PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkçesi Varken Yerliğine Bütün Dilseverleri Bekliyoruz


theisticevolutionist
23-07-2010, 16:06
http://turkcesivarken.com/

Yerliğimizde(sitemizde) ve yazışmalığımızda(forumumuzda) Türkçe'yi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmaya çalışıyor ve Türkçe ile ilgili dilbilimsel, kökenbilimsel bağlamda paylaşımlar yapıyoruz. Bütün dilseverleri davet ediyoruz.

Başka dile uymaz annenin sesi
Her sözün ararsan vardır Türkçesi

Ovidius
24-07-2010, 09:35
http://turkcesivarken.com/


Başka dile uymaz annenin sesi
Her sözün ararsan vardır Türkçesi


Peki, isminizin türkçesi nedir ?Dostum.
Bilmediğimden soruyorum,
yoksa,''önce adınızı Türkçe yazın'' deme gibi bir ukalalık yapmak değil maksadım.

Sorgulayıcı
31-07-2010, 22:55
Tanrıcı evrimci ya da Tanrıcılıksal evrimci oluyor sanırım :) Düşünce ile dil çok yakından ilgilidir. İlgilenmeli...

rastaman
20-02-2012, 04:33
Etimolojik ırkçılar sizi:)

Olimpiyat
27-04-2012, 10:57
Aslında yaşananlar çok acı. Türkçe yi en başta savunanlar bile İngilizce hayranı.

Yaklaşık 15 yıldır internet sitelerinde Türkçe yi savunanlar görürüm. Bir tanesinde bile Türkçe nik görmedim.

İngilizce rumuz, İngilizce imza..Ama söylemleri , Türkçe savaşçılığı üzerine kurulu.

Artık bu insanlar içten içe İngilizceye olan düşkünlüklerini ve hayranlıklarını itiraf etsinler. Biz de rahatlayalım.

Günlük yaşamda da benzer şeyler gördüm, kahrolsun İngilizce yaşasın Türkçe diyen esnaf arkadaşlarımın dükkanlarının hepsi İngilizce isme sahip.



Bu çelişki çok acı. Belki de kendi vicdanlarını rahatlatmak için böyle ekstra çabalar içine giriyorlar.

Sesli
27-04-2012, 21:11
Türkçe yandaşı olmak bir varlık konusudur. Türkçe yandaşlarını eleştirmek yerine onları desteklemek gerekir.

Türkiye dışında, sömürgelerden gayrı, okullarında kendi öz dilleri dışında yabancı dillerde eğitim yapan ülke yok.

Türkçeye karşı olanlar sömürgecilerdir...

kasarsis
28-04-2012, 01:26
Türkçenin toplumumuzda egemen olabilmesi için toplumumuzun bilinçli ve bu konuda eğitimli olması gerekir. Bugün kullandığımız Türkçenin %35 'i yabancı kökenli sözcüklerden oluşuyorsa ve bundan rahatsızlık duymayan bir halk varsa üstelik dil devrimi yapılmışsa ve 70 yıldır bir şey değişmemişse başbakan anayasanın Türkçeleştirilmesine karşı çıkıyorsa...
sözün bittiği yerdeyiz.

AlbatrosS
28-04-2012, 01:36
Tam bir ''kıçımın kenarı'' hadisesi. Beş para etmez ve gereksiz bir çalışma. Bunlar çok denendi; ama tutmadı(iyi ki) İşin özüyse basit: Felsefe, bilim ve sanatı kim üretiyorsa dili güçlüdür. Artı, her felsefi/sanatsal terim/sözcük kullanıldığı dilin sosyo-kültürel bağlamı(kontext-i) içerisinde özel bir anlama sahiptir. Her ''çeviri''her manayı karşılamaz. Dilde de bu denli ''özcü'' olmak hayra alamet değildir.

AhbAp
28-04-2012, 13:52
Almanya'daki kuzenlerimden birisi, birkaç sene önce Türkiye'ye gelmişti. Sohbet sırasında, daha önce Paris'e yaptığı bir seyahati anlattı ve Fransızca'dan Türkçe'ye ne kadar çok kelime geçtiğini farkettiği bir sözlükten bahsetti. Örnek olarak "kamyon" kelimesi kalmış aklımda. Bunun çok acı verici bir şey olduğundan bahsetti.

Aslında olayda acı verici bir şey yok. Zira kamyonun Türkçe'de bir karşılığı yok ve aynen geçmesi çok doğal. Computer da bilgisayar olarak Türkçe'ye geçti ve bunda da bir sorun yok. Ama otobüs için "çok oturgaçlı götürgeç" gibi zırvalıklar da gereksiz olurdu.

Dillere milliyetçi bir gözle değil, fakat sahip çıkılması gereken bir zenginlik olarak bakıyorum. Konuşmak/yazmak, iletişimin en önemli parçası ise, önemli olanın iletiyi karşıya doğru bir şekilde aktarılması ve alıcı tarafından da ne demek istendiğinin algılanması lazım. Fakat Türkçe'de biraz da zorlama olarak kullanılan ve gerçekte tam olarak ne anlama geldiği bilinmeyen kelimelerin cümle içinde kullanılması, bence doğru iletişimi baltalıyor. Söyleyen, söylediğini tam söylemek istediği gibi ifade edemiyor ve/veya alıcı da ne söylenmek isteneni ne de söyleneni algılıyor. Dillerin korunmasını, sadece bu açıdan önemli görebilirim.

Fakat söylemeye sanırım gerek yok ki, "v" yerine "w" kullanılması ve internet lisanı olan "napıon", "wallahmı" gibi zırvalamalardan ise hiç hazzetmiyorum. Kimileri zaman tasarrufu ile bu durumu savunsa da, ı harfi i harfinin kısaltması olamaz herhalde (bir nokta farkıyla) ya da w harfi v'nin. Ayrı yazılması gereken mi, de, ki gibi ek ve bağlaçların doğru kullanılması, artık bundan sonra neredeyse imkansız gibi görünüyor zaten.

Yabancı kelimelerin Türkçe cümleler içerisinde kullanımının eleştirisi, "Elektro gitarın Türk Halk Müziğinde işi ne?" demek gibi bir şey. Ancak hangi müzik aletinden bahsedersek bahsedelim, doğru notaların doğru sürelerde basılması ve müziğin bir ahenk oluşturması gerektiği de inkar edilemez.

yamans
28-04-2012, 18:00
Kusura bakmayın bayım, ingilizce rumuzlu biri bana Türkçe'yi öğretemez.

VraeL
28-04-2012, 19:39
sitenin sağ üst tarafından:
"Facebook bétimizi bulduñuz mu?" yazıyor?

vat heppıınnnssss o.O

Sesli
28-04-2012, 21:07
Buradaki gerçek, sömürgeci düşüncelerle, ulusalcı düşüncelerin karşı karşıya gelmesinde yatmaktadır. Sömürgeciler açıkça, Türkçe'ye gereksiz yere yabancı sözcüklerin girmesine izin verenlerdir. Bunlar, zaten ülkelerinin yabancılar tarafından işgaline taraftar olanlardır.

Türkçemizin zenginleşmesi ve güçlenmesi için çaba sarfeden ulusalcılarsa, yabancıların işgalciliklerine karşı her yerde ve her zaman karşı çıkanlardır. Karşı çıkmaya da devam edeceklerdir. Sömürgecilere geçit yok...

Konu aslında bu, bunu göremeyenlerin, anlattıkları masallarla ancak kendilerini uyutabileceklerini yinelemek gerekiyor.

Farkındalık / Farkındalık / Farkındalık

AlbatrosS
28-04-2012, 22:04
Buradaki gerçek, sömürgeci düşüncelerle, ulusalcı düşüncelerin karşı karşıya gelmesinde yatmaktadır. Sömürgeciler açıkça, Türkçe'ye gereksiz yere yabancı sözcüklerin girmesine izin verenlerdir. Bunlar, zaten ülkelerinin yabancılar tarafından işgaline taraftar olanlardır.

Türkçemizin zenginleşmesi ve güçlenmesi için çaba sarfeden ulusalcılarsa, yabancıların işgalciliklerine karşı her yerde ve her zaman karşı çıkanlardır. Karşı çıkmaya da devam edeceklerdir. Sömürgecilere geçit yok...

Konu aslında bu, bunu göremeyenlerin, anlattıkları masallarla ancak kendilerini uyutabileceklerini yinelemek gerekiyor.

Farkındalık / Farkındalık / Farkındalık

Yok artık pehlivan.

- Herif eline 12'lik çiviyi alıyor; 8'lik bölmeye monte edecek. Soruyorlar, usta bu uygun mu?

El cevap: Uysa da kodum uymasa da...

VraeL
28-04-2012, 22:11
Buradaki gerçek, sömürgeci düşüncelerle, ulusalcı düşüncelerin karşı karşıya gelmesinde yatmaktadır. Sömürgeciler açıkça, Türkçe'ye gereksiz yere yabancı sözcüklerin girmesine izin verenlerdir. Bunlar, zaten ülkelerinin yabancılar tarafından işgaline taraftar olanlardır.

Türkçemizin zenginleşmesi ve güçlenmesi için çaba sarfeden ulusalcılarsa, yabancıların işgalciliklerine karşı her yerde ve her zaman karşı çıkanlardır. Karşı çıkmaya da devam edeceklerdir. Sömürgecilere geçit yok...

Konu aslında bu, bunu göremeyenlerin, anlattıkları masallarla ancak kendilerini uyutabileceklerini yinelemek gerekiyor.

Farkındalık / Farkındalık / Farkındalık

Aslında her şey tercih meselesi sevgili Sesli,

2 farklı birey düşünelim;

Birinci birey yaşadığı ülkedeki ana dilin diğer diller ile etkileşime girip öz halini kaybetmesinden rahatsızlık duymuyor ve bunu küçülen dünyada bütünlüğün ve kısalan mesafelerin getirdiği uluslar arası kaynaşmadan kaynaklandığını düşünüp bir zararı olmadığını düşünüyor ve dil; "öz olmasa da olur ne de olsa bütün diller insan ürünü, hepimizi insanız" diyor.

İkinci birey; "evet hepimiz insanız fakat ben atalarımın ulusumun mirası olan değerleri korumak, tarihin tozlu sayfaları içerisinde kaybolmasını engellemek istiyor, gelenek, görenek ve dilime sahip çıkarak bir takım ulusal-milli vesaire değerlerim ile iç içe yaşamak istiyorum" diyor.

