PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ay nasıl oluştu?


ALKA
02-06-2010, 03:18
Asagidaki benim bildigim dört teoriden su an icin hangisi güncel ve dogru olani?

1. teori: Ay baslangicta hizla dönen dünyadan kopmus ve yörüngeye oturmustur.
2. teori: Ay dünyanin yanindan gecerken yörüngesine takilan bir gök cismidir.
3. teori: Ay dünyanin etrafındaki toz gaz ve taslardan olusmustur.
4. teori: Ay dünyanin olusumu sirasinda büyük bir gök cismi tarafından vurulmasi ardindan aciga cikan toz, gaz ve taslarin yörüngede kalarak olusturdugu bir gök cismidir.

Varta
02-06-2010, 04:45
Benimde merak ettiim bir konu var...Neden gezegenler 'Küre' biçimindedir...

ALKA
05-06-2010, 04:14
Benimde merak ettiim bir konu var...Neden gezegenler 'Küre' biçimindedir...
Havada serbest ve bagimsizca süzülen su damlalari neden yuvarlaksa benzer sebeplerden dolayi gezegenler de yuvarlaktir. Üstelik su damlalari bagimli olduklari durumlarda da yuvarlaktirlar, mesela musluklarda asili durduklarinda..Bu durumda yercekimi bu su damlalarini kendisine dogru cekmektedir ve su damlalari asagiya dogru düserken yuvarlak formlarini biraz bozarak biraz uclarina dogru uzayiverirler.

Serbest ve bagimsiz su damlalari yuvarlaktir cünkü bu form su damlasi icin en elverisli konfigurasyondur. Su damlasi bu durumda damlanin her tarafinda merkezinden esit uzaklikta bulundugu zaman en az enerjiyi harcar. Dolayisiyla bir su damlasi yuvarlak oldugu zaman kütlesi kendi cekim merkezine en yakin noktadadir.

Gelelim gezegenlere..Cogu gezegenler ise su damlasi gibi sivi degildir, bilakis kati formdadir. Eger farkli dis gücler kati formdaki bir gezegene etki ettiginde sivi olan su damlasi gibi bu etkiye karsilik veremezler ve hemen yine yuvarlak olamazlar. Bilindigi gibi taslar ve kayalar da her zaman yuvarlak degildir.

Gercekten de yuvarlak olmayan gezegenler de vardi. Bu gezegenler genelde sadece bir kac yüz km büyüklügünde olan kücük gezegenlerdir ve formlari daha ziyade büzüsmüs veya yamuk bir patatese benzer.

Ama bir gezegen bundan daha büyük ölcülere sahip oldugunda yercekimi de büyüyor ve bu büyük cisim icindeki cesitli bölgeler birbirlerini cekmeye ve etkilemeye basliyor. Bu cisim icindeki karsilikli ve cok güclü cekimler yüzünden en sert kaya formasyonlari bile bir nevi sivilasmaya baslayip bu cekimlere karsilik veremiyorlar, dolayisiyla tamami ile bir simetri olusana ve ic kuvvetler denge bulana kadar birbirlerine yaklasiyorlar ve birbirlerine esit uzaklikta bulunarak en az enerji harcayacaklari bir konuma gelerek yuvarlak bir form elde ediyorlar. Mesela gezegenin bir parcasi cikinti olusturursa gezegenin o cikintiyi muhafaza etmesi icin daha fazla enerji tüketmesi gerekir. Bu durumda fizik kurallari dis mudahaleye gerek kalmaksizin kendi isini halleder. Bu durumda yercekimi cikintilari otomatik olarak icine ceker ve giderek yuvarlaklasir.

Gezegenimizin dönme hareketi ekvator kisimlarini biraz disari cikartip kutuplarini da biraz icine cektiginden tam bir yuvarlak degildir. Üstü ve alti basik bir formu vardir. Ama Dünyamiz, uydumuz Ay ve Mars icin gecerli olan bu fizik kurallari Jupiter ve Satürn gibi kati olmayan gaz kütlelerinde daha kolay gerceklesiyor ve bu gezegenler mükemmel bir küre formuna sahiptirler. Günes de Dünyamizin aksine mükemmel bir küredir.

Ama günes gibi yildizlar tek baslarinayken küresel bir görüntü olusrurken, eger iki yildiz ikili bir sistem olusturdugu ve birlerini karsilikli olarak cekmeye ve yaklasmaya basladiklari zaman ikisinin yercekimi kuvvetleri birbirleriyle etkilesim icine girerek biraz uzunca bir amerikan futbol topu gibi bir görünüme bürünürler.

Bir cok kücük meteorlar veya uydular hastalikli veya yumru bir patates görünümündedirler...

Neva
26-09-2012, 21:37
Guncelleme.

VraeL
26-09-2012, 23:15
bir karikatür var çok ünlüdür, arabın biri deveye boynun neden eğri diyor, devede 1 parağraflık bir bilimsel açıklama yapıyor. bu başlıkta dönen diyalogları okuyunca aklıma o karikatür geldi (:

ellerine sağlık bu arada sevgili Alka. ^^

Olimpiyat
26-09-2012, 23:51
Asagidaki benim bildigim dört teoriden su an icin hangisi güncel ve dogru olani?

1. teori: Ay baslangicta hizla dönen dünyadan kopmus ve yörüngeye oturmustur.
2. teori: Ay dünyanin yanindan gecerken yörüngesine takilan bir gök cismidir.
3. teori: Ay dünyanin etrafındaki toz gaz ve taslardan olusmustur.
4. teori: Ay dünyanin olusumu sirasinda büyük bir gök cismi tarafından vurulmasi ardindan aciga cikan toz, gaz ve taslarin yörüngede kalarak olusturdugu bir gök cismidir.
sevgili Alka
İlk 3 ünü kabul etmiyoruz artık.En azından olasılığı çok çok düşük.
4. teori genel olarak kabul ediliyor.

Corpse Bride
27-09-2012, 10:56
...
Ama bir gezegen bundan daha büyük ölcülere sahip oldugunda yercekimi de büyüyor ve bu büyük cisim icindeki cesitli bölgeler birbirlerini cekmeye ve etkilemeye basliyor. Bu cisim icindeki karsilikli ve cok güclü cekimler yüzünden en sert kaya formasyonlari bile bir nevi sivilasmaya baslayip bu cekimlere karsilik veremiyorlar, dolayisiyla tamami ile bir simetri olusana ve ic kuvvetler denge bulana kadar birbirlerine yaklasiyorlar ve birbirlerine esit uzaklikta bulunarak en az enerji harcayacaklari bir konuma gelerek yuvarlak bir form elde ediyorlar. Mesela gezegenin bir parcasi cikinti olusturursa gezegenin o cikintiyi muhafaza etmesi icin daha fazla enerji tüketmesi gerekir. Bu durumda fizik kurallari dis mudahaleye gerek kalmaksizin kendi isini halleder. Bu durumda yercekimi cikintilari otomatik olarak icine ceker ve giderek yuvarlaklasir.

Gezegenimizin dönme hareketi ekvator kisimlarini biraz disari cikartip kutuplarini da biraz icine cektiginden tam bir yuvarlak degildir. Üstü ve alti basik bir formu vardir. Ama Dünyamiz, uydumuz Ay ve Mars icin gecerli olan bu fizik kurallari Jupiter ve Satürn gibi kati olmayan gaz kütlelerinde daha kolay gerceklesiyor ve bu gezegenler mükemmel bir küre formuna sahiptirler. Günes de Dünyamizin aksine mükemmel bir küredir.

Ama günes gibi yildizlar tek baslarinayken küresel bir görüntü olusrurken, eger iki yildiz ikili bir sistem olusturdugu ve birlerini karsilikli olarak cekmeye ve yaklasmaya basladiklari zaman ikisinin yercekimi kuvvetleri birbirleriyle etkilesim icine girerek biraz uzunca bir amerikan futbol topu gibi bir görünüme bürünürler.

Bir cok kücük meteorlar veya uydular hastalikli veya yumru bir patates görünümündedirler...

ne ilginç tıpkı canlı gibi. (bu bilimsellikten uzak benzetmemi alıp alay ederseniz yakarım ona göre)

upuaut
27-09-2012, 15:26
Benimde merak ettiim bir konu var...Neden gezegenler 'Küre' biçimindedir...

Çok güzel bir soru. Gerçi ALKA soruna yanıt vermiş ama, bu yanıt içinde birkaç şey eksik.

Senin soruna yanıt için Einstein Teoremi'ni kullanacağım.

Einstein'a göre yıldızların ışıklarını ancak çok büyük kütleli cisimler kırabilir. İngiliz ölçümcüsü Edington Einstein bu teoreminden hareketle 29 Mayıs 1919'da meydana gelen Tam Güneş Tutulması'nda 2 adet fotoğraf çekti. Fotoğraflardan biri tam Güneş Tutulması anında yani Ay Güneş'i tam olarak örttüğü zaman (Total Eclipse) ve diğeri de gece çekildi. Bu 2 fotoğraf Londra'daki Kraliyet Akademesi'nde üst üste konularak karşılaştırıldı ve Güneş'in yıldızların ışıklarını kırdığı (yıldızların yerlerindeki kaymalardan dolayı) ortaya çıktı. Bu sonuç, Einstein'ın "Genel Görelilik Teorisi"ni doğruladı!

İşte bu teoremde olduğu gibi bir gök cisminin Küremsi biçiminde olabilmesi için gerek ve yeter koşul;

1) Gök cisminin yeterince büyük olması,
2) Bu gök cisminin bir yerçekimi etkisi altında uzun bir dönemde dönmesi

gerekir. Misal: Güneş Sistemi'ndeki gezegenler ve (bazıları hariç) bu gezegenlerin uyduları küremsi şekildedir. Dünya ve uydusu Ay, Jupiter ve uyduları küremsi şekildedir. Fakat Mars küremsi olması olmasına rağmen uyduları Deimos ve Phobos küremsi şekilde değildirler. Çünkü Deimos ve Phobos Ay gibi yeterince büyük değillerdir. Bu da, bu uyduların milyarlarca yıl Mars'ın etrafında dönmesine rağmen yani 2. madde gerçeklenmesine rağmen, 1. madde gerçeklenmediğinden neden küremsi hale erişemediklerini açıklar.

Bu açıklamalara göre Ay neden küremsi şekildedir? diye bir soru sorarsanız, başlangıçta (4,5 milyar yıl önce) Ay Dünya ile çarpıştıktan sonra Ay ve Dünya'dan büyük toprak parçaları uzaya saçıldı (ki bu durumda Ay'ın şekli küremsi değildi) ama daha sonra Dünya ve Ay yerçekimi güçlerine orantılı olarak uzaya dağılan bu toprak parçalarını döne döne toparladılar ve her ikisi de küremsi forma girdi.

Bu arada, Ay Dünya'dan şimdiki gibi uzakta (384,000-400,000 KM) değildi ve Ay'ın Dünya üzerindeki çekim gücü ihmal edilemeyecek kadar yüksekti. Bu durum Dünya'da hayatın başlangıcında yer alan canlıların dev cüsseli olmasıyla doğrudan ilgilidir. Örneğin devasa cüsseli Dinozorların Ay'ın yüksek çekim gücüne karşı koymuş olması (ki devasa cüsseleri Ay'ın çekim gücü için adeta bir paratoner gibiydi) hiç de şaşırtıcı değildir. İnsanoğlunun Dünya'da ortaya çıkışı Dinozor neslinin 60 milyon yıl önce yok olmasından sonraya denk gelir.

Ünlü evrimbilimci Richard Dawkins insanoğlunun Dünya'ya uzaydan gelmediğini ya da yaratılarak ortaya çıkmadığını, ilk canlıdan kendisine kadar evrilerek ortaya çıktığını söyler. Bu durumda, ona göre, balıklar bizim büyükbabamızdır.

lionawar
27-09-2012, 16:36
1-2-3 veya 4 de değil..

ay yapay olarak yerleştirilmiştir.

aşırı düzgün yörüngesi vardır.

samanyolu galaksisinden daha eskidir.

AY bir yapay uydudur.

Bu arada içi de boş galiba..

Bilimsel bir teori bile varmış bunu sonradan bulmuştum. (Yani ben bunu kendim başka deliller ile anladığımdan sonra):

http://en.wikipedia.org/wiki/Hollow_Moon

Cumayagittimgelicem
27-09-2012, 16:58
sen anlamışsında bütün bu iddialarını destekleyen hiçbir bilimsel delilin olmadığını fark edememişsin.

kendin başka deliller ile anladığını söylerken acaba hangi deliller ile anladığını merak ediyorum

lionawar
27-09-2012, 17:56
1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.
2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir
4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.
6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.
7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.
11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.
13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.
14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.
15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.


bazı örnekler....

mesela birini açayım sana, diğerlerine sen bak:

madde 16 yı yani..

Buna Transient lunar phenomenon deniyor.

http://en.wikipedia.org/wiki/Transient_lunar_phenomenon

örnek: 31 Ocak 1915 Yunanca’daki Gamma işaretine benzer 7 beyaz ışık görüldü.

Hadi bunların biri değil hepsi yalan olsun...

Peki neden George Bush Ay a dönüyoruz dediği halde, geçenlerde Obama Ay a Dönüş projelerimiz süresi olarak iptal edilmiştir dedi. Neden Ay ile ilgili çalışmalar durduruldu ?

1980 de kestiler. Şimdiye Ay da bir üs olması lazım değil miydi ?

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/8489097.stm

lionawar
27-09-2012, 18:03
bir facebook bile 80 milyar dolar, Ay a gitmek 9 milyar dolar.. Koskoca amerika bunu mu afford edemiyor.. Apple in değeri, google un değerini hiç demiyorum.

Cumayagittimgelicem
27-09-2012, 18:04
1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.
2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir
4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.
6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.
7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.
11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.
13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.
14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.
15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.


bazı örnekler....

mesela birini açayım sana, diğerlerine sen bak:

madde 16 yı yani..

Buna Transient lunar phenomenon deniyor.

http://en.wikipedia.org/wiki/Transient_lunar_phenomenon

örnek: 31 Ocak 1915 Yunanca’daki Gamma işaretine benzer 7 beyaz ışık görüldü.

Hadi bunların biri değil hepsi yalan olsun...

Peki neden George Bush Ay a dönüyoruz dediği halde, geçenlerde Obama Ay a Dönüş projelerimiz süresi olarak iptal edilmiştir dedi. Neden Ay ile ilgili çalışmalar durduruldu ?

1980 de kestiler. Şimdiye Ay da bir üs olması lazım değil miydi ?

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/8489097.stm

evet hepsi içi boş iddialar ve çoktan çürütülmüşlerdir.

13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.

misal bu örnek o kadar saçma ki, tam olarak kapatırken her 15 günde bir kapatmıyor. her yıl ve dünyanın belli bölgelerine denk gelecek şekilde kapatıyor. yani iddia o kadar komik ki. diğer birçok iddianın temeli bile yoktur.

neden mi ay ile ilgili çalışmalar durduruldu? çünki yörüngedeki uydular çok daha hesaplı, üsler de öyle. bir bakın bakalım abd ay programı için ne kadar bütçe ayırmış? george bush dan böyle bir söz hatırlamasamda o adamın güvenmezdim sözlerine zaten. ay üssünü korumak imkansızdır. yani bir üs kuracaksanız en güzeli hem çıkması basit ve masrafsız ve hareket ettirmesi kolay olan yörüngede kurmaktır.

Cumayagittimgelicem
27-09-2012, 18:09
bir facebook bile 80 milyar dolar, Ay a gitmek 9 milyar dolar.. Koskoca amerika bunu mu afford edemiyor.. Apple in değeri, google un değerini hiç demiyorum.

abd nin açıkladığı ay programı için bütçesi yaklaşık 400 milyar dolardı yanlış hatırlamıyorsam.

öyle yakıt koy hop 9 milyar dolar demek ile olmuyor. insan gücünden harcanacak teknoloji ve zamana ve eğer aracın geri dönmesinide düşünüyorsak baya tuzlu olacaktır. zaten gidip bayrak ve ayna koydukları bir yere neden gitsinler tekrar boşu boşuna? üs kursan işe yaramaz. taşını toprağını toplayıp getirmişler. neden 10 milyarlarca dolar ve vakit boşa harcansın. ki abd en ucuza gidecektir tecrübe yüzünden. tabi gittiklerini kabul ediyorsan.

lionawar
27-09-2012, 18:30
Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.

Melekler bizleri gözlüyor ve uzak vericiler ile kayıt tutuyorlar.

Kaydın amacını tahmin ettin değil mi..

Dünya hayatına müdahale ettikleri bir yöntem var mı bilemiyorum, ama olabilir.

Kayıtlar live değil, bazen erişim olmazsa bizim temp belleklerimizde, ama eksik olan bilgi yok.



Çok önceden peygamberin parmağı ile ay ı ikiye bölmeside böylece anlaşılabilir oluyor.



---------------------------------------------------------------------------------

Bu bilgiler;
Kesinlikle bilimsel değil. Olmasına imkan yok, biz aya gittik, ve içine de baktık zaten değil mi... Ayrıca burdan teleskoplarla görüyoz bi şey yok..

Sakın bunlara inanma, ve kimseye de söyleme. Ne de olsa ispat edemezsin. Ben de edemem. Bu konuyla ilgili başka bir söz söylememe de gerek yok..

Saygılar..

Cumayagittimgelicem
27-09-2012, 18:45
Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.

Melekler bizleri gözlüyor ve uzak vericiler ile kayıt tutuyorlar.

Kaydın amacını tahmin ettin değil mi..

Dünya hayatına müdahale ettikleri bir yöntem var mı bilemiyorum, ama olabilir.

Kayıtlar live değil, bazen erişim olmazsa bizim temp belleklerimizde, ama eksik olan bilgi yok.



Çok önceden peygamberin parmağı ile ay ı ikiye bölmeside böylece anlaşılabilir oluyor.



---------------------------------------------------------------------------------

Bu bilgiler;
Kesinlikle bilimsel değil. Olmasına imkan yok, biz aya gittik, ve içine de baktık zaten değil mi... Ayrıca burdan teleskoplarla görüyoz bi şey yok..

Sakın bunlara inanma, ve kimseye de söyleme. Ne de olsa ispat edemezsin. Ben de edemem. Bu konuyla ilgili başka bir söz söylememe de gerek yok..

Saygılar..

uzmanlık alanım değil ama yukarda yazılanlar benim fikrime hastalıklı bir beyin tarafından üretilen komik ve aynı derecede üzücü iddialar. hastalıklı derken gerçekten bir insanın bunlara inanabilmesi için benim fikrime göre hayal aleminde yaşıyor olması gerekir. eminim daha doğru bir şekilde açıklayabilecek sözler vardır ama dediğim gibi uzmanlık alanım değil

ayı bombalıdıklarında meleklerden karşı misilleme göremedim. ama tahmin ediyorum baya tırsmışlardır.

ALKA
27-09-2012, 19:05
ay yapay olarak yerleştirilmiştir.

AY bir yapay uydudur.

Bilimsel bir teori bile varmış bunu sonradan bulmuştum. (Yani ben bunu kendim başka deliller ile anladığımdan sonra):

http://en.wikipedia.org/wiki/Hollow_Moon
Verdiğiniz linki kendiniz de okudunuz mu acaba?

Orada ne diyor? The Hollow Moon theory is a pseudoscientific hypothesis, yani "İçi boş Ay teorisi, pseudo bilimsel (sahte bilimsel) bir hipotezdir".. Siz ise bilimsel bir teoridir demişsiniz. Bilimsel Teori ile pseude teorisi asla aynı şeyler değildir.

Mesala ben de " Ay aslında uzaylılara ait dev bir uzay gemisidir" desem bu da bir pseudo bilimsel saçmalık olur. Ki böyle bir hipotez de nitekim Michael Vasin ve Alexander Shcherbakov tarafından 1970'de ortaya atılmıştı.

upuaut
27-09-2012, 20:29
1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.
2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir
4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.
6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.
7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.
11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.
13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.
14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.
15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.


bazı örnekler....

mesela birini açayım sana, diğerlerine sen bak:

madde 16 yı yani..

Buna Transient lunar phenomenon deniyor.

http://en.wikipedia.org/wiki/Transient_lunar_phenomenon

örnek: 31 Ocak 1915 Yunanca’daki Gamma işaretine benzer 7 beyaz ışık görüldü.

Hadi bunların biri değil hepsi yalan olsun...

