Orijinalini görmek için tıklayınız : Olgu ve Kuram Olarak Evrim
tensiz.denek
06-04-2010, 21:56
Bilim ve Gelecek dergisinin katkılarıyla dev bir çeviri yazısı:
Olgu ve Kuram Olarak Evrim:
http://www.evrimteorisi.org/images/stories/articles/2010-Ilkbahar/olguvekuramolarakevrim_0.jpg
Stephen Jay Gould
Evrimin olduğuna dair güvenimiz üç genel kanıta dayanır. Birincisi; etkin durumda olan evrimin, gerek laboratuvar dışından, gerekse laboratuvar içinden bol miktarda doğrudan ve gözlemsel kanıtına sahibiz. İkinci kanıtımız doğanın kusursuz olmayışının evrimi açıklamasıdır. Hepimiz ortak bir atadan miras almamış olsak, neden aynı kemiklerden kurulmuş yapılarla bir fare koşsun, bir yarasa uçsun, bir domuz balığı yüzsün ve ben de bu makaleyi yazayım? Bir mühendis, her birimiz için daha uygun eller ve ayaklar tasarlayabilirdi. Üçüncü kanıt, daha doğrudandır: bir durumdan ötekine geçişler çoğunlukla fosil kayıtlarında bulunur.
Devamı için
http://www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=198:olgu-ve-kuram-olarak-evrim&catid=17:yarat&Itemid=111
tensiz.denek kimse ilgilenmemis konunla bari ben yazayım dedim gecenin bir vaktinde...gözlerim ağrıyor ama ateizmin evrim ayağına bayılıyorum nedense...şimdi kusura bakma bu zırıltı psikopat adam ne dediğinin farkında değil...biyolojici olmasam yutabilirim ama böyle atmasyon bir farazi olamaz...maksadımıza gelicez...öncelikle evrimi bu adamlara bırakırsanız daha çok sopa yersiniz...sürekli evrilen revize edilip duran o fosil bu fosil ( b.k arayan ) durmadan surda evrim varmı diye debelenip durursunuz...
maksadımıza gelelim..alıntı yaparak cevaplamaya calısıcam insallah ...
etkin durumda olan evrimin, gerek laboratuvar dışından, gerekse laboratuvar içinden bol miktarda doğrudan ve gözlemsel kanıtına sahibiz.
gerek labrotuvar dısından...labrotuvara soksanız zaten olayı minimize ediceksiniz ve hayali mekanizmalarla ( miller deneyi gibi ) farazi deneyler yaparak bir şeyleri kanıtlayacaksınız..ama iş labrotuvar dısına cıkınca işin içine bilfiil araştırmak ve fosil aramak giriyor.hımmmmm...!!! buda çetrefilli iş be...baya uğraşmak lazım...uğraşmasakta...kafataslarından bir yorum çıkartırız değil mi...yaparız be...evrim işlesin sonuçta...kim ne diyecek..sonuçta bilimsel kimliğimiz var mı var...biyoloji profesorumde oyle diyordu..."Sonucta her işi bilimsel kimliğimizle yapıcaz.tum yollar mubahtır "
diyordu...ee tabi doğru söylüyor..insanları kandırmak kolay...altına yazdın mı bilim adamı corc bilmem ne...al sana bilimsel bilgi oluyor...insanımızda inanır buna...
fosil aramak dedim dimi...ordan devam edelim..zor iştir..meşakkatlidir...her fosile ara form bulman lazım..bir ton iş...bilim adamlarının en zorlandığı alanlardan bir tanesi..evrime kılıf uydurcaklar ya..ara formu kesin ispat etmeleri lazım...
