PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Deniz Baykal İstifa etti.


errata
10-05-2010, 15:01
Uzun yıllardır kenara alınamayan CHP lideri Deniz Baykal, hakkında piyasaya sürülen büyük ihtimalle montaj bir "seks kasedi" nedeniyle parti başkanlığından istifa etti.

Ovidius
10-05-2010, 15:29
Ettirildi desek daha doğru olur sanırım.

Erdal İnönü de ;böyle kirli bir siyasetin içinde olmaktan utandığını söylemişti ki,
o günleri dahi arıyoruz.

Türkiyenin yeni siyaseti tahammülsüzlüktür.

cenker
10-05-2010, 15:53
mustafa sarıgül gibi birinin chpnin başına geçmesinden korkuyorum.beterin beteri var.vakit gazetesinin de bu videoyu hükümetin haberi veya onayı olmadan yayınlıyamıyacağını düşünmek fazla saflık olur.bence baykal haklı hükümetin işine benziyor.

ulpian
10-05-2010, 16:02
Birkaç bence önemli husus:

(1) Baykal'ın ayrılmasından (eğer geri dönmezse ve parti akıllı davranıp da yıpratıcı iç savaşlara girmezse) en karlı çıkacak olan CHP'dir. CHP'nin Batı'daki sosyal-demokrat çizgisine en azından yaklaşması için büyük bir fırsat gibi duruyor. Eğer başkanlığa ve yeni parti yönetimine bu çizgide isimler seçilirse, önümüzdeki seçimlerde CHP ciddi bir oy artışı ile ödüllendirilir diye düşünüyorum. Hükümetin bu işin içinde parmağı olduğuna ben pek ihtimal vermiyorum.


(2) Şimdiye kadar siyasi etik açısından istifa etmesini gerekli kılacak bunca durum, bunca seçim mağlubiyeti vs. olmuşken her ne pahasına olursa olsun koltuğunu bir türlü bırakmayan bir siyasetçinin, hiçbir geçerliliği olmayan bir sebepten ötürü istifa etmiş olması ancak ironik olarak adlandırılabilir.

Videonun montaj olup olmamasının HİÇBİR önemi yok. Beni ilgilendirmiyor ve kimseyi de ilgilendirmemeli. Videoda Baykal'ın yaptığı iddia edilen, tecavüz, çocuğun cinsel istismarı vs. gibi bir eylem değil. İki yetişkinin karşılıklı rıza ile yaptığı. Burada (iddia doğru olsa bile) sadece nikahlı eşi aldatma durumu olabilir. Bu da kendi özel meseleleridir.

(3) Baykal'ın istifa konuşmasında, bu konuda Fethullah Gülen ve hareketini özellikle altını çizerek aklamış olması, birçok açıdan hayret verici.

saygılarımla

basitrasin
10-05-2010, 16:37
Herkese Selam.
Sayın Ulpian'a katılıyorum. Söyledikleri çok doğru.
Ancak şimdi en büyük korkum: Baykal'ın ilk kurultayda tekrar genel başkan seçilmesi.
Saygılarımla.

VraeL
10-05-2010, 17:04
Yerine şöyle milletin sırf meraktan, "deneyelim bakalım bir ne olacak" mantığıyla, oy vereceği biri gelsin ((((((.

(Please see.This a tayyibian and obamanian strategy... .D)

Onun o mercedes görünümlü tankıyla geçişini çok özleyeceğiz. Ha birde zor anlarda kırmızına tuşuna basarak ironman zırhına dönüşen saati vardı galiba :D

Alınma Deniz, seviyorum ondan takılıyorum sana ^_^

zapata
10-05-2010, 17:20
Ben Deniz Baykala son derece inanmış ve güvenmiş biri olarak çok üzgün ve kırgın bir durumdayım. Yıllarca onun yaptıklarını savundum her platformda. Eğer o görüntüler gerçek ise ki istifa etmesi bana gerçek olduğunu düşündürüyor, Baykal böyle bir komploya zemin olabilecek o görüntülerin içinde olmamalı idi. Daha dikatli olmalı idi demiyorum yanlış anlaşılmasın, asla böyle bir durumun içinde bulunmamalı idi diyorum. Asla onaylanmayacak bir ilişkinin içinde olması karanlığa karşı verilen mücadeleye çok büyük bir darbe vurmuştur. İstifa etmesi ile kendisini kurtarmış olabilir ama bizlerin mücadelesine çok büyük bir darbe vurduğunu düşünüyorum. Görüntülerin servis şeklinin alçakça bir komplo olması, Baykalın yaptığının yanlışlığını kapatamaz. Şeriatçılar bu olayı '' Bakın işte laikler böyledir, şöyledir'' diyerek sonuna kadar kullanacaklar ve bu olay şeriata karşı verilen mücadelenin her safhasında ortaya atılacaktır. Bu nedenle çok üzüntülüyüm. Baykal yaptığı yanlışlığın bedelini ödemiştir tamam ama ülkenin düşmanlarının ekmeğine yağ sürmesi bağışlanacak gibi değildir bana göre. Tüm bunları o görüntülerin gerçek olması olasılığının yüksek olduğunu düşünerek ve büyük bir hayal kırıklığı içinde yazıyorum. Keşke olmasa idi. Maalesef halkın büyük çoğunluğu şeriatçıların yaptığı ahlaksızlıkları yolsuzlukları hemen unutuyor ama Atatürkçülüğü kendisiyle özdeşleştirmiş olan bir cephenin mensubunun yaptığı bu hatayı şeriatçılarında vereceği gazla hiç unutmayacaktır. Çok üzgünüm. Tekrar ediyorum bu üzüntüm her ne kadar kendisine çok inanmış olsamda Baykal için değildir. Karanlığın biraz daha güçleneceğini düşünüyor olmamdandır.

Saygılarımla..

evrensel-insan
10-05-2010, 17:28
Saygideger arkadaslar;

Haberin, kaseti ve aciklamasi burda.

http://www.haberturk.com/gundem/haber/513981-baykal-istifa-etti

Bu arada, bu adi gecen kasetin goruntulerinin nereden temin edilecegi hakkinda bir bilgisi olan var mi?

Sizce bu kisisel bir karar mi?, yoksa bir plan ve projenin baslangici mi?

Bir de, acaba CHP'nin basina F. Gulen veya cizgisinin gelme ihtimalini nasil degerlendiriyorsunuz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

KızıL
10-05-2010, 22:02
Kendi siyasi iradesiyle başkanlığı ve hatta siyaseti bıraksaydı buna sevinirdim yada tabanının artık tahammül göstermeyip bi şekilde kongrede v.s yeniden seçmemesini de anlardım ancak bu şekilde bir video ile özel hayatının ırzına geçerek yıllardır siyasette olan ailesi olan ve tamamen kendisini ilgilendiren bir durumla küçük düşürülmesi vede istifa ettirilmesi onun kırıcıdır, etik değildir!

Siyaseti bırakmamış bence partisine gelebilecek zararları engellemek için istifa etmiştir vede delegelerin isteğiyle geride dönecektir diye düşünüyorum.
Yapılan tüm çirkinlikleri başta islamcı bir yayın olan vakit in bu görüntüler bile yayınlaması bir oyundur ve şiddetle kınıyorum vakit yazarları ve kadrosuna diyorum ki siz baykala kurban olun!!!