İşte asıl sorun bu 2 tip farklı bireyin, birbirlerinin farklılıklarını anlayamayıp-kabullenmeyip birbirlerine saldırmalarından kaynaklanıyor.
Birinci tip, ikinciye: muhafazakar, yeniliklere kapalı yobaz bağnaz vesaire gibi sıfatlar takarken,

İkinci tip, birinciye: teslimiyetçi, vatan haini, değerlerini korumayı bilmeyen devşirme seni, zerefsiz gomünist vesaire gibi sıfatlar takıyor...

Pizza sevenler ile lahmacun sevenlerin arasındaki amansız rekabet...

Birbirimizin farklılıklarını kabullendiğimiz gün, asıl insan olduğumuz gündür oysa ki...

sevgiler

Sesli
28-04-2012, 23:29
Sayın Vrael,

Size öyle gelmiş desem çok yanılmış olur muyum? Afrikadaki sömürgelerde olan bu olay neden italyada veya Fransada, ya da almanyada olmuyor?

Bu İtalyanlar, Fransızlar, Almanlar, İngilizler size göre hangi tipe uymaktalar?

Bu dünyada iki tip insan cinsi var;

1- Sömürenler,

2- Sömürülenler

Siz lahmacunun pizzayı sömürdüğünü gördünüz mü?

Pizza belki sömürür de lahmacun sömürecek kadar uzaklara gidemiyor...

Bakınız Sn.İbrahim Tatlıses New York'ta lahmacun dükkanı açmak istedi ama ABD izin vermedi...Yaa...

Meselenin özü budur. Gerisi masal olur.

kaanuni
29-04-2012, 08:45
Sayın Vrael,

Size öyle gelmiş desem çok yanılmış olur muyum? Afrikadaki sömürgelerde olan bu olay neden italyada veya Fransada, ya da almanyada olmuyor?

Bu İtalyanlar, Fransızlar, Almanlar, İngilizler size göre hangi tipe uymaktalar?

Bu dünyada iki tip insan cinsi var;

1- Sömürenler,

2- Sömürülenler

Siz lahmacunun pizzayı sömürdüğünü gördünüz mü?

Pizza belki sömürür de lahmacun sömürecek kadar uzaklara gidemiyor...

Bakınız Sn.İbrahim Tatlıses New York'ta lahmacun dükkanı açmak istedi ama ABD izin vermedi...Yaa...

Meselenin özü budur. Gerisi masal olur.

Çok yanlış. Biraz bilmeden konuşuyorsunuz. Ben 10 sene Almanyada yaşadım. O kadar çok lüzumsuz ingilizce kelimeler kullanıyorlar ki, ben rahatsız oluyorum bazen. "Yahu bu kelimenin Almancası var niye İngilizce söylüyorsun ki," cümlesini ben, bir yabancı, sarf etmeyi lüzumlu buluyorum.

Gelelim İngilizceye. İngilizce zaten karma bir dil. Evvelden Almancanın bir lehçesi iken 11. yüzyılda Norman istilasından sonra, günlük konuşmaya bir çok Fransızca kelime giriyor. Son birkaç yüzyılda ise İspanyolca ve Almancadan tut Hintçe, Çince ve evet Türkçe'ye kadar bir sürü kelime giriyor. Kaldı ki, en azından Tehranın batısında, içinde Latince ve Yunanca kökenli kelime barındırmayan bir dil yok.

Sömürgelerin ve sömürgeci devletlerin lisanları arasında etkileşim olmaz demiyorum. Ama düşündüğün şekilde bir bağlantı kesinlikle yok. Basit bir örnek çay kelimesi. Dünyada, yazılışı ülkeye göre değişsede, çay için sadece ve sadece iki kelime kullanılıyor, biri tiy öbürü çay. İki kelime de çinden geliyor. Biri kantonezce, öteki mandarin. Kantonezce ve mandarin tamamen ayrı diller olmasına rağmen çay ve tiy kelimelerinin kökenleri de aynı. Başka bir örnek dilimizdeki karpuz kelimesi. Antik yunanca kapros kelimesinden geliyor. Yunanlılar bizi ne zaman sömürdü?

Afrika'da sömürgecilerin dillerinin kullanılmasının sebeplerinin en önemlisi Afrika ülkelerinin çoğunda yerlilerin birden fazla birbirinden tamamen farklı diller kullanmaları. Diğer sebeplerden birisi ise bu dillerin modern dünyanın tasvirinde yetersiz kalmaları.

Bir de Hindistana bakalım. Hindistanda 22 dil konuşuluyor. En yaygın dil Hindi'yi halkın sadece dörtte biri konuşuyor. Resmi dili Hindi ve İngilizce. İlk ana yasalarını İngilizce yazıp Hindi'ye çeviriyorlar. Senin mantığınla Ghandi teslimiyetçi olur.

---
Ana konuya cevabım şudur:

Almanya'da bir filoloji araştırma projesinde çalışıyordum. Alt projelerden biri Almanca'nın gramatik yapısının İngilizce'den çevrilen teknik dökümanlardan ne kadar etkilendiği ile ilgiliydi. Boşuna çaba sarf ediyorsunuz, diller ister istemez birbirinden etkilenir. Kaldı ki raslantısal olarak sesli uyumu kurallarına uyan yabancı kökenli kelimeleri fark etmiyorsunuz bile. Yazarken ve konuşurken dikkat edilmesi gerekilen şey, kelimelerin nereden geldiği değil, söylediğinizi sokaktaki adamın anlayıp anlayamayacağı.

Dükkan isimlerinin yabancı olması beni hiç rahatsız etmiyor. Hatta bazıları hoşuma gidiyor. Mesela evimin yakınında bir göz kliniği var, ismi Veni Vidi. Sonuçta bunlar özel isim, illa bir manası da olması lazım değil.

Lüzumsuz yere, tembellikten veya gösteriş olsun diye, yabancı kelime kullanılması ise beni de bazen rahatsız ediyor, ama ancak herkezin anladığı, kökeni yabancı ama öz be öz Türkçe kelimelerin yerine kimsenin bilmediği "Türkçe" kelimeler uydurmak ile aynı derecede rahatsız ediyor.

Sesli
29-04-2012, 15:16
Sayın Kaanuni,

Yanlış olan nedir? Sömürgeci zihniyete destek verenlerin düşüncesi yanlıştır. Hindistan'dan bana örnek vermeniz dahi, sömürgecilerin yani İngilizlerin Yıllarca Hindistanı sömürmesi sonucunda oluşmuş olan bir gerçek değil mi?

Mahatma Gandhi, bu konuda size örnek olmalı..Siz önce Gandhi'nin yaşamını okuyup öğrenin.
Burada yanlışı evirmek yerine, dilimizi kirleten sömürgeci ve '' misyoner '' destekcisi olmaktan vaz geçin...

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yabancı dil kullanarak eğitim yapmak size göre
doğal mı? EĞİLİM sözcüğü varken utanmadan ''TREND'' demek doğal mı?

Farkındalık / Farkındalık / Farkındalık

AhbAp
29-04-2012, 16:00
EĞİLİM sözcüğü varken utanmadan ''TREND'' demek doğal mı?

Bu konunun utanmazlık ile ilgisi olduğunu sanmıyorum. Eğilim yerine trend denmesi, trend olan şeyin genellikle dış kaynaklı oluşundan ve o şeyin trend sözcüğü ile birlikte kullanılıyor oluşundan kaynaklanıyor. Bu durumda konu biraz anlaşılır oluyor (illa ki hak verilebilir değil; zira ben de eğilim kelimesini kullanmaya çalışırdım. fokuslanmak yerine odaklanmak örneğinde olduğu gibi).

Benim saçma bulduğum, daha önce de belirttiğim gibi farklı örnekler. Mesela,

- Şurada bir çay içelim mi?
- Oki doki.

Ağzının üstüne elinin tersiyle çarp böylesinin. :)

Ama bundan daha da sinir bozucu olanı, yabancı kelimenin yanlış kullanılıp saçma sapan bir cümle oluşturulması. Mesela futbolcuların dilinden şu tarz bir cümle sıkça duyuluyor:

"İkinci yarının hemen başında yediğimiz golden sonra konsantremiz bozuldu".

Bozulanın konsantrasyon olduğunu söylemeye çalışırken abukluyor. Burada en azından konsantrasyon dese, içim seninki kadar yanmayacak; illa ki "dikkat toplaşımı" demesini beklemek gerekmiyor.

VraeL
29-04-2012, 16:44
Sayın Vrael,

Size öyle gelmiş desem çok yanılmış olur muyum? Afrikadaki sömürgelerde olan bu olay neden italyada veya Fransada, ya da almanyada olmuyor?

Bu İtalyanlar, Fransızlar, Almanlar, İngilizler size göre hangi tipe uymaktalar?

Bu dünyada iki tip insan cinsi var;

1- Sömürenler,

2- Sömürülenler

Siz lahmacunun pizzayı sömürdüğünü gördünüz mü?

Pizza belki sömürür de lahmacun sömürecek kadar uzaklara gidemiyor...

Bakınız Sn.İbrahim Tatlıses New York'ta lahmacun dükkanı açmak istedi ama ABD izin vermedi...Yaa...

Meselenin özü budur. Gerisi masal olur.

Ben genel itibari ile kişilik tiplerinin yaklaşımından bahsederken siz olayı direk siyasete vurup ingilizlerden almanlardan bahsediyorsunuz. Almanya da italya da olmuyor dediğiniz "şey" nedir?

Sesli
29-04-2012, 21:19
Ben genel itibari ile kişilik tiplerinin yaklaşımından bahsederken siz olayı direk siyasete vurup ingilizlerden almanlardan bahsediyorsunuz. Almanya da italya da olmuyor dediğiniz "şey" nedir?

Sayın VraeL,

Ben sizin her türlü ''misyonere'' karşı olduğunuzu sanmıştım. Acaba yanılmış mıyım?

Siz ''din misyonerleri'' ne karşı görünümdesiniz. Ya ''dil misypnerleri''ni doğal mı görmektesiniz?

İtalya, Almanya, İngiltere ve Fransa'da olmayan kendi ana dilleri haricinde yabancı dilde eğitim yapan okullarının bulunmaması. Yani sömürgeciliğe karşı durmaları...

