PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah'in Etimolojik ve Linquistik Kokeni


evrensel-insan
21-03-2010, 17:15
Saygideger arkadaslar;

Her kelimenin oldugu gibi; Allah kelimesinin de, bir tarihsel yapilanis, yani kelimenin nerden geldigi (etimoloji) ve kelimenin kelime olarak nasil sekillendigi, yapilandirildigi, yani kelimenin ortaya cikis kurallari (linquistik) vardir.

Allah kelimesinin, ortaya cikisinin, bilinen en tutarli izahi; onun, ilah kelimesiyle olan bagidir.

Yani dusunce olarak, ilah dusuncesinden turetilmistir.

"llah" arapcadaki "ilah" anlamini verir. Bu kelime, (Northwest Semitic ’ēl and Akkadian ilu ), Kuzeybati semitik ve Akadca) ile baglantilidir.

(Proto-Semitic archaic biliteral ʾ-l ) Eski semitik oncesi, iki harften meydana gelen "god" anlamina gelir.

Bu, uc harfliye genisletilerek ve h eklenerek, ibranicedeki Eloah gibi yazilabilir.

Kelime, ya Allah orneginde oldugu gibi, ya ayirici elifin ā si ile, إله
ya da elif tam olarak kullanilarak إلاه . seklinde yazilir.

Disisi ise ʾilāhah إلاﻫﺔ "goddess", harfi tarifle, al-ʾilāhah اﻻﻻﻫﺔ( according to Lane's 1893 Lexicon referring to "the great serpent" in particular), Lane'nin 1893 isim sozlugunde ozel olarak "kivrik yilan" referans alinmistir.

Cunku,"kivrik yilan" eski islam oncesi araplarin bazilarinin ibadet ettikleri, ozel bir objedir. Ya da "yeni ay" dir. Bu konuda Allat kelimesine de bakilabilir.

Islam iceriginde, llah; lord veya god anlamli ilahtir, bu izah; Allah'a isaret etmiyebilir.

http://www.search.com/reference/Ilah

Link ingilizce.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Tumagü İskicap
21-03-2010, 17:30
Bu, uc harfliye genisletilerek ve h eklenerek, ibranicedeki Eloah gibi yazilabilir.
Kelime, ya Allah orneginde oldugu gibi, ya ayirici elifin ā si ile, إله ya da elif tam olarak kullanilarak إلاه . seklinde yazilir.
Disisi ise ʾilāhah إلاﻫﺔ "goddess", harfi tarifle, al-ʾilāhah اﻻﻻﻫﺔ( according to Lane's 1893 Lexicon referring to "the great serpent" in particular), Lane'nin 1893 isim sozlugunde ozel olarak "kivrik yilan" referans alinmistir.
Lamelif harfi allah sözcüğünde kullanılmaz. Çünkü lamelif harfi, lam ile elif harfinin bitiştirilmesiyle Muhammedin ölmünüden sonra oluşturuldu. Kur'anın genelinde lamelif harfinin kullanılması sizi aldatmasın. Belli ki al-ʾilāhah sözcüğünü böyle اﻻﻻﻫﺔ yazanı aldatmış.

Engse Hohol
22-03-2010, 10:32
Kelime, ya Allah orneginde oldugu gibi, ya ayirici elifin ā si ile, إله
ya da elif tam olarak kullanilarak إلاه . seklinde yazilir.
Lamelif harfini Muhammet hiç görmedi ançıp (fakat) orası da öyle yazılmaz.
Çünkü El İlah sözcüğünün "İ" sesini veren esreli elif'i (إِ) düşmüştür.
Düşmeyerek kalsaydı ulayu (ve) lam harfi ile bütünleşseydi, lamelif ilen öyle yazılabilirdi.
Ançıp böyle bir İlah (إلاه ) sözcüğün başındaki "el" bir ek olarak sırıtırdı.

Örneğin Ali İmran 29 ncu ayetteki lam-elifin sırıtımı.

(وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأرْضِ)

ve ya'lemü mâ fî el semâvâti, ve mâ fî el ardı
ve bilir şeyleri o göklerdekileri, ve şeyleri o/bi yerdeki

(وَاللّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ)

ve allahü alâ kulli şey'in qadirun.
ve allah her şeye güçyetirir.

Kur'an ayeti a.imran 29'da "ve allahü" yazdığım bağlaçlı sözcükte, aslında bağlaç ile sözcüğün bütünleştiği olur. Yani kur'an okuyan birisi "ve allahü" okumaz, "vallahü" okur burasını. konuşuk dilinde Arapça, ensık harf yutulan bir dildir. Umarım Alchindus görür bunu. Gerçi işine gelmeyen biri görse n'olur! Bakınız "n'olur" yazdım; "ne olur" yazmadım. Demek ki Türkçede de yutulan tamgalar (harfler) olabiliyormuş.

barudi
22-03-2010, 14:38
Örneğin Ali İmran 29 ncu ayetteki lam-elifin sırıtımı.

(وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأرْضِ)

ve ya'lemü mâ fî el semâvâti, ve mâ fî el ardı
ve bilir şeyleri o göklerdekileri, ve şeyleri o/bi yerdeki


Dikkatimi çekti de "El Semavati" yazmışsın, acaba her kelimeyi "Kameri Kelime" olarak mı kabul ediyorsun sen? Buradaki "Lam" harfi yazılmış olsada hiçbir zaman okunmaz, çünkü bu kelime "Şemsi Kelime"dir. Yani doğrusu "Es Semavati" dir.

Ve ayrıca "Fi El Ardı" örneğini de yanlış vermişsin sırıtıyor gibisinden, asıl diğer "olmayan şekli" ile sırıtırdı.

Alchindus
22-03-2010, 15:28
Muhterem barudi hitap ettiğin ne bilir şemsi kameri harfleri ve bunlarla ilgili kaideleri!

O translate, babylon nahivcisi!

Es-semavatı el semavati diye de okur, "Allahümme" sözünü cehli ile "Alla-hümme" diye atomize eder, ard kelimesinin marife ve nekre olması hallerinde mananın ne olduğuna hiç bakmaz sonra da "ümid ederim alchindus bunu görür" diye de yazabilir :)

Ah gerçeğe sadakat, senden mahrum olanın hali gerçekten harab!

Engse Hohol
22-03-2010, 18:10
Dikkatimi çekti de "El Semavati" yazmışsın, acaba her kelimeyi "Kameri Kelime" olarak mı kabul ediyorsun sen? Buradaki "Lam" harfi yazılmış olsada hiçbir zaman okunmaz, çünkü bu kelime "Şemsi Kelime"dir. Yani doğrusu "Es Semavati" dir.
Doğrusu sizin dediğiniz değildir, tecvidli okumak sözkonusu olduğunda sizin dediğiniz geçerlilik kazanır (doğrudur). Semavat sözcüğünün "se" sesini veren "sin" harfi, 14 tane olan şemsi harfler arasındadır. Sin harfi şemsi harflerden olduğu için sözcüğün öneki olan el takısı, lam harfi ile kaynaşmağa girer. Böylelikle "el semavat" yazmasına karşın, "es semavat" okunur. Çünkü şemsi harflerin kaynaştığı bütün sözcükler, önek olarak "el" takısı almışlardır. Bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir. "Yanlış okumayı önleyip güzel okumağa yarar sağlayan bir kolaylık uygulamasıdır" derler ançıp gel de inan kolaylık sağladığına! Her okuyan kendi kafasına göre anlam çıkartmasın diyedir asıl gerekçesi ya neyse.

Es-semavatı el semavati diye de okur, "Allahümme" sözünü cehli ile "Alla-hümme" diye atomize eder, ard kelimesinin marife ve nekre olması hallerinde mananın ne olduğuna hiç bakmaz sonra da "ümid ederim alchindus bunu görür" diye de yazabilir
Şemsi harflerde sözcüğün önünde yeralan önek (ال -El takısı), ardındaki sözcük ile kaynaştığını burada kabul eden şurada (http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=35849) da kabul etmelidir. Erdem olan aynı yordamın geçerli olduğu işlemlerde, olgusal kaygı ile kıvırtarak sözünü değiştirmemektir. Çünkü şemsi harfleri 14 tanedir ulayu (ve) içlerinden birisi "sin/ﺱ‎)" harfi, birisi de "lam/ل)" harfidir.

Sin harfi, şemsi harf olduğundan "el" öneki ile kaynaşmadığında; semavat sözcüğü El Semavat okunur.
Sin harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaştığında; semavat sözcüğü E-SSemavat okunur.

Şimdi gelelim Allah Yazısına.

Lam harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaşmadığında; Lah sözcüğü El Lah okunur.
Lam harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaştığında; Lah sözcüğü E-LLah okunur.

Bir çağrışım yaptı mı?

İlah sözcüğünde ise aynı kural geçerlidir ançıp bir fark ilen! El İlah önekli sözcükte "i" sesini veren "esrel elif (إ)" kaynaşma sürecinde düşmüştür. "İ" sesini veren elif (إ), şemsi harflerin idğam edilmesi nedeniyle düştüğünde, önek olan "el (ال)" takısını oluşturmuş elif (ا) ile lam(ل) harflerinin, iki harfin ikincisi ilen yani; lam harfi ilen, "i"sesini veren esreli elifini düşüren Lah sözcüğü, birbiriyle kaynaşmış ulayu (ve) idğamı şemsiyye ile açıklanan allah olmuştur.

Arap alfabesi toplam 28 harfdir ulayu bunların 14'ü şemsi harf, öteki 14'ü kameri harfdir. 14 şemsi harflerin aksine, lamı tariften sonra bu 14 kameri harflerin biri geldiğinde, idğamın hiçbir çeşiti bunlara olmaz. Çünkü kameri harfler izhar olur.

