Orijinalini görmek için tıklayınız : Üçlük—Mukaddes Kitapta Öğretiliyor Mu?
“Üçlük içindeki tek Tanrı’ya ve Birlik içindeki Üçlüğe tapınıyoruz, Katolik İnancı budur . . . . Öyleyse Baba Tanrı’dır, Oğul Tanrı’dır ve Mukaddes Ruh Tanrı’dır. Fakat Üç Tanrı değil, Bir Tanrı vardır.”
ATANAS İman ikrarı, Hıristiyan âleminin ana doktrinini, yani Üçlüğü bu sözlerle tanımlar.
Katolik veya Protestan olun, bir kilise üyesi iseniz, bunun, inanmanız gereken en önemli öğreti olduğu size söylenmiş olabilir.
Fakat bu doktrini açıklayabilir misiniz?
Hıristiyan âlemindeki en zeki kişilerden bazıları Üçlüğü anlamakta yetersiz olduklarını itiraf etti.
Öyleyse buna neden inanıyorlar?
Bunun nedeni, Mukaddes Kitabın bu doktrini öğretmesi midir?
Müteveffa Anglikan piskoposu John Robinson, Honest to God adlı çok-satar kitabında bu soruya düşündürücü bir cevap verdi. Şöyle yazdı:
“Yaygın olan vaaz ve öğretim, uygulamada Mesih’e Yeni Ahit tarafından desteklenemeyen doğaüstü bir görünüm verir. Bu öğretim, ‘Mesih’ ve ‘Tanrı’ terimlerini birbirinin yerine geçebilirmiş gibi kullanarak, İsa’nın Tanrı olduğunu söyler.
Fakat Mukaddes Kitabın hiçbir yerinde böyle bir kullanım yoktur.
Yeni Ahit, İsa’nın Tanrı’nın Sözcüsü olduğunu söyler, Tanrı’nın Mesih’in içinde olduğunu söyler, İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğunu söyler; fakat böylesine yalın bir ifadeyle İsa’nın Tanrı olduğunu söylemez.”
John Robinson, Anglikan Kilisesi’nde tartışmalara yol açan biriydi. Bununla birlikte, “Yeni Ahit” hiçbir yerde “böylesine yalın bir ifadeyle İsa’nın Tanrı olduğunu söylemez” derken haklı mıydı?
Mukaddes Kitabın Asıl Söylediği
Bazıları bu soruya Yuhanna İncili’nin başlangıç sözlerini göstererek cevap verebilir:
“Kelâm başlangıçta var idi, ve Kelâm Allah nezdinde idi ve Kelâm Allah idi.” (Yuhanna 1:1)
Bu sözler, Anglikan piskoposun söylediklerine ters düşmüyor mu? Aslında hayır. Şüphesiz, John Robinson’ın da bildiği gibi, günümüz çevirmenlerinden bazıları King James Version’ın bu ayeti tercüme etme şeklini onaylamaz.
Neden?
Çünkü orijinal Yunanca’da “Kelâm Allah idi” ifadesindeki “Allah” sözcüğünden önce harfi tarif yoktur. Daha önceki “Kelâm Allah nezdinde idi” ifadesinde geçen “Allah” sözcüğü belirlidir yani bu sözcükten önce harfi tarif vardır.
Bu durum, iki sözcüğün aynı anlamda olmasını imkânsız hale getirir.
Bu nedenle, bazı tercümeler bu ayette, özneyi niteleyici bir anlatım kullanır. Örneğin, bazıları bu ifadeyi, “Söz Tanrısal idi” şeklinde tercüme eder. (An American Translation, Schonfield) Moffatt bunu şöyle tercüme eder: “Logos Tanrısal idi.” Bununla birlikte, hem John Robinson hem de İngiliz metin eleştirmeni Sir Frederick Kenyon burada en uygun tercümenin “Tanrısal” ifadesi olmadığını göstererek, şunu belirtti: Yuhanna’nın vurgulamak istediği bu olsaydı, “Tanrısal” anlamına gelen Yunanca thei′os sözcüğünü kullanabilirdi. Başka bir çağdaş tercüme, doğru şekilde “Tanrı” sözcüğünü belirsiz olarak ele alıp, Yunanca dil yapısının gösterdiği niteleyici özelliği de belirterek, İngilizcede belgisiz harfi tarif kullanır: “Söz bir tanrı idi.”
New English Bible projesinin yöneticisi olan Profesör C. H. Dodd, bu yaklaşım konusunda şöyle yorum yaptı:
“Mümkün olan bir tercüme . . . . ‘Söz bir tanrı idi’ şeklinde olurdu. Kelimesi kelimesine bir tercüme olarak bunda kusur bulunamaz.”
Bununla birlikte, The New English Bible bu ayeti bu şekilde tercüme etmemiştir. Bunun yerine bu tercümede Yuhanna 1:1 ayeti şöyledir: “Her şey başladığında, Söz zaten vardı. Söz Tanrı ile birlikteydi ve Tanrı ne idiyse, Söz de oydu.”
Tercüme heyeti neden daha basit olan tercüme şeklini seçmedi?
Profesör Dodd şöyle cevap veriyor: “Bunun kabul edilemez olmasının nedeni, Yuhanna’nın düşünce akışına ve Hıristiyan düşünüşünün bütününe aykırı olmasıdır.”—Technical Papers for the Bible Translator, 28. Cilt, Ocak 1977.
Kutsal Yazıların Açık Anlamı
İsa’nın bir tanrı olduğu ve Yaratıcımız olan Tanrı ile aynı olmadığı fikrinin, Resul Yuhanna’nın düşüncesine ve Hıristiyan düşünüşünün bütününe aykırı olduğunu söyleyebilir miyiz?
İsa’ya ve Tanrı’ya değinen bazı Mukaddes Kitap ayetlerini inceleyelim; böylece Atanas İman İkrarı düzenlenmeden önce yaşamış bazı yorumcuların bu ayetler hakkında ne düşündüklerini görelim.
“Ben ve Baba biriz.”—YUHANNA 10:30
Novatianus (MS tahminen 200-258) şu yorumu yaptı: “O ‘bir’ şey [] dediğine göre, sapkınlar O’nun ‘bir’ kişi demediğini anlasınlar. Bir sözcüğü cinsiyetsiz olarak yer aldığından, kişisel birliği değil, sosyal uyumu gösterir. . . . . Dahası, İsa bir sözcüğünü kullanarak, aralarındaki anlaşmaya, muhakeme tarzındaki özdeşliğe ve bizzat sevgi birliğine değindi; makul olarak, Baba ve Oğul anlaşma, sevgi ve duygu açısından birdir.”—Treatise Concerning the Trinity, 27. bölüm.
“Baba benden büyüktür.”—YUHANNA 14:28.
Irenaeus (MS tahminen 130-200) şöyle yazdı: “Ondan [Mesih’ten], Baba’nın her şeyden üstün olduğunu öğrenebiliriz. Çünkü o, ‘Baba benden büyüktür’ der. Böylece Rabbimiz, Baba’nın bilgi açısından yüceltilmesi gerektiğini gösterdi.”—Against Heresies, II. Kitap, 28.8. bölüm.
“Ebedî hayat da şu ki, seni, yalnız gerçek Allahı, ve gönderdiğin İsa Mesihi bilsinler.”—YUHANNA 17:3.
İskenderiyeli Clemens (MS tahminen 150-215) şöyle yazdı: “Ebedî olanın vericisi, ebedî Tanrı’yı bilmek; ilk, en yüce, tek ve iyi olan Tanrı’ya bilgi ve anlayışla malik olmak . . . . Böylece, hakiki hayatı arzu eden birine, öncelikle O’nu, yani ‘kimsenin bilmediği, ancak Oğul’un açıkladığı’ kişiyi bilmesi emrediliyor. (Mat. 11:27) Diğer öğrenilecek şey, O’ndan sonra gelen Kurtarıcı’nın büyüklüğüdür.”—Who Is the Rich Man That Shall Be Saved? VII, VIII.
“Cümlenin üzerinde ve cümle ile ve cümlede cümlenin Allahı ve Babası birdir.”—EFESOSLULAR 4:6.
Irenaeus şöyle yazdı: “Ve böylece, tek Tanrı olan Baba’nın, her şeyden üstün, her şeye hâkim ve her şey ile birlikte olduğu gösteriliyor. Baba gerçekten her şeyden üstündür ve Mesih’in Başıdır.”—Against Heresies, V. Kitap, 18.2. bölüm.
Bu eski yazarlar, bu ayetlerin, Baba’yı İsa Mesih de dahil her şeyin ve herkesin üstünde, en yüce olarak tarif ettiğini açıkça anladı. Yaptıkları açıklamalarda, onların Üçlüğe inandığına dair hiçbir ima yoktur.
Mukaddes Ruh Bütün Hakikati Açıklıyor
İsa, ölümünden ve diriltilmesinden sonra bir yardımcı olarak şakirtlerine mukaddes ruhun verileceğini vaat etti.
Şöyle dedi: “O, hakikat Ruhu, gelince, size her hakikate yol gösterecek; . . . . ve gelecek şeyleri size bildirecektir.”—Yuhanna 14:16,17; 15:26; 16:13.
İsa’nın ölümünden sonra bu vaat gerçekleşti. Mukaddes Kitap, yeni doktrinlerin, İsa’nın takipçilerinin cemaatine mukaddes ruh yardımıyla nasıl bildirildiğini veya açıklandığını kaydeder. Öğretilen bu yeni şeyler, daha sonra Mukaddes Kitabın ikinci kısmı haline gelen Yunanca Mukaddes Yazılara veya “Yeni Ahit”e kaydedilmiştir.
Yeni gelen bu ışık selinde, Üçlüğün varlığına dair bir açıklama bulunuyor muydu?
Hayır.
Mukaddes ruh Tanrı ve İsa hakkında bundan çok farklı bir şey açıkladı.
Örneğin, MS 33’te Pentikost gününde mukaddes ruh Yeruşalim’de toplanmış şakirtler üzerine geldikten sonra resul Petrus dışarıdaki kalabalığa İsa hakkında şahadet etti. Üçlükten söz etti mi?
Bazı ifadelerini göz önünde bulundurarak buna kendiniz karar verin:
“[İsa], onun vasıtası ile Allahın aranızda yaptığı kudretli işler, hârikalar ve alâmetlerle size Allah tarafından tasdik edilmiş olan adam.” “Bu İsayı Allah kıyam ettirdi; ve biz hepimiz bunun şahitleriyiz.”
“Kendisini haça gerdiğiniz bu İsayı Allah hem Rab hem Mesih etmiştir.” (Resullerin İşleri 2:22, 32, 36)
Ruhla dolmuş olan Petrus’un Üçlüğü öğretmekten çok uzak olan bu ifadeleri, Tanrı’nın iradesinin yerine gelmesinde bir araç olarak İsa’nın, Babasına gösterdiği tabiiyete dikkat çeker.
Kısa zaman sonra İsa’nın başka bir sadık takipçisi, İsa hakkında konuştu. İstefanos, suçlamalara cevap vermesi için Sanhedrin’in önüne getirildi. İstefanos durumu tersine çevirerek, suçlamaları cevaplamak yerine, kendisini suçlayanların isyankâr atalarına benzediğini iddia etti.
Sonuç olarak, kayıt şunları der: “O, Ruhülkudüsle dolu olup gözlerini göke dikerek Allahın celâlini, ve Allahın sağında durmakta olan İsayı gördü, ve dedi: İşte, gökleri açılmış, ve İnsanoğlunu Allahın sağında durmakta görüyorum.” (Resullerin İşleri 7:55,56)
Mukaddes ruh, İsa’yı neden Babasına eşit durumda Tanrı’nın bir kısmı olarak değil de, sadece Tanrı’nın sağında durmakta olan “İnsanoğlu” olarak gösterdi?
Açıktır ki, İstefanos’un zihninde bir Üçlük kavramı yoktu.
Petrus, İsa hakkındaki iyi haberi Kornelius’a götürdüğünde, Üçlük doktrinini açıklamak üzere başka bir fırsat doğdu. Neler oldu?
Petrus, İsa’nın “cümlenin Rabbi” olduğunu açıkladı. Fakat bu üstün durumun daha yüksek bir kaynak tarafından sağlandığını açıklayarak sözlerine devam etti.
İsa, “dirilerin ve ölülerin Allah tarafından tayin olunan hâkimi” idi.
İsa’nın diriltilmesinden sonra, Babası onu takipçilerine “açıkça gösterdi [açıkça görünmesine izin verdi].”
Ya mukaddes ruh hakkında ne denebilir?
Bu sohbette mukaddes ruhtan bahsedilir, fakat Üçlüğün üçüncü şahsı olarak değil. Bunun yerine ‘Allah, İsa’yı Ruhülkudüsle ve kudretle meshetti’ ifadesi geçer.
