Orijinalini görmek için tıklayınız : Tanrının yüzünü gören yaşayabilir mi?
insan_olmak
16-06-2010, 00:45
Tanrının yüzünü gören yaşayabilir mi?
Önümüzdeki zamanlarda ayrıntılı olarak değineceğim''tanrıyı gören var mı yok mu?''konusuna bir giriş yapmak istiyorum.Tanrıyı görmek konusunda ilginç bir çelişkiye kısaca değineceğim.
tanrının yüzünü gören yaşamaz
20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz."(mısırdan çıkış 33:20)
görüldüğü gibi tanrının yüzünü gören kimse yaşamaz diyor.şimdi de isa'nın sözlerine bakalım
Çocuklar tanrının yüzünü herzaman görürler
10-11«Bu küçüklerden bir tekini bile hor görmekten sakının! Size şunu söyleyeyim, onların göklerdeki melekleri, göklerde olan Babamın yüzünü her zaman görürler(Matta 18:10-11)
tanrının tevrataki sözlerine göre çocukların hepsinin ölmesi lazımdır ancak isa bu kuralı unutmuş olacak ki çocuklarının tanrının yüzünü görmelerini yüce bişeymiş gibi inananlara anlatıyor.
Buda bize bir çelişki daha gösteriyor şimdilik söyleyeceklerim bu kadar daha sonra dediğim gibi ''tanrıyı görmek''konusunda ayrıntılı bir konu yazacağım.
saygılarımla
insan_olmak
prometheus4517
16-06-2010, 02:21
demekki çocukken tanrıya karşı bağışıklığımız var. büyüdükçe kafalarımız safsatalarla doluyor ve görünce ölüyoruz. dikkat ederseniz tanrı ve diğer dinsel öğretilerle ilgili en güzel soruları da çocuklar sorar. ne ilginç değil mi?
YOLCULUKLAR
17-06-2010, 09:20
Tek amacın eleştirmiş olmak için eleştirmen.
Ayetlerin başını vermiş olsaydın bu tartışmanın ne kadar manasız olduğunu görecektin.
11. ayette Musa ile Tanrı'nın yüzyüze görüştüğü yazılıdır.
Yani 11. ayette Musa, Tanrı'nın yüzünü görmüştür.
Yani Matta'dan alıntıladığın ayetlerden farklı bir durum söz konusu değildir.
___________
Buna rağmen, hem Matta'dan alıntılamış olduğun ayetlerde, hem de benim vermiş olduğum 11. ayette bir benzetme vardır. Kelimeler sözlük anlamlarıyla kullanılmamıştır.
Yani gerçekte Tanrı'nın yüzünü gören olmamıştır.
insan_olmak
17-06-2010, 11:45
Sayın yolculuklar
“RAB, ‘Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim’ diye karşılık verdi, ‘Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım. Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.’ Sonra, ‘Yakınımda bir yer var’ dedi, ‘Orada, kayanın üzerinde dur. Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim. Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.’” (Mısırdan Çıkış 33:19-23)
peki şunun anlamı ne oluyor sevgili yolculuklar
tanrının bir söylediği bir söylediğini tutmuyor mu?
yüzümü göstermem diyen hatta bunun için sırtımı göreceksin yüzümü görmeyeceksin diye bir uyarı yapan tanrı hemen öncesinde musaya yüzünümü görüyor?yoksa tanrının bir dediği bir dediğini tutmuyor mu?
Sayın yolculuklar neyin benzetmesi 33.bölümde tanrının sırtından bile bahsediyor!budamı benzetme?
apaçık tanrı yüzümü göreni bağışlamam diyor.
birde size üzücü bir haberim var mcdowell sizden farklı düşünüyor sanırım :)
Yine de, Tanrı "görülmüştür." Musa Tanrı'yı görmek istediğinde Tanrı "Hiç kimse Beni görüp yaşayamaz" demiştir. Fakat Tanrı devam etmiştir...Musa'yı bir kayanın tepesine çıkarıp elini onun eli üzerine koymuştur. Bundan sonra O'nun "görkemi" geçmiştir. Tanrı'nın görkemi geçtikten sonra Tanrı şöyle demiştir: "Ve elimi kaldıracağım ve arkamı göreceksin; fakat yüzüm görülmeyecek" (Çıkış 33:23). Musa Tanrı'yı görmüştür fakat sadece gücünün yettiği kadar görebilmiştir.
kaynak (http://www.hristiyan.net/isamesihtanri/bolum5.htm)
Mcdowell'da musa tanrının yüzü gördü demenin çelişkili olacağını anlamış ki hemen ''görüştü ama yüzünü görmedi''ye getirmiş durumu.