Peki neden George Bush Ay a dönüyoruz dediği halde, geçenlerde Obama Ay a Dönüş projelerimiz süresi olarak iptal edilmiştir dedi. Neden Ay ile ilgili çalışmalar durduruldu ?

1980 de kestiler. Şimdiye Ay da bir üs olması lazım değil miydi ?

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/8489097.stm

lionawar, dediğin gibi, Başkan George Bush'un döneminde gerçekten de Ay'a seyahat için bir proje vardı ama bu proje hayata geçirilemedi. Hatta Wikipedia'da George Bush'un biyografisi (http://tr.wikipedia.org/wiki/George_W._Bush)ne bakarken, beni şoke eden şu bilgiyle karşılaşmıştım:

2004

14 Ocak (http://tr.wikipedia.org/wiki/14_Ocak): Bush, Ay (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ay)'a gidilmesini öngören uzay programını başlattı.
Bu açıklamaya göre, Başkan George Bush döneminde Ay'a gidilmesi için bir uzay programının başlatıldığını ama diğer taraftan, Ay'a hiç gidilmediği ve ilk kez 2004'te George Bush döneminde gidilmeye teşebbüs edildiği izlenimi doğuyor.

Şahsen, ben ikinci ihtimalin daha kuvvetli olmasından hareketle (ki açıklama bunu gösteriyor) bu açıklamayı ilk gördüğümde büyük bir şok geçirmiş ve ağızmdan "Demek ki daha önceden yapılan APOLLO Seferleri ile Ay'a iniş açıklamaları doğru değilmiş, bizi kandırmışlar! Demek ki Ay'a ilk kez 2004'te George Bush döneminde gidilmeye çalışılmış ama sonradan bu proje rafa kalkmış. Tıpkı APOLLO 18 projesindeki gibi!" sözleri dökülmeye başlamıştı.

Size bu açıklamam çok iddialı gelebilir ama, bu açıklama tıpkı şu fıkradaki Yeniçeri ağasının karşı çıkışı gibi benim için yeni bir gelişmedir:

Kafaya takınca (http://www.muhsinyazici.com/egitim/index.php/yahudi-fikralari.html)

Yeniçeri ağası, bir Yahudi’ye takmış:
-“Siz Hazreti İsa’yı da çarmıha germiştiniz!”
Yahudi ellerini açmış:
“İnsaf ağam, iki bin yıl önce olmuş!”
“Olsun, ben yeni duydum!”

VraeL
27-09-2012, 22:06
Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.

Melekler bizleri gözlüyor ve uzak vericiler ile kayıt tutuyorlar.

Kaydın amacını tahmin ettin değil mi..

Dünya hayatına müdahale ettikleri bir yöntem var mı bilemiyorum, ama olabilir.

Kayıtlar live değil, bazen erişim olmazsa bizim temp belleklerimizde, ama eksik olan bilgi yok.



Çok önceden peygamberin parmağı ile ay ı ikiye bölmeside böylece anlaşılabilir oluyor.



---------------------------------------------------------------------------------

Bu bilgiler;
Kesinlikle bilimsel değil. Olmasına imkan yok, biz aya gittik, ve içine de baktık zaten değil mi... Ayrıca burdan teleskoplarla görüyoz bi şey yok..

Sakın bunlara inanma, ve kimseye de söyleme. Ne de olsa ispat edemezsin. Ben de edemem. Bu konuyla ilgili başka bir söz söylememe de gerek yok..

Saygılar..

Sevgili lionawar,
Yazdıklarınla alay etmeyeceğim, ben o tiplerden değilim.
Ne de olsa sende hepimiz gibi aklı başında
fakat farklı düşünceler savunan farklı bir insansın.
Biz ateistler nasıl 7 milyarlık dünya nüfusunun
5 milyarının varolmayan bir tanrıya inanarak
yanlış bir durum içinde olduklarını düşünüyor ve savunuyorsak,
sen de 7 milyar nüfusun 6.5 milyarının Ay'ın yanlış şey olduğuna inandıklarını düşünebilirsin...

Yazdıkların ile ilgili olarak dürüstçe sormak istediklerim var, senden ricam ben seni nasıl kaale alıyorsam sende beni o şekilde dikkate al ve hepsini lütfen tek tek yanıtla.

- Ay'ın, meleklerin insanlığı gözetlemesi ve onlar hakkında not tutması için yapılan-üretilen bir yapay uydu olduğunu iddia etmişsin. İçinde melekler olduğunu ve meleklerin kontrol ettiği elektronik sistemler olduğunu yazmışsın. Merak ettiğim şey, bu iddianı neye dayanarak savunuyorsun, yani ayın içinde bir üs olduğunu hangi görüntüden-videodan veya hangi durumdan yola çıkarak savunuyorsun?

- İkinci sorum şu ki: melekler demişsin, sanırım meleklere inanan biri olarak Allah'ada inanıyorsun doğru mu? O halde Allah'ın sonsuz güçte olduğuna, dilediği her şeyin gerçekleştiğini de kabul ediyor olmalısın? Doğru mudur? Doğrudur.
Peki o halde,
sonsuz güçte, her yerde olan ve her şeyi yapmaya gücü yeten bir varlık
neden melek isimli varlıklar yaratıp,
sonra içinde elektronik takip sistemleri olan ayı dünyanın etrafına yerleştirip, sonra da bu melekleri insanlığı takip etmesi için görevlendiyor?
İnsanlığı takip etmeyi allah yapamıyor mu? Gücü mü yetmiyor, yoksa hepsine yetişemiyor mu?

- Gözleri gören, eli tutan, kulakları duyan bir adam neden kendisi yazmak yerine başkasına yazdırmaya, kendi kitap okuması gerekirken başkasına anlattırmaya, bir konuşmayı kendi dinlemesi gerekirken başkasına dinlettirip kendisine anlattırmaya zahmet etsin?

istatistik
27-09-2012, 22:29
İddiaları ciddiye alarak cevaplamaya çalışacağım. Bazı noktalarda patlayabilirim ancak, konuya getirilen önermeler bu kadar saçma olunca da yapacak bir şey yok artık. Hazırsak başlayalım:

1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.

Uydunun tanımına bakan bir kişi yukarıdaki tanımın baştan hatalı olduğunu görecektir. Biz yine de yazalım: Bir gezegenin ya da başka bir uydunun etrafında dönen gök cisimlerine uydu adı verilir. (En basit tanımı ile) Uyduların, uydusu olduğu gezegen ile çap yönünden ideal oranını ya da uzaklıklarının ne olması gerektiğini belirten bir ölçek var mıdır? Ben görmedim. Tartışmalı olan bi Pluton vardı, onu da en sonunda gezegenlikten çıkardılar.

2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.

Birisi bana bu cümlenin ne anlama geldiğini lütfen açıklasın. yalpalaması mı gerekirdi?

3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir

Nasıl olması gerekir? Kratersiz? Derinlemesine kraterli? Parçalı kraterli? En iyisi idealini aşağıdaki listeden seçin:

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4f/Moons_of_solar_system_v7.jpg


4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.

The regular natural satellites in the Solar System are tidally locked to their primaries, meaning that the same side of the moon always faces the planet. The only known exception is Saturn's moon Hyperion, which rotates chaotically because of the gravitational influence of Titan.

Yani, diyor ki; Satürn'ün uydusu Hyperion dışında güneş sisteminde bulunan tüm doğal uydular gezegenlerine sadece bir yüzlerini gösterirler.

5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.

http://i.imgur.com/EWeba.jpg

Demirden (ki o da demiroksit) daha fazla Alüminyumoksit varmış onu ne yapacağız.

6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.

Aslında... Neyse bi şey demiyorum. Zaten okuyan saçmalığın uç noktasında dolanıldığını görecektir. Geçelim.

7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.

Eeee yani? Bire bir aynıdır diyen kim arkadaş?

8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.

Sizin bahsettiğiniz ağır metaller, lavlar ile yüzeye taşınmış olmasın sakın? araştırsanız iyi olur derim. Hatta işinizi de kolaylaştıralım:

Ay'ın mantosunda oluşan kısmi erime ay denizlerinde bulunan bazaltların yüzeye püskürmesine neden oldu.[/U] Bu bazaltların analizi mantonun olivin, ortopiroksen ve klinopiroksen minerallerinden oluştuğunu ve ay mantosunun dünya mantosundan demir açısından daha zengin olduğunu gösterir.

9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.

Sonradan mı erimiş? Biri bana bu cümleyi anlaşılır bir hale getirsin lütfen.

10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.

Uzayda ezan, ayda çan derken iyice kafalar güzelleşti. Atmosferin, dolayısıyla sesin titreşimlerinin tespit edileceği havanın olmadığı ortamda bu gong sesini kim duymuş?

11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.

Bizde buna belediye çalışıyor derler. (Al işte ciddiyet yavaş yavaş dağılıyor.)
Bu arada, yukarıda verdiğim uydular çizelgesindeki "NEREID" uydusu da tam moloza benzemiyor mu? İster misiniz aydan yardırmış gitmiş olsun!

12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.

Sonuç?

13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.

Fizik, gölge, tam gölge, yarı gölge, trigonometri vs. vs. vs. İncelemek gerek.

14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.

Dönerse bizimdir, dönmezse zaten hiç bizim olmamıştır. Metin olmak gerek.

15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.

Bunda diğer uydulardan farklı olan ne? Bu arada yukarıda bahsettiğim "NEREID" (hani moloza benzeyen) de diğer biy uydu olan TITAN'dan etkilenir. Bence kesin moloz.

16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.

Bu kadar insan söylüyorsa doğrudur mantığından gidersek daha kim bilir ne gibi saçmalıkları gerçek kabul etmemiz gerekir.

BİTTİ.

Uzun sürdü, vaktimi de fazlasıyla aldı. Ancak, verdiğim cevaplar içerisinde (önermenin saçmalık derecesine göre) faydalı bilgiler de olduğunu ve konuya müdahil olan kimi arkadaşlarımızın bunlardan faydalanabileceğini düşünüyorum.

Neva
27-09-2012, 22:43
Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.




Bu bilginin kaynagi nedir? Ogrenebilir miyiz?

idontneedagod
27-09-2012, 23:16
Bu bilginin kaynagi nedir? Ogrenebilir miyiz?

Kaynak? Lionawar adlı kullanicimizin hayal gücü. Biraz bilim kurgu biraz din, karistir, ayın karanlık yüzünden girip çıkıp bizi dikizleyen melekler.

Sözün bittiği yerdeyiz. Bir kişi ciddi ciddi bunu savunuyor ise yapılacak birşey kalmamıştır.

Kurmay
27-09-2012, 23:41
bu konuda güzel bir belgesel


http://www.youtube.com/watch?v=ruVd-4G-S04

http://www.youtube.com/watch?v=5TjvwjUbIuM&feature=relmfu

http://www.youtube.com/watch?v=54DTGVQycV0&feature=relmfu

http://www.youtube.com/watch?v=xe1Lhz1Z5Jo&feature=relmfu

Ahlaksız
28-09-2012, 00:18
Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.
:bounce::bounce::bounce:

Olimpiyat
28-09-2012, 09:42
Verdiğiniz linki kendiniz de okudunuz mu acaba?

Orada ne diyor? The Hollow Moon theory is a pseudoscientific hypothesis, yani "İçi boş Ay teorisi, pseudo bilimsel (sahte bilimsel) bir hipotezdir".. Siz ise bilimsel bir teoridir demişsiniz. Bilimsel Teori ile pseude teorisi asla aynı şeyler değildir.

Alka
Lionawar ve bu tip arkadaşlar da şöyle bir kompleks var.(Yalnızca kompleks de değil, aynı zamanda rakibi bastırma taktiği)
Olay şu.
İngilizce bilmese bile ya da yarım yamalak bilse bile (hatta çok iyi de bilse), Türkiye de herkes de bir İngilizce hayranlığı(!) var.
Ama bu hayranlık düşündüğün gibi değil.Üstünlük aracı olarak kullanılıyor.
Tartışmalarda, hiç okumasalar bile hemen İngilizce kaynak veriyorlar.
Bunun Türkiye de uygulanışının nedeni;
1-Ben İngilizce biliyorum
2-Eğer İngilizce bilmiyorsan, benim ulaştığım kaynaklara uşalamazsın, bak ben araştırmacı bir kişiyim haddini bil.

Mesaj budur.Bu hep aşağılık kompleksinin sonucudur.Ve maalesef tartışmalar da istenen sonucu etkiliyor.
Sadece arkadaşları suçlamıyorum.Geçmişte bende de vardı.Türkiye de iken İngilizce haricinde, Rusça,Çince,Farsça,İspanyolca gibi bir kaç dil daha öğrenmiştim.İngiltere de üniversite okurken, bu dillere ait kurslara gidip bu dilleri daha da geliştirmiştim.Türkiye ye döndüğümde forumlara üye olduğumda çeşitli tartışmalar da bu dillere ait kaynakları verip, buradan bakabilirsiniz diyordum.Çoğu kişi de bu dilleri bilmiyordu.
Olgunlaşamamıştık bazı konularda. Tabi aştık bunları.Ama Türkiye de aşamayanlar var.

Yani sözün kısası, yabancı dil bildiğini gösterme huyumuzdan memleket olarak vazgeçmeliyiz.
Mesela senin alıntı yaptığın arkadaş, kendisini çürüten bir link vermiş.Belli ki okumamış.Belki de İngilizce bilmiyor, sırf bir şey bildiğini göstermek için yapmış.

İngilizceyi bu tarz işlerde üstünlük aracı olarak kullanmaya çalışan arkadaşlar şunu unutuyorlar.İngilizce eşiği çoktan aşıldı.

Yani artık hemen hemen herkes İngilizce biliyor, hatta 3-4 dil bilen çok kişi var. En azından çevremde çok kişi var.

Bu yüzden bu arkadaşlar, adam gibi tartışacaklarsa tartışsınlar.Fikir tartışması yapalım.
Yoksa okumadıkları İngilizce linkleri vererek bir yere ulaşamazlar.

Bu forumda ingilizlere bile İngilizce öğreten bizim gbii insanların olduğunu unutmamaları gerekiyor.

Turan Dursun forumda kendini geliştirmiş çok arkadaşımız da var.En azından bu forumda birçok arkadaştan çok şey öğrendim.gerçekten de kendini iyi yetiştirmiş, bilgili birçok arkadaşımız var.Dindar insanların elini kolunu sallayarak atıp tutarak şov yapabilecekleri bir forum değil.
Bunu bilmeleri lazım.



Bu arada Lionawar nikli üye, fikirlerini savunurken eminim ki şaka yapmıştır. Aklı başında ve ruh sağlığı yerinde bir insan Ay ve melekleri yan yana koymaz.
Şaka yapmıştır.En azından öyle olmasını ümit ediyorum.

lionawar
28-09-2012, 11:58
VraeL için:
(öncelikle hepsini cevaplamam zor..
büyük ihtimalle seni tatmin de etmez zaten, hele de ateist lik gibi demir bir perde var iken: )

2. soruna:
Allah adetinde değişme olmayandır. Bu kurandan. Ve Allah işlerini yaparken hokus pokus ile yapmaz. Bu evreni yaratırken kullandığı şey bilim dir. Yani kurallara bilim diyoruz. Şimdi bu şekilde yaratmış iken tutup da bir şey yapmak istediği zaman o na ters hareket etmez. Kaba misalle: "Ben böyle yaptım ama, şimdilik bu kurallar salla pati yapalım. Şöyle hokka abrakadabra..." . İşte bu yok. Bir iş yapacaksa Allah bu daima bilimsel bir çerçevede açıklanabilir olaylardır. Örneğin çamurdan yarattım dediği (bu konuya uzunca girmeyelim de sadece örnek yazıyorum) zaman bu da böyledir. Kısaca, çamurun kimyasal bileşimine yüksek oranda uygun bir kimya da yarattım demek istemiş. Karbon bazlı yani. ve tabiiki de su. Bunun gibi Allah ben sizin yaptıklarınızı (günah/sevap gibi) kaydediyorum dediği zaman bunun da bir mantıksal / bilimsel karşılığı vardır. Hokus pokus yok. Daha çok örnek var, mesela gökten yağmurlar yağdırıyorum diyor. Eee tabii ki sihirli asasını gökyüzüne uzatıp da yağ demiyor. Bu da bilimsel bir iş. Melekler esasen bir varlığa karşılık da geliyor iken bazen bir kuvvet anlamındadır da. Bu ayrıntıya girmiyoruz. Neden melek kullanıyor O nu anlamaya çalışalım. Bunları kullanması gücü yetmediği anlamında değil. Onları da O yarattı ve bu bir yöntem.

Bu evrenin bir sistematiği var, O na uygun yaratma olmalı ki sistem bozulmasın. Ne yapacaksın bu kelimelerle yapacaksın. Fakat şu noktayı da kaçırmayalım, örneğin çok üstün bir teknoloji sana / bana sihir gibi gelebilir. Mesela çok çok eskiden yıl 1200 felan olsa ve bir ufacık ekrana (cep tele) görüntü ses kaydı yapıp senin ruhunu buraya hapsettim bak desek. Herhalde bizi ortaçağda yakarlardı. Sihir bu deyip. Şu an da dahi bize sihir gibi gelecek teknolojik bazı şeyler olabilir. Toplumsam kültür ne kadar ileri ise bunları anlamamız o kadar kolay olur.

Sana sorum şu vRaeL:

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Ne sorduğumu anlaman ümidiyle..

-------------------------
-------------------------
-------------------------

Şu güneşi tam kaplaması hakkında:
"The Moon's current orbital distance, about thirty times the diameter of the Earth, causes it to appear almost the same size in the sky as the Sun, allowing it to cover the Sun nearly precisely in total solar eclipses. "


------------------------------------

Bell olayı:

"On November 20, 1969, the Apollo 12 crew jettisoned the lunar module ascent stage causing it to crash onto the moon. The LM’s impact (about 40 miles from the Apollo 12 landing site) created an artificial moonquake with startling characteristics—the moon reverberated like a bell for more than an hour.

This phenomenon was repeated with Apollo 13 (intentionally commanding the third stage to impact the moon), with even more startling results. Seismic instruments recorded that the reverberations lasted for three hours and twenty minutes and traveled to a depth of twenty-five miles, leading to the conclusion that the moon has an unusually light—or even no—core."

--------

Ay depremleri ve sesler:

http://science.nasa.gov/science-news/science-at-nasa/2006/15mar_moonquakes/

Bu yazıda depremlerin, ayın yüzey yapısından kaynaklanan bir titreşim ses gibi şeyler oluşturmuş olabileceğine değiniliyor.

Ses yok denmiyor.

Haa ezan olayını biliyorum. O saçma o kesin ve tam nedir biliyorum ? Nasıl bu fenomen çıkmış. Ezan felan yok. Ama nasıl çıkdığını, aslını, faslını hepsini biliyorum. İsterseniz söyleriz..

Ezan ile bell (yani zil sesi gibi bir şey) ayrı olaylardır.

Ezan olayı uydurma. Şehir efsanesi.


-------------------------------------------------------

Ay kayalarının yaşları hakkında:

http://www.usatoday.com/tech/science/space/story/2011-12-08/lunar-moon-rocks-samples-missing-NASA/51751320/1

"The Puzzle of the Moon's Age: Incredibly, over 99 percent of the moon rocks brought back turned out upon analysis to be older than 90 percent of the oldest rocks that can be found on earth. The first rock Neil Armstrong picked up after landing on the Sea of Tranquility turned out to be more than 3.6 billion years old. Other rocks turned out to be even older; 4.3, 4.5, 4.6, and one even alleged to be 5.3 billion years old! The oldest rocks found on earth are about 3.7 billion years old, and the area that the moon rocks came from was thought by scientists to be one of the youngest areas of the moon! Based on such evidence, some scientists have concluded that the moon was formed among the stars long before our sun was born."

Neden raporlar yok, hadi NASA raporları kaybetti diyelim, ee kayaları neden kaybetti, hem kayalar yok hem de raporları.. Dünyanın en ciddi kurumlarından biri, en bilimsellerinden de biri. Kaybettik diyorlar..

---------------------------------------------------


Ay yörüngesi nin ne olması gerektiğini yada yörünge ney nasıl olmalı bilmiyorum, ama söylenen:

"Our moon is the only moon in the solar system that has a stationary, near-perfect circular orbit. Stranger still, the moon’s center of mass is about 6000 feet closer to the Earth than its geometric center (which should cause wobbling), but the moon’s bulge is on the far side of the moon, away from the Earth. "Something" had to put the moon in orbit with its precise altitude, course, and speed."

