Orijinalini görmek için tıklayınız : Beyin Eşitsizliği reddeder
Beyin (özellikle de insan beyni) dengeyi sever. Denge derken sadece biyolojik ve fizyolojik homeostazı demek istemiyoruz aynı zamanda duygusal sosyal ve psikolojik dengeyi de demek istiyoruz. Daha doğrusu insan beyni dengesizliği sevmez hatta nefret eder ve Nature dergisindeki (http://www.nature.com/nature/journal/v463/n7284/full/nature08785.html) son yazıya göre sonucu ne olursa olsun reddeder.
Davranışsal ve antropolojik kanıtlar göstermiştir ki insanlar sosyal eşitsizlik ve kaynakların haksız dağıtımından hoşlanmazlar ve rahatsız olurlar. Ancak bu kanıtlar artık sadece sosyal verilere dayanmamakta çünkü Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü ve İrlanda Dublin Trinity Kolejindeki araştırıcılar beyinin ödül merkezlerinde eşitsizlik karşı hassasiyet tespit etmişlerdir. Yazarlar Gönüllü çalışmaya katılan katılımcılara basit transfer para senaryoları sunarak bu esnada beyinlerinin fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (http://brainblogger.com/2008/03/19/functional-mri-a-radiological-window-into-the-mind-part-1/) ( fMRI ) ile görüntüleri incelemişlerdir. Kısaca iki senaryo vardır: katılımcıların yarısına başlangıçta para verilmez diğerine ise 50 $ ödül verilir.Sonra birbirlerine para vermeleri istenir ve bu esnada beyin taramaları yapılır.
Çalışmada Ilginç bulgu olarak ventromedial prefrontal korteks (http://tr.wikipedia.org/wiki/Prefrontal_korteks) (VMPFC) ve ventral striatum (http://en.wikipedia.org/wiki/Striatum)’da bulunan beynin “ödül merkezleri” farklı para transfer teklifleri için, katılımcıya başlangıçta para verilmesi veya vermemesine göre farklı yanıtlar vermiştir. Doğal olarak, hiç para ile deneye başlayan insanların beyinleri para kazanıyorken güçlü bir ödül odaklı tepkiler başkasına verilirken ise hiçbir tepki vermiyor. Ancak, para ile deneye başlayan insanların beyinleri kendilerinin para kazanmasından çok başkalarının para kazanmasına daha güçlü bir tepki verdi.
Bu araştırma, adalet veya eşitsizliğin hoşnutsuzluğunun sadece sosyal etkileşimden daha ileri olduğunu göstermesi bakımından ilklerden biridir. Fizyolojik düzeyde, insanlar bir zamanlar inanıldığı gibi bencil değildir. Bu çalışmadan önceki mevcut araştırmalar göstermiştir ki VMPFC’in parasal kazanç, hayırseverlik, bağış ve karşılıklılık gibi değer-tabanlı kararlar almada rol oynamaktadır. Çeşitli deneylerde, kişiye parasal olarak sonuç ne kadar avantajlı ya da dezavantajlı olursa olsun beyinin eşitsizlik ve haksızlık olduğu durumları reddettiği görülmüştür. Bazı araştırmacılar (http://scan.oxfordjournals.org/content/early/2010/03/28/scan.nsq013) yine de bu davranışı fizyoloji yerine duygulara dayandığını iddia etmektedirler. insanın eşitsizliği reddetmesi ve adaleti düzeltmeye teşebbüsünü haksız bir durum üzerinden öfke ya da ahlaki tiksintiye bağlamaktadırlar. Dahası, bazıları da (http://www.pnas.org/content/106/28/11520) insanların parayı eşitlik sağlamak ve böylece kendi suçluluk duygusunu yatıştırmak ve kendi üzerindeki rahatsızlığı azaltmak için dağıttıklarını(:)) söylemektedir.
Her ne kadar bu yeni çalışma insanların tamamen kendi öz çıkarları odaklanmamış olduğunu gösteriyorsa da, bu fizyolojik kanıtların gerçek dünyadaki koşullarında davranışlara nasıl etkili olacağı belli değildir. Yapılan iş ile ödül ve eşitlik ilişkisi ve hepsinin altında yatan beynin mekanizmaları henüz yeni yeni anlaşılmakta ve belirsizliğini korumakta.
Kaynak : http://brainblogger.com/2010/04/28/the-brain-rejects-inequality/
beyindeki ödül merkezleri ve dopamin- seratonin yolları
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/1/1c/Dopamineseratonin.gif
evrensel-insan
29-04-2010, 22:16
Saygideger uyar;
Herseyde oldugu gibi, burada da dogal dusuncenin "kandirmacasi" devrede. Ne esitlik, ne de esitsizlik; somut bir kavram degildir, sadece bir algidir ve MUKAYESEDIR. Beynin yaptigi, o beyni tasiyan kisi adina, yasadigi rahatsizligi, bilinc alti gidermektir. Qualm denilen bu islem, beynin rahatsizlik duyamamasi demektir. Iste burada beynin yaptigi, bu duyulan rahatsizligi uyarilariyla ortadan kaldirmaktir. Burada eger bir dengeden bahsedilecekce, bu denge NOTRLUKTUR. Iste beyin notrlugun olumsuzluga veya negatife donusmesini, yani rahatsizligini, islemiyle notrlestirir. Kisi ise, kendi beyni hareket ettirmesiyle, bunu kendi algiladigi pozitive donusturur. Beyin pozitiften rahatsiz olmaz, ama negatiften rahatsizdir.
