PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Newroz


matillda
21-03-2010, 17:12
http://2.bp.blogspot.com/_rJHuQYe7_Zg/ScVzvgfwFDI/AAAAAAAABzE/q0DBeDTdoD8/s400/Newroz2009.jpeg

Newroz, Kürt halkının demirci Kawa önderliğinde Dehak zulmüne isyan ateşini tutuşturduğu ve zaferle taçlandır dığı gündür .New: Yeni, Roz: gün, "Yenigün" anlamına gelir .Bahar yeniliktir . Hareketlilik ve canlılıktır kışın tembellliğin,monotonluğunun ve donukluğunun silkinişidir.Bahar mevsimi mücadele ve başkaldırı günleriyle doludur.Aradan 2616 yıl geçmesine rağmen, direniş özünü kaybetmeksizin her 21 Mart günü coşkuyla Kürt ve İran halklarınca kutlanan Newroz, halkların özgürlüge olan özlemini ve inancını da taşır yüzyıllardır , tarihteki soykırımlara, katliamlara,Halepçelere, yok etme politikalarına rağmen bugüne dek içeriği zenginleşerek yayılması aynı zamanda Kürt kültürünün köklerinin zenginliğini de göstermektedir. Bu başkaldırı ve zalimleri yakan ateş son yıllarda daha fazla dağı,daha fazla meydanı ve daha fazla alanı aydınlatıyor.Yeni Dehaklar ateşi söndüremiyorlar, ama özgürlük ateşi yeni Dehak'ları da yakıp daha da gürleşecek ve din, dil, ırk, ulus, cins farklılığı gözetmeksizin tüm emekçilerin birlikte kavgasının yolunu aydınlatacaktı.

Kürt tarihinde Newroz Bayramının çıkışı ve tarihi bir kaç şekilde anlatılmaktadır. B.Nikitin, Newroz'un ) tarihinin çok eski yıllara dayandığını ve mitolojik bir kabukta, somut tarihi olaylann saklı olduğunu ve onu efsaneleştirdiğini belirtiyor. Yazılı kanıtların çok az olduğu dönemlerde Newroz'un tarihsel gelişimini sagııklı bir şekilde yazmak tarihçileri zorlamışbr .Kürt tarihçileri, Kürtlerin en eski dini olan Zerdüşt'ün Kitabı Zendavester'de, Firdevs'in Şerefnamısinde Ömer Hayyam'ın Newroz namesinde ve Şerefxan'ın Şerefnamısinde ve günümüzde çeşitli yazılı eserlerde Newroz değişik şekillerde işlenmiş, bugüne taşınmıştır .

Bir efsaneye göre, M.O. 612 yılında Asur İmparatorlugu Mezopotamya halklarına, Kürtlerin ataları olan Medlere, lran'lıların ataları Perslere, Ermenilerin ataları Urartulara ve şimdi soyları tükenen Hurilere, Babillere, Elamlılara çok zulüm yapıyordu. Med Generali Keyasker tüm halkların da desteğini alarak Asur zulmüne ve zalim Dehak'a karşı ayaklanır. 21 Mart 612 yılında Asurluların başkenti Ninova'yı kuşatır .Zalim Kral Dehak'ı sarayıyla birlikte yakar . Keyasker'e eski Med ve Pers dilinde "lider, önder, komutan, Ozan" anlamına gelen ''Kawa'' denilir. Bu günden sonra, bütün Mezopotamya halkları özgür olur.Ve bugüne Kürtçe ''Newroz'' (yenigün) derler.Her 21 Mart günü zalim Dehak'ın sarayını yakan ateşi yakıp Newroz'u bir bayram olarak kutlarlar.

Başka bir efsaneye göre, M.Ö. 1896 yılından 1176 yılına kadar egemenlik kurmuş olan Kassitli Kürtler, egemenliklerinin ilk yıllarında Babil'i ikinci kez işgal ediyorlar. Söylenceye göre, Kral Cemşid bir taht üzerinde Kürt kenti olan Demawed'den Babil'e götürülürken, yüzü o kadar parlıyor ki, halk onu güneşe benzetir ve gök iki güneş gördü derler , bugüne Newroz denir. Cemşid'in Babil'e girdiği gün 21 Mart'tı. Bugün her yıl bayram olarak kutlanır. Bununla bağlantılı olarak bir başka söylence de şöyle: Cemşid'den itibaren kutlanan Newroz . tôrenlerinde Kürtlerin ateşe bagıılıkları nedeniyle ,dağlarda, alanlarda ateşler yakılır , oyunlar oynanır . M.Ö. 612 yılında Demirci Kawa her yıl kutlanan bayramlardan yararlanıp, bayram için toplanan halkın varlığından yola çıkarak dağlarda Newroz ateşi yaktırıp , isyanı başlatmıştır .Aradan geçen zaman içinde Newroz bayramı ile bu başkaldırı birleştirilmiştir. Firdevs'in Şeyhnamısine (974-999 yıllarında yazılmış) göre, zalim Asur Kralı Dehak'ın omuzunda iki yılan çıkmıştır .Onlara her gün iki Kürt gencinin beyninin verilmesini Dehak'ı etkisi altına alan bir ifrit şeytan önerir. Ve her gün iki Kürt gencinin beyni bu yılanlara yedirilir .Ancak, insaf sahibi bazı kişiler-bir söylenceye göre Demirci Kawa-bir süre sonra ikinci beyin olarak kestikleri hayvan beynini vererek zulmü yumuşatmaya çalışırlar.Kaçırdıkları ikinci genci dağlara yollarlar. Demirci Kawa da beyinleri Dehak'ın yılanlarına yedirilen 17 Kürt gencinin babasıdır.Yakalanan 18. oğlunu kurtarmak için Dehak'ın sarayını basar. Şeyhnamıye göre, Kawa saraydan çıkarken sarı- kırmızı-yeşil renkli deri önlüğünü isyan bayrağı olarak kulanır. lsyan zaferle sonuçlanır, yönetim Feridun'a (Med Kralı) teslim edilir.Med yenilgisinden sonra bu bayrak lran'a götürülür ve bir anı olarak saklanır. Bir süre sonra da yakılır.

Nevroz Bayramı farklı biçimlerde tarihe geçse de,ortak bir kaç noktada anlamını bulur. İlk olarak Newroz, 2616 yıllık yıllık geçmişiyle en eski özgürlük bayramıdır. İkinci olarak, Kürt halkının Demirci Kawa önderliğinde zulme, sömürüye, baskıya karşı bir başkaldırı günüdür. Üçüncüsü, Newroz'un isyan ve özgürlük ateşi diğer ezilen ve sömürülen halkları da sarıp giderek evrenselleşmiş, aradan geçen yüzyıllara rağmen, özündeki başkaldırı ve direniş geleneğini yitirmeksizin somut olaylarla örülerek özgürlük mücadelesi yürüten halkların elinde günümüze değin yaşaya gelmiştir .