Buna rağmen, hem Matta'dan alıntılamış olduğun ayetlerde, hem de benim vermiş olduğum 11. ayette bir benzetme vardır. Kelimeler sözlük anlamlarıyla kullanılmamıştır.
Yani gerçekte Tanrı'nın yüzünü gören olmamıştır.
Açıkçası ben anlamıyorum.Kutsal kitapta neyin benzetme olup olmadığına nasıl karar veriliyor?Çelişkili olunca ikisinden biri benzetme oluyor onu anladım da :) başka nasıl karar veriyorsunuz merak ettim doğrusu.
Tanrıyı gören olmuşmudur konusuna gelince ayrı bir başlık açacaktım ama burda konuşalım
18Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmemiştir. O'nu, Baba'nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul tanıttı(Yuhanna 1:18)
şimdi bu ayete göre tanrıyı gören kimse yok.Ama biliyoruz ki tanrı yakup'a,musa'ya ve halka görünmüştür?
şimdi siz eski ahitteki tanrıyı görme durumuna nasıl bir yorum getiriyorsunuz?benzetme ise anlamı nedir?
bir başka durum ise şudur;
Yakup tanrıyla yüzyüze görüştüm ama canımı bağışladı der.
aynı tanrı ''Çünkü yüzümü gören yaşayamaz'' diyor.
yakupta bu duruma şaşırmış olacak ki yüzyüze görüştüm ama canımı bağışladı diyor.Çünkü kendiside tanrıyla yüzyüze görüştüğünde öleceğini düşünüyordu.ancak tanrı onu bağışladı.
Tanrının fikirlerimi değişiyor ne?Yüzümü göreni bağışlamam diyor ama yakupu bağışlıyor.
şu sözlerde israil'in tanrısını anlatıyor sanırsam
19 Tanrı insan değil ki,
Yalan söylesin;
İnsan soyundan değil ki,
Düşüncesini değiştirsin.
O söyler de yapmaz mı?
Söz verir de yerine getirmez mi?
(çölde sayım 23)
Son olarak l benzetme dediğiniz durumların açıklamalarını yapmanızı rica edeceğim. neyin benzetme olduğunu neyin gerçek olduğunu anlayalım.
Saygılarımla
insan olarak
Tek amacın eleştirmiş olmak için eleştirmen.
Ayetlerin başını vermiş olsaydın bu tartışmanın ne kadar manasız olduğunu görecektin.
11. ayette Musa ile Tanrı'nın yüzyüze görüştüğü yazılıdır.
Yani 11. ayette Musa, Tanrı'nın yüzünü görmüştür.
Yani Matta'dan alıntıladığın ayetlerden farklı bir durum söz konusu değildir.
___________
Buna rağmen, hem Matta'dan alıntılamış olduğun ayetlerde, hem de benim vermiş olduğum 11. ayette bir benzetme vardır. Kelimeler sözlük anlamlarıyla kullanılmamıştır.
Yani gerçekte Tanrı'nın yüzünü gören olmamıştır.
"Yüzünü görme" ifadesi gerçekte yüz yüze görüşme değilse hangi anlamdadır ?
Zamanınız varsa lütfen bu konuda bizi aydınlatır mısınız ?
Harfi anlamda değildir diyorsunuz.. Ama yüz yüze görüştü diyor. Başka bir peygamber (Hezekiel ) Tanrının sade yüzünü değil vucudunu da görmüştür. Hatta elbisesinden, belindeki kuşağından da bahsetmekte açıkça nasıl olduğunu betimlemiştir. Sonra da " şimdi öleceğim çünkü Rabbi gördüm" demiştir.
Fakat İsa İncilde "Tanrıyı hiç bir insanın görmediğini "söylemekle birlikte "Onun sesinin dahi işitilmediğini " söylüyor.
İsa diğer peygamberleri yalancı mı çıkartmaktadır ?
sevgiler
YOLCULUKLAR
18-06-2010, 08:59
insan_olmak bakın en büyük problemlerden birisini yaşıyoruz. Birbirimizi anlamıyoruz. Anlamak istemiyoruz.
