PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kutsal Kitaptan kutsal Masallar!


Natan
05-05-2010, 15:38
Topraktan fil,zürafa,aslan,kedi,köpek,İnsan ve diğer canlılar çıkar.Yılanlar ,Eşekler konuşur ,gökten ekmek –hamur yağar ,yaşlı bir adamın bastonu çiçekler açıp ,meyve sebze verir ,bir takım insanların bağırmaları üzerine yer sallanıp, devasa kalelerin surları yıkılır yerle bir olur.

Bir adam bastonuyla Kayaya vurur ve kayadan su fışkırmaya başlar.
Bir başka adam yüzlerce köpeğin kuyruğunu birbirine bağlayıp bu köpekleri koşturur.

Bir hikaye kitabında bunların olmasını elbette beklersiniz. Peki yukarıda kısaca yazdığım bu olayların gerçekleştiği ve kutsal,sorgulanamaz gerçeklik olduğu idda edilirse ne cevap verirsiniz.Üstelik bu hikaye kitabının “bilim”le de uyumlu olduğu idda edilirse.

Bu naçizane çalışmamda ,Kutsal yazılar olarak bilinen Tevrat kitabında ayetlerin yazılış sırasına göre hikayeleri anlatmaya çalışacağım.Bunlara neden “hikaye” yada “masal” dediğimi görelim .Uslubum tam da konuya uygun tarzda olacak.

1-Topraktan Yaptığı İnsan Suretine Üfledi ,İnsan Meydana Geldi

Kutsal kitabın Başlangıç 1 ve 2. bölümünde insanların ve diğer tüm hayvanların topraktan yaratıldığı ,Nerden geldiği bilinmeyen bir tanrının “Ol “ kelimesiyle birden var olduğu anlatılır.

İnsan için mesela. Tanrı İnsanı topraktan yarattı. “Ol “ dedi “oluverdi” .
Benzer bir masal Sümer yaradılış efsanesinde de var , Bakın nasıl :
” Bilgelik Tanrısı çamurdan kendilerine benzer şekilde insanı yapıyor. Ana Tanrıça da ona can veriyor ve böylece insan yaratılmış oluyor .”Bu çamurdan yaradılış bilindiği gibi pek çok efsanede de mevcut.Hiç bir mantıksal bilimsel çıkarsaması yok. “Ol” dedi,”ol”u verdi, o kadar.


2- Yılan Dile Gelir Konuşur

Bir yılan düşünün ki dile gelip konuşuyor, bazı insanları da yalanlarıyla kandırıyor.(Adem ve Havva öyküsü ) Yılanın hangi dilde konuştuğunu bilemiyorum. İbranice,Aramice olabilir. Yada günümüzde İngilizce,Fransızca,Rusça konuştuğunu düşünürsek gerçekten komikleşir.

Bakın Tevrat 3.bölümde Yılan şöyle diyor :

Yılan kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin’ dedi mi?” diye sordu.

Kadın, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” diye yanıtladı,

Kadınla Yılanın bu muhabbeti gerçekten görülmeye değer.La fontine masallarında da tilki,karga,kuş gibi hayvanlar konuşturulur.Bitmedi ,daha sonra Eşek nasıl konuşur onu göreceyiz. Yılanı cinler periler konuşturdu iddası da en az bunun kadar gülünç !.


3- Cinlerin Cinsel Hayatı

Din derslerinde bize cin,peri,melek gibi varlıkların soyut olduğu ve görünmeyen özel bir yaradılışta ,insanlardan farklı bir duygu-düşünceye sahip olduğu anlatılmıştı. Halbuki hrıstıyanların da inandığı Kutsal kitapta Cinler yeryüzünde yaşayan güzel kadınları gözetlemeye başlar ve dünyaya gelip ,bu kadınlarla cinselliği yaşarlar. Çok sapık olan bu cinlerin çocukları da her zaman öfkeli devlerdir. Bu devler çok kötü /zalimdir . Bu masalı Yaratılış 6. bölümde okuyabilirsiniz. Ancak “masal” olarak değil, “kutsal” ,”bilimsel” olarak okumak lazım,yoksa çarpılabilirsiniz.(Tek.6.bölüm)


4- Yanan bir Çalıyla Konuşan Adam

Bir çoban.Dağda bayırda koyunlarını otlatmaya koyulur.Birden “o da ne ?”bir çalı yanar yanar ama bitmek bilmez. Duruma çok şaşıran adam çalıya korkarak yaklaşır. Bir de bakar ki ateş topuna dönmüş çalı insan gibi konuşmaya başlamış. Meğerse Yanan çalıda Tanrı varmış. Oradan konuşuyormuş. Bu hikaye için Çıkış 3.bölümü okuyabilirsiniz.Buzdolabıyla konuşmaya çalışan bir adam görseniz ,buzdolabının kendisine bir şeyler anlattığını söyleyen adama ne derdiniz ? (çık.3.bölüm)


5- Gökten Ekmek Yağıyor !

Tadı balla yapılmış yufka gibi olan ekmek yada hamurun yağmur gibi yağdığını düşünün. Hem de koca 40 yıl boyunca gökten hep ekmek,hamur vs düşüyor. Bu gerçekten akılcı,bilimsel bir olay mıdır ? Yoksa “masal” mı?

Köpekler için kemik, insanlar için de para yağdığını düşünürsek birileri akıl sağlığımızdan ciddi bir şekilde şüphe edecek. Yada bunu idda eden adamı akıl hastanesine gönderirler. Çıkış 16. bölümde kayıtlıdır bu masal.


6- Baston Çiçek Açar, Meyve-Sebze verir !

Yaşlı bir adamın kullandığı baston /değnek bir gün çiçek açar ve lezzetli meyveler vermeye başlar . Olacak iş mi ? Olmuş bile . Adamın ismi Harun’dur. Bu kutsal masalı Sayılar 16. ve 17. bölümde okumak mümkün.


7- Baston Mucizesi Devam Ediyor ! Kayadan Su Fışkırır !

Musa adında yaşlı bir adam vardır. Kendisinden su isteyen kalabalığın ihtiyacını gidermek için ,doğaüstü güçlerin yardımıyla ,bastonunu kayaya bir vurur. Kayadan Sular fışkırmaya başlar. (Sayım .20. bölüm)


8- Yılan Heykeline Bakarak İyileşebilirsiniz!

Zehirli Yılanlar pek çok insanı sokmuştur. Bazıları ölmüş bazıları can çekişmektedir. Akıllı bir adam çıkar ve bir yılan heykeli yapar. Der ki “ hepiniz bu heykele bakın , hemencik iyileşirsiniz ,haydi !” .Ölmek üzere olan insanlar bu heykele bakar ve hemen iyileşiverirler . (Sayım 21:4-9)


9- Konuşan Eşek hikayesi !

Masallarda tilkiler, yılanlar,kuşlar konuşur da eşek niye konuşmasın ! Eşek de aynı insan gibi konuşabilir, derdini sahibine anlatabilir. Ama bu gerçek hayatta değil sadece masallarda görülebilir. Kutsal kitapta Eşek kendisini döven sahibiyle konuşmaya başlar . Görelim ;

Eşek :” Neden bana vuruyorsun ?” Adam eşeğin konuşmasına hiç şaşırmaz ve sanki kırk yıllık arkadaşıymış gibi cevap verir :” Benimle eğlendin sen, kılıcım olsa vurur ,öldürürdüm seni !” .Eşek cevap verir “ Peki daha önce ben seninle dalga geçtim mi ?” .Adam “ Hayır ,geçmedin.” der.