1990 Mart'ında faşist diktatörlük "Türk Bayramı'' adı altında Newroz'u valiliklerce törenlerle "kutla''maya başladı. Yine o bayatlamış taktiği ileri sürdüler .Ne de olsa devlet güçlüydü ve bir avuç eşkiyaya pirim veremezdi (!) ( Faşist diktatörlük Newroz'un özünü boşaltma, pasifize etmek ve onun Misak-ı Milli sınırlarına zarar vermesini engellemek ve ne kadar demokrat olduklarını kanıtlamak için bir manevraya Newroz'un öz be öz Türk bayramı olduğu demagojisini ileri sürdü. Sözümona, Türkler Orta Asya'da Ergenekon dağında mahsur kaldıklarında, tam nesilleri tükenmek üzereyken Asena'' adındaki bir kurt çıka gelmiş ve 21 Mart günü Türklerin atalarına yol göstererek Anadolu'ya getirmiş ve Türkler, o günden beri 21 Mart'ı Türk bayramı olarak kutluyorlarmış. Ancak, yüzyılardan beri bu bayramı ;illegal kutluyor olacaklar ki, kimseler duymamış.
Diktatörlüğün bu manevrası da sökmedi,.Bu komedya’ya Türk halkı da inanmadı. Bu yalan, diktatörlüğün çaresizliğinin, çürümüşlüğünün yeni bir kanıtı oldu.

Her Acem ve Kürt halkları Newroz bayramını direniş ve başkaldırı günü olarak kutlaya geldiler. Botan'da tutuşturulan Newroz ateşi ülkenin batısından doğusuna her yerde yakılarak hakların kardeşleşme şıarı ile bütünleştirildi.

Yine her yıl Newroz ateşini daha gür yakan Kürt emekçileri emperyalistler ve uşaklarına karşı özgürlük mücadelesini geliştirip ileriye taşıyarak tüm ezilenlen ve sömürülenleri emekçilere yürünmesi gereken yolu gösterdiler.Tarih yapraklarına direniş ve özgürleşme günü olarak geçen Newroz bayramı tüm emekçi halklara kutlu ve mutlu olsun.

(Alıntıdır)

Natan
21-03-2010, 19:28
Herkesin Newrozunu kutlarım.
Newroz piroz be!

dilaver
21-03-2010, 19:38
Newroz piroz be!

saygılarımla

evrensel-insan
21-03-2010, 20:03
Saygideger arkadaslar;

Herkesin, Newroz'u kutlu olsun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

kim
21-03-2010, 23:25
1990 Mart'ında faşist diktatörlük "Türk Bayramı'' adı altında Newroz'u valiliklerce törenlerle "kutla''maya başladı. Yine o bayatlamış taktiği ileri sürdüler .Ne de olsa devlet güçlüydü ve bir avuç eşkiyaya pirim veremezdi (!) ( Faşist diktatörlük Newroz'un özünü boşaltma, pasifize etmek ve onun Misak-ı Milli sınırlarına zarar vermesini engellemek ve ne kadar demokrat olduklarını kanıtlamak için bir manevraya Newroz'un öz be öz Türk bayramı olduğu demagojisini ileri sürdü. Sözümona, Türkler Orta Asya'da Ergenekon dağında mahsur kaldıklarında, tam nesilleri tükenmek üzereyken Asena'' adındaki bir kurt çıka gelmiş ve 21 Mart günü Türklerin atalarına yol göstererek Anadolu'ya getirmiş ve Türkler, o günden beri 21 Mart'ı Türk bayramı olarak kutluyorlarmış. Ancak, yüzyılardan beri bu bayramı ;illegal kutluyor olacaklar ki, kimseler duymamış.
Diktatörlüğün bu manevrası da sökmedi,.Bu komedya’ya Türk halkı da inanmadı. Bu yalan, diktatörlüğün çaresizliğinin, çürümüşlüğünün yeni bir kanıtı oldu.






Nevruz Türkiyede yaşayan Türkler tarafından yaygın olaraktan pek kutlanmıyordu diye biliyorum. İnternette bir bakayım dedim.
Meyerse ben kutlamıyormuşum. :laugh:

TÜRK DÜNYASINDAKİ NEVRUZ KUTLAMALARI İLE İLGİLİ ADETLER

Çeşitli adlarla ve yaygın olarak Nevruz adıyla kutlanan bu bahar bayramıyla ilgili olarak Türk topluluklarında çeşitli gelenekler meydana gelmiştir. Orta Asya'dan, Balkan Türkleri'ne ve hatta Amerika'daki Kızılderililerin yaşatılan âdetlerinde bu gelenekleri ve törenleri tespit edebiliyoruz.

K. K. Yudahin'in eserinden Kırgız Türkleri'nde Nevruz gününün, Mart ayında olduğu ve yeni yılın ilk günü anlamına geldiği ifade edilir. Bu günde "Nouruz Köcö " denilen özel bir yemek yaparlar. "Köcö", darı yarması veya bulgur konulmak suretiyle yapılan bir nevi tirittir.

Kazak Türkleri de Kırgız Türklerinin yaptığı aşı pişirirler. Ayrıca Nevruz törenlerinde mevlit okuturlar. O günü evler baştanbaşa temizlenir, yeni elbiseler giyilir. Nevruz törenleri sırasında ev duvarlarına veya çeşitli eşyaların üzerine kil kaplar atılarak parçalanır. Ateş üzerinden atlanır. Çadırlar kurulup sofralar açılır.

Özbekistan'ın Semerkant, Buhara, Andican taraflarında, Nevruz günü başlayan törenler bir hafta kadar devam eder. Halk bu törenlerde çadır çadır gezerek birbirlerinin bayramını kutlar. Bu ziyaretlerde ikram edilen yemek "aş" adı verilen pilavdır. Köpkarı, güreş, at yarışları, horoz dövüşleri gibi gösteriler düzenlenir.

Tacikistan'da Nevruz Mart ayının başından, 21 Mart gününe kadar baharın gelişini ve tabiatın canlanmasını karşılamak amacıyla kutlanır. Nevruzda yenilen "Ş" harfi ile başlayan 7 yiyecekten süt; temizliği, tatlı; yaşama sevincini, şeker; serinlik ve dinlenmeyi, mum; ateşe tapınmayı, tarak; kadının güzelliğini temsil eder. İslâmiyet’ten sonra İslâmî geleneklere göre "Ş" ile başlayan 7 nesne bunların yerini almıştır.

Afganistan'da Nevruz, Türkler arasında doğum günü olarak kutlanır. Bugün herkes en yeni elbiselerini giyerler. Kabir ve akraba ziyaretleri yapılır, güreş tutulur ve oğlak oyunu oynanır. İnsanlar arasındaki dargınlıkların kaldırılmasına çalışılır. Yeni yıla nasıl başlanırsa, yılın öyle geçeceğine inanılır.

Türkmenistan'da Nevruz bayramında halk gününü ülkemizdeki dini bayramlara benzer bir şekilde geçinmekte, karşılıklı ev ziyaretleri yapılmakta, tebrik mesajları gönderilmektedir. Nevruz kutlamaları basın yayın organlarında geniş bir şekilde yer almaktadır.

Azerbaycan'da her yıl Mart'ın 2123'ünde, Nevruz bayramı büyük törenlerle kutlanır. Mezarlık ziyareti yapılır. Bu ziyaretlerde hazırlanan helva pilav ve diğer yiyecekler fakirlere dağıtılır. "Gapı Pusma", "Suya Yüzük Atma", "Su Başı", "Baca Baca" adetlerinde uzun yılların gelenekleri çeşitli motif ve oyunlarla sürdürülür. Semeni göğertilir. Yani tohum çimlendirilir.


