PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Artık Ölsem de Gam Yemem


dilaver
01-05-2010, 22:28
Evet dostlar

Bugünkü Taksim şöleninden sonra yaşama daha bir sıkı baglandım. Ulan sık dişini ayagını saglam bas, görecek günler var daha dedim kendi kendime.

Bizim nesil için devrim çok önemliydi ve hala da öyledir. Bugün Taksim'de ise bir sınıfın ve onun destekçilerinin şahlanışını izledik. Evet sınıf ben artık varım diyordu. Sınıfın en ileri unsurları sarı sendikacı Mustafa Kumlu'yu alandan kovalıyorlardı. Düşünün ki bir konfederasyon lideri kaçmak zorunda kalıyordu. Evet artk gelecege daha güvenli bakabiliyorum. İçim tarifsiz bir sevinç dolu bugün. Türkiye önümüzdeki günlerde çok şeylere gebe.

Son zamanlarada forumlarda bazı yazılar da gözüme çarpmıyor degildi. Vatandaşın biri sınıf yoktur deme cüretini gösterebiliyordu. Tabi buna cüret degil de cehalet demek daha dogru olur. Sınıf mı yok. Taksim de toplanan kim peki.

Evet dostlar.

Görecek günler var daha, hem de güzel günler.

Yaşasın 1 Mayıs. Yaşasın işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü.

Elbete mücadele günü. Ya neydi ya.

Bugün çok mutluyum. Yeniden dogmuş gibiyim. Aglamak istiyorum, kükremek istiyorum, herkese sarılmak istiyorum. Ve inanın bana bu gece ölsem yaşamımın en mutlu gününde ölmüş olurum.

saygılarımla

insan_olmak
01-05-2010, 22:38
evet sayın dilaver her ne kadar bazı sebeplerden ötürü bugün bayrama katılamasamda tüm yüreğim emekçilerin ve emekçi dostlarının yanındaydı.Katılamadığım için çok üzgünüm ama umarım bir dahaki seneye katılabilirim.

ve duygularınıza gerçekten ortağım sarı sendika başkanlarının artık ne oldukları biliniyor.


DAVET

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

Nazım Hikmet Ran
saygılarımla

saroz
01-05-2010, 23:23
Türkiye İşçi Sınıfına Selam

Türkiye işçi sınıfına selâm!
Selâm yaratana!
Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm!
Bütün yemişler dallarınızdadır.
Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir,
haklı günler, büyük günler,
gündüzlerinde sömürülmeyen,
gecelerinde aç yatılmayan,
ekmek, gül ve hürriyet günleri.

Türkiye işçi sınıfına selâm!
Meydanlarda hasretimizi haykıranlara,
toprağa, kitaba, işe hasretimize,
hasretimize, ayyıldızı esir bayrağımıza.

Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selâm!
Paranın padişahlığını,
karanlığını yobazın
ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selâm!

Türkiye işçi sınıfına selâm!
Selâm yaratana!

12 Ağustos 1962
Nazım Hikmet (http://www.bekirhoca.com/siir/siirler.asp?id=13&Nazım Hikmet)

ozgur_beyin
01-05-2010, 23:51
bu bir mayıs değil sanki bir festival bir çiçek bayramıydı ve harikaydı

prozac
02-05-2010, 00:03
Haberlerden izleyebildim sadece , umarım bu yıl ki taksim kutlamaları milat olur ve coşku her yeni yıl bir öncekinden daha fazla olur...

Titan
02-05-2010, 00:48
Senin adına sevindim dilaver, bu olay belki bir teferruat olarak gözükebilir ancak sevincine bakılırsa senin için anlamı mutluluktan da öte...

dilaver
02-05-2010, 00:58
sevgili titan

Nazım'ım meşhur dizeleri vardır. "Sen bana mutlulugun resmini yapabilir misin abidin" der. Şayet mutlulugum resmi yapılabilseydi işte o Taksim'de bugün yaşananlardı. Üstelik bu duygumda yalnız da degilim.

Evet biz kayıp bir nesiliz. Çok canlar verdik, çok acılar çektik. Ama şimdi o acıları misli misline geri almanın zamanıdır. Bir devrimci için o akan kitleden daha güzel bir görüntü olamaz. Sınıfın yekpare bütğnlügünün yerini ancak cennet hayalleri süsler. Sel gibi akan insan yıgınından daha güzel bir duygu olamaz.

Kitle mücaelesi içinde, sınıf mücadelesi içinde olan dedigimi çok iyi anlayacaktır.

saygılarımla

Cem
04-05-2010, 21:15
Dilaver duygularını anladığımı düşünüyorum ve sanırım senin kadar olmasa da ben de heyecan ve mutluluk duydum bu gelişmeden.

Ancak şu sözlerinin bu güzel güne gölge düşürdüğünü düşünüyorum:

Sınıfın en ileri unsurları sarı sendikacı Mustafa Kumlu'yu alandan kovalıyorlardı.

Mitingi düzenleyen 6 konfederasyon, her konfederasyondan bir kişinin konuşma yapmasını kararlaştırmışlardı. Böyle demokratik bir karar alınmışken, orada bir grup işçinin bir konfederayon başkanını susturmaya ve kürsüden indirmeye çalışması alınan demokratik kararın ihlalidir, bu bir.

Mustafa Kumlu sarı sendikacı bile olsa bu onu zor yoluyla kürsüden indirme ve linçe yeltenmek için gerekçe olabilir mi?