Eşeklerin,yılanların konuştuğu bu masal kitabı elbette gerçek ,kutsal ve bilimsel olamaz . Bu kavramları yazdığıma bile inanamıyorum .(Sayım.21:21-35 ;22:1-40 )


10- Adamlar bir Bağırır ,Kaleler,Surlar Yıkılır !

İsrailli adamlar bir kalenin fethi için devasa surların önünde toplanmıştır.
Birden deli gibi bağırmaya,çağırmaya başlarlar. Bir de ne görelim ,dev kalede ,surlarıyla birlikte yıkılır,yerle bir olur. Üstelik bağırmakla ,borazan çalmakla bunu yaparlar. (Yeşu 6:1-25 )

Aklıma üfürmesiyle evleri yıkan kurt hikayesi geldi. Bu kurt da evdekileri yemek için bir üfürür ,evler yerle bir olur. Kurt da insanları yer. Çocukça masalları kutsal ,eleştirilmez,sorgulanmaz gerçeklik olarak gören arkadaşlarım henuz düşünmeye başlamadılar.


11- Tek Kelimesiyle Güneşi Durduran Adam

Yeşu adında bir adam savaş meydanında güneşe der ki “ Ey güneş ,Dur !” ,güneş de ne yapsın , itaat eder adama ve birden duruverir. Bir sözüyle güneşi durdurup, gündüzü karanlığa çeviren adam , askerleriyle birlikte savaşmaya devam eder. Bunun yanında Bu adamın tanrısı da yukarıdan düşman askerlerine taş,dolu gibi şeyler fırlatarak yardımcı olur. İsa da fırtınaya denizdeki dalgalara “dur” der ,fırtına ve dalgalar da hemen durur. Benzer bir hikaye , ortak noktası masal oluşu. (Yeşu.10:6-15;12:7-24)


editt..

13-Balık İçinde Yaşayan Adam

Yunus Peygamber , bir şeyden pişman olur ve tanrısından kaçmak için bir gemiye atlar. Epey gittikten sonra ,gemiciler peygamberi denize atarlar.
Peygamberi bir balık (nasıl bi balıksa ) yutar,mideye indirir. Peygamber ölmüş müdür ? Hayır. Balığın içinde yaşamaya alışan Yunus peygamberi balık,2,3 gün sonra sahile kusar. Balık adamı kusup da atmasa değil üçgün , belki üç ay bile yaşayabilir ,kim bilir. (Yunus kitabı )


14- Koyunların Kahramanı Davud

Günlerden bir gün genç Davud ,bir ayıya denk gelir.Ayı bir kuzuyu tutmuş tam yiyecekken ,Davud araya girer,Ayıyla mücadelesinden sonra ,ayıyı öldürür.Kuzuyu kurtarır.Yine başka bir gün ,bu delikanlı bir aslana denk gelmiştir.Aslan da yine ayı gibi kuzuyu yiyecekken Davud dayanamaz, Aslanla da mücadele eder ve aslanı vurur ,öldürür.Kuzu yine kurtulmuştur.Sanırım bu kuzu aynı kuzu değil J (I.Sam.17:34,35;16:1-13)


15- Ateşte Yanmayan Adamlar

Bir gün üç delikanlı genç, Kralla ters düşer. Kral çok sinirlenmiştir ve bu gençleri kızgın ateşlerin olduğu bir fırına atmaya karar verir. Üç genç ateşler içinde kalır ama nedense hiç yanmaz. Gülerler, söyleşirler kendi aralarında . Kral bunları görünce ,hemen dışarı çıkarıverir gençleri. Zaten çıkarmasa , yıllarca alevler arasında yaşayabilirler J (Dan.3:1-30 )

saygılarımla

insan_olmak
05-05-2010, 15:46
sayın natan aslında kutsal kitap'tan masallar diye bir kitap yazılmalı:)

anneler ve babalar çocuklarına uyurlerken okurlar çok yararlı olabilir emeğin için teşekkür ederim.

saygılar

Natan
05-05-2010, 15:49
Rica ederim. Aslında okuyolar da zaten. Ama kitabın ismi değişik,içerik aynı :)

Bir de şunu düşün ki yukarıya yazdığım herşey gerçek,bilimsel,akılcı, kutsaldır.

UlulElbab
05-05-2010, 23:54
Sevgili natan,

Yeni bakış açınla olayları/kadim metinleri yorumlamaya başlamışsın:)
Ama bir "Masal" söyleminin içini de doldurman zaman alacak...

Bir bakalım Ali babanın Çiftliğini andıran aşağıda ki hayvanlara;

Semboller sana "saçma" geliyor ama gerçek şu ki,Kadim anlatım farkındalık ve Bilinç üzerine kuruluydu...
Avam tabir edilen sıradan halka anlatılanların tamamının bir çırpıda anlaşılması
mümkün değildi/istenmiyordu ve halen de öyle...
Piramidin alt tabakasını teşkil eden bu Kitle içinden az sayıda Bilinç sışraması yapanların anlayacağı semboller;

Bir tanesini söyleyelim...

Eşek: İnsanın Hayvani yönü
Dilersen sağlamasını Kuran ve İncilden de yapabilirsin.Tevratta geçen dialoğu zaten belirtmişsin.
Kuranda sesi en rahatsız edici hayvan
Aslandan tepişerek kaçan hayvan
Sırtında kıymetli bilgi barındıran Kitapları taşıyan hayvan olarak karşına çıkacaktır.
Köpek:
Bir DNA zincirini daha doğrusu Kromozomu, bir Soyu temsil ediyor...
Aslan:
Kartal:
Balık:
Yılan:
ve çok önemli iki hayvan daha...
Kuzu...Koyun ve İnek-Boğa
İncilde
neden Keçiler sola Kuzular sağa?
Kuranda koskaca bir Surenin adı Bakara? =İnek
Yukarıdaki Aslan,Kartal,Boğa ve Budha Tek bir Sfenkste birleşiktir.
Kuran 71/23. Ve dediler ki: Sakın ilahlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suva'dan, Yeğus'tan, Ye'uk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin!

Sevgili natan,
Sence Kuranı Muhammed yazdı ise ki öyle düşünüyorsun biliyorum;
Yada Allahtan geldiğini düşünelim...
Neden binlerce yıllık bu "Putlar" ismi ile anılır kutsal metinlerde?
Baal veya Lat-Uzza ve 3.cüleri Menat?
Muhammed o kadar aptalmıydı ki bu putları ismi ile anmak sureti ile bizlere kadar unutulmaz kıldı?
NEDEN? neden unutulup gitmelerini sağlamak varken isimleri ile zikredildiler?
Reklamın iyisi kötüsü olmaz prensibi gereği isimleri unutulmadı...
Yoksa biz bunları tartışmayacaktık...
Buzağıya tapınan Samiri ve arkadaşları? neden Buzağı diye sordunmu hiç kendine? Sadece Put denilebilirdi...
Birazda bu yönden sorgulamak gerekmez mi? neden?

Bence Sembollerle anlatımı sorgulamak gerek..neden?

