Orijinalini görmek için tıklayınız : TSK da neler oluyor?
ahmetaltan
19-07-2010, 12:06
Son yıllarda açığa çıkan skandalların, TSK içine çöreklenmiş Cuntacı ve Ergenekoncu çetelerin, ne denli etkili olduklarını ortaya koydu.
Son skandalda ise, insansız hava araçlarının, PKK ya verdirdiği zayiatları, berteraf etmek için ordu içindeki deşifre olan telefon konuşma dökümleri açığa çıktı :
Emniyet ve Jandarma Kriminal'in yaptığı ses analizine göre arayan kişi Tuğamiral A.S.
BUGÜN'ün ortaya çıkardığı "Çok PKK'lı vuruluyor, Heronları düşürün" ses kaydındaki üçüncü ismin, o dönem kilit bir görevde bulunan Tuğami ral A.S. olduğu ortaya çıktı. MİT, 10 Ekim 2007'de PKK'lıları 'kendi adamları' olarak niteleyen bir subayın, bir yarbayı arayarak çok PKK'lı vurulduğu için "Heronların ya koordinatlarının değiştirilmesini ya da düşürülmesini" istediğini kayda geçirdi.
MİT, skandal konuşmayı dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'a gönderdi. O da askeri savcılara soruşturma talimatı verdi. Kara Kuvvetleri Askeri Savcısı, telefon numaraları üzerinden takiple, şüphelilerin ses kayıt analizlerini de yaptırarak 'ihanet' konuşmasının Hava Pilot Üsteğmen Fırat Ç. ile Hava Pilot Yarbay Selami Selçuk Ç. arasında geçtiğini tespit etti.
Yarbay Selami Selçuk Ç'nin adı yine MİT'in tespit ettiği Ergenekon (http://www.samanyoluhaber.com/Ergenekon-haberleri.html)'un yasadışı Karargâh Evleri yapılanmasında ikinci adam olarak geçtiği için, Kara Kuvvetleri Savcısı dosya hakkında yetkisizlik kararı verdi ve dosyayıHava Kuvvetleri (http://www.samanyoluhaber.com/Hava-Kuvvetleri-haberleri.html)Askeri Savcılığı'na gönderdi. Halen "çürük çetesi" yöneticisi olmaktan tutuklu Askeri Hâkim Albay Ahmet Zeki Uçok, dosya hakkında yeniden inceleme başlattı. Üsteğmen Fırat Ç'nin, Yarbay'ı aramadan hemen önce bir tuğamiral tarafından arandığını belirledi.
İKİ TUĞAMİRAL DİNLEMEYE TAKILDI
Kritik görevdeki iki tuğamiral önleme amaçlı dinlemeye alındı. Elde edilen yasal seskayıtları Emniyet Kriminal ve Jandarma Kri-minal'e ayrı ayrı gönderildi. MİT'in tespit ettiği ses ile karşılaştırılarak, ses analizi yapıldı. Her iki birim de üsteğmeni arayan ismin Tuğamiral A.S. olduğunu teyit etti. Ancak bu tespitlerin ardından dosya önce sümenaltı edildi.
3 YILDIR SÜRÜNCEMEDE
Hava Kuvvetleri Askeri Savcısı Ahmet Zeki Üçok çürük çetesi nedeniyle tutuklanınca, yerine gelen savcı dosyayı yeniden açtı. İki şüpheli havacı subay olsa da üçüncü ismin amiral olması nedeniyle dosyayıGenelkurmay (http://www.samanyoluhaber.com/Genelkurmay-haberleri.html)Askeri Savcılığı'na gönderdi. Onlar da geri iade etti. Uyuşmazlığı Milli Savunma Bakanlığı Adalet Komisyonu karara bağladı. Soruşturmayı Genelkurmay Askeri Savcısı'nın yürütmesi gerektiğinde karar kıldı. Böylece 'ihanet' konuşması üç yıl boyunca soruşturulamadı.
O KOMUTAN BBG EVİNDE
Üsteğmen Fırat Ç'nin görüştüğü ve kriminal testlerle kesinleşen Tuğamiral A.S., skandal konuşmanın gerçekleştiği tarihte çok kritik bir görevde bulunuyordu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın, “PKK ve Kandil'i BBG Evi gibi izliyoruzî dediği, Amerika'nın Türkiye ile görüntülü istihbaratı paylaştığı ‘ODC'de görev yapıyordu. Office Defense Center (ODC) Ankara (http://www.samanyoluhaber.com/Ankara-haberleri.html)'da bulunuyor. ABD'li subaylar ile Türk subaylar birlikte görev yapıyor. Dost kuvvetler arasında bir çatışma yaşanması engelleniyor ve operasyonel eşgüdüm sağlanıyor. Görev yapan subaylar, Genelkurmay İkinci Başkanı'na bağlı çalışıyor.
ahmetaltan
19-07-2010, 13:47
Yeni Anayasa paketinde, askerlerin de sivil mahkemelerde yargılama yolu açılıyor. Bu anayasa paketine "hayır" diyenler, neye hayır dediklerini iyi bilsinler....
1- TSK faşizmden beslenen bir yapılanma.
2- TSK bu güne kadar kendini devletin en önemli ve en yetkili kurumu olark görüyor. Bunu daha önce yaptığı darbelerle ve askerin siyasete karışması ile görüyoruz. Hala TSK nın en yetkilisi siyasete bulaşıyor oraya buraya nutuk veriyor, onu bunu tehdit ediyor. Kendini görevden alma yetkisi olan Başbakana bile kafa tutuyor. ve tüm bunlar askerin nasıl bir psikoloji içinde olduğunu gösteriyor.
3-TSK terörün bitmesini istemiyor. Şehit cenazeleri üzerinden faşizmi besleyerek kendine bişeyler çıkarıyor.
Yeni Anayasa paketinde, askerlerin de sivil mahkemelerde yargılama yolu açılıyor. Bu anayasa paketine "hayır" diyenler, neye hayır dediklerini iyi bilsinler....
sayın ahmetaltan,
bunun konumuzla alakası nedir anlayamadım. Neden her mesajınızda alakalı olsada olmasada AKP propagandası yapmaya çalışıyorsunuz anlamadım. Açtığınız her konuda AKP nin piyon gazetelerinde ve televizyonlarında bulunan tabirler kullanıyorsunuz ve resmen AKP propaganda yapıyorsunuz.
sizi daha tarafsız ve reklamsız tartışmalar yapmaya davet ediyorum.
saygılarımla
1- TSK faşizmden beslenen bir yapılanma.
2- TSK bu güne kadar kendini devletin en önemli ve en yetkili kurumu olark görüyor. Bunu daha önce yaptığı darbelerle ve askerin siyasete karışması ile görüyoruz. Hala TSK nın en yetkilisi siyasete bulaşıyor oraya buraya nutuk veriyor, onu bunu tehdit ediyor. Kendini görevden alma yetkisi olan Başbakana bile kafa tutuyor. ve tüm bunlar askerin nasıl bir psikoloji içinde olduğunu gösteriyor.
3-TSK terörün bitmesini istemiyor. Şehit cenazeleri üzerinden faşizmi besleyerek kendine bişeyler çıkarıyor.
Bilinçsiz üremenin sonuçlarıdır bu işler ve bu işlerin bu kadar uzamasının...Düzelmesi konusundada hiç bir umudum yok maalesef...Bilinçsiz yığınlar geometrik artışdayken ne kadar aydınlatma çabası varsa boşunadır...Geriye vicdanımız kalır...
AlbatrosS
19-07-2010, 22:53
Yeni Anayasa paketinde, askerlerin de sivil mahkemelerde yargılama yolu açılıyor. Bu anayasa paketine "hayır" diyenler, neye hayır dediklerini iyi bilsinler....
sallamayalım... akp'nin rejimle hesaplaşmak gibi bir derdi yoktur. ulusal konularda pekala ''işbirliği'' halindedirler. kürt sorununda akp'nin ordu'ya taban tabana tezat bir bakışı asla olmadı. bugün akp'lilerin söylediği pekçok şeyi ordu içinde pekçok kere dillendirenler oldu. kemalist statüko ve fethullahçı sermaye arasındaki iktidar savaşını rejimin kökleriyle ve pislikleriyle bir hesaplaşmaya indiremezsiniz. akp ve sermaye aynı rejimin bokunun suyudur. 12 eylülü yapanlar terör ve anarşi için değil; yeni iktisadi yapılanma adına yaptılar. fethullahçı ve islamcı cenah 12 eylül rejiminin komünizmle mücadele derneklerinde peydahlanan sivil kontra tipleridir. statükoyla burjuvazi, konu ortak çıkarlar olduğunda her zaman ittifak yapmıştır: buyrun, kürt sorunu... buyrun sol'la mücadele... buyrun aşiret/toprak ağaları/statüko ittifakı ve hamidiye alaylarından koruculuk sistemine bir gelenek... buyrun antikomunist mücadele dernekleri... ne yani akp kendi kökleriyle mi hesaplaşacak?
ahmetaltan
20-07-2010, 10:06
Böyle bir ordu PKK'yı yenebilir mi?