Böylece mukaddes ruhun, bir kişi değil, bu ayette geçen “kudret” gibi, kişiliği olmayan bir şey olduğu gösteriliyor. (Resullerin İşleri 10:36, 38, 41, 42)
Mukaddes Kitabı dikkatle inceleyin; böylece mukaddes ruhun bir kişiliği olmadığına fakat insanların içine dolabilen, onları yönelten, hararetli olmalarına neden olan ve onların üzerine dökülen faal bir kuvvet olduğuna dair başka kanıtlar bulacaksınız.
Son bir örnekten söz edelim;
eğer Üçlük doğru bir doktrin olmuş olsaydı,
Pavlus Atinalılara vaaz ederken, onu açıklamak üzere güzel bir fırsata sahipti. Konuşmasında, üzerinde “Meçhul Allaha” yazılı olan mezbahlarına dikkati çekerek şöyle dedi:
“Tanımayarak tapındığınızı ben size ilân ediyorum.” O Üçlüğü mü ilan etti? Hayır.
Tanrı’yı “dünyayı ve içinde olan bütün şeyleri yaratan Allah, gökün ve yerin Rabbi” olarak açıkladı.
Fakat İsa hakkında ne dedi? Şunu: “Allah bir gün tespit eyledi, o günde tayin ettiği adam vasıtası ile, dünyaya adaletle hükmedecektir.” (Resullerin İşleri 17:23, 24, 31)
Burada Üçlüğü ima eden hiçbir ifade yoktur!
Aslında Pavlus, Tanrı’nın amaçları hakkında bir açıklama yaparak, İsa ve Babasının, Üçlüğün birbirine eşdeğer kısımları olmasının imkânsızlığını gösterdi. Şöyle yazdı:
“[Tanrı,] ‘bütün şeyleri onun [İsa’nın] ayakları altına koydu.’ Fakat: Her şey ona tâbi kılınmıştır, dediği zaman, aşikârdır ki, her şeyi ona tâbi kılan müstesnadır. Ve her şey ona tâbi kılınınca, o zaman Oğul her şeyi kendisine tâbi kılana tâbi olacaktır, ta ki Allah her şeyde her şey olsun.” (I. Korintoslular 15:27, 28)
Böylece, Tanrı, İsa da dahil olmak üzere, hâlâ her şeyin üstünde olacaktır.
Öyleyse, Üçlük Mukaddes Kitapta öğretiliyor mu? Hayır.
John Robinson haklıydı.
Bu, ne Mukaddes Kitapta bulunur ne de “Hıristiyan düşünüşünün” bir kısmıdır.
Bunu tapınmanızla ilgili önemli bir nokta olarak görüyor musunuz?
Böyle görmelisiniz.
İsa şöyle dedi: “Ebedî hayat da şu ki, seni, yalnız gerçek Allahı, ve gönderdiğin İsa Mesihi bilsinler.” (Yuhanna 17:3)
Tanrı’ya tapınmamızı ciddiye alıyorsak O’nu, gerçekten olduğu gibi, yani bize kendini açıkladığı şekilde bilmemiz hayatidir.
“Babaya ruhta ve hakikatte” tapınan ‘hakiki tapıcıların’ arasında olduğumuzu ancak o zaman gerçekten söyleyebiliriz.—Yuhanna 4:23.
NOT:
The Catholic Encyclopedia, 1907 baskısı, cilt 2, sayfa 33’e göre.
Novatianus, bu ayette “bir” belgisiz zamiri için kullanılan sözcüğün, cinsiyet belirtilmeden kullanıldığına işaret eder. Bu nedenle, bunun asıl anlamı “bir şey”dir. “Bir” yerine geçen Yunanca sözcüğün tamamen aynı şekilde kullanıldığı Yuhanna 17:20’yle karşılaştırın. İlginç olarak, Novatianus’un De Trinitate adlı eseri, “Mukaddes Ruh, Tanrısal bir Kişi sayılmaz” sözlerini içermesine rağmen, New Catholic Encyclopedia (1967 baskısı) bu kitabı genel olarak doğrulamaktadır.
Diyelim ki Yuhn.1:1 de "logos tanrısal" olsun. Sonunda "logos neyse Tanrı da odur" demiyor mu ?
Yuhanna 1
1 Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı.
2 Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi.
3 Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı.
4 Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı.
Iste yukaridaki ayetlerin farkli yorum ve anlayisi yüzünden Hristiyanlik dünyasinda ta Iznik Konseyine kadar götüren sürecler ve tartismalar olmustu. Bu tartisma bugünkü 3 büyük kiliseyi olusturan teslisciler (trinity) ile basini Iskenderiyeli Aryan'in cektigi o zamanin (4.yy) antiteslisci bir akimi olan (veya antitrinity) aryanistler arasinda vuku bulmustu.
Tesliscilerin aksine aryanistler Tanri'nin dogrudan dünyayi yarattigini degil, ama bir araci vasitasıyla (Logos) yarattigini ve Tanri'nin logos'tan önce oldugunu ve logosu da dünyayi yaratmasi icin yarattigini, dolayisiyla Tanri ile Ogulun ayni kisiler olamayacagini, cünkü Baba'nin logostan daha önce oldugunu ve onu yarattigini ileri sürerler. Ayrica bu yüzden teslisi kabul etmek onlar icin monoteizmin tek tanrici ilkeleriyle de celisecekti.
Yani bu anlamda logos, Tanri'nin (Baba) ilk yarattigi varlik oluyor. Bu logos denilen varlik da dünyayi yaratiyor. Bu sebepten onlar icin sadece Baba Tanri olandir. Logos da Tanri tarafindan bir hicten yaratildigindan Logos ile Tanri (baba) ayni seyden yaratilmis olamazlar. Bu anlamda logos da edebi degildir, cünkü logos Tanri tarafindan yaratilmadan önce belirli bir süre icin dahi olsa yoktu. Bu yüzden logosun da gücü, bilgisi ve bilgeligi Tanri'ya (Baba) nazaran sinirlidir.
meryemin oğlunun çarmıhta son sözlerinin ''tanrım, beni neden terkettin'' olduğu doğrumu.
doğru ise kendi oğlunu terkeden tanrının size de madik atabileceği ihtimali hakkında ne düşünüyorsunuz.
Konuşma tarzına dikkat etmezsen artık seni hiç muhattap almıcam .
önemli olan gerçeğin kendisidir.
bizim birbirimizi muhatap alıp almamız sadece kişisel tavırlardır.
gerçek ise tanrı masalının insan evriminin önüne dikilmiş ve aşılması gereken kocaman bir yalan olduğudur.
siz beni muhatap almayın.
ancak gerçeğe tıkadığınız kulaklarınıza bağırmamı engellemeniz mümkün değil.
Siz kutsal kitabın bütününü masal olarak algılayabilirsiniz.
Özgürsünüz. Ancak kutsal kitap dünya çapında yüzyıllarca okunmuş,araştırılmış,ve bu uğurda canlarını verenler olmuş.
not: Şimdi yemeğe çıkmaktayım gelişte paylaşıma devam ederiz.
sayın natan
söyledikleriniz kutsal olduğu iddia edilen diğer kitaplar için de geçerli hatta kutsal olduğunu iddia etmeyen başka kitap ve düşünceler içinde.
okunup araştırılmak ve uğrunda can vermek bir kitaba ne katar.
bir şey kattığını iddia etmek yanılsama değilmidir.
nazizm içinde vcan alan ve verenler oldu.
biz bir olgunun nesnel durumuna izah getirmeye çalışıyoruz.
bütün insanlık hep birden isevi olsa ben yanlız kalsam bu haksızlığımı mı gösterir.
insanlık evrimleşiyor.
tanrı fikri de ilkel animizmden herşeye kadir tek tanrı düşüncesine doğru evrimleşti.
hatta bu evrim devam ediyor.
ilk dönem dindarlarnın düşünceleriyle yüzyılımızın dindarları tam olarak aynı şeye inanıyor değil.evrim burda da açık.
bu durumu kötüniyetle açıklamıyorum.
zihinsel ve psikolojik acizlik ile açıklıyorum.bilimsel olarak bütün bu masalların masal olduğu yüzde yüz ispat edilse bile inanmaya devam edenler olacak.çünkü insan psikolojik olarak ölüm düşüncesini ancak bir tanrı figürü sayesinde aşabiliyor.bu psikolojik acizlik olduğu müddetçe bu masalı dinleyenler olacaktır.
artık karşılıklı olarak ne söylediğimizi anlayalım.
siz kutsal kitabın bütününü okudunuz mu ?
sayın natan
müslümanlar da bu cümleyi çok kuruyor.
siz kuranı okudunuz mu diye.
evet okudum.
eski ahidi de yenisini de.
bunu neden sorma gereği hissettiniz ve
cevabım sizin için ne ifade edecek anlamış değilim.
siz kutsal kitabı , doğruları orda bulduğunuz içinmi kabul ettiniz.
orda bulunanların doğrular olduğuna siz karar verdiğinize göre doğrunun ölçüsü olarak kendi kabullerinizi mi görürsünüz.
yanılıyor olabileceğinizi hiç düşündünüz mü.
Yuhanna 1
1 Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı.
2 Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi.
3 Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı.
4 Yaşam O'ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı.
Iste yukaridaki ayetlerin farkli yorum ve anlayisi yüzünden Hristiyanlik dünyasinda ta Iznik Konseyine kadar götüren sürecler ve tartismalar olmustu. Bu tartisma bugünkü 3 büyük kiliseyi olusturan teslisciler (trinity) ile basini Iskenderiyeli Aryan'in cektigi o zamanin (4.yy) antiteslisci bir akimi olan (veya antitrinity) aryanistler arasinda vuku bulmustu.
Tesliscilerin aksine aryanistler Tanri'nin dogrudan dünyayi yarattigini degil, ama bir araci vasitasıyla (Logos) yarattigini ve Tanri'nin logos'tan önce oldugunu ve logosu da dünyayi yaratmasi icin yarattigini, dolayisiyla Tanri ile Ogulun ayni kisiler olamayacagini, cünkü Baba'nin logostan daha önce oldugunu ve onu yarattigini ileri sürerler. Ayrica bu yüzden teslisi kabul etmek onlar icin monoteizmin tek tanrici ilkeleriyle de celisecekti.
Yani bu anlamda logos, Tanri'nin (Baba) ilk yarattigi varlik oluyor. Bu logos denilen varlik da dünyayi yaratiyor. Bu sebepten onlar icin sadece Baba Tanri olandir. Logos da Tanri tarafindan bir hicten yaratildigindan Logos ile Tanri (baba) ayni seyden yaratilmis olamazlar. Bu anlamda logos da edebi degildir, cünkü logos Tanri tarafindan yaratilmadan önce belirli bir süre icin dahi olsa yoktu. Bu yüzden logosun da gücü, bilgisi ve bilgeligi Tanri'ya (Baba) nazaran sinirlidir.
Sayın ALKA merhaba,
Yazdıklarınız Kutsal Kitaptaki anlatılanlara ve bizim aynı kitaba dayalı inancımıza uymaktadır.
Yehova Evrensel Egemen Babadır, İsa ise Oğuldur. Farklı kişilerdir... Oğul babasından aldığı yetkiyle hareket etmektedir.
Armagedon savaşı akabinde bin yılın sonunda Mesihi Krallık Tanrı’nın isteğini yerine getirdiğinde, “Oğul her şeyi kendisine tâbi kılana tâbi olacaktır, ta ki Allah her şeyde her şey olsun.” (I. Korintoslular 15:28
Görüldüğü gibi İsa, yerdeki hayatında da gökteki konumunda da asla babasına eşit bir durumda değildir.
Saygılarımla
sevgili hurkus
oğulun babasından yetki aldığının delili varmıdır.
yoksa bu sadece söylenceden mi ibarettir.
yetkiyi veren baba sadece bir inanç işiyken ve akla tamamen aykırı bir önkabulden ibaretken;
sonrasında akıl yürüterek isanın tanrıya kıyasla durumunu mantık içinde yorumlamaya kalkmak sizce doğrumudur.
daha baştan mantığı ancak redderek ve olmayan bir şeyin olduğuna kendini inandırmak suretiyle başlayan bir sürece mantığı dahil edebilme çabanız hala içinizde bir yerde boğulup kalan aklın son çırpınışları olsa gerek.
siz de diğer hristiyan mezheplerinin yaptığını yapın.
madem işin başında aklı tamamen inkar ederek gökteki bir efendiyi yaratıp ona inandınız, aklı bir daha anmayın.
onlar öyle yapıyor.aklı tümden reddediyorlar.
sizinle mücadeleleri de zaten o yüzden.
sizin de aklı tamamen reddetmenizi istiyorlar.
yhv şahitleri din içindeki evrimin örnekleri.
geçmiş insanın içselleştirebildiği ancak günümüz insanının aklının artık tahammül edemediği safraları atmaya çalışıyor.
Sizce oğul bile yok ,nereden geliyor bu hrıstiyan karşıtlığı ?
oğulun olup olmadığı tarihçilerin tartışmasıdır, benim formasyonumu aşar.
oğul derken meryemin oğlunu kastediyorum.
babasının tanrı olduğuna inanmamı herhalde beklemeyeceksin.
