PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Minareler budist geleneği mi?


ozgur_beyin
06-03-2010, 19:44
Eski türk tarih kurumu başkanı açıklamış minareler türbeler budist geleneği

işte o o haber

ürk Tarihi Kurumu eski Başkanı Halaçoğlu, minarelerin bir Budizm geleneği olduğunu ileri sürdü.

Minarenin yanı sıra türbelerin de Budizm'den geldiğini savunan Halaçoğlu, Filistin'deki katliam konusunda da fazla duygusal davranılmamasını istedi.

Katliamı "sadece 600 kişinin öldürüldüğü Filistin" diye niteleyen Halaçoğlu, "Bence Türkiye, Arap ülkelerinin kendi içinde birleşemediklerini de göz önüne alarak orada faaliyetlerini yürütmek yerine, kendi problemlerine yönelmeli." dedi.

Antalya Sanayici İşadamları Derneği (ANSİAD)'nin 2009 yılı olağan toplantılarından 3.'sünün konuğu Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu oldu.

Yemekli toplantının başında kısa bir konuşma yapan ANSİAD Başkanı Mehmet Hacıarifoğlu, bundan sonra yapacakları çalışmalardan bahsetti.

Yaklaşık bir buçuk saat konuşan Yusuf Halaçoğlu ise, tartışmalara neden olacak sözler sarf etti. Türk tarihini anlatarak güncel meselelere geçiş yapan Halaçoğlu, şimdiki Alevilik inancının temelinde yer alan en önemli unsurlardan birinin şaman geleneklerinin yer alması olduğunu ifade etti.

Aynı şekilde Sünnilerin de şaman geleneklerinden etkilendiğini kaydeden Halaçoğlu, "Yağmur duasına çıkılması şaman geleneğidir. Yine ağaçlara bez bağlamak, dilek dilemek, mum dikmek şaman gelenekleridir. Mesela minareler bizim İslami geleneğin değildir, hatta şaman da değildir. Tamamen Budizm'den gelmiştir. Türbe, Budizm'den gelmiştir. Bunları açıkça konuşmamız lazım korkmadan." diye konuştu.

İsrail'in orta doğudaki varlığının Amerika'nın varlığı anlamına geldiğini vurgulayan Halaçoğlu, dolayısıyla bütün Arap ülkelerinin bir araya gelmeleri halinde bile İsrail'i ortadan kaldırma durumunun söz konusu olamayacağını iddia etti.

Onun yerine, Orta Doğu'da barışın sağlanması için görüşmeler yapılması gerektiğine dikkat çeken Halaçoğlu, bunun için Türkiye'nin Osmanlı'dan kalan barış dönemini çok iyi kullanabileceğinin altını çizdi.

Halaçoğlu, şunları söyledi: "Bence Türkiye, Arap ülkelerinin kendi içinde birleşemediklerini de göz önüne alırsanız, orada faaliyetlerini sürdürmek yerine kendi iç dinamiklerini ve kendi problemlerini çözecek bir yola enerjisini kaydırırsa daha iyi olur. Hani Filistin'deki çekilen ızdırabı insan olarak değerlendirebilirim ama aynı insanlar Irak'ta da katledildi. Oraya duyarsız kalıp sadece 600 kişinin öldürüldüğü Filistin'e hangi sebeple bakacağız? Bunları çok iyi değerlendirmemiz lazım. Duygularımıza kapılmadan akli selimle ve dolduruşa gelmeden bir politika izlememiz lazım."

Irak'ta, Gazze'de ve Somali'de yaşananların aslında Amerika'nın Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası olduğunu vurgulayan Halaçoğlu, Türkiye'nin Amerika'yla masaya oturacak olan İran'ın yanında yer alması gerektiğini bildirdi.

Terör örgütü PEJAK'ın İran'daki faaliyetlerini durdurmasının ABD'nin İran'a jesti olduğunu savunan Halaçoğlu, "Dolayısıyla İran ile Amerika'nın masaya oturma imkanları doğdu. Peki Türkiye'de PKK ne olacak? İran ile ilişkilerimiz nasıl olacak? ABD ile ilişkilerimiz nasıl olacak? Bütün bunlar çok önemli, atılacak her adımın çok dikkatli atılması gerekiyor. Şayet Türkiye İran'la birlikte hareket eder ve ABD ile masaya oturduğunda İran'la birlikte olabilirse yüzde 99 PKK sona erer." şeklinde konuştu.

Halaçoğlu, kendisi için söylenen ırkçı, kafatasçı, resmi tezleri savunan gibi bir takım yakıştırmaları kabul etmediğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda Halaçoğlu'na çeşitli hediyeler verildi.


http://www.internetajans.com/default.asp?nid=70372