Açık konuşalım; son yıllarda kamuoyuna yansıyan yapısı, kurmay kadrosu ve görev anlayışıyla bu ordu PKK'yı yenemez.
Aradığı komutanına PKK'lıları kastederek 'Çok zayiat veriyoruz, Heronları düşürün' diyen bir üsteğmenin, bu talebe 'Bir çaresine bakarız' diye karşılık veren bir yarbayın görev yaptığı; MİT'in bu konuşmayı tespitinden sonra üç yıldır bu konuyu soruşturup sonuca bağlayamayan bir anlayışın egemen olduğu ordu PKK'yı yenemez.
İskenderun'daki gibi PKK saldırı yapmadan askerî üssü izlerken 'Kutlu Doğum Haftası' etkinliklerini, derneklerin halı saha maçlarını, liselerin bilim ve sanat şenliklerini takibe alan bir ordu PKK'yı yenemez.
Karakolun karşısında dolaşan terörist grubunu çoban, dağda kekik toplayan köylüleri ise terörist sanan, bu 'sanı'sını da hiç sıkılmadan dile getiren komutanların görev yaptığı, terfi aldığı, yükseldiği bir ordu PKK'yı yenemez.
Kendi döşediği mayınların üzerine kendi askerini süren; bu gerçek ortaya çıktığında da olayı soruşturmak yerine 'olur böyle şeyler' deyip ölüme neden olanları teselliye kalkışan komutanların bulunduğu bir ordu PKK'yı yenemez.
'Fırsat eğitimi' olarak nitelenen ceza türüyle kendi askerinin eline pimi çekilmiş el bombası tutuşturan, patlayan el bombasıyla ölen dört asker için 'kazayla şehit oldular' bilgisi veren bir ordu PKK'yı yenemez.
Toplam 28 askerin şehit olduğu Dağlıca ve Aktütün baskınlarındaki çok ciddi 'ihmal' iddialarını incelemek yerine, ihmali dile getirenleri baş parmağını sallaya sallaya tehdit edip 'hain'likle suçlayanların yönettiği bir ordu PKK'yı yenemez.
İldeki hakim ve savcıların gözünü korkutmak için lojmanlarının üzerine üç-beş bomba göndermekte beis görmeyen, yaptığı bu 'icraatı' böbürlene böbürlene anlatan bir komutan hakkında hiçbir işlem yapmayan bir ordu PKK'yı yenemez.
Kendi hükümetine ve vatandaşına karşı 'ıslak imzalı' belgelerle komplolar kuran, vatandaşların evine silah ve mühimmat yerleştirerek onları 'terör örgütü' adı altında yargılatmak için hazırlıklar planlayan askerlerin yetiştiği bir ordu PKK'yı yenemez.
Aklını fikrini 'yönetime el koymak'la bozarak kendi işini, işlevini, misyonunu unutmuş bir ordu PKK'yı yenemez.
TurkceRap
21-07-2010, 00:46
Akp.linin biri spam bot'unu kapatmayı unutmuş anlaşılan :D
Sadece ordu icin de savastan nemalanan bir grup yok , ayni zamanda PKK icinde de boyle bir grup var .... Bence bu iki derin grup danisikli doguslu birbirine arka cikiyor .... Herhalde isin icinde buyuk paralar donuyor .... silah/esrar/insan kacakciligi gibi kumpazlar var bu iki grubun da beslendigi .....
Hatirlarsaniz gecenlerde PKK baskini oncesinde Heronlara takilan bir goruntu vardi .... ordu istihbarati coban zannettik gibi bir bahane uydurmuslardi ..... buyuk ihtimalle gece olmustur bu goruntuler, PKK'nin gunduz vakti siniri gececegini zannetmiyorum .... Ayrica cobanlar varsa surunun de olmasi gerekirki onlarda heronlara takilmasi gerekir Ve ayrica cobanlarin sinirda isi ne ? ..... Buyuk ihtimalle bu goruntulere yakalananlarin kacakcilar oldugunu dusunduler ( bu en iyi ihtimal)
ve yol verdiler ..... Yani kacakcilara izin var ..... Acaba neden diye sormak gerekiyor ?
35 yildir suren bir curumusluk var Guneydogu'da ..... Oradan gelen hicbir habere sasirmiyorum artik .....
Yeni Anayasa paketinde, askerlerin de sivil mahkemelerde yargılama yolu açılıyor. Bu anayasa paketine "hayır" diyenler, neye hayır dediklerini iyi bilsinler....
Anayasa Paketine "HAYIR" diyenleri "Kenan Evren'in askerleri" diye yaftalayanlar icin güzel bir ironi olsun asagidaki haber...
AKP yandaşları ve bu yandaşlar arasındaki kimi sözde solcular, Anayasa değişikliği referandumunda ‘Hayır’ oyu verecekleri 12 Eylülcü ilan ededursun, yeni Anayasa ile 12 Eylülcülerin yargılanacağı iddiasının gerçeği yansıtmadığı her geçen gün daha da ortaya çıkıyor.
“Kim darbeciler yargılanır derse ya hukuk cahilidir ya da yalan söylüyordur.
Çünkü... Sanık aleyhine olan hükümlerin geriye doğru yürütülemeyeceği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Geçici 15. madde, milletvekillerine tanınan kürsü dokunulmazlığı gibi bir kurumdur. Bugün dokunulmazlıklar kalksa hiçbir milletvekilini daha önce kürsüde yaptığı konuşmalardan dolayı yargılayamazsınız. Aynı sebepten geçici 15 yürürlükten kalksa bile darbeciler yargılanamaz. Kimilerinin iddia ettiği gibi bu olayda zaman aşımı diye bir şey de söz konusu olamaz. Çünkü geçici 15’in getirdiği dokunulmazlık ömür boyu süren dokunulmazlıktır. Ben bunları pazar akşamı CNN Türk’te söyledim. Karşımda AKP Uşak Milletvekili Mustafa Çetin bulunuyordu. O da benimle aynı görüşte olduğunu açıkladı, ki aksi zaten mümkün değildi...”
“TRT-1 Enine Boyuna programı
Konuk: Adalet Bakanı Sadullah Ergin...
Murat Yetkin soruyor: 12 Eylül'ü yapanlar yargılanabilecek mi? Bir savcı dava açabilecek mi?
Bakan yanıt veriyor: Şu anda yargılanacak ya da yargılanamayacak demek mümkün değil. Yargıda 2+2 = 4 değildir.
Radikal Gazetesi Ankara temsilcisi Murat Yetkin tekrar soruyor: 12 Eylül'ün sorumluları yargılanacaklar mı?
Bakan: "mağdurlar başvuru yapabilirler, yargılanıp yargılanmama konusunda mahkeme karar verecek."
Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu da aynı soruyu tekrar soruyor ve diyor ki "Siz bu değişikliği hazırlarken yargılama yapılıp yapılmayacağı konusunda bir fikriniz yok muydu?"
Bakan yine aynı şeyleri tekrarlıyor ve diyor ki: "Bu değişiklikte asıl önemli olan şey anayasadan bu ayıbın kaldırılmasıdır"
Böylece en yetkili ağızdan yani Adalet Bakanı'nın ağzından Anayasa'daki geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla 12 Eylül'ün sorumlularının yargılanacağına ilişkin söylemin altının boş olduğunu itiraf etti.”
http://www.telgrafhane.com/index.php/basliklar/siyeset/331-12eylulculeryargilanacakpalavrasi.html
Taraf Gazetesi yazari Ahmet Altan eger asagidaki haberi henüz okumamissa bir benzerinin kendi basina gelebilecegini bilmiyordur sanirim.