çünkü babasının tanrı olmadığına dair söyleyeceklerim elbetteki var.
ama benim hristiyan karşıtı değil hristiyanlık karşıtı olduğumu anlamamış olman ilginç.
tek tek hiç birinizle sorunum olamaz.
ancak ürettiğiniz düşünce biçimi yalan üzerine kurulu.
o halde izin ver yalanla mücadele edelim.
MATTA 11'de geçiyor.Bizim yalanla işimiz olmaz dostum.Dünyadan olanın ancak olur.Rabbin çocukları asla yalana önem verme.zYol,Gerçek ve Yaşam olana iman ediyoruz.Yani Mesih düşmanı olduğunu ağzınla itiraf ediyorsun öyle mi?
paolo
bana bak.
bırak şimdi bu ayakları.anti-christ saçmalıkları mı üreteceksin benim üzerimden.
yalanın daniskası değil mi, tapınak fahişesinin tanrıdan çocuk peydahlaması.
o çocuğun bir babası elbette var.
ama onun kim olduğunu meryem de bilir.yada belki o da bilemiyor yada emin olamıyordur.
ama tanrı olmadığını biliyoruz değilmi.
matta da geçiyor, yada andersenden masallarda geçiyor ne farkeder.
rabbin çocukları yalana önem vermezmiş.
yalanın en büyüğü rabbin kendisi değilmi.
siz yıllardır ne masallar anlattınız şimdi de dünya dışından oldunuz yalandan da uzak oldunuz öylemi.
Rab yalan yoktur.Yalan şeytandadır.Rab'de gerçekle vardır.O çocuğun Babası Tanrıdır.Kendiside Tanrı özelliğine sahiptir ayrıca.Bunlar saçmalık değil gerçek.Asıl sizinki saçmalık.Delil yok kanıt yok.Bizim masalla,yalanla işimiz olmaz.Bir Gerçeklerle ilgileniriz.Gerçeği biliriz ve Gerçek bizi özgür kılar!
İSA MESİH efendimiz Rabdir,Tanrıdır.
Bak RAB ne diyor mukaddes sözünde!
6 Çünkü bize bir çocuk doğacak,
Bize bir oğul verilecek.
Yönetim onun omuzlarında olacak.
Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı,
Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.
Yeşeya 9
Neymiş?Verilecek kimden?Tanrıdan!Onun adı GÜÇLÜ TANRI,EBEDİ BABA,ESENLİK ÖNDERİ olucak diyor Rab!Başka bir yerdede
16İsa vaftiz olur olmaz sudan çıktı. O anda gökler açıldı ve İsa, Tanrı'nın Ruhunun güvercin gibi inip üzerine konduğunu gördü. 17 (http://kutsal-kitap.net/bible/tr/index.php?id=1510&mc=2&sc=1480#3:17)Göklerden gelen bir ses de şöyle dedi: «Sevgili Oğlum budur, O'ndan hoşnudum.»
Matta 3
o çocuk nerden verilmiş onu meryeme sorarsın.nasıl aldığını da anlatır belki.
Tanrıya dair tek bir kanıt dahi yok iken, tanrının yolladığı, yazdırdığı veya kulağa üflediği iddia edilen kitap, yazı, cümle vs. kaynakları nasıl güvenilir bulabilirsiniz. Akıl dışı değilmi sizce de?
Ayrıca tanrının oğlu varsa, tanrının baldızı, halası, amcası, kardeşi vs. akrabalarıda olmalı.
Eğer tanrı varsa oğlunu neden insan gibi aciz yaratıklara vahşice öldürttü?
Eğer isa tanrı özelliklerinde ise tek tanrı yok çok tanrı olmalı.
Çok tanrı varsa evreni kim yönetiyor?
İşbölümümü var?
vs. vs. vs.....
Anarchist aynı şeyleri ısıtıp önümüze getirme.Soruna cevap verildi.Sarozun sorularına gelince
1-Tanrının Oğlu ruhsal mecazi anlamdadır.Fiziksel,Biyolojik anlam ifade etmez.
2-Yüce Rab oğlunu insanlar için feda etti.İnsanlar kurtulsun bol yaşama sahip olsun diye.Yuhanna 3:16-17 sorunuzua çok iyi cevap veriyor.
3-Tek Tanrı vardır.Ama Tanrımızın özellikleri,sıfatları vardır.
4-Tabiki Tek Tanrı yönetiyor.
YOLCULUKLAR
19-03-2010, 09:49
Tanrıya dair tek bir kanıt dahi yok iken, tanrının yolladığı, yazdırdığı veya kulağa üflediği iddia edilen kitap, yazı, cümle vs. kaynakları nasıl güvenilir bulabilirsiniz. Akıl dışı değilmi sizce de?
Ayrıca tanrının oğlu varsa, tanrının baldızı, halası, amcası, kardeşi vs. akrabalarıda olmalı.
Eğer tanrı varsa oğlunu neden insan gibi aciz yaratıklara vahşice öldürttü?
Eğer isa tanrı özelliklerinde ise tek tanrı yok çok tanrı olmalı.
Çok tanrı varsa evreni kim yönetiyor?
İşbölümümü var?
vs. vs. vs.....
Aslında Hristiyanlıkta oğul denilen bir kavram yoktur. (yani bizim anladığımız oğul).
İsa'dan önce Tanrı Süleyman için de oğlum demiştir.
İsa'dan sonra imanlılara da benim oğlum demiştir (Tanrı'nın çocukları).
Yani oğulluk sıfatı sadece İsa'ya mahsus bir şey değil.
Dolayısıyla aile/akrabalık ilişkisi aramak bence yanlış.
Kilise vakti zamanında İncil'i açmış okumuş, üçlü birlik kavramını keşfetmiş ve bunu tanımlayabilmek için de "Baba", "Oğul", "Kutsal Ruh" kelimelerini kullanmış.
Mesela "Baba" da bu şekilde. Mesela Papa'da baba anlamını taşır. Ama hiç bir zaman ne ben ne çevremdeki insanlar benimle 16. Benedikt arasında bir akrabalık olduğunu düşünmediler/bunu ileri sürmediler.
Bunların hepsi soyut kavramları somutlaştırabilmek için kullanılmıoş sıfatlardır.
sayın yolculuklar
burda bulunma amacınız nedir.
asla sizi sorgulamak için sormuyorum.
siz bu amacın tam olarak farkında ve bilincindemisiniz diye soruyorum.
yoksa bir tür sürüklenmemi.
siz imanlısınız.
amacınız bizim iman etmemiz ise; bizi tanıdınız.
biz bir tanrı varsa bile ona iman etmeyiz.
eğer varsa onu bilmeliyiz ve onun la anlaşmamızı o durumda yaparız.
bu şu demek;
tanrı bilinmeli ve ancak o durumda itaat edilmelidir.
tanrı bir iman işi olamaz.
burda oyun oynamıyoruz.
kısacık dünya hayatı karşılığında sonsuza kadar cehennemde yanmaktan bahsediyoruz.
boru değil yani.
o halde tanrı saklambaç oynamak için kendine başka oyuncaklar bulsun.
eğer şahsiyet ve kişilik sahibiyse böyle oyunlar oynamaz ortaya çıkar ve meselesini bizle çözer.
ama bu kadar ciddi meselede tanrı ortada yok.
kim var,
bir takım adamlar var.
nasıl adamlar,
tanrılaştırılmış ama aslında sıradan ve hatta sorunlu adamlar.
babasız doğduğu iddia edilen mitolojik vasıflar yüklenen, yunan panteonundan fırlamış gibi duran bir isa var.
diğer yanda allahın sevgilisi, hatta alemi onun aşkı uğruna yarattığı iddia edilen bir muhammed var.
tanrı hakkında bilgimiz bu adamların iddialarından başka bir şey içermiyor.
bu tür iddiaları olan adamlar birbiriyle çelişik.
dünyanın dört tarafında tanrıyla konuşan tüm tuhaf adamlar farklı şeyler söylüyor.
ama sadece inanmaya çağırıyorlar.
bu eski bir masal.
bu tanrı muhammede aşkı yüzünden alermleri yaratıyor, bir kadından kendine oğul ediniyor ve oğula insanlığın kurtuluşunun anahtarını veriyor.
ama anarşistten saklanıp duruyor.
dostum bir tanrı varsa ona ne söyleyeceğimi iyi biliyorum.
kanıt yoktu, yeterli kanıt yoktu diyeceğim.
siz söyleyin yolculuklar,
kanıt varmı.
bir şizofrenin gaipten sesler duyduğunu iddia etmesinden ne farkı var,
bir adamın tanrıyı yüreğinde hissettiğini söylemesinin.
biliyorum dindarlar kendilerine deli denilmesini seviyor.
bunun imanlarının bir sonucu olduğunu zannediyor.
ama sizler gerçekten delisiniz dostum.
asla hakaret değil.
ama bu delilik.
bir çocuğun kırmızı şapkalı kzın gerçek olduğuna inanmasını mazur görebiliriz.
ve büyüyüp aklı olgunlaştığında bu masalın etkisinden kurtulmasını bekleriz.
bekliyorum,bekliyeceğim.
umarım siz de masal kahramanlarından aklınızı temizleyip gerçekle yüzleşecek cesareti gösterirsiniz.
evet ölümlüyüz.ve sonrasında da hiç bir şey yok.
bunu kabul edebilmeniz için aklınızın; korkularınızın karanlığından bağımsızlaşarak düşünmesini sağlamanızdır
YOLCULUKLAR
19-03-2010, 16:37
sayın yolculuklar
burda bulunma amacınız nedir.
asla sizi sorgulamak için sormuyorum.
siz bu amacın tam olarak farkında ve bilincindemisiniz diye soruyorum.
yoksa bir tür sürüklenmemi.
siz imanlısınız.
amacınız bizim iman etmemiz ise; bizi tanıdınız.
Benim burada bulunma amacım burasının demokratik bir ortam olmasıdır.
Tüm zıt düşüncelere söz hakkı tanımasıdır.
Saroz'un çoğu yazısını zevk alarak okuyorum. Gerçekten iyi bir insan. İyiliği cümlelerinden kolaylıkla anlaşılabiliyor.
Saroz bu konuda bir şey yazmış ve benim düşüncelerime zıt düşmüş.
Bende buranın demokratik bir ortam oluşundan, Saroz'un insanlığından ve anlayışından cesaret alarak kendi düşüncelerimi açıkladım.
Umarım ki forum kurallarına dair bir hata yapmamışımdır.
Ama sizi bu kadar rahatsız edeceğini bilseydim yazmazdım.
Yahut kontrol panelinden beni engelleyin ve yazdıklarımı görmeyin.
Yahut sürekli eleştirdiğiniz/eleştirdiğim dini ve anti demokrat bir forum olsun burası ve bilgiler tek yönlü/at gözlüğüyle akıtılsın.
Ne diyebilirim ki başka?
yapma ne olur.
beni ne diye rahatsız edeceksin ki.
tam tersine seni rahatsız edici bulmadım asla.
keza ululelbabı da öyle.
ama mesela paolo soruma cevap verildiğini söylüyor.
rahatsız edici olan onun gibiler.
çünkü hepimiz soruma cevap verilmediğini ve zaten verilemeyeceğini biliyoruz.
aslında önemli olan bu da değil.
sonuçta aynı kaderi paylaşıyoruz ve bir tanrının olmadığını asla ispat edemeyeceğiz.
çünkü öldükten sonra sadece ölmüş olacağız ve bir tanrı olmadığı için bunu ispat edebilme şansımız da yok.
sizin değil tanrı düşüncesinin yolaçtığı sömürünün düşmanıyım.
hepsi bu.
aslında söylediklerim zaten birileri tarafından söylenmişti.
artık yavaş yavaş hayatı yaşamaya ve burdan uzaklaşmaya karar veriyorum sanırım.
seni diğer hristiyanlardan daha çok sevdim nedense.
umarım bir gün tanrı eğer varsa bile sandığın gibi ona bir borcumuz olmadığını farkedersin diyerek veda ediyorum.
kendine iyi bak.
Gerçekleri inanmak delilik oluyorsa varsın öyle olsun.Birşey kaybetmeyiz nede olsa.Rab Mesih İsa Efendimize inanmam neden rahatsız etti seni?İsa Mesih:
Bana iman eden ölsede yaşayacaktır der
Aminnnnnnnn.
sayın paolo
beni neyin rahatsız ettiğini gerçekten anlamak istediğinizden emin değilim.
inanmanız beni rahatsız ediyor olsaydı eğer, o zaman aynı şey yolculuklar yada hur-kus içinde geçerli olurdu değil mi.
siz ısrarla demogoji yapıyorsunuz.
ve bunu sadece düşünsel seviyenizin yetersizliğinden değil, bilinçli bir tercih olarak yapıyorsunuz.
keza inancınızın beni rahatsız ettiğini söylemeniz bile bir demogoji.
ama sorularıma cevap verildiğini söylüyorsunuz ya işte beni rahatsız eden asıl o.
sorularım 3000 yıllık sorular ve idealizmin ve türevlerinin doğası gereği cevap veremeyeceği sorular.
zaten asıl amacım şu.
bu soruları farkedin.ve samimi olarak kendinize sorun.ondan sonra samimi olarak cevap arayın ve kendi cevabınızı oluşturun.
yolculuklar bunu zaman zaman başarabiliyor sanırım.
ama paolo sen bunu başaramazsın.sen felsefeyi gerçeğe ulaştıran bir araç olarak göremiyorsun.
sdace savsatanın aklileştirilebilmesi için gerektiğinde başvurulan bir lafebeliği zannediyorsun.ama biz ona felsefe değil demogoji diyoruz.