Iste bu nedenden, dogal dusuncenin kokenini veren temellerinden biri, pozitivitedir. Cunku insanoglu dogal dusunce ile notru algilayamamaktadir. Direk pozitiften yola cikar.
Bunun nedeni de; alginin duyusal ve duyumsal isleyisinin sadece pozitif olmasidir. Negatiflik, verilen icerik ve anlamla ve ifade ile baglidir. Direk algi ile degil. Bunun da nedeni, insanoglunun "?!" vs. temelli algisinin negatif algilanmasi ve cevap olarak ta bu "?!" in pozitife donusmesidir. Iste bu pozitife donusmus kavramin ifadesi, veya duyusal ve duyumsal icerik veya kurulan bagi anlam ve ifade olarak negatif olabilir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
arkadaşlar TED deki M Shermer (http://en.wikipedia.org/wiki/Michael_Shermer) in son konuşmasını kesinlikle tavsiye ederim muhteşem...
insan beyninin paternleri seçerken nasıl yanıldığını anlatıyor..
http://www.ted.com/talks/michael_shermer_the_pattern_behind_self_deception. html
nasıl buraya konulur bulamadım :)
Michael Shermer says the human tendency to believe strange things -- from alien abductions to dowsing rods -- boils down to two of the brain's most basic, hard-wired survival skills. He explains what they are, and how they get us into trouble.
M Shermer göre insanın dünyadışı canlılar tarafından kaçırılmadan çubukla su aramaya kadar garip şeylere inanma eğilimi aslında beyinin temel "içine kazınmış" yaşamsal becerilerinden ikisine indirgenebilir. bunları tip 1 "yanlış pozitif hata" ve tip 2 "yanlış negatif hata " olarak açıklar...
bence en güzel kısımlarından biri (ki bizlerin bunu gerçekten düşünmesi gerek) ....
Belief is natural.Disbelief, skepticism, science, is not natural.
inanç doğaldır, inanmama şüphe ve bilim doğal değildir.....
evrensel-insan
17-06-2010, 23:23
Saygideger uyar;
Zaten adi da dogal dusunce, inancsallar temelinde yapilandirilmistir ve isleyise konulmustur. Ya metafizik ve etiksel ideolojik inancsal dogrundan mutlu, rahat, memnunsundur; ya da rahatsizsindir, dogrulugundan supheye dusmussundur, "acaba?" belirmistir.
Ama, bilim; bu dogal algilanan ve algilatilan teslimiyeti kabullenmez ve algiladigi her seyi, deneye, gozleme, bulusa, arastirmaya v.s. tabi tutar. Bu da dogal degil, oznel, dusunsel, bilsel, bildirmesel, belirtmesel, bilissel ve de yanlislanabilir, icerikte olmalidir. Ustelik, bu bil kokeninin ilerleyisi de, epistemolojik olarak surekli suregelen surectir, zamansal degildir, yani e basi, ne de sonu vardir, su an ki evrensel onay ne ise odur, taki yanlislanana kadar.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bravo sevgili Eİ... walla böyle konuşmayı nasıl başarıyorsun (türkçenin kıtlığı yine karşımızda sanırım)
şimdi bakalım dediklerinizi anlamış mıyım??:
ilk paragraf :
Zaten adi da dogal dusunce, inancsallar temelinde yapilandirilmistir ve isleyise konulmustur.
doğal düşünce inançsal mı yapılanmış ve işleyişe konmuş?? yani beynin "doğal düşünme = cognition" hadisesi "inançsal = dogmatik" mi diyorsunuz.. o zaman anladım :) hardwired burada devreye giriyor sanırım....
Ya metafizik ve etiksel ideolojik inancsal dogrundan mutlu, rahat, memnunsundur; ya da rahatsizsindir, dogrulugundan supheye dusmussundur, "acaba?" belirmistir.
"metafizik ve etiksel ideolojik inançsal doğru" : OMFG insanın böyle bir doğrusu var demek!!!
metafizik : yani fizik ötesi
etiksel : böyle bir sözcük varmı?? neden sadece etik demiyorsunuz??
ideolojik : siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü............yani sübjektif mi demek istediniz???
inançsal : dogmatik yani a priori yaklaşım anlamında sanırım.....
bu doğrudan mutlu olmamak ne mümkün dimi sevgili Eİ.... :)...
birazdan ikinci paragrafa da geleceğim
Ama, bilim; bu dogal algilanan ve algilatilan teslimiyeti kabullenmez ve algiladigi her seyi, deneye, gozleme, bulusa, arastirmaya v.s. tabi tutar.
bilimi doğa dışı tutmak hala kafama yatmadı ama doğal ile olağan arasındaki ince çizgi bu olsa gerek....
Bu da dogal degil, oznel, dusunsel, bilsel, bildirmesel, belirtmesel, bilissel ve de yanlislanabilir, icerikte olmalidir.
bu ne içerik böyle:
öznel:sübjektif.... hah bunu biliyorum :)
düşünsel: intellektüel karşılığı sanırım... ama burada pek yerine oturmuyor gibi gibi
bilsel: bu ne anlayamadım?? (knowledgeable ??)
bildirmesel : böyle bir sözcük de varmı yaw dostum??
belirtmesel : hoppala?? bu da ne ola ki!!
bilişsel : kognitif bu olsa gerek....
yanlışlanabilir : doğrulanabilir (verifiable) olur da bu olmaz mı diyeceksin ama ... böyle kelime de yok sanırım aziz dostum
Ustelik, bu bil kokeninin ilerleyisi de, epistemolojik olarak surekli suregelen surectir, zamansal degildir, yani ne basi, ne de sonu vardir, su an ki evrensel onay ne ise odur, taki yanlislanana kadar.