"Taraf Gazetesi, yazdıkları haberler nedeniyle eski muhabirleri hakkında açılan ceza ve hukuk davalarında "bitaraf" oldu. Taraf avukatlarının, gazete yönetiminin aldığı karar uyarınca gazetenin eski muhabirlerinin yargılandığı davalardan çekildikleri ortaya çıkarken, gazetenin bu kararı, eski çalışanların mahkemelerde "savunmasız" kalmalarına neden oldu."
http://haber.sol.org.tr/medya/tarafin-ipiyle-kuyuya-inmek-haberi-30917
Zamani gelince de CİA Ahmet Altan'i öyle ortada birakacak. Esasen bu durum kapitalizmin, paraya tapanlarin düzeninin kacinilmaz gereklerinden birisidir. Taraf bir cok asilsiz veya yalan haber yayinliyor, gerekirse iftira da atiyor. Tabii ki bu davalardan -hic degilse- bazilarini kaybedecektir. Bunlara ait ceza ve tazminat yükü de muhabirlerin sirtina binecek, esas iftira sahibi siyiracak. Tazminat yükünü gariban muhabir ödeyecek, gazete yayinina yeni kurban muhabirler bulup devam edecek, Altan Bey de aldigi paralarla refah icinde saltanat sürmeye...
Böyle bir ordu PKK'yı yenebilir mi?
Açık konuşalım; son yıllarda kamuoyuna yansıyan yapısı, kurmay kadrosu ve görev anlayışıyla bu ordu PKK'yı yenemez.
Aradığı komutanına PKK'lıları kastederek 'Çok zayiat veriyoruz, Heronları düşürün' diyen bir üsteğmenin, bu talebe 'Bir çaresine bakarız' diye karşılık veren bir yarbayın görev yaptığı; MİT'in bu konuşmayı tespitinden sonra üç yıldır bu konuyu soruşturup sonuca bağlayamayan bir anlayışın egemen olduğu ordu PKK'yı yenemez.
<<<<Aradığı komutanına PKK'lıları kastederek 'Çok zayiat veriyoruz, Heronları düşürün' diyen bir üsteğmen>>>>>
Pardon ama bula bula bu argümani ve cikarimi yapabildiniz mi o kadar alternatifler arasindan? Kasitli veya art niyetli yapmiyorsunuz degil mi?
Üstegmenin ‘adamlarimiz’ dedigi kisilerin kim olduklarini siz nereden biliyorsunuz?
Heron’un tespit ettigi ve TSK’nin PKK’li zannedip vurdugu kendi personeli veya köy koruculari olabilme olasiligini akliniza getiremediniz mi?
Veya Kuzey Irak’ta PKK icine sizmis TSK elemanlari olabileceklerini?
Taraf gibi bazi gazeteler bunun gibi akla daha yatkin aciklamalar ihtimali varken daha ileri gidip, üstegmenin ‘adamlarımız’ dedigi kisilerin PKK’li olduklarini ve buradan cikarim yaparak üsttegmenlerinin kendilerinin de PKK'li oldugunu iddia ediyorlar. Bu kadar düz mantik gütme ve körü körüne önyargi olsuturma hangi gazetecilik ahlaki ve anlayisiyla bagdasabilir acaba?
Bazilarinin ima ettigi gibi, üstegmenin PKK sempatizani veya PKK’li olmasi akla pek yakin gelmiyor. Hangi PKK sempatizani subay Gabar baskinindan 3 gün sonra komutanina telefonda PKK’lilardan ‘adamlarimiz’ diye bahseder? Bunu yapabilmesi icin yarbayin da PKK sempatizani olmasi gerekir. Biraz fazla spekülasyon degil mi bu? Yandas ve muhafazakar basini icin en fazla heyecan verici senaryo sanirim bu asiri spekülatif ikinci olasilik olacaktir elbette.
Ancak PKK üst düzey yönetimi ile TSK üst düzeyi arasinda bilmedigimiz bir anlasma varsa ve bu anlasma cercevesinde ‘terörden rant elde edenlerin’ tasarlayabilecegi bir taktik uyarinca, kayit edilen bu sözler PKK’ya daha fazla zayiat verdirilmemesine özen gösterilmesini ifade ediyorsa bunun icin TSK subaylarinin PKKli veya PKK sempatizanlari olma geregi de yoktur. Bazi kurtlarin kendi türdaslari üzerinden bazi cikar gütmek icin aralarinda tilkiye zarar vermeme karari almis olmasi kurtu tilki veya tilki sempatizani yapmis olmaz, degil mi? Bütün bunlar olasilikken Taraf ve diger gazetelerin en olmadik spekülasyonlarda bulunmus olmasi abesle istigaldir..
Radikal Gazetesi Ankara temsilcisi Murat Yetkin tekrar soruyor: 12 Eylül'ün sorumluları yargılanacaklar mı?
Bakan: "mağdurlar başvuru yapabilirler, yargılanıp yargılanmama konusunda mahkeme karar verecek."
Bakan gercegi soylemis ... buradan yagilanamiyacak turu cikarimda bulunanlari gercekten alkislamak gerekiyor .... Sirkte bile boyle numaralar gormek mumkun degil ....
Ne yani Bakan evet yargilanacaklar mi deseydi sanki yargi kurumunum basi gibi .... Hem yargiyi elegeciriyorlar diye yayagara kopariliyor hem de 12 Eylulculer yargilanacak diye kesin fikir beyan etmedikleri icin elestiriyorlar .... Bir karar verseniz diyorum .......
Degisiklik hukmu gayet acik , yargi yolu aciliyor ... bundan sonrasi magdurlarin basvurusuna ve mahkemelerin kararina kalmis ....
Niye bakandan ( yurutmeden) yarginin ne yapmasi gerektigi hakkinda kesin bir karar hukmu bekleniyorki ....
Yahu su mantiksizliklar ve kara propagandadan dolayi resmen AKP'yi savunmak durumunda kaliyorum ya..... El insaf .....
Adalet bakani bana göre de aciklamasinda güzel bir eglencelik sirk gösterisi yapmis ve acikca "evet Adalet Bakanligi olarak devlet kanunlarinin disina cikip devlet adina insanlik sucu isleyenlere bizzat biz kendi elimizle dava acip, biz yargilayacagiz" diyememis ve geveleyip durmus. Bu ne samimiyetsizlik?
Develtin kendisi dava acmayacak, yargilmayacak da kim dava acip yargilayacak sizce? Devleti yine devletin kendisi yargilamayacaksa devleti kim yargilayacak? Devlet kendini bu gibi unsurlardan temizlemeyecekse kim temizleyecek? Insanlik sucunu isleyenleri devlet Adalet bakanligi bizzat yargilamayacaksa magdurlar mi yargilayacak? Ya magdurlar dava acmazlarsa ne olacak? O zaman yargilama da olmayacak "aman canim bir sey olmamis iste, unutun gitsin" deyip kayitsizca görmezden mi gelecekti bu devlet?
Ancak PKK üst düzey yönetimi ile TSK üst düzeyi arasinda bilmedigimiz bir anlasma varsa ve bu anlasma cercevesinde ‘terörden rant elde edenlerin’ tasarlayabilecegi bir taktik uyarinca, kayit edilen bu sözler PKK’ya daha fazla zayiat verdirilmemesine özen gösterilmesini ifade ediyorsa bunun icin TSK subaylarinin PKKli veya PKK sempatizanlari olma geregi de yoktur. Bazi kurtlarin kendi türdaslari üzerinden bazi cikar gütmek icin aralarinda tilkiye zarar vermeme karari almis olmasi kurtu tilki veya tilki sempatizani yapmis olmaz, degil mi? Bütün bunlar olasilikken Taraf ve diger gazetelerin en olmadik spekülasyonlarda bulunmus olmasi abesle istigaldir..
Bu haber ilk Bugun gazetesinde cikti, genelkurmay yalanlamadi sadece sorusturmanin neden 3 yil icinde sonuclanamadigini bir mahkemeden oburune gidip geldigini acikladi ..... Ayrica Taraf gazetesi her olasiligi ortaya koyan yazilar yazdilar ve sorular sordular ...... Gercek gazetecilik budur diger merkez medyanin yaptigi gibi gormemezlikten gelmek degil ......