(şahsım adına baykaldan bir damla haz etmem)

breymin
10-05-2010, 22:59
Baykal gitmis, ali gelmis,bu neyi deyistirirki?sistem yerinde durduktan sonra allah da gelse hicbirsey deyistiremez,,,allah bile kapitalin etrafinda döner,,,

KızıL
10-05-2010, 23:07
Baykal gitmis, ali gelmis,bu neyi deyistirirki?sistem yerinde durduktan sonra allah da gelse hicbirsey deyistiremez,,,allah bile kapitalin etrafinda döner,,,

:first::first::first::first::D

hako
10-05-2010, 23:49
Baykal'ın gidişine üzüldüm. Ama kasetin tamamen monjat veya kurgudan ibaret olduğunu kanıtlamayaz ve buna rağmen gaza gelip geri dönerse çok daha fazla üzülürüm.
Parti açısından berbat bir durum olur.

Ayrıca Pencillvania'nın duruma müdahil görünmesi ve Baykal'ın da utanmadan o tarafa teşekkür mesajı yollaması çok iğrenç bir durum. Giderayak değer miydi buna ?

sargon
11-05-2010, 01:20
Baykal, yillarin kurt politikacisidir. Simdiye kadar tanidigim politikacilar icinde degerleri en zayif olanlardan biridir. Bunu video görüntülerinin gercek oldugu anlaminda söylemiyorum. Olabilir de olmayabilir de. Beni de ilgilendirmiyor. Baykal, bu mazlum durumunu sonuna kadar kullanacaktir. Ve bundan maksimum faydayi saglayip tekrar partinin basina dönecektir. Zaten istifa ederken "bu kisisel bir tutumdur, partinin tutumunu görecegiz" seklindeki sözleri de aslinda tekrar geri dönecegini gösteriyor. Hatirlayanlar olur, daha önce de istifa etmisti, tekrar döndü. Ayni seyi yapiyor.

Baykal'in durumundan aci olan CHP'nin durumudur. CHP'de sosyal demokrat birakmadilar, hepsinin partiden attilar yada bir sekilde uzaklatirdilar. Baykal'in kulu gibi hizmet yapan, kendi düsünceleri bile olmayan, sosyal demokrasi ile ne kadar ilgileri oldugunu bile anlamadigim Mustafa Ozyürek, Mehmet Sevigen gibi adamlarla koltuklari doldurdular. Ne Ercan Karakas biraktilar, ne Fikri Saglar, ne Mustafa Kul, ne de demokrasiyi savunan herhangi birisini. Zaten Baykal'in ekibi eskiden de böyleydi. Hicbir degerleri yoktu ve inanilmaz kavgacilardi. Erdal Inönü'yü devirebilmek icin 6 ayda bir olaganüstü genel kurulun toplanmasini saglarlar, secimde sandalyeler havalarda ucusur, hep kavga, hep gürültü, bir türlü de secimi kazanamazlardi. Inönü bu adamlarin sirretliginden bikti da birakti politikayi.

Kimse süphe etmesin. Baykal en kisa zamanda tekrar CHP'nin basina gelecektir. Cünkü artik CHP'de CHP'nin basina gecebilecek ve bu isi götürebilecek adam kalmadi.

samlihafiz
11-05-2010, 02:32
Sayın Baykal ve ona inanmış arkadaşlar adına üzüldüm. Keşke böyle olmasaydı.

Her hadiseye hüsn-ü zanla bakmaya gayret eden biri olarak, görüntülerin montaj olduğuna inanıyorum. Gerçekse bile, her kul hata yapabilir hatasız kimse olmaz. Asıl üzücü olan, değer verilen birisinin sevenlerinin gönlünde buruk acı bırakarak ayrılmasıdır.

Allahtan ona ve ailesi icin dua edicem. (pamaklarım kırık olduğundan fazla yazamıyorum.)

postal
11-05-2010, 06:04
Tamam,yetişkin insanlarn cinsel hayatları kendilerine aittir,özeldir,ama ;Yapılacak bir genel seçimde,CHP liler vatandaşa,''Oyunu bir çuval kömüre satma''dediğinde vatandaş demezmi''Oyumu size vereyimde,metresiniz,dostunuz,jigolonuz meclisemi girsin''.Hani OY kutsaldı,namustu.Şimdi bir şekilde oyları metrese giden vatandaşların hakkı ne olacak?
Hüseyin Üzmez olayında dinci basını kınamadıkmı,yeteri kadar lanetlemiyorlar diye.Yandaşları onu mazur göstermek için her türlü kıvırmazlarmıydı.Şimdi bakıyorumda Deniz efendiyi aklamak uğruna bir sürü bahane.Erbakanın bir zamanlar dediği gibi''Montaj,Düzmece v.s''
Ama ne yapılırsa yapılsın,ortada koca bir pislik var.Bir türlü örtülmüyor.Evli bir adam,evli bir kadın ve sex.
Büyük Atamızın temelini attığı Meclisimize,yine onun kurduğu bir parti vasıtasıyla metresini milletvekili yap,sonrada mağdurları oyna.
Bence Deniz Baykal sadece CHP nin önünde değil Türkiyenin önünde bir engeldi.Onun verdiği zararı RTE bile veremiyordu.Aydınlığın,laikliğin,çağdaşlığın,Atatü rkçülüğün önünde bir engeldi.Solculuğun,sosyal demokratlığın oksijenini kesiyordu.
Gitti ya,artık gelecek gözüme daha aydınlık,solculuk,sosyaldemokratlık daha güçlü ,Türkiye daha parlak görünüyor.

Çok mutluyum,kaç seçimdir üzülerek MHP ye oy veriyordum.Bundan böyle babamın,Atamın partisine oy vereceğim..
Saygılar...

barudi
11-05-2010, 08:03
:) alın size türk siyaseti :)

daha önce bir başlıkta yazmıştım siyasetin ne demek olduğunu; siyaset demek insanların birbirine karşı düşmesi, kin nefret duygularının etkinleştirmesi, karşı görüş hakkında sürekli kötü konuşarak kalp kırma, koltuk sevdası yüzünden vatandaşlarını haklarını gasp etme vs. vs.. hainliğe kadar gider.

aynı olay tayyip açısından olsaydı eminim buradaki ateist arkadaşlar şüphe bile etmeden inanırdı :)

tuhaf olan kasedin çekilmiş olması madem kaçamak yapıyorsun neden arkada delil bırakıyorsun veya bıraktırıyorsun, hadi gizli çekildi diyelim öyleyse sen daha sana en yakın olan insanları tanımıyorsun nasıl yöneteceksin koskoca ülkeyi diye sorulmaz mı adama?

istifanın da formaliteden olduğunu düşünüyorum, bu yüzsüz adam yine aday olup başkan seçilir kaldığı yerden devam eder, amaç ortalığı biraz olsun sakinleştirmek..

beceremiyorsun işte siyaseti ne yapsan elinde kalıyor mazin istifalarla dolu, çek elini artık da git... atanın izinden....

birde çıkmış haneye tecavüzden bahsediyor carttan curttan bahsediyor, senin ki haneye tecavüz ise aczmendi liderinin evine yapılan baskın neydi?

sevenleri kusura bakmasın ama sinir oluyorum bu adama bu kadar yanar döner bir siyaset adamı görmemiştim..

naper
11-05-2010, 10:51
8 yıl önceki kaset umarım tayyipin CHP oyları ile affedilip meclise girmesi sürecinde de kullanılmamıştır.
:confused:

ferzan
11-05-2010, 11:40
Deniz Baykal hakkında böyle bir kaset olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Bu özel meselesidir.

Asıl sorulması gereken böyle bir kaset varsa buradaki hatunun milletvekili yaptırılmış olmasıdır.

