PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kutsal Kitabın Tarihsel Güvenilirliğine Örnekler


Natan
03-03-2010, 18:22
Birçok yanlış içeren kitaba güvenmek zordur.İkinci dünya savaşını 1800'lü yıllara tarihlendiren yada Türkiye Cumhuriyetine krallıkla yönetilen bir Devlet diyen çağdaş bir tarih kitabı düşünün.Böyle yanlışlar ,kitabın güvenilirliği hakkında soru işaretleri uyandırmaz mı ?

Kutsal Kitabın tarihsel doğruluğunu şu ana kadar kimse çürütememiştir.Bu kitapta GERÇEK kişiler ve GERÇEK olaylar anlatılır.

Örnek verelim ;

Kişiler -People

Kutsal kitap eleştirmenleri ,İsayı çarmıha gerilmesi için teslim eden Romalı Yahuda valisi Pontius Pilatusun varlığından şüphe ediyordu. (Mat.27:1-26).Akdenizdeki bir liman kenti olan Sezariyede 1961 yılında bulunan bir taşın üzerindeki sözler ,Pilatusun bir zamanlar Yahudanın yöneticisı olduğunu kanıtlar .

http://img695.imageshack.us/img695/5228/22394316.jpg

Sonradan İsrail Kralı olan genç ve cesur çoban Davud'un tarihte yaşamış biri olduğuna dair Kutsal yazıların dışında bir kanıt 1993 e kadar YOKTU ! O yıl arkeologlar ,İsrailin kuzeyinde MÖ dokuzuncu yuzyıla ait bazalt bir taş buldular.Uzmanlar bu taşta "Davud Evi" ve "İsrail kralı" ifadelerinin geçtiğini söylüyorlar. Eleştirmenler de Davud un yaşamış tarihsel biri olduğunu görünce susmay tercih etmişlerdi.


http://www.towards-success.com/dejnarde_files/david_king_of_israel_picture.jpg

Olaylar -Events : Birçok bilgin ,Davud'un zamanında İsraille savaşan Edom ulusuyla ilgili Kutsal kitap kaydının doğruluğundan yakın zamana kadar şüpheleniyordu (I.Tar. 18:12,13) Onlar Edom'un o zamanlar hayvancılıkla uğraşan basit bir toplum olduğunu ve çok ileri bir tarihe kadar İsraili tehtit edecek şekilde örgütlenmediğini yada o güce sahip olmadığını idda ettiler.

Ancak bir arkeoloji degisindeki makalde yazdığı gibi ,son zamanlarda yapılan kazılar " Edom'un Kutsal kitapta anlatıldığı gibi (düşünüldüğünden) çok daha önce gelişmiş bir toplum olduğunu" gösteriyor .“

Edom was a complex society centuries earlier [than previously thought], as reflected in the Bible,” - the journal Biblical Archaeology Review

Doğru unvanlar -Proper titles :

Kutsal kitabın yazıldığı 16 yüzyıllık dönem boyunca dünyada birçok yönetici vardı. Kutsal kitap bir yöneticiye değinirken HER ZAMAN uygun unvanı kullanmıştır. Örneğin Herodes Antipası 'bölge yöneticisi' ,Gallio'yu "genel vali" olarak doğru şekilde adlandırır. (Luk 3:1; Elç.18:12) Ezra 5: 6 da da Tattenay ,"ırmağın ( Fırat ırmağının) öte tarafındaki" Pers ilinin valisi olarak adlandırır.MÖ dördüncü yüzyıla ait bir sikkenin üzerinde benzer bir tanımlama bulunuyor. O sikke de ,Pers valisi Mazaios ,"ırmağın öte tarafıdaki"ilin yöneticisi olarak adlandırır.

Görünüşte önemsiz olan ayrıntıların doğruluğu aslında büyük önem taşımaktadır. Kutsal kitabı kaleme alanların en ufak ayrıntılara bile güvenebiliyor olmamız ,yazdıkları diğer şeylere de olan GÜVENİMİZİ perçinlemez mi?

