PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Balık atalarımız sudan karaya nasıl geçti?


saroz
20-03-2010, 15:27
http://www.youtube.com/watch?v=oX4FNDOyrF0&feature=related

saroz
22-03-2010, 17:16
Çevre koşullarının veya besin tercihinin zorlaması, savunma ihtiyacı vs. gibi unsurlar, evrimi tetikler

saroz
27-03-2010, 09:04
hangi masal kitabında yazıyor bu balık olayı


Kuran'a bakma orada bulamazsın.

Hep masal kitabı okursan bilemezsin tabi. Bilimsel kitaplar okumanı öneririm sana.

saroz
27-03-2010, 13:36
Eee bilader söyle bakalım niye o balıklarda insan olmamış.
Tamda akciyeri bulmuşkene
karaya çıkmaya zamanlarımı olmamış.
üstelikte doğurmayıda öyrenmişken.:blah:

Soora sen söylesene bu değişim neden hep
iyiye harika olana.
Neden akciyere sahip olupta
karaya çıkanlar ilerlemişte suda kalanlar
gidenlere yem olmuş.
Yani onlarda suda büyük bi uygarlık kuramazlarmıydı.
ne engel varki önlerinde.:noidea:

Şu videoyu bir izle bakalım yanıtını bulabilecekmisin sorularının?

http://www.youtube.com/watch?v=rFrczHGmbEQ&feature=related (http://www.youtube.com/watch?v=rFrczHGmbEQ&feature=related)

kim
28-03-2010, 11:48
EDIT


Eee bilader söyle bakalım niye o balıklarda insan olmamış.
Tamda akciyeri bulmuşken
karaya çıkmaya zamanlarımı olmamış.
üstelikte doğurmayıda öyrenmişken.:blah:

Soora sen söylesene bu değişim neden hep
iyiye harika olana.
Neden akciyere sahip olupta
karaya çıkanlar ilerlemişte suda kalanlar
gidenlere yem olmuş.
Yani onlarda suda büyük bi uygarlık kuramazlarmıydı.
ne engel varki önlerinde.:noidea:

uyar
28-03-2010, 13:04
Eee bilader söyle bakalım niye o balıklarda insan olmamış.......Soora sen söylesene bu değişim neden hep iyiye harika olana.
Neden akciyere sahip olupta karaya çıkanlar ilerlemişte suda kalanlar......

kim kardeş..

yakında bu evrimi en iyi savunanlardan biri olacaksın farkında mısın...
işte böyle sorular lazım .... ha gayret.

Kemaloğlu
28-03-2010, 14:15
kim kardeş..

yakında bu evrimi en iyi savunanlardan biri olacaksın farkında mısın...
işte böyle sorular lazım .... ha gayret.

Bak dostum bilimin amacı kainatı kavramaktır,nasıl oluştuğunu,nasıl başladığını araştırır

Va kainatın nasıl oluştuğuna dair çok sınırlı sayıda görüş var binlerce değil bunlarda %100 ispatlanmamıştır

Bir görüş derki;Kainat sonsuz kudretteki bir varlık tarafından yaratılmıştır
Bir görüş de derki;Kainat,canlılar milyonlarca,milyarlarca yıl süren bir süreçten sonra tesadüfler sonucu meydana gelmiştir

Şimdi bunların hiçbiri veya ikisi yobazlığın veya modernliğin sembolü değildir,sen kendi görüşünü modernliğin sembolü yapıp öteki görüşü direk çöpe atıp yobazlığın sembolü ilan ediyorsun ve bilime en büyük ihaneti yapıyorsun

dilaver
28-03-2010, 16:21
Bir görüş derki;Kainat sonsuz kudretteki bir varlık tarafından yaratılmıştır
Bir görüş de derki;Kainat,canlılar milyonlarca,milyarlarca yıl süren bir süreçten sonra tesadüfler sonucu meydana gelmiştir

Kemaloglu

Hatanız nedir biliyor musun. Yazdıklarınızı okumuyorsunuz. Şİmdi yukarıda yazdıklarına bir bak. İlkinde işine geldigi için kainatı bir anda yarattın. İkincisinde ise kainatın oluşumunu milyarlarca sene içerisine aldın ve evrim ile yaratılışı birbirine karıştırdın.

Bilimin hiç bir dalı yaratılış ile ilgilenmez. Bilim ancak deneylenebilen, gözlemlenebilen olgularla ilgilenir. Şayet senin dedigin gibi bir görüş olsaydı o halde bugün yaratıcının varlıgını test edebilen araştırmalar olmalıydı. Peki var mı böyle bir araştırma, yok. Hiç oldu mu, olmadı. O halde yaratıcı hiç bir zaman bilimin konusu olmadı ve olmayacak da. O halde din ile bilimi birbirine karıştırmamak lazım.

Ayrıca tesadüf diye bir şey de yok. Kavranması gereken halka atomlar ve atom altı parçacıklar, ya da en temel element olan hidrojen. Hidrojeni kavrayabilirsen gerisini de kavrayabilirsin. Başlangıçta ve hala tüm evrenin agırlıgı hidrojende. Yeteri kadar sıcaklık altında ise hidrojen helyuma dönüşüyor ve bu böyle devam ediyor. Carbon, oxygen ve en son da demir.

Şimdi bu süreci böyle kavradıktan sonra okygen oluştuktan sonra yeteri kadar hidrojen ile oxygen bir araya geldiginde kaçınılmaz olarak su oluşuyor. Bunların olabilmesi için ise ne bir varlıga ihtiyaç var ne de yaratıcıya. Nitekim bilim bu süreci bir tanrıya ihtiyaç duymadan gayet güzel açıklayabiliyor. Açıklayamadıgı noktada da deney ve gözlemlere devam ediyor.

Başlıgın konusu ise balıkların akcigere sahip olabilmesi ve bunun nasıl olabildigi. Demek ki bir tür farklı bir türe dönüşebiliyor. Akciger ise su dışı yaşama imkan saglayabiliyor. Peki bu süreçte bir tanrı parmagı var mı. Var ise bu konudaki gözlemlerinizi anlatırsanız başlık da rayından çıkmamış olur.

saygılarımla

Kemaloğlu
28-03-2010, 16:46
Peki var mı böyle bir araştırma, yok. Hiç oldu mu, olmadı. O halde yaratıcı hiç bir zaman bilimin konusu olmadı ve olmayacak da.

Hiçbirzaman olmadımı hiçbirzaman....
Yani en azından bilim tarihinde bilim adamları hiç
tanrıdan bahsetmezlermi,ben behseder diye biliyorum
Ben eski yunanda olsun,ortaçağda olsun,şimdi olsun bilim adamlarının
hep bu iki görüşte mevzilendiklerini biliyorum.Ben bundan bahsediyorum oxygen den değil

Şimdi size cern'den bahsetsek cevabınızı biliyoruz okumuştuk
Başkada ne yapabilirim canlıların,kainatın karmaşıklığından bahsedip süreci tanrıya bağlayabilirim.Ama senin için hep zayıf kalacak,eksik kalacak çünkü sen karşında görmek istiyorsun onu

Anlatacaklarım seni etkilemiyor tıpkı balıkların akciğerinin beni etkilemediği gibi.

dilaver
28-03-2010, 17:37
Yani onlarda suda büyük bi uygarlık kuramazlarmıydı. ne engel varki önlerinde.:noidea:

Kim kavramadıgın, kavramamakta direndigin nkta şurası. O canlılar zaten şu andaki uygarlıgımızın temelini atmışlar. O uygarlıgı kurmuşlar ama kurmaları da yüzmilyonlarca sene almış. Sıradan basit bir canlı hücresi milyarlarca sene sonra akıllı yaşam formuna ulaşmış. Çok hücreli yaşam yüzmilyonlarca sene sonra insan dedigimiz düşünen canlı haline gelebilmiş. Demek ki sudan çıkıp bir akıllı uygarlıgı oluşturmuş canlılık.

Şimdi hala neden balı şu anda insan olamıyor diye sorabilmek için ya art niyetli olmak lazım ya da süreci hiç kavramamak lazım.

Degişimim iyiye ve harika olana diye düşünmen senin kısıtlı bilginden kaynaklanmakta. Bu gün göz dedigimiz, pek çok canlının görmesini ve beyin fonksiyonlarını saglayan aygıt herhalde sana göre en mükemmel olanı. Ama yarasa evriminde göz yok. Muhtemelen onlar gözleri olmadan ses dalgalarıyla görebiliyorlar. Ama bu hayvan son derece de başarılı. Uçarken hiç de saga sola çarpmıyor, rahatça avlanabiliyor. Bu hayvanın evrimi ona daha iyi yaşam koşulları sagladıgı için böyle evrilmiş ve bu evrim başarılı oldugu için yarasalar kör olarak hayatta kalmayı başarmışlar.

Kemaloglu

Tarih boyunca bilim ile ugraşan hatta bilime temel olan iananlar vardır, ama sadece ilk konusunda. Yani bilinmeyen konusunda. Bir başlatıcı vardır der çıkarsın işin içinden. Büyük patlama olmuştur spekülasyonu ile büyük patlamayı tanrı yapmıştır spekülasyonu arasında pek de bir fark yoktur. İkisi de gözlemlenemiyor. Ama hepsi oraya kadar.

Bundan sonrası ise bilimin açıklayabildigi konular ve orada spekülasyona izin yok. 10^-43 saniyeden sonrasında bir tanrının işi yok. Hiç bir bilim adamı da tanrıyı bu saatten sonra işin içine sokmaz, sokamaz. Yani İsa'ya, Musa'ya, Muhammed'e yer yok.

Bir tanrı var ve yüz yıllardır hep bilinmeyenlerin arkasına saklanıyor. Burada neden diye sormamız gerek miyor mu.

saygılarımla

ALKA
29-03-2010, 03:17
Videonun bir bölümünde söyle deniliyor;

"yaklaşık 350 milyon yıl önce balıklar kendilerini sudan karaya sürüklemeye başladılar. Sudan çıkabilmek için balıkların iki sorunu çözmesi gerekliydi. İlki karada sürüklenmeyle ilişkin mekanik problem..Mangrov bataklıklarında yaşayan çamur zıpzıpı ön yüzgeçleri bitişik kemiklere sahip, böylece kendini kaldırabilmek için bunları bacak gibi kullanıyor"

Yani yukaridaki görüse göre yüzgeclerin karaya gecisle birlikte eszamanli olarak gelisme göstermis oldugu düsünülüyor.

Buna ragmen 20 yil önce antropologlarin Grönland'da bulduklari bazi fosillerde bir takim balik türlerinin karaya cikmadan cok daha önce bacaklarinin evrilmis olabilecegini gösterebiliyor. Bu fosil bir tetrapod türü olan Acanthostega ait. Yüzgeclerden yavas yavas bacak olusumuna dair cesitli asama ve evrelerin karsilastirmak ve görmek asagidaki görselde mümkündür.

http://www.evrimteorisi.org/images/stories/articles/2009-Yaz/tiktaalik_limb.jpg

Bundan sonra henüz bir kac yil önce 2006'da Kuzey Kanada'nın Nunavut bölgesinde bir adada da Edward Daeschler ve ekibi bacaksi yüzgec yapisina sahip olan fosili cok iyi korunmus benzer bir tür daha buldular. Tiktaalik ismini verdikleri bu türde tüm kemiklesme ve bacaklasma gösteren yüzgecin ayrintilarini bulmuslardi. Üstelik tiktaalik ayni zamanda parmak yapisi ve uzantilari olusturabilmis bir ara türdü de.

Bu türün yüzgeclerinde görülen bacak ve parmaklasma ile insan ellerinin ve diger primatlardaki el ve parmak yapisi arasindaki benzerlikler de yan yan gösterildiginde cok iyi fark edilmektedir.

http://www.evrimteorisi.org/images/stories/articles/2009-Yaz/tiktaalik_splay.jpg http://site.mynet.com/arifaxoy/mynet_resimlerim/normal_10.jpg

ALKA
29-03-2010, 04:33
siz de takmıssınız şu ol denınce olana.
evrimin olmadığı aşikar olunca yeryüzünde canlılığın bir anda farklı farklı canlılar arasında başladığı açıktır.yani ol denılınce olmustur

Öyle ise yaratiscililar neden dinazorlardan cok daha önce yasamis bir tavuk veya koyun veya fifi köpek fosili bulup evrimcilere gösteremiyor ve teorilerini kanitlayamiyorlar? Arastirmiyorlar cünkü olmadigi icin bulamayacaklarini da biliyorlar. Dinazorlardan önce ne tavuk, ne fifi köpegi, ne koyun ne de diger yüksek memeliler yasadi. Bu yüzden ol deyince her sey de olmadi, bilakis evrimle milyonlarca yil süreci icinde oldu. Kanitlar ortada, üstelik yaratiliscilarin iddialari mahkemelerde defalarca da cürütüldü.

Bilim dünyasinda evrim var mi yok mu gibi bir tartisma yoktur. Evrim bir bilimdir ve gercekligi delillerle kabul edilmistir. Akilli Tasarim Savunuculari ya da yaratiliscilar ise kanit bulmak icin hicbir sey yapmiyorlar. Onlar objektif bir inceleme, calismalarini yayinlama, bilimsel toplantilara katilma ile bilimsel fikir birligine calismiyorlar. Tek yapmak istedikleri, hicbir bilimsel uzlasmaya varmadan, bilimsel sürecin etrafindan dolasip sadece egitimden sorumlu meclise ve yasamaya basvurarak fikirlerini siniflara sokmaya calismak. Her alandaki bilimsel fikirler bilimsel elestirilerden ve bilimsel yöntemlerden gectikten sonra hak ettikleri yerlere ulasir. Ama yaratiliscilar diyor ki, adalet adina onlarin fikirleri bilimsel yöntemlerden muaf olmalidir. Gercekte yaratilisci cahillerin insanlardan istedikleri sey, bilimsel yöntemlerde hile yapmak ve siniflarda biyoloji dersinde okutulan kitaplarda kendi fikirlerini yazdirabilmek icin kisa yolu saglamak ve sacma sapan iddialarinin her seferinde yanlis oldugu mahkemlerde kanitlanmasina ve cürütülmesine ragmen daima degismeyen, ayni bos iddialarla gelerek Evrim ile yaratisicilik arasinda gercekten bir tartisma varmis gibi gösterip insanlari evrimi ögrenmekten korkutup, yanlis yöne yönlendirerek bilimden ve mantiktan uzaklastirmak...

Anlamakta zorlandiginiz icin tekrar,

En basit haliyle evrim teorisi

Toprak katmanları ve fosillerin oluşumu
http://suphecimelek.files.wordpress.com/2009/09/katmanlar.jpg?w=284&h=158
Oluşan katmanlarda fosilleri bulan bilim adamı
http://suphecimelek.files.wordpress.com/2009/09/arkeolog.jpg?w=263&h=174
Farklı katmanlarda farklı zamanlarda yaşamış değişik canlı türleri
http://suphecimelek.files.wordpress.com/2009/09/jeolojikzaman.jpg?w=336&h=754
http://suphecimelek.wordpress.com/2009/09/18/evrim-teorisi-bir-cocuga-anlatir-gibi/

saroz
29-03-2010, 11:35
Teşekkürler sevgili ALKA, verdiğin sağlam bilgiler ve görsel destekli anlatımlar son derece önemli.

errata
29-03-2010, 12:37
Akilli Tasarim Savunuculari ya da yaratiliscilar ise kanit bulmak icin hicbir sey yapmiyorlar. Onlar objektif bir inceleme, calismalarini yayinlama, bilimsel toplantilara katilma ile bilimsel fikir birligine calismiyorlar.

ALKA, yaratılışçı ya da akıllı tasarımcı kimselerin bir kanıt bulabilmesi nasıl mümkün olabilir ki? Böyle bir kanıt, ilahi, evrensel bir bilgi olan "dünyanın bir sınav yeri olması" inancıyla çelişki yaratmaz mı? Yoksa sen zaten çelişki mi var diyorsun? Böyle fitne yayıcı yalan bilgiler yüzünden senin de şeytana itaatkar o bilim sever kişilerden olduğunu düşünmeye başladım. Zaten son zamanlarda seni kilisede de göremiyorduk vah vah! :baby:

saygıyla.

LAİLAHEİLLALLAH
29-03-2010, 21:50
Öyle ise yaratiscililar neden dinazorlardan cok daha önce yasamis bir tavuk veya koyun veya fifi köpek fosili bulup evrimcilere gösteremiyor ve teorilerini kanitlayamiyorlar? Arastirmiyorlar cünkü olmadigi icin bulamayacaklarini da biliyorlar. Dinazorlardan önce ne tavuk, ne fifi köpegi, ne koyun ne de diger yüksek memeliler yasadi. Bu yüzden ol deyince her sey de olmadi, bilakis evrimle milyonlarca yil süreci icinde oldu. Kanitlar ortada, üstelik yaratiliscilarin iddialari mahkemelerde defalarca da cürütüldü.

Bilim dünyasinda evrim var mi yok mu gibi bir tartisma yoktur. Evrim bir bilimdir ve gercekligi delillerle kabul edilmistir. Akilli Tasarim Savunuculari ya da yaratiliscilar ise kanit bulmak icin hicbir sey yapmiyorlar. Onlar objektif bir inceleme, calismalarini yayinlama, bilimsel toplantilara katilma ile bilimsel fikir birligine calismiyorlar. Tek yapmak istedikleri, hicbir bilimsel uzlasmaya varmadan, bilimsel sürecin etrafindan dolasip sadece egitimden sorumlu meclise ve yasamaya basvurarak fikirlerini siniflara sokmaya calismak. Her alandaki bilimsel fikirler bilimsel elestirilerden ve bilimsel yöntemlerden gectikten sonra hak ettikleri yerlere ulasir. Ama yaratiliscilar diyor ki, adalet adina onlarin fikirleri bilimsel yöntemlerden muaf olmalidir. Gercekte yaratilisci cahillerin insanlardan istedikleri sey, bilimsel yöntemlerde hile yapmak ve siniflarda biyoloji dersinde okutulan kitaplarda kendi fikirlerini yazdirabilmek icin kisa yolu saglamak ve sacma sapan iddialarinin her seferinde yanlis oldugu mahkemlerde kanitlanmasina ve cürütülmesine ragmen daima degismeyen, ayni bos iddialarla gelerek Evrim ile yaratisicilik arasinda gercekten bir tartisma varmis gibi gösterip insanlari evrimi ögrenmekten korkutup, yanlis yöne yönlendirerek bilimden ve mantiktan uzaklastirmak...