"bil kökeni" bilim için söylüyorsun sanırım... science kelimesi bu nedenle daha mantıklı değil mi??
bilmenin zamansal (bu kelime de normalde yok) olmaması zamana bağlı olmaması başka şey "şu anki" olması başka şey değil mi dostum?? bu iki hipotez birbiri ile çelişmiyor mu??
bir not: lütfen "sel-sal" eklerinize bir defa daha göz atınız
sevgiler saygılar
Kolay gelsin sevgili uyar.
Hikmetini anlayamadım ama zor bir misyon çıkartmışsın kendine, hatta abartısız: mission impossible... :)
Tek itirazım: ''yanlışlanabilir'' sözcüğü var aslında. Hem de bilim felsefesinde oldukça önemli bir yeri var.
va kaçtım... :)
UlulElbab
18-06-2010, 14:56
Saygısal değersel Evrensel-insansal,
Dostumsal uyarsalın haklısal olduğusal noktasal yönsel var:)
Türkçesel kelimesel ve Gramersel yapısal bu uydurmasal eksel -seller ve -sallar olayı anlaşılmazsal bir duruma sokuyor.
sevgiler:)
evrensel-insan
18-06-2010, 20:22
Saygideger uyar;
Eger sel/sal eklerini cikardiktan sonra "ile-icerikli/ilgili" eklerini ekleyip te, tek bir kelime yapabiliyorsaniz, buyrun; siz deneyin. Ornek, etik ile ilgili, ya da etik icerikli=etiksel, ki etiksel olan konular; sosyal, siyasal, toplumsal, ahlaki, ananevi, toresel, kulturel, tarihsel ve bilimum insanoglu turunu bir arada yasatan degerler/tabular/verilerdir.
Simdi bu temelde, hangi koken kelimeyi algilayamiyorsan sor. Ingiliccedeki "ic" eki; "icerik, karakter, oz,ilgi" v.s. anlamina gelir. Ayni, democratic' teki; demokratik gibi. Turkce dili bu konuda cok kisir bir dildir, cunku kendi oz turetimini kullanmaz ve kelime dilde kullanilmiyorsa da, bu belirtilemez. I yuzden demokratsal denmemis. Bu arada etiksel, ethical demektir. Cunku etic deki "ic" ek degil, kelimenin bir parcasidir.
Evet, simdi nereleri anlasilmadiysa, belirtin.
Inancsal, makalelerde kullaniliyor. Bilissel, cognitive demek. bilsel, bil koku ile ilgili, yani bilgi, bilim, bilinc, bilimsel, v.s. Sonucta tum bu icerikler, koken olan kelimenin, hem negatif, hem pozitifini kapsar, ya da genelini kapsar. Cunku, inanc dediginde, inancsizlik dahil edilmez. Ama; inancsal yani, inanc icerikli, inanc ile ilgili dediginde, negatif inancta, yani inancsizlik ve inanmamak da girer.
20. yuzyilda, bilhassa dilin, psikolojinin ve insan temelli konularin gelismesiyle; 18. ve 19. yuzyilin dili ve kelimeleri yeterli degildir. Mesela, gercek hangisidir, truth mu/real mi?, bu farki turkce de nasil verirsin. Ya da fact, actual, reality'yi truth gercegine (soyut gercek) girmeden Turkce'de nasil aciklarsin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger uyar;
Eger sel/sal eklerini cikardiktan sonra "ile-icerikli/ilgili" eklerini ekleyip te, tek bir kelime yapabiliyorsaniz, buyrun; siz deneyin. Ornek, etik ile ilgili, ya da etik icerikli=etiksel, ki etiksel olan konular
Türkçede 'etiksel' diye bir kelime yok sevgili evrensel.
'Etik' kelimesi hem isim (İng: ethics) hem sıfat (İng: ethical) hem de zarf (İng: ethically) olarak kullanılır. Hangi anlamda kullanıldığı cümlenin bağlamından anlaşılır.
evrensel-insan
18-06-2010, 22:07
Saygideger ulpian;
Ozaman benim kullandigim sifat anlaminda, etigin tum konularini belirtir sekilde, tek kelime olarak kullan. Mesala, ahlak olarak degilde, ahlaki olarak kullan.
Bence turkce'nizi gozden gecirin ve yenileyin.
etiksel ethical -sesli sozluk.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
18-06-2010, 22:30
Saygideger ulpian;
Evet, senden bir yanit bekliyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
neyin yanıtını bekliyorsun?
Ben yukarda bildiğimi yazdım, TDK da (http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=verilst&kelime=etik&ayn=tam) öyle diyor...
