PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bebek tuzlama


ALKA
04-06-2010, 04:00
Bebekler neden tuzlanir? Bunun saglik acisindan bilimsel bir getirisi gercekten var midir?

Bilindigi gibi Anadolu'da Türk geleneklerine göre yeni dogan bebekler büyüyünce kokmamalari icin (?) 3 gün boyunca tuzlanirlar.

Sizce bebek tuzlama Anadolu Türkleriniñ ilginc batil inanclarindan biri midir yoksa bilimsel olarak bir yarari gercekten var midir?

Diger yandan tuzlama olayinin saglik acisindan bebeklere ne gibi zararlari olabilir?

Lynx
28-09-2010, 02:46
ilginc ilk defa duyuyorum ! bu gercek mi ?

dad
30-09-2010, 11:28
Bilimsel olarak doktora sorsak tuzlamanın açıklaması yok hatta yan etkilerini söyler ama taa roma imparatorluğunda bile uygulaması var. Çok ilginç bir şey ama bu şekilde deyim bile yerleşmiş dilimize.. " Tuzlayayımda kokma" diye..
Tuzlamak şart değil ama tuzlanan bebğinde kokmaz diye eskilerden günümüze gelen bir adet var.
Bir doktor bebğinizi tuzlarsanız bebeğiniz beyin kanaması geçirebilir gibi bir sürü yan etkileri açıklamış sonra bu internette hızla yayılmış .
Ama ben daha duymadım tuzlanıpta zarar gören.

errata
30-09-2010, 12:48
Doktora bilimsel olarak sorduğumuzda diyorsun ki açıklama getiremez ve hatta yan etkilerini söyler. Hmmm... Yan etkilerini mi söyler yoksa açıklama mı getiremez önce şunu açıklığa kavuştursak?

Bebek tuzlama olsa olsa çocuğun canını sıkar başka birşey olmaz. Oda tuzun yıpratıcı etkisine karşı derinin bir çeşit nasır bağlaması gibi birşey.

Bu arada "tuzlayayımda kokma" bebek tuzlamaktan değil et tuzlamaktan gelir. Sizlerinde bildiği gibi birkaç on yıl önce buzdolabı gibi nesneler yoktu. Uzun süre beklemesi gereken etler daha soğuk ortamlarda tuzlanarak saklanırdı. Böylece çürüme ve kokma süresi uzatılırdı.

Nerec
04-10-2010, 15:35
Ben tuzlanmamışım, kokmuyorum.
Ve benim gibi 'tuzlanmayan' nice insanlar vardır.
Batıl inançtan başka birşey değil bu.

Saygılarımla

AerA
04-10-2010, 20:42
Çelikleme vardır birde. Bebek soğuk bir suya atılır veya kara gömülür. Ve bu metot ile "Çeliklendiği" düşünülür. Daha dayanıklı olacağı fikri hakimdir.

Bakınız Yeni Asya Gazetesinin 11.02.2010 tarihli haberi (http://www.yeniasya.com.tr/2010/02/11/guncel/butun.htm)



Yeni doğan çocukları kara gömüyorlar

MERSİN'İN Silifke ilçesine bağlı Kırobası Köyü'nde son 30 yılın en yoğun kar yağışının gerçekleştiği bildirildi. 2 gündür süren yoğun kar yağışı sebebiyle köye giden ana yollar ve köy içerisindeki ara yolların kapanmaması için Silifke Özel İdare Müdürlüğü ve Karayolları’na ait iş makineleri tarafından sürekli müdahalelerde bulunuluyor.


