PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İsa Kutsal Yasa'yı değiştirmek için mi geldi?


insan_olmak
15-05-2010, 00:04
İsa Tevrat’ın Yasalarını değiştirmek için mi geldi?

Bugün elimizde bulunan İncil(Yeni Ahit) Tevrat’ın(Eski Ahit) üzerine kurulmuştur bir kitaptır.Tevrat’tan birçok alıntılar bulundurmaktadır.Hristiyan inancına göre kurtarıcı Mesih ile insanlar yasadan özgür kılınmıştır.
İsa’nın getirdiği yeni kurallar Yahudilerce büyük tepki toplamış sonunda onu ölüme kadar götürmüştür.
Bunu yapmalarının bir nedeni de Yahudilerin elinde bulunan kutsal kitap Tanrının değişmeyeceğini fikirlerinin de hep aynı kalacağını söylemektedir.


Tevrat’a göre Tarı Değişmez

6 "Ben RAB'bim, değişmem. Siz bunun için yok olmadınız, ey Yakup soyu!(Malaki 3:6)

11 Ama RAB'bin planları sonsuza dek sürer,
Yüreğindeki tasarılar kuşaktan kuşağa geçer.(Mezmur 33:11)

17Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan gelir(Yakup 1:17)



19 Tanrı insan değil ki,
Yalan söylesin;
İnsan soyundan değil ki,
Düşüncesini değiştirsin.
O söyler de yapmaz mı?
Söz verir de yerine getirmez mi?

(Çölde sayım 23:19)


Tanrı’nın planının değişmeyeceği dönmeyeceği yapmayacağı vurgulanmaktadır.

Hıristiyanlığın temellerini oluşturan Pavlos bu ayrıntıları görmüş olacak ki Yazdığı mektuplarda çoğu zaman yasadan nasıl özgür kalınabileceğini eski yasa’nın ne olduğunu vurgulamıştır.

İsa’da Pavlos gibi Kutsal yasa’nın yapısı konusunda çelişkiyi düşmüştür.

Kutsal kitap’a şu soruyu sorduğumuzda ‘’İsa Yasa’yı değiştirmek için mi geldi?
çelişkili bir cevap alıyoruz.

Ayetlere bakalım;



İsa Kutsal Yasa’yı değiştirmeye gelmedi



«Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.(Matta 5:17)

Bu ayette görüyoruz ki İsa eski peygamberlerin yasasını geçersiz kılmak için gelmediğini aksine tamamlamak için geldiğin söylüyor.

Şimdi de İsa’nın bunu ne kadar uyguladığına bakalım.



Kutsal Yasa’yı değiştirmiştir


Yine atalarımıza, `Yalan yere ant içme, ama Rab'e içtiğin antları tut' denildiğini duydunuz. Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin

(Matta 5:33-35)

Kutsal yasa antların tutulması gerektiğini söylüyor oysa İsa bu yasayı değiştirip hiç ant içilmemesi gerektiğini söylüyor.


«`Göze göz, dişe diş' denildiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.(Matta 5:38-39)


Yasa göze göz dişe diş demektedir ancak İsa bunun yerine kötülüğe karşı hiç direnilmemesi gerektiğini söylemektedir.

Gibi öğretilerle kutsal yasayı değiştirmiştir.Oysa İsa bizzat kendisi kutsal yasayı geçersiz kılmayacağını söylemektedir.Kutsal kitap ant içmeye onay verirken İsa’nın ant içmeyi yasaklaması geçersiz kılmak değil midir?Aynı şekilde yasa göze göz derken İsa Kötülüğe karşı direnmeyin diye değiştirmesi kutsal yasayı geçersiz kılmaz mı?
Elbette bunlar kutsal yasa’nın kurallarının değiştiğini gösterir.






Tevrat’tan Bazı uygulamalar

6-7 "Öz kardeşin, oğlun, kızın, sevdiğin karın ya da en yakın dostun seni gizlice ayartmaya çalışır, senin ve atalarının önceden bilmediğiniz, dünyanın bir ucundan öbür ucuna dek uzakta, yakında, çevrenizde yaşayan halkların ilahları için, 'Haydi gidelim, bu ilahlara tapalım' derse,


8 ona uymayacak, onu dinlemeyeceksin. Ona acımayacak, sevecenlik göstermeyecek, onu korumayacaksın.

9 Onu kesinlikle öldüreceksin. Onu önce sen, sonra bütün halk taşa tutsun.

10 Taşlayarak öldürün onu. Çünkü Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden sizi çıkaran Tanrınız RAB'den sizi saptırmaya çalıştı.

11 Böylece bütün İsrail bunu duyup korkacak. Bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.

12-13 "Tanrınız RAB'bin yaşamanız için size vereceği kentlerin birinde, içinizden kötü kişiler çıktığını ve, 'Haydi, bilmediğiniz başka ilahlara tapalım' diyerek kentlerinde yaşayan halkı saptırdıklarını duyarsanız,

14 araştıracak, inceleyecek, iyice soruşturacaksınız. Duyduklarınız gerçekse ve bu iğrenç olayın aranızda yapıldığı kanıtlanırsa,

15 o kentte yaşayanları kesinlikle kılıçtan geçireceksiniz. Kenti yok edip orada yaşayan bütün halkı ve hayvanları kılıçtan geçireceksiniz.

16 Yağmalanan malların tümünü toplayıp meydanın ortasına yığın. Kenti ve malları Tanrınız RAB'be tümden yakılan sunu olarak yakın. Kent sonsuza dek yıkıntı halinde bırakılacak. Yeniden onarılmayacak.

(Yasa’nın Tekrarı 13:6-16)




Tevrat’a göre tanrı’nın planlarının değişmeyeceğini tanrının fikrinin hep aynı kaldığını söylemiştik

6 "Ben RAB'bim, değişmem. Siz bunun için yok olmadınız, ey Yakup soyu!(Malaki 3:6)

11 Ama RAB'bin planları sonsuza dek sürer,
Yüreğindeki tasarılar kuşaktan kuşağa geçer.(Mezmur 33:11)

17Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan gelir(Yakup 1:17)



Bu hususa İsa’da dikkat çekmiş ve kutsal yasayı geçersiz kılmaya gelmediğini söylemiştir.
Bu söylemler karşısında Hıristiyanların farklı ilahlara tapınan ve onları da bu ilahlara çağıran yakınlarını kesinlikle öldürmesi gerekir çünkü İsa yasayı değiştirmeye gelmemiştir.







Domuz çatal tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız.(Yasa 14:8)

Kutsal yasa domuz’un kirli sayıldığını söyleyip etinin yenmeyeceğini dile getirir.Oysa kutsal yasa’yı geçersiz kılmak için gelmediğini söyleyen İsa bu konuda şöyle der:


11«İnsanı kirleten, ağzına giren değildir. Ağzından çıkandır insanı kirleten.»