Esenlikle

ALKA
03-03-2010, 19:41
Sonradan İsrail Kralı olan genç ve cesur çoban Davud'un tarihte yaşamış biri olduğuna dair Kutsal yazıların dışında bir kanıt 1993 e kadar YOKTU ! O yıl arkeologlar ,İsrailin kuzeyinde MÖ dokuzuncu yuzyıla ait bazalt bir taş buldular.Uzmanlar bu taşta "Davud Evi" ve "İsrail kralı" ifadelerinin geçtiğini söylüyorlar. Eleştirmenler de Davud un yaşamış tarihsel biri olduğunu görünce susmay tercih etmişlerdi.



David diye birisinin tarihsel olarak var oldugu gercegi Kitabi Mukaddes'te David hakkinda birbirleriyle celiskili ve yanlis anlatimlar oldugunu göz ardi etmemelidir.

Mesela 1. Samuel.16,14-23'de Davud, cani sikilan Saul'u eglendirmek icin iyi lir calan bir müzikci olarak saraya yani Saul'un huzuran getirilir. Üstelik Davud'un babasinin isminin Isay oldugu ve Beytlehemli oldugu da bilinir.

"Saul hizmetkârlarına, "İyi lir çalan birini bulup bana getirin" diye buyurdu. Hizmetkârlardan biri, "Beytlehemli İşay'ın oğullarından birini gördüm" dedi, "iyi lir çalar".


Fakat halihazirda lir calan müzikci olarak saraya alinan Davud'u hemen bir bölüm sonra Samuel 17,55-58'deyse ne Saul ne de ordu komutani Avner tanimaz ve Golyat'i yenen genc erkegin kim oldugu bilinmez.

55 Saul, Davut'un Golyat'la dövüşmeye çıktığını görünce, ordu komutanı Avner'e, "Ey Avner, kimin oğlu bu genç?" diye sormuştu. Avner de, "Yaşamın hakkı için, ey kral, bilmiyorum" diye yanıtlamıştı.
56 Kral Saul, "Bu gencin kimin oğlu olduğunu öğren" diye buyurmuştu.
57 Davut Golyat'ı öldürüp ordugaha döner dönmez, Avner onu alıp Saul'a götürdü. Golyat'ın kesik başı Davut'un elindeydi.
58 Saul, "Kimin oğlusun, delikanlı?" diye sordu. Davut, "Kulun Beytlehemli İşay'ın oğluyum" diye karşılık verdi.

Samuel 18,2'de Saul Golyat'i yendikten sonra , bunun üzerine Davud'u hemen yanina alirken, halbuki 16,21 halihazirda yanina lir calicisi olarak is vererek almisti ve kim oldugunu, ismini , nereden geldigini de biliyordu.

18, 2 O günden sonra Saul Davut'u yanında tuttu ve babasının evine dönmesine izin vermedi.

Sonra 1. Samuel 17, 50'e göre Davud, Golyat'i ilk önce sapan tasiyla yere devirir, sonra da onun kilicini alarak kendi eliyle basini keser.

50 Böylece Davut Filistli Golyat'ı sapan ve taşla yendi. Elinde kılıç olmaksızın onu yere serdi.
51 Sonra koşup üzerine çıktı. Golyat'ın kılıcını tutup kınından çektiği gibi onu öldürdü ve başını kesti.

Fakat 2. Samuel 21,15-22'deyse ayni hikaye tekrar anlatildiginda, Golyat'i sapan vurduktan sonra kilicla boynunu kesip öldüren Davud degil, bu sefer Avisay oluyor.

16-17 Ucu üç yüz şekel ağırlığında bir tunç mızrak taşıyan ve yeni kılıç kuşanan Rafaoğulları'ndan Filistli Yişbi-Benov Davut'u öldürmeyi amaçlıyordu. Ama Seruya oğlu Avişay Davut'un yardımına koştu; saldırıp onu öldürdü.

Sonra Golyat ve Davud karsilasmasi gibi dev filistinin uzunlugunu 3 metre olmasi gibi 7 kiloluk demirin nietligi bilinmeyen bir silahta olmasi gibi anlatimlar da pek gercekci degil...

Natan
03-03-2010, 20:24
Olayı saptırmak için elinizden geleni yapıyorsunuz Alka hocam.
Konu tevratta özellikle davidle ilgili çelişkiler (!) değil ,Davidin yada başka şahısların uydurma şahıslar olduğunu söyleyen eleştirmenlerin yakın tarihimizde yapılan kazılarla kutsal kitabın Doğruluğuyla karşılaşması.