İş makineleriyle köyde okulun bahçesine dolan karlar temizlenirken, iş makinelerinin giremediği ara sokaklar ise vatandaşlar tarafından küreklerle temizleniyor. Karın yağmasına en çok sevinen ise köydeki çocuklar oldu. Köyde yeni doğan çocuklar da sağlıklı bir şekilde büyümeleri beklentisiyle kara gömülüyorlar. 6 aylık Resule ismindeki çocuğunu kara gömen Fikret Serrah, yeni doğan çocuğu kara gömmesinin sebebinin, çocuğun soğuğa karşı dayanıklı olması ve sağlıklı bir şekilde büyümesi olduğunu kaydetti. Soğuya dayanıklı olup, hastalığa yakalanmamaları için “çelikleme” dedikleri bu yöntemle her köylü, yeni doğan çocuğunu ilk karın yağmasıyla birlikte karın içerisine gömüyor. Serrah, “Köyümüzdeki insanlarımızın çoğu çocukken kar içerisine gömüldüğü için kolay kolay hasta olmuyor. Yeni doğan çocuklarımızın da hasta olmaması için bunu bizler de gerçekleştiriyoruz” dedi.
Belkide bir zamanların Helenistik kültürünün izleri halen sürmekte. Annesi Thetis, oğlu Achilles'i (Akilleus, Aşil) Styx nehrine sokarak çeliklemiştir. Erzurumda çelikleme işlemi buz gibi akar suya sokulup çıkarılma şeklinde yapılırdı.

Ne bileyim, tuzlama da vardır kesin bir yerde...Kimbilir hangi batıl mitte...

evrensel-insan
05-10-2010, 02:18
Saaygideger arkadaslar;

Benim bildigim tuzlama, bir sey kokmadan, uzun sure dayansin diye yapilir, ayni kurutma, kavurma, dondurma v.s. gibi.

Canli olan bir bebegin "kokmasi" sorunu yokki, neden tuzlansin?

Saygilarimla;
evrensel-insan

hackercesur
05-10-2010, 18:47
Ben de küçükken tuzlanmışım. Fakat terledigim zaman ya da uzun süre duş almadıgım zaman doğal olarak leş gibi kokarım.

Batıl inançtan öte birşey degildir.

evrensel-insan
05-10-2010, 18:51
Saygideger hackecesur;

Kirlenmek baskadir, kokmak baskadir. Bir kisinin yikanmamasi onun kirlenmesine sebep olur. Tuzlama kirlenmeyi onlemez, belki kokunun duyulmasini onleyebilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Neva
06-10-2010, 08:39
Et kurutma ve tuzda muhafaza etme eski bir yontem olduguna gore, sanirim bundan yola cikilarak yapilagelen bir gelenek..

Ahlaksız
19-06-2013, 21:42
Yakın zaman önce izlediğim bir belgeselde çocukların günümüzde bile tuzlandığını görmüştüm..Sanırım orta asyada göçebe hayatı yaşayan insanlar idi..

Bebek tuzlamak ile ilgili Sümer'de bir şeye rastlamadım ama bu geleneğin Sümer'le bir alakasının olduğunu düşünüyorum..Sümerlilerin temizliğe çok önem vermeleri ve takıntılı şekilde inançlarına/adetlerine bağlı olmaları,bu tuz mevzusunun Sümer'le alakalı olduğunu düşündürtüyor bana..

murted
19-06-2013, 22:18
Lisedeyken bir kız arkadaş dediydi bana bu olayı, ilk defa duyduğumdan şaşırmıştım.
Arkasından ekledi; Kürtleri tuzlamazlar, ondan kokarlar. :)

idontneedagod
19-06-2013, 22:38
Yakın zaman önce izlediğim bir belgeselde çocukların günümüzde bile tuzlandığını görmüştüm..Sanırım orta asyada göçebe hayatı yaşayan insanlar idi..

Bebek tuzlamak ile ilgili Sümer'de bir şeye rastlamadım ama bu geleneğin Sümer'le bir alakasının olduğunu düşünüyorum..Sümerlilerin temizliğe çok önem vermeleri ve takıntılı şekilde inançlarına/adetlerine bağlı olmaları,bu tuz mevzusunun Sümer'le alakalı olduğunu düşündürtüyor bana..