Tabi devamıda var.
http://www.memocal.com/bgvh/NevruzBayrami-Kutlama.asp


Osmanlıdada nevruz çoşkuyla kutlanırmış. Yusuf Hoca diyor.

Osmanlıların son zamanlarına kadar Nevruz (http://www.bilgicik.com/yazi/nevruz/) an’anesinin devam ettiği çeşitli kaynaklardan öğrenilmektedir. Öyle ki eski cep takvimlerinde Nevruz (http://www.bilgicik.com/yazi/nevruz/): “Nevruz (http://www.bilgicik.com/yazi/nevruz/)-ı Sultanî-i meymenet âsâr ve evvel-i mevsim-i bahar ve tesâvî-i leyl ü nehâr” ifadesiyle yer almıştır.

Osmanlılarda Nevruz (http://www.bilgicik.com/yazi/nevruz/)‘dan önceki üç Cuma günü de kuru yemiş bayram (http://www.bilgicik.com/tag/Bayram/)ı olarak kutlanmıştır. Zira Nevruz (http://www.bilgicik.com/yazi/nevruz/)‘dan sonra tazelerin çıkacağı düşünülerek, kuru yemiş satan esnafın elinde kalıp zarar etmemeleri maksadıyla, kalanların elden çıkarılması hedeflenmişti. Bunun için bu bayram (http://www.bilgicik.com/tag/Bayram/) üç hafta sürerdi. Böylece kuruyemiş esnafının sonraki seneye zarar etmeden girmesi sağlanırdı.

XX. yüzyılın başına kadar geldiği tespit edilen Nevruz (http://www.bilgicik.com/yazi/nevruz/) kutlamaları, bu devirden sonra hissedilir biçimde diğer bazı geleneklerimiz gibi ortadan kalktı. Bugün halkımızın büyük çoğunluğu tarafından bilinmiyor, bilenler arasında ise yanlış yorumlanıyor. Kültürel değerlerimize duyarsız kalışımızın bugün birlik ve bütünlüğümüzün sarsılmasında son derece etkili olduğu malûmunuzdur. Bunun için, Dede Korkutumuzu, Yunus Emremizi, Hacı Bektâş-ı Velimizi, Âhi Evranımızı, Hacı bayram (http://www.bilgicik.com/tag/Bayram/)-ı Velimizi, Karacaoğlanımızı, Dadaloğlumuzu, Fuzulîmizi, Mehmet Âkifimizi, Bayrağımızı, Vatan mefhumunu ve Nevruz (http://www.bilgicik.com/yazi/nevruz/) gibi Türk (http://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/)lüğün en eski devirlerinden itibaren gelen örf ve âdetlerimizi, birilerinin oynadığı oyunlardan dolayı hatırlamayalım, gerektiği için hatırlayalım, kutlayalım. Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu

1990 (http://www.turandursun.com/1990/ansiklopedi) yılında bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetleri'nde
Kırgızistan (http://www.turandursun.com/kırgızistan/ansiklopedi), Kazakistan (http://www.turandursun.com/kazakistan/ansiklopedi), Özbekistan (http://www.turandursun.com/özbekistan/ansiklopedi), Türkmenistan (http://www.turandursun.com/türkmenistan/ansiklopedi) ve Azerbaycan (http://www.turandursun.com/azerbaycan/ansiklopedi) ile Rusya Federasyonu bünyesindeki Tataristan (http://www.turandursun.com/tataristan/ansiklopedi) 21 Mart (http://www.turandursun.com/21_mart/ansiklopedi) Ergenekon/Nevruz Bayramı'nı "Milli Bayram" olarak ilan etmişlerdir. Bu günün coşkuyla kutlanmasına büyük önem vermektedirler. Türk kültüründen kaynaklanan Ergenekon/Nevruz bayramı, her yönüyle Türk gelenek ve görenekleriyle zenginleşmiş ananevi ve temeli beş bin yıllık Türk tarihine dayalı milli bir bayramdır. Türkiye'de de 1991 yılında Türk Dünyası ile birlikte ortak bir gün olarak resmi tatil olmaksızın bayram ilan edilmiştir.

pervane
22-03-2010, 00:46
Memleketimin enteresan günlerinden biri daha tekrar etti... en güzel görüntüyü de Ağrı verdi.. polisler bayram kutluyordu..

errata
22-03-2010, 03:55
Hangi ideolojik, inançsal çarpıtmalardan uzak tarihi gerçeklerin bu bayramı "Kürt Mücadele Bayramı" yaptığını merak ettim doğrusu. Yani ben hangi ideolojilerden uzak, evrensel belgeyle, gerektiğinde bir Türk' ün, bir Laz' in itirazına karşılık bayramın sahibinin, "Demirci Kawa Haklı Mücadelesi tarihi gerçeği nedeniyle Kürt' ler" olduğunu bilimsel olarak ispatlayabilirim?

Ayrıca bana bilimsel bilimsellik çerçevesinde bu inançsal dogmaların halklar arasındaki kardeşliğe getirdiği olumlu çözümlemeleri birileri anlatabilir mi?

Yanlış anlaşılmasın burda takıldığım nokta, "bilimsellik" pazu bandıyla dolaşan arkadaşların, külliyen inançsal bir tavra, yalnızca "öyle olması gerekiyor" inancıyla katılmalarının garipliğidir.

saygıyla.

evrensel-insan
22-03-2010, 04:09
Saygideger shibumi;

Bu tip konular, etiksel konulardir. Bilimsellik ile ilgisi yoktur.

Ama pekala; her gorus, kendi farkinin ve kendi disindaki farklarin bilincinde olarak; bir fark adina, bu tip kutlamalari beraber ve birlikte, antiayrimci bir temelde yapabilir. Sonucta hak ve ozgurlukleri taniyacak olan farki algilayan ve ayirmayan dusuncedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

errata
22-03-2010, 04:21
evrensel-insan, etiksel nedir bunu tanımlar mısınız?

Farkettiyseniz farkların nasıl düşünülmesi gerektiğiyle ilgili herhangi bir tanımlamam mevcut değil ya da kutlamaların beraber yaşanması, hoplanması ve zıplanmasıyla ilgili bir düşünüş geliştirmedim. Z' nin bu öğlen ne yediğiyle ne kadar ilgiliysem Q' nun bugün hangi ateşin üzerinden ne için atladığıyla da o kadar ilgiliyim.

Hangi bilgi, bu bayramın "Demirci Kawa haklı mücadelesi" neticesinde oluşmuş olduğunu gösterir? Ve çarpıtmasız bu evrensel bilgi hangi halka ne kazandırır?

saygıyla.

evrensel-insan
22-03-2010, 04:40
Saygideger Shibumi;

Etiksel, genel anlamiyla; birarada yasayabilmenin ideolojik ve inancsal dogrusallarinin tumudur. Bunun icine, siyasal, sosyal, toplumsal, ahlaki, milli, dini v.s. kisaca dogumdan itibaren verilen hangi deger varsa, o girer.

Inancsallar ve ideolojiler; tarihsel olarak nesillerden nesillere aktarilan degerler, tabular ve verilerdir.