Tarihsel olaylardan bahsediyorum yukarıda.

Natan
03-03-2010, 21:01
David diye birisinin tarihsel olarak var oldugu gercegi Kitabi Mukaddes'te David hakkinda birbirleriyle celiskili ve yanlis anlatimlar oldugunu göz ardi etmemelidir


Dediğim gibi konu Kutsal kitapta anlatılan olayları ve kişilerin gerçek olup olmadığının TARİHSEL ZEMİNDE araştırmasıdır. Ancak yazdığın şeyler metinler üzerinde çelşki yada farklılıklarla ilgili. Konu Bu değil ve yanlış yere yönlendirme yapıyorsunuz.

Yinede bilgim dahilinde olan şeyleri söyleyeyim .

Mesela 1. Samuel.16,14-23'de Davud, cani sikilan Saul'u eglendirmek icin iyi lir calan bir müzikci olarak saraya yani Saul'un huzuran getirilir. Üstelik Davud'un babasinin isminin Isay oldugu ve Beytlehemli oldugu da bilinir.

Benim kullandığım Kutsal kitap çevirisinde Isay değil ,Yesse olarak geçer.Birçok kişi farklı isimlerle nılır. iki ismi olan pek çok kişinin olduğunu siz de ÇOK İYİ bilirsiniz.

DaVud a) beytlehemli b)yessenin oğludur --I.Sam. 16:1 ;I.Tar. 2:13 ; hatta Yeşeya ya da bakabilirsin 11:1 ,yetmedi mi kutsal kitabın uyumunu görmek için karşılaştır :mat.1:6 . sanırım bu konuda bir problem yok dimi ?

Fakat halihazirda lir calan müzikci olarak saraya alinan Davud'u hemen bir bölüm sonra Samuel 17,55-58'deyse ne Saul ne de ordu komutani Avner tanimaz ve Golyat'i yenen genc erkegin kim oldugu bilinmez.

Saulun emrine girmiştir. Bu da tamam. Ama sorun dediğin şeye gelelim.Ordu komutanının yada Abnerin yaklaşımı kutsal kitapta yazılan usluba uygundur :

bunu görmek için Çıkış 5:2 yada I.Sam 25:10 a bak.Orada da "kimmiş ,tanımam ,bilmem "tarzında yaklaşımlar e uslup görülür.


Fakat 2. Samuel 21,15-22'deyse ayni hikaye tekrar anlatildiginda, Golyat'i sapan vurduktan sonra kilicla boynunu kesip öldüren Davud degil, bu sefer Avisay oluyor.


hayır efendim öyle olmuyor. .Kahramanımız kimdir ? DAVUD sonra yardıma gelen kimdir ?Abişaydır. Belki de Abşayın yardımıyla öldürüyordur ! Çünkü bu ayeti anlamak için şu ayeti OKUYUN : II.SAM 22:19

ALKA
03-03-2010, 21:06
Olayı saptırmak için elinizden geleni yapıyorsunuz Alka hocam.
Konu tevratta özellikle davidle ilgili çelişkiler (!) değil ,Davidin yada başka şahısların uydurma şahıslar olduğunu söyleyen eleştirmenlerin yakın tarihimizde yapılan kazılarla kutsal kitabın Doğruluğuyla karşılaşması.



Tarihsel olaylardan bahsediyorum yukarıda.

Carpitma ve tarihsel güvenirlikten bahsettiniz, "Beytlehem'deki cocuk katliami kac senesinde vuku buldu, sayin Natan?"

Matta 2; 16 Hirodes, yıldızbilimciler tarafından aldatıldığını anlayınca çok öfkelendi. Onlardan öğrendiği vakti göz önüne alarak Beytlehem ve bütün yöresinde bulunan iki ve iki yaşından küçük erkek çocukların hepsini öldürttü.

ALKA
03-03-2010, 21:12
Dediğim gibi konu Kutsal kitapta anlatılan olayları ve kişilerin gerçek olup olmadığının TARİHSEL ZEMİNDE araştırmasıdır. Ancak yazdığın şeyler metinler üzerinde çelşki yada farklılıklarla ilgili. Konu Bu değil ve yanlış yere yönlendirme yapıyorsunuz.

