Orijinalini görmek için tıklayınız : Kutsal Kitap’ta Ensest İlişki
Kutsal Kitap’ta Ensest İlişki
Hristiyanların ve Yahudilerin kutsal ,Tanrı ilhamı saydığı Kitab-ı Mukaddes’te hiç de hoş olmayan bölümler vardır. Bunlardan bazıları da ensest ilişkiyi gösteren,onaylayan ayetlerdir. Kimi ayetler akrabayla yaşanabilecek ilişkiyi lanetlemiş ,yasaklamıştır. Kimi ayetlerde ise tanrının en sevdiği peygamberler bu yasağı çiğnemiş olmakla beraber tanrıdan da onay almıştır.Tanrı bu ilişkiyi onayladığı gibi , ilişkiye bir şekilde katkı da sunmuştur.
İbrahim’in Kız kardeşiyle İlişkisi
İbrahim peygamber şu ayette kız kardeşiyle evlendiğini belirtiyor ;
“Üstelik, Sara gerçekten kız kardeşimdir. Babamız bir, annemiz ayrıdır. Onunla evlendim.” – Yaratılış 20:12
Tanrı’nın en sevgili peygamberi İbrahim kardeşiyle evlenmiştir. Tanrı bu ilişkiye nedense karşı çıkmaz. Karşı çıkmadığı gibi onların evliliğini de bereketler,bakın tanrı şöyle diyor ;
“Onu kutsayacağım; ondan sana bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım ve ulusların anası olacak. Halkların kralları onun soyundan çıkacak.” – (17 :26 )
İyi de ensest ilişkiye göz yuman, bu birlikteliği bereketleyen tanrı başka yerlerde açıkça lanet okumakta; hısımla ilişkiyi yasaklamaktadır ;
Babandan ya da annenden olan, ister seninle aynı evde doğmuş olsun, ister olmasın üvey kız kardeşlerinden biriyle cinsel ilişki kurmayacaksın . Lev.18:9
"'Annesinden ya da babasından olan kız kardeşiyle yatana lanet olsun!' "Bütün halk, 'Amin!' diyecek.-Tekr. 27:22
Kız kardeşiyle yatana lanet okuyan tanrı ,İbrahim’e gelince nedense ses çıkarmıyor, üstelik beraberliklerini de bereketliyor. Bu çifte standart mıdır başka bir şey midir bilemeyeceğim. Ancak gördüğümüz İbrahim’in kızkardeşiyle yatması ,ilişki kurması,evlenmesi ve bunun için de tanrıdan onay almasıdır.
Kul tanrı emrini tutmadı ,
Tanrı da kendi emrini tutturamadı .- Ntn
Hısımla cinsel ilişkiyi “sapıkca” nitelendiren hrıstıyanlar İbrahim’in kız kardeşiyle olan ilişkisi için ne diyecekler ?
İbrahim’in Yalanla Başvurarak Zengin Olması
Sara ,İbrahim’ln kız kardeşi olsa da aynı zamanda karısıdır.Karı koca olarak yaşamaktadırlar. Bir gün Mısır diyarına giderken İbrahim, karısına ; gittikleri diyarda evliliğinden bahsetmemesini,kendilerini ağabey –kız kardeş gibi tanıtmasını söylemiştir. Sara da güzel bir kadındır ve Mısır’da Firavunun sarayına alınır. Bu sayede Firavun İbrahim’e pek çok mal vermiştir. Ayette denildiğine göre ; Ona , mallar, koyunlar, sıgırlar, esekler, köleler hediye edilir. Bir zaman sonra İbrahim’in hilesi ortaya çıkar ve kentten kovulurlar. (Yaratılış 12. bölümde okuyabilirsiniz )
Tanrı yine tüm bu olanlara ses çıkarmamış ,Onun gözünde İbrahim en dürüst adam olarak nam yapmıştır.
Lut’un Kızları, Babalarıyla Yatar
Lut’un kızları bir gün babalarını sarhoş edip, babalarının yatağına girer ve cinsel ilişki kurarlar.Babaları ne hikmetse olayları anlamayacak kadar sarhoş olmasına rağmen iki kızını da hamile bırakacak kadar da ayıktır.
Büyük kız gidip babasıyla yattı. Ancak Lut yatıp kalktığının farkında değildi.-Yar.19:33
Küçük kız babasıyla yattı. Ama Lut yatıp kalktığının farkında değildi. - Yar.19:35
“Dün gece babamla yattım” …
Böylece kızlar babalarından çocuk da doğururlar. Tanrı yine ses çıkarmamış,olayı kınamamıştır.
Amram Halasıyla Evlenir
Amram adındaki adam öz halasıyla yasak ilişki yaşar ve evlenir. Bu evliliğinden de Harun'la Musa doğar.Hala yada teyzeyle evliliği kesinlikle yasaklayan Tanrı yine kendi emrini tutturamamış, sevgili kulları hısımlarıyla evlilik yapmıştır. Bu ensest ilişkiden de koskoca bir peygamber çıkacaktır ; Musa !!
Amram halası Yokevet'le evlendi. Yokevet ona Harun'la Musa'yı doğurdu. –Çık.6:20
Bakın tanrı şöyle diyordu ;
"Teyzenle ya da halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü yakın akrabanın namusudur. İkiniz de suçunuzun bedelini ödeyeceksiniz.” - Lev.20:19
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır .- Lev.18:12
Bu doğrultuda şöyle sorabiliriz ;
Kitabı Mukaddeste hısımla evlilik serbest midir ? Değil midir ?
Serbest değilse ,bu emri çiğneyenler için ne denilebilir ? Ensest ilişkide bulunan kişiler sözüm ona “tanrı adamı” olarak görülmekte, büyük ahlak hocaları olarak tanıtılmaktadır.
Kız kardeşiyle ,halasıyla ,teyzesiyle, yatan , evlenen kişiler kutsal kitaptaki günahtan muaf oldukları gibi ilişkilerinde de tanrının onayını almış ,bereketlenmişlerdir.
"Teyzenle ya da halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü yakın akrabanın namusudur. İkiniz de suçunuzun bedelini ödeyeceksiniz.” - Lev.20:19
"'Annesinden ya da babasından olan kız kardeşiyle yatana lanet olsun!' "Bütün halk, 'Amin!' diyecek.-Tekr. 27:22
Gibi ayetler havada kalmıştır. “Gününü göreceksiniz” diye tehtit eden tanrı söyledikleriyle ÇELİŞMİŞ , bizzat ensest ilişkileri “bereketlemiş”tir.
Kız kardeşine Aşık bir Kral –Süleyman
Kral Süleyman İslam dinine göre bir peygamberdir.Tevratta” Hikmetli kral” olarak geçer. Kendisinin de belirttiği gibi “ aşk hastası ”dır ( Ezg.2:5 ). Bunun yanında “kız kardeşim” dediği kadına da deli gibi aşık olduğu görülebilir. Ezgiler kitabının yazarı Süleyman bu kitabında kız kardeşine erotik şiirler yazmış , birlikte olmak çin çokca dil dökmüştür.
Ayrıca kimi ayetlerde (1 krallar 11:1,3 ;10:14 ) 700 karısı ve 300 cariyesi olduğu yazılıdır.
700 karılı hikmetli Süleyman ezgiler kitabında şöyle sesleniyor ;
“Sanki bir çift geyik yavrusu memelerin Zambaklar arasında otlayan İkiz ceylan yavrusu.” (4 : 5)
“Çaldın gönlümü kız kardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, “ (9)
Küçük bir kız kardeşimiz var, Daha memeleri çıkmadı. Ne yapacağız kız kardeşimiz için, Söz kesileceği gün? (8:8)
Bunlara karşılık Kız kardeş de şöyle seslenir ;
Ben bir surum, memelerim de kuleler gibi, Böylece hoşnut eden biri oldum onun gözünde. (8:10)
Burada yazılı olanları aynen Kutsal Kitapta olduğu gibi aktardım. Kız kardeşim dediği kişiye aşık olan Süleyman görüldüğü gibi hiç de “ hikmetli ” değildir. 700 karısı ve 300 cariyesi olan bir adam o zamanlarda yaşamış en iyi, en ahlaklı insan olarak nam yapıyor.
Hristiyanlar bu metinleri sembolik pasajlar olarak görmekte ve kendilerince başka başka yorumlara gitmektedirler. Halbuki çok eşli olması yada kız kardeşim dediği kişinin “memelerinden” bahsetmesinin nasıl bir “yüce” manası olabilir ki ! Sembolik deyip işin içinden çıkmayı planlayanlar ne yazık ki doğru dürüst bir açıklama yapamamaktadırlar.
Zaten insanlar sıkışınca sanki herşeyi açıklıyormuş gibi "sembolizme" kaçmaktadır.
saygılar
İnsanlar dediğin gibi gerçekleri görmemek için çaba içindeler ve gerçekten insan üstü emek istiyor bu çaba. Sembolizme okadar odaklanmışlarki insanlar, gerçeğin ne olduğunu dahi unutmuşlar yazık. Çok güzel çalışma sıkı bir tespit. Natan dostum, eline sağlık.
İlgin için teşekkür ederim dostum. Hristiyanlar yukarıda yazdıklarıma genelde şöyle itiraz ediyorlar ;
"Efendim, bu ilişkiyi (ensest) yaşayanlar günah işlemişlerdi, tanrının onayı bunlarda yoktu dolayısıyla sen iftira atıyorsun :D "
Ancak yukarıda gördüğümüz gibi tanrı ensest ilişki yaşayan bu adamlara kızmamış, günah işleiklerini söylememiş üstelik onların beraberliğini "kutsamış, bereketlemiş" . İbrahim örneğin .Hem bu ilişki yasaksa ,bir peygamber nasıl tanrı emrini çiğniyor da bu yüzden hiç bir kınama almıyor ?
sevgiler
Ondan (kadından) zina çocukların olsun -Hosea 1:2
Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ bırakın.-Say. 31:18
Tanrı zinayı kullarına emrediyor ,bazen de müsade ediyor. Var mı gerisi !
Kılıf çok :D eğer bir sistemin herşeyine bir kılıf bulabiliyorsak, bu yaratanın değil insanın başarısıdır, yaratan zaten başarısızlıktan doğmuş bir insan sanalı ( yenilemeyen bilinmezleri yenmek için daha büyük ve güçlü bir bilinmez) değilmi üstad :D
Bu sözün üstüne bir şey söylenebilir mi sevgili nova .
Tanrı insanların ilişkisine ,filortlarına ,arkadaşlıklarına ama herşeyine karışıyor,bu dünyayı zehir ettiği gibi öbür dünya yaratıyor,sonsuza dek işkencelerden geçiriyor ,ama seni seviyor :)
"Yasak ! Sakın yapmayın,Gününüzü göreceksiniz ! " dediği halde yapma dediğini yapan peygamberlerine nedense bir şey demiyor,kınamıyor, hesabını sormuyor. Demekki onlar zina ,yalan dolan vs ,yapınca tanrı göz yumarken , sıradan kullarına sonsuz ceza verici olarak karşısına çıkıyor.Bu çifte standart da değil yahu ! Başka bir şey de ,neydi şimdi hatırlamadım :)
http://2.bp.blogspot.com/_vIkaLgegzMc/SjEwEOA6kzI/AAAAAAAAATw/XJ5ZW7SrS4Q/s400/lot_daughters_lama.jpg
(Lut ve iki kızı )
saygılar
insan_olmak
07-06-2010, 17:29
Sayın Natan yine harika bir çalışma:) teşekkür ederim.
ezgiler ezgisini birde isa ile kilise arasında ilişkiye yorumlamıyorlar mı :)
gerçekten komik.
saygılar
Deistic Thought
07-06-2010, 18:34
''tanrı ile bağlantım var'' diyen insanların hepsi ayrı bi olay :D
tahrif olmuş kitabın tahrif ithamları :)
Hz.Sare'nin Hz.İbrahim'in kardeşi olmadığını biz gayet iyi biliyoruz, amcasının kızı o bir kere.