Kameri harflerin (tecvid kuralınca) idğam olmadığını bildiğine göre şuraya (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031) da yazmalısın Barudi.

barudi
22-03-2010, 18:59
Doğrusu sizin dediğiniz değildir, tecvidli okumak sözkonusu olduğunda sizin dediğiniz geçerlilik kazanır (doğrudur). Semavat sözcüğünün "se" sesini veren "sin" harfi, 14 tane olan şemsi harfler arasındadır. Sin harfi şemsi harflerden olduğu için sözcüğün öneki olan el takısı, lam harfi ile kaynaşmağa girer. Böylelikle "el semavat" yazmasına karşın, "es semavat" okunur. Çünkü şemsi harflerin kaynaştığı bütün sözcükler, önek olarak "el" takısı almışlardır. Bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir. "Yanlış okumayı önleyip güzel okumağa yarar sağlayan bir kolaylık uygulamasıdır" derler ançıp gel de inan kolaylık sağladığına! Her okuyan kendi kafasına göre anlam çıkartmasın diyedir asıl gerekçesi ya neyse.


Şemsi harflerde sözcüğün önünde yeralan önek (ال -El takısı), ardındaki sözcük ile kaynaştığını burada kabul eden şurada (http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=35849) da kabul etmelidir. Erdem olan aynı yordamın geçerli olduğu işlemlerde, olgusal kaygı ile kıvırtarak sözünü değiştirmemektir. Çünkü şemsi harfleri 14 tanedir ulayu (ve) içlerinden birisi "sin/ﺱ‎)" harfi, birisi de "lam/ل)" harfidir.

Sin harfi, şemsi harf olduğundan "el" öneki ile kaynaşmadığında; semavat sözcüğü El Semavat okunur.
Sin harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaştığında; semavat sözcüğü E-SSemavat okunur.

Şimdi gelelim Allah Yazısına.

Lam harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaşmadığında; Lah sözcüğü El Lah okunur.
Lam harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaştığında; Lah sözcüğü E-LLah okunur.

Bir çağrışım yaptı mı?

İlah sözcüğünde ise aynı kural geçerlidir ançıp bir fark ilen! El İlah önekli sözcükte "i" sesini veren "esrel elif (إ)" kaynaşma sürecinde düşmüştür. "İ" sesini veren elif (إ), şemsi harflerin idğam edilmesi nedeniyle düştüğünde, önek olan "el (ال)" takısını oluşturmuş elif (ا) ile lam(ل) harflerinin, iki harfin ikincisi ilen yani; lam harfi ilen, "i"sesini veren esreli elifini düşüren Lah sözcüğü, birbiriyle kaynaşmış ulayu (ve) idğamı şemsiyye ile açıklanan allah olmuştur.

Arap alfabesi toplam 28 harfdir ulayu bunların 14'ü şemsi harf, öteki 14'ü kameri harfdir. 14 şemsi harflerin aksine, lamı tariften sonra bu 14 kameri harflerin biri geldiğinde, idğamın hiçbir çeşiti bunlara olmaz. Çünkü kameri harfler izhar olur.

Kameri harflerin (tecvid kuralınca) idğam olmadığını bildiğine göre şuraya (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031) da yazmalısın Barudi.

Kusura bakma ama çok ilmi sallıyorsun, önce tecvid demişsin sonra da şemsi harflerden "Lam"ı kullanıp güya Allah lafzını türetmişsin.

1- Abdurrahman Bin Avf (Sahabe İsmi) senin tezine göre Abdul Rahman olmalıydı ama değil.

2- Bana bir tane şemsi kelime göster ki "Elif Lam" dan "Elif" harfi harekeli bir şekilde okunur vaziyette olsun. "Lam" da şemsi harf olduğuna göre, Allah lafzındaki "Elif"i neden harekeli okuyorsun? "Semavat" kelimesi "El" siz de okunabilir bir kelimedir Semavat dersin geçersin, sen hiç "Lah" diyeni duydun mu?

evrensel-insan
22-03-2010, 21:54
Saygideger arkadaslar;

Bence konuyu "tartisirken" bir seyi goz ardi etmeyelim. O da islam oncesi hem yahudi kokenli, hem hristiyan kokenli, hem de putperest kokenli araplarin; Allah kelimesini bildigi ve onu bolgesel, ozel degil de; genel olarak; "yaratici tanri" ve "yagmurun yagdiricisi" olarak algilamalaridir.

Yani, ALLAH BIR SOMUT PUTU OLMAYAN, SOYUT BIR YARATICI olarak algilanmakta ve hatta, Muhammed'in dedesi ve babasi, Allah'a Hubal Putunun yaninda dikilerek dua etmektedirler.

Bazi degerlendirmeler acisindan, Allah'a verdikleri bu vasif; Islam oncesi araplari POLYTEIST DEGIL; MONOTEIST yapmaktadir.

Yani, Allah kavrami, kelimesi, kullanimi v.s. ISLAM ONCESINE AITTIR.

Konuyu, her yonuyle, bu tarihi gerceklikte degerlendirelim.

Allah'in ortaya cikisi; Muhammed'in Islam'in dan ONCEDIR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Alchindus
23-03-2010, 01:13
Doğrusu sizin dediğiniz değildir, tecvidli okumak sözkonusu olduğunda sizin dediğiniz geçerlilik kazanır (doğrudur).

Boşuna doğru konuşmayan zata internet allamesi, babylon nahivcisi demiyoruz, aksi olsa zati bir kula iftira etmiş, zulmetmiş oluruzki bundan yaradana sığınırız!

Bizim bu tesmiyemizi doğru konuşmayan zat mütekamilen hak etmektedir çünki bu translate nahivcisi tecvid hadisesinin ne keyfiyetini nede niçün ve ne zaman ortaya çıktığını ve kuran kıraati bahsinin nasıl birbirine bağlı zincirler ile Hz. Muhammede dayandığını bilmemektedir!

Maruf olan yedi kıraatin muteberlik kıstasları içün suat yıldırım hoca


Bu imamların kıraatlerine itimad edilmesinin kıstası şudur:

1. Peygamberimizden sahih senedle rivayet etmek.
2. Hz. Osman’ın İmam mushafına takdiren de olsa uymak
3. Muteber bir tarzda Arap dilinin kaidelerine uymak.


Ana Hatlarıyla Kur'an-ı Kerim ve Kur'an İlimlerine Giriş-Suat Yıldırım


maddelerini zikretmektedirki, buradan da salim bir kafanın anlayacağı gibi müslümanların kuran kıraatleri Hz. Muhammedden rivayet olunan okuyuşa dayanmaktadır!

Yine işin ehli bilirki kuranda bir kaç misal vardırki bilinen dil kaidelerine göre farklı okunur çünki okuyuş böyle nakledilmiştir ve nasıl nakledilmiş ise öylece okunur!

Buna kıyasın hilafına nass ile sabit denmekte ve bu halde okuyuşun iddia olunanın aksine nassa raciliğini ispat etmektedir!

Translate nahivcisi sonradan müslüman olan insanlar ve arapça dil kaidelerini bittabi arap kadar bilmeyenler düşünülerek gerek harekelendirme gerekse diğer tecvid kaidelerinin yazılı metinlere tatbik edildiğinden gafildir!

Bundan mütevellid ayetin


فِي السَّمَاوَاتِ


kısmının Hz. Muhammed tarafından "fi el semavati" olarak okunduğunu tebliğ edildiğini, sonradan gelenlerin ise keyiflerine göre "fissemavati" şeklinde okuduğunu sanıyor yada böyle sandığına inanmamızı bekliyor!

Yani tecvid nediri, aslında bu ilmin tamda kuranın hakkı ile okunması ilmi olduğunu, kuranın cibril-i emin ile Hz. Muhammede nasıl vahyedilmiş ise, Hz. Muhammed bu vahyi nasıl kıraat etmiş ise öylece okuyabilmek kıraat edebilmek içün vucuda geldiğini, tecvid kaidelerinin bu maksatlara matuf olduğunu bilmiyor!

Bundan mütevellid red sadedinde kalkıp "bu tecvid ile okumada böyledir" diyebiliyor, hepten gülünç hale düşebiliyor!

Tekrar edelim, bu kadar cehalet anca tahsil ile olur!

Şemsi harflerde sözcüğün önünde yeralan önek (ال -El takısı), ardındaki sözcük ile kaynaştığını burada kabul eden şurada (http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=35849) da kabul etmelidir.

Bile bile doğru konuşmayan zatın yerine biz insan olarak utanıyoruz, bu nasıl bir pişkinliktir diye!

Lafza-i celalin başındaki "el" in lamı tarif olmadığını nahivcilerin delilleri ile ispat ettiğimiz halde hala pişkince birbiri ile münasebettar olmayan misalleri mükayese edip "burada öyle ise orada da böyle" diyor!

Tıpkısı ile "ibranicede 'el' in manası şudur, arapçada da 'el' var demek burada da mana aynı" deme cehaleti veyahut kelime-i tevhide bakıp "La ilahe deniyor ilahe tanrıçadır demek tanrıça yok deniyor" deme gülünçlüğü gibi!

Birde biliyormuş gibi yazmıyormu, gülelimmi doğru konuşmayan zatın ağlanacak haline diyerek mütereddid oluyoruz :)

Gerçeğe sadakat şart!

Engse Hohol
23-03-2010, 12:48
önce tecvid demişsin sonra da şemsi harflerden "Lam"ı kullanıp güya Allah lafzını türetmişsin.
Basralılar ulayu (ve) Kufeliler senden daha doğru bulgulara dayanarak demeçler verdiklerinde kuşku yoktur. Seninkinde vardır. Arap tanrısının yıkıma uğramaması için Abdul rahman örneğini vererek beni yanlışlamaya çalışıyorsun ançıp yararsız. Çünkü onun açıklaması idğamı mütekaribeyn'dir ulayu konuya iliştirmeden önce, abdullah yazısını görmemekli davranışını sonlandırman gerekiyor. Böylece kimin, hangi oğurda Lah dediğini de anlayabilirsin.