(Matta 15:11)

Bu yapılan İsa’nın kendi söylediği ile çeliştiğini gösterir çünkü İsa kutsal yasa’yı değiştirmeye gelmedim derken yasayı değiştirmiştir.











Şabat Günü'nü Tutmayan Öldürülüyor

32 İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü odun toplayan birini buldular.

33 Odun toplarken adamı bulanlar onu Musa'yla Harun'un ve bütün topluluğun önüne getirdiler.

34 Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular.

35 Derken RAB Musa'ya, "O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun" dedi.

36 Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.

(Çölde Sayım 15:32-36)








ve buyruklarıma aykırı olarak gidip başka ilahlara tapar, onların, güneşin, ayın ya da bütün gök cisimlerinin önünde eğilirse ve bu olay size bildirilirse, duyduklarınızı iyice araştırın. Duyduklarınız doğruysa ve bu iğrenç olayın İsrail'de yapıldığı kanıtlanırsa,bu kötülüğü yapan erkeği ya da kadını kentinizin kapısına çıkarın ve taşa tutarak öldürün.(Yasa 17:3-5)


Gibi birçok eski ahit yasası uygulanmalıdır.Oysa bugün bu yasaların çok azı uygulanmaktadır.Tevrat Tanrı’nın fikirlerinin değişmeyeceğini,planlarının aynı kalacağını ve dönek olmadığını söylemiştir.İsa’da yasayı değiştirmeye değil tam aksine tamamlamaya geldiğini söylemiştir ancak tam tersi işlemler yaparak kuralları değiştirmiştir.

Görüyoruz ki İsa Tevrat’la ve kendisiyle çelişmiştir.

Saygılarımla

İnsan_olmak

Paolo
15-05-2010, 02:06
İsa Mesih efendimiz Yasayı tamamlamaya gelmiştir.Zaten değiştirmeye kalksa Mesih olamazdı:)Dağdaki vaazdada açıkça belirtmiştir.Orda daha genişletiyor!Yani çıtayı genişletiyor.Birde yorumluyor!Yasa insanın günahlı olduğunu göstermek için verilmişti.Ama lütuf insanın kurtuluşu için gelmişti.

Strahinja
15-05-2010, 11:40
İsa Kutsal Yasa’yı değiştirmeye gelmedi



«Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.(Matta 5:17)

Bu ayette görüyoruz ki İsa eski peygamberlerin yasasını geçersiz kılmak için gelmediğini aksine tamamlamak için geldiğin söylüyor.

Şimdi de İsa’nın bunu ne kadar uyguladığına bakalım.



Sayın insan_olmak,

Buradaki argümanınız hatalıdır. İsa'nın sözünde "Peygamberlerin yasası" sözcükleri geçmez. İsa ne demiştir? "Kutsal Yasa'yı ve peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmaya gelmedim, tamamlamaya geldim".

İsa'nın sözlerinde geçen Kutsal Yasa ve peygamberlerin sözleri, Yahudilerin kutsal yazılarına işaret etmektedir.

İsa bu yazıları geçersiz kılmaya gelmemiştir. Yani bu kitaplarda yazılanların önemsiz olduğunu ve Tanrısal kaynaklı olmadığını söylememiştir!

Geçersiz kılmak için gelmediğini söyledikten sonra, tamamlamaya geldiğini söylemiştir. Tamamlamak ne demektir? Yetkinliğe erdirmek değil mi? Yetkinliğe erdirilen bir şeyin eski hali değişmeden kalır mı? Bu mantıksal olarak mümkün müdür?

İsa'nın Kutsal Yasa buyrukları hakkındaki sözlerine dikkat ederseniz, önceki emir ve uygulamaların saçma veya gereksiz olduğunu söylememiştir. Kutsal Yasa'nın bazı buyruklarını yeniden yorumlarken (örneğin, adalet kavramı yerine sevgiyi yerleştirmiştir.) kullandığı ifadeye dikkat edin:

"Size şöyle DENDİĞİNİ duydunuz; ama BEN size DİYORUM Kİ......." Burada Kutsal Yasa'nın buyruklarını yeniden yorumlama hakkını kendisinde gören bir insan ile karşı karşıyayız. Bu da İsa'nın kimliğine gönderme yapar.

insan_olmak
15-05-2010, 12:13
Sayın insan_olmak,

Buradaki argümanınız hatalıdır. İsa'nın sözünde "Peygamberlerin yasası" sözcükleri geçmez. İsa ne demiştir? "Kutsal Yasa'yı ve peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmaya gelmedim, tamamlamaya geldim".

Sayın Stranhinja

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ayrıntılara çok takılıyorsunuz.Peygamberlerin yasası derken tabiki Tanrı tarafından peygamberlere verilen yasadan bahsediyorum.

İsa'nın sözlerinde geçen Kutsal Yasa ve peygamberlerin sözleri, Yahudilerin kutsal yazılarına işaret etmektedir.

İsa bu yazıları geçersiz kılmaya gelmemiştir. Yani bu kitaplarda yazılanların önemsiz olduğunu ve Tanrısal kaynaklı olmadığını söylememiştir!

Geçersiz kılmak için gelmediğini söyledikten sonra, tamamlamaya geldiğini söylemiştir. Tamamlamak ne demektir? Yetkinliğe erdirmek değil mi? Yetkinliğe erdirilen bir şeyin eski hali değişmeden kalır mı? Bu mantıksal olarak mümkün müdür?

tamamlamak herhangi birşeyin üzerine birşeyler eklemektir.

mesela isa'nın şu öğretileri tamamlayıcı olaak görülebilir

«`Zina etme' denildiğini duydunuz. 28Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, zaten yüreğinde o kadınla zina etmiştir. (matta 5:27-28)

bakın burda mesela isa zina edebilirsiniz demiyor.Zina etmeyin diyor ve zina'nın tanımını genişletiyor.

Bu bir tamamlayıcı öğreti olarak görülebilir.

oysa ant içmeye izin veren yasa'yı ant içmeyin diye değiştirmek yada düşmanından nefret et diyen yasayı onları sevin diye değiştirmek tamamlamak değil adındanda belli olduğu gibi değiştirmektir.

Yetkinliğe erdirilen bir şeyin eski hali değişmeden kalır mı?

yukarda dediğim gibi zina etmeyin yasasını değiştirmeden kadına şehvetle bakmanında zina olduğunu söylüyor yani temel değiştirmeden de tamamlama yapılabiliyor.

örneğin bir ev yapıyordunuz bir kat çıktınız sonra bir kat daha çıktınız böylece evi tamamlarsınız evin ilk katı değişmez üzerine bir kat daha yapılmıştır sadece

ancak siz bu ilk katı yıkıp iki yeni kat yaparsanız o zaman siz evi yıkmış ve değiştirmişsinizdir.

