PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ölümsüz Canlı Bulundu.


saroz
05-04-2010, 12:12
http://www.bizimgazete.org/haberresim/cp139840_8525334491.jpg


Ölümsüzlük fikrini bir çok kişi mantıksız ya da inanılmaz bulsada,insanları heycanlandırmaya her zaman yeterli bir fikirdir. Yıllardır süren ölümsüzlük çalışmalarında çok yol katedilememişti. Taa ki deniz analarının ölümsüz olduğu anlaşılana kadar. Turritopsis Nutricula adı verilen deniz (http://www.bolcana.org/search.html?ordering=&searchphrase=all&searchword=deniz) anası türünün ölümsüz olduğu anlaşıldı.

Turritopsis Nutricula' nın yaşlandıktan sonra genetik yapısını kendi kendine değiştirerek çocukluğuna döndüğünü ve bunu sürekli tekrarlayarak ömür kavramını kendisi için ortadan kaldırdığı anlaşıldı. Sadece öldürülmeleri durumunda ölen bu canlılar öldürülmedikleri sürece sonsuza kadar yaşacaklar.
Smithsonian Tropik Araştırmalar Enstitüsü (Panama)' nde yürütlen araştırmalarda genetik yapısını yenilemesi için seks yapması gerektiği açıklanan Turritopsis Nutricula' lar seksle sonsuza kadar yaşabilme şansına sahip tek canlı (http://www.bolcana.org/search-2.html?ordering=newest&searchphrase=all&searchword=canl%C4%B1) türü.


Biliminsanları bu yenilenmeyi çözmek için kolları sıvadılar bile. Bakalım İnsan da ölümsüz olabilecekmi? Bu canlının ölümsüzlük sırrı insana uygulanabilirse, böylece diğer galaksilere yayılabilir evrene dağılabiliriz. Güneş ve dünyanın ömrü sınırlı ama insan türü sonsuza kadar evrende yaşamını sürdürebilir.

Ne dersiniz?

müşkülpesent
05-04-2010, 12:28
Haberin (http://www.bolcana.org/gunlugum/olumsuz-canli-turritopsis-nutricula.html)üzerinden tam bir yıl geçmiş. Bunun için haberin artık bu hali değil, o dönemden bu döneme olumlu/olumsuz herhangi bir gelişmenin olup olmadığı önemli..

saroz
05-04-2010, 12:36
Birkaç gün önce televizyon da, ana haber bülteninde izlemiştim. Ama yine de böyle bir haberin eskimesi için 1 yıl çok az bir süre.

Umarım bu konuda gelişme vardır. Ama ben insanın mutlaka ölümsüzlüğü başaracağına inanıyorum.

nogada
05-04-2010, 15:42
Değişik ve heyecan verici bir haber,bende bunu okumuştum bir ara.İnsan ömrü elbette uzayacak,hatta imkansız gibi görünsede belkide ölümsüz olacak.Fakat hastalığa karşı dirençli olarak ölümsüz olurki,bu da bir ihtimal ama çok zor bir ihtimal.

Ancak insan değil sadece ölümlü olan,evrende ölümlü ve bir süresi var,işte herşeyi içinde bulunduran,yok olunca herkezde yok olmuş olacak.

Ölümden kaçış yok yani...

Her nefis ölümü tadacaktır...

saroz
05-04-2010, 17:16
Başka evrenlere gidebiliriz belki. Yada yeni evrenler yaratabiliriz. Son 50-100 yıldaki insan zekasının ulaştığı nokta inanılmaz.

dünyanın ömrünün kalan kısmının, yaklaşık 250 milyon yıl civarında olduğunu sanıyorum, hafızam beni yanıltmıyorsa.