Öyleki şunlara da bakabilirsin;
Abdul-Uzza,
Abdul-Lat,
Abdul-Lah.

barudi
23-03-2010, 18:10
Basralılar ulayu (ve) Kufeliler senden daha doğru bulgulara dayanarak demeçler verdiklerinde kuşku yoktur. Seninkinde vardır. Arap tanrısının yıkıma uğramaması için Abdul rahman örneğini vererek beni yanlışlamaya çalışıyorsun ançıp yararsız. Çünkü onun açıklaması idğamı mütekaribeyn'dir ulayu konuya iliştirmeden önce, abdullah yazısını görmemekli davranışını sonlandırman gerekiyor. Böylece kimin, hangi oğurda Lah dediğini de anlayabilirsin.

Öyleki şunlara da bakabilirsin;
Abdul-Uzza,
Abdul-Lat,
Abdul-Lah.

عبد الرحمن / عبد الله

Şekillerde de görüldüğü gibi Abdullah da Lamı Tarif yoktur, ama Abdurrahman da Lamı Tarif mevcuttur. Ama bu şekilde sana anlatamayacağımı bildiğim için senin dilinden konuşacağım.

Yukarıda ortaya koyduğunuz cümlelerinizi tekrar bir hatırlayalım.


Şimdi gelelim Allah Yazısına.

Lam harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaşmadığında; Lah sözcüğü El Lah okunur.
Lam harfi, şemsi harf olduğundan el öneki ile kaynaştığında; Lah sözcüğü E-LLah okunur.

Bir çağrışım yaptı mı?

İlah sözcüğünde ise aynı kural geçerlidir ançıp bir fark ilen! El İlah önekli sözcükte "i" sesini veren "esrel elif (إ)" kaynaşma sürecinde düşmüştür. "İ" sesini veren elif (إ), şemsi harflerin idğam edilmesi nedeniyle düştüğünde, önek olan "el (ال)" takısını oluşturmuş elif (ا) ile lam(ل) harflerinin, iki harfin ikincisi ilen yani; lam harfi ilen, "i"sesini veren esreli elifini düşüren Lah sözcüğü, birbiriyle kaynaşmış ulayu (ve) idğamı şemsiyye ile açıklanan allah olmuştur.

Arap alfabesi toplam 28 harfdir ulayu bunların 14'ü şemsi harf, öteki 14'ü kameri harfdir. 14 şemsi harflerin aksine, lamı tariften sonra bu 14 kameri harflerin biri geldiğinde, idğamın hiçbir çeşiti bunlara olmaz. Çünkü kameri harfler izhar olur.

Şimdi gelelim bu hususa;

Kameri harflerin (tecvid kuralınca) idğam olmadığını bildiğine göre şuraya (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031) da yazmalısın Barudi.



إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ
(İnne-el-İnsane Lefi Husr)
Asr 2

Şekilde de görüldüğü gibi "El İnsane" kelimesinde Lamı Tarif mevcut, bunu da herhalde inkar edecek değilsiniz. İddaa ettiğiniz "El İlah" kelimesinde ki bulgulrınızı bu kelime üzerinde denemeye çalışalım.
Lamı Tarif den sonra "Esre"li bir "Elif" gelmiş tıpkı "El İlah" da ki gibi, yukarda İdgamı Şemsiyye örneğini Allah lafzına has kılarak esreli elifin kaynaşarak İdgamı Şemsiyye kuralı ile düştüğünü Şemsi harf olan "Lam" ile bitiştiğini iddaa ettin. "El İnsane" kelimesinde de esreli "Elif" den sonra şemsi harf olan "Nun" gelmektedir. Peki bu iddaa ettiğiniz kaynaşma bu kelimede neden gerçekleşmemiştir neden İdgamı Şemsiyye kuralı geçerli kılınmamış, bunu nasıl açıklayabileceksiniz? Sizin ortaya attığınız iddaaye göre bu kelime "İnne-En-Nisane" olmalıydı.

Alchindus
24-03-2010, 16:04
Muhterem barudi, aslında babylon nahivcisine sadece şunu dahi diyebilir idin!

"İ" sesini veren elif (إ), şemsi harflerin idğam edilmesi nedeniyle düştüğünde

bu ne demektir yahu :)

Elif kameri harftir ve kameri harflerin başına lam-ı tarif gelmiş ise bu okunur!

"El-İlah" kelimesinde i sesini veren helifin idğamı mevzubahis olmaz, çok yerinde verdiğin asr suresinin ikinci ayetinde idğam olmadığı gibi!

Niçün!

Çünki lam-ı tariften sonra insan kelimesinin ilk harfi elif gelmiştir ve elif kameri bir harftir!

Kameri harflerin başına lam-ı tarif gelir ise bunlar okunur!

-El-İhsan
-El-İkram
-El-Ebu

gibi!

Bir kaç adreste arapça bilmeyen kişiler bulmuş, elinde de kullandığı bir iki translate aracı var, harfleri renklendirdi mi bir iki de metin resimi yapıştırdı mı kendisini vukufiyeti olmadığı sahada vukufiyetli imiş gibi gösterebilir sanmış ortaya çıkmış doğru konuşmayan zat!

Gerçeğe sadakat eksikliği, hakikat düşmanlığı insanları çok kötü hallere sokabiliyor!

Bu sebep ile gerçeğe sadakat her daim şart!

Engse Hohol
25-03-2010, 13:11
Abdullah da Lamı Tarif yoktur, ama Abdurrahman da Lamı Tarif mevcuttur. Ama bu şekilde sana anlatamayacağımı bildiğim için senin dilinden konuşacağım
Allah (الله) yazısını, abd (ğébd/عبد) yazısından ayırınca, olurunu yıkıma uğratıyorsun da ondan yoktur. allah adının başındaki “el” lamı tarifi yokedilmeden önce orası abdul-lah veya abd el lah (abd ul lah) idi. Ayrıca sana, Abdurrahman (abd el rahman/abdul rahman) daki lamı tarifin, idğamı mütekaribeyn kuralı gereği öyle okunduğunu söyledim.

إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ (İnne-el-İnsane Lefi Husr)

14 şemsi harfden yalnızca lam harfinin allah adı yazısında bulunmakta olduğunu bildiğin halde, nun harfi ilen olumsuzlama örneğin bir kıvırtma yordamı değil de nedir?

Aşağıya bak bakalım allah adı yazısında hangi şemsi harfler var!

1-te 2-se 3-dal 4-zal 5-ra 6-ze 7-sin 8-şın
9-sad 10- Dad 11-dıy 12-zıy 13-lam 14-nun

Görüldüğü gibin şemsi harflerden yalnızca lam(ل) harfi var.

Niçün! Çünki lam-ı tariften sonra insan kelimesinin ilk harfi elif gelmiştir ve elif kameri bir harftir
Elif harfi kameri harfdir, lam harfi ise şemsi harfdir ançıp (fakat) bu ikisi, lamı tarif olarak "el takı"sıdır. Bu el takısının (artikel) ilah ailesinden enüst ilahın belirliği olarak el ilah adını alan Üst İlah, arapçadaki yutulan eliflerin, arap dili yapısının neden olduğu yatkınlıktan ötürü el ilah yazısında idğamı şemsiyye olunmuştur. Yutulan elif sesinin 3 örneğini şurada sunmuştum. (Tıkla (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031&page=2));
وَامْسَحُ = ve(e)msehü.
وَامْرَءٍ = Ve(e)mrain.
(هُوَ اللَّهُ) = hüv(e)allahü.

Kaldı ki; Muhammed tarafından "fi el semavati" olarak okunduğunu tebliğ edildiğini, sonradan gelenlerin ise keyiflerine göre "fissemavati" şeklinde okuduğunu sanıyor yada böyle sandığına inanmamızı bekliyor!
diyerek, muhammetin de konuşukluğunda, elif harfleri sıklıkla yutulan bir dili konuştuğunu kabul etmiştin.

barudi
25-03-2010, 17:59
Allah (الله) yazısını, abd (ğébd/عبد) yazısından ayırınca, olurunu yıkıma uğratıyorsun da ondan yoktur. allah adının başındaki “el” lamı tarifi yokedilmeden önce orası abdul-lah veya abd el lah (abd ul lah) idi. Ayrıca sana, Abdurrahman (abd el rahman/abdul rahman) daki lamı tarifin, idğamı mütekaribeyn kuralı gereği öyle okunduğunu söyledim.



14 şemsi harfden yalnızca lam harfinin allah adı yazısında bulunmakta olduğunu bildiğin halde, nun harfi ilen olumsuzlama örneğin bir kıvırtma yordamı değil de nedir?

Aşağıya bak bakalım allah adı yazısında hangi şemsi harfler var!

1-te 2-se 3-dal 4-zal 5-ra 6-ze 7-sin 8-şın
9-sad 10- Dad 11-dıy 12-zıy 13-lam 14-nun

Görüldüğü gibin şemsi harflerden yalnızca lam(ل) harfi var.


Elif harfi kameri harfdir, lam harfi ise şemsi harfdir ançıp (fakat) bu ikisi, lamı tarif olarak "el takı"sıdır. Bu el takısının (artikel) ilah ailesinden enüst ilahın belirliği olarak el ilah adını alan Üst İlah, arapçadaki yutulan eliflerin, arap dili yapısının neden olduğu yatkınlıktan ötürü el ilah yazısında idğamı şemsiyye olunmuştur. Yutulan elif sesinin 3 örneğini şurada sunmuştum. (Tıkla (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031&page=2));
وَامْسَحُ = ve(e)msehü.
وَامْرَءٍ = Ve(e)mrain.
(هُوَ اللَّهُ) = hüv(e)allahü.

Kaldı ki;
diyerek, muhammetin de konuşukluğunda, elif harfleri sıklıkla yutulan bir dili konuştuğunu kabul etmiştin.