Bu tabularin, kisilerin kimlik ve kisilik degerlerini olustururlar ve kisiler bu degerleri hem sabitler, hemde sahiplenirler

Toplumsal duzeydeki bu degerler de; tarihler boyu toplumlarin bir yasam ve iliski parcasi haline gelir.

Iste Newroz da bu degerlerden biridir ve bu alisilagelmis deger, her sene belirli bir zamanda kutlanir. Ayni dini bayramlar, ya da milli bayramlar, ya da baska toplumsal icerikli kutlamalar gibi.

Bunlar kutlayan toplumlar adina; alisilagelmis, otomatiklesmis, yerlesmis uygulamalardir. Sabit ve sahiplenici oldugu icin de, sorgulamak kimsenin aklina gelmez.

Sen simdi burada nasil bir bilimsellik ariyorsun?

Saygilarimla;
evrensel-insan

errata
22-03-2010, 04:45
evrensel-insan, benim NASA' da çalışan dünya tarihini bir diske işleyip uzaya fırlatacak ekipten Dr. John Christiansen isminde bir astronot olduğumu hayal edin. Sıra (Newroz, Yenigün, vs.) bu bayrama geldiğinde diske ne yazmalıyım ki hiçbir halka ve tarihi gerçeklere vicdanen ihanet etmemiş olayım?

saygıyla.

evrensel-insan
22-03-2010, 04:52
Saygideger Shibumi;

Bu degerlerin, evrensellikle ve bilimsellikle ilgisi yoktur. Sende soyle dusun, o diski yazacak olan kisinin, newroz kutlama aliskanligiyla buyudugunu dusun.

Ya da bunu bir dogum gunu, evlilik yildonumu, bir bebeginin dogumu v.s. olarak hayal et. Arkadaslarin da o zaman seninle beraber kutluyacaktir.

Konu ne evrensel, ne de bilimseldir. Konu etiksel deger olarak bulundugu cografya temelinde kisinin tarihsel olarak edindigi ve kendisine verilen bir degerdir. Kisi de bunu kimlik ve kisilik degeri yaparak; hak ve ozgurluk anlaminda da kutlar.

Konu ideolojik inancsal dogrusallarin tartismasindan ziyade; bu dogrusallarin kisinin bir hak ve ozgurlugu oldugunu algilamak ve bu hak ve ozgurlugu tanimaktir.

Senin baska bir onerin var mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
22-03-2010, 05:17
Saygideger Shibumi;

Ayni yere geldik. Konu bilimsel olmadigi icin, zaten yanlislanamaz. Dolayisiyle, birincisi; bayrami kutlayan sadece kutlar, sorgulamaz. Bu bayrama "karsi cikan"in da mutlaka kendine gore bir degeri ve nedeni vardir.

Ama; eminim, bu konuda bilgisi olan arkadaslar; kendi bildikleri ve inandiklari sekliyle sana; Newroz'un tarihcesini de verirler. Sen bunlari dogrularmisin?, onemli degil ki! Sana bu bilgileri verecek olan kendi adina dogrulamistir bile.

Iste o yuzden ideolojik inancsal dogrularin, tartismasinin bir anlami yoktur. Inanan kutlar, inanmayan kutlamaz. Ama ne kutlayan kutlamayana, ne de kutlamayan kutlayana kendinin dogru, karsidakinin yanlis oldugunu BILIMSEL/EVRENSEL bir icerikte ispatlayamaz.

Eger diski yazan sensen; referansini da bilirsin, sayet bilmiyorsan da sadece kutlarsin. Cunku referans subjektiftir ve senin kendini inandirdigin tarihsel ve ideolojik dogrudur ve sadece seni baglar.

Ayrica kutlama yapmak icin, neden referansa gerek olsun ki!

Ben Newrozu kutlarken, bana gelip birisi milli koken mi soracak?, sorsa bile, ne degisir?, onemli olan beraber kutlamak degil midir?

Bugun neyin; tarihi referansi, objektif ya da gercek?, her gorus kendi penceresinden tarihi algilar ve ortaya koyar. Cunku tarihin objektifligi mumkun degildir, onu ortaya koyanin kendisi subjedir.

Isleme konusu da; senin bilgi, birikim bilinc duzeyin degerleri algin ve ideolojik inancsal dogrundur. Biri itiraz ederse, tek yapacagin kendi dogrunu kabul ettirme mucadelesinde, ya ikna olma, ya da ikna etme olacaktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

errata
22-03-2010, 05:22
evrensel-insan, düşündüm, o diski Türk kimliğimle farklı, Kürt kimliğimle farklı, Acem kimliğimle farklı işlemem gerektiği konusunda referansım neresidir? Yani dünya tarihinin diske işlenmesi işini "benim kişisel kimliğimin vicdanına", kimliğimle yüklendiğim algılamalarıma bırakanların amacı nedir? Ben ne algıyla onu Newroz, ne algıyla Yenigün, ne algıyla Nauroz olarak hangi halk adına işleyeceğim?

Doğum günlerinin, evlilik yıldönümlerinin, bir bebeğin doğumunun kayıtlı gerçek tarihleri ve onu kutlayanların kutlamaları ve sevinçli anları mevcuttur evet. Bu yalnızca kutlayanları bağlar mı diyorsunuz? Doğru. Fakat karşılaştırma şablonunuzda bir sorun var. Ve sizin karşılaştırma şablonunuz sorunu görünüşe göre Birleşmiş Milletler tarafından farkedilmiş olacak ki onlar sizin "Demirci Kawa haklı mücadelesi" bayramını eski Pers'lerden miras alınmış küresel, korunması gereken "Dünya Bayramı" olarak belirlemişler (http://www.un.org/News/Press/docs/2010/ga10916.doc.htm).

Birleşmiş Milletlerin tarafsız olamayacağını, baskın unsurlara göre geliştireceği kötücül mutasyonu ayrıca farklı bir başlıkta uzun uzun tartışırız.

saygıyla.

evrensel-insan
22-03-2010, 05:25
Saygideger Shubimi;

Benim mesajim, seninkinden once cikmis. Arasira olur bu.

Bu arada ben B.M. 'in tarafsiz oldugunu, ya da olabilecegini soylemedim ki!

Etiksel degerlerde ve onlarin uygulanmasinda, tarafsizlik mumkun degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

saroz
22-03-2010, 10:38
Newroz piroz be!

Tüm ezilen halkların Newroz bayramı kutlu olsun.

Elbette birgün, tüm dünya, demirci Kawa'lar tarafından Zalim egemen Dehak'lardan temizlenecektir.

errata
22-03-2010, 17:07
evrensel-insan, konunun en başından beri söylemek istediğim şey kişilerin kendi bayram algılarının ideolojik doğrulardan ve kendi inançsallarından türediğidir. Bugün bir kutup insanı için Newroz, Yenigün, X, Y bayramı hiçbirşey ifade etmez, sizin için kutup vatandaşının bayramının birşey ifade etmediği gibi. Ama *ahlaken ve *etiksel düşünürsek, bir bayramı daha baskın şekilde kutlayanlar onun mitolojisine etki ederler peki tarihine de mi etki ederler? Buna gerçekten hakları var mıdır ve gerçeği bilmek isteyen biri için bu ne ifade eder. Ve gerçek baskın olana göre neden şekillenir?