Anlamakta zorlandiginiz icin tekrar,

En basit haliyle evrim teorisi

Toprak katmanları ve fosillerin oluşumu
http://suphecimelek.files.wordpress.com/2009/09/katmanlar.jpg?w=284&h=158
Oluşan katmanlarda fosilleri bulan bilim adamı
http://suphecimelek.files.wordpress.com/2009/09/arkeolog.jpg?w=263&h=174
Farklı katmanlarda farklı zamanlarda yaşamış değişik canlı türleri
http://suphecimelek.files.wordpress.com/2009/09/jeolojikzaman.jpg?w=336&h=754
http://suphecimelek.wordpress.com/2009/09/18/evrim-teorisi-bir-cocuga-anlatir-gibi/



milyonlarca yıllık yusufçuk,kertenkele,deniz yıldız vs canlıların gunumuzdekıyle aynı olmasına ne dersin peki bilimden anlayan! aydın kişilik!

uyar
30-03-2010, 00:06
milyonlarca yıllık yusufçuk,kertenkele,deniz yıldız vs canlıların gunumuzdekıyle aynı olmasına ne dersin peki bilimden anlayan! aydın kişilik!

durmuş canlılar evrilirken diğerleri yerinde saymıyorlar... onlar da yaşamaya devam ediyor..... nesli tükenenler var tükenmeyenler var... sadece doğal uyum sağlayan her zaman soyunu devam ettirebilir.... köpekle kurdun ayrı ayrı mı oluştuğunu sanıyorsun....

milomanara
30-03-2010, 00:23
milyonlarca yıllık yusufçuk,kertenkele,deniz yıldız vs canlıların gunumuzdekıyle aynı olmasına ne dersin peki bilimden anlayan! aydın kişilik!
Türler üzerindeki seçilim baskısı değişkendir. Üzerindeki seçilim baskısı fazla olan hızlı az olan yavaş değişir. Buna rağmen senin Adnan Hoca'dan öğrendiğin değişmemiş türlerin çoğu çakmadır. Su yılanı ile yılan balığını ayıramayan birinden bahsediyoruz.

Natan
30-03-2010, 00:51
evrim bölümünde yaratılıştan neden bahsediliyor anlamadım. Konu evrim dğil mi?

evrim canlıların değişimi anlat mıyor mu,anlatıyor. Ancak yaratılışı bence din bölümünde ele alsak daha iyi olur. biyolojiye ilahiyatı karıştırmamak lazım.
Yaratılış hakkında söylediklerimin arkasındayım tabiki. Ancak yanlış yerde tartışıyoruz. ilahiyatı biyolojiye ,biyolojiyi de ilahiyata karıştırmamak lazım.
sevgiler herkese

ALKA
30-03-2010, 05:36
milyonlarca yıllık yusufçuk,kertenkele,deniz yıldız vs canlıların gunumuzdekıyle aynı olmasına ne dersin peki bilimden anlayan! aydın kişilik!
Sayin LAİLAHEİLLALLAH, haci hocalarin, evrimci bilim adamlarin ne dedikleri bir yana, kendi mantiginizi ve aklinizi kullanarak, eger siz balik ön atalarimizdan evrilmis degilseniz tüm memeli canlilar gibi denizde yüzerken neden ön kollariniz ve ellerinizle kulac attiginizi ve onlari yüzgec gibi kullandiginizi, ayaklarinizi da balik kuyrugu gibi cirptiginizi hic düsündünüz mü acaba? Sizin yüzme tekniginiz uzaydan mi geldi acaba?

evrim bölümünde yaratılıştan neden bahsediliyor anlamadım. Konu evrim dğil mi?

evrim canlıların değişimi anlat mıyor mu,anlatıyor. Ancak yaratılışı bence din bölümünde ele alsak daha iyi olur. biyolojiye ilahiyatı karıştırmamak lazım.
Yaratılış hakkında söylediklerimin arkasındayım tabiki. Ancak yanlış yerde tartışıyoruz. ilahiyatı biyolojiye ,biyolojiyi de ilahiyata karıştırmamak lazım.
sevgiler herkese

Bunda cok haklisiniz sayin Natan. Konumuz "Evrim mi Yaratilis mi?" ve bunlarin birbirleriyle kiyaslanmasi degil aslinda. O halde konumuza kaldigimiz yerden devam etmeyi öneriyorum.

Simdi yasamin sulardan nasil karaya gecmis olabilecegi ve baliklarin neden karaya cikma ihtiyaci duymus olduklari sorusuna gelelim.

Balıklar sudan karaya çıkmayı neden ihtiyaç hissetmişler?

Bunun icin birden cok nedenler olabilir. Bugün cok derin sularda denizin altindaki kumlarin icindeki canlilarla beslenen , deniz dibini kaziyan ve yüzmek gibi besin bulabilmek icin deniz dibinde yürümek ve sürünmek zorunda olan baliklar vardir. Bu baliklar da yüzgeclerini bacak gibi kullanabilen, karaya cikan ilk omurgali hayvanlarin kol ve bacaklariyla cok yakin benzerlik tasiyan, kemikleri tarafindan destekli etli bitime sahip yüzgecleri bulunur.

Diger bir neden milyonlarca yil önce cok büyük alanlara yayilmis cok sig sularin da bulunmasi ve bu sig sularda canlilarin yasamis olmasi. Yani bu cok sig sularda kara ve su arasindaki cografi sinirlar birbirine derin sularda oldugundan daha yakindi. Mesela yakinlarda derin sular olmadigi icin avlanmasi durumunda avcisindan kurtulabilmek icin can havliyle kendisini kisa bir süre icin sahile atabilen ve bu sekilde kurtulabilen balik türlerinin olusmus olmasi düsünülebilir. Derin sularda oldugunun aksine sig sularda avcilardan korunabilecek ve yumurtalarin saklanabilecegi yerler daha ender oldugundan av-avci iliskisi ve canlilar arasindaki kiyasiya rekabet daha intensif olmus olabilir. Zaman icinde avci balik türleri de onlari yani avlarini takip etmek icin kisa bir müddet de olsa onlarin ardindan kendilerini karaya vurmus olabilir. Bu faktöre bir de sig okyanuslarda da görünen ve etkileri daha cok hissedilebilen gel git faktörü eklenebilir, yani dogal olarak canlilar gel git ile beraber tekrar suyu geri takip etmek icin bir süre de olsa karada bulunmak zorunda kalmis olabilir. Dogal secilimle karada solungaclariyla daha uzun süre kalabilen bireyler hayatta kalmis veya nesillerini daha basarili devam ettirebilmis olabilir. Bu sartlar ve devrelerden sonra sulara biraktiklari yumurtalarini avcilarindan daha iyi koruyabilmek, daha cok yumurtanin canli yetistirmesi ve daha yüksek yasam sansina sahip olabilmek icin gel git dönemi yaklastiginda yumurtalarin gel git etkisiyle geri dönecegini öngördükleri icin önce karaya yumurtlamis da olabilirler. Bu sebeplerden solungaclariyla karada daha cok yasayabilen türlerin nesilleri gelismis ve ilk dönemde hem karada hem de sularda yasayan yari sucul yari karasal türler olusturabilmislerdir (yani kurbagagiller gibi Amphibiler ve yari susal yari karasal diger sürüngen türleri) Bu türler zaman icinde avcilarindan uzak kalmak icin güvenli sahilde ciftlesip karada yumurtlamis ve sadece besin bulabilmek icin sikca sulara girmisler olabilir. Yine zaman icinde avcilari da sularda artik yeteri kadar besin bulamadiklari icin karada solungaclariyla daha uzun süre kalabilen bireyleri basarili sekilde av bulabilmis ve genlerini aktarabilmistir. Solungaclari kara ortami icin yeterli olmayan bireyler ya acliktan ölmüstür, ya da besin sikintisindan cok zayif yetistikleri icin genlerini basarili bir sekilde gelecek nesile veremislerdir. Avlarini karada da takip eden avci türler onlarin ardindan karalarda yasayabilen türlere evrimlesmis olabilecekleri düsünülebilir. Zaman icinde karada yasayan balik türleri tehlikeli sulara daha az giris yapmak icin bitkileri yiyebilen ve bitkilerle de beslenebilen türlere evrilmis de olabilir.

Bu konuda genel olarak fosillerden bilinenler, avlanmayan balik türlerinin karaya ilk cikmis olmasi, avci türlerin ise ardindan daha sonraki dönemlerde karaya gecis yapmis olmalari.

Ek olarak bugün bile avcisindan kacarken okyanuslarda suyun üzerinde olabildigi kadar uzun süre ucabilen ve yüzgeclerinden kanatlar gelistirebilmis olan balik türlerin oldugunu da hatirlatmak gerek.

Dogal ortaminda görüntülenmis ucan balik ve kanatlarina dair enfes bir video (1 dakika 01 saniye)
http://www.youtube.com/watch?v=OmWRCdUw17E

ALKA
30-03-2010, 07:52
Eusthenopteron
http://farm1.static.flickr.com/33/102347909_a64cc022f9.jpg

Panderichthys
http://tolweb.org/tree/eukaryotes/animals/chordata/acanthostega/03_Acan_skeleton_reconstr.JPG

Tiktaalik
http://www.foundalis.com/bio/cre/Tiktaalik.jpg

Ilk dörtayakli (tetrapodomorph) canlilarin evrimi
http://sciencenotes.files.wordpress.com/2008/04/tiktaalik.jpg

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/d/db/Fishapods.jpg

LAİLAHEİLLALLAH
30-03-2010, 12:23
durmuş canlılar evrilirken diğerleri yerinde saymıyorlar... onlar da yaşamaya devam ediyor..... nesli tükenenler var tükenmeyenler var... sadece doğal uyum sağlayan her zaman soyunu devam ettirebilir.... köpekle kurdun ayrı ayrı mı oluştuğunu sanıyorsun....

niye doğanın bütün canlıları evrimleştirmeye gücü yetmiyor mu?

uyar
30-03-2010, 16:07
niye doğanın bütün canlıları evrimleştirmeye gücü yetmiyor mu?

evrimleşme güç işi falan değil laila... birisi de yönlendirmiyor.... anlamıyor musun bir güç değil evrim ve/veya doğa.. bir şahsiyet de değil.. ileri yönelik bir planları veya amaçları da yok.....

ikinci konu da laila.....şu anki canlılar ile o zamanki canlılar aynı tür de olsalar değişmemiş demek mümkün değil... modern canlıların hepsi yani hepsi bir şekilde değişim geçirmiştir... bunun illaki iyi yönde olması gerekmez.. mesela yarasa gözü kör.... tavuk kanatlı ama uçamaz.... gibi..

umarım anladın laila...

LAİLAHEİLLALLAH
31-03-2010, 01:32
evrimleşme güç işi falan değil laila... birisi de yönlendirmiyor.... anlamıyor musun bir güç değil evrim ve/veya doğa.. bir şahsiyet de değil.. ileri yönelik bir planları veya amaçları da yok.....

ikinci konu da laila.....şu anki canlılar ile o zamanki canlılar aynı tür de olsalar değişmemiş demek mümkün değil... modern canlıların hepsi yani hepsi bir şekilde değişim geçirmiştir... bunun illaki iyi yönde olması gerekmez.. mesela yarasa gözü kör.... tavuk kanatlı ama uçamaz.... gibi..

umarım anladın laila...


yarasaların gözü kör değildir.yarasalar çok yüksek titreşimli insanların duyum eşiğinin oldukça yükseğinde bir ses çıkartırlar.ses bir şeye çarpar ve geri gelir ona görede hareket ederler.

umarım anladın uyar..

Nova
31-03-2010, 02:09
yarasaların gözü kör değildir.yarasalar çok yüksek titreşimli insanların duyum eşiğinin oldukça yükseğinde bir ses çıkartırlar.ses bir şeye çarpar ve geri gelir ona görede hareket ederler.

umarım anladın uyar..

laila sen Uyar' ın diğer dediklerine baksana, takılma kelimelere takılma, fikirlere bak, eğer hatalı kelime bulma oyunu oynuyorsak sen kaybedersin :rofl:

LAİLAHEİLLALLAH
31-03-2010, 21:18
laila sen Uyar' ın diğer dediklerine baksana, takılma kelimelere takılma, fikirlere bak, eğer hatalı kelime bulma oyunu oynuyorsak sen kaybedersin :rofl:


ben kelimelere takılmadım ki kendisi bizzat yarasa kendi adına olumsuz bır evrım geçirdi dedi bende cvp olarak yarasanın zaten fabrika çıkışı böyle dedim.yanı olumsuzluk yok.

saroz
05-04-2010, 20:45
Doğal seçilimi anlamakta zorlananlar için güzel bir çalışma.


http://www.facebook.com/?ref=home#!/video/video.php?v=106734212696634&ref=nf

LAİLAHEİLLALLAH
05-04-2010, 21:24
Doğal seçilimi anlamakta zorlananlar için güzel bir çalışma.


http://www.facebook.com/?ref=home#!/video/video.php?v=106734212696634&ref=nf


ben daha geçen gün forumda biriyle tartışırken ona natıonal geographıc dergısınden bir alıntı yaparak istediği kanıtı onun önüne sunmuştum.ama kendisi bana natıonal geographıc bir bilim dergısı değil dolayısıyla anlattıklarınında bilimle alakası yok demişti. şimdi sen natıonal geographıcten bir kesit sunuyorsun.
gerçekten anlaşılması zor bir topluluksunuz.

ALKA
05-04-2010, 22:13
ben daha geçen gün forumda biriyle tartışırken ona natıonal geographıc dergısınden bir alıntı yaparak istediği kanıtı onun önüne sunmuştum.ama kendisi bana natıonal geographıc bir bilim dergısı değil dolayısıyla anlattıklarınında bilimle alakası yok demişti. şimdi sen natıonal geographıcten bir kesit sunuyorsun.
gerçekten anlaşılması zor bir topluluksunuz.
Ben de gecenlerde baska bir forumda biriyle tanisirken Kuran'dan bir alinti yapip istedigi kaniti onun önüne sunmustum. O kisi ne derse begenirsiniz? Kuran bir din kitabiymis, biyoloji kitabi degilmis. Ama evren büzüsüyormus diye bir de önüme Kuran ayeti koymaz mi? Güler misin, aglar misin? Gercekten anlasilmasi cok zor o derece komik olan bir topluluksunuz.

http://i39.tinypic.com/2939cvr.jpg

LAİLAHEİLLALLAH
09-04-2010, 22:18
Ben de gecenlerde baska bir forumda biriyle tanisirken Kuran'dan bir alinti yapip istedigi kaniti onun önüne sunmustum. O kisi ne derse begenirsiniz? Kuran bir din kitabiymis, biyoloji kitabi degilmis. Ama evren büzüsüyormus diye bir de önüme Kuran ayeti koymaz mi? Güler misin, aglar misin? Gercekten anlasilmasi cok zor o derece komik olan bir topluluksunuz.

http://i39.tinypic.com/2939cvr.jpg

ben sizin tartıştığınız konuyu bilmiyorum ama kendi olayımı anlatayım.

başlığın birinde biriyle tartışırken kanıt istedi istediği kanıtı buldum tabir-i caizse bulduğum şey ''cuk'' diye oturdu.yalnız bulduğum kaynak natıonal g. dergısınden alıntıydı.arkadaş demez mi o dergi bilimsel dergi değil onların yazdıkları kendini bağlar gibisinde bir cümle kurdu.bende fazla üstelemedim.1-2 gün geçmeden bi baktım arkadaş evrime kanıt diye n.g dergisinin belgeselini yayınlıyor.

yani benim anlamadığım bu sitede herkes bilim kelimesi altında kafasına göre mi konuşuyor yoksa neyi savunduklarını mı bilmiyorlar?biri bu dergi bilimsel değil diyor biri bilime kanıt diyor.:attention:

ALKA
10-04-2010, 05:20
Baliklarin yavas yavas sudan karaya nasil gecmis olabilecegine dair bir örnek Fishzilla takma adli Avusturalya'da yasayan "sneakhead" (yilan kafasi) baligi olabilir.

Ağaçlara tırmanabiliyor, karada dört gün boyunca yaşayabiliyor ve önüne çıkan herşeyi yiyor!

http://i.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2010/04/09/--590199.Jpeg

Avustralya'da vahşi hayatı inceleyen bilimadamları, "fishzilla" olarak bilinen canavar balığın, kendi doğal ortamında hiçbir rakibi olmadığını, karada da tam dört gün boyunca yaşayabilme kapasitesine sahip olduğunu ve yüzgeçlerini kullanarak yürümeye benzer bir hareket geliştirdiğini hatta ağaca tırmanabilmeyi bile başarabildiği için diğer canlı türleri için büyük bir tehdit olduğunu açıkladılar.
Avustralya'nın Queensland eyaletine kadar gelen balığın, ülkenin diğer bölgelerine geçmesinden endişe ediliyor.
National Geographic tarafından "Fishzilla" olarak adlandırılan "Snakehead" balığı, etobur bir canlı ve boyu bir metreye kadar çıkabiliyor.
http://www.milliyet.com.tr/-fishzilla-dehseti-/yasam/sondakika/10.04.2010/1222857/default.htm

LAİLAHEİLLALLAH
11-04-2010, 13:12
Baliklarin yavas yavas sudan karaya nasil gecmis olabilecegine dair bir örnek Fishzilla takma adli Avusturalya'da yasayan "sneakhead" (yilan kafasi) baligi olabilir.

Ağaçlara tırmanabiliyor, karada dört gün boyunca yaşayabiliyor ve önüne çıkan herşeyi yiyor!

http://i.milliyet.com.tr/SonDakikaHaberGaleriler/2010/04/09/--590199.Jpeg

Avustralya'da vahşi hayatı inceleyen bilimadamları, "fishzilla" olarak bilinen canavar balığın, kendi doğal ortamında hiçbir rakibi olmadığını, karada da tam dört gün boyunca yaşayabilme kapasitesine sahip olduğunu ve yüzgeçlerini kullanarak yürümeye benzer bir hareket geliştirdiğini hatta ağaca tırmanabilmeyi bile başarabildiği için diğer canlı türleri için büyük bir tehdit olduğunu açıkladılar.
Avustralya'nın Queensland eyaletine kadar gelen balığın, ülkenin diğer bölgelerine geçmesinden endişe ediliyor.
National Geographic tarafından "Fishzilla" olarak adlandırılan "Snakehead" balığı, etobur bir canlı ve boyu bir metreye kadar çıkabiliyor.
http://www.milliyet.com.tr/-fishzilla-dehseti-/yasam/sondakika/10.04.2010/1222857/default.htm

hem karada hem suda yaşayan canlılarda var bildiğin gibi.bu neye kanıt.

AerA
11-04-2010, 14:24
hem karada hem suda yaşayan canlılarda var bildiğin gibi.bu neye kanıt.

Araştırılması gereken ciddi bir konunun varlığına kanıt olabilir bence.