Sevgi ile...

insan_olmak
06-05-2010, 00:00
sayın Ululelbab size saha önce bir soru sormuştum ama cevabını tam olarak alamamıştım. Bari burda sorayım.Kutsal kitap size göre değiştirilmişmidir yoksa değiştirilmemişmidir?

saygılarımla

ozgur_beyin
06-05-2010, 00:13
helal be natan . iyiki dinden (hrıstiyan) dönmüşsün. artık yeni bir hrıstiyan krıtikçimiz oldu

UlulElbab
06-05-2010, 00:35
sayın Ululelbab size saha önce bir soru sormuştum ama cevabını tam olarak alamamıştım. Bari burda sorayım.Kutsal kitap size göre değiştirilmişmidir yoksa değiştirilmemişmidir?

saygılarımla

Sayın insan_olmak,
Ben sizin zekice ve mükemmel! sorularınıza cevap verecek düzeyde bir insan değilim.Sayın natan'ın başlığının dışına çıkmak istemem...
Bunu da sırf beni iletinize cevap vermeyen kibirli birisi gibi algılamamanız için yazıyorum:)
Saygı ve Sevgi ile...

insan_olmak
06-05-2010, 00:38
sorum ne mükemmel nede zekice basit bir soru sadece

size göre kutsal kitaplar değiştirildi mi?

değiştirilmedi mi?

saygılar.

Aynalı
09-05-2010, 21:58
Kutsal kitapları roman okurmuş gibi okumayınız. Yoksa herşeyi masal kefesine koyarsınız.

Natan
09-05-2010, 22:20
Kutsal kitapları roman okurmuş gibi okumayınız. Yoksa herşeyi masal kefesine koyarsınız.

Peki nasıl okumalıyız ? Yada okurken bilim aklımıza gelmesin. Bilimi sakın haa karıştırmayalım mı ? :)


Örneğin ;


3- Cinlerin Cinsel Hayatı

Din derslerinde bize cin,peri,melek gibi varlıkların soyut olduğu ve görünmeyen özel bir yaradılışta ,insanlardan farklı bir duygu-düşünceye sahip olduğu anlatılmıştı. Halbuki hrıstıyanların da inandığı Kutsal kitapta Cinler yeryüzünde yaşayan güzel kadınları gözetlemeye başlar ve dünyaya gelip ,bu kadınlarla cinselliği yaşarlar. Çok sapık olan bu cinlerin çocukları da her zaman öfkeli devlerdir. Bu devler çok kötü /zalimdir . Bu masalı Yaratılış 6. bölümde okuyabilirsiniz. Ancak “masal” olarak değil, “kutsal” ,”bilimsel” olarak okumak lazım,yoksa çarpılabilirsiniz.(Tek.6.bölüm)



Ayet yazmasam , sadece olayı anlatsam siz bunun herhangi bir masal/ hikaye kitabından alındığını düşünmez misiniz.

Mesela " Eşekler kanatlanıp ,havada uçuyordu " deseydim ,bir de ayetlerle temellendirseydim bunu ,yine kutsal ,bilimsel,akılcı olarak algılar mıydınız ?

Bkış açınızı merak ettiğimden soruyorum.

saygılarımla

Aynalı
10-05-2010, 00:12
Tabi ki masalımsı geliyor. Ama bu semboliktir. Mitolojiktir.Le Fontain ile Allahın sözleri neden aynı manadan aynı mantık ile okunsun. Sen ustanın sözlerinde mana aramaz mısın?
Belki bu sözler zamanı insanların daha rahat anlaya bilmesi içindir. Bu zamanın insanları ise bu sembollerin farkına varabilirler. O dili günümüz koşularıyla bakabilirler. Sevgili Natan lütfen sözlerim üzerine düşününüz.

Natan
10-05-2010, 17:27
İlginiz için teşekkür ederim. Ancak sürekli olması mümkün olmayan şeylere "mana" yükleyerek kutsallığını kaybetmemesi için çabalıyorsunuz. Sadece sizin için söylemiyorum bunu. Bilimsel ve akılcı olmadığı KESİN olan şeyler için ne yapmalı ? "Mana " yüklenerek sembolik yaklaşımla kabul edilebilir hala getirmek.

Tükürüklü Tedavi

İsa'dan ;

Bir yerde İsa yere TÜKÜRÜYOR, topraktan ÇAMUR yapıp, kör bir adamın gözüne sürüyor. Adamın gözü birden açılıyor . Yuh.9/ 6,7

Muhammed'den ;

"Peygamber Ali'nin gözlerine tükürdü ve gözler hemen orada iyileşti. Öylesine ki, gözlerde hiç ağn bulunmamış gibiydi."

(Bkz. Bu-hari, e's-Sahih, kitabu'l-Cihad / 102,143; Tecrîd, hadis no: 1236; Müs*lim, e's-Sahih, Kitabu'l- Cihâd / 132, hadis no: 1807 ve öteki hadis ki*tapları.)


Hastalar,üfürükle,okşamayla bilmem neyle tedavi edilir mi ?

Burada ne "mana" vardır ? Tv lerde çıkıyor yahani, üfleyip,okşayıp ta hastaları iyileştiren sahtekarlar. Onlar sahtekar oluyo da diğerleri neden olmuyor ? Açıkçası soruyorum hangi bilim dalı bunları kabul edebilir.

Herhangi bir bilim dalı var mı onay verecek olan ?

"düşünün" diyorsunuz, zaten yıllardır düşünüyorum , hadi olur, Rab diyorsa hemmencik oluverir diyordum ,burama kadar geldi ,sonra kendime,aklıma mantığıma ihanet ettiğimi fark ettim. Doğruları söylemeye cesaret edemedim bir süre. Ama yine düşündüm ,düşündüm. Bence siz de biraz düşünün gerçeği bulacaksınız . :)

Ayrıca bakınız Turan Dursun ,Din Bu 1.Kitap (http://www.gencalevilerharekati.eu/Din%20Bu/Din_Bu%201Turan%20Dursun%203.htm)

saygılarımla

Aynalı
10-05-2010, 20:42
Hayır, sayın Natan ben birşeylerin kutsallığını kaybetmemesi için çabalamıyorum. Ayetlerin derinliği vardır. Her bir ayetten bir çok anlam çıkarta bilirsiniz. Bu sizin bakış açınız yönünde ilerliyecektir. Allahın olmadığına kanaat etmiş bir insan ile Allahın var olduğuna kanaat etmiş insanların bir ayete getirecekleri yorumda o kadar farklı olacaktır.
Bu arada hastalıları okşayarak, üfleyerek vb. şeylere gelirsek tabi ki bu yanlıştır ve sapıkçadır ama Bakınız masaj ile tedavi yapılabilir, büyü ile insanlar iyi edilebilir ama isterse insan bunu pisliğede çekebilir.
Sayın Natan hadis kitaplarına o kadar fazla güvenmeyiniz emin olabilirsiniz ki Hadis kitapların da yazılanlarının 4 de 3 ünü insanlar fikirlerini bir temele oturmak için uydurmuşlardır. Maalesef cahil halkımızda bunları benimsemiştir. Turan Dursunun DİN BU 1 adlı kitabınıda daha yeni okumaya başladım öneriniz için teşekkür ederim.

Saygılarımla...