İsa'nın Kutsal Yasa buyrukları hakkındaki sözlerine dikkat ederseniz, önceki emir ve uygulamaların saçma veya gereksiz olduğunu söylememiştir.

ben böyle bir idda da bulunmadım ki konumuzda bu değil.

sonuç olarak isa önceki yasayı değiştirmiştir ama değiştirmeyeceğini söylemiştir

saygılar

Strahinja
15-05-2010, 12:38
Sayın Stranhinja

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ayrıntılara çok takılıyorsunuz.Peygamberlerin yasası derken tabiki Tanrı tarafından peygamberlere verilen yasadan bahsediyorum.

Ayrıntılar önemlidir çünkü. Tanrı tarafından peygamberlere AYRI bir yasa verilmemiştir ki! Düzeltme yapayım derken daha büyük bir hataya düşmüşsünüz.



tamamlamak herhangi birşeyin üzerine birşeyler eklemektir.


İsa'nın sözünde geçen "tamamlamak" sözcüğünün anlamını bilmiyorsunuz. Oradaki sözcük, eksik olan bir şeye ilavede bulunmak demek değildir; "gerçekleştirmek", "verilen vaatleri yerine getirmek" anlamındadır.



mesela isa'nın şu öğretileri tamamlayıcı olaak görülebilir

«`Zina etme' denildiğini duydunuz. 28Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, zaten yüreğinde o kadınla zina etmiştir. (matta 5:27-28)

bakın burda mesela isa zina edebilirsiniz demiyor.Zina etmeyin diyor ve zina'nın tanımını genişletiyor.

Bu bir tamamlayıcı öğreti olarak görülebilir.

oysa ant içmeye izin veren yasa'yı ant içmeyin diye değiştirmek yada düşmanından nefret et diyen yasayı onları sevin diye değiştirmek tamamlamak değil adındanda belli olduğu gibi değiştirmektir.

Ant içmek buyruğuna gönderme yapılmasının sebebi nedir? İnsanlar niçin ant içerler? Söyledikleri söze inanılmasını sağlamak için. İsa ise bir kişinin söylediklerinin doğru olduğuna inanılması için mutlaka ant içilmesine gerek olmadığını söylemiştir. İsa'nın ant içme buyruğuna yaklaşımı, Yasa ile değil de insanların olgunluğuyla ve erdemiyle ilgilidir. İnsanlar öylesine dürüst ve kararlı/tutarlı olmalıdırlar ki, eylemleri, söyledikleri için yeterli olmalıdır. Kutsal Yasa, İsrailoğullarından böyle bir yetkinlik beklememiştir.

"Düşmanını sev" buyruğu da aynı kökendendir. İsa, insanların zor olan şeyleri yapmalarını ve Tanrı'ya benzer olmalarını istemiştir. (Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun")


yukarda dediğim gibi zina etmeyin yasasını değiştirmeden kadına şehvetle bakmanında zina olduğunu söylüyor yani temel değiştirmeden de tamamlama yapılabiliyor.

örneğin bir ev yapıyordunuz bir kat çıktınız sonra bir kat daha çıktınız böylece evi tamamlarsınız evin ilk katı değişmez üzerine bir kat daha yapılmıştır sadece

ancak siz bu ilk katı yıkıp iki yeni kat yaparsanız o zaman siz evi yıkmış ve değiştirmişsinizdir.

İsa evi yıkmamıştır, sadece onun katındaki bazı odaları kullanıma kapatmıştır; zira üst katlarda yeni odalar mevcuttur.

Saygılar

insan_olmak
15-05-2010, 12:44
Ayrıntılar önemlidir çünkü. Tanrı tarafından peygamberlere AYRI bir yasa verilmemiştir ki! Düzeltme yapayım derken daha büyük bir hataya düşmüşsünüz.
Musa'ya verilen on emir nedir?
Şimdi diyeceksiniz tek bir yasa var:)

İsa'nın sözünde geçen "tamamlamak" sözcüğünün anlamını bilmiyorsunuz. Oradaki sözcük, eksik olan bir şeye ilavede bulunmak demek değildir; "gerçekleştirmek", "verilen vaatleri yerine getirmek" anlamındadır.
İsa düşmanından nefret et yasasını kaldırıp yerine düşmanını sev yasasını getirmiştir eski yasayı geçersiz kılmıştır.Kullanılamaz yapmıştır osa aynı isa yasayı geçersiz kılmaya gelmediğini söylemektedir.

Ant içmek buyruğuna gönderme yapılmasının sebebi nedir? İnsanlar niçin ant içerler? Söyledikleri söze inanılmasını sağlamak için. İsa ise bir kişinin söylediklerinin doğru olduğuna inanılması için mutlaka ant içilmesine gerek olmadığını söylemiştir. İsa'nın ant içme buyruğuna yaklaşımı, Yasa ile değil de insanların olgunluğuyla ve erdemiyle ilgilidir. İnsanlar öylesine dürüst ve kararlı/tutarlı olmalıdırlar ki, eylemleri, söyledikleri için yeterli olmalıdır. Kutsal Yasa, İsrailoğullarından böyle bir yetkinlik beklememiştir.


İsa ant içmenin gerekli olmadığını söylememiştir isa ant içmeyin demiştir lütfen sözcüklerle oynamayınız.


İsa evi yıkmamıştır, sadece onun katındaki bazı odaları kullanıma kapatmıştır; zira üst katlarda yeni odalar mevcuttur.


oysa isa odaları geçersiz kılmaya gelmediğini söylemiştir:)

Lütfen durmadan aynı şeyleri tekrar etmeyelim.Ayn şeyleri tekrar edecekseniz ikimiz adınada tartışma burda bitsin(çünkü aynı şeyler tekrar edilecekse ben kendi adıma konuyu noktalayacağım)okuyanlar yazılarımızdan sonuçları çıkarsınlar
saygılar

Strahinja
15-05-2010, 13:02
Musa'ya verilen on emir nedir?
Şimdi diyeceksiniz tek bir yasa var:)


Evet. Kutsal Yasa İsrail'e Musa aracılığıyla verilmiştir. On Emir de Kutsal Yasa'ya dahildir. Yahudi inançları konusunda bilginiz yok galiba.


İsa düşmanından nefret et yasasını kaldırıp yerine düşmanını sev yasasını getirmiştir eski yasayı geçersiz kılmıştır.Kullanılamaz yapmıştır osa aynı isa yasayı geçersiz kılmaya gelmediğini söylemektedir.

İsa bu buyruğu yetkinliğe erdirmiştir. Bu geçersiz kılmak değil, tamamlamaktır. İnsanların sevgi konusunda yetkinleşmelerini emretmiştir. Tanrı'ya benzer olmalarını emretmiştir. İsa'nın yaklaşımı Yasa ile değil, onu uygulayan insanlar hakkındadır. İnsanların DEĞİŞMESİNİ istemiştir.



İsa ant içmenin gerekli olmadığını söylememiştir isa ant içmeyin demiştir lütfen sözcüklerle oynamayınız.

