PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Rüyalar ve Esrarengiz olaylar.


LagaLuga
15-03-2006, 13:29
Bugun bir Posta gazetesi aldim , yaninda bir de ''Esrarengiz Olaylar'' adinda bir kitap hediye veriyor.
Kitap da kisilerin ruyalarinda gordukleri olaylarin uyandiklarinda veya bir kac gun sonra gerceklestigi
gizemli hikayeler var. Oyle bir kac hikaye falan da degil , beya da fazla . Kimileri hikayelerinin yayinlanmasini isterken bazi nedenlerden dolayi isminin yazilmasini istememis.

Bu yaziyi buraya aktarmamin nedeni , bu tur olaylarin gecmisten gunumuze beya yaygin olmasidir ,
insan bunlar gercek olabilir mi diye dusunuyor acikcasi cunki hikayelerin genelinde olum , sehitlik vs.
ahlaki konular islendigi icin kimse bu tur konular hakkinda atip tutamayacagini dusunuyorum. İllaki
arada tek tuk yalancilar cikacaktir ama eminim bu kadar da yaygin olacagini sanmiyorum, *ustelik
hikayeler oyle ki , *deyme hikayecilere tas cikarir yani her onune gelen yazamaz gibi geliyor bana.

Hic ruya hakkinda dusundunuz mu ? İnsan neden ruya gorur ? Tek ruya goren canli insanmidir ?
Ruyalarimizda hissettigimiz aci veya zevki sanki gercekte yasamis gibi hissediyoruz bu cok tuhaf
degilmi? Ruyalarimiz da bazen hic aklimizda olmayan , hic dusunmedigimiz sacma seyleri bile
gorebiliyoruz.

Bilimsel olarak her insanin ruya gorebilgi aciklanmis, bazilari ben hic ruya gormem falan diyor bu bir
yalan cunki herkes ruya gorur lakin hatirlayamayabilir. Bize cok uzun gelen ruyalar sadece yedi saniye
surdugunu biliyormuydunuz ?.

Sonuc olarak ben bir '' ateistim '' , lakin cevre ve aile olarak dogustan bir ateist olmadigim icin bu tur
konular da acikcasi sendeliyorum. Buda cok normal cunku '' inanc '' , '' Tanri '' meselesi basit bir sey
degil.

Sizce bu yazdigim olaylar gercek olabilirmi ? vede rüyalar hakkindaki gorusleriniz neler ?

liopleurodon
15-03-2006, 14:36
Hic ruya hakkinda dusundunuz mu ?

Çoook. Ama mevzuyu sorabileceğimiz sağlam arkadaşlar vardı, üst koridorda.. Sık sık bir araya gelir, levrek tutmaya gidip kafa kırardık mevzu hakkında..

İnsan neden ruya gorur ?

Beyin, bir tür bakım faaliyeti yapar, uyku esnasında periyodik olarak bazı durumlara geçer. Bunlardan rüya görülen zamanda, beyin algı merkezi üzerindeki denetimini kaldırır. Serbest kalan algı merkezi, gelmeyen algısal dürtüler yerine kendisi çöp data üretmeye başlar. Yani, eski algıları tamamen karışık ve düzensiz bir şekilde tekrarlar. Asıl beyin bunun farkındadır. İşi bitince, algı merkezinin ürettiği bu bozuk enformasyonu otomatikman siler. Ama eğer bu olmadan uyanırsanız, henüz silme işi tamamlanmamış olur ve gördüğünüz rüyayı hatırlarsınız. Dahası, bir süre sonra gene bunlar silinir. Sadece hatırladığınızı hatırlarsınız. Yani bir ejderha gördünüz, rüyamda 2 başlı pembe bir ejderha var diye uyanınca ejderhanın kendini hatırlarsınız ama bir süre sonra sadece ejderhanın kendinize yaptığınız tarifi hatırlarsınız. Olay algı merkezinin sapıtması olduğu için, varsa ortamdaki sesler, sıcaklık, hareket vs. duyusu rüya olarak göreceklerinizi etkiler. Ayrıca algı merkezinin tek başına boşta kalan yer olmadığı, bu yüzden de rüya esnasında bir takım düşünsel faaliyetlerin görülebilir olduğuna dair bir iddia da vardır. Yani, diyelim, evinizin çöktüğünü gördünüz. Bu farkında olmadığınız ama algınızın görüp kaydettiği temelden gelen titreşimlerin beyninizin istem dışı değerlendirmesi sonucunda oluşabilecek durumu gösterebilir.