Haklısın sn. barudi, muhammet bunu görüp sıkıntı yaşamamak için önlemini de almış.
bkz: http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3759
UlulElbab
07-06-2010, 23:36
tahrif olmuş kitabın tahrif ithamları :)
Hz.Sare'nin Hz.İbrahim'in kardeşi olmadığını biz gayet iyi biliyoruz, amcasının kızı o bir kere.
Tahrif olmuş muş... bugün Hristiyanlığa bir tokat yarın senin çakma dinine bir tokat...Ama nedense o zaman basıyorsun feryadı.
Ne zaman anlayacaksınız Hristiyanıda Yahudiside ...müslümanıda KARDEŞdir.
Başkasının eşeğini kötülemek, sizinkini daha üstün yapmaz.
sn. Ulul, güzel noktaya değinmişsin, hepsi aynı tohumdan filiz vermiş dallar.
Haklısın sn. barudi, muhammet bunu görüp sıkıntı yaşamamak için önlemini de almış.
bkz: http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3759
ensest ilişkiyle ne alakası var? hiçç.. öyleyse mesaj nedir? Ahzap 50 hakkında kaç kez daha açıklamada bulunmamız gerekiyor?
Tahrif olmuş muş... bugün Hristiyanlığa bir tokat yarın senin çakma dinine bir tokat...Ama nedense o zaman basıyorsun feryadı.
Ne zaman anlayacaksınız Hristiyanıda Yahudiside ...müslümanıda KARDEŞdir.
Kardeşlik farklı inanış farklı, ateisti de bizim kardeşimiz onlarıda dahil etmen gerekirdi neden gerek duymadın? hatta sen benden bile daha cok ve daha iyi muhabbetin var atesitiyle nasıl olurda kardeş görmezsin kendine?
sana göre Kuran tahrif olmuş ama tahrif olmuş olduğuna inandığın Kuran'ı okuyup inanıyorsun, biz Allah'ın ayetlerini biliriz demekle olmuyor bu işler, hele ki arapça bilgin varmış gibi lanse ettiğin halde arapça gramerden hiç haberin yok, bunu yüzüne karşı söyleyincede hiddetleniyorsun...
Şimdi sen bu başlıktaki iddaları kabul mu ediyorsun? cevabın evet ise sana göre Kuran tahrif olmuş olur, yok cevabın hayır ise benimle alıp veremedigin ne? bir açıklamada bulunmalısın...
Başkasının eşeğini kötülemek, sizinkini daha üstün yapmaz.
sn. Ulul, güzel noktaya değinmişsin, hepsi aynı tohumdan filiz vermiş dallar.
Evet hepsi aynı tohum ama kimisine (kuran hariç) hormon bulaştırılmış yani hile...
Evet hepsi aynı tohum ama kimisine (kuran hariç) hormon bulaştırılmış yani hile...
barudi kılıf uydurmaktan, Ulul, eğip bükmekten bıkmadı. Dinin lastik olduğunu da siz ispatladınız elbirliğiyle.
İslam ovadır, sende koştur atını.. nede olsa uçsuz bucaksız, kimsesiz, soran yok eden yok, dıbıdık dıbıdık :D
Bi karadeniz atasözü var da boşver.. "Yerde yatan yere oturana gülermiş" yumuşatılmışı böyle deniyor...
UlulElbab
08-06-2010, 00:52
Şark kurnazı barudi dostum:) Hamsın
Hiddetlenmek mi:) Konuyu kişiselleştiriyor birde Arabca gramere bağlıyorsun ya...Sana ne diyeyim?
O başka bir başlığın konusuydu..ve evet "e'nabudu" BİZ anamını içinde barındırıyor... orada balıklama atlaması gereken sen değildin...
ama atladın.Bir çuval inciri berbat ettin:)
herzaman ki gibi.
barudi kılıf uydurmaktan, Ulul, eğip bükmekten bıkmadı. Dinin lastik olduğunu da siz ispatladınız elbirliğiyle.
İslam ovadır, sende koştur atını.. nede olsa uçsuz bucaksız, kimsesiz, soran yok eden yok, dıbıdık dıbıdık :D
Bi karadeniz atasözü var da boşver.. "Yerde yatan yere oturana gülermiş" yumuşatılmışı böyle deniyor...
işte böylesiniz siz :) cevap bulamayınca barudi kılıf uydurdu olur felancısı şöyle yapmış olur vs vs.. hep aynı bahaneler, soruya cevap vermektense bahane üretmek mesleğniz olmuş, yahu biraz da cevap verin hep soru soruyorsunuz kıvıra kıvıra kıvırta kıvırta soru üretmek kolay iş, biraz cevap verin yahu...
ensest ilişki ile ne alakası var da o linki koydun oraya? bir izah ediver..
yada ne demek istedin kendini ifade etmekten aciz misin, vah vahhh öyleyse kusura bakma ya sormazdım...
Şark kurnazı barudi dostum:) Hamsın
Hiddetlenmek mi:) Konuyu kişiselleştiriyor birde Arabca gramere bağlıyorsun ya...Sana ne diyeyim?
O başka bir başlığın konusuydu..ve evet "e'nabudu" BİZ anamını içinde barındırıyor... orada balıklama atlaması gereken sen değildin...
ama atladın.Bir çuval inciri berbat ettin:)
herzaman ki gibi.
iyide orda sazan sen olmuşsun ben değil :) yani muhabbetimiz olsa özel mesajdan uyarırdım seni ama yeri geliyor bana arapça bilgin yok diyorsun kendimi temyiz etmem gerek öyle değil mi? :) valla doğrudur bir çuval incir berbat oldu senin adına özür dilerim..
ama soruma cevap alamadım ben sadece arapça gramerden bahsetmedim... hm?? birazsa sorulara cevap alsak ateist arkadaşların huyları sana da bulaşır olmaya başlamış... :)
Burada da görülüyorki ikinizde apaçık gerçeklerin ortaya çıkması ile alakalı kazdığınız çukurlara kendiniz düştünüz, ve sanki bu çukurları bize açmışsınız gibi göstermeye (kulp-kılıf-kıvırtma ve bükmeye) de devam ediyorsunuz.
Şimdi barudi, söyle bakalım muhammedin kız kardeşi olsaydı ve bunun üzerine:
""Diyanet İşleri Meali
Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.""
bu ayet geldi deseydi?
Bu ayetin (olası) kız kardeşinide kapsadığının farkındasın ve bu doğrultuda yazıyorsun dimi?
Bu ayet nedir biliyormusun? allah, muhammedin şeyinin keyfine ayet gönderiyor ve peygambere bu doğrultuda istediği gibi ve istediği kadınla sevişmesi farz oluyor.
Peki sen! bu ayetin neleri kapsadığının ve asıl amacının ne olduğunun farkındamısın.
Burada da görülüyorki ikinizde apaçık gerçeklerin ortaya çıkması ile alakalı kazdığınız çukurlara kendiniz düştünüz, ve sanki bu çukurları bize açmışsınız gibi göstermeye (kulp-kılıf-kıvırtma ve bükmeye) de devam ediyorsunuz.
Şimdi barudi, söyle bakalım muhammedin kız kardeşi olsaydı ve bunun üzerine:
""Diyanet İşleri Meali
Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.""
bu ayet geldi deseydi?
Bu ayetin (olası) kız kardeşinide kapsadığının farkındasın ve bu doğrultuda yazıyorsun dimi?
Bu ayet nedir biliyormusun? allah, muhammedin şeyinin keyfine ayet gönderiyor ve peygambere bu doğrultuda istediği gibi ve istediği kadınla sevişmesi farz oluyor.
Peki sen! bu ayetin neleri kapsadığının ve asıl amacının ne olduğunun farkındamısın.
kılıfa bak kılıfa, kılıf görsün millet... utanmasa anasını da ninesini de katacak ortaya, şu olsaydı bu olsaydılarla...
bak ahzap 50 de kimlerin Hz.Muhammed'e helal kılındığı yazılmış mı? yazılmış..
ama 51'i okursan bu sayılanlardan hangileriyle önce nikahlanabileceği yazılmış mı? yazılmış, 52 de de bunlar haricinde bir kadınla nikahlanması yasaklanmış mı? yasaklanmış...
sevişmekle cinsel ilişki ile yakından uzaktan alakası yok ayetin, burdaki amaç bu kadınları yüceltmektir...
Gördüğün gibi Hz.Muhammed'e kadın seçme hakkı dahi verilmemiştir, ya kendisi ile beraber hicret eden kuzinleri olacak, ya sahip olduğu cariyelerden olacak, ya kadın kendi nefsini ona hibe edecek...
kendi beğendiklerini ise bedel karşılığında alması ise yasaklanmıştır, gördüğün gibi hiç de şeyinin keyfine göre bir durum söz konusu değildir...
Dur dur akşam yazıcam zar zor bilg. başına geldim şimdi.
tahrif olmuş kitabın tahrif ithamları :)
Hz.Sare'nin Hz.İbrahim'in kardeşi olmadığını biz gayet iyi biliyoruz, amcasının kızı o bir kere.
yarım ensest yani.
tevrat da zaten tam ensest olmadığını ispat edebilmek için baba bir anne ayrı kılıfını icad etmişti.
müslümanlar da amcakızı kılıfını bulmuş.
yarım ensest yani.
tevrat da zaten tam ensest olmadığını ispat edebilmek için baba bir anne ayrı kılıfını icad etmişti.
müslümanlar da amcakızı kılıfını bulmuş.
kılıf değil gerçek kılıfın kendisi zaten ensest ilişki ithamıdır...
"Ahzap 51- Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasını geri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır.
Ahzap 52- Bundan başka kadınlar sana helâl olmaz. Bunları başka eşlerle değiştirmek de olmaz. İsterse güzellikleri hoşuna gitsin. Ancak sahip olduğun cariyen başka. Allah her şeye gözcü bulunuyor."
Buradada baktıki olacak gibi değil insanların tepkisini çekmeye başladı, manevra yapıyor muhammet ahzap 52 de. O zaman olanlar ve insanların beşerini bugün canlandırınız kafanızda, şu anda siz nasıl telefonunuzla oynuyor, çay içip insanlarla konuşuyorsanız, iş yerinizde gereken ciddiyeti ve disiplini gösteriyorsanız, o zamanda aynıydı, olağan üstü hiçbirşey yoktu. Bunlar sadece çevir kazı yanmasın hareketleridir. Bunun benzerlerini daha önce görmüştük. Önce birşey diyor ve sonra kendini muhaf kılıyor, tıpkı kureyşlileri kafalamak için lat-menat-uzza örenğindeki gibi. Akraba evliliği yarı ensest gibidir, ister amca kızı ister hala çocuğu olsun farketmez, bu bilimsel bir dayanaktır.
...ve diyorumki, eğer kız kardeşi de olsaydı onada bir kulp takılırdı, eğer rüzgar var ise mutlaka dökülen yaprak olacaktır.