Diyelimki bu zaiat verilen kesim PKK'ya sizma yapan TSK elemanlari ... O zaman niye Heron'un dusurulmesi isteniyor ? Neden bu konusma kayitlari Daglica baskinindan biraz once ?
Niye ayni zamanda PKK medyasi Birgun ve Taraf tarafindan bunun sorgulanmasina siddetle yalanlama getirdiler ... PKK da mi TCK'nin haysiyetinin korunmasini istiyor ?
Durup bir dusunulmesi gerekiyor .... Sorgulamayalim mi ?
Adalet bakani bana göre de aciklamasinda güzel bir eglencelik sirk gösterisi yapmis ve acikca "evet Adalet Bakanligi olarak devlet kanunlarinin disina cikip devlet adina insanlik sucu isleyenlere bizzat biz kendi elimizle dava acip, biz yargilayacagiz" diyememis ve geveleyip durmus. Bu ne samimiyetsizlik?
Develtin kendisi dava acmayacak, yargilmayacak da kim dava acip yargilayacak sizce? Devleti yine devletin kendisi yargilamayacaksa devleti kim yargilayacak? Devlet kendini bu gibi unsurlardan temizlemeyecekse kim temizleyecek? Insanlik sucunu isleyenleri devlet Adalet bakanligi bizzat yargilamayacaksa magdurlar mi yargilayacak? Ya magdurlar dava acmazlarsa ne olacak? O zaman yargilama da olmayacak "aman canim bir sey olmamis iste, unutun gitsin" deyip kayitsizca görmezden mi gelecekti bu devlet?
"evet Adalet Bakanligi olarak devlet kanunlarinin disina cikip devlet adina insanlik sucu isleyenlere bizzat biz kendi elimizle dava acip, biz yargilayacagiz"diyememis ve geveleyip durmus. Bu ne samimiyetsizlik?
"biz yargilayacagiz" ??????..... Yani Adalet bakanligi bizzat yargilasin istiyorsunuz .... nerde kaldi yargi bagimsizligi ? Belki tekrar size hatirlatmam gerekiyor adalet bakanligi kanunlarin islemesinde duzenleme getirebilir ... ya da hukumete kanunlarda hangi duzeltmelerin yapilmasi hakkinda fikir beyan eder .... ama yarginin islevini gudemez ..... Adalet bakanligi yurutme organina baglidir ve islevleri bu organin anayasa ile tanimlanmis sinirlariyla sinirlidir .... Yani Adalet bakani biz yargilayacagiz diyemez ..... derse eger hukuku ve anayasayi ihlal etmis ve suc islemis olur .....
Saygilar,
3.yol
Konusmalari kayda gecen ordu mensuplarinin “adamlarımız çok zayiat verdi” ve yanit olarak yarbayin “Çaresine bakarız” ifadesinde bu kisiler “adamlarının” zayiat vermesinden pek etkilenmise benzemiyorlar ama. Yani bunlar PKKli degil ama gerektiginde cikarlar ugruna PKK ile isbirligi yapmaktan da kacinmayan baska bir "cete" o kadar. Bu yüzden bu ordu mensuplarinin ne PKKli ne de PKK sempatizani olabileceklerini söylüyorum. Iki ayri fasist yapilanma (kastedilen bazi üst düzey ordu ve PKK mensuplari) , her ikisi de ayri ayri hareket edip ortak cikarlarda ise ortak hareket edebilen ama birbirleri ile kanli düsman kan kardesleri. Bu yüzden bu ordu mensuplarina PKKli denilmesine itirazim var. Ha bu yüzden biri öbüründen daha mi iyi diyorum? Hic degil...
Taraf'in sorgulayici ve iyi haberleri olmasi demek taraf'in gercekten her zaman tarafsiz haber yayinladigi veya oldugu anlamina da gelmez. Bu baska bir tartisma konusu o ayri..
ahmetaltan
21-07-2010, 10:53
sayın ahmetaltan,
bunun konumuzla alakası nedir anlayamadım. Neden her mesajınızda alakalı olsada olmasada AKP propagandası yapmaya çalışıyorsunuz anlamadım. Açtığınız her konuda AKP nin piyon gazetelerinde ve televizyonlarında bulunan tabirler kullanıyorsunuz ve resmen AKP propaganda yapıyorsunuz.
sizi daha tarafsız ve reklamsız tartışmalar yapmaya davet ediyorum.
saygılarımla
Burda AKP yanlılığı ile ilgili ne vardı anlamadım. Askere sivil yargı yolunun açılmasını istiyorsak, referandum da "evet" denmeli. Bunun AKP ile ne ilgisi var? Sizin hatanız, referanduma bakış açınızdaki yanlışlıkta. Referandumu, AKP nin güvenoylaması olarak algılamanızda problem var.
Getirilen Anayasa değişikliklerine odaklansak, belki daha sağlıklı düşünebilir ve tartışabiliriz.
Saygılar.
Konusmalari kayda gecen ordu mensuplarinin “adamlarımız çok zayiat verdi” ve yanit olarak yarbayin “Çaresine bakarız” ifadesinde bu kisiler “adamlarının” zayiat vermesinden pek etkilenmise benzemiyorlar ama. Yani bunlar PKKli degil ama gerektiginde cikarlar ugruna PKK ile isbirligi yapmaktan da kacinmayan baska bir "cete" o kadar. Bu yüzden bu ordu mensuplarinin ne PKKli ne de PKK sempatizani olabileceklerini söylüyorum. Iki ayri fasist yapilanma (kastedilen bazi üst düzey ordu ve PKK mensuplari) , her ikisi de ayri ayri hareket edip ortak cikarlarda ise ortak hareket edebilen ama birbirleri ile kanli düsman kan kardesleri. Bu yüzden bu ordu mensuplarina PKKli denilmesine itirazim var. Ha bu yüzden biri öbüründen daha mi iyi diyorum? Hic degil...
Taraf'in sorgulayici ve iyi haberleri olmasi demek taraf'in gercekten her zaman tarafsiz haber yayinladigi veya oldugu anlamina da gelmez. Bu baska bir tartisma konusu o ayri..
Sayın Alka niyazi olan adamları heronlar
vurmuyorki. Onları tespit ettiğini jetler vuruyor.
heronların düşürülmesi yada yaylada
piknik yapanları görüntülemeleri isteniyor.:noidea:
Böyle bir olay başka ülkede olsa tedbir olarak o görevliler
derhal açıka alınarak soruşturma hızlı bişekilde tamamlanır.
Böyle kurumlar arasında dolaştırılmaz.
Dalgamı geçiyorsunuz ülkenin güvenliği.
pahalı heronların düşürülmesi sözkonusu.
Arkadaslar Her konuda,Kendi öz düsüncelerimizi birbirimize anlatamadigimiz,
Vede anlasilmakdan cegindigimiz icindirki,Hep kacamak gülesiyoruz.
Hep biryerlerden alintilar yaparakdan is yapar oluyoruz.
Yani etiket vede namli isimler vede kurumlar arar haldeyiz derim?
Haydi hepimize kolay gelsin.
----------------------------------------------
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/makale_genel/images/2010_07_20_04_0.jpg
AKP'nin Anayasa değişikliği referandumunun tarihi olan 12 Eylül yaklaşırken, referandumda niye "evet" denilmesi gerektiğine dair yapılan propaganda hız kazanmış durumda. Sol örgütler Halkevleri, ÖDP ve TKP ise referandumda "hayır" oyu vereceklerini açıkladılar.
Referandumda hayır diyecek olan sol örgütler Halkevleri, ÖDP ve TKP'ye, niye "hayır" diyeceklerini sorduk. Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve TKP Genel Başkanı Erkan Baş sorularımızı yanıtladı.
Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol: 12 Eylüllere 'hayır' demek için...
AKP için demokrasinin, özgürlüğün ve hukukun ne anlama geldiğine 7 senedir tanıklık ediyoruz. Hapishanelerin Kürt çocuklarla dolup taştığı, basına yönelik davaların hızla arttığı, Belediye Başkanlarının, sendikacıların hapishaneye atıldığı, dinlemelerin sıradanlaştığı bir ülkede hangi demokrasiden bahsediliyor? Sendikaların baskı altına alındığı, işçilerin güvencesizleştirilip köleleştirildiği, tüm temel hizmetlerin ticarileştiği, doğanın sermayenin kâr etmesi için hızla katledildiği bir ülkede özgürlük kimin için var?
