PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Taraf "Gazetesi" Gerçeği;


Sayfa : [1] 2

naper
13-08-2010, 16:02
ZAMAN, TARAF, GENÇ SİVİLLER, DTP VE PKK İLİŞKİSİ - 1‏ (http://atlant.blogcu.com/zaman-taraf-genc-siviller-dtp-ve-pkk-iliskisi-1/6108410)

15/9/2009 TÜRK HAYRAN SAYFASI’NA YÖNELİK FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ MENSUPLARINCA YÖNELTİLEN ELEŞTİRELERE CEVABEN YAYINLANAN BİLGİ VE BELGELER... LÜTFEN AYRINTILI ŞEKİLDE OKUYUNUZ.


BİRİNCİ BÖLÜM

1- Samanyolu TV, ZAMAN gazetesi, Meltem TV ve Fathullah Gülen organizasyonunda yer alan bütün basın yayın organlarında hergün muhakkak bir "kürtçü" programa katılmaktadır, bu inkar edilemez bir gerçektir.
2- Yine aynı basın yayın organlarında "PKKLI, YURT DIŞANA KAÇMIŞ OLAN" ABDÜLKADİR AYGAN isimli teröristin terörle mücadele eden komutanlarımıza yönelik iftiraları boy boy gösterilmektedir. Aynı şekilde şu anda hapiste yatmakta olan veya serbest bırakılmış PKKLILARIN sözleride, sanki güvenilir birer kaynakmış gibi bu basın yayın organlarında "ŞOK AÇIKLAMALAR" şeklinde sunulmaktadır.
3-Yurt dışında açılan okullardın ilk yıllarında eğitim dili TÜRKÇE iken, 1997 yılında Fethullah Gülen’in Amerika'ya yerleşmesinden sonra eğitim dili ingilizceye çevrilmiş, türkçe seçmeli ders olarak okutulmaktadır.
4- Türkçe olimpiyatlarına katılanlar arasında 2. ve 3. kez bu olimpiyatlara gelen çocuklar vardır, yani her sene aynı çocuktan şarkılar dinletilmektedir. Yine şunu eklemek gerekir ki; bu olimpiyatlar dışında kalan öğrencilerin Türkçe’ye hakim olduklarını söylemek mümkün değil. Ayna programındada çok net gördüğümüz gibi, en fazla nasılsın iyimisin sözlerinin ardından ezberlenen Türküler okunmaktadır. ( Şarkı söylemekle dil öğrenilseydi bugün Türkiyenin hepsinin ingilizce bildiğini söyleyebilirdik. )
5- Zaman gazetesİ’nin fotoğrafta yer alan basın yayın ve sivil toplum kuruluşlarıyla aynı karede yer alması eleştirilmiş. Zaman gazetesi kendi yazamadıklarını TARAF’TAN bir gün sonra sayfalarına taşıyarak şöyle yayınlamakta: “TARAF’TAN ŞOK BELGE..., TARAF GAZETESİ ŞUNU YAZDI..., TARAF’IN ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEKLER...”. Güya bu sayede, bakın ben demiyorum taraf diyor rahatlığına oturmaktalar.