Sesli
29-04-2012, 21:26
Bu konunun utanmazlık ile ilgisi olduğunu sanmıyorum. Eğilim yerine trend denmesi, trend olan şeyin genellikle dış kaynaklı oluşundan ve o şeyin trend sözcüğü ile birlikte kullanılıyor oluşundan kaynaklanıyor. Bu durumda konu biraz anlaşılır oluyor (illa ki hak verilebilir değil; zira ben de eğilim kelimesini kullanmaya çalışırdım. fokuslanmak yerine odaklanmak örneğinde olduğu gibi).

Benim saçma bulduğum, daha önce de belirttiğim gibi farklı örnekler. Mesela,

- Şurada bir çay içelim mi?
- Oki doki.

Ağzının üstüne elinin tersiyle çarp böylesinin. :)

Ama bundan daha da sinir bozucu olanı, yabancı kelimenin yanlış kullanılıp saçma sapan bir cümle oluşturulması. Mesela futbolcuların dilinden şu tarz bir cümle sıkça duyuluyor:

"İkinci yarının hemen başında yediğimiz golden sonra konsantremiz bozuldu".

Bozulanın konsantrasyon olduğunu söylemeye çalışırken abukluyor. Burada en azından konsantrasyon dese, içim seninki kadar yanmayacak; illa ki "dikkat toplaşımı" demesini beklemek gerekmiyor.

Sayın AhbAp,

Sizin duruşunuz zaten belli, İngilizce'ye özel bir eğilim duymaktasınız. Öyle olmasaydı, her yazınınzın altında, İngilizce söylemlere yer vermezdiniz. '' Trend '' dışardan gelen ile ilgili değil. '' trend '' İngilizce hayranı olanların kullandıkları sömürgeci bir gösterim...

AhbAp
29-04-2012, 22:17
Sayın AhbAp,

Sizin duruşunuz zaten belli, İngilizce'ye özel bir eğilim duymaktasınız. Öyle olmasaydı, her yazınınzın altında, İngilizce söylemlere yer vermezdiniz. '' Trend '' dışardan gelen ile ilgili değil. '' trend '' İngilizce hayranı olanların kullandıkları sömürgeci bir gösterim...

Yazımı alıntılayıp, altına da bunları yazabiliyorsanız, ya okuduğunuzu anlamıyorsunuz ya da -biraz da üslubunuzu dikkate alarak söylüyorum- canınız fena halde tartışmak istiyor.

Çünkü işi "duruşuma" kadar getirmiş, yazıdan karakter tahlili yapmışsınız. Ben bunun 30-40 sene önceki paçavra gazetelerde kaldığını sanıyordum.

Her şey gibi, dillerin de evrim geçirdiğini, geliştiğini, birbirleriyle kaynaşıp karıştığını gözardı edemezsiniz. Kaldı ki "Türkçe karşılığı var" diyeceğiniz çoğu kelime Arapça, Farsça, Fransızca vs. kökenli. Siz söyleyin bakalım, kamyona ne diyeceğiz?

Forumda Engse Hohol isimli bir üye vardı. Bazı kelimelerin tam Türkçe kullanımları konusunda ısrarlı bir tutum izlerdi. Yanlış hatırlamıyorsam "ve" yerine "ulayu", "fakat" yerine "ançıp" kullanıyordu. Siz bunları kullanıyor musunuz ya da kullanacak mısınız?

Doğru anlaşmak çok önemli. Kelimelerin anlatmak isteneni anlatması önemli. Kaldı ki alıntıladığınız mesajımda, fokuslanmak, trend gibi kelimeleri kullanmamaya özen gösterdiğimi de söylemiştim.

Her yazımın altına İngilizce laf yazmıyorum. Profil imzası o; dilerseniz siz de profilinizden ekleyebilirsiniz. Bakın "profil" dedim, ne kullanalım bunun yerine? Kişilik mi, yandan görünüş mü?

"War is over... if you want it", John Lennon'ın bir şarkısına ait sözlerden bir kısmıdır; bu şekilde korunuyor ve kullanılıyor olması da doğal.

Sesli
29-04-2012, 22:41
Sayın AhbAp,

Düşüncelerimizi burada anlatamazsak nerede anlatabiliriz ki!

Duruşunuz belli deyince, neden bunu kabul etmiyorsunuz? Siz Türkçe konusunda dilimizin kirlenmesine karşı değilsiniz. Bu kesin. Çünkü devamlı olarak dillerin başka sözcüklerden etkilendiğini öne sürmektesiniz. Kamyon yerine şimdi sizin gibi düşünenler ''TRUCK'' da diyebilmekte. Mesele bunu söyleyenin hazım etmesinde yatıyor.

Bu ülkede Türkçe eğitim yerine İngilizce eğitimi yeğ tutanlar da var. Bunların duruşları belli değil mi?

Yazılarınızın sonunda İngilizce yazmanızı gerektiren neyse, ben size o dürtünüzden söz edince buna kızmanıza gerek de yok.

''profil '' sözcüğünün pek çok değişik manası var. Türkçesini, hangi manada kullanıyorsanız o manada yazabilirdiniz. Yoksa tutup da bana'' profil '' sözcüğünü savunmanın gereği de yok...

Duruşunuzun sağlam olmasına gayret ederseniz, daha dengeli bir duruş olur kanısındayım.

Esenlik dileklerimle,

AhbAp
29-04-2012, 22:58
Sayın AhbAp,

Düşüncelerimizi burada anlatamazsak nerede anlatabiliriz ki!

Duruşunuz belli deyince, neden bunu kabul etmiyorsunuz? Siz Türkçe konusunda dilimizin kirlenmesine karşı değilsiniz. Bu kesin. Çünkü devamlı olarak dillerin başka sözcüklerden etkilendiğini öne sürmektesiniz. Kamyon yerine şimdi sizin gibi düşünenler ''TRUCK'' da diyebilmekte. Mesele bunu söyleyenin hazım etmesinde yatıyor.

Bu ülkede Türkçe eğitim yerine İngilizce eğitimi yeğ tutanlar da var. Bunların duruşları belli değil mi?

Yazılarınızın sonunda İngilizce yazmanızı gerektiren neyse, ben size o dürtünüzden söz edince buna kızmanıza gerek de yok.

''profil '' sözcüğünün pek çok değişik manası var. Türkçesini, hangi manada kullanıyorsanız o manada yazabilirdiniz. Yoksa tutup da bana'' profil '' sözcüğünü savunmanın gereği de yok...

Duruşunuzun sağlam olmasına gayret ederseniz, daha dengeli bir duruş olur kanısındayım.

Esenlik dileklerimle,

Benim duruşumun sağlam olmaması gibi bir durum söz konusu değil. O nedenle bu konuda daha fazla endişelenmeyin.

Bakın, Atların Evrimi isimli forum başlığında, buradaki endişelerinizi yine dile getirmişsiniz. Bunu dile getirirken, fotoğraf ve site kelimelerini kullanmışsınız. Bu kelimeler de yabancı, neden bunları kullanıyorsunuz?

Çünkü kaçınılmaz. O yabancı dedikleriniz, fotoğraf ve siteyi bulduklarında, kullandığımız dilde bu tür şeyler olmadığı için aynen alınmış. Tıpkı kamyon gibi.

Şarkı sözleri kısmını anlatmıştım. Ama İngilizce kullanma eğiliminde olduğumu söylüyorsunuz. Var olan Türkçe bir şarkının sözlerini İngilizce'ye çevirip o şekliyle buraya asmadım ki! Yazan İngilizce yazmış, anlatmak istedikleri hoşuma gitti ve ben de paylaştım. Ne diyorsunuz yani, "Türkçe'ye çevir" mi yoksa "Kendine imza olarak Türkçe sözlü bir şeyler bul" mu?

İletinize "Düşüncelerimizi burada anlatmazsak, nerede anlatabiliriz ki!" diyerek başlamışsınız. Bunlar da benim düşüncem ve bunları burada anlatmazsam, nerede anlatabilirim ki? Ama siz "duruş", "sağlam", "denge" gibi şeyler yazınca, konuyu değil, tanımadığınız beni tartışmış oluyorsunuz ve iyi de bir sohbet olmuyor.

Sesli
29-04-2012, 23:13
Sayın AhbAp,

Sizin kişiliğinizi incitici bir söylemde bulunmak istemem.'' fotoğraf ve site '' sözcükleri ben ilkokulda okurken de kullanılıyordu. Mesela Sümerlerin sitelerde yaşadıkları gibi.Yani daha önce giriş yapan sözcüklerle ilgili bir endişem yok. Benim endişem, gereksiz yere şimdilerde giriş yapan ve Türkçemizi kirleten yabancı sözcükler konusundadır.

Esenlik dileklerimle,

G Milat
29-04-2012, 23:30
Sayın AhbAp,

Sizin kişiliğinizi incitici bir söylemde bulunmak istemem.'' fotoğraf ve site '' sözcükleri ben ilkokulda okurken de kullanılıyordu. Mesela Sümerlerin sitelerde yaşadıkları gibi.Yani daha önce giriş yapan sözcüklerle ilgili bir endişem yok. Benim endişem, gereksiz yere şimdilerde giriş yapan ve Türkçemizi kirleten yabancı sözcükler konusundadır.

Esenlik dileklerimle,


Sizden de bir Güneş Dil Teorisi bekliyoruz. :D

Şaka gibi..

Mevzu Türkçe olunca tırnak içinde varlık sorunu oluyor. Başka etnik gruplar kendi dillerini konuşmak isteyince "terorist açılımlar" diye fişleniyor.

Aslında Kızılderelilerin yerel dilleri de Türkçe'ymiş vaktiyle..

Hep bu sömürgeciler katlettiler dilimizi.

Sesli
29-04-2012, 23:38
Sizden de bir Güneş Dil Teorisi bekliyoruz. :D

Şaka gibi..

Mevzu Türkçe olunca tırnak içinde varlık sorunu oluyor. Başka etnik gruplar kendi dillerini konuşmak isteyince "terorist açılımlar" diye fişleniyor.

Aslında Kızılderelilerin yerel dilleri de Türkçe'ymiş vaktiyle..

Hep bu sömürgeciler katlettiler dilimizi.

Burası Türkiye Cumhuriyeti bana bu ülkenin dili gerekli. Başkalarının dilleri beni ilgilendirmez ki. Kim neyi fişliyorsa ona gitmenizde fayda var. Ben o konuları çözümleyecek güce sahip değilim. Kendi ülkemin dilini savunmayıp da İngilizceyi mi savunmamı istiyorsunuz?