Alakası yok Ahzap 51'i dikkatli okursan "Geride bıraktıklarını sırasıyla yanına alabilirsin." buyrulmaktadır, yani yanındakileri geri bırakırsın gibi bir ibare yoktur, dolayısıyla burada "Cinsel İlişki" yakıştırması tamamen sizlerin kendi algılamasıdır. Zihniyet bozuk olunca algılama da bozuk oluyor malesef...
zihniyet derken neyi kastettiniz sayın barudi...
6 yaşında kızla nişanlanıp 9 yaşina vardığında yatağına almayı mı kastettiniz.
zihniyet derken neyi kastettiniz sayın barudi...
6 yaşında kızla nişanlanıp 9 yaşina vardığında yatağına almayı mı kastettiniz.
inanmadığın hadislerle neyi ispat etmeye çalışıyorsun?
hadis peygamberin hikmetli sözlerini içerir, ayşe annemizin sözleri ne zaman hadis olmuş? kendi anlatmış, peygamberin bir tane kelimesi yok hadiste (sahte hadis olduğu gün gibi ortada)... güya zeki ve araştırmacı insanlarsınız...
Barudi, sen söyleyince oluyor da, biz söyleyince neden hoşuna gitmiyor abi anlat bakalım açık açık.
""""hadis peygamberin hikmetli sözlerini içerir, ayşe annemizin sözleri ne zaman hadis olmuş? kendi anlatmış, peygamberin bir tane kelimesi yok hadiste (sahte hadis olduğu gün gibi ortada)... güya zeki ve araştırmacı insanlarsınız... """""
Sen kadını at arka plana, muhammedin sözü kadar o kadının sözünün değeri yokmu? ama evet evet; kadın köledir islamda bu cümlen ile de bunu onaylamış oldun, eline sağlık.
Sen 1500 yıl önce muhammetin o kadınlarla yatmadığını nereden biliyorsun bakalım, yanında kapısında nöbetmi tutuyordun yahu? işin içinde evlilik varsa cinsellik vardır tabiiki.... nede olsa cebrail gelmiş, ona bi kazandan aş yedirmiş ve tamı tamına 30 erkeğin gücü ile donatmış ya muhammedi, bu kadar cinsel gücü olan bi adamı "sevişmedi senin için fesat" diyerek üstelikte görmeden bilmeden nasıl bileceksin ve bana mızrak tutacaksın. Elindeki kaynaklar sadece bu sistemi övmek ve pompalamak üzere konuşlandırılmış argümanlar, kendine gel yahu az düşün. Sen hayalinde peygamberi beyaz tenli olarak canlandırıyorsun, bende müslümanken rüyamda allahı ve peygamberi öyle gördüm hatta cebraili ve azrailide insan suretinde gördüm defalarca.... ama malesef muhammet siyah tenlidir (arap-zenci-afroköken-artık nasıl derseniz işte).
Üzgünüm, bunlar sizin fikirleriniz değil, bunlar sizin düşünmenizi istedikleri fikirler.
Sevgi ve saygılarımla, Nova.
aliyarasfal
10-06-2010, 01:02
Aslında ensesti farkında olmadan savunuyor inananlar. Örneğin kendilerinden önceki dinleri ve kitapları bozulmuş kabul eden islamcı arkadaşlar, kutsal kitaplarının onların bozulması üzerine asla bozulamayacak tek kutsal kitap olduğu iddiasındalar. O halde öncelikle kutsal kitaplarında bu kitapların bozulduğunu anlatan bölümü (bölümleri), sonra neresi bozulmuşsa onu düzelten bölümü ve sonrada bu konuda adı geçen kutsal kişilerin hayatlarını hangi sağlam kaynaklara dayanarak öğrendiklerini açıklayabilmelidir.Özellikle tanrılarının önce gönderdiği kitaptaki bu ensest ilişkiler ile ilgili bölümlerin bozulmuşluğunu kanıtlamalıdırlar.Kanıtlayamazlar ise burda aynı tanrıdan bahsedildiğine göre ensest ilişkiye onay veren tanrı imajı üstlerine kalır. Aksi taktirde Adem ile Havva hikayesinden beri süregelen ve dinlere malolan ( ki hepsini aynı tanrı göndermiş madem) bu olayı onların mirasçısı olarak kabul ve savunma konumuna düşerler.
Şimdilik saygımla gittim...
evrensel-insan
10-06-2010, 01:12
Saygideger aliyarasfal;
O donemlerde, ensest algisi, etiksel bir yonlendirim ve yaptirima tabi tutulmamisti. Yoksa, bugunku insanoglu nufusu, sadece Adem ile Havva'dan nasil turerdi?
Eger o devirlerde, ensest iliskinin, etiksel bir yaptirim ve yonlendirimi olsaydi, Adem Havva hikayesi daha baska turlu yazilirdi.
Zaten disinin kadininin "insan yerine konmadigi" donem ve toplmda, kadinin hangi erkekle iliski kurmus olmasinin ne onemi var?, sonucta kadin, her turlu "kullanim araci", o devirde "kullanan" erkegin, akrabalik derecesine mi bakilacak?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Barudi, sen söyleyince oluyor da, biz söyleyince neden hoşuna gitmiyor abi anlat bakalım açık açık.
""""hadis peygamberin hikmetli sözlerini içerir, ayşe annemizin sözleri ne zaman hadis olmuş? kendi anlatmış, peygamberin bir tane kelimesi yok hadiste (sahte hadis olduğu gün gibi ortada)... güya zeki ve araştırmacı insanlarsınız... """""
Sen kadını at arka plana, muhammedin sözü kadar o kadının sözünün değeri yokmu? ama evet evet; kadın köledir islamda bu cümlen ile de bunu onaylamış oldun, eline sağlık.
Sen 1500 yıl önce muhammetin o kadınlarla yatmadığını nereden biliyorsun bakalım, yanında kapısında nöbetmi tutuyordun yahu? işin içinde evlilik varsa cinsellik vardır tabiiki.... nede olsa cebrail gelmiş, ona bi kazandan aş yedirmiş ve tamı tamına 30 erkeğin gücü ile donatmış ya muhammedi, bu kadar cinsel gücü olan bi adamı "sevişmedi senin için fesat" diyerek üstelikte görmeden bilmeden nasıl bileceksin ve bana mızrak tutacaksın. Elindeki kaynaklar sadece bu sistemi övmek ve pompalamak üzere konuşlandırılmış argümanlar, kendine gel yahu az düşün. Sen hayalinde peygamberi beyaz tenli olarak canlandırıyorsun, bende müslümanken rüyamda allahı ve peygamberi öyle gördüm hatta cebraili ve azrailide insan suretinde gördüm defalarca.... ama malesef muhammet siyah tenlidir (arap-zenci-afroköken-artık nasıl derseniz işte).
Üzgünüm, bunlar sizin fikirleriniz değil, bunlar sizin düşünmenizi istedikleri fikirler.
Sevgi ve saygılarımla, Nova.
Kadını arka plana atmıyorum, uyduruk hadis olduğunun altını çiziyorum, asıl sen düşün Ayşe annemiz Hz.Muhammed ile nikahlanmadan önce neden nişanlıydı diye?
Ayette sayılan tüm çeşitlere göre örnek verebilecekmisin? evlendiği amca kızı, dayı kızı, teyze kızı, hala kızı kim? hepsine örnek var mı? öyleyse neden fırsattan istifade etmemiş? hani bu kitabı size göre Muhamed uydurmuştu, uyduran insan bu kadar kendini köşeye sıkıştırırmı? begendiğini kendine haram kılacak kadar? evlilikler cinsel ilişki üzerine kurulmaz bunu sizde gayet iyi biliyorsunuz.
bana kanıt soruyorsun ama sende kanıtsız konuşuyorsun nasıl anlaşacağız?
en azından benim biraz kanıtım var, senin hiç yok... nasıl olacak bu iş?
Hafsa Olayı : Muhammed, karıları arasında huzursuzluk ve kıskançlığa yol açtığı için, cinsel ilişkiyi sıraya sokmuştu. Bir gün, sıra karılarından Hafsa’dayken, ilişkide bulunmak amacıyla odasına gider, fakat Hafsa’yı bulamaz. O sırada cariyelerinden Marya ile karşılaşır. Bunun üzerine Marya’yı Hafsa’nın yatağına yatırıp onunla ilişkiye girer. O sırada Hafsa içeri girer ve ikisini yakalar. “Ey Tanrının elçisi! Beni aşağıladın. Benim günümde, benim sıramda, benim yatağımda bir cariyeyle yatıyorsun!” diyerek tepkisini dile getirir Hafsa. Bunun üzerine Muhammed “Vallahi billahi Marya ile bir daha yatmayacağım” diye yemin eder ve olay kapanır. (Taberi, Camiu’l Beyan)
Fakat Muhammed, yemininden pişmanlık duymuş olsa gerek ki, hemen ilgili vahiy gelmiştir: “Ey Peygamber! Karılarını hoşnut edeceksin diye, Tanrı’nın sana helal kıldığını neden haram yaparsın?..” (Tahrim 1) Bu ayetin bu olayla ilgili olarak geldiği, tüm saygın tefsirlerde anlatılır.
Bizleri o Kurandan anlamıyor diyerek kötüleyen sizler. Hiç mi aklınız almıyor koskoca Tanrı Muhammed’ in cinsel hayatına müdahale ediyor. Müdahale etmekle kalmıyor Kurana geçen bu ayet bize hayatla ilgili ne gibi bir Tanrısal ahlak örneği veriyor. Tam tersi ahlaksızlık örneği. Hem peygamber ol, hem bir sürü kadınla evlen, bir sürü cariyeyi yanından eksik etme, hem Tanrın seni bu ahlaksızlıklarını onaylasın, hem de Kurana soksun bu ahlaksızlıkları.
Kurandan beklediğiniz bilgi bu mu?
Halit ŞENER
10-06-2010, 05:01
Saygıdeğer zapata,
Sorduğunuz bu soruya değil Türkiye'de,acaba dünyada cevap verebilecek bir Müslüman var mıdır?El-Ezher Üniversite rektörleri bir araya gelseler sorduğunuz bu soruya cevap verebilirler mi?
Bu dinin bir insan diliyle yaratıldığını bile bile Allah diye gerçekte var olmayan bir yokluğa inananların bir hiç uğruna dünyayı felakete doğru sürüklüyor oluşları işte bu sorulara cevap veremiyor olmalarındandır.
Türk ve Dünya Müslümanları cehaletin gayya kuyularında ve karanlık mağaralarda böyle yaşamaya devam ederlerse insanlığın kör inançlardan ve kara cehaletlerden kurtulması maalesef mümkün görünmüyor.
Bu nasıl bir dindir ki,peygamberi çocuk denecek yaşlarda kadınlarla evleniyor ve bu yetmez birde cariyelerle iş bitiriyor ve buda olmadı,yaptıklarını mazur göstermek için göklerden yatak odalarına ayet indiriyor da,bir kadın zina suçuyla suçlandığında beline kadar toprağa gömülüyor ve taşlanarak hunharca da öldürülüyor!
Soraya'yı taşlamak adlı filmi bütün dünyanın izlemesi gerekiyor,en baştada Müslümanların!Eğer birazcık insanlık duyguları varsa sarsılmaz zannettikleri kör inançlardan ve korkulardan belki de kurtulurlar!Ufukta böyle bir tek umut olmasa bile,belki de kimbilir demekten başka bir şey yoktur!