Dilediğin gibi yaz, çiz sevgili evrensel. Bundan sonra ''etiksel'' yerine ''etik'' yazsan bile, genel olarak söylediklerini daha anlaşılır ve daha anlamlı kılmayacaktır bu zaten... :)
evrensel-insan
18-06-2010, 22:47
Saygideger ulpian;
Herzamanki kafa yapisina sahipsiniz, karga'dan baska kus tanimazsiniz. TC'nin neyi guncelleniyorki, de TDK kelimeleri guncellesin, varmi boyle bir mentalite. Neyse onemli degil, cag ilerler sizler 200 yil geriden takibedersiniz. Sabit fikirliligin, alismisliga sarilmanin yenilige acilamamanin sonucu budur iste. Ancak itiraz edersiniz, ogrenmek kimin neyine?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger ulpian;
Herzamanki kafa yapisina sahipsiniz, karga'dan baska kus tanimazsiniz. TC'nin neyi guncelleniyorki, de TDK kelimeleri guncellesin, varmi boyle bir mentalite. Neyse onemli degil, cag ilerler sizler 200 yil geriden takibedersiniz. Sabit fikirliligin, alismisliga sarilmanin yenilige acilamamanin sonucu budur iste. Ancak itiraz edersiniz, ogrenmek kimin neyine?
Saygilarimla;
evrensel-insan
1. TDK, sözlüklerini sürekli güncellemekte.
2. Dil kuralları, ''eşyanın tabiatına'' değil, konvansiyonlara tabidir. Her dilde de, resmi ve akademik yazılarda esas alınan bir 'corpus' vardır. Örneğin Almancada bu ''Duden''dir. Türkçede ise TDK sözlüğüdür. Buna uymak hukuken zorunlu elbette değildir. Fakat resmi ve akademik yazılarda esas alınan budur.
3. Sadece etik değil, örneğin estetik kelimesi de Türkçede hem isim, hem sıfat olarak kullanılır. 'Etiksel' veya 'estetiksel' kelimleri kullanılmaz.
Kimsenin herhangi bir dil kuralına uyma zorunluğu yok elbette. Benim de bilinçli olarak uymadığım bazı kurallar var. Ama 'etiksel' veya 'estetiksel' gibi sözcükler, kulak yırtıyor haliyle.
Dilediğin gibi yaz, çiz sevgili evrensel... Dedim ya, 'etiksel' yerine 'etik' kullansan da genel olarak yazdıkların daha anlamlı olmayacak zaten...
evrensel-insan
18-06-2010, 23:05
Saygideger ulpian;
Birincisi, bir kisi bir seyi anlamak ister de, anlayamazsa sorar. Ikincisi etik Turkce uydurulmus bir kelimedir. Guya ethics, cogulunun tekilidir. Bana soylermisin, TDK tarihinde kelimeleri en son ne zaman, neye gore yenilemistir?
Bugun Turkiye'de kac kisi, etik ile ahlak'in farkinin bilincindedir? Bugun sen dahil; kac kisi ideolojilerin etige ait oldugunun bilincindedir?.
Ama, dedim ya, hep ayni tutuculuk, gericilik, muhafazakarlik, alisilagelmislik v.s. Nerde, gelisme, yenilik, nerde dusunce uretimi? Oyuzden bana lutfen martaval okuma. Ya cagi takibet, ya da bana tutucu yanitlarla cevap verme.
Yazilan yazilari da anlamak isteyen anlamak cabasi gosterir. Ama, yukaridaki nedenler zaten boyle bir caba gostermenin oneminin bilincinin kavranmadiginin da delilidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
18-06-2010, 23:08
Saygideger ulpian;
Sesli sozluk dunyaya acilimi olan bir sozluktur. Sadece Turkiye'ye yonelik degildir ve cagdastir. O yuzden benim acimdan sesli sozluk daha gunceldir. En azindan calisanlari, yenilige aciktir. Sen bana etiksel kelimesinin turkce olarak kullanilamamasini hangi dilbilgisi kuralina gore acikliyorsun?, ustelik uydurma etik kelimesi anlami bile bilinmeden Turkce'ye adapte edilmisken.
Ama sen kargadan baska kus tanimayacaksan, o senin sorunun.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
18-06-2010, 23:19
Saygideger ulpian;
etik, -ği Fr. éthique
a. 1. Töre bilimi. 2. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü. 3. Etik bilimi. 4. sf. Ahlaki, ahlakla ilgili.-TDK-
Iste o cok guvendigin TDK anlami. Etigin hem ne oldugunu ortaya koymamis, hem icerigini verememis, hem de anlamini ortaya koyamamis, ogretiyi bilim yapmis, felsefe ile bagini ortaya koyamamis. Etik bilimi ha!? Iste sizin etik kavraminizdan algilayacaginiz, anca bu kadardir.
Bosuna kisiler, kullanilan bir kavramda ayni anlamda birlesemiyorlar. Ben bunu felsefe ile ilgilenen bir kisiye, etigin tanimi olarak versem, agziyla degil, k.c.yla guler.
Metafizik ile ideolojiyi, idealizm ile metafizigi ayni kabakoyan zihniyetten, baska da bir tanim beklenemezdi, zaten.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
19-06-2010, 18:19
Saygideger uyar;
doğal düşünce inançsal mı yapılanmış ve işleyişe konmuş?? yani beynin "doğal düşünme = cognition" hadisesi "inançsal = dogmatik" mi diyorsunuz.. o zaman anladım hardwired burada devreye giriyor sanırım....
Aynen, cognition, dogal dusunce degil; dogal dusunce olarak kisinin dogumdan itibaren ogrendiklerinin, ne oldugunun bilmeye tasinmasi ve ogrenmenin bilissel hale getirilme bilinc ve farkindaligidir. Su "hardwired" ingilizce kelimesini, hangi temelde kullandigini aciklarsan, memnun olurum.
