PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Aşk Nedir?


Yergin
30-06-2010, 17:26
Merhabalar,

Öncelikle ateist arkadaşlara sormak istiyorum. Tabi ki isteyen herkes de cevap verebilir?

Bir ateist için aşk nedir? Nasıl tanımlar?

Yergin
30-06-2010, 18:38
Kimse paylaşmak istemiyor mu duygularını? Bilimsel açıklamada yapabilirsiniz ;)

ulpian
30-06-2010, 19:56
Kimse paylaşmak istemiyor mu duygularını? Bilimsel açıklamada yapabilirsiniz ;)

sevgili Yergin,

'bir ateist için' aşk nedir sorusu, hem biraz tuhaf hem de 'sinsice' (tatlı bir anlamda diyorum, kızmayın :) ) bir tartışma niyeti çağrışımı olduğu için kimse cevap vermemiş olabilir.

Aşktan kastınız, bizlere sorduğunuza göre, insanlar arası aşk olsa gerek.

Bu anlamda 'aşk' fiilen (yani pratikte, hayatta) bir müslüman için ne ise bir ateist için de odur. Ama teoride bu aşırı yoğun duygular bütününü farklı yorumluyor ve okuyoruzdur muhtemelen.

Hani şöyle bir örnek verilebilir belki:
Ali, acıkma hissini Allah'ın insanlara nimetlerin kıymetini bilmeleri, şükretmeleri, ayrıca insanın acziyetini ve yetersizliğini idrak etmeleri için bahşetmiş olduğu bir his olarak yorumluyor.

Veli, acıkma hissinin beden fonksiyonlarına dayandığını, evrimsel oluşumunu vs. açıklıyor, ve bundan öte hiçbir 'doğaüstü', 'mistik', 'efanevi' anlam yüklemiyor.

Ama neticede Ali de acıkıyor, Veli de...

Aşk dediğimiz şey de, (acıkma duygusundan) çok daha kompleks, ayrıca çok daha farklı çeşitli olsa da, neticede tamamen beden ve beyin fonksiyonlarına dayanan bir olgu. Natüralist bir insan için, bundan öte herhangi bir doğaüstü bir anlam ve açısı yok. Ama tabii ki natüralistler de aşık olabilir... :)

saygılarımla

Natan
30-06-2010, 20:07
Sevgi ve aşk kavramlarının farklı düzlemde yer aldıkları söylenir. Ne kadar doğru bilemiyorum ama sanırım teist için neyse, ateist için de öyle olmalı :)

Aşk , Dünya görüşü olarak Ateizm yada teizm vs ile ilgili bir şey değil, kişisel algıyla ilgilidir. Nesnelere yada organizmaya yöneik duygular..

Benim kişisel yaklaşımım aşkın mantıksız bir duygu olduğu üzerine. Pek çok şeyi seviyorum ama aşk, sevgiden çok, bir saplantı gibime geliyor. Yanlış mı düşünüyorum acaba ,affedin.

Yergin
30-06-2010, 20:17
Sevgili ulpian,

Beni tanıdığınızı düşünerek "sinsice" bir şeyler düşünmediğimi bilmenizi isterim.

Ben sadece herkesin verebileceği bir cevap olduğunu düşündüğüm için sormak istedim. Öncelikle ateist arkadaşlara sormak istiyorum dememde ki anlam ise, hani bazılarınız diyor ya, kalp sadece kan pompalamaya yarar diye, o yüzden :)

Ben "Aşk nedir?" diye sorar iken sadece insanlar arasındaki aşk ile sınırlandırmadan sormak istedim aslında.

Madem cevap yazdınız o zaman birer sorum var ikinizi de.

Sevgili ulpian,

Aşk neden acıkma duygusundan çok daha komplekstir?

Sayın Natan,

Aşkın neden mantıksız bir duygu olduğunu düşünüyorsunuz?

Saygılar

KızıL
30-06-2010, 20:27
sevgili yergin ateist olmak insani duyguları değiştirmez aşk duygumuz hem insani açıdan ortaktır hemde kişisel olarak farklılıklar göstermektedir..
herkesin duygularında öznellik hakimdir aşk nedir diye başlarsak çokça şey yazabiliriz ama ben kısaca herkesin tatması gereken bir duygu derim yaşayacağınız mutluluklar size hayatın güzel yönünü gösterir ve çekeceğiniz acılarda bu mutlulukların birde acısı olduğunu...

Natan
30-06-2010, 20:32
Mantık doğru düşünme sanatıdır. Aşk doğru düşünmeyi engelleyen bir faktördür .O yüzden öyle söyledim yergin dostum. Halk arasında denildiği gibi "Aşkın gözü kördür".

Ayrıca aşk ,sevgi,nefret vb duyguların yada düşüncelerin kaynağı elbetteki Beyindir, kalple ilgisi nedir bu olayın ? Hep derler "Kalbin mühürlenmiş", "kalbimde saklı" ,"kalbimdeki kişi" gibi. Halbuki duygu ve düşünceler bir türevdir. Düşünme organı olan Beyne bağlıdır. Eskiler neden kalbi ön plana çıkarmış dersiniz ? :p

saygılar

Yergin
30-06-2010, 20:35
sevgili yergin ateist olmak insani duyguları değiştirmez aşk duygumuz hem insani açıdan ortaktır hemde kişisel olarak farklılıklar göstermektedir..
herkesin duygularında öznellik hakimdir aşk nedir diye başlarsak çokça şey yazabiliriz ama ben kısaca herkesin tatması gereken bir duygu derim yaşayacağınız mutluluklar size hayatın güzel yönünü gösterir ve çekeceğiniz acılarda bu mutlulukların birde acısı olduğunu...