(not ; hiç bir zamanda ispat edemeyecekler..debelenip dursunlar )
ispat etmenin yanı sıra ara formlar birbiriyle uyumlu mu uyumsuz mu..genetik sifrelerinde ne tur benzerlikler var...incele babam incele...aylar sonrasında eline geçen bir halt yoktur aslında...koca bir hiç kalır elinde...bir şey uydurmak zorundasın ama...falanca fosil, bilmem kaç yıl önce falanca atasından miras kalmıştır...altına çak imzayı geç ne uğraşıyorsun adamım...gel çay içelim senle...:) dünyayı biz mi kurtarıcaz...budur bilim adamının yaşantısı ne zannediyorsunuz siz...harıl harıl fosil arıcan bataklıkta ondan sonra fosile ara form istinat etcen birde kaşe bascan altına...pöffff...kim uğraşır bunla deli olmak lazım...kaideyi usule uydurmak en güzel iştir bu tür olaylarda...
neyse gelelim fosil ara formlarına...ara form evet...bilim adamları tüm ara formları bulmaya calısıyolar...ilk önce tabi, ataya kadar uzanan cetvelde bir hesap yapmak lazım...bu canlı ağacı nereye kadar uzanıyor..mendelin bezelyelerine benzetebilirsiniz...xx yy misali uzayıp gider..bu ara formlardan mutasyon sonucu kaç ara form görümüş...bu mutasyonlar hangi aralıklar nasıl bir değişime uğramış...bu mutasyonlar nasıl bir hücre değişikliği geçirmiş evrimde...aboooooooo sorular sorular sorular...havada uçuşuyor...gel çay içelim en iyisi adamım bir kafayı toparlayalım...en güzeli bu iş ayık kafayla olmayacak....İçmek lazım....:)
fosil aramaya devam...eee buldukta o fosil kime ait...genetik bilimi çağır hemen gelsin..dna replikasyon hücresel analiz ve sifre toplama...günlerce iş...Şeytan diyor bırak bütün bu zırva işleri çek git dağ başına kafanı dinle..yooooo bilim adamısın...olmaz...bu evrimi ispatlayacaksın...var mı ötesi...yok...
o zaman fosillere devam...bataklıkta fosil arama harabe köşelerde tezek yığınlarından şifre toplama yöntemi...ahan bulduk bir fosil daha bunu da uydururuz ara formların birine...inceleme inceleme genetik kombinasyon rna ve dna özellikleri...buldum dedi birisi...
işte bu bizim atamız olmalı....
:):) evrime bak hele sen :)
.................................................. .......
Şimdi gelelim labrotuvar içine ; labrotuvar icinde bir şeylere kılıf uydurmak daha basittir aslında...şu deneyi yaptık bu deneyi yaptık...evrim şöyle işler böyle işler..daha teknik ve inandırıcı bir yoldur..ama sahtekar yöntemlere başvurmakta mübah bir yöntemdir sonuçta...
miller-urey sahtekarı ne yapmış...gitmiş Nh3 Ch4 ve H2O ve H2 kullanarak kendisi dış ortamdan izole ettiği aminoasit molekülünü oluşturmuş...:) oofff alsana bir deney işte...
İzole etmesinin sebebi belli;cunku dış ortamla aynı anda bıraksa;aminoasitler aktifliklerini kaybedeceklerdi.Cunku aminoasitler oksijenle tepkimeye girdiklerinde derhal parçalanırlar.Eee adamların tezi var kardeşim...ilkel atmosferde oksijen yokmuş...eee ispat ettik ya koy bunuda tezin arasına...kaktır gitsin...deney yaptık uğraştık işte kan revan içinde kaldık dimi...meyvesini yiyelim artık...
Biyoloji bilmeyen halk cok nede olsa herkes anasının karnından biyolojicimi doğdu canım...inanır bunlar boşver...sahtekarlığımız bizde kalsın...
halbuki iyi bir biyolojici lan bu ne,harbi malsınız siz ya der ve şunu der arkasından ;
Diyelim ki enerji dolu (elektirik enerjisi,radyasyon,ultraviyole ışınlarıyla dolu) ilkel atmosferde,oksijen yok.Bu sefer aminoasitlerin parçalanmayacaklarını zanneden evrimciler,bu seferde işin içine bu zararlı ışınları katmakta düşenemiyor musunuz be breler...bu zararlı ışınlar bırakın aminositleri ,proteinlerin yapısını bile bozmaktadırlar.Buna en büyük delili kanser hücrelerinin oluşum şekliyle açıklıyabiliriz diyebilir ve bunu dememesi için elinde hiç bir nedeni yoktur...