Bırakın milyon yılı bir kaç bin yıl sonra insanların ulaşacağı teknoloji bugün hayal bile edilemez.
Tabi bu arada kendi türlerini salakça yoketmeyi başarmazlarsa :)

ALKA
05-04-2010, 17:20
Turritopsis Nutricula' nın yaşlandıktan sonra genetik yapısını kendi kendine değiştirerek çocukluğuna döndüğünü ve bunu sürekli tekrarlayarak ömür kavramını kendisi için ortadan kaldırdığı anlaşıldı. Sadece öldürülmeleri durumunda ölen bu canlılar öldürülmedikleri sürece sonsuza kadar yaşacaklar.
Benzer bir mekanizma Turritopsis Nutricula deniz anasi türündeki kadar gelismis olmasa da biz insanlarda ve diger memelilerde de var. Su an vücudumuzda bulunan ve var olan cogu hücreler, dokular ve organlar dogduktan hemen sonra sahip oldugumuz hücreler ve organlar degildir. Yani dogarken sahip oldugumuz bir cok hücre ve moleküle artik sahip degiliz, hepsi yillar icinde yenilenmistir. Genel olarak insan vücudunun her 7 yilda bir kendisini yeniledigi düsünülyor. Bunu yilanlarin kabugunu soyup kendilerini yenilemesi olayina benzetebiliriz. Ayni anlamda bizim de cildimiz her 2 haftada bir kendisini yenilemektedir. Organlarimizin gercek yasi nüfus kagidimizdaki yasimizdan daha genctir. Daha önce bu yenilenme süresinin ne kadar oldugu tam olarak bilinmiyordu. Ama üzerinde ilk önce arastirma yapilan farelerinki biliniyordu. Farelerde bazi hücre tiplerinin digerlerinden daha cabuk yenilendigi kesfedilmisti.

Isvce Stockholm'daki Karolinska Enstitüsü'nden nörolog Jonas Frisen ve ekibinin kullandiklari radyoaktif karbon tarihleme teknigine göre cilt hücrelerimiz her 2 haftada bir, beyincik ise gercek yasimizdan 3 yas daha genc oluyor. Kirpikler ve kaslar her iki ayda bir yenileniyor. En yasli kas hücremiz ise 15 yasinda. Bagirsaklarimiz ise her 16 yilda bir tamamen yenilenmesini tamamliyor.

Vucudumuzda kendisini yenileyemeyen hücreler de mevcut. Frisen'e göre beyindeki koku alma ve ögrenme merkezindekiler disindaki beyin hücreleri, kornea haricinde gözler ve sinir sistemi kendilerini yenileyemiyor.

Bu kendini yenileyemeyen hücreler ise son yillarda kök hücreler ile cogaltilabiliyor ve tekrar insanlara nakledilebiliyor. Mesela belden asagisi felc olan insanlara kendi ilik kemiginden alinan sinir kök hücreleri labaratuvarda cogaltilarak tekrar nakledilebiliyor. Sinir hcücreleri orada hasar görmüs olan dokulari onariyor ve sonucunda hasta yürüyebiliyor.

Gelecek zamanda bilincli olarak tüm hücrelemizin yenilenmesi basarilirsa ve Turritopsis Nutricula deniz anasindaki yenilenme mekanizmasi cözülür ve insana da uygulabilirse ölümsüzlüge bir adim daha yaklasilmis olacaktir.

saroz
06-04-2010, 12:51
Bu video da birden fazla evrenin olabileceği iddia ediliyor. Hem de 1920 lerde elektronlar üzerinde yapılan bir çalışma sonucu düşünülmüş. bbir elektronun aynı anda birden fazla noktada bulunabileceği farkedilmiş. Bu nedenle farklı evrenlerde tekrarlanan olaylar ve yaşamlar olabileceği hatta dünyamızdaki yaşananların kopyası olma olasılığından bahsediliyor. Biz başka evrenlerde de yaşıyor olabiliriz :)
İlginç değilmi?




http://www.facebook.com/editpicture.php?success=1#!/video/video.php?v=102649106443608&ref=nf

saroz
06-04-2010, 12:53
http://www.youtube.com/watch?v=Xkp8uK-Y_NM


http://www.youtube.com/watch?v=W9MeMARkT60&feature=related


http://www.youtube.com/watch?v=8P7HZu2gCeI&feature=related


http://www.youtube.com/watch?v=LYkAAUeL9Wc&feature=related


http://www.youtube.com/watch?v=dKX8n3-Siuw&feature=fvw

nogada
06-04-2010, 13:12
Başka evrenlere gidebiliriz belki. Yada yeni evrenler yaratabiliriz. Son 50-100 yıldaki insan zekasının ulaştığı nokta inanılmaz.

dünyanın ömrünün kalan kısmının, yaklaşık 250 milyon yıl civarında olduğunu sanıyorum, hafızam beni yanıltmıyorsa.