-----------------------------------------------

"It seems easier to explain the non-existence of the moon than it's existence."
by NASA scientist Robin Brett


--------------------------------------------------------------

ing bilse bile, yada az bilse bile, veya çok iyi bilse bile = 0 effect of inglish :)

sayın Olimpiyat bunu sen mi yazdın ? i love this yani..

lionawar
28-09-2012, 12:15
Zaten bunlara inanmamanız normal. Bunlar tıpkı kuran da yada islami kaynaklarda ki bilgiler gibi masal, fiction, kurgu.

Bak o zaman size biraz masal anlatayım: :)

"Cennet", bu dünyada değildir. Başka bir gezegendir. Şu an da mevcuttur. Eğer gücünüz yeterse gidebilirsiniz bile. Ancak hem yolu aşmaya gücümüz yetmez, hem de oranın kapısında (kapı derken yakınında anlamında) nöbetçi bir ordu vardır. Bu ikisini aşmaya gücünüz yetmez.

"Cehennem" ise bu dünya olacaktır. Kıyamet felaketinden sonra dünya bozulacaktır. Ve pek de rahat bir yer olmayacaktır. Örneğin atmosferde yüksek oranda kükürt bulunacaktır. Sıcaklığın etkisi ile birlikte alınan nefes baya rahatsız edici bir şey olacaktır.

Bu dünyada tekrar diriltilen insanlar arasında cennete gitmeyi hak edenler uzay gemileri ile cennete götürüleceklerdir.

Cennet hem bir tatil köyü gibi güzel bir yer hem de bir uzay üssü gibi oldukça teknolojik bir yer olacaktır.

Cennette göze çarpan en önemli yapılardan biri Sidretül Münteha ismi ile kuranda geçen ağaçtır. Peygamberimiz bu ağacı görmüştür. Başka kaynaklarda ismi Hayat ağacı, bilme ağacı .. gibi kelimelerle de geçmiştir bu ağacın ismi. Ağaç evrenin son noktasını temsil etmektedir. Evrenin sınırı anlamındadır. Evrenin dışında ne var ise bu ağaçtan sonradır.
Ağacın kökleri cennette her eve kadar uzanmaktadır. Büyük devasa bir ağaçtır. Ama bakıma muhtaç değil değildir.

Örneğin bazen yaprakları altın örtü ile kaplanmaktadır. Amacı ışık veya radyasyondan korumak olabilir diye düşünüyorum. Tıpkı NASA nın altın folyo ile teknolojik cihazları radyasyon ve zararlı ışınlardan korumak için kullandığı yöntem gibi.

Bu kadar masal yeter..

Cumayagittimgelicem
28-09-2012, 12:24
Şu güneşi tam kaplaması hakkında:
"The Moon's current orbital distance, about thirty times the diameter of the Earth, causes it to appear almost the same size in the sky as the Sun, allowing it to cover the Sun nearly precisely in total solar eclipses. "

güneş tutulması belli aralıklarla ve belli yıllarda ve sadece belli bölgelerden izlenmiyor mu? şimdi eğer matematik bilgimizi kullanırsak neden ayın sadece belli zamanlarda ve sadece belli yerlerden güneşi örttüğünü anlayabiliriz.

Ay kayalarının yaşları hakkında:

ay kayaları bizim kayalarımızız maruz kaldığı etkilere maruz kalmamıştır. gençlik yıllarında magmalar sürekli yukarı kaya taşımamıştır bizim gibi. dünya gibi sürekli bir değişim içinde değildir. yani ayın katılaşması ve dünyanın katılaşması birbirinden çok farklı.

Ay depremleri ve sesler:

ay depremleri içi boş ve meleklerin doldurduğunun aksine hala çekirdeğinin soğumadığını gösterir. e buradaki iddia nedir? melekler üşümesin diye mi hala sıcak anlamadım?

ay yörüngesi ile ilgili iddia zaten malesef boş sitelerde paylaşılmış doğruluk payı olmayan bir iddia. muhtemel uzaylıların üs olarak kullandığına inanıyorsan veya meleklerin kullandığına o zaman bilemem.

lionawar
28-09-2012, 13:58
Belli bölge ama o bölge için bakıldığında yani güneş tutulmasının yaşandığı bir yerde ay güneşi tam kaplıyor denilmek isteniyor. Mesela güneş tutulmasının tam yaşandığı bir yerde ay fazladan fazladan bir kaplaması yok yada eksik kaplaması tam net..

Bunu çizerek anlatabilirim eğer anlamadıysanız...

Ay kayalarının yaşları maruz kaldıkları yaşam olayları ile ilgili değil, biliyorsun ki bazı ölçme yöntemleri ile (karbon 14 gibi) ölçülüyor ve bu yaşam döngülerinde karşılaştıkları olaylardan bağımsız..

Çekirdeğinin soğumadığını ilk defa sen ortaya attın ne diyeyim. Haklıysan bunu da değerlendiririz. Ama bilim insanları ay ın bir çekirdeği olup olmadığı konusunda baya endişeliler, çünkü olması gerekene göre daha az bir yerçekimi kuvveti var ayda. Bu yüzden mekiklerin kaçış hızları da düşük. Tabii bu bir delil ve ona göre tahmin. Onlarda doğru demiyorlar, ama sismik hareket var diye çekirdek soğumamıştır görüşünü senden duydum..


Haa belli aralıklarla belli yerlerden konusu dışında bu dikkat çekilen nokta izlenilen bölgede ay ın gölge izdüşümünün Güneş i %100 olarak örtmesi, fazla veya eksik kalmaması..

Cumayagittimgelicem
28-09-2012, 15:46
Belli bölge ama o bölge için bakıldığında yani güneş tutulmasının yaşandığı bir yerde ay güneşi tam kaplıyor denilmek isteniyor. Mesela güneş tutulmasının tam yaşandığı bir yerde ay fazladan fazladan bir kaplaması yok yada eksik kaplaması tam net..

Bunu çizerek anlatabilirim eğer anlamadıysanız...

Ay kayalarının yaşları maruz kaldıkları yaşam olayları ile ilgili değil, biliyorsun ki bazı ölçme yöntemleri ile (karbon 14 gibi) ölçülüyor ve bu yaşam döngülerinde karşılaştıkları olaylardan bağımsız..

Çekirdeğinin soğumadığını ilk defa sen ortaya attın ne diyeyim. Haklıysan bunu da değerlendiririz. Ama bilim insanları ay ın bir çekirdeği olup olmadığı konusunda baya endişeliler, çünkü olması gerekene göre daha az bir yerçekimi kuvveti var ayda. Bu yüzden mekiklerin kaçış hızları da düşük. Tabii bu bir delil ve ona göre tahmin. Onlarda doğru demiyorlar, ama sismik hareket var diye çekirdek soğumamıştır görüşünü senden duydum..


Haa belli aralıklarla belli yerlerden konusu dışında bu dikkat çekilen nokta izlenilen bölgede ay ın gölge izdüşümünün Güneş i %100 olarak örtmesi, fazla veya eksik kalmaması..

araştırırsan çekirdeğin soğumadığını ilk ben ortaya atmıyorum. sismik olaylara ve apollo projesinden gelen verilere getirilen açıklamalardan bir tanesi. çekirdeğin olmaması değil.

http://news.sciencemag.org/sciencenow/2011/01/at-long-last-moons-core-seen.html

belli bir bölgeden bakıldığında tam kaplıyor. eğer 3 katı uzakta olacak kadar uzak olsaydı bu sefer izdüşüm sorunu yaşardık. hiçbir zaman göremezdik.

Zaten tam güneş tutulması bile az da olsa güneşi kapatamaz, yani %100 değil. ay yeterince küçük olsaydı gene yaşayamazdık. ama yeterince küçük lafı önemli. fazla küçük olmasaydı gene belli zamanlarda tam olarak adlandırabileceğimiz güneş tutulması yaşardık. yani ayın ne kadar küçük olduğu önemli olan.

genel kanı bu taşların yaşlarının direk elimizin altında olduğunu zannedebiliyoruz. yaşlar katılaşma süreciyle ölçülmeye başlar. yani tektonik hareketler dünyanın ilk başında yüzeyde olan kayaları yok etti ve hatta aya gidip eski dünya taşı aramakda ayrı bir düşüncedir.

http://wiki.answers.com/Q/Why_are_rocks_on_the_moon_older_than_any_rocks_on_ earth

lionawar
28-09-2012, 17:12
Sonuç değişmiyor işte hem büyüklüğü ve hem konumu ile %100 kaplıyor...

Yani fite fit.


Esasen matematiksel olarak:

Ay'ın çapı, Güneş'in ışıkyuvarının çapının yaklaşık 400'de biridir. Ancak Ay'ın Dünya'ya uzaklığı, Güneş'in uzaklığının yine yaklaşık 400'de biridir.

İşte bu sonuca göre tutulma sırasında %100 gibi bir örtme oluyor. gibi ifadesi şundan kullandım: Güneşin etrafında taç bir kısmı vardır. Taç kısım bir halka gibi göründüğü durumlar oluşturabiliyor. Işıkların kenarlardan süzülmesi olayı..

------------------------------------------------------------------------------

Yani önceki kaya yaşı hesaplamaları yanlış mı sonucu var burda anlamadım ?

VraeL
28-09-2012, 17:24
VraeL için:
(öncelikle hepsini cevaplamam zor..
büyük ihtimalle seni tatmin de etmez zaten, hele de ateist lik gibi demir bir perde var iken: )

2. soruna:
Allah adetinde değişme olmayandır. Bu kurandan. Ve Allah işlerini yaparken hokus pokus ile yapmaz. Bu evreni yaratırken kullandığı şey bilim dir. Yani kurallara bilim diyoruz. Şimdi bu şekilde yaratmış iken tutup da bir şey yapmak istediği zaman o na ters hareket etmez. Kaba misalle: "Ben böyle yaptım ama, şimdilik bu kurallar salla pati yapalım. Şöyle hokka abrakadabra..." . İşte bu yok. Bir iş yapacaksa Allah bu daima bilimsel bir çerçevede açıklanabilir olaylardır. Örneğin çamurdan yarattım dediği (bu konuya uzunca girmeyelim de sadece örnek yazıyorum) zaman bu da böyledir. Kısaca, çamurun kimyasal bileşimine yüksek oranda uygun bir kimya da yarattım demek istemiş. Karbon bazlı yani. ve tabiiki de su. Bunun gibi Allah ben sizin yaptıklarınızı (günah/sevap gibi) kaydediyorum dediği zaman bunun da bir mantıksal / bilimsel karşılığı vardır. Hokus pokus yok. Daha çok örnek var, mesela gökten yağmurlar yağdırıyorum diyor. Eee tabii ki sihirli asasını gökyüzüne uzatıp da yağ demiyor. Bu da bilimsel bir iş. Melekler esasen bir varlığa karşılık da geliyor iken bazen bir kuvvet anlamındadır da. Bu ayrıntıya girmiyoruz. Neden melek kullanıyor O nu anlamaya çalışalım. Bunları kullanması gücü yetmediği anlamında değil. Onları da O yarattı ve bu bir yöntem.

Bu evrenin bir sistematiği var, O na uygun yaratma olmalı ki sistem bozulmasın. Ne yapacaksın bu kelimelerle yapacaksın. Fakat şu noktayı da kaçırmayalım, örneğin çok üstün bir teknoloji sana / bana sihir gibi gelebilir. Mesela çok çok eskiden yıl 1200 felan olsa ve bir ufacık ekrana (cep tele) görüntü ses kaydı yapıp senin ruhunu buraya hapsettim bak desek. Herhalde bizi ortaçağda yakarlardı. Sihir bu deyip. Şu an da dahi bize sihir gibi gelecek teknolojik bazı şeyler olabilir. Toplumsam kültür ne kadar ileri ise bunları anlamamız o kadar kolay olur.

Sana sorum şu vRaeL:

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Ne sorduğumu anlaman ümidiyle..



sanırım bana yazdıkların buraya kadar.
Cevap için teşekkürler Lionawar,
bende kendi cevaplarımı yazayım:

Allah adetinde değişme olmayandır.
hayır, allahın bırak adetini kararları bile değişmiştir, bunu kuranda görüyoruz:
enfal suresi 65. ve 66. ayetlerde allahın müslümanlardan kaç kişinin müşriklere denk geldiği konusunda karar değiştirdiğini, hatta önceden bilmeyip savaştan sonra anlayabildiğini görüyoruz.

enfal 65: Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

enfal 66: Şimdi Allah, içinizde zayıflık olduğunu bildi ve sizden hafifletti. Bundan sonra eğer sabreden 100 kişi olursa, 200 kişiye gâlip gelir ve şâyet sizden 1000 kişi olursa, Allah'ın izniyle 2000 kişiye gâlip gelir. Ve Allah, sabredenlerle beraberdir.

görüldüğü gibi önce sizden 1 kişi onlardan 10 kişiye denktir diyor, savaştan sonra anladım ki diyip, sizden 1 kişi onlardan 2 kişiye denktir diyor. Yani tanrı savaştan önce müslümanlardan kaç kişi kaç müşrike eşittir BİLEMEMİŞ...

Kısacası allahın adetinde huyunda kararlarında değişme oluyormuş ve olmuşta. Kaynak ise kuran.

Bu evreni yaratırken kullandığı şey bilim dir. Yani kurallara bilim diyoruz.

Allah bilimi kullanır diyorsunuz fakat bilim bize insanlığın evrimleşerek günümüzdeki vaziyetine geldiğini, evrenin 13-14 milyar yaşında, dünyanın ise ortalama 4-5 milyar yıl yaşında var olduğunu söylüyor. Yani bilimin bize söyledikleri dinler ve kutsal kitaplar ile pek uyuşmuyor, neden?
Misal dünyanın 6 günde oluşması bilim ile uyuşuyor mu?
bugünün bilimcileri dünyanın 6 günde mi oluştuğunu söylüyorlar?
misal ayın yarılıp ikiye bölünüp dünya yüzeyine çakılması bugün bilimle uyuşuyor mu sizce?

Örneğin çamurdan yarattım dediği (bu konuya uzunca girmeyelim de sadece örnek yazıyorum) zaman bu da böyledir. Kısaca, çamurun kimyasal bileşimine yüksek oranda uygun bir kimya da yarattım demek istemiş. Karbon bazlı yani.

Yahu bu allah niyeyse hep bir şeyler demek istiyor, çamurdan yarattım diyor fakat demek istediği çamurun kimyasal bileşimine yüksek orandan uygun bir kimyada yarattım demek istiyor öyle mi? E o zaman neden direk kurana öyle yazmıyor? Yoksa müslümanları cahil mi görmüş ve "şimdi bunlar anlamaz ben direk çamur diyeyim" mi demiş?


Şimdi bu şekilde yaratmış iken tutup da bir şey yapmak istediği zaman o na ters hareket etmez. Kaba misalle: "Ben böyle yaptım ama, şimdilik bu kurallar salla pati yapalım. Şöyle hokka abrakadabra..." . İşte bu yok.

Siz diyorsunuz ki allah evreni yarattığı için ona uygun davranmak ZORUNDA kalıyor, yani allah KENDİNİ SINIRLAMAK MECBURİYETİ içine giriyor öyle mi?

E bu nasıl bir tanrıdır ki kendini sınırlamak zorunda kalıyor, bir savaşta kaç müslümanın kaç kafire denk geldiğini hesaplayamıyor, insanları izlemek için melekleri ve yapay uyduları kullanıyor?

Bu evrenin bir sistematiği var, O na uygun yaratma olmalı ki sistem bozulmasın (...) Ve Allah işlerini yaparken hokus pokus ile yapmaz.
haydaaa "her şeye gücü yeten" allahın gücü, evrenin sistamitiğini bozmadan hokus pokus yapmaya yetmiyor mu?


Sana sorum şu vRaeL:

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Ben "yüzüklerin efendisi" kitabı yazarı Tolkien'in sizden daha yaratıcı olduğuna inanıyorum.

saygılarımla

Cumayagittimgelicem
28-09-2012, 17:27
Sonuç değişmiyor işte hem büyüklüğü ve hem konumu ile %100 kaplıyor...

Yani fite fit.


Esasen matematiksel olarak:

Ay'ın çapı, Güneş'in ışıkyuvarının çapının yaklaşık 400'de biridir. Ancak Ay'ın Dünya'ya uzaklığı, Güneş'in uzaklığının yine yaklaşık 400'de biridir.

İşte bu sonuca göre tutulma sırasında %100 gibi bir örtme oluyor. gibi ifadesi şundan kullandım: Güneşin etrafında taç bir kısmı vardır. Taç kısım bir halka gibi göründüğü durumlar oluşturabiliyor. Işıkların kenarlardan süzülmesi olayı..

------------------------------------------------------------------------------

Yani önceki kaya yaşı hesaplamaları yanlış mı sonucu var burda anlamadım ?

hayır elimizde ki kayaların yaşının neden o kadar eski olmadığı ile ilgili. yani neden dünyanın yaşı kadar eski değil elimizdeki kayalar ve neden ay taşları daha eski yanılgısına düştüğümüzün açıklaması. aslında dünyanın yaşına wikiden bakarsan ay taşları ve dünyanın yaşı ölçümlerinin tutarlı olduğunu görebilirsin

evet wikipedia dan matematiksel olarak aldığımız veriler yaklaşık olarak diyor bizlere.

lionawar
28-09-2012, 17:54
Wiki NASA nın elinde kardeşim, NASA bu bilgileri sürekli değiştiriyor, bak yazdım nasa kayaları kaybetmiş, onları kaybetmekle kalmamış raporlarını da kaybetmiş.

Tabii belli bir amaçları var galiba. Ama acaba olabilir mi birileri kandırmak için böyle yalanlarmı attı ortaya da acaba. Kayalara da bakamıyoruz, kaybetmişler, bi daha da AY a gitmiceklermiş. Ee ne bu şimdi anlamadım yani.. Şüphelenmekte haksızmıyım :)

uyar
28-09-2012, 18:38
.. Şüphelenmekte haksızmıyım :)

sen dünyanın güneş etrafında döndüğünden de hatta mesela dünyanın yuvarlak olduğundan da şüphe ediyormusun?

Cumayagittimgelicem
28-09-2012, 18:41
Wiki NASA nın elinde kardeşim, NASA bu bilgileri sürekli değiştiriyor, bak yazdım nasa kayaları kaybetmiş, onları kaybetmekle kalmamış raporlarını da kaybetmiş.

Tabii belli bir amaçları var galiba. Ama acaba olabilir mi birileri kandırmak için böyle yalanlarmı attı ortaya da acaba. Kayalara da bakamıyoruz, kaybetmişler, bi daha da AY a gitmiceklermiş. Ee ne bu şimdi anlamadım yani.. Şüphelenmekte haksızmıyım :)

nasa bütün kayaları kaybetmemiş yalnız. ve hediye olarak verilen sonrasında kaybolanlarından bazılarına ulaşılmış. çalıntı olanlardan da tekrar geri alınanlar var. hiç çalınmamış olan kayalarda duruyor.

çalışanların çalması malesef önüne geçilmesi zor bi durum.

lionawar
29-09-2012, 09:56
sayın vRaeL ben karar demedim zaten adet dedim, "adet" her zamanki davranış anlamında, yani sihirsel bir iş yok. O yüzden cümleleriniz boşa çıkıyor kusura bakmayın.


Misal dediğiniz konu; yani dünyanın 6 günde oluşması konusu forumda tartışılmıştı, ben de cevap yazmışımdır belkide, kısaca tekrarlamak gerekirse:

Evet uyuşuyor, Dünya yaratılmazdan evvel gün olamaz. Ayrıca gün devir anlamında, yani aşama demek isteniliyor. 6 aşamada... Hayırlı olsun kardeşim.. Artık bunun daha fazla cılkını cıkarmaya gerek yok. Zaten kuranı anlamadıysanız bunu da anlamadıklarınıza ekleyin ne diyeyim. Kuran 6 günde demekle aşama demek istemiş iken sen de bir Kuran alimi olmadığına göre ve bilenler bunu bu şekilde açıkladığına göre daha fazla insist etme.

Ay ın yarılması konusuna gelince ay ın yarılamaz olduğunu sana düşündüren ney ? Olamaz imkansız mı diyorsun, Yoksa olmayacak mı diyorsun ? Lütfen ortaçağ da ki gibi düşünmeyelim. Bakın google diyor ki şimdi sırada insanları direkt olarak internete bağlama sırasındayız. Artık o noktadayız ve proje üretiyoruz. Çok mu uçuk kaçık geldi.. Bak bilim ne kadar ilerledi. 2000 yıl önceki teknolojisi bizim 5000 yıl sonraki teknolojimizden yüksek bir güç hakkında bu gelişmişlik olamaz demek doğru bir davranış olmayacaktır.