Sayın kızıl, sizi es geçmiyim size de sorayım birşeyler.

Neden genelde insanlar, aşk nedir diye başlarsak çokça şey yazabiliriz ama kısaca şöyle söyleyim der? Bunun altında yatan sebepler nedir?

Ve sizce yaşanılan her aşkta hem mutluluk hem de acı var mıdır? Yaşadığınız aşkta, mutluluğu yaşamadan acıyı öğrenebilir misiniz yada acı çekmeden mutluluğun tarifini yapabilir misiniz? Yani kısaca, yaşanılan aşkta bize mutluluk mu acıyı öğretir yoksa çekilen acı mı mutluluğu?

Saygılar

Yergin
30-06-2010, 20:51
Mantık doğru düşünme sanatıdır. Aşk doğru düşünmeyi engelleyen bir faktördür .O yüzden öyle söyledim yergin dostum. Halk arasında denildiği gibi "Aşkın gözü kördür".

Ayrıca aşk ,sevgi,nefret vb duyguların yada düşüncelerin kaynağı elbetteki Beyindir, kalple ilgisi nedir bu olayın ? Hep derler "Kalbin mühürlenmiş", "kalbimde saklı" ,"kalbimdeki kişi" gibi. Halbuki duygu ve düşünceler bir türevdir. Düşünme organı olan Beyne bağlıdır. Eskiler neden kalbi ön plana çıkarmış dersiniz ? :p

saygılar

Sayın Natan,

Şöyle bir mantık yürütsem peki, aşık olmadan evlenmek olmaz. Önce aşık olacaksınız sonra evleneceksiniz desem ve sizde buna katılıyor olsanız bunun neresinde mantık aramalıyız veya arayabiliriz?

Kalp ve beyin konusuna gelince, elbette ki vücuttaki bir çok unsur belkide her unsur beyne bağlıdır. Kalpte bunlardan birisidir belki ama burada kalbi hiçe saymak, yok saymak sizce haksızlık olur mu? Yada madem her düşüncenin kaynağı beyin, neden insanlara kalbinin sesini değil mantığını dinle derler? Yani madem bu söylenen gerçek doğru olan ise neden insanlar bunu farklı bir yolmuş gibi bize sunarlar?

Duygu ve düşünceler birer türevdir sözünüze karşın şunu söylesem, bu bulunduğumuz ortam yani forum yani internet kodlardan oluşuyor aslında, piksellerden oluşuyor peki biz bunların arasına nasıl düşüncelerimizi aktarabiliyoruz? Ben mesela bu düşünceler için, burada paylaştığımız düşünceler birer kodların türevi desem? Ne dersiniz?

Saygılar

yucemanitu
30-06-2010, 21:37
Aşk sevilen nesnenin aşırı yüceltilmesidir. Mesela aşık olunan bir insansa onun kusurlarını görmez olursunuz dünyadaki en harika şey odur. Bu açıdan biraz tuhaftır saplantı gibidir. Aşık olmadım mı oldum ola dabilirim. Ama bu aşkın saplantı olduğunu değiştirmiyor. Bu arada aşk kalple değil beyinle ilgilidir.

Nova
30-06-2010, 21:50
Seversin, kavuşamazsın, aşk olur..

anonim.

evrensel-insan
01-07-2010, 00:20
Saygideger arkadaslar;

Her soyut kavram gibi; askin da bilinen, evrensel onay almis bir tanimi yoktur.

Bence, ask; bir tutkudur. Eger bu tutku kisinin kendi turu bunyesinde ise, o zaman bu tutkunun cinsel arzuya ve birliktelik istemine donusmesi kacinilmazdir.

Bunun disinda, kisi yasaminin coguna bir tutku bagimliligi olarak harcayabilir. Bu doga olur, cicek olur, kitap olur, cesitli hayvanlar olur v.s.

Son olarak ta, platonik (tek tarafli/karsiliksiz) asklar vardir. Bu da kisinin, her hangibir konuda kitlesellesmis, toplumsallasmis, taninmis bir karaktere duydugu tutkudur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Nova
01-07-2010, 01:11
Aşk.. feniletilamin dir.

Bakınız. (http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/mk/af/ask.htm)

Bundan ziyade ona yüklenen anlamdır.

Ovidius
01-07-2010, 12:03
Aşk dendimi aklıma hep, ''tek'' kişi geliyor.Aşkı bir kişi yaşar.

Kavuşmanın imkansız olması durumuna çok şiddetli aşk,zorda olsa olma ihtimali varsa sadece aşk diyebiliriz.

Mesela zavallı Platon bir kız öğrencisine aşık olur.
Tabiki kavuşmaları imkansızdır.(Platonik aşk diye boşa dememişler)

Toplum tarafındanda kabullenilmesi mümkün olmayan birine tutulmakta şiddetli aşktır.
Yani ne kadar yasak,ne kadar kabul görme ihtimali düşük ve ne kadar riskliyse o kadar büyüktür aşk.

Aşk kavuşamamaktır,

birde bunun kimseyle paylaşılamayanı olursa, vay aşığın haline.

Son olarak aşk,sahip olabilme duygusunun en uçlarda olması diyebilirim.

Şimdi, ''asıl aşık Mecnundur,Leyla nın ki ait olmadır''desem...

faydasızım
18-08-2010, 18:20
en tatlı eziyet ...

deran
15-10-2010, 10:27
Aşk.. feniletilamin dir.

Bakınız. (http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/mk/af/ask.htm)

Bundan ziyade ona yüklenen anlamdır.

Sayın Nova,

Sabah sabah aşkın kimyasını öğrendim teşekkürler...

Ayrıca aşkın yararlarıda şunlarmış...