İsa neden ant içmeyin demiştir peki? Kıllık olsun diye mi? Laf olsun torba dolsun diye mi?


oysa isa odaları geçersiz kılmaya gelmediğini söylemiştir:)

Lütfen durmadan aynı şeyleri tekrar etmeyelim.Ayn şeyleri tekrar edecekseniz ikimiz adınada tartışma burda bitsin(çünkü aynı şeyler tekrar edilecekse ben kendi adıma konuyu noktalayacağım)okuyanlar yazılarımızdan sonuçları çıkarsınlar
saygılar

Bazı şeyler anlaşılmıyorsa, onların tekrarı zorunludur. Siz aynı görüşte değilseniz, tartışmadan çekilebilirsiniz.

Saygılar

insan_olmak
15-05-2010, 13:24
tek bir yasa vardır elbet ama yeşu bu yasayı ugulamamışmıdır?
uygulanması gerektğini söylememişmidir?
yada diğer peygamberler bunu uygulamamış mıdır?(aman şimdi peygamberler günahlıdır hataları vardır tamamiyle uygulayamamışlardır.kendi içinizde çeliştiniz! demeyinde)

Peygamberlerin yasası derken tabiki Tanrı tarafından peygamberlere verilen yasadan bahsediyorum.
Ben burda peygamberlere farklı farklı yasalar verildiğini söylemiyorum.Peygamberler bu yasa'yı uygulamamışlar mıdır?Bu yasayı en iyi anlatan israiloğullarına anlatan peygamberler değil midir? Tanrı yasa'yı sadece musa için vermedi.Tanrı bu yasanın uygulanmasını sağlamak için peygamberler yolladı işte ben tamda bundan bahsediyorum.

Sırf sözlerim arasından çelişki bulmak için çabalayıp duruyorsunuz

İsa bu buyruğu yetkinliğe erdirmiştir. Bu geçersiz kılmak değil, tamamlamaktır. İnsanların sevgi konusunda yetkinleşmelerini emretmiştir. Tanrı'ya benzer olmalarını emretmiştir. İsa'nın yaklaşımı Yasa ile değil, onu uygulayan insanlar hakkındadır. İnsanların DEĞİŞMESİNİ istemiştir.


kaçıncı kez anlatacağım bilmiyorum ama yine söylüyorum.

İsa insanların sevgi konusunda yetkin olmasını emretmiştir ama kutsal yasada düşmanından nefret et denmektedir.Yasa düşmanından nefret et diyor isa hayır nefret etmeyin sevin diyor.Eğer kutsal yasade nefret edin diye bir emir olmasaydı isa kutsal yasayı değiştirmedi diyebilirdiniz ama malesef böyle birşey demiyor.

İsa neden ant içmeyin demiştir peki? Kıllık olsun diye mi? Laf olsun torba dolsun diye mi?

biz isa'nın neden ant içmeyin dediğini tartışmıyoruz.Haklı olup olmamasını da tartışmıyoruz. yasa ant içmeye izin verirken isa ant içmeyin diyor işte tamda bunu tartışıyoruz.

buda benim konudaki son mesajımdır çünkü söylediklerimi tekrar tekrar ortaya koymaktan bıktım siz arzu ederseniz cevap yazabilirsiniz.

saygılar

Strahinja
15-05-2010, 14:08
tek bir yasa vardır elbet ama yeşu bu yasayı ugulamamışmıdır?
uygulanması gerektğini söylememişmidir?
yada diğer peygamberler bunu uygulamamış mıdır?(aman şimdi peygamberler günahlıdır hataları vardır tamamiyle uygulayamamışlardır.kendi içinizde çeliştiniz! demeyinde)


Bir peygamberin aynı yasayı uygulamış olması, o yasayı uygulayıcı peygamberin yasasına dönüştürmez. Yasayı uygulamak, Yasanın uygulayıcı peygambere verildiğini de göstermez.


Ben burda peygamberlere farklı farklı yasalar verildiğini söylemiyorum.Peygamberler bu yasa'yı uygulamamışlar mıdır?Bu yasayı en iyi anlatan israiloğullarına anlatan peygamberler değil midir? Tanrı yasa'yı sadece musa için vermedi.Tanrı bu yasanın uygulanmasını sağlamak için peygamberler yolladı işte ben tamda bundan bahsediyorum.

Sırf sözlerim arasından çelişki bulmak için çabalayıp duruyorsunuz


İsa, Kutsal Yasa'dan VE peygamberlerin sözlerinden bahsetmiştir. Bunlar ayrıdır.

Ayrıca, Tanrı, yasayı sadece Musa'ya vermemiştir; ama Musa ARACILIĞIYLA vermiştir. Musa öncesinde Kutsal Yasa yoktur. Bu sebeple Kutsal Yasa, Musa Yasası olarak da bilinir.



kaçıncı kez anlatacağım bilmiyorum ama yine söylüyorum.

İsa insanların sevgi konusunda yetkin olmasını emretmiştir ama kutsal yasada düşmanından nefret et denmektedir.Yasa düşmanından nefret et diyor isa hayır nefret etmeyin sevin diyor.Eğer kutsal yasade nefret edin diye bir emir olmasaydı isa kutsal yasayı değiştirmedi diyebilirdiniz ama malesef böyle birşey demiyor.


Kutsal Yasa'da "düşmanınızdan nefret edin" şeklinde bir buyruk yoktur zaten! "Komşunu sev" buyruğu vardır. Bu "komşunu sev" buyruğunu İsa "sadece komşunu sev" şeklinde yorumladığı için "düşmanların sevgi buyruğundan ayrı tutulduklarını söylemiştir. İsa'nın yaptığı, sevgi buyruğunun sınırlarını genişletmektir.


biz isa'nın neden ant içmeyin dediğini tartışmıyoruz.Haklı olup olmamasını da tartışmıyoruz. yasa ant içmeye izin verirken isa ant içmeyin diyor işte tamda bunu tartışıyoruz.

İsa'nın "ant içmeyin" deme sebebi konu ile bağlantılıdır. Siz bunu kabul etmiyorsunuz; zira kabul ederseniz argümanınız düşecektir.

Natan
15-05-2010, 19:07
sayın İnsan olmak

Bu çalışmanız için teşekkür ederim. Günlerdir bu makale için uğraştınız biliyorum. Ancak "İnançlı tayffa" iman gözlüklerini çıkarıpta bakmadıklarından zaten yazdıklarınızı anlamıyor.Emeğinize sağlık , teşekkür ederiz.


Kutsal Yasa’yı değiştirmiştir


Yine atalarımıza, `Yalan yere ant içme, ama Rab'e içtiğin antları tut' denildiğini duydunuz. Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin

(Matta 5:33-35)

Kutsal yasa antların tutulması gerektiğini söylüyor oysa İsa bu yasayı değiştirip hiç ant içilmemesi gerektiğini söylüyor.