Natan
11-05-2010, 16:54
Din bilgisizlikten doğduğundan ,bilimsel açıklamaların yerine imgesel açıklamaları koyduğu ölçüde,gerçeği maskelemeye ,olayların nesnel /bilimsel açıklamasını gizlemeye yardım eder. Hiç bir açıklama getirmeden kavramlarla öyle bir oynar ki zeytin yağı gib üste çıkmaya çalışır. Sembolik olan nedir ? Bunu da insan aklı ve mantığı ortaya koymuyor mu ?

içten cevabınız için teşekkür ederim syn aynalı

hur-kus
14-05-2010, 00:59
Natan BUGÜN:

Din bilgisizlikten doğduğundan ,bilimsel açıklamaların yerine imgesel açıklamaları koyduğu ölçüde,gerçeği maskelemeye ,olayların nesnel /bilimsel açıklamasını gizlemeye yardım eder Hiç bir açıklama getirmeden kavramlarla öyle bir oynar ki zeytin yağı gib üste çıkmaya çalışır. Sembolik olan nedir ? Bunu da insan aklı ve mantığı ortaya koymuyor mu ?

içten cevabınız için teşekkür ederim syn aynalı


Natan DÜN

[QUOTE=Natan;261731] Kutsal kitap insanın mı yoksa Tanrının mı sözü ? Peki tanrının sözü olduğunu idda ettiğimiz kutsal kitap bilimle örtüşüyor mu ? Bunun bilimsel bir doğruluğu var mıdır ?

Bu kitabı incelersek onun insan sözü olamayacağını , Tanrının yönlendirmesiyle yazıldığını görürüz. Bunu kanıtlayan bir çok ayet var aslnda ancak bugun sadec bir kaç ayete bakacağız..



Kutsal kitabın Bilimsel doğruluğuna örnek verelim .


Yer Uzayda Nasıl Durur ?

Kutsal yazıların yazıldığı eski zamanlarda ,yerin uzayda nasıl durduğu konusunda birçok fikir yürütülmüştü.Bazıları yerin ,büyük bir deniz kaplumbağasınn sırtındaki dört filin üstünde durduğuna inanıyordu .MÖ dördüncü yuzyılın yunan filozofu Aristotales ,yerin boşlukta duramayacağını öğretmekteydi. Bunun yerine, Onun açıklaması şöyleydi: gök cisimleri ,iç ie geçmiş katı,saydam kürelerin yüzeyine yerleştirilmişti. Bu varsayıma göre ,yer en içteki ,yıldızlarsa en dıştaki kürenin üzerinde duruyordu.

Kutsal Kitap ise yazıldığı devirlerde var olan hayalci bilim-dışı görüşleri yansıtmayıp basit bir dile şunu belirtti : ( MÖ 1473 yılı civarlarında)

"Tanrı hiçliğin üzerine dünyayı asar."(Eyup 26:7) Orjinal ibranicede bu sözcük tam da bu anlama gelmektedir. "boşluk , hiç bir şey" olarak geçer ve yalnızca bir kez geçer.Bilginler "boşlukta bir yer " ifadesini o zamanlarda olağanüstü bir görüş olarak kabul ediyorlardı. Sizce Eyup bu bilgiyi nereden almıştı ? Ki şunu düşünürseniz ; Eskiden bazı gemiciler ,dümdüz olduğu düşünülen yerin kenarından düşeceğine inanırlardı. Aristo, Platon ve başka birçok fiozoftan bahsediyoruz ancak bu açıklama aristotalesten yaklaşık 1.100 yılı aşkın bir zaman önce yazıldı. Bu gerçek ancak Sir Issac Newton tarafından 3.200 yıl sonra yapıldı.

Sorumu tekrar soruyorum Eyup sizce bu bilgiyi nasıl elde etmiştir ?

Canlı Varlıkların Bileşimi

Yaratılış 2:7,"Tanrı yerin toprağından adamı yaptı." der. The world Book Encyclopedia da şunlar belirtilir : Canlı varlıkları oluşturan kimyasal elementlerin hepsi cansız maddede bulunur." O halde , insan da dahil canlı organizmaları oluşturan temel kimyasal maddelerin hepsi toprakta da bulunur ve Rab insanı - canlıyı topraktan yaratmıştır. Bu bilgi Bilimle nasıl da uyuşmakadır !

Cinslerine Göre Canlılar

Kutsal Kitap ilk iinsan çiftini Tanrının yaratığını ve diğer tüm insanların onlardan türediğini belirtir. ( Yar.1:26-28;3:20 ) Balık ,kuş ve memeli gibi diğer canlı varlıkların da aynı şekilde "cinslerine göre "türediğini söyler .(Yar.1:11,12,21,24,25 ) Bilim insanları bunu ,yani her canlı varlığın aynı cinsten bir ana-babadan türediğini doğayı inceleyerek keşfettiler. Bu konuda istisna yoktur. Gerçek ortadadır ve canlı canlıyı meydaa getirir, her hücrede her zaman bunu gerçekleştirir. Fakat cansız nasıl canlıyı meydana getirdi ? Evrimciler ise bunu rastgele ,gelişigüzel tesadüflere dayanan tahminlere dayandırdılar . Fakat cansız kendi başına ( şuursuzca ) canlı OLAMAZ , ve bunu kutsal kitap TANRI yaptı der.


Not: burada kulandığım islam dininn yada geleneksel hrıstıyan inancının üçlük tanrısı veyahut yahudi dininin tanrısı değil , Tanrı yaratıcı olarak algılanmalı . Çünkü benim tanrı kavramam biraz daha farklı olup ,kalıplaşmış bir izm e de girmiyorum .

Çalışmanın amacı kitabı mukkaddesin doğruluğudur.


[B]Sayın Natan, evrimleşmeniz tam gaz gidiyor. :)

Hayırlı olsun diyelim....

hur-kus
14-05-2010, 01:50
Ben bu mesajı yazdıktan sonra sayın Natan'ın ateizmi seçtiğini öğrendim.

Değişiminin nedeni buymuş..demek. :)

Kendi seçimi,

saygı duymak lazım.

Natan
14-05-2010, 15:21
Syn hur kuş teşekkür ederim

cevabı http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=305047#post305047 adresinde verdim 37. yazı .

saygılar

sargon
14-05-2010, 16:43
Yukarda Ululebab'in dile getirdigi genel bir argüman var. Bu argüman cok kullanilir. Eskiden insanlar cahildi, okumus yazmamislardi, bu yüzden onlara masallarda oldugu gibi sembolik anlatimlarla canli bir aktarim yapilirmis. Bu yüzden kutsal kitaplarda gecen hikayeler gercek degil, birer sembolik anlatimdir.

Bu argüman dogru mudur acaba?

Bence dogru degildir. Bir zamanlar insanlar dünyaya bugünkü kadar hakim degillerdi ve bircok dogaüstü güce inaniyorlardi. Tabii farkli düsünenler de vardi, bunlari büyücülük olarak görenler, daha materyalist düsünenler. Ancak bugünkü kadar materyalist bir toplum degildi dünya. Bundan 4000 yil önce, Sümerler döneminde bir site sirf tanrilarin diger siteyi destekledigine inanarak savasmadan teslim oluyor. O zamanlarin anlatimlarinda hep yari dünyevi, yari hayali bir dünya var. Insanlar adeta dogaüstü bir dünyada yasadiklarina inaniyorlar.

