PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Araştırma-İnceleme Cagdas Türkiye’de Islam - Derleyen: Richard Tapper


sargon
15-07-2010, 02:28
Daha önce farketmemis olduguma üzüldügüm kitaplardan biri. Kitabin dis kapaginda „Cagdas Türkiye’de Islam: Din, Siyaset, Edebiyat ve Laik Devlet“ yazmasina karsin ic kapaginda nedense „Bati Düsüncesinde Islam“ yaziyor. Sarmal yayinevi tarafindan 1993 yilinda yayinlanmis ve tekrar basilmamis. Su anda kitapcilarda bulmak biraz zor yani. Yayinevinin kitabin basina koydugu nota göre Mayis 1988’de Londra Üniversitesinde School of Oriental and African Studies’de düzenlenen bir program cercevesinde yapilan seminere sunulan tebliglerden derlenmis. Ingilizce sunulan tebligler Ozden Arikan tarafindan Türkce’ye cevrilmis. Derleyip yayina hazirlayan Richard Tapper’in wikipedideki yayinlari arasinda 1991, editor, Islam in modern Turkey : religion, politics, and literature in a secular state olarak geciyor.

Neyse, bu kadar didikleme yeter, kitaba geceyim artik. Kitapta beni etkileyen seyi aciklayabilmem icin bir ön aciklama yapmam gerekiyor. Din olgusuna kabaca bakildiginda bir dogmalar yigini olarak görülür. Inanilmasi gereken, tartismasiz kabul edilen bazi seyler vardir. Bunlar tartisilma masasina yatirildiginda da bir sekilde inanilmasi gereken noktaya varilmasi gerekir. Bunun bir asama ötesinde ise din, özelde ise islam temelde Muhammed adindaki bir peygambere ait oldugu varsayilan metinler yada sözlerden olusur (ayetler ve hadisler). Bunlar degismez, sabit oldugu icin ancak yorumlarda farkliliklar olabilecegi varsayilir. Bu bakis acisi bana göre din olgusunun sadece bir kismini aciklamaktadir. Din olgusunun dinamik yani ise onun sosyal bir olgu oldugu yanidir. Din gelistiricileri ya da yorumculari, toplumsal iliskilerin icinde yasarlar ve bu iliskilerin gelisimine göre bazi yanlari öne cikarirlar, bunlar sürece göre yaygin kabul görür yada görmez. Sonucta farkli toplumsal iliskilerde farkli dinsel egilimler ortaya cikar. Ornegin Türkiye’deki islam anlayisi ile Afganistan’daki islam anlayisi artik iki ayni sey degildir. Garip olan sudur ki, islamin savunuculari da karsitlari da bu ögeyi pek önemsemezler. Her iki düsüncede de islam islamdir, söyle islam böyle islam olur mu denildigine sik sik rastlariz. Islam düsüncesine daha yakindan bakmak isteyenlerin dinin bu dinamik yanini kavramak zorunda olduklarini düsünüyorum. Bunu yapmanin en iyi yolu da, günümüzde var olan dini gruplasmalari, gecmis süreclerini, farklarini, egilimlerini, önem verdikleri konulari incelemek olabilir. Simdiye kadar bu konularda yapilmis cok az calisma gördügüm icin, bu kitap bence önemli bir alana el atmis durumda. Ne yazik ki, kitap sadece 1988 yilinda Türkiye’deki dini gruplasmalari ve sadece bir iki makalede bu gruplasmalarin tarihsel sürecini inceliyor. Bilindigi gibi 1988’de islamcilik Türkiye’de bir yükselis süreci yasiyordu, ancak henüz hükümet olamamisti. Sonrasinda bir RP hükümeti, bir post-modern darbe ve AKP hükümeti yasandi. Bu süreclerin islamci gruplasmalarda önemli degisiklikler yaratmis olabilecegini düsünüyorum. Eger elimizde yeni bir calisma olmus olsaydi, bu bizim icin cok daha islevsel olurdu.

Eger böyle bir calisma varsa, bunu ögrenmek isterim.