"AKP sermayenin ihtiyaçlarına uygun anayasa yaptığı için HAYIR diyeceğiz"
AKP iktidarının Anayasa düzenlemeleri halkı sermayeye tutsak etmekte ve sermaye özgürlüklerini güvence altına almaktadır. 7 yıllık iktidarının alamet-i farikası olan piyasalaştırma ve tüm temel hizmetlerin paralılaştırılması ve emeğin güvencesizleştirilmesine yönelik uygulamalarına anayasal güvence sağlayacak olan bir düzenleme yapılmaktadır. Talan ekonomisinin önünde hiçbir engel istemeyen AKP'nin bu oyununa halkın hak mücadelesini yürütenler olarak gerçekleri görüyor ve onaylamıyoruz demek için HAYIR diyeceğiz.
"AKP 12 Eylül’ün mirasına sahip çıktığı için HAYIR diyeceğiz"
AKP’nin Anayasa değişiklik paketi, demokratik bir Anayasayı ifade etmemektedir. 12 Eylül 2010’da “evet” dememiz istenen Anayasa, 12 Eylül Anayasası’dır. AKP yeni bir Anayasa önermemekte, daha önceden defalarca başka iktidarlar döneminde de yapıldığı gibi, 12 Eylül Anayasası’nı sermayenin ve rejimin ihtiyaçları doğrultusunda revize etmektedir.
AKP iktidarı 12 Eylül darbecilerinin hiçbir kurumunu ortadan kaldırmamaktadır. Örneğin AKP iktidarı bir 12 Eylül kurumu olan YÖK’e değil, YÖK’ün elinde olmamasına karşı olduğunu ispat etmiş, YÖK’ü ele geçirir geçirmez bu kurumu hedef almaktan vazgeçmiştir. AKP’nin derdi bu 12 Eylül kurumlarının iktidarını ele geçirmektir. Böylesi bir çabayı “12 Eylül ile hesaplaşma” olarak değerlendirmek, 12 Eylül’de işkencelerden geçen, idam sehpalarına başı dik bir biçimde çıkan binlerce devrimci, ilerici insanımıza -en hafif tabiriyle- büyük bir saygısızlıktır.
"AKP Kürt halkını yok sayan inkarcı tutumunu pervasızca devam ettirdiği ve savaş naraları attığı için HAYIR diyeceğiz"
Yine ülkenin en önemli sorunu “Kürt sorunudur” denirken değişiklikte kürt sorununa dair tek bir düzenleme bulunmamaktadır. Tam tersine toplumu birbirinden ayrıştırarak milliyetçi histeriyi körükleyen çizgi artık iyice açığa çıkmıştır. İnkar siyasetini sürdüren ve savaş rejimini kendi kontrolündeki yeni askeri güç odakları yaratarak derinleştiren AKP Kürt halkının haklarını teslim etmek yerine Kürtlerin mücadelesini savaş ile tasfiye etmeye yönelmiştir. Seçim barajı gibi, anadilde eğitim gibi, eşit yurttaşlık esasları gibi konularda rejimin tekçi ve inkarcı yapısında değişim öngörecek eşitlikçi bir düzenlemeden eser yoktur.
"12 Eylül’lere hayır demek için 12 Eylül’de hayır diyeceğiz!"
Bizler 12 Eylül ile hesaplaşmak adına, 12 Eylül askeri darbesinin kurumlarını, ruhunu ve yöntemlerini bünyesinde barındıran bir Anayasa paketine gönül rahatlığıyla hayır diyeceğiz. 12 Eylül 1980 den sonra darbecilerinin peşinden giderek 12 Eylül 1980 Anayasası’na “evet” deme çağrısı yapan tüm tarikat ve cemaatlerin bugün “12 Eylül ile hesaplaşma” taklidi yaparak referanduma “evet” kampanyası yürütmeleri trajikomik bir çelişki değil anlamlı bir sürekliliktir. 12 Eylül Anayasası’na evet diyenlerin, 12 Eylül 2010’da da “evet” oyu vermeleri gayet doğaldır. Doğal olmayan ise, 12 Eylül Anayasası’na “hayır” diyenlerin 12 Eylül 2010’da “evet” demeleridir. Bu 30 yıl önce reddedilen bir düzenin, bugün onaylanması anlamına gelmektedir. Bizler, 12 Eylül darbesi ve sonrasındaki onlarca Anayasal düzenlemeyle sağlamlaştıran sermaye düzenini ısrarla reddetmeye devam edeceğiz. Bu nedenle 12 Eylül 2010’da hayır demek, 30 yıl sonra güçlü bir şekilde 12 Eylül darbesine hayır demektir.
12 Eylül 1980 faşizmine bugüne dek bedeller ödeyerek direnmiş olan, , Kürtler, emekçiler ve bir bütün olarak “sol” olagelmiştir. Bugün “demokrasi ve özgürlük” diyerek toplumun bilincini, yüreğini, inançlarını ve emeğini kelepçeleyerek iktidar nimetlerine sermaye adına süreklilik arayanlar dünün asker kucağında tanklarına selam duranlarıdır. AKP nin ve sol liberal çevrelerle siyasal İslam temsilcisi güçlerin “Vesayet rejiminde vasi değişikliği talebi egemenler arası bir diyalog parçasıdır. İktidar güçlerinin belirlediği bu çerçeveyi alt üst edecek olanda sol güçlerin var güçleriyle bu oyunu bozacak müdahaleleri olacaktır.
Referandumda hayır çünkü bu gün 82 Anayasa’nın tüm kurumlarıyla birlikte tarihin çöplüğüne gönderildiği, daha kapsamlı bir Anayasa değişikliği ihtiyaçtır. Ve bu anayasa halkların, emekçilerin, kadınların ve doğanın yaşam hakkını güvenceye alan eşitlikleri barındıracaktır. Yasaların eşitliğin ve özgürlüğün diliyle yazılacağı güne dek halkların hak mücadelelerini yükseltmek üzere ‘yola devam’ diyeceğiz ve 12 Eylül 2010 da HAYIR’ı örgütleyeceğiz.
Ehven-i şer ile hareket edecek olanlar yüz yıllık uykudan uyandırılacak olan prensese hayat öpücüğünü AKP nin vereceğini düşünmektedirler. Bu kişilere yine de ısrarla söyleyelim:
“Hey, o gelen beyaz atlı prens değil, masalın uzun burunlu çirkin cadısıdır.”
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş: 12 Eylül düzeninin özü korunuyor
Anayasa değişiklik paketine dair referandumda "evet" kampanyası yürütenler sözümona 12 Eylül düzeninde değişiklik yapma fırsatı yakalandığını iddia ediyor. Oysa ortada bir değişiklik yok. Nedir 12 Eylül'ün, 12 Eylül düzeninin özü? Birincisi, 12 Eylül, 24 Ocak kararlarının devamıdır, doğal olarak bu düzenin özü, piyasanın, piyasa diktatörlüğünün önün açmaktır. Özelleştirmelerin önünü açmaktır. 12 Eylül budur. AKP'nin değişiklik paketinin özü de budur. Bu pakette yargının yerinden denetimini ortadan kaldırarak özelleştirmelerin, piyasalaştırmanın önü açılmaktadır. Artık kıyılar, çevre, doğa, sular dahi kolaylıkla alınıp satılabilecek, kirletilebilecek. Bunların önündeki engelleri kaldırıyorlar, özelleştirmelerin engellenmesine dönük kısmi önlemler kalkıyor. Piyasa düzeninin önü açılıyor. Bu paket bu özü koruyor ve güçlendiriyor.
İkincisi, bu paketteki anlayış, iktidarı dağıtan değil merkeze toplayan, yürütmeye toplayan bir anlayış. Doğal olarak paketin özü de iktidarı daha fazla merkeze toplamaya dönük bir çabayı temsil ediyor. Yasama yürütme ve yargının güçlendirilmesinde yürütmenin rolü artırılıyor, bu nedenle de bu paket, 12 Eylül düzeninin özünü koruyor. Esas olarak bu iki temel noktada 12 Eylül anayasasının özü korunmuş oluyor.