Şimdi gelmişsiniz burada mcdowellın cümlesini alıntılıyorsunuz, "sen böyle diyorsun ama bak bakalım mc dowell neler demiş" tarzı muhabbetler çeviriyorsunuz.
Tanrı aşkına mcdowell benden farklı ne demiş?
Zaten bu benim düşüncem değil. Zaten bu mcdowellın da düşüncesi değil. Bu kilisenin düşüncesi. Hristiyanlar kilisenin düşüncesini bilir ve kendi cümleleriyle bu düşünceyi aktarır. Mcdowell kaliteli bir yazardır, iyi bir araştırmacıdır ve onun yorumlarına sıkça başvurulur. Yoksa mcdowell yeni şeyler türetmez. Sanırım hala diğer konuda ki tartışmanın etkisinde kalmışsınız.
Neyse ben cümlelerimi daha anlaşılır bir şekilde kurmaya çalışayım ve umarım ki bu sefer işe yarar.
Bakın iddianı şu: Mattada çocukların Tanrı'nın yüzünü görebileceği; ama Mısırdan Çıkış ta ise Tanrı'nın yüzünü görenlerin öleceği yazdığını, ve bu yazılanların büyük bir çelişki olduğunu söylüyorsunuz.
Bende diyorum ki bu iki ayet arasında bir fark yoktur. Mısırdan Çıkış bölümünde alıntıladığınız yerin 1-2 cümle yukarısınıda alıntılasaydınız (yani 11. ayeti) orada da Musa ile Rab'bin karşılıklı görüştüğünün yazıılmış olduğunu görürdünüz.
Ama dedim ki, hem Matta'da hem de Mısırdan Çıkışta bu "yüzyüze görüşme" olayı bir benzetmedir. Yani görüşme esnasında yüzün görüldüğü yoktur. Evet bir görüşme vardır lakin yüz görülmemiştir.
Sanırım yeteri kadar anlaşılır ve açık olmuştur?
YOLCULUKLAR
18-06-2010, 09:02
"Yüzünü görme" ifadesi gerçekte yüz yüze görüşme değilse hangi anlamdadır ?
Bana Türkçemizdeki "Yüzünü Unuttuk" deyimini, "yüz" ve "unutmak" kelimelerinin sözlük anlamlarına sadık kalarak ve hiç bir yorum getirmeyerek, lütfen açıklamasını yapar mısınız?
sayın yolculuklar
sizin tarzınız ile özellikle müslümanların benzer konulardaki tarzı tamamen aynı.
sebebi de basit.
aynı koşullar tarafından belirleniyorsunuz.
o koşullar nedir:
bir çelişki ortaya çıktığında o çelişkiyi yoksayabilmek istiyorsunuz.
çünkü imanlısınız.
imanınızı kurtarabilmenin yegane yöntemi de bu.
size daha önce bu başlıkta sorulan soruyu sizin şahsınızda tüm inananlara tekrarlıyorum.
bir metin hangi ölçüye göre , kelime anlamında alınıyor.
ya da sembolik anlamda alınıp metafora bağlanıyor.
var mı bir ölçüsü yok.
dindarlar bu numarayı aslında kendilerine yapıyorlar.kendi akıllarını boğmanın bir yöntemi bu.böyle yapmakla dine mesafeli yaklaşanların sorularını cevaplayamıyorlar.sadece kendi akıllarını susturuyorlar.
aklileştirmenin bir kaç biçiminden biri.
çünkü tanrıların veya temsilcilerinin ya da sözlerinin aklileştirilmesi gerekiyor.
çünkü buna ihtiyacları var.
UlulElbab
18-06-2010, 10:07
Sevgili nihilist,
Siz psikolojide ki "mantığa bürünme" dediğimiz savunma yönteminden bahsediyorsunuz.
Gerçekten biran durup düşündüm,tarafsız bir gözle baktım acaba gerçekten öylemi diye.
Ama işin aslı öyle değil...Benzetmeler,Mecaz ve Müteşabih gibi edebi sanatlar
Kutsal metinlerin çok boyutluluk ilkesinden kaynaklanıyor.
İki kişi aynı metni okuyor ve iki farklı anlam çıkarıyor.
Bu onların farklı Bilinç seviyelerinde olmalarından kaynaklanıyor.
Geçmiş deneyimleri,aldıkları eğitim,hayata bakış açıları ve daha birçok etken
onların aynı metinden farklı manalar çıkarmalarına sebep oluyor.