Aslında ensesti farkında olmadan savunuyor inananlar. Örneğin kendilerinden önceki dinleri ve kitapları bozulmuş kabul eden islamcı arkadaşlar, kutsal kitaplarının onların bozulması üzerine asla bozulamayacak tek kutsal kitap olduğu iddiasındalar. O halde öncelikle kutsal kitaplarında bu kitapların bozulduğunu anlatan bölümü (bölümleri), sonra neresi bozulmuşsa onu düzelten bölümü ve sonrada bu konuda adı geçen kutsal kişilerin hayatlarını hangi sağlam kaynaklara dayanarak öğrendiklerini açıklayabilmelidir.Özellikle tanrılarının önce gönderdiği kitaptaki bu ensest ilişkiler ile ilgili bölümlerin bozulmuşluğunu kanıtlamalıdırlar.Kanıtlayamazlar ise burda aynı tanrıdan bahsedildiğine göre ensest ilişkiye onay veren tanrı imajı üstlerine kalır. Aksi taktirde Adem ile Havva hikayesinden beri süregelen ve dinlere malolan ( ki hepsini aynı tanrı göndermiş madem) bu olayı onların mirasçısı olarak kabul ve savunma konumuna düşerler.
Şimdilik saygımla gittim...
bir şeyi netleştireyim.
ben ensesti red ya da kabul etmiyorum.
ensest karşısında tavrım yok.
dinlerin ensest karşısındaki tavırlarının çelişkisi üzerine konuşuyorum.
ensestin kendisini tartışmak etik bağlamındadır.
bu başlığın bağlamının o olduğunu sanmıyorum.
aliyarasfal
10-06-2010, 18:41
Öncelikle teşekkürler açıklamalar için. Ben enseste kendi bakış açımla değil inananların bakış açısı ile yaklaşıyorum, o devrin etik anlayışı ya da benim şimdiki etik anlayışımla hiç ilgisi yok yazdıklarımın. İnançların tanrısı enseste izin veriyor ise geçmişte bunu bu gün inananlar savunmalıdır. Yok reddeder iseler nedeni ile kanıtlayarak sunmalılar. Ben ensestin etikliğini değil dine göre tanrının nasıl bir bakış açısı olduğunu ortaya koymak istiyorum. Şimdi bakın olay basit, bir önceki dinde( dinlerde) ensest ilişkiye tanrı onay veriyor mu? Şimdi veriyor mu? Etik olup olmaması değil sorun. Bu soruların cevapları ile son din olduğu iddiasında bulunanlar aynı tanrı kavramının devamı iseler bunları tümden kabul yada red etme konumundadırlar. Bu kadar basit.
Şimdilik saygımla gittim...
Evlilikler cinsel ilişki üzerine kurulmaz bunu sizde gayet iyi biliyorsunuz.
Sn. barudi evlimisiniz? Ben evliyim, ve cinselliğin evlilikteki rolu gerçekten büyüktür, heyecan bittimi......biter. Eğer bağlayıcı zorunluluk yoksa (çocuk, aile, bağlayıcı yükümlülük vs vs) biter..
Ensest ilişkinin etik olup olmadığını tartışmıyoruz ki !
Kitrabı Mukaddesteki peygamberlerin söylemesine göre bu ilişki "günah"tır,
"lanet"tir, "pislik"tir. Ancak bu söylenmesine rağmen bazı peygamberler ensest ilişkide bulunuyor ve bunu lanetleyen tanrı da hiç bir şekilde bu adamlarını kınamıyor,cezalandırmıyor, aksine bunları yapan adamlarını kutsuyor,bereketliyor, yaptıklarından ötürü hesap sormuyor. Diğer insanlar ölümü hak ederken kendi peygamberleri kutsanmıştır. Onlar için sözde tanrıdan bir yaptırım yoktur.
Bu nedir ?
Bir güncelleyeyim dedim ...:angel:
hristiyanların üzerine gidilmesi taraftarı değilim.600 yıl geriden gelen çok çok daha radikal olan islam üzerine yoğunlaşılmalı bence.anladınız siz.
Denklem , eğer insanlar sadece islamiyeti eleştirrise hristiyanlara meydan açılacak ve zaten yaptıkları inanılmaz misyonerlik faliyetleriyle insanların beyinleri uyuşturulacak ve toplumsal hayattan soyutlaştırılacaktır. Bu tür yoğun propagandalar zaten yapılmaktadır fakat muhalif ses mutlaka olmalıdır.
İslamiyet konusunda pek iddalı olduğumu söyleyemem. Gerci hristiyanlık üzerine de iddalı değilim de... En azından üzerinde konuşabilecek kadar bir kapasitem var. Bunu değerlendirmeye calışıyorum.
İslamiyeti eleştireceğiz de hristiyanlığı eleştirmeyecek miyiz ?
Neden ?
Hristiyanlık da kendi içerisinde mezheplere bölünmüş ve çok RADİKAL ,TUTUCU bir zihniyeti taşımakta ve insanlara bulaştırmaktadır.
Örneğin Bugun ÇARŞAFLI kadınlarımızı eleştiriyoruz. Bunun islamiyetle sınırlı olduğunu mu sanıyoruz yoksa ?
Hayır .Bu tür bir giyim tarzı islamiyette olduğu gibi HRİSTİYANLIKTA da vardır. Aynı yobaz düşünceler (zihniyet yobaz) hristiyanlığın bazı mezheplerindede görülüyor. Bunu elbette konuşmalıyız.
Ortodoks Rahibeler ve güzel kara çarşafları
http://www.kurskroot.com/nuns-sm.jpg
http://bp1.blogger.com/_TzorWGX-a9A/Rw06Xuo0k2I/AAAAAAAACvY/uaI-T90bC8I/s400/novice.jpg (http://bp1.blogger.com/_TzorWGX-a9A/Rw06Xuo0k2I/AAAAAAAACvY/uaI-T90bC8I/s1600-h/novice.jpg)
http://bp1.blogger.com/_TzorWGX-a9A/Rw06Xuo0k1I/AAAAAAAACvQ/zqpETskJKcg/s400/_40038588_nun-afp300.jpg (http://bp1.blogger.com/_TzorWGX-a9A/Rw06Xuo0k1I/AAAAAAAACvQ/zqpETskJKcg/s1600-h/_40038588_nun-afp300.jpg)
http://1.bp.blogspot.com/_cQ2xhpZfenk/Sj0r5yRGDTI/AAAAAAAAHQY/xfs7eLXItg4/s400/greek+orthodox+in+vatican.JPG
http://www.thenationalherald.com/imagesup/full-25101.jpg
Ve çok Modern Görünümlü (!) Ortodoks Papazlar
http://centralpennsylvaniaorthodox.files.wordpress.com/2009/09/orthodox-monks-serbia.jpg?w=450&h=324
http://blogs.reuters.com/faithworld//files/2010/03/cr_mega_233_greek-priests.jpg
http://gilkalai.files.wordpress.com/2008/11/greek_orthodox_priests_270.jpg
http://www.gonomad.com/destinations/0606/thessa-images/priests.jpg
Bu insanları elbette giyim tarzından türü yargılayamayız fakat çağa uygun olup olmadığını ve zihniyetlerini sorgulayabiliriz diye düşünüyorum.
saygılarımla
natan
Denklem , eğer insanlar sadece islamiyeti eleştirrise hristiyanlara meydan açılacak ve zaten yaptıkları inanılmaz misyonerlik faliyetleriyle insanların beyinleri uyuşturulacak ve toplumsal hayattan soyutlaştırılacaktır. Bu tür yoğun propagandalar zaten yapılmaktadır fakat muhalif ses mutlaka olmalıdır.
İslamiyet konusunda pek iddalı olduğumu söyleyemem. Gerci hristiyanlık üzerine de iddalı değilim de... En azından üzerinde konuşabilecek kadar bir kapasitem var. Bunu değerlendirmeye calışıyorum.
İslamiyeti eleştireceğiz de hristiyanlığı eleştirmeyecek miyiz ?
Neden ?
Hristiyanlık da kendi içerisinde mezheplere bölünmüş ve çok RADİKAL ,TUTUCU bir zihniyeti taşımakta ve insanlara bulaştırmaktadır.
Örneğin Bugun ÇARŞAFLI kadınlarımızı eleştiriyoruz. Bunun islamiyetle sınırlı olduğunu mu sanıyoruz yoksa ?
Hayır .Bu tür bir giyim tarzı islamiyette olduğu gibi HRİSTİYANLIKTA da vardır. Aynı yobaz düşünceler (zihniyet yobaz) hristiyanlığın bazı mezheplerindede görülüyor. Bunu elbette konuşmalıyız. -Natan-
---------------
Tarafsizliginiz ve tüm dinleri elestirme yanliliginiz, Takdire $ayandir. Sizi tebrik ediyorum sayin Natan.
Saygilar...
withoutreligion
20-10-2010, 16:23
Sevgili natan tebrik ederim çok güzel bir çalışma
benim düşündüğüm resimleri sen farklı bir amaçla getirmişin ama eline sağlık yeri geldiğinde iznin olusa bende kullanacağım.
Benim asıl söylemek istedigim islamda ensest ilişki varmı? Evet var ispatı aşagıda
Bir müslüman zina sonucu yani nikahsız olarak sahipolduğu KENDİ ÖZ KIZIYLA EVLENEBİLİRMİ? Evet evlenebilir. İşte ispatı
İmam Şafi’nin, zina sonucu doğan bir kızla o kızın babasının evlenebileceğine dair fetva verdiği doğru mudur? Bu konunun aslı nedir?
Yazar: Sorularla İslamiyet, 31-8-2009
Bir hakikati ifade etse bile, bazı üsluplar maalesef yapıcı olmaktan ziyade tahribat tarafları daha fazla oluyor. Bu konu da bunun canlı bir misalidir. Şimdi konuyu İslam hukukçularının gözüyle görelim. Burada özellikle ehlisünnetin dört mezhebinin görüşlerini ortaya koymaya çalışacağız:
Tartışma konusunun özeti şudur:
Zinanın hukukî bir değer ifade edip etmemesi. Yani, zina fiilinden doğan sonuçlarla normal meşru nikah fiilinden doğan sonuçların aynı olup olmaması.
Bu ilkeye bağlı olarak, zina fiilinin -İslam hukuku açısından- miras, sıhriyet, mahremiyete sebep olup olmayacağı, hangi kategoride yer alacağı hususu, bu dört mezhep alimleri arasında tartışmalı bir konudur.
Örneğin, İmam Azam ve İmam Muhammed’e göre, kişi zina ettiği hamile kadınla evlenemez. Fakat başka birisi bu zinadan gebe kalmış bir kadınla nikah akdi kıyabilir. (Halbuki meşru nikahtan hamile kalan kadın, doğum yapmadan onunla evlenmek caiz değildir). Çünkü, zinanın bir değeri yoktur. Buna mukabil İmam Ebu Yusuf ile İmam Züfer’e göre, zinadan da olsa hamile bir kadın çocuğu doğurmadan onunla evlenmek caiz değildir.(bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 7/149-150).