Oğlum doğduğunda annem çok çalıştı ikna etmeye beni ama ben müsaade etmedim. Sümerlere gitmeye gerek yok, 2013/İzmir

patolog
25-08-2013, 14:08
Ben Denizliliyim. Kendim tuzlanmışım bebekken ve hala devam etmekte bu gelenek bizde. Aynı zamanda şuan doktorum. Tıp fakültesinde son sınıfta stajımda 2 bebeğin bu tuzlama sonucu susuz kalma ( dehidratasyon ) sonucu ölümüne şahit oldum. Şöyle kısaca açıklamaya çalışayım. İnsan derisi vücudun en önemli savunma silahlarından biridir. Aynı zamanda su-tuz dengesi için de hayatidir. Örneğin ciddi deri yanıkları olan hastalarda en büyük problem su-tuz dengesini sağlamaktır. Hastalar bu dengesizliğe bağlı ani gelişen böbrek yetmezliği veya süreç içinde gelişen ikincil enfeksiyonlar nedeniyle kaybedilirler. Yenidoğanlarda ise deri tam olarak gelişimini diğer organ ve dokuları gibi tamamlanmamıştır. Eğer siz bebeğin derisine yoğun tuz gibi hipertonik dediğimiz su çekme potansiyeli yüksek ( osmolaritesi yüksek ) bir maddeyle temas ettirirseniz ( ki bazı aileler derinin üzerine ovarak bu işlemi yapar asıl ölümcül komplikasyonlar bu şekilde oluyor ) deride uygulamanın süresi ve şiddetine göre yanıklar oluşur ve ciddi manada bebek su kaybeder. Siz siz olun kesinlikle böyle bir uygulamayı - yapmayın bebeğinize demiyorum zaten bu sitedekiler yaptırmayacaktır - yaptırmayın, karşı duruş sergileyin. Aynı konu "kundak" denilen bebeğin el-kol-ayaklarını sıkıca sarma işlemi içinde geçerli. Yenidoğan ve erken bebeklikte alt ve üst ekstremiteler ( yani el kol bacaklar ) erişkinden farklı bir pozisyonda durma eğilimindedirler. Sanırım eskiden insanlar bebek elini kolu bu şekilde değil de erişkin pozisyonunda tutsun diye olsa gerek kundaklama gereği duymuşlar . Tabiki de bunun en korkulan sonucu kalça çıkıklığına zemin hazırlamasıdır. Çünkü ayakları ve bacağı birbirine doğru yaklaştırmak fizik kanunu gereği uyluk kemiğinin kalça eklemine oturan başını kalça ekleminden uzaklaştırmaya ( yani dışa doğru meyletmesine ) neden olur. Eğer erken fark edilmez ise sonraki yaşamında bir çok seri ameliyat geçirmesine neden olacak ve belkide hiçbir zaman eklem hareketlerini tam olarak yapamaması ile sonuçlanacak tablolara neden olabilecektir. Sonuç olarak klavuzu bilim olmayan toplumlarda hurafeler gelenek adıyla devam ettirilir. Cefasını geleneği uygulayan değil maalesef hiçbir suçu olmayan yeni nesiller çeker.

Ahlaksız
25-08-2013, 14:37
Sn.patolog;kundaklamanın bilimsel açıdan bir faydası da var ama..:)
Çocuk gelişimi için,çocuğun temas edilmeye,yani sevilmeye ihtiyacı vardır..Kundaklama ile çocuk annesi ile sürekli temas halindedir..Bu da bilimsel açıdan çok iyi birşeydir..Günümüzdeki çocuklar bebek arabalarında yalnızlığa itilmiş durumda..Bu da korkunç birşey..

Hoşgeldiniz foruma..