Aşkın fiziksel faydaları

1.Kan akımının düzenlenmesi
Dopamin ve norepinefrin kan akımını artırır.

2.İştah azalması
Tokluk merkezinin uyarılmasıyla açlık hissi kaybolur

3.Kalp ritminin hızlanması
Noradrenalin kalp atım hızını artırır.

4.Yağ yakımı
Stres hormonları olarak bilinen noradrenalin yağ yıkımını sağlar.

5.Metabolizmanın hızlanması
Kilo kontrolü ve zayıflık sağlar

6.Hafıza ve becerilerin artması
Artan kan beyin kan akımı hafıza ve becerilerin artmasını sağlar.

7.Ağrıyı daha az hissetme
Güçlü vücut içi morfin olan endorfinler hem ağrı algısını azaltır hem de mutluluk sağlar.

8.Bağışıklık sisteminin güçlenmesi
Endorfin ve serotonin yüksekliği bağışıklık sistemini güçlendirir.

9.Cilt sağlığının artması
Kan akımı değişiklikleri ve seks hormonlarının artması ciltte duruluk ve canlılık sağlar.

10.Östrojen ve testosteron artması
Üreme isteğini artırır.

Aşkın psikolojik faydaları

1.Motivasyonun artması
Kendine güvenen ve enerjik bir bünye, konsantrasyon yoğunluğunu sağlar.

2.Antidepresan etkiler
Kullanılan antidepresanlar serotonin ve noradrenalin türevi maddeler içerir.

3.Özgüven ve başarı
Mesleksel başarılara imza atılır.

4.Dışa dönük, sosyal kişilik yapısı
Mutlu ve sosyal bir kişilik yapısı sağlar.

milomanara
15-10-2010, 10:43
Allah'ın belası bir duygudur. Kendine güvenin, o çok sevdiğin rasyonelliğin uçar gider. Felç olursun. Varsa yoksa "o"dur her şey. Yardan haber gelecek diye aptal aptal telefona bakmaktan, hiç bir şey yapamazsın. Lanet olsun böyle evrime. Bir cıma için bu kadar eziyet edilmez ki canım!

Lynx
15-10-2010, 12:55
Tam girmeden bende allahin belasi bir duygu yazayim diye icimden gecirdim ama benim gibi iclerinden gecirenlerde cok varmis demek :D

Yahu arkadas 3 SENEDIR IS aramaz oldum ! ANORMAL bir durum oldugunun farkindayim cogu zaman kendimi azarliyorum gidip calisacaksin diyorum ama bu allahin belasi beni mahvetti !

Tanriiiiiiiiiiiiiiiiimmmmmmmmmmmmmmmmmmmm cehennem bu olsa gerek !

Yada evrimde o ciftlesmis ilk hücrelerin ben taaaa :D :D

errata
15-10-2010, 13:38
Konuyu açan Yergin arkadaşın kalbi ön plana çıkarmasına gerçekten bir anlam veremedim. Ki dinsizliğimin temelinde gerçekten koyu ve kasvetli bir aşk macerası olmasına rağmen. Acaba aşık olunan X kişi, görüldüğünde ya da hissedildiğinde kalbin hızlı çarpması mı Yergin arkadaşı böyle düşündürdü? Lakin bu şey, yukarıda bahsedildiği gibi bir takım anlık hormonal patlamaların neticesi hızlı kalp atışıdır. Aynen korktuğumuzda olduğu gibi.

zzzT... Yoksa o her zamanki metafizik inançlar aşk için "kalpli, pembeli, valentinli" güzel masallar mı uydurmuş? Belki kapitalistler sevgililer gününde bir şeyler satabilmek için bütün bu ıvır zıvırı uydurmuş olabilir.

oguzay
15-10-2010, 17:52
Ask iki tarafliysa güzeldir. Tek tarafliysa yandiginin resmidir.

deran
18-10-2010, 14:10
Allah'ın belası bir duygudur. Kendine güvenin, o çok sevdiğin rasyonelliğin uçar gider. Felç olursun. Varsa yoksa "o"dur her şey. Yardan haber gelecek diye aptal aptal telefona bakmaktan, hiç bir şey yapamazsın. Lanet olsun böyle evrime. Bir cıma için bu kadar eziyet edilmez ki canım!


Sayın milomanara, bir fıkrayla cevap versem ama sakın üstünüze alınmayın nede olsa fıkra:sad:

Erkek:
-Tanrım, Kadınları niye bu kadar güzel yarattın?
Tanrı cevaplamış:
-'Aşık olasınız 'diye...
Erkek:
-Peki niye bazen aptal oluyorlar?
Tanrı:
-Onlar da size aşık olabilsinler diye....

VraeL
18-10-2010, 23:40
Sayın milomanara, bir fıkrayla cevap versem ama sakın üstünüze alınmayın nede olsa fıkra:sad:

Erkek:
-Tanrım, Kadınları niye bu kadar güzel yarattın?
Tanrı cevaplamış:
-'Aşık olasınız 'diye...
Erkek:
-Peki niye bazen aptal oluyorlar?
Tanrı:
-Onlar da size aşık olabilsinler diye....

Yüksek zekâ'nın algılayamacağı kadar sadeyiz, ondandır deran hanım (. .P
sevgiler

milomanara
19-10-2010, 08:57
Sayın milomanara, bir fıkrayla cevap versem ama sakın üstünüze alınmayın nede olsa fıkra:sad:

Erkek:
-Tanrım, Kadınları niye bu kadar güzel yarattın?
Tanrı cevaplamış:
-'Aşık olasınız 'diye...
Erkek:
-Peki niye bazen aptal oluyorlar?
Tanrı:
-Onlar da size aşık olabilsinler diye....