Bu olay, şizofreni gibi vakalarda, uyuşturucu kullanımında da ortaya çıkar ve halüsinasyon olarak bilinir.

Tek ruya goren canli insanmidir ?

Hayır. Temelde REM çevrimine giren tüm canlılar rüya görür. Bu çevrim kabaca tam uyku halidir. Mesela, yunusların beyinlerinin yarısı uyur, öbür yarısı çalışmaya devam eder. Ama köpekler tam uyku haline girebilir. Bu yüzden rüya görmeleri beklenir ve gözlemler de buna uygundur. Ama henüz bir köpeğin rüyasını yorumlamasını duymadığımız için kesin böyledir deme şansımız yok. Yani beyinsel ve vücut tepkileri (hareket, göz hareketleri vs.) insanların rüya görmeleri haline uymaktadır, ama hayvanlar konuşmadığı için bu esnada ne olduğunu henüz tam olarak keşfetmiş değiliz.

Ruyalarimizda hissettigimiz aci veya zevki sanki gercekte yasamis gibi hissediyoruz bu cok tuhaf degilmi?

Rüyada acı hissedilmez, zevk ise mutluluk gibi olur ama örneğin baklava yeme zevki, tadı olmaz. Bunun sebebi, bu duyuların algı merkezinde değil, duyu hücrelerinde olmalarıdır.

Ruyalarimiz da bazen hic aklimizda olmayan , hic dusunmedigimiz sacma seyleri bile gorebiliyoruz.

Elbette.. Çünkü, başıboş kalmış bir algı merkezinin hezayanı sadece rüya..

Bilimsel olarak her insanin ruya gorebilgi aciklanmis, bazilari ben hic ruya gormem falan diyor bu bir yalan cunki herkes ruya gorur lakin hatirlayamayabilir.

Elbette, eğer rüya görürken uyanmazsanız (ki aslında bu halde uyanmak bir fizyolojik veya psikolojik sorun alametidir) gördüğünüzü asla hatırlamazsınız.

Bize cok uzun gelen ruyalar sadece yedi saniye surdugunu biliyormuydunuz ?

Yanlış (mış). 7 sn değil, 1-15. dk kadar sürebiliyor. Ama bu şart değil. 1 sn. de olabilir, 120 sn. de. Ve bu her gece periyodik olarak tekrarlanır. Yani gecede 5-6 kez rüya görürsünüz, her hangi biri 1.5 dk'ya kadar filan, herhangi uzunlukta olabilir. 2-3 dk. rüya gören insanlar rapor edilmiş. Bizim alakalı hocalarda atlamış bir adamı getirmişlerdi lab.a.. Oradan biliyorum...


Rüyaların kehanet yönü boştur, laftır. Ama pratikte herkes öyle olduğunu düşünür. Bu hususlarda bir takım teoriler vs. vardır, ama henüz çok hamdırlar. Bekleyelim görelim poitikası gütmek gerekir. Bu işlerle uğraşanlar kaynak bulmada zorlanıyor, bu yüzden uzun zaman alabilir. Ama şunu söyleyeyim, her zamanki altından gene doğal bir sebep çıkacak, hepimizin spirütüel hevesi kursağımızda kalacaktır, sanıyorum...

LagaLuga
15-03-2006, 22:37
liopleurodon , *beni bu konuda bilgilendirdigin icin cok tesekkur ediyorum , lakin ruyada aci cekilmez
demeni tesvip etmedim cunku ben sahsen ruyam da aci cekerken aniden haykirarak ruyamdan
uyandigim olmustur. Ayrica zevk konusunda da insan gercekte aldigi zevki tadabiliyor..

-MEV-
15-03-2006, 22:52
lagaluga arkadasim....benimde ruyalar icin kafama takilan seyler vardi...bu topici actigin icin tesekkur ederim......

benimde ilginc bulduklarim sunlar

1-eger goren GOZ ise....gormedigimiz bir anda;yani goz kapaklarimiz kapali iken,nasil biz gercekten gozlerimizle gorur gibi ruya goruyoruz......gormedigim seye inanmam diye bir laf var......bu biraz celiski oluyor....