Yinede bilgim dahilinde olan şeyleri söyleyeyim .



Benim kullandığım Kutsal kitap çevirisinde Isay değil ,Yesse olarak geçer.Birçok kişi farklı isimlerle nılır. iki ismi olan pek çok kişinin olduğunu siz de ÇOK İYİ bilirsiniz.

DaVud a) beytlehemli b)yessenin oğludur --I.Sam. 16:1 ;I.Tar. 2:13 ; hatta Yeşeya ya da bakabilirsin 11:1 ,yetmedi mi kutsal kitabın uyumunu görmek için karşılaştır :mat.1:6 . sanırım bu konuda bir problem yok dimi ?



Saulun emrine girmiştir. Bu da tamam. Ama sorun dediğin şeye gelelim.Ordu komutanının yada Abnerin yaklaşımı kutsal kitapta yazılan usluba uygundur :

bunu görmek için Çıkış 5:2 yada I.Sam 25:10 a bak.Orada da "kimmiş ,tanımam ,bilmem "tarzında yaklaşımlar e uslup görülür.




hayır efendim öyle olmuyor. .Kahramanımız kimdir ? DAVUD sonra yardıma gelen kimdir ?Abişaydır. Belki de Abşayın yardımıyla öldürüyordur ! Çünkü bu ayeti anlamak için şu ayeti OKUYUN : II.SAM 22:19

Yine isinize geldigi gibi anlamak istemissiniz. Ayetleri de inkar ediyorsunuz, üstelik kivirtiyorsunuz.

Natan
03-03-2010, 21:36
Yine isinize geldigi gibi anlamak istemissiniz. Ayetleri de inkar ediyorsunuz, üstelik kivirtiyorsunuz

Hayır kıvırtmıyorum sevgili Alka .Devam edelim.

http://www.truthnet.org/Biblicalarcheology/9/15-Palestinian-Cities.jpg

Mısır Karnaktaki bir mabet duvarı.

Mısırda Karnakta bulunan bu mabet duvarındaki resim ve yazılar Kutsal kitabı nasıl doğruluyor; Bundan yaklaşık 3000 yıl önce ,Süleymanın oğlu Rehoboamın hükümdarlığı sırasında Mısır firavunu Şişakın Yahuda krallığı üzerinde kazandığı zaferi anlatır. Bu olay tümüyle Kutsal Kitapta doğru bir şekilde anlatılmaktadır.I. Kral. 14:25,26

Başka bir örnek Moab taşıdır.Aslı Paris şehrinde bir müzede dir. Taş üzerindeki kayıt,Moab kralı Meşanın İsraile karşı ayaklanmasını anlatır.Bu olay da kutsal kitapta anlatılır. II.Kral. 1:1,3:4-27

http://4.bp.blogspot.com/_CQ6Kr_PsXyI/SyVpch4yjVI/AAAAAAAAAfA/q5kTnrH64YY/s640/La+Piedra+Moabita+o+de+Mesa.jpg

Kutsal kitap dışı tarih kutsal yazılarda geçen olayları doğrulamaktadır. Hatta burada kutsal kitapta yaklaşık 7000 kez geçen Tanrının ismi YHVH de geçmektedir.

http://xoomer.virgilio.it/biblia/clases/places_07.jpg

Aşağıda ,Yeruşalimdeki Siloam havuzu ve 533 m.uzunluğundaki su tüneli görülmektedir.Bu gun Yeruşalime giden pek çok turist suyun içinde yürüyerek bu tünelden geçmiştir.Bu tünelin varlığı ,Kutsal kitabın doğruluğuna ek bir kanıttır. NEDEN ? çünkü Kutsal kitap ,Kral Hizkiyanın ,ist,lacı bir ordu karşısında ihtiyacı olan suyu güvenceye almak için 2.500 yıl önce bu tüneli inşa ettirdiğini açıklar.

(II.Kral.20:20; II.Tar.32:2-4,30)

http://www.holtzendorff.com/vacations/israel/images/pool%20of%20siloam.jpg


Diğer bir örnek Nabonidus Kroniğidir.