Yada kolay yolu seçeriz.Adem Havva'ya, Havva Habil'e, Habil Kabil'e, sonra hepsi Havva'ya.

müşkülpesent
11-04-2010, 14:26
hem karada hem suda yaşayan canlılarda var bildiğin gibi.bu neye kanıt.
Evet hem suda hem karada yaşayan hayvanlarından bihaber olan bilim adamları gördüğü ilk örneğe atlamışlar. Bu mudur durum? Bahsettiğin hayvanların anatomisi hakkında biraz fikrin olsaydı, buradaki örneğin neden dikkat çektiğini anlayabilirdin. En azından haberi okumayı deneseydin bu kadar düz mantık ilerlemezdin.

Hem kara hem suda yaşayan hayvanlar amfibia (kurbağalar) grubudur. Onlar bu iki ortamda yaşayacak adaptasyonlara sahiptir. Ancak bu yaşamlarının farklı kısımlarında gerçekleşir. Yani yetişkin dönemde akciğer ve deri solunumuna sahip bir kurbağa suda solunum yapamaz, nemli yerlerde yaşayabilir sadece. Aynı şekilde larva halindeyken de solungaç solunumuna sahip olduğu için sadece suda yaşayabilir.

Ancak buradaki örnekte durum farklı. Bahsedilen bir balık türü ve yaşama alanı sadece su, çünkü solungaç solunumuna sahip. Ancak bu balığın karada da uzun süre yaşayabildiğini; bunu hem solunum hem de çeşitli devinimsel hareketlerle gerçekleştirebildiğini görebiliyoruz. Yıllardır balıkların sudan karaya nasıl geçtiğini tasavvur edemeyen insanlar için capcanlı bir gösterge. Ancak bir şeyleri görebilmek için de sadece bakmak yetmiyor işte.

kim
11-04-2010, 14:26
hem karada hem suda yaşayan canlılarda var bildiğin gibi.bu neye kanıt.

Neye kanıt olacak gözüm. tabiki evrimin bir safsata olduna.
milyonyıllardır suda ve karada yaşamayı beceren bu balık.
Evrimcilerin ataları olan balıklar. sürüngenler. maymunlar gibi ayakları
üzerine kalkıp yürümeyi becerememişler.
İnsan olamamışlar. Bu balık bile
başlı başına evrimin çakma bir teori olduğunu haykırıyor.:director:

müşkülpesent
11-04-2010, 14:30
Neye kanıt olacak gözüm. tabiki evrimin bir safsata olduna.
milyonyıllardır suda ve karada yaşamayı beceren bu balık.
Evrimcilerin ataları olan balıklar. sürüngenler. maymunlar gibi ayakları
üzerine kalkıp yürümeyi becerememişler.
İnsan olamamışlar. Bu balık bile
başlı başına evrimin çakma bir teori olduğunu haykırıyor.:director:
Körler sağırlar birbirini ağırlar. Hem karada hem suda yaşayan canlıların (amfibia) buradaki örnekle uzaktan yakından alakası olmadığını üstte açıkladım. Eğer amacınız gerçekten bir şeyleri anlamaksa, körü körüne birşeyleri eleştirmekten vazgeçin.

kim
11-04-2010, 14:40
Körler sağırlar birbirini ağırlar. Hem karada hem suda yaşayan canlıların (amfibia) buradaki örnekle uzaktan yakından alakası olmadığını üstte açıkladım. Eğer amacınız gerçekten bir şeyleri anlamaksa, körü körüne birşeyleri eleştirmekten vazgeçin.
Aynı dakkada yazmışız mesajı. Eğer sistemde bir uyarı olaydı
ilk mesajı atanın mesaj attığından diğeri haberi olurdu.
Mesajını genede yollarsa. yeni mesaja bir yanıt
yazmazsa hakkındaki eleştiriyi
kabul etmiş olurdu. Şimdi ilk mesajında anlattığın şey
benim söylediğime yanıt değil.
Ben diyorumki eğer evrim safsata değilse bu balıkta
çoktan insan olmalıydı. Bak karada yaşamayı bilem öğrenmiş.
Bi ayağa kalkması kalmış. Yoksa bekleyelimmi
biraz daha.:heh:

LAİLAHEİLLALLAH
11-04-2010, 14:44
Evet hem suda hem karada yaşayan hayvanlarından bihaber olan bilim adamları gördüğü ilk örneğe atlamışlar. Bu mudur durum? Bahsettiğin hayvanların anatomisi hakkında biraz fikrin olsaydı, buradaki örneğin neden dikkat çektiğini anlayabilirdin. En azından haberi okumayı deneseydin bu kadar düz mantık ilerlemezdin.

Hem kara hem suda yaşayan hayvanlar amfibia (kurbağalar) grubudur. Onlar bu iki ortamda yaşayacak adaptasyonlara sahiptir. Ancak bu yaşamlarının farklı kısımlarında gerçekleşir. Yani yetişkin dönemde akciğer ve deri solunumuna sahip bir kurbağa suda solunum yapamaz, nemli yerlerde yaşayabilir sadece. Aynı şekilde larva halindeyken de solungaç solunumuna sahip olduğu için sadece suda yaşayabilir.

Ancak buradaki örnekte durum farklı. Bahsedilen bir balık türü ve yaşama alanı sadece su, çünkü solungaç solunumuna sahip. Ancak bu balığın karada da uzun süre yaşayabildiğini; bunu hem solunum hem de çeşitli devinimsel hareketlerle gerçekleştirebildiğini görebiliyoruz. Yıllardır balıkların sudan karaya nasıl geçtiğini tasavvur edemeyen insanlar için capcanlı bir gösterge. Ancak bir şeyleri görebilmek için de sadece bakmak yetmiyor işte.


ona bakarsan piranalarda su dışında en az 30 dk kalabiliyor.oda mı atalarınız yoksa

LAİLAHEİLLALLAH
11-04-2010, 14:48
Körler sağırlar birbirini ağırlar. Hem karada hem suda yaşayan canlıların (amfibia) buradaki örnekle uzaktan yakından alakası olmadığını üstte açıkladım. Eğer amacınız gerçekten bir şeyleri anlamaksa, körü körüne birşeyleri eleştirmekten vazgeçin.



hem suda hem karada yaşayanlara üvey evlat muamelesi yapmayı ama:Da

sonuçta aynı atadan geldınız demi.:couch2:

müşkülpesent
11-04-2010, 17:00
Aynı dakkada yazmışız mesajı. Eğer sistemde bir uyarı olaydı
ilk mesajı atanın mesaj attığından diğeri haberi olurdu.
Mesajını genede yollarsa. yeni mesaja bir yanıt
yazmazsa hakkındaki eleştiriyi
kabul etmiş olurdu. Şimdi ilk mesajında anlattığın şey
benim söylediğime yanıt değil.
Ben diyorumki eğer evrim safsata değilse bu balıkta
çoktan insan olmalıydı. Bak karada yaşamayı bilem öğrenmiş.
Bi ayağa kalkması kalmış. Yoksa bekleyelimmi
biraz daha.:heh:

:) Sana sadece üstte cevap veridiğimi ve okumanı söyledim. Cevabını verdiğim bir soruyu soruyorsun tarzında bir yazı yok orda zira aynı dakikada yazdığımızın ben de farkındayım.

Evrim safsata değilse karaya çıkan balık da insan olmalı diyorsun. Yine engin evrim bilgini konuşturmuşsun. İnsanlar fikirleri olmadıkları konularda bilgi edinmeyi seçmek yerine eleştirmeyi seçince böyle komik manzaralar oluşuyor. Bu kaçınılmaz. Üstelik siz bir adım öteye gidip bilmediğiniz bir konuya muhalefet oluyorsunuz.

Bunu bu forumda birçok kez vurguladım. Bizim sorunumuz evrimin işleyişinde değil aslında daha temelinde. Bilimsel bir olaya teleolojinin sorularıyla tartışma açan insanlarla dolu etraf. "Bu mükemmel sistem.." diye başlıyor nutuklar.

ona bakarsan piranalarda su dışında en az 30 dk kalabiliyor.oda mı atalarınız yoksa

Evet ağaca da tırmanıyorlar..

hem suda hem karada yaşayanlara üvey evlat muamelesi yapmayı ama:Da

sonuçta aynı atadan geldınız demi.:couch2:
Seninle aynı atadan olduğuma inanıyorum da balığa mı inanmayacağım.

LAİLAHEİLLALLAH
11-04-2010, 18:28
:) Sana sadece üstte cevap veridiğimi ve okumanı söyledim. Cevabını verdiğim bir soruyu soruyorsun tarzında bir yazı yok orda zira aynı dakikada yazdığımızın ben de farkındayım.

Evrim safsata değilse karaya çıkan balık da insan olmalı diyorsun. Yine engin evrim bilgini konuşturmuşsun. İnsanlar fikirleri olmadıkları konularda bilgi edinmeyi seçmek yerine eleştirmeyi seçince böyle komik manzaralar oluşuyor. Bu kaçınılmaz. Üstelik siz bir adım öteye gidip bilmediğiniz bir konuya muhalefet oluyorsunuz.

Bunu bu forumda birçok kez vurguladım. Bizim sorunumuz evrimin işleyişinde değil aslında daha temelinde. Bilimsel bir olaya teleolojinin sorularıyla tartışma açan insanlarla dolu etraf. "Bu mükemmel sistem.." diye başlıyor nutuklar.



Evet ağaca da tırmanıyorlar..


Seninle aynı atadan olduğuma inanıyorum da balığa mı inanmayacağım.


1- ağaca tırmanan her canlı senin akraban mı?

2-secereni yanlış çıkarmışsın benim maymunla akrabalığım yok-ben hep insandım-

uyar
11-04-2010, 19:08
laila ve kim dostlar....

şimdi siz bu canlıların hepsi tek tek mi yaratıldı diyorsunuz?? her balık türü her sürüngen türü tek tek mi yaratıldı??

lütfen bunu cevaplar mısınız?? rica ediyorum.....

müşkülpesent
11-04-2010, 20:46
1- ağaca tırmanan her canlı senin akraban mı?

2-secereni yanlış çıkarmışsın benim maymunla akrabalığım yok-ben hep insandım-
Biz burada neyin akrabamız olup olmadığına mı karar veriyoruz? Bunu mu tartışıyoruz? Konuyu ya bilinçli olarak saptırma çabasındasınız ya da gerçekten neyi tartıştığınızı bilmiyorsunuz.

Akraba, ata, köken kavramlarını öğrenin önce. Ben neye akraba dedim neye ata dedim iyi okuyun.. Madem insan olma özelliklerinizden dem vuruyorsunuz, yorumlama, düşünme kabiliyeti gibi; o halde biraz da bunları kullanmayı deneyin. O zaman belki bu kadar içi boş ve desteksiz mesajlar da atmamış olursunuz.

Ve kendinizi bir maymunla kıyaslayıp üstünüz diye övünebiliyorsanız, durumunuz gerçekten vahim.

kim
11-04-2010, 22:09
laila ve kim dostlar....

şimdi siz bu canlıların hepsi tek tek mi yaratıldı diyorsunuz?? her balık türü her sürüngen türü tek tek mi yaratıldı??

lütfen bunu cevaplar mısınız?? rica ediyorum.....

Hocam
Benim inancıma göre sizin anlattığınız gibin
bir varoluş yok.
İnsan. hayvan. bitki ayrı ayrı yaratılmıştır.
ama senle biyerde sanki anlaşıyoruz. Sen diyosunki hücre
suda yosun oldu. balık oldu falan falan.
Benim Yaratıcımda diyorki. Her canlıyı sudan yarattım. (Nur 45)
Benim Yaratıcım ilk insandan beri böyle buyuruyor.
Senin yüz yıllık evrim teorin Yaratıcımızın sözünü kafasına göre
evirmiş çevirmiş. Tesadüfe bağlamış. Bi düşün bakalım.

uyar
12-04-2010, 10:12
Hocam
Benim inancıma göre sizin anlattığınız gibin
bir varoluş yok.
İnsan. hayvan. bitki ayrı ayrı yaratılmıştır.
ama senle biyerde sanki anlaşıyoruz. Sen diyosunki hücre
suda yosun oldu. balık oldu falan falan.
Benim Yaratıcımda diyorki. Her canlıyı sudan yarattım. (Nur 45)
Benim Yaratıcım ilk insandan beri böyle buyuruyor.
Senin yüz yıllık evrim teorin Yaratıcımızın sözünü kafasına göre
evirmiş çevirmiş. Tesadüfe bağlamış. Bi düşün bakalım.

sevgili kim...

içten cevabın için teşekkürler...
beraber düşünelim olmaz mı??

şimdi madem sudan yaratıldı herşey... yani ortak bir geçmiş var
ikinci adım olarak "senin inancına göre" şunları sorayım....

1-her hayvan ayrı ayrı sudan yaratıldı diye mi düşünüyorsun veya inanıyorsun?? (aynı şey bitki içinde geçerli)
2-hayvan ve bitki ayrımını nasıl yapıyorsun (insanı bir kenara koyalım şimdilik)

kim
14-04-2010, 00:17
sevgili kim...

içten cevabın için teşekkürler...
beraber düşünelim olmaz mı??

şimdi madem sudan yaratıldı herşey... yani ortak bir geçmiş var
ikinci adım olarak "senin inancına göre" şunları sorayım....

1-her hayvan ayrı ayrı sudan yaratıldı diye mi düşünüyorsun veya inanıyorsun?? (aynı şey bitki içinde geçerli)
2-hayvan ve bitki ayrımını nasıl yapıyorsun (insanı bir kenara koyalım şimdilik)
her bitki. her hayvan ayrı yaratıldı.
tabiki bu yaratılanlar gelişti değişti. ama ilk işlevleri
yada anayapı değişmedi.
keltenkele zürafa olmadı.
otta çınara dönmedi. eyer varsa bi gelişim
bu kendi içinde olmuştur. eyer diyorsanki
keltenkele zürafa olmuştur. Evrelerini kanıtlarıynan göstertmen gerek.
Bak bugün taze haber.
Kuyruksuz fosil bulunmuş. bakalım nereye
yamamaya çalışılacak.:pop2:

troyya
14-04-2010, 02:18
Çevre koşullarının veya besin tercihinin zorlaması, savunma ihtiyacı vs. gibi unsurlar, evrimi tetikler


şimdi bir şey dicem...yine saroz karşımda :) yahu bu videoda herifin yaptığı numarayı anlamadın mı....iki toprağa çapayla vuruyor eliyle bulmuş gibi balığı buluyor...sende yedin bu adamın numarasını...afiyet olsun...hani nerde solungacların kaybolması...iki farklı canlı gosteriyor...ki gösterdiği balıklarda öyle bir özellik yok zaten...birbirine benziyolar..bu bunun atası olmaya adaydır diyor :)

ahhh ahhhhh....ne diyim ki ben sana ne diyim...

saroz
14-04-2010, 08:47
Troyya, gördüklerinden hiç birşey anlamamışsın. Ama iddiaların pabuç gibi.

Video da sudan karaya nasıl çıkıldığı araştırılıyor. Bu geçiş için 2 özelliğin birarada olması gerektiği vurgulanıyor.

1) Karada hareket etmeyi sağlayacak mekanik özellikler. Yani kara omurgalılarının bugün sahip olduğu kol ve bacaklara benzer organlar olmalı.

2) Havada gaz halindeki oksijeni almaya yarayan, akciğer solunum aracı, sudaki sıvı oksijeni almaya yarayan solungaç ile birarada olmalı.

Bu iki özelliği birarada taşıyan birkaç türü tanıtıyor. Biri çamur zıp zıpı, diğeri de kurak mevsimlerde etrafına koza örerek yaşamını sürdürmeyi başaran bir akciğerli balık türü.

Bu örneklerdeki amaç, senin sandığın gibi bu türlerin birilerinin atası olması değil, karaya geçiş için gerekli olan mekanik ve solunum uzuvlarının suda yaşayan canlılarda bir arada olabileceğini anlatmaktır.

Son olarak da sudan karaya 450 milyon yıl önce geçiş yapan akciğerli balığı tanıtıyor.

Eusthenopteron isimli balık fosili günümüzden 450 milyon yıl önce yaşamış akciğerli bir balık fosili olmakla kalmıyor aynı zamanda yüzgeçlerindeki kemiklerin anatomik yapısı karada yaşayan omurgalılarla tam bir benzerlik taşıyor. Bağırsaklarına paralel uzun bir kese ile solungaç solunumuna ek olarak akciğer solunumu yapabiliyor.

Umarım bazı yaradılışçılar gibi 450 milyon yıl önce oradamıydın demezsin :) Birazcık biyoloji okuduğunu söylüyorsun yazılanları daha dikkatli okumalısın.

troyya
14-04-2010, 13:21
2) Havada gaz halindeki oksijeni almaya yarayan, akciğer solunum aracı, sudaki sıvı oksijeni almaya yarayan solungaç ile birarada olmalı.


cevap : dipnoi...

cok uzağa gitmenize gerek yok...

Bu iki özelliği birarada taşıyan birkaç türü tanıtıyor. Biri çamur zıp zıpı, diğeri de kurak mevsimlerde etrafına koza örerek yaşamını sürdürmeyi başaran bir akciğerli balık türü.


yanlıs biliyorsun kardeşim...verdim örneğini...bunlar evrime delil olamazlar bunların solungaçları hala var..o balığında var...sudan karaya geçişte ara form bunlar değil...sudan karaya geçişte ara form kara canlılığına adapte olabilecek ve solungaç sistemlerinin yok olacağı bir sistem gerekiyor..filumlarda bak bakalım böyle bir özellik var mı...


Bu örneklerdeki amaç, senin sandığın gibi bu türlerin birilerinin atası olması değil, karaya geçiş için gerekli olan mekanik ve solunum uzuvlarının suda yaşayan canlılarda bir arada olabileceğini anlatmaktır.


iyi de delil değil ki bunlar...evrime delil olamaz bunlar...verdiğim örnekteki hayvan gibi...

Eusthenopteron isimli balık fosili günümüzden 450 milyon yıl önce yaşamış akciğerli bir balık fosili olmakla kalmıyor aynı zamanda yüzgeçlerindeki kemiklerin anatomik yapısı karada yaşayan omurgalılarla tam bir benzerlik taşıyor. Bağırsaklarına paralel uzun bir kese ile solungaç solunumuna ek olarak akciğer solunumu yapabiliyor.


ohoo...!!! işimiz benzetmelere kaldıysa...her canlı doğadaki 20 aminoasitin aynısını kullanıyor...o fosil balık 20 aminoasitten farklı olarak ne kullanıyor bana söylesene...bir arada şey söylediler bilmem ne canlısında da 46 kromozom var biz benzeriz...

patetes te de 46 kromozom var nolacak :):)

http://troyya-evrimyalani.blogspot.com/2007/09/glikoliz-enzimleri-canllarda-ayndr.html

buyur saroz glikoliz denklemi...her canlıda aynı...işimiz benzetmelere kaldıysa...


molekuler biyoloji uzmanı aslı tolonda oyle diyor...kedilerede benzeyebiliyoruz diyor onlarlada ortak atamız olabilir diyor...


siz devam edin bunlara inanmaya..

saroz
14-04-2010, 13:52
İnanç senin işin troyya, senin niyetin tartışmak değil din propagandası yapmak.