Çamurdan yaratılma hakkında:
Neden mi direkt yazmıyor, kaç kere söyledim yine söylüyorum, ortada Kuranın bir kimya bir fizik kitabı olma durumu yok, anafikir farklı. Sen de sanırım anafikri kaçırdığın için bu tür bir fikrin var. Dünya yapısına uygun olarak yaratmış işte "çamur" demekle. Bu kadar kısa bir şey. Ancak Allah bu cümle ile kimya ile ilgili bir dersin tezinin ilk cümlelerini anlatmak niyetinde değil. O şekilde kitap yazılsaydı, pek de hoş olmazdı. Kimya kitabı mı bu ? :D

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Sanırım bu sorunun cevabını kayıt olamayacak şekilde diyorsun, o zaman bilimsel yazıları daha iyi takip ediniz.. İnsan ın aynı zamanda elektronik bir varlık olduğunu da görebilir ve sinyal yaydığını da duyarsınız belki..


Peki bilim böyle diyor iken, bir sinyal çıkan bir vücuda sahip iken, acaba bunu engelleyebilir misin ? Yada giden sinyale hükmedip değiştirebilir misin ?

Çok mu tolkien vari oldu, o zaman bu da masal bak bu yazıyı oku:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25011143/


JR Tolkien mi yazmış acaba..


Saygılar..

Cumayagittimgelicem
29-09-2012, 10:55
sayın vRaeL ben karar demedim zaten adet dedim, "adet" her zamanki davranış anlamında, yani sihirsel bir iş yok. O yüzden cümleleriniz boşa çıkıyor kusura bakmayın.


Misal dediğiniz konu; yani dünyanın 6 günde oluşması konusu forumda tartışılmıştı, ben de cevap yazmışımdır belkide, kısaca tekrarlamak gerekirse:

Evet uyuşuyor, Dünya yaratılmazdan evvel gün olamaz. Ayrıca gün devir anlamında, yani aşama demek isteniliyor. 6 aşamada... Hayırlı olsun kardeşim.. Artık bunun daha fazla cılkını cıkarmaya gerek yok. Zaten kuranı anlamadıysanız bunu da anlamadıklarınıza ekleyin ne diyeyim. Kuran 6 günde demekle aşama demek istemiş iken sen de bir Kuran alimi olmadığına göre ve bilenler bunu bu şekilde açıkladığına göre daha fazla insist etme.

Ay ın yarılması konusuna gelince ay ın yarılamaz olduğunu sana düşündüren ney ? Olamaz imkansız mı diyorsun, Yoksa olmayacak mı diyorsun ? Lütfen ortaçağ da ki gibi düşünmeyelim. Bakın google diyor ki şimdi sırada insanları direkt olarak internete bağlama sırasındayız. Artık o noktadayız ve proje üretiyoruz. Çok mu uçuk kaçık geldi.. Bak bilim ne kadar ilerledi. 2000 yıl önceki teknolojisi bizim 5000 yıl sonraki teknolojimizden yüksek bir güç hakkında bu gelişmişlik olamaz demek doğru bir davranış olmayacaktır.

Çamurdan yaratılma hakkında:
Neden mi direkt yazmıyor, kaç kere söyledim yine söylüyorum, ortada Kuranın bir kimya bir fizik kitabı olma durumu yok, anafikir farklı. Sen de sanırım anafikri kaçırdığın için bu tür bir fikrin var. Dünya yapısına uygun olarak yaratmış işte "çamur" demekle. Bu kadar kısa bir şey. Ancak Allah bu cümle ile kimya ile ilgili bir dersin tezinin ilk cümlelerini anlatmak niyetinde değil. O şekilde kitap yazılsaydı, pek de hoş olmazdı. Kimya kitabı mı bu ? :D

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Sanırım bu sorunun cevabını kayıt olamayacak şekilde diyorsun, o zaman bilimsel yazıları daha iyi takip ediniz.. İnsan ın aynı zamanda elektronik bir varlık olduğunu da görebilir ve sinyal yaydığını da duyarsınız belki..


Peki bilim böyle diyor iken, bir sinyal çıkan bir vücuda sahip iken, acaba bunu engelleyebilir misin ? Yada giden sinyale hükmedip değiştirebilir misin ?

Çok mu tolkien vari oldu, o zaman bu da masal bak bu yazıyı oku:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25011143/


JR Tolkien mi yazmış acaba..


Saygılar..

ne yani ben şimdi bütün yaptıklarımı bir sinyal olarak mı yayıyorum? bu demek oluyor bu kayıtta baya eksikler var senin mantığına göre. çünki yaydığımız sinyaller sınırlıdır. hatta menzilide sınırlıdır. acaba üzerimizde elektrotlar mı var ve özel yazılım sayesinde hot spot olarak kullanılıp teee aya kadar gönderiyorlar. ama gene de dünya üzerinde her gerçekleşen eylemi sadece bu sinyaller ile kayıt altına almak pek de doğru sonuç verecek gibi gözükmüyor :)

eğer kayıt altına alınma var ise konuşma eylemi bu sinyalden çok daha kolaydır. en azından melekler aracı bir alete ihtiyaç duymadan daha rahat polis gibi ufak dinleme cihazı koyup yada telefon hattına girip vs.. halledebilirler. sonra kıyamet gününden sonra mahkeme kurup aha bak kanıtı burada felan diyebilir.

şu garip ay hikayeniz en sonunda buralara kadar geldi. merak ediyorum konu daha nerelere sapacak. ne gibi garip iddialar duymaya devam edeceğiz.

VraeL
30-09-2012, 13:03
sayın vRaeL ben karar demedim zaten adet dedim, "adet" her zamanki davranış anlamında, yani sihirsel bir iş yok. O yüzden cümleleriniz boşa çıkıyor kusura bakmayın.


Misal dediğiniz konu; yani dünyanın 6 günde oluşması konusu forumda tartışılmıştı, ben de cevap yazmışımdır belkide, kısaca tekrarlamak gerekirse:

Evet uyuşuyor, Dünya yaratılmazdan evvel gün olamaz. Ayrıca gün devir anlamında, yani aşama demek isteniliyor. 6 aşamada... Hayırlı olsun kardeşim.. Artık bunun daha fazla cılkını cıkarmaya gerek yok. Zaten kuranı anlamadıysanız bunu da anlamadıklarınıza ekleyin ne diyeyim. Kuran 6 günde demekle aşama demek istemiş iken sen de bir Kuran alimi olmadığına göre ve bilenler bunu bu şekilde açıkladığına göre daha fazla insist etme.

Ay ın yarılması konusuna gelince ay ın yarılamaz olduğunu sana düşündüren ney ? Olamaz imkansız mı diyorsun, Yoksa olmayacak mı diyorsun ? Lütfen ortaçağ da ki gibi düşünmeyelim. Bakın google diyor ki şimdi sırada insanları direkt olarak internete bağlama sırasındayız. Artık o noktadayız ve proje üretiyoruz. Çok mu uçuk kaçık geldi.. Bak bilim ne kadar ilerledi. 2000 yıl önceki teknolojisi bizim 5000 yıl sonraki teknolojimizden yüksek bir güç hakkında bu gelişmişlik olamaz demek doğru bir davranış olmayacaktır.

Çamurdan yaratılma hakkında:
Neden mi direkt yazmıyor, kaç kere söyledim yine söylüyorum, ortada Kuranın bir kimya bir fizik kitabı olma durumu yok, anafikir farklı. Sen de sanırım anafikri kaçırdığın için bu tür bir fikrin var. Dünya yapısına uygun olarak yaratmış işte "çamur" demekle. Bu kadar kısa bir şey. Ancak Allah bu cümle ile kimya ile ilgili bir dersin tezinin ilk cümlelerini anlatmak niyetinde değil. O şekilde kitap yazılsaydı, pek de hoş olmazdı. Kimya kitabı mı bu ? :D

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Sanırım bu sorunun cevabını kayıt olamayacak şekilde diyorsun, o zaman bilimsel yazıları daha iyi takip ediniz.. İnsan ın aynı zamanda elektronik bir varlık olduğunu da görebilir ve sinyal yaydığını da duyarsınız belki..


Peki bilim böyle diyor iken, bir sinyal çıkan bir vücuda sahip iken, acaba bunu engelleyebilir misin ? Yada giden sinyale hükmedip değiştirebilir misin ?

Çok mu tolkien vari oldu, o zaman bu da masal bak bu yazıyı oku:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25011143/


JR Tolkien mi yazmış acaba..


Saygılar..


Adam iyice uçtu :D

sayın lionawar,

allah adet değiştirmez demişsin, adet ise her zaman ki davranıştır demişsin ve karar değiştirmesi adet değişikliğine girmez diyerek benim bütün yazdıklarımın geçersiz olduğunu söylemişsin. Oh ne güzel, ufak bir kavram kargaşası ile bütün o sorduklarımdan kendini muaf etmiş ve sorularımın bir çoğunu cevaplamamışsın. Başından beri zaten şu şey aslında şu anlamdadır demekten başka bir şey yapmadın ve şimdi yine aynısını yapıyorsun.
Yahu sana yukarıda bir ton soru sorduk,

mesela dedim ki;

her şeye gücü yeten allah neden kendine bir huy edinip sonra da o huyu bozulmasın diye kendini KISITLIYOR, kos koca allahın kendini kısıtlamaya gerek kalmadan işlerini halletmeye gücü yetmiyor mu diye sordum, cevap alamadım.

mesela sen, allah evrenin sistematiği bozulmasın diye hopus pokus yapmıyor dedin,
bende, nasıl olur yahu koskoca allah evrenin sistematiğini bozmadan hokus pokus yapabilecek güce-zekaya sahip değil mi diye sordum, yine cevap alamadım...

Şimdi dönelim başa ve gelelim şu huy-adet-alışkanlık olayına...

Bir bakalım nedir huy-âdetin kelime anlamları:

huy-âdet-alışkanlık-mizâç:
* günlük hayatımızda, kişiye has oldukça sınırlı ve belirli hissî tepkiler ile bunların yoğunluğunu ihtivâ eden durumlardır. Sakin olmak veya teennî ile hareket etmek veya çabuk kızmak ve çabuk öfkelenmek; mizâç özellikleridir.

Açıklamadan da görülebileceği gibi huyun var olabilmesi için önce o kişinin bir kişiliğe sahip olması gerekir. Bir de kişiliğe bakalım kişilik neymiş:

Kişilik:
* Kişilik, bütün bedensel özelliklerin, içgüdülerin, dürtülerin, eğilimlerin, kazanılmış deneyimlerin bütünüdür.
* Kişilik, bir insanın gelişme evrelerinde gerçekleştirdiği bağlantıların bütünüdür.

Evet buradan da görüldüğü için kişilik için bir bireyin kişiliksiz bir durumdan (yani doğumdan) büyüyerek gelişerek çevresel-ailesel-fiziksel koşullar eşliğinde kendisine özgü özellikler kazanması ile oluşur. Yani zamanla oluşan bir şeydir. Kişiliğin barındırdığı özelliklere ise huy-mizâç-âdet nedir.

Şimdi soruyorum: Ezelden beri var olan, doğmamış ve doğrulmamış olan, her şeyi zaten bilen bir varlığın nasıl olurda kişiliği ve bu kişiliğine ait huyları-âdetleri olabilir? Böyle bir şey mantığa sığar mı? Kaldı ki, huylar ve âdetler bireyleri kimi zamanlar sınırlayan şeylerdir, misal çok sinirli olan bir insan kimi durumlarda sinirinden dolayı mantıklı düşünemez, misal çok içe kapanık biri insan çoğu durumda kendine arkadaş edinemez. Kişilik ve âdet demek bir bireyin zamanla kazandığı ve kendisini kendi benzerlerinden ayıran özellikler demektir. Böyle bir şeyin bir tanrı için geçerli olması düşünülemez bile. Eh, artık hâlâ tutupta allahın huyu adeti var o yüzden böyle böyle davranıyor savını savunmakta ısrar etmezsin sanırım?

Gel gelelim 6 günde yaratılışa,
yine aynı taktik yine aynı temcit pilavı sayın seyirciler:

"yok efenim ordaki sözcük şu şu anlamda kullanılmıştır ve allahın söylemek istediği aslındao değil budur"

Gün kelimesinin önce devir anlamında kullanıldığını, devirden kasıtında aşama olduğunu ifade etmişsin.

Yahu bu allah nasıl bir tanrıysa artık, sürekli birşeyleri ifade etmeye çalışıyor, hem apaçık gönderdim yazdım diyor hemde her kelimesi hem cümlesi ayrı bir şeyi ifade ediyor, hayırdır inşallaaaaaağğğğ.

Madem 6 farklı aşamada yarattığını söylemek istiyor,
o halde aşama veya devir kelimelerini kullansın,
neden gün kelimesini kullanıyor bu tanrı, aşamayı kastettiği halde.
Gel senle forumdaki üyelere bir kaç soru soralım lionawar,

sevgili üyeler, siz hiç bir pc oyunu oynarken mesela 9'uncu seviyeye geldiğinizi ifade etmek için "kanka 9'uncu güne geldim" diyor musunuz?

açıköğretim sınavlarında bir sabah bir de öğlen olmak üzere 2 aşamalı sınava gireceğiniz zaman yetkililer size 2 günlü sınavamı gireceğinizi söylüyor? (.

Bir yarışma programında yarıştığınızda sunucu size 4'üncü aşamaya geldiğinizde "veee iştee yarışmacımız 4'üncü güne geldi" mi diyor? (.


Evet geldik sinyal ve elektronik konusuna:

insanlar elektronik varlıklardır demişsin,
yok daha neler,
devre türümüz ne peki? Analog elektrik devresine mi sahibiz yoksa sayısal devreye mi? Yapımızda silisyum, galyum, silikon veya ısıyı daha iyi ileten yüksek iletkenli macunlar falan da var mı?

Sigorta olayını merak ediyorum,
misal çok sinirlenince hani bazen birden derin nefes alıyoruz ve sakinleşiyoruz, o sigortamız mı oluyor?
O yüzden mi biri sinirlenince sigortalarımı attırmayın laaayn diye bağırıyor.
Üfff acayip aydınlandım. Gerçi aydınlanmama gerek yok zaten elektrikle çalışıyorum.
Ama acayip merak ettim şimdi,
madem elektronik bir varlıksak nasıl oluyorda vücudumuzun yüzde 80'i su oluyor,
bozulmuyor muyuz kanka?
aaaaaa dur dur şimdi çaktım, tabi ya,
doğruya beee,
su iletkenliği arttırıyor o yüzden yüzde80i su vücudumuzun... dimi?

Yok ben sadede gelicem aga asıl merak ettiğim overclock yapabiliyor muyuz kendimize? Overclock yaparsak ısınma sorunu yaşar mıyız? Kaç mhz kârımız olur?

...

ne günlere kaldık hayret bi şey ya.

lionawar
01-10-2012, 10:42
her şeye gücü yeten allah neden kendine bir huy edinip sonra da o huyu bozulmasın diye kendini KISITLIYOR

Bence senin anlama kabiliyetin az, ne de olsa ateistliğin bu vizyonundan kaynaklanıyor olabilir pekala. Ben bu soruya cvp verdim, Bunun mantığını algılama konusunda biraz felsefi bir düşüncen olsa anlarsın. Herşeye gücü yeten Allah illa birebir kendisi mi taşımalı her taşı, yada kendine ait otonom fonksiyonlar üretse ve bunları kullansa ne fark eder. Ee tabi sen allah olmayı daha iyi bilirsin, keşke allah allah olmazdan evvel senin gibi kariyerinde Allah lık yapmış vRaeL e sorsaydı. Ama senin cv o nun eline geçmemiş nereden bilecekti, senin en az 5 yıl allah lık tecrüben olduğunu ve bu konuda master yaptığını. Her şeyi basite indirip saçma sorular soruyorsunuz. Ateistlerin en saçma sorusu zaten: "Allah madem çok güçlü o zaman kendi kaldıramayacağı bir taş yapabilir mi?" Bu mantıkla düşünmeye devam ettikçe ne anlatılırsa anlatılsın anlamaya gücünüz yetmeyecek.

---------------------

mesela sen, allah evrenin sistematiği bozulmasın diye hopus pokus yapmıyor dedin,
bende, nasıl olur yahu koskoca allah evrenin sistematiğini bozmadan hokus pokus yapabilecek güce-zekaya sahip değil mi diye sordum, yine cevap alamadım...


Yani ne diyeyim bu soruyu da cevapladım ama anlayamadın yine. hala aynı noktada tıkanıp kalmışlık, Yine de açıklasam anlayamacaksın. Bak iyi dinle:

Allah kendi yaptığı oyuna (sisteme oyun dedim anladın mı ?) kurallar (bilimsel kanunlar yani) koyuyor, sonra da bir şeyler yapmak istedi mi bu oyunun kuralları dışında iş yapabilse de (yani hile, yada hokus pokus.. ) yapmıyor. Çünkü o zaman kendi koyduğu kuralları her seferinde yıkacak ve anlamsız bir kurallar yığını oluşacak, sistem zamanla kararsız da kalabilir. Bu şekilde kendi yazdığı kurala da uygunlukla hareket ediyor.

Hala anlamadıysan ne diyeyim... Allah kurtarsın..

------------------------------------------------

Şimdi soruyorum: Ezelden beri var olan, doğmamış ve doğrulmamış olan, her şeyi zaten bilen bir varlığın nasıl olurda kişiliği ve bu kişiliğine ait huyları-âdetleri olabilir?

Nasıl olur da olmaz. "Adetulah" nedir öğren. Ama okusan da anlamayacağın yada baştan itiraz etmek için kafanda dikte oluşmuşsa okumanda fayda etmez. Yani önyargılı okuma yaparsan demek istedim..

Yani Allah lığı burda da sen daha iyi biliyorsun olur ..


Adetullah ile senin karar dediğin şeyler farklıdır. Ben adet dedim diyorum sen hala aynı teldesin. Biraz anlamaya çalışmayıp kendi bildiğin ile hiç okumadan kararlar vermişsin, hiç baktınmı adetullah nedir diye ? Ben sana sadece kısa bir bilgi verdim aslında geniş geniş öğren, her noktada ben size şu şöyle diye başka konulara dalarsam asıl konuya asla gelemeyiz. Ve sen kendince zanni hareketler içinde bu gelişmişliği de göstermiyorsun.

Yani tıkanıp kalıyoruz.

Bu şekilde ki mantığını aşman ümidiyle..

--------------------------------------------------

Madem 6 farklı aşamada yarattığını söylemek istiyor,
o halde aşama veya devir kelimelerini kullansın,


Bak zaten aşama veya devir kullanamaz. gün de kullanmamış. Oradaki kelimeler arapça. Yani sen onların üzerinden tefsir ilmi ne girip araştırma yapmalısın. Tutuyorsunuz gün üzerinden gidiyorsunuz. Kuran Arapça ise o takdirde sen de filoloji ilmine girip tefsir ilmini de iyice öğrenip konuşursun. Ama bilmiyorsan o zaman tefsir alimlerinden faydalanırsın. Şimdi gün demiş diyorsun gün felan yok. Gün türkçe ve orada ne demek isteniyor tefsirler var. Kafanıza göre uydurma oluyor bu sizinkiler. Hem bir şey söyleyince mantıklı olanı açıklamışız hala itiraz itiraz.

Ya inanmıyorsan inanma ama bir de O nun anlamı bu değil bu şekilde deyip kendince bir açıklama uydurma. açıklaması nı yapdım, sana göre açıklama yok. bana göre de yok. Diyeceksin ki elmalılı hamdi yazıra göre, mesela böyle. Ondan sonra açıklaması üzerinden konuşuruz. Kafaya göre sallama olmaz.

----------------------------------------------------------------

sevgili üyeler, siz hiç bir pc oyunu oynarken mesela 9'uncu seviyeye geldiğinizi ifade etmek için "kanka 9'uncu güne geldim" diyor musunuz?

Aynı saçmalık o kadar saçmalık ki, 1400 sene önce yazılmış hem de arapça yazılmış bir kitap için, hiç bir şekilde benzeşmeyen bir örnek veriyorsun. Ne tarihten anlıyorsun, ne de kültür den. Tarih değerlendirmesi yapılırken o günün şartları ile değerlendirme yapılır. Sorunu biraz zenginleştirelim mi :

"Arkadaşlar siz hiç android telefonda angry birds oynarken 9.seviyeye geldiğinizde 9.güne geldim diyormusunuz?"