Sayın deran, bence fıkrada erkekler açısından alınacak bir şey yok :D

faydasızım
19-10-2010, 18:50
haz veren bir saplantı halidir..
..odaklanmadır ....
arzuladıgın davranışları istedigin kılıflara uydurmaktır...
v.s v.s...

uyar
19-10-2010, 22:07
fazla oksitosin (http://en.wikipedia.org/wiki/Oxytocin) olmasın :D

Natan
19-10-2010, 23:29
'Uyar'dığınız için teşekkürler dostum ama nasıl bir linkti o öyle :D

Bunun dışında aklıma Yılmaz Erdoğan'ın seslendirdiği etme şiiri geldi.

earthling
19-10-2010, 23:47
ask'in ne olduguna karar verdiyseniz, ilaci var mi bu konuyu ele alirsaniz ne iyi olurdu ama yok degil mi? var mi? eternal sunshine of the spotless mind'daki gibi olsaydi mesela.

laf dinletemiyorsun kendine, nedir bu virus gibi. mantiksizliklar.. benim ne isim olur onunla. neyine vuruldun ki, normal bir kafayla baksan siradan seyler, ama ask olunca en dandirik seyler bile oyle ozel gelmeye basliyor ki. bunu ve her seyi bildigin halde kafani degistiremiyorsun. hastalik gibi. kilo verdirdigi cok dogru. icelim.........

deran
19-10-2010, 23:51
ask'in ne olduguna karar verdiyseniz, ilaci var mi bu konuyu ele alirsaniz ne iyi olurdu ama yok degil mi? var mi? eternal sunshine of the spotless mind'daki gibi olsaydi mesela.

laf dinletemiyorsun kendine, nedir bu virus gibi. mantiksizliklar.. benim ne isim olur onunla. neyine vuruldun ki, normal bir kafayla baksan siradan seyler, ama ask olunca en dandirik seyler bile oyle ozel gelmeye basliyor ki. bunu ve her seyi bildigin halde kafani degistiremiyorsun. hastalik gibi. kilo verdirdigi cok dogru. icelim.........

Kelin ilacı olsa...:noidea:

errata
20-10-2010, 00:03
En kesin ilacı zamandır, lakin o da çok acı bir şurup gibidir. İstediğini elde edememeyle noktalanmış bir aşk hikayesinde genelde o istenilenlerin yerini hiç bir şey, hiç kimse tam olarak dolduramaz. Zira her birey kendi aşk ikonalarıyla donatılmıştır. Ve bu benzersizlikleri karşısındakine açar. Birinde bulduğunuz duygusal bağı diğerinde daha farklı ve daha yoğun olarak bulabilirsiniz.

Aşık iken edinilen en kötü huy saplanıp kalmak ve "*" elde edememenin suçunu kendine yüklemektir. Gerek yok. Karşınızdaki genelde sizden daha günahsız değildir. Hatta siz sütten çıkmış ak kaşık bile olabilirsiniz, ama karşınızdaki bunun tam tersiymiş gibi davranabilir.

Mümkünse genç yaşta aşık olup olgun yaşlarda ilişkiyi sürdürebilecek yeteneklere ve tecrübeye kavuşmak en idealidir.

Birde gerçek aşk diye bir şey yoktur. İyi insanların birbirini güzel güzel saygı, sevgi içerisinde idare etmesi ve uyumlu cinsel doyum vardır.

Corpse Bride
20-10-2010, 15:36
insanın insana duyumsadığı aşk sanırım içtenlikle sevmektir tıpkı linkteki gibi

http://www.facebook.com/video/video.php?v=388233839547

bu muhteşem filmin tamamı için
http://www.durmaizle.net/yukari-bak-up-turkce-dublaj-izle.html


not: ayem sori, burada -şurada - tamamı- gibi yazı vererek link uygulamayı yapamadım. hemde bu çağdaa kendime teessüf ediyorum.

deran
20-10-2010, 17:03
insanın insana duyumsadığı aşk sanırım içtenlikle sevmektir tıpkı linkteki gibi

http://www.facebook.com/video/video.php?v=388233839547

bu muhteşem filmin tamamı için
http://www.durmaizle.net/yukari-bak-up-turkce-dublaj-izle.html


not: ayem sori, burada -şurada - tamamı- gibi yazı vererek link uygulamayı yapamadım. hemde bu çağdaa kendime teessüf ediyorum.


Sayın rakıbalık, film gerçekten çok güzel çok teşekkürler...

paslıçivi
22-10-2010, 07:42
http://www.dailymotion.com/video/xb5436_ebru-gundey-kacak_music

earthling
25-10-2010, 21:56
En kesin ilacı zamandır, lakin o da çok acı bir şurup gibidir. İstediğini elde edememeyle noktalanmış bir aşk hikayesinde genelde o istenilenlerin yerini hiç bir şey, hiç kimse tam olarak dolduramaz. Zira her birey kendi aşk ikonalarıyla donatılmıştır. Ve bu benzersizlikleri karşısındakine açar. Birinde bulduğunuz duygusal bağı diğerinde daha farklı ve daha yoğun olarak bulabilirsiniz.

Aşık iken edinilen en kötü huy saplanıp kalmak ve "*" elde edememenin suçunu kendine yüklemektir. Gerek yok. Karşınızdaki genelde sizden daha günahsız değildir. Hatta siz sütten çıkmış ak kaşık bile olabilirsiniz, ama karşınızdaki bunun tam tersiymiş gibi davranabilir.

Mümkünse genç yaşta aşık olup olgun yaşlarda ilişkiyi sürdürebilecek yeteneklere ve tecrübeye kavuşmak en idealidir.

