Natan
01-07-2010, 18:24
Sefiller ( Victor Hugo)
http://img265.imageshack.us/img265/9932/lesrh5.png
Genelde üç yada dört cilt olarak yayımlanır Sefiller. Fakat kitabın kalınlığı sizi korkutmasın . Müthiş sürükleyici bir anlatım tarzı vardır. Belki çoğunuz okumuşsunuzdur , ancak sevdiğim bu kitabı şöyle bir anlatmak istedim.
Victor Hogu’nun bu ölümsüz romanı ,Kürek mahkumu Jan Valjean ile Polis Müfettişi Javert arasında sürüp giden bir kovalamacanın hikayesi üzerine kuruludur.
Yoksul bir çiftçi olan Jean Valjean çaldığı bir ekmek yüzünden kürek cezasına çarptırılır. Sadece karnını doyurmak çin çaldığı ekmek yüzünden. Birçok kez kaçma girişiminde bulunur Valjean ,böylece cezası da kat kat artar. Tam on dokuz sene sonra serbest bırakılmıştır. Valjean hayata küsmüş, insana ve insanlığa güveni kalmamış, değerlerini yitirmiş bir insan olarak topluma karışmıştır. Toplum da Valjeana amansız bir suçlu gibi davranıp tüm iş başvurularında olduğu gibi onmu dışlar, kabul etmezler.
Bir gün bir kasabaya gelir Valjean .Ne yer bulabilmiştir ne de bir iş. Kimse sabıkalı bu adama yardım etmek istemez. Sadece bir piskopos dışında. Psikopos Onu evinde misafir etmeye karar verir. Valjean mutludur. Fakat Piskopos uyuduktan sonra Onun gümüş takımlarını ve değerli eşyalarını çalıp kaçar. Yakalanması uzun sürmeyecektir Valjean’ın. Piskoposa getirilir ve Piskopos Polislere Valjeanın iyi biri olduğunu, gümüş takımlarının çalınmadığını ,hediye olarak verildiğini söyler. Bu durum karşısında Valjean çok utanır ve iyi erdemli olmak için mücadele eder Artık yeni bir adam olarak temiz bir sayfa açmaya karar verir.
Ucuz mücevher imalatıyla hayatını kazanmaya çalışır. Zengin olur ve halk Jan Valjean’ı çok sever. Valjean belediye başkanı olmuştur. Fakat Polis müfettişi Javert onun geçmişini araştırır ve eski bir sabıkalı olduğunu öğrenir. Eskiden gümüş takımlarını da çaldığını öğrenince onu yakalamaya karar verir. Tam yakalanacakken adı valjean olan birinin yakalandığını ve kürek mahkumu olarak sürgüne gönderileceğini öğrenen Jan Valjean bu haksızlığa ve masum insanın ceza çekmesine göz yumamaz. İstifa ederek eski suçunu kabul eder ve kürek mahkumu olarak sürgüne gönderilir.
Aradan yıllar geçer , tekrar kaçmayı başarır Valjean. Eskiden biriktirdiği parasını da alır evlat edindiği kızı Cosetta’yla Paris’e kaçarlar. Orada Valjean bahcivan olarak çalışır. Kızı da rahibe okuluna gitmektedir.
Geçen zman sürecinde bir köşk satın alırlar. Kızı Cosetta da büyümüş güzel bir kız olmuştur. Cosetta eskiden Napolyonun ordusunda görev yapmış bir subayın oğluna ( Marius) aşık olur. O sıralarda bir isyan çıkar. Valjean ve Marius sosyalistlerin tarafında yer alırlar.Haksızlığa karşı sesini yükseltmişlerdir. İsyan büyümüş kanlı sahnelere dönüşmüştür.
Bu olay Valjean ile Müfettiş Javerti karşı karşıya getirir. Valjean Javert’in canını bağışlamış ve affetmiştir. Bu olay karşısında şaşkınlığa düşen Javert yaptıklarından ötürü kedere boğulur ve intihar eder. Marius yaralanmıştır Valjean Onun da hayatını kurtarır fakat bu olayı Marius sonradan öğrenecektir.
Mariusla Cosetta bi birini çok sevmektedirler. Bu büyük aşkı gören Valjean ,Cosetta’nın eski bir sabıkalı adamın kızı olarak anılacağını düşünüp onlardan ayrılmaya karar verir. Belki de Cosetta babasından utanacak, mahcup olacaktır diye düşünmektedir. Bir gün kaçar; kayıplara karışır. Marius ve Cosetta Valjean’ın iyi kalpli biri olduğunu bilmektedirler. Bu iki genç ömrünün son günlerini yaşayan Valjean’ın peşinden koşarlar ….
Sonsuz bir uykuya daldı
Kader ona neler yaptı!