Senin ki bu işte. Mantıksızlık. Herşeyi devri ile değerlendir. Sen bu işten hiç bir şey anlamıyorsun. Hele de böyle bir örnek vererek gerçekten de anlamadığını ispat ettin.

Çok saygılar...

-------------------------------------------------

Haa diğer örneklerin de aynen bunun gibi tutarsız ? "Tutarsız" : Bu kelimenin anlamı senin bu örneklerini birebir kapsıyor maalesef..

-----------------------------------------------------------

insanlar elektronik varlıklardır demişsin,
yok daha neler,

Ya sen nerde yaşıyorsun, ortaçağ mı yoksa kutuplar mı ?

Hiç mi ntv okumuyorsun, hiç mi belgesel izlemiyorsun, hiç EMAR çektiren akraban olmadı mı senin ? Biraz kültürünü arttır.

Örnek bir haber verdim ki birazcık anla diye, ama hayretler içerisinde kalmışsın,
Bunda hayret edilecek nokta ney ?

ne diyor haberde :

Beyin dalgalarıyla iletişim deneyi başarılı

İngiliz bilimciler beyin dalgalarını elektrik sinyallerine dönüştürerek iki kişinin çok basit düzeyde iletişim kurmasını sağladı.

Bu yazı tolkien den mi ? Yoksa bir masal kitabından mı ?

İnsan biyo elektronik bir canlı dır. Beyin dalgaları diye de bir şey duymadın sen değil mi ?

Hiç mi duymadın ? Ne okuyorsun sen ? Hala yıl 1300 1400 lerdeki kitaplarımı ?

Hiç bir şey bilmediğin belli, gerçekten zerre kadar bilgin yok bu konuda.

bak insan vücudunun çoğu su, ama beyne neden kan gitmiyor hiç düşündün mü ?

Hiç beyin kanaması nedir bu tür bir şey duydun mu ?

Peki taa geçen bir kaç yıl öncemiydi neydi "Ebru Gündeş" bir röportaj sırasında beyin kanaması geçirdi (Allah kimseye göstermesin). Nasıl oldu bu olay ?

Beyin kanaması konusunda bilgin nedir ? Felç nedir ? Hiç felç geçiren birini gördün mü ?

Ama dediğim gibi biraz lütfen oku. En azından şu yaşadığın vücut nedir, nasıl çalışıyor öğren, biyolojisi kimyası nasıl bir öğren.. Tabii bu konularda konuşacaksan. Yoksa böyle bihaber kalırsın.

Haa bi haber daha:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25128873/

Diyor ki:
Beyin akımını değiştirmek mümkün
Neurobiofeedback Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, insan beynindeki elektrik akımının değiştirilebileceğinin kanıtlandığını söyledi.

Dr. Tanju Sürmeli, ''İnsan beyninin elektrik akımı ürettiğini biliyoruz. Beyindeki elektrik akımının değiştirilebileceği kanıtlandı. Bununla ilgili küçük bir alet kullanılıyor.

...




Bu tür haberleri seviyorum. Beynin bir çeşit bilgisayar (tabii bildiğimizden farklı) olduğunu biliyoruz. Bence sen bunları ilk defa duydun, yoksa bu şekilde hayret içinde kalmazdın.


Pek saygılarımla..

Cumayagittimgelicem
01-10-2012, 10:59
cyborg olduk o zaman :) insan bio-elektronik bir canlı demek ayrıdır, insan vücudu elektrik akımı üretir demek farklıdır. kalp içinde geçerlidir bu durum. Neden beyin kanamasından bahsettiğini anlamadım ama. açıklarsan sevinirim.

diğer bütün kitapalarda açık açık 6 gün, kuranda da sürekli yapılan çeviriler gün şeklinden, yavaş yavaş ve durduk yere evreye kaymış ise parentezler içinde, bizim suçumuz nedir? sorgulayıp saçmalığı göstermemektir basiretsizlik.

mesajından alıntı;

"Yani ne diyeyim bu soruyu da cevapladım ama anlayamadın yine. hala aynı noktada tıkanıp kalmışlık, Yine de açıklasam anlayamacaksın. Bak iyi dinle:

Allah kendi yaptığı oyuna (sisteme oyun dedim anladın mı ?) kurallar (bilimsel kanunlar yani) koyuyor, sonra da bir şeyler yapmak istedi mi bu oyunun kuralları dışında iş yapabilse de (yani hile, yada hokus pokus.. ) yapmıyor. Çünkü o zaman kendi koyduğu kuralları her seferinde yıkacak ve anlamsız bir kurallar yığını oluşacak, sistem zamanla kararsız da kalabilir. Bu şekilde kendi yazdığı kurala da uygunlukla hareket ediyor.

Hala anlamadıysan ne diyeyim... Allah kurtarsın.."

senin allahın matrixin mimarı gibi sınırlı güce mi sahip? sisteme karışınca düzeltemez mi herşeyin sahibi, herşeye gücü yeten, herşeyi bilen allah? peki zaten önceden karışacağını bilmiyor muydu? neyse neyse, sen sadece sisteme karışıp onu düzeltecek gücü yok mu da sen denge bozulabilir diyorsun? allahın gücünü hafife mi alıyorsun yoksa?

neden omnipotent ve omniscient olması ile ilgili soruları geldiğinde içi boş veya mantıksız cevaplar veriyorsunuz. karşındakine hakaretten başka kabul edilebilir cevaplarınız var mı? yoksa gene sen anlamazsın, bu sorular saçma sormayın gibi cevaplar mı vereceksin?

insanlara lütfen oku araştır gibi öğütler vermeden önce lütfen sen biraz araştır, yarım yamalak, saçma sapan örnekler verip veya bilimsellikten tamamiyle uzak argümanları gerçekmiş gibi önümüze sermeden önce iğneyi kendine batır biraz.

lionawar
01-10-2012, 13:38
beyin kanaması mı ? :

Bütün vücudumuzu dolaşan kan damarlarımız her ne hikmetse (evrimsel bişi olabilir) beyin organımıza geldiğinde burayı es geçmiştir. Evet yanlış duymadınız beynimizin içinde kan damarları yoktur.

Tabii ki her organ gibi beynin de mineral, su, besin, oksijen gibi ihtiyaçları mevcut.. "Beyin kabuğu" denilen kısım beynin hemen dışında beyni saran özel bir kabuktur. Kan damarları buraya kadar gelir ve bunu bir ağ gibi sarar ancak beynin iç kısmına girmezler. Kan gerekli, beynin ihtiyaç duyduğu malzemeleri burada çok özelleşmiş bir sistemle bırakır.

Beyin kanaması sırasında beyni saran bu kan damarlarında eğer bir çatlama kırılma gibi bir şey olur ve kan akışı olurda bu beynin iç kısımlarına geçerse beyin tıpkı bir elektronik cihaz gibi lock olur. Ve karışır... Bir bilgisayar, bir elektronik cihaza bir su damlaması gibi bir duruma benzer bu durum..

Beyin kanaması geçirmekte olan bir insana dışardan bakıldığında kendine kaybeden, bayılma durumuna benzer bir durum gözlersiniz. Çünkü artık bilgisayar çalışmıyordur. Ve kararsız kalan (lock olan) işletim sistemi vücudu kontrol edemez.

.....

devamı sonra...

kolay gelsin...

Cumayagittimgelicem
01-10-2012, 14:04
yani diyorsun ki beyine kan girince işlevini gerçekleştiremiyor bu yüzden cyborguz? gerçekten amacını anlamakta zorlanıyorum.

kurşun yediğinde akciğerine kan doluncada sanırsam bazı ufak küçük problemler oluşuyordu :) yani ssiteme girmemesi gereken birşey girdiğinde sorun oluşuyor. konuyu bağlamaya çalışıyorsun her mesajında bir yerlere ama sadece daha anlamsızlaşıyor. beyin-kan bariyeri beynin işleyişi için gerekli olması cyborg olmamızı mı gerektiriyor? verdiğin cevaplar sorularıma değil, sadece başka yerlere kayıyor.

eminim bir ara daha önce söylediğin birçok saçma iddiaya açıklık getireceksin yoksa bizi beynin zaten bilinen özellikleri ile yorma lütfen.

VraeL
01-10-2012, 23:20
lionawar'dan alıntı:
Ya sen nerde yaşıyorsun, ortaçağ mı yoksa kutuplar mı ?

Hiç mi ntv okumuyorsun, hiç mi belgesel izlemiyorsun, hiç EMAR çektiren akraban olmadı mı senin ? Biraz kültürünü arttır.

Adam beni elektronik konularda kültürsüzlükle suçlamış.
Sebep? Kendisi insanoğluna elektronik varlıklardır demesi üzerine, kendisiyle dalga geçtiğim için... (. Üstelik beni ateist sanıyor.

Öncelikle ateist değilim. Agnostizme daha yakınım ve kendimi bildim bileli spiritualizm ile ilgileniyorum. Dolayısı ile senin bahsetmeye çalışıp da bir türlü bahsedemediğin(!) beyindeki elektrik akımları benim ve spiritualizmin ana ilgi alanlarıdır.




Şimdi, yorumumuza başlıyoruz sayın seyirciler, sıkı durun, kemerlerinizi bağlayın, yanınıza kola ve patlamış mısır alıp tarayıcınızı tam ekran yaparak okumaya başlayın (((.

Birincisi burada kimse beynin elektriksel faaliyetlerde bulunmadığını falan söylemedi.
Beyin sinirleri, nöronlar ve sinapslar arasındaki iletişimin
elektriksel ve kimyasal olduğunu
5'nci sınıfa giden çocuk bile biliyor günümüzde.
Matrix filminin ana konusu bile
yapay zekalı makinelerin çalışmaya devam edebilmek için,
insanoğlunu esir alıp, incan vücudunun ürettiği elektrik akımını kullanarak çalışmaya devam etmesidir.
Kısacası burada kimsenin insan ırkının vücudunda veya beyninde elektriksel akımlar olduğunu inkar ettiği falan yok.

Bizim dalga geçtiğimiz konu,
sırf beyindeki sinir hücreleri arasında elektriksel bir iletişim var diye
senin direk insan vücudunu ELEKTRONİK BİR VARLIK olarak kabul etmendir:

bknz ne demiş lionawar:
o zaman bilimsel yazıları daha iyi takip ediniz.. İnsan ın aynı zamanda elektronik bir varlık olduğunu da görebilir ve sinyal yaydığını da duyarsınız belki..

Beni cahillikle itham ediyorsun, hiç akraban emar(!)a girmedimi diyorsun ama daha "elektronik varlık" tamlamasının anlamını bilmiyorsun. Elektronik varlık yoktur, elektronik cihaz vardır.
Elektronik cihaz ise elektrik ile çalışan, bir takım aletlerdir.

Sen insanoğlu elektronik bir varlıktır diyerek aynen şu resimdeki şeyi söylemiş oldun:
http://events.nace.org/Library/corrosion/Electronics/images/electronic.jpg
Doğal olarak da millet seninle dalga geçti. (:


Oysaki insanoğlunun beyninin çalışma prensibi,
günümüz elektronik aygıtlarına benziyor deseydin kimse seninle böyle dalga geçmezdi.

Bu işlerin adamı olarak
sana bir kaç manyetizma ve elektronik dersi vereyim,
cahil diye suçladığın adamdan,
savunmasını yaptığın şeyin doğru olanını öğrenmiş olursun:


oku bakalım şurada ne yazıyor:
Elektronik cihazların temel yapı taşlarında silisyum, germanyum, ve galyum elementleri kullanılarak imal edilir. Bu maddeler aralarında mikro veya nano boşluklar bırakılarak elektronların bu elementler arasında kuantum sıçramaları yani elektronların orbital(yörünge) değiştirmesi sağlanarak mantıksal işlemler yaptırılır. Bilgisayarın ve elektronik cihazların temel çalışma prensibi bu ilkeye dayanır. Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Elektronik



Şimdi bir de şuna bak, yukarıda ki paragrafta geçen boşluklar nerede de varmış gör:
http://i628.photobucket.com/albums/uu3/kapsamfrm_photo/800px-Sinapsilustrasyonu1.jpg

Bu çizim, insan beyninin sinapsları ile ilgili bir resim.
Tahmin ediyorum ki sinaps'ları ilk defa duymuşsundur (.

Bak resimde sinaps boşluğu ve volta duyarlı caüzeri2 kanalları görülüyor.
Bu boşluklar arasında elektriksel sıçramalar meydana gelir insan beyninde. Çaktın mı olayı?

Aynı elektronik aletlerdeki mikro boyutlardaki mini parçacıklar gibi insan beyninde de elektrik akım sıçramaları yaşanır.
Kısacası insan: yüksek manyetik bir alana sahip olduğu tahminlenen,
beyninde yarı elektronik-kimyasal iletişim yolu kullanan ve
beyin dalgaları yayan bir canlıdır.
Bu dalgalar spiritualizmde aura olarak geçer.

Fakat tüm bunlar insanı elektronik bir varlık yapmaz! "insan elektronik bir varlıktır" diye tv'de konuşsan bilimciler, fizikçiler, meslek lisesi okumuş elektronikçiler sana zötüyle gülerler ekran başında.

İnsan oğlunun yaydığı beyin dalgaları ise manyetizma ile alakalıdır. Ona da spiritualzimde aura denir. Hatta Kirilian fotoğçıları vardır, insan vucudunun yaydığı elektromanyetik alanın fotoğrafını çektiklerini ve auranın bir kanıtı olduğunu söylerler.
Tüm bunlar 1940'lı yıllardan beri bilinen şeylerdir. O dönemlerde zirveye geçmiştir.
Sayın Adolf Hitler'in de bu konuda insanoğlu üzerinde, yani nazi askerleri üzerinde yaptığı uçuk kaçık deneyler vardır.
Amerikanın yine aynı konu üzerine gerçekleştirdiği phidelphia deneyi vardır...

Dur istersen sana
aura'nın katmanlarından,
kişide astral zincir dediğimiz bağdan veya
manyetik alanlar arasındaki yolculuk esnasında kişilerde oluşan teşevvüs hallerinden bahsedebilirim.

Hatta bu konuda yazdığım bir yazıda var bu forumda, buyur linkini atayım:
İstihale Alanlar ve Sistemler (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=20105)


Savunmaya çalıştığın şeyleri yalamış yutmuş insanım ve sen bana gelip cahil diyip birde komikçe "EMAR'a girmedimi hiç bir akraban" diyip, insanoğlu elektronik bir varlıktır yazıyorsun. ahahahaha (: Bir de gelmiş bana artis artis medyadan haberler paylaşıyor sanki bilmiyormuşuz gibi... (: Ulen ne günlere kaldık. Dimi sevgili Neva? (:

Dur sana medyadan daha kral bir haber paylaşayım, merak etme bu işlerin adamı olan bir agnostik spiritualist olarak bende benzer içerikli haberleri takip ediyorum:
fotoğrafı çeken benim, gazeteleri takip ediyorum bu tip haberler için:
https://lh4.googleusercontent.com/-ZMvsliiJG04/UGnz3V452sI/AAAAAAAAAaw/Z7YWkvOxwk8/s512/Foto813%25281%2529.jpg
Nasıl? Haber hoşuna gitti mi? :)

*****************************************

Ders yetmediyse eğer bir ara sana insan vücudunun aurası üzerine meditasyon dersi verebilirim.
Hatta dur kıyak geçeyim, aura'nı görmeyi öğreteyim, gerçi çok bilinen bir şeydir ama konuyu takip eden diğer üyelerde öğrenmiş olur:

bak şimdi akşam vakti ışıkları kapalı olan karanlık bir odaya geçiyorsun, bir adet boy aynası lazım, bir metre önünde bir sandalyeye oturacaksın, oda karanlık olmalı fakat antreden veya yan odadan aynadaki vücudunun hatlarını görebileceğin kadarda ışık girmeli. yani aynada sanki bir gölge varmış gibi ayarlamalısın ışığı. Mum ışığı falan olmaz, aşırı aydınlatır. antrenin ışığını yakıp içinde olduğun odanın kapısını 3-4 cm kala aralarsan gerekli ışığı yakalayabilirsin.
Yapacağın şey şu:
Aynadaki gölgene bakıp, tahminen kaşlarının tam ortasını bakacaksın. Gözlerini hiç kırpmaman gerekiyor, bu çok önemlidir. Tamamen odaklanmalı, zaman durmuş gibi o noktaya gözlerini kırpmadan hareketsiz bakmalısın. Yaklaşık 30-40 saniye sonra aynadaki gölgenin hatlarına yapışık, mavi bir parıltı göreceksin. 2-3 görürsün, sonra kaybolur, incelip kalınlaşır gibi görürsün zaten. ne kadar çok aralıksız odaklanırsan o kadar net görürsün. İşte o gördüğün auranın 2'nci katmanıdır.
D&R'dan aldığı 3-5 kitap sayesinde az buçuk bu tip spiritual kavramları okumuş Newage'ci müslümanlar ona allahın nuru diyor, ahahaha (:
Sende heralde elektrik falan dersin?

eee hala bu konularda kültürsüz, cahil olduğumu düşünüyor musun?

*****************************************

Günümüz müslümanları, kapitalizmin yeni para kapısı olan newage akımının yaygınlaşması sonucu spiritualizmdeki bir takım argüman ve bulguları islama yoğunlayarak yeni bir sentez oluşturmaya başladılar. Biz spiritualistler tarafından bu olay şaşkınlık ile izleniyor gerçekten. Özellikle bülent kısa gibi şaklabanların türkiyede kurmaya çalıştıkları bir takım yeraltı cemiyetlerinin medyaya ve topluma sızdırdığı kimi çarpık ezoterik bilgiler milletin kafasını allak bullak etmekte.

Melek çağırma metotları, özel meleğiniz ile iletişim yolu, koruyucu meleğiniz ile nasıl irtibata geçersiniz, gibi salak sallama kitaplar sayesinde etrafta, lionawar gibi insanoğlunun elektronik birer varlık olduğunu, ayda meleklerin elektronik cihazlar başında durarak insanoğlunun yaydığı sinyalleri ayın içinde kayıt ettiğini idda eden üyeler filizlenmeye başlıyor ((:

Kapitalizm, hem para kazanıyor hemde etkisini kaybeden din yüzünden özgürleşmeye başlayan insan aklını yeni saçmalılar ile uyuşturuyor...

**********************************************

Dur sana biraz da MR'den bahsedeyim lionawar, o konuda da aydınlanırsın. Senin EMAR(!) diye yazdığın şeyden yani...

Senin EMAR(!) diye yazdığın şeyMR veya MRG şeklinde yazılır, ingilizcede ise em-ar şeklinde okunur. Tabi bizim millet her zaman ki cahilliği ile onu hastanelerde EMAR(!) şeklinde yazar.

Bakalım MR, pardon EMAR(!) neymiş:

Manyetik Rezonans Görüntüleme:

MR cihazı dev bir mıknatıstan oluşmaktadır x ışınları kullanmaz, elektromanyetik ve radyo dalgaları ile görüntüleme yapar. İnceleme sırasında hasta cihaz masasına yatırılmakta ve dev mıknatısın içinde bulunan tünele masa ilerletilmektedir. Hasta güçlü elektromanyetik içeren bir silindirin içinde yatarken vücuttaki hidrojen atomlarının enerji salmasına yol açan radyo dalgaları gönderilerek görüntüleme işlemini gerçekleştirir. Mıknatıs etkisi ile hareket eden binlerce atoma ait bilgi bir bilgisayara gönderilir ve çekilen alanın oldukça kaliteli resmi elde edilir.

Kaynak: http://www.bilgimanya.com/emar-nedir-neden-ve-nasil-cekilir-zararli-midir-mr-mrg/2941

Sen şimdi buradaki yazılardan da çıkar insanoğlu mıknatıssal bir varlıktır, ne kadar ikiye bölsen mutlaka 2 ucu yüklü olur falan dersin (.

***********************************************

Gelelim din konusuna:

Önce yaratılış konusunda kendinden emin bir şekilde "allah orada gün değil aşama-devir demek istemiştir" dedin, şimdi kıvırdın "orada 3'ünüde demek istememiştir, oradaki kelimeler arapçadır tefsir ilmine girmen gerekiyor" diyorsun. Kırk yıllık turandursun.com forumu üyesiyim böyle kıvıran üye görmedim.