Birde gerçek aşk diye bir şey yoktur. İyi insanların birbirini güzel güzel saygı, sevgi içerisinde idare etmesi ve uyumlu cinsel doyum vardır.

cok cok cok guzeldi, kendime getirdi yemin ederim. sagolun :)

soyle de bir ozlu soz hediyem olsun

"KarsI karsIya kaldIgInIz asIlmasI guc problemleri mevcut dusunce yapInIzla cozemezsiniz. Cunku bu problemler, mevcut dusunce yapInIzIn urunudurler."

A. Einstein

Neva
24-10-2011, 10:23
Insanoglunun marazi bir donemi olsa gerek ask. Ustelik fazlasiyla marazi.

Selalim
25-10-2011, 00:52
Aşk bir etkileşim alanıdır. Bir bünyenin başka bir bünye karşısında bir hal olması. Nasıl dünyanın manyetik bir alanı varsa dünyanın bir parçası olan insanın da bir manyetik alanı vardır. Ve bir hall olur insan.

Hall olmak güzeldir (Bakınız; Hall etkisi). İnsanı alıp götürür, her şeyi unutturur, içine hoşluk, kalbine kıpırtı verir. O alandan çıkmayı istemez hal olan kişi. Mutludur.

Adı ister aşk olsun, ister etkileşim, manyetik alanı büyük olan kişi herkesi çekebilir ama o kendini çekeni ister. Kendini çekebilen birini bulduğunda ise kendini her şeyi ile ona teslim eder. Onu çekebilecek etki kolayına oluşuyor değildir, bunun bilincindedir.

Sevgiler.

Sesli
08-11-2013, 23:09
İmanı aşka benzetmiş bir dostumuz. Hiç ilgisi yoktur. Çünkü AŞK sizin ve diğer kişinin karşılaşmasını gerektirir. Önce karşılaşacaksınız ve her iki kişi de birbirlerine aşık olacak. Hiç bir telkin, hiç bir zorlama yoktur aşkta. Ve üstelik bir çekicilik bir duygusallık vardır.
Aşkınızı gördükçe ve düşündükçe yanar durursunuz.


İMAN ise telkinle ve korkuyla sizin aklınızı hapise sokmaktır. Aşk ile uzaktan veya yakından hiç bir ilgisi yoktur. İMAN = AKLIN HAPSEDİLMESİDİR

Vefik Sami
08-11-2013, 23:28
Çağlar boyu belki de milyarlarca insan aşkın tanımını yapmaya çabaladı. Fakat; herkes tarafından kabul görmüş bir tanım şu an için yok gibi. Ya da var, ama; ben bil(e)miyorum.

Her neyse...

Vatandaş bir kızı seviyor. Kızın ise ona karşı hiç ilgisi yok. Başka biriyle nişanlanıyor. Bizim cevvâl âşık "Seni başkasına yâr etmem" diye kızı vurup öldürüyor. Ya da evli bir adam, boşanmak isteyen karsını...

Şimdi bu magandaların davranışlarına yön veren duygulara aşk mi diyelim ?
Yoksa bencillik mi ?

Bence bir kimsede aşk denen duygunun tezâhür edebilmesi için evvelâ o kişinin - kadın ya da erkek - her yönüyle insan olması gerekiyor.
Adam olunmadan, âşık olunmuyor.

NOT: Konuyla doğrudan bir ilgisi yok. Ama; iki satır yazı için yeni başlık açmayı da uygun bulmadım.

Ahlaksız
08-11-2013, 23:45
İman aşk gibidir, insanın gözünü kör eder. İnanırlar dünyanın dört bir yanından çok sayıda akademik enstitüsyon tarafından desteklenen evrimsel biolojiyi mantıksızlıkla suçlar ama bunun yerine;

1-İnsanın çamurdan yaratılmasını,
2-Nuh'un 950 sene yaşamasını,
3-Gemidekiler dışında tüm dünyanın bir tufanla helak edildiğini,
4-Denizin ikiye yarılmasını,
5-Ayın ikiye yarılmasını,
6-Ademoğullarının ensest ilişkiyle çoğalmasını,
7-Suyun şaraba dönüşmesini,
8-İbrahim'i ateşin yakmamasını,
9-İsa'nın babasız dünyaya gelmesini ve daha bebekken konuşmasını,
10-7 gencin magarada 300 yıl uyumasını

son derece mantıklı bulur!
Say say bitmez..Balığın karnında yaşayan Yunus mesela veyahut kuşları parçalayıp 4 dağın köşesine koyan İbrahim..Bu kuşları çağıran ve İbrahim'a koşarak gelen kuşlar:D

Çünkü AŞK sizin ve diğer kişinin karşılaşmasını gerektirir.
Allah'ı ya da Muhammed'i görmeden,Allah/Muhammed aşkı ile yanıp tutuşanlar ne olacak sn.sesli:)

Vefik Sami
09-11-2013, 00:00
Allah'ı ya da Muhammed'i görmeden,Allah/Muhammed aşkı ile yanıp tutuşanlar ne olacak sn.sesli:)

Ebedi hayat ve Cennet' beklentisini çek çıkar bakalım aradan.
"Allah-Muhammed" aşkından ne kalır geriye ?

Müslüman olup da "Bana seni gerek seni" diyen bir garip Yunus'u tanıdım ben.
Cennet ve ebedi hayat olmasa, bırakın salâvat getirmeyi, selâm bile vermezler Muhammed'e...

Sesli
09-11-2013, 00:09
YUNUS EMRE Müslüman değil de Alevi inancına bağlı idi. Bakmayın siz pek çok sahte YUNUS EMRE söylemleri vardır.