Bu sitede yıllardan beri ifade özgürlüğünü savunurken bir sendika liderini susturmaya ve lince çalışanları desteklemek tezat oluşturmuyor mu?

güneşinzaptıyakın
04-05-2010, 21:22
Dilaver; kutlamanın taksimde yapılacağını ilk duyduğumda hemen bir bilet alayımda orda olayım diye düşündüm, en kötüsü sabah uçakla gider akşam uçakla dönerim dedim ama medarı meaşet motoru bırakmadı malesef.

77 deki 1 Mayıs'da bizim mahalleden temsilci gönderilmesi gündeme gelmiş ve ancak iki kişi gönderecek bütçe çıkartılabilmiş, bu iki kişi kura ile belirlenmişti o dönemde, o günlerden bu günlere bakınca evet bu gün orada olmanın anlamı çok büyük, o coşkuyu yaşamak ve bahtiyar olmak ne güzel...

KızıL
05-05-2010, 05:46
sevgili cem durumu şöyle anlatayım en önde kürsü önünde Tekel işçileri vardı disk konuşmasını yaptı dinlendi alkışlandı ancak mustafa kumlu sahneye çıkınca tüm alan yuhalamaya ve ıslıklamay abaşladı sence neden??

kumlu denen zat çünkü Tekel direnişi başta olmak üzere Tek gıda iş dışındaki tüm kollarının direnişlerini satmıştır! Hükümetle ve patronlarla anlaşan sendika ağası kumlu işçilerden nasıl bir tepki almalıydı??

evet bu sendika ağası bu yaptıkları yetmıyormuş gibi orada 230 bin emekçiye mi seslenecekti?? yook hayır buna kimse mantıklı diyemez!!
evet gelelim kürsünün işgaline ne olduda işçiler birden saldırdı??
kumlu denen zaat Tekel işçilerine indirin o bayrağı dedi! (Tekel bayrağı) ve ne işiniz var sizin burda dedi!!!

işte bunun üzerine Tekel işçiside senin asıl ne işin var bizim bayramımızda dedi! sonrada kürsüye çıkma başladı...
çok yerinde bir hareketdi bende çıkmak isterdim o kürsüye ama görevim gereği yapmadım.

Sadece türk iş başkanı değil hak- iş de aynı keza ne işi vardı alanada?? hükümet yanlısı sendika olurmu? hak-iş alandaydı ve gündemleri anayasa referandumuydu vede evet diyorlardı!!!

iki tane hak işli görevli faşist bir türkücünün türküsünü cep telefonlarından açmışlar etrafa dinletiyorlar akıllarınca ve esmer olan kısa şişman olana aynen şunu söylüyor
-kaç defadır çaldım bu parçayı bir karışan olur diye ama kimse karışmadı!!
işte işçi sınıfının alanında görülmeyenler duyulmayanlar....

Ayrıca ankara ve izmirdeki kutlamalarda gayet kalabalık ve olumlu geçtiler diğer yerelliklerde yapılan kutlamalarda belirli ölçüde iyiydi ve şunu eklemek gerekir tüm emekçiler taksimde buluşabilseydi 500 bin emekçiden bile fazla olunurdu...

vartor
05-05-2010, 06:29
En guzeli, kimsenin cani yanmadan duzenli bir miting olusu. Belki de halkimiz, genclerimiz gereken olgunluk ve demokrasi anlayisina kavustu. Bundan sonraki mitingler icin umit verici.
Dilaver'i nihayet hayat geri baglayan seyi de kesfetmis olduk; Umarim sigarayi da birakir artik.:D

Cem
05-05-2010, 20:45
kumlu denen zat çünkü Tekel direnişi başta olmak üzere Tek gıda iş dışındaki tüm kollarının direnişlerini satmıştır! Hükümetle ve patronlarla anlaşan sendika ağası kumlu işçilerden nasıl bir tepki almalıydı??

M. Kumlu Türk-İş'in başkanı DİSK'in değil. M. Kumlu'dan DİSK benzeri yaklaşım beklemek doğru olmaz. Türk-İş'i beğenmeyen gider başka sendikaya üye olur veya sendika seçimlerinde onu görevden alır.

Sana göre "satış" olan davranışın bir başkası için "satış" olmayabileceğini düşündün mü kızıl? Çoğulcu demokrasinin doğuşunun en temel gerekçelerinden biri buydu.

"Satış" yaptı diye M. Kumlu'nun peşinden linç etmek için koşturanlar yarın benzeri gerekçelerle çeşit çeşit kuruluşlara, kişilere saldırabilirler.

M. Kumlu demiş ki "Neden geldiniz buraya?"

Şimdi bu fiziksel linç girişimine meşru bir gerekçe mi oluşturuyor?

Edirne'de geçen aylarda ML bir gruba ülkücüler saldırmış, tekme-tokat dövmüşlerdi pek çoğunu. Onlara göre ML'ler "satılmış" kişilerdi. Türklüğü "satmış", dini "satmış" kişiler.

Taraf Gazetesi'ni basacaklar için "satılmış mütareke basını" iyi bir mazeret olurdu.

Lince mazeret bulmak kolay. Yeter ki çoğulculuğu ve demokrasiyi bir kenara bırakın.

Yergin
06-05-2010, 00:42
Sormak istediğim ve bence değinilmesi gereken birşey var.

Bu 1 Mayıs'ın diğer 1 Mayıs'lardan çok daha anlamlı ve olması gerektiği gibi geçmesinin sebebi nedir acaba? Yani insanlar ne düşünce ile o gün Taksim'e gittiler? Olaysız geçmesinin sebepleri nelerdir?

Saygılar