Büyüklerden dinlenilen hikayeler insanlari derinden etkilemistir hep. Ben de cocuklugumda babamin bana anlattigi bir hikayeye inanmistim. Buna göre eskiden insanlar cok daha iriymis. Osmanli padisahlarinin elbiselerini gördügümüzde babam bunu söylemisti. Ben de hemen inandim, yillarca bunun gercek oldugunu sandim. Epey büyüyünce bunun tamamen bir masal oldugunu ögrendim. Ama babam hala eskiden insanlarin dev gibi olduklarina inaniyor. Herhalde ona da babasi söylemistir.

Benim iddiam sudur. Eskiden insanlar bu dogaüstü olaylara ve güclere derinden inaniyorlardi. Bunu sorgulamiyorlardi bile. Bu yüzden ortada bir sembolizm oldugunu sanmiyorum. Dogru bildiklerini yazmislar.

UlulElbab
15-05-2010, 18:41
Sayın Sargon,

Sembolizm İnsan varoluşundan beri var.Bunun inkar edilir bir yanı yok.
Başta Sanskritce olmak üzere İbranice ve Arabca harfler ve Türklerde ki Tamgalar sembollerden oluşur.Sonrada 3 harfli köklere geçmişlerdir.
Örneğin S-L-M 3 harfli kökü hem Sanskritcede hem ibranicede (Salom)hemde Arabcada(Selam) BARIŞI simgeler.Peace işaretinin Sembolize ettiği gibi...
Tüm Ekollerde TAŞ ve AĞAC bir Semboldür.
Taiıdıkları anlamlar ilgililere çok şey anlatır.Sayfalarca yazacağınız bir konuyu Tek Sembolle anlatabilirsiniz.
Ezoterizm ve Gnostizm bu anlayış üzerine kurulu.
Ve elbette geniş halk kitlelerine hitab etmeyen ve belli seçkinlerin bildiği gerçekler var.Çünkü BİLİNÇ seviyelerine göre/kadar bilgi verilir.
Bugün Sembolleri kullanan Gül ve Haç veya mason teşkilatlar bu prensibler üzerine kurulmuştur.
Saygılarımla...
Ulul

insan_olmak
15-05-2010, 18:44
Sayın Ululelbab hani size birkaç kere sormuduğum ve cevap vermediğiniz bir soru vardı.

Hanif görüş İncil ve Tevrat için ne diyor diye?

siz önce bir bunu açıklayın da neyi savunup savunmadığınızı bilelim

saygılar

sargon
16-05-2010, 20:55
sevgili Ululebab, burda sembollerin ortaya cikisi ve kullanilmasini tartismiyoruz. Yoksa sembollerin kullanilmasi elbette ki cok eskidir. Tas ve Agac'in nasil birer sembol olarak kullanildigini da zaten yillar önce anlatmistim.

Tartistigimiz sey su: Kuran ve Tevrat'taki anlatimlarin sembolik anlatimlar olup olmadigi Ornegin Tevrat'ta Nuh zamanindan önce dünyada devler yasardi denilirken sembolik bir anlatim sözkonusu degildir diyorum. Insanlar buna inaniyorlardi. Yada Musa yanan agaca yaklasip, agacta yerlesmis olan tanri ile konusurken de sembolik bir anlatim yoktur. Buna insanlar inaniyorlar. Gercekten de tanrinin agacin üstüne gelip yerlesmis olacagi insanlara hic de absürd gelmiyor. Muhammed peygamber de ayin yarildigini yada Mirac'a ciktigini iddia ettiginde kimse bunlarin gercekten olmamis, ama sembolik olarak anlatilmis oldugunu düsünmüyordu. Bunu iddia etmek bile bir hakaret, inancsizlik, kafirlik sayilirdi. Su anda size öyle geliyor olabilir. Ama bugünden baktiginiz icin öyle bir yorum yapmaya ihtiyac duyuyorsunuz. Bundan 1400 yada 2000 yil önce yasasaydiniz bunu söyleyebileceginizi sanmiyorum.

Incil'in sonuna konulan apokalips tarzi yazilmis Vahiy kitabinda ise zaten sembolik bir anlatim oldugu acikca ifade ediliyor. Orda görülen rüyalar anlatilmis. Tevrat'in baska bölümlerinde rüya anlatimlari yer aliyor. Ben bunlardan da bahsetmiyorum. Yine ayni sekilde Gnostizm yada Ezoterizm'de yada yeni Platonculuk ve ardili dinsel inanclarda sembolizm baska birseydir. Bunlarda dinsel örgü zaten semboller üzerine kurulmustur. Semboller dinsel sistemi göstermek icin kullanilan temel araclardir. Burda yine inanilan mucizeler vardir, ama sembolleri kullanmaktaki amac mucizelerle ilgili degildir. Bu dinlerin sembolik kullanimlarinin mucizeleri aciklamak icin degil, dinsel kavrayisi aciklamak icin kullanilmis oldugunu biliyoruz.

Yani, sembollerin cok eski oldugunu göstererek iddianizi ispatlamis olmuyorsunuz.

Not: Insan olmak'in argümanini da dogru bulmuyorum. Tartismaci diger tarafa sen önce bunu acikla, neyi savundugunuzu anlayalim dememeli. Karsi tarafin tüm düsüncesini ortaya koymasi ancak üzerinde tartisilan konudaki yaklasimini anlamak icin gerekli ise bu argüman gecerli olur. Halbuki burda, Tevrat ve Incil'de yukarda Natan'in aktardigi ifadelerin birer sembolik anlatim olup olmadigi tartisiliyor. Bu konuda bir düsünce ileri sürebilmek icin, kisinin bütün bakis acisini ortaya koymasi sart degil.

UlulElbab
16-05-2010, 21:38
Saygıdeğer Sargon,

Ben zaten Kuran,Tevrat ve İncilinSembolik anlatımlarla dolu olduğunu söylüyorum.
İsanın benzetmeleri,Tevratta Heziekel ve Daniel bölümleri özellikle,diğer yandan Enoch ve tüm kadim metinler...Kuranda zaten MÜTEŞABİH anlatım ve NUHKEM olmak üzere her iki yöntemin olduğunu doğruluyor.
Müteşabih konusunda elbette ciddi tartışmalar söz konusu,doğası gereği...

Ben Müteşabihin bir takım "Mucize zırvalarına" dayanak olarak kullanılmasına temelden karşıyım.
Tartışmalarımıza şahit olduysanız eğer Namazın dahi kuranda olmadığını,
unsurları olarak gösterilen Ruku,Secde gibi kavramların "Sembol" olduğunu Etimolojisi ile ortaya koymuş bulunuyorum.Aslı Salat olan "namaz" uydurmasının Muslumanları pasifize etmek için uydurulmuş ve karşı darbe ile
kabul ettirilmiş Hint namaskar/meditasyonlarının çakması olduğunu düşünüyorum.
Konuyu dağıtmamak için bu parantezi kapatıyorum ve asıl meselenin özünü teşkil eden kısmına geçiyorum;
İnsanların Devler olduğunainanıyor olmasına,şakkı kamer ve miraş zırvalarına inanmasına itirazım yok zaten.Sembolik anlatımın bir kesimi aydınlatırken,diğer kesimi karanlıklara sürüklediği bir gerçek.Ancak olayın doğası gereği bu böyle.Bu tamammen BİLİNÇ ve FARKINDALIKLA ilgili.
Bir kesim Müteşabih/Sembolik anlatımı syntax ile alırken diğer kesim çok farklı şeyler algılar.
Kutsal Metinler tek başına yeterli değildir.
İNSAN faktorü,yani İnsanı okumak,Evreni okumak ve ardından Vahyi okumak gerekli...
Saygılarımla...
UlUl

not:Sayın insan-olmak ile başka başlıklarda sonlandırılmamış tartışmalarımız vardı...O nedenle o soruyu haklı olarak yöneltmiş olabilir.Kendisine ÖM yoluyla cevap vermiş bulunmaktayım.Bilginize...

sargon
17-05-2010, 00:53
İNSAN faktorü,yani İnsanı okumak,Evreni okumak ve ardından Vahyi okumak gerekli...