Sesli
09-11-2013, 00:12
Allah'ı ya da Muhammed'i görmeden,Allah/Muhammed aşkı ile yanıp tutuşanlar ne olacak sn.sesli:)

Bu alemde sahtekarlardan ve de hastalardan geçilmez. Allah maskesi takanı allah sananlar hayallerindekine ya da maskeye aşık olanlardır. Siz bakmayın o aşklara...

Vefik Sami
09-11-2013, 00:16
YUNUS EMRE Müslüman değil de Alevi inancına bağlı idi. Bakmayın siz pek çok sahte YUNUS EMRE söylemleri vardır.

Bu iddianızın dayandığı bir temel var mı sn. Sesli ?
Kendi yorumlarınızı kasdetmiyorum.
Tarihsel veri anlamında konuşuyorum.

Link verecekseniz eğer Türkçe olsun lütfen.
Ben yabancı dil bilmem.

Ahlaksız
09-11-2013, 00:18
Ebedi hayat ve Cennet' beklentisini çek çıkar bakalım aradan.
"Allah-Muhammed" aşkından ne kalır geriye ?

Müslüman olup da "Bana seni gerek seni" diyen bir garip Yunus'u tanıdım ben.
Cennet ve ebedi hayat olmasa, bırakın salâvat getirmeyi, selâm bile vermezler Muhammed'e...
Aynen öyle..Tamamen çıkar ilişkisi..İnsanlık tarihi boyunca da,tüm inançlarda olan şey de bundan ibaret zaten..Karşılığı olmadan yaptığımız hiç birşey yok..Namaz kılan birisi,bunun karşılığını almak ister..Dua eden bir hristiyan,bunun karşılığını almak ister..Yoksa ibadetlerin ne önemi var ki?!

Yunus gibi insanlar daha çok varoluşa/kainata aşıklar gibi..Çünkü görüntüde başka bir şey yok..!

Kozmik Perspektif
09-11-2013, 00:22
Şair özetliyor:

Menfaattir insanları getiren vecde,
Cennet vaad etmeseydi rahman, kimse etmezdi secde!

Neva
09-11-2013, 00:24
Ustte arkadaslardan biri guzel bir soz asmis.



"KarsI karsIya kaldIgInIz asIlmasI guc problemleri mevcut dusunce yapInIzla cozemezsiniz. Cunku bu problemler, mevcut dusunce yapInIzIn urunudurler."

A. Einstein

Sesli
09-11-2013, 01:05
Bu iddianızın dayandığı bir temel var mı sn. Sesli ?
Kendi yorumlarınızı kasdetmiyorum.
Tarihsel veri anlamında konuşuyorum.

Link verecekseniz eğer Türkçe olsun lütfen.
Ben yabancı dil bilmem.

Sayın Vefik Sami,

Yunus Emre uzun süre Hacı Bektaşi Veli dergahında bulunmuştur.

Söylemleri doğrudan TÜRKÇE olup, ne Arapça'ya ne de Farsça'ya ilgi duymuştur. Kişisel araştırmalarım Yunus Emre'nin Alevi ya da Bektaşi olduğunu bana göstermektedir... Onun Tanrı aşkı VAROLUŞ' a karşı olan ve tüm canlıları içeren bir aşktır. ''BANA BENDE DEMEN,BEN BENDE DEĞİLİM, BİR BEN VARDIR BENDE BENDEN İÇERÜ''Kul olmadığını ikili bir tarzda anlatmakta ve bu alemde tanrıdan başka bir şey olmadığını söylemektedir.

Saygılarımla,

http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunus_Emre

vartor
09-11-2013, 03:46
İmanı aşka benzetmiş bir dostumuz. Hiç ilgisi yoktur. Çünkü AŞK sizin ve diğer kişinin karşılaşmasını gerektirir. Önce karşılaşacaksınız ve her iki kişi de birbirlerine aşık olacak. Hiç bir telkin, hiç bir zorlama yoktur aşkta. Ve üstelik bir çekicilik bir duygusallık vardır.
Aşkınızı gördükçe ve düşündükçe yanar durursunuz.


İMAN ise telkinle ve korkuyla sizin aklınızı hapise sokmaktır. Aşk ile uzaktan veya yakından hiç bir ilgisi yoktur. İMAN = AKLIN HAPSEDİLMESİDİR

Cok ilgisi var hem de pek cok; Asik olanlar asik oldugu kisinin hatalarini goremez. Istediginiz kadar soyleyin bunun agzi yamuk, disi curuk diye, goremez asik olan, ustelik bir de dusman kesilir sevdigi kisiyi tenkit edenlere...Adeta gozleri korelmistir, gercegi goremez gozune soksaniz bile. hala benzetemedinizmi imanlinin haline?

Vefik Sami
09-11-2013, 12:55
Cok ilgisi var hem de pek cok; Asik olanlar asik oldugu kisinin hatalarini goremez. Istediginiz kadar soyleyin bunun agzi yamuk, disi curuk diye, goremez asik olan, ustelik bir de dusman kesilir sevdigi kisiyi tenkit edenlere...Adeta gozleri korelmistir, gercegi goremez gozune soksaniz bile. hala benzetemedinizmi imanlinin haline?

Ama insanlar değer verdikleri ideoloji, anlayış, kişi ve kurumların eleştirisi ile karşılaştıklarında da benzer tepkileri göstermiyorlar mı ?

Misâl; kimi ateistler imanlıları 'mantıksızlık'la suçlarken, bâzı imanlılar da ateistlere 'senin deden maymun muydu ' kabilinden uygunsuz /yakışıksız sorular yöneltiyor; "Maymun" yakıştırmasını hakâret amacıyla kullanıyorlar.

