Orijinalini görmek için tıklayınız : Bazı Bilim Adamlarının Sözleri
Bazı kişiler, bilim adamlarının dindar olmadıkları veya bilim ve din arasındaki tartışmaya katılmak istemedikleri için manevi ve tanrısal konulardan uzak durduklarını sanır.
Bu durum içlerinden bazıları için geçerli olabilirse de, şüphesiz hepsi için aynı şey söylenemez.
Bilim adamlarının aşağıdaki sözlerine dikkat edin.
“Evrenin bir başlangıcı var; fakat bilim adamları bu başlangıcın nedenini açıklayamazlar. Yanıt Tanrı’dır.” “Mukaddes Kitabı Tanrı’nın ilham ettiği, bir hakikat kitabı olarak görüyorum. Yaşamdaki karmaşıklığın ardında bir zekâ olmalı.”—Ken Tanaka, ABD Jeolojik Araştırma Kurumu’nda gezegen bilimci.
“Farklı bilgi türleri (bilimsel ve dinsel bilgi) arasındaki uçurum oldukça sunidir . . . . Yaratıcı ve yaratılış hakkındaki bilgiler birbiriyle yakından bağlantılıdır.”—Enrique Hernández, Meksika Özerk Ulusal Üniversitesi Fizik ve Kuramsal Kimya Bölümünde araştırmacı ve profesör.
“[İnsan genomuna ilişkin] elimizdeki tüm bilgiyi artırdıkça, bu malzemenin karmaşıklığı ve içindeki unsurların birbiriyle bağlantılı olduğu ortaya çıkacaktır. Bu, yaşamın zeki bir yaratıcı, zeki bir etkenden kaynaklandığını gösterecektir.”—Duane T.*Gish, biyokimyacı.
“Bilim ve din arasında uyuşmazlık yoktur. İkisi de aynı gerçeği arıyor. Bilim Tanrı’nın olduğunu gösteriyor.”—D.H.R. Barton, kimya profesörü, Texas.
Yau bula bula hepsi hepsi dört tane mi adam buldunuz. Yazık yahu. İnsan buunları yazmaya bile utanır bu foruma.
Allah akıl fikir versin size ne diyeyim .
Bir de uluslarası bilim akademilerine bakın bakalım ne diyorlarmış.
Komik oluyorsunuz komik.
saygılarımla
evrensel-insan
29-05-2010, 01:45
Saygideger hur-kus;
Herhangibir bilim adami da, sonucta bir kisilik kimlik sahibidir ve inancinin olmasi da dogaldir. Onemli olan bu inancini, bilimsel calismasina yansitmamasi, sadece kendine saklamasidir. Cunku bu inancini, uzerinde emek harcadigi biliminin dalinda kullanirsa, ortaya koydugu bilimsellikten ziyade inancsal bir soyut olur.
Bir kisinin emegi baskadir, inanci baskadir. O yuzden de bilimsel calisma yaparken, dusuncesine inancini katmamasi arzu edilendir. Inanc onun kisisel sorunudur. Ama bir bilim adami olarak bilimsel calismasi, ona bilimsel sorumluluk ve yukumluluk yukler.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Yau bula bula hepsi hepsi dört tane mi adam buldunuz. Yazık yahu. İnsan buunları yazmaya bile utanır bu foruma.
Allah akıl fikir versin size ne diyeyim .
Bir de uluslarası bilim akademilerine bakın bakalım ne diyorlarmış.
Komik oluyorsunuz komik.
saygılarımla
Çok yazınca okunmuyor sayın dilaver, :)
Buyrun sizi kırmadan devam edelim..
Bildiğiniz gibi son yüzyıllarda daha pek çok bilim adamı, yaratılışı incelemeye geniş zaman ayırdı.
Onlar, acaba hangi sonuca vardılar?
Elektrik alanında öncülerden biri ve ünlü bir İngiliz fizikçisi olan Lord Kelvin şöyle dedi:
“Bence bilim ne denli iyi incelenirse, bizi tanrıtanımazlık gibi bir görüşten o oranda uzaklaştırır.”
Tanrıtanımaz olduğu söylenen bilgin Albert Einstein şunu kabul etmiştir:
“Donuk bir şekilde kavrayabileceğimiz evrenin harikulade yapısını düşünmek ve doğada beliren zekânın küçücük bir kısmını bile alçakgönüllülükle anlamak .*.*.*. benim için yeterlidir.”
Nobel ödülü kazanmış Amerikalı bilgin Arthur Holly Compton da şöyle dedi:
“Düzenli biçimde yayılan evren, tarihte söylenmiş şu en görkemli gerçeğe tanıklık eder: ‘Başlangıçta Tanrı.’” Bu bilgin bu beyanıyla, Mukaddes Kitabın ilk satırlarını aktarıyordu.