İkincisi ise , hükümetin timsah gözyaşları ve samimiyetsiz olduklarını idda ederken Fettullahın samimiyetine inanıp nerdeyse teşekkür etmiş olması.

Oysaki çok iyi biliyor ki artık herkes .Tüm bu gelişen olaylar Amerikanın Türkiyedeki vatanseverleri , ulusalcıları tasfiye planıdır. Bunun için de taşeron kullanır .Amerikanın taşeronlarından biri fettullah diğeri AKP hükümetidir.

AKP ye inanmayıp, onların ağababasının samimiyetine inanmak nasıl değerlendirilmelidir?

sargon
11-05-2010, 12:02
Baykal'in Pensilvanya'ya mesaj göndererek istifa etmesi, bu istifanin aslinda politik bir manevra oldugunu gösterir, baska aciklama bulamiyorum. Yakinda Baykal hidayete ererse buna da hic sasirmam. Cünkü ne ekonomik, ne siyasal ne de sosyal bir projesi yoktur. Ama delege pazarliklari, oyunlar tezgahlamak, siyasi manevralar yapmak vb.de üstüne yoktur. Ortada ciddi bir proje olmayinca, politika olmayinca ne yapacaksin, bir ordunun arkasina gecersin, bir Fethullah'in, biraz ordan biraz burdan isi götürmeye calisirsin. Baykal'in hicbir aciliminda samimi oldugunu ve bir genel politikaya bagli oldugunu sanmiyorum. Hepsi anlik manevralar. Tam bir pragmatizm.

saroz
11-05-2010, 12:43
Baykal'in Pensilvanya'ya mesaj göndererek istifa etmesi, bu istifanin aslinda politik bir manevra oldugunu gösterir, baska aciklama bulamiyorum. Yakinda Baykal hidayete ererse buna da hic sasirmam. Cünkü ne ekonomik, ne siyasal ne de sosyal bir projesi yoktur. Ama delege pazarliklari, oyunlar tezgahlamak, siyasi manevralar yapmak vb.de üstüne yoktur. Ortada ciddi bir proje olmayinca, politika olmayinca ne yapacaksin, bir ordunun arkasina gecersin, bir Fethullah'in, biraz ordan biraz burdan isi götürmeye calisirsin. Baykal'in hicbir aciliminda samimi oldugunu ve bir genel politikaya bagli oldugunu sanmiyorum. Hepsi anlik manevralar. Tam bir pragmatizm.


Çok yerinde ve doğru değerlendirmeler sevgili Sargon. Deniz Baykal'ın siyasetini anlamak yazdıklarını okuyunca daha kolay oluyor.

Sanırım Ana Britannica isimli ansiklopedide hizipçilik başlıklı konuya örnek siysetçi olarak Deniz Baykal anlatılmıştı.

Aslında Ecevit dahil kendine sosyal demokrat diyen liderlerin, avrupa sosyal demokrasi anlayışı ile alakaları yok.

Çünkü;

1) Laik değiller. Ecevit ve Baykal ikilisi Fetullah gülen isimli şahsa sıcak mesajlar yollamışlar.
Laik bir ülkede diyanet işleri gibi devlete ait bir kurum olamaz. Üstelik bu kurum İslam dininin sünni kanadının despotça propagandasını yapamaz, yaptırılmamalıdır.
Yurdum sosyal demokrat liderlerinin bu konuda tek bir itirazlarını duymadık çok şükür :)

2) Demokrasi anlayışları askeri hiyerarşinin bir adım ötesine geçmeyen, sivil toplum örgütlerini bırakın geliştirmeyi, varlıklarına tahammül edemeyen bir anlayışa sahipler.

3) Ülkemizde savundukları, emekçilerden yana tek bir sosyal talepleri yoktur. Laiklik, Kıbrıs ve kürt ulusal sorunu dışında bir fikirlerini, projelerini veya ilkelerini göremezsiniz.

Deniz Baykal bu siyasetçiler içinde Sargon'un belirttiği gibi en omurgasız, ilkesiz olanıdır.

Sonuç olarak ülkemizin muhalefet partisi CHP muhalefet anlayışı bu tarz sosyal demokrasi değildir. Akp nin 8 yıllık icraatlarına bakarsak CHP tek bir tanesine itiraz etmeyecektir. Kadrolaşma hariç tabiiki :)

errata
11-05-2010, 13:36
Türkiye sosyal demokratlığı ile Almanya'nın, Fransa'nın veya Japon'yanın s. demokratlığı elbetteki son derece farklıdır. Avrupa hıristiyanlık gibi çok eski bir kültürden besleniyor. Bugün Türkiye dışına çıktığınızda "kendi vatandaşlarınızla dolaşmayı bırakıp", biraz okumuş etmiş hıristiyan kültürden insanlarla diyalog kurmaya çalışırsanız dediğimi anlayacaksınız.

İnsan olarak birçok ortak noktamız olmasına rağmen nasıl ki katı bir yahudinin kendini diğer insanların efendisi gibi görmesi gerçeği var ise nasıl ki inancını sizinle tartışmıyorsa nasıl ki tüm siyasetini bu fikirlerin üstüne bina ediyorsa hıristiyan kültürü de bu kültüre mensup insanlarda, "ötekilere" karşı farklı bir bakış açısı yaratıyor. Bu, başkaya ve diğere bakış açısının doğal getirisi olarak kavramlarda algılayışın farklı olması gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Bu "kültür etkisi" kavramının Türkiye için ne ifade ettiğini belirtmemize gerek yok sanırım.

İlle genelleme yapmak gerekiyorsa "biz kandırılmaya en müsait toplumuz" zira bunun için en müsait iklimlerde, kültürlerde yaşadık, yaşıyoruz. Siz bugün Norveç'te bırakın adam kandırmayı, birine onun istemediği hiçbir şeyi yaptıramazsınız. Adamın katı kuralları ve yaşam gerçekleri var. Yiyorsa kurallara uyma, soğukta geberir gidersin kimsenin umrunda olmaz. Adamın olaylara senin gibi bakmadığı ortada. Bugün ekvatora yakın ülkelerde, iklimi tropik özellik gösteren her yerde aynı sorun var. Sorun çok temel ve basit aslında. Hayatta kalma savaşını kim daha uzun ve zorlu veriyorsa o etkili oluyor, olacak. Zira bu bir evrimse, yatıp etini yumuşatan değil, koşup doğayla, diğerleriyle savaş gücünü koruyan adam kazanacak.

Deniz Baykal yaptığı işe kendini kaptırabilen değerli bir oyuncu. Bunu veda konuşmasının garip açık kapısı Fethullah Gülen mesajından da anlayabiliriz. Bir şekilde %99' u İslam olduğu iddia edilen bir topluma, kanserleşmiş din ideolojisi tabanlı örgütleri karşınıza alarak sosyal demokratlık, solculuk yapamazsınız, mümkün değil. Bunu yapanların hepsi öldü. Bugün Türkiye işçilerinin, işçi partilerinin içinden çıkamadığı konuda bu değil midir zaten? Ne olacak her daim "Allah" diyen kazanacak. "Yahu adam Allah diyor, bizi kandırmaz, bizdendir." Seks kasediyle istifa eden adam elbette veda konuşmasında Fethullah Gülen'e göz kırpacak. Ne yapacak? Aklanmanın başka yolu kaldı mı?

saygıyla.

saroz
11-05-2010, 13:48
Sayın Shibumi, Ülkenin %99'u müslüman diye dincilere göz kırpan siyaset, laiklik sözcüğünü de ağzına almayacak.