YOLCULUKLAR
20-03-2010, 16:36
yapma ne olur.
beni ne diye rahatsız edeceksin ki.
tam tersine seni rahatsız edici bulmadım asla.
keza ululelbabı da öyle.
ama mesela paolo soruma cevap verildiğini söylüyor.
rahatsız edici olan onun gibiler.
çünkü hepimiz soruma cevap verilmediğini ve zaten verilemeyeceğini biliyoruz.
aslında önemli olan bu da değil.
sonuçta aynı kaderi paylaşıyoruz ve bir tanrının olmadığını asla ispat edemeyeceğiz.
çünkü öldükten sonra sadece ölmüş olacağız ve bir tanrı olmadığı için bunu ispat edebilme şansımız da yok.
sizin değil tanrı düşüncesinin yolaçtığı sömürünün düşmanıyım.
hepsi bu.
aslında söylediklerim zaten birileri tarafından söylenmişti.
artık yavaş yavaş hayatı yaşamaya ve burdan uzaklaşmaya karar veriyorum sanırım.
seni diğer hristiyanlardan daha çok sevdim nedense.
umarım bir gün tanrı eğer varsa bile sandığın gibi ona bir borcumuz olmadığını farkedersin diyerek veda ediyorum.
kendine iyi bak.
Bu mesajınız beni hem rahatlattı hem de üzdü.
Her gruptan kötü insanlar çıkıyor. Ateistlerde de var bu kötü insanlar. Küfür etmenin, hipi takılmanın, dünyayı ben yarattım edasıyla gezinmenin ateizm olduğunu düşünen bir yığın kişi var.
Gerçi o tipler pek bu site yok ama piyasada bir hayli varlar.
Siz kesinlikle böyle bir insan değilsiniz. Yazdıklarınızla beni her zaman düşünmeye iten, güzel üslubunuz ile yazdıklarınıza daha bi dikkat kesilmemi sağlayan bir kişisiniz.
Ama son mesajınız bende hayal kırıklığı yaratmıştı. Ama sizi yanlış anlamışım bu yüzden çok sevindim. Ayrıca yanlış anladığım için ve sizi üzdüğüm için de üzüldüm. Gerçekten özür dilerim.
Paoloyu da takmayın kafaya :)
Bazen ben de ona kızıyorum ama o bu forumun rengi. Belki ilk mesajlarını okuduğunuzda sinirleniyorsunuz... Normaldir, bunu ben de hissediyorum... Ama ilerleyen zamanlarda geriye dönüp baktığınızda gülebileceğiniz bir çok malzeme kalıyor :)
Paolo yu Katolik olarakta kabul etmeyin. O kendisini katolik olarak tanımlıyor ama katoliklik hakkında kel alaka şeyler söylüyor. En son Papa'yı dolaylı olarak putperestlikle falan suçluyordu:)
sevgili yolculuklar
şayet sizi kırdıysam bende sizden özür dilerim dostum.
ne yazık ki bazan şu ya da bu sebple ölçüyü kaçırıyoruz.
argümanlarımızı ortaya koyarken araya egomuz da karışıyor.
bazan da zaten uzlaşmaz düşüncelerimiz doğası gereği bizi karşıt tavır almaya zorluyor.
ama ne olursa olsun insan türünün bireyleriyiz ve amacımız daha doğruya daha gerçeğe daha iyiye daha güzele ulaşmak.
ancak bunun nasıl olacağı bağlamında çözümümüz ve tercihlerimiz farklı.
yolculuğunda mutluluklar dilerim.
Anarchist'ten alıntı:
rahatsız edici olan onun gibiler.
Değil misiniz?Kendi ağzınızla söylemişsiniz.Nedenide İsa Mesihe iman ettiğim için dimi?Ne ilginç!İsa Mesih efendimizde Arayın bulacaksınız demiştir.Gerçek sizi Özgür kılacak demiştir:)Daha öncede dediğim gibi laf salatasıyla işimiz olmaz.Gerçeklerle olur!Yolculuklar neye dayanarak öyle olduğumu söylüyorsun?Ne tanırsın nede görmüşlüğün var beni.Kaldı ki yargılamak insana düşmez.Rabbe düşer!Birde Papa Hz.lerini hiçbir zaman putperestlikle suçlamadım.
Rahatsız edici diyen siz değil misiniz?Peki niye?Sanırım İsa Mesihe iman ettiğim içim dimi?İsevilik her soruya iddaya cevap vermiştir.Halada şükürler olsun cevaplar veriliyor!Rab Mesih efendimize ve Havariler zamanındada felsefe vardı.Mesih İsa birçok sözlerle karşı tarafı bilgece susturmuştur.Havarilerde öyle.Aziz Petrus,Aziz Yuhanna,Aziz Pavlus vs.Felsfedeki kim ağır gelirse o galiptir.Kesin doğru yoktur.Anladığım kadarıyla felsefeyi bir nevi silah,kalkan olarak kullanıyorsunuz.
paolo
sen o düşünceye iman ettiğin için benden daha iyi falan değilsin.
daha önce de bana anti-christmisin diye sorarken şeytanla işbirliği yaptığımı ima etmeye çalışmıştın.şimdi de felsefeyi bir silah olarak kullandığımı iddia ediyorsun.
farkındamısın, hiç bir felsefi tezin de antitezin de yok.hep suçluyorsun.
isevilik işte böyle hiç bir soruya cevap vermemekte verememekte.
sadece muhataplarını kötülükle şeytanla falan itham etmekte.
engizisyon mantığı ve tavrı işte budur.engizisyon iseviliğin özüdür.
ama siz kendinizi sıkılmadan iyilik diye sunarsınız, karşıtlarınızı da kötülük ve şeytan diye.
sen benle hiç bir zaman felsefi bir argümanı tartışmayı başaramadın.
sürekli bu engizisyon tavrını temsil ettin.
Doğru; felsefeden çok mantık ve matematiğin konusudur.iyi; etiğin, güzel; ise estetiğin.
felsefe ise gerçeği arar.kesin doğru da vardır.gerçekte.
bunların olmadığı yada rölativ olduğu bir savsatadır ve idealizmin sarıldığı bir yalandır.
sizin derdiniz ise gerçek yada doğruyu aramak ve bulmak değil, kendinizi inandırdığınız şeyi gerçek diye sunabilmek.
aradaki farkı belki de anlamıyorsun.
Kutsal Kitap zaten Felsefeye en iyi yanıttır.Havarilerde özellikle Aziz Pavlus ve Aziz Yuhanna çok filozoflara çok güzel şekilde cevap vermişlerdir.Rabbin mukaddes sözünde zaten birçok harikulade sözler vardır.Rab felsefedende üstündür.Zaten felsefeyi ortaya çıkaradan O.Teolojiyi bilir misiniz?Orda her soruya cevap vardır.İsevilikte daima cevaplar olmuştur.İsevilikte enginisizyonu idda etmekte çok komik:)Hangi gerçek?Gerçek dediğiniz bilinememizlikten ibaret.Bense tersini savunuyorum.Bilinmeyene değil bilinene odaklanıyorum.Aramızdaki fark bu.
YOLCULUKLAR
22-03-2010, 03:50
Yolculuklar neye dayanarak öyle olduğumu söylüyorsun?Ne tanırsın nede görmüşlüğün var beni.Kaldı ki yargılamak insana düşmez.Rabbe düşer!Birde Papa Hz.lerini hiçbir zaman putperestlikle suçlamadım.
Ben seni yargılamıyorum.
Bana bir tane katolik göster ki o papaya putperest denilmesine izin versin.
Bak katolikliğe ait tarikat demiyorum, katolikliğe ait herhangi bir kilise de demiyorum... Tek bir adam istiyorum senden. Bu adamı bul ben de seni alnından öpecem :)
Katolik Kilise'ye göre Papa'nın Tanrı'nın yer yüzü temsilcisi olduğunu biliyorsun dimi? Ve sen bu adama (dolayısıyla Rab'be) putperest diyeceksin ve sonra da ben Katoliğim diyeceksin.
Artı üslubunda Hristiyan üslubu değil senin.
Ben senin eski mesajlarınıda bilirim, Koçumlu moçumlu hitaplarını da, bana yolladığın özel mesajlarıda...
YOLCULUKLAR
22-03-2010, 03:55
Rab Mesih efendimize ve Havariler zamanındada felsefe vardı.Mesih İsa birçok sözlerle karşı tarafı bilgece susturmuştur.Havarilerde öyle.Aziz Petrus,Aziz Yuhanna,Aziz Pavlus vs.Felsfedeki kim ağır gelirse o galiptir.
:D
Mesih'in susturduğu felsefeciler değildi, koyu yahudi imanlılarıydı (ferisililer gibi).
Ne alakası var din ile felsefenin paolo :)
Hiç bir dindar felsefeyi, hiç bir felsefecide dini ciddiye almaz.
Din dogmatiktir, sorgu sual kabul etmez.
Felsefe ise doğru budur diye tutturmaz ve her daim soru sormaya yöneltir insanları.
Demediğin şeylerle itham etme.Papa hz'lerine hiçbir zaman haşa putperest demedim.Evet biliyorum merak etme.Haklısın hristiyan uslubu değil.Çünkü hristiyan değil İseviyim:)Ferisilerin nasıl tuzaklar kurduğunu görmedin sanırım kelamda.Elçilerin İşlerini bilir misin?Orayı okusan görürsün.Havariler Rabbin aracılığıyla nasıl filozofları susturuyorlar.Aziz Yuhanna,Aziz Petrus,Aziz Pavlusun mektupları bile yeter zaten:)
Öyle mi?Ferisilerin nasıl tuzaklarını alt ettğini okumadın sanırım?Yada Elçilerin işlerini?Aziz Petrus,Aziz Yuhanna,Aziz Pavlusun mektupların bile yeter!Birde söylemediğim şeylerle itham etme capito?Papa hz'lerine hiçbir zaman putperes demedim.Doğru söyledin.Hristiyan uslunu değil.Çünkü İseviyim:)Hristiyan değil.Evet biliyorum.Son birşey İsevilik din değildir.Müjdeyi bilir misin?
havariler hangi filozofları susturuyor paolo.
bak sen havarileri ben filozofları temsil ediyoruz.
sen beni ancak nasıl susturursun biliyormusun.
artık tamamen beyinsiz olduğuna karar verirsem ve seni muhatap almaktan vazgeçersem susarım.
yoksa sen beni susturacak, tezlerimi yanlışlayacak bir tek DELİL getirebilirmisin ki.
asla.
sen masalın yanındasın ben gerçeğin.
havariler filozofları susturamaz.
Sen öyle san:)Kaç defa dedim.Masalla işim olmaz.Senin gerçek dediğin bilinmezlik.Hadi açıklasana o zaman Gerçeği.Bana sorarsan açıklarım ama.Gerçekten yana olsaydın dediğin gibi Mesih efendimize inanırdın.Rab herşey üstündedir.Felsefeninde.Bu durumda olsa olsa sen susarsın.Havari efendilerimizde filozofları susturmuştur.Özellikle Aziz Pavlus ve Aziz Yuhanna!Hangi tezten bahsediyorsun:)Ona tez bile denmez.Sadece egoyu tatmin etme denilir:)
YOLCULUKLAR
25-03-2010, 15:36
Demediğin şeylerle itham etme.Papa hz'lerine hiçbir zaman haşa putperest demedim.Evet biliyorum merak etme.Haklısın hristiyan uslubu değil.Çünkü hristiyan değil İseviyim:)Ferisilerin nasıl tuzaklar kurduğunu görmedin sanırım kelamda.Elçilerin İşlerini bilir misin?Orayı okusan görürsün.Havariler Rabbin aracılığıyla nasıl filozofları susturuyorlar.Aziz Yuhanna,Aziz Petrus,Aziz Pavlusun mektupları bile yeter zaten:)
Paolo sen değil miydin daha geçenlerde "hristiyan kelimesini kullanmak putperestliktir" diyen?
Daha sonra bende sana bu kelimenin vatikan onaylı olduğunu söylediğimde ve hala düşüncende ısrarmı ediyorsun tarzında bir cümle kurduğumda sen değilmiydin "evet kesinlikle hristiyan kelimesi putperestliktir" diyen?