«`Göze göz, dişe diş' denildiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin.(Matta 5:38-39)


Yasa göze göz dişe diş demektedir ancak İsa bunun yerine kötülüğe karşı hiç direnilmemesi gerektiğini söylemektedir.

Gibi öğretilerle kutsal yasayı değiştirmiştir.Oysa İsa bizzat kendisi kutsal yasayı geçersiz kılmayacağını söylemektedir.Kutsal kitap ant içmeye onay verirken İsa’nın ant içmeyi yasaklaması geçersiz kılmak değil midir?Aynı şekilde yasa göze göz derken İsa Kötülüğe karşı direnmeyin diye değiştirmesi kutsal yasayı geçersiz kılmaz mı?
Elbette bunlar kutsal yasa’nın kurallarının değiştiğini gösterir.

Paolo
16-05-2010, 02:37
Kör görmedikten sonra güneşin suçu ne?Acep gözlük olan sizde bizde değil!Strahinja kardeş çok güzel açıklamış.Bir sizin ananız güzel dimi?Bu kadar İsevi salak,aptal,cahil düşüncenize göre dimi?

insan_olmak
16-05-2010, 02:46
Kör görmedikten sonra güneşin suçu ne?Acep gözlük olan sizde bizde değil!Strahinja kardeş çok güzel açıklamış.Bir sizin ananız güzel dimi?Bu kadar İsevi salak,aptal,cahil düşüncenize göre dimi?
benim düşünceme göre kimse aptal salak değildir.Ancak sizin efendinize göre bazı insanlar aptaldır.

bende sorayım bu kadar müslüman cahil dimi sizin düşüncenize göre?

bu kadar budist hindu...vb cahil size göre dimi?

sonuçta yol ve gerçek yaşam sadece İsa'dır.

kullandığınız argümanların kendiniz için geçerli olduğunu bile fark edemiyorsunuz.

saygılar

Paolo
16-05-2010, 02:49
Onlar sadece nasipsiz diyelim!Ok?Hayır anlamıyorum.Ne bu inat anti düşünce?Her söylediğimize hep inat anti tavır takınıyorsunuz neden?Bir kerede kabullenseniz nolur?

insan_olmak
16-05-2010, 03:03
Onlar sadece nasipsiz diyelim!Ok?Hayır anlamıyorum.Ne bu inat anti düşünce?Her söylediğimize hep inat anti tavır takınıyorsunuz neden?Bir kerede kabullenseniz nolur?
ben sizin yaptığınız mantık hatasını gösterdim bana bunu neden yapıyorsun gibi (maksat cevap yazmış olmak için)bir soru yöneltiyorsunuz:)

o kadar uzun konular açıyoruz açıklıyoruz.2-3 satırla konuyu açıkladığınızı sanıyorsunuz.Tartışma için bilgi birikimi gerekir araştırma gerekir ama ben sizin gülücük dolu capito dolu mesajlarınızdan başka bişey göremiyorum.Kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz yani bağnazını gördüm de sizin kadarını da pek görmedim.Bana kabullenin diyorsunuz bişey açıklamıyorsunuz ki bomboş hiçbir teolojik bilgi bulundurmayan mesajlar atıyorsunuz

diyorsunuz ki pavlos değil pavlustur.açın bakın grekçesine

Παῦλος
Paulos
pow'-los


şu manastırın isminide saırım yanlış koymuşlar

tıkla (http://www.macedonian-heritage.gr/Athos/Monastery/Agios%20Pavlos.html)

saçma saçma şeylerden beni eleştirmeye çalışıyorsunuz ama bunla aksine kendi bilgisizliğinizi ortaya kokuyorsunuz.
Ben artık sizin boş mesajlarınızdan gerçekten bıktım.
sanırım katoliksiniz.bence kateşizm eğitimini yeniden almalısınız.

saygılar

Paolo
16-05-2010, 03:24
:)))))))))İşte yine başa döndük!Yeni bir saçma tartışma daha!Bende sizin kadar kibirli ve dar görüşlüsünü görmedim!Laf olsunda torba dolsun diye konuşuyorsunuz sadece.Yeterki muhalefet olsun.Hiç farketmez!Aslında kendinizi gördünüz aslında öyle.Ayna gibiyimdir.Kişi kendisini görür:)Demekki siz öylesiniz:))))))Zaten ilk baştaki yazılarınızdan anlaşılıyor!Bu arada türkçesine bakarım.Grekçesine değil.Türkçesi ne?Pavlus.Olay bitmiştir ok?

Meraklı33
17-06-2010, 01:46
Beni bildiğim kadarıyla 7 tane Nuh Kanunu(Noahide Law) var Musevilerde Tanrı'ya küfür etmeyeceksin, Puta tapmayacaksın, Çalmayacaksın, Zina etmeyeceksin, Öldürmeyeceksin, Hayvan canlıyken etini yemeyeceksin(Hayvan zulm etmekle ilgili galiba bu) ve son olarak bu yasalara uyacaksın. Bu 7 yasa Yahudi olmayan insanlar(goyyim,gentile) için bunlara uyarsan Cennet'te gidebiliyorsun bunlara uyanada(Noahide ya da Righteous Gentile deniyor yani Yahudi olmanı gerektirmiyor.) Peki İsa bu yasayı ben olmadan kimse Baba'ya gidemez diyerek değiştirmemiş midir? Çünkü düşündüğümde Yahudilikte bu olay gerçekten evrensel ahlak yasası üzerinde Cennet vaadediliyor oysa Hristiyanlık'ta İsa'ya iman etmezsen Cehenneme gideceksin(Mesih kabul etmeyen Yahudiler dahil fakat Eski Ahit'te Mesih'e iman etmezseniz Cehennme gidersiniz diye bir kısım var mı bilmiyorum.) İslam'da Muhammed'i Allah'ın resulu olarak kabul etmezsen Cehennem'e gideceksin. Oysa Yahudilik'te sadece Tanrı'ya inan ve ahlaklı yaşa mantığı var diğer arkadaşları bilmiyorum ama benim çok hoşuma gitti bu olay.

insan_olmak
17-06-2010, 01:57
Sayın meraklı

Tevratın tanrısı zaten maddi dünyaya önem vermektedir.Bakarsanız israile vaad edilen cennet değil topraklar diğer halkalrın kadınları malları vb..dir.

yani tevrat için cennet pekte önemli değil.Zaten israilin tanrısı canice insanlık dışı şekilde çocukları öldürmüş öldürtmüştür.Heralde bunlar hoşunuza gitmiyordur.

saygılarımla

Natan
17-06-2010, 17:05
Kurtuluş yada ölümden sonra sonsuz hayat fikri ilk insanın düşünmeye başlamasından beri süre gelmekte. Tanrıya inanan birinin "nasıl kurtulacağım ?" sorusunu sorması gayet doğaldır.