Bu tesadüf değildir.İnsanlar o nedenle bir kez okuyup kenara bırakamıyor.
Çünkü her okuduğunda bir öncekinden daha farklı anlamla çıkarıyor.
Bilinç dinamik bir yapıya sahib...Her AN yeni bir bakış açısı geliştirir.
O nedenle ben yıllardır hiç sıkılmadan Kuran,İncil ve Tevrat okurum.
Tanrının yüzünü görmek insan için bir fanteziden ibaret.
İnsanların çoğu Sakallı heybetli bir Adam hayal ediyor olabilir:)
Hayata bakış açısına göre Sert yüzlü veya Güler yüzlü bir tanrı imajinasyonu söz konusu olabilir.
Aynı kelimeyi doğa olarak değiştirirsek gözünüzde büyük ihtimalle dişil bir varlık canlanabilir.
Oysa insanın bunu öz iradesi ile engellemesi isteniyor.Doğasına aykırı olarak hareket etmesi-kendini aşması isteniyor.İnsan aklı-Bilgisi ile Tanrının şeklinin Bilinemeyeceğini-Hayal dahi edilemeyeceğini anlaması bekleniyor.
Tanrının bir şekle dahi ihtiyacı olmayacağını anlaması...
Onun her zerrede kendinden bir ŞEY barındırdığının Farkına varması isteniyor.
Çok "şey"mi isteniyor?:)
saygılar...
UlUl
sevgili ululelbab
yine aynı şeyi yapıyorsunuz.
kendi bilinç düzeyinizin ihtiyaç duyduğu tanrıyı yaratıyorsunuz.
modifiye edilmiş bir tanrı bu.
incili tevratı kuranı her okuduğunuzda onda yeni bir şey bulmuyorsunuz.
onda olana kendi bilincinizi giydiriyorsunuz.
rasyonalize ediyorsunuz.
köleliği kabul edemez ululelbab.
o nedenle islamın tanrısının köleliğe karşı olduğuna kendini inandırır.
zaten o nedenle diğer dinler ortaya çıkıyor.
tevratı kabul edemeyenler isayı üretiyor.
araplar ise tevratın isayla birazcık yumuşatılmış versiyonu olan islamı üretiyor.
siz de kendiniz için islamın yeniden size uygun biçimini üretiyorsunuz.
tevrat okuduğunuzda ne hissediyorsunuz.
çoluk çocuk hatta hayvanlarına kadar öldürten bir tanrı var orda.
bütün bir kavmin cıvırlarını köle olarak vadeden bir tanrı.
o tanrıyı olduğu gibi kabul edebiliyormusunuz.
yoksa hadislere yaptığınız gibi o tanrının o niteliklerinin tevrata sonradan ilave edildiğini mi düşünüyorsunuz.
eğer ilave edildi ise tevratı ne diye okuyorsunuz.
yok ilave edilmediyse o tanrı ile isanın tanrısı ve muhammedin tanrısı arasındaki farkı ve ortaklığı nasıl izah edeceksiniz.
bu sitede bir yazar arkadaşın verdiği bir anekdota vıurgu yapmak istiyorum.
annesine kurandan örnek verdiğinde annesinin şöyle tepki verdiğini anlatıyor.
''tanrı öyle şey yapmaz.''
yahu tanrı bizi sonsuza kadar cehennemde yakacak.
sırf aklımız onu kabul edemediği için.
tanrı bu.
ama siz de kendi kendinize tanrının böyle bir şey yapmayacağını mı telkin ediyorsunuz.
ya da yapacaksa vardır bir bildiği.
bu adamların kalbi fesat olmasa allahı inkar etmezler diyerek mi aklileştiriyorsunuz.
İçeriğini sanattan alan şiir, resim, fotoğraf gibi şeylerde olduğu gibi içeriğini dinden ve dolayısıyla "sahte/uydurulmuş soyut kavramlardan" alan her şey, zaman/mekan/insan tarafından her defasında değişik algılanmaya mahkumdur. Zira değişime mahkum olmaları dahi onların bir "insan eseri" olduklarının bir göstergesidir. Var edilmiş tanrı değişimi reddeder.