Bırakın milyon yılı bir kaç bin yıl sonra insanların ulaşacağı teknoloji bugün hayal bile edilemez.
Tabi bu arada kendi türlerini salakça yoketmeyi başarmazlarsa :)

Bunlar elbette olabilir sayın saroz.Paralel evrenler teorisinide daha önce incelemiştim ve heyecan verici bulmuştum.

Fakat başlangıcı olan herşeyin,birde sonu vardır...

saroz
06-04-2010, 13:47
Sayın Nogada, yukarıdaki 5 vidoyu izlerseniz, sonsuzluğu daha iyi kavrayabilirsiniz.

Son diye birşey yok.

Büyük patlama ile varolan evrenimizin oluşumu 2 farklı evrenin çarpışması sonucu olduğu açıklandı.
Bu demektir ki zaman büyük patlamadan önce de vardı. Evrenler zar içerisinde boşlukta yüzüyorlar. evrim geçiriyorlar. Doğuyorlar ve ölüyorlar. Zaman bu durumda sonsuzu gösteriyor. Varoluş yok. ilk yok. sonsuz değişim, dönüşüm var.

troyya
06-04-2010, 14:01
Başka evrenlere gidebiliriz belki. Yada yeni evrenler yaratabiliriz. Son 50-100 yıldaki insan zekasının ulaştığı nokta inanılmaz.

dünyanın ömrünün kalan kısmının, yaklaşık 250 milyon yıl civarında olduğunu sanıyorum, hafızam beni yanıltmıyorsa.

Bırakın milyon yılı bir kaç bin yıl sonra insanların ulaşacağı teknoloji bugün hayal bile edilemez.
Tabi bu arada kendi türlerini salakça yoketmeyi başarmazlarsa :)



sineğin kanadını yaratamıyon daha :):) ne evreni...:) komiksiniz ya hakkaten...hayal pesinde kosuyorsunuz resmen...

o hayvanı tam olarak incelemedim ama ölümsüzlük diye bir kavram yok...o hayvanda bir gun gelir ölür...aç kaldığında ölür en azından :)

saroz
06-04-2010, 14:53
sineğin kanadını yaratamıyon daha :):) ne evreni...:) komiksiniz ya hakkaten...hayal pesinde kosuyorsunuz resmen...

o hayvanı tam olarak incelemedim ama ölümsüzlük diye bir kavram yok...o hayvanda bir gun gelir ölür...aç kaldığında ölür en azından :)


Sen zaten ölüsün. Yazdıklarında tek bir yaşam belirtisi yok :boink:

errata
06-04-2010, 15:50
hayal pesinde kosuyorsunuz resmen...

Kimin hayal peşinde koştuğu sorusu, incelenmesi, irdelenmesi, delik deşik edilmesi gereken dünyanın en önemli ve en ilkel sosyolojik konusudur.

Maalesef, bu soruya dair teist toplumun kendi için geliştirdiği afyon o kadar güçlü ki. İnsanların baştan sona efsanelere ve akıl dışılıklara dayanan kavramları "din" adı altında benimsemesini önleyip, insan denen varlığın belkide evrene ve kendi soyuna faydası olabilecek tek olumlu yönü olan "bilim" kavramını ciddiye almasını sağlamak neredeyse imkansız. Üstelik tüm somut gelişmeleri yalnız "bilim" ortaya koyabilirken. (tıp, ulaşım, iletişim, vs. vs. vs. ...)

saygıyla.

sixlead
06-04-2010, 15:56
dünyanın ömrünün kalan kısmının, yaklaşık 250 milyon yıl civarında olduğunu sanıyorum, hafızam beni yanıltmıyorsa.