ama millerimizi büyük bilim adamı sonucta yapar geçer...dedik ya labrotuvarda kılıf aramak kolaydır...elinde malzeme var yoksa bile oluşur o ortamda zaten...:) hidrojen kullanmadan aminoasit yaratırsın miller zekasıyla yaratırız abi biz...ne olacak...yaratamadık ama yaratmış kadar oluruz...
labrotuvar budur...hele evrim labrotuvarları içler acısıdır...her tarafta bir fosil her tarafta bir kafa tası ve organeller...midesi bulanır insanın...kokar bide onlar pis pis...:) böcekler çıkar içinden....hacım işimiz zor valla...rezillik resmen...başlarım evrimine de sana da herşeye...çekip gidiyorum ben...diyemezsinnnnn durrr...sen evrimcisin...
labrotuvar kolaydır...butun herşey burda kaşelenir zaten...çakar geçersin...uydurur geçersin yani...insanlarda inanır...dedi ya profesör...bilimsel kimliğimiz yeter....yeter tabi abim...yetmez olur mu ?
.................................................. ..........................
İkinci kanıtımız doğanın kusursuz olmayışının evrimi açıklamasıdır.
tabi ki canım buda bir evrime kılıftır...abi valla çok düzenli bir yapıda çalışamıyoruz...kılıf uyduramıyoruz..en iyisi biz bu çalışan mekanizmayı kötülesek ne bilim yani, inandırma yöntemi sonuçta...rezil bir mekanizma desek ve tesadüfen olusuyor bunlar teorisini versek hiç fena olmaz hani :)
abim sen iste be...yaparız ama sen yine de bir araştır..devam et..buluruz belki bir şeyler...baktığı her yer elinde kalıyor tabi...formlar çıkmıyor..habire kayıp halka....kayıp halkalar rüyama giriyor....kayıp halka bilim adamının kabusudur...ama düzensizlik var ya....buna da bir kılıf uydururuz...
evren düzensizdir de geç be abim...bizim mal insanımız inanır buna...boş ver düzenli ama düzensiz diyelim...ne yapacaz hacım çıkmıyor işte alla alla yaratalım mı...şimdi sahte bir fosil yapsak...iki gün sonra demezler mi lan bu sahte...mahvoluruz valla...7 sülaleni kazırlar...bu kadarını yapamayız...uydur bir irregular system geç ya...kim anlıcak...:)
halbuki öyle mi gerçek...değil tabiki...big bung düzensiz bir kinetik enerjiyi uzaya fırlatmıs ve evren oluşmuş...hakkaten cok düzensiz bir patlamaymış...sen düzensiz patlamama görmemişsinde o yüzden...kinetik enerjinin potansiyel enerjisi oraya irregular olarak gelmişte kinetiğine mana buluyoruz....var mı boyle mallık yok tabi...ama evrimde var iste...
sonucta evrim işleyecek hacım..charles darwinin kemiklerini sızlatmamak lazım...yazık adamcağıza...
Hepimiz ortak bir atadan miras almamış olsak, neden aynı kemiklerden kurulmuş yapılarla bir fare koşsun, bir yarasa uçsun, bir domuz balığı yüzsün ve ben de bu makaleyi yazayım? Bir mühendis, her birimiz için daha uygun eller ve ayaklar tasarlayabilirdi. Üçüncü kanıt, daha doğrudandır: bir durumdan ötekine geçişler çoğunlukla fosil kayıtlarında bulunur.
oooo...işin özü burası işte...son nokta...vurucu tim..bütün genetik yapı birbirine benzer...adenin sitozin timin guaninden bahsediyorsan haklısın tabide...bunu kimse yemez tabi...abi nasıl uydurcaz bunu..dur ya durrrrrr.....kafamın dibinde ötüpte car car etme...dur uydurcaz bir şekil...
glikoliz var ama kim anlıcak yaa...salla gitsin...her canlının gelişiminde yani ( sanki butun ara formlar bulundu ya ) butun geçişlerde ortak bir genetik şifreden geliriz...her canlı benzer...abi doğada zaten 20 tane aminoasit var...her canlı bunları kullanıyor...karıştırma len orayı...çarparım haaa....domuzdan yanamısın bizden yanamı...eee abi senden yanayım tmm sen ne yaparsan çakarız kaşeyi napalım...her canlı benzer işte yalan mı...git başımdan...
glikolizi anlayan biri varsa tez havaya gümler tabi o ayrı konu...