British Museumda gezen biri bu kroniği görecektir.Bu levha Kutsal kitabın da anlattığı gibi Eski babilin düşüşünü anlatır .Daniel 5:30/31 .
http://www.katapi.org.uk/images/Inscriptions/ChronicleOfNabonidus-BM-300h.jpg

Fakat Kutsal kitap Belşatsarın O zaman Babil kralı olduğunu söyler.Oysa Nabonidus Levhası Belşatsarın adından bile bahsetmez.Aslında o zamanlar,bilinen tüm eski kayıtlar Nabonidusun Babilin son kralı olduğunu söylüyordu.Böylece kutsal yazıların doğru olmadığını söyleyenlerden bazıları,Belşatsarın hiç YAŞAMAMIŞ biri olduğunu söylediler.Fakat son yıllarda bulunan kayıtlar Belşatsarı Nabonidusun oğlu olduğu ve o zamanlarda Babilde ortak kral olarak hüküm sürdüğünü gösteren gösteren kanıtlar ortaya çıktı.Ve kutsal kitap bir şekilde daha teyit edilmiş oldu.

Khaos
10-03-2010, 17:41
yahu bizzat isanın babası hakkında yanlış bilgi veren bir kitabın tarihsel güvenilirliği mi olurmuş.
kutsal fahişe meryemi kutsal bakire ilan eden bir kitaptan bahsediyoruz.
kırk yıllık horusu bize jesus diye kakalamaya kalkan bir kitaptan.
aynı masalı muhammedde kuranda tekrar etmiş.
olan zavallı isaya olmuş bu arada.
adamıda inandırmışlar tanrının oğlu olduğuna.
garibim çarmıhta babası gelecek diye bekleyip durmuş.
sonrada beni neden terkettin diye hayalkırıklığı.

Natan
10-03-2010, 21:38
anarchist , hala mı vazgeçmedin bu usluptan!
uyarılar alıyorsun , yine bana mı demiyosun.
yukarıda bilimsel -tarihsel şeyler yazdım varsa bilimsel bir döküman paylaş,
yoksa şu hakaret-vari konuşmayı bırak.

ozgur_beyin
10-03-2010, 21:59
sevgili natan bunu anlayacağını umuyorum herkesin kendine göre bir yerlerde belgeleri var
sizinkide o hesap .sizde kendi belgelerinizi bulmuşsunuz.
pontius platisun belgesi olması isayı diriltir veya yaşadığını ispat edermi? örneğin isa denen bir adamın çarmıha gerildiğini anlatan belge varmı_
vera bana olduğunu söyledi ama gösteremedi.
ayrıca kutsal kitap bir tarih kitabımıdır. yoksa yhvh in şeriatnı anlatan bir ahlak kitabımı?

Natan
10-03-2010, 22:19
Özgür hocam , Kutsal kitap tarih yada bilim kitabı değildir. Ancak tarihsel olarak doğruluğunu vurgulamak istedim.

Pontius Pilatusun var olduğu yazar gerçekten de yaşamış tarihsel biridir . Başka şeyler de var onlar da doğrudur. O zaman bahsetiği başka şeyler de doğru olabilir. Pavlusun , mattanın ,lukanın ,davudun ,süleymanın varlığına inananlar neden İsanın tarihselliğine inanmıyor ? Saydığım bu insanlara da inanılmasın hepsi masal olsun biz de rahatlayalım ,olur mu :)

İsanın çarmıhta öldüğü bilinen bir gerçektir.

Khaos
11-03-2010, 12:20
bilimsel olmanın kriteri nedir.
babasız doğmanın bilimini yapın bana.
buz gibi gerçeklere hakaret kendi yalanlarınıza bilimsel diyorsunuz.
isanın babası gökyüzündeki adam.
hadi bunu bana bilimsel olarak izah etmeni bekliyorum.
ahlak çok umurumda değil.
meryemin tercihlerini eleştirmiyorum.
meryemin durumu ve isanın durumu ile ilgili günlük dilde hakaret olarak kullanılan betimlemelere de girmiyorum.
sen hangi uyarıdan hangi bilimden bahsediyorsun.
isanın durumuna uygun kelmeyi buraya yazmamamın sebebi uyarılar değil.
sadece seni kırmamak isteğimdir.