Mantık kişiye göre değişmez. Ama; objektif/nesnel mevzûlarda yürütülen mantık ile sübjektif hususlarda yürütülen mantık aynı değildir. Objektif hususlarda hareket noktaları/önermeler ve varılan sonuçlar da nesneldir. Genel olarak itiraz pek çıkmaz. Ama konu sübjektif olunca kimi nesnel hareket noktalarına ek; kişisel ön kabül ve 'doğru'lar da eklenir. İşte bu aşamada, "sana göre-bana göre" muhabbeti çıkar ki, asla neticeye ulaşılamaz.

Böyle olunca de herkes kendi anlayışı, inancı ve değer yargılarını savunma moduna girer.
Gerektiğinde karşı çıkanlara sert mukâbelede bulunur.

Bunlar hayatın birer gerçeği değil mi ?

vartor
09-11-2013, 18:01
Ama insanlar değer verdikleri ideoloji, anlayış, kişi ve kurumların eleştirisi ile karşılaştıklarında da benzer tepkileri göstermiyorlar mı ?
Evet, gosteriyorlar. Ancak burada sorunumuz dinler oldugundan imanli ile benzetme yapiyoruz. Diger saplantilari da dahil edebilirsiniz istiyorsaniz. Sahsi kanaatim, dunun gercegi ile bugununku degisebiliyor ise, mutlak gercek diye birsey olamaz. Ne demis filozof: "emin olarak bildigim tek sey, hicbir sey bilmedigimdir" Veya buna benzer, tam tamina hatirlayamadim.
Sevgiler...

Uriel
18-12-2013, 04:54
Aşk üreme psikolojisinin ürünü.
Tamamen kişinin kendi beyninin kandırması. Aynı sevgi gibi insanlar her zaman olmayan şeylere inanır.

EcemRng
18-12-2013, 04:59
Aşık olmuştum çocuk yapmayı da asla düşünmedim :D Hatta aşık olduğum kişi ille de çocuk istese mecburen platonik hale dönüşürdü, demekki üreme psikolojisinden değil :D

RainFall
18-12-2013, 19:45
Ateist olduktan sonra insani duygularimizi kaybettik

balyapan
18-12-2013, 23:12
Bir çobana sormuşlar:'Aşk nedir?'diye.
Çoban;'Kavuşamayınca aşk olur',demiş.

Vefik Sami
18-12-2013, 23:29
Aşka dâir bir standard ortaya koyun.
Ben de size tanımını yapayım.

Yaşadığı anlık duygusal yoğunlukları "aşk" zannedenlerden tutun da, güyâ sevdiğini idda ettiği genç kızı "seni ellere yâr etmem" deyip öldüren maganda'nın duyduğu "his"(!)lere kadar, çok geniş bir yelpâzede aranır "aşk"ın tanımı.

Aranmasına aranır da...

Bulduğunu zanneden bulamamış;
Bulamadığını zanneden de bulmuştur.
Kim bilir ?

spartacus
19-12-2013, 05:05
Aşk bencilliktir, kendisi için istemektir, bizcil olan sevgidir.

Yine de aslolan paylaşımdır, temelidir.

YaariyanLove
09-03-2015, 12:52
Arkadaşlık, iki veya daha fazla kişi arasında karşılıklı bir sevgi ilişkisidir. Dostluk bir dernek daha kişilerarası bağ daha güçlü bir şeklidir.

insannedir
09-03-2015, 13:12
Romandan okunan Aşk değildir Şehvettir ama örfümüz Ona da aşk der.
halbuki O şehvettir.

Ruhların birbirini sevmesine: Aşk
Bedenlerin birbirini arzulamasına: Aşk değil Şehvet denir.

Felâsife
27-04-2015, 03:50
Aşk, iki kişi arasında yasaklar, lanetler, kaderle örülmüş, adeta cehennemi bir yangındır.
Bu iki kişi bir birine öyle kolay kolayda açılamazlar, olay platoniktir, yangın için için devam eder, bu cehennemde insana ne ölüm vardır, nede yaşam vardır, sadece anlam veremediği bir duygusal azap vardır ki Aşk zaten ne yapacağını bilememektir bir yandan.
Çünkü AKIL tamamen iflas eder, böyle bir durumda.

Aşk sevdiğinin yüzüne değil konuşmak, ona bakamamak halidir ki taa ki en sona kadar sürer bu, en sonda ne olur bilinmez, bu aşklar toplumlara yasaklanmıştır... içeriğini düşünemesinler diye, örfler, adetler, dinlerin kalın örtüleriyle örtülmüşlerdir...

Aşk ne kadar yasaksa, o kadar büyüktür.
Kaderi aşk böyledir, efsanevi olur ama yasakta olur.

Yıldıztozu
28-07-2016, 12:32
Aşkı birkaç yönüyle dinlere benzetirim. Her ikisi de kontrolden ve iradeden bağımsız. Her ikisi de doğanın ve evrimin insanla oynadığı oyunların veya insana yüklediği programların sonucunda ortaya çıkan acziyet durumlarıdır. Her ikisi de irrasyoneldir. Her ikisi de insanın zihinsel yalnızlığının sonucudur.

Karşı cinse neden aşık oluruz? Aşık olduğumuz kişi için neden bazı fedakarlıklar yaparız ve kendi hayatımızdan taviz veririz? Neden kendimizi kısıtlarız, hatta acı çekmeye razı oluruz? Tüm bunların mantıksal gerekçesi nedir?
Aslında bu davranışlarımızın mantıksal bir gerekçesi yok. Mantıksız olduğu için de aptalca sayılabilir. İnsan zaten pek mantıklı bir tür olmadığı için bu aptallıklarına da şaşırmamak gerek.