Kıvırmak mı? Yukaradaki kuralı sen yazmadın mı? Bu kural sadece "Lam" için geçerlidir dedin mi? Yok, öyleyse kıvıran ben değilim.

Anlaşılan o ki direnmeye devam edeceksin, şimdi bu soruya dikkat et, tüm "Lamı Tarif" olarak yazılan kelimeler, "Lamı Tarifsiz" de yazlır ve sondaki hareke çift okunur hale gelir

Birkaç misal verelim;
Er Rahmanü - Rahmanün
El Melikü - Melikün
El Alimü - Alimün

gibi....

Madem Allah lafzındaki Elif ve Lamı; Lamı Tarif olarak kabul ediyorsun bana "Lamı Tarifsiz" kelimesini de bulmak zorundasın.

Şimdi de şu misali verelim:
وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
(Ve Allahu Ğafürün Rahimün)
Hucurat 5'den alıntı..

Eğer Allah lafzı Lamı Tarif den meydana gelmiş olsaydı yukardaki ayet şu şekilde okunmalıydı:
"Ve Allahu-l Ğafürü-r Rahimü".. veya "Allahun veya Lahun (nasıl olacaksa artık) Ğafürün Rahimün). Adı üstünde Lamı Tarif yani bir şeyi tarif etmeli, yani şöyle olmalı; "Allahu= Öyle bir Allah ki El-Ğafürü= bağışlayan Allah, öyle bir Allah ki Er-Rahimü= Merhamet eden bir Allah" ama bu ayet de tarif yoktur, eğer olsaydı Ğafür ve Rahim kelimelerinin başına da "Lamı Tarif" gelmeliydi. Bu ayet şöyledir, "Allah= nedir? Ğafürün= Bağışlayandır, nedir? Rahimün= Merhamet edendir."

Şimdi Ayetel kürsi'ye bakalım:
اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Bakara 255

Burada Hayy ve Kayyum kelimeleri tarifdir, "Öyle bir Allah ki Hayy= diridir, Öyle bir Allah ki Kayyum= herşeyi idare edendir." Buradaki "Lamı Tarif"lerin olması "Hüve" kelimesinin oluşundan ötürüdür. Eğer aradaki "La ilahe illa huve" cümlesi olmasa idi, şöyle olacaktı; "Allahu Hayyun Kayyümün."

Misallerde vermiş olduğun "Elif" in düşmesi "Lamı Tarif" lerde geçerli değildir.

Alchindus
25-03-2010, 20:06
Elif harfi kameri harfdir, lam harfi ise şemsi harfdir ançıp (fakat) bu ikisi, lamı tarif olarak "el takı"sıdır. Bu el takısının (artikel) ilah ailesinden enüst ilahın belirliği olarak el ilah adını alan Üst İlah, arapçadaki yutulan eliflerin, arap dili yapısının neden olduğu yatkınlıktan ötürü el ilah yazısında idğamı şemsiyye olunmuştur.

Doğru konuşmayan ve uyanık olduğunuda zanneden zatın hali artık bizi neşelendirmiyor, gülemiyoruz üzülüyoruz!

Doğru konuşmayan zat, zati kaide gereği "el" takısının kameri bir harfin başına gelmiş olması halinde okunması zaruretini hasıraltı edebileceğini zannediyor ve "El-İlah" kelimesinde "i" sesini veren elifin dilin yapısı gereği düşüverdiğini uyduruyor böyleliklede "lam" harfi ile arada engel kalmadığından idğam-ı şemsiyye uydurmasını yapmada kendisine bir mani kalmıyor!

Uyanık olduğunu sanan zat düşünmüyorki bir sual eden çıkarda bu "i" sesinin düşüşü nasıl dilin yapısının zarureti olmaktaki arap bu gün hala

-El-İhsan
-El-İkram
-El-Ebu

demekte hiçbir sıkıntı çekmiyor diye sorar kendiside mahcubiyetten kıpkırmızı olur, tabi hala bu melekeye saip ise!

Lam-ı tarife bitişen elif telaffuzda hiçbir sıkıntı meydana getirmez ve getirmiyorda bu gün bu kelimeler hala telaffuz ediliyor!

Amma doğru konuşmayan zat esasta özel bir isim olmayan, belirli bilinen ilah gibi bir manaya gelen "El-İlah" kelimesine gelince böyle bir sıkıntıyı uyduruveriyor!

Doğru konuşmayan zatın yalanının daha iyi teşhisi içün şunu hemen zikredelim!

Bu gün gidip araba "İlah" cins ismini marife yap der iseniz size "El-İlah" diyecektir!

Ey bu başlığı okuyup arapça bilmeyen okuyucu, şunu bilinki bu doğru konuşmayan zat bile bile pek büyük yalanları çok büyük rahatlık ile söylüyor!

İnsan olarak utanıyoruz!


Kaldı ki; diyerek, muhammetin de konuşukluğunda, elif harfleri sıklıkla yutulan bir dili konuştuğunu kabul etmiştin.

Uyanıklık ile meselelerden sıyrılabileceğini sanan zat böyle buyurmuş!

Halbuki o evvela benden iktibas yaptığı kelamın edilmesine vesile olan "bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir" yalanı içün evvela okuyucudan bir özür dilemelidir!

Doğru konuşmayan zatın burada zikrettiği arapçada bazen yutulan elif sesi hakikati ile batıl iddiasının hiçbir münasebeti yoktur çünki yukarıda gösterildiği gibi kameri olan elif harfi başına eğerki lam-ı tarif gelir ise bu okunur, kaide budur! Bundan mütevellid herbir mesajına en az bir yalan, bir yanlış sıkıştırabilen zat burada tekrar yalan söylemektedir!

Gerçeğe sadakat şart!

Engse Hohol
26-03-2010, 18:08
Kıvırmak mı? Yukaradaki kuralı sen yazmadın mı? Bu kural sadece "Lam" için geçerlidir dedin mi? Yok, öyleyse kıvıran ben değilim.
Bak bakalım öyle mi demişim!
14 şemsi harfden yalnızca lam harfinin allah adı yazısında bulunmakta olduğunu bildiğin halde...
Allah yazısındaki "el" lamı tarifi, ilah adı ile birleşmesi ardından, yaniden "el" lamı tarifi ile gösterilmez. Birinci lam(ل) harfinin okunmayıp, ikinci lam harfinin şedde taşıması, okunmayan birinci "lam" harfinin el takısının (lamı tarifinin) lam harfi olduğuna, şedde taşıyan ikinci "lam"ın ise, i-la-h (إله) adının "la" sesindeki lam (ل) harfi olduğuna kanıttır. Allah sözcüğü lamı tarifden katışıksız, yalın bir sözcük olsaydı, "El Leyl (اللَّيْلِ- Bir/O Gece)" lamı tarifli sözcüğün yapısındaki gibin bir harf dizini durumu sözkonusu olmazdı.

Eğer Allah lafzı Lamı Tarif den meydana gelmiş olsaydı yukardaki ayet şu şekilde okunmalıydı: "Ve Allahu-l Ğafürü-r Rahimü". Adı üstünde Lamı Tarif yani bir şeyi tarif etmeli, yani şöyle olmalı; "Allahu= Öyle bir Allah ki El-Ğafürü= bağışlayan Allah, öyle bir Allah ki Er-Rahimü= Merhamet eden bir Allah" ama bu ayet de tarif yoktur, eğer olsaydı Ğafür ve Rahim kelimelerinin başına da "Lamı Tarif" gelmeliydi

"El" lamı tarifinin kullanımı, belirsiz bir sözcüğün başına gelerek onu belirli yapmağa yöneliktir. "El" lamı tarfi belirleme ilgecidir çünkü. Allah adı ise El İlah'dan idğamı şemsiyye gereğince belirginliğe evrilmiş olduğundan ulayu (ve) evrilen adı güncel olarak araplarca anıldığından buna gerek yok; çünkü allah adını el ilahtan eviren araplardır. Ğafur sözcüğünün anlamı ise "bağışlayan" demektir. Allah bağışlayandır demek için "allah, o bağışlayandır" demeğe gerek yok. Yevm sözcüğünün başına lamı tarif getirilerek "el yevm" gibin olmaz bu Ğafur, çünkü bunun gereği yok. Gerekçelerini anlattım; Allah adı El ilah ilen bütünleşmesinin ardından halen daha, başında el takısı bulundurması usluk (mantık) dışı olur.

Halbuki o evvela benden iktibas yaptığı kelamın edilmesine vesile olan "bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir" yalanı içün evvela okuyucudan bir özür dilemelidir!
Konuya giderek oku; "Araştırılması gerekir / Burası araştırılabilir" dediğimi bulacaksın orada. Ançıp ben seni anlıyorum; Bir müslüman için erdem, arap tanrısını ayakta tutmak için anıklayabildiği kadar anıkladığı (hazırladığı) yalanlar ilen ölçülür. Göğüsleri tomurcuklanmış genç kızlar için bu erdemin islamdaki önemsenir yanını tartışmak benim için yersizdir.

Alchindus
26-03-2010, 23:27
Evvela doğru konuşmayan zat muhterem barudiyi muhatap alarak yine bir çok hatalı kelam etmiş ve muhterem barudi de bunlara muhtemelen cevap verecek olsada zikretmeden geçmeyelimki "El-İlah" özel bir isim değildir, hatta bilinen manası ile bir isimde değildir!

"Bilinen belli ilah" gibi bir manaya gelebilir "El-İlah" ve arabın tarihine nazar ettiğimizde arabın böyle bir tesmiye ile yaradana yakardığına dair hiçbir malumat yoktur!

Bu böyle iken doğru konuşmayan zatın uydurduğu gibi arap dili açısından lam-ı tarif ile birleşen elif, araba okuyuşta hiçbir sıkıntı vermezki bu elif düşmüş olsun!