"Başkanlık sistemine geçişin hukuki temelini oluşturuyorlar"
AKP piyasa diktatörlüğünü savunuyor, ve bunu altyapıda inşa ederken, üstyapıda da yürütmeyi güçlendirerek başkanlık sistemine geçişin hukuki temelini oluşturuyor. Bunun emekçiler adına bir kazanım içerdiğini savunmak mümkün değil, bunun ilerici olmadığı da ortada. Devrimciler iktidarın dağıtılarak emekçilere yaklaştırılmasını, halkın sosyal haklarını, parasız eğitimi, parasız sağlığı, kamuyu savunur. Bu bakımlardan da paket hiçbir ilerici öge içermiyor. Mevcut 12 Eylül rejimini güçlendiriyor. Paketin özü budur. Bu yüzden biz "2 hayır birden" diyoruz, hem AKP'nin paketine, hem 12 Eylül Anayasası'na hayır.
"Solda bazı kesimler 'statüko-değişim' tuzağına düştü"
Bu tartışmada önemli bir nokta şu. AKP süreci sahte bir değişim-statüko tartışmasına çekiyor. Solda da bazı kesimler bu tuzağa düşmüş durumda. Sözümona bu değişim silahını AKP'nin elinden almak için "Yetmez ama evet" diyeceklermiş. AKP'nin "değişim" iddiasına baştan teslim olmuş bu kesimler. Bunlar solu statükoculuktan yana olmakla itham ediyor. AKP düzeni tahkim ediyor, düzeni değiştirmiyor. Ayrıca 1960'lardan bu yana, sol toplumsal olmaya başladığı dönemden bu yana solun söyledikleri ortada, Kürt sorununda, haklar ve özgürlükler meselesinde, sendikal haklar meselesinde, Aleviler meselesinde, seçim ve siyasi partiler yasasında solun söyledikleri ortada. Yıllardır devrimcilerin söylediklerinin ancak onda birini söyleyenler karşısında nasıl devrimciler statükocu oluyor da, AKP değişimci, devrimci oluyor?
"Biz zaten yıllarca Anayasa'yı değiştirme teşebbüsünden yargılandık"
Bu AKP'nin zihniyetine teslim olmaktır. Gerçek aydın ve gerçek sol, düzene hayır demelidir. Biz gerçek solu, gerçek aydınları bu düzene hayır demeye çağırıyoruz. Çünkü AKP'nin değişiklik paketi 12 Eylül düzenini güçlendiriyor. Biz zaten Anayasa'yı değiştireceğiz diye yıllarca yargılandık. Biz bu Anayasa'yı değiştirip eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anayasa yaratacağız. Mücadelemiz bu sistemi köklü bir biçimde değiştirmenin mücadelesidir. Bu sistemi yamayan değişikliklerin peşine takılmak aydın olmak, devrimci olmak değildir.
TKP Genel Başkanı Erkan Baş: "Halkımızın çıkarları tereddütsüz bir hayır'dan yanadır"
AKP'nin hazırladığı Anayasa değişiklik paketi kendi siyasi hedeflerine ve çıkarlarını savunduğu piyasacı güçlerin ihtiyaçlarına göre hazırlamıştır. Emekçilerin, halkın çıkarları ile en küçük bir ilgisi olmayan değişikliğin ilerici, devrimci, sol güçler açısından savunulacak herhangi bir yanı yoktur.
Özellikle Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra paketin tek seferde ve bütün olarak oylanacağı düşünüldüğünde, tek tek maddelerin ötesinde değişikliklerin özünü göz önüne alarak bir karar vermek durumundayız. Bu durumda işçi sınıfı ve emekçi halkımızın çıkarları tereddütsüz bir "Hayır"dan yanadır.
"Halkı aptal yerine koyuyorlar"
AKP tarafından söz konusu değişikliğin 12 Eylül Anayasası ile hesaplaşma olarak pazarlanmaya çalışılması, daha önce de benzer örneklerini gördüğümüz, halkı aptal yerine koyan, aldatmaya ve kandırmaya dayalı AKP tarzı politik bir hamledir. İddia edilenin tam tersine bu girişimin 12 Eylül'ün doğrudan bir uzantısı ve devamı olduğunu düşünüyoruz. Kendisi de 12 Eylül'ün sonuçlarından birisi olan AKP, bir taraftan 12 Eylül Anayasası'na makyaj yaparken bir taraftan da gerici, piyasacı güçlerin konumunu daha da rahatlatacak bir hamle yapmaktadır. Bu hamle 12 Eylül Anayasası ortadan kaldırmak bir yana, onun ruhuna uygun olarak güncelleştirilmesi ve ömrünün uzatılması girişimidir.
12 Eylül ülkemiz emekçilerine, ilerici devrimci birikimine karşı kapsamlı bir saldırının adıdır. Faşist generallerin darbesine ve sonuçlarına karşı yıllardır mücadele eden sol güçler, 2. Cumhuriyetçilerin (AKP diliyle söyleyecek olursak "Yeni Osmanlıcı"ların) “İkinci 12 Eylül” girişimine karşı da kararlı bir karşı duruşu sergilemek görevi ile karşı karşıyadır.
Türkiye Komünist Partisi olarak referandumu kısmen de olsa halkın sözünü söyleyebileceği bir süreç olarak görüyoruz. Ülkemiz emekçilerinin siyasal süreçlere daha aktif bir biçimde müdahil olması için her türlü olanağı değerlendirmeye çalıştığımız gibi, referandumu da bu açıdan en etkili biçimde değerlendirmeye çalışacağız. Referandumu piyasacı güçlerin bugünkü amaçlarını, emekçi halkımıza ve ülkemize dönük saldırılarını en yaygın biçimde teşhir etme olanağı olarak görüyoruz. Sermaye sınıfının saldırılarını mümkün olduğunca geniş bir yüzeyde tartışma ve taraflaştırma olanağı bulmuş olacağız. Özetle referandum sürecinde bizim için AKP'nin halk düşmanı, gerici, piyasacı, emperyalizme hizmetkâr kimliğini deşifre etme çabamızı yoğunlaştıracağız. AKP Anayasası'na "Hayır" derken 12 Eylül anayasasının asıl hangi nedenlerle değiştirilmesi gerektiğine ilişkin bir aydınlatma hamlesi yapmaya olanak sağlayacak bir süreç var önümüzde...
“Hayır” bunun karşılığıdır.
Son olarak bir not düşmek istiyorum, dünya tarihinde halkların kaderlerini ellerine almalarının ilk şartlarından birisinin egemenlerin politikalarına “Hayır” demeyi öğrenmeleri olduğunun altını çizmek isterim. Referandum doğrudan böyle bir sonuca yol açacak diyemem ama, her şeyin bir başlangıcı vardır ve 12 Eylül'deki referandum belki de bu “Hayır demeyi öğrenme süreci”nin ilk adımlarından birisi olacak.
Bu süreci mümkün olan en etkili biçimde örgütleyeceğiz.
Husamettin : Referanduma karsi ne diyecegiz Apo ?
Apo : Tabii ki "hayir" diyecegiz Husamettin Abi ...
H: Afferiiiim .... Peki neden "hayir" diyecegiz ... ?
A: Tayyip'in badem biyigina gicik oluyom ... o yuzden ....
H: Ulan Hiyar .... dogru cevap ver ... simdi bunu secmene nasil kabul ettirecen ? .... daha duzgun bir soylem bulsana .....
A: O zaman diyelimki Tayyip'in badem biyigi laiklige aykiridir ...
H: ....Yemez bu halkin gozu acildi son zamanlarda..... Ben diyorumki sey diyelim ..... Issizlik , yoksulluk falan ...
A: Gercekten iyi fikir ... Ama yerlermi yahu .... Anayasa maddeleri ile ne alakasi var bunlarin?
H: Sen bakma bizim halk zaten gobegini kasiyan adam .... okumaz bile anayasa degisikligini .... Zaten bu sekilde kandirmadikmi onlari uzun zamandir .... Bence en azindan bir soyluyelim bakalim . Aynen e-mail formatini da hazirlarim kopyala yapistir yayariz etrafa ....
A: Valla akillisin haaa .... Ama ya yemezse ne diyecegiz o zaman ?
H: Sey deriz .... Hhhhiiiii ..... sey .... Hah buldum .... derizki ..... bu AKP'nin anayasasidir ..... uzlasma olmadan yapilmistir ....
A: Ulan ne zaman uzlasma olduki TC tarihinde ... zaten askerler yazdi hep anayasayi .....