Daha sonra bende sana dememiş miydim "demek ki o zaman papa ya putperest diyorun?" diye?
Ve sende dahiyane bir açıklama yapıp papanın "christian" kelimesini kullandığını "hristiyan" kelimesini kullanmadığını söylememişmiydin? Ve bu cümlelerin üzerine uzun süre kakara kikiri yapmamışmıydık?
Ve sen şimdi bu durumda papayı dolaylı olarak putperestlikle suçluyormusun suçlamıyormusun?
Ferisilerin nasıl tuzaklar kurduğunu görmedin sanırım kelamda.Elçilerin İşlerini bilir misin?
Filozof ne demektir paolo?
Felsefe ne demektir?
Bana şu ikisinin tanımını yapar mısın?
Sanırım güzel konuşma sanatını, sorulan sorularla tuzağa düşürmeye çalışmayı felsefe ya da filozofluk olduğunu sanıyorsunuz?
Doğru dedim.Türkçede ona halis muhlis İsevilik denir.Papa hz'leri resmi anlamda kullanır hristiyan kelimesini.Biz kullanmayız.Mesih imanlılarına hristiyan demek Hem Rabbe hemde imanlılara hakarettir.Hristiyan kelimesini paganlar çıkarmışlardır.İsterseniz araştırın.Bakalım nasıl ortaya çıkmış Hristiyanlık ismi.Onuda İseviliği aşağılamak için!Filozof felsefe sanatını tabiri caizse uzmanına denilir.Düşünürlerde diyebiliriz.Felsefe bilge,bilgelik anlamına gelir.Öyle sandığımı nerden çıkardınız?
YOLCULUKLAR
26-03-2010, 21:17
Doğru dedim.Türkçede ona halis muhlis İsevilik denir.Papa hz'leri resmi anlamda kullanır hristiyan kelimesini.Biz kullanmayız.Mesih imanlılarına hristiyan demek Hem Rabbe hemde imanlılara hakarettir.Hristiyan kelimesini paganlar çıkarmışlardır.İsterseniz araştırın.Bakalım nasıl ortaya çıkmış Hristiyanlık ismi.Onuda İseviliği aşağılamak için!Filozof felsefe sanatını tabiri caizse uzmanına denilir.Düşünürlerde diyebiliriz.Felsefe bilge,bilgelik anlamına gelir.Öyle sandığımı nerden çıkardınız?
Güzel insan Paolo
"Hristiyan" kelimesinin konusunda haklısın.
Zaten buna hiç bir zaman itiraz etmedim ki.
Keza katolik kilise de hiç bir vakit pagan kökenli geleneklerine de red etmedi.
Adamlar en son noelin tarihinin pagan kökenli olduğunu söyledi.
Yani bunlar hiç bir vakit red edilmedi.
Paganizm red edildi.
Ama geçiş dönemlerinde insanları dine daha kolay adapte olması için paganizmin adetleri sokuldu katolikliğe.
Tuhaf olan nokta şurasıydı: hristiyan kelimesini kullanmakla hala putperestlik yapıldığını söylemen. Öte yandan papanın bu kelimeyi savunması/kullanması/kullanılmasını tavsiye etmesi. Bir bir öte yandan da senin katolik olman.
Anlayabiliyorsun dimi çelişkileri :)
İsevilikte pagan etkisi yoktur.Sadece Noel'de vardır.Oda putperestlere mesaj vermek için:)Papa hz'leri sadece kağıt olarak kullanır.Birde o dile öyle geçtiği için.Ama biz ona İsevilik deriz.Doğrusuda budur!
YOLCULUKLAR
27-03-2010, 12:20
İsevilikte pagan etkisi yoktur.Sadece Noel'de vardır.Oda putperestlere mesaj vermek için:)Papa hz'leri sadece kağıt olarak kullanır.Birde o dile öyle geçtiği için.Ama biz ona İsevilik deriz.Doğrusuda budur!
Senin katolik kilisendeki peder de vaazlarında ve ayinlerinde isevilik kelimesini mi kullanıyor? Yoksa resmiyet olsun diye Hristiyan kelimesini mi kullanıyor :D
Hristiyanlık kelimesini kullanıyorlar.Ama hristiyanlık kelimesinin nasıl çıktığınıda biliyorlar.
YOLCULUKLAR
29-03-2010, 11:06
Hristiyanlık kelimesini kullanıyorlar.Ama hristiyanlık kelimesinin nasıl çıktığınıda biliyorlar.
Eeee o zaman neye diretiyorsun :)
Hristiyanlık vatikan onaylı bir kelimedir.
Hristiyan kelimesi kullanımı başta Vatikan sonrada kiliseler olmak üzere kullanılır/kullanılması tavsiye edilir.
Bunu kullanmak putperestlik değildir.
Bu kelimenin kökeni pagan olabilir.
Bunu kilisede biliyor zaten.
Kilise hiç bir zaman kilise içindeki pagan kültürünü red etmedi.
Kilise paganlığı red etti.
Bunu neden yaptı? Çünkü Pavlus herkesle herşey olmayı tavsiye etmedi mi?
pavlus müjdeyi yaymak için yahudi ile yahudi gibi olmayı tavsiye etmedi mi?
pavlus mujdeyi yayarken karşındaki insan ne ise onun gibi olmayı tavsiye etmedi mi?
Hristiyanlığın yayılma aşamasında da paganlar çoğunluktaydı ve bu yayma işlemi yapılırken müjdenin daha çok kitlelere iletilebilmesi için paganlarla pagan gibi olundu.
dinsel paradigmayı oluşturan argümanlar;
dindarlarlar tarafından doğrudan doğruya aklın ilkelerine göre tahlil edilmeye çalışılırken,
dinsel düşüncenin kendisi tahlil edilmeye çalışılırken neden akıl bir tarafa bırakılıyor.
bunun ölçüsü nedir.
akıl nereye kadar kullanılıp nerde terkediliyor.
ve neden.
isanın durumunu çözümleyebilmek için neden aklı kullanmak zorundasınız da elinizde iman edebileeğiniz kesin bir söz yok.
aklen çelişkili ayetlerden akılla sonuç çıkarmak zorunda kalıyorsunuz.
ama düşüncenin kökeni üzerine konuşmaya kalktığımızda hemen aklı reddedip bu iman işi diyorsunuz.
hangi konuda çelişkisiz net bir sözünüz var.bilginiz demiyorum,bilgiyle işiniz yok.ama kesin bir söz de yok elinizde ki herkes ona iman etsin.
yada hangi konuda herkesin üzerinde uzlaştığı bir iman konunuz var.
iman edeceğiniz şeylerde bile uzlaşamıyorsunuz.
meseleyi yine akılla çözmeye çalışıyorsunuz.
olmamış ve olmayacak olaylara şu yada bu gerekçeyle kendisini inandırmak değilmi iman.
kafanızda bir tanrı yarattınız.şimdide o tanrının yeryüzüne insan suretinde gelip gelmediğini tartışıyorsunuz.
nasıl bir durum bu.
Doğru.Ama Aziz Pavlustan ziyade Rab İsa Mesih efendimizi örnek almıştır Kilisemiz.Çünkü O birçok günahkarlarla birlikte olmuştu.Onları kurtarmak için.Şahsem yinede hristiyan isminden rahatsızlık duyuyorum.Putperestlerin çıkardığı ismi kullanmak hoşuma gitmiyor!Yüce kelamda çelişkili ayetler yoktur.Rab size soranlara daima yumuşak huylu ve bilgece cevap verin der.
Arzu ederseniz konumuza dönelim.. :)
"Tanrı Özünde Üç Kişiyi Barındırır"
Bu yanılgının kaynağı nedir?
“Üçleme dogmasının 4.*yüzyılda ortaya çıktığı sonucuna kolaylıkla varılabilir. Bu bir ölçüde doğrudur. .*.*.*. ‘Üç Kişide bir Tanrı’ formülü, 4.*yüzyıl bitene kadar tam olarak yerleşmemiş, Hıristiyan yaşamına ve inanç bildirisine tamamen girmemişti”
(New Catholic Encyclopedia [1967], 14.*Cilt, 299.*sayfa).
“İznik Konsili [MS] 20 Mayıs 325’te toplandı. Konsil’e başkanlık eden Constantinus tartışmayı fiilen yönlendirip Konsil’e kendi önerisini .*.*.*. Mesih’in Tanrı’ya oranla konumunu, her ikisinin ‘özünün aynı’ olduğu ifadesiyle açıklayan iman bildirisini, Nikaia [İznik] Amentüsü olarak kabul ettirdi. .*.*.*. Birçoğunun inancına ters düştüğü halde, iki piskopos dışında bütün piskoposlar imparatordan korkup çekindiklerinden bu Amentüyü imzaladılar” (Encyclopædia Britannica [1970], 6.*Cilt, 386.*sayfa).
Kutsal Kitap ne söyler?
“Kutsal ruhla dolu olan İstefanos başını göğe kaldırıp Tanrı’nın ihtişamını ve O’nun sağında duran İsa’yı gördü. ‘İşte! Gökleri açılmış ve İnsanoğlunu da Tanrı’nın sağında durmakta görüyorum’ dedi” (Elçiler 7:55,*56).
İsa’nın takipçisi İstefanos’un gördükleri neyi ortaya koyar?
Tanrı’nın etkin kuvvetiyle dolu olan İstefanos, İsa’yı “Tanrı’nın sağında durmakta” gördü.
O halde açıkça görüldüğü gibi İsa diriltildikten sonra Tanrı olmadı; o ayrı bir ruhi varlıktı.
Ayrıca bu kayıtta Tanrı’nın yanında duran üçüncü bir kişiden de söz edilmez.
İnsanların Kutsal Yazılarda Üçleme öğretisini destekleyen ayetler bulma çabaları olsa da Dominiken bir papaz olan Marie-Émile Boismard’ın kitabında yazdığı gibi
“Yeni Ahdin hiçbir yerinde, bir Tanrı’da üç kişi .*.*.*. olduğunu gösteren bir ifade bulmak mümkün değildir” (À*l’aube du christianisme—La naissance des dogmes).
I.*Constantinus’un desteklediği bu öğretinin dördüncü yüzyılda Kilisede yaşanan anlaşmazlıklara son vermesi bekleniyordu.
Fakat o zaman da başka bir soru ortaya çıkıyordu: İsa peygamberi doğuran Meryem “Tanrı’nın Annesi” miydi?
Kutsal Kitaptaki şu ayetlere bakın: Matta 26:39; Yuhanna 14:28; 1.*Korintoslular 15:27,*28; Koloseliler 1:15,*16.
GERÇEK:
Üçleme dördüncü yüzyılın sonlarında ortaya çıkmış bir öğretidir
Öyle mi?Kutsal Üçlü Birliği bırakın Yeni Ahitte.Eski Ahitte bile vardır.İsterseniz gösterebilirim de!Matta 28'de açıkça belirtilir mesela Kutsal Üçlü Birlikten.
sevgili hurkus
gördüğünüz gibi konudan uzaklaşmıyoruz aslında.
siz bir tez ortaya koyuyorsunuz.paolo da bir tez ortaya koyuyor.
iman konusu üstelik.
neye nasıl iman edeceğinizi tartışıyorsunuz.
akılla sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz.
çünkü neye iman etmeniz gerektiği net değil.
netleştirebilmek için aklı kullanıyorsunuz.
ama tanrıya imanın kendisini akılla tartışmayı reddediyorsunuz.
bu iman işi diyorsunuz.ne iman işi.akılla tartıştığınız şey mi.
işte çelişki burda.
neye inannacağınızı bilmiyorsunuz ki.
neye inannacağınızı tartışıyorsunuz.
ayrıca imzanız ispat edilebilir değil.
siz bir hristiyan olarak bir materyalistten daha sevgi dolu değilsiniz.
bu kocaman bir demogoji.
sevgi bir çok gelişmiş türün ve tabiki insanın varoluşunun bir yönüdür.
tanrılar insan tarafından yaratılmadan önce, yaratılan bir çok tanrı öldürülüp yerine bir tanesi bırakıldıktan sonra, ve son kalan tanrıdan da kurtulduktan sonra;
insan hep sevdi, seviyor ve sevmeye devam edecek.
sevgi içimizde.
sevebilmek için tanrıya ihtiyacımız yok.
YOLCULUKLAR
30-03-2010, 11:14
Öyle mi?Kutsal Üçlü Birliği bırakın Yeni Ahitte.Eski Ahitte bile vardır.İsterseniz gösterebilirim de!Matta 28'de açıkça belirtilir mesela Kutsal Üçlü Birlikten.
:)
Yazacağın ayete hiç bir yorum getirmeden Kutsal Üçlü Birliğin geçtiği ayetleri bana göstersene. Özelliklede Eski Antlaşmadakini.