İKİNCİ BÖLÜM

PEKİ TARAF KİMİN GAZETESİ? TARAF Gazetesi TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURULUŞ FELSEFESİ OLAN “MİLLİ DEVLET” YAPISININ ÇÖKERTİLMESİ İÇİN ÇIKARILAN BİR “PSİKOLOJİK HARP GAZETESİDİR”. Taraf’ı çıkaran Alkım Gazetecilik, 1992’ye kadar küçük bir yayıneviyken ve batma noktasındayken birdenbire durumu düzeltti. Alkım Yayınevi’nin borçlarını Fethullah Gülen ve AKP bağlantılı Albaraka Türk çekleriyle ödemesi yayıncıların dikkatini çekmişti. O tarihten sonra, birileri, Savaş ve Başar Arslan kardeşlere “yürü…” dedi. AKP iktidarıyla birlikte ise “kanatlandılar”! Arslan kardeşler, Brüksel’de büro açıp AB’yle de ilişkiye geçtiler. Pentagon, Taraf için de düğmeye bastı.Yasemin çongar, Amerika’dan görevli olarak gönderildi. Burada, ABD İstanbul Başkonsolosluğu kolları sıvadı. “Vatanı bir kadın memesine satarım” sözüyle meşhur Ahmet Altan, 30 bin YTL maaşla gazetenin kuruluş görevini üstlenmesi için ikna edildi. Taraf yayına başladıktan sonra ayrılacağını söylemişti, ayrılmadı, genel yayın yönetmeni oldu.
Gazetenin sahibi, Alkım Gazetecilik adına Başar Arslan oldu. Ahmet Altan’ın belirttiğine göre Başar Arslan yayın çizginse hiç karışmadı, odasını bile Altan’a bırakıp gitti. Ahmet Altan 10 Kasım 2007 tarihli Zaman gazetesinde yayımlanan röportajda, Taraf gazetesinin ilan gelirlerine dayanacağını söylemişti.
15 Kasım 2007 tarihinde yayına başlayan Taraf’taki ilanlara bakıyoruz, “Alkım Yayınları” dışında, 2008’e kadar ilk bir ayda “Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği” ağırlıkta.
Kimse Yok mu Derneği 2002 yılında Fethullah’ın Samanyolu Televizyonu bünyesinde “Kimse Yok mu?” programı ile başladı. AKP iktidarı Kimse Yok mu Derneği benzeri vakıf ve dernekler için gelir vergisi kanununu değiştirdi, bu derneklere yapılan bağışlar vergiden muaf tutuldu… “Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği”, şimdi 5 kıtada faaliyet yürütüyor, katrilyonlara hükmediyor. Gazeteyi çıkaran Alkım Yayınevi’nin sahibi Savaş-Başer Arslan kardeşler, Brüksel’deki büroları kanalıyla Avrupa Birliği’yle de ilişkiye geçtiler.
Taraf gazetesi’nin satır satır çevirisi yapılıp her gün Avrupa Birliği’nin önüne konuluyor!
AB, gazetelere doğrudan hibe yapamıyor ama yayınevlerine yapabiliyor. Alkım Yayınevi’nin, Ahmet Altan’ın “İçimizdeki Bir Yer” adlı romanının, 2004’te AB parasıyla basıldığı belirtiliyor. 1 milyon adet basılıp maliyetinin 4’te biri fiyatına satılan Altan projesi, AB fonlarınca desteklendi. Gazete bayilerine kadar ulaştırılan kitap için bakkallara bile standlar yerleştirmişti. Ardından, Alkım yayınları Sabah Gazetesi’yle işbirliği yaparak Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Yüz Temel Eser’i basmıştı.
AB ile kurulan bu köklü ilişkilerin, bugün para kanallarının çeşitlenmesinde etkili olduğu belirtiliyor.
Taraf’ın tanıtım ilanları da Fethullahçı Zaman gazetesi tarafından yayımlandı. Hem Zaman, hem Fethullah Gülen’in diğer yayın organı Aksiyon, Ahmet Altan ve Yasemin çongar röportajlarıyla gazetenin tanıtımını yaptı. Taraf’ın iki de transferi var Zaman’dan. Biri, bildiğiniz Etyen Mahçupyan, öbürü Gülen bursuyla Amerika’da eğitim gören Leyla İpekçi.

PEKİ AYNI FOTOĞRAFTA GÖRDÜĞÜMÜZ GENÇ SİVİLLER TERÖR ÖRGÜTÜ ZAMAN İLİŞKİSİ NE ŞEKİLDE?

Zaman gazetesi, kurulduğu ilk günden beri GENÇ SİVİLLERİN yaptığı 3 kişilik eylemleri bile ilk sayfasından duyurmakta, reklamlarını sürekli sürdürmektedir.