Kısaca, içeriği yüklediğiniz "kap" yanıltıcı ve herhangi bir sanat eserinde olduğu gibi uydurma dünyaları işaret eder. Kutsal metinler, aynı dil ve güya ulvi betimlemeyle ilahi bir dini metin gibi değilde yemek kitabı olarak yazılsaydı bugün hiçbir değeri olmazdı. Zira yazıldığı günden on gün sonra içeriğini yazan kimse dahi hatırlayamazdı.
Siz beyin üretiminizi sanat ya da din gibi geniş kaplarda sunarsanız dahi sanatçı/peygamber/tanrı elçisi olarak adlandırılırsınız. Ama sokaktaki adamın önüne atlayıp bunu yaparsanız meczup olursunuz. Sistem, metot, mecra önemlidir. Bunların hepsini nasıl sunduğunuz, hangisinin ne kadar farkında olduğunuz daha da önemlidir.
saygıyla.
Yüksekte, tahtı andıran nesnede insana benzer biri oturuyordu. Gördüm ki, beli andıran kısmının yukarısı içi ateş dolu maden gibi ışıldıyordu, belden aşağısı ateşe benziyordu ve çevresi göz alıcı bir ışıkla kuşatılmıştı. Görünüşü yağmurlu bir gün bulutların arasında oluşan gökkuşağına benziyordu. Öyleydi çevresini saran parlaklık.
RAB'bin görkemini andıran olayın görünüşü böyleydi. Görünce, yüzüstü yere yığıldım, birinin konuştuğunu duydum. -hezekiel 1.bölüm.
Siz Hezekieli yalancı çıkarıyorsunuz sayın yolculuklar
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek." - Çık.33:23
Baktım, insana benzer birini gördüm: Görünüşü, belinden aşağısı ateşi andırıyor, belinden yukarısı maden gibi ışıldıyordu. -Ezek.8:2
Devamı için ,bakınız Musa'nın Fiziksel Tanrısı (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=18082)
saygılar
insan_olmak
18-06-2010, 13:47
Aaa olur mu simgesel bunlar:) sırtıda simgesel belinden aşağısında simgesel :)
Sayın yolculuklar.
Benim mısırdan çıkıştaki''yüzyüze görüşme''olayını alıntılamamadaki sabep orda yüzünü gördüğünü kesin bir dille söylemez.Ancak matta da çocukların tanrının yüzünü daima gördüğünü söyler bu daha açık olduğu için bunu seçtim.
Aslında sizin ilk mesajınız doldurma mesaj olmuş kısaca şunu diyecektiniz.Simgeseldir
ilk mesajınızda bundan başka bişey söyleiyorsunuz.Ben size ''tanrıyı görme'' ve''yüzyüze görüşme'' vb..ayetlerin simgesel anlamları nedir diye sordum?cevap vermediniz sorumu tekrarlıyorum simgesel ise neyi anlatmaktadırlar.
ilk mesajınızda şöyle demiştiniz.
Yani 11. ayette Musa, Tanrı'nın yüzünü görmüştür.
benim verdiğim alıntıdan sonra şöyle diyorsunuz
Evet bir görüşme vardır lakin yüz görülmemiştir.
:) aslında durum belli ilk başta siz yüzyüze görüşüldü ama bu bir benzetmedir diyordunuz.Sonra mcdowell alıntısını görünce ''tanrıyla görüştü ama yüzünü görmedi''demeye başlıyorsunuz yapmayın lütfen.
şurayıda gözden kaçırmışsınız sanırım;
bir başka durum ise şudur;
Yakup tanrıyla yüzyüze görüştüm ama canımı bağışladı der.
aynı tanrı ''Çünkü yüzümü gören yaşayamaz'' diyor.
yakupta bu duruma şaşırmış olacak ki yüzyüze görüştüm ama canımı bağışladı diyor.Çünkü kendiside tanrıyla yüzyüze görüştüğünde öleceğini düşünüyordu.ancak tanrı onu bağışladı.
Tanrının fikirlerimi değişiyor ne?Yüzümü göreni bağışlamam diyor ama yakupu bağışlıyor.
şu sözlerde israil'in tanrısını anlatıyor sanırsam
19 Tanrı insan değil ki,
Yalan söylesin;
İnsan soyundan değil ki,
Düşüncesini değiştirsin.
O söyler de yapmaz mı?
Söz verir de yerine getirmez mi?
(çölde sayım 23)
Saygılar
YOLCULUKLAR
18-06-2010, 22:33
yahu tanrı bizi sonsuza kadar cehennemde yakacak.
sırf aklımız onu kabul edemediği için.
tanrı bu.