2-bazisi 7 saniye bazisi 3 dakika bazisi 5 dakika suruyor bu ruyalarin.....ama gel gor ki ruya 2-3 saatlik bir zaman dilimini kapsiyor....hatta bazen daha fazla....o zaman da sunu soruyorum kendime....ZAMAN NEDIR???.......yada sunu sorayim......

dunya zamani ile 2-3 saat suren bir filmi,yine dunya zamani ile 5 dakikada izlemem mumkunmu....???

pante
16-03-2006, 00:32
Ünlü ruhbilimci Sigmund Freud'un da araştırmalarının büyük bölümünü oluşturan uyku sırasında , kişinin bilinç altında düşüncelerinin , özlemlerinin ya da isteklerinin bir film şeridi gibi göz önünden geçtiği varsayılır. Freud’a göre bilincin gizlediği , tamamen sakladığı bu olgular ortaya çıkabilmek için yol aramaktadırlar. Bunlardan bazıları da rüyalar haline girerek kendilerini göstermektedirler.
Freud , rüyayı çocuksu ve akıldışı arzularımızın bir tatmini olarak görmektedir. Rüyalarımızı oluşturan motifleri akıldışı arzularımız ve düşüncelerimiz olarak yorumlamaktadır. Uykumuzda , gündüzleri varlıklarından haberdar olmadığımız veya olamadığımız dürtülerimiz canlanmaktadırlar. Bilincimiz tarafindan bastırılan ve dışlanan akıldışı nefret , hırs , kıskançlık ve özellikle de çarpık cinsel arzular, rüyalarımızda birdenbire ortaya çıkıverirler.
Freud bu akıldışı arzuları içimizde taşıdığımızı , fakat toplumun etkisi nedeniyle onları bastırmakla kurtulamadığımızı iddia etmektedir. Uyku sırasında bilincimiz tarafından uygulanan kontrol azaldığından , bu arzular canlanırlar ve kendilerini rüyalarımız aracılığı ile belli ederler.

Dinsel yönden açıklamaya göre ise uyku halinde ruh bedenden bağımsız kaldığı *zaman ,beyinde yaşanan olaylara rüya denir.
Ruh rüyada , duyuların hafızada bıraktığı hayallerle uğraşır." Mevlana Celaleddin-i Rumi-nin meşhur Mesnevi'sini şerh eden büyük İslam bilginlerinden Sarı Abdullah ise , rüya hakkında şöyle demektedir : * * * * * *
"İnsanda iki nevi ruh vardır: Biri hayvani ruh , ötekisi de rahmani ruhtur. Hayvani ruh , daima insandan ayrılmaz.
Tuzun eti muhafaza ettiği gibi , insanı kokmadan korur. Rahmani ruh ise , insana uyku halinde alemi melekutu seyrettirir ; ahvali gaybı havassa aksettirir."

Yine bazı bilimcilerin görüşüne göre , rüyalar biyolojik bir bilgi işlem yöntemidir. Gün boyunca her insan başa çıkamayacağı kadar çok sayıda izlenim ve olayla karşılaşır. Belki de rüyalar bu izlenim ve olayları tek tek tarayıp , önemli olanları önemsiz olanlardan ya da unutulması gerekenlerden ayırmanın yoludur.

kavram karmaşık , kavrama ilişkin görüşler daha da karmaşık. Bize göre ise , bizler ne rüyada gördüklerimizi önemsizleştirelim ne de onlara yanlış anlamlar vererek yaşamımızı belirleyelim.

pante
16-03-2006, 01:26
Rüya da zaman yanıltıcıdır.Birkaç saniye içinde , birkaç saat rüya görmüş gibi hissedilir.Bunun sebebi kesin olmamakla birlikte , beynin olayları bir film şeridi gibi hızla akıtmasından ama insanın bunu , olayın her anını birebir yaşıyormuş gibi hissetmesinden kaynaklandığı söylenir.
Bir başka yanıltma , rüyada görülen bir kişinin , sanki önceden tanışılan , aşina bir kişi gibi sergilenmesidir.Ya da bilinç tam yerinde olmadığı için , bir şahsı , bir nesneyi yanlış isimlendirme , yanlış tanımlama yapılabilir ama sanki yaptığınız tanımlama doğruymuş gibi algılanır.Uyanıldığında , hatırlanırsa eğer , o kişiyi tanımadığınızı anlarsınız.Örneğin , rüyanızda "panda" görmüş ve diyelim ki birisi "bu ne" diye sorduğunda , bilincin yetersizliğinden , ama sanki doğru söylüyormuş gibi örneğin "lama" dersiniz ve rüyadayken bu doğru gibi gelir.Uyanınca yanlışlığı anlarsınız.
Kolunuz altta kaldıysa , ayağınız açıkta üşüdüyse , boynunuz tutulduysa rüyada da aynı hissi duyarsınız.
Bir ezan sesi , bir zil sesi , bir hayvan sesi bize benzer rüyalar gördürür.
Akşam seyredilen filmden etkilenerek rüya görürüz , midemiz boşsa leziz yemekli rüyalar görürüz.Sınav zamanları dersler rüyada görülür , hatta İngilizce rüya görebiliriz.Karabasan rüyalar da meşhurdur.Arkadan biri kovalıyormuş gibi korkuyla kaçılan , karanlıkta kaldığınız rüyalar. Caniyi ya da hırsızı görüpte bağırmak istediğiniz ama bağıramadığınız rüyalar , yüksek yerden düşerken veya tam öldürülürken uyandığınız çocukluk rüyaları.
Kimi rüyaların çıktığını duyarız.Örneğin bir yakınınız ölmüştür.Akrabanın biri der ki dün rüyamda görmüştüm.onlarca yakını içinde sadece birinin *rüyasında görmüş olması gayet normal bir olasılıktır.Milyarlarca insan hergün rüya görüyor.Bunlardan bir kısmının ilginç , olağandışı rüya görmesi de olasılıklar içindedir.Ama bazı anlatılanlar da vardır ki açıklama getirmek , izah etmek zordur.Bu kadar da olmaz dedirtir insana..