Ülkenin % 99'u sağ partilere oy veriyor diye sol ve sosyal siyasetten bahsetmeyecek.

Böyle bir mantık olabilirmi?

Ülkesinde yaşayan insanların ekonomik ve sosyal gelişimi için doğru olan ne ise onu savunmak zorundadır.
Savunduğu değerlerin tam karşısında duran insanlara selam göndermek hangi ilkeye sığar?

errata
11-05-2010, 14:41
Değerli saroz, aslında bu konuda hemfikiriz.

Benim ayrıca anlatmak istediğim, Türkiye siyasi arenasının ekseninin kaymış durumda olduğudur. Yani ortada gerçek bir siyaset ortamı olmadığını anlatmak istiyorum. Yalnızca belli kamplardan sürekli yönlendirilen, yönetilen bir halk iradesi var. Bu, siyaset dışı gibi görünen belli islami medyaca fütursuzca ortaya konurken artık iş kirli oyunlara kadar vardı. Bu ortamda Deniz Baykal seks kasedi garipliğini halk vicdanında nasıl temize çıkarmalı? Düşünsenize belki son otuz yılda yapılan yolsuzluğun %80'i bu hükümet tarafından insanların gözüne baka baka yapılırken bile hala siyasi ibreler AKP'nin oylarının arttığını gösteriyor.

Oyunu kim nereden kurguluyorsa belli dönem oyunun ismine "komplo teorisi" dedirterek zamanını iyi değerlendirdi ve iyi bir kurgusal ortam yarattı. Şimdi en usta siyasetçiler bile neyin gerçek neyin sahte olabileceği konusunda çıkmaza saplanıyor. Bundan sonra yapılacak şey ise "sahte rejim bezirganlarını" birbir kirli lekelerle kenara almak ve halkın AKP ve bu türden zihniyete daha da destek vermesini sağlayarak rejimi birilerinin istediği ılımlı, dost canlısı, müttefikliğe yakışır hale getirmek.

saygıyla.

sargon
11-05-2010, 14:51
Shibumi, sana katilmiyorum. Bu argümanlar Türkiye'yi ifade etmiyor. Sadece Türkiye'nin merkezci düsüncesini ifade ediyor. Buna göre Türkiye geri bir ülkedir, kandirilmaya aciktir, bu yüzden de demokrasi olamaz. Aslinda görülen sey ayni, ama aciklama yanlis.

Türkiye bir imparatorluk bürokrasisi devralmistir ve merkezdeki bürokrasi geleneksel güctür. Halki ve diger tüm toplumsal varligi kücümser, onlari sürü olarak görür, onlarin üstündedir. Bu bürokratik kastlasmaya tepki veren kesimleri ise geri, kandirilmaya acik ve demokrasiye laik olmayanlar olarak niteler.

Türkiye'de solculuk, devlet bürokrasisinin bu elit karakterini ve ona tepki veren merkezin disindaki yapiyi görmedigi icin merkezci olmustur, egemenleri desteklerler, toplumun alt kesimlerini degil. Alt kesimler de dogal olarak kendilerine daha yakin duran islamci-ümmetci kesimlerin eline kalmistir. Toplumu kazanmak istiyorsaniz, dine sarilmak yerine, su devlet merkezi ile iliskinizi kesin de, halki dinleyin.

Khan
11-05-2010, 15:40
Sargon, işte demokrasinin en berbat yönüde bu. Demokrasi akılsız bir ülkeye uygulanamaz zaten. Uygulanınca sonuçlarını görüyoruz zaten.

errata
11-05-2010, 16:08
Sorun, demokrasinin buralarda güneşi daha dik alıyoruz diye "uygulanamaz" olması değil, toplum bilincinin idare edenler tarafından sürekli baskılanması ve bu yapılırken dinin, coğrafyanın kullanılması ve yoğun olarak birey bilincini ortadan kaldırma politikaları (cemaat, kabile, ocak). Bugün Avrupa'da yaşayan insanlar bilir ki, her ülkede yeniden inşa edilmiş şehirler vardır. Zira insanlar o şehirleri önce savaşla yıktılar, insanlık bir süre yerlerde süründü ve şimdi bizim gibi toplumlara insanlık dersi satabilecek bir bilince ulaştılar. Çünkü kendi yönetimleri için neyin gerektiğini kestirebiliyorlardı. Test ettiler, uyguladılar ve başarılı oldular. Biz bunları hiçbir zaman yaşamadık ve bilinç seviyemizin ne durumda olduğunu Türkiye'nin günlük uğraşlarına bakarak rahatlıkla anlayabiliriz. Türkiye'nin ilerici kesimi de bu ülkenin vatandaşı olduğuna göre ve bir türlü o hep istediği noktada halka hizmet götüremediğine göre demek ki solcumuz dan yobazımıza kadar bir bilinç, demokrasi tutkusu eksikliğimiz var. Ki gericiliğin her an övüldüğü bir toplumdan bunun tersi beklenemezdi.

Geçen seçimlerde herkes hatırlayacaktır, bir beldenin bir sol parti mücadelesi sayesinde türlü haklara sahip olduğunu okuduk, sonuç olarak parti belde seçimlerinde o beldeden çok büyük oy alması gerekirken beldenin %96'sı sol partiye oy vermemişti. Neden?

saygıyla.

saroz
11-05-2010, 17:33
Avrupaya göre demokrasi geleneğimiz elbette zayıf. Ancak bu halk, şeyh bedrettin'i, Pir sultan Abdal'ı, Babet'i vb. otoriteye can pahasına karşı koyan, arkasında onbinlerce insanı sürükleyebilen liderleri yarattı.

Geleneği, eğitimi, kültürü ne olursa olsun, halk'a insanca yaşayacak ekonomik ve siyasal koşulları sağlarsanız (anlatır ve pratiğinizle güven verebilirseniz), sizi anlar ve can pahasına destek olur.

Halklar bunu defalarca kanıtladı. Halk bir hareketi terkettiyse ya o harekete güveni kalmamıştır, ya da egemenlerin zulmünden bezmiş, özgüvenini kaybetmiştir.

Bu halk adam olmaz, bu memlekette birşey düzelmez diyenler, halkı tanımayanlardır.

Size bir güvensinler bakın neler oluyor? Ne ordular ne yasalar sizi durduramaz.

Sorun halkta değil, güven vermeyen siyasal yapılardadır.

Khan
11-05-2010, 18:17
Elbette sorun payı siyasal yapılardada vardır. Ancak şuanda Türkiye'de ki en büyük problem halktan gelmektedir. Halkın kandırılmasıda genellikle din ile oluyor. Örneğin şuanda Adalet ve Kalkınma Partisine oy verilmesinin temel sebebi nedir sizce? Belki de dini kullanarak insanların beyinlerini yıkamasıdır. Ayrıca genelliklede yoksul kişiler AK Parti'yi savunmaktadır. Örneğin evimizdeki temizlikçi AKP'lidir ve hiçbir şeyden haberi yoktur. Aslında AKP, onları dahada cehenneme itecek bir partidir. Ancak AK Parti'ye oy verenlerin çoğunluğu siyasetten habersiz, ilkelerden habersizdir. Bu yüzden halk bilinçsizdir. Halkın sadece dini önde görmesi büyük bir sorundur. Bu adamlara istediğiniz güveni vermeye çalışın, ''EGEMENLİK ALLAH'TADIR'' demedikçe size oy vermeyeceklerdir.