Natan
11-03-2010, 12:31
Benim yukarıda neyden bahsettiğimi ve ne anlatmak istediğimi anlamıyorsun.Yukarıda mucizelerden bahsetmedim.Mucizeleri de tartışmıyoruz,bu inanışın içerisinde yer alıyor bilmem farkında mısın . Sen yukarıda yzdığım kısa çalışmayı okudun mu ? pek sanmıyorum.

Khaos
11-03-2010, 12:41
elbette okudum
o çalışmada ısrarla nesnel bir görüntü vermeye çalışmışsın.
zaten bende o görüntü verme motivasyonuna kafayı taktım.
bahsettiğin konuya değil konuyu ele alma biçimindeki riyaya takıldım.
müslümanlrda bilimsel görünme sevdası vardır.
iseviler de onlara özenmiş herhalde.
yahu sizin metinleriniz baştan sonra bilimdışı.
sıkıştığınızda bilim şeytan tarafından etki altında tutuluyor diyorsunuz.
bu bilimsel görüntü verme ihtiyacı nerden çıktı diyorum bende.
senin başlığında senin konunu değil tarzını tartışıyorum.
aradaki farkı hala mı anlmadın.
ölüleri dirilten ,kendi ölümünden dirilen,babasız doğan bir adamın masallarını anlatan bir kitabımı bilimsel diye yutturmaya kalkıyorsun diyorum.

Natan
11-03-2010, 12:47
Şu andaki tartışmamız kişiselliğe gidiyor. Benim anlatış tarzımda ne varmış :)

Ki ben burayı bırak çevremde de "her şeyyi ben bilirim" tarzında dolaşan burnu havalarda tiplerde de değilim. Haa bahsettiğin bilimsel olmayan bir kitabı nasıl bilimselmiş gibi göstermemse (!) bu senin bakış açına bağlı olarak ortaya çıkan bir iddadır.

Nedir konu başlığı :


Kutsal kitabın Tarihsel güvenilirliğine örnekler
benim anlattığım şeyler ne ? Nyden bahsediyorum ben. Açıkçası anlatırken başkalarının yaptığı gibi HURAFELERE mi başvuruyorum ?Bunu bana söyle önce ?

Khaos
11-03-2010, 12:55
of be arkadaşım
aynı şeyi bana tekrar ettirme..
söyledim..
başlık senin, konu da senin.
ben konuyu tartışmıyorum.
sen bilimsellikten bahsediyorsun ya.
ben de sana diyorum ki.
sonuna kadar bilimselliğe varmısın.
sıkışınca ; şeytan bu işleri ayarladı inananların kalbine şüphe sokmak için diyecek ve bilimi reddecekmisin.
çünkü iseviler bunu çok yapıyor.
incilde bilimle çelişen onlarca örnek var.
al biriside dünyanın yaşı.
şimdi sen incilin sözünümü, bilimin sözünümü kabul edeceksin.
yada incilin sözüne bilime uydurabilmek için tevil mi edeceksin.
ne yapacaksın.
tarzın nedir.
bilim senin işine geldiğinde kullanıp, gelmediğinde şeytan işi diye ilan edeceğin birşey midir.
bilimi bir kıstas olarak kabul edeceksen,
isanın doğumu ölümü dirilişi ve daha neler neleri bilimin neresine koyacaksın.

Natan
11-03-2010, 13:32
Ben bilime varım elbette, bilimi neden reddedeyim.
Ancak bazı konular inancın dahilindedir. Tanrı örneğin. İsanın doğuu mesela. Bu bilimle alakalı değildir. Sen bilimle bunu doğrulayamazsın . Tanrı vs. bilimin değil İlahiyatın araştırma konusunudr. Sen teoljiyle bilimi karşılaştırıyorsun başta yanılmaktasın. Bakış açını düzelt kardeşim.

Ben bilimle ilgi yada evrim vs birçok şey yazdım. Özellikle zoolojiyle ilgileniyorum. Evrim bölümünde var , ordan istersn devam et çünkü bu konu bilimle de ilgili değil, tarihle ilgili."Tarihsel güvenilirliği" diyor çünkü.