üstüne bir de demişsin ki: Ya inanmıyorsan inanma ama bir de O nun anlamı bu değil bu şekilde deyip kendince bir açıklama uydurma. açıklaması nı yapdım, sana göre açıklama yok. bana göre de yok. Diyeceksin ki elmalılı hamdi yazıra göre, mesela böyle. Ondan sonra açıklaması üzerinden konuşuruz. Kafaya göre sallama olmaz.
Madem öyle neden ilk başta kafana göre kurandaki kelimeyi önce devir olarak kabul edip sonra da mealciye göre değişir diyorsun. Al sana bir çelişki daha...

Adet konusunda da öyle. Önce allah bir alışkanlık edinmiş öyle davranmış dedin, ben bir takım mantık yürütmeler ile bu iddianın saçmalığını açığa çıkarınca şimdide olayı adetullaha bağladın. Bırroo bırrooo (bkz vizontele repliği) ((.

Saygılarımla
VraeL
(son harfi büyük L'li) :P Neva anladı onu :P

lionawar
02-10-2012, 09:14
Benim derse ihtiyacım yok, ben zaten sana örneklerimi ntvmsnbc den yazdım.

Elektronik bir varlık derken herhalde metal devre değil, onun gibi anlamında yoksa sen tam net devre gibi içindede metalik, böyle diyot felan, o şekilde mi sandın, ee yine sen hatalısın bunun bir benzetme olduğunu anlamadın da tam net bir şekilde aynen kişisel bilgisayar devresi yada bir teybin içindeki devrenin aynen aynısı mı demek istiyorum sandın, yazık sana. Yada sana anlatırken herhalde iyice anlatmak lazım çünkü hanya olmuş konya..

Bir de elektronik linkini vermiş, elektrik diyen kim bak oku:

Dr. Tanju Sürmeli, ''İnsan beyninin elektrik akımı ürettiğini biliyoruz. Beyindeki elektrik akımının değiştirilebileceği kanıtlandı. Bununla ilgili küçük bir alet kullanılıyor.


Bu yazıyı ben yazmadım. elektrik akımı kelimesini adama ben söyletmedim. Eee lütfen itiraz edeceksen bu Türkiye nin bu konudaki en uzman kişilerinden birine itiraz et. Haa o nun cümlesini anlamamış olabilirsin. Ve şimdi wikipedia dan elektrik linkini buraya yaz. Belki de sen sandın insanın içinde 5lik kablo var, transformatör felan var. Olabilir sanırım öyle sanmış olabilirsin. Senin gibiler için belkide bunu bu Sayın uzman iyice açıklaması lazımdı. Ama hatalı Tanju bey değil mi ?

Bu dalgalar spiritualizmde aura olarak geçer.


Peki o zaman bu dalgaları spiritualizm konusu ise neden elektronik cihazlar ile algılanıp ölçülebiliyor. Sanki ikisi ayrı bir şey mi ?

Sipirik bir şey mi elektronik bir veri mi ?

Sen o na bizim anlamadığımız bir dilde olduğu için sipirik dedin. Ya kodlarını bilseydik ? Anlamlarını tam ve net bir şekilde çözebilseydik..

Bende elektronik derken burada bir benzetme kullanıyorum, ama anlaman için içinde teyp devresi olandan değil anlamında demem gerekiyor ise sana özel ayrıcalık yapmıyorum.

Evet insan dan bir sinyal çıkıyor, ölçülebiliyor, buna sipiritualistler auro diyebilirler. Bu onların verdiği bir isim. Önemli olan bu bir veri. Ve anlamı çözülebilmiş değil, bazı ipuçları veya tahminler var, ama hiçbiri kesin bir bilgi değil.

İnsan vücudunda auro var ben de bu konuyu biliyorum. Bunun frekansı yerin frekansı ile aynı.

Bu konu başka noktaya kayıyor ama..herneyse..

Bak mesela altın oran sayısının bile bahsetmek lazım.

Kabe dünya nın altın oran merkezinde ve insan aurosının en yoğun olacağı yer de orası. Bu da kabe nin neden orada olduğu ile ilgili bir şey.

Şİmdi konu dallandı işte..

İnsan bir elektronik canlı (buna ismen biyoelektronik de diyoruz.. yani anlamı aynen dediğin şekilde kimyasal ve biyolojik olayların beraber olduğu salt bir elektronik değil) ..

Ve insan dan çıkan bu enerji ölçülebiliyor..

Ölçülemiyor mu ?

Bu soruya özellikle cevap ver, evet yada hayır de..

Eğer ölçülebiliyor sa, o takdirde buradan çıkan veri eğer anlamı da çözülen bir sistemle insan hakkında log tutulmasına sebebiyet verebilir,

Tabii bunun için çok müthiş bir sistem gerekir. Ama bu imkansız değil.

Bak bir sürü mobese kamerası var ve mobese kameralarından çıkan veriler mobese merkezlerinde yakalanıp kayıt altına alınabiliyor.. Böyle bir bina görmüştüm üzerinde bir sürü anten vardı.

İşte insandan çıkan bu sinyaller, yakalanabildiğine göre..

Bir kayıt merkezinde kaydedilip, anlamlı da hale getirilme ihtimali var.

Bu da benim insanın günahlarını/sevaplarını yazıyoruz diye İslamdaki kaynak veriye çözümüm..

Haa bunu sen kabul etmemek adına :

Hayır insandan bir yayın çıkmıyor ..

Hayır insandan çıkan veri (sinyal) ölçülemez..

Hayır insandan çıkan veri insan hakkında herhangi bir bilgi içermez..

Yada başka ne diyorsun ?

Yani hangi şeyden dolayı hayır diyorsun O nu söyle...

Saygılar..



NOT: VIRRO VIRRO VIZONTELE demezden evvel verdiğin bilgisayar oyunu veya diğer tv yarışması vs. örneklerinin anlamsızlığı konusunda bir şey yazmamışsın. Ben dedim ki tarihi olaylar o çağın şartlarında değerlendirilir. Orada kullanılan dil, vs. Ama sen günümüzdeki bir bilgisayar oyununu ve günümüz insanının ağzı ile örnek vererek yanlış olduğunu görmedin mi ? Yoksa bu örneğin hala geçerli mi sana göre ?

Cumayagittimgelicem
02-10-2012, 10:16
Benim derse ihtiyacım yok, ben zaten sana örneklerimi ntvmsnbc den yazdım.

Elektronik bir varlık derken herhalde metal devre değil, onun gibi anlamında yoksa sen tam net devre gibi içindede metalik, böyle diyot felan, o şekilde mi sandın, ee yine sen hatalısın bunun bir benzetme olduğunu anlamadın da tam net bir şekilde aynen kişisel bilgisayar devresi yada bir teybin içindeki devrenin aynen aynısı mı demek istiyorum sandın, yazık sana. Yada sana anlatırken herhalde iyice anlatmak lazım çünkü hanya olmuş konya..

Bir de elektronik linkini vermiş, elektrik diyen kim bak oku:

Dr. Tanju Sürmeli, ''İnsan beyninin elektrik akımı ürettiğini biliyoruz. Beyindeki elektrik akımının değiştirilebileceği kanıtlandı. Bununla ilgili küçük bir alet kullanılıyor.


Bu yazıyı ben yazmadım. elektrik akımı kelimesini adama ben söyletmedim. Eee lütfen itiraz edeceksen bu Türkiye nin bu konudaki en uzman kişilerinden birine itiraz et. Haa o nun cümlesini anlamamış olabilirsin. Ve şimdi wikipedia dan elektrik linkini buraya yaz. Belki de sen sandın insanın içinde 5lik kablo var, transformatör felan var. Olabilir sanırım öyle sanmış olabilirsin. Senin gibiler için belkide bunu bu Sayın uzman iyice açıklaması lazımdı. Ama hatalı Tanju bey değil mi ?

Bu dalgalar spiritualizmde aura olarak geçer.


Peki o zaman bu dalgaları spiritualizm konusu ise neden elektronik cihazlar ile algılanıp ölçülebiliyor. Sanki ikisi ayrı bir şey mi ?

Sipirik bir şey mi elektronik bir veri mi ?

Sen o na bizim anlamadığımız bir dilde olduğu için sipirik dedin. Ya kodlarını bilseydik ? Anlamlarını tam ve net bir şekilde çözebilseydik..

Bende elektronik derken burada bir benzetme kullanıyorum, ama anlaman için içinde teyp devresi olandan değil anlamında demem gerekiyor ise sana özel ayrıcalık yapmıyorum.

Evet insan dan bir sinyal çıkıyor, ölçülebiliyor, buna sipiritualistler auro diyebilirler. Bu onların verdiği bir isim. Önemli olan bu bir veri. Ve anlamı çözülebilmiş değil, bazı ipuçları veya tahminler var, ama hiçbiri kesin bir bilgi değil.

İnsan vücudunda auro var ben de bu konuyu biliyorum. Bunun frekansı yerin frekansı ile aynı.

Bu konu başka noktaya kayıyor ama..herneyse..

Bak mesela altın oran sayısının bile bahsetmek lazım.

Kabe dünya nın altın oran merkezinde ve insan aurosının en yoğun olacağı yer de orası. Bu da kabe nin neden orada olduğu ile ilgili bir şey.

Şİmdi konu dallandı işte..

İnsan bir elektronik canlı (buna ismen biyoelektronik de diyoruz.. yani anlamı aynen dediğin şekilde kimyasal ve biyolojik olayların beraber olduğu salt bir elektronik değil) ..

Ve insan dan çıkan bu enerji ölçülebiliyor..

Ölçülemiyor mu ?

Bu soruya özellikle cevap ver, evet yada hayır de..

Eğer ölçülebiliyor sa, o takdirde buradan çıkan veri eğer anlamı da çözülen bir sistemle insan hakkında log tutulmasına sebebiyet verebilir,

Tabii bunun için çok müthiş bir sistem gerekir. Ama bu imkansız değil.

Bak bir sürü mobese kamerası var ve mobese kameralarından çıkan veriler mobese merkezlerinde yakalanıp kayıt altına alınabiliyor.. Böyle bir bina görmüştüm üzerinde bir sürü anten vardı.

İşte insandan çıkan bu sinyaller, yakalanabildiğine göre..

Bir kayıt merkezinde kaydedilip, anlamlı da hale getirilme ihtimali var.

Bu da benim insanın günahlarını/sevaplarını yazıyoruz diye İslamdaki kaynak veriye çözümüm..

Haa bunu sen kabul etmemek adına :

Hayır insandan bir yayın çıkmıyor ..

Hayır insandan çıkan veri (sinyal) ölçülemez..

Hayır insandan çıkan veri insan hakkında herhangi bir bilgi içermez..

Yada başka ne diyorsun ?

Yani hangi şeyden dolayı hayır diyorsun O nu söyle...

Saygılar..



NOT: VIRRO VIRRO VIZONTELE demezden evvel verdiğin bilgisayar oyunu veya diğer tv yarışması vs. örneklerinin anlamsızlığı konusunda bir şey yazmamışsın. Ben dedim ki tarihi olaylar o çağın şartlarında değerlendirilir. Orada kullanılan dil, vs. Ama sen günümüzdeki bir bilgisayar oyununu ve günümüz insanının ağzı ile örnek vererek yanlış olduğunu görmedin mi ? Yoksa bu örneğin hala geçerli mi sana göre ?

insandan çıkan sinyal aya ulaşamaz dememişmiydik daha önce. allah ayda kayıt yaptırıyor ise ufak bir hata yapıp atmosfer koymuş. ama elbette senin mantığınla vücumuzda biryerde kesin ay daki üs ile bağlantıyı sağlayacak bir bölüm vardır bilmediğimiz. öyle bir bölümki bu maşallah aya kadar veri yollanmasını sağlıyor ve biz daha ölçememişiz bu kadar güçlü bir vericiyi.

yada yanımzıda sürekli bir melek dolanıyodur o ay ile 3g bağlantı yapıyordur. benim tavsiyem kötü havalarda günah işlesin müslümanlar. o sırada bağlantı kopuyordur büyük ihtimal gitmiyordur yapılanlar :)

tabi eğer bir cevap vermiş olmak için konuşacaksan, belki kuantum dolanıklığını kullanıyorlar bile dersin. kanıtlanıp kanıtlanmamış olmasına gerek yok. bütün cevaplar yanlış kalınca belkide daha bulmadığımız bir teknoloji olayına gireriz. ama asıl konu neden bu kadar iddialısın ay ile söylediğin herşey boş çıktığı halde. neden hala saçma iddiaları devam ettirirken bu kadar iddialısın? o kadar konuştun, mucize aradın, ayı özel yapmaya çalıştın. hepsi boş çıktı. bir tek geriye kanıtlanması imkansız noel baba gibi bir idddia attın.

bak daha öncede söyledim. bioelectronic diyerek bizi cyborg yapıyorsun. hala vazgeçmedin şu kelimeden. bioelectrocity farklı, bioelectronics farklı konular. biz bioelectronic bir canlı değiliz. nereden duydun bilmiyorum ama yok öyle birşey.

lionawar
02-10-2012, 17:40
Ulaşamaz mı ?

Ölçtün mü ? Neye dayanarak diyorsun ? Bir hesaba mı ?

3 g mi sen ordamı kaldın her gün yeni bir şey çıkıyor bak Japonya da 4g var.. Bence yazını güncelle..

Kötü havalarda kopmuyor ama bağlantının koptuğu sürekli bir an var, zamanı biliyorum, ama nedenini çözemiyorum, manyetik alanlarla mı yoksa uzay konumu ile mi ilgili hesabını yapacak bilgim yok.

ama bağlantının live olması gerekmediğini biliyorum. Yani arada temp belleğe kayıt edilip bağlantı geldiğinde kayıt hem live hem öncekilerle gidiyor olabilir.

Bizim bunları ispatlamaya yada bilmeye gücümüz yetemez, yetmemeli de zaten.

Bu konuda eminim ki Allah tedbirler almıştır.

Bilmek bu hayatın sistematiğine zarar verecektir. sonra sen ateist olmayacağın, gireceğin cennete, orda fesatlık çıkaracağın, pehh yani.. :)

terimlere takılma, aynı mantıkla çalışıyor işte. Hatta bilgisayar ile beyni bile haberleştiren sistemler yapılıyor. Ucundan ama.

Beyin dalgaları ile kontrol edilen bazı cihazlar yapıldı..

Bu kadar uzağa mı gidemiyor sinyal. Gidiyor ve bu konuda hiç bir şey yapamıyoruz. Keşke değiştirebilsek de cennetten güzel bir köşe kapsak. :)

Bu konuda karıncaları çok severim. O minicik cihazlar da birbirleri ile haberleşebiliyorlar deil mi? Turkcell ün sembolü neden karıncalar ki ?

Cep telefonuna bir bak anteni nerde söyle ? Yok değil mi ? Çünkü kapağını anten olarak kullanıyorlar.. İnsan da da öyle senin başka işe yaradığını zannettiğin bir organın aslında anten. İnsan vücudunun çok iyi bir anten olduğunu biliyor musun ? Bu bilimsel kaynaklarda da okumuştum, bir de gözlemim var: Radyo antenine dokununca iyi çekme, ve eski tv antenlerine dokununca yayının bozulması vs.. Bunu yaşayan teknik arkadaşlar vardır, çokturda..

http://news.discovery.com/tech/human-antenna-electromagnetic-interference-110512.html

İşte vücudumuz doğal bir anten. Ve baya kaliteli. Dikkat edin bunlar bilimsel gerçekler.

Anten yayın da yollayabilir, yayın da alabilir..

Heheh aklıma şey geldi, eskiden küçükken dalga geçmek için mesela şey derdik:
"Lan olm anten baksana... " :D

Gerçek oldu şimdi hepimiz anteniz... Microsoft ta bununla ilgili bir yazıda vardı..


Saygılar..

Cumayagittimgelicem
02-10-2012, 19:23
Ulaşamaz mı ?

Ölçtün mü ? Neye dayanarak diyorsun ? Bir hesaba mı ?

3 g mi sen ordamı kaldın her gün yeni bir şey çıkıyor bak Japonya da 4g var.. Bence yazını güncelle..

Kötü havalarda kopmuyor ama bağlantının koptuğu sürekli bir an var, zamanı biliyorum, ama nedenini çözemiyorum, manyetik alanlarla mı yoksa uzay konumu ile mi ilgili hesabını yapacak bilgim yok.

ama bağlantının live olması gerekmediğini biliyorum. Yani arada temp belleğe kayıt edilip bağlantı geldiğinde kayıt hem live hem öncekilerle gidiyor olabilir.

Bizim bunları ispatlamaya yada bilmeye gücümüz yetemez, yetmemeli de zaten.

Bu konuda eminim ki Allah tedbirler almıştır.

Bilmek bu hayatın sistematiğine zarar verecektir. sonra sen ateist olmayacağın, gireceğin cennete, orda fesatlık çıkaracağın, pehh yani.. :)

terimlere takılma, aynı mantıkla çalışıyor işte. Hatta bilgisayar ile beyni bile haberleştiren sistemler yapılıyor. Ucundan ama.

Beyin dalgaları ile kontrol edilen bazı cihazlar yapıldı..

Bu kadar uzağa mı gidemiyor sinyal. Gidiyor ve bu konuda hiç bir şey yapamıyoruz. Keşke değiştirebilsek de cennetten güzel bir köşe kapsak. :)

Bu konuda karıncaları çok severim. O minicik cihazlar da birbirleri ile haberleşebiliyorlar deil mi? Turkcell ün sembolü neden karıncalar ki ?

Cep telefonuna bir bak anteni nerde söyle ? Yok değil mi ? Çünkü kapağını anten olarak kullanıyorlar.. İnsan da da öyle senin başka işe yaradığını zannettiğin bir organın aslında anten. İnsan vücudunun çok iyi bir anten olduğunu biliyor musun ? Bu bilimsel kaynaklarda da okumuştum, bir de gözlemim var: Radyo antenine dokununca iyi çekme, ve eski tv antenlerine dokununca yayının bozulması vs.. Bunu yaşayan teknik arkadaşlar vardır, çokturda..

http://news.discovery.com/tech/human-antenna-electromagnetic-interference-110512.html

İşte vücudumuz doğal bir anten. Ve baya kaliteli. Dikkat edin bunlar bilimsel gerçekler.

Anten yayın da yollayabilir, yayın da alabilir..

Heheh aklıma şey geldi, eskiden küçükken dalga geçmek için mesela şey derdik:
"Lan olm anten baksana... " :D

Gerçek oldu şimdi hepimiz anteniz... Microsoft ta bununla ilgili bir yazıda vardı..


Saygılar..

evet bir tarafımızdan yüzlerce şey sallayıp sonra mantıklı ve bilimsel açıklamalar bekleyip üstüne ama kesin allah bir yolunu bulmuştur onu gizlemenin zaten bilimin bulmaması için demek için hayal aleminden çıkmamak gerekiyor :)

ya arkadaşım bir kerede paylaştığın şeyleri oku ya :) ne diyor bu makalede alıcı olarak kullanılmasından bahsediyor. verici olmak öyle kolay değil, bakalım beyin ne kadar enerjiyi kullanabiliyor zarar görmeden. bizi cep telefonuna benzetmeden önce sen bana açıkla bakalım gerekli ekipman olmadan nereye ve nasıl atmosferi aşabiliyor senin bu muhteşem dalgaların. cep telefonu yakınında baz istasyonu olmayınca ne yapar? ki sırf bu iş için tasarlanmış bir alet. bana bu baz istasyonu olmadan oraya nasıl ulaştığını nasıl geçtiğini anlat.

yok şu zaman diliminde oolmuyor ben biliyorum ama açıklıyamıyor, yada bağlantı kopunca temp bellekten oraya aktarılıyor vs.. diye şizofrenik açıklamalarda bulunma :) peki bağlantı koptuğu anda adam ölürse beyni parçalanırsa bu temp bellekte kaydedilenlere ne oluyor. hadi ateyizler aman lionawar bunu da açıkla :)

hani küçükken hayal gücü geniş ve yalan söylerken son derece rahat olan çocuklara yani böyle işkembeden çok sallayanlara derdik ya;
"lan olm ufak atta civcivler yesin" :)

lionawar
03-10-2012, 14:26
----------------------------------------------------------------

İnsan beyninden çıkan dalgalar, beyin dalgaları, alfa beta.. gibi isimleri yani sınıflandırmaları da mevcut ve de yakalandıklarına ve ölçüldüklerine göre insan verici olmuş olmuyor mu ?