Konumuza gelirsek, bir kadınla evli olan kimsenin, o kadının usul ve furuuyla/kızıyla torunuyla, annesiyle, nenesiyle evlenmesi asla caiz değildir. Bu husus dört mezhebin ittifak ettiği bir konusudur. Ancak, gayrımeşru bir fiilden doğan kadının kızları vs. de buna dahil olup olmadığı hususunda farklı görüşler vardır:
Hanefî ve Hanbelî mezhebine göre, zina ile de olsa gerçekleşen cinsel ilişkilerden “hürmet-i musahere” meydana gelir. Buna göre, bir insan zina ettiği bir kadının annesiyle, kızıyla evlenemez. Yine, zina yoluyla kendisinden olan kızıyla evlenemez. Bu alimlerin dayandıkları iki delil vardır:
Birincisi: Rivayet edilen şu hadistir: Bir adam Resulullah(a.s.m)’a gelerek “Ben cahiliye devrinde bir kadınla zina etmiştim, şimdi onun kızıyla evlenebilir miyim?” diye sordu. Efendimiz: “Bunu uygun görmüyorum. Annesinden gördüklerini kızından da görmen yakışmaz” diye buyurdu. Bu hadiste, zinadan hürmet-i musaherenin olduğuna işaret edilmiştir.
İkincisi: Zina da meşru evlilik gibi çocuğun olmasına vesiledir. Öyleyse meşru nikahla evli olduğunuz kadının kızıyla evlenmeniz caiz olmadığı gibi, zinadan meydana gelen çocukla da evlenmek caiz değildir.(bk. Zuhaylî, 7/134-35).
Bazı alimlere göre, bu iki delil de yetersizidir. İlgili hadis rivayeti, mürsel ve munkatı olup zayıftır. Zayıf hadisler şer’î hükümlerin illeti olamaz. İkinci delilleri de isabetli değildir.
Normal evliliği zina ile kıyaslamak kıyas-ı maalfarıkdır/ortak benzetme yönü bulunmayan bir karşılaştırmadır. Çünkü, zina eden kimseye had cezası tatbik edildiği gibi, zina ile nesep de sabit olmaz. Bu konuda İmam Şafii’nin İmam Muhammed’e söylediği şu sözleri manidardır: “Meşru evlilik övgüye layık görülmüş, zina ise recmedilmeye değer bulunmuştur. Bu ikisi hangi yönden birbirine benziyor?”(bk. a.g.y).
Malikî ve Şafii alimlerine göre, zina ile hürmet-i musahere meydana gelmez, zina ile hiçbir hukukî unsur oluşmaz. Bu sebeple, bir kimse zina ettiği kadının annesiyle, (kendisinden de olsa) kızıyla evlenebilir.
kaynak:http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=11408
Foruma üye olmadan yazdıklarınızı bir süre okudum. Sizin eski bir Hristiyan olduğunuzu düşündüm nedense. Sanki bir şeyleri yerli yerine koyamadığı için imandan düşen ve şimdi saldırgan bir Mesih karşıtı. Neyse bu önemli değil.
İbrahim, Lut gibi örnekler verip ensest ilişkiyi yasa karşısında eleştirmişsiniz. Kutsal Kitaba bütünü ile kendi içinde değerlendirmeyip inançsız bakış ile acımasızca vuruyorsunuz. Yazdıklarınızı okuyan sizin taraf ise sizi alkışlıyor ve kişisel tatmin sağlıyorsunuz. Burada olma amacınızda bu olsa gerek. Çünkü yazdıklarınız ile hiç bir gerçek imanlıyı asla inançtan düşüremezsiniz. Bunu sizde çok iyi bildiğiniz için geriye sadece egonuz kalıyor diye düşünüyorum.
Kutsal Kitabın Tanrısı hiç bir yerde İbrahim, Lut yada Süleyman'ın yada bir başkasının kendi yasa ve buyrukları aksi irade ve eylemlerine onay vermemiştir. Hatta bir ceza ve uyarı şeklinde bazı eylemleri ilede onay vermediğini gayet güzel ifade eder. Davut'un yasak aşkından doğan çocuk yaşamaz mesela ve Davut buna çok üzülür. Sara kısır bir kadındır ve İbrahimle akraba bile olsa bir şey değişmez ve Mesih'in soyunu Tanrı hazırladığı için Sara mucevi şekilde gebe kalır. Lut'un soyu tamamen lanet altında kalmıştır vs.
Asıl önemli şeyi atlıyorsunuz. İbrahim, Lut devri ile Musa ve yasanın verildiği zaman aralığı nedir? Bunun farkındamısınız.
Yani Yaratılıştan bir ayet ile Musa dönemi bir ayet verip karşılaştırmak sizce ne kadar anlamlı. İbrahim ve Lut farklı pagan dönemlerinde yaşayan iki kişi dönem ve mevcut yasalar ortada bir çok yasa karşıtı ilişki vs. dönem için çok normal. Fakat gözünüzden kaçan yasa yok ortada daha. RAB sadece kendini açıklıyor henüz. RAB'bin ne buyruklarını bilen var ne karakterini nede iradesini.
Romalılar 5
13 Kutsal Yasa'dan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.
14 Oysa ölüm Adem'den Musa'ya dek, gelecek Kişi'nin örneği olan Adem'in suçuna benzer bir günah işlememiş olanlar üzerinde de egemendi.
Rom 7 Öyleyse ne diyelim? Kutsal Yasa günah mı oldu? Kesinlikle hayır! Ama Yasa olmasaydı, günahın ne olduğunu bilemezdim. Yasa, "Göz dikmeyeceksin" demeseydi, başkasının malına göz dikmenin ne olduğunu bilemezdim.
Günahın egemen olduğu fakat yasa gelene kadar bunun hesabının tutulmadığı açıkça yazılıdır.
Konuya Hristiyan ilahiyatı içinden bakınca yazdıklarınızın sağlam bir imanlı için ne kadar boş laflar olduğunu anlamal zor değildir.
Foruma üye olmadan yazdıklarınızı bir süre okudum. Sizin eski bir Hristiyan olduğunuzu düşündüm nedense. Sanki bir şeyleri yerli yerine koyamadığı için imandan düşen ve şimdi saldırgan bir Mesih karşıtı. Neyse bu önemli değil. - gmk
Yazılarımın bir bölümünü okuduysanız benim eski bir hristiyan olduğumu, da bilirdiniz. "Birşeyleri yerli yeine oturtamadığım için imandan düşmüş" değilim. Benim hkkımda hiç bir şey bilmiyorsunuz. Neyse ben de zaten eskiden nasıl bir hristiyan olduğumu burada anlatacak değilim. Konu burada natan yada x kişisi değil yazılanladır. Daha açıkça belirtmek gerekirse Kutsal kitabın iddaları ve yazılanların çarpıklığının dışa vurumu.
Ben bu başlıkta herşeyi çok net dile getirdim. Ensest ilişkinin ölümcül bir günah olduğunu, bu tür ilişkiye yönelen insanların taşlanarak katledildiğini, tanrının davranış ve söylemelrini olduğu gibi astım. Fakat ensest ilişkinin ölümcül bir günah olduğunu söyleyen bir tanrının aynı zamana kendi akrabaları ve yakınlarıyla ilişkiye giren peygamberlerine neden dokunmadığını da ayetlerle gözler önüne serdim.
Yazılarımın "saldırganlık içeren bir uslup" olduğunu idda eden sizsiniz:, yani bu dine inanan, peygamberlerinin ensest ilişkisini dahi savunan.
İbrahim, Lut gibi örnekler verip ensest ilişkiyi yasa karşısında eleştirmişsiniz. Kutsal Kitaba bütünü ile kendi içinde değerlendirmeyip inançsız bakış ile acımasızca vuruyorsunuz.
İnançsız olduğum ve kutsal metinler denilen yazmaları eleştirdiğim doğrudur. Bir inanır olarak bu tür eleştirileri "saldırı" olarak algılamanız gayet doğal ve anlaşılır bir şeydir. Bakınız, diyorsunuz ki" kutsal kitabı bir bütün olarak değerlendirmek gerek" . Ne güzel de söylemişsiniz. Oysa ben aynı şeyi sizin için bir kez daha hatırlatıyorum. SİZ kutsal kitabı bir bütün olarak görmüyorsunuz. Öyle olsaydı şuan İsa'nın mesih OLMADIĞINI da anlamış olacaktınız. İsanın sahte bir mesih olduğu da ancak bu şekilde anlaşılır.
Yazdıklarınızı okuyan sizin taraf ise sizi alkışlıyor ve kişisel tatmin sağlıyorsunuz. Burada olma amacınızda bu olsa gerek.
Konu ile ilgili yazacağınıza yine şahsımla ilgili atıp tutuyorsunuz. Bu atıp tutmalarınızla ilgili bazı şeyleri açıklamak zorundayım. Benim burada tatmin sağlamak için yazmam hiç bir şekilde düşünülemez. Eğer amacım tatmin sağlamak olsaydı şuan TEİST OLURDUM !! ÇÜNKÜ ben hrıstıyanken pek çok kilise, cemaat ve farklı gruplarca tanınır, sayılır, sevilirdim. Kendi kilisemde pek kere çok vaaz da vermişliğim vardır.
Hristiyanların iman odaklı saygı ve sevgisini, din arkadaşlığını ben, gerçeğe değiştim ve şuan buradayım. Beni ALKIŞLAYAN, onları TEŞVİK ETMEMİ isteyen hristiyanlar şuan benimle diyalog kurmamaktadırlar. Bu da benim umrumda değil.
Çünkü yazdıklarınız ile hiç bir gerçek imanlıyı asla inançtan düşüremezsiniz.
Kutsal kitabınıza göre "İman, ümit edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır. " İbr.11:1Her hangi bir varlığa yada kavrama da iman geliştirebilirsiniz. Yada bu tanımdan hareketle bir müslüman da "imanlı"dır. Yada Zeus'un gerçek tanrı olduğu konusunda imanlı bir davranış ta sergileyebilirsiniz. Tanrı Thetan'a iman edebnler de vardır. İman,,görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır. Russell'ın çaydanlığına da iman etmek mümkün bu tanıma göre, olumludur da. Fakat gerçekçi DEĞİLDİR. Safdilliktir. Safsatadır.
Ben buradan hodri meydan veriyorum. Gelin tartışalım, yanlışlarıızı görelim diyorum. Siz gönüllü müsünüz? Herşeyle herşey olan Pavlus gibi bana da vakit ayıracak mısınız? Benim yanlışlarımı göstericek misiniz?
Kutsal Kitabın Tanrısı hiç bir yerde İbrahim, Lut yada Süleyman'ın yada bir başkasının kendi yasa ve buyrukları aksi irade ve eylemlerine onay vermemiştir.
Yaşanan tüm olayları bir bütün olarak düşünün, O zaman bu cümleyi bir daha kurmayacaksınız. Fakat gözünde kocaman camları olan iman gözlüğünü çıkarıp bir kenara bırakmadığınız sürece..
Davut'un yasak aşkından doğan çocuk yaşamaz mesela ve Davut buna çok üzülür.
Yasak ilişkinin cezası tanrının kanununda nedir bir söyler misiniz? Siz Kutsal Kitap dediğiniz yazıları baştan sona okudunuz mu? Eğer okuduysanız eski antlaşmada Tanrı denilen varlığın bu ilişkiye nasıl yaklaştığını, bu davranışı sergileyenleri hangi cezalarla öldürdüğünü de bilirsiniz. Eski antlaşmada zinanın cezası ölümdür. İnandığınız tanrı da kişilere göre farklı davranıyorsa, gereğini yapmıyorsa zaten doğru ve adaletli değildir. Üstelik Davud olayında verilen ceza da bütünüyle MANTIKSIZdır. Ortada zina yapan iki olgun, reşit insan var; cezanın faturası küçük masum bebeğe kesiliyor. Eğer yanlış yaptıysanız bu yanlışın hesabını siz verirsiniz, başkalarından çıkartmazsınız. Zina yapan kişilerin cezalandırılmasındansa, hiç bir şeyden haberi olmayan, sıçsuz, günahsız bebek tanrı tarafından katlediliyor. Neymiş: Davut'a itaatsizliğinin cezası!