aldostu
16-03-2006, 01:58
" *Tek ruya gören canli insan mıdır ?

Hayır. Temelde REM çevrimine giren tüm canlılar rüya görür. Bu çevrim kabaca tam uyku halidir. Mesela, yunusların beyinlerinin yarısı uyur, öbür yarısı çalışmaya devam eder. Ama köpekler tam uyku haline girebilir. Bu yüzden rüya görmeleri beklenir ve gözlemler de buna uygundur. Ama henüz bir köpeğin rüyasını yorumlamasını duymadığımız için kesin böyledir deme şansımız yok. Yani beyinsel ve vücut tepkileri (hareket, göz hareketleri vs.) insanların rüya görmeleri haline uymaktadır, ama hayvanlar konuşmadığı için bu esnada ne olduğunu henüz tam olarak keşfetmiş değiliz. "

Sevgili Liopleurodon arkadaşımızla ,

bilimde beraberiz , inançta oldukça farklıyız.
" başlangıçta " farklıyız , ama konu *o değil.

Yukarıdaki alıntı ile ilgili gözlemlerimi aktarayım.
Ben bir hayvanseverim.
Bazı yerde de " Bir çok insandan değerlidirler."de derim.
Çünki ikiyüzlü ve alçak değildirler.

Yılana arkanı dönmezsin,sokmak hilkatinde vardır.
Kurda kuzuyu,kediye ciğeri teslim edemezsin,sonucu hayal kırıklığı olur.

Ama insan(tabii hepsi değil ) hiç bir zaman kurt veya yılan karakterli olduğunu söylemez ama,
kurttan beter parçalar , yılandan beter sokar..

Neyse , konu bu da değildi.

Benim biri das Hund cinsi denilen, kısa bacaklı (otobüs gibi ) uzun,
diğeri Pincher cinsi minyatür *iki köpeğim , bir de yavru halde ,sokakta felçli ayağını görüp,
üzülerek ayağını ameliyat ettirdiğim ve sonuçta üç bacakla
yaşama uyum sağlayabilmiş bir sokak kedim var.

Hayvanı çok sevdiğim için , geceleri kalkar köpeklerimin başına gider,
onları uyku halinde seyreder,severim..

Hayretle gözlediğim ve bu konuyla ilgili olay,
onlarda zannediyorum ruya görüyorlar.
Uyurken ,bazen uyanık gibi hırlayıp,havlıyorlar..
Bazen de korku ile kaçar gibi nefes nefese soluyorlar.

Kesin söylemem tabiiki mümkün değil ama zannederim,
benim köpekler ruya görüyorlar..

Hayvanları çok seviyorum..
Tavsiye ederim,her türlü dini taassuptan kurtulup,hayvan besleyin.

İnsana,sevgi ve sadakatları ile huzur veriyorlar..
Hele hain.cani,hırsız,alçak ve adi insanları gördükçe..
Onları daha çok seviyor ve sayıyorum.

Sevgilerimle..


İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.

pante
17-03-2006, 16:22
"Bu kadar da olmaz" dedirten rüyalardan en bilineni ABD başkanlarından Abraham Lincoln'ün rüyasıdır.
Abraham Lincoln , 1865 yılının 14 Nisan gecesi , gördüğü garip bir rüya ile sıçrayarak uyandı. Rüyanın verdiği sıkıntıdan sırıl sıklam terlemişti. Kalktı çamaşır değiştirdi. Bir süre kitap okudu. Tekrar uzandığında , sanki aynı rüya kendisini yatağın içinde bekliyormuş gibi rahatsızlık duydu. Tekrar uykuya dalabilmesi bir kaç saatini aldı. Sabah olduğunda rüyasını eşine ve yakınlarına anlattı. Hatta o gün kabine toplantısında bile bahsetmek lüzumunu hissetti.

Rüyasında , beyaz sarayın hizmetkarları telaşla koşup geliyorlar ve başkanın öldüğünü kendisine haber veriyorlardı. Abraham Lincoln'ün yakınları bunu hayra yorarak ömrünün uzayacağını söylediler. Aynı günün akşamı Lincoln ve karısı dostlarıyla birlikte tiyatroya gittiler.

Kötü rüya Lincoln'ü manen sarsmıştı. Bir ön seziyle olacak hadiseleri hissediyormuşçasına konuşuyor , yakınlarını teskin edici telkinlerine rağmen ruhunu saran karanlıktan sıyrılamıyordu.

Temsilin heyecanlı bir sahnesinde Lincoln'ün oturduğu loca kapısı , yavaşça aralandı , sahneden akseden ışıkla elindeki tabancası parlayan genç bir adam ; içerdekilerin hareketlerine fırsat vermeden kurşunları boşalttı.

Amerikanın 16.başkanı , beynine dolan kurşunlarla koltuğuna cansız yığılıverdi. Henüz gördüğü rüyanın üzerinden yirmi dört saat bile geçmemişti. Böylece , rüyanın gelecekten haber veren işareti ile bir ülkenin devlet başkanı tarihe karışmış oluyordu.
Bu rüya sonradan uydurma mıydı , milyarlarca insanın rüyası arasında bir başkan için olası bir tesadüf müydü yoksa rüyaların bilinmeyen özellikleri mi var? Bu konuda çok farklı görüş var.Hangisinin doğru olduğunu bilim ortaya çıkarabilir mi o da bilinmez..

aspartam
17-03-2006, 16:49
Bi de Rasputini anlatsana Panteidar.

liopleurodon
17-03-2006, 16:55
Bir başkan, her zaman namlunun ucunda değil midir? Bir başkanın suikast kabusu görmesi gayet doğal bir şeydir. Raslantı ötesi, bu başkan belki o güne kadar belki 100 defa benzer kabuslar görmüştür. Eğer o gün vurulmasaydı, belki 2 ay sonra bir başka kabus görecekti.

Genellikle "çıkan" rüyalar hatırlanır, mevzuya bahis edilir. Çıkmayanlara hiç bakılmaz. Oysa insanın her gün defaten rüya gördüğü ve bir ay içinde yüzlerce rüya görebileceği kesindir. Rüyaların çıkması olayı tesadüften başka bir şey değildir.

Rüyalarda bakacağınız husus, bu adam hangi rüyaları görmüş, hangisi çıkmış şeklinde istatistik sonuç olmalıdır. Buna dair hatırladığım bazı çalışmalarda bir ay içinde çıkan rüyaların binde bir gibi bir oran olduğu görülmektedir. Bu da ancak olasılık uzayının yoğun olduğu rüyalar için geçerlidir. Mesela bir yakının ölümü, sevinçli bir haber gibi çok sık başa gelen/gelebilecek hususlardaki rüyalar için geçerlidir.

liopleurodon
17-03-2006, 17:21
1-eger goren GOZ ise....gormedigimiz bir anda;yani goz kapaklarimiz kapali iken,nasil biz gercekten gozlerimizle gorur gibi ruya goruyoruz......gormedigim seye inanmam diye bir laf var......bu biraz celiski oluyor....

MEV, biraz yanlış bakıyorsun. Birincisi göz görme organı değildir, birebir. Görme işlevi gözle başlar, ama beyindeki bir sürü yapıyla birlikte sürer. Bunlar bir bütündür. Biri eksik olursa tam görme olayı oluşmaz. Ve hatta, kulak, dokunma, koku vs. hepsi görme sistemini etkiler. Yani pis kokulu bir odada bir gölgeyi pislik yığını gibi görebilirsin. Ama "Görmeden inanmak" lafındaki görmek, gözle bildiğimiz ışık algılama olayındaki görmek değil, algılama kavramıdır.

