmamak kişinin kendi açmazıdır. Zira bilim nettir, ortaya yuvarlak tanımlamalar yapmaz.

Yukarıdaki mesajın içeriğine çok fazla gitmek istemiyorum aslında. Zaten ortada bir içerik de yok. Olaya bakış açısı, "dinazor sinekleri yakalamaya çalışırken kanatlandı" düzleminde. Yapılan şey homolog olmayan organları düz mantıkla çözümlemeye çalışmak ve içerisine de bir miktar teleoloji serpiştirmek.. Sonra da "düşünemiyorlar" diyorlar. Her şeyi bir bilince bağlamıyor oluşumuz düşünmediğimizden olsa gerek.