Peki durum buralara kadar gelirken, Tanrının neredeydi? Neden bu aşamalar kadar ilerlemesine izin verdi? Ne yazıkki tanrının geç kalıyor. Natan'ı herşey olup bittikten sonra Davut'a göndermesi anlamsızdır. Sonuçta İKİ MASUM İNSAN Hikmetli olduğu söylenen bir tanrı adamı sayesinde yok edilmiştir. Birincisini Davudun kirli tuzaklarıyla ölmüş, doğan masum bebek de tanrı tarafından. Sırf Davud üzülsün, pişman olsun diye. Bunun engellenmesi de bir şekilde mümkünken!
Hatta bir ceza ve uyarı şeklinde bazı eylemleri ilede onay vermediğini gayet güzel ifade eder.
Ensest ilişkiden bir kaç dakikalığına uzaklaşalım ve zinaya gelelim. Eski antlaşmanın hakimler bölümünde Şimon adlı güçlü kuvvetli bir adamdan bahsedilir. Elleriyle ayıları, aslanları vs parçalar, binlerce insanı bir kemik parçasıyla kırar, parçalar! Bu inanılmaz adam, bir gün bir fahişenin evine gider, üç gün Onunla kalır. Peki neden tanrı bu fahişeyle olan münasebetine ses çıkarmaz?
Sara kısır bir kadındır ve İbrahimle akraba bile olsa bir şey değişmez ve Mesih'in soyunu Tanrı hazırladığı için Sara mucevi şekilde gebe kalır.
Yaptığınız bu gereksiz açıklamanın hangi soruya yanıt olduğunu düşünüyorsunuz? Gerçekten merak ediyorum. Saranın kısır olup olmaması akraba evliliğine geçer sebep değildir ki siz bu iletiyi yazmışsınız. Hatırlatma amacıyla kısaca yazıyorum:
Natan:
İbrahim peygamber şu ayette kız kardeşiyle evlendiğini belirtiyor ;
“Üstelik, Sara gerçekten kız kardeşimdir. Babamız bir, annemiz ayrıdır. Onunla evlendim.” – Yaratılış 20:12
Tanrı’nın en sevgili peygamberi İbrahim kardeşiyle evlenmiştir. Tanrı bu ilişkiye nedense karşı çıkmaz. Karşı çıkmadığı gibi onların evliliğini de bereketler,bakın tanrı şöyle diyor ;
“Onu kutsayacağım; ondan sana bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım ve ulusların anası olacak. Halkların kralları onun soyundan çıkacak.” – (17 :26 )
İyi de ensest ilişkiye göz yuman, bu birlikteliği bereketleyen tanrı başka yerlerde açıkça lanet okumakta; hısımla ilişkiyi yasaklamaktadır ;
Babandan ya da annenden olan, ister seninle aynı evde doğmuş olsun, ister olmasın üvey kız kardeşlerinden biriyle cinsel ilişki kurmayacaksın . Lev.18:9
"'Annesinden ya da babasından olan kız kardeşiyle yatana lanet olsun!' "Bütün halk, 'Amin!' diyecek.-Tekr. 27:22
İbrahim dolaylı da olsa Sray'la kızkardeştir. Tanrı dediğiniz şeyin bu durum karşısında verdiği ceza da bellidir.
Asıl önemli şeyi atlıyorsunuz. İbrahim, Lut devri ile Musa ve yasanın verildiği zaman aralığı nedir? Bunun farkındamısınız.
Bu cümlelerinizle nasıl bir gaf yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Kutsal kitapta tanrının verdiği emirler değişmez, sabittir. Zinanın cezası Musa'nın döneminde neyse, İbrahim'in döneminde de aynıdır. Fakat siz kalkıp kutsal kitaın verdiği mesajların eskidiğinden dem vuruyor, bu eskimeyi kendinize siper ediyorsunuz. Oysa ciddi bir şekilde yanılmaktasınız. Velevki İbrahimle Musa arasında yüzyıllar var. bu neyi değiştirir? Söyler misiniz??? Lütfen merak ettim.
Kızkardeşle ilişkiyi yaasaklayan tanrı ileriki zaman zarfında bu tür bir ilişkiye göz yumuyor. Olan bu. Laf salatası yapmanıza gerek yok yani:)
Yani Yaratılıştan bir ayet ile Musa dönemi bir ayet verip karşılaştırmak sizce ne kadar anlamlı.
Aynı şeyi bu cümleniz de de tekrar etmişsiniz. Bir de kalkıp Kutsal kitabın değişmezliğinden bahsedersiniz.. Oysa DEĞİŞEN ÇAĞA UYUM SAĞLAMADIĞINI VE DEĞİŞTİĞİNİ siz itiraf ediyorsunuz. Yani diyorsunuz ki İbrahimin olayında durum Farklıdır; İbrahim'in kızkardeşiyle evlenmesi normaldir fakat Musa zamanında durum günah olarak nitelendiriliyor! Tanrı aynı tanrı ve kanun da aynı tanrısal kanunlar değil mi?:)
Hayret! Bence siz kutsal kitabınızı tekrar okuyunuz. Fakat mantığınızı çalıştırarak!
Vayy sayın NATAN.
Siz eski bir protestan olmalısınız. Bunu bilmiyordum.
Bu doğru mu? :)
Bu fikre nasil ulastiniz?
eskiden kiliseye giderdim; karizmatik/pentekostal vizyona sahip protestan bir kilise. Ancak protestan degil, mezhepsiz hristiyan olarak taninirdim. Kilisedr pekcok yanlis uygulama, ogretis ve davranis gordum. Para icin hristiyan taklidi yapan kilise uyeleri ve pastorler..
Gerci bunlar onemli degil, konuyla da ilgili degil.
Bu arada sevgili without;
İlginiz ve katiliminiz beni sevindirdi.
Tesekkurler
Tamam canım kızmayın sadece sordum bişey demedim.
Yanlis algiladiniz; kizmadim. Zaten kizilacak birsey solemediniz. Soylesenizde kizmam. Sadece gecmis deneyimlerimden biraz bahsettim.
Bu arada, persembe gunu forumda olursaniz hristiyanligin paganizm alintilarindan bahsedecegim. Belki ilginizi ceker.
Tabiyki olurum.
Aslında sizden birşey istiyorum. Sizin özellikle ve diğer ateist arkadaşlarımızın en çok takıldığı konu olan paganizm den alıntı konusunda derin bir döküman oluşturmanızı ve çelişkileri aklınıza takılan tüm şeyleri bir konu da toparlamanızı istiyorum. Ben de merak ediyorum tam olarak çelişkiler nelerdir. Ben de ona göre araştırma yapmaya devam edicem :)
Kolay gelsin...
Sayın legend bu konuyla ilgili sizin yorumlarınızı alabilir miyiz ?
Ben de merak ediyorum tam olarak çelişkiler nelerdir. Ben de ona göre araştırma yapmaya devam edicem :)
Kolay gelsin...
Öncelikle belgelerle tarihsel, bilimsel ve arkeolojik kanıtlar ile benzerlikler ve deyiminizle "çalıntılar" KANITLANSIN ondan sonra görüşlerimi bildiricem :)
Herkes fororuma bişeyler yazmış sadece bilgisiyle yorum atmış. Madem bilmiyorsunuz açıklık getiriyim bilmemek değil öğrenmemek ayıp. ALLAH C.C Adem ile havvayı dünyaya yolladığında dünyada sadece ikisi vardı doğal olarak bunlardan doğan çocuklar bi şekilde çoğalmaları gerekiyordu bu yüzden kısa süreliğine buna müsade edilmiştir şu an islam dininde ensest ilişki yasak ve haramdır aynı zamanda en büyük günahlardan biridir.
ereninthenature
01-01-2012, 02:10
Herkes fororuma bişeyler yazmış sadece bilgisiyle yorum atmış. Madem bilmiyorsunuz açıklık getiriyim bilmemek değil öğrenmemek ayıp. ALLAH C.C Adem ile havvayı dünyaya yolladığında dünyada sadece ikisi vardı doğal olarak bunlardan doğan çocuklar bi şekilde çoğalmaları gerekiyordu bu yüzden kısa süreliğine buna müsade edilmiştir şu an islam dininde ensest ilişki yasak ve haramdır aynı zamanda en büyük günahlardan biridir.
Allah mecbur kaldi yani boyle bir uygulamaya, baska yolu yoktu cunku.
Hoca 2 adam 2 havva yollasa nasil olurdu?
Cocuklari ensest kurbani olmadan urerlerdi.
Kim yaratcak simdi 2 insan daha, 6 gundur evreni yaratmisim belim catliyo zaten, ne???! 2 insan daha mi yaratayim, yikilin karsimdan, yuruyun dunyaya.Pff kimseyede yaranilmiyo arkadas.Neyse 7. gun tatil ben yatar...
Daha uyanmadi:)
Siz pencereye farklı yöndende bakmıyorsunuz kendi pencerenizden bakıyorsunuz ve o pencere sanırım puslu bir pencere. Kalp gözünüz açık olsun iyi tatiller.
Sizinle tartışmak haddime değil natan hocam. Sizden öğrendik biz pek çok şeyi ama burada yaptığınız eleştiri beni ve Margrit'i üzdü. Bardağın hep boş tarafını görüyorsunuz. Benim gördüğüm bu.
aile halkımdan selamlar
Mesele bardagin tumunu gorebilmekte sevgili Hristos. Hep dolu tarafini gormek de yanilticidir. "Kutsal Kitaba" gore, Habil ve Kabil, tek erkek evlatlari Adem ile Havva'nin; anneleriyle ensest iliskiye girmeden insanlarin cogalmasi dusunulemez. Ayni hesaba dayanarak, hepimizin kardes olmasi gerekir ki, bu da hala hangi cift olursa olsun, ensest iliskiye devam ettigimiz manasina gelir. Yoksa ondan mi hristiyana gore her cocuk gunahkar dogar?:)
Semavi dinler icin, Ensest klasik sorun her zaman nedense.
Semavi dinlerin kendilerini yeniden dizayn etmeleri gerekir, yoksa ensest iliskisi her zaman alinlarina yapistirilacaktir. Kendilerine yeni bir yaradilis öyküsü uydurmalari veya bulmalari gerek, baska caresi yoktur:preggers::baby:
İnsanoğlunun doğal olarak üremesi, çoğalması gerekti. Şimdiki ahlak değerleri kısa bir süreliğine istisnai olarak bozulmuş olabilir. Ben bu ilişkiyi savunmuyorum.
Madem ki ensest yoluyla ürediklerinden bahsediyoruz. Ben kısaca anlatayım da dinleyin. Tanrının insanoğlunu çok iyi yarattığı yazılıdır tevratta. Tanrı'nın amacı insanın iyi yaşamasıydı. Bu iki insan henüz birleşmemişti ve dolayısyla çocuk da yoktu. İnsanlar günah işlediler ve tanrıya isyan etmiş oldular. Bu kırılmadan sonra cennet bahçesinden kovuldular. Bilmiyorum ama belki de tanrı, onları bu isyan sonucu terk etti ve kendi hallerine bıraktı. Kutsal kitapta yer alan yaratılış öyküsünü harfi anlamda da ele alabiliriz, "öykü, mesel" olarak da algılayabiliriz.