H: Karistirma simdi sen onu .... icin rahat olsun bizim milletin hafizasi zayiftir ...... 1980'ini bile hatirlamazlar ..... Heh heh heh ....
A: Ben yine de ya hatirliyorlarsa diye killaniyom .... ozellikle iskence gorenler otmeye baslarsa falan ....
H: (zzrrrrrr .... zzzzrrrrrr) Dur bi dakka Etro Kemal ariyo ....
.
.
H: Sendikalari ikna etmis ... "Hayir" diyeceklermis ......
A: Nasiiil yani ? Hani yeni maddelerden birinde memura sendika hakki birinde isciye grev yasaklamalarina karsi duzenleme vardi ?
H: Eeeee hala var .....
A: Peki ?
H: Onlar da Tayyip'in biyigina gicikmis ..... Gerekirse Tusiad'la bile birlikte cephe almaya hazirlar ....
A: Yok deve ..... daha neler .... !!!!!
H: Valla diyom ... Etro Kemal'in yalancisiyim .....
A: Eeee gerekce icin ne diyeceklermis ?
H: Sey diyeceklermis .... "AKP 12 Eylül’ün mirasına sahip çıktığı için HAYIR diyeceğiz" .....
A: Vay anasinin .... seytanin bile aklina gelmezdi bu ..... Hah haaaa bravo .... bravo ....
H: Helal gurbanlara ... biz de "solcu" deyip assagilardik herifleri ... bizden kralci cikti hergeleler ....
A: Abiiiiiii ... ben yine de sevmiyom bu herifleri ....
H: Bos ver gulum kopruyu gecene kadar ... Nasil derler ..... Ayi-dayi diyalektigi anliyacagin .... :D
H: Bu arada komutanlari aradin mi ?
A: Niye ?
H: Niye niye diye soruyon oglum ... konusmadikmi bunu onceden ....
A: Haaa sey icin diyon .. aradim aradim ...
H: Eeeee ?
A: Mesgullermis ...
H: Ne mesgulu olum olay siyaset olunca mesgul mu olurmus komutan ....
A: Abi , valla bana dedilerki .... cok sikisik durumdalarmis .... Heron mu neymis bir vukuat olmus telekulaga yakalanmislar .... Bi de biliyon Balyozu ortbast etmekle mesguller ....
H: Ulan siyaseti birakip ne iduu belirsiz islerlemi ugrasiyorlar yoksa .... Valla ne gunlere kaldik !!! ... Sen hemen tekrar ara... acil de .... gerekirse G.K.Baskanini devreye soksunlar .... biraz milletin laiklik duygulari kasinsin iyi olur ....
A: Tamam basustune ....
H: bi de seyi hatirlat G.K.baskanina ... bak bu anayasa ile yoldaslarinin dokunuzmazligi kaldiriliyo ...ne olur ne olmaz senin adinda darbe marbe icinde geciveririr..... ona gore ... Ama yani tehdit vari deme ..... yani bir dost tavsiyesi uslubunda yani ... sen anladin .... Heh heh heeee .....
A: Abi sey diyom .... bizim kayinco var ya ...
H: Eeee ....
A: Sey diyom ..... hani referandumdan "hayir" cikinca ... biloyosun bizim kayinco saglam CHP'li ... hani diyom ona soyle bir HSYK'da gorev ayarlasak .... biliyorsun senin emmi de yargic onu da Anayasa Mahkemesine atariz ... gul gibi gecinirler birlikte ....
H: tamam tamam hallederiz .... ilk once su isleri bi halledelim .... Komutanlari aramayi unutma ..... Bir de su kopyala yapisitir e-mailler onemli ..... Onu da ihmal etmeyelim.
A: Basustune abi ... emrin olur .... Hurriyet'e de bir mesaj cekelimmi ?
H: Ulan ne safsin be Apo ... Hurriyet mesajin "m" sini kokladiginda yapar mansetini .... Heh heh heeee ....
3yol;
Daha senden bir mesaj önce oldukça ciddi ve haklı gerekçeler yazılmış iken aklın sıra gırgıra vuruyorsun!
Umarım senin yazın değil de, alıntıdır.Zira yazı mizah değeri olarak bile vasatın altında...
3yol;
Daha senden bir mesaj önce oldukça ciddi ve haklı gerekçeler yazılmış iken aklın sıra gırgıra vuruyorsun!
Umarım senin yazın değil de, alıntıdır.Zira yazı mizah değeri olarak bile vasatın altında...
:rant::rant::rant:
Aglanacak halimize guluyoruz iste !!!! Bu absurdluge ancak kara mizahla cevap verilebilir ....
Verilen mesaji anliyan anladi .... sen anlamasan da olur .... :yo:
ahmetaltan
29-07-2010, 08:34
Husamettin : Referanduma karsi ne diyecegiz Apo ?
Apo : Tabii ki "hayir" diyecegiz Husamettin Abi ...
H: Afferiiiim .... Peki neden "hayir" diyecegiz ... ?
A: Tayyip'in badem biyigina gicik oluyom ... o yuzden ....
H: Ulan Hiyar .... dogru cevap ver ... simdi bunu secmene nasil kabul ettirecen ? .... daha duzgun bir soylem bulsana .....
A: O zaman diyelimki Tayyip'in badem biyigi laiklige aykiridir ...
H: ....Yemez bu halkin gozu acildi son zamanlarda..... Ben diyorumki sey diyelim ..... Issizlik , yoksulluk falan ...
A: Gercekten iyi fikir ... Ama yerlermi yahu .... Anayasa maddeleri ile ne alakasi var bunlarin?
H: Sen bakma bizim halk zaten gobegini kasiyan adam .... okumaz bile anayasa degisikligini .... Zaten bu sekilde kandirmadikmi onlari uzun zamandir .... Bence en azindan bir soyluyelim bakalim . Aynen e-mail formatini da hazirlarim kopyala yapistir yayariz etrafa ....
A: Valla akillisin haaa .... Ama ya yemezse ne diyecegiz o zaman ?
H: Sey deriz .... Hhhhiiiii ..... sey .... Hah buldum .... derizki ..... bu AKP'nin anayasasidir ..... uzlasma olmadan yapilmistir ....
A: Ulan ne zaman uzlasma olduki TC tarihinde ... zaten askerler yazdi hep anayasayi .....
H: Karistirma simdi sen onu .... icin rahat olsun bizim milletin hafizasi zayiftir ...... 1980'ini bile hatirlamazlar ..... Heh heh heh ....
A: Ben yine de ya hatirliyorlarsa diye killaniyom .... ozellikle iskence gorenler otmeye baslarsa falan ....
H: (zzrrrrrr .... zzzzrrrrrr) Dur bi dakka Etro Kemal ariyo ....
.
.
H: Sendikalari ikna etmis ... "Hayir" diyeceklermis ......
A: Nasiiil yani ? Hani yeni maddelerden birinde memura sendika hakki birinde isciye grev yasaklamalarina karsi duzenleme vardi ?
H: Eeeee hala var .....
A: Peki ?
H: Onlar da Tayyip'in biyigina gicikmis ..... Gerekirse Tusiad'la bile birlikte cephe almaya hazirlar ....
A: Yok deve ..... daha neler .... !!!!!
H: Valla diyom ... Etro Kemal'in yalancisiyim .....
A: Eeee gerekce icin ne diyeceklermis ?
H: Sey diyeceklermis .... "AKP 12 Eylül’ün mirasına sahip çıktığı için HAYIR diyeceğiz" .....
A: Vay anasinin .... seytanin bile aklina gelmezdi bu ..... Hah haaaa bravo .... bravo ....
H: Helal gurbanlara ... biz de "solcu" deyip assagilardik herifleri ... bizden kralci cikti hergeleler ....
A: Abiiiiiii ... ben yine de sevmiyom bu herifleri ....
H: Bos ver gulum kopruyu gecene kadar ... Nasil derler ..... Ayi-dayi diyalektigi anliyacagin .... :D
H: Bu arada komutanlari aradin mi ?
A: Niye ?
H: Niye niye diye soruyon oglum ... konusmadikmi bunu onceden ....
A: Haaa sey icin diyon .. aradim aradim ...
H: Eeeee ?
A: Mesgullermis ...
H: Ne mesgulu olum olay siyaset olunca mesgul mu olurmus komutan ....