errata
13-05-2010, 15:08
Değerli saroz, bahsettiğimiz mevzunun düğümlenme noktası burasıdır. Örnek isyanlar "din" inancını kendilerine temel almış, ideolojiyi din temeline, eksenine göre geliştirmiş isyanlar. Ve çoğunluğu gerici unsurların isyanıdır. Seneler boyu teba olmaya, ırgat olmaya alışmış insanları, yönetenlere isyan etmeye "allah" demeden nasıl ikna edeceksiniz ki? Bu ülkenin resmi kuruluş/kurtuluş tarihinde bile halkın dindarlığı ve bu dindarlığın kullanılarak halktan nasıl destek toplanacağına dair onlarca yazılı belge vardır. Kurtuluş savaşından önce sürekli allaha temas eden Mustafa Kemal, cumhuriyet kurulduktan sonra neden "biz gökten indiği düşünülen kitaplarla değil müspet ilimle işimizi görürüz." demiştir. Zira halkın gözünde yaptığınız işin bir "dini" yoksa ya da sizi "inançsız" biliyorlarsa kimseden bir şey beklemeyin. Belki "allah rızası için" yaşamanıza izin verilir o kadar, o da bir şeye bulaşmadan kıçınızın üstüne oturacaksanız! Şu anda değişen bir şey yok. Zira değişmesi için doksan senede kimse hiçbir şey yapmadı. Yapmaya çalışanlar garibanlaştırıldı, asıldı, depolitize edildi, sınır dışı edilip vatansızlaştırıldı.

Bunları anlatıp söyleyebilmem için benim allame-i cihan olmam ya da halk adamı olmam gerekmez, düşünce ve fikir insanı olmam yeterlidir. Bu böyle olsa da izah edeyim. Ben aşırı sol partilerin içlerinde de bulundum, ortanın solu partiler için seçim çalışması da yaptım, hükümete katı muhalif derneklerde görevler de yaptım. Halkın ne olduğunu ya da olmadığını çok daha iyi bildiğini düşünen varsa tartışmaya da hazırım. Bütün bunların içerisinde bile olmasam tahlil yapabilmek için Neyzen'in de dediği gibi "yumurtanın nasıl imal olduğunu bilmem için yumurtlamam gerekmiyor." Benim onlarca arkadaşım yalnızca hükümete muhalif el ilanı basıp dağıtmaktan içeri alındı, işkence gördü, dövüldü. Ben bunlar olurken müthiş Mao'cu, Marksist grupların oy toplamak için nasıl kuran tefsir ettirdiklerini de bilirim, genç genç bebelerin kültür merkezlerinden pkk, dhkp-c kamplarına uzanan yolculuğunu da.

Vesselam; Fethullah Gülen, CIA, CIA güdümlü AKP ve iş adamlarının domine ettiği tümüyle dışarıya bağımlı bir siyaset ortamında bugün öncelikli yapılması gereken, halkı oluşturan unsurun yani birey bilincinin "sorgulayarak düşünmeye" açık olacak, "allahın kulu" olana değil doğru "yönetecek" olana oy vermeyi öğrenecek şekilde geliştirilmesidir. Birey bilincini özgürleştirip düşünceye itmek bu sol siyaset, mücadele ile mümkün değildir. Elbette siyasetin her zaman kirli bir yönü olacak, herkesin insani amaçlara uygun hareket etmesi beklenemez, fakat bataklığın içerisinde de bataklığı kurutmadan gül bahçesi oluşturulmaz. Bataklığı da kalıcı olarak kurutmanın tek yolu önce birey bilincinde sonra özgür bireyin desteğinde siyasal devrimdir. Karbon kopya ideolojilerle, al buradan oraya yapıştır "inançlarla" değil, tamamen kendine özgün, özgürlükçü, insana yönelik, insanla barışık bir devrim.

saygıyla.

sargon
13-05-2010, 16:49
Türkiye'deki merkezi devlet ideolojisi halki cahil ve aptal sayarak ise basliyor. Bunun böyle ifade edilmesi gerekiyor, cünkü eger biz yillardir bu halka istedigimizi yaptik, onlar da bu yüzden bizden bu yüzden uzak duruyor diyemez. Kendisini bitirmek olurdu bu.

Merkezci devlet anlayisina göre, devlet merkezi sürekli reformlar yapmaya calismis ve buna gericiler engel olmaya calismis, cahil halki da dini kullanarak aldatmis ve pesine takmistir. Ama acaba bu gercegin kendisi midir?

Su anda AKP reformlar yapiyor, AB reformlari, Kürt acilimi, demokrasi acilimi vb. Bunlari nereye koyacagiz? Bunlara tepki verenler gerici, cahil halk mi, islamcilarin önderliginde birey olmamis sürüler mi; yoksa yüksek ögrenim görmüs, hali vakti yerinde, "birey" olma bilincine ulasmis, ama geleneksel devlet ideolojisini yasatmaya ve yeniden üretmeye calisan milliyetci ve cumhuriyetci kesimler mi? Tabii ki, ikincisi. Gerekceler bol, bunlara girmeye gerek yok. Temel argümana dönelim.

Bu catismanin baslangici Osmanli'ya gider. Halil Inalcik'a göre Osmanli'da iki temel sinif vardir. Askeri ve reaya sinifi. Askeri sinifi, devlet bürokrasisini icine alir. Askerler, ulema ve ilmiye sinifi bu kesime girer. Bunlardan ulema sinifi diger resmi siniflara göre göreli olarak bagimsiz sayilabilir. Bunlar devlet adamlaridir. Reaya ise devlete vergi ödeyen kesimlerdir. Aslinda bunlarin icinde de ciftciler, esnaf ve tüccarlar vardir. Bu iki temel sinif arasinda yasanan gerginlik Osmanlinin son döneminde acikca görülür. Reform girisimlerine karsi verilen ilk tepki Patrona Halil isyanidir. Bu isyanda yeralanlar reform girisiminin zarar verdigi yeniceriler, esnaf ve kismen de ulemadir. Bu iki taraftanbirisi iktidar digeri muhalefettir. Sonraki yillarda bu kesimler asagi yukari ayni kalir. Bir tarafta merkez temsilcileri vardir. Askerler, devlet görevlileri ve ulemanin bir kismi merkez safindadir. Diger tarafta da esraf, köylüler, ulemanin bir kismi yer alir hep.

Osmanli bürokrasisi, Cumhuriyete evrilir. Ancak iktidar muhalefet yada merkez/cevre iliskisi degismez. Yine bir tarafta devlet siniflari yer alir, karsi tarafta genis bir kitle tabani olan siniflar. Ittihat Terakki, CHF, sonra CHP devlet siniflarinin partisi olur. Buna karsi cikan muhalafet partileri de karsi kesimin. Bu catismada din, ideoloji gibi seyler de yogun sekilde kullanilir. Din ve milliyetcilik temel iki ideolojik argümandir. Her iki taraf ta bu argümanlari yogun sekilde kullanir. Ama aslolan ortada yasanan sinifsal catismadir. Bu sinif catismasi sanildigi gibi isci sinifi ile pek bir ilgisi yoktur. Geleneksel olarak muhalif cevrenin basini esraf cekerdi. Osmanli esrafi artik daha da büyüyüp güclenmistir. Merkezi devlet yapisinin hegemonyasina tepki veren genis kesimler bu catismada esrafliktan cikip dönüsen burjuva güclere destek veriyorlar.

Sorun aptal ve cahil olmak degildir. Din ile milliyetciligin aptal ve cahil olma acisindan benim icin farki yoktur. Her ikisi de bir ideolojidir ve bunlar sürekli kullanilagelir. Cehalet ise ikisi de ayni cehalet.