Neva, nerede sormuştu " havva neden ademin kaburgasından yaratıldı?"diye. Bir yerde okumuştum. Bu soru ele alınıyorsu. Kadının, erkeğin bir parçası ve kalbi olduğunu hatırlatmak için gibi bir cevap veriliyordu. Eğer öyküyü harfi olarak algılıyor olursak bu soruyla karşılaşırız ve vereceğimiz cevap da kesin olmaz.
vartor:
"Kutsal Kitaba" gore, Habil ve Kabil, tek erkek evlatlari Adem ile Havva'nin; anneleriyle ensest iliskiye girmeden insanlarin cogalmasi dusunulemez.
Adem/ havva ikilisinden pek çok çocuğun doğduğu yazılıdır. dem ve havva'nın iki erkek çocuğunun olduğu, akabinde nasıl çoğaldıkları sorgulanır. Evet. Sizin söylediklerinizi pek çok kişi tekrar ediyor. Ancak ilerleyen bölümlerde kız kardeşlerin de doğduğu yazılmıştır. Belki de kuzenleriyle vs. evlenerek bir topluluk oluşmuş olabilir. Bu da metin açısından sağlam ve tutarlı bir sonuç doğurur.
Bu açıklama da göz önünde bulundurulsun lütfen. Eleştirmek ve yargılamak için okursanız zaten yandık. Her cümle bizi rahatsız edecektir. Hem bu çok da sağlıklı bir araştırma yöntemi oluşturmaz.
Sizinle tartışmak haddime değil natan hocam. Sizden öğrendik biz pek çok şeyi ama burada yaptığınız eleştiri beni ve Margrit'i üzdü. Bardağın hep boş tarafını görüyorsunuz. Benim gördüğüm bu.
aile halkımdan selamlar
Rica ederim. Olur mu öyle şey. Hep beraber konuşup tartışıyor, birbirimizden öğreniyoruz. Tabu ve dogmaları sahiplenmek ve bu ön kabulle yola çıkmak sağlıklı bir araştırma yöntemi olmamakla birlikte samimi ve dürüst bir araştırmacının da benimsemediği bir seçenektir.
Kutsal Kitapta adem ve havva hikayesi anlatılır. Önce adem yaratılmıştır. Kadının yaratımı ise hayvanlar arasından "ademe uygun bir eş bulunamaması" sonucu olmuştur. Yani her hayvan için bir eş bulunurken, Ademin "yalnız kaldığı" tanrı tarafından farkedilip, " kadın " yaratılmıştır. Kadının varlık amacı "erkeğin yalnız kalması iyi değildir" önermesiyle doğuyor. Ne hikmetse, kadın ayartılıyor ve ademin de hata yapmasına sebep oluyor.
Hikayeye göre ilk ensest ilişki burada başlıyor. Hadi diyelim burada bir zorunluluk faktörü vardı ve Tanrı göz yumdu. Ancak bu arguman da sağlıklı değildir çünkü tanrı için ensest ilişki yanlışsa "yanlış"tır. Yanlışa alternatif mi yaratamamıştır da aile içi birliktelik devam ettirilmiştir. Sürekli olarak çıkış noktası ( adem ve havva olayı vs.) gündeme getiriliyor. Bunun üzerinden inançlı arkadaşlar kendilerince savunma yaparken, biz inançsızlar da rasyonel- akılcı eleştiri süzzgecinden geçirmeye çalışıyoruz.
Yaratılışçıların adem havva olayına verdiği bir iki cevap varsa da bunlar yukarıda kısaca ele alınmışa benziyor. Hadi, bahaneleri bir kenara bırakalım da daha somut örneklere bakalım. Tanrı için " e n s e s t i l i ş k i " ölümcül bir günay mıdır, değil midir?
Kutsal kitaplarda günah olarak nitelenir ve cezası da taşlanarak öldürülmektir. Tevratta bu açıkça yazılmaktadır. Tevrat, tanrı sözü ise, tanrı bu tür ilişki kuran kişileri "taşla taşlayıp, öldüreceksiniz, yaşatmayacaksınız" şeklinde yargılayıp, katledilmelerini emreder. Kendisi her zaman edilgen bir azmetttirici olmuş, insanı insana öldürtmeyi daha cazip görmüştür. Ne var ki, tanrı adamına göre kurallarını uygulamakta, bazılarını cezalandırırken, bazılarının işlediği ölümcül günahı görmezden gelmiş ve farklı ayetlerde bu yasak ilişkiyi teşvik de etmiştir.
Örneğin şurada;
Amram halası Yokevet'le evlendi. Yokevet ona Harun'la Musa'yı doğurdu. –Çık.6:20
İyi de, halayla evlenmek tanrı'nın yasağını çiğnemektir. Bu yasağın çiğnenmesi beraberinde ölüm cezasını getirir.
"Teyzenle ya da halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü yakın akrabanın namusudur. İkiniz de suçunuzun bedelini ödeyeceksiniz.” - Lev.20:19
Ne oldu şimdi? Ortada bir suç var mı yok mu? Ki Tevrat'ın tanrısı suçun "cezasını ödeteceğim" diyor ama ne yazıkki sözleri hep havada asılı kalıyor.
Büyük kız gidip babasıyla yattı. Ancak Lut yatıp kalktığının farkında değildi.-Yar.19:33
Küçük kız babasıyla yattı. Ama Lut yatıp kalktığının farkında değildi. - Yar.19:35
“Dün gece babamla yattım” …
Böylece kızlar babalarından çocuk da doğururlar. Tanrı yine ses çıkarmamış, olayı kınamamıştır.
Bu durumda, nasıl kalkıp da tanrının adaletinden ve samimiyetinden bahsedebilirsiniz?
saygılarımla
Vefik Sami
20-09-2013, 15:46
KanalHayat tv de Kıpti Râhip Zekeriya BUTRUS'un, âdem'in çocuklarının birbirileriyle evlenmesi hakkında getirilen eleştirilere verdiği 'cevap' şu olmuştu.
"O zaman Musâ'nın yasası yoktu. İnsanlara henüz bir yasa verilmemişti."
Ama;
Sorun şurada...
Bu aile içi ilişki yasağı Tanrı tarafından konulmuş bir kural mıdır, yoksa ilke mi ?
Eğer ilke olarak görürsek; ilkeler Tanrısal varlık ve yüceliğin özüdür.
Bunları Tanrı'nın kendisi dahi değiştiremez.
"...Sizlere söylediğim sözler ruhtur, yaşamdır." (Yuhanna: 6/63)
Ama irâdesi ile ortya koyduğu kural ise, o kuralları yine Tanrısal ilkeselliğe ters düşmeyecek şekilde değiştirebilir.
Bir de bildiğim kadarıyla Lut'un başından geçen hâdise övülmüyor.
Yapılan bir yanlışı aktarıyor.
Ha, bu yanlışın aktarılmasının bizlere ne gibi bir faydası var; orası tartışılır.
Ilahiyatsal anlamda Tanri kendi karakterine ters davranir mi yada davranabilir mi?
Isa'nin sozlerinden alinti, sonsuz yasamla iliskilidir. Kurallarla dolayli olarak baglantili olsa da. Zaten isa kendisi sozdur incilde.
Fakat ilkeler, kurallar kitaba bakarsak tanri'nin belirledigi standartlardir. Bu standartlar da Tanri'nin ozelligine ve insanin durumuna gore belirlenip ortaya koyuluyor.
Bir seyin gunah olmasi, musanin kanununa gore degil, tarisal ozelligin tanikligina gore belirleniyorsa, bahsettigin Pederin aciklamasi yetersiz kalir.
Hiç kimse mantıklı cevap verememiş.
Farzedelim ki, yasa sonradan geldiği için Tanrı ceza vermemiştir. Ceza yasadan sonradır.
E Davut ve Süleyman yasadan haberdarlardı. Natan ın dediği gibi, Tanrı bunlara dokunmamış. Davutun birlikte olduğu batşeva neden recm edilmedi? Tanrı sadece çocuğu öldürüyor ve daha sonra yeni bir çocuk (süleyman) vererek onları kutsuyor ve o çocuğu da kral yapıyor.
Şuan hristiyanlıkta tek eşlilik savunuluyor. Ama süleymanın 700 karısı varmış. Şimdi 2. eşini alan hristiyan cehennemlik oluyor. E tanrı insan değil ki düşüncesini değiştirsin diyenleri görmek isterdim. Cevap veremiyorlar.
Alenen ayrımcılık var. Bir de, Tanrının insan kayırmadığını söylerler.
Tanrının insan kayırdığının diğer delili, Davuta şöyle diyor,
2.Sa.7: 15 Ama senin önünden kaldırdığım Saul'dan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.
2.Sa.7: 16 Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir."
Hiç kimse mantıklı cevap verememiş.
Farzedelim ki, yasa sonradan geldiği için Tanrı ceza vermemiştir. Ceza yasadan sonradır.
E Davut ve Süleyman yasadan haberdarlardı. Natan ın dediği gibi, Tanrı bunlara dokunmamış. Davutun birlikte olduğu batşeva neden recm edilmedi? Tanrı sadece çocuğu öldürüyor ve daha sonra yeni bir çocuk (süleyman) vererek onları kutsuyor ve o çocuğu da kral yapıyor.
Şuan hristiyanlıkta tek eşlilik savunuluyor. Ama süleymanın 700 karısı varmış. Şimdi 2. eşini alan hristiyan cehennemlik oluyor. E tanrı insan değil ki düşüncesini değiştirsin diyenleri görmek isterdim. Cevap veremiyorlar.
Alenen ayrımcılık var. Bir de, Tanrının insan kayırmadığını söylerler.
Tanrının insan kayırdığının diğer delili, Davuta şöyle diyor,
2.Sa.7: 15 Ama senin önünden kaldırdığım Saul'dan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.
2.Sa.7: 16 Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir."
Hiç kimse mantıklı cevap verememiş.
Farzedelim ki, yasa sonradan geldiği için Tanrı ceza vermemiştir. Ceza yasadan sonradır.
E Davut ve Süleyman yasadan haberdarlardı. Natan ın dediği gibi, Tanrı bunlara dokunmamış. Davutun birlikte olduğu batşeva neden recm edilmedi? Tanrı sadece çocuğu öldürüyor ve daha sonra yeni bir çocuk (süleyman) vererek onları kutsuyor ve o çocuğu da kral yapıyor.
Şuan hristiyanlıkta tek eşlilik savunuluyor. Ama süleymanın 700 karısı varmış. Şimdi 2. eşini alan hristiyan cehennemlik oluyor. E tanrı insan değil ki düşüncesini değiştirsin diyenleri görmek isterdim. Cevap veremiyorlar.
Alenen ayrımcılık var. Bir de, Tanrının insan kayırmadığını söylerler.
Tanrının insan kayırdığının diğer delili, Davuta şöyle diyor,
2.Sa.7: 15 Ama senin önünden kaldırdığım Saul'dan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.
2.Sa.7: 16 Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir."
İyi de Hristiyanlık'ta Süleyman'ın o hareketinin onaylandığını sana kim söyledi?Süleyman'ın cehenneme gideceğini söyleyen Hristiyanlar da var yaşamının son döneminde kötü işler yaptığı için.