Dunyanin kalan omrunun en ust siniri 5 milyar yildir. Cunki bu zaman icerisinde gunesin hidrojen kaynagi sona erecek ve genisleyerek dunyayi yutacaktir. Ama dunya bu kadar zaman var olacakmi, bilinemez. Herhangi bir carpismada dunyanin sonunu getirebilir. Ayin dunyanin mars buyuklugunde bir gezegenle carpismasi sonunda meydana geldigine iliskin bir teori vardir. Eger bu gezegen biraz daha buyuk olsaydi dunyayi yok edebilirdi. Bunun yani sira, en son dunyadan dinozorlarin yok olmasina sebeb olan buyuk capli bir astroid'in dunyaya yeniden gelme olasiligi 200 bin sene olarak tahmin edilmektedir. Boyle bir carpisma dunyayi kutle olarak yok etmesede bircok yasayan neslin veya insanligin sonunu getirebilir. Fakat belkide ileride teknoloji astroid ve meteorlarin yonunu degistirebilmemizi saglayabilir. Butun bunlarin yanisira daha bircok neden dunyanin sonunu daha da yaklastirabilir, mesela varoldugundan beri ay dunyadan devamli uzaklasmaktadir ki bu en son aya gidildiginde oraya birakilan manyetik bir cihaz tarafindan devamli olcumler yapilarak hala kanitlaniyor. Bilindigi gibi ayin cekim kuvveti dunya icin dengeleyici onemli bir unsurdur.

Butun bu cok degisik sebeblerden oturu kime sorarsaniz sorun, kimse dunyanin kalan omru hakkinda kesin bir cevap veremez. Ama mutlaka cok cok uzun.

troyya
06-04-2010, 16:23
@saroz

bravo tartısma budur iste...sen ölüsün ben ölüyüm :)

@sixlead

benim konumdan alıntı yaptıgına gore bana cevap veriyorsun ama deist oldugum iftirasını kim soylettiriyor sana ...neyse..

gelelim akıl dısı olaylar konusuna ; neye gore akıl diye soru var sana karsı...bir bunu cevapla bakalım...

ikincisi ; daha insanoglu sinek yaratamıyorken...ve sinege bir yaratıcısı var diyenlere hurafe diyenler,

acaba neyin pesindeler bir anlatırmısın bana :)

bana yeryuzunde oyle bir sey goster ki ; o oraya tesadufen gelsin ?

saroz
06-04-2010, 17:55
Troyya efendi,

Tabi sineğin kanadını Tanrının yarattığını kanıtladın ya sıra bizde. şimdi biz yaratamazsak Tanrın yenmiş olacak. yaratsaydık (ki bilim yaratıyor, klon, organ üretimi vs.) Allah'ın ile eş olacaktık.

Bu mu senin tartışma tarzın?

İncelemediğin hayvan hakkında atıp tutmakmı senin tartışma tarzın?

sixlead
06-04-2010, 23:39
troyya,

Benim neye cevap verdigim gayet acik. Okursan iftira ile hic ilgisi yok. Esasen senin dediklerine de yanitliyabilirim, fakat burasinin bilim forumu oldugu icin buna yeltenmeyecegim. Sana da tavsiye etmem, eger bu konuda tartismak istiyorsan ona gore bir forum bul ve orada yaz. Burada konuyu saptirmanin hicbir anlami yok.

Bilimsel olarak sana soyle bir yanit verebilirim. Atmisli yillarda bir bilim adaminin labratuarinda eloctolisis methoduyla basit gazlari hucrenin yapisininda bulunan amino asitlere donusturmeyi basardi. Bu teorik olarak senin dediginin bile yapilabilecegine dair onemli bir burgudur. Ama bilim tabiki iddia ve bahis uzerine haraket etmez. Onumuzdeki elli sene icerisinde insana baska bir insandan organ nakli yerine onun bunyesine tam uyumlu herhangi bir organinin ozel doku yazicilari sayesinde kendi hucresinden yapilabilecektir.

Ayrica dusun ki bazi canlilarin olumsuz olmasi yani kendi hucrelerini yeniliyebilmesi bize ne yararlar sagliyabilir. Genoloji yeni olmasina ragmen suratle gelisen bir bilim dalidir. Ileride bu yenilenmeyi saglayan genler niye insanlara transfer edilemesin?

troyya
06-04-2010, 23:39
Troyya efendi,

Tabi sineğin kanadını Tanrının yarattığını kanıtladın ya sıra bizde. şimdi biz yaratamazsak Tanrın yenmiş olacak. yaratsaydık (ki bilim yaratıyor, klon, organ üretimi vs.) Allah'ın ile eş olacaktık.

