Sangre
15-05-2010, 03:55
Türkiye Dış Borçluluk Analizi
Yunanistan’da başlayan dış borç krizi, ardından bu krizin Portekiz, İspanya, İtalya ve İzlanda’da belirme ihtimali, ister istemez akıllara “Türkiye’nin dış borç riski nedir?” sorusunu akıllara getiriyor. Türkiye’de de benzer bir süreç söz konusu olabilir mi, yoksa Türkiye dış borç konusunda 1999 ve 2001 krizinden beri bir hayli yol kat etti mi? Sıkça sorulan sorular bunlar olmakla birlikte, krizden önce de Türkiye’nin özellikle özel sektöre ait dış borcunun arttığı dile getiriliyor ve bunun ülkenin risk görünümünü arttırdığı iddia ediliyordu. 2008 krizinin ardından bir de komşuda yaşınan olumsuz gelişmeler, bu endişelerin yeniden artmasına neden olmadı değil. Bu bakımdan Türkiye’nin dış borçluluğunun incelenmesi bugünlerde büyük bir önem arzediyor.
Türkiye’de Dış Borçların Artış Oranı
Aşağıdaki grafiğin de gösterdiği gibi, Türkiye’nin 2002 – 2009 yılları arasında kullandığı dış borç miktarı hızla artmıştır. AK Parti hükümetinin mali ve finans politikalarında liberal bir yol izlemesi, sadece kamu ekonomisinde değil özel sektörde de dış kaynak kullanımını özendirmiş ve grafikte de görüleceği üzere özel sektördeki dış borç artış oranı kamu maliyesinin kullanımının çok daha üstünde olmuştur.
2002’den beri sürekli artan özel sektöre ait dış borçlar yıllık %22.1’lik bir büyüme hızı ile 43 milyar dolardan 174 milyar dolara ulaşmıştır. Kamu Borçları ise daha çok yatay bir seyir izlemiş, 8 yıllık dönem boyunca artış hızı sadece %1.6’lerde kalarak 87 milyar dolardan 97 milyar dolara yükselmiştir.. Toplam dış borç ise, özel sektörün borçlarının etkisiyle yılda %11.1 hızla büyüyerek 130 milyar dolardan 271 milyar’a ulaşmıştır. Kamu dış borcunun toplam dış borç içerisindeki payı 2002 yılında %67 iken, bu oran 2009’da %36’lara kadar düşmüş, özel sektörün dış borç oranı 2009 yılı sonu itibariyle %33’ten %64’lere kadar fırlamıştır.
Makalenin tamamı için;
http://3hhareketi.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1615&Itemid=2
Yunanistan’da başlayan dış borç krizi, ardından bu krizin Portekiz, İspanya, İtalya ve İzlanda’da belirme ihtimali, ister istemez akıllara “Türkiye’nin dış borç riski nedir?” sorusunu akıllara getiriyor. Türkiye’de de benzer bir süreç söz konusu olabilir mi, yoksa Türkiye dış borç konusunda 1999 ve 2001 krizinden beri bir hayli yol kat etti mi? Sıkça sorulan sorular bunlar olmakla birlikte, krizden önce de Türkiye’nin özellikle özel sektöre ait dış borcunun arttığı dile getiriliyor ve bunun ülkenin risk görünümünü arttırdığı iddia ediliyordu. 2008 krizinin ardından bir de komşuda yaşınan olumsuz gelişmeler, bu endişelerin yeniden artmasına neden olmadı değil. Bu bakımdan Türkiye’nin dış borçluluğunun incelenmesi bugünlerde büyük bir önem arzediyor.
Türkiye’de Dış Borçların Artış Oranı
Aşağıdaki grafiğin de gösterdiği gibi, Türkiye’nin 2002 – 2009 yılları arasında kullandığı dış borç miktarı hızla artmıştır. AK Parti hükümetinin mali ve finans politikalarında liberal bir yol izlemesi, sadece kamu ekonomisinde değil özel sektörde de dış kaynak kullanımını özendirmiş ve grafikte de görüleceği üzere özel sektördeki dış borç artış oranı kamu maliyesinin kullanımının çok daha üstünde olmuştur.
2002’den beri sürekli artan özel sektöre ait dış borçlar yıllık %22.1’lik bir büyüme hızı ile 43 milyar dolardan 174 milyar dolara ulaşmıştır. Kamu Borçları ise daha çok yatay bir seyir izlemiş, 8 yıllık dönem boyunca artış hızı sadece %1.6’lerde kalarak 87 milyar dolardan 97 milyar dolara yükselmiştir.. Toplam dış borç ise, özel sektörün borçlarının etkisiyle yılda %11.1 hızla büyüyerek 130 milyar dolardan 271 milyar’a ulaşmıştır. Kamu dış borcunun toplam dış borç içerisindeki payı 2002 yılında %67 iken, bu oran 2009’da %36’lara kadar düşmüş, özel sektörün dış borç oranı 2009 yılı sonu itibariyle %33’ten %64’lere kadar fırlamıştır.
Makalenin tamamı için;
http://3hhareketi.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1615&Itemid=2