Deniz Baykal icin söyledigim sey gerceklesiyor. Gördügünüz gibi bunun bir manevra oldugu ortaya cikti. Ancak Baykal icin zor olan su ki, ipini cekmeye calisanlar AKP'nin degil, merkezin adamlari imis. Baykal'i uzaklastirip, CHP'yi yeni bir liderle pazarlamaya calisanlar basarili olabilecekler mi? Bence cok zor. Baykal onlarin hakkindan gelir. Partide bir temizlik daha yapar. Pensilvanya'ya göz kirpmasi bosuna degil. Baykal'i harcamaya calisanlar harcanacak, yerine de Gülen destekcileri gelecek. Demedi demeyin :)

Sangre
13-05-2010, 17:52
Sargon güzel şeyler yazmış, duygularıma tercüman olmuş :)

Söylediklerine ben de katılıyorum.

breymin
13-05-2010, 20:15
Ben cocukken umut Karaoglandi daha sonra baskalari cikdi ve aradan onyillar gecdi hala umut sahislar (kisiler)sunu pratikde ögrendimki ne aliler nede veliler hicbirsey degistiremez eger türk halki o zengin corafyanin tadini cikara cikara yasamak istiyorsa sistemde deyisikliyin pesine düsmeli bunada hemen simdi baslamali,yarin ,öbürgün,bunlar bos is,,hemen simdi,,yoksa böyle akdenizin egenin tadini akilci toplumlar gelir cikarir,,saygilar

cyrano
14-05-2010, 17:56
Merhaba,

Milletvekili olduğu için Ergenekon dümeniyle Silivri'ye gönderilemeyen Baykal'ın, "evine gönderilmesi" için kaset çıkartanların; Baykal, koltuğu seven bir lider olduğu ve parti teşkilatını kendisi seçtiği için, "bak işte beni bırakmıyorlar" mazereti ile bu skandaldan sıyrılıp geri döneceğini ve bunun CHP ve Atatürkçüleri AKP karşısında zayıf düşüreceğini planladıklarını anlamak zor değil. Zira Baykal, ne ilişkisini sahipleniyor, ne de yalanlıyor. İstifa ediyor ama kapıyı açık bırakıp teşkilata göz kırpıyor.

Halkın gözünde kaset skandalıyla alınan bu yara, ciddi ve ahlaki bir yaradır.
Zaten Baykal'a rağmen partiye oy verenlerin bu skandalın ardından başka partilere
kaymasının önüne, ancak Kılıçdaroğlu veya Muharrem İnce gibi sicili çok temiz yeni bir
liderle tazelenmesiyle geçilebilir. CHP değerleri hiçbir şahsın tekelinde değildir. Atatürk
ilkeleri olarak tarif edilebilecek bu ilkeleri hakkıyla savunabilecek bir kadro partide vardır.
Avrupa ve ABD'de, toplumun insan hakları çerçevesinde daha hoşgörülü bir ahlaki
değer algılaması olduğu örneklerle anlaşılsa da, gelenek ve törelerine düşkün ülkemizde
"aldatma" bir cinayet sebebi bile olmaktadır.

Burası Türkiye. Kendilerine "biz AK'ız, onlar kara diyen, eşini aldatana mağdur denemez" diyenler, Baykal'ı inadına geri dönmeye kışkırtma amacında. Böylece azalan oy oranlarını yeniden artırmak ve iktidarlarını sürdürmek istiyorlar. Berlusconi'ye bakıp Baykal'ı savunmak, hem CHP'yi bitirir, hem de AKP'nin hedeflerine ulaşmasını sağlar. Lütfen parti teşkilatı ve delegeler, kendilerini oraya seçen liderlerine vefa borcunu "geri dön" diye öderken, ülkeyi ne büyük bir felakete sürüklediklerini göz ardı etmesinler. Gürsel Tekin dün gece bir TV programında bu geri dön oranını %100 olarak ifade etti!.

Bu totaliter tavır CHP için utanılacak bir durumdur. CHP bir cemaat veya çete midir? Cemaat Halk Partisi ile mevcut iktidara alternatif olunamaz ki.
CHP bu vakada iyice göze batan bu statükocu ve tutucu çizgisi ile oy oranını
asla artıramaz.

Sayın Baykal, Necati Doğru'nun söylediği gibi Toroslar'a inzivaya çekilsin ve bence böyle bir ahlaki skandala sebep olarak ülkesi ve partisine bu dönemde nasıl bir zarar verdiğini düşünsün. Serdar Mutlu, Güngör Mengi ve Can Ataklı gibi bazı yazarlar da bu gerçeğin farkında ve uyarılarını sürekli yapıyor. Ülkesini seven herkes acilen bu gerçeği görmeli.

Her gün bir tezgahla aydınların içeri atıldığı ülkemizde Baykal, başına bunların
gelebileceğini göremeyecek kadar gözü dönmüş müydü? Bu komploya nasıl malzeme olarak fırsat verdi?

Neden hala "ben artık yokum" diye kesin olarak konuşmuyor? kendisi halka bir de özür borçludur. Lütfen kamuoyuna karşı açık ve net olsun. Aldatma gerçekse kesin istifa etsin ve geri dönmesin, değilse zaten neden istifa etti ki? Bu halk ister beğenelim ister beğenmeyelim kaset hazırlayan rontgencileri değil, eşini aldatmayı affetmez.

CHP teşkilatı "Partiyi bugünlere biz ve Baykal getirdik. Halk da kim oluyor
ne yapacağımızı biz biliriz. Gün Baykal'a sahip çıkma günüdür" demeyi acilen
bırakmalı ve onurlu mücadeleside yoluna dürüst, siyasi rant peşinde koşmayan
lekesiz Gandi Kemal ile devam etmelidir.

Saygılarımla.

basitrasin
15-05-2010, 10:01
Herkese Selam.
Bence, bu kaset skandalını CHP'nin içinden birileri planlamış olmalı.
Aslında bu olayı kimin tezgahladığının pekte önemi yok.
Sol bir parti dahi olmayan, Ergenekon avukatı, parti içi demokrasiden yoksun, 1930'larda takılıp kalmış bir CHP'nin ne yapacağı beni çok fazla ilgilendirmiyor.
Ben yeni kurulan, sol çizgide olduğunu gördüğüm, Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin yükseleceğini düşünüyor ve destekliyorum.
edp.org.tr (http://www.edp.org.tr/index.php)

Saygılarımla.

hako
15-05-2010, 15:26
Ahmaklık CHP'nin gençlik kollarına da sirayet etmiş halde.
Hala inadına Baykal diyen gençler "ya sen buraya ya biz oraya" diye slogan atarak defolu genel başkanımızı yeniden , ve bilmem kaçıncı kez tepemize getirmekte israrlılar.

Bir yandan da yine aynı şeyleri duyuyoruz.
CHP SOL değilmiş, yok solun adresi başkaymış, CHP Ergenekon'un avukatıymış.

Ergenekon dediğiniz şeyin kapsama alanına kimlerin girdiği, , etkin biçimde muhalif olmanın, hükümetin yanlışlarını görmenin ve haykırmanın, Atatürk'ün yolundan yürümenin Ergenekoncu olmaya yettiği zaten ortada değil mi ?
Balbay , Özkan , Haberal ,Cihaner, genç teğmenler, aydınlık dergisi çalışanları, neden 10'larca aydır tutuklular ? Bu insanların hakkını avukatları savunamıyor. Öyleyse kim savunacak ? AKEPEnin elindeki sınırsız gücü daha da hoyratça kullanmasına kim nasıl engel olacak ?