Kitaptaki makaleleri kisaca tanitmaya calisacagim.

sargon
15-07-2010, 02:29
Richard Tapper –Giris

Tapper, daha cok Türkiye’ye yakin olmayan okurlar icin Türkiye’deki din-laiklik catismasi ve bunun arka planina dair bir giris yazisi yazip, sonra da kitapta derlenen calismalari tanitmis. Tapper’in Tanzimat ve Cumhuriyet sürecine iliskin degerlendirmeleri daha cok Serif Mardin’in eski yazilarindan etkilenmis gibi göründü bana. Mardin bu yazilarinda Tanzimat ile baslayan ve Cumhuriyet döneminde yerlesen bir anlayisi öne cikarir. Bu anlayis iliskilerin kisiye bagli olmaktan cikip kurumsallasmasidir. Kurumsallasma özellikle egitim alaninda büyük degisim yaratir. Bu konu acikcasi bana güclü bir aciklama gibi gelmedi, yine de Tapper’in yazisinda yasadigimiz süreclere disardan ve büyük bir sogukkanlilikla bakan bir bilimadaminin yaklasimlarini görüyoruz.

Ilter Turan – Türkiye’de Din ve Siyaset

Turan’in yazisi Türk siyasal kültüründe dinin etkisini aciklamaya calisiyor. Sanildigi gibi, islamci gruplarin siyasal etkisinden degil, asil olarak devletin resmi ideolojisinde dinin ne kadar rol oynamis oldugu üzerinde duruluyor. Turan’in yazisi ulus, müslüman gibi kavramlara da ilginc acilimlar getiriyor.

Serif Mardin – Türk Tarihinde Naksibendi Tarikati

Kitabi okumaya, bu basligi görüdügüm zaman karar vermistim. Simdiye kadar Naksibendi tarikatinin tarihsel süreci üzerine bir arastirma okumamistim. Hem 31 Mart vakasinda öne cikan Dervis Vahdeti hem de 1925’te Dogu’da ayaklanan Seyh Sait’in Naksibendi olmasina karsin tarikat üyelerinin kendilerini sufi/tasavvufi bir tarikat olarak tanimlamalari arasindaki celiskili durumu aciklamaya calisiyor. Tarikatin 15. yy. Sonrasindaki Sirhindi ve Müceddidi gelenegini anlatiyor. Naksibendilerin Halidi kolunun tarihsel sürecine de birkac sayfa ayrilmis. Said-i Nursi ve Mehmed Zahid Kotku ile RP sürecine kadar ulasiyoruz. Makalenin son bölümü ise Naksibendilerin siyasal basarisizliklarinin nedenlerine ayrilmis.

Bahattin Aksit – Türkiye’de Islami Egitim

Aksit, Osmali’ni son dönemlerindeki medrese reformunu ve Cumhuriyet dönemindeki Imam-Hatip Okullarini inceliyor. Ozellikle Jön Türk devriminin ilk döneminde ortaya cikan birbirinden farkli egitim kurami ve politikalarina iliskin tartismalar oldukca ilginc. Aksit dönemin önemli bir tartismasi olan Ziya Gökalp ile Sati Bey arasindaki egitim tartismasinin detaylarini ve uygulamalari güzel bir sekilde özetliyor. Bu tartismalar islamcilik, milliyetcilik, modernizm tartismalarinin nasil icice gectigini gösteriyor.

Sencer Ayata – Cevresel Nitelikteki Geleneksel Tarikatlar

Ayata’nin yazisinin alt basligi Konya ve Tranzon’de Kadiri ve Naksibendi Tarikati. Ayata 1987 yilinda Ankara’da kitapcilarda 50 kadar degisik islami dergi saymis. Bunlarin cogu büyük kentlerin disinda cikiyorlarmis. Ayata bu dergilerden ikisini mercek altina almis. Naksibendi tarikatinin cikardigi ve o zaman 20.000 tiraji olan Ribat dergisi ile Kadiri dergisinin bir yaini olan Icmal dergisi. Ayata dergilerin gecmis ciltlerini gözden gecirerek, bu anlayislarin temel vurgularini, düsünce yapilarini bizlere sunuyor.