Sayın world, konu burada Süleymanın cennete gidip gitmemesi değil.
(ki kurtuluş konusunda da bir çok ayrımın olduğunu daha sonra yazacağım)
Konu, Tanrının ayrım yapmadığını ve değişmediğini söylediği halde bazı elçilerine göz yumması ve diğer kişi-ülkelere verdiği gibi ceza vermemesiyle ilgilidir.Pek tabide üstüne bu insanları bereketlemesidir.
Diğer ayetler için ne diyeceksiniz peki?
Yanlışlıkla bir ahit sandığını tutan Uzzayı yere seren Tanrı neden Davuta batşevaya recm uygulanmadı?
Tanrı alenen Saul ve Davut arasında ayrım yapıp sevgisini sauldan esirgediğini söylüyor.
Üstelik her ikiside Tanrıya itaatsizlik ettikleri halde Saul garibim sevgiden ve Davut gibi bağışlanıp bereketlenmekten mahrum kalıyor.
Kutsal kitabı bilmediğimi zannetmeyin lütfen cevap verecekseniz ona göre verin. Bunları cidden öğrenmek istediğim için soruyorum bu arada.
Saygılar.
Cok afedersiniz ota bka karisan ve cezai yaptirimlarini uygulayan tanri, elcileri dedigi insanlarin olumcul gunahlari karsisinda bi làl olur.
Tanrı onları onaylamıyordu O zaman yasa yoktu vs... diyenlerin şunlarıda cevaplaması gerekir,
Tanrı onaylamıyorsa neden yüzlerce cariye karı kız alınmasına izin veriyor? Hadi diyelim özgür iradeye karışmıyor, 2. 3. karıdan sonra bir uyarı yapması gerekmez mi? Tanrı o zaman şimdiki gibi uzak değilmişki sürekli konuşup emirlerini bildirip ceza veriyormuş. Yukarıda verdiğim örnekteki gibi uzzaya hemen müdahale edip öldürmüş ama.
Yasa konuna gelince, diyelimki yasa yoktu ama Tanrının düşüncesi aynı ve değişmez ise, yasadan öncede ensest yada zina gibi olayların yanlış olup uyarması engellemesi gerekmezmiydi? Üstelik İbrahim cariyesiyle yatıyor. Yani Tanrının vaadini bile bekleyemeden zina yapıyor. Ama Tanrı yinede ona başka oğul verip çokça bereketliyor.
Bu nasıl birşeydir :mmph:
Sürekli papağan gibi tekrarlanan bir ifade var. Kutsal Kitap günümüz için ideal örnek teşkil eden yüksek ahlak standartlarına sahip bir rehber olma özeliği taşır diye. o konuya gelicem ama belirtmeden duramıcam..
Kutsal Kitabı okuyunca güzele dair öğretici yazılar olsa da, güzel olmayan, çirkin, iğrenç, ırkçı, cinsiyetçi, kabileci, bağnaz,köleci, din ve tanrı kavramını suistimal eden şarlatanlar, sözde mucizelerle insanların gözünü boyayan ve saflıklarını kullanarak kandıran, peygamber, kutsal, saygıdeğer süsü vererek insanları koyun sürüsü haline düşürüp sisteme kul, köle edenler, inanırlarından para toplayıp 'tanrı bilgisini ücret karşılığı satanlar' çifte standartçı, yalancı, kabileci ve despot tanrılarına itaati zorunlulaştırıp kendi çürümüş, bayatlamış, küflenmiş sistemlerinin devamını sağlayanlar...
Tüm bu insanlık dışı düşünce ve eylemler Kutsal Kitabın bir diğer yüzü olup, günümüzde de cemaatlerde, tarikatlarda, kiliselerde, çeşitli dinsel grup ve topluluklarda donmuş fikirleriyle zihinleri aptallaştırmakta, salaklaştırmakta, beyinlere kilit vurup, sorgulayıcı düşünsel etkinliklerini işlevsiz kılıp ROBOTLAŞTIRMAKTADIR. İnsan düşünen bir varlıksa eğer kendisine sunulan bu din kavramını yada o dinin kural ve işleyişini sorgulamalı, eleştirmeli, artı ve eksilerini nesnel, RASYONEL düşünce süzgecinden geçirmelidir. Türümüzün bir özelliği de zihnimizi diğer varlıklardan daha fazla çalıştırabilme özelliğimiz değil mi? Bir beynin var ve bu beyni çalıştırmıyor, sorgulamıyor, tabağında sunulan dinsel doktrinleri öyle, atalarından, akrabalarından, ailenden yada sosyal çevre ve ortak yaşarlarından öylece paketlenmiş bir şekilde alıyorsun..
Yada henüz düşünmeyi bilmiyorsun..
Bunları bir kez daha söylemeden edemedim. Biliyorum, konuya bir türlü giremedim ama bu ve diğer başlıklarda kaynaklarıyla gösterilen saçmalıkları kutsallık adı altında tuzlayıp yiyen beynin bir anlık durup düşşünmeli, sorgulamalıdır. Neyse uzatmadan konuya gireceğim.
Bir hokkabaz var adı Yakup olan. Yaratılış 35.22'ye atıfta bulunmak istiyorum. İsrail bir yere yolculuğa gidiyor. Peygamberin oğlu ise babasının yokluğunu fırsat bilip babasının karısıyla yada cariyesiyle yatıyor. Alemden aleme koşan Ruben'in bu hovardalığı karşısında Yakup efendi oğluna kızıyor. Bazı metinlerde, bu olayı duymakla yetindiğine yönelik anlamlar da var. "Yakup bu olayı DUYDU" şekliyle geçmektedir. Bu zinadan HABERDAR bir babayla karşı karşıyayız. Her NEDENSE oto boka cezai işlem yaptıran kabileci tanrılarının sesi çıkmıyor. Bir süre sonra öfkesi yatışmış, oglunu affetmiş de olabilir. Peygamber kocasının oğluyla fingirdeşen Bilha ise yine Yakup ile yaşamaya devam etmiştir..
Hani zina yasaktı? / ___Çıkış 20:14
Hani zinanın karşılığı MUTLAK şekilde ÖLÜMDÜ? / ___LEV. 20:11
Hani kimse kimsenin karısına, kızına yan gözle bakmayacaktı? / ___Y. Tekrarı 5:21
Hani nerede adalet nerede ceza? / ___Mez. 9:8
Sonuçta zina yapan kişilerin taşla taşlanıp katledilmesini Tanrı emretmiyor muydu?/ ___Y. Tekrarı 22: 21-23
ama tısssss...
Konu peygamberlerse, onlar her haltı yiyebilirler.
Hristiyanların Tanrıları her zamanki gibi tükürdüğünü yalayıp, yapılan ahlaksızlığa göz yumar, bol keseden adalet mesajları verip işkembeden konuşur. Kendi koyduğu yasaları görmezden gelir, dediğini unutur. Üzerinden binlerce yıl geçer ve bu manasız küflenmiş ve içi boş sözler bize kutsallık adı altında din tüccarları aracılığı ile sevgi pıtırcıkları ambalajıyla pazarlanır. gel de bu saçmalıklara inan. Ne diyordu başlangıç cümlesi? ' İdeal örnek', ' Yüksek ahlak', adalet bilmem ne saçmalığı. Koyun sürüleri, cemaatlerinin karizmatik din önderlerinin peşinden usulca sorgulamadan, düşünmeden gitmektedir. Biraz olsun beynini kullanmamaktadırlar.
Ayete tekrar dönecek olursak;
"İsrail o yörede konakladığı sırada, Ruben gidip babasının cariyesi Bilha'yla yattı ve İsrail bunu duydu." ___Yaratılış 35. 22
Tanrı NE DİYOR ?
"Babasının karısıyla birlikte olan, babasının namusunu lekelemiştir. İkisi de mutlaka öldürülecektir. Kanlarından kendileri sorumludur." ___Lev. 20. 11
Sizin sacma sapan yalanlariniza inanmiyoruz.
Azicik sorgulayin.
Tasidiginiz saksı degil.
ilahimasal
14-11-2017, 22:13
Natan nın bu harika çalışmasına , belirtilen dinin mensupları değilde MÜSLÜMAN bir üye karşı koymuş.
Karşı koyan MÜSLÜMAN diger dinlerin kitapları ve dinlerinin tahrif olduğuna dair ALLAH kelamını ortaya koymadan , kendi şahsi fikrini ortaya koymuş. DİGER KİTAPLAR TAHRİF OLDU diye ADETA NARA ATMIŞ.
DEĞİSTİGİNE DAİR KAYNAK NEREDE EFENİM.
Müslüman cenahın genel yapısı ; işin içinden çıkamayınca kendi yorumlarını ortaya koymaları DIR.
Tabiki , enteresan olan bu müslüman tavrın ciddiye alınır bir tarafı yoktur.
Hem ibrahim bacısı ile evlendiyse evlendi bize ne yahu. Koskoca islam peygamberi GELİNİ zeynep ile evlenmiş ! BİZE NE .
İyi de bu Hristiyan ve Yahudiler için sorun değil ki Kutsal Kitaplar'ında anlatılan her kişinin Müslümanlar gibi hatasız olduğuna inanmıyorlar.
haha1906
04-07-2018, 03:53
haha1906@hotmail.comKonu peygamberlerse, onlar her haltı yiyebilirler.
Sn. Natan,
Sizi 5 gün önce rüyamda gördüm, ulaşamayınca foruma üye oldum. Turandursun sitesini daha önce hiç duymadım. Sizi hiç tanımıyorum. Sizin bana soracağınız sorular kadar benim de size soracaklarım var belki de. Ben rüyamı anlatayım. Forumda nasıl alıntı yapılır, bu mesajdan haberiniz olur mu bilemiyorum.
Daha önceden de ahlaksızlığını bildiğim bir arkadaşım, kız gibi giyinmiş, makyaj yapmış, eşcinselimsi hareketlerle tuhaf şeyler yapıyordu. Sonra onun yanına erkek kardeşi de geldi, o da aynı şekilde tuhaf davranıyordu. Sonrasında birbirlerine yürümeye... başladılar. Abi kardeş daha sonra bir oyuncak kız bebeğinin bir taraflarına oyuncak biberon sokmaya başladılar. Her neyse, çok detaylandırmaya gerek yok.
Bu olay bir apartmanın girişindeydi. Ben ve bir arkadaşım onları eve çıkarmaya çalışıyorduk. Apartmana giren çıkan yaşlı amcalar, teyzeler laf ediyorlar, kızıyorlardı. "Onların durumu da zor" şeklinde bir empati yaptım rüyamda o anda. Nihayet eve çıkarabildik arkadaşları. Yukarıda derin felsefik konular konuşuluyordu. Bir adam orada dedi ki:
"İsrail tarihinde en büyük zulüm ne zaman yapılmıştır biliyor musun?
Kral Hizkiya zamanında yapılmıştır."
ardından yine aynı adam, yani Natan "Sabahattin Ali'nin çok güzel bir lafı vardır:" dediniz. Ve rüya bitti.
Ben sizi tanımazken, Hizkiya adında bir kral olduğunu bile bilmezken, benim rüyama neden geldiniz? Hoşea kitabını da okudunuz. Ahlaksızlık, ensest ya da zinanın Hizkiya döneminde ne anlamı vardı? Konuyla ilgili görüşlerinizi alabilir miyim?