patolog
25-08-2013, 14:51
Aslında biz anne ve bebek teması için ten tene temastan bahsederiz. Yani örneğin emzirirken anne üzerini çıkarmalı bebekte anneye deri yoluyla da temas etmeli, onu görmeli, duymalı yani sessiz sakin bir ortamda yeterli ışık altında emzirmelidir. Bundan daha güzel anne-bebek ilişkisi olabilir mi ? Hem annenin prolaktin hormonu daha fazla salınır bu şekilde sütü daha kaliteli olur hem de duygusal olarak anne-bebek gelişimi sağlıklı olacaktır. Onun dışında bebekle anne ilişkisi açısından kundak harici çok başka yöntemler de vardır. Kundağın araya set çektiğini bile söyleyebiliriz. Yalnız el kol kundağı için ayrı parantez açanlar da var. Bebeğin daha rahat uyuması açısından el-kol yani üst ekstremite kundağını önerenler de az değil. Ama ayak bacak kundağı kesinlikle red edilen bir uygulama. Bir başka açı günümüzde anne-bebek ilişkisinin sekteye uğramasının en önemli nedenlerinden biri de içinde bulunduğumuz yaşamın götürdükleri. Çalışma hayatına baksanıza kadınların. Bu düzenin en çok üzerinde sömürüde uzlaştığı şey kadın ve çocuk sömürüsü. 12 saat çalış, barınma sorunun ayyukta olsun, sağlıklı su ve yiyeceğe ulaşama bunun gibi binlerce faktör girsin araya sonra bebek ve anne gelişiminin nasıl iyi olacağını vaaz et dur. İlk önce yeterli süre ayırabilme imkanı olması gerekir her şekilde annenin. Toplumun kadınlara damızlık inek muamelesi yapmasına son verilmeden bizim dediklerimiz temenni olarak kalacaktır.

Ahlaksız
25-08-2013, 15:01
Sn.patolog;Çin'de eğer anne ve baba çalışıyor ise;oturdukları evin balkon ve pencerelerini demirletmeleri yasal bir zorunluluk imiş..Ne kadar insanlık dışı bir şey değil mi?
Geçen gün haberlerde izledim şu hazin olayı;(tarih biraz eski ama ben iki üç gün önce seyrettim)
http://dunya.milliyet.com.tr/kafasi-balkon-demirine-sikisti-/dunya/detay/1734909/default.htm
Anne ve baba çalışıyor..Çocukta kendi başına evde kalıyor..Çocuk nasıl yapıyorsa,balkondaki demirlere kafasını sıkıştırıyor..
İşte 21.yüzyıl insanlığı bu durumda..
Anne ve çocuk ilişkisi yok..Baba ve çocuk ilişkisi yok..Çocuklar süt içmek yerine mama yiyor..Çocuklara ya bakıcılar bakıyor,ya da yalnız kalıyorlar..Sonra da niye cinayetler/tecavüzler çoğaldı diye uzmanlar tartışıp duruyorlar..

Erdem Alaca
25-08-2013, 18:04
Çocuklar süt içmek yerine mama yiyor

Sn.patalog, öncelikle hoşgeldiniz...

Benim bir çocuğum henüz bebek, 10-11 aylık. Ne zamanki bu Aptamil denilen mamayı vermeye başladık (hanım sütten kesilince); ondan beri o mamadan başka bir şey yemiyor desem yeridir. Halbuki bebek olmasına rağmen yiyebileceği çok şey var ufak ufak.

Sorum o ki sn. patalog; acaba bu Aptamil, vb. tarzı mamalarda, çocuk başka bir şey istemesin, satışımızı arttıralım tarzından bir hile-hurda var mıdır bildiğiniz?

Onu merak etmiştim...