Sorun şu ki, karanlık güçler bir tarafta güzelce toplanmış , organize olmuş ve işi götürüyor. Fakat SOL düşünce hala bir çatı altında toplanmayı başarmaktan çok uzak. Mikro organizasyonlar yoluyla bölüne bölüne %1'lerde takılmaya ve birbirine çamur atmaya devam ediyor.

Bir CHPli olarak partinin Baykal yönetimi ile başaramadıklarını Gandi Kemal ile başarmasının da çok zor olduğunu biliyorum. Ama en azından oy oranını ve dolayısıyla ağırlığını arttıracağı meydanda. Fakat Baykal'ın geri dönmeyeceğini açık seçik ve adam gibi açıklamaması , hala kurultayda aday gösterilmesi olasılığı, karanlıği üzerimizden dağıtmak bir yana, daha da yoğunlaştırıyor.

insan_olmak
15-05-2010, 15:54
Bence Aydın kavramını da iyi anlaşılması gerekiyor

can yücel'in şu şiiri ne kadar da anlamlı

KİBAR HIRSIZIN TÜRKÜSÜ





Anamın ipiyle indim gökdelen damınızdan
Kelebek gibi girdim kelebek camınızdan
Taksinize mülkünüze dairenize...
Heceleyerek üzerinde ayak ve el uçlarımın
Belledim seyyarenizi ve kelimelerinizi...
Gözlerinize baktım, mukaddes ciltlerinize, büfelerinize
Vesairenize...
Şiir fenerimle de baktım, son çığlık!
Aşk yokmuş sizde beş paralık!
Gidiyorum ben boşçakallar
S..mışım ortalık yerinize
Kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık

Can Yücel

VraeL
16-05-2010, 00:41
Neyse kalktı gitti adam koltuğundan işte. ne olacaksa olsun artık.

Kalkmak demişken birde baykal'la ilgili şu video takıldı gözüme:
http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/29812/benimkini-kaldiracaksin

gematria
20-05-2010, 23:53
bence kemal kılıçdaroğlu sonuna kadar desteklenmeli akp nin en dişli ve dürüst rakibi konumunda sahip çıkalım yoksa bir daha asla böyle bir fırsat ele geçmeyebilir ... hergün hızla büyüyen facebook sayfasına davet ediyorum hepinizi

http://www.facebook.com/K.Kilicdaroglu?ref=ts

bu fırtınaya destek olmazsak türkiyemiz her geçen gün birazdaha yozlaşacaktır

insan_olmak
21-05-2010, 00:00
bence kemal kılıçdaroğlu sonuna kadar desteklenmeli akp nin en dişli ve dürüst rakibi konumunda sahip çıkalım yoksa bir daha asla böyle bir fırsat ele geçmeyebilir ... hergün hızla büyüyen facebook sayfasına davet ediyorum hepinizi

http://www.facebook.com/K.Kilicdaroglu?ref=ts

bu fırtınaya destek olmazsak türkiyemiz her geçen gün birazdaha yozlaşacaktır

Sayın gematria kendi adıma konuşursam CHP yine aynı CHPdir.

Ben ancak CHP'nin iktidar olması sonucunda CHP'i sol parti sanıp oy

verenlerin CHP'nin sol olmadığının farkına varıp gerçek sol partilere

yönelecek insanların olması açısından olumlu buluyorum.

Ayrıca Gericilere karşı bir ölçüde CHP'i desteklemek gerekiyor diye düşünüyorum.

saygılar

gematria
21-05-2010, 09:38
evet sevgili insan olmak türk solu ve hatta tüm anti akp liler her ne olursa olsun chp de bu seçim sürecinde birlik olmalıdır ... çünkü akp ile olan gidişat hiçbir partinin yapamayacağı kadar tehlikeli ve kötü bir gidişattır ...
ayrıca ben chp nin geçmiş te yaptığı hataları tekrardan yapmayacağına inanıyorum isa gök muharreem ince süheyl batum ve tabi kemal kılıçdaroğlu gibi isimler halkın taleplerini gerçekten dinleyen bilen bir politika yaratacaklardır .. bence artık bu aşamadan sonra sağcı solcu ayrımı yerine gerçekten halkçı özgürlükçü dürüst cemaat gibi kadrolaşmaya çalışmayan bir partiye ihtiyaç vardır türkiyede ... bu tarihi fırsatı kaçırmamayı diliyorum

ahmetaltan
21-05-2010, 09:51
"Çap" ve "Lider"

Bir siyasi harekette, elbette fikir, ideoloji, proje önemlidir. Ancak, kitleleri sürükleyip, peşine takacak "karizma" liderlere de ihtiyaç vardır.

Gandi Kemal 'in, bu yükü kaldırabileceği konusunda ciddi kuşkularım var. Hele hele çekim merkezi olarak Sarıgül gerçeği ortada dururken, Gandi Kemal in uzun soluklu başarı göstermesi hayaldir. Çünkü Gandi Kemal in bir sıkımlık barutu vardır. Ne "çap" lıdır, nede "Lider" karizması vardır.

CHP nin başarısı, gerçek "sol" değerlere dönmesinde ve militarizmin gölgesinden çıkmasında yatar. Statükocu ve devletçi görüntüsünün, geniş halk kitleleri üzerinde bıraktığı olumsuz havanın dağılması için, derhal ergenekon avukatlığından istifa edilerek, derin devlet, cunta ve illegal yapılara karşı tavır alınmakla mümkündür.
Elitist, halkın değerlerine yabancı siyasetçiler, sadece tuzu kuru ve belli kesimlerin oy kıskacında kalır.

Ordunun siyaset ve yargı üzerindeki manevi baskısını görüp, özgürlükçü ve bireye dayalı politikalarla geniç halk kitlelerine ulaşılabileceğinin anlaşılması gerekir.
Aksi takdirde, yine %20 lerde dolaşan ve asla iktidar alternatifi olmayan bir CHP yi izlemeye devam ederiz.

gematria
21-05-2010, 10:17
bir karizma terimidir gidiyor dün gece siyaset meydanında çok güzel açıklandı bu terim ... karizma bağırıp çağırmak yıkıp dökmek demek değildir çekicilik demektir ve bu özellikte kılıçdaroğlunda fazlasıyla mevcuttur halk onu kendilerinden ailelerinden biri olarak görmekte sevmekte güvenmekte ... devir bağırıp çağırma değil işleme çalışma devridir .. çığla büyüyen kılıçdaroğlu sevgisini görmezden gelenler %40 oy sonuçlarını görünce hüsrana uğrayacaklardır .. halk liderini yıllar sonra buldu ...

insan_olmak
21-05-2010, 10:31
bir karizma terimidir gidiyor dün gece siyaset meydanında çok güzel açıklandı bu terim ... karizma bağırıp çağırmak yıkıp dökmek demek değildir çekicilik demektir ve bu özellikte kılıçdaroğlunda fazlasıyla mevcuttur halk onu kendilerinden ailelerinden biri olarak görmekte sevmekte güvenmekte ... devir bağırıp çağırma değil işleme çalışma devridir .. çığla büyüyen kılıçdaroğlu sevgisini görmezden gelenler %40 oy sonuçlarını görünce hüsrana uğrayacaklardır .. halk liderini yıllar sonra buldu ...
Karizma konusunda katılıyorum.
İstanbul ve ankara'da oyları nasıl artırdı hepimiz gördük.
Aman seçimlere doğru bir dosya ile orataya çıksında uyuşmuş halkı uyarsın.Malum seçimlere daha var eğer Kılıçtaroğlu rüzgarı azalırsa halkı yeniden canlandırmak için bir uygulamaya ihtiyaç olacak.Bence seçimlere doğru bir yolsuzluk dosyasıyla ortaya çıkmalı

Saygılar

ALKA
18-06-2010, 12:31
"Çap" ve "Lider"

Bir siyasi harekette, elbette fikir, ideoloji, proje önemlidir. Ancak, kitleleri sürükleyip, peşine takacak "karizma" liderlere de ihtiyaç vardır.
Sürü psikolojisi ile hareket etmeye alismis, az bucuk karizma ile bile cabuk kandirilabilen bir ülkenin insanlari icin mükemmel bir örnek olarak zaten halihazirda Erdogan var. Sözüm Erdogan'in meclisinden disari ama hele hele milyonlari pesine takmis Adolf Hitler'in karizmasinin yanina hic bir politikaci istese bile ulasamaz.