G Milat
29-04-2012, 23:59
Burası Türkiye Cumhuriyeti bana bu ülkenin dili gerekli. Başkalarının dilleri beni ilgilendirmez ki. Kim neyi fişliyorsa ona gitmenizde fayda var. Ben o konuları çözümleyecek güce sahip değilim. Kendi ülkemin dilini savunmayıp da İngilizceyi mi savunmamı istiyorsunuz?

Sakin sakinnn... Heyecana gerek yok.

Öncelikle dil dedğiniz şey, toplumlar gibi değişkendir. Durağan diller vakti gelince ölü dil konumuna geçerler. Tıpkı Latince, Arin dili, Hunca vs gibi. Onun dışındaki bütün diller diğer dillerle sürekli bir etkileşim içindelerdir.

Bu nedenle "başkalarının dilleri beni ilgilendirmez" demek altı boş bir söylemdir. Başkaları'nın dilleriyle sizin diliniz şu anki haline gelmiştir. Türkçe'nin Farça, Fransızca, İngilizce, Arapça gibi dillerden aldıklarını çıkarırsak geriye ne kalır bilemiyorum. Örneğin şimdi birisi size ÖzTürkçe konuşsa anlamama ihtimaliniz hayli yüksek olur.

Yukarıda bir yerlerde Fransızca örneği verilmiş zaten. Benim ilk üniversiteki bölümüm Fransızca Öğretmenliğiydi. Şimdi size Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiş olan kelimeleri saysam "yok artık" dersiniz. Ayrıca uzuuuunca bir liste yapmak zorunda kalırım. "-siyon" diyerek telaffuz ettiğiniz bütün kelimeler Fransızca'dan aldıklarımızdır. Bunların dışında ilk aklıma gelenler; kuaför, afiş, otel, alyans, kamyon, beton, alkol, desen, ekran.... liste uzar...

Bir ülkede o ülkenin resmi dili dışında konuşulan dilleri yok saymak da ayrıca bir gaflete düşmektir. Eğer sizin gibi düşünürsek, Almanya'da da Türkçe konuşulmasının yasaklanması gerekir ki bunun hiç bir mantıksal tabanı olamaz. Veya ABD'de İspanyolca konuşan Meksikalıların yok sayılmasıyla aynı şeydir.

Argümanlarınızı sunarken biraz global bakarsanız, sizin açınızdan daha iyi olur.

Sesli
30-04-2012, 00:13
Sakin sakinnn... Heyecana gerek yok.

Öncelikle dil dedğiniz şey, toplumlar gibi değişkendir. Durağan diller vakti gelince ölü dil konumuna geçerler. Tıpkı Latince, Arin dili, Hunca vs gibi. Onun dışındaki bütün diller diğer dillerle sürekli bir etkileşim içindelerdir.

Bu nedenle "başkalarının dilleri beni ilgilendirmez" demek altı boş bir söylemdir. Başkaları'nın dilleriyle sizin diliniz şu anki haline gelmiştir. Türkçe'nin Farça, Fransızca, İngilizce, Arapça gibi dillerden aldıklarını çıkarırsak geriye ne kalır bilemiyorum. Örneğin şimdi birisi size ÖzTürkçe konuşsa anlamama ihtimaliniz hayli yüksek olur.

Yukarıda bir yerlerde Fransızca örneği verilmiş zaten. Benim ilk üniversiteki bölümüm Fransızca Öğretmenliğiydi. Şimdi size Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiş olan kelimeleri saysam "yok artık" dersiniz. Ayrıca uzuuuunca bir liste yapmak zorunda kalırım. "-siyon" diyerek telaffuz ettiğiniz bütün kelimeler Fransızca'dan aldıklarımızdır. Bunların dışında ilk aklıma gelenler; kuaför, afiş, otel, alyans, kamyon, beton, alkol, desen, ekran.... liste uzar...

Bir ülkede o ülkenin resmi dili dışında konuşulan dilleri yok saymak da ayrıca bir gaflete düşmektir. Eğer sizin gibi düşünürsek, Almanya'da da Türkçe konuşulmasının yasaklanması gerekir ki bunun hiç bir mantıksal tabanı olamaz. Veya ABD'de İspanyolca konuşan Meksikalıların yok sayılmasıyla aynı şeydir.

Argümanlarınızı sunarken biraz global bakarsanız, sizin açınızdan daha iyi olur.

Sayın G Milat,

Bana öyle geliyor ki siz de şaka olsun diye, benim dilimize özen gösterilmesi dileğimi biraz çarpıtarak sunmaktasınız.

Öyle ya, Almanlar şimdilerde, Almanca bilmeyenleri göçmen olarak dahi kabul etmiyorlar...Bu Avrupalı dostlarımızın hiç birinin üniversitesinde kendi dilleri haricinde yabancı bir dilde eğitim yapılmıyor.

Dillerin de canlı olduğunu ve değişime uğradığını bilenlerdenim. Bu gerçek sömürgeci tavırlara hoş bakmamızı gerektirmez kanısındayım.

Esenlik dileklerimle,

G Milat
30-04-2012, 07:57
Eğer yazdıklarımdan, dileğinizi çarpıtıyormuşum gibi bir sonuç çıkıyorsa, kusura bakmayınız. Fakat burada niyet okumaktan ziyade yazdıklarınıza kendimce cevap veriyorum.

Sorun sizin kendi diliniz dışındaki dilleri önemsiz görüşünüzde ki şu sözler size ait: "Burası Türkiye Cumhuriyeti bana bu ülkenin dili gerekli. Başkalarının dilleri beni ilgilendirmez ki." Burası TC olsa bile, burada konuşulan tek dil Türkçe değildir. Konuşulan diller sürekli olarka resmi dile etki eder. Onların da varlık problemleri var, sırf devletin dili Türkçe diye onların yok sayma hakkını kendimizde bulamayız/bulmamalıyız.. Kaldı ki, Türkçe bile Türkçe değildir. Yukarıda da bahsettim. Türkçe'den başka dillerden girmiş kelimeleri çıkarırsanız geriye ne kalır? Tartışılır. Ama onların yerine de ÖzTürkçe'lerini kullanalım derseniz durum farklı bir hal alır ki o vakit insnalara "yapay" dili kullanma dayatmasında bulunursunuz. Hiç kimse Farsça kökenli "kültür" kelimesinin yerine ÖzTürkçe "ekin" demek zorunda bırakılmamalı. Dil de insna gibi yaşayan ve örtüsü, süsü, takısı olan bir olgudur.

Benim için dil, iletişim için yalnızca bir araçtır. Hiç bir zaman amaç konumuna gelmez. Gerekirse İngilizce veya Fransızca konuşarak veyahut şimdiki gibi Türkçe ile insanlarla iletişmeye çalışırım. "beton" kelimesinin ÖzTürkçe'sini kullanmaya çalışmam veya insanları ÖzTürkçe kullansınlar diye manüpule yoluna gitmem.. Çünkü siz ne yaparsanız yapın her gün bir dil diğer bir dille, bir kültür diğeriyle kaynaşır ve değişir. Mühim olan iletişim.


Kültürel değişme ile dil arasında sıkı sıkıya bir bağ vardır. Ama şimdi kültür-dil ilişkisine de girip daha fazla uzatmak istemiyorum.

Madem dillerin değiştiğini kabul ediyorsunuz, neden şu anda değişmiş haliyle dili kullanmak istemiyorsunuz? Veya neden sizin için bu kadar mühim olan bir dil, başkalarının da kendi dilleri söz konusu olunca önemsiz(sizin deyiminizle 'sizi ilgilendirmez') oluyor?...... gibi sorular aklıma gelmiyor değil; fakat sormayacağım.

aslanbey
30-04-2012, 11:41
yazacağım çooook şey var aslında. yazsam el kitabı olur. sesliye katılıyorum diye başlasamda okumadan geçmeyiniz. kamyon kelimesini öne sürenler bilgisayar konusunda ne düşünüyorlar acaba? pantolonun kendiside adıda avrupadan geldi diye merkez kelimesini center ile değiştirmeye çalışmak, zübbelikten başka birşey değildir. rumuzlarımız bile yabancı dili geliştirmek başka katletmek başkadır. sizin dil geliştirme çabanız, amerikanın ıraka demokrasi getirme çabasına benziyor. isteyen istediği gibi eleştirebilir ismi türkçe olmayan yerlerden alışveriş yapmıyorum. ismi türkçe olsun firma yabancı olsun önemli değil. mesela bir firmasının giyim merkezi diye açacağı mağaza, bir türk firmasının butik center diye açacağı mağazadan daha çok tercihim olacaktır. tabiki şu yazının içinde bile kullandığım birçok yabancı kelime vardır ben yüzde yüz soyutlanmış türkçeden söz etmiyorum. ama babamın dedemin düştüğü yanlışa neden bende düşeyimki? onların arapça ve farsça sevdasına ben neden ingilizceyle yanıt vereyimki? ana haber sunucusu yerine neden henkırmen, af edersiniz yerine neden pardon demeliyimki? dedelerim sağolasın yerine teşekkür ederim kelimesini oturttu diye neden mersi diyerek aynı hataya düşeyimki? halklar uluslar dilleriyle varolur ve büyürler. hava meydanını hava alanı diye türkçeleştirenler sağ ve var olsunlar. ama
"aç zülüfün meydana gel"
türküsünüde,
"dök zülüfün alana gel"
diye düzeltemiyorsunuz işte. ben kullanılabilir karşılığı varken veya dönüştürülebilir karşılıkları varken illede yabancı sözcük kullanılması ısrarını anlayamıyor ve kızıyorum. bilgisayar sözcüğünü iyi kötü dilimize yerleştirmişken iş yerinin üstüne, bilmemne computer yazan bir bilgisayarcıdan ücretsizde dağıtsa, yüzde yetmiş indirimde yapsa alışveriş yapmam ve yapmayacağım. üniversitelerimizdeki yabancı dil ile eğitim uygulamasınıda kınıyor, kınıyor, kınıyorum.

Olimpiyat
30-04-2012, 16:29
Sayın aslanbey
(Kendi açımdan cevap verirsem) Önemli olan tutarlı olmak. Eğer bu söylediklerinizi gerçekten yaşıyorsanız zaten sorun yok.

Ama içten İngilizceye hayranlık besleyip, dili ile Türkçeyi savunan ama yaşam tarzı ve yaptıkları ile İngilizce hayranı olan o kadar Türkçe sempatizanı (!) var ki.

Her şeyden önce tutarlı olmak lazım.