O halde ben konuyu farklı bir bakış açısından ele alayım ve Newroz, Yenigün, vs. nin, onun spekülatif mitolojierinin evrensel savaşımının sonuçlarına odaklanayım. Bu odakta görebileceğim tek şey tarihsel algılamalardan, ideolojilerden doğan bir sorun olduğudur. Bu sorunlu algılamanın da karşılıklı tahammülsüz bilinçlerde kavga yaratacağıdır. Bu muallak algılamadan bayram değil sorun çıkıyor!

O yüzden şu anda ben ne Türk' lerin Ergenekon mitolojisindeki demir eritmeleriyle, ne Demirci Kawa haklı mücadelesiyle ilgili değilim. Ha bunu en heyecanlı Kürt halkı, Amerikan, Aztek, Maya halkı kutlar imiş, bu maneviyat seviyesinde bir mücadele bayramı imiş, benim sorduğum soru bunları da kapsamıyor. Siz diski dolduracak astronota yardımcı olamıyorsunuz, yalnızca bayramı en iyi kutlayana, en hakkıyla kutlayana, onu en iyi algılayana ve beraberce kutlayana ithaf ediyorsunuz ve ısrarla budur diyorsunuz. Ben onu değil, tarihsel gerçeği "bilmek" istiyorum. Ona da "Hangi kimse tarihsel gerçekliği kendi algılamalarının dışında objektiflikte ortaya koyar ki?" diyorsunuz. Bu ön kabulünüz, varolmayan, sizin düşündüğünüz ve kanaat getirdiğiniz bir inanç sadece.

Örneğin Newroz, Nevruz, Yenigün, vs. "((Eldeki verilere göre)) eski Pers takviminin baharı gösteren birinci gününü işaret eden bir bayramdır, M.Ö. XXX tarihinden beri kutlanagelir." deseniz, bunu diske yazabilirdim. Ya da örneğin "((Eldeki verilere göre)) bu bayram tümüyle bir mücadeleyi, zulme isyanı işaret eder ve mimarı Demirci Kawa' ın Zalim Dehak' e karşı başlattığı haklı mücadelenin kutlamasıdır." diyebilirdiniz.

Soru, bayram kümesinin içini dolduranlar değil, bayram kümesini ilk olarak tanımlayıp dünya tarihinde varedenler. Ben kişilerin kanaatini değil, bu bayramın doğuşuyla ilgili gerçeği talep ediyorum. Anladığım kadarıyla bunu alabileceğim bir bilgi yok. Var olanlar ise size göre külliyen ideolojik kanaatlere göre şekillenmiş.


Bu arada ben B.M. 'in tarafsiz oldugunu, ya da olabilecegini soylemedim ki!


Günün sonunda konuyu, tarihin tarafsız olmayacağına, kimliğe göre subjektifleşeceğini söyleyeceğinizi düşündüğümden, daha ilk baştan bayramın "BM tarafından Dünya Bayramı ilan edildğini", ardından BM' nin de neden tarafsız olamayacağına dair konuşabileceğimizi daha durum ortaya çıkmadan söyledim. Ama o cümleyi anlamamışsınız.

Benim "bilmek" istediğim kurgusal, inançsal ve etiksel algılayışlar değil. Newroz, Yenigün ya da herne ise bu bayramın çarpıtmasız gerçek tarihi. Gerçekten böyle bir bilgi olmaması da, bayramın aslen kürtlere ait bir mücadeleden türemiş olabileceği ve şimdilerde saroz' un dediği gibi halkların kurtuluşu için bir örnek teşkil ettiğide, Türk' lerin ergenekon destanına dayandığıda olasılıklar arasında. Ben burada yalnızca "peki hangisi saptırmasız bilimsel ispatlanabilir bir gerçek(?)" sorusunu yönelttim.

saygıyla.

ozgur_beyin
22-03-2010, 17:14
Nevruz


Neymiş efendim...

Türkler Nevruz diyormuş.

Kürtler Newroz diyormuş.

Hadi len!

*
Kimse kimseyi yemesin.
Nevruz bayram değildir.
*
PKK dayattı, kutluyoruz.
Hepsi bu.
*
Eminim mesaj yağacaktır bugün... Göktürklerde bile varmış, vay efendim, omuzlarında yılan taşıyan zalim krala haddini bildiren demirci Kawa’yı nasıl bilmezmişim filan.
*
Lafonten misiniz kardeşim...
Bu ne masal merakıdır böyle?
*
Hafızanızı yitirdiyseniz... Mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bi bayram?
*
Bazıları da çiçek çocuk... “Buzul çağının bitişini müjdelediğinden beri kutlandığını” iddia ediyorlar... Buzul çağı 1991’de mi bitti Türkiye’de? PKK’dan önce bahar gelmiyor muydu?
*
(Yek, dü, cihar diye zar atıp, “Tavla Türk icadıdır” demeye benzer, Nevruz... İran geleneğidir çünkü, Farsçadır. Türkçe değildir. Kürtçe de değildir. Kürtçe olsa, newroj demen lazım... Niye newroz diyorsun? Beri yandan... İnternete girerken “www” yazacaksın, “show” tiviyi izleyeceksin, ampul kaç “watt” diye soracaksın, bin yıllık kenefe “wc” yazacaksın... Sonra da “newroz”daki “w”ya itiraz edeceksin! Böyle mi koruyorsun Türkçeyi?)
*
Koca koca bakanlarımız örs dövüyor, yumurta tokuşturuyor, olimpiyat ateşi gibi meşaleler yakılıyor, göbekli göbekli valilerimiz el ele tutuşup ateşten hopluyor, sanırsın çocukluğundan beri kutluyor...
*
Benim anam Mardin doğumlu, şark çıbanını kaşıkçı elması gibi taşır yanağında... Dedem desen, hayatı Diyarbakır’da geçti, karayollarındaydı, Bingöl’ün Muş’un Hakkâri’nin asfaltında emeği var, “nevruz” diye bi bayram kutladıklarını duymadım... Sülalede ateşten atlayan bir ben varım, o da 21 Mart’ta değil, 5 Mayıs gecesi, hıdrellezde.
*
Kimse kimseyi yemesin... Bugün 40 yaşında olan biri, 5 yaşındayken çekilmiş nevruz bayramı fotoğrafını göstersin, lastik yakıp atlamazsam namerdim

YILMAZ ÖZDİL


bende katılıyorum

Natan
22-03-2010, 17:57
Ben de size katılamıyorum özgür hocam


Nesillerdir bu coğrafyalarda kutlanıyor, birileri dejenere etmeye uğraşıyor.Bu tür bayramlar halkın yada halkların kültürüyle ilgili bunu bir askeri örgüte yada başka kurumlara yükleyemeyiz.

evrensel-insan
22-03-2010, 22:09
Saygideger Shibumi;

Bir noktayi goz ardi ediyoruz, gibi geliyor bana. Newroz, zaten evrensel ve bilimsel olmadigindan ve bir ideolojik inancsal dogru oldugundan; isteyen kutlar, isteyen kutlamaz. Isteyen bilir, isteyen bilmez. Ama; surasi da bir gercekki; bunu bilenler ve kutlayanlar icin; bu onlarin hak ve ozgurluklridir ve buna da saygi duymak gerekir.