Video da evrime kanıt gösteriyorum aha bu zıpzıp evrimin kanıtıdır deseydi eleştirinde haklı olurdun. Sen yaratılış mantığı ile baktığın için aynı mantıkla bilimi eleştirmeye kalkıyor ve duvara tosluyorsun. Zorunlu saçmalamak bu olsa gerek.

Adam sadece sudan karaya geçişin mantığını anlaşılır bir dille anlatmaya çalışıyor. Bu kadar.

Frodo'nun dediği gibi boyundan büyük işlere kalkışma.

troyya
14-04-2010, 13:59
İnanç senin işin troyya, senin niyetin tartışmak değil din propagandası yapmak.

Video da evrime kanıt gösteriyorum aha bu zıpzıp evrimin kanıtıdır deseydi eleştirinde haklı olurdun. Sen yaratılış mantığı ile baktığın için aynı mantıkla bilimi eleştirmeye kalkıyor ve duvara tosluyorsun. Zorunlu saçmalamak bu olsa gerek.

Adam sadece sudan karaya geçişin mantığını anlaşılır bir dille anlatmaya çalışıyor. Bu kadar.

Frodo'nun dediği gibi boyundan büyük işlere kalkışma.


Allah kelimesini kullandığımı hatırlamıyorum...inanç kelimesinide kullandığımı hatırlamıyorum....evrim teorisi bölümünde olduğumuza göre ; evrimle ilgili videoları koymuyormusunuz siz bu bölüme..yoksa biyoloji dersi vermeye gelmedin herhalde...adamda bal gibi bunlar evrimde olabilir demiyor mu zaten...evrim kelimesini kullanmıyor mu hiç yani...

ne bilim sen öyle diyorsan öyle olsun hadi...

saroz
14-04-2010, 16:02
Elbette evrimsel bir süreçten bahsediyor. Omurgalı canlıların sudan karaya geçişlerinin hangi sistematiğe dayandığını verilerle anlatıyor. Bu anlatım evrime dayanıyor. Ancak evrimi kanıtlamakla alakası yok. Evrimi tartışmıyor. Sen her gösterdiği canlıyı veya fosili evrime kanıt olarak algıladığın ve hemen teolojik-politik savunmaya geçtiğin için konunun özünü ıskalıyorsun. Allah demedende bu yapılabiliyor, tıpkı senin yaptığın gibi.

Karada yaşayan omurgalıların sudan karaya çıktıklarını ve yaşayan tüm omurgalılar gibi bizim de atalarımız bu balıklar olduğunu verilerle anlatıyor.

Ama sen solunum sisteminin karaya geçişe olanak tanımasını ve karada hareket etmeyi sağlayacak extremitelerin yaşayan omurgalılarla aynı olmasını anlamak ve itirazını belirtmek yerine, alakasız laflar ediyorsun. Buna sadece fanatik şartlanma refleksi denir.

Aşağıdaki yanıtın gibi.

(ohoo...!!! işimiz benzetmelere kaldıysa...her canlı doğadaki 20 aminoasitin aynısını kullanıyor...o fosil balık 20 aminoasitten farklı olarak ne kullanıyor bana söylesene...bir arada şey söylediler bilmem ne canlısında da 46 kromozom var biz benzeriz...

patetes te de 46 kromozom var nolacak -troyya)



Şartlanma ile hareket düşünmeye engel olur.

Biraz düşünmeye gayret edersen bir yerlere varma olasılığımız oluşabilir.

troyya
14-04-2010, 16:13
Karada yaşayan omurgalıların sudan karaya çıktıklarını ve yaşayan tüm omurgalılar gibi bizim de atalarımız bu balıklar olduğunu verilerle anlatıyor.
tabi afrikada buluyor bunu :) toprağa iki kurek sallıyor cıkartıyor balığı ordan....ne biliyorsun numara yapmadığını...geçtim onu hadi şuna cevap ver o zaman


Boğaziçi universitesi molekuler biyoloji uzmanı ASLI TOLON soyluyor

Bir zamanlar ortak atalarımız orangutanlardı...daha önceleri kedilerdi...


sense balık olduğunu söylüyorsun...:) senin eğitimin ne sayın saroz...ben eğitimini aldım...ya sen ?

LAİLAHEİLLALLAH
14-04-2010, 22:41
laila ve kim dostlar....

şimdi siz bu canlıların hepsi tek tek mi yaratıldı diyorsunuz?? her balık türü her sürüngen türü tek tek mi yaratıldı??

lütfen bunu cevaplar mısınız?? rica ediyorum.....


elbetteki tek tek yaratıldık.bir anda,bir akıllı düşüncenin ürünü olarak.

taylan
30-04-2010, 13:36
Merak ettiğim bir konu var bu tek tek yaratılma nasıl oluştu?
Bi ışık mı indi? Orada bir balık mı belirdi nasıl oldu? Sonra şu balık diğerine biraz daha az mı benzesin denildi?
Sonra, bunlara bi de yüzgeç takalım ama şu karada yaşayacak olanın ayağı sanki yüzgeçten meydana gelmiş gibi mi olsun denildi?

Bi de şöyle mi denildi, bunları sonradan gören insanlar ayrı ayrı kaya katmanlarını kazarak kaslarını kuvvetlendirsinler birini farklı bir katmana birini de farklı bir katmana mı koyalım denildi?

Önce bu balıkları anfibileri yaratalım sonra da olmazsa insanı yaratırız önce bunlar bi takılsın falan mı denildi??

denildi de denildi :):):)

Troyya senden bu konuyla ilgili bilimsel bir açıklama bekliyorum. Madem uzmanısın bu işin. Her mekanizmanın nasıl mükemmel bir denge ile işlediğini görüp iman etmişsin. Tamam saygım sonsuz. O zaman bu merakımı gider, Bu tek tek yaratılma ya da savunduğun akıllı tasarım nası işliyor? Canlıları kim nerede nasıl yaratıyor? Yaratılışı tetikleyen bilmediğimiz doğa dışı etkenleri nasıl modelliyorsun? Bunlar hangi maddelerden oluşuyor? Çeşitlenme ve türleşme modelin var mı? Birbirini besin olarak tüketen canlılarla ilgili teorilerin nedir?

taylan
30-04-2010, 13:54
Devamı:
Canlıların bulundukları bölgelerdeki coğrafi izolasyonla ilgili modellerin var mı? İklim değişiklikleri, besin değişiklikleri bulunulan yerleri terketme yani göç sonucu canlılarda meydana gelen değişimlerle ilgili yeni kuramların nelerdir? Madem canlılar arasında akrabalık yok hepsi ayrı ayrı yaratıldı. Taksonomi bilimi ile ilgili yeni önerilerin nelerdir? Madem canlılarda en ufak bir değişiklik dahi olmuyor? Biz virüslere karşı nasıl dirençli hale geliyoruz? Mesela naylonu tüketen bakteriler naylonun bulunduğu 50'li yıllarda nasıl birdenbire ortaya çıkıyor? Kutuplardaki canlıların adaptasyonu kutuplar eriyip yokolunca ne olacak? Oradaki canlılar ölecek mi? Bi anda oralara bi ışık inip yeni canıllar mı oluşturacak? Sorular çoğalır ha ona göre :)

Ben 150 yılın sonunda bu kadar farklı konuşabilecek kadar cesur birinin dünyayı yerinden sallamasını beklerim.

titus1907
30-04-2010, 22:36
evrimsel süreç, sebep sonuç ilişkisi ile ilintilidir.ilk deniz canlıları canları sıkıldığı için
macera olsun diye karada yaşamaya karar vermediler. onlara karada yaşmaya iten sebep çevresel etkenlerdi.

milyarlarca yıl önce ay dünyamıza daha yakındı, ve tabi med cezir günümüzde ki
gibi basit gelgitlerden ibaret değildi. ay yakınlığı nedeni ile daha şiddetli ve daha
büyük gelgitler oluşuyordu. şiddetli med cezir bölgesinde yaşayan deniz canlıları bu duruma adapte olabilmek için milyarca yıl boyunca evrim geçirdiler. yani şartlar onları hem denizde hem karada yaşamaya itti. denizlerdeki yoğun rekabet adapte olan olan canlıları biraz daha denizlerden uzaklaştırdı. milyarca yıl sonra bir zamanlar önce denizde yaşayan, sonra şartlar nedeni ile hem karada hem denizde yaşayan canlıların bazıları artık sadece karada yaşamaya başladılar.

elbetteki denizlerdeki rekabet karalarda da aynen devam ettiği için, evrilme ve adepte olma hiç bir zaman duraksamadı. ve yaşam olduğu sürece hiç bir zaman bitmeyecek.

Kemaloğlu
30-04-2010, 23:55
evrimsel süreç, sebep sonuç ilişkisi ile ilintilidir.ilk deniz canlıları canları sıkıldığı için
macera olsun diye karada yaşamaya karar vermediler. onlara karada yaşmaya iten sebep çevresel etkenlerdi.

milyarlarca yıl önce ay dünyamıza daha yakındı, ve tabi med cezir günümüzde ki
gibi basit gelgitlerden ibaret değildi. ay yakınlığı nedeni ile daha şiddetli ve daha
büyük gelgitler oluşuyordu. şiddetli med cezir bölgesinde yaşayan deniz canlıları bu duruma adapte olabilmek için milyarca yıl boyunca evrim geçirdiler. yani şartlar onları hem denizde hem karada yaşamaya itti. denizlerdeki yoğun rekabet adapte olan olan canlıları biraz daha denizlerden uzaklaştırdı. milyarca yıl sonra bir zamanlar önce denizde yaşayan, sonra şartlar nedeni ile hem karada hem denizde yaşayan canlıların bazıları artık sadece karada yaşamaya başladılar.

elbetteki denizlerdeki rekabet karalarda da aynen devam ettiği için, evrilme ve adepte olma hiç bir zaman duraksamadı. ve yaşam olduğu sürece hiç bir zaman bitmeyecek.

Şöyle bir gözünü kapat,birbirimize itiraf edelim

Buna inanıyormusun sen,balıkların denizden karaya geçişine
hadi itiraf et kendine sende inanmıyorsun

Bu konudaki savunmanız ise şöyledir "ama ama ama milyonlarca,milyarlarca yılda oluyor bu"

Bu ise sadece kendinizi rahatlatmak için ortaya attığınız birşey.

Filmi tekrar başa alsak görseniz o denizdeki canlıları gazoz kapağına bile iddiaya girmessiniz bu canlılar karaya geçecek diye....

Onlar orda öyle yüzer dururlar milim oynamazlar yerinden,sende adın gibi biliyorsun bunu.

Bir felaket olursada ölür giderler.

Adın gibi biliyorsun öyle olmayacağını
ama işte başka açıklaman yok

taylan
01-05-2010, 00:19
"Buna inanıyormusun sen,balıkların denizden karaya geçişine
hadi itiraf et kendine sende inanmıyorsun"

Bırak bu beylik lafları da şu "tek tek nasıl yaratıldık" bi açıklayın bakalım.

Evrim kuramı en azından işe bir mekanizma katabiliyor. Yanlış veya doğru en azından doğal nedenlerle açıklama yapabiliyor.

Tek tek nasıl yaratıldık akıllı düşünce tarafından? Ama öyle dini argümanlarla değil bal gibi maddesel fiziksel ve kimyasal açılımlarla. Madem etrafa bakarak bunu anlayabiliyoruz. Mutlaka yaratılış anının da etrafa bakarak anlaşılacak kadar doğal bir mekanizması olmalı değil mi?

Kemaloğlu
01-05-2010, 00:39
[QUOTE=taylan74;302985

Evrim kuramı en azından işe bir mekanizma katabiliyor. Yanlış veya doğru en azından doğal nedenlerle açıklama yapabiliyor.

QUOTE]

Evet itiraf etmiş kadar oldun bence
sende inanmıyorsun buna
benim gibi....

Böyle birşey olamaz herşeyden şüphe duyduğunuz kadar,
herşeyden şüphe duyduğunuzun 1000/1 i kadar bundan şüphe duysanız
çeker gidersiniz buralardan.

taylan
01-05-2010, 01:16
Arkadaş, soruma cevap ver demogoji yapma...

TEK TEK NASIL YARATILDIK? Bunu bana fiziksel kimyasal modellerle açıkla... Tek satır kutsal metin görmek istemiyorum. Tamamen bilimsel olmalı...

Sorularım şunlardır:

- Yaratılış nerede, nasıl ve hangi ortamlarda gerçekleştiriliyor?
- Canlılar yaratılırken kaç yaşlarında ve hangi dönemlerinde yaratılıyor?
- O esnada yeryüzünde neler olup bitiyor? İklim nasıl? Her canlı yaratılmadan önce onun
yaşayacağı alanlar mı belirleniyor?
- Canlılar yeryüzünde yaratılmadılarsa dünyaya yaşayacakları yerlere nasıl gönderiliyor?
- Tek tek yaratılma aynı anda mı yoksa bir canlı yaratılıp bir diğerine geçilerek mi
gerçekleştiriliyor?


En acaip sorularla başladım. Hadi hayırlısı :D:D

saroz
01-05-2010, 02:11
Arkadaş, soruma cevap ver demogoji yapma...

TEK TEK NASIL YARATILDIK? Bunu bana fiziksel kimyasal modellerle açıkla... Tek satır kutsal metin görmek istemiyorum. Tamamen bilimsel olmalı...

Sorularım şunlardır:

- Yaratılış nerede, nasıl ve hangi ortamlarda gerçekleştiriliyor?
- Canlılar yaratılırken kaç yaşlarında ve hangi dönemlerinde yaratılıyor?
- O esnada yeryüzünde neler olup bitiyor? İklim nasıl? Her canlı yaratılmadan önce onun
yaşayacağı alanlar mı belirleniyor?
- Canlılar yeryüzünde yaratılmadılarsa dünyaya yaşayacakları yerlere nasıl gönderiliyor?
- Tek tek yaratılma aynı anda mı yoksa bir canlı yaratılıp bir diğerine geçilerek mi
gerçekleştiriliyor?


En acaip sorularla başladım. Hadi hayırlısı :D:D


Sevgili Taylan, zekice sorularından dolayı kutluyorum seni :) Bu konuda farklı bir yaklaşım gerçekleştiriyorsun.

taylan
01-05-2010, 10:57
Teşekkürler saroz. Eminim bir cevap gelecektir. Merakla bekliyorum :)

LAİLAHEİLLALLAH
01-05-2010, 23:20
"Buna inanıyormusun sen,balıkların denizden karaya geçişine
hadi itiraf et kendine sende inanmıyorsun"

Bırak bu beylik lafları da şu "tek tek nasıl yaratıldık" bi açıklayın bakalım.

Evrim kuramı en azından işe bir mekanizma katabiliyor. Yanlış veya doğru en azından doğal nedenlerle açıklama yapabiliyor.

Tek tek nasıl yaratıldık akıllı düşünce tarafından? Ama öyle dini argümanlarla değil bal gibi maddesel fiziksel ve kimyasal açılımlarla. Madem etrafa bakarak bunu anlayabiliyoruz. Mutlaka yaratılış anının da etrafa bakarak anlaşılacak kadar doğal bir mekanizması olmalı değil mi?


sen etrafa bakınca evrimi anlıyorsun bizse yaratılışı.evrendeki kusursuzluğu görmüyor musun da cansız atomlara tapıyorsun.

saroz
02-05-2010, 00:06
sen etrafa bakınca evrimi anlıyorsun bizse yaratılışı.evrendeki kusursuzluğu görmüyor musun da cansız atomlara tapıyorsun.

Bu cümleler Taylan74'ün sorularına yanıt olamaz. Konuyu dağıtmayın ve çarpıtmayın.

Taylan74'ün zekice sorularına Yanıt hala bekleniyor.

taylan
02-05-2010, 00:37
Saroz cevap gelicek merak etme. Bu arada ben sizler gibi entel nickler bulamıyorum :(

ismim ve doğum tarihimden oluşan son derece basit bir nick bulabildim. Yok böyle bi yeteneğim napiim bulamıyorum entel nick:)

Siz taylan deyiverin...:)

LAİLAHEİLLALLAH
02-05-2010, 13:29
soruları daha yeni gördüm.bu konuyla daha önce hiç ilgilenmemiştim aslında bir araştırdıktan sonra cvp yazarım.
yalnız bir üslup hatası var Allah'ı sanki bir bilim adamı gibi gösterip ona sorular soruyormuşsunuz gibi oldu?

LAİLAHEİLLALLAH
02-05-2010, 14:38
öyle bir soru ki;sanki Allah bilim adamı da sanki bir bilimsel çalışma yapıyor.yaratılı ş hangi ortamda greçekleşmiş!!
siz şimdi yaratılışn kalıntılarını da istersiniz.
hani ağrı dağı'nda Nuh'ın gemisinin kalıntılarını bulduklarını iddia ediyorlar ya.

resuluseytan
02-05-2010, 16:16
herkese merhaba bu benim forumdaki ilk yazim. oncelikle herkese saygilar. Benim anlamadigim nokta su: Allah denen guç birgun çamurdan bir adem yapiyor ve ona bi ufluyor ( üfürukçü ya !!! ) oda nesi adem canlaniyor. Herneyse allah butun çamuru kullanmis olacakki çamur kalmamis ademin kaburga kemiginden havva denen disiyi yaratiyor. Havva ya kim ufurmus can vermek için bilinmez !!!

Ya yapmayin yaradilisa inanan arkadaslar bakin bilgisayar cagindayiz hala bu masallara nedensiz ve ispatsiz nasil olurda inaniyorsunuz?

Hani allah ol deyince hersey oluyordu ? Neden çamur neden kaburga kemigi :)

LAİLAHEİLLALLAH
02-05-2010, 22:58
http://www.facebook.com/pages/KURAN-AHLAKI-YERYUZUNE-HAKIM-OLACAK/255391874707#!/video/video.php?v=1343875170591&ref=mf



hani bilimi ağzınızdan düşürmüyorsunuz ya!!!

evrensel-insan
02-05-2010, 23:16
Saygideger LAILAHEILLALLAH;

sen etrafa bakınca evrimi anlıyorsun bizse yaratılışı.evrendeki kusursuzluğu görmüyor musun -LI-

Eger evrim veya yaratilis etrafa bakarak anlaniyorsa ve sen bu anlayistan "yaraticinin kusursuz yaraticiligini" algiliyorsan. Ben sana bir sey sormak istiyorum. Neden Balina memeli oldugu halde denizde yasamaktadir?, kanatlar ucmak icin ise; neden tavugun, horozun ve bilimum kumes hayvanlarinin ve de devekusunun kanatlari vardir? Madem bu hayvanlar ucamaz, o zaman bunlarin kanatlari olmasi bir "kusur" degil midir?