Alıntı:
Ya metafizik ve etiksel ideolojik inancsal dogrundan mutlu, rahat, memnunsundur; ya da rahatsizsindir, dogrulugundan supheye dusmussundur, "acaba?" belirmistir.
"metafizik ve etiksel ideolojik inançsal doğru" : OMFG insanın böyle bir doğrusu var demek!!!
Ateizm, senin neyin; savundugun ideolojik inancsal dogrun degil mi? Eger daha once yazilanlari okusaydin, her insanin; metafizik varlik temelinde, materyalizm, idealizm veya pozitivizm, realizm, subjektivizm ve isimcilik ideolojik inanclarindan birini kend algilarina gore dogru olarak savunduklarini, etiksel olarak ta; bilhassa siyasi alanda, marxizm, demokrasi, sosyalizm, komunizm, fasizm, terorizm tanrisal alanda, teizm, ateizm, deizm v.s. ideolojik inancsal dogrulari savunduklarini algilardin. Iste bu kendine dogrulari savunanlar, bundan mutlu/rahat ve memnundur. Y da kendince bu dogrulari sorgulamaya baslamis, dogrusuna "acaba" eklemistir, cunku artik bu ideolojik inancsal olarak inandigi dogrularini suphe kaplamistir. Teizm den, ateizme non teizme gecis veya tersi gibi.
metafizik : yani fizik ötesi
Var kokenine dayanan varlik ve varsayim icerikli varliktan yola cikan tum ideolojik inancsallar, fizik otesidir. Cunku, fikir fizik otesidir. Bu radaki "fizik otesi"nin anlami; dusuncenin beynin bir fonksiyonu olmasi ve kavramin da, beynin bir algilamayi dile getirmesi olmasidir
etiksel : böyle bir sözcük varmı?? neden sadece etik demiyorsunuz??
Etik; felsefenin; "insanoglu bir arada nasil yasar?" sorusuna getireilen ve her cografya ve tarih temelinde o topluma bir yonlendirim ve yaptirim olan, sosyal, siyasal, toplumsal, ahlaki, toresel, ananevi, kulturel, tarihi miras, milli, dini deger/veri ve tabulardir. Etiksel, etigin sifati olarak; "etik ile ilgili, etige ait, etik bunyesinde" v.s. temelli bir kullanimdir. Cunku bu yonlendirim ve yaptirimlar etigin bunyesinde, yani etikseldir. Bu kelime kullanilmaktadir. Sesli sozlukten de bulabilirsin.
ideolojik : siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü............yani sübjektif mi demek istediniz???
Yukarida acikladim.
inançsal : dogmatik yani a priori yaklaşım anlamında sanırım.....
Hayir, herhangibir konuda dusunce uretirken, inanc temelinden yola cikmak. Yani konuya inanc acisindan yanasmak. Burada inancsalin icerigi, mesela tanrisal yanasimdaki, sadece teizmi degil; ateizmi, nonteizmi, antiteizmi de icermesidir. Yani iancin karsitlarinin temelidir, inancsal; hem inanma, hem de inanmamayi kapsar.
bu doğrudan mutlu olmamak ne mümkün dimi sevgili Eİ.... ...
Inancsalin, her iki karsit ucundan arinmak, kurtulmak; sadece bilimsel olmakla ve bil koknli bilgi, bilim, bilinc v.s. yi temel almakla mumkundur. Ben daha once, bilimselligin, inancsallari; yani ideoloji, veepistemoloji ustu, spekulatif teorileri icerdigini aciklamistim.
birazdan ikinci paragrafa da geleceğim
Bekliyorum. Bundan onceki mesajlarimda da sunu belirttim. Bi kisi, bir seyi anlamadiginda ve anlamak istediginde, sorar. Ayrica etik ve etikselligin de, Turkiye'deki nasil cagdan uzakligini acikladim. Cunku ya yeniliklere aciksindir, ya da tutucusundur. Iste etiksel kullanimindan sadece bir elestiri ortaya koymak, tutuculuktur. Son mesajlarimi okursan, dedigimi daha net algilarsin. Ama; gordugum kadariyla, bu basligi birakmis ve konuyu baska yere tasimissin, neyse saglik olsun. Benim yanitim bu baslikta olacak. Eger hala algilayamadigin kisim kaldiysa mesajlarimda ve belirtirsen, aciklarim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
19-06-2010, 18:37
Saygideger uyar;
düşünsel: intellektüel karşılığı sanırım... ama burada pek yerine oturmuyor gibi gibi
Dusunsel, dogal karsitligidir. Yani insanoglunun dogal gelen dusuncesi degil de; gelen dogal dusunce uzerinde dusunce uretme, sorgulama v.s. Ogrenileni, bilmeye tasima.
bilsel: bu ne anlayamadım?? (knowledgeable ??)
Bilsel; bil koken icerikli ve bil kokeninden turetilen ve bil kokeni ile ilgili, diger kavramlardir. Bilgi, bilim, bilinc, bilimsel, bilissel v.s. Var kokenli, varolus, varlik, varsayim, ideoloji, inancsal, ogreti karsitidir. Yani metafizik ve etik icerikli olmayan bilgidir.
bildirmesel : böyle bir sözcük de varmı yaw dostum??
Burada, insanoglunun bildigini bildirmesi icerigi belirtilmistir.
belirtmesel : hoppala?? bu da ne ola ki!!
Ayni sekilde, insanoglunun bildigini, belirtmesi icerigi belirtilmistir.
bilişsel : kognitif bu olsa gerek....