Ben bu bilgiden yola çıkarak demiştim. Ama hani buna açıklama getirip bu yayınlar çıkmıyorsa ve bildiğiniz bir şey var ise dinlemek isterim. Teşekkürler..

Temp bellek çok geçici, aşırı geçici, yani 1-2 saniye belki... Ama belkide temp değilde sürekli olabilir. Zaten enerji boyutumuz var, bir enerji bir elektromanyetik veri sözkonusu.. Bilgiler gidiyor yani.. Ama o konuda detaya inipde şu iş şöyle çalışıyor diye ince detaylarını ben değil, sen değil, şu insanlık birleşse bulamaz, detaylara inersek zaten olayı çözmüşüz demektir, biz sadece yüzeysel olarak genel mantığını söylüyoruz.

Ee tabi sen şimdi detay öğrenmek istedin, ben diyorum ki araba gidiyor, ama sen diyorsun ki 4 zamanlı mı 5 zamanlı mı motor.. Gidiyor ama 4 mü 5 mi göremiyorum kusura bakma..

Saygılar..

--------------------------------------------------------------

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 15:05
----------------------------------------------------------------

İnsan beyninden çıkan dalgalar, beyin dalgaları, alfa beta.. gibi isimleri yani sınıflandırmaları da mevcut ve de yakalandıklarına ve ölçüldüklerine göre insan verici olmuş olmuyor mu ?

Ben bu bilgiden yola çıkarak demiştim. Ama hani buna açıklama getirip bu yayınlar çıkmıyorsa ve bildiğiniz bir şey var ise dinlemek isterim. Teşekkürler..

Temp bellek çok geçici, aşırı geçici, yani 1-2 saniye belki... Ama belkide temp değilde sürekli olabilir. Zaten enerji boyutumuz var, bir enerji bir elektromanyetik veri sözkonusu.. Bilgiler gidiyor yani.. Ama o konuda detaya inipde şu iş şöyle çalışıyor diye ince detaylarını ben değil, sen değil, şu insanlık birleşse bulamaz, detaylara inersek zaten olayı çözmüşüz demektir, biz sadece yüzeysel olarak genel mantığını söylüyoruz.

Ee tabi sen şimdi detay öğrenmek istedin, ben diyorum ki araba gidiyor, ama sen diyorsun ki 4 zamanlı mı 5 zamanlı mı motor.. Gidiyor ama 4 mü 5 mi göremiyorum kusura bakma..

Saygılar..

--------------------------------------------------------------

yayın dediğin şey nedir? şimdi iddiayı ortaya atan sensin. diyorsun ki aya kadar ulaşıyor. bende diyorum aracı olmadan bu dalgaların aya kadar ulaşabileceğini nasıl açıklarsın?

temp bellek 1-2sn bile olsa 1-2sn de neler oluyor tüm dünyada. tam o sırada bomba patladı 50 insan öldü. 50 insanın temp bellek boşa gitti. eğer sürekli gidiyor ise gene yukardaki soruma açıklama bekliyorum. bana göre ayın içindkei melek üssü ve kayıt tutmaları çok komik bir iddiada olsa neden olamayacağına dair gene hayal ürünü olarak temel bilgiler veriyor olmam seninde belkide şöyledir böyledir, zaten bunları tüm insanlık birleşse çözemez gibi cevaplar vermen konunun ne kadar ay gibi içi boş olduğunun kanıtıdır. iddia sahibi sensin ama her zamanki gibi konuyla ilgili kanıt bulması gereken bizler.

ortada bir araba durumu yok. beyin dalgalarımızın anlamlı bir şekilde bütün hafızasını, bir video şeklinde sürekli stream yaptığına dair herhangi bir kanıt var mı? ve sürekli kayıt altına alınan son derece gelişmiş gözümüz sayesinde inanılmaz boyuttaki veriyi unutmadan. düşünce gücüyle yapılan basit işler bu anlattığımdan çok farklı. ve gene ortada elektrotlar bağlanarak belli bölgeye ulaşılabilmesi durumu mevcut. arabanın ise nasıl gittiğini biliyoruz. istenirse ne ince ayrıntısına kadar öğrenebiliriz.

lionawar
03-10-2012, 15:44
yayın dediğim ney mi ?

İşte beyin dalgaları mesela. İnsan beyninden çıkan sinyaller. Bunlar ölçülebilmekte. Mesela gama adı altında sınıflandırlanla 25-100 hz miş.

Ve bak bu habere:
http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-2095214/As-scientists-discover-translate-brainwaves-words--Could-machine-read-innermost-thoughts.html

Beyin dalgalarını okumak ve bunları bilgisayar da analiz etmek ile akıl okumak mümkün olabilir deniliyor. Ve bu konuda yapılan deneylerden, ve elde edilen sonuçların başarısından bahsediliyor.

evet bir kanıt varmış işte. Kelimeler, o kişilerin izledikleri bir film veya resim, hatta dinledikleri müzik bile algılanabiliyor. Bunlarda yeni gelişmeler tabii ki..

Güzel değil mi ? Allah ın yarattığı yada evrimin yarattığı insan beyni ne kadar da keşfedilecek bilmeceleri var hala, ve bunları yapabilmek için yine beynimizi kullanmalıyız..

saygılar..

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 16:10
çıkan sinyalin frekans aralığı bana onun aya ulaşıp ulaşamayacak güçte olup olmadığını söylemiyor.

evet gene sorularıma cevap alamadan başka bir makaleye yönlendirildik. neyse şimdi bu aleti kafamıza dayayıp aya kadar yolluyoruz verileri ok. böyle dolanıyor olsaydık daha kolay olurdu.

daha öncede söyledim o andaki düşünceyi kelimelere dökmek ile gerçekleşen herşeyi yani görmen, duyman, dilin, dokunma, burnun vb. -ki koku en az yer kaplayanlardan olmasına rağmen en kalıcı olanlardadır beyinde- sadece gözümüz ile bile kayıt altında olan inanılmaz boyuttaki veriyi live stream yapabilceğimize dair en ufak bir kanıt var mıdır? ve beyin herşeyi kayıt ederken her hangi 3. bir aleti kafana bağlayıp veriyi çekmekten bahsetmiyorum. sence bu derecede bir enerji harcamak zorunda olsaydı beyin şimdiye kadar fark etmezmiydik?

aya gidene kadar istanbul gibi bir şehirdeki birbirine karışacak frekanslardan bahsetmiyorum bile :) yaptığım iyiliklerin aya hiç ulaşamaması ihtimalini ise hiç düşünmek istemiyorum.

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 16:19
içi boş olmayan ayın içini wiki den okuyarak orada da bu teorinin zaten saçmalığından bahsetsede, kabul ettiğin için neden tartıştığımı bilmiyorum :) he diyip geçmeliydim heralde çok önceleri.

biliyorum konuyu oradan ne kadar uzaklaştırabilirsen o kadar iyi senin için ama gerçekten ayın oluşumu ve yapısıyla ilgili paylaşabileceğin herhangi yararlı bir bilgi var mı? sadece 1 tane doğru bilgi paylaşmıştın zaten onuda çoktan biliyorduk.

lionawar
03-10-2012, 16:54
inanılmaz boyuttaki veriyi live stream yapabilceğimize dair en ufak bir kanıt var mıdır?

Bu konuda şöyle düşünmek lazım. Bundan çok değil 10 yıl önceki bir pc magazin gibi bir dergiyi al ve incele. Bulmak zor tabii. Bilgisayar satış ilanlarına bir bakıver, bellek mesela 16 MB :D gibi rakamlar..

düşenebiliyor musun 16 MB,, Şu an benim pc 4 GB, Yani = 4x1024 = 4096 MB

Kaç kat artmış 4096 / 16 = 256 kat...

Peki acaba bundan 10 yıl sonra ne olacak ?

İşte teknoloji böyle bir şey.. Çok hızlı ilerleyen ve bir önceki rakamlar diğerlerine komik gelecek kadar. Başka örnek vereyim:

Wireless hızları ney :

54 mbps idi, 150 çıkdı, şimdilerde halk arasında yaygın olanı 300 mbps, tabii kurumsal applicationlarda bir miktar daha iyileri de mevcut.

Hep gelişiyor.. Hatırlıyorum şirket müdürümüz flash bellek vardı, 512 mb idi ve 450 milyon lira (eski para) idi. Şimdi benim cebimde 16 GB var ve fiyatı sadece 20 TL :D

Burada anlatmak istediğim sana göre büyük bir veri, acaba bundan 10 yıl sonra

x / 256 olmasın ?

Lütfen bizim teknolojimiz, bizim sahip olduğumuz şu basit bilgisayar teknolojisi ile değerlendirme..

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 17:03
Bu konuda şöyle düşünmek lazım. Bundan çok değil 10 yıl önceki bir pc magazin gibi bir dergiyi al ve incele. Bulmak zor tabii. Bilgisayar satış ilanlarına bir bakıver, bellek mesela 16 MB :D gibi rakamlar..

düşenebiliyor musun 16 MB,, Şu an benim pc 4 GB, Yani = 4x1024 = 4096 MB

Kaç kat artmış 4096 / 16 = 256 kat...

Peki acaba bundan 10 yıl sonra ne olacak ?

İşte teknoloji böyle bir şey.. Çok hızlı ilerleyen ve bir önceki rakamlar diğerlerine komik gelecek kadar. Başka örnek vereyim:

Wireless hızları ney :

54 mbps idi, 150 çıkdı, şimdilerde halk arasında yaygın olanı 300 mbps, tabii kurumsal applicationlarda bir miktar daha iyileri de mevcut.

Hep gelişiyor.. Hatırlıyorum şirket müdürümüz flash bellek vardı, 512 mb idi ve 450 milyon lira (eski para) idi. Şimdi benim cebimde 16 GB var ve fiyatı sadece 20 TL :D

Burada anlatmak istediğim sana göre büyük bir veri, acaba bundan 10 yıl sonra

x / 256 olmasın ?

Lütfen bizim teknolojimiz, bizim sahip olduğumuz şu basit bilgisayar teknolojisi ile değerlendirme..

evet 20 yıldır bilgisayarlar ile oldukça iç içeyimdir. ama sorduğum soru o değil. peki tekrar sorayım, böyle güçte bir enerji yaydığımıza dair herhangi bir kanıt var mı? yada bu enerjinin beynin belli bir noktasından verici usulü çıktığına dair? çünki çıkan veride artıyor wifi teknolojimiz gelişsede :)

ha eğer diyorsan veriler beynin bir bölgesinde inanılmaz boyutta sıkıştırılıp normal işleyişinden farklılık göstermeden yani çaktırmadan aya yollanıyor, ok :) beyin ile ilgili gelişmeleri hafife almayalım. son derece ayrıntılı enerji haritalarını, dalga boylarını yaydığı enerjiyi biliyoruz. ve ben sadece fizik kuralları içinde bu enerji ve yapılan stream arasında bağlantı kuruyorum. çünki biz aynıyız. binlerce yıldır pek değişmedi beynimiz. giren çıkan enerji miktarıda öyle. dediğim gibi masal yazmak istersek durduramaz bizi kimse.

bu frekanslar nasıl 30milyonluk şehirlerde birbirine karışmıyor. hadi karışmadı diyelim, nasıl ayırt ediliyor kimin ki nedir diye? nasıl atmosferden geçiyor. ayrıca ay dünyanın o yüzüne bakmıyor iken iyice zorlaştırmaz mı durumu? :)

lionawar
03-10-2012, 17:36
İnsan beyni ile ilgili gelişmeler ve onun yaydığı sinyallerin algılanması ve bir miktarda çözümlenmiş olmaları konusu bizim açımızdan yeni bir konu. Daha işin başındayız. Bir sinyal çıkıyor, biliyoruz. Bu sinyalde bizim gördüklerimiz, düşündüklerimiz, söylediklerimiz, duyduklarımız bilgileri mevcut.. Bu sinyal deşifre edilebildimi tamamen, hayır..

Evet yeniyiz, ama bir şeylerde gördük.

Bu nun bir arkadaşımızın dediği gibi auro boyutu da var, bunlarla ilişki lendirebilmemiz zor.

Çünkü bir rus bilim adamı beynin veri olarak kopyalanmasının günümüz veya daha sonraki nesiller için imkansıza yakın zorlukta olduğunu beyan etti. Bir gramındaki veri bile, avrupada bilgisayarların tamamının bir yıl çalışmasına eşit veri demekmiş..

Bunlara bakıldığında sahip olduğumuz ve her insan da olan bu beynin ne kadar muazzam bir bilmece olduğunu düşünüyorum..

Evet nasıl karışmıyor..

Bu konuda zaten benzer teknolojimiz var.. Örneğini vermeye çalıştım:

Mobese kameraları ve mobese merkezleri.

Örneğin istanbul da kaç adet mobese kamerası var ?

Yada soruyu iyice genelliyeyim, dünyada bir mobese merkezi maximum kaç adet mobese kamerasına hizmet verebilir ?

Ve hiç karışmadan bu görüntüler nasıl geliyor ?

Bence zor değil, şu teknolojimiz ile..

Bir mobese merkezi :
http://www.haberaktuel.com/images/news/24328.jpg

Bu soruyu cevaplayacak bir bilgim yok, ama merkezin kapasitesi artırıldıkça yani büyüklüğü, destekleyeceği mobese kamera sayısıda artırılabilir..


ayrıca ay dünyanın o yüzüne bakmıyor iken iyice zorlaştırmaz mı durumu?



Bu sorunu anlamadım ? açıklar mısın ?


Saygılar..

lionawar
03-10-2012, 17:40
Haa yada şu örneği düşün en kalabalık şehir İstanbul maximum bir baz istasyonuna kaç adet telefon bağlanabilir ? Hepsi nasıl karışmıyor ?

Bir bölgede maximum görüşme sayısı nedir ?

Nasıl karışmıyorlar ?

Olabilir mi

idontneedagod
03-10-2012, 17:48
Tartışmanın temeli o kadar boş ki...

İddialarınız hala geçerli mi sayın Lionawar? Bize ciddi ciddi aşağıda sıralayacağım iddialarınızın gerçek olduğunu düşündüğünüzü mü söylüyorsunuz?

1: Ay'ın içi boştur.
2: Ay'ın yalnızca bir yüzünü görmemizin sebebi Ay'ın arkasından meleklerin giriş çıkış yapmalarıdır.
3: Ay bir melek üssüdür. Burada, dünyadaki her bir an kayıt altına alınmaktadır.
4: Ay'ın yüzeyindeki kraterler meleklerin gözetleme pencereleridir.
5: İnsan beyninden bu Ay üssüne sürekli bir sinyal gönderimi vardır.


Bu nasıl bir hayalgücüdür sayın Lionawar? Muhammed'i rahatlıkla sollayabilirsiniz. En azından sizin iddialarınız orjinal.

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 17:50
bizim ürettiğimiz herhangi bir araç nereye veriyi yollacağına dair bilgi ile üretilir. senin verdiğin örnekteki teknoloji tamamiyle farklı bir durum. her biri için basit veya dolaylı bağlantı sağlayabilecek alet ekipmanları mevcut.

en önemlisi hiçbiri bizdeki gibi birbirile ile aynı olma ihtimali son derece yüksek sayıda ve belli yani sınırlı aralıklarda gama beta veya alpha dalgaları ile veri yollamıyor.

yani ay dünyada benim bulunduğum kısma bakmıyor iken gönderdiğimiz veriler kaybolmadan tam ve sağlam şekilde nasıl yoğun çekirdeğimizi ve metal yoğun üst katmanları nasıl geçecek. kurşuna rastlar ise ki rastlayacak tam zıçtık. gitmedi verilerimiz. yoksa melekler görünmez uydu mu kullanıyor?

lionawar
03-10-2012, 17:56
Neden bizdeki teknoloji ile detay olarak aynı çalışmalı ki ?

Mesela iphone ile android in yapısı farklı ? iphone androide senin neden A6 işlemcin yok demiyor, yada sende neden mantıksal çevrim kartı yok da demiyor ?

Farklı bir sistematik olması olabilirliğe daha uygun zaten..

:D

Evet dünya dönüyor ve sinyaller nasıl diğer tarafta iken alınabilir ?

Günün birinde bir bilim adamı aynı sorunla karşılaştı, telsizler ile uzak mesafe görüşmeler yapılamıyordu, dünyanın küresel yapısından dolayı sinyaller uzaklara gidemiyordu ?

Bunun üzerine düşünmeye başlayan bilim adamımız kendisini çok severim, sorunu çözdü ve artık uzak mesafe telsizlerimiz var.. :D

Bilim adamımızın adı: Nikola Tesla dır.. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla)

O bu teknolojiyi geliştirdikten sonra bizde üzerine bir şeyler katmışızdır herhalde ama ilk o buldu hakkını vermek lazım..

Saygılar..

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 17:57
Haa yada şu örneği düşün en kalabalık şehir İstanbul maximum bir baz istasyonuna kaç adet telefon bağlanabilir ? Hepsi nasıl karışmıyor ?

Bir bölgede maximum görüşme sayısı nedir ?

Nasıl karışmıyorlar ?

Olabilir mi

hepimizin imei numarası bile olsa, yani diyelim aya kadar gitti ve orada hangi telefondan çıktığı belli oldu, gene bir önceki mesajımda söylediğim gibi sınırlı sayıda ve milyonlarca insandan sürekli çıkan aynı frekansların birbiri ile karışmamasını anlatmıyor. telefon teknolojisi her paket data için bir adres verir ve böyle anlaşılır. nasıl karışmaması için baz istasyonun işidir. telefona uygun frekansı verir işini görmesi için. telefonunu wifi router ın yanına koyma bu arada. arada sırada karışabilir.

aydan melekler eğer sürekli bir şekilde beyin yapımıza etkide bulunup, her yer değiştirdiğimizde şu frekans boştur, ayarlalayım şu insanın beynini diyor ise tamam diyeceğim ama beynimizin frekans değişiklikleri yer ile ilgili değil duygular ile ilgili araştırmalara göre. ve ister gama ister beta olsun bu dalgarın ortalama frekansları son derece sınırlı iken nasıl ayarlıyorlar acaba.

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 18:01
Neden bizdeki teknoloji ile detay olarak aynı çalışmalı ki ?

Mesela iphone ile android in yapısı farklı ? iphone androide senin neden A6 işlemcin yok demiyor, yada sende neden mantıksal çevrim kartı yok da demiyor ?

Farklı bir sistematik olması olabilirliğe daha uygun zaten..

:D

Evet dünya dönüyor ve sinyaller nasıl diğer tarafta iken alınabilir ?

Günün birinde bir bilim adamı aynı sorunla karşılaştı, telsizler ile uzak mesafe görüşmeler yapılamıyordu, dünyanın küresel yapısından dolayı sinyaller uzaklara gidemiyordu ?

Bunun üzerine düşünmeye başlayan bilim adamımız kendisini çok severim, sorunu çözdü ve artık uzak mesafe telsizlerimiz var.. :D

Bilim adamımızın adı: Nikola Tesla dır.. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla)

O bu teknolojiyi geliştirdikten sonra bizde üzerine bir şeyler katmışızdır herhalde ama ilk o buldu hakkını vermek lazım..

Saygılar..

gene konudan çok uzak örnekler veriyorsun. telsiz çalışma prensibi ve ay ve beyin arasındaki bağlantı aynı mı ? melekler dünyada mı kayıt yapıyor yoksa ay da mı? iyonosferi mi kullanıyorlar? ve en önemlisi böyle olsaydı eğer atmosferik olaylar sürekli yayını kesecekti. yani daha beter bir durum.

lionawar
03-10-2012, 18:08
Off ben sana küresel yapıda olan dünyada bir yayının bir şekilde ulaştırabildiğimizde bahsediyorum.. Ve bunun keşfettiğimizden. İşte bu olamaz demek, başka birşey yani, oluyormuş işte. İlla düz çizgi olarak Ay ı görmek gerekmiyor anlatmak istenilen bu.

Sen zannediyor düz gidecek sadece.. Ama illa düz olmadan da oluyor..

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 18:14
tamam bende diyorum ki daha ilk mesajımdaki soru, diyelim melekler bunu kullanıyor. atmosferi yani, dünyada ikamet ediyorlar saçmalığını bir kenara bırakarak hava olaylarından nasıl etkilenmiyorlar diyorum? hani daha önce bahsettiğim bir düzine soruna ek olarak :) gerçekten aydalar mı yoksa dünyadalar mı? eğer atmosferi kullanmıyorlar ise nasıl aya ulaştırıyorlar bilgiyi. hani sen iddia ediyorsun bu kadar iddialısında, zannediyorum ki biliyorsundur nasıl hallettiklerini bu sorunların üstesinden nasıl geldiklerini?

lionawar
03-10-2012, 18:26
Ayrıntılarını bilmeye gücüm nasıl yetsin,,,

ben şimdi desem melekler dü,nyaya iniyor, sen dicen ne zaman hangi araçla, dizel mi benzinlimi araçları, konu dan konuya atla sürekli soru sor.