Burdaki "vahiy" eger bizim bildigimiz anlamda, yani islamda oldugu gibi Allah'in Cebrail araciligiyla peygamberine bir takim ayetler ve kitaplar yollamasi ise, bunun diger zirvaliklardan farki var mi? Bu da sembolik anlatim olmali. Gercekte ne bir Allah var, ne Cebrail ne de peygamberler, bunlarin hepsi sizleri bir dini anlayisa inandirmak icin uydurulmus sembollerdir aslinda derseniz katilirim. Gerci bu küfürdür ama..

Ancak yine de bir sorunumuz kaliyor. Bütün bunlari sembolik anlatim olarak ifade etmek dogru mudur? Namaz konusunda sorun yok. Namaz bir ritüeldir ve dolayisiyla bütün diger ritüeller gibi sembolik birseydir zaten. Ama dogaüstü bir gücün (Allah) bir baska dogaüstü güc araciligiyla (melek, Cebrail) aslinda pek de dogaüstü sayilamayacak bir takim yazilar (kitaplar, Kuran, Tevrat vb.) gönderip bunu bir peygamber araciligiyla insanlara ulastirdigini söylemeyi ben sembolik bir anlatim olarak göremiyorum pek. Yada Musa'nin denizi yarip kavmini sularin icinden gecirmesi, bütün dünyayi sular altinda birakan bir tufan, tanriyla güres eden bir Israil vb. Bunlar o kitaplarda birer sembol olarak anlatilmiyor. Binlerce yildir insanlar bunlara birer sembol olarak inanmiyorlar.

Ote yandan Hezekiel'deki yada ne bileyim Vahiy kitabinda gecen anlatimlar zaten sembolik anlatimlar seklinde anlatilmistir. Bundan bin yil önce okuyanlar da bunlarin birer görüm, rüya oldugunu zaten biliyorlar. Insanlar kandirilmis degil yani. Bu bölümlerde yada Incil'deki bazi örneklerde zaten metin icinde bu anlatimlarin sembolik oldugu söyleniyor.

Ama Nuh tufanini, Allah'in peygamberlere görünmesi, onlarla konusmasi, melekler araciligiyla bir takim seyler göndermesi falan birer sembol olarak kurgulanmamis ve binlerce yildir da insanlar bunlari sembol diye düsünmemislerdir.

Siz, liberal hiristiyanlar gibi düsünüyorsunuz. Onlara göre de mucizevi bütün konular, gercek degildir. Isa, ne babasiz dogmustur, ne körleri görür yapmis, ölüleri diriltmis, ne binlerce kisiyi bir balikla doyurmustur. Bunlar gercek degildir, sembolik anlatimdir. Sizin düsüncenize saygi duyarim, yada inanciniza. Ama ortada bir gercek duruyor. Bu dinlerin ortaya ciktigi zamandan beri bu anlatimlarin aslinda gercek olmadigini iddia eden kesimler, yani batini inanclardaki insanlar bu dinlerin saflarinin disina düsmüstür. Yani ortodoks inanis bugün bize inanilmaz gelen iddialari gercek kabul etmistir ve bu gayet dogal diyorum. Cünkü bu dinleri yaratan ve gelistiren insanlar da bunlara zaten inaniyordu ve bunlara inanmak hic de size garip geldigi gibi garip gelmiyordu insanlara. Bunun sacmalik, zirva olarak görülebilmesi icin bilimsel gelismelerin olmasi, bilimsel düsüncenin gelismesi gerekiyordu cünkü.

Mucize uydurmalarina karsi cikisinizi takdire deger buldum. Bu cesareti hangi noktaya kadar götürdügünüzü bilmiyorum ama yine de tebrikler. Bana göre bütün dinler ve ideolojiler birer uydurmadir aslinda. Insanlari belli anlayislarin etradinda sürükleyebilmek icin gelistirilmis ve son derece basarili olmuslardir.

UlulElbab
20-05-2010, 03:10
Burdaki "vahiy" eger bizim bildigimiz anlamda, yani islamda oldugu gibi Allah'in Cebrail araciligiyla peygamberine bir takim ayetler ve kitaplar yollamasi ise, bunun diger zirvaliklardan farki var mi? Bu da sembolik anlatim olmali. Gercekte ne bir Allah var, ne Cebrail ne de peygamberler, bunlarin hepsi sizleri bir dini anlayisa inandirmak icin uydurulmus sembollerdir aslinda derseniz katilirim. Gerci bu küfürdür ama..

"Bildiğimiz anlam"="Bildiğimizi ZAN ettiğimiz" anlamdır.
Burada hangi islam?sorusu gündeme geliyor.Elbette Yukarılarda oturan Sakallı dede "Allah" inancı olan ve Onun kanatlı Meleği Cibril masallarına inananda müslüman,bende müslümanım.
Semboller inandırmak için değildir.BİLMEK için/anlamlandırmak içindir.
Bunun sebebide Farklı Bilinç boyutları ve Farkındalığın farkı.
Sayın Sargon sizce müslümna ile mümin aynı anlamlarımı taşırlar?
Doğru cevaplayamazsanız son derece normal karşılarım çünkü "inananlar"da anlamını bilmiyorlar.Tıpkı "küfür" kelimesini bilmedikleri gibi...Müşrik nedir? Kafirden farkı nedir..............v.s.
Bunlar ayrıntı gibi gelebilir ancak başta Kuranı kabul edenler olmak üzere,red edenlerinde bilmesi gereken kavramlar bunlar.
Bunları bilmeden neyi kabul etmiş ve neyi red etmiş olacaksınız ki?
Küfür,k-f-r kökünden gelir ve "örtmek" anlamında kullanılır.Kaf
r,ismi faildir..yani örten.
Şirk,ş-r-k kökünden, ortaklık anlamı taşır...Şirkette aynı kökten gelir.
İsmi faili Müşriktir.
Bunları neden anlatıyorum? Kelimeler anlam taşır,etimolojisini bilirseniz düşünce sistematiğini çözersiniz ve kodlara ulaşırsınız.
Günümüzde Küfür ile sövmek yer değiştirmiştir.Yani kelime anlam kaymasına ve kaybına uğramıştır.
Acaba Kuranda kaç kelime anlam kaybına uğramış ve uğratılmıştır?
Arabca 3 harfli köklerden oluşur,tıpkı ibranice gibi...Her ikiside Sanskritceden o da tamgalardan türemiştir.
s-l-m Piece sembolünün köküdür.
Selam=Barış
İnsan beyni kelimelerle görseller oluşturan,soyut üreten-bilinen- yegane yapıdır.
Herşeyi zıttı ile karşılaştırmak sureti ile anlamlandıran bir algoritmaya sahibtir.
Zıttı olmayan ve tüm zıtları zatında toplayan BİR ve TEK vardır ki O'nu anlayamaz,göremez.O Rabdir /Programlayıcısı,Rahman ve Rahim,Alfa ve Omega.Herşeyi/Kulli şey-in... ihata eden(Surround)çepeçevre kuşatan.
Kuarkları birarada tutan,elektronları ve gezegenleri ve galaksileri bir merkez etrafında döndüren GÜÇ.
O güc karşısında kayıtsız kalacak hiçbir varlık yoktur.O Bilicimize dilediği/dilediğimiz kadar yansır.