Ve ben şimdiye kadar Türkçeyi savunan ama (gerçekten tutarlı şekilde savunan) hiç kimse görmedim.

kaanuni
30-04-2012, 17:01
Sayın Kaanuni,

Yanlış olan nedir? Sömürgeci zihniyete destek verenlerin düşüncesi yanlıştır. Hindistan'dan bana örnek vermeniz dahi, sömürgecilerin yani İngilizlerin Yıllarca Hindistanı sömürmesi sonucunda oluşmuş olan bir gerçek değil mi?

Mahatma Gandhi, bu konuda size örnek olmalı..Siz önce Gandhi'nin yaşamını okuyup öğrenin.
Burada yanlışı evirmek yerine, dilimizi kirleten sömürgeci ve '' misyoner '' destekcisi olmaktan vaz geçin...

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yabancı dil kullanarak eğitim yapmak size göre
doğal mı? EĞİLİM sözcüğü varken utanmadan ''TREND'' demek doğal mı?

Farkındalık / Farkındalık / Farkındalık

Birincisi dünyanın her yerinde İngilizce eğitim veren enternasyonel okullar vardır. Ben Avusturya'daki birine almancamı geliştirmem için yaz okuluna gönderilmiştim. Böyle okulların amacı öğrencileri Amerika'da veya İngiltere'de üniversitelere hazırlamaktır. Ülkemizde yabancı dilde eğitim veren liselerin çok olmasının sebebi de ülkemizde ünverisite olarak anılmayı gerçekten hak eden tek bir müessese(ODTÜ) olması ve imkanı olan insanların çocuklarını yurt dışına okumaya göndermek istemesindendir.

Bilimsel kültürü inkar edilemiyecek Almanya'da bile mühendislik üzerine master ve doktora programlarında çoğu ders İngilizce verilir, hatta lisans seviyesinde de İngilizce programlar mevcuttur ve normal lisans programlarında derslerinin neredeyse hepsinde lisan, kullanılacak İngilizce teknik terimlerden dolayı, Almanca/İngilizce olarak belirtilir. Bunun sebebi bilimsel makalelerin yaklaşık %80'inin ingilizce yayınlanması. Bilim dünyası ortak dili olarak ingilizceyi seçmiştir. Bu seçimde art niyet aramak abestir.

Türkiye'de yabancı dilde eğitim veren bazı okulların misyonerlik amacıyla kurulduğu tartışılmaz bir gerçektir. Benim alma mater'im Robert Lisesi'nin finanslarının büyük bölümü hala New York'lu bir grup yaşlı ve zengin üniteryen tarafından sağlanıyor. Fransız okullarının çoğunda da katolik kliseleri mevcuttur. Ancak bugün böyle bir faaliyet göstermemektedirler; zaten hedef kitleleri Ermeni ve Rumlardı; varlıklı Türkler tarafından tercih edilme sebepleri yukarıda anlattığım gibi yurt dışında üniversiteye girişi kolaylaştırmaktır. Koç ve sabancı liseleri de yabancı dilde eğitim veriyorsa sebebi aynıdır.

Hindistan olayına dönersek. Sanırım anlatamadığım şey şu: Tabi ki eğer İngiltere'nin sömürgesi olmasaydı, bugün Hindistan'da İngilizce resmi dil olmazdı. Muhtemelen Hindistan diye bir ülke bile olmazdı. Olsaydı da resmi dili Türki bir dil olurdu. Ancak bugün Hindistan'da en yaygın kullanılan Hindi dilinin devletin tek ve esas resmi dili olamamasının sebebinin sömürgecilikle alakası yok. Bu denendi, ve halkın Hindi konuşmayan %75'i ayaklandı.

Bunun bizim ülkemizdeki durum ile de paraleli var. Türkiye'de yaşayan ve kendine Türk diyen insanların hepsi Orta Asya kökenli değil. Mesela ben, %25 Laz, %25 Kürt, %25 Bulgar, %25 Yahudi asıllıyım. Sizin gibi düşünenler zamanın konuşma dilinde mevcut olan ve herkezin anladığı temayül ve meyil kelimelerinin yerine eğilim kelimelerini getirdiğinde benim ve benim gibi karışık veya Orta Asya dışı tek kökenli milyonlarca vatandaşımız sömürgecilik, kültürel emperyalizm diye bağırışmamız mı lazımdı?

Kaldı ki manalarında nuans olan iki kelimeyi tek bir kelime ile değiştirmek, dilin fakirleşmesi demektir. Ama pratik bir yararı olmayan bu şekilci değişikliklerin, dili fakirleştirmek dışında da ciddi bir zararı vardır, o da nesillerin birbiriyle iletişimini zorlaştırmak. Ben bugün eğer Atatürk'ün 90 sene kadar evvel yazdığı yazıları okurken ve Shakespeare'in 500 sene evvel yazdığı yazıları (ingilizce) okurken eşit derecede zorlanıyorsam, bu ciddi bir problem olduğuna işarettir.

Size George Orwell'in 1984 adlı romanını okumanızı tavsiye ederim. Türkiye'de yaşanan tarzda bir dil mühendisliğinin, eğer bu işi organize eden insanların aptal olmadığını var sayarsak, iki emeli olabilir:

1- Tarihi belgeleri sadece bu konuda ihtisas görmüş ve kontrol edilebilir derecede küçük bir azınlığın inceleyebilmesini sağlamak, ve bu vesile ile tarihi istediği gibi yeniden yazmak.

2- Dili basitleştirerek insanların düşüncelerini kontrol altına almak, yönetilmelerini kolaylaştırmak.

Son olarak birisi trend kelimesini kullanırsa alışık olmadığım için belki biraz garibime gider. Ancak bunun yerine eğilim kelimesini kullanmak aklımın ucundan bile geçmez. Genelde kullanıldığı anlam moda kelimesine daha yakındır. "Bu geçici bir trend," veya "bu yeni bir trend," gibi. Yavşakça ve kötü bir Amerikan aksanı taklidi yapıp trænd diye okumadıkları sürece çok da rahatsız etmiyor, çünki başka durumlarda eş anlamlı olabilen, ne eğilim, ne meyil, ne istikamet, ne yön, ne de moda kelimeleri bu cümlelerde tam olarak aynı anlamı veremiyor.

vartor
30-04-2012, 17:15
Dili halk yasatir: yasayan dil , herkes tarafindan anlasilan, konusulan dildir. icinde trend de, frend de, bro da varsa vardir. Ingilizce sozcuklerin, Fransa gibi, zengin bir lisana sahip ulkede bile, bazi kelimlerin yerini aldigini fark ettim. Yarin Cince veya ruscanin da katilmiyacagini kimse bilemez ve baskiyla bile engel olamaz.

Sesli
01-05-2012, 18:47
Türkçemize destek vermeye karşı duranlar, yabancı sözcüklerin Türkçemizi kirletmesine destek olanlar, bu ülkeyi sevenler değildir. Türkiye Cumhuriyetinde Tükçe varken tutup da, İngilizce taraftarı bir hava tutturanlar, ne var ki fazla değil. Gidersiniz ülkemin değişik yörelerine, orada konuşulan Türkçe ile kıvanç duyarsınız. Zaten Türkçeye destek vermeyen ancak yabancılardır. Bu gibi kimseler bizim vatandaşımız olsa ne yazar! İçimizdeki Danimarkalılar işte bunlar değil mi?

Ben vaktiyle Türkçeye girmiş olan yabancı sözcüklere karşı bir tutum sergilemiyorum. Ben sadece bugünkü durumu sergiliyorum. Sömürgecilerin sayısı bu vatanı sevenler kadar değil. İşte bu durum da bize kıvanç ve ümit veriyor.
Bana Hindistanda İngilizcenin resmi dil olduğunu örnek verenler sömürgeciliğin sonucunun nereye vardığını anlayamayanlardır. İşte sömürgecilik ve sonucu budur. İyi ki Mustafa Kemal çıktı da, Arapça ve Farsça karışımı olan Osmanlıca denilen garip ve uyduruk dilden kurtulabildik...Şimdiki sömürgecilerse İngilizlerin ve Amerikanların bizi sömürmesinden yana...

vartor
02-05-2012, 02:02
Türkçemize destek vermeye karşı duranlar, yabancı sözcüklerin Türkçemizi kirletmesine destek olanlar, bu ülkeyi sevenler değildir. Türkiye Cumhuriyetinde Tükçe varken tutup da, İngilizce taraftarı bir hava tutturanlar, ne var ki fazla değil.

Bu senin fikrin, neredeyse senin gibi dusunmeyen herkesi vatan haini ilan edeceksin. Dil degismeseydi, hepimiz ta$ devri lisanini konusurduk. Bu sitede zaten kimsenin gereksiz yere ingilizce, almanca kelimeler kattigi yok; ancak, eger herkes bro diyorsa, senin de demenle ne vatan haini, ne de ulkeyi sevmeyen birisi oldugun sonucunu ancak kendine guveni olmayan kompleksli, hatta anti humanist, irkci kisiler cikarabilir. Hakikaten uzuldum bu yasina kadar ogrenemedigine.

DEMAN
03-05-2012, 12:42
Tek dilci tek dinci ve tek milletciler kendilerine gelince, baska halklara kendi dillerini, dinlerini ve milletini dayatirlar, ama is azicikta olsa tersine döndügünde, kudurmuscasina etrafa saldirmaya baslarlar :bounce:

ALKA
03-05-2012, 15:41
http://turkcesivarken.com/

Yerliğimizde(sitemizde) ve yazışmalığımızda(forumumuzda) Türkçe'yi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmaya çalışıyor ve Türkçe ile ilgili dilbilimsel, kökenbilimsel bağlamda paylaşımlar yapıyoruz. Bütün dilseverleri davet ediyoruz.

Başka dile uymaz annenin sesi
Her sözün ararsan vardır Türkçesi

Yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Muhakkak ki Türkçe dil bilgisi ve yeni sözcükler üretmek adına Türkiye genelinde kayda değer bir site.. Çalışmalarınız için ayrıca tebrikler..

Benzer sitelerin ve oluşumların Anadolumuzda konuşulan diğer dillerinin de başına gelmesi umuduyla.. Geleckteki 10-20 yıl içinde bu konuda da eminim ki güzel gelişmeler olacaktır.

VraeL
03-05-2012, 16:35
bu başlığa girdikçe aklıma sosyal darwinizm geliyor yahu.