Eski antlaşmada üçlü birlik çalışması Şu Linkte (http://www.hristiyanforum.com/forum/uclu-birlik-f34/eski-ahit-8217-t317898.html)var .
bilginize ..
sevgili hurkus
gördüğünüz gibi konudan uzaklaşmıyoruz aslında.
siz bir tez ortaya koyuyorsunuz.paolo da bir tez ortaya koyuyor.
iman konusu üstelik.
neye nasıl iman edeceğinizi tartışıyorsunuz.
akılla sonuca ulaşmaya çalışıyorsunuz.
çünkü neye iman etmeniz gerektiği net değil.
netleştirebilmek için aklı kullanıyorsunuz.
ama tanrıya imanın kendisini akılla tartışmayı reddediyorsunuz.
bu iman işi diyorsunuz.ne iman işi.akılla tartıştığınız şey mi.
işte çelişki burda.
neye inannacağınızı bilmiyorsunuz ki.
neye inannacağınızı tartışıyorsunuz.
ayrıca imzanız ispat edilebilir değil.
siz bir hristiyan olarak bir materyalistten daha sevgi dolu değilsiniz.
bu kocaman bir demogoji.
sevgi bir çok gelişmiş türün ve tabiki insanın varoluşunun bir yönüdür.
tanrılar insan tarafından yaratılmadan önce, yaratılan bir çok tanrı öldürülüp yerine bir tanesi bırakıldıktan sonra, ve son kalan tanrıdan da kurtulduktan sonra;
insan hep sevdi, seviyor ve sevmeye devam edecek.
sevgi içimizde.
sevebilmek için tanrıya ihtiyacımız yok.
Sevgili anarchist;
Yeryüzündeki yaşamın tesadüfen oluştuğuna inanıyorsunuz..Aslında sizinki de bir inanç. Evrim sadece bir teori değil midir?
Duygusal, zihinsel ve manevi kapasiteye sahip bir varlık olan insanın, gerçekleşme olasılığı çok düşük olan birçok tesadüfi olay sonucunda evrimle var olduğu söylüyorsunuz....
Fakat şöyle düşünün:
Eğer biz gerçekten evrim yoluyla var olduysak ve bir Yaratıcı yoksa, bir bakıma insanın öksüz olduğu söylenebilir. Başka sözlerle, insanlığın danışabileceği üstün bir rehberlik kaynağı, yani sorunlarımızı çözmemize yardım edebilecek kimse yoktur.
Çevrenin mahvolmasını önlemek, siyasi anlaşmazlıkları çözmek ve kişisel sorunlarda rehberlik almak için insanların anlayışına ve yeteneklerine güvenmekten başka çaremiz kalmaz.
Bunu düşününce kendinizi gerçekten huzurlu hissediyor musunuz?
Siz yok olacağınıza,
Ben ise Tanrı'nın sağlayacağı sonsuz geleceğe inanıyorum.
Sevgili anarchist;
Tanrı sizinde babanız. Siz aslında öksüz değilsiniz. Sadece babanızı red ediyorsunuz.
Ama O yine de sizi seviyor. Sizin sonsuz mutluluğunuz için ruhi oğullarından biricik olanı sizin için, sizin yerinize ölsün ve sizin için yaşam fırsatı oluşsun diye gönderdi....
Yehova Tanrı, MS*33 yılının 14 Nisan günü Oğlu ihanete uğrarken, öfkeli bir ayaktakımı tarafından yakalanırken acaba neler hissetti?
Alaya alınıp yüzüne tükürülürken, yumruklanırken?
Kırbaçlanırken, sırtı lime lime olurken?
Ahşap bir direğe ellerinden ve ayaklarından çivilenip ona küfürler savuran insanların önünde asılı durumdayken?
Can çekişen oğlu Kendisine feryat ederken Baba neler hissetti?
İsa son nefesini verirken, Yehova, tüm yaratılışın başlangıcından beri sevgili Oğlunun varlığı ilk kez son bulurken neler hissetti?—Matta 26:14-16, 46, 47, 56, 59,*67; 27:26, 38-44,*46; Yuhanna 19:1.
Yehova duygulara sahip olduğundan, Oğlunun ölümü nedeniyle duyduğu acı, sözlerle ifade edilemez.
Ancak Yehova’nın buna neden izin verdiğini söyleyebiliriz. Acaba Baba Kendisini neden böyle bir acıya maruz bıraktı?
O bize Yuhanna 3:16’da şahane bir gerçeği açıklar. Mukaddes Kitabın bu ayeti İncil’in özü denecek kadar önemlidir. Orada şunları okuyoruz:
“Allah dünyayı öyle sevdi ki, biricik Oğlunu verdi; ta ki, ona iman eden her adam helâk olmasın, ancak ebedî hayatı olsun.”
Şu halde, Tanrı buna, sevgisi nedeniyle izin verdi. Bundan daha büyük bir sevgi görülmemiştir.
Bunun ne kadar muazzam bir sevgi olduğunun farkında mısınız?
Hızla akan bir nehirde boğulmak üzere olduğunuzu ve birinin sizi kurtarmak için hayatını tehlikeye attığını düşünün. Onu unutur muydunuz, yoksa ona büyük bir minnet mi duyardınız?
Onun için elinizden gelen her şeyi yapmak istemez miydiniz?
Tanrı’nın, İsa Mesih’i fidye olarak verirken gösterdiği sevgi, bununla karşılaştırılamayacak kadar büyüktür. (Yuhanna 3:16; Romalılar 8:38,*39)
Tanrı’nın sevgisi sizi yürekten etkilediğinde, O’nu candan sevme isteği duyacaksınız.
Saygılarımla
Eski antlaşmada üçlü birlik çalışması Şu Linkte (http://www.hristiyanforum.com/forum/uclu-birlik-f34/eski-ahit-8217-t317898.html)var .
bilginize ..
Sayın Natan,
O linke ben de göz attım..
Oradaki açıklamalar sizi gerçekten tatmin etti mi?
Ben şimdi konuşurken "Allah, Allah" dersem, iki defa Allah dedim diye " Tanrı'da iki kişik vardır" diyebilir misiniz ?
Dikkat edin açıklamalar hep buna benzer zorlama ifadeler. Tabiri caizse "havadan nem kapmak" gibi...
Lütfen düşünün:
Tanrı insanı kendi suretinde yani benzeyişinde yarattı diye yazılıdır.
Tanrı yaratıcı olarak aslında bir anlamda bir "sanatçı" dır, diyebiliriz.
Yarattığı tüm şeylere lütfen bakın......
Özellikle insana bakın. her insan bir kişidir ve bir kişiliği vardır...
Eğer Tanrı üç kişilikli biri olsaydı, bizi tek kişilikli olarak yaratmazdı. O durumda ona daha çok benzemiş olurduk. Ve aslında bir hastalık olan "çok kişilikli" durumlar normal olurdu.
LÜtfen Tanrı'yı daha doğru tanımak için biraz yaratılışa ve doğaya bakalım...
Bunu yaptığımızda Tanrı hakkında bir çok şey öğrenebiliriz.
Tablolardan, sanatçıların kişiliği ve duyguları hakkında bir çok şey öğrenebildiğimiz gibi...
Saygılarımla
YOLCULUKLAR
31-03-2010, 09:59
Sayın Natan,
O linke ben de göz attım..
Oradaki açıklamalar sizi gerçekten tatmin etti mi?
Ben şimdi konuşurken "Allah, Allah" dersem, iki defa Allah dedim diye " Tanrı'da iki kişik vardır" diyebilir misiniz ?
Dikkat edin açıklamalar hep buna benzer zorlama ifadeler. Tabiri caizse "havadan nem kapmak" gibi...
Lütfen düşünün:
Tanrı insanı kendi suretinde yani benzeyişinde yarattı diye yazılıdır.
Tanrı yaratıcı olarak aslında bir anlamda bir "sanatçı" dır, diyebiliriz.
Yarattığı tüm şeylere lütfen bakın......
Özellikle insana bakın. her insan bir kişidir ve bir kişiliği vardır...
Eğer Tanrı üç kişilikli biri olsaydı, bizi tek kişilikli olarak yaratmazdı. O durumda ona daha çok benzemiş olurduk. Ve aslında bir hastalık olan "çok kişilikli" durumlar normal olurdu.
LÜtfen Tanrı'yı daha doğru tanımak için biraz yaratılışa ve doğaya bakalım...
Bunu yaptığımızda Tanrı hakkında bir çok şey öğrenebiliriz.
Tablolardan, sanatçıların kişiliği ve duyguları hakkında bir çok şey öğrenebildiğimiz gibi...
Saygılarımla
Mesela o linkteki Daniel ayetine baktığınız da 3 defa "Ya Rab" kelimesi geçer, 1 defa da "Tanrı" kelimesi geçer.
Yani YHVH'yi nitelendiren 3 değil, 4 terim vardır.
İşte burada direk olarak yorum ve ön yargılar giriyor devreye.
Eğer aklınızda Rab'bin doğasını 3 lü 1 lik olarak adlandırmak var ise "Bak işte 3 kez "Ya Rab" geçiyor bu kesinlikle 3 lü 1 liğe işarettir" dersiniz.
Eğer aklınızda Rab'bin doğasını 3 lü 1 lik olarak adlandırmamak var ise hem sizin yaptığınız açıklamalar yapılabilir hem de o ayetlerde bile Tanrı'nın 3 kez değil 4 kez vurgulandığı söylenebilir.
sayın hurkus
''Eğer biz gerçekten evrim yoluyla var olduysak ve bir Yaratıcı yoksa, bir bakıma insanın öksüz olduğu söylenebilir. Başka sözlerle, insanlığın danışabileceği üstün bir rehberlik kaynağı, yani sorunlarımızı çözmemize yardım edebilecek kimse yoktur.
Çevrenin mahvolmasını önlemek, siyasi anlaşmazlıkları çözmek ve kişisel sorunlarda rehberlik almak için insanların anlayışına ve yeteneklerine güvenmekten başka çaremiz kalmaz.''
tam olarak sizin tespitinizden devam ediyorum.şimdiye kadar bu sorunları çözebilmek için tanrıya güvenen insanoğlu hayalkırıklığından başka bir şey yaşamadı.
şimdi bir öksüz gibi kendi kaderini eline alıp, insan olmanın ne demek olduğunu gerçekleştirmek zorundadır.bunu başarabilir.elbette başaramayabilir de.
ancak sorumluluk kendi omuzlarındadır.
ya sırtını gökteki hayali babasına dayayacak öksüz olmayı kabul edemediği için kendisine bir baba yaratcak ve sorumluluğu ona devredecek, ya da sorumluluğunu üstlenecek.
farkındaysanız gerçeğin ne olduğunu dindarlarla tartışamıyoruz.
onlar sürekli OLMASI GEREKEN lerden bahsediyor.şayet olması gereken olmazsa bu durumun katlanılmazlığından bahsediyor.
ancak bizim OLMASI GEREKEN ler icad etmemiz gerçekliği etkilemeyecek.biz tanrının olması gerektiğine karar verdiğimizde bir tanrı var olmayacak.
eğer varsa vardır, yoksa yoktur.
varlığı yada yokluğu bizim isteklerimize bağlı değil.
gerçek bizim isteklerimizden bağımsızdır.
''Siz yok olacağınıza,
Ben ise Tanrı'nın sağlayacağı sonsuz geleceğe inanıyorum.''
bizlerin neye inanmak istediğini tartışmıyorum.sizin inandığınız şeye kim inanmak istemez ki.zaten insanlar bu yüzden inanmıyor mu!sonsuz hayat ve mutluluk için.
keşke gerçek olsaydı.
ama akıl bunun insanın zaaflarıyla ördüğü bir hayal ve yalan olduğunu bu kadar aşikar ispat ederken,
söyle bana sayın hurkus ,
bu yalana kendimi nasıl inandırayım.
çok isterdim.ama mümkün değil.
işte bu yüzden;
öksüz ama bir yetişkin gibi;
hayata kendi ayaklarım üzerinde ve hiç bir masala kapılmadan bakıyorum.
olduğu gibi onu kabul ediyorum.
ve kendi insan oluşumu ortaya koyuyorum.
ve sana diyorum ki isanın acısını hangimiz çekmedik ki.binlerce yıldır, binlerce insan isa gibi çarmıhta acı çekmedi mi.
isa bir insan olarak acı çekerken ben onun acısıyla acı çekmem mi.
ama o tanrı da değil oğlu da değil , gökte bir tanrı da yok.
sadece acı çeken insanlar var.
çünkü her devirde roma gibi egemenler var ve diğer insalara kendi iktidarları adına acı çektirirler.
o halde bu acıları bitirecek olan anahtar, insanın tanrıdan kurtulup İNSAN olmayı başarmasındadır.
sevgiler.
Kutsal Kitap'ın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh hakkında öğrettiklerini inceleyip bir sentez yaptığımızda açıkça bu Üçlü-Birlik inancına varırız.
Mat. 28:19, 3:16-17, 2 Kor. 13:14, 1 Kor. 12:3-6, Yuh. 14:16, Tek. 1:1,26, 11:7, 18:1-2,16, İşa.6:8, 48:16
"nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla .."