Yaşıyordu, melekten yoksun olunca sönüp gitti
Çok sade bitti olay, bir gül solar gibi
Akşam olunca ufukta gün solar gibi…
Jan Valjean'ın mezartaşına yazuılan satırlar ..
saygılarımla
http://img265.imageshack.us/img265/9932/lesrh5.png
Genelde üç yada dört cilt olarak yayımlanır Sefiller. Fakat kitabın kalınlığı sizi korkutmasın . Müthiş sürükleyici bir anlatım tarzı vardır. Belki çoğunuz okumuşsunuzdur , ancak sevdiğim bu kitabı şöyle bir anlatmak istedim.
Victor Hogu’nun bu ölümsüz romanı ,Kürek mahkumu Jan Valjean ile Polis Müfettişi Javert arasında sürüp giden bir kovalamacanın hikayesi üzerine kuruludur.
Yoksul bir çiftçi olan Jean Valjean çaldığı bir ekmek yüzünden kürek cezasına çarptırılır. Sadece karnını doyurmak çin çaldığı ekmek yüzünden. Birçok kez kaçma girişiminde bulunur Valjean ,böylece cezası da kat kat artar. Tam on dokuz sene sonra serbest bırakılmıştır. Valjean hayata küsmüş, insana ve insanlığa güveni kalmamış, değerlerini yitirmiş bir insan olarak topluma karışmıştır. Toplum da Valjeana amansız bir suçlu gibi davranıp tüm iş başvurularında olduğu gibi onmu dışlar, kabul etmezler.
Bir gün bir kasabaya gelir Valjean .Ne yer bulabilmiştir ne de bir iş. Kimse sabıkalı bu adama yardım etmek istemez. Sadece bir piskopos dışında. Psikopos Onu evinde misafir etmeye karar verir. Valjean mutludur. Fakat Piskopos uyuduktan sonra Onun gümüş takımlarını ve değerli eşyalarını çalıp kaçar. Yakalanması uzun sürmeyecektir Valjean’ın. Piskoposa getirilir ve Piskopos Polislere Valjeanın iyi biri olduğunu, gümüş takımlarının çalınmadığını ,hediye olarak verildiğini söyler. Bu durum karşısında Valjean çok utanır ve iyi erdemli olmak için mücadele eder Artık yeni bir adam olarak temiz bir sayfa açmaya karar verir.
Ucuz mücevher imalatıyla hayatını kazanmaya çalışır. Zengin olur ve halk Jan Valjean’ı çok sever. Valjean belediye başkanı olmuştur. Fakat Polis müfettişi Javert onun geçmişini araştırır ve eski bir sabıkalı olduğunu öğrenir. Eskiden gümüş takımlarını da çaldığını öğrenince onu yakalamaya karar verir. Tam yakalanacakken adı valjean olan birinin yakalandığını ve kürek mahkumu olarak sürgüne gönderileceğini öğrenen Jan Valjean bu haksızlığa ve masum insanın ceza çekmesine göz yumamaz. İstifa ederek eski suçunu kabul eder ve kürek mahkumu olarak sürgüne gönderilir.
Aradan yıllar geçer , tekrar kaçmayı başarır Valjean. Eskiden biriktirdiği parasını da alır evlat edindiği kızı Cosetta’yla Paris’e kaçarlar. Orada Valjean bahcivan olarak çalışır. Kızı da rahibe okuluna gitmektedir.
Geçen zman sürecinde bir köşk satın alırlar. Kızı Cosetta da büyümüş güzel bir kız olmuştur. Cosetta eskiden Napolyonun ordusunda görev yapmış bir subayın oğluna ( Marius) aşık olur. O sıralarda bir isyan çıkar. Valjean ve Marius sosyalistlerin tarafında yer alırlar.Haksızlığa karşı sesini yükseltmişlerdir. İsyan büyümüş kanlı sahnelere dönüşmüştür.
Bu olay Valjean ile Müfettiş Javerti karşı karşıya getirir. Valjean Javert’in canını bağışlamış ve affetmiştir. Bu olay karşısında şaşkınlığa düşen Javert yaptıklarından ötürü kedere boğulur ve intihar eder. Marius yaralanmıştır Valjean Onun da hayatını kurtarır fakat bu olayı Marius sonradan öğrenecektir.
Mariusla Cosetta bi birini çok sevmektedirler. Bu büyük aşkı gören Valjean ,Cosetta’nın eski bir sabıkalı adamın kızı olarak anılacağını düşünüp onlardan ayrılmaya karar verir. Belki de Cosetta babasından utanacak, mahcup olacaktır diye düşünmektedir. Bir gün kaçar; kayıplara karışır. Marius ve Cosetta Valjean’ın iyi kalpli biri olduğunu bilmektedirler. Bu iki genç ömrünün son günlerini yaşayan Valjean’ın peşinden koşarlar ….
Sonsuz bir uykuya daldı
Kader ona neler yaptı!
Yaşıyordu, melekten yoksun olunca sönüp gitti
Çok sade bitti olay, bir gül solar gibi
Akşam olunca ufukta gün solar gibi…
Jan Valjean'ın mezartaşına yazuılan satırlar ..
saygılarımla