Bu mu senin tartışma tarzın?

İncelemediğin hayvan hakkında atıp tutmakmı senin tartışma tarzın?


bilim yaratıyor mu...pfffff...senin kök hücreden de haberin yok..neyse bunu senle tartısmam ben...

bir sorun var demissin ki ; sen tanrıyı ispatladın ya...sıra ona geldi felan demissin...


kocaman bir soru sana ;

Peki bu turandursun sitesinin vblulletin kodunu kim yaptı ? bana ispatlasana :)

goster o adamı bana :) eğer gosteremezsen bu turandursun sitesinin vbulletin coderinin tesaduf olduguna inanıcam ...

troyya
06-04-2010, 23:42
troyya,

Benim neye cevap verdigim gayet acik. Okursan iftira ile hic ilgisi yok. Esasen senin dediklerine de yanitliyabilirim, fakat burasinin bilim forumu oldugu icin buna yeltenmeyecegim. Sana da tavsiye etmem, eger bu konuda tartismak istiyorsan ona gore bir forum bul ve orada yaz. Burada konuyu saptirmanin hicbir anlami yok.

Bilimsel olarak sana soyle bir yanit verebilirim. Atmisli yillarda bir bilim adaminin labratuarinda eloctolisis methoduyla basit gazlari hucrenin yapisininda bulunan amino asitlere donusturmeyi basardi. Bu teorik olarak senin dediginin bile yapilabilecegine dair onemli bir burgudur. Ama bilim tabiki iddia ve bahis uzerine haraket etmez. Onumuzdeki elli sene icerisinde insana baska bir insandan organ nakli yerine onun bunyesine tam uyumlu herhangi bir organinin ozel doku yazicilari sayesinde kendi hucresinden yapilabilecektir.

Ayrica dusun ki bazi canlilarin olumsuz olmasi yani kendi hucrelerini yeniliyebilmesi bize ne yararlar sagliyabilir. Genoloji yeni olmasina ragmen suratle gelisen bir bilim dalidir. Ileride bu yenilenmeyi saglayan genler niye insanlara transfer edilemesin?
,


miller deneyi mi :)::) yahu ben biyoloji mezunuyum...60 lı yıllarda deyipte ahmak adamın anlayacagın cinsten anlatma sunu sayın sixlead...

http://troyya-evrimyalani.blogspot.com/2007/09/aminoasitler-tesadfen-olumaz.html

buyrun miller psikopatının cevabı...not harun yahya degildir...baba gibi gidip kitaplardan arastıra arastıra yazdıgımdır...

okuda miller psikopatı neyi unutmus anlarsın...

Nova
07-04-2010, 00:49
Troyya bunlar senin fikirlerin değil, onların fikirleri....

Senin fikirin yok.

Dayatılana sahipsin. Düşünmektense, elindekini dayatan bir üslup ile yola başlıyorsun.

Zıborgah (gg) yaratan bunu unutmayalım :) ..



Şimdi, bilim zartt diye birşey ortaya çıkarmaz (veya sürmez).

Bilim nedir annatayım canım benim,

Bilim=bir araştırmaya yapılan yatırımdır. Dünyada şu anda ülkeler, sadece askeri araştırmalara para yatırır ve sonuçta elde edilen bulgular yavaş yavaş mali planlara dönerek ekonomik argüman ve portföy kategorisine alınırlar.

Dünyada eğer bir konuda bilimsel araştırma yapacaksan, bu işe para bağlaman gerekir.

Bana yeterli mali destek sağlanırsa, allahın olmadığını ve insanın herşeye gücünün yetebileceğini tüm dünyaya ispatlarım.

İspatımın temeli: Nicola TESLA, Gaston NASSAENS, Royal RIFE tır. Yıllardır tesla ve elektromanyetik alanlar ve ses frekansları üzerine çalışıyorum ve bu konuda Türkiye' deki ( bazı alanlarda 1.ci) 3 yada 4. sırada yer alıyorum, not bunu övünmek için değil uğraşımı bilesiniz diye söylüyorum.