Zati bu gün konuşulan arapçaya ve hala cari olan misallere nazar ettiğimizde arabın bu gün

-El-İhsan
-El-İkram
-El-İtkan
-El-Ebu

demekte olduğunu, daha muhimi doğru konuşmayan zatın gizlemeye çalıştığı gibi eğerki arapça olarak bir cins isim olan "İlah" kelimesini bu gün marife yapmak ister iseniz "El-İlah" demek zorunda olduğumuzu görürüz!

Amma doğru konuşmayan zat hala aynı yalanı söyleyebilmekte, lam-ı tarif ile birleşen yani başına lam-ı tarif alan elifin okuyuşta düşmesi içün arap dili bakımından hiçbir zaruret mevzubahis değil iken hatta tam aksi kameri bir harf olan elifin başına lam-ı tarif gelmesi halinde bu elifin ait olduğu kelime ile birlikte "el" li okumak zaruri iken o böyle sıkılmadan uydurmalar yapabiliyor!

Konuya giderek oku; "Araştırılması gerekir / Burası araştırılabilir" dediğimi bulacaksın orada.

Demiş doğru konuşmayan zat ve bu sözü ile yalan söylemekte hiçbir sıkıntı çekmediği bunu çok rahat yapabildiğini birkez daha gereği yok iken bize göstermiş!

İmdi nazar ediyoruz doğru konuşmayan zatın bu bahsettiğim kelamını ettiği mesajına! Bu sözü ettiği paragrafı tamamı ile iktibas ediyorum ve kendisine sual ediyorum nerede demiş o "araştırılabilir" sözünü!

Doğrusu sizin dediğiniz değildir, tecvidli okumak sözkonusu olduğunda sizin dediğiniz geçerlilik kazanır (doğrudur). Semavat sözcüğünün "se" sesini veren "sin" harfi, 14 tane olan şemsi harfler arasındadır. Sin harfi şemsi harflerden olduğu için sözcüğün öneki olan el takısı, lam harfi ile kaynaşmağa girer. Böylelikle "el semavat" yazmasına karşın, "es semavat" okunur. Çünkü şemsi harflerin kaynaştığı bütün sözcükler, önek olarak "el" takısı almışlardır. Bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir. "Yanlış okumayı önleyip güzel okumağa yarar sağlayan bir kolaylık uygulamasıdır" derler ançıp gel de inan kolaylık sağladığına! Her okuyan kendi kafasına göre anlam çıkartmasın diyedir asıl gerekçesi ya neyse.


Bu paragraftan sarfı nazar edelim bu paragrafın ait olduğu mesajının tamamında, hadi bu mesajdanda sarfı nazar edelim bu başlıktaki hangi mesajında hangi uydurman içün "bu araştırılabilir" demişsin doğru konuşmayan zat!

Ançıp ben seni anlıyorum; Bir müslüman için erdem, arap tanrısını ayakta tutmak için anıklayabildiği kadar anıkladığı (hazırladığı) yalanlar ilen ölçülür. Göğüsleri tomurcuklanmış genç kızlar için bu erdemin islamdaki önemsenir yanını tartışmak benim için yersizdir.

Doğru konuşmayan, nerede ise herbir mesajına bir yalanı, bir yanlışı sıkıştıran zat utanıp sıkılmadan birde bize yalan isnad ediyor :)

Halbuki bizim mahlasımız Alchindus dur, Engse Hohol değildirki yalanla hile ile işimiz olsun!

Birde doğru konuşmayan zat ve onunla aynı fikriyatın mensupları, galiba müslümanların aklını dimağını kendileri gibi sadece uçkurda ve ona ait meselelerde sanmakta!

Halbuki ağızlarından huriyi, Hz. Muhammedin evliliklerini düşürmeyenlerdir asıl akılları sadece uçkur ve ona dair meselelerde olan ve bu hususları erdem sayan!

Biz hamdolsun ne müşriğiz ne putperestiz ne imansız ne kitabsız!

Hamdolsun müslümanız ve bana seni gerek seni diyenleriz!

Utanma melekesini kaybedenler ne bilsin bizi!

Gerçeğe sadakat şart!

ozgur_beyin
27-03-2010, 01:28
Biz hamdolsun ne müşriğiz ne putperestiz ne imansız ne kitabsız!

Hamdolsun müslümanız ve bana seni gerek seni diyenleriz!

Utanma melekesini kaybedenler ne bilsin bizi!

Gerçeğe sadakat şart! ALCHINDUS
ülen kardeşim sen buraya el-ezher şeyhi olarak mı atandığını sanıyorsun?
bir birinize kadük lisani arabınız la sidik yarışı yapacağınıza maksadınızı anlatsanız daha iyi olmazmı
ulemem alimim herkes billirki( konuya vakıf)
meşhur kasap fıkrasında olduğu gibi günlük arapçaya bile tecvid uygulayacaksınız
allahı nasıl savunursanız savunun bilinen şudurki allah lafzı islamiyatten önce de araplarda kullanılıyordu tıpkı hurufu mukatta gibi örflerin arab şiirinde uygulandığı gibi.
yani allah kuranın tanrısına ait özel bir isimdeğil şimdi anlatın

amma vav ne zaman harfi med olur

vav sakin olsa ma kabli mazmum olsa
ol zaman harfi med olur neymiş.....????

evrensel-insan
27-03-2010, 01:53
Saygideger arkadaslar;

Oyle veya boyle "Allah" yazimini, etimolojisini ve linquistik yapilanisini tartisirken; lutfen, "Allah" kelimesinin; Islam ve Muhammed oncesi, pagan, yahudi ve hristiyan kokenli araplarca kullanildigini, Muhammed'e ait olmadigini, Aramice, akadca, ibranice v.s. temelli dillerle olan benzer yazilis baglarini ve Hem Muhammed'in dedesi, hem de babasinin; Hubal ilahinin yaninda dikilerek, Allah'a dua ettiklerini, Hatta dedesinin Muhammed'i cocukken bu dualara yaninda goturdugunu hesaba katarak tartisin.

Cunku, araplara, Allah'i ilk duyuran Muhammed degildir.

En basit mantikla, "Allah'in yazilisi, Elif (a), lam (l), lam (l) ve ha-he(h) dir.

Burada ilginc olan; Al ve la simetrisinin yanyana gelmesi ve h'nin eklentisidir.

Gunumuz arapcasi ile; islam oncesi arapcanin, "Allah" yazimlarinda bir fark var midir?, varsa bu fark neden vardir?, ve bu fark nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

cin
27-03-2010, 01:58
Değerli Büyüklerim,

Arap'ça ya hakim olamayışımız konu içinde bir katkı payımızı da engellemiştir, Ancak konuyu ve sizleri çok dikktli bir biçimde izlemekteyiz,

Allah, ismi/sıfatı şahsımca da İslam ve Muhammed'e has bir olgu olmamakla beraber, muhammed öncesi Kutsal kabul edilmiş diğer 3 semavi Din'dede rastlamak mümkün değildir,

Yani semavi Dinler den bağımsız bir ortam ile Muhammed ve İslam arası bir oluşum gibi görülüyor, Gerek islam öncesi Sikkeler de gerekse muhammed öncesi yada dönemi Putperest isimlerinde çok miktarda örneği vardır,

Abdul-Uzza,
Abdul-Lat,
Abdul-Lah. Abdul = Kul /Köle
Abdul-Rahman,
Aabdul-Rahim,

Yanılmıyorsam bunlar Muhammed öncesi ve dönemi Putperest İsimleri,

El-ilah,
El-Lat,
El-Menat, El- = Efendi
El-Uzza,

Bunlarda dönemin Put Tanrılarından başlıcaları,

-El-İhsan
-El-İkram
-El-İtkan El- = Efendi
-El-Ebu

Sanırım bunlarda isimlere verilen efendilik sıfatları,

Saygıdeğer büyüklerim ve Üstatlarım, Konuya çok hakim değilim hatalarım ve yanlışlarımddan dolayıda hepinizin affına sığınarak soruyorum sadece,

Muhammed ve İslam öncesi,

İnsan isimlerine uzza,lat,menat eklenmesini doğal karşılıyorsunuz,

Aynı isimlere , lah , Rahman , Rahim eklenmesi size garip gelmiyormu,

Semavi dinlerin tanışmadığı ve Arap lara Tek tanrı inanışı gelmeden bilinmesi mümkün olmayan bu Allah sıfatları Putperest inanıştan mı aşırılmıştır yoksa başka bir açıklaması mı vardır,

Neden biri çıkıp diyemiyor, evet bunların hepsi muhammed öncesi dir,

Lah,tan tutunda Rahmana kadar hepsi islam öncesi Putların sıfatlarıdır diye,

Saygı ve Sevgilerimle

evrensel-insan
27-03-2010, 02:23
Saygideger cin;

Abd-kole, hizmetci v.s. demek. Cunku Abd al(ul,el) lah oldugunda, "En buyuk, tek v.s. ilahin kolesi, hizmetcisi" anlamini alir. Sonucta tartisma, en buyuk ilahin, Allah olup, olmadigidir. Bu sadece "lailaheillallah" ta gecer.

Cunku Hubal, kabe'deki put veya ilahlarin en ustudur, ama; putu, yani somut goruntusu vardir.

Allah konusundaki "kafa karisikligi" hem cok tanrili (ilahli, putlu) araplarin, Allah monoteizmi; hem de Allah ilahinin bir objesinin bulunmamasidir.

Ayrica Allah; Al ve ilah butunlugu mudur?, yoksa diger dillerdeki Allah yazimli benzerlerinden bir tanesi midir?

Oyuzden hem anlami, hem de yaziminin tam olarak ne oldugu bilinmedikce, konu aydinliga kavusmaz.