Bu arada unutmamak lazim, bazi ideolojik inancsal dogru degerleri; evrensellesmeden once; bolgesel, cografyasal yani parcasaldir. Daha sonra kitlelere yayilir ve globallesebilirler.

Ornek mi! Yilbasilar, sevgililer gunu, dogum gunleri, 1 Mayis, 8 Mart ve daha niceleri.

Gerci, globallesmeleri bile; bunlari dunyadaki herkesin kutluyacagi ve bilecegi anlamina gelmez.

O yuzden konu hak ve ozgurlukleri kisitlayici degil de; en azindan Newroz'a bilenlerin, bildikleri temelde bir icerik verilmesi ve bu verilen icerikte de; mumkunse bir ortak nokta ve tarih yakalanmasidir.

En azindan konu "Bahar bayrami" temelinde; tarafsiz da incelenebilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Natan
22-03-2010, 22:43
En azindan konu "Bahar bayrami" temelinde;
tarafsiz da incelenebilir. -E.i

Kesinlikle katılıyorum , Matildayı da başlığı açtığı için kutlarım .Bunu bayramı ırk temelinde değil kültür temelinde değerlendirirsek birlikteliği yakalarız. Ayrılık yaratan bir etken olarak görmemeli, ve kabul etmemeliyiz.

Ovidius
23-03-2010, 19:49
[QUOTE=ozgur_beyin;295505]Nevruz


Neymiş efendim...

Türkler Nevruz diyormuş.

Kürtler Newroz diyormuş.

Hadi len!

*
Kimse kimseyi yemesin.
Nevruz bayram değildir.
*
PKK dayattı, kutluyoruz.
Hepsi bu.
*
Eminim mesaj yağacaktır bugün... Göktürklerde bile varmış, vay efendim, omuzlarında yılan taşıyan zalim krala haddini bildiren demirci Kawa’yı nasıl bilmezmişim filan.
*
Lafonten misiniz kardeşim...
Bu ne masal merakıdır böyle?
*
Hafızanızı yitirdiyseniz... Mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bi bayram?
*
Bazıları da çiçek çocuk... “Buzul çağının bitişini müjdelediğinden beri kutlandığını” iddia ediyorlar... Buzul çağı 1991’de mi bitti Türkiye’de? PKK’dan önce bahar gelmiyor muydu?
*
(Yek, dü, cihar diye zar atıp, “Tavla Türk icadıdır” demeye benzer, Nevruz... İran geleneğidir çünkü, Farsçadır. Türkçe değildir. Kürtçe de değildir. Kürtçe olsa, newroj demen lazım... Niye newroz diyorsun? Beri yandan... İnternete girerken “www” yazacaksın, “show” tiviyi izleyeceksin, ampul kaç “watt” diye soracaksın, bin yıllık kenefe “wc” yazacaksın... Sonra da “newroz”daki “w”ya itiraz edeceksin! Böyle mi koruyorsun Türkçeyi?)
*
Koca koca bakanlarımız örs dövüyor, yumurta tokuşturuyor, olimpiyat ateşi gibi meşaleler yakılıyor, göbekli göbekli valilerimiz el ele tutuşup ateşten hopluyor, sanırsın çocukluğundan beri kutluyor...
*
Benim anam Mardin doğumlu, şark çıbanını kaşıkçı elması gibi taşır yanağında... Dedem desen, hayatı Diyarbakır’da geçti, karayollarındaydı, Bingöl’ün Muş’un Hakkâri’nin asfaltında emeği var, “nevruz” diye bi bayram kutladıklarını duymadım... Sülalede ateşten atlayan bir ben varım, o da 21 Mart’ta değil, 5 Mayıs gecesi, hıdrellezde.
*
Kimse kimseyi yemesin... Bugün 40 yaşında olan biri, 5 yaşındayken çekilmiş nevruz bayramı fotoğrafını göstersin, lastik yakıp atlamazsam namerdim

YILMAZ ÖZDİL


Yılmaz Özdil i severim.


Yazısının bir kısmına katılıyorum.
Ancak yanıldığı nokta adı ne olursa olsun çok eskiden beri bir bahar bayramının kutlandığıdır


Nevruz ne kürtlerin ne türklerin ne farsların bayramıdır.
Bahar bayramı ANADOLU nun bayramıdır.
ADONİS in bayramıdır. belki 5000 yıldır kutlanır.
Anne babalarımıza sormaya gelince;bizim köyde bir tepecik vardır
adına NAVRUZLUK DENİR eskiden cirit oynarlarmış,şenlik yaparlarmış.
Ama gelin görünki nevruz bayramı icad edilene kadar oranın adının nerden geldiğini bilen yoktu.

Beni üzen şey bayramın hemen etnik kimlik politiksı güdülerek kutlanması oldu.
bu tarzın dini inançtan farkı yok.
neruz sadece kürtlerin bayramı değildir olamaz.

DÜN BURAYA İLK DEFA İKİ UZUN YAZI YAZDIM,ikisinide yollayamadım.

BAHAR BAYRAMI İRANA DA DÜNYA MEDENİYETİNİN BAŞLANGICI OLAN
anadolu dan gittiğine dair bir yazıydı.

hatta iç asya dan alın YUGOSLAVYAYA BOSNA YA hani şu ünlü çingeneler zamanı filmi var ya onun güzel bir türküsü var;

EDERLEZİ diye HIDIRİLLES-HIZIRİLYAS-NEVRUZ.

al bundy
24-03-2010, 00:44
matillda,

Kürt müsün?


Ayrıca yazının kaynağını merak ediyorum.

evrensel-insan
24-03-2010, 03:53
Saygideger arkadaslar;

Newruz'un diger yazilis sekilleri;

Nowruz, Norouz, Norooz, Narooz, Nawruz, Newroz, Newruz, Nauruz, Nawroz, Noruz, Novruz, Nauroz, Navroz, Naw-Rúz, Nowroj, Navroj, Nevruz, Neyruz, Наврӯз, Navruz, Navrez, Nooruz, Nauryz, Nevruz, Nowrouz,

Kutlandigi ulkeler.

Iran
Uzbekistan
Afghanistan
Kazakhstan
Azerbaijan
Tajikistan
Georgia[1]
Iraqi Kurdistan
Turkmenistan
Kyrgyzstan
Albania
Kosovo

Diger gruplar (dini, milli)
Zoroastrians, Sufis, Bahá'ís and the Iranian diaspora.

Diger ulkeler;
Armenia, Bosnia, Caucasus, Crimea, Georgia, India, Kashmir, Macedonia, Pakistan, Serbia, Syria, and among Uyghurs and Salars of China.

Saygilarimla;
evrensel-insan

saroz
25-03-2010, 13:52
http://www.youtube.com/watch?v=hn-DQfFKFKo&feature=related

abbc
15-04-2010, 22:49
Arkadaşlar size açık bir soru:

Eğer Nevruz bir kürt bayramıysa neden Türkmenistan gibi Orta Asya ülkelerinde de yüzyıllardır kutlanıyor?

matillda
03-05-2010, 01:23
matillda,

Kürt müsün?


Ayrıca yazının kaynağını merak ediyorum.