.............................................
iyi geceler troyya
müşkülpesent
13-04-2010, 11:52
Öncelikle şunu belirtelim o halde; açılan başlık evrimteorisi sitesine böyle bir konun açıldığını bildirmek ve ilgilenen insanları oraya yönlendirmek amaçlıdır. Yani buradaki başlığın altına yazı yazılmaması insanların konuyla ilgilenmediği anlamına gelmiyor.
Ancak bu kurduğunuz yanlış mantık, yazınızın devamında da hızını kesmenden ilerlemiş. Biyolojiyi bir tek siz okuyup anlamışsınız gibi sürekli bunu belirtme ihtiyacı duymuşsunuz. Biyoloji okumak evrime hakim olmak anlamına gelmez bir kere. 20 aminoasiti, DNA'nın ve RNA'nın yapısını, anatomiyi, morfolojiyi, histolojiyi, immünolojiyi çok iyi bilebilirsiniz.. Ancak bunların bir sentezini yapıp bağlantı kuramıyorsanız, evrimin işleyişine dair çıkarımlarınız kuru ahkam kesmelerden öteye gitmez. En azından bunu söyleyebilecek kadar biyoloji bilgim var benim de.
Artık neye ne söyleyeceğinizi o kadar şaşırmış durumdasınız ki, temeli bilim olan bir konuya bile yaklaşırken, içler acısı bir üslup sergiliyorsunuz. İdealar dünyasındaki çıkarımlarınızı bilimle örtüştürmeye çalışmak yanılgılarınızın en büyüğü. Bunu hep yaptınız, yapaya da devam edeceksiniz. Çünkü başka yolunuz yok. Bilime bilimle karşılık veremediğiniz için yönteminizi hep bunlar oluşturacak.
Vahim olan, biyoloji okuduğunu söyleyen birisinin bu konuyu bu şekle sokması. Eğer calılığa dair tüm derslerin yanında nitelikli bir bilim felsefesi dersi de alınsaydı, en azından hangi konunun nasıl ele alınması gerektiği anlaşılabilirdi. Tabi tek çözüm bu da değil. Sorgulama yetisini kullanabilmekle başlıyor her şey. İnsanı insan yapan belki de en önemli bu özelliğin, yine insan tarfından törpülenmesine şahit oluyoruz, vatandaş Rıza'dan üniversite öğrencisine kadar.
İşin özü düzleminiz bilim ve evrim çerçevesinde olmadığı ve konulara kalıp yaklaştığınız sürece sorularınıza hiç bir zaman yanıt bulamayacaksınız. Çünkü yanlış yöntemlerle yanlış aracı kullanıp hedefe yaklaşma çabasındasınız.
Ancak bu kurduğunuz yanlış mantık, yazınızın devamında da hızını kesmenden ilerlemiş. Biyolojiyi bir tek siz okuyup anlamışsınız gibi sürekli bunu belirtme ihtiyacı duymuşsunuz.
yooo öyle bir şey demedim...estagfurullah...benim 4 5 katı senemi vermis ustalarımız var..ama onlar bilfiil evrimle ilgilenmezler...biyoloji alanlarıdır onun...ben evrimci bilim adamlarından bahsediyorum...dunyada bu adamların sayısı cok azdır..hele bizim ülkemizde da daha da azdır..sadece savunma mekanizmasını kullanırlar bizim ülkemizde veya diğer biyolojiciler..bense evrim labrotuvarlarına gittim yurt dışında orda teneffüs ettiğim havayı espritüel yolla ama benzer yolla anlatmaya çalıştım..
tabi upuzun mesajımı okuyabildiğiniz icin cok tesekkur ederim müskülpesent...ben dedim kimse okumaz bunu yazdığımla kalır demiştim...
Biyoloji okumak evrime hakim olmak anlamına gelmez bir kere
elbetteki yukarıda anlattım...aynı fikirdeyim...