Ben sirtimi kasiyamiyorum, kafam 360 derece donmuyorki arkami goreyim, ayaklarim da 360 derece donmuyor, ki geriye dogru ve gorerek yuruyeyim, bunlar "kusur" degil mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

taylan
02-05-2010, 23:51
Bunu kusur olarak göreceklerini sanmıyorum. Muhtemelen buna da bir kılıf uydururlar.

Öyle ilginç bir tespitte bulundum ki nerede evrimle alakalı bir site varsa hepsine yaratılışçılar yorum yazmış. Hepsinde duygu ve algılayışlarını ısrar edercesine kanıtlama telaşı var. Heryerde ama çok organize çalışıyorlar. "Çürütüldü ciddiye alınacak bilimsel bir değeri yok" dedikleri kuramın peşini bi türlü bırakmıyorlar.


Ama kılıf uyduramayacakları sorular hazırladım ben onlara:)

Tek tek yaratılışı aşama aşama, sırayla bilimsel açıklamalarla anlattırmadan rahat bırakmam bunları. Yeni bir "Türlerin Kökenini" yazdırcam ben bunlara. Madem 150 yıl sonra kalkıp cesurca konuşuyorlar. O zaman her şeyi silip baştan yazacaklar.

Kemaloğlu
03-05-2010, 00:03
Bunu kusur olarak göreceklerini sanmıyorum. Muhtemelen buna da bir kılıf uydururlar.

Öyle ilginç bir tespitte bulundum ki nerede evrimle alakalı bir site varsa hepsine yaratılışçılar yorum yazmış. Hepsinde duygu ve algılayışlarını ısrar edercesine kanıtlama telaşı var. Heryerde ama çok organize çalışıyorlar. "Çürütüldü ciddiye alınacak bilimsel bir değeri yok" dedikleri kuramın peşini bi türlü bırakmıyorlar.


Ama kılıf uyduramayacakları sorular hazırladım ben onlara:)

Tek tek yaratılışı aşama aşama, sırayla bilimsel açıklamalarla anlattırmadan rahat bırakmam bunları. Yeni bir "Türlerin Kökenini" yazdırcam ben bunlara. Madem 150 yıl sonra kalkıp cesurca konuşuyorlar. O zaman her şeyi silip baştan yazacaklar.

Sen bize neyi aşama aşama anlattıracaksın
Sen niye evrim teorisini anlatmıyorsun
Başlık belli herşey belli

Biz sorguluyoruz,sen başka bir konuya atlıyorsun
sen bırakda bunları

Balık nasıl 4 ayaklı yonca olmuş
Karadakiler nasıl süpermen olmuş

Bunları açıklada görelim

Bak o dahice sorunu sorma olurmu yine aptallaşıyorum

saroz
03-05-2010, 00:12
Saygideger LAILAHEILLALLAH;

sen etrafa bakınca evrimi anlıyorsun bizse yaratılışı.evrendeki kusursuzluğu görmüyor musun -LI-

Eger evrim veya yaratilis etrafa bakarak anlaniyorsa ve sen bu anlayistan "yaraticinin kusursuz yaraticiligini" algiliyorsan. Ben sana bir sey sormak istiyorum. Neden Balina memeli oldugu halde denizde yasamaktadir?, kanatlar ucmak icin ise; neden tavugun, horozun ve bilimum kumes hayvanlarinin ve de devekusunun kanatlari vardir? Madem bu hayvanlar ucamaz, o zaman bunlarin kanatlari olmasi bir "kusur" degil midir?

Ben sirtimi kasiyamiyorum, kafam 360 derece donmuyorki arkami goreyim, ayaklarim da 360 derece donmuyor, ki geriye dogru ve gorerek yuruyeyim, bunlar "kusur" degil mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan


Bu güzel soruların yanıtını heyecanla bekliyorum.

LAİLAHEİLLALLAH
03-05-2010, 23:13
Bu güzel soruların yanıtını heyecanla bekliyorum.


memeli canlılar suda yaşayamaz diye bir kanun mu var arkadaşım. araştırısan tavukların uçabildiğini,uçamayanların neden uçamadığını görürsün.

her canlının her istediğni yapamaması bir kusur ise benim çita kadar hızlı koşamayışım,kartal gibi uçamayışım,baykuş gibi başımı 360 derece döndüremeyişimi de bir kusur olarak algılamak lazım.

şu güneşi sistemini,hücrelerimizdeki görev bilincini ve hiç şaşmamalarını,troposferi,stratosferi tesadüfle açıklayanlardan daha başka ne beklenirdi ki zaten.

evrensel-insan
03-05-2010, 23:44
Saygideger LAILAHEILLALLAH;

çita kadar hızlı koşamayışım,kartal gibi uçamayışım,baykuş gibi başımı 360 derece döndüremeyişimi de bir kusur olarak algılamak lazım.-LI-

Tabi ki kusur, neden olmasin?

Bir insanoglu, neyi ne olmasi gerektigini dusunuyor ve o olmuyorsa, kusur degil midir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

LAİLAHEİLLALLAH
06-05-2010, 00:38
Saygideger LAILAHEILLALLAH;

çita kadar hızlı koşamayışım,kartal gibi uçamayışım,baykuş gibi başımı 360 derece döndüremeyişimi de bir kusur olarak algılamak lazım.-LI-

Tabi ki kusur, neden olmasin?

Bir insanoglu, neyi ne olmasi gerektigini dusunuyor ve o olmuyorsa, kusur degil midir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

bir canlının özelliğinin diğer canlılarda olmaması kusur değildir.evrende ekosistem denen birşey var.ve canlılarda bu sistem içindeki görevlerini yerine getirir ki her canlı aynı özellikte olsa ekolojik denge bozulurdu.

aslında kusurdan kastım bu değildi.başımıza taş yağmaması,su döngüsü,dünyanın güneşe olan uzaklığı, evrenin canlı yaşamına son derece uygun olması vs.

bir üstün aklın mı takdiridir,yoksa tesadüf mü?

evrensel-insan
06-05-2010, 04:39
Saygideger LAILAHEILLALLAH;

bir üstün aklın mı takdiridir,yoksa tesadüf mü? -LI-

Dogada gorev de yok, yerine getirme de yok. Bence bir konu uzerinde dusunurken, birazcik ta olsa, her seye nsan ozellikleri vermeden degerlendirmeye calis. Dogada hem mustakil var olarak algilanan varligin, hem de bu varliklarin biribirleriyle olan zincirleme iliskilerin, hem de bir butunuyle doganin canli/cansiz, devamli birbiri ile bir icice hareketliligi ve ic dinamigi soz konusudur. Hic bir sey, ne mukemmel, ne kusurlu, ne planli, ne projeli, ne de tasarlanmalidir. Sadece butunlugun, butunluk icindeki mustakilligin ve o anki zamansal sart ve durumlarin ortaya koydugu ve devamli suregelen bir surec icinde degisime ugradigidir. Atomlarda, hucrelerde devamli hareket ve degisim halindedir.

Bak ben sana bir soru sorayim. Hani bir adet vardir, biri yolculuga giderken arkasindan bir kova/tas v.s. su dokulur.

Sen ayni kovadan, ayni miktarda suyu ayni hiz ve egilim ile ayni zemine dokersen; her seferinde suyun yer uzerindeki aldigi mesafeyi ve yeruzerindeki gittigi yolu ve dagilim genisligini/darligini v.s. saglayabilir misin? Cevabin evet/hayir hangisi ise; nasil ve neden.

O dokulen su; neye gore nereye gitmektedir ve her dokulen suda suyun yerde yerlesiminin bitmesi temelinde her yerlesimin ayniligi/farki neye dayanir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

saroz
06-05-2010, 07:57
memeli canlılar suda yaşayamaz diye bir kanun mu var arkadaşım. araştırısan tavukların uçabildiğini,uçamayanların neden uçamadığını görürsün.

her canlının her istediğni yapamaması bir kusur ise benim çita kadar hızlı koşamayışım,kartal gibi uçamayışım,baykuş gibi başımı 360 derece döndüremeyişimi de bir kusur olarak algılamak lazım.

şu güneşi sistemini,hücrelerimizdeki görev bilincini ve hiç şaşmamalarını,troposferi,stratosferi tesadüfle açıklayanlardan daha başka ne beklenirdi ki zaten.


Sayın Laila, memeli canlılar suda yaşayamaz diye bir kanun yok elbette, zaten öyle bir doğa kanunu olsa yaşayamazlardı. Anlatmak istenilen şey, hem akciğer solunumu yapan hem de memeli üreme özelliğine sahip canlılar için deniz çok uygun değildir. Kara canlılarında görülen bir özelliktir. Evrim bu olguları açıklamaktadır. Ancak yaradılışçı ol dedim mükemmel yaptım bakış açısının açıklayamadığı bir durumdur.

Tavuk, hindi ve devekuşlarının kanatları olduğu halde uçamamaları evrim tarafından açıklanabilirken, yaradılış felsefesi bakış açısı ile açıklanmaya muhtaçtır.

Evrim her canlı her istediğini yapabilir demez. Beslenmek, korunmak ve türünü devam ettirmek için çevre koşullarına uyum gösterir. Yeraltındaki köstebek ne yapsın kartal kadar keskin gözleri?

Güneş sistemi kusurlarla doludur. Evren kusurlarla doludur. Görev bilinci sandığın hücreleri araştırırsan, kanserin Allah'ın kusuru olduğunu söylemek zorunda kalacaksın.

Bilim defalarca söylediğimiz gibi olay ve olguları tesadüfle açıklamaz. Madde'nin içsel ve diğer maddelerle arasındaki ilişkileri belirleyen doğa kanunlarını araştırır ve bu kanunlara göre değerlendirmeler yapar.

Bilim herşeye gelişigüzel tesadüfün eseri deseydi, oturduğun ev, bindiğin araba, kullandığın bilgisayar olamazdı.
Bu kullandıkların, yaradılışçı bakış açısı ile değil, şüpheci, araştıran, maddesel ilişkileri temel alarak, deneye ve akla dayanan bilimsel yöntemin ürünüdür.

ALKA
07-05-2010, 19:30
Burada sayin Saroz'un yukaridaki dediklerine hakli olarak katiliyorum. Doga her canliyi kendi kosullari ve doga sartlari icinde bicimlendirmis olup insana gelinceye kadar bütün evrimsel sürecler belli bir ereksellik veya amac icinde de gerceklesmemistir...

Yanilgi, her konuya böyle bir amac ve planlama dogrultusunda bakabilme aliskanligindan bir türlü kurtulamayisimiz olmamizdan kaynaklaniyor. Yagmurun yagmasinin bir amaci yoktur ve doga bu olayi da bilincli olarak gerceklestirmiyor. Maddelerin cevresel kosullari yagmurun yagmasini olusturacak sekilde bu gereken kosullari yaratiyorsa yagmur da yagiyor.

Buna benzer uzayda serbestce dolasan gök taslari da herhangi bir cismin cekim alanina girdiginde yere düsüyor ve parcalaniyor.

Konumuz olan canliligin sulardan karaya gecisi ile ilgili olarak,yasam alanlari denizlerle karalarin sinirinda bulunan su yosunlari med-cezir yani gel git ile veya baaka bir nedenle suyun cekilmesi durumunda karalarda kalabiliyor. Böyle bu sürec ona karada kalabilme ve varligini sürdürebilme becerisini de saglayabiliyor, eger saglayamazsa zaten yok oluyor. Bununla birlikte o yosunlarla ortaklasa bir yasam süren kücük hayvanciklar da, ayni sekilde yüzlerce, binlerce yil icinde karada yasamaya uyum saglayabiliyor. Bunlar halihazirda gözlemlenebilir doganin bir gercegidir.

Evrim konusunu en basit bir sekilde kavrayabilmenin yolu öncelikle evrim kavramiyla evrim kurami konusunu iyice bir ayirdetmekten geciyor. Bir kere evrim ile evrim kurami arasında önemli bir fark var. Evrim ( biyolojik evrim), canliligin milyonlarca, milyarlarca yillik bir sürec icinde degiserek ve dönüserek en basit yapidan en karmasik yapilara kadar evrilmesidir. Bu anlamda evrim tartismasiz bir sekilde nesnel bir gercekliktir. Bize ve düsüncelerimize de bagli degildir. Aynen yercekimi gibi, tipki, kitalarin kaymasi gibi, depremler, volkanlar, gezegenlerin günes etrafinda devinimleri, yagmurun yagmasi gibi... Evrim tipki bu örnekler ve bunlara ekleyxebilecegimiz pek cok örnekler gibi doganin bir gercekligidir.

Kuram, iddia, hipotez denildiginde ise bütün bu nesnel gercekligin hangi mekanizma ile ortaya ciktigi konusundaki ifadelerimiz ve görüslerimiz akla gelmelidir. Günesin isi ve isik kaynagi olmasi nesnel bir gercekliktir. Ama günesin neden isi ve isik kaynagi oldugu, bunu olusturan mekanizmanin ne oldugu konu bizim ifadelerimizle, olgulastirmamizla ilgili bir konudur. Günesteki bu sürecin füzyon nedeniyle olustugu bilinmekte olmasina ragmen, bunu bilmesek dahi ve bu konuda söylediklerimiz yanlis olsa dahi, günesin ıisi ve isik kaynafi oldugu gercegini degistirmezdi.

Tüm bu aciklama cabalari, ifadeleri, yanlis veya dogru olmasi günesin isi ve isik kaynagi oldugu gercegini veya buna benzer Amerika kıtasinin Afrika'dan uzaklastigini yanlislamaz. Kuramin, savin, veya hipotezin yanlisligi nesnel durumun gercekliginin yanlis oldugu anlamina gelmez.

Evrim ve evrim kurami olgusuna da böyle bakmaliyiz, böyle bir bakis acisi da konuyu bir ölcüde daha kolay kavrayabilmemizi saglar...


"Canlilik günümüzden 450-350 milyon yil önce denizlerden karalara tasinmistir" ifadesi bu anlamda tartismasiz bir nesnel gercekliktir.

Canliligin hemen hemen 3-3.5 milyar yil boyunca deniz ve okyanuslarda gelistigi, günümüzden 450 milyon yil öncesine kadar karalarda tek bir ot bile olmadigi söylemi nesnel bir gercekliktir. Yine, yasam,in ve canliligin denizlerde ve karalarda süren 4 milyar yil dönemlik serüveni ancak son 1.5-2 milyon yil icinde yüksek memeliler ve insan evrilebilmis oldugunun saptamasi ise nesnel bir gercekliktir. Aynen gezegenin günes cevresinde dönmesi , aynen maddenin cisimleri cekme ve garavitasyon cekim gücüne sahip olmasi gibi...

Ama bütün bu gözlemledigimiz ve gerceklesen nesnel olgularin mekanizmalari nedir diye soruldugunda, bunun cevabi, iddia, hipotez, kuram gibi ifade bicimleriyle anlatilir. Dolayisiyla kuram ile olgu arasindaki bu farkı ayirdetmek konuya bakisimizi bile etkileyecek bir önemdedir.

Evrim doganin gercekligidir....Tartisilmaz bir nesnel gercekliktir.
Evrim kurami ise bu gercekligin hangi mekanizmalar yoluyla gerceklestiginin ifade edilis seklidir.

saroz
07-05-2010, 19:56
Sevgili ALKA, verdiğin bilgiler için çok teşekkür ederim.

Evrim kavramını değerlendirmemdeki eksiklikleri farketmeme yardımcı oldun. Akademik anlamda konuya hakim görünüyorsun. Katkılarının devam etmesini umuyorum

Sevgiler :)

LAİLAHEİLLALLAH
09-05-2010, 17:44
Sayın Laila, memeli canlılar suda yaşayamaz diye bir kanun yok elbette, zaten öyle bir doğa kanunu olsa yaşayamazlardı. Anlatmak istenilen şey, hem akciğer solunumu yapan hem de memeli üreme özelliğine sahip canlılar için deniz çok uygun değildir. Kara canlılarında görülen bir özelliktir. Evrim bu olguları açıklamaktadır. Ancak yaradılışçı ol dedim mükemmel yaptım bakış açısının açıklayamadığı bir durumdur.

Tavuk, hindi ve devekuşlarının kanatları olduğu halde uçamamaları evrim tarafından açıklanabilirken, yaradılış felsefesi bakış açısı ile açıklanmaya muhtaçtır.

Evrim her canlı her istediğini yapabilir demez. Beslenmek, korunmak ve türünü devam ettirmek için çevre koşullarına uyum gösterir. Yeraltındaki köstebek ne yapsın kartal kadar keskin gözleri?

Güneş sistemi kusurlarla doludur. Evren kusurlarla doludur. Görev bilinci sandığın hücreleri araştırırsan, kanserin Allah'ın kusuru olduğunu söylemek zorunda kalacaksın.

Bilim defalarca söylediğimiz gibi olay ve olguları tesadüfle açıklamaz. Madde'nin içsel ve diğer maddelerle arasındaki ilişkileri belirleyen doğa kanunlarını araştırır ve bu kanunlara göre değerlendirmeler yapar.