patolog
25-08-2013, 20:30
Sn. Erdem Alaca teşekkürler hoş buldum. Öncelikle ben çocuk hastalıkları (pediatri ) uzmanı değilim. Ancak bildiğim kadarıyla yanıt vermeye çalışayım. Öncelikle temel önermelerimizden başlayalım. Şuan ki tıp başka herhangi kısıtlayıcı durum yok ise ( ki bu durumlar ayrı bir uzmanlık konusudur anne ve/veya bebekten kaynaklanabilir ) bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ( su dahil verilmesi önerilmiyor ) daha sonra 2 yaşına kadar anne sütü + ek gıdalar şeklindedir. Ek gıdalar ilk başlandığında tabi ki de akla yatkın olarak sıvı gıdalar olmalıdır. Şimdi bu yüzeyel bilgiden sonra hazır satılan gıdalar konusuna gelirsem. Şimdi bilelim ki bu konu Türkiye'de piyasa terk edilmiş bir konudur bir kere bunu bilelim. Hele bizim gibi üretmeyen ( hem bilgi hem mal ) tüketici toplumlarda mama bebek beslenmesinde ailelerin en sık hata yaptığı ya da yanlış düşüncelere kapıldığı konuların başında gelir. Örneğin aile ilk 6 ayda kafalarına göre bebek kilo almıyor diyerek mamaya başladığını çok sık şahit oluruz. Doğrusu kesinlikle hiçbir durumda mama verilmemesi değil, pediatrist muayenesi sonrası anne ve bebek durumuna bakılarak karar verilmelidir. ancak bir kere hazır mamaların tadına alışan bebek ( büyük ihtimal çocukların sebze yemek yerine hamburgeri yani daha nötr tatları tercih ettiği gibi ) emmekten imtina edebilmektedir. ( Bu tam bırakma da olabilir olmayabilirde ) İkinci konu bebeğin anneyi emmede kullandığı emme refleks mekanizması ile hazır biberon veya normal ağızdan beslenme sırasında yeme stili birbirinden çok farklıdır. Sadece anne sütü emen bebek refleksel olarak bir zorluk çekmezken biberonla karışık beslersek aynı refleks mekanizmasıyla biberonu ememeyeceği için süt-mama karmaşası yaşamaktadırlar ve burda galip çıkan biberon olacaktır. İşin hazır mamamı kendi yaptığımız mama mı kısmı ise beni bir miktar aşacaktır. Ek gıda başlamanın temel prensipleri bu iken bu ek gıdaların hazır olma zorunluluğu elbette yoktur. Öyle bir hava yaratılmaktadır ki vitamin mineral deposu olan bu gıdalar harii beslenen bebekler ya büyümez ya da zeka açısından istenen sonuç elde edilemez gibi bir noktaya çıkmaktadır. Elbette bu doğru değildir. En basitinden hazır gıda sektörünün tarihi bu ülkede bellidir ve geçmiş nesil ortalama zeka olarak şimdiki nesilden zeka olarak geride olduğuna dair bir veri yoktur ( belkide daha ilerideydi :) ) Bence ek gıda ile ilgili neler verilebileceği hatta bunların sağlıklı olarak nasıl hazırlanacağı konusunda piyasadan bağımsız hareket eden pediatristlerden yardım almak en mantıklı olandır. Bizim pediatri hocamız derslerde çorba, basit mamalar vb gıdaları bebek için nasıl hazırlanacağını anlatırdı pratik olarak. Umarım bir miktar yardımcı olabilmişimdir.

Anti
25-08-2013, 20:57
Sn.patalog, öncelikle hoşgeldiniz...

Benim bir çocuğum henüz bebek, 10-11 aylık. Ne zamanki bu Aptamil denilen mamayı vermeye başladık (hanım sütten kesilince); ondan beri o mamadan başka bir şey yemiyor desem yeridir. Halbuki bebek olmasına rağmen yiyebileceği çok şey var ufak ufak.

Sorum o ki sn. patalog; acaba bu Aptamil, vb. tarzı mamalarda, çocuk başka bir şey istemesin, satışımızı arttıralım tarzından bir hile-hurda var mıdır bildiğiniz?

Onu merak etmiştim...Çocuğunuza sağlıklı bir yaşam dilerim.
Dediğiniz duruma örneklendireceğim konuyu umarım yanlış anlamazsınız.
O da şudur:
Evvelce çalışmış olduğum işyerinde kedi-köpek mamalarını (15 kg'lık) birer kiloluk hâle getiriyor ve öyle satış yapıyorduk.
Herneyse, diyelimki Goody markanın tavuklu maması olsun.
Müşterilerimizin birçoğu hep aynı ürünü alıyorlardı.
Tabi muhabbet esnasında da "başka bir şey yemez oldu meret" türünden diyalogları sıklıkla yaşıyorduk.
Aynı şekilde mamaya alıştıktan sonra kedilerin de köpeklerin de başka bir şey yemez oldukları aşikârdı. Misalen artık tarzdaki yemeklere burun kıvırır hâle geliyorlar.
Mutlak surette bağımlılık yaratan maddeler var içlerinde.
Ağaç yaşken eğilir sözündeki gibi bebek yaştaki çocuklara bu mamaları vererek istemsiz de olsa onulmaz yaralar açıyoruz gibime geliyor.

Erdem Alaca
25-08-2013, 21:24
Sn. patalog, sn. anti; verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.