Ayni beklentileri Kemal Kilicdaroglu'nun yerine getirmeyeceginden endise etmeniz zaten zihniyet anlayisinizi gösteriyor. Cünkü size göre insanlar liderler, gücsüzler güclüler tarafindan yönetilmelidir , cünkü sürü bunlar ve kendi kendilerini yönetemezler..Orta Dogu ve yakin cografyasi zihniyeti budur.

Demokrasi karizmali liderlerin pesine takilmak degildir.. Demokratik ve esitlikci bir ortamda, projeler, ideolojiler ve fikirler, karizmatik ve de Erdogan gibi son derece popularist liderlerden daha önemlidir. Türkiye hala bunu anlamadi. Hala bir kurtarici bekleyisi icindeler. Hala karizma sahibi, güclü ve arkasindan kosabilecekleri lider ariyorlar.

AB girmeden önce Erdogan'in bunu ögrenmesi gerek. Havasi ve cakasi sözde karizmasiyla birlikte Avrupa'da sökmeyecektir. Avrupalilar da öyle Suriye, Ürdün, Lübnan, Filistin halki gibi Erdogan'i kahraman ilan edip ardindan gitmez, daha ziyade koperatif davranan, sagduyulu ve uyumlu kisilikleri sever. Erdogan da kisilik olarak bundan cok uzak.

Bu anlamda Erdogan bir zahmet daha cok otorite ve güc sahibi olacagi ve kisisel doyum bulacagi Cumhurbaskanlik mevkisine sahip olsun, basbakanlik yerini ise Kemal Kilicdaroglu gibi uyumlu kisilere biraksin.

ulpian
18-06-2010, 12:39
Erdogan bir zahmez Cumhurbaskani olup yerine Kemal Kilicdaroglu gibilere biraksin.

Niye ki? :)



Erdoğan hakkındaki eleştirinize genel olarak katılmakla birlikte, bundan Kılıçdaroğlu'nun (daha) iyi bir başbakan olacağı çıkmaz.

saygılarımla

ALKA
19-06-2010, 13:23
Kizgin sözlerin ve öfkenin hitabet sanati oldugunu, halkini öfkelendirerek, korkutarak, birbirinin üstüne sürerek oy kazanmanin dogru oldugunu düsünen bu insandan umarim kurtulabiliriz. Neyi özledim biliyor musunuz gündemde siyasetin konusulmadigi, insanlarin karsi karsiya getirilmedigi, suclanmadigi, tek bir günü...bize sürekli bagiırmayan bir basbakani...Türkiye umarim bu kabustan kurtulur.

insan_olmak
19-06-2010, 13:25
Kizgin sözlerin ve öfkenin hitabet sanati oldugunu, halkini öfkelendirerek, korkutarak, birbirinin üstüne sürerek oy kazanmanin dogru oldugunu düsünen bu insandan umarim kurtulabiliriz. Neyi özledim biliyor musunuz gündemde siyasetin konusulmadigi, insanlarin karsi karsiya getirilmedigi, suclanmadigi, tek bir günü...bize sürekli bagiırmayan bir basbakani...Türkiye umarim bu kabustan kurtulur.
kesinlikle katılıyorum

saygılar

ALKA
23-06-2010, 04:59
kesinlikle katılıyorum

saygılar
Bilmiyorum, Türkiye'de yasamadigim icin ben mi böyle algiliyorum ama Türk Kanallarini acmamla kapatmam bir oluyor. Bir lider kültü almis basini gidiyor, partiler veya ideolojiler sanki futbol takimi tutarmis gibi suursuzca ama fanatik bir sekilde tutuluyor. Sagduyudan eser yok. En son "Tayyip Erdogan bizim icin adeta peygamber gibidir" diyen bir AKP yöneticisi gündeme girdi; hala aymadik meselenin önemine. Neredeyse bütün modern karizmatik diktatörlerin ortak özelligi "lider kültü" yaratmak. Ve bu lidere de secde etmek. Modern Türkiye'deki siyaset mi din mi oldugu belli degil, acaip bir sentez, buna "siyasi din" veya "dini siyasi"demek daha yerinde herhalde. Bu siyasi dinin dünyada en meshur örnekleri sanirim Hitler ve Stalin, Türkiye'deyse daha önce cogu yerde abartilmis bir Atatürk kültü vardi, simdi bir kült gidip yerine Erdogan kültü yerlesmis. Bu kültün gitmesi icin de simdi Kilicdaroglu kültü gelistiriliyor. Kelimenin Ingilizcesi aslinda cult of personality; yani sahsiyet kültü. Ben bu liderlik kültünü cok a-demokratik buluyorum. Nerede böyle bir lider kült yaratiliyor, orada demokrasiden eser kalmiyor. Burada bir de karizmatik liderlere bir dalkavukluk yapma olayi var.

"Cult of personalitiy" kavraminin mucidi aslinda Karl Marx. Karl Marx, Wilhelm Bloss'a yazdigi bir mektupta,

"Herhangi bir birey kültüne olan tiksintimden ötürü, 1. Enternasyonal'de benim değerimi fark eden ve beni sinirlendiren farklı ülkelerden gelmiş nutukları alenileştirmedim.Engels ve ben, Komünistlerin gizli örgütüne, ancak her türden otoriteye tapınmanın ortadan kaldırılması şartıyla katılmıştık."

Marx isin aslini dile getirmis, bu lider kultünün özünde otoriteye tapinma yatar. Otoritenin tapildigi yerde de, fasizm olur, diktatörlük olur, baska bir sey olur ama esitlikci bir demokrasi olmaz.

ALKA
23-06-2010, 05:33
Gandi Kemal 'in, bu yükü kaldırabileceği konusunda ciddi kuşkularım var. Hele hele çekim merkezi olarak Sarıgül gerçeği ortada dururken,

Cekilecek bir yük varsa tüm sol veya bir partinin tüm üyleri birlikte cekmeli, sadece bir kult cercevesi icine yerlestirilen, karizmatik oldugu icin otoritesine tapilan ve bu yüzden padisahmis gibi davranan bir kisi tasimamali. Kime göre karizmatik, neye göre karizmatik? Usema Bin Ladin'in de milyonlarca kisi icin son derece karizmatik oldugu görülüyorken..


Değişime fırsat vermek istiyoruz
Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP’nin mutlu bir Türkiye isteyen yurttaşlar için yeni bir umut olduğunu belirten Türkiye Değişim Hareketi lideri Mustafa Sarıgül, “CHP’ye koşulsuz destek vererek” parti kurmaktan vazgeçtiklerini söyledi
http://www.milliyet.com.tr/degisime-firsat-vermek-istiyoruz/siyaset/haberdetay/23.06.2010/1254231/default.htm