Ancak yine de bir sorunumuz kaliyor. Bütün bunlari sembolik anlatim olarak ifade etmek dogru mudur? Namaz konusunda sorun yok. Namaz bir ritüeldir ve dolayisiyla bütün diger ritüeller gibi sembolik birseydir zaten. Ama dogaüstü bir gücün (Allah) bir baska dogaüstü güc araciligiyla (melek, Cebrail) aslinda pek de dogaüstü sayilamayacak bir takim yazilar (kitaplar, Kuran, Tevrat vb.) gönderip bunu bir peygamber araciligiyla insanlara ulastirdigini söylemeyi ben sembolik bir anlatim olarak göremiyorum pek. Yada Musa'nin denizi yarip kavmini sularin icinden gecirmesi, bütün dünyayi sular altinda birakan bir tufan, tanriyla güres eden bir Israil vb. Bunlar o kitaplarda birer sembol olarak anlatilmiyor. Binlerce yildir insanlar bunlara birer sembol olarak inanmiyorlar.

İnsanı anlamak gerek..kendini bilmek gerek....Bilmek için insanı sevmek gerek.
Bir bakalım ne demişim? İnsanı anlamak-Evrenleri anlamak ve Vahyi anlamak
Ehadiyet-Teklik-Monad
Parite-İkilik-ZEVC
3 lü Sistem
Teki Bilen,Çifti Gören ve 3'ü çözen...Artık/Gayri "Ben" diyemiyen benim.
BİLemeyen-Göremeyen ve çözemeyenin hiç olmazsa Agnostik kalması gerekmezmi?

Ote yandan Hezekiel'deki yada ne bileyim Vahiy kitabinda gecen anlatimlar zaten sembolik anlatimlar seklinde anlatilmistir. Bundan bin yil önce okuyanlar da bunlarin birer görüm, rüya oldugunu zaten biliyorlar. Insanlar kandirilmis degil yani. Bu bölümlerde yada Incil'deki bazi örneklerde zaten metin icinde bu anlatimlarin sembolik oldugu söyleniyor.

Bunlar birer tahmin yada sizin oralarda nasıl derler? Spekilasion oder?:)
Hangi kantondasınız bilmiyorum...



Siz, liberal hiristiyanlar gibi düsünüyorsunuz. Onlara göre de mucizevi bütün konular, gercek degildir. Isa, ne babasiz dogmustur, ne körleri görür yapmis, ölüleri diriltmis, ne binlerce kisiyi bir balikla doyurmustur. Bunlar gercek degildir, sembolik anlatimdir. Sizin düsüncenize saygi duyarim, yada inanciniza. Ama ortada bir gercek duruyor. Bu dinlerin ortaya ciktigi zamandan beri bu anlatimlarin aslinda gercek olmadigini iddia eden kesimler, yani batini inanclardaki insanlar bu dinlerin saflarinin disina düsmüstür. Yani ortodoks inanis bugün bize inanilmaz gelen iddialari gercek kabul etmistir ve bu gayet dogal diyorum. Cünkü bu dinleri yaratan ve gelistiren insanlar da bunlara zaten inaniyordu ve bunlara inanmak hic de size garip geldigi gibi garip gelmiyordu insanlara. Bunun sacmalik, zirva olarak görülebilmesi icin bilimsel gelismelerin olmasi, bilimsel düsüncenin gelismesi gerekiyordu cünkü.

Ben Teist düzlemin çok üzerinde Benliğime bir yer buldum Sayın Sargon...
O bakımdan benim için Monoteist olan tüm İNSANLIK makbuldür.
Agnostikleride Mutlak Gerçekten bir adım uzak/bir Adım yakın görüyorum.

Mucize uydurmalarina karsi cikisinizi takdire deger buldum. Bu cesareti hangi noktaya kadar götürdügünüzü bilmiyorum ama yine de tebrikler. Bana göre bütün dinler ve ideolojiler birer uydurmadir aslinda. Insanlari belli anlayislarin etradinda sürükleyebilmek icin gelistirilmis ve son derece basarili olmuslardir.
Neye göre? Bana göre
Kime göre ? Bana göre...
Bu Subjektif bakış açısına göre kabul edilir bir yaklaşım Ancak sizin Bilgi seviyenize göre takdir edilecek bir yaklaşım değil...
Ama Nört algıya göre Dinler bir gereklilikti..uydurma savınızı kabul etsek dahi uyduğunu sizde kabul ediyorsunuz.
Bilinç piramidinin tabanını Teistler oluşturur.Kanlı savaşlara,acılara neden olmuşlarsa da bir üst Bilinç basamağına payanda görevini yerine getirmektedirler.
Saygılarımla....
UlUl

sargon
21-05-2010, 00:02
Uluebab kardesim, ucmus gitmissin ya. Yazdiklarin bana acikca gördügün bir celiskiden kacinmak icin kendini inandirmaya calismak gibi geldi. Sanirim ilk cümleye takildin sen. Mucize iddialarina karsi cikiyorsun, bunlar zirvalardir diyorsun, cahil kalmis, piramidin üstüne ulasamamis insanlarin inandigi seyler diyorsun. Ben de sana en bastaki mucizeye ne oldu, peki niye ona inanmakta israr ediyorsun diyorum. Orda takildin, quarklara kadar gittin, oder :) Ama isin icinden cikma sansin pek görünmüyor. Bana bu inancini ancak bir mucize ile aciklayabilirsin. Zitti olmayan, tüm zitlari icinde toplayan vb. vb. Diger mucizelere neden inanmiyorsun o zaman? Eger zitti olmayan, Alfa, Omega, su, bu olan bir sey varsa, kendisi bir mucizedir zaten ve o büyük Omega gücü neden insanlarin inandigi o dogaüstü seyleri yapamasin? Yoksa bu güc birilerine mucizesinin olmadigina dair tüyo verdi de bir tek hanifler mi duydu bunu?

Bence yanlis yoldan yaklastin soruna. Mucizelere karsi cikarak, veryansin ederek dini kurtarmak dogru yaklasim degil. Konuya tarihsel acidan yaklassan bu daha kabul edilir olabilirdi. Ornegin hadisleri birileri uydurmustur, siyerler de bunlara dayanarak yazilmistir, tefsirler zaten baska birilerinin yorumlaridir derdin. Ama yüce bir güc vardir, bizi de o yaratmistir vb. Hic mucize konularina girmemen lazimdi. Burda sana önerim diger konularda oldugu gibi bilinemezci bir yaklasim gelistirmen. Mucizeler olmustur yada olmamistir biz bilemeyiz dersin, isin icinden cikarsin. Mucizecilere böyle veryansin edip, sonra en büyük mucizeye gelince yolun sonuna gelmis oluyorsun.