Khaos
11-03-2010, 13:47
sayın natan
tanrının bilimin konusu olup olmadığına siz değil bilim kendisi karar verir.
lütfen agnostik demogojilere tevessül etmeye kalkma.
mesela tanrı düşüncesinin de evrimi vardır.
bu konu paleontolojiden sosyolojiye kadar bilimin içindedir.
ben incilin tarihsel güvenilirliğini tartışabilecek formasyonda değilim.merak edersem vakit ayırırım o formasyonu kazanınca da gelir o konuda bilim adına konuşurum.
ancak, bilim felsefesi açısından sizin tarzınızı tartışabilecek formasyondayım.
ben de onu yapıyorum zaten.

Natan
11-03-2010, 21:18
şüphe ,araştırmak ,sorgulamak günah değildir. Nerede yazıyor günah olduğu. Sanki ateistlerin dışında inanırlar sorgulamaz ,araştırmaz, sadece dogmaların peşinden gider gibi bir anlayış yansıttınız. Bu yanlış

Khaos
12-03-2010, 02:08
mesela nelerden şüphe edersiniz sayın natan..
tanrının var olup olmadığı,
meryem oğlunun babasız doğup doğamayacağı,öldükten sonra dirilip dirilemeyeceği
gibi şeylerden de şüphe edebilirmisiniz.şu ana kadar kendinizi inandırdığınız tüm paradigmanın baştan sona yalan olabileceği ihtimalini hiç düşünürmüsünüz.

Natan
12-03-2010, 19:12
Beni mi sıkıştırıcasınız :)
En az sizin kadar sorgulayan ,araştıran , felsefi konularda düşünen biriyim.
Çevremde de "düşünen bi genç" olarak algılanıyorum. Marsizmi de bilirim. Ateist argümanları da iyi bilirim , hrıstıyan teolojisini de .Özellikle felsefeyle ilgileniyorum. Mesela bir felsefe fikir oluşumunda görevli olarak yer almışımdır.Ancak yoğunluğmdan bırakmıştım.

Bu günümden bir örnek vereyim, kahvaltı yaparken ne düşünürsünüz siz , ben 10 dakika "zaman nasıl bir şey olduğunu" düşündüm .SAÇMA mı ,
Bakire doğum nasıl geçekleşir acaba diye de düşünebilirsiniz,başka şeyleri de sorgulayabilirsiniz,geçen gün Tanrının varlığını & yokluğunu sorguladım.
Siz her karşınıza çıkanı sorgulamayı bilmeyen dogmaların arkasında kör inançla hareket eden olarak algılamayın. Yanılırsınız.

Khaos
13-03-2010, 01:04
sayın natan
kesinlikle sizi sıkıştırmak değil amacım.
ben bu sitede bir an bile egolarımı tatmin için diyaloğa girmedim.tek bir şeye inanırım.
o da gerçeği aramak.sadece gerçeği arama yolculuğudur benim için diyalog.
sizin adınıza da kesinlikle çok sevindim.
tanrının varlığını ve yokluğunu sorgulama becerisi bir dindar için çok üst bir seviyedir.
başarılabilmesi ise dile kolaydır ancak gerçekte son derece zordur.
o halde sizin materyalizmi; sadece dışardan bir dindar reddiciliğiyle değil içine girerek ve materyalist gibi düşünmeyi becererek analiz edebileceğinizi düşünebilirim.
bu durumda, sizin için hala ümit var.umarım bir gün idealizm denen bu tuhaf ve akla aykırı durumdan kurtulmayı başarır ve gerçeğin sesi olan materyalist felsefeye ulaşırsın.

Natan
13-03-2010, 19:40
Sizin için söylemiyorum ama ,çoğuları gerçeği aramak adına kendi gerçeklerini dayatma peşindeler.

hur-kus
14-05-2010, 01:17
Birçok yanlış içeren kitaba güvenmek zordur.İkinci dünya savaşını 1800'lü yıllara tarihlendiren yada Türkiye Cumhuriyetine krallıkla yönetilen bir Devlet diyen çağdaş bir tarih kitabı düşünün.Böyle yanlışlar ,kitabın güvenilirliği hakkında soru işaretleri uyandırmaz mı ?

Kutsal Kitabın tarihsel doğruluğunu şu ana kadar kimse çürütememiştir.Bu kitapta GERÇEK kişiler ve GERÇEK olaylar anlatılır.