Cunku oyle veya boyle, Allah kelime ve anlaminin Muhammed eliyle baska bir anlam ve icerige sokuldugu bir gercektir.

http://www.islamic-awareness.org/Quran/Sources/Allah/hubal.html

http://www.studytoanswer.net/islam/hubalallah.html


Linkler ingilizce.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Engse Hohol
27-03-2010, 12:27
Konuya giderek oku; "Araştırılması gerekir / Burası araştırılabilir" dediğimi bulacaksın orada.
İmdi nazar ediyoruz doğru konuşmayan zatın bu bahsettiğim kelamını ettiği mesajına! Bu sözü ettiği paragrafı tamamı ile iktibas ediyorum ve kendisine sual ediyorum nerede demiş o "araştırılabilir" sözünü!
Tıkla (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031&page=5)
Bu böyle iken doğru konuşmayan zatın uydurduğu gibi arap dili açısından lam-ı tarif ile birleşen elif, araba okuyuşta hiçbir sıkıntı vermezki bu elif düşmüş olsun!
O sıkıntıyı vermediği, sizin gerçekdışı iddianızdır yalnızca.
Çünkü Wiki (http://en.wikipedia.org/wiki/Allah)'ye gidip bakarsanız, "el" lamı tarifi/harfi tarifi/artikeli ilen ilah sözcüğünün kaynaşma etkisince, allah söylemine neden olan olgusundan bahsediyor onca araştırmacı.

İbranice biçimi Elaha, Süryanice biçimi Aloho
Allahın dişil biçiminin Allat olduğunu yazıyorlar.

"...İbadet yerine gelen kişinin ilk yapması gereken haç (istavroz) çıkarmaktır. Hemen ardından “Allah’ım! Mabedine giriyorum. Yüce makamının önünde secde kılıyorum.” (Lbaytoh Aloho eleth vakdom bim diloh seğdeth, malkö şmayonö hasö likül dahtith loh) duası okunur. Süryani ayin geleneğinde esas olan ve tüm ibadet uygulamalarında yer alan duaları üç başlık altında toplayabiliriz... (Mehmet Satuk BUĞRA)Tıkla (http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=47495&start=10)"

Ayrıca; İdğamı şemsiyye, apaçık bir biçimde allah (الله‎) adındaki lam harflerinin yanyana olmasını, buna karşın, soldaki lam harfi (الله), sanki hemen sağ bitişiğinde aynı lam harfinden (الله‎), birtane daha olduğundan habersizce şeddelenmesini de açıklıyor. Üstelik arapça yazı, sağdan okunduğu için ilkin okunması gereken sağdaki lam harfi, okunmadan üzerinden geçiliyor ulayu (ve) sol bitişiğindeki lam harfi, sağdakinden habersizce şeddeleniyor! Olacak iş mi bu? Üstelik başka bir örneği yok bu sözcük yapısının. İşte bunun açıklamasını, emeğimden kotarabildiğim kadar şurada (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031) açıkladım. Kısaca; Bu iki lam harfi arasındaki "i" sesini veren elif harfi düşerek, artikel/harfi tarif/lamı tarif olan el takısı, ilah sözcüğü ilen kaynaşarak allah olmuştur.

Bütün bunları bırakıp sırf itikatı güçlü diye bir müslümana inanmak usluk dışıdır. Çünkü güçlü bir itikatı olan kişi, ona püskürtülmüş hazır bilgiye sorgusuzca bağlanmıştır. Bu, ha bir tarifsiz ilah, ha bir tarifli el ilah, ha bir receiver. Varsayılan tanrı yerine, işeyarar bir sifona itaat için psikolojik bağımlılık (tiryakilik) yapmışcasına tutsak düşen bir kişi, her savunmayı tanrı bildiği sifon için yapar. Bu konuyu hakaret eylemlerine dönüştürmeden tartışmayı arzuluyorum ançıp (fakat) yukarıdaki, islam itikatına tiryakilik ilen bağlanmış kişinin sürekli yalancılıkla beni suçlaması karşısında tepem atıyor. Yine de kötü konuşmamaya çalışıyor ulayu konuyu açıklayıcılık ile anlatabilmek için çabalıyorum.

Anlamamayı arzulayanlara yapacak birşeyim yok. Yalın gerçek örtüsüzdür ulayu yalın gerçek hiçbir kimsenin sırtına binerek, biryerden başka yere devinmez. Yalın gerçek soygaz gibidir, hep kendi karakteristliğinde davranır.

Uğrola

barudi
27-03-2010, 23:23
soldaki lam harfi (الله), sanki hemen sağ bitişiğinde aynı lam harfinden (الله‎),

Vay anasını :) hayatım da böyle "lam" ilk defa görüyorum :) hele mavi renkte olan gerçekten çok komik.... "he" harfine ait olan bir uzuvu lam zannediyorsun demek..

Alchindus
27-03-2010, 23:25
Tıkla (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031&page=5)


Doğru konuşmayan zatın yalanını yüzüne vurabilmek içün ondan direk iktibas yapmak durumunda kaldım!

Bakınız, bütün samimiyetim ile söylüyorumki neticede bir bir insan olan doğru konuşmayan zatın, yani bir insanın bu duruma düşmesine çok üzülüyorum!

İnsan olan bu zillete kendisini nasıl layık görür!

İmdi biz ne dedik!

Doğru konuşmayan zat "bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir" yalanı içün okuyucudan özür dilemelidir!

Bunu dediğimizde doğru konuşmayan zat yeniden yalan söyleyerek


Konuya giderek oku; "Araştırılması gerekir / Burası araştırılabilir" dediğimi bulacaksın orada.


dedi!

Bizde evvela doğru konuşmayan zatın dediğini tamamı ile tekrar iktibas edip sonrada


Bu paragraftan sarfı nazar edelim bu paragrafın ait olduğu mesajının tamamında, hadi bu mesajdanda sarfı nazar edelim bu başlıktaki hangi mesajında hangi uydurman içün "bu araştırılabilir" demişsin doğru konuşmayan zat!


dedik!

İşte buna cevap diye doğru konuşmayan ve kendinide uyanık sanan zat

Tıkla (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031&page=5)


demiş!

Bağlantıya tıklar iseniz göreceğiniz şudur!


Şu "ünleme ilgeci"ne dönelim! Hangi oğurdan(zaman) beri, allah sözcüğünün başında ünleme(nida) ilgeci var? Yanıt; Muhammetten sonra. Burası araştırılabilir


Gördünüz mü!

Halbuki biz


Sin harfi şemsi harflerden olduğu için sözcüğün öneki olan el takısı, lam harfi ile kaynaşmağa girer. Böylelikle "el semavat" yazmasına karşın, "es semavat" okunur. Çünkü şemsi harflerin kaynaştığı bütün sözcükler, önek olarak "el" takısı almışlardır. Bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir.


uydurmasından bahis ediyor ve


Halbuki o evvela benden iktibas yaptığı kelamın edilmesine vesile olan "bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir" yalanı içün evvela okuyucudan bir özür dilemelidir!


diyor idik!

Oda buna mukabele ile


Konuya giderek oku; "Araştırılması gerekir / Burası araştırılabilir" dediğimi bulacaksın orada.


diyor bir kere daha yalan söylüyor idi!

İmdi bunu bildiğimizden "göster nerede bu söz" dediğimizde utanmadan başka bir başlıkta üstelik lafza-i celalin başına nida harfi gelebilmesi bahsinde söylediği bir sözü "işte o söz" diye gösteriyor ve hepten sözüne ne kadar itimad edilmez birisi olduğunu bize gösteriyor!

İnsan olarak bir beşerin bu hale düşmesinden utanç duyuyoruz!


O sıkıntıyı vermediği, sizin gerçekdışı iddianızdır yalnızca.
Çünkü Wiki (http://en.wikipedia.org/wiki/Allah)'ye gidip bakarsanız


Doğru konuşmayan, wiki babylon nahivcisi asıl kendisi lam-ı tarife bitişen elifin okuyuşta sıkıntı verdiğini söyler iken yapayanlızdır!

Bizim şahidimiz ise evvela arapça ve bugün hala bu lisanı konuşan milyonlardır!

O milyonlar hala bu gün

-El-İhsan
-El-İkram
-El-İtkan
-El-Ebu

diyor hatta "İlah cins ismini marife yap" diye bir suale muhatap olduklarında "El-İlah" diyorlar ise iddiasında yanlız olan ve esasen lam-ı tarife bitişen elif okuyuşta sıkıntı verir uydurmasını yapan daima olduğu gibi doğru konuşmayan zat olmaktadır!

Birde kalkıyor hala yüzüne vurula vurula bir hal olduğu batıl tefsirini tekrar ediyor!

Halbuki lafza-i celalin başındaki "el" in lam-ı tarif olmadığı doğru konuşmayan zata gösterildi, ispat edildi!

Asıl eşi ve benzeri olmayan lafza-i celaldeki harf terkibinin arap harflerindeki okuyuş bakımından zaruret ile bu okuyuşu netice verdiğini, çok kullanım ve dilde kolaylık hikmeti ile "el" in başındaki hemzeyi hemze-i vasıl olmasada, nida edatıyla kullanılışı haricinde dilde kolaylık olması içün hemze-i vasıl muamelesi görmesi gösterildi!

Lafza-i celalin mahreci diye öne sürülen iddia olunan arapça olan ve olmayan kelimelerin hepsinin cemisi olduğu amma Allah ismi celalinin cemisinin olmadığı gösterildi!

"El-İlah" ın bir özel isim olmadığı hatta bilinen manası ile bir isim dahi olmadığı, ilah cins isminin marife hali olduğu ve arap grameri bakımından kameri bir harf olan elifin başına eğerki aynısı ile "El-İlah" ta olduğu gibi lam-ı tarif gelir ise elifin olduğu kelime ile birlikte bu "el" in "El-İlah" da olduğu gibi okunması zarureti gösterildi, gösterilmekle kalınmadı lam-ı tarife bitişmiş elif ihtiva eden ve bu gün hala kullanılan misaller de nazarlara verildi, "El-İlah" da dahil olmak üzere!