üç kişi sayıyor ve "adıyla" diyerek bir tekliğe indiriyor.
"Rab İsa Mesih'in lütfu, Tanrı'nın sevgisi ve Kutsal Ruh'un paydaşlığı hepinizle birlikte olsun". -2 Kor. 13:14
Burda her iki kişiyi de şahıs olarak görüyorsunuz da işinize gelmediği için mi kutsal ruhu dışlıyorsunuz ?
İsa Mesih İncil kesiminde Baba Tanrı ile tamamen özdeşleştirilmektedir ,Zahmet olmazsa okuyup bi muhakeme edin .:
Yahve için ;
Sen yükseklere çıkıp düşmanları tutsak ettin,
İnsanlardan, başkaldıranlardan bile armağanlar aldın,
Oraya yerleşmek için, ya RAB Tanrı. -Mez.68:18
İsa için ;
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der:
«Yükseğe çıktı ve tutsakları tutsak aldı.
İnsanlara armağanlar verdi.»
Şimdi bu `çıktı' sözcüğü, Mesih önce ..-Efes. 4:8
Yahve için ;
"Her Şeye Egemen RAB'bi kutsal sayın.
Korkunuz, yılgınız O'ndan olsun.
Tapınak O olacak.
İsrail'in iki krallığı içinse
Sürçme taşı ve tökezleme kayası,
Yeruşalim'de yaşayanlar için
Kapan ve tuzak olacak. - İşa.8:13-14
İsa için ;
İman eden sizler için bu taş değerlidir. Ama imansızlar için,
«Yapıcıların reddettiği taş
işte köşenin baş taşı,»
«sürçme taşı ve tökezleme kayası oldu.»1Pet. 2:7, ayrıca 3:14
Yahve için ;
Yüreği kaygılı olanlara,
"Güçlü olun, korkmayın" deyin,
"İşte Tanrınız geliyor!
Öç almaya, karşılık vermeye geliyor.
Sizi O kurtaracak."
O zaman körlerin gözleri,
Sağırların kulakları açılacak; İşa. 35:4-6
İsa için ;
İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Gidin, işitip gördüklerinizi Yahya'ya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve müjde yoksullara duyuruluyor.Mat. 11:4-5
Yahve için ;
Çok önceden attın yeryüzünün temellerini,
Gökler de senin ellerinin yapıtı.
Onlar gidici, ama sen kalıcısın;
Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.
Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,
Geçip gidecekler.
Ama sen hep aynısın,
Yılların hiç tükenmeyecek -Mez. 102:25-27
Aynı ayet ;
İsa için ;
Yine (Oğul için ) diyor ki,
«Ya Rab, başlangıçta
yerin temellerini sen attın.
Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.
Yeryüzünü bunca şeyi yarattığını söyleyen Tanrı. ,Başlangıç 1:1-3 e bakın .
Aynı ayet ,ama ynısı İsa için de söyleniyor. ynı şekilde. Bu referans ayet değil midir ?
"Onun kökü öncesizliğe ..dayanır. "-Mik5:2
Kimin kökü ÖNCESİZLİĞE dayanır ? TANRI nın dimi? Ama burda İsa için "Onun kökü ÖNCESİZLİĞE dayanır" demiyor mu ? El insaf doğrusu !.
"Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı,
Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak."-Yeş.9:6
İsa güçlü tanrı değilse neden "güçlü Tanrı ", "Kadir Allah " diyor ?Ne diyeceğinizi aç çok bildiğim için yazayım . Burada "El Gibbor" deniyor. hemen " ama El Şadday nolucak " demeyin. El Şadday da Yahvedir, El Gibbor da ! Aynı tanım,( İsa için kullanılan" El Gibbor" ) İşaya 10:21'de Yahve adı için kullanılmıştır. Kutsal Ruh, bebek İsa'yı bu ünvanlarla tanıtmıştır. Bu adlar, bebek İsa'nın doğasını ifade etmek için kullanılmadıysa, bu önbildiri yalan durumuna düşmüş olur. Önbildirilerde; "O'nun adı şudur...," veya "adının anlamı şudur...," gibi önbildiriler boşuna söylenmiş olur.
Şimdi Üçlü-birliğe tekrar dönelim ;
"Yaklaşın bana, dinleyin söyleyeceklerimi:
Başlangıçtan beri açıkça konuştum,
O zamandan bu yana oradayım."
Rab Yahve şimdi beni ve Ruhu'nu gönderiyor.- Yeş.48:16
Bakın istediğiniz bu değil miydi ? Eski antlaşmada geçmiyor mu bu da ? Biraz düşünün de öyle yazın . Savunma psikolojisiyle hareket etmeyin Lütfen !
Ayrıca İsa Logos değil midir? söz anlamına geldiği gibi "zihin" anlamına da gelmiyor mu ? Bu anlamda Tanrı zihinsiz midir?
Tanrı (Baba);Söz (Oğul –Mesih); Soluk (Kutsal Ruh).
"Gökler RAB'bin sözüyle,
Gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı.
Çünkü O söyleyince, her şey var oldu;
O buyurunca, her şey belirdi."
[QUOTE=Natan;297099]
"Onun kökü öncesizliğe..dayanır. "-Mik5:2
Kimin kökü ÖNCESİZLİĞE dayanır ? TANRI nın dimi? Ama burda İsa için "Onun kökü ÖNCESİZLİĞE dayanır" demiyor mu ? El insaf doğrusu !...
Sayın Natan,
Şimdilik sadece "El insaf doğrusu" tepkiniz ile ilgili ayet hakkında yazmak istiyorum. Mika 5:2.
Öncelikle, bu gibi konularda araştırma yaparken doğru sonuca ulaşmak için mümkün olduğunca tarafsız tercümelere bakmanızı öneririm.
Ne yazık ki, özellikle türkçe protestan tercümeleri üçlü birlik inancını Kutsal Yazılarda var göstermek için ayetler üzerinde git gide oynamalar yapmaya başladılar.
Bunun en bariz örneği, Türkçe eski Kitabı-Mukaddes tercümesinde sık sık yer alan Tanrı'nın ismi Yehova'yı, yeni "Kutsal Kitap" tercümesinden tamamen çıkartılar. Bunun amacı, Yehova Tanrı'yı bir bakıma yok etmek ve İsa'yı Tanrı olarak ön plana çıkartmaktır diye düşünüyorum.
Şimdi sizin a değindiğiniz Mika 5:2 ayetinin doğru tercümesinden nasıl bir sonuç çıkartabiliriz:
"Ve sen Beytlehem Efrata, Yahuda boyları arasına giremeyecek kadar küçük olan sen, İsrail’i Benim adıma yönetecek kişi senden çıkacak; onun başlangıcı çok eskilere, devirler öncesine dayanır. Mika 5:2"
Yukarıdaki ifade, İsa'nın Yuhanna 8:58 ayetindeki,
" 58 İsa onlara, “Gerçek şu ki” dedi, “İbrahim var olmadan önce ben vardım. ”
ifadesine de uygundur.
Evet, İsa Mesih, gökteki ruhi oğul olarak İbrahim'den çok uzun zaman önce Tanrı tarafından yaratılmıştı. Bu yüzden kendisinden Koloseliler 1:14,15 ayetinde:
"14 ve onun fidyesiyle kurtuluşumuzu, günahlarımızın bağışlanmasını sağladı. 15 Bu oğul, görünmez Tanrı’nın yansıması, tüm yaratılanların ilkidir..."
diye bahsedilmektedir.
Saygılarımla
YOLCULUKLAR
31-03-2010, 23:09
Kutsal Kitap'ın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh hakkında öğrettiklerini inceleyip bir sentez yaptığımızda açıkça bu Üçlü-Birlik inancına varırız.
Mat. 28:19, 3:16-17, 2 Kor. 13:14, 1 Kor. 12:3-6, Yuh. 14:16, Tek. 1:1,26, 11:7, 18:1-2,16, İşa.6:8, 48:16
"nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla .."
üç kişi sayıyor ve "adıyla" diyerek bir tekliğe indiriyor.
"Rab İsa Mesih'in lütfu, Tanrı'nın sevgisi ve Kutsal Ruh'un paydaşlığı hepinizle birlikte olsun". -2 Kor. 13:14
Burda her iki kişiyi de şahıs olarak görüyorsunuz da işinize gelmediği için mi kutsal ruhu dışlıyorsunuz ?
İsa Mesih İncil kesiminde Baba Tanrı ile tamamen özdeşleştirilmektedir ,Zahmet olmazsa okuyup bi muhakeme edin .:
Yahve için ;
Sen yükseklere çıkıp düşmanları tutsak ettin,
İnsanlardan, başkaldıranlardan bile armağanlar aldın,
Oraya yerleşmek için, ya RAB Tanrı. -Mez.68:18
İsa için ;
Bunun için Kutsal Yazı şöyle der:
«Yükseğe çıktı ve tutsakları tutsak aldı.
İnsanlara armağanlar verdi.»
Şimdi bu `çıktı' sözcüğü, Mesih önce ..-Efes. 4:8
Yahve için ;
"Her Şeye Egemen RAB'bi kutsal sayın.
Korkunuz, yılgınız O'ndan olsun.
Tapınak O olacak.
İsrail'in iki krallığı içinse
Sürçme taşı ve tökezleme kayası,
Yeruşalim'de yaşayanlar için
Kapan ve tuzak olacak. - İşa.8:13-14
İsa için ;
İman eden sizler için bu taş değerlidir. Ama imansızlar için,
«Yapıcıların reddettiği taş
işte köşenin baş taşı,»
«sürçme taşı ve tökezleme kayası oldu.»1Pet. 2:7, ayrıca 3:14
Yahve için ;
Yüreği kaygılı olanlara,
"Güçlü olun, korkmayın" deyin,
"İşte Tanrınız geliyor!
Öç almaya, karşılık vermeye geliyor.
Sizi O kurtaracak."
O zaman körlerin gözleri,
Sağırların kulakları açılacak; İşa. 35:4-6
İsa için ;
İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Gidin, işitip gördüklerinizi Yahya'ya bildirin. Körlerin gözleri açılıyor, kötürümler yürüyor, cüzamlılar temiz kılınıyor, sağırlar işitiyor, ölüler diriliyor ve müjde yoksullara duyuruluyor.Mat. 11:4-5
Yahve için ;
Çok önceden attın yeryüzünün temellerini,
Gökler de senin ellerinin yapıtı.
Onlar gidici, ama sen kalıcısın;
Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.
Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,
Geçip gidecekler.
Ama sen hep aynısın,
Yılların hiç tükenmeyecek -Mez. 102:25-27
Aynı ayet ;
İsa için ;
Yine (Oğul için ) diyor ki,
«Ya Rab, başlangıçta
yerin temellerini sen attın.
Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.
Yeryüzünü bunca şeyi yarattığını söyleyen Tanrı. ,Başlangıç 1:1-3 e bakın .
Aynı ayet ,ama ynısı İsa için de söyleniyor. ynı şekilde. Bu referans ayet değil midir ?
"Onun kökü öncesizliğe ..dayanır. "-Mik5:2
Kimin kökü ÖNCESİZLİĞE dayanır ? TANRI nın dimi? Ama burda İsa için "Onun kökü ÖNCESİZLİĞE dayanır" demiyor mu ? El insaf doğrusu !.
"Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı,
Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak."-Yeş.9:6
İsa güçlü tanrı değilse neden "güçlü Tanrı ", "Kadir Allah " diyor ?Ne diyeceğinizi aç çok bildiğim için yazayım . Burada "El Gibbor" deniyor. hemen " ama El Şadday nolucak " demeyin. El Şadday da Yahvedir, El Gibbor da ! Aynı tanım,( İsa için kullanılan" El Gibbor" ) İşaya 10:21'de Yahve adı için kullanılmıştır. Kutsal Ruh, bebek İsa'yı bu ünvanlarla tanıtmıştır. Bu adlar, bebek İsa'nın doğasını ifade etmek için kullanılmadıysa, bu önbildiri yalan durumuna düşmüş olur. Önbildirilerde; "O'nun adı şudur...," veya "adının anlamı şudur...," gibi önbildiriler boşuna söylenmiş olur.
Şimdi Üçlü-birliğe tekrar dönelim ;
"Yaklaşın bana, dinleyin söyleyeceklerimi:
Başlangıçtan beri açıkça konuştum,
O zamandan bu yana oradayım."
Rab Yahve şimdi beni ve Ruhu'nu gönderiyor.- Yeş.48:16
Bakın istediğiniz bu değil miydi ? Eski antlaşmada geçmiyor mu bu da ? Biraz düşünün de öyle yazın . Savunma psikolojisiyle hareket etmeyin Lütfen !
Natan sana bir şey soracam.
Farzı misal haklısın.
O alıntıladığın ayetler YHVH'den değil, İsa'dan bahsediyor.
O zaman peki İsa'yı niçin çarmıha gerdiler?