İncil'de İsa'ya bu soru soruluyor ; "Nasıl Kurtulabilirim ?" diye .

İsa'nın cevabı basit ; "Adam öldürme, zina etme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, annene babana saygı göster' ve `komşunu kendin gibi sev."

İsa kendisine nasıl kurtuluşa erileceğini soran bir adama bu cevabı veriyor. Bunları yap "kurtulursun".

Ancak İncil'de kurtuluşla ilgili pek çok çelişkili yanıt da vardır. Örneğin ; bazı ayetler iman etmekle kurtuluşa erişileceğini söylerken , bazı ayetler ise eylemlerle,işlerle kurtuluşa erişileceğini bildiriyor.

Bunun dışında bazı ayetler de kutsal kitabın "bir bütün "olduğunu, " hepsinin Tanrı esinlemesine dahil "olduğunu idda ederken bazı ayetler de vardır ki tevratı dışlar, "eski " ,"Kusurlu" diyerek çıkışta bulunur. Tanrı'nın sözü "eskiyebilir mi ? " sorusu akla geliyor. İncil bu konuda da ÇELİŞKİLİ bir yaklaşım sunmaktadır.

Kısaca söyleyebilir ki Tevrat kurtuluş için net cevaplar verirken İncil bu konuda çelişkili sözler içeriyor. Ayrıca Tevrattaki kurtuluş "Cehennem cezasından kurtuluş " anlamında da değildir. Tanrı'nın lütfu ve bereketi vurgusunu taşır.

İncil'de ise Tanrı işkenceci moduna geçmiş, Oğula iman etmeyenlerin cehennemde cayır cayır yakacağı yazılmıştır. Öte yandan dediğimiz gibi İncil'de kimi yerlerde de iman yada işlerle kurtuluş formülü de verilir.

saygılarımla

fevziyapak
26-06-2010, 01:50
Konu çok taze olmasada bir iki ilave yapmak isterim.
Eski bir imanlı olarak, Kutsal Kitap yorumunda tüm Kelam'a daha tepeden daha geniş açı ile bakmak gerektiğini iyi bilirim.
Kitaba bir bütün halinde bakınca bazı ifadelerin net manaları ortaya çıkabilir.
Teolojiye göre(Hristiyanlık), Yasa insan günahının ortaya çıkması ve hesabının tutulması için verilmiştir. Amacı günah bilincinin uyanması ve insanı karşısında ölüme mahkum etmek dolaysıyla Tanrısal lütfa muhtaç hale getirmektir.
İsa burada lütuftur, yasanın istediği bedel olan ölümü yada canları Tanrıya ödeyecek olandır. Çünkü can'a can kan'a kan Eski Ahit öğretileridir.
Yani İsa yasanın tatminidir. Bu sebeple en doğru çeviri. "Yasayı tamamlamaya değil, tatmin etmeye geldim" şeklindedir.
Zaten Mesih'in ölümü ile imanlılar yasa karşısında ölümden özgür olmuşlardır. Yani yasanın bir imanlı üzerinde hükmü yoktur.
Fakat imansız dünya için yasa hala etkindir ve son günde yargı işinde gerekli referans olacatır.
İsa'nın sağ iken yasa ile ilgili söyledikleri şöyle değerlendirilebilir. İsa kefareti ödeyip(ölüp) dirilene kadar yasa aktif ve yürürlüktedir. Bu sebeple söylediklerinde çok gariplik aramamak lazım diye düşünüyorum. Elçilerin İşleri, Romalılar ve Yuhanna gibi kitaplarda yasa hakkında yaklaşımlar değişmiştir.
İncilde tabiki bir çok çelişki ve paradoks vardır bunu hepimiz biliyoruz. Dahası bir çok kişi tanrı esini diye eline kalem alıp yazarsa böyle bir karmaşa ortaya çıkması normaldir. Daha doğrusu bazıları bu yazılanları kutsal yazı diye kabul ederse.
Yine pek tabiki Eski Ahit ile Yeni Ahit arasında çok derin uçurumlar mevcuttur. Ruh, şeytan, cinler, cennet cehennem, kurtuluş kavramları tamamen farklıdır.
Eski Ahitte bir ulus yada kavmin kurtuluşu esas iken yenisinde kişisel kurtuluş düşüncesi doğmuştur vs.
Eğer zaman olur yazabilirsem Yahudilerde tapınak sunak ve kurban kavramının nasıl inançlarının temelindeki konu olduğunu ve tapınakları yok edildiğinde her zaman eski yazıları yeniden okuyup yorumlamaya başladıklarını ve tapınak düşüncesinin nasıl evrim geçirdiğini yada yahudi ulusunun ihtiyaçlarını karşılar biçimde nasıl değişime uğradığını yazmaya çalışacağım. Sonuçta Yeni Ahit yenilikçi yahudi grupların eseridir.
Daha doğrusu gerçekte yahudileri hedef alan ve yahudiler için yazılmış bir eserdir. İsa'nında hiç bir zaman diğer ulusların kurtuluşu düşündüğünü sanmıyorum.

Bu konu ile ilgili İncil Romalılar Mektubu özellikle 6. bölüm ve sonrası açıklayıcı olabilir.

Sevgiler, saygılar

insan_olmak
26-06-2010, 01:58
Sayın fevzi

istediğiniz zaman konularımıza yorum yapabilirsiniz hatta lütfen yapınız böylece konular daha da gelişecektir :)

konuya dönecek olursak,sizin isa'nın sözü için söylediklerinizi bir an için kabul etsekte karşımıza eski ahitin ayetleri çıkacaktır.

6 "Ben RAB'bim, değişmem. Siz bunun için yok olmadınız, ey Yakup soyu!(Malaki 3:6)

11 Ama RAB'bin planları sonsuza dek sürer,
Yüreğindeki tasarılar kuşaktan kuşağa geçer.(Mezmur 33:11)

17Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan gelir(Yakup 1:17)



19 Tanrı insan değil ki,
Yalan söylesin;
İnsan soyundan değil ki,
Düşüncesini değiştirsin.
O söyler de yapmaz mı?
Söz verir de yerine getirmez mi?

(Çölde sayım 23:19)


kısacası nerden bakarsak bakalım incil'in tevratı hükümlerini geçersiz kılması mümkün değildir ve teolojik bir çıkmazdır.