Amma gerçeğe sadakati olmayan ve bundan mütevellid doğru konuşmayan zat, hala batıl yorumlarını, uydurmalarını yazmaktan çekinmiyor!

Onun yerine halinden biz utanıyoruz!

Sözlerimi nihayetlendirir iken söyleyeyimki ağzına aldığı sifonu çekmeyi unutmasın bu zat, unutmasınki artık ortalığı istila eden şu beter kokudan okuyucu kurtulsun!

Gerçeğe sadakat şart!

Alchindus
27-03-2010, 23:32
ülen kardeşim sen buraya el-ezher şeyhi olarak mı atandığını sanıyorsun?


İmdi sana bir cevap verecek olur isem dönüp, muhterem frodoya dediğini bana da demek zorunda kalacaksın!

valla frodo eşşekliğime ver burda ana gayeyi anlamdım?


Niçün kifayetsizliğini gözler önüne sermem içün bunca gayret sarfediyorsun!

Cehlinizi yüzünüze vurmaktan çokmu haz alıyorum sanmaktasın!

Sen ve senden sonra yazan diğer arkadaşlar, yani bu konuları derinlemesine bilemeyebilirler amma hiçmi yazılanları okumuyorlar!

Bu başlıkta Allah ismi celalinin islam ile bilinir olduğunu söyleyen mi varki ilkokul talebelerinin bilebileceği bir bilgiyi sanki konuşulan o imiş gibi zikrediyorsunuz!

Bence bilginiz olmayan meselelerde sukut etmesini bilebilir iseniz heleki sen ozgur_beyin, olduğundan olduğunuzdan daha bilgili görüneceksiniz inanasınız bana!

Sakın bana "derdimiz o değil" demeyin çünkü şu manasız laflarınız ile bütün derdinizin malik olmadığınız bilginin ilmin sizde olduğunun vehmedilmesini murad ediyorsunuz!

Niçün!

Çünki gerçeğe sadakatiniz yok!

Engse Hohol
28-03-2010, 10:16
hele mavi renkte olan gerçekten çok komik.... "he" harfine ait olan bir uzuvu lam zannediyorsun demek

Aynı yazıyı bu kez Explorer'da yazıyorum. Gerçi o allah yazısını wiki'den almıştım ulayu renklendirmesi sorunsallık yaratmıştı. Aşağıya yinelediğimdekinde, gene de aynı durumda isen, tezinden bir gözdokturuna gitmelisin! Bu arada, sunduğum "El Leyl (اللَّيْلِ) - Bir/O Gece)" örneğinden sonra yazacak bir şeyin olacağını ümit etmiştim.

İdğamı şemsiyye, apaçık bir biçimde allah (اللّهِ) adındaki lam harflerinin yanyana olmasını, buna karşın, soldaki lam harfi (اللّهِ), sanki hemen sağ bitişiğinde aynı lam harfinden (اللّهِ), birtane daha olduğundan habersizce şeddelenmesini de açıklıyor. Üstelik arapça yazı, sağdan okunduğu için ilkin okunması gereken sağdaki lam harfi, okunmadan üzerinden geçiliyor ulayu (ve) sol bitişiğindeki lam harfi, sağdakinden habersizce şeddeleniyor! Olacak iş mi bu? Üstelik başka bir örneği yok bu sözcük yapısının. İşte bunun açıklamasını, emeğimden kotarabildiğim kadar şurada açıkladım. Kısaca; Bu iki lam harfi arasındaki "i" sesini veren elif harfi düşerek, artikel/harfi tarif/lamı tarif olan el takısı, ilah sözcüğü ilen kaynaşarak aLLah olmuştur.


utanmadan başka bir başlıkta üstelik lafza-i celalin başına nida harfi gelebilmesi bahsinde söylediği bir sözü "işte o söz" diye gösteriyor ve hepten sözüne ne kadar itimad edilmez birisi olduğunu bize gösteriyor! İnsan olarak bir beşerin bu hale düşmesinden utanç duyuyoruz!
"Konuya giderek oku" dediğim tümce orasıdır.
Engse Hohol yazdı; Şu "ünleme ilgeci"ne dönelim! Hangi oğurdan(zaman) beri, allah sözcüğünün başında ünleme(nida) ilgeci var? Yanıt; Muhammetten sonra. Burası araştırılabilir ançıp(fakat) Muhammetin yaşadığı günayda(tarihte) allah sözcüğünün başına ünleme ilgeci konsaydı, niçin muhammet, ya allah dururken, allahümme sözcüğünü kur'ana koymuş olsun?

Ayrıca Allah yazısı başlığının ilk betine git; orada göreceksin ki, yazı dili ilen konuşma dilini ayırt etmişim.
Engse Hohol yazdı; soldaki şeddeli lam tamgası, "eLLah" sözünü demek için yeterli olurdu. Konuşuk dilinde yine yeterlidir ançıp yazı dilinde yeterli değildir. Çünkü orası, önce konuşuk dilinde El-İlah iken Muhammet tarafından azu (http://www.bilimselfelsefe.net/viewtopic.php?f=10&t=1068&p=10474#p10474) Muhammetten önceki kişiler tarafından eLLah (اَللَّه) yapıldı, sonra yazı dilinde "eLLah" yapılagelindi.
Utanç savına karşılık şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031&page=7) yanıtı vermiştim ançıp oralı olmamışsın.

Alchindus
28-03-2010, 13:11
"Konuya giderek oku" dediğim tümce orasıdır.


Müteaddid defalar zikrettikya doğru konuşmayan zat çok büyük bir rahatlık ile taammüden yalan söyleyebilmektedir, işte bu hakikate doğru konuşmayan zatın yazdıkları gibi, evvelki mesajımızda bu hususta ortaya koyduğumuz delile rağmen burada tekrar yalan söylemeside şahittir!

Nazar edelim!



Sin harfi şemsi harflerden olduğu için sözcüğün öneki olan el takısı, lam harfi ile kaynaşmağa girer. Böylelikle "el semavat" yazmasına karşın, "es semavat" okunur. Çünkü şemsi harflerin kaynaştığı bütün sözcükler, önek olarak "el" takısı almışlardır. Bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir. "Yanlış okumayı önleyip güzel okumağa yarar sağlayan bir kolaylık uygulamasıdır" derler ançıp gel de inan kolaylık sağladığına! Her okuyan kendi kafasına göre anlam çıkartmasın diyedir asıl gerekçesi ya neyse.



Halbuki o evvela benden iktibas yaptığı kelamın edilmesine vesile olan "bu kural muhammetin yaşadığı günayda yoktu, ölümünün ardından geliştirilmiştir" yalanı içün evvela okuyucudan bir özür dilemelidir!



Konuya giderek oku; "Araştırılması gerekir / Burası araştırılabilir" dediğimi bulacaksın orada.

Sen ne biçim türksünki atalarımızın "yalancının mumu yatsıya kadar yanar" hikmetli sözünden hiçbir nasihat devşirememişsin!



Utanç savına karşılık şu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17031&page=7) yanıtı vermiştim ançıp oralı olmamışsın.

Yüzüne kırk yalanı vurulmuş amma hiç utanıp sıkılma göstermemiş zat diyorki "şu cevabı verdim oralı olmadın"

Tabii bunu demek dahi başlı başına bir utanç vesilesi onun içün amma akledemiyorki!

Onun söylediği yalanlar ile diyanet müessesesinin bütçesinin münasebeti nedir veyahut benim diyanet ile münasebetim nedirki oralı olayım!

Alakasız, batıl boş sözlerden ve tabii bilerek söylediği yalanlardan başka kelamı zati yokki doğru konuşmayan zatın!

Kendisini muhatap almışlığımız yüzünden biz kendimize kızıyoruz ve bir insan olarak beşer ailesinin böyle bir mensubu olmasından mütevellid utanç duyuyoruz!

Gerçeğe sadakat şart!

Engse Hohol
28-03-2010, 18:33
Cunku Hubal, kabe'deki put veya ilahlarin en ustudur, ama; putu, yani somut goruntusu vardir. Allah konusundaki "kafa karisikligi" hem cok tanrili (ilahli, putlu) araplarin, Allah monoteizmi; hem de Allah ilahinin bir objesinin bulunmamasidir.
Hub-El ile El-İlah birbirlerinin rakibi idiler ulayu (ve) her ikisi de ilah familyasındandı, put familyasından değillerdi. Tıpkı El-İlaha atıf put yaptıkları gibin Ortadoğulular, Hub-El'e de atıf put yapmışlardı. Gerçekte putlar, ilahların öz kimlikleri değil, atıf kimlikleridirler.

El-Lat ; Bereketin kaynakçası sayılan dişi İlah. El-İlah'ın kızı. Lat'a atfedilmiş put'un bulunduğu ev (beyt), Mekke'ye 150 km. uzaklıktaki Taif bölgesindeydi.

El-Uzza ; Bereketin kaynakçası sayılan dişi İlah. El-İlah'ın kızı. Uzza'ya atfedilmiş put'un bulunduğu ev (beyt), yine Mekke'nin 150 km. güneydoğusunda yeralan Taif bölgesindeydi. Bu ilahı Nabatlılarda bilirdi ancak onlar, Uzza adlı ilaha, araplar gibin put atfı yapmamışlardı anlaşılan.

El-Manat/Manah ; Nabatlılarca bilinen adı ilen Manavat. Yunan benzeri (Greko-Romen/Helenistik) ekinçlerdeki adı Nemesis idi ulayu bu da dişi idi. Ayrıca Helenistik ekinçlerde Manat, Hub-El ilahının karısıydı. Menat ilahına da atfen yapılmış Taifte evi bulunuyordu.

Muhammet, eleştirdiği putları; sanem, vesen, cibt olarak 3'e ayırıp kümeleştirmiştir. Bunu kafasına göre değil, yaşadığı günayın ekinçsel içreğinde olanlara göre yapmıştır.