Siteye uzun zamandır giremediğimden cevabımı şimdi yazabildim


Yok aslında şöyle sn albundy aslen Ermeniyim pardon sanırım Yahudiyim de inceden biraz da Laz bir tutam Çerkez Kızılderili ile Kürt yanısıra,Tibetli ve
İrlandalı iki satır da Hintli bir İspanyol daha uzar gider bu "nerelisin hemşerim?'' in cevabı.... Özetle Dünyalı' yım.

Dağlar...
Yazının kaynağı

evrensel-insan
03-05-2010, 01:31
Saygideger Matillda;

Özetle Dünyalı' yım.-Matillda-

Gunumuz literaturunde, dunya artik tum mekani kapsamiyor, o yuzden sen "evrenliyim" dersen, epistemolojik olarak bilinen en genis mekanli oldugunu ortaya koymus olursun.:hug:

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
03-05-2010, 01:41
Saygideger abbc;

Eğer Nevruz bir kürt bayramıysa neden Türkmenistan gibi Orta Asya ülkelerinde de yüzyıllardır kutlanıyor? -abbc-

Newrozun, kutlama olarak bir milli veya irki icerigi yoktur. Kutlamak isteyen hertoplum, her cografya ve herkes kutlayabilir, kimsenin tekelinde degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

themak
20-05-2010, 01:58
Kürtler nevuz u da çalıp kendilerine mal ediyor:)
İlk çaldıkları şeylere kendileri de inanmıyor ama gelecek nesillerin kafasını böyle şekillendiriyorlar.
Amacım ırkcılık değil isteyen kutlasın hatta tüm dünyanın bayramı olsun ama kimse kendine hikaye uydurup hemde savaş hikayeleri uydurup sahiplenmesin.

prometheus4517
24-05-2010, 01:00
yılmaz özdil in yazısını gayet mantıklı bulmaktayım. henüz karşıt bir yazı da meydana çıkmış değil yanlış bilmiyorsam

onurmusa
05-06-2010, 22:25
Olmamış matillda... İnternette sadece pkk nın yan sitelerinde gördüğümüz bu yazıyı burda sizin kaleminizden görmek üzdü beni.

Hele


Dağlar...
Yazının kaynağı

demeniz daha da bir üzdü. Umarım tamamen yanlış anlıyorumdur. Bu yazıyı öylesine bulup kopyalamışsınızdır buraya. O dağlar da çiçek böcektir ve ben yanlış anlıyorumdur umarım.

Nevruza gelince... Nevruz, ne Kürt ne Fars ne de Türkmen bayramıdır. Nevruz tüm göçebe toplulukların bayramıdır. Çünkü göçebe topluluklar kışın kışlakta, zor şartlarda yaşadıktan sonra baharın gelmesiyle birlikte toplu halde yer değiştirirler ve yaylaya doğru harekete geçerler. Baharın gelmesi onlar için bir sevinç ve mutluluk kaynağıdır. Bu yüzden göçebe topluluklar tarih boyunca bahara şarkılar, destanlar yazmışlar ve baharın gelişini coşkuyla kutlamışlardır. Bu nedenle Nevruz, hem Orta Asya'nın hem Anadolu'nun hem de Mezopotamya'nın ortak ve vazgeçilmez kültür unsurlarından biridir. Bunu kalkıp da bir etnik gruba ya da tek bir kültüre mal edemezsiniz. Dünyadaki hiçbir ciddi etnograf da bunu yapmaz.

Osmanlı'da nevruz bugünkü gibi yoğun anılmaz, kutlanmazdı evet. Çünkü Osmanlı yerleşik bir toplumdur. Göçebe değildir. Göçebe kültüründen sıyrılmış, yerleşmiş bir şehir toplumudur. Nevruzu sadece ismen ve kısmen kutlar. Baharın gelip gelmemesi Osmanlı toplumunu eski Anadolu kadar ya da eski Türkler kadar etkilemez çünkü. Bugün İran'da da(hem de nevruzun anavatanlarından birinde) nevruz eskisi kadar yoğun kutlanmaz. Sembolik törenler yapılır, o kadar. Türkiye'de de aynı sebepten 1990'lara kadar önemsenmemiştir nevruz. Tarihin tozlu sayfalarında unutulmuştur. Ne zaman ki pkk bu nevruz kültürü üzerinden "kökleri tarihte" bir Kürt kimliği yaratmaya kalkışınca devletin en doğal refleksi harekete geçmiş ve eski bir Orta Asya geleneği hatırlanmıştır. Bu da gayet doğal bir süreçtir. Eli kanlı terör örgütü nevruzu kullanınca ses çıkarmayanlar devlet kullanınca neden


1990 Mart'ında faşist diktatörlük "Türk Bayramı'' adı altında Newroz'u valiliklerce törenlerle "kutla''maya başladı.


diyorlar anlamadım. Ayrıca faşist diktatörlük? Bu nasıl bir üsluptur. pkk nın sitesi değil ki burası, olduğu gibi alıyorsunuz yazıyı.

matillda'nın yazısına gelince, bu yazı bir millet oluşturmanın önemli yapı taşlarını içerir. Millet oluşturmak için önce bir tarih oluşturulur. Bu tarih, "haksızlıklara başkaldırılarla dolu" ve "şanlı" bir tarih olmalıdır. Klasik ulus yaratma mantığıdır. Ardından bir dil, bir edebiyat aranır. O da çok geçmeden bulunur. Ünlü birkaç şair de katıldı mı tamamdır. Dikkat edin yazıda Kürt dini diye bahsedilen aslında hepimizin bildiği İran'ın özgün dini Zerdüştlük'tür. Kürt tarihi diye bahsedilen de Mezopotamya tarihidir. Aslında bunlar normal. Bir tarih, bir kimlik yaratılmaya çalışılıyor.

Normal olmayan; dini konularda üretilen efsanelere karşı akılla, bilimle karşı çıkanların söz konusu "Kürt halkının Demirci Kawa önderliğinde zulme, sömürüye, baskıya karşı bir başkaldırı günü" olunca sessiz kalması hatta içten içe destek olmasıdır. Bunun yüzlerce yıl sonra -biraz da kasıtlı olarak- türetilen bir efsane olduğu çok açık değil mi? Ne oldu biz tabularla savaşmıyor muyduk?

Her toplumun kendince efsaneleri vardır. Orta Asya Türkleri baharın gelişiyle ilgili nasıl efsaneler türettilerse Mezopotamya kültürleri de kendilerince efsaneler türetmiş olabilirler. Ama bu efsaneleri gerçekmiş gibi buraya almak abesle iştigal olmamış mı? Göktürklerin Ergenekon efsanesini buraya alsak, Türkler dişi kurt asena'dan türedi desek komik olmaz mı?

saroz
06-06-2010, 21:01
http://www.youtube.com/watch?v=hn-DQfFKFKo&feature=related


izlemek farzdır.

onurmusa
06-06-2010, 23:06
Bende bir şey gözükmüyor saroz. Link filan var mı izleyebileceğimiz?

Natan
08-06-2010, 13:15
Newroz , bahar bayramıdır.Bir ırkı da yoktur. Yanlış anlaşılıyor kimileri tarafından. Türkler de kutlar , Zazalar da kutlar , Kürtler de.