G Milat
04-05-2012, 12:55
Türkçemize destek vermeye karşı duranlar, yabancı sözcüklerin Türkçemizi kirletmesine destek olanlar, bu ülkeyi sevenler değildir. Türkiye Cumhuriyetinde Tükçe varken tutup da, İngilizce taraftarı bir hava tutturanlar, ne var ki fazla değil. Gidersiniz ülkemin değişik yörelerine, orada konuşulan Türkçe ile kıvanç duyarsınız. Zaten Türkçeye destek vermeyen ancak yabancılardır. Bu gibi kimseler bizim vatandaşımız olsa ne yazar! İçimizdeki Danimarkalılar işte bunlar değil mi?

Ben vaktiyle Türkçeye girmiş olan yabancı sözcüklere karşı bir tutum sergilemiyorum. Ben sadece bugünkü durumu sergiliyorum. Sömürgecilerin sayısı bu vatanı sevenler kadar değil. İşte bu durum da bize kıvanç ve ümit veriyor.
Bana Hindistanda İngilizcenin resmi dil olduğunu örnek verenler sömürgeciliğin sonucunun nereye vardığını anlayamayanlardır. İşte sömürgecilik ve sonucu budur. İyi ki Mustafa Kemal çıktı da, Arapça ve Farsça karışımı olan Osmanlıca denilen garip ve uyduruk dilden kurtulabildik...Şimdiki sömürgecilerse İngilizlerin ve Amerikanların bizi sömürmesinden yana...


Yukarıdaki yazılardan hangisi Türkçe'ye destek vermeyi reddetmiş, merak ettim.. Gördüğüm kadarıyla hiç kimse "Türkçe konuşmayalım, hadi Türkçe'yi İngilizce kelimelerle dolduralım." gibi bir fantezi peşinde değil. Veyahut ikinci bir Divanu Lügatit Türk yazalım da demiyoruz... Dillerin doğal oluşum ve gelişimlerinde ne yaparsanız yapın toplumun gittiği yöne doğru bir evrimleşme olur diyoruz.

Bu arada "Ben vaktiyle Türkçeye girmiş olan yabancı sözcüklere karşı bir tutum sergilemiyorum." diyorsunuz.

Akabinde "İyi ki Mustafa Kemal çıktı da, Arapça ve Farsça karışımı olan Osmanlıca denilen garip ve uyduruk dilden kurtulabildik..." diyerek devam ettirebiliyorsunuz..

Öncelikle bir gecede harf devriminin yapılmış olması, insanların ertesi sabah uyanıp bugünkü Türkçe ile konuşmaya başladığı anlamına gelmez. Osmanlıca her dil gibi, başka dillerin etkisinde gelişen bir dildir. Günümüz Türkçesi de o dönemden etkilerle oluştu. Yani diğer dillerden kelime alıp vererek bugünkü halimize geldik. Şimdi o harf devrimi ve ardından yayılmaya çalışılan Türkçeleşme çabası -Güneş Dil Teorisi- fiyaskosuna girmeyeceğim. Ama kahraman M.Kemal de sizin gibiler gibi dil konsunda bile milliyetçiliği elden bırakmamıştır.. Sonuçlar ortada brooo..

Bknz:

Bugünkü Türkiye Türkçesi, İkinci Meşrutiyet'ten sonra Osmanlıcılık, İslamcılık, Batıcılık vb. fikir hareketleri içinde siyasî ve tarihî şartların da tesiri ile hızla gelişen Türkçülük (milliyetçilik) hareketinin ürünü sayılır.

Daha XIX. yüzyıl içinde şekillenmeye başlayan Türkçülük hareketi, 1908'den sonra Türk Derneği (1909) ve Türk Ocağı(1912) gibi kuruluşlarla Türk tarihi ve Türk dili hakkında esaslı çalışmalar yapılmasını sağlamıştır. Nitekim Genç Kalemler dergisi etrafında toplanarak, "Yeni Lisan" hareketini başlatanlar da devrin Türkçülük hareketini yürüten sanat ve fikir adamlarıdır. Türkçe'nin sadeleşmesi konusunda en kalıcı atılımı, “Yeni Lisancılar” başarmıştır. 1911'de Selânik'te Genç Kalemler dergisi etrafında toplanan Yeni Lisancılar ilk defa “Millî Edebiyat” kavramını da ortaya atmışlardır.

Ömer Seyfettin, Ali Cânip, Ziya Gökalp, Âkil Koyuncu'nun öncülüğündeki Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketi, “Millî bir edebiyat millî bir dille yaratılabilir." görüşünü ortaya atıp, Türkçe'nin sadeleşmesi için başlıca şu ilkeleri kabul ve ilân etmişlerdir [1-İsmail Acar, Dilimiz Atatürk ve Sonrası, Balıkesir, 1983,s.108 vd.]


Bir de sevineceğiniz bir haber vereyim. Daha doğrusu TDK'nın bir hizmeti..

Aşağıda verdiğim linke tıklayınca bir arama motur karşınıza çıkacak. Oradan, Türkiye Türkçesi ile diğer Türkçe Lehçeler arasında kelimeleri karşılaştırabilirsiniz.

Sonra da biraz düşünün acaba kim daha "Türkçe" konuşuyor diye.. Ya da vazgeçtim düşünmeyin, şimdi bir kazaya sebebiyet vermeyeyim..

Tıklayınız: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_lehceler&view=lehceler

aslanbey
07-05-2012, 14:37
Sayın aslanbey
(Kendi açımdan cevap verirsem) Önemli olan tutarlı olmak. Eğer bu söylediklerinizi gerçekten yaşıyorsanız zaten sorun yok.
evet yaşamaya çalışıyorum.
Ama içten İngilizceye hayranlık besleyip, dili ile Türkçeyi savunan ama yaşam tarzı ve yaptıkları ile İngilizce hayranı olan o kadar Türkçe sempatizanı (!) var ki.
ben türkçeye sempati duyamam. benim olana neden sempati duyayımki? benimkisi ancak kıymet bilme veya sevda olabilir. sempatiyide duysam duysam ingilizceye duyarım. oda dünya genelinde kabul görmüş diye.
Her şeyden önce tutarlı olmak lazım.
ben tutarlı olduğuma inanıyorum.

Ve ben şimdiye kadar Türkçeyi savunan ama (gerçekten tutarlı şekilde savunan) hiç kimse görmedim.
belkide senin bakışında bir sorun vardır. ben ingilizce öğrenmek isterim. almanlar iyi ingilizce bilirler ama konuşmazlar. onlar ingilizceyi makale okumak, gittikleri yerlerde zorunlu kalırlarsa iletişim sağlamak için kullanırlar. ama kendi ülkelerinde dilllerini ve kültürlerini ayaklar altında tepeleyip ve tepeletip ingilizce konuşmazlar. tekrar ediyorum dillerin etkileşimine bir karşı çıkışım söz konusu olamaz. ayran ingilizceye ayran olarak geçiyorsa, televizyonuda ben ingilizceden almışsam, merkez kelimesini center olarak değiştirmeye çalışmak yine söylüyorum zübbeliktir. dillerin etkileşimi ayrı, dilinizin bir başka dil tarafından istilasına hizmet ve gayret etmek farklıdır. şu gayret sözcüğünü bile keşke kullanmak zorunda kalmasam. ama artık biryerlerden tutmak gerekiyor.

aslanbey
07-05-2012, 14:44
Tek dilci tek dinci ve tek milletciler kendilerine gelince, baska halklara kendi dillerini, dinlerini ve milletini dayatirlar, ama is azicikta olsa tersine döndügünde, kudurmuscasina etrafa saldirmaya baslarlar :bounce:
doğru ben bu ülkede ingilizceyi konuşanlara kimi kompleksle, kimi gıptayla, kimi imrenerek bakarken, kürtçe, çeçence veya başka yerel veya duyulmamış dillerle konuşanların hor görülmesine, başka gözle bakılmasına karşıyım. ancak resmi dil, çoğunluk dili vs bunlarında geriye kalanlar tarafından dikkate alınması gerekiyor.

Olimpiyat
07-05-2012, 20:42
belkide senin bakışında bir sorun vardır. ben ingilizce öğrenmek isterim. almanlar iyi ingilizce bilirler ama konuşmazlar. onlar ingilizceyi makale okumak, gittikleri yerlerde zorunlu kalırlarsa iletişim sağlamak için kullanırlar. ama kendi ülkelerinde dilllerini ve kültürlerini ayaklar altında tepeleyip ve tepeletip ingilizce konuşmazlar. tekrar ediyorum dillerin etkileşimine bir karşı çıkışım söz konusu olamaz. ayran ingilizceye ayran olarak geçiyorsa, televizyonuda ben ingilizceden almışsam, merkez kelimesini center olarak değiştirmeye çalışmak yine söylüyorum zübbeliktir. dillerin etkileşimi ayrı, dilinizin bir başka dil tarafından istilasına hizmet ve gayret etmek farklıdır. şu gayret sözcüğünü bile keşke kullanmak zorunda kalmasam. ama artık biryerlerden tutmak gerekiyor.
üstad ayıp ya, benim bir önceki sayfadaki yazım şu.
Sayın aslanbey
(Kendi açımdan cevap verirsem) Önemli olan tutarlı olmak. Eğer bu söylediklerinizi gerçekten yaşıyorsanız zaten sorun yok.

Ama içten İngilizceye hayranlık besleyip, dili ile Türkçeyi savunan ama yaşam tarzı ve yaptıkları ile İngilizce hayranı olan o kadar Türkçe sempatizanı (!) var ki.

Her şeyden önce tutarlı olmak lazım.


Ve ben şimdiye kadar Türkçeyi savunan ama (gerçekten tutarlı şekilde savunan) hiç kimse görmedim.
sen ise alıntımı şu hale getirip cevap vermişsin.

Sayın aslanbey
(Kendi açımdan cevap verirsem) Önemli olan tutarlı olmak. Eğer bu söylediklerinizi gerçekten yaşıyorsanız zaten sorun yok.
evet yaşamaya çalışıyorum.
Ama içten İngilizceye hayranlık besleyip, dili ile Türkçeyi savunan ama yaşam tarzı ve yaptıkları ile İngilizce hayranı olan o kadar Türkçe sempatizanı (!) var ki.
ben türkçeye sempati duyamam. benim olana neden sempati duyayımki? benimkisi ancak kıymet bilme veya sevda olabilir. sempatiyide duysam duysam ingilizceye duyarım. oda dünya genelinde kabul görmüş diye.
Her şeyden önce tutarlı olmak lazım.
ben tutarlı olduğuma inanıyorum.