Size çok dostane bir şey söyleyebilir miyim?
Tanrı'yı, yukarıdaki cümlelerinizdeki gibi, gördüğünüzden dolayı Tanrı'ya inanmıyorsunuz.
Diğer dinlerde iş nasıl yürür bunu bilmiyorum ama Hristiyanlıkta bu mantık yoktur.
Hrisiyan inancında, Hristiyan olmasanız dahi, İsa'ya inanmasanız dahi kurtulabilirsiniz. Pavlus'un bu konudaki sözleri çok ama çok açıktır.
YOLCULUKLAR
18-06-2010, 22:37
Siz Hezekieli yalancı çıkarıyorsunuz sayın yolculuklar
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek." - Çık.33:23
Baktım, insana benzer birini gördüm: Görünüşü, belinden aşağısı ateşi andırıyor, belinden yukarısı maden gibi ışıldıyordu. -Ezek.8:2
Devamı için ,bakınız Musa'nın Fiziksel Tanrısı (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=18082)
saygılar
Natan mesajımı kafamın yorguluğuna ve karışıklığına ver ama ben yazdıklarından inan ki hiç bir şey anlamadım.
Lütfen benim anlayabileceğim tarzda biraz daha anlaşılır yazabilir misin?
Şimdi benim söylediğim şudur: Tanrı ve Musa görüşmüşlerdir ama bu görüşme esnasında Musa Tanrı'nın yüzünü görmemiştir.
Şimdi sen burada neye itiraz ediyorsun?
Daha doğrusu dediklerim Hezekiel'in durumunun neresine ters geliyor da ben Hezekiel'i yalancı çıkartmış oluyorum?
insan_olmak
18-06-2010, 22:45
Hrisiyan inancında, Hristiyan olmasanız dahi, İsa'ya inanmasanız dahi kurtulabilirsiniz. Pavlus'un bu konudaki sözleri çok ama çok açıktır.
çok iddalı bir söylem.
"Yol, gerçek ve yaşam ben'im" dedi. "Benim aracılığım olmadan Baba'ya kimse gelemez"(Yuhanna 14:6)
Rab İsa’ya sevgisi için teşekkür ederek O’nun ardından gidin. Çünkü “Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiç bir ad yoktur” ( Elçilerin İşleri 4:12)
Saygılarımla
YOLCULUKLAR
18-06-2010, 22:46
Aaa olur mu simgesel bunlar:)
on bin defa yazdık ama anlatamadık arkadaş.
işte bazı şeyler olmayınca olmuyor.
ben burada on bin + bir defa daha yazsam yine olmayacak.
Önceki mesajlarımda da dedim.
Mesela İncil'de çok net ve kesin ayetler vardır. Misal: "Zina yapmayacaksın".
Bununla birlikte simgesel ve dolaylı anlatımlarda vardır. Misal, İsa Tanrı'nın egemenliği kavramını sayfalar dolusu benzetmelerle, simgelerle anlatmıştır.
Diğer bir misal, vahiy kitabı baştan sona simgedir.
Bu simgeler daha uzar gider...
Yani şimdi nasıl oluyorda bu simgesel anlatımları garipsiyor ve alaya alıyorsunuz?
Siz ki yıllarca kiliseye katılmışsınız... Siz ki bu yılların verdiği yaşanmışlıkla İncil'e bi hayli hakimsiniz...
Hani kiliseye ve İncil'e yabancı bir kişi garipsese bu simgesel anlatımları... Olayın mantığını bilmediğinden dolayı bu kişiyi garipsemeyecem ama...
İşlerin yoğunluğu sebebiyle elinden geldiği kadar katılmaya çalışıyorsun. Takdir ediyorum seni. Teşekkür ederim duyarlılığın için .
Tanrı (gerçek anlamıyla) görülebilir mi ? Görülemez mi ?
Tanrı'nın görüldüğü K.Kda yazılıdır. Hem de harfi anlamda düşünmemizi sağlayan ayetler vardır. Ne dersin buna :)
sevgiler saygılar
insan_olmak
18-06-2010, 22:48
bende on bindefa soruyorum benzetme dediğiniz şeylerin neyin benzetmesi olduğunu açıklayınız
saygılar
YOLCULUKLAR
18-06-2010, 23:51
çok iddalı bir söylem.