20 aminoasiti, DNA'nın ve RNA'nın yapısını, anatomiyi, morfolojiyi, histolojiyi, immünolojiyi çok iyi bilebilirsiniz.. Ancak bunların bir sentezini yapıp bağlantı kuramıyorsanız, evrimin işleyişine dair çıkarımlarınız kuru ahkam kesmelerden öteye gitmez. En azından bunu söyleyebilecek kadar biyoloji bilgim var benim de.
evet dediklerinizle ilgili alanlarda eğitim aldım özellikle insan anatomisi konusunda yeterince bilgim var...histoloji alanında da orta düzeyin üstü bilgiye sahibim...şimdi yalnız olay şu, siz demişsiniz ki ; bunların sentezini yapıp bağlantı kuramıyorsunuz...
işte tam üzerine bastın...bunların sentezini yapıp evrimin işleyişine bilgi sunmaya çalışan bilim adamlarımızın normal hayatlarını anlattım aslında ben sana...onların içlerinde bulundukları çıkmaz bu sentezi tam olarak yapamamalarından kaynaklanıyor aslında...
bakın şöyle bir şey var.; evrim yine evrimdir..evrim evrimliğini zaten yapıyor..ama ben asla ve asla bu mesajımı yazarken inanclarımı devreye sokarak yazmadım ki..ben gördüğüm olayı yazdım sadece..gerisine ben karışmam...evrimci bilim adamları bir şeyi ispatlarken 100 de 100 doğru olarak ispatlayamıyolar maalesef..çünkü evrimde biraz soyut alan vardır ve bu soyut alandan bilgiyi mutlaka kullanmak zorundasın..ki evrimciler kullanır zaten bu soyut bilgiyi...
daha detaylı yine tartısırız bu konuyu istersen tabi...
Artık neye ne söyleyeceğinizi o kadar şaşırmış durumdasınız ki, temeli bilim olan bir konuya bile yaklaşırken, içler acısı bir üslup sergiliyorsunuz. İdealar dünyasındaki çıkarımlarınızı bilimle örtüştürmeye çalışmak yanılgılarınızın en büyüğü. Bunu hep yaptınız, yapaya da devam edeceksiniz. Çünkü başka yolunuz yok. Bilime bilimle karşılık veremediğiniz için yönteminizi hep bunlar oluşturacak.
hayır kardesim ya okumadın yada tam anlayarak okumadın..benim yazımda bir tek idealizm cümlesi yoktur...ben bilimin gerçekleştirdiği labrotuvar ve dış ortam koşullarında benzer hayati yapıyı anlattım...nasıl olurda idealizmle birleştiriyorsun bunu..anlamadım doğrusu...
miller öküzünün yaptığı deneyin yanlış olduğunu bugun bütün dünya biliyor...bunun yanlıs olduğunu görmek idealizmin neresinde var...yok böyle bir şey..
Vahim olan, biyoloji okuduğunu söyleyen birisinin bu konuyu bu şekle sokması. Eğer calılığa dair tüm derslerin yanında nitelikli bir bilim felsefesi dersi de alınsaydı, en azından hangi konunun nasıl ele alınması gerektiği anlaşılabilirdi. Tabi tek çözüm bu da değil. Sorgulama yetisini kullanabilmekle başlıyor her şey. İnsanı insan yapan belki de en önemli bu özelliğin, yine insan tarfından törpülenmesine şahit oluyoruz, vatandaş Rıza'dan üniversite öğrencisine kadar.
ayağını çeken yine üzerindesin...ama ben değil bu tabi..evrimci bilim adamları yapmaktadır.işin içine kılıf meselesini atmak için bilim felsefesini atarlar dedim ya soyut bilgiyi kullanırlar diye..budur işte
İşin özü düzleminiz bilim ve evrim çerçevesinde olmadığı ve konulara kalıp yaklaştığınız sürece sorularınıza hiç bir zaman yanıt bulamayacaksınız. Çünkü yanlış yöntemlerle yanlış aracı kullanıp hedefe yaklaşma çabasındasınız.
ben gittim gördüm umarım sende görürsün...