Niçin çarmıha gerdiler diyorum çünkü onu çarmıha geriş amaçları İsa'nın kendisini Rab olduğunu iddia etmesi değil miydi? Yani kilise bunu bu şekilde ifade etmiyor mu?
Madem ki o ayetler ap açık bir şekilde İsa'nın Tanrılığından bahsediyor... O zaman Yahudi halkıda bilmezmiydi gelecek olan kurtarıcının bir Tanrı olacağını? Bilirdi... O zaman niçin İsa kendisine Rab dedi diye onu çarmıha gerdiler? Demek ki bilmiyorlarmış :)
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.Yaratılış 1:2
Oğlumu Mısır'dan çağırdım.Hoşea 11:1
26 Tanrı, "İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım" dedi,Yaratılış 1
Bu kabullere bağlı. Kişilere bağlı herkes herşeyi kabul edecek diye bişey de yok. Belki de o zamanki din bilimciler de kendilerine göre haklıydı. Gelecek olan Mesih esir düşmüş İsraili kurtaracak,krallık kuracak huzur ve barış getrecek,israilin düşmanlarını yok edecekti. Bunlar olmadı İsrail halkı İsa yı topluca kabul etmedi,edenler oldu ama.. şimdi de mesela kimi eder kimi etmez. Bişeyi biliyorum ki ,Yahudilerin beklediği Mesih Tanrılarıdr. Baz<ı yerlerde yazar " Rab Allahım gelecek " die. İncile bakarsan gelmiş olan İsa dır. Kanona en son eklenen Vahiyde de son metin gelecek olanın İsa olduğunu vurgulamıyor mu ? . Bilirsin işte. Tanrının kendisi miydi ? Yoksa Tanrısal doğaya sahip biri miydi sorusuna cvp inanışa göre değişiyor.
Peki bu bizi ilgilendiriyor mu ? Önemli mi? İnanmıyorsak mesela , neden kurcalıyalım ? Birbirimizin görüşlerini kabul ettirmeye çalışıyoruz. Sen haksızsın ben haklıyım felan. Benim bi dayatmam olduysa özür dilerim .
YOLCULUKLAR
01-04-2010, 19:26
Oğlumu Mısır'dan çağırdım.Hoşea 11:1
:)
Şimdi sen bu ayetlerin Üçlü Birliği desteklediğini mi söylüyorsun?
O zaman soru geliyor...
Bu Mısır'dan çağrılan Oğul kimdir?
İkinci soru...
Bu Mısırdan çağrılan oğul Tanrı mıdır?
Üçüncü soru geliyor...
Yok eğer Tanrı diyor isen (ki diyeceksin, çünkü bu ayeti üçlü birliği desteklemek için yazdın, yok demeyecek isen o zaman neden yazdın) Tek öze sayip kaç tane Tanrı var? Baba,oğul, ruh, Mısırdaki oğul...
Yahut "Oğul" u temsil eden kaç kişi var? İsa, Mısırdan çağrılan oğul... (Mısırdan çağrılan oğul diye yazdım çünkü burada o kişinin ismini kullanmak istemiyorum çünkü büyük bir merakla Mısır'daki Oğul'un kim olduğunu senden duymak istiyorum)
YOLCULUKLAR
01-04-2010, 19:30
Bişeyi biliyorum ki ,Yahudilerin beklediği Mesih Tanrılarıdr. Baz<ı yerlerde yazar " Rab Allahım gelecek " die. İncile bakarsan gelmiş olan İsa dır.
Tam üzerinde durmak istediğim nokta burası işte.
Şimdi tamam, gelecek olan Mesih İsrail'i kurtaracaktı, düşmanları yenecekti vs vs vs. Buraya kadar haklısın.
Ama aynı zamanda halk Mesih'i çarmıha germek isterken Roma Valisine İsa'yı haddini bimeyen adam, kendisini Tanrı olarak gösteren adam olarak tanıtmadılar mı? Ve bu suçlarından dolayı, Tanrı'ya hakaret ettiğinden dolayı, onu çarmıha gerilmesini istemediler mi?
Eğer kilisenin ve senin söylediklerin doğru olsaydı, o zaman halk ne için Mesih'in kendisine Tanrı dediğinden dolayı onu suçlasın, Tanrı'ya hakaret ettiğini söylesin?
Tam üzerinde durmak istediğim nokta burası işte.
Şimdi tamam, gelecek olan Mesih İsrail'i kurtaracaktı, düşmanları yenecekti vs vs vs. Buraya kadar haklısın.
Ama aynı zamanda halk Mesih'i çarmıha germek isterken Roma Valisine İsa'yı haddini bimeyen adam, kendisini Tanrı olarak gösteren adam olarak tanıtmadılar mı? Ve bu suçlarından dolayı, Tanrı'ya hakaret ettiğinden dolayı, onu çarmıha gerilmesini istemediler mi?
Eğer kilisenin ve senin söylediklerin doğru olsaydı, o zaman halk ne için Mesih'in kendisine Tanrı dediğinden dolayı onu suçlasın, Tanrı'ya hakaret ettiğini söylesin?
Dürüstçe söyleyeyim ; Bilmiyorum ..Şahsen benim bu konuda rasyonel bi açıklamam yok.
Belki başkalarının vardır ama dediğin noktayı ben aydınlatamıyorum.
1-Ordaki çağrılan Oğul Rabbimiz ve Efendimiz Mesihtir.RAB Mesih mısırdan gelmiştir Nasıraya!Evet Tanrıdır!Tanrı tektir.Ama kendisini üç şekilde,özellikte,kişilikte tanıtmıştır.
YOLCULUKLAR
02-04-2010, 17:20
1-Ordaki çağrılan Oğul Rabbimiz ve Efendimiz Mesihtir.RAB Mesih mısırdan gelmiştir Nasıraya!Evet Tanrıdır!Tanrı tektir.Ama kendisini üç şekilde,özellikte,kişilikte tanıtmıştır.
Güldürme beni.
Peygamberler İsrail`i çağırdıkça, İsrail uzaklaştı onlardan. Kurban kestiler Baallar`a*, Buhur yaktılar putlara.http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif3 Efrayim`e yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif4 Onları insancıl iplerle, Sevgi bağlarıyla kendime çektim; Boyunduruklarını kaldıran biri gibi oldum, Eğilip yiyeceklerini verdim.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif5 Mısır`a dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif6 Fırıl fırıl kılıç dönecek kentlerinde, Kapı sürgülerini yok edecek, Tüketecek onları düzenleri yüzünden.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif7 Halkım benden uzaklaşmaya kararlı. Beni, Yüce Olan`ı çağırsalar bile, Asla yüceltmeyeceğim onları.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif8 Nasıl vazgeçerim senden, ey Efrayim? Nasıl teslim ederim seni, ey İsrail? Adma`ya yaptığımı nasıl sana yaparım? Seni nasıl Sevoyim`e çeviririm? Yüreğim değişti içimde, Alevlendi acıma duygularım.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif9 Kızgın öfkemi başınıza yağdırmayacağım, Efrayim`i yeniden yok etmeyeceğim. Çünkü ben insan değil, Tanrı`yım, Kutsal Olan`ım aranızda, Artık öfkeyle üzerinize varmayacağım.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif10 Aslan gibi kükreyen RAB`bin ardınca yürüyecekler; O kükreyince titreyerek gelecek çocukları batıdan.
http://www.kutsalkitap.com/kkitap/star_off.gif11 Mısır`dan kuşlar gibi, Asur`dan güvercinler gibi Titreyerek gelecekler. Evlerine oturtacağım onları” Diyor RAB.
Tabi ya... o ayetlerin devamı olan yukarıdaki ayetler de İsa Mesih'in zamanında geçiyordu dimi?
Malum o ayette çağrılan İsa olduğuna göre aynı zaman diliminde yer alan o ayetin devamı da İsa'nın zamanında geçmesi gerekiyordu.
İyi araştır paolo.
O ayetler İsa'dan mı bahsediyor yoksa Mısır'da yaşamış Eski Antlaşma kişilerinden bir zatı muhteremden mi bahsediyor araştır.
YOLCULUKLAR
02-04-2010, 17:23
Ve ayriyetten,
Rab'bin sadece İsa'ya Oğlum demediğini, İsa haricindeki bazı kişi/kişilere Oğlum sıfatını verdiğini ve bunların hepsinin Eski Antlaşmada yazdığını biliyorsun dimi?
Eğer bunu biliyorsan (yok bilmiyorsan o zaman yolun daha çok başında olacaz) o zaman gördüğün her "Oğul" kelimesine, İsa sanman sadece bir şeyleri zorlamandan ileri gelir.
Yukarda verdiğim ayette Rab İsa Mesihten bahsediliyor.Matta Müjdesiyle karşılaştır anlarsın.Daha birçok ayet var Kutsal Üçlü birlikle alakalı.Merak etme biliyorum!
Soz kelamdan kasit nedir tanrinin yarattiklarina hukmetme ve onlari yoneterek mesaj verme kudretimi?
Matta İncilinde İsa'nın göğe alınmadan önce söylediği; ''Onları BABA OĞUL ve KUTSAL RUH'' adına vaftiz edin sözleri teslis bağlamında değerlendirilebilir. Dikkat edilirse Tanrı yerine bu üç ifadeyi kullanılmıştır ki bu da dikkat çekicidir.
Cevaplarınız için teşekkür ederim. Epey uzak kaldım şimdi bakabildim.
Sağolun
Matta İncilinde İsa'nın göğe alınmadan önce söylediği; ''Onları BABA OĞUL ve KUTSAL RUH'' adına vaftiz edin sözleri teslis bağlamında değerlendirilebilir. Dikkat edilirse Tanrı yerine bu üç ifadeyi kullanılmıştır ki bu da dikkat çekicidir.
Bunun MARKOS'UN sonu gibi ekleme olmadığı ne malum.
Cevaplarınız için teşekkür ederim. Epey uzak kaldım şimdi bakabildim.
Sağolun
Sizce 3'lü birlik Yahudi kutsal Kitabı'nda var mı?
Vefik Sami
20-02-2017, 11:37
Sizce 3'lü birlik Yahudi kutsal Kitabı'nda var mı?
Pavlustiyanların en büyük çelişkilerinden birisi, "kudreti sonsuz" olarak niteledikleri Tanrı'yı "üç kişilik" ile sınırlamalarıdır. MESİH; "Size doğrusunu söyleyeyim, Oğul, Baba'nın yaptıklarını görmedikçe kendiliğinden bir şey yapamaz. Baba ne yaparsa Oğul da aynı şeyi yapar."(Yuhanna: 5/19) derken, kendisine özgü bir "Tanrısal irâde"nin olmadığını açıkça belirtir. Luka İncilinde kendisine dokunan "kanamalı kadın"ın kim olduğunu, Matta İncilinde İncir ağacının meyve zamanının gelmediğini bilememiştir.
Benim şahsi kanâ'atim; söz, - yani, Tanrının buyurma, hükmetme, yaratma gücü ve zekâsı - MESİH'in bedenine tecelli eder. Bu tecelliyât, hem "kefâret" olacak bedenin günah kirine bulaşmaması, hem de ilkesel temele dayalı Tanrı bilgsi/öğretisinin doğrudan insanlara yansıması/ulaşması içindi. Tanrı'nın beden almaya ihtiyâcı olmadığı gibi, sonsuz kudretin insan bedenine hapsolması da olacak iş değildir. Söz, bedene teceli etmiştir.Tanrı'nın beden aldığını iddia edenler, İnildeki şu âyeti gerekçe gösterir.
"İsa, ‹‹İnsanlar için imkânsız olan, Tanrı için mümkündür›› dedi." (Luka: 18/27)
Ama unuttukları bir şey var.
İnsanın kendisine yakıştıramadığı saçmalık, Tanrıya hiç yakışmaz.
Ne var ki Pavlus 'pek âlâ' yakıştırır.
Tanrı hem "zayıf" olabilir, hem de "saçmalık" yapabilir.
"Çünkü Tanrı'nın 'saçmalığı' insan bilgeliğinden daha üstün, Tanrı'nın 'zayıflığı' insan gücünden daha güçlüdür." (I. Krnt: 1/25)
Tanrıda "saçmalık" bulanlar, akla gelebilecek her saçmalığı da "Tanrı makyajı" ile insanlara dayatabilir.
Bu durumda, benim de şu soruyu sorma hakkım olur:
" Kabul etmediğin dinlerde olan ve o dinin müntesipleri dışında herkesin ittifak ettiği bir absürdlüğün, senin inancındaki absürdlükten farkı nedir ?"
Bunu okuyanlar "Sen de mi Havarileden birisi idin. Neye dayanarak bu iddialarda bulunuyorsun ?" diye soracak olursa, İncilden okuyarak edindiğim bilgileri kendi mantığım ile yorumlayıp, bu kanâ'ate ulaşıyorum. Tanrı, hiç bir münâkaşaya yer olmayacak derecede, net ve açık olarak bilinse, görülse idi, farklı algı ve yorumlara, inanç'a ihtiyaç olmazdı.