Evet, ingilizcede'ki; cognize fiilinin, sifatlarindan biridir, cognitive; ayni zamanda farkinda olmayi icerir. Yani ogrenilenin, bilmeye tasinmis halidir.
yanlışlanabilir : doğrulanabilir (verifiable) olur da bu olmaz mı diyeceksin ama ... böyle kelime de yok sanırım aziz dostum
Bu da Karl Popper'in; "falsification" kullaniminin "falsificable" anlamidir. Yani herhangibir bilimsel, evrensel onayi olan ortaya konumun, gecerliliginin, deney, gozlem v.s. yoluyla "yanlislanabilir/yalanlanabilir/sahte kilinabilir" olma olanagidir. Eger herhangi bir ortaya konanin, boyle bir olanagi yoksa hem bilimin konusu degildir, hem de bilimsel degildir.
Simdi istiyorsan, butun bu aciklamalardan sonra, benim kullandigim kelimeler yerine, senin onerilerini alalim. Yalniz, senin onerilerin; anlam ve icerik degisimi yaratmayacak. Buyur, onerilerini bekliyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
burada türkçe yeni kelime üretmenin, kimsenin kullanmadığı kelimelerle yazmanın veya türkçenin sınırlarını zorlamanın anlamı yok sanırım sevgili Eİ....burada çoğumuz yabancı dil bilen entel-dantel takımından insanlarız. bu nedenle yeni kelime üretmek yerine yabancı kökenli gerçek kelimeleri kullanmak daha mantıklı daha anlaşılır gibi geliyor bana... ne dersiniz?? türkçenin bu konuda çok kısır olduğu bir gerçek...
bu arada benim "beyin" yazılarım güme gitti :))
sevgiler saygılar...
evrensel-insan
19-06-2010, 19:12
Saygideger uyar;
bu arada benim "beyin" yazılarım güme gitti-uyar-
Kolayi var, konuyu tasidigin gibi, beyin yazilarini da tasirsin, olur biter.
Sen dahil; bir kisinin 21. yuzyilda, 18. ve 19. yuzyili yasamak istemesi, sizin seceneginizdir. Ya kargadan baska bir kus tanimaz, yeniliklere kapali ve tutucu olursun, ya da yeniliklere acik, kargadan baska kuslarindan oldugunun bilincinde ve farkinda olursun.
Neden bana kullandigim kelimeler yerine, ayni icerigi ve anlami verecek sekilde, kelimeler oneremiyorsun?
Anlamak konusu da, tamamen kisiye baglidir. Eger bir kisi, baska birini anlamak isterse, onu elestircegine, anlamadigi yeri kendine anlanir kilmak icin sorar. Benim yaptigim budur. Bak "hardwired" diye bir kelime kullanmissin, anliyamadigim icin sordum. Bu, benim yaptigimi yapmak bu kadar zor mu? Dogrudur, anlamadigini elestiri olarak ortaya getirmek isteyenin bahanesi olarak dogrudur.
Anlayip, anlamamak kisinin kendi tercihidir. Ama; anlamak isteyen de anlama cabasi gosterme adina anlamadigi yere, bahanelerle elestirecegine, sorar. Tabi anlamak isterse.
Sonucta dil soyuttur ve her kullanan, kendi bilgi, birikim, bilinc, deney v.s. duzey ve gelismisliginde kullanir. Amac da eger, karsilikli anlam birligi saglamaksa, anlanilmayanin sorulmasi gerekir. Tabi karsilikli anlam ortakligi saglamak istenirse.
Saygilarimla;
evrensel-insan
off be dostum !!! teslim oluyorum.yeniliklere açık kapalı olmakla bunun ne ilgisi var.
neyse .... ama lütfen bana şu aşağıdaki cümleni daha iyi açıklarmısın lütfen söyle:
Ateizm, senin neyin; savundugun ideolojik inancsal dogrun degil mi
"hardwired" a gelince buna türkçe kelime bulmakta zorlandım : yani beyin devrelerinde (circuitry) başlangıçta oluşan ve sonra değiştirilemeyen şey ..hani taşa kazınmış denir ya öyle birşey... dolayısıyla genlerimizde var demek gibi birşey.. yani inanç biz istesekte istemesekte (yani bilinçsiz olarak= unconscious) beyin çalışma mekanizmasinin temel prensiplerinden biri....
evrensel-insan
19-06-2010, 19:30
Saygideger uyar;
"hardwired" a gelince buna türkçe kelime bulmakta zorlandım-uyar-
Iste sen kelime bulmakta zorlaniyorsun, bense kelime turetebiliyorum. Aramizdaki fark ta bu.
Sen ateist degil misin?, yoksa yaniliyor muyum?
Iste ateizm; Tanrisal/inancsal varlik yanasimin da, etiksel/metafizik ideolojik inancsal bir dogrudur. Ateist, olanin sahiplendigi, sabitledigi etiksel dusunce ve davranisidir. Yani, kisinin tanrisal yanasimda; tanrisi ile olan bagini icerik olarak negativite ile belirlemistir. Yani "Tanri yok" der ve bunu kendi tanrisal yanasiminin dogrusu olarak, kendini ideolojik olarak inandirir.
Bir teistte, nonteistte, milliyetci de, marxistte v.s. ayni seyi yapar.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Iste sen kelime bulmakta zorlaniyorsun, bense kelime turetebiliyorum. Aramizdaki fark ta bu.
ehh aramızda o kadar fark olsun... ben olanı tüketiyorum :) seni yeni üretiyorsun
Sen ateist degil misin?, yoksa yaniliyor muyum?