Saygılarımla
hur-kus, tanrı inancının mantıksızlığını benimsemişlik, insanın kendi aklıyla savaşının bir ürünüdür. Beni ya da başkalarını "inançlı" bilim insanlarını buraya listeleyerek inanca sürüklemeye çalışmak en düşük ihtimalle "saflıktır".
Ki size şunu kısadan izah edeyim, bilim kulvarından çarçabuk çıkmanız ve o masal dünyanıza geri dönmeniz sizin imani durumunuzun hayrınadır. Bilim sizin işinize yarayacak sizi selamete götürecek, sandığınız gibi bir araç değildir. Olaylara öyle "safça" yaklaşıyorsunuz ki bir an sizin düşünmekten, akıldan, sorgulamaktan ve mantık yürütmekten bahseden insanların karşısına "inanmış bilim adamları listesi" ile çıkarak din tebliğciliği yaptığınızı düşünüyorum(!) Umarım öyle yapmıyorsunuzdur(!) Zira bu bizi küçümsemenizin sizi düşürdüğü vahim durumlardan biri olur sevgili kardeşim. Elbette siz bunu belkide hiçbir zaman farkedemeyeceksiniz.
saygıyla.
sayın hurkus
einsteinin tanrısı sizin tanrınız değil.
o evrenin tanrısal özü olduğuna inanıyordu.
bir çeşit panteizmden bahseder yani.
son tahlilde, idealizmden çok materyalizme yakındır.
aslında bunu sizde bal gibi biliyorsunuz.
ancak tipik bir HY cisiniz sizde.
bununla ne mi kastediyorum.
siz zaten söylediğiniz savsataları bizim yemediğimizi biliyorsunuz.
ancak bunu yemesi muhtemel bir çoğunluk olduğunu varsayarak o varsayımınızdaki çoğunluğa oynuyorsunuz.
balık zokasından fosil taktiği yani.
ama biz buralardayız.unutma.
sayın hurkus
einsteinin tanrısı sizin tanrınız değil.
o evrenin tanrısal özü olduğuna inanıyordu.
bir çeşit panteizmden bahseder yani.
son tahlilde, idealizmden çok materyalizme yakındır.
aslında bunu sizde bal gibi biliyorsunuz.
ancak tipik bir HY cisiniz sizde.
bununla ne mi kastediyorum.
siz zaten söylediğiniz savsataları bizim yemediğimizi biliyorsunuz.
ancak bunu yemesi muhtemel bir çoğunluk olduğunu varsayarak o varsayımınızdaki çoğunluğa oynuyorsunuz.
balık zokasından fosil taktiği yani.
ama biz buralardayız.unutma.
Sayın anarchist,
Dinlerle ilgili bir forumda Tanrı'dan bahsedilmeyecekse bu forumu neden açmışlar ?
Burada dinden yaratıcıdan konuşmayalım da Fenerbahçe
Galatasaray muhabbeti mi yapalım?
İstiyorsanız forum yönetimine söyleyin kapatsın bu bölümleri....
Buyrun tek telden çalın isterseniz....Kendi konunuzda hem çalıp hem söylersiniz.
Balık zokası konusunu HY sorun, bizim Yaratılışı anlatmak için zorlama veya hilelere ihtiyacımız yok.
Hem niye şikayet ediyorsunuz ki, bu forumda yaratılışı şiddetle savunup sonradan fikir değiştirip size katılanlar olmadı mı?
İsterseniz örnek vereyim... Hatta şimdi "Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi" bile oldular....
Şimdi bu insanlar "sizin oltanıza geldi" mi diyelim......
Yoksa bu dinlerle ilgili forumların açılmasında amaç bu mu? :(
Ben herhalde evrimimi tamamlamamış olmalıyım ki geç uyandım... :)
Saygılar
sayın hurkus
ben einsteinin dindar olduğu iddianız üzerine o yazıyı kaleme aldım.
yoksa gidin mahallemizden burda tanrıya yer yok demedim.
siz burda olmasanız biz kimle tartışacağız.
burası ne kadar bana aitse bir o kadar da size ait.
çarpıtmayın.
şunu söylüyorum.
siz de einsteini örnek verirken aslında onun dindar olmadığını biliyor olmalısınız.
ama buna rağmen yanlış bilgi ortaya koymakta beis görmemişsiniz.
işte HY tarzı ve taktiği budur.balık zokası da bu tarzın örneğidir.
bizim zokayla işimiz olmaz.
şu an sizin zokalarınızdan kurtulan bir kişiyi de bu kadar yazılarınızda konu yapmanız hiç yakışık almıyor.
hristiyan ahlakı dediğiniz bu mu.
Sayın anarchist,
Benim yazımın neresinde "Albert Einstein dindardır" dedim?
Tersine ateist olarak tanındığını yazdım.
Onun sözlerini yorum katmadan size aktardım.