Bilim herşeye gelişigüzel tesadüfün eseri deseydi, oturduğun ev, bindiğin araba, kullandığın bilgisayar olamazdı.
Bu kullandıkların, yaradılışçı bakış açısı ile değil, şüpheci, araştıran, maddesel ilişkileri temel alarak, deneye ve akla dayanan bilimsel yöntemin ürünüdür.


deniz için çok uygun değildir mi?arkadaşım balinalardan bahsediyorsun nasıl uygun değil.

bende evrimin her canlı istediğini yapabilir dediğini iddia etmedim.evrendeki ekolojik dengeden bahsettim.canlılardaki görev bilincinden bahsettim.ama canlıların bir görev üstlenmediğini iddia ettiniz.zaten bende canlıların kendi akıllarıyla,belirli bir ücret karşılığında görev üstlendiklerini söylemedim.sadece bu canlılar bu şekilde programlanmıştır.mesela tüketim dengesi...

güneş sistemi ve evrendeki kusurlar mı?

arkadaşım sen bir insansın ve insan yaşamı için en uygun gezegende yaşıyorsun.yaşadığın dünyanın güneşe olan uzaklığı,dünyanın aya olan uzaklığı,ayın güneşe olan uzaklığı,dünyanın güneş etrafındaki dönüş hızı,23 derece 27 dakikalık oran, başına taş yağmaması,ultraviyole ışınlarından ozonosfer sayesinde korunman,su döngüsü,madde döngüsü,azot döngüsü...hangisi kusur?

evrim bir bilim(!)dir diyorsunuz,bilim olayları tesadüfle açıklamaz diyorsunuz.ama daha olayın başında hücreyi oluşturan maddeler TESADÜFEN bir araya geldi ve ilk hücre oluştu diyorsunuz.

saroz
10-05-2010, 10:27
deniz için çok uygun değildir mi?arkadaşım balinalardan bahsediyorsun nasıl uygun değil.

bende evrimin her canlı istediğini yapabilir dediğini iddia etmedim.evrendeki ekolojik dengeden bahsettim.canlılardaki görev bilincinden bahsettim.ama canlıların bir görev üstlenmediğini iddia ettiniz.zaten bende canlıların kendi akıllarıyla,belirli bir ücret karşılığında görev üstlendiklerini söylemedim.sadece bu canlılar bu şekilde programlanmıştır.mesela tüketim dengesi...

güneş sistemi ve evrendeki kusurlar mı?

arkadaşım sen bir insansın ve insan yaşamı için en uygun gezegende yaşıyorsun.yaşadığın dünyanın güneşe olan uzaklığı,dünyanın aya olan uzaklığı,ayın güneşe olan uzaklığı,dünyanın güneş etrafındaki dönüş hızı,23 derece 27 dakikalık oran, başına taş yağmaması,ultraviyole ışınlarından ozonosfer sayesinde korunman,su döngüsü,madde döngüsü,azot döngüsü...hangisi kusur?

evrim bir bilim(!)dir diyorsunuz,bilim olayları tesadüfle açıklamaz diyorsunuz.ama daha olayın başında hücreyi oluşturan maddeler TESADÜFEN bir araya geldi ve ilk hücre oluştu diyorsunuz.

Sayın Laila, şöyle düşün, senin akciğerlerin değilde solungaçların olsaydı. Oksijen ihtiyacını karşılamak için kafanı suya sokup derin bir nefes çekip karada dolaşsaydın. Bir kaç saat sonra nefesin tükendiğinde yeniden kafanı suya sokup nefes almak zorunda kalsaydın nasıl olurdu? Uygunmu senin için.
Aynı durum akciğer solunumu yapıp suda yaşamak zorunda kalan bir canlı için geçerli. Beslenme, korunma ihtiyaçlarını karşılarken zamanını ve dikkatini yüzeye çıkıp nefes almaya harcamak zorunda kalmak doğrumu?

Üstelik bu yüzeye yaklaşmak balinaların tek düşmanı olan insana karşı da açık hedef haline gelmesine neden oluyor.

Her türlü dezavantajlı, uygunsuz zor bir durum. Bunda anlaşılmayacak birşey yok.

Canlıların birisi tarafından görevlendirildiğini iddia ediyorsun. Peki bu görevlendiren şey, yarattığı ve görevlendirdiği canlı türlerinin %99'unu neden yoketti?

Canlı türlerinin %99'unun yok olduğunu bilim insanları kanıtladı. Mükemmel yaratıcı görev yapsınlar diye yarattığı türleri beğenmedimi de yok etti, yoksa yarattığı türler aldıkları işlere uygun değillerdi de ondan mı silindiler?

Her iki olasılıkda mükemmel bir tasarımcının mükemmelliğini elinden alacak kusurlardır değilmi?

Dünyanın pozisyonu hakkında verdiğin veriler zaten canlılığın oluşması için gereken asgari koşullar. Yalnız bu koşullar sandığınız gibi 6gün 6 saat, 6 dakika 6 vs. zamanda pırt diye oluşmadığı yine bilim insanları tarafından kanıtlandı.

Hem de iki gezegenin çarpışması sonucu oluşan ay dünyanın 23 derecelik eğimini oluşturuyor. Yaradılışçı 6 lı zamanlarda pırt diye ol deyip oldursaydı çarpışmalara ne gerek vardı? Tasarım yaparken çarpıştırılırmı hiç:):crutch:

saroz
19-05-2010, 17:40
http://www.facebook.com/video/video.php?v=385722289562



Tek hücreli canlıdan insana kadar olan evrimin harika bir özeti. Ayrıca sudan karaya geçişte akciğer solunumuna zorlanan balıklar hakkında anlaşılır bilgiler veren bir video.

LAİLAHEİLLALLAH
02-06-2010, 22:33
Sayın Laila, şöyle düşün, senin akciğerlerin değilde solungaçların olsaydı. Oksijen ihtiyacını karşılamak için kafanı suya sokup derin bir nefes çekip karada dolaşsaydın. Bir kaç saat sonra nefesin tükendiğinde yeniden kafanı suya sokup nefes almak zorunda kalsaydın nasıl olurdu? Uygunmu senin için.
Aynı durum akciğer solunumu yapıp suda yaşamak zorunda kalan bir canlı için geçerli. Beslenme, korunma ihtiyaçlarını karşılarken zamanını ve dikkatini yüzeye çıkıp nefes almaya harcamak zorunda kalmak doğrumu?

Üstelik bu yüzeye yaklaşmak balinaların tek düşmanı olan insana karşı da açık hedef haline gelmesine neden oluyor.

Her türlü dezavantajlı, uygunsuz zor bir durum. Bunda anlaşılmayacak birşey yok.

Canlıların birisi tarafından görevlendirildiğini iddia ediyorsun. Peki bu görevlendiren şey, yarattığı ve görevlendirdiği canlı türlerinin %99'unu neden yoketti?

Canlı türlerinin %99'unun yok olduğunu bilim insanları kanıtladı. Mükemmel yaratıcı görev yapsınlar diye yarattığı türleri beğenmedimi de yok etti, yoksa yarattığı türler aldıkları işlere uygun değillerdi de ondan mı silindiler?

Her iki olasılıkda mükemmel bir tasarımcının mükemmelliğini elinden alacak kusurlardır değilmi?

Dünyanın pozisyonu hakkında verdiğin veriler zaten canlılığın oluşması için gereken asgari koşullar. Yalnız bu koşullar sandığınız gibi 6gün 6 saat, 6 dakika 6 vs. zamanda pırt diye oluşmadığı yine bilim insanları tarafından kanıtlandı.

Hem de iki gezegenin çarpışması sonucu oluşan ay dünyanın 23 derecelik eğimini oluşturuyor. Yaradılışçı 6 lı zamanlarda pırt diye ol deyip oldursaydı çarpışmalara ne gerek vardı? Tasarım yaparken çarpıştırılırmı hiç:):crutch:
bir kere benim solungaçlarım olsaydı karada ne işim var.asıl yerim olan suda yaşardım.
şimdi şöyle düşün;günümüzde ilkel şartlardaki gibi yaşıyoruz yani teknoloji yok.
dünyada bir anda oksijen kayboldu,oksijen uzaya doğru yol aldı.ne yapacağız bu durumda bir anda kanatlanı uzaya mı çıkacağız.

Allah,canlıların bir kısmının neslini tüketmiştir.yani tükendi de noldu evrendeki dengemi bozuldu -insan eliyle sooyu tükenen canlıları saymıyorum-
dinazor günümüzde yaşasaydı daha mı iyiydi.


ağzınızdan düşürmediğiniz bir kelime var;bilim...
matematikte bir bilimdir.

matematikteki olasılık hesaplarına bak bakalım,evrenin,dünyanın,ayın,insanın,hücrenin,ami noasidin tesadüfen oluşabilme ihtimali kaçta kaçtır.

saroz
02-06-2010, 22:51
Yahu şakamı yapıyorsun?

Bak ne güzel söylüyorsun, solungacım olsa karada ne işim var diye.

Ben de tamda bunu söylüyorum, akciğer solunumu yapan balina ve yunus'un denizde ne işi var.
Senin tasarımcın neden yapmış bunu?

Bilim bu durumu açıklıyor, ama senin inancın açıklayamıyor.

Dünya da bir anda oksijen kaybolursa biz insanlar ve oksijen solunumu yapan tüm canlılar ölür. Dünyayı oksijen solunumu yapmayan canlı türleri sarar.

Anlamadığın şey şu, Evrim pırt diye 1 saniyede gerçekleşmez. Evrim teorisini anlamadan karşı çıkarsan, Evrim teorisinin söylemediği şeyleri ortaya koyarsın. Sonrada söylemiş gibi eleştirirsin. Çok sık karşılaşıyoruz bu durumla.

Tesadüf lafınızda aynı pat diye evrim gerçekleşir iddianız gibi size ait. Evrim teorisi tesadüflerle evrim gerçekleşir demez.

Doğal seçilim hakkında evrim teorisi neler söylemiş bir oku. Kulaktan dolma bilgilerle konuşunca bir yere varamıyoruz.

LAİLAHEİLLALLAH
03-06-2010, 19:37
Yahu şakamı yapıyorsun?

Bak ne güzel söylüyorsun, solungacım olsa karada ne işim var diye.

Ben de tamda bunu söylüyorum, akciğer solunumu yapan balina ve yunus'un denizde ne işi var.
Senin tasarımcın neden yapmış bunu?

Bilim bu durumu açıklıyor, ama senin inancın açıklayamıyor.

Dünya da bir anda oksijen kaybolursa biz insanlar ve oksijen solunumu yapan tüm canlılar ölür. Dünyayı oksijen solunumu yapmayan canlı türleri sarar.

Anlamadığın şey şu, Evrim pırt diye 1 saniyede gerçekleşmez. Evrim teorisini anlamadan karşı çıkarsan, Evrim teorisinin söylemediği şeyleri ortaya koyarsın. Sonrada söylemiş gibi eleştirirsin. Çok sık karşılaşıyoruz bu durumla.

Tesadüf lafınızda aynı pat diye evrim gerçekleşir iddianız gibi size ait. Evrim teorisi tesadüflerle evrim gerçekleşir demez.

Doğal seçilim hakkında evrim teorisi neler söylemiş bir oku. Kulaktan dolma bilgilerle konuşunca bir yere varamıyoruz.


arkadaşım balina ve yunus denizde akciğer solunumu yapmışda nolmuş evrenin düzenini mi bozuldu,uluslararası hukukta akciğer solunumu yapanlar denizde yaşayamaz mı diyor.demek ki istisna da olsa doğa yasalarına göre akciğer solumu yapan canlılarda suda rahatça yaşayabiliyyorlar.

sen verdiğin örnekte bana şunu izah etmeye çalışıyorsun solungaçların olsa oksijen ihityacını gidermek için kafanı suya soksan sonra birkaçsaat dolaştıktan sonra oksijen bittiğinde geri gelsen ve bu olayı böyle sürdürsen zamanla solungaçların ciğere dönüşür ve karada yaşarsın.

peki sözde karada yaşayan(!) balina denize girdiğinde neden milyarlarca yıldır ciğeri solungaca dönüşmemiş.

evrim pırt diye olmaz diyorsunuz ama sıkışınca pırt diye sıçramalı evrim saçmalığına sarılıyorsunuz?bu ne iş?

uyar
04-06-2010, 00:29
arkadaşım balina ve yunus denizde akciğer solunumu yapmışda nolmuş evrenin düzenini mi bozuldu,

Laila kardeş..

düzen bozulmadı ama senin "balıkların deniz için ideal" iddian geri tepti....


ayrıca demişsin ki:

evrende ekosistem denen birşey var

ekosistem ne?? canlıların ortama uyumu ve yaşamı için sürekli mücadeleleri değil mi??? ekosistem denge değildir... canlıların birarada yaşama mücadelesi ve yarışıdır.. Karşılıklı olarak madde alışverişi yapacak biçimde birbirlerine etki yapan organizmalarla (biyotik), bitki ve hayvanların birbirine eklemlendiği ve ayrıca kaya, toprak gibi fiziksel çevre faktörlerinin (abiyotik) birarada bulunduğu herhangi bir doğa parçası bir ekosistemdir. yani ekosistem pat diye olmaz mükemmel birşey hiç değildir....

taylan
04-06-2010, 01:30
bir kere benim solungaçlarım olsaydı karada ne işim var.asıl yerim olan suda yaşardım.

Canlı karar vermiyor nerede yaşayacağına. Etrafındaki eko sistem karar veriyor. Gelgitli kıyılarda yaşayan balıkların solungaç yapılarının akciğere dönüşmesi çok uzun bir zaman diliminde ortak ataya bağlı olarak değişti ve gelişti. Çünkü eko sistem sürekli olarak havayla ve karayla temas halinde olmalarını gerektiriyordu. Belki binlercesi bu sisteme ayak uyduramayıp elendi. Diğerleri ise akciğere benzer hava keseleri geliştirerek kara hayatının ilk adımlarını attılar. Buna benzer bir adımı uzaya çıkmakla biz de atmış sayılıyoruz.:) Belki bizler de yerçekimsiz ortamların getireceği baskı ile farklı bir anatomi geliştirmek durumunda kalabileceğiz.

Balinanın ortak atasında ise solungaç değil akciğer vardı. Bu yüzden balina mevcut sistemini az çok değiştirerek suya tekrar uyum sağladı. Çünkü balinanın karasal atalarının fosilleri Bugünkü Pakistan'da bulunmuştur. Bundan 50 milyon yıl önce Pakistan deniz kenarında bulunduğu için balinanın ataları da o eko sisteme uygun olarak uyum sağladılar ve değiştiler. Bulunan geçiş fosilleri de bu adaptasyonun nasıl oluştuğunu gösteriyor.

ALKA
04-06-2010, 03:26
Balinanın ortak atasında ise solungaç değil akciğer vardı. Bu yüzden balina mevcut sistemini az çok değiştirerek suya tekrar uyum sağladı

Balinanin en eski atasi tam olarak karada yasayan Archaeocet'tir.

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/34/Pakicetus_BW.jpg

Archaeocet'in atasi da avci olmasina ragmen penceleri olmayan bunun yerine cift toynakli ama etobur olan Mesonychid'tir.

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/9/98/Andrewsarchus_DB.jpg/250px-Andrewsarchus_DB.jpg

Buna ek olarak mesela iki yasamlilardan kurbagalarin larvalari solungac, erginleri ise akciger solunumu yaparlar. Yani hayatlarina solungac ile baslayip sonra akcigerler olusur. Bu örnekte evrimsel süreclerin nasil gelistigine ve sulardan karaya gecise dair baska bir örnektir.

Bunun yaninda akciger ile solunum yapan baliklar da vardir. Bu baliklar sularin kurumasiyla balciga gömülür ve akciger solunumu yaparlar. Gölün yagmur sulariyla dolmasiyla balciktan cikarak solungac solunumuna tekrar dönerler.

Akciğerli balıklar (Dipnoi), Sarcopterygii sınıfından solungaç solunumu yapmakla beraber ihtiyaç duyulduğunda hava solunumu da yapabilen tatlı sularda yaşayan ilgi çekici balıklar altsınıfı. WIKI (http://tr.wikipedia.org/wiki/Akci%C4%9Ferli_bal%C4%B1klar)

En eski akcigerli balik fosili olan Scaumenacia curta, Devon cagina ait olup Cin'in Yunnan eyaletinde bulunmustur.

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/43/Scaumenacia_curta_%26_Bothriolepis_canadensis.JPG/180px-Scaumenacia_curta_%26_Bothriolepis_canadensis.JPG

LAİLAHEİLLALLAH
04-06-2010, 10:26
bir kere benim solungaçlarım olsaydı karada ne işim var.asıl yerim olan suda yaşardım.

Canlı karar vermiyor nerede yaşayacağına. Etrafındaki eko sistem karar veriyor. Gelgitli kıyılarda yaşayan balıkların solungaç yapılarının akciğere dönüşmesi çok uzun bir zaman diliminde ortak ataya bağlı olarak değişti ve gelişti. Çünkü eko sistem sürekli olarak havayla ve karayla temas halinde olmalarını gerektiriyordu. Belki binlercesi bu sisteme ayak uyduramayıp elendi. Diğerleri ise akciğere benzer hava keseleri geliştirerek kara hayatının ilk adımlarını attılar. Buna benzer bir adımı uzaya çıkmakla biz de atmış sayılıyoruz.:) Belki bizler de yerçekimsiz ortamların getireceği baskı ile farklı bir anatomi geliştirmek durumunda kalabileceğiz.

Balinanın ortak atasında ise solungaç değil akciğer vardı. Bu yüzden balina mevcut sistemini az çok değiştirerek suya tekrar uyum sağladı. Çünkü balinanın karasal atalarının fosilleri Bugünkü Pakistan'da bulunmuştur. Bundan 50 milyon yıl önce Pakistan deniz kenarında bulunduğu için balinanın ataları da o eko sisteme uygun olarak uyum sağladılar ve değiştiler. Bulunan geçiş fosilleri de bu adaptasyonun nasıl oluştuğunu gösteriyor.


bir kere ben solungaçlı bir canlı olarak kendimi bir anda su dışında bulsam bir kaç dakka içinde ölürüm,biri diyor ki kafasına suya solup derin bir nefes alıyor sonra nefesi bitince geri geliyor,biri de yok kesesi gelişiyor ciğeri olusuyor.yani bir kere mantıken imkansız.şimdi balinaları,deniizden çıkartsak bir anda evrim mi geçirecek,yada yaşamaya devam mı edecek.

vartor
04-06-2010, 17:52
şimdi balinaları,deniizden çıkartsak bir anda evrim mi geçirecek,yada yaşamaya devam mı edecek.
Bosuna cene yoruyorsunuz. Sayfalarca evrim sonucu degisikliklerin yavas yavas, uzun bir surec, genellikle milyonlarca senede ortaya cikabilecegini anlatiyor, karsiliginda yukardaki cumleyle cevap veriliyor. Beyin de egitimle evrimlesir.

by_system
04-06-2010, 22:32
Bosuna cene yoruyorsunuz. Sayfalarca evrim sonucu degisikliklerin yavas yavas, uzun bir surec, genellikle milyonlarca senede ortaya cikabilecegini anlatiyor, karsiliginda yukardaki cumleyle cevap veriliyor. Beyin de egitimle evrimlesir.

Hocam pardon ama bu balıklar nerden geliyor soyu ney. Bunlar dünya var olmadan önce başka bi gezegendelermiydi? Baktılar dünya oluyor haydin gidelim bakarsınız insan oluruz mu? dediler..

müşkülpesent
04-06-2010, 22:50
Hocam pardon ama bu balıklar nerden geliyor soyu ney. Bunlar dünya var olmadan önce başka bi gezegendelermiydi? Baktılar dünya oluyor haydin gidelim bakarsınız insan oluruz mu? dediler..
En azından evrimin metodolojisi hakkında bir kaç makale okuyun da şu sorgulamalarınız biraz mantık çerçevesinde olsun. Bununla ilgili yığınla bilgi var elinizin altında, internette. Üşegençlik yapmasanız, araştırsanız ve böylelikle bizi de bu saçmalıklarınızdan biraz uzak tutsanız nasıl olur?

by_system
05-06-2010, 07:49
En azından evrimin metodolojisi hakkında bir kaç makale okuyun da şu sorgulamalarınız biraz mantık çerçevesinde olsun. Bununla ilgili yığınla bilgi var elinizin altında, internette. Üşegençlik yapmasanız, araştırsanız ve böylelikle bizi de bu saçmalıklarınızdan biraz uzak tutsanız nasıl olur?