Simdi bu yazdiklarima tepki göstereceksin belki. Ama zamanla bunlari düsünecegini ve kafanda evirip cevirecegini tahmin ediyorum.

Hezekiel ve Vahiy kitaplarini da sanirim okumamissin. Birkac defadir tekrarliyorum. Bu kitaplarda yazar zaten bir rüya, hayal gördügünü söyler. Hezekiel söyle baslar:

"Otuzuncu yılda, dördüncü ayın beşinci günü Kevar Irmağı kıyısında sürgünde yaşayanlar arasındayken gökler açıldı, Tanrı`dan gelen görümler gördüm."

Sonra da "Meshur Mahserin Dört Atlisi" sekline dönüsen hikayesini anlatarak baslar. Bu 4 yaratigin her birinin 4 yüzü vardir, mesale gibi parlayan gözlerinden atesler fiskirir vb. Bu anlatimin tartistigimiz mucizeler ile hic bir ilgisi yoktur.

Tamami icin: http://www.kutsalkitap.com/kkitap/?b=26

Vahiy kitabi ise zaten apokaliptik olarak gecer. Apokaliptik tarzi yazilmis kitaplardan Incil'e dahil edilmis tek kitaptir.

"İsa`ya ait biri olarak sıkıntıda, tanrısal egemenlikte ve sabırda ortağınız ve kardeşiniz olan ben Yuhanna, Tanrı`nın sözü ve İsa`ya tanıklık uğruna Patmos denilen adada bulunuyordum. Rab`bin gününde Ruh`un etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim. Ses, “Gördüklerini kitaba yaz ve yedi kiliseye*, yani Efes, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sart, Filadelfya ve Laodikya`ya gönder” dedi. Bana sesleneni görmek için arkama döndüm."

Bundan sonra yazar sag elinde yedi yildiz tutan, agzinda iki agizli keskin bir kilic cikan, yüzü günes gibi parlayan birini görür, bu adami görünce de ölü gibi yere düser, adam ona ölüler diyarinin ve ölümün anahtarini tutan kisi oldugunu söyler. Sonra ejderhalar, canavarlar, tanrinin öfkesi, yedi mühür, yedi borazan vb. devreye girer. Oldukca coskulu bir kitaptir.

Bu kitapta da anlatici benzer sekilde baslar. Hatta bölüme söyle bir aciklama konulmustur. "Vahiy, Yuhanna'nin görümlerinden olusuyor." Daha ilerde baska bir aciklama: "Tanri'nin karsitlari, simgesel olarak cogu kez karsimiza canavarlar v. biciminde cikan kötülügün cesitli gücleridir. Görümler, konusan melekler, kiyasiya dövüsen büyük gücler vardir."

Yani uydurmuyorum, anlaticilar yari uyur yari uyanik bir halde, tanridan vahiy alarak bu türden rüyalar gördüklerini kendileri söylüyorlar zaten. Niye israr ettigini anlamiyorum acikcasi.

UlulElbab
21-05-2010, 01:32
Saygıdeğer Sargon,

Anlatımımın derli-toplu olmadığının farkındayım:) ama alt bilinçlere göre,üstbilinçte olanlar hep uçar zaten...

Dini kurtarmak gibi bir kaygım ve derdim yok benim.En çok kızacağımı-köpüreceğimi düşünmene şaşırdım.
"Şimdi bu yazdıklarıma tepki göstereceksin" diye başlayan cümlen beni ne kadar az anladığını/tanıdığını gösteriyor.
Neden tepki göstereyim Sayın Sargon? Neticede burada düşüncelerimizi paylaşıyoruz oder?:)

Ancak apokaliptik metinleri okumadığımı iddia etmene biraz bozuldum:D
Çünkü sadece aptallar hiç okumadıkları konular üzerine ahkam keserler.
Bu saatten sonra ne kadar çok eski metin okuduğumu isbatlamaya çalışacak değilim.
Mucize ACZ kelime kökünden gelir.İnsanların doğa olayları karşısında aciziyeti/çaresizliği Mucizeleri ortaya çıkarırı.Üstüne nesilden nesile sözlü anlatım ve edebiyat eklenince tam bir "mucize" olur:)

Aslında insanlık BİLİM ile mucizelerden kurtulur.Yani ne kadar çok Bilgi ve Bilim varsa o kadar az mucize olacaktır.Ters orantı.
Bilgi/Bilim güçtür ve Acziyeti ortadan kaldırır.

Bugün İsrailin elindeki Bilim destekli Teknoloji,3.dünya ülkeleri ve Flistinliler için Mucizedir.Oturdukları yerden,uydular v.s. vasıtası ile her adımların görüyor israiloğlu...işte Arablara göre mucize.

Ancaak...bir Acziyet var ki...O da Rabbim karşısında ki acziyettir.Onun Mucizesi ortadadır...Gören gözler görüyor.

Daha fazla ayrıntıya girmeye lüzum görmüyorum...Zira yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum...Sizi veya okuyucuyu ikna etme derdinde değilim.Amacım "tebliğ"değil.Her görüş sahibi gibi bende UlulEBSAR olarak görüşümü,UlulelBAB olarak düşüncelerimi belirttim.
Buraya kadar okuma zahmetine katlandığınız ve zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim.
Saygı ve Sevgilerimle...
UlUl

Natan
07-02-2017, 00:13
Süper Adam Şimson

https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/236x/43/0a/69/430a69dda142a726f45d20a79886944f.jpg

Bir hikayeyle güncelleyelim..


Kutsal Kitap'ta Şimşon isimli bir adam vardır. Fakat bu adam bildiğiniz adamlardan değildir. Sadece iki eliyle bir binayı devirecek kadar güçlüdür. O derece yani. Kutsal kitabın yazarları, uydurdukları bu Şimşon karakterinin gücünü göstermek için şöyle bir kurguya yönelirler; kahramanımız bir gün bir aslanla karşılaşır. Herhangi bir alet kullanmaksızın, İki eliyle aslanı tuttuğu gibi caaarrrt diye ikiye ayırır.

Farklı bir gün ise, düşmanları karşısında öyle bir deliye döner, öyle kuvvetlenir ki aman yarabbi..! çevresine bakınır ve yeni ölmüş bir eşek görür. Onun çene kemiğini kaptığı gibi, 1.000 tane adamı s.k.r atar, geçer. Yani 1000 tane adamı bu çene kemiği ile gebertir. Sonra yorulmuştur tabii.

Der ki " Ey Yehova Tanrı, bana su ver, çok susadım."

Tanrı da hemen orada mucizevi su çıkarır.

Şimşon da tabii, ohh suyu içip başka adamları öldürmeye koyulur..

...

Başka bir olayda şu; karı kız meselesinden bir gün Şimşon'un yine asabı bozulur. Kafası atan Şimşon efendi, tam 300 tane tilkiyi canlı olarak ele geçirip bunların kuyruklarını birbirine bağlar. Bağladığı herbir kuyruğun arasına bir meşale yerleştirir. Düşünün! 300 tilki zincirlemesine bağlanıyor. Daha sonra bu tilkiler bir yerleşkeye doğru salınıyor ve orada ne var ne yok yok etmiş oluyor

Kutsal Kitap'tan Kutsal Masallar..

Not: Hakimler 14: 5-9 ve 15'den okuyabilirsiniz.