“Donuk bir şekilde kavrayabileceğimiz evrenin harikulade yapısını düşünmek ve doğada beliren zekânın küçücük bir kısmını bile alçakgönüllülükle anlamak .*.*.*. benim için yeterlidir.” Albert Einstein
Sizin kabul etmediğiniz, doğadaki zekayı kabul etmiş birini asıl siz referans verdiğinizde beni tenkit etmiş olduğunuz duruma düşmüş olmuyor musunuz?
Lütfen biraz insaflı olalım..
saygılar
sayın hurkus
ben sözlerinizden tanrıtanımaz olarak tanınmasına rağmen aslında einsteinin dindar olduğunu iddia eder bir anlam çıkardım.
şeyet böyle bir anlam yüklemiyorsanız benim eleştirimin elbetteki anlamı olamaz.
ancak bağlamı dikkate aldığınızda ve einstein o sözü ne anlamda kurduğunu açıkça ortaya koymadığınızda benim böyle bir anlam yüklediğinizi düşünmem son derece normal.
einsteinin doğadaki zeka derken muhtemelen kastettiği doğanın yetenekleridir.
yaratıcı bilinç tanrı falan gibi şeyler olmamalıdır.
çünkü bir çok kez einstein bu türlü bir tnarıya asla inanmadığını da söylemiştir.
ancak bu başlı başına bir tartışma konusudur.
panteist biri tarafından daha net ortaya konabilir.
yinede bu başlıkta einsteini anmanız yanıltıcıdır.
çünkü hemen sonrasında anladığımız anlamda bir dindarın önermesini kutsal kitaptan bir aktarım olarak sunmakla, einsteinin sözlerinin de bu şekilde anlaşılmasını arzu etmişsiniz düpedüz.
yinede eğer bunu kastetmediğinizi iddia ediyorsanız;
o halde ben yanlış anlamışım diyorum.
Daha evvel ismini şu an hatırlayamadığım bir kitapda, einstein ın Yaratıcıya inandığını ama dinlere inanmadığını okumuştum. Hatta yaratıcının herşeyi yaratıp kendi haline bıraktığı şeklinde bir inanışa sahipmiş. Bilmiyorum ne kadar doğru.
Bu başlıkta tipik ipuçlarını gördüğümüz "otoriteden kanıt", bilim insanları arasında tanrı inancına sahip bireylerin söyledikleriyle inancını kanıtlama ihtiyacıdır.
Diyelim ki dünyada yaşayan tüm bilim insanlarının tanrı inancıyla ilgili bir istatistik tuttuk (benzer araştırmaların var olduğunu hatırlatayım) ve sonuçta bilim insanlarının varsayalım ki % 75 i evrenin bir tanrıya ihtiyacı olmadığını düşünüyor. Bu durumda başlık sahibi ve benzeri yanılgıda olanlar tanrıya olan inançlarından vaz mı geçecek ?
Bilim bir kültüre, inanca, etnik temele dayanmayan kümülatif bir üründür. Tüm insanlığın ortak değeridir. Ve en basit tanımıyla "doğanın, doğal yollarla açıklanması ve anlama" çabasıdır. Bilimin ve onun üretici gücü bilim insanlarının var olan kültürel, sosyal ve toplumsal alandan bütünüyle bağımsız olabileceğini düşünmek mümkün değildir. Kurulu sistemle bilimin ilişkisi çift yönlü bir yol üzerinde gerçekleşir: etkiler ve etkilenir. Tüm tarih boyunca bu ilişki bazen son derece açık bazan da ilk bakışta farkedilemeyecek bir alış-verişle şekillenir. Bilimin kilometre taşlarını oluşturan yüzakı isimlerin bir çoğu yaşadıkları çağa uygun şekilde dindardır. Örneğin bir rahip olan Mendel kalıtım sorununu çözerek evrim teorisinin en temel taşlarından birini yerine oturtmuştur. Ama ondan geriye kalan inançlı bir hırıstiyan kişliği değil kalıtımın temel kurallarıdır. Bilimin bireysel inançlardan sıyrılıp tüm insanlığın mirası olmasının temelinde konu edindiği şeyin inançla ilgisi olmaması yatar. Koyu katolik veya dindar bir müslümanın yetiştirdiği bezelyeler onların inançlarıyla ilgisiz biçimde filizlenir.
Bir tanrı, yaratıcı zeka, tanımlayamadığımız bir ilk şey var mıdır ? Teorik olarak mümkündür. Ancak bilimin (insanın doğaya ilişkin tüm bilgilerinin toplamı olarak) bu soruya verdiği veya verebileceği cevap "bu öngörünün yeterli kanıta" sahip olmadığıdır. Bu güne değin ileri sürülen tüm savlar inanç temellidir ve nesnel, ölçülebilir, tekrar edilebilir ve yanlışlanabilir değildir.