A: Abi , valla bana dedilerki .... cok sikisik durumdalarmis .... Heron mu neymis bir vukuat olmus telekulaga yakalanmislar .... Bi de biliyon Balyozu ortbast etmekle mesguller ....
H: Ulan siyaseti birakip ne iduu belirsiz islerlemi ugrasiyorlar yoksa .... Valla ne gunlere kaldik !!! ... Sen hemen tekrar ara... acil de .... gerekirse G.K.Baskanini devreye soksunlar .... biraz milletin laiklik duygulari kasinsin iyi olur ....
A: Tamam basustune ....
H: bi de seyi hatirlat G.K.baskanina ... bak bu anayasa ile yoldaslarinin dokunuzmazligi kaldiriliyo ...ne olur ne olmaz senin adinda darbe marbe icinde geciveririr..... ona gore ... Ama yani tehdit vari deme ..... yani bir dost tavsiyesi uslubunda yani ... sen anladin .... Heh heh heeee .....
A: Abi sey diyom .... bizim kayinco var ya ...
H: Eeee ....
A: Sey diyom ..... hani referandumdan "hayir" cikinca ... biloyosun bizim kayinco saglam CHP'li ... hani diyom ona soyle bir HSYK'da gorev ayarlasak .... biliyorsun senin emmi de yargic onu da Anayasa Mahkemesine atariz ... gul gibi gecinirler birlikte ....
H: tamam tamam hallederiz .... ilk once su isleri bi halledelim .... Komutanlari aramayi unutma ..... Bir de su kopyala yapisitir e-mailler onemli ..... Onu da ihmal etmeyelim.
A: Basustune abi ... emrin olur .... Hurriyet'e de bir mesaj cekelimmi ?
H: Ulan ne safsin be Apo ... Hurriyet mesajin "m" sini kokladiginda yapar mansetini .... Heh heh heeee ....
İşte bu....
Bir konu ancak bu kadar açıklanabilir.
Teşekkürler sayın 3. yol
Eline sağlık...
fantomas
29-07-2010, 11:34
Husamettin : Referanduma karsi ne diyecegiz Apo ?
Apo : Tabii ki "hayir" diyecegiz Husamettin Abi ...
H: Afferiiiim .... Peki neden "hayir" diyecegiz ... ?
A: Tayyip'in badem biyigina gicik oluyom ... o yuzden ....
H: Ulan Hiyar .... dogru cevap ver ... simdi bunu secmene nasil kabul ettirecen ? .... daha duzgun bir soylem bulsana .....
A: O zaman diyelimki Tayyip'in badem biyigi laiklige aykiridir ...
H: ....Yemez bu halkin gozu acildi son zamanlarda..... Ben diyorumki sey diyelim ..... Issizlik , yoksulluk falan ...
A: Gercekten iyi fikir ... Ama yerlermi yahu .... Anayasa maddeleri ile ne alakasi var bunlarin?
H: Sen bakma bizim halk zaten gobegini kasiyan adam .... okumaz bile anayasa degisikligini .... Zaten bu sekilde kandirmadikmi onlari uzun zamandir .... Bence en azindan bir soyluyelim bakalim . Aynen e-mail formatini da hazirlarim kopyala yapistir yayariz etrafa ....
A: Valla akillisin haaa .... Ama ya yemezse ne diyecegiz o zaman ?
H: Sey deriz .... Hhhhiiiii ..... sey .... Hah buldum .... derizki ..... bu AKP'nin anayasasidir ..... uzlasma olmadan yapilmistir ....
A: Ulan ne zaman uzlasma olduki TC tarihinde ... zaten askerler yazdi hep anayasayi .....
H: Karistirma simdi sen onu .... icin rahat olsun bizim milletin hafizasi zayiftir ...... 1980'ini bile hatirlamazlar ..... Heh heh heh ....
A: Ben yine de ya hatirliyorlarsa diye killaniyom .... ozellikle iskence gorenler otmeye baslarsa falan ....
H: (zzrrrrrr .... zzzzrrrrrr) Dur bi dakka Etro Kemal ariyo ....
.
.
H: Sendikalari ikna etmis ... "Hayir" diyeceklermis ......
A: Nasiiil yani ? Hani yeni maddelerden birinde memura sendika hakki birinde isciye grev yasaklamalarina karsi duzenleme vardi ?
H: Eeeee hala var .....
A: Peki ?
H: Onlar da Tayyip'in biyigina gicikmis ..... Gerekirse Tusiad'la bile birlikte cephe almaya hazirlar ....
A: Yok deve ..... daha neler .... !!!!!
H: Valla diyom ... Etro Kemal'in yalancisiyim .....
A: Eeee gerekce icin ne diyeceklermis ?
H: Sey diyeceklermis .... "AKP 12 Eylül’ün mirasına sahip çıktığı için HAYIR diyeceğiz" .....
A: Vay anasinin .... seytanin bile aklina gelmezdi bu ..... Hah haaaa bravo .... bravo ....
H: Helal gurbanlara ... biz de "solcu" deyip assagilardik herifleri ... bizden kralci cikti hergeleler ....
A: Abiiiiiii ... ben yine de sevmiyom bu herifleri ....
H: Bos ver gulum kopruyu gecene kadar ... Nasil derler ..... Ayi-dayi diyalektigi anliyacagin .... :D
H: Bu arada komutanlari aradin mi ?
A: Niye ?
H: Niye niye diye soruyon oglum ... konusmadikmi bunu onceden ....
A: Haaa sey icin diyon .. aradim aradim ...
H: Eeeee ?
A: Mesgullermis ...
H: Ne mesgulu olum olay siyaset olunca mesgul mu olurmus komutan ....
A: Abi , valla bana dedilerki .... cok sikisik durumdalarmis .... Heron mu neymis bir vukuat olmus telekulaga yakalanmislar .... Bi de biliyon Balyozu ortbast etmekle mesguller ....
H: Ulan siyaseti birakip ne iduu belirsiz islerlemi ugrasiyorlar yoksa .... Valla ne gunlere kaldik !!! ... Sen hemen tekrar ara... acil de .... gerekirse G.K.Baskanini devreye soksunlar .... biraz milletin laiklik duygulari kasinsin iyi olur ....
A: Tamam basustune ....
H: bi de seyi hatirlat G.K.baskanina ... bak bu anayasa ile yoldaslarinin dokunuzmazligi kaldiriliyo ...ne olur ne olmaz senin adinda darbe marbe icinde geciveririr..... ona gore ... Ama yani tehdit vari deme ..... yani bir dost tavsiyesi uslubunda yani ... sen anladin .... Heh heh heeee .....
A: Abi sey diyom .... bizim kayinco var ya ...
H: Eeee ....
A: Sey diyom ..... hani referandumdan "hayir" cikinca ... biloyosun bizim kayinco saglam CHP'li ... hani diyom ona soyle bir HSYK'da gorev ayarlasak .... biliyorsun senin emmi de yargic onu da Anayasa Mahkemesine atariz ... gul gibi gecinirler birlikte ....
H: tamam tamam hallederiz .... ilk once su isleri bi halledelim .... Komutanlari aramayi unutma ..... Bir de su kopyala yapisitir e-mailler onemli ..... Onu da ihmal etmeyelim.
A: Basustune abi ... emrin olur .... Hurriyet'e de bir mesaj cekelimmi ?
H: Ulan ne safsin be Apo ... Hurriyet mesajin "m" sini kokladiginda yapar mansetini .... Heh heh heeee ....
Bu güzellemeyi kim yazdı ise halkı "eşşek" filan zannediyor herhalde.O kadar da değil la!
Halk bunun kadar eşşek olsaydı 27 Nisan muhtırasından sonra..
Neyse!
Güzel yazı.
Kimden alıntılanmış acaba?
Annesinin bir tanesi olan bu zeka ötesi yazı sahibini tebrik ederim.
Çok uyanık biri.
Bravo!!!
Taraf'in muhabiri, Mehmet Baransu kasiniyor yine....!!!! Mahkeme mahkeme dolasmaktan bikmadi mi bu adam !!!!
Şamil Tayyar amcasinin dustugu durumlara bakip ders cikarsin biraz!!!
http://www.stargazete.com/gazete/yazar/samil-tayyar.htm
Bak su utanmaza !!! ...... neler yazmis mansete ..... Akıl ol .... akıllı !!!
http://www.taraf.com.tr/haber/general-kaya-bu-faksi-aciklasin.htm