Ve ben şimdiye kadar Türkçeyi savunan ama (gerçekten tutarlı şekilde savunan) hiç kimse görmedim.

aslanbey
08-05-2012, 08:58
kırıcı olmuşsam özür dilerim. amacım kırmak değildi. eğer istemeden kırmışsam tekrar özür dilerim.

Sesli
09-05-2012, 00:09
Sayın Olimpiyad demiş ki;''
Ve ben şimdiye kadar Türkçeyi savunan ama (gerçekten tutarlı şekilde savunan) hiç kimse görmedim.''

Konu savunanların kişilikleri değil de savundukları dilin TÜRKÇE oluşudur. Türkçeyi savunanların tutarlı olmak zorunluluğu da yok. Önemli olan, bu ülkede Türkçe dururken, uyduruk tarzanca İngilizcesi ile ortaya çıkanlar ile üniversite ve diğer pek çok okulda eğitimin İngilizce yapılmasına karşı çıkabilmektir.

Öğrenciler Türk, eğitmenler Türk, okul Türkiye sınırları içinde, gelgelelim eğitim İngilizce. İşte bu sömürgelerde görülen bir durumdur. Ve Türkçesi varken İngilizce sözcükleri Türkçe içine sokarak Türkçemizi kirletmeye kmsenin hakkı yoktur.
Bunun tutarsızlığı nerede?

AlbatrosS
09-05-2012, 13:42
Sayın Olimpiyad demiş ki;''
Ve ben şimdiye kadar Türkçeyi savunan ama (gerçekten tutarlı şekilde savunan) hiç kimse görmedim.''

Konu savunanların kişilikleri değil de savundukları dilin TÜRKÇE oluşudur. Türkçeyi savunanların tutarlı olmak zorunluluğu da yok. Önemli olan, bu ülkede Türkçe dururken, uyduruk tarzanca İngilizcesi ile ortaya çıkanlar ile üniversite ve diğer pek çok okulda eğitimin İngilizce yapılmasına karşı çıkabilmektir.

Öğrenciler Türk, eğitmenler Türk, okul Türkiye sınırları içinde, gelgelelim eğitim İngilizce. İşte bu sömürgelerde görülen bir durumdur. Ve Türkçesi varken İngilizce sözcükleri Türkçe içine sokarak Türkçemizi kirletmeye kmsenin hakkı yoktur.
Bunun tutarsızlığı nerede?




Mantığın da bilimin de A.K'nuz hamdolsun.
Eh bu yaşa kadar öğrenmediysen, değişmediysen bu yaştan sonra pek mümkün değil.

Sesli
09-05-2012, 16:00
Mantığın da bilimin de A.K'nuz hamdolsun.
Eh bu yaşa kadar öğrenmediysen, değişmediysen bu yaştan sonra pek mümkün değil.

Doğal olarak, insanın duyumsadıklarını karşısındakine aktarabilmesi için bir dile ihtiyac vardır. Eğer ne demek istediğinizi anlatamıyorsanız sizde bir dil sorunu var demektir. Bu nedenle bu ülkenin resmi dilinin değeri çok öenm taşıyor. Anlatamayanların dil sorunu olduğu kesindir.

G Milat
10-05-2012, 06:15
Doğal olarak, insanın duyumsadıklarını karşısındakine aktarabilmesi için bir dile ihtiyac vardır. Eğer ne demek istediğinizi anlatamıyorsanız sizde bir dil sorunu var demektir. Bu nedenle bu ülkenin resmi dilinin değeri çok öenm taşıyor. Anlatamayanların dil sorunu olduğu kesindir.


Anlatıldığı halde anlayamayanların da var olduğu bir gerçektir.

Ayrıca bir ülkenin resmi dilinin önemli olduğu alanlar hayli kısıtlı. (Çift resmi dilli ülkeler de mevcut..) Önemli olan resmi dilin ne olduğu değil, insanların ne konuştuğudur. Türkçe'yi savunmaktaki tek amacınız bu ülkenin resmi dili olması mı? Resmi dil yarın Kürtçe/İngilizce/Zazaca/Fransızca/Osmanlıca vs olarak ilan edilse, Türkçe umurunuzda olmayacak mı?

Olimpiyat
10-05-2012, 19:47
Sayın Olimpiyad demiş ki;''
Ve ben şimdiye kadar Türkçeyi savunan ama (gerçekten tutarlı şekilde savunan) hiç kimse görmedim.''

Konu savunanların kişilikleri değil de savundukları dilin TÜRKÇE oluşudur. Türkçeyi savunanların tutarlı olmak zorunluluğu da yok.

sayın sesli ikili tartışmaları seven birisi değilim, bu yüzden bu gibi şeylere çok girmem ama mesele çok derin. Türkçe nin savunuluşu milli duyguların verdiği heyecanla sadece EGO TATMİNİ.
Eğer gerçekten tutarlı savunulsa boynum kıldan ince.Ama içten içe İngilizceye hayranlık besleyip, sonra dil ile Türkçecilik olmazzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz.
En azından ben tutarlı şekilde savunan görmedim. Mesela Türk Milliyetçiliği ile övünen ve her 2 cümlede bir bunu dile getiren ülkücü bir sınıf arkadaşım(!) (ki aslında hiç bir zaman arkadaşım olmadı), bir gün sohbet esnasında ya şu falanca bölüm İngilizce eğitim veriyor.Sınava girip bir orayı kazanabilsem. Ahhh bir orayı kazanabilsem, diye nerede ise ağıt yakıyordu. Bu adamın savunduğu Türk Milliyetçiliği ve eğitimde Türkçe anlayışı ile bu bağdaşıyor mu.

Maalesef Türkçe eğitimi savunanların çoğunun bilinçaltı onları farklı şekilde ele veriyor.Hele bir de İngilizce öğrendiler mi, bunu bildiklerini göstermek için her ânı fırsat biliyorlar.
Eğitimde ve her yerde Türkçe olmalı diyen,tutarlı bir Türkçe savunucusu, Türkçe ile yatar, Türkçe ile kalkar. Böyle birisini tanıyor musun?
Ben hiç görmedim. Görsem, fikren anlaşsakta anlaşamasakta saygı duyacağım bir noktada.



Önemli olan, bu ülkede Türkçe dururken, uyduruk tarzanca İngilizcesi ile ortaya çıkanlar ile üniversite ve diğer pek çok okulda eğitimin İngilizce yapılmasına karşı çıkabilmektir.Sayın Sesli sizi hiç tanımıyorum ama tarzanca ingilizcesi dediniz ya..Durun bir tahminde bulunayım.
%99 olasılıkla Oktay Sinanoğlu okumuşsunuzdur.Çünkü bu safsataları o yaydı.
Yıllarca en güzel ve en verimli çağlarını Amerika için harcadı, yaşlanınca da (posası çıkıpta Amerika da işe yaramaz duruma düşünce de) Türkiye ye gelip HOBİ olarak TÜRKÇEcilik oynamaya başladı. Siz de gaza geldiniz..(yanılıyor muyum?)

Sesli
10-05-2012, 23:50
sayın sesli ikili tartışmaları seven birisi değilim, bu yüzden bu gibi şeylere çok girmem ama mesele çok derin. Türkçe nin savunuluşu milli duyguların verdiği heyecanla sadece EGO TATMİNİ.
Eğer gerçekten tutarlı savunulsa boynum kıldan ince.Ama içten içe İngilizceye hayranlık besleyip, sonra dil ile Türkçecilik olmazzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz.
En azından ben tutarlı şekilde savunan görmedim. Mesela Türk Milliyetçiliği ile övünen ve her 2 cümlede bir bunu dile getiren ülkücü bir sınıf arkadaşım(!) (ki aslında hiç bir zaman arkadaşım olmadı), bir gün sohbet esnasında ya şu falanca bölüm İngilizce eğitim veriyor.Sınava girip bir orayı kazanabilsem. Ahhh bir orayı kazanabilsem, diye nerede ise ağıt yakıyordu. Bu adamın savunduğu Türk Milliyetçiliği ve eğitimde Türkçe anlayışı ile bu bağdaşıyor mu.

Maalesef Türkçe eğitimi savunanların çoğunun bilinçaltı onları farklı şekilde ele veriyor.Hele bir de İngilizce öğrendiler mi, bunu bildiklerini göstermek için her ânı fırsat biliyorlar.
Eğitimde ve her yerde Türkçe olmalı diyen,tutarlı bir Türkçe savunucusu, Türkçe ile yatar, Türkçe ile kalkar. Böyle birisini tanıyor musun?
Ben hiç görmedim. Görsem, fikren anlaşsakta anlaşamasakta saygı duyacağım bir noktada.



Sayın Sesli sizi hiç tanımıyorum ama tarzanca ingilizcesi dediniz ya..Durun bir tahminde bulunayım.
%99 olasılıkla Oktay Sinanoğlu okumuşsunuzdur.Çünkü bu safsataları o yaydı.
Yıllarca en güzel ve en verimli çağlarını Amerika için harcadı, yaşlanınca da (posası çıkıpta Amerika da işe yaramaz duruma düşünce de) Türkiye ye gelip HOBİ olarak TÜRKÇEcilik oynamaya başladı. Siz de gaza geldiniz..(yanılıyor muyum?)

Sayın Olimpiyad,

Hem beni hiç tanımadığınızdan söz ediyorsunuz, hem de yüzde 99 olasılıkla Oktay Sinanoğlunu okuduğumu ve onun dediklerinin safsata olduğunu ve benim de sayın Sinanoğlunun etkisiyle Türkçecilik oynamaya çalıştığımı yazabiliyorsunuz.

Bence hiç bir şekilde, gerçekten bilmedikçe, kimse hakkında yargılama yapmamak en doğrusu olur. Ben sayın Sinanoğlunu pek sevmem. Türkçe konusunda ondan bilgi alarak TÜRKÇE'yi sevecek kadar da bu dile uzak bir kişi değilim.

Sizin yanıldığınız husus, Türkçe konusunda, Türkçeyi seven ve Türkçenin yabancı diller tarafından kirlenmesine karşı olanları yere vurmaya yeltenen ve doğru da olmayan söylemlerinizdir.