saygılar...troyya
öncelikle evrimi bu adamlara bırakırsanız daha çok sopa yersiniz
altına yazdın mı bilim adamı corc bilmem ne...al sana bilimsel bilgi
hiç bir zamanda ispat edemeyecekler..debelenip dursunlar
hele evrim labrotuvarları içler acısıdır...her tarafta bir fosil her tarafta bir kafa tası ve organeller...midesi bulanır insanın...kokar bide onlar pis pis... böcekler çıkar içinden.
miller-urey sahtekarı ne yapmış
miller öküzünün yaptığı deneyin yanlış olduğunu
Bu kızgınlık niye!!!!! troya
@uyar
yoo gayet sakinim sinirli değilim...gecenin 2 sinde ne siniri olabilir ki bir insanda...bildiğim gördüğüm herşeyi anlattım...labrotuvar şartlarını ara fosillerin olmayısını...bitik evrim bitik şu an...hala savunuluyor neden mi...dayatma politikası varda o yüzden...size oturarak herşey bilimsel geliyor...
politikaya yalan diyorsunuz ya...cunku neden adı ustunde politika...politikacılar yalancıdır...yalan söylerler onlar...hiç doğru işlerini görmedik...ama adamlar hukuk okumuslar işletme okumuslar anayasayı biliyolar...ama yalan soylemeyecekleri manasına gelmiyor bütün bunlar...
evrimde böyledir işte...gidin yurtdışına cambridge universitesine...birine sorun sen evrimci misin de ...mecburen öyleyiz derler...:) ister inanın ister inanmayın buna...gidip görmedikten sonra yalan dersiniz buna...en kolay türk milletini kandırıyolar...biz kolay kanan milletiz çünkü...
evrim bir politika ürünüdür arkadaşım....uyanın artık...dayatmacı bir mason politikası ürünüdür...gidin görün...ben gittim gördüm...ve anlattım...
ister inanın ister inanmayın hiç alakadar etmez beni..ara fosiller yok labrotuvarlarda...habire bir şeylere kaşe atıyolar...:) yok kardeşim işte yaratalım mı...kılıfına uydururuz bizde işte..ne var bunda :)
Harika bir çalışma, paylaşım için teşekkürler Tensiz Denek.
Çalışmanın ne kadar etkili ve gerekli olduğu, verilen tepkiden anlaşılıyor.
Aydınlık günler mutlaka gelecek, cehalet ve hurafelerden beslenen iktidarlar elbet yerle bir olacaktır.
Harika bir çalışma, paylaşım için teşekkürler Tensiz Denek.
Çalışmanın ne kadar etkili ve gerekli olduğu, verilen tepkiden anlaşılıyor.
Aydınlık günler mutlaka gelecek, cehalet ve hurafelerden beslenen iktidarlar elbet yerle bir olacaktır.
sarozdan da bu beklenir zaten :) upuzun yazıyı kim okucakta tepki göstercek şimdi karalıyayım geçsin yöntemi...:)
sarozdan da bu beklenir zaten :) upuzun yazıyı kim okucakta tepki göstercek şimdi karalıyayım geçsin yöntemi...:)
Amigoluk görevi sana verildi sanırım. Saldırgan üslubunuzun nedeni Evrim karşısındaki çaresizliğiniz olmalı.
Amigoluk görevi sana verildi sanırım. Saldırgan üslubunuzun nedeni Evrim karşısındaki çaresizliğiniz olmalı.
:) çarşaf gibi yazı yazdım...kim çaresiz belli...sen böyle yazmaya devam et :) verecek bir cümle antitezin bile yok...bir sonraki mesajında böyle ise sana cevap yazmayacağım kusura bakma...
Vikipediadan alıntı :
Miller deneyi ile ilgili son çalışmalar
Geçtiğimiz yıllarda, hala varolan türlerin son evrensel atası olduğu varsayılan, bir çok birbirinden çok farklı türün organizmasında ortak olan "eski" genlerin "eski" bölgelerindeki amino asit dizgelerinde çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda, o bölgelerde ortaya çıkan ürünlerin Miller-Urey deneylerinde üreyen amino asitlerce zengin olduğunu ortaya koymuştur. Bu duruma göre orijinal genetik kodun temeli şimdikine değil, sadece prebiyotik doğada bulunabilen, daha az sayıdaki amino asitlere dayalıdır.