Ya ben onu bunu sormuyorum dünya yokken bu balıklar nerdeydi. Nasıl geldiler dünyaya Biz balıktan geldiysek balık nerden geldi Maymundan mı?

saroz
05-06-2010, 10:25
Ya ben onu bunu sormuyorum dünya yokken bu balıklar nerdeydi. Nasıl geldiler dünyaya Biz balıktan geldiysek balık nerden geldi Maymundan mı?


Bırakalım Evrim teorisi hakkında birkaç bilgi öğrenmeni, bu başlıktaki yazı ve videolara bile bakmamışsın.

Aklınca dalga geçmeye çalışıyorsan, mizah zeka ve bilgiye dayanır.

Herşeye rağmen aşağıdaki linkte sorunun yanıtını bulabilirsin.


http://www.facebook.com/video/video.php?v=385722289562 (http://www.facebook.com/video/video.php?v=385722289562)

by_system
05-06-2010, 12:35
Bırakalım Evrim teorisi hakkında birkaç bilgi öğrenmeni, bu başlıktaki yazı ve videolara bile bakmamışsın.

Aklınca dalga geçmeye çalışıyorsan, mizah zeka ve bilgiye dayanır.

Herşeye rağmen aşağıdaki linkte sorunun yanıtını bulabilirsin.


http://www.facebook.com/video/video.php?v=385722289562 (http://www.facebook.com/video/video.php?v=385722289562)

:)) Bu bir teori değilmi ispatlanmış mı?

LAİLAHEİLLALLAH
05-06-2010, 12:37
Bosuna cene yoruyorsunuz. Sayfalarca evrim sonucu degisikliklerin yavas yavas, uzun bir surec, genellikle milyonlarca senede ortaya cikabilecegini anlatiyor, karsiliginda yukardaki cumleyle cevap veriliyor. Beyin de egitimle evrimlesir.

ya balina şimdi sudan çıksa 3-5 dk içinde ölür be adam ne uzun bir süreci.
o nefessiz haliyle birde çiftleşek çoccuk mu yapacak.

by_system
05-06-2010, 12:41
ya balina şimdi sudan çıksa 3-5 dk içinde ölür be adam ne uzun bir süreci.
o nefessiz haliyle birde çiftleşek çoccuk mu yapacak.

Ayrıca değineyim evrim olduktan sonra biz niye hiç insanlaşan bi maymun görmedik yada okumadık?? Uzun yıllar geçmemiş mi??

Titan
05-06-2010, 12:52
Ya ben onu bunu sormuyorum dünya yokken bu balıklar nerdeydi. Nasıl geldiler dünyaya Biz balıktan geldiysek balık nerden geldi Maymundan mı?

Dünya yokken balık mı vardı by system? O zaman senin şu yazdıkların evrenin başlangıcına gidilmesini gerektirir.

by_system
05-06-2010, 12:54
Dünya yokken balık mı vardı by system? O zaman senin şu yazdıkların evrenin başlangıcına gidilmesini gerektirir.

Dünya oluştuğunda balık olduğunu ispatlar mısın?

Titan
05-06-2010, 13:11
by system, dünya oluştuğunda insan yoktu ki hemen balık olsun, sonuçta balıklarda mikroorganizmalardan evrilmiştir.

LAİLAHEİLLALLAH
06-06-2010, 15:21
Ayrıca değineyim evrim olduktan sonra biz niye hiç insanlaşan bi maymun görmedik yada okumadık?? Uzun yıllar geçmemiş mi??
yoksa evrim durmuş mu?

saroz
09-06-2010, 20:32
Hocam pardon ama bu balıklar nerden geliyor soyu ney. Bunlar dünya var olmadan önce başka bi gezegendelermiydi? Baktılar dünya oluyor haydin gidelim bakarsınız insan oluruz mu? dediler..

Ya ben onu bunu sormuyorum dünya yokken bu balıklar nerdeydi. Nasıl geldiler dünyaya Biz balıktan geldiysek balık nerden geldi Maymundan mı?

ya balina şimdi sudan çıksa 3-5 dk içinde ölür be adam ne uzun bir süreci.
o nefessiz haliyle birde çiftleşek çoccuk mu yapacak.

Ayrıca değineyim evrim olduktan sonra biz niye hiç insanlaşan bi maymun görmedik yada okumadık?? Uzun yıllar geçmemiş mi??


Başlığı sabote etmek içinmi bu zırvaları yazıyorsunuz?

Anlamadığınızı veya bilmediğinizi kabul etmek istemiyorum.

LAİLAHEİLLALLAH
09-06-2010, 21:31
Başlığı sabote etmek içinmi bu zırvaları yazıyorsunuz?

Anlamadığınızı veya bilmediğinizi kabul etmek istemiyorum.
ne sabotesi kardeşim.sen biliyorsan anlat burdayız.

saroz
09-06-2010, 22:21
ne sabotesi kardeşim.sen biliyorsan anlat burdayız.

Tamam Laila, pes ettim sen haklısın.

Yazdıklarına gerçekten inanıyorsun, sana söyleyecek sözüm yok....

ALKA
10-06-2010, 00:11
Hocam pardon ama bu balıklar nerden geliyor soyu ney. Bunlar dünya var olmadan önce başka bi gezegendelermiydi? Baktılar dünya oluyor haydin gidelim bakarsınız insan oluruz mu? dediler..

Ya ben onu bunu sormuyorum dünya yokken bu balıklar nerdeydi. Nasıl geldiler dünyaya Biz balıktan geldiysek balık nerden geldi Maymundan mı?

ya balina şimdi sudan çıksa 3-5 dk içinde ölür be adam ne uzun bir süreci.
o nefessiz haliyle birde çiftleşek çoccuk mu yapacak.

Ayrıca değineyim evrim olduktan sonra biz niye hiç insanlaşan bi maymun görmedik yada okumadık?? Uzun yıllar geçmemiş mi??

Insanlara bir de cahilsiniz denildiginde kiziyorlar.

Cahil olunmak icin bu kadar cümle nasil sarfedilir, buna da özel bir ödül vermek gerekir. Darwin ödülleri zaten bu yüzden var.

Aynen Orta Cag'da Dünyanin tepsi gibi düz olmadigini yuvarlak oldugu söylenen insanlarin bilgisiz tepkileri gibi.

Ama Dünya tuvarlaksa biz niye ufugu düz görüyoruz? Ciftligimizn duvarlari niye egri degil, evimizin duvarlari niye egrik durmuyor, kuleler neden düz duruyor, bulutlar neden kavis biciminde degil, at arabalarinin yollari niye dümdüz, niye asagi düsmüyoruz...

Evet aynen onlar gibi cahil edalariyla bilgisizliginizin adeta sirittigi aklinizca sorular yöneltiyorsunuz..

Günümüz Orta cag insanlari bu anlamda sizsiniz ama bunu dahi algilayamiyorsunuz.

Biyoloji ögretmeninim cok komik bir lafi vardir, hep gülerdim dediginde, "Türkiye sizin gibiler yüzünden geri kaliyor"

saroz
14-06-2010, 21:10
Yahu şakamı yapıyorsun?

Bak ne güzel söylüyorsun, solungacım olsa karada ne işim var diye.

Ben de tamda bunu söylüyorum, akciğer solunumu yapan balina ve yunus'un denizde ne işi var.
Senin tasarımcın neden yapmış bunu?

Bilim bu durumu açıklıyor, ama senin inancın açıklayamıyor.

Dünya da bir anda oksijen kaybolursa biz insanlar ve oksijen solunumu yapan tüm canlılar ölür. Dünyayı oksijen solunumu yapmayan canlı türleri sarar.

Anlamadığın şey şu, Evrim pırt diye 1 saniyede gerçekleşmez.

arkadaşım balina ve yunus denizde akciğer solunumu yapmışda nolmuş evrenin düzenini mi bozuldu,uluslararası hukukta akciğer solunumu yapanlar denizde yaşayamaz mı diyor.demek ki istisna da olsa doğa yasalarına göre akciğer solumu yapan canlılarda suda rahatça yaşayabiliyyorlar.

sen verdiğin örnekte bana şunu izah etmeye çalışıyorsun solungaçların olsa oksijen ihityacını gidermek için kafanı suya soksan sonra birkaçsaat dolaştıktan sonra oksijen bittiğinde geri gelsen ve bu olayı böyle sürdürsen zamanla solungaçların ciğere dönüşür ve karada yaşarsın.

peki sözde karada yaşayan(!) balina denize girdiğinde neden milyarlarca yıldır ciğeri solungaca dönüşmemiş.

evrim pırt diye olmaz diyorsunuz ama sıkışınca pırt diye sıçramalı evrim saçmalığına sarılıyorsunuz?bu ne iş?

bir kere benim solungaçlarım olsaydı karada ne işim var.asıl yerim olan suda yaşardım.

Canlı karar vermiyor nerede yaşayacağına. Etrafındaki eko sistem karar veriyor. Gelgitli kıyılarda yaşayan balıkların solungaç yapılarının akciğere dönüşmesi çok uzun bir zaman diliminde ortak ataya bağlı olarak değişti ve gelişti. Çünkü eko sistem sürekli olarak havayla ve karayla temas halinde olmalarını gerektiriyordu. Belki binlercesi bu sisteme ayak uyduramayıp elendi. Diğerleri ise akciğere benzer hava keseleri geliştirerek kara hayatının ilk adımlarını attılar. Buna benzer bir adımı uzaya çıkmakla biz de atmış sayılıyoruz.:) Belki bizler de yerçekimsiz ortamların getireceği baskı ile farklı bir anatomi geliştirmek durumunda kalabileceğiz.

Balinanın ortak atasında ise solungaç değil akciğer vardı. Bu yüzden balina mevcut sistemini az çok değiştirerek suya tekrar uyum sağladı. Çünkü balinanın karasal atalarının fosilleri Bugünkü Pakistan'da bulunmuştur. Bundan 50 milyon yıl önce Pakistan deniz kenarında bulunduğu için balinanın ataları da o eko sisteme uygun olarak uyum sağladılar ve değiştiler. Bulunan geçiş fosilleri de bu adaptasyonun nasıl oluştuğunu gösteriyor.

bir kere ben solungaçlı bir canlı olarak kendimi bir anda su dışında bulsam bir kaç dakka içinde ölürüm,biri diyor ki kafasına suya solup derin bir nefes alıyor sonra nefesi bitince geri geliyor,biri de yok kesesi gelişiyor ciğeri olusuyor.yani bir kere mantıken imkansız.şimdi balinaları,deniizden çıkartsak bir anda evrim mi geçirecek,yada yaşamaya devam mı edecek.


Bu yazıları bir kere daha oku sevgili Laila. sonra tekrar düşün.

taylan
14-06-2010, 21:42
ya balina şimdi sudan çıksa 3-5 dk içinde ölür be adam ne uzun bir süreci.
o nefessiz haliyle birde çiftleşek çoccuk mu yapacak.

Alemsin laila balina zaten nefes almak için su yüzüne çıkıyor. Bugün sadece ortak atalarına göre daha az su yüzüne çıkıyor. Mesele bu. Çiftleşiyor tabi ki hem de atalarından kalan arka bacaklarıyla. :D:D

LAİLAHEİLLALLAH
15-06-2010, 00:41
Alemsin laila balina zaten nefes almak için su yüzüne çıkıyor. Bugün sadece ortak atalarına göre daha az su yüzüne çıkıyor. Mesele bu. Çiftleşiyor tabi ki hem de atalarından kalan arka bacaklarıyla. :D:D
her biriniz farklı cvp veriyorsunuz.ilk önce kendi aranızda anlaşın.bizde kimi muhattap aldığımızı bilelim.

saroz
15-06-2010, 16:05
her biriniz farklı cvp veriyorsunuz.ilk önce kendi aranızda anlaşın.bizde kimi muhattap aldığımızı bilelim.


Bir tane farklı yanıt gösteririmisin Laila?

LAİLAHEİLLALLAH
15-06-2010, 20:06
biri nefes almak için su yüzüne çıkıyor diyor,diğeri tehlikelerden kurtulmak için çıkıyor diyor.

ne ayak...

ALKA
15-06-2010, 20:34
biri nefes almak için su yüzüne çıkıyor diyor,diğeri tehlikelerden kurtulmak için çıkıyor diyor.

ne ayak...
Efendim, bu ne yaman celiski? Siz de yangindan kurtulmak icin son care olarak denize atlamaz misiniz? Firtinali bir denizde suya düstügünüzde kurtulmak icin bir an önce karaya cikmak icin cabalamaz misiniz?

Biyoloji dersinde nasil siniftan gectiniz merak ediyorum..

taylan
15-06-2010, 21:14
imdi balinaları,deniizden çıkartsak bir anda evrim mi geçirecek,yada yaşamaya devam mı edecek.

Balinanın denizden çıkmak gibi bir derdi yok kafanı yorma sen. Bu iş senin düşündüğün gibi değil. Balina karaya bağımlı bir hayvan. Çok fazla uzaklaşamıyor karasal ortamlardan. Mutlaka kıyılara yakın bölgelerde yüzüyor. Bir köpekbalığı gibi değil yani. Ama karaya vurup uzun süre hava soluması canlının ölümüyle sonuçlanıyor. (Balina intiharları)

Bu bir adaptasyondur. 50 milyon yıllık kıdemi vardır. Gelecek milyon yıllık bir süreç ancak bu canlıyı bugünkü konumundan farklı kılabilir.

Balinanın uyum süreci 50 milyon yıllık bir adaptasyonu kapsıyor. Hayvanın ortak atasının fosillerinin deniz kıyısına yakın yerlerde bulunması bu canlının orjininin kara memelisi olduğunu gösteriyor. Bugünkü balinayı ortak ata olarak varsayıp önümüze 40 milyon yıl koyup tahmin yaparsak başka bir canlıya bakıyor olabiliriz.

http://www.evolution-textbook.org/content/free/figures/03_EVOW_Art/18_EVOW_CH03.jpg

saroz
15-06-2010, 21:58
biri nefes almak için su yüzüne çıkıyor diyor,diğeri tehlikelerden kurtulmak için çıkıyor diyor.

ne ayak...


Çelişkili olduğunu düşündüğün iddiaları senin algıladığın haliyle değilde orijinal hali ile alıntılasaydın daha sağlıklı olurdu.

Çünkü, nefes almak için su yüzüne çıkıyor diyerek kastettiğin balinamıdır?

Yoksa karaya çıkmaya zorlanan balıkmıdır?

Her iki durum birbirinden farklı. Senin anladığın çelişki hangi anlamda?

Birden fazla alıntı yapmak için, alıntı yapacağın yazıların altındaki MQ imgesine tıkla, sonra alt sol köşede YANITLA yazısına tıkla, açılan sayfada alıntıladığın yazıları düzenleyip kendi düşünceni de belirtirsen tartışmamız daha anlaşılır olacaktır.

KızıL
15-06-2010, 22:18
Efendim, bu ne yaman celiski? Siz de yangindan kurtulmak icin son care olarak denize atlamaz misiniz? Firtinali bir denizde suya düstügünüzde kurtulmak icin bir an önce karaya cikmak icin cabalamaz misiniz?

Biyoloji dersinde nasil siniftan gectiniz merak ediyorum..

bu kadargüzel anlatılırdı ancak!! iyiki varsın alka...
ayrıca emeğine sağlık taylan güzel açıklaman için....

LAİLAHEİLLALLAH
16-06-2010, 00:40
imdi balinaları,deniizden çıkartsak bir anda evrim mi geçirecek,yada yaşamaya devam mı edecek.

Balinanın denizden çıkmak gibi bir derdi yok kafanı yorma sen. Bu iş senin düşündüğün gibi değil. Balina karaya bağımlı bir hayvan. Çok fazla uzaklaşamıyor karasal ortamlardan. Mutlaka kıyılara yakın bölgelerde yüzüyor. Bir köpekbalığı gibi değil yani. Ama karaya vurup uzun süre hava soluması canlının ölümüyle sonuçlanıyor. (Balina intiharları)

Bu bir adaptasyondur. 50 milyon yıllık kıdemi vardır. Gelecek milyon yıllık bir süreç ancak bu canlıyı bugünkü konumundan farklı kılabilir.

Balinanın uyum süreci 50 milyon yıllık bir adaptasyonu kapsıyor. Hayvanın ortak atasının fosillerinin deniz kıyısına yakın yerlerde bulunması bu canlının orjininin kara memelisi olduğunu gösteriyor. Bugünkü balinayı ortak ata olarak varsayıp önümüze 40 milyon yıl koyup tahmin yaparsak başka bir canlıya bakıyor olabiliriz.

http://www.evolution-textbook.org/content/free/figures/03_EVOW_Art/18_EVOW_CH03.jpg
balina karaya bağımlı bir hayvan mı?
bunu şaka olarak kabul ediyorum.
birde resim koymuşsun ya,birden evrime inanasım geldi(!)

LAİLAHEİLLALLAH
16-06-2010, 00:43
Çelişkili olduğunu düşündüğün iddiaları senin algıladığın haliyle değilde orijinal hali ile alıntılasaydın daha sağlıklı olurdu.

Çünkü, nefes almak için su yüzüne çıkıyor diyerek kastettiğin balinamıdır?

Yoksa karaya çıkmaya zorlanan balıkmıdır?

Her iki durum birbirinden farklı. Senin anladığın çelişki hangi anlamda?

Birden fazla alıntı yapmak için, alıntı yapacağın yazıların altındaki MQ imgesine tıkla, sonra alt sol köşede YANITLA yazısına tıkla, açılan sayfada alıntıladığın yazıları düzenleyip kendi düşünceni de belirtirsen tartışmamız daha anlaşılır olacaktır.
biz balina üzerine konuşuyoruz,ama malesef daha neyi savunduğunu bilmeyen arkadaşlar var.

LAİLAHEİLLALLAH
16-06-2010, 00:47
bu kadargüzel anlatılırdı ancak!! iyiki varsın alka...
ayrıca emeğine sağlık taylan güzel açıklaman için....
vallaha ben son çare olarak denize atlarımda,bir anda evrim geçireceğimi zannetmiyorum.
ya da çocuğumun veya torunumun sırf ben denize düştüm nefessiz kaldım diye yüzgeçleri olan bir canlı olarak dünyaya geleceğinide sanmıyorum.

not;biyoloji,felsefe ve sosyoloji hocam(hepsinin ellerinden öpüyorum)darwine inanan kalmadı artık demişlerdi...

taylan
16-06-2010, 00:56
çocuğumun veya torunumun sırf ben denize düştüm nefessiz kaldım diye yüzgeçleri olan bir canlı olarak dünyaya geleceğinide sanmıyorum.