Şunu önce öğrenmeniz gerekiyor; genellemeler daima bizi yanıltır.
Benim söylediğim, bu ülkedeki başat dilin Türkçe olduğu ve sömürgeci yaklaşımlarla bu dili kirletmeye hiç kimsenin hakkı olmadığıdır. Şimdi buradan girip de Türkçe sevdalısı kişileri tutmazlıkla genellemeye yeltenmek en azından çirkin bir yaklaşım olmuyor mu? Siz bunu nasıl içinize sindirebilmektesiniz ki? Verdiğiniz diğer örnek ''ÜLKÜCÜ'' dediğiniz aslında AMERİKANCI olanların size göre milliyetçi oluşları değil mi?

Bu kişiler değil miydi? ''YA SEV, YA TERKET'' diyerek, bir zamanlar bu Amerikan söylemini burada satanlar...Siz onları milliyetçi sanınca sizin gözlemlerinizin ne denli yanlış olduğu da açıkça ortaya çıkmış oluyor...Onlar Türk değil de aslında Amerikan milliyetçileri olabilir. Çünkü bu ülkede ABD uzun yıllar Amerikan milliyetçiliğini TÜRK milliyetçiliği maskesi arkasına sokmayı başardı. SOVYETLER BİRLİĞİNİN dağılmasıyle bu oyun da sona erdi. Şimdi ABD artık bizim hükümetimizi '' stratejik ortak ''olarak TSK'nın yerine koymuş bulunmaktadır.

Türk milliyetçisi olan kişiler, Türkiye Cumhuriyetinin her türlü milli çıkarlarını düşünen ve savunanlardır.

Dilimizi de savunmak bu bakımdan gereklidir diye düşünmekteyim.

Esenlik dileklerimle,

aslanbey
11-05-2012, 08:31
sayın sesli ikili tartışmaları seven birisi değilim, bu yüzden bu gibi şeylere çok girmem ama mesele çok derin. Türkçe nin savunuluşu milli duyguların verdiği heyecanla sadece EGO TATMİNİ.
Eğer gerçekten tutarlı savunulsa boynum kıldan ince.Ama içten içe İngilizceye hayranlık besleyip, sonra dil ile Türkçecilik olmazzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz.
En azından ben tutarlı şekilde savunan görmedim. Mesela Türk Milliyetçiliği ile övünen ve her 2 cümlede bir bunu dile getiren ülkücü bir sınıf arkadaşım(!) (ki aslında hiç bir zaman arkadaşım olmadı), bir gün sohbet esnasında ya şu falanca bölüm İngilizce eğitim veriyor.Sınava girip bir orayı kazanabilsem. Ahhh bir orayı kazanabilsem, diye nerede ise ağıt yakıyordu. Bu adamın savunduğu Türk Milliyetçiliği ve eğitimde Türkçe anlayışı ile bu bağdaşıyor mu.

Maalesef Türkçe eğitimi savunanların çoğunun bilinçaltı onları farklı şekilde ele veriyor.Hele bir de İngilizce öğrendiler mi, bunu bildiklerini göstermek için her ânı fırsat biliyorlar.
Eğitimde ve her yerde Türkçe olmalı diyen,tutarlı bir Türkçe savunucusu, Türkçe ile yatar, Türkçe ile kalkar. Böyle birisini tanıyor musun?
Ben hiç görmedim. Görsem, fikren anlaşsakta anlaşamasakta saygı duyacağım bir noktada.



Sayın Sesli sizi hiç tanımıyorum ama tarzanca ingilizcesi dediniz ya..Durun bir tahminde bulunayım.
%99 olasılıkla Oktay Sinanoğlu okumuşsunuzdur.Çünkü bu safsataları o yaydı.
Yıllarca en güzel ve en verimli çağlarını Amerika için harcadı, yaşlanınca da (posası çıkıpta Amerika da işe yaramaz duruma düşünce de) Türkiye ye gelip HOBİ olarak TÜRKÇEcilik oynamaya başladı. Siz de gaza geldiniz..(yanılıyor muyum?)
iyide tutarlılık tartışması benim yazımdan sonra başladı. ben tutarlı olduğuma inanıyorum. ingilizce bilmiyorum site kurduğum için kodlardan dolayı kendime gerekli olduğu kadar birkaç sözcük o kadar. ingilizce öğrenmek isterim ama orada burada görmemişin oğlu örneği konuşmak için değil karşıma sık sık çıkan ingilizce metinleri anlamak için. ben bunun için almanca veya çincede öğrenebilsem öğrenmek isterim. ingilizce dünya geneli kabul gördüğünden taktirimi kazanmıştır veya sempatimi hepsi bu. türkçeyi savunuyorum ama ingilizce bir şarkı kulağıma hoş gelirse onuda dinler ve aklımda kalırsa mırıldanırımda. türkçeyi sevip savunuyor olmam bir dile düşmanlık etmemi gerektirmez. bir dili taktir etmemde o dile kendi dilimi yok etme fırsatı bulması için hizmet etmemi gerektirmez. uygun yerine münasip demem ama tamam yerinede okey demem.

Olimpiyat
11-05-2012, 09:53
Sayın Olimpiyad,

Hem beni hiç tanımadığınızdan söz ediyorsunuz, hem de yüzde 99 olasılıkla Oktay Sinanoğlunu okuduğumu ve onun dediklerinin safsata olduğunu ve benim de sayın Sinanoğlunun etkisiyle Türkçecilik oynamaya çalıştığımı yazabiliyorsunuz.
Sayın Sesli yzımı tekrar okuyun, size değil Oktay Sinanoğlu na bunu dedim. Türkçecilik lafını. Ama onu okuyup gaza gelen çok kişi oldu.
Tarzanca İngilzce lafını ben ilk kez ondan duydum, sizin de ondan duyp etkilenmiş olabileceğinizi düşündüm.


Türk milliyetçisi olan kişiler, Türkiye Cumhuriyetinin her türlü milli çıkarlarını düşünen ve savunanlardır.
İşte ülkücülere göre en büyük türk miliyetçileri onlar. Zira bu dediklerinizi onlar savunuyor zaten :)

Hatta yukarıda dediklerinizi referans alarak öldürmedikleri adam kalmadı.Neyse, ülkücü kişiyi örnek olarak vermiştim, genel bir tutarsızlık var.

1-2 yıl önce Abbas güçlü programını ODTÜ de sunuyordu, bazı öğrenciler çıktılar öztürkçecilik oynamaya başladılar, falan filan.

Demezler mi adama, sen ODTÜ nün İngilizce eğitim verdiğini bilmiyor musun, ne diye yazıp sonra da yakınıyorsun.
Yaz bir Türkçe eğitim veren üniversite sonra da savun düşünceni.
Ama neymiş, sağa sola İngilizce eğitim veren bir üniversitede okuduğunu gösterip (İngilizce eğitimin verdiği gazla) havasını atıp,bu sayede iş ararken hep bir kaç adım önde olup, sonra kahrolsun İngilizce deyip egosunu tatmini etmek.

Bu tutarsızlığın daniskasıdır işte. Ve buna benzer yüzlerce örnek verebilirim.

İnsan neyi savunuyorsa onun havasını solumalı, onunla yaşamalı, onunla ölmeli.

elilim
22-05-2012, 17:49
http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e

ABCÇDEFG................. Bu sıralama dilbilimsel mi?

Şimdiki zaman, Geçmiş zaman, bilmem ne zaman. takı, edat, bağlaç, ............ Özne, yüklem, tümleç............ ünlü, ünsüz, sesli, sessiz, dar, yuvarlak, ............. Bu şekilde isimlendirmemi olur?

Ünlü uyumu, ünsüz uyumu dilbilimselmi?

İsimler, sıfatlar, zamirler birbirine karışmış.

Kelimeler çok uzun değilmi? Tek harf bile anlam ifade edemezmi?

Harflerin grubu olmalı. Bir düzeni olmalı. Kelime ağızda tıkanmamalı. Telaffuzu kolay olmalı. Kelimeler matematikteki dört işlem gibi formülasyona dayanmalı. Belki kurum bile gereksiz. Bu formül herkese verildiğinde herkes kelimeyi oluşturabilir.

TDK nesneye göre değil, nesnenin oluşuma değil, insana göre kelime üretiyor. TDK salt isim üreteceğine fiilden isim üretiyo.

Bu Dünya'da sadece insan yok. Bu Dünya'da hayvanda var, bitkide var, inanana göre Tanrı'da var, Peygamberde var. Bunların hepsini bir bir ele alıpta kelime üreteceksiniz.

Adam köpeğine yön veriyor. Bişeyler yaptırıyor. Köpekle bir iletişim kuruyor. Bu seslendirmeler var mı dillerde?

Pisi pisi, kış kış, bili bili varmı?

Her tarafınız Arapça iken, sanki İngilizce, Almanca'ya karışmışız gibi bir hava var. Bunu yapanlar, gerçekten siz dilbilimini simgeleyen insanlar mısınız? Neden Arapça'yı değilde, İngilizce ve diğer dilleri arındırmaya çalışıyorsunuz?

Dilbilimi ve dil böyle savunulmaz. Din'e girmeden, Din'i karıştırmadan dil savunulmaz.

Tayyip Erdoğan Türkçe'yi seviyormuş, yabancı firma isimlerini istemiyormuş. Yalan. Yenileme, inkılap yapma, göz boyama, reklam, rant kapıları bu hep.

Tayyip ismini değiştirsin. Tayyip Arapça.

Çok işiniz var.

Dipnot: Bu başlığın teknoloji bölümünde ne işi var anlayamadım.

Neva
23-05-2012, 11:47
Dipnot: Bu başlığın teknoloji bölümünde ne işi var anlayamadım.


http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=321404&postcount=1

Olimpiyat
23-05-2012, 11:55
Bu konuyu hep beraber gereğinden fazla uzattık.Bir mevzu demokrasi temelli olmayınca, olacağı budur.
Herkesin kendisine demokrat olduğu konulardan birisi de bu konu.

Açıkçası, İngilizce ile eğitime ben de karşıyım, üniversitede, iktisadı, matematiği, fiziği ... Türkçe olarak görmeli insanlar.
Türkiye de anadili Türkçe olan bir insana çıkıp da başka dille eğitim vermek zaten mantıklı bir şey değil. Bence doğru bir uygulama da değil.


Fakat Türkçe elden gidiyor derken, bu coğrafyanın diğer dilleri Kürtçe, Zazaca, Lazca... gibi dillere yıllarca yapılan yasaklamalar ve baskılar nedendi? Neden kimse çıkıpta , bu diller Türkçe gibi bu coğrafyanın rengidir, demedi.