Iste ateizm; Tanrisal/inancsal varlik yanasimin da, etiksel/metafizik ideolojik inancsal bir dogrudur. Ateist, olanin sahiplendigi, sabitledigi etiksel dusunce ve davranisidir. Yani, kisinin tanrisal yanasimda; tanrisi ile olan bagini icerik olarak negativite ile belirlemistir. Yani "Tanri yok" der ve bunu kendi tanrisal yanasiminin dogrusu olarak, kendini ideolojik olarak inandirir.
yapma dostum.. sende biliyorsun ki ateizm bir ideoloji değil :)
inançsal doğru hiç değil..... ben peri cadı yok diyorsam bu benim inançsal doğrum mu??? yapma allahaşkına.....
olsa olsa algısal özümsemem olabilir :)
evrensel-insan
19-06-2010, 19:47
Saygideger uyar;
Ateizm; metafizik/etiksel ideolojik inancsal bir dogrudur. Tanrisal/inancsal/varliksal yanasimin bir sabitleyisi ve sahiplenisidir. Biil kokeninin, bilim, bilimselligi disidir, Tanrinin ne varliginin, ne de yoklugunun evrensel onayi yoktur, deneylenemez, gozlemlenemez, bulunamaz, dolayisiyle de yanlislanamaz. Sadece varligini ve yoklugunu kendine dogrulayanin ideolojik inancsalidir. Ogretidir, inancsaldir, ideolojidir, metafizik ve etigin konusudur.
Eger bu konuyu tartismak istiyorsan, en son felsefe bolumunde bir baslik acmistim, kimse cevap vermedi.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17945
Ister burdan, istersen daha once acilan basliklardan bu konuya devam edebiliriz.
Saygilarimla;
evrensel-insn
evrensel-insan, öncelikle sakin olmanız, sizinle hemen hemen aynı şeyi söyleyen insanlara bu şekilde tahammülsüz davranmamanız, sonra bazı konularda biraz bilgilenmeniz lazım diye düşünüyorum. Zira bir takım şeyleri ya birbirine karıştırmışsınız ya da hiç bilmiyorsunuz.
Sesli Sözlük, sandığınız türde size resmi ya da gayri resmi referans olabilecek bir içerik sağlamaz. Zira oradaki kelime, deyim ve anlamların bir çoğu yalnızca "kişilerin oylaması" ile sözlük veri tabanına eklenir. Bu da genel kullanımda olmasına rağmen kişilerin alıştığı birçok hatalı deyimin, çevirinin veri tabanında bulunduğunu gösterir. Örneğin biz "telemedicine" kelimesi için "uz otacı" kelimesini veri tabanına ekleyemez iken türlü saçmalıklar oy çokluğuyla sesli sözlüğe dahil oldu. Ama zaten sesli sözlük, resmi bir ingilizce sözlük olduğunu da hiç bir zaman iddia etmemiştir. Bunu lisans ve "footer" bölümlerindeki belirtimlerden anlayabiirsiniz.
TDK da, sandığınız gibi külüstür bir kurum değil. Her ne kadar uzun yıllar boyunca "TDK'nın internet mecrasını" sıkı eleştirmiş biri olsam da çalışmalarının hakkını vermeliyim. TDK diğer devlet ya da devlete yakın cemiyet kurumlarına göre ciddi ve etkili çalışan bir birliktir. Bakın mesela TDK'da da kelime önerebilirsiniz. Öneriniz dikkate alınır ve bilimsel olarak incelendikten sonra "TDK'ya eklenir". Örneğin yakından tanıdığım bir arkadaşım bu şekilde "uz iletişim" kelimesini "telekomünikasyon" yerine önerdi ve bu sözcük şimdi kullanımda (http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF437673 4BED947CDE&Kelime=uz%20ileti%C5%9Fim).
Bakın örneğin sesli sözlükte "telecommunication" karşılığı olarak "uziletim" gibi tamamen kişilerin uydurması denetimsiz kelimeler var. Halbuki "telecommunication" ingilizce kelimesi çoklu, çift yönlü iletişimlerin tümü kapsar bu nedenle "uziletim" kelimesi kapsam bakımından "telecommunication" kelimesinin yakınından dahi geçmez.
Diğer bir örnek "computer" için "elektronik beyin" karşılığı hiçbir bilimsel dayanağı olmayan bütünüyle uydurulmuş "cahil" bir sözcüktür. Lakin "oy çokluğuyla" sesli sözlükte mevcuttur. Fakat yine dediğim gibi sesli sözlük zaten resmi dil otoritesi olma iddiasında değildir.
Aynı şekilde örneğin internet forumları, Türkçe Vikipedia sayfalarının büyük çoğunluğu, ekşi sözlük, kişisel blog ve web siteleri gibi yerler kaynağını gösteremedikleri, kaynakça sunamadıkları her bilgi bakımından sağlıksızdırlar. Lakin bunlar yalnızca "bilgilendirme" amaçlıdırlar. Kavramların, kelimelerin bilimselliğine önem veren kişilerin bu konuda daha dikkatli olmaları gerekiyor diye düşünüyorum.
saygıyla.
evrensel-insan
20-06-2010, 03:37
Saygideger shibumi;
Tek tarafli, yaptiginiz degerlendirme icin, tesekkurler.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan, taraflı ya da fikirlerinizi değerlendiren bir yazı değildi. Yalnızca apaçık gördüğüm bir yanlışlığa müdahale imkanımı kullandım.
saygıyla.
evrensel-insan
21-06-2010, 02:38
Saygideger shibumi;
Dogrular ve yanlislar, gorecelidir. Sizin dogrunuz, baskasinin yanlisi, baskasinin dogrusu, sizin yanlisiniz olabilir. Dogru/yanlis; kime/neye gore.