"Yol, gerçek ve yaşam ben'im" dedi. "Benim aracılığım olmadan Baba'ya kimse gelemez"(Yuhanna 14:6)
Rab İsa’ya sevgisi için teşekkür ederek O’nun ardından gidin. Çünkü “Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiç bir ad yoktur” ( Elçilerin İşleri 4:12)
Saygılarımla
söylemim iddialı falan değildir.
Dediklerimi İncil yazar.
"Tanrı katında doğru kişiler ruhsal yasanın duyucuları değildir. Tersine, doğrulukla donatılanlar ruhsal yasanın uygulayıcılarıdır. Çünkü ruhsal yasaya sahip olmayan uluslar, ruhsal yasaya ilişkin gerekleri kendiliklerinden uyguladıklarında, RUHSAL YASAYA SAHİP OLMAMALARINA KARŞIN, kendi kendilerine yasa görevi görürler. BU İNSANLAR TUTUMLARIYLA, RUHSAL YASANIN BUYRUKLARININ YÜREKLERİNDE YAZILI OLDUĞUNU GÖSTERİRLER. VİCDANLARI ONLARLA BİRLİKTE TANIKLIK EDER."
O sizin bahsetmiş olduğunuz olması gerekendir. Normal şartlardır.
Ama eğer bir insan İsa'yı tanımıyorsa yahut yanlış tanıyorsa, dolayısıyla İsa'ya iman etmiyorsa o zaman o kişinin yüreğine, vicdanına bakılacaktır.
Ama sizin kafanızda yarattığınız kötü Tanrı imajına bunlar uymadığı için ben iddialı cümleler kurmuş oluyorum. Lakin, bunlar benim değil, İncil'in cümleleridir.
YOLCULUKLAR
18-06-2010, 23:54
bende on bindefa soruyorum benzetme dediğiniz şeylerin neyin benzetmesi olduğunu açıklayınız
saygılar
Şimdi bu ne ya? :)
Nasıl neyin benzetmesi?
Şimdi siz "Ben Hakan ile bu gün yüzleştim".
BUradaki yüzleşme neyin benzetmesidir? Şunun bana bir tanımını yapar mısınız? Bunu yapın, bende cümlelerinizden yola çıkarak ben de sorunuza cevap verecem. Tam anlamadım çünkü ne demek istedinizi
Şahsen ,İfadelerin sembolik olduğunu düşünmüyorum.
Musa'nın Fiziksel Tanrısı (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=18082)
saygılarımla
Size çok dostane bir şey söyleyebilir miyim?
Tanrı'yı, yukarıdaki cümlelerinizdeki gibi, gördüğünüzden dolayı Tanrı'ya inanmıyorsunuz.
Diğer dinlerde iş nasıl yürür bunu bilmiyorum ama Hristiyanlıkta bu mantık yoktur.
Hrisiyan inancında, Hristiyan olmasanız dahi, İsa'ya inanmasanız dahi kurtulabilirsiniz. Pavlus'un bu konudaki sözleri çok ama çok açıktır.
dostane olduğundan şüphem yok.
ancak çok eksik bir tespit.
sonuçlar tekil sebeplerden çok , bir çok sebepe dayalıdır.
tanrıya inanmamamın sebebi bu değil.
bu sadece eleştiri biçimi.
tanrıya inanmamamın asıl sebebi onun tamamen insan ihtiyaçlarının sonucunda insan tarafından üretilmiş bir mamülden ibaret olduğunu kesin olarak tespit etmiş olmamdır.
Hristiyan olmasanız dahi,
İsa'ya inanmasanız dahi kurtulabilirsiniz - Yolculuklar
İsa tam tersini söylüyor ;
Oğul'a iman edenin ,sonsuz yaşamı vardır. Ama Oğul'un sözünü dinlemeyen yaşamı görmeyecektir. Tanrı'nın gazabı böylesinin üzerinde kalır.” (John 5:24 (http://www.christiananswers.net/bible/john5.html#24)).
Ayrıca Yuhana daha net yazmış ;
"Kendisinde Tanrı Oğlu bulunanda yaşam vardır, kendisinde Tanrı Oğlu bulunmayanda yaşam yoktur." (1 Yuhanna 5:11-13 (http://www.christiananswers.net/bible/1john5.html#11)).
Pavlus eğer sizin dediğiniz gibi bir açıklama yapıyorsa İsa'ya ve diğer havarilere ters düşüyor demektir.
saygılarımla