Saygılarımla

fevziyapak
26-06-2010, 02:36
Konulara açıklık getirmek yada ilaveler yapmamın sebebi bir çok cepheden bakış yeteneğimizi geliştirmektir.
Bir zamanlar İsevi yaşamım içinde doğal olarak inanç savunmalarıda yaptım. Bu sebeple bir Hristiyanın nasıl savunma yapacağını iyi bilirim. Doğal olarak savunamayacağı çaresiz kaldığı şeyleride.
Alıntı yaptığınız bölümlerle Tanrı'nın değişmezliğine vurgu yaptığınızda şu cevapları alabilirsiniz.
Tanrı tasarısını yada evrensel planını zaman içinde kademe kademe açıklamış ve yürürlüğe koymuştur.
Yada Tanrı Tevratın hiç bir yerinde ezeli ve ebedi tasarısını tümüyle açıklamamıştır.
Tanrı sadece vaatte bulunur, eskatolojik mesajlar verir ve umut etmemizi sağlar.
Yada, Tanrı'nın bütün vaatleri Mesihte tamamlanmıştır.
Yada, yeni eskisinde saklıdır, eskiyi yenisi açıklar. (Eski ve Yeni Ahit olarak)
Zaten Tanrı tasarısının tümünü gözler önüne sermez bu onun gizemini yok eder. Hatta insan özgür iradesine müdahaladir.

İşte, Eski İsrail şimdi Evrensel Kilisedir, Tapınak aslında Mesih'in kutsal bedenidir. Tanrı halkı, Mesihin karizmatik bedeni dahilindeki kilisedir. Kurban, Mesih'in eti ve kanıdır, sünnet şimdiki vaftizdir vs. vs.

Neyse, forumda yeniyim ve beni tanımayanlar savunma yaptığımı sanıp kafaları karışabilir.
Aslında forumda varsa Hristiyan üyelerle tartışmak isterim ve bu konulara asıl Hristiyan üyelerin katılmasını bekliyorum.

Natan
26-06-2010, 21:36
FevZİ Bey ,

" Eski " ve " Yeni Antlaşma " ifadelerinin kökeni üzerine ne düşünüyorsunuz ?

Bu sorum kişiseldi, isterseniz paylaşabilirsiniz.

ikincisi Tanrı'nın yasası (eski ve yeni antlaşma bir bütün olarak düşünüldüğünde) eskir mi ? Eskirse nasıl ?

Görüşlerinizi merak etmekteyim ,

teşekkürler

sevgiler,saygılar

fevziyapak
26-06-2010, 23:17
FevZİ Bey ,

" Eski " ve " Yeni Antlaşma " ifadelerinin kökeni üzerine ne düşünüyorsunuz ?

Bu sorum kişiseldi, isterseniz paylaşabilirsiniz.

ikincisi Tanrı'nın yasası (eski ve yeni antlaşma bir bütün olarak düşünüldüğünde) eskir mi ? Eskirse nasıl ?

Görüşlerinizi merak etmekteyim ,

teşekkürler

sevgiler,saygılar

Hristiyanlar, aşağıda bir iki örneğini verdiğim bölümleri göstererek Tanrı'nın kendileri ile yeni ve kalıcı bir esenlik antlaşması yapacağını ileri sürebilirler. Dahası Tanrı Eski Ahitte bir çok farklı antlaşmalar da yapmıştır. Tanrı vaatte bulunur fakat akabinde şartlar öne sürer bu hep böyle olmuştur. Öncelikle bu konu yada Eski ve Yeni Antlaşma konusu Tanrı'nın değişmezliği ilkesine ters düşmez.

Yeşaya 61:8
8 (http://www.turandursun.com/kitap/isa/61/8) "Çünkü ben RAB adaleti severim, Nefret ederim soygun ve haksızlıktan. Sözümde durup hak ettiklerini verecek, Onlarla ebedi bir antlaşma yapacağım.Yeremya 31:31
31 (http://www.turandursun.com/kitap/jer/31/31) "İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla Yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor" diyor RAB,
Yeremya 31:33
33 (http://www.turandursun.com/kitap/jer/31/33) "Ama o günlerden sonra İsrail halkıyla Yapacağım antlaşma şudur" diyor RAB, "Yasamı içlerine yerleştirecek, Yüreklerine yazacağım. Ben onların Tanrısı olacağım, Onlar da benim halkım olacak.
 
Yani, "hani Tanrı tek antlaşma yaptı bu ikinciside ne oluyor tanrı fikirmi değiştirdi" diye sorduğunuzda, "Tanrı ebedi kurtuluş planını zaman içinde açıklamıştır" cevabını alırsınız.

Kutsal Kitabı bütün olarak ele aldığınızda kitabın hedefinin İsrail (tanrı halkı, Mesih sonrası ise Kilise) olduğunu hemen anlarsınız. Yani Tanrı bir anlamda seçtiklerine hitap eder. Kitabı Tanrı'nın seçilmişleri olarak okursanız evet Eski ve Yeni olmak üzere iki antlaşma vardır sizin için. Musaya verilen yasaya dayalı olanı sizin için eskidir. Çünkü siz şimdi İsa ile verilen Lütuf antlaşması altındansınızdır ve Musa'nın yasasından özgürsünüzdür.
Yok seçilmemiş biri olarak okusanız, yasanın hükmü altındasınızdır ve yargı günü yasa sayesinde yaptıklarınıza göre yargılanacaksınız. İmansız için Yeni Ahit'in bir anlamı yoktur.
Aşağıdaki alıntı önemlidir

Romalılar Mek. 2

12 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/2/12) Kutsal Yasa'yı bilmeden günah işleyenler Yasa olmadan da mahvolacaklar. Yasa'yı bilerek günah işleyenlerse Yasa'yla yargılanacaklar.
13 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/2/13) Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasa'yı işitenler değil, yerine getirenlerdir.
14 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/2/14) Kutsal Yasa'dan yoksun uluslar Yasa'nın gereklerini kendiliklerinden yaptıkça, Yasa'dan habersiz olsalar bile kendi yasalarını koymuş olurlar.
15 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/2/15) Böylelikle Kutsal Yasa'nın gerektirdiklerinin yüreklerinde yazılı olduğunu gösterirler. Vicdanları buna tanıklık eder. Düşünceleriyse onları ya suçlar ya da savunur.


Tanrı'nın yasası eskimez. Arz ettiğim gibi, Yasa günah ortaya çıksın ve hesabı tutulsun diye aktiftir. Sonuna kadar.
Konu Hristiyan İlahiyatının çok önemli bir konusu olduğu için bolca örnek olmadan anlamak zor olabilir. Uzun alıntılar için baştan özür.