Ama; ortada bir gercek var. 22 nolu mesajda, ben disaridan adapte edilen etik kelimesinin, icler acisi, TDK tarifini verdim. Dedimya, ya 18. ve 19. yuzyila tutunursunuz, muhafaza edersiniz, ya da cagi yakalarsiniz. Daha onceki mesajlarimda da bu konuya degindim. Umarim, tek bir mesaj okuyup, cevap yazmiyorsunuzdur. Iste burada da sizin tek tarafliliginiz, bu tutuculuk ve muhafazakarliktir. Oyuzden bilhassa, cok onem kazanan, felsefi, psikolojik kelimelerin bana Turkce de ne bilindigini savunun, ne de layikiyle anlaminin belirtildigini. O yuzden siz bu konuda, TDK'ya guvenebilirsiniz, ama, ben; guvenmiyorum. Dolayisiyle, sizin "yanlis" tesbitiniz, tutuculuk ve muhafazakarlik ile, esdegerlidir.
Aslinda sorun cok aciktir. Bilhassa 20. yuzyilin ortasindan itibaren dunyada gelisen dile ve yapisina, Turkiye (Turkce degil) ayak uyduramamaktadir. Turkce'nin kok dili olmasi bunun en bas sorunu olmakla birlikte, bugun artik konusulan Turkce de Turkcelikten "cikmistir" Bunun en guzel ornegi, teknik dilde, bilgisayar dilinde, felsefe de, psikoloji de ve bilimum bilim dallarinda ve bilimselligin dilinde, aleni gozukmektedir. Ama; siz, bunu gorebilmek yerine, TDK'nu savunmaya devam edersiniz. Kimilerinin resmi tarihi savundugu gibi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan, hiç bilmediğiniz sularda balık avına çıkmışsınız. Böyle bir durumda ya geri dönün ya daha temkinli olmaya gayret gösterin. Benim amacım sizin kişiliğinize dokundurmak ya da zarar vermek değilken siz tam tersine bana "geri kafalı, muhafazakar, tutucu" diyebilecek kadar cüretkar bir tavır içerisindesiniz. Bunun doğal nedenini anlamakla beraber, kesinlikle yadırgadım ve evrensel düzeyde bilinç ve nötr bakabilme yetisi geliştirebildiğini söyleyen bir insana bunu yakıştıramadım. Evrensel duruşunuz koca bir zorlamadan ibaret ise lütfen bırakın hiç uğraşmayın, olduğu yerde dağınık kalsın. Bunlardan ziyade;
Bana kesin olarak tutucu, muhafazakar diyebilmek için en azından bir kere bunun üzerine konuşmamız lazım, fakat bunu yapmadık. Beni bu yargılara varacak derecede nereden tanıyorsunuz sayın evrensel-insan? Ben yukarıdaki yazıda size kendi tecrübelerime dayanarak bir takım veriler sundum, üşenmeden bunları örnekle güçlendirdim ve her nasılsa siz saldırmayı seçiyorsunuz. Siz bilirsiniz sayın evrensel-insan! İnanın sizinle Türkçe neden "şöyle, böyle" tartışması yapmak hoş olurdu. Lakin bende bıraktığınız etkiyi düşündüğümde sizinle diyaloğa girmek bile anlamlı değil. Zira evrenselliği geçtim, henüz fikir alış verişi kültüründe bile değilsiniz.
Diyeceklerim bu kadar.
evrensel-insan
21-06-2010, 18:03
Saygideger shibumi;
Birincisi, konu ile ilgili dile getirisler, evrensel insan'in degil; benim bireysel goruslerimdir. Ikincisi, bunca mesajimda hic bir konuda, hic bir zaman ne kisileri, ne de kisilik kimlik degerlerini hedef almadim, almam ve alamamda.
Benim buradaki getirdigim "tutuculuk/muhafazakarlik" kavramlari, dusunceye yoneliktir. Eger, sahsiniza yonelik bir anlam cikiyorsa, mesajimda kullandigim cumlelerde, ozur dilerim.
Oyuzden sahsimi ve evrensel insani, bu sekilde "elestirme "firsat yakalamaniz" dan once, daha once yazilan mesajlarimdan, sahsimi ve evrensel insan dile getirisinin icerigini en azindan algilamanizi oneririm.
Evet, bence TDK sozlugunu bilhassa yukaridabelirttigim icerikte ve konularda, savunan dusunce; tutucu ve muhafazakardir. Belki bu tutucu ve muhafazakar icerige, milliyetciligi de eklemek gerekir.
Ayrica kullanilan yazi dili ve uslubunun sizin kullandiginiz dile paralel olarak kullanildigini da belirtmek isterim.
Ayrica, mumkunse sahsima degil; konuya yani tdk'nin tutuculugu ve muhafazakarligina yogunlasirsaniz, o zaman en azindan kisisellige yonelik cumle dil ve uslup kullanma olanaginin da onu alinmis olur.
Saygilarimla;
evrensel-insan