Bir karadeliğin varlığını asla göremezsin. Çünkü ışık ondan kaçamaz. Ondan sana ışık ulaşamayacağı için onu asla göremezsin. Ama, etrafında yarattığı korkunç çekim gücü ile bunun varlığını "görürsün".

2-bazisi 7 saniye bazisi 3 dakika bazisi 5 dakika suruyor bu ruyalarin.....ama gel gor ki ruya 2-3 saatlik bir zaman dilimini kapsiyor....hatta bazen daha fazla....o zaman da sunu soruyorum kendime....ZAMAN NEDIR???.......yada sunu sorayim......

Görme merkezi değil, algı merkezi başta olmak üzere etrafı tanımamızı sağlayan sistemlerin büyük bölümü rüya esnasında denetimsiz kalan. Zaman algımızda bu sistemlerin parçası.

Temel olarak, rüya ile şizofrenin halüsinasyonları arasında pek bir fark yok. Tek önemli fark, şizofrenini bunları uyanıkken görmesi ve bazılarının bunun rüya olduğunu anlayamaması, hepsi bu...

pante
17-03-2006, 23:18
Rasputin'in gizem dolu bir hayat hikayesi var.Efsaneleştirilmiş olayları çok.Rüyasını bilmiyorum.

Grigory Rasputin olarak bilinen “gizemli” papaz , Çarlık dönemi Rusya’nın en ibretlik kişiliklerinden biri. İktidar hırsıyla dolu bu din adamı , 1911 yılında Sibirya’dan , dönemin başkenti St. Petersburg’a gitti. Ve sadece birkaç yıl içinde , vaazlarıyla , büyü , hipnoz ve hasta iyileştirmeleriyle Çarlık Rusyası’nın en etkili kişilerinden biri haline geldi.

St. Petersburg ve diğer şehirlerin sokaklarında , işçi ayaklanmaları giderek artarken , Rus Çarlığı’nın artık “vadesini doldurduğu”na dair pek çok “alamet” de belirmiştir. Yeni Çar 2. Nikola , genç ve deneyimsizdir. 1904’te doğan “tahtın varisi” ise , Çarlık düzenine yeni bir darbe olur : Bebeğin kanı pıhtılaşmıyordu.(Hemofili hastalığı)

Rasputin , bu noktada devreye girer ve bakışları, dokunuşuyla veliaht prensi iyileştiriverir!

Çariçe Alexandra, bu olayın ardından , Rasputin’in , Alexis’i korumak için Tanrı tarafından gönderilmiş bir aziz olduğuna inanır. Ve o andan itibaren Rasputin’i yanından ayırmaz. Üstelik , Rasputin hemen hiç yıkanmayan bir adam olmasına rağmen!

Köylü papazın yükseldiği bu “sağ kol” pozisyonu , elbette , özellikle geleneksel rahip kastını öfkelendirmiştir. Kısa sürede dedikodular ortaya çıkar : Rasputin , Çariçe ve onun dört kızı ile ahlaksız ilişkilere girmektedir! Rasputin ise , bu dedikoduları haklı çıkarmak için elinden geleni yapmakta , içki masalarında “Çariçe ve kızları ile maceralarından” bahsetmektedir.

Gizli polis , bir süre sonra devreye girer ve Rasputin , olanları duyan öfkeli Çar’ın karşısına çıkarılır. Nikola , ona sürgün cezası verir ama Rasputin şehri terk eder etmez , küçük Alexis onulmaz bir kanamaya tutulur!

Rasputin hemen geri çağrılır ve çocuğu kurtarır. Bu andan itibaren , kendisine bağımlı hale gelen Çar ve Çariçe’ye her alanda isteklerini dayatmaya başlar. Dış politikadan ekonomiye kadar birçok alanda , sahip olduğu diğer ilişkilerin de tavsiyeleriyle , adeta ülkeye hükmetmeye başlar.

Kanlı bir iktidarın tepesinde oturan Rasputin’in sonu , tahmin edilebileceği gibi , yine kanlı olur. Yaygın kabul gören senaryoya göre , Çar’ın kuzeni Dimitri Pavloviç ve Prens Yusupov’un başını çektiği bir grup , onu tuzağa düşürür ve 16 Aralık 1916’da öldürürler. Efsaneye göre Rasputin önce zehirlenmiş , o yetmeyince dövülmüş , o da olmayınca vurulmuştur. Bunların hiçbiri çılgın papazı öldürmeye yetmeyince , bir halıya sarılarak Neva Nehri’ne atılmıştır.