2008'de, bir grup bilim adamı Miller'in 1950'lerin başında yaptığı deneyinden arta kalan deney kaplarını inceledi. Klasik deneyin yanısıra Miller, Charles Darwin'in "ılık küçük gölet"ini çağrıştıran, aralanda volkanik patlamaların bir benzeri olan, daha bir çok deney yapmıştı. Bu deneyde boşalan elektrik akımının üzerine basınçlı buhar püskürten bir hortum ucu vardı. Yüksek performanslı sıvı kromatografi ve kütle spektrometrisi kullanarak Miller'in bulduğundan daha fazla organik molekül buldular. En ilginci, volkan benzeri deneyin en fazla organik molekülü, 22 amino asit, 5 amin ve elektriklenmiş buharın ürettiği hidroksil radikallerce üretilmiş oloduğu sanılan birçok hidroksilatlı molekülü ürettiğini görürler. Bilim adamları bu nedenle volkanik adaların organik moleküllerce zengin olduğunü öne sürerek, karbonil sülfitin varlığının bu moleküllerin peptidleri oluşturmasına yardımcı olduğunu belirttiler.
Troyya'ya göre evrimle ilgili deneysel çalışmalar için laboratuvarda oturup 3 milyar yıl beklemek gerek. Ancak o zaman evrimin doğru olduğuna ikna olacak gibi:)
Akıllı tasarımın akıllı uslu gerçekleştiği ana dair bir deney varsa bi bakmak isterim. Mesela bir kaplanın bir anda başta aşağı kusursuz olarak ve yetişkin haliyle nasıl bir anda yaratıldığına dair en ufak bilimsel bir kanıt lüften. Var mı böyle bir çalışma? Mesela o Cambridge'de kendini gizleyen tiplerden biri veya bir kaçı bu deneyi yapmıştır belki. Bir kaplan olmasa da belki tüyünü falan yaratmışlardır. :D :D
......
gidin yurtdışına cambridge universitesine...birine sorun sen evrimci misin de ...mecburen öyleyiz derler...
Gitmesine gidelim de eğer bu şekilde konuşan birinin kayıtlı sesi ya da bu konuda düşünce belirttiği yazılı bir döküman varsa buraya koy görelim. Mecburen öyleyiz ne demek yahu? Belki yaratılışı savunan biri inandığı safsata ile üniversitede kürsü kapmaya çalışıyorsa mecburen kendini gizlemek zorunda olacaktır. Bilimin hakim olduğu bir alanda bir safsataya sarılarak mevki kapmak için her türlü hileye başvurmak yaratılışçı veya akıllı tasarımcılar için zor olmasa gerek. Malum alçıdan kafatası imal edip altına 90 milyon yıllık kaplan diye yazı yazmak da onların işi çünkü.
Değerli taylan74, ben bir süre izledim bu arkadaşı, kendisi Alman Türk İslam Kültür dernekleriyle alakalı Nizam-ı alem ülkücüleri ve dolayısıyla Fethullah Gülen destekli bir karışık gruplara dahil garip bir cüheladan başka bir şey değil. Bir takım yerler de Alperen bilmem ne takma adıyla alıntı/intihal yazıları mevcuttur.
Altında, üstünde, yanında, sağında ya da herhangi bir yerinde alıntıladığı yere ait bir ibare belirtmemekle birlikte, tüm "baş yapıtları" ya internet üzerinde bir yerlerden intihallerle oluşturulmuş ya da ansiklopedilerin ilgili yerlerinden internete taşınmış bilgilerden oluşmaktadır. Evrim karşıtlığı ise tamamen kendi benlik rahatsızlığının dışa vurumundan ibaret. Tıpkı metee isimli "akıl yoksunu" fakat karşısındakini de öyle sanarak orgazm olan arkadaş gibi.
Kısaca, bu ve bu gibi insanların derlenmiş paragrafları alıp, altına "işte bu yüzden evrim yoktur" gibi ibareler geçmekten başka hiçbir kabahati yoktur. Onlara kızmamak gerektiğini düşünmekle beraber, büyük ölçüde kaynak tüketimine sebep olmalarından dolayı internete girmeleri falan engellenmeli bence.
saygıyla.