Örnek verelim ;

Kişiler -People

Kutsal kitap eleştirmenleri ,İsayı çarmıha gerilmesi için teslim eden Romalı Yahuda valisi Pontius Pilatusun varlığından şüphe ediyordu. (Mat.27:1-26).Akdenizdeki bir liman kenti olan Sezariyede 1961 yılında bulunan bir taşın üzerindeki sözler ,Pilatusun bir zamanlar Yahudanın yöneticisı olduğunu kanıtlar .

http://img695.imageshack.us/img695/5228/22394316.jpg

Sonradan İsrail Kralı olan genç ve cesur çoban Davud'un tarihte yaşamış biri olduğuna dair Kutsal yazıların dışında bir kanıt 1993 e kadar YOKTU ! O yıl arkeologlar ,İsrailin kuzeyinde MÖ dokuzuncu yuzyıla ait bazalt bir taş buldular.Uzmanlar bu taşta "Davud Evi" ve "İsrail kralı" ifadelerinin geçtiğini söylüyorlar. Eleştirmenler de Davud un yaşamış tarihsel biri olduğunu görünce susmay tercih etmişlerdi.


http://www.towards-success.com/dejnarde_files/david_king_of_israel_picture.jpg

Olaylar -Events : Birçok bilgin ,Davud'un zamanında İsraille savaşan Edom ulusuyla ilgili Kutsal kitap kaydının doğruluğundan yakın zamana kadar şüpheleniyordu (I.Tar. 18:12,13) Onlar Edom'un o zamanlar hayvancılıkla uğraşan basit bir toplum olduğunu ve çok ileri bir tarihe kadar İsraili tehtit edecek şekilde örgütlenmediğini yada o güce sahip olmadığını idda ettiler.

Ancak bir arkeoloji degisindeki makalde yazdığı gibi ,son zamanlarda yapılan kazılar " Edom'un Kutsal kitapta anlatıldığı gibi (düşünüldüğünden) çok daha önce gelişmiş bir toplum olduğunu" gösteriyor .“



Doğru unvanlar -Proper titles :

Kutsal kitabın yazıldığı 16 yüzyıllık dönem boyunca dünyada birçok yönetici vardı. Kutsal kitap bir yöneticiye değinirken HER ZAMAN uygun unvanı kullanmıştır. Örneğin Herodes Antipası 'bölge yöneticisi' ,Gallio'yu "genel vali" olarak doğru şekilde adlandırır. (Luk 3:1; Elç.18:12) Ezra 5: 6 da da Tattenay ,"ırmağın ( Fırat ırmağının) öte tarafındaki" Pers ilinin valisi olarak adlandırır.MÖ dördüncü yüzyıla ait bir sikkenin üzerinde benzer bir tanımlama bulunuyor. O sikke de ,Pers valisi Mazaios ,"ırmağın öte tarafıdaki"ilin yöneticisi olarak adlandırır.

Görünüşte önemsiz olan ayrıntıların doğruluğu aslında büyük önem taşımaktadır. Kutsal kitabı kaleme alanların en ufak ayrıntılara bile güvenebiliyor olmamız ,yazdıkları diğer şeylere de olan GÜVENİMİZİ perçinlemez mi?

Esenlikle

Aynen katılıyorum sayın Natan,

teşvik edici ve güvenimizi perçinleyen bilgi ve belgeler için teşekkür ederim.. :)

hur-kus
14-05-2010, 01:31
Özgür hocam , Kutsal kitap tarih yada bilim kitabı değildir. Ancak tarihsel olarak doğruluğunu vurgulamak istedim.

Pontius Pilatusun var olduğu yazar gerçekten de yaşamış tarihsel biridir . Başka şeyler de var onlar da doğrudur. O zaman bahsetiği başka şeyler de doğru olabilir. Pavlusun , mattanın ,lukanın ,davudun ,süleymanın varlığına inananlar neden İsanın tarihselliğine inanmıyor ? Saydığım bu insanlara da inanılmasın hepsi masal olsun biz de rahatlayalım ,olur mu :)

İsanın çarmıhta öldüğü bilinen bir gerçektir.

Doğru kardeşim, İsa hepimiz için öldü....

Senin için de öldü.. Ne yazık ki son mesajların bunu unuttuğunu gösteriyor...

Saygılarımla