Bak bildiğimiz bu kadar işte.. Yani islama göre bir kayıt edilme var ? Ve bende bunun açıklamasını 3 aşağı 5 yukarı böyle yaptım. Ayrıntılarını bilemem.

Biraz ilerlemiş teknolojimiz ile Allah biraz anlama kabiliyeti vermiş, öyle tutup da hepsini gözümün önüne sermemiş. Neden daha fazla soruyorsun ki yok işte bak dünyaya kim çıkabilir Ay a bakabilir ki ? Etimiz ne butumuz ney ? Amerika bile çıkmıyor 80 den beri, neymiş parası yetmiyormuş ? Hikaye.

Senin tavrında zaten öğrenmek için mi yoksa masal diye nitelendirmek için açık aramak için mi anlamadım.. Bu bu kadar..

Daha önce demiştim, insanın görüş gücü artacak ve Allah bunları bildirecek. O zaman ayrıntısı ile öğreneceğim, hatta motorların ve sinyallerin frekansına kadar, ama şimdi yok işte. Senin için değil kendim için öğreneceğim.

Sana ulaşabilirsem o zaman frekansları ve çalışma sistemlerinin detaylı resimlerini yollarım.

Benim için burada önemli olan bu sistemin olabilirliği.

Olabilir noktasından bakıyorum, mesela bilim adamları diyorki kök hücreler ile organ yapabileceğiz, olabilir mi, olabilir, şu an yapamıyoruz, ama yapılma ihtimali olabilirliği varmış..

Buna benziyor. Şimdi kayıt ediliyor mu evet olabilir..

İpuçları var mı ? Var. Anlam oluşturabilecek sinyaller çıkıyormu ? evet çıkıyor ?

Ne kadar uzağa gider, nasıl yoolanır, hangi şifreleme algoritması kullanılır, nasıl hangi çeşit antenlerle yakalanır, vs. ayrıntılarını bilemiyorum, kusura bakma, bilsem de senin imanın artmaz.

Bu zaten "Tanrı Yöntemi" değil........ Yani kendisine inanmamız için patent bürosundan kağıt göstermek gibi şeyler Tanrı Yöntemi ne aykırı.....

Saygılar, kusra bakma, hakkını helal et, yorduk seni de..

Cumayagittimgelicem
03-10-2012, 18:35
neden o zaman kan yapamayacağız diyorsun ki yapay kan olarak adlandırılan kan zaten yapılmış iken?

melekler için ipuçları mı var? ay içinin boş olduğu ve içinde üs olduğuna dair ipuçları da mı var? ay ile insanların herhangi bir dış etken olmadan bağlantı yapabileceğine dair herhangi bir ipucu var mı?

bu kadar uzatmaya gerek yoktu zaten. ayın içinin boş olduğuna dair herhangi bir kanıt yok iken.

burada fikir belirtmek için bulunuyor herkez. senin fikrin daha öncede söylediğim gibi masal olarak gelsede cevap vermeyi seçtim. ama şimdi dönüp bakınca ay ile ilgili iddialarının zaten nerdeyse hepsi yanlış iken konuyu buraya kadar çekmenin ve bu kadar cevap yazmanın zaman kaybı olduğunu görüyorum.

saygılar

Sesli
03-10-2012, 21:01
Ay'ın Dünyadan ayrılarak oluştuğu bilimsel bir gerçektir. Çünkü Ay devamlı olarak Dünya'ya dönük olan yüzünü bize göstermektedir.

İkincisi Ayın Dünya gibi tabakalı mı yoksa tabakasız mı olduğu da bu konuda yardımcı
oluyor.

Ay'ın manyetik Alanının bulunmaması da bize açıkça Ay'ın Dünya'nın Litorsferinden kopmuş olduğunu göstermektedir. Yapılan analizlerde litosferin SİAL yani silisyum ve Aleminyum bileşiminde olan yapısı ile Ay'ın yapısı uyuşunca durum açıkça belli oluyor.

http://www.erguven.net/anasayfa/yazigoster/Ayin-Kimyasal-Yapisi-Konu-Anlatimi

lionawar
04-10-2012, 09:41
neden o zaman kan yapamayacağız diyorsun ki yapay kan olarak adlandırılan kan zaten yapılmış iken?

Her gün görüyorum kızılay ı standı açık ve bağış bekliyor.. O zaman kan fabrikası kursak ya kaç para ise kurardık hemen.. Değil mi ? :D Yapay kan hayal..

Kan: Üretilemeyen tek ilaç... (imza Kızılay)

hayal dünyasında yaşamanın gereği yok.

Masal evet, yıl 1000 diyelim: Sıradan bir vatandaşa şöyle söyleyelim, gün gelecek taa Trabzondan İstanbula konstaniyeye 1 saatte gideceğiz.

Vatandaşın cevabı: masal mı anlatıon be ya,, uyan be olm, git tarlana çalış..


Yıl 2012, ben karadeniz gezisine gittiğimde yaşadım, 1 saat 15 dk sürüyor :D


Ay'ın Dünyadan ayrılarak oluştuğu bilimsel bir gerçektir.

Bu bir görüş ise de bu doğru olmadığı ispatlanalı çok oldu. Ama siz bu bilgilerden bi habersiniz. Şu an Ay için birden fazla teori var, bu söylediğiniz bunlardan biri ve de zayıflatılmış bir teori. Zayıflatılması bilimsel verilere dayanıyor..


---------------------

Daha önceki verilerden birinde demiştim ki:

"Ay Dünya sına yani gezegenine oranla normalden büyük"

cevap olarak bana neye göre, nasıl büyük ki denildi..

Cevap:

Relative size


"
The Moon is exceptionally large relative to the Earth: a quarter the diameter of the planet and 1/81 its mass. It is the largest moon in the Solar System relative to the size of its planet, though Charon is larger relative to the dwarf planet Pluto, at 1/9 Pluto's mass."

Kaynak bu kitaptan: Spudis, P.D. (2004). "Moon". World Book Online Reference Center, NASA. Retrieved 12 April 2007

Bir şeylere masal demek en kolaycı davranış.

Deniz altında 20000 fersah veya Aya Yolculuk isimli kitaplar birer masal kitabı idi, ama günümüzde kimse bu tarz olayları masal olarak göremiyor her nedense...



Şu cümleye bakalım:

"The Moon is thought to have formed nearly 4.5 billion years ago, not long after the Earth. Although there have been several hypotheses for its origin in the past, the current most widely accepted explanation is that the Moon formed from the debris left over after a giant impact between Earth and a Mars-sized body."

Evet Ay ın origini konusunda bir çok görüş var, ama en acceptable olanı buymuş şu an..

Şu konu da çok güzel bir konu:

http://starchild.gsfc.nasa.gov/docs/StarChild/questions/question38.html

Ay neden dünyadan kopmuş olamaz, anlatımı da bunun içinde dahil..

Cumayagittimgelicem
04-10-2012, 10:17
Her gün görüyorum kızılay ı standı açık ve bağış bekliyor.. O zaman kan fabrikası kursak ya kaç para ise kurardık hemen.. Değil mi ? :D Yapay kan hayal..

Kan: Üretilemeyen tek ilaç... (imza Kızılay)

hayal dünyasında yaşamanın gereği yok.

Masal evet, yıl 1000 diyelim: Sıradan bir vatandaşa şöyle söyleyelim, gün gelecek taa Trabzondan İstanbula konstaniyeye 1 saatte gideceğiz.

Vatandaşın cevabı: masal mı anlatıon be ya,, uyan be olm, git tarlana çalış..


Yıl 2012, ben karadeniz gezisine gittiğimde yaşadım, 1 saat 15 dk sürüyor :D



Bu bir görüş ise de bu doğru olmadığı ispatlanalı çok oldu. Ama siz bu bilgilerden bi habersiniz. Şu an Ay için birden fazla teori var, bu söylediğiniz bunlardan biri ve de zayıflatılmış bir teori. Zayıflatılması bilimsel verilere dayanıyor..


---------------------

Daha önceki verilerden birinde demiştim ki:

"Ay Dünya sına yani gezegenine oranla normalden büyük"

cevap olarak bana neye göre, nasıl büyük ki denildi..

Cevap:

Relative size


"
The Moon is exceptionally large relative to the Earth: a quarter the diameter of the planet and 1/81 its mass. It is the largest moon in the Solar System relative to the size of its planet, though Charon is larger relative to the dwarf planet Pluto, at 1/9 Pluto's mass."

Kaynak bu kitaptan: Spudis, P.D. (2004). "Moon". World Book Online Reference Center, NASA. Retrieved 12 April 2007

Bir şeylere masal demek en kolaycı davranış.

Deniz altında 20000 fersah veya Aya Yolculuk isimli kitaplar birer masal kitabı idi, ama günümüzde kimse bu tarz olayları masal olarak göremiyor her nedense...



Şu cümleye bakalım:

"The Moon is thought to have formed nearly 4.5 billion years ago, not long after the Earth. Although there have been several hypotheses for its origin in the past, the current most widely accepted explanation is that the Moon formed from the debris left over after a giant impact between Earth and a Mars-sized body."

Evet Ay ın origini konusunda bir çok görüş var, ama en acceptable olanı buymuş şu an..

lütfen bana açıklarımısın. eğer kan üretilemeyen tek ilaç ise öncelikle günümüzde virüsleri yok edecek bir ilaç var mıdır? sürekli birşey yazıyorsun, imza atıyorsun yada zorla attırıyorsun ama sonuç sıfır :)

peki çok yerinde bir karadeniz örneği verdiğine inanıyorsun ya, aynısını senin şu ilaç için düşünmekten neden uzaksın? zamanında birçok hastalık için ilaç üretilemiyordu. yavaş yavaş üretilmeye başladı.

tabi noel baba da, diş periside, thor da, galactus da olabilir. eğer çocuk veya yetişkinler için olan hayal ürünü kitapları gerçek olabilecek şekilde değerlendiriyorsan hayal aleminde yaşamaya devam edebilirsin. en azından ay görünen bir gerçek. ben daha bir melek veya herhangi bir doğaüstü olayın kaydedildiğini göremedim.

daha öncede söylediğimiz gibi şu anda ayın oluşumu için genel kabul başka bir gezegenin dünyaya çarpmış olması.

ay en büyük uydu olmaktan çok çok uzak olsada, evet gezegenine göre en büyük uydu. yani uzaylılar ile ilgili olarak kafasını bozmuş insanlar tarafından ortaya atılan bu iddialardan biriside büyük olması. ama büyük olması oluşamayacağı anlamına gelmiyor.

pluto cüce gezegene düşürülmeden önce uydusunun oranı dünyanınkinden büyüktü. yani olmaz olmaz demeyin :)

lionawar
04-10-2012, 11:36
Şimdi ne alakası var ?

Ben diyorum ki kan üretilemiyor, Sende sanki diyorsun ki madem kan üretilemiyor o zaman neden dün hava rüzgarlı idi ?

Şimdi ben kan üretilemiyor dedim ve bitti. Üretilemiyor da.. Bu konuda bir şey var mı başka ?

Yavaş yavaş üretilecek mi kan ? Üretilebilmesi imkansız... Bak sana şunu söyleyeyim kıyamete kadar biz bu teknolojiyi yakalayamayacağız.. Öyle hiç canlı kullanmaksızın sadece mineraller ile maddeler ile, kimyasal karışımlar ile kan yapamayız. Mutlaka canlı lazım.

---------------

Bu Ay ın origin ile ilgili kabul görmüş bir teori henüz yok, zaten bunların adı teori den de önceki konumda: yani "hipotez" konumundalar.. Henüz ispatlanmamış olduğunu buradan da anlayabilirsin. Ay nereden geldi ? Sorusunun cevabı yok...

Hipotezler var sadece..

Senin dediğin hipotez en son çıkan hipotez, şu an popüler olan bu. Ama bu hipotezde oldukça fazla kritize ediliyor bilim çevrelerince. Konuşuluyor..

http://en.wikipedia.org/wiki/Giant_impact_hypothesis

Saygılar.

Cumayagittimgelicem
04-10-2012, 12:10
Şimdi ne alakası var ?

Ben diyorum ki kan üretilemiyor, Sende sanki diyorsun ki madem kan üretilemiyor o zaman neden dün hava rüzgarlı idi ?

Şimdi ben kan üretilemiyor dedim ve bitti. Üretilemiyor da.. Bu konuda bir şey var mı başka ?

Yavaş yavaş üretilecek mi kan ? Üretilebilmesi imkansız... Bak sana şunu söyleyeyim kıyamete kadar biz bu teknolojiyi yakalayamayacağız.. Öyle hiç canlı kullanmaksızın sadece mineraller ile maddeler ile, kimyasal karışımlar ile kan yapamayız. Mutlaka canlı lazım.

---------------

Bu Ay ın origin ile ilgili kabul görmüş bir teori henüz yok, zaten bunların adı teori den de önceki konumda: yani "hipotez" konumundalar.. Henüz ispatlanmamış olduğunu buradan da anlayabilirsin. Ay nereden geldi ? Sorusunun cevabı yok...

Hipotezler var sadece..

Senin dediğin hipotez en son çıkan hipotez, şu an popüler olan bu. Ama bu hipotezde oldukça fazla kritize ediliyor bilim çevrelerince. Konuşuluyor..

http://en.wikipedia.org/wiki/Giant_impact_hypothesis

Saygılar.

hayır sen diyorsun ki imkansız. olmayacak. demedin mi? ondan sonra bana örnek verip arkasından verdiğin örneğe ters düşecek şekilde konuşmadın mı? imkansız üretilmeyecek dedin kan, dedin mi daha önce? dedin. yani eğer meleklerin aydaki üssü gibi yada hatta meleklerin var olup olmadığı gibi hayal ürünü şeyleri bırakırsak, kan gibi bildiğimiz birşeyden bahsederken bu kadar kesin konuşman aya gidilmesi ile ilgili kitap örneğini verdikten sonra çok ters düşüyor.

gene uzman görüşün için teşekkürler kan ile ilgili. ama bir halt ifade etmiyor. üretilebilmesi imkansız birazcık açsaydın keşke konuyu. sadece iman açısından mı bakıyorsun yoksa?

yahu amacın ne? yani ay ın boyutları olabilir mi olamaz mı diye basit sorular soruyorum, sen gene bana aynı şeyleri yazıyorsun zaten konuştuğumuz. ben sana örneğini veriyorum olabileceğine dair. ortada imkansız yada imkansıza yakın bir durum olmadığından bahsediyorum. var mı diyeceğin birşey bu konuda? imkansız mı ayın bu kadar büyük olması? öyle ise sebebi nedir?

lionawar
04-10-2012, 12:31
İmkansız demedim ben zaten ay büyüklüğü ile ilgili, sadece garipsenecek büyüklükte diyolar hem ben demiyorum, bilim adamları arasında bunu demişler.. İmkansız onlar da demiyor. Ama garipsenecek şekilde diyorlar..

Cumayagittimgelicem
04-10-2012, 12:43
İmkansız demedim ben zaten ay büyüklüğü ile ilgili, sadece garipsenecek büyüklükte diyolar hem ben demiyorum, bilim adamları arasında bunu demişler.. İmkansız onlar da demiyor. Ama garipsenecek şekilde diyorlar..

örneği olduğuna göre, nasıl oluştuğuna dair fikirlerimiz olduğuna göre, neden ay yapay olarak yerleştirilmiştir ve meleklerin üssüdür şeklinde sözlerini düşününce gene soruyorum. nereye varacaksın en sonunda? yani yapay olduğuna dair bir kanıt yok iken, uzaylıların iddialarını alıp meleklere uyarlayarak bir yere varmaya çalıştın. ve hala merak ediyorum neyi savunmaktasın hala? yani ayın içi hala boş mu sana göre? bütün kanıtlar tersini gösterirken?

lionawar
04-10-2012, 12:50
Bu da bir hipotez.. ve yanlışlığını ispat edemeyeceğimiz bir hipotez, yani o giant impact hipotezi gibi.. fikir beyan edebilirsin ama ispat beyan edilemez.

Kanıt mı ? Ne kanıtı ?

Bak ben yazdım geçen yazıları baştan sona oku, bir yerde vardı:

Ay ın içinin boş olma ihtimalini düşünen NASA dan biri idi.

Cumayagittimgelicem
04-10-2012, 13:14
pseudoscientific bir hipotez. yani bilimsel gibi gösterilen ama destekleyen hiçbir kanıtı olmayan. bunun aksine içinin dolu olduğunu destekleyen kanıtlarımız mevcut.

daha önce verdiğin linktede mevcut açıklamaları

http://en.wikipedia.org/wiki/Hollow_Moon

hangi nasa çalışanı tarafından söylendiğini bulamasamda bunu ilk ortaya atılması içi boş dünya iddiasından sonra gene ayın içi boş bir uzay aracı olmasıyla ilgili. jim marss adlı yazarın alien agenda kitabındanmış.

internetteki videoların başlığında ayın içi boş, nasa onaylıyor yazsada videolarda bununla ilgili herhangi bir kanıt yok :)

Natürelist
04-10-2012, 21:18
Ay'in ic yapisindaki sert çekirdegi, Dünyamiza benzemektedir. sivi eriyikler tarafindan cevrelenmistir. Ay'in ic yapisini daha yakindan anlamamizi 1970'lerden itibaren sismik verileri Amerikali bilim adamlari simdi yeni analiz yöntemleri kullanilarak analiz edilmistir.

Ay depremin'deki titresimleri kaydetmek icin, 1969 -1972 aya inis sirasinda astronotlar tarafindan tozlu yüzeyinde dört hassas sismometreler yerlestirilmistir. Bu sekilde 1977 yilina kadar Dünyanin dogal uydusunun ic yapisini arastirmalarda elde ettikleri ilk veriler (kayitlar) ile anlamamizi mümkün kilmistir. Tempe Arizona Devlet Üniversitesi'nde NASA'nin Marshall Uzay Ucus Merkezi ve meslektaslari Renee C. Weber. bakiniz ne diyor!

"Şimdi Apollo misyonunun sismogramlarini tekrar analiz ettik"

Arastirmacilar, su anda deprem analizi icin kullanilan modern bilgisayar programlari kullandigini belirtiyorlar. Ay depreminde kaydedilen sismik dalgalar, Ay'in ic derinligine kadar ulasarak farkli katmanlari tarafindan dagitilarak geri yansitmasi ile mümkün olmustur.
Arastimacilar kati Ay cekirdeginin yüksek oranlarda demir'e sahip ve bunun kalinligi ise 480 kilometrelik capinda oldugunu belirleyebilmislerdir, ve dis cekirdeginin (bura karistirilmamali! Ay'in dis etrafi degil! Ay'in cekirdegindeki dis kismidir) etrafinda yaklasik 90 kilometre dolasan sivi demir-kükürt ve manto'ya gecisi kismen erimis 150 kilometrelik magma benzeri bir tabaka kalinligi hakimdir. Depremlerin büyük cogunluğu erimis bu tabaka cevresinde yani 700 ila 1200 km derinlikte meydana gelmistir. ortaya cikan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalar ve bu dalgalarin Ay'yüzünü sarsmasi olayidir. Görünüse göre bölgenin, bir lastik mentese gibi hareket etmesidir. Genislemesinde ki neden, muhtemelen Dünya-Ay sistemindeki gel-git olayi'dir. Depremlerin en sık oldugu zaman, Ay'in perije (yerberi) mesafelerinde bulundugu zaman meydana gelmistir, yani Ay yörüngesinde Dünya'ya en cok yakinlastigi bölgedir. Tam anlamiyla olmasada bir nevi Dünyamiz Ay'da ki bircok depremlere sebeb vermektedir.

Nasa'nin bu calismasi Ay'in jeolojik ölü olmadigini göstermistir ve haliyle cekirdegi de sogumamistir.

Kaynak:http://www.weltderphysik.de/gebiet/astro/news/2011/der-fluessige-kern-des-mondes/

http://www.spiegel.de/wissenschaft/weltall/apollo-daten-mondbeben-enthuellen-inneres-des-erdtrabanten-a-738206.html