4-5 aydır bir ilişkim vardı ve geçen gün bitti. Rasyonel düşünmeye çalışan birisi olarak ben bile mantıksız duygulara kapıldım. Onu gözümde büyüttüm, her şeyden önemli görmeye başladım ve bu aptalcaydı. Tüm bunların nedeni sanırım cinsel içgüdüler ve zihinsel yalnızlıklar.

Aşık olduğun kişiyle zihinsel iletişim eksik kaldığında daha kötü oluyor. Hem onu istiyorsun hem seni anlamıyor veya yanlış anlıyor.

İnsanın en büyük acziyeti belki de bu. Yani hem aşka muhtaçlığı hem de iletişim imkansızlığının aynı anda olması.
Bu acziyetlerden kurtulmanın tek yolu da güçlü bir zihinsel yapı ve bilişsel kontrol. Doğanın bilincimizi yönlendirmesinden çıkarak, bilincimizin doğayı kontrol etmesini sağlamak.


Güzel yorumlar yapılmış, hissettiklerime benzer davranışlar ve yorumlar gördüm.

Allah'ın belası bir duygudur. Kendine güvenin, o çok sevdiğin rasyonelliğin uçar gider. Felç olursun. Varsa yoksa "o"dur her şey. Yardan haber gelecek diye aptal aptal telefona bakmaktan, hiç bir şey yapamazsın. Lanet olsun böyle evrime. Bir cıma için bu kadar eziyet edilmez ki canım!

Aşk sevilen nesnenin aşırı yüceltilmesidir. Mesela aşık olunan bir insansa onun kusurlarını görmez olursunuz dünyadaki en harika şey odur. Bu açıdan biraz tuhaftır saplantı gibidir. Aşık olmadım mı oldum ola dabilirim. Ama bu aşkın saplantı olduğunu değiştirmiyor. Bu arada aşk kalple değil beyinle ilgilidir.

ask'in ne olduguna karar verdiyseniz, ilaci var mi bu konuyu ele alirsaniz ne iyi olurdu ama yok degil mi? var mi? eternal sunshine of the spotless mind'daki gibi olsaydi mesela.

laf dinletemiyorsun kendine, nedir bu virus gibi. mantiksizliklar.. benim ne isim olur onunla. neyine vuruldun ki, normal bir kafayla baksan siradan seyler, ama ask olunca en dandirik seyler bile oyle ozel gelmeye basliyor ki. bunu ve her seyi bildigin halde kafani degistiremiyorsun. hastalik gibi. kilo verdirdigi cok dogru. icelim.........

En kesin ilacı zamandır, lakin o da çok acı bir şurup gibidir. İstediğini elde edememeyle noktalanmış bir aşk hikayesinde genelde o istenilenlerin yerini hiç bir şey, hiç kimse tam olarak dolduramaz. Zira her birey kendi aşk ikonalarıyla donatılmıştır. Ve bu benzersizlikleri karşısındakine açar. Birinde bulduğunuz duygusal bağı diğerinde daha farklı ve daha yoğun olarak bulabilirsiniz.

Aşık iken edinilen en kötü huy saplanıp kalmak ve "*" elde edememenin suçunu kendine yüklemektir. Gerek yok. Karşınızdaki genelde sizden daha günahsız değildir. Hatta siz sütten çıkmış ak kaşık bile olabilirsiniz, ama karşınızdaki bunun tam tersiymiş gibi davranabilir.

Mümkünse genç yaşta aşık olup olgun yaşlarda ilişkiyi sürdürebilecek yeteneklere ve tecrübeye kavuşmak en idealidir.

Birde gerçek aşk diye bir şey yoktur. İyi insanların birbirini güzel güzel saygı, sevgi içerisinde idare etmesi ve uyumlu cinsel doyum vardır.

Aşk, iki kişi arasında yasaklar, lanetler, kaderle örülmüş, adeta cehennemi bir yangındır.
Bu iki kişi bir birine öyle kolay kolayda açılamazlar, olay platoniktir, yangın için için devam eder, bu cehennemde insana ne ölüm vardır, nede yaşam vardır, sadece anlam veremediği bir duygusal azap vardır ki Aşk zaten ne yapacağını bilememektir bir yandan.
Çünkü AKIL tamamen iflas eder, böyle bir durumda.

Aşk sevdiğinin yüzüne değil konuşmak, ona bakamamak halidir ki taa ki en sona kadar sürer bu, en sonda ne olur bilinmez, bu aşklar toplumlara yasaklanmıştır... içeriğini düşünemesinler diye, örfler, adetler, dinlerin kalın örtüleriyle örtülmüşlerdir...

Aşk ne kadar yasaksa, o kadar büyüktür.
Kaderi aşk böyledir, efsanevi olur ama yasakta olur.

Aşk dendimi aklıma hep, ''tek'' kişi geliyor.Aşkı bir kişi yaşar.

Kavuşmanın imkansız olması durumuna çok şiddetli aşk,zorda olsa olma ihtimali varsa sadece aşk diyebiliriz.

Mesela zavallı Platon bir kız öğrencisine aşık olur.
Tabiki kavuşmaları imkansızdır.(Platonik aşk diye boşa dememişler)

Toplum tarafındanda kabullenilmesi mümkün olmayan birine tutulmakta şiddetli aşktır.
Yani ne kadar yasak,ne kadar kabul görme ihtimali düşük ve ne kadar riskliyse o kadar büyüktür aşk.

Aşk kavuşamamaktır,

birde bunun kimseyle paylaşılamayanı olursa, vay aşığın haline.

Son olarak aşk,sahip olabilme duygusunun en uçlarda olması diyebilirim.

Şimdi, ''asıl aşık Mecnundur,Leyla nın ki ait olmadır''desem...