Ayse Günes Ayata – Cogulculuk Karsisinda Otoriterlik

Ayse Günes Ayata da yine iki islami dergiyi mercek altina almis. Bunlardan biri Istanbul’da yayinlanan, 10.000 tirajli ve bagimsiz bir cizgisi olan Girisim dergisi. Islamci hareketin daha cok özgün bir bicimini temsil eden ve ibadet konularindan cok siyasal ve entellektüel tartismalari iceren bu derginin islami öze dönüs, bati karsitligi, gercekcilik, cografi özgüllük sorunu, cogulculuk, liderlik ve halk, “davet teorisi”ni yayma gibi konulardaki tartismalarini özetliyor. Ayata’nin inceledigi ikinci dergi ise Naksibendi tarikatinin en büyük dergahlarindan biri olan Iskender Pasa Derganinin Ankara’da yayinladigi 100.000 tirajli Islam dergisi. Bu derginin gercek okur sayisinin bu kadar olup olmadigi acik degildir, cünkü tarikat üyelerinden dergiden cok sayida alip arkadaslarina dagitmalari istenir. Ayata, yine benzer konularda bu derginin yaklasimlarini anlatiyor.

sargon
15-07-2010, 03:09
Feride Acar – Islamci Ideolojide Kadin

Feride Acar da 3 islamci kadin dergisini incelemis. Birincisi Nisan 1985’den beri yayinda olan ve en büyük islamci kadin dergisi oldugu söylenen (60.000 sattigi söyleniyor) Kadin ve Aile dergisi. Bu dergi Ayse Günes Ayata’nin inceledigi ve Iskender Pasa Dergahi’nin cikardigi Islam dergisi ile yakin iliski icinde oldugu anlasilan bir dergi. Ikinci dergi olan Bizim Aile ise Nurcularin cikardigi Köprü dergisi ile iliski icinde olan bir dergi. Kadin ve Aile ile kiyaslandiginda Bizim Aile cogulcu demokratik düsüncelerin degerleri, mantigi ve söz dagarcigindan, sivil toplumcu argümanlardan ve laik devlet geleneginden daha fazla yararlanan, daha liberal ve uzlasmaci bir tutum izlemektedir. Bizim Aile acik sekilde kentli kadinlara seslenirken, Kadin ve Aile kentler ve kücük kasabalarda yasayan kadinlara seslenmekte ve daha kuralci ve didaktiktir. Mektup dergisi Konya’da cikarilan bir dergidir ve bir tarikata bagli olmayan bir görüntü vermektedir. Bazi yorumculara göre ise Naksibendi tarikatina baglidir. Diger Islamci dergilerden cok daha radikal bir görüntü vermektedir. Acik sekilde yoksul tabakalardan kadinlara, isci sinifindan kadinlara, gecekondu kadinlarina, kücük kasaba kadinlarina ve hatta köylü kadinlara seslenmektedir.

Ayse Saktanber – Resimli Cocuk Kitaplarinda Müslüman Kimligi

Saktanber, resimli islami cocuk kitaplarini 3 gruba ayirarak inceliyor. Birinci grup islamin yayilmasindaki önemli tarihsel olaylari aktarmak üzere yazilmis kitaplar. Peygamberlerin hayati, Kuran’dan öyküler yada sonraki dönemlere ait müslümanlarin cesurlugunu, fedakarligini, bilgeligini anlatan serüvenlerden olusurlar. Ikinci kitap türü ise islami kurallari, ibadet uygulamalarini anlatan Dinim Dizisi benzeri kitaplardir. Ucüncü tür kitaplar ise anlati, fabl yada gercekci öykü bicimindeki kitaplar. Ilk bakista islami anlati oldugu bile anlasilamayan, olaylarin icinde islami ilkeleri ve ideolojik degerleri aktarirlar. Saktanber, bu kitaplardaki ögeleri, mesajlari vb. inceleyerek “Kadinlarin Suskunlugu, Erkeklerin Otoritesi”, “Dünyanin Düzeni: Modernlik Karsisinda Islam”, “Islami Ahlak”, “Islami Ortam” gibi basliklar altinda cocuklara ögretilmeye önem verilen konulari gösteriyor.

Michael E. Meeker – Türkiye Cumhuriyetinde Yeni Müslüman Aydinlar

Meeker, 3 islamci aydini incelemis. Makalesinin basinda Gemeinschaft olarak toplum ile Gesellschaft olarak toplum ayrimini yapiyor ve bu ayrim üzerinden temel yaklasimini acikliyor. Meeker’in ele aldigi yazarlar Ali Bulac, Rasim Ozdenören ve Ismet Ozel.

Nova
18-10-2010, 00:49
Güncelleme.