Türkler bir zamanlar bu bayramdan korkmuştur,halbuki sonraları siyasi bir yanının bulunmadığını (ben öyle sanıyorum ) görmüşler ve hepberaber kutlamaya başlamışlardır.:couch2:

sevgiler

onurmusa
08-06-2010, 22:52
Kimsenin nevruzdan korktuğu yok.

Dediğimiz gibi nevruz göçebe toplumların bayramıdır. Bu nedenle(Osmanlı gibi,Türkiye gibi,bugünkü İran gibi) yerleşik toplumlara dayalı devletlerde kutlanmaz. Böyle bir gelenek yoktur. Adamlar yerleşik yahu niye kutlasınlar baharın gelişini?

90'ların başında terör örgütü nevruzu bir Kürt bayramı şeklinde göstermeye başladı. Nevruz üzerinden bir Kürt kimliği oluşturmaya çalıştılar. Bunun üzerine devlet de bu bayramın bir etnik gruba ait olmadığını anlatıp nevruzu geniş kitlelere yaydı.

Ya o değil de


Bu tür bayramlar halkın yada halkların kültürüyle ilgili bunu bir askeri örgüte yada başka kurumlara yükleyemeyiz.

Askeri örgüt? Bdp bile böyle tanımlamamıştı terör örgütünü. Tebrik ederim...

Natan
09-06-2010, 13:31
Siyasi ve askeri kanadi olan bir oluşum değil mi onur musa kardeşim.Herkes hep aynı tanimlamayı mi kullanacak .Tartışmanın büyümesinden korktuğum için fazlaca yazmayacağım :)

Art niyetli bir cümle kurmadım. O yüzden de tartışmaya dönük bir şey de yok ortada. Konu p-k-k- de değil ,Newroz bayramıdir. Bu bayram da herkesin bayramıdır ,kimsenin tekelinde de değil. Bunu söylemek istedim.

Aynalı
10-06-2010, 22:33
NeWroz çok manidar


Offf offf çok değil bir süre önce alfabeleri bile olmayan insanlara tarih yazmak...

Bilerek mi yapıyorsunuz?

Bir topluluğu milletleştirmek böyle birşey olsa gerek. Bir alfabe bul sonra bir kaç eski efsane propagandasını da tam yaptın mı ortaya mis gibi bir millet çıkıverir. Ben bu kadar basit insanların birşeyleri kabul edeceğini sanmazdım ama...

Natan
11-06-2010, 15:40
Konu yine dağılıyor aynalı

Bu cümleleriniz üzerinde biraz düşününüz .


Bir topluluğu milletleştirmek


Kürtler de Türkler kadar "millet"tir :) Zazalar da öyledir, Onların da alfabeleri vardır,merak etmeyin. Sadece Türk'ün ,Yunan'ın değil. Bu tür cümleler toplumda ayrışmalara ve kutuplaşmalara sebep oluyor. Birileri sürekli bir kesimi "ayrışmacı" yada çok afedersiniz "bölücü" olarak betimliyor.Ama çoğu zaman da aynı hatayı bilerek -bilmeyerek kendisi yapıyor.

Konuya biraz daha duyarlı yaklaşmanızı rica edeceğim .

sevgiler

Natan
11-06-2010, 15:45
Bende bir şey gözükmüyor saroz. Link filan var mı izleyebileceğimiz?

sevgili onur musa ;

http://www.facebook.com/video/video.php?v=373581109940&ref=mf

sevgiler

onurmusa
11-06-2010, 19:24
Ben de konunun uzamasını istemediğim için uzatmamayı seçiyorum. Niyetim, kimseyi de itham altında bırakmak değil. Sadece insan kelimelerle yaşar. Ve bazen kullandığı kelimeler çok kişinin moralini bozabilir. Buna dikkat etmek gerekir. Yoksa vatanperverliğinizi sorgulamak kimsenin haddine değil. Ayrıca konu da zaten bu değil.

Video için de ayrıca teşekkür ederim sevgili Natan...

Aynalı
11-06-2010, 22:23
Konu yine dağılıyor aynalı

Bu cümleleriniz üzerinde biraz düşününüz .



Kürtler de Türkler kadar "millet"tir :) Zazalar da öyledir, Onların da alfabeleri vardır,merak etmeyin. Sadece Türk'ün ,Yunan'ın değil. Bu tür cümleler toplumda ayrışmalara ve kutuplaşmalara sebep oluyor. Birileri sürekli bir kesimi "ayrışmacı" yada çok afedersiniz "bölücü" olarak betimliyor.Ama çoğu zaman da aynı hatayı bilerek -bilmeyerek kendisi yapıyor.

Konuya biraz daha duyarlı yaklaşmanızı rica edeceğim .

sevgiler

Zaza alfabesini daha önce görmüş ve incelemiştim. Böyle bir çoğrafyada q,w,x harfleri var vallahi süper dil. Çok eski bir dil olduğu apaçık ortada. Bu arada evet bilinçsizce ayrıcılık yaptım ama ne yapalım yukara tükürsen bıyık aşşağıda sakal öylede böylede ayrımcılık mutlak oluyor. Ortada ki ikiliğin kalkması güzel olurdu. en azında olası bir kavgayı engellerdi.

prometheus4517
15-06-2010, 03:33
yılmaz özdil in yazısında karşı halen bir cevap yok..

errata
16-06-2010, 02:38
Bence ortak paydanın "insan" olmak olduğunu idrak edemeyen/edemeyecek olan ideoloji kumkumalarının kendilerini ve sürülerini ateşlemek için düzenlediği güzel tezgahlardan biri.

Kürtler Demirci Kawa isyanına, Türkler Ergenekon Destanına, Araplar bilmem neye bağlar başlangıcını, yahu bir şeyi ifade etmesi neden bu kadar önemli? Bahar bayramı ulan işte!

Netice itibariyle bir bahar bayram olmasının dışında her şeyi yüklenmiş bir eşek gibidir bu "bayram". Anadolu gibi bir yerde dahi kutlamalarının, şenliklerinin git gide yapaylaştığını ve ideologlar elinden çıkmış kin gününe dönüşmesini görmek üzücü.

saygıyla.

prometheus4517
16-06-2010, 03:07
pkk ve onun siyasi uzantıları neye elini atmışsa o şey değerini yitirmiştir ve bu böyle sürecektir. çünkü o kadar masum insanı -hemde kendi ırklarından - öldürerek tarihe isimlerini b..ktan harflerle yazdırmışlardır. bu bu kadar basittir.

evrensel-insan
18-03-2014, 01:07
Nevruz kana bulandı: 1 ölü

Mart 17, 2014 |

Cizre'de Nevruz Kutlamaları'nda silahla yaralanan bir kişi hayatını kaybetti.


Şırnak’ın Cizre ilçesinde bu akşam düzenlenen nevruz kutlamalarında kaleşnikoflar, av tüfekleri ve tabancalarla ilçenin bir çok yerinden ateş açılması üzerine bir kişi yaşamını yitirdi.

Nereden geldiği belli olmayan bir kurşunun kalbine isabet ettiği 30 yaşındaki Garip Taşkın kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

http://sozcu.com.tr/2014/gundem/nevruz-kana-bulandi-1-olu-471879/

Bir turlu etik degerlerin sadece bir kutlama/anma oldugunu ogrenemeyecek, tamamen bir politik icerige tasiyacagiz.