12 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/12) Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.
13 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/13) Kutsal Yasa'dan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.
14 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/14) Oysa ölüm Adem'den Musa'ya dek, gelecek Kişi'nin örneği olan Adem'in suçuna benzer bir günah işlememiş olanlar üzerinde de egemendi.
15 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/15) Ne var ki, Tanrı'nın armağanı Adem'in suçu gibi değildir. Çünkü bir kişinin suçu yüzünden birçokları öldüyse, Tanrı'nın lütfu ve bir tek adamın, yani İsa Mesih'in lütfuyla verilen bağış birçokları yararına daha da çoğaldı.
16 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/16) Tanrı'nın bağışı o tek adamın günahının sonucu gibi değildir. Tek suçtan sonra verilen yargı mahkûmiyet getirdi; oysa birçok suçtan sonra verilen armağan aklanmayı sağladı.
17 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/17) Çünkü ölüm bir tek adamın suçu yüzünden o tek adam aracılığıyla egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın bol lütfunu ve aklanma bağışını alanların bir tek adam, yani İsa Mesih sayesinde yaşamda egemenlik sürecekleri çok daha kesindir.
18 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/18) İşte, tek bir suçun bütün insanların mahkûmiyetine yol açtığı gibi, bir doğruluk eylemi de bütün insanlara yaşam veren aklanmayı sağladı.
19 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/19) Çünkü bir adamın sözdinlemezliği yüzünden nasıl birçoğu günahkâr kılındıysa, bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu da doğru kılınacaktır.
20 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/20) Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrı'nın lütfu daha da çoğaldı.
21 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/5/21) Öyle ki, günah nasıl ölüm yoluyla egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın lütfu da Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz yaşam vermek üzere doğrulukla egemenlik sürsün.


Yasa seçilip çağrılan bir kişi için her çağda etkindir. Yasa sayesinde günah ortaya çıkar, kişi bunun bilincinde lütfa koşar, tövbe ve iman eder. Mesih'e iman ilede yasanın ölüm cezasından (son yargı) kurtulur.
Hatta imanlılar Kutsal Yasa'nın her çağda aktif rolünün tanıklarıdırlar.


Romalılar
7 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/7/7) Öyleyse ne diyelim? Kutsal Yasa günah mı oldu? Kesinlikle hayır! Ama Yasa olmasaydı, günahın ne olduğunu bilemezdim. Yasa, "Göz dikmeyeceksin" demeseydi, başkasının malına göz dikmenin ne olduğunu bilemezdim.
8 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/7/8) Ne var ki günah, bu buyruğun verdiği fırsatla içimde her türlü açgözlülüğü üretti. Çünkü Kutsal Yasa olmadıkça günah ölüdür.
4 (http://www.turandursun.com/kitap/rom/10/4)Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasa'nın sonudur. (Dikkat ...İman eden için)
 
Sorunuz tam olarak şöyleydi;
"ikincisi Tanrı'nın yasası (eski ve yeni antlaşma bir bütün olarak düşünüldüğünde) eskir mi ? Eskirse nasıl ?"
Buna Hristiyan şöylede cevap verebilir. "Eski ve Yeni Ahit bütün olarak yasadan çok Tanrı'nın Kurtarış planıdır, ben Kelam'a baktığımda yasa değil Müjde ve esenlik görüyorum"

Toparlarsam yasa eskimez sadece iman edenler için hükmünü yitirir.İmansızlar için son güne kadar iş görür.

Matta 5:18
18 (http://www.turandursun.com/kitap/mat/5/18) Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak.

Umarım sizi anlamış ve yanıt vermişimdir. Tekrar belirteyim yazdıklarım Kutsal Kitap ilahiyatı içinde bir açıklamadır. Bunlar doğrudur böyle olması gerekir diye kişisel bir tasdikim olamaz. Hep söylediğim gibi amacım, eğer bir inanç karşısında isek, hatta mücadele içindeysek ve hatta bir iki kişiyi bu iman boyunduruğundan çekip çıkarmak istiyorsak. Mücadele ettiğimiz şeyi çok iyi tanımalıyız. Ve yine tekrar edeyim, aslında bu soruların asıl muhatapları nerede? forumda hiç Hristiyan yokmu acaba.
Sevgiler, saygılar
 
 
 
 

Natan
26-06-2010, 23:54
Sitede Hristiyan üyeler mevcut ancak şu sıralar pek aktif değiller :)

Aktif olan Hristiyan arkadaşım da müsait olduğunda konuya ilişkin görüşünü bildirecektir. (isterse tabii)

Kurtuluş üzerine yazmak istemiyorum açıkçası. Konumuz Hristiyan teolojisinde kurtuluş değil ,bu konuda kiliselerde kurtuluş kavramı üzerine ileride bir başlık açabiliriz.

Dahası Tanrı Eski Ahitte bir çok farklı antlaşmalar da yapmıştır. Tanrı vaatte bulunur fakat akabinde şartlar öne sürer bu hep böyle olmuştur

Kutsal kitapta Tanrı pek çok vaatte bulunur.Bu doğru ama her zaman vaatleri gerçekleşmez. Konuya açıklık getirmesi için kısaca yazmak gerekirse ;

Tanrı Edomlular üzerine önceleri "kardeşiniz" demişti.(Yas.Tek.23:7 ) İsrailliler Onları kardeşi olarak görmeliydi. Tanrı geleceği de bilen olduğuna göre ilerisini de görmüş olmalıdır. Fakat şartlar değişmiş ,Edomlular düşman olmuştur. "Kardeşiniz " dediği Edomlular hakkında Tanrı şunu söylemektedir ;


Teman'dan Dedan'a kadar Edomlular kılıçla vurulup yok olacaklar.- Hezekiel.25:13


RAB uluslara gönderdiği habercisi aracılığıyla,
"Gelin, Edom'la savaşalım!" diyor. - Ob. 1:1
Tanrı İsrailoğulları uğruna siyasete dahi karışıyor ve savaşa kışkırtıyor milletini.Tanrının kullarına savaş öğretmesini geçiyorum Tanrı geleceği göremiyor mu ki Edomlular için önce " Kardeş ", sonra düşman diyor ?

Tanrı verdiği vaatlerine kendisi uymamaktadır. Bunun bir başka örneğini de paylaşmak isterim ;

Edomlularınkine benzer olduğu için yazıyorum . Moavlıların durumu için önceleri Tanrı "onlar için düşman gözüyle bakma" (Tek.2:9) derken sonraları dediğine tam tezat ;




"RAB düşmanlarınızı, Moavlılar'ı elinize teslim etti." Ehut'u izleyen İsrailliler, Moav'a giden Şeria geçitlerini tuttular, kimseyi geçirmediler. -Hakimler3:28


Moav'ın güçlü yiğitlerinden on bin kadarını vurup öldürdüler; hiç kurtulan olmadı. - 3:29
Tanrı kan istiyor ve Kendi milletini başka halklar üzerine saldırtıyor. Bunlardan birisi Moavlılardır. Moavlılara karşı çok ACIMASIZ davranıp katledilmelerini,topraklarının ellerinden alınmasını istiyor. Halbuki bir zamanlar şöyle söylüyordu Tanrı ;


'Moavlılar'a düşman gözüyle bakma, onları savaşa kışkırtma' dedi, 'Onların ülkesinden hiçbir toprak parçasını sana mülk olarak vermeyeceğim. -Tek.2:9
Antlaşmanın eskiyip eskimeyeceği üzerine olan konuya yarın devam edeceğim ne yazık ki..Şuan vaktim sınırlı olduğundan yarına kaldı.

saygılarımla