Sanem; Heykelsi putlar gibin biçimsel simgedir bunlar.
Enam 74'den bir örnek sanem'e (صَنَم);
ve iz qale ibraimü li ebi-hi Azere, e tettehizu esnamen aliheten.
demişti İbrahim, babası Azer'e, ediniyormusun putları ilahlar.

Vesen; Yalnıksal (İnsani) görünüşte figürlerdir bunlar. Uygulanımı, etkisel iz bırakmak içindir. Örneğin bugünkü müzik klipleri, kaleografi ve dansları, eğer ilahlara atıf için yapılsalardı vesen kümesi içinde değerlendirilmesi gerekirdi.

Ankebut 25'den bir örnek vesen'e (وَثَن);
ittehaztum min düni allahi evsanen meveddete. (مَوَدَّة (http://dictionary.sakhr.com/SearchResults.aspx?Lang=A-E&TextBox1=%D9%85%D9%8E%D9%88%D9%8E%D8%AF%D9%91%D9%8 E%D8%A9)).
edindiniz allahın berisinden putları sosyalbağ. (samimi toplumsal sevgi).

Açıkca hoşbeş edinilen sosyal bağlar, vesen putunun çoğulu olan evsan için kullanılıyor. Siyasal koşuşturma da bu kümededir.

Cibt; Kahin uğraşı ereğince bildikleri şeylerde kullanılmıştır. Bugün kısaca bu sözcük, büyücülerin yaptığı işlerin boş uğraşıları ilen ölçülebilir etmenlerdir. Ayrıca; dövme, arma, amblem ulayu imzalar da, kullanımına göre bu küme içindedir.

Nisa 51'den bir örnek cibt'e (جِبْتِ);
yü'minüne bi el cibti ve el tağuti. (et tağuti/الطَّاغُوتِ).
iman ediyorlar bir kahinlikle ve bir allahkarşıtlığıyla.

evrensel-insan
28-03-2010, 19:32
Saygideger Engse Hohol;

Bence, Allah kelimesinin anlami ve verilen icerik, Al-Ilah'tan kaynaklanmiyor.

Cunku, Allah'a verilen anlam ve icerik, objesi olan ilahlara verilen anlam ve icerikten farkli. Bu anlamda konuya baktigimizda, Allah, kelimesinin, kokeninin, arapcadaki ELAH kelimesine dayandigini soyleyebiliriz. Bu da aramice "hhla" dan geliyor olabilir.

Allah'in unisex ve tek omasinin yaninda, Elah'in cogulu "Aleha" ve erkek-disi temelli "Elaha" versiyonlari mevcut.

Surasi acikki, "Al" harfi tarifi, belirleyicilik gorevi goruyor, "lah" ta god, tanri gorevi. Cunku Hubal, in anlam kokeni "lord" a dayaniyor, "god" a degil.

Ayrica, Allah'ta bir "gorunmezlik/bilinmezlik" v.s. icerigi var. Bu temelde de lord ve ilahtan da farklilasiyor.

Bence, konunun ozunun algilanmasi, hem "Allah" in algilanmasinda, hem de tarihsel kokeninde yatiyor. Bu konuda en mantiksal olani Aramice. Cunku Aramice de, arapca da ibranice de mevcut.

Islam oncesi araplarin; Kuzey, guney kavim farkini, yahudi ve hristiyan kokenlerini, Kureysleri ve putperest kokenlerini de hesaba katmak lazim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Alchindus
29-03-2010, 19:17
"Hub-El ile"


‏هبل
Şu isimle tesmiye edilen puta tapanlarmı yoksa şu yukarıdaki cinliği yapan mı daha akıllıdır tefrik edemiyorum!

Bir bakalım!

evrensel-insan

evrensel-insan

evren-sel

evren

sel-insan sel-in

selin

evren selin

Evet evet evren ve selinden bahsediyor bu isim :)

İşte böyle kifayetsiz, absürt uydurma bir iş yapılan!

Sözü atomize edip "el" takısı devşirme cinliği, gözboyaması!

evrensel-insan, senin mahlasından misal vermeme aldanmayasın, ben doğru konuşmayan zatın tevessül ettiği hileleri ve usulünün batıllığını ortaya koymak içün mahlasına müracat ettim!

Doğru konuşmayan zatın bu batıl uydurma teşebbüsleri ile her insan her bir isim veyahut kelimeden saçma sapan neticeler devşirdiğini iddia edebilir!

Neticede kişi yalan söylemede sıkıntı çekmiyorsa bunlardan da çekinmiyor!

Gerçeğe sadakat şart!

evrensel-insan
29-03-2010, 20:04
Saygideger Alchindus;

Benimle mesajlasmamaya "karar verdiginizi" dusunuyordum. Ama; goruyorumki, orneginizi, lakabimdan secmissiniz, nedeni ne ola ki, acaba?

Bakin "kisasa kisas" yapipta, ben sizin, lakabinizin spekulatif etimolojik ve linquistik kokenine girmeyecegim.

Sonucta hersey bir algi meselesidir. Ama; ben, nikleri algilamak yerine ve spekulasyon yapmak yerine, epistemolojik gerceklik olarak, oldugu gibi algilar ve saygi duyarim.

Sen de boyle yap demiyorum ama;

Epistemolojiye gerceklik icin uyum sart!

Saygilarimla;
evrensel-insan

Alchindus
30-03-2010, 12:39
Benimle mesajlasmamaya "karar verdiginizi" dusunuyordum.


Evvela geçde olsa bazı hususları anlayabildiğini görmek beni sevindirdi.

Evet, bilgi sahibi olmadığı sahalarda ahkam kesenlerle kelam etmemeyi tercih etmekteyim!


Ama; goruyorumki, orneginizi, lakabimdan secmissiniz, nedeni ne ola ki, acaba?


Böyle bir sual soracağını kestirdiğimden hem bu "niçün" sualine cevap olsun hemde yanlış anlamaya mahal kalmasın deyu şöyle demiş idim!


evrensel-insan, senin mahlasından misal vermeme aldanmayasın, ben doğru konuşmayan zatın tevessül ettiği hileleri ve usulünün batıllığını ortaya koymak içün mahlasına müracat ettim!

Doğru konuşmayan zatın bu batıl uydurma teşebbüsleri ile her insan her bir isim veyahut kelimeden saçma sapan neticeler devşirdiğini iddia edebilir!


Amma sen kalkmış yinede "niçün" demektesin!


Bakin "kisasa kisas" yapipta, ben sizin, lakabinizin spekulatif etimolojik ve linquistik kokenine girmeyecegim.


Vallahi muhterem arzu eder isen gir, benim içün hiçbir sıkıntı yoktur!

Ben zati, güzel bir emsal olduğunu düşündüğüm mahlasını batıl bir yöntemi tenkid içün kullandım.

Amma bunu anlayamamışsın!


Epistemolojiye gerceklik icin uyum sart!


Bak muhterem, az çok yazdıklarını gördüğümden mevzubahis sen olduğunda manasız olduğunu bilsemde ikaz edeyim!

Süslü zarflar mazruftan yoksun ise hiçbir işe yaramaz!

Burada yapılan ve yapılır iken tenkid edilenin epistemoloji ile direkt hiçbir münasebeti yoktur!

Burada kelam ettiği sahada son derece kifayetsiz olan birisinin filoloji etimoloji denemeleri var, daha doğrusu garabetleri!

Sacy, renan gibileri bu sahada geliştirdikleri metodlar ile bazı sonuçlara ulaşmayı denemişler ve kendilerinden sonra gelenlere bu yöntemleri miras bırakmışlardır amma gel görki eğer bunların kabrine doğru konuşmayan zat ve muadillerinin garabetleri haber olarak gidiyor ise inanasın mezarlarında ters dönmektedirler :)

Yani evrensel-insan, ne doğru konuşmayan zatın garabetlerinin nede onun sözcükleri atomize ederek filoloji etimoloji hilafına ulaştığı saçma sapan neticelerin nede bunları tenkid içün senin mahlasına müracat etmemim direkt epistemoloji ile bir münasebeti yoktur!

Felsefe ıstılahından başkaca bir iki kelime daha hıfzetde böyle alakalı alakasız her yerde epistemoloji deme durumunda kalma!

Gerçeğe sadakat şart!

evrensel-insan
30-03-2010, 20:07
Saygideger Alchindus;

Hatirladigim kadariyla, sana daha once, senin alginla "gercek" in anlamini sormustum, "es" gectin. Simdi de sana epistemolojinin sence anlamini sorsam, yine mi "es" gececeksin?

Sonucta insanoglunun ortaya attigi, hele hele soyut kavramlar; herkesce farkli algilanip, farkli iceriklendiriliyor.

Oyuzden seninle eger belirli bir konu uzerine konusacaksak, en azindan okonu uzerinde ayni algida olmamiz gerekiyor ki, bir yerlere varalim.

Ama yine de "itiraf et" sitedeki o kadar bulunan nikten benimkini secmen, bir tesadufmuydu, yoksa bir akilli tasarim mi?

Ben aslinda senin yazilarini ilgi temelinde takip ediyorum. Umarim sen de benim bazi yazilarimi, en azindan ilgi/etki/onem den en azindan birinin temelinde takip ediyorsundur.

Neyse, en azindan bu karsilikli mesajlasma, umarim aramizdaki "buzlari" eritir.

Gerci aramizin, neden "buz bagladigini" da algilamis degilim, ama...

Bu konuda bilgin veya gorusun varsa da almak isterim.

Bu arada mesajim, ironi icerikliydi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
08-09-2010, 01:17
Saygideger arkadaslar;

Konu ile baglantisi oldugundan, sitedeki "eski" bir linki, buraya aktariyorum.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4205

Saygilarimla;
evrensel-insan

AloneUnderRain
21-04-2015, 22:38
Zaten elif lam okunmaz ilah kelimesi kalir geriye onuda biliyoruz tanri yaratici demek.