Laila sen bence bu işlere çok kafanı yorma. Bildiğin şekilde evreni ve yaşamı algılamaya devam et. Bak hocaların da sana bu nasihati yapmış.

Senin gibi düşünen biri için evrim fikrini kabullenmek son derece fazla ara form gerektiren çok uzun bir evrim süreci olacaktır. :D

taylan
16-06-2010, 01:24
Bu arada balinanın karaya bağımlılığı konusunda atasal kökenine dair bir gönderme yapmak istemiştim. Biraz yanlış oldu kabul ediyorum. Karaya bağımlı derken solunum sisteminden vücut yapısına, üzerinde nadir de olsa bulunan kıllara dikkat çekmek istedim. Bu arada resimdeki fosiller hayali değil bulunan fosillerden çizilmiştir. Yani balinanın tüm ara geçiş aşamaları somut verilerle desteklidir.

prometheus4517
16-06-2010, 02:19
anladığım kadarıyla aksinde direten arkadaşlar bu olayların yüzlerce binlerce yılda yavaş yavaş gerçekleştiğini anlayamıyorlar. bir tane balık torunlarını alıp hadi yavrularım bundan sonra deniz manzaralı yerde yaşıycaz diyip pılını pırtını toplayıp gitmiyor arkadaşlar. ağaçta yaşayan ahtapotların videosunu da izleyin youtube dan bu konu yetmiyorsa.

allah ol diyince saniyesinde oldu diye inanıyorsunuz, bilmem ne balıkları şu kadar nesilden sonra karaya çıktı deyince olmuyor. ?????

ALKA
16-06-2010, 03:32
vallaha ben son çare olarak denize atlarımda,bir anda evrim geçireceğimi zannetmiyorum.
ya da çocuğumun veya torunumun sırf ben denize düştüm nefessiz kaldım diye yüzgeçleri olan bir canlı olarak dünyaya geleceğinide sanmıyorum.

not;biyoloji,felsefe ve sosyoloji hocam(hepsinin ellerinden öpüyorum)darwine inanan kalmadı artık demişlerdi...

Hala balinalara, yüzgeclere, solunuma takildiginiza göre bu sekilde cok basit ve yüzeysel formüle edilmis sorularla "sulardan karaya gecis" konusunu bize havale ederken sanirim ciddi bir soru sormussunuz ve ben bunu algilayamamisim.

Genel olarak bilimsel konularin irdelenmesi veya sorgulanmasi cok yarar getiricidir ve bilime katki saglayicidir. Bu yüzden pek yadirgamam böyle sorulari ama konuyu dagitan veya bir konudan diger bir konuya gecis yaparak tartismayi törpülemek pek yapici olmasa gerek. Bu yüzden de bazen digerlerinden tepki almak hic de sasirtici olmamasi gerek.. Aynisi dini konular icin de gecerli. Takdir edersiniz ki sizde dini konular hakkinda tartisirken gelip bir yazarin konuyu sulandirmasini veya soru soruyormus gibi yapip konuyu darmadagan etmesini hos görmezdiniz. Yoksa yaniliyor muyum?

Bakiniz sayin LAİLAHEİLLALLAH, bilimsel konulari tartisirken dini konular ile karsilastirmak belirli bir ölcüde dogrudur ve bunda her zaman bir sorun yoktur. Ama din ile bilimi kasitli olarak karsi karsiya getirmenin pek tartisilacak bir yönü olmadigi gibi dinin bilime karsi oldugu hissi uyandirabilir ki, bu da takdir edersiniz ki dogru olmaz. Din bilime karsi degildir, veya bu sekilde de bize din dersinde okulda ögretilmisti. Hem de dine inanmayan ateist ögretmenler tarafindan da. Ayni saygiyi evrimi veya Darwin'i dogru bulmayan hocalar da bilime gösterebilir ve diyebilir ki bilim dine karsi degildir. Medeni insanlar olarak bunu en azindan bu forumda saglamak mümkün olmali degil mi?

Inancin günümüz insanina yarari olabilir. Bu kadar haksizligin oldugu bir dünyada insan yasamina sanal veya kurgu da olsa bir anlam verebilir. Bunlarin hepsini anlamak ve anlayisla karsilamak mümkün. Ama inanc bilimi reddetme asamasina geldiginde, ki bu durum kurdugunuz cümlede acikca kendini gösteriyor, iste problem orda baslar.

Ne yazik ki, burada böyle bir problemimiz var!
Ve bu düsünce yapisiyla da bunun üstesinden gelebilmek pek mümkün degil.

anladigim kadariyla siz inancli bir kisisiniz. Ama sadece inancli degil, ayni zamanda inanclarinizin baskisi altindasiniz. Onun icin sizin bilimi ve bilimsel yöntemi kavramakta zorlaniyorsunuz. Bu duruma düsmemek gerekiyor. Forum ortaminda hep belirtiyoruz: Özelde evrimin, genelde bilimin inancla hic bir ilgisi yoktur. Pek cok "evrimci" bilim insani inanclidir. Ama bilim buna ragmen materyalist bir anlayisla yapilir. Yani doga ve toplumsal olgular yine doganin ve toplumun kendi ickin nitelikleri üzerinden anlasilir. Buna Tanriyi, inanclari, dinleri karistirmak icinde yasadigimiz 21.yy'in gercegi olmamali. Irrasyonel düsünüs bicimi bu cagda bilime egemen olmamali...

Bence insan yabancisi oldugu konularda pek konusmamali. Konusacaksa bilmedigini gizlemeyen bir üslupla konuya dahil olmali. Bir kere "sırf ben denize düştüm nefessiz kaldım diye yüzgeçleri olan bir canlı olarak dünyaya geleceğinide sanmıyorum" deyisiniz bile bu konuya ne kadar yabanci oldugunuzu gösteriyor. Dininize inanin ama, bilimsel konulara inancinizla yaklasmayin. Sadece evrim konusunda degil, hic bir konuda bunu yapmamak gerek.

Bir konuda iddiali cümleler kurmak icin öncelikle o konuda bilgilenmek gerektigini, konu evrimse en azindan evrimin ne oldugu, nesnel dünyada nasil bir karsiliga denk düstügünü anlamaya calismalisiniz. Evrim konusu bir yana sürdürdügünüz yöntem de dogru degil.

Saygilarimla...

prometheus4517
16-06-2010, 03:40
vallaha ben son çare olarak denize atlarımda,bir anda evrim geçireceğimi zannetmiyorum.
ya da çocuğumun veya torunumun sırf ben denize düştüm nefessiz kaldım diye yüzgeçleri olan bir canlı olarak dünyaya geleceğinide sanmıyorum.

not;biyoloji,felsefe ve sosyoloji hocam(hepsinin ellerinden öpüyorum)darwine inanan kalmadı artık demişlerdi...

darwinden sonra çok şey değişti zaten, bilimsel olduğundan evrim teorisi gelişti desteklendi, evrimle ilgili bölümler fakülteler kuruldu, bazı konularda darwinin söylediklerinden farklı olan şeyler keşfedildi. hocanız bunları anlatmak istemiş olmasın?siz orda anlamak istediğiniz gibi anlayıp buraya öyle yazmış olmayasınız?

prometheus4517
16-06-2010, 03:53
ayrıca bu konuyla ilgili bir çevirim de vardı. bu sitede de yayınlanmıştı. isteyen arkadaşlar okuyabilirler.

Karaya doğru giden antik balık idi başlığı yanlış hatırlamıyorsam.

LAİLAHEİLLALLAH
17-06-2010, 20:42
Hala balinalara, yüzgeclere, solunuma takildiginiza göre bu sekilde cok basit ve yüzeysel formüle edilmis sorularla "sulardan karaya gecis" konusunu bize havale ederken sanirim ciddi bir soru sormussunuz ve ben bunu algilayamamisim.

Genel olarak bilimsel konularin irdelenmesi veya sorgulanmasi cok yarar getiricidir ve bilime katki saglayicidir. Bu yüzden pek yadirgamam böyle sorulari ama konuyu dagitan veya bir konudan diger bir konuya gecis yaparak tartismayi törpülemek pek yapici olmasa gerek. Bu yüzden de bazen digerlerinden tepki almak hic de sasirtici olmamasi gerek.. Aynisi dini konular icin de gecerli. Takdir edersiniz ki sizde dini konular hakkinda tartisirken gelip bir yazarin konuyu sulandirmasini veya soru soruyormus gibi yapip konuyu darmadagan etmesini hos görmezdiniz. Yoksa yaniliyor muyum?

Bakiniz sayin LAİLAHEİLLALLAH, bilimsel konulari tartisirken dini konular ile karsilastirmak belirli bir ölcüde dogrudur ve bunda her zaman bir sorun yoktur. Ama din ile bilimi kasitli olarak karsi karsiya getirmenin pek tartisilacak bir yönü olmadigi gibi dinin bilime karsi oldugu hissi uyandirabilir ki, bu da takdir edersiniz ki dogru olmaz. Din bilime karsi degildir, veya bu sekilde de bize din dersinde okulda ögretilmisti. Hem de dine inanmayan ateist ögretmenler tarafindan da. Ayni saygiyi evrimi veya Darwin'i dogru bulmayan hocalar da bilime gösterebilir ve diyebilir ki bilim dine karsi degildir. Medeni insanlar olarak bunu en azindan bu forumda saglamak mümkün olmali degil mi?

Inancin günümüz insanina yarari olabilir. Bu kadar haksizligin oldugu bir dünyada insan yasamina sanal veya kurgu da olsa bir anlam verebilir. Bunlarin hepsini anlamak ve anlayisla karsilamak mümkün. Ama inanc bilimi reddetme asamasina geldiginde, ki bu durum kurdugunuz cümlede acikca kendini gösteriyor, iste problem orda baslar.

Ne yazik ki, burada böyle bir problemimiz var!
Ve bu düsünce yapisiyla da bunun üstesinden gelebilmek pek mümkün degil.

anladigim kadariyla siz inancli bir kisisiniz. Ama sadece inancli degil, ayni zamanda inanclarinizin baskisi altindasiniz. Onun icin sizin bilimi ve bilimsel yöntemi kavramakta zorlaniyorsunuz. Bu duruma düsmemek gerekiyor. Forum ortaminda hep belirtiyoruz: Özelde evrimin, genelde bilimin inancla hic bir ilgisi yoktur. Pek cok "evrimci" bilim insani inanclidir. Ama bilim buna ragmen materyalist bir anlayisla yapilir. Yani doga ve toplumsal olgular yine doganin ve toplumun kendi ickin nitelikleri üzerinden anlasilir. Buna Tanriyi, inanclari, dinleri karistirmak icinde yasadigimiz 21.yy'in gercegi olmamali. Irrasyonel düsünüs bicimi bu cagda bilime egemen olmamali...

Bence insan yabancisi oldugu konularda pek konusmamali. Konusacaksa bilmedigini gizlemeyen bir üslupla konuya dahil olmali. Bir kere "sırf ben denize düştüm nefessiz kaldım diye yüzgeçleri olan bir canlı olarak dünyaya geleceğinide sanmıyorum" deyisiniz bile bu konuya ne kadar yabanci oldugunuzu gösteriyor. Dininize inanin ama, bilimsel konulara inancinizla yaklasmayin. Sadece evrim konusunda degil, hic bir konuda bunu yapmamak gerek.

Bir konuda iddiali cümleler kurmak icin öncelikle o konuda bilgilenmek gerektigini, konu evrimse en azindan evrimin ne oldugu, nesnel dünyada nasil bir karsiliga denk düstügünü anlamaya calismalisiniz. Evrim konusu bir yana sürdürdügünüz yöntem de dogru degil.

Saygilarimla...


elbetteki din bilimle çelişmez, ama çeliştiğini iddia eden bizler değil atestlerdir.
ben bilime karşı değilim aksine bilimi destekleyen bir kişiyim.akıl olmadan din hiç bir işe yaramaz,nitekim daha 1970'li yıllarda dünya dönüyor diyen kafirdir diyen bir arap şeyhi vardı,ama bilmiyor ki kuranda buna dair işaretler vardır. benim din anlayışım bilimsiz din olmayacağıdır.

ama sorun şu ki;bizler evrimin bilim olduğuna inanmıyoruz,çünkü (en basitinden) bilimde tesadüflere ter yoktur.herşey neden-sonuç ilkesi altında gerçekleşir...

LAİLAHEİLLALLAH
17-06-2010, 20:44
darwinden sonra çok şey değişti zaten, bilimsel olduğundan evrim teorisi gelişti desteklendi, evrimle ilgili bölümler fakülteler kuruldu, bazı konularda darwinin söylediklerinden farklı olan şeyler keşfedildi. hocanız bunları anlatmak istemiş olmasın?siz orda anlamak istediğiniz gibi anlayıp buraya öyle yazmış olmayasınız?


malesef öyle değildi canım.

darwin üzerine çok konular açmıştık vakti zamanında...

LAİLAHEİLLALLAH
17-06-2010, 20:46
Bu arada balinanın karaya bağımlılığı konusunda atasal kökenine dair bir gönderme yapmak istemiştim. Biraz yanlış oldu kabul ediyorum. Karaya bağımlı derken solunum sisteminden vücut yapısına, üzerinde nadir de olsa bulunan kıllara dikkat çekmek istedim. Bu arada resimdeki fosiller hayali değil bulunan fosillerden çizilmiştir. Yani balinanın tüm ara geçiş aşamaları somut verilerle desteklidir.
sahte fosillerdendir.nede olsa tek bir serçe parmağından yola çıkarak,akşam ne yemek yediklerini bile çiziyorsunuz

taylan
17-06-2010, 21:36
Fosiller sahte değil laila efendi. Senin benim kadar gerçek. Önyargına hapsolmuş zihnin bu gerçek kanıtları göremiyor tabi.

http://www.talkorigins.org/features/whales/

http://news.nationalgeographic.com/news/2005/04/0414_050414_egyptwhale.html

http://www.sciencedaily.com/releases/2009/02/090204085133.htm

http://www.animalpicturesarchive.com/view.php?tid=3&did=8280 Pakicetus fosili

http://www.proof-of-evolution.com/evolution-of-whales.html Ambulocetus fosili

http://www.geol.umd.edu/~jmerck/ASTR380/evolution09.html

http://www.edwardtbabinski.us/whales/evolution_of_whales/thewissen.jpg

http://www.canopyministries.org/images/Whale%20fossil%20inside.jpg

http://www.detectingdesign.com/images/FossilRecord/Whale.jpg


Bir kemikten binlerce şey keşfedilebilir. Kemiğin mineral yapısı canlının neyle beslendiğinden günün hangi saatlerinde çiftleştiğine, görünüşünün neye benzediğine dair yüzlerce kanıt sunar. Tabi bu bilimsel metod denilen çalışmalarla mümkün. Bir yaratılışçının bunu anlaması mümkün değildir.

taylan
17-06-2010, 21:55
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/5/5e/Ambulocetus_et_pakicetus.jpg

taylan
17-06-2010, 22:22
Balinanın burnunun yukarı kayışı. Fosillerde net olarak görülüyor.

http://www.edwardtbabinski.us/whales/evolution_of_whales/nasal_transition.jpg

Balinanın arka ayaklarını gösteren çizim

http://tinyfrog.files.wordpress.com/2007/12/basilosaurus.gif?w=500


http://www.sciohost.org/ncse/kvd/Padian/jpgs_50/KvD_Padian_s076_50.jpg

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/99/Dorudon_skeleton.jpg

http://commons.wikimedia.org/wiki/File:Rodhocetus_skull.jpg

Çok geniş bilgi balinaların evrimi ve ara türlerin detaylarıyla ilgili:

http://www.palaeos.com/Vertebrates/Units/520Cetartiodactyla/520.100.html#Pakicetidae

http://www.csus.edu/indiv/l/lancasterw/bio168/LABS%20BIO168-03/Lab%2015-Cetacea%20BIO168-04.htm

ALKA
17-06-2010, 22:25
Harika görseller eklemissiniz, sayin Taylan. Balinanin evrimine dair bir cok görsel bilgiler de iceriyor. Paylasim icin tesekkürler.

taylan
17-06-2010, 22:48
Alka çok teşekkür ederim. Ama gerçekten tüm bu linkleri ve görselleri yarım saat içinde buldum. Bu yaratılışçı arkadaşlar biraz zahmet edip araştırsa onlar da bulabilir. Evrimle ilgili tüm kaynaklar önümüzde yeter ki arayalım.

taylan
18-06-2010, 01:54
http://www.palaeos.com/Vertebrates/Lists/Taxa/Taxlist.html

Alka bu sitenin ciddi bir çeviri çalışmasına ihtiyacı olabilir. Tesadüfen buldum ama ortak ataların müthiş bir listesi var burda. Çok ciddi ve özenle hazırlanmış bir site. Mutlaka çeviriyle Türkçeye kazandırılması gerek.

LAİLAHEİLLALLAH
18-06-2010, 22:12
milyonlarca yaşayan fosil var ve tek bir tüyü bile değişmemiş...

ALKA
19-06-2010, 01:50
http://www.palaeos.com/Vertebrates/Lists/Taxa/Taxlist.html

Alka bu sitenin ciddi bir çeviri çalışmasına ihtiyacı olabilir. Tesadüfen buldum ama ortak ataların müthiş bir listesi var burda. Çok ciddi ve özenle hazırlanmış bir site. Mutlaka çeviriyle Türkçeye kazandırılması gerek.

Su verdiginiz link var ya sayin Taylan74, iste gercek Nuh'un gemisi olmus. Nesli tükenmis, evrime ulasmis, hala yasayan her canliyi burada bulmak mümkün. Ne harika bir link. Iyi ki bulmussunuz, derhal bu linki listeme ekledim. Bilimsel analatik ve kategorize etmek iste budur...

taylan
19-06-2010, 02:18
Alka şimdiye kadar ilk kez bu kadar detaylı bir fosil sitesi görüyorum. Bu site birgün çevrimdışı olabilir. Buradaki bilgileri bi şekilde depolamak yedeklemek lazım. Sanırım bir Yunan bilim sitesi bu. Bu siteyi Türkçeye çevirmek için çok uzun soluklu bir çalışma gerekiyor.

ALKA
19-06-2010, 04:24
Bu site kac sayfa biliyor musunuz? Bunu cevirmek en az 6 ay sürer. Orada A-Z'ye yaklasik 2500 canli taxon siniflandirilmasi var. Bunun yaninda bir de bilimsel metinleri cevirmek maalesef benim kapasitemi asar..