Mikrodalga fırın, 1940-45 arasında ingilizlerin görünmez silah kategorisinde yer alan ve frekans araştırmaları esnasında ortaya çıkmış bir silahın, mutfağa girmiş halidir. Tesla prensiplerine göre çalışır. Teleportasyon gene teslanın philedelphia exp. de kullanılmış-bütün tanıkları ortadan kaldırılmış ve yalancı tanıklarla olay karartılmıştır- alın size ışınlanma. Bu gün kullandığımız neredeyse bütün elektrikli eşya ve araçlar için "Sayın" Teslaya teşekkür etmeliyiz. Cep telefonu, radyo, televizyon, kablosuz iletişim daha yüzlerce keşif bu insanın emeğidir. Deprem makinesi ile, hem labaoratuarını yerle bir etmiş hemde şehrin tüm elektriğini kesmiştir.

daha ayrıntı isterseniz: http://www.derki.com/sayfalar4/tesla.html buradan başlayın, ve sakın şaşırayım demeyin.

Ve bu emeklerinin sonucunda 5 kuruş para kazanamıştır.

Royal RIFE, 1937 de bnakterileri görüntülemek için bir yöntem bulmuş ve bu arada bilinen tüm virütik ve bakteriyel hastalıkları iyileştiren, ayrıca vücut stimülasyonuyla alakalı binlerce başarılı deney ve sonuç elde etmiştir. Fakat buna oranla 37 defa laboratuarı sabote edilmiş, karısı öldürülmüş, cia gelip evini yıkmış, çalışmalarını yakmış ve evinin harfiyatını da alıp bilinmeyen bir yere taşımıştır.

Bu gün RIFE' ın sayesinde( sadece yavaş yavaş ticari olarak piyasaya sürülenler) yapılanlar; böbrek taşı kırma, ultrasound ( görüntüleme) köpek ve böcek kovucu, sesle mesafe ölçme.

daha ayrıntılı bilgi isterseniz: http://www.derki.com/sayfalar3/rife.html ayrıca tüm dünyada araştırabilirsiniz.

Ve bu emeklerinin sonucunda 5 kuruş para kazanamıştır.

Şimdi bu insanlar sadece binlercesinden 1-2 tanesi.

Eğer yaptığın, ekonomik bir manivela yada gelir belirtisi göstermez ise....rasyonel olarak işe yaramaz anlamına gelir.

R.Rife tüm hastalıkları iyi ediyor, ama ilaç endüstrisi batacak..

Sonuç: İnsan için iyi olanı susturun, ekonomi için iyi olanı konuşturun.

Bilim, insanın "para" ve "doğru" arasında sıkışıp kaldığı tatlı bir sarhoşluktur :) yıllarca Devirdaim makinesi yapılamaz dendi, Manyetik motor yapılamaz dendi, ama bugün İnternet ve televizyon sayesinde bu buluş ve bulgulara ulaşabiliyoruz.

bkz: Testatika, Muammer Yıldız; Magnetik Monopol Motor.

Fikrinizi insanlara dayatarak kabul ettirmez ve kullanmaları için kanun-kural-baskı koymazsanız, çoğunluğu sömürmezsiniz.

Tanıdık geldimi ?

Ekonomi, sade ve basit.

Bilim, para ve kaynağa bakar, dedim ya "Bana yeterli mali destek sağlanırsa, allahın olmadığını ve insanın herşeye gücünün yetebileceğini tüm dünyaya ispatlarım."

Allahın olmadığını ispat etmek ne işe yarar? hiçbirşeye...Nasıl hiçbirşeye yaramaz annatayım:

Hmm para kazandırmaz ise allahın yokluğu ne işe yararki. ;İyisimi biz daha fazla sömürebilmek için aydınlanmanın önünü keselim ve insanlara "imtihan" diyelim bu sayede, sıfır maliyetle kaynak arttırımına gider ve karımızı katlarız....

Öğretmen ve doktor yerine gönderin imamı...yeterde artar bile.

"Bana yeterli mali destek sağlanırsa, allahın olmadığını ve insanın herşeye gücünün yetebileceğini tüm dünyaya ispatlarım."

....bana dayanak noktası verin, dünyayı kaldırırım.

Sevgi ve saygılarımla.

mitra
10-04-2010, 23:25
ölümsüz olsaydık bile kaza geçirerek ya da savaşarak ya da açlıktan ölürdük muhtemelen..