Taraf için ta Amerika’dan getirilen Yasemin çongar, “Milliyet’in önerdiği tepe yöneticilik teklifini de bağımsız gazetecilik yapabilmek adına reddettiğini” anlattı orda burda. Ayrıca onun görevi gazetecilikle, hatta Taraf’la sınırlı değildi.
2 Haziran 2008 tarihli Aksiyon’da şöyle diyordu çongar: “Batı artık Türkiye ile ilişkilerini tamamen devlet üzerinden değil, iş dünyası ve sivil toplum üzerinden de kurmaya başladı. Sadece İstanbul ve Ankara’yla değil, Anadolu ile de temas ediyorlar artık. Taraf için döndüğümden beri 7 ay içinde birkaç kez Güneydoğu’ya gittim, Orta Anadolu’yu 10 yıl aradan sonra gördüm…”
çongar’la kol kola gördüğümüz isimlerin başında Yıldıray Oğur geliyor. Oğur, “Genç Siviller” adlı örgütün başkanı. Soros’tan besleniyor, Türkiye’de de “turuncu devrim” denemesine hazırlanıyorlar.
Adları daha yeni duyulmuştu ki, Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığına getirilir getirilmez Yıldıray Oğur’u köşkte konuk etti. Oğur, Genç Siviller’in simgesi olan kırmızı Convers marka ayakkabı hediye etti Cumhurbaşkanı’na; “asker postalını protesto” anlamı taşıyordu Gül’e verilen hediye.

BÜTÜN BUNLAR ZATEN DOLAYLI VE DİREKT OLARAK FETHULLAH GÜLEN YAYIN ORGANLARI İLE TARAF, GENÇ SİVİLLER, DTP ÇİZGİSİNİN KESİŞTİĞİNİ GÖSTERMEKTEDİR.

AYRICA ŞU VERECEĞİMİZ KÜÇÜK ÖRNEKTE, FOTOĞRAFIMIZDA YER ALAN “DTP” TERÖR ÖRGÜTÜ İLE ZAMAN İLİŞİĞİNİ KANITLAMAKTADIR.

ALTTAKİ HABERİN İÇERİĞİ GÖZÜ OLANIN GÖRECEĞİ, AKLI OLANIN ANLAYACAĞI HERŞEYİ AÇIKCA ORTAYA KOYMAKTADIR. HABERDE, GENÇ SİVİLLER’İN 'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım' ADINDA BİR YÜRÜYÜŞ DÜZENLEDİĞİ BUNA DA 20 SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜNÜN DESTEK VERDİĞİNİ SÖYLENMEKTE! AMA NE YAZIKKİ BU 20 ÖRGÜTÜN KİMLER OLDUĞU YAZILMAMAKTA! KÜÇÜK BİR ARAŞTIRMAYLA GÖRÜYORUZ Kİ; DTP YANİ PKK’NIN SİYASİ KANADI, EMEP, VB TERÖR DESTEKÇİLERİ ZAMAN’IN ÖVGÜYLE BAHSETTİĞİ BU YÜRÜYÜŞTE ÖN SAFTALAR! HABER İÇERİSİNDE ÇOK ACI BİR GERÇEK DAHA GÖZLERDEN KAÇMIYOR, İŞTE ZAMAN GAZETESİ’NDE YAZAN O CÜMLE: “Bu arada gösterinin başlarında Engin Okur isimli bir provokatör, yürüyenlerin arasına girerek 'Ne Mutlu Türküm' diye bağırdı.” Zaman Gazetesi burada başka bir ayrıntıyı daha yazmamaktadır; orada “NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE” şeklinde bağıran kişi iki ayağını PKK’nın döşediği mayınlara kurban vermiş bir GAZİ’DİR VE BU TEPKİSİNİ TEKERLEKLİ SANDALYEDE VEREBİLMİŞTİR!!!

HABERİN TAMAMI ŞU ŞEKİLDEDİR:
Bir ilk yaşandı; Darbeye karşı büyük yürüyüş
Genç Siviller'in öncülüğünde kurulan 'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım' platformunun Taksim'deki protesto gösterisi başladı. Eyleme destek veren 20 sivil toplum kuruluşu, İstiklal Caddesi'nin sonundaki Tünel durağından Taksim Meydanı'na doğru yürüyor. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, 'Darbeye Karşı Ses Çıkar!' şeklinde pankartlar açılıyor. Yürüyüşe Adalet Ağaoğlu, Lale Mansur, Nazlı Ilıcak ve Yücel Sayman gibi isimler de katılıyor.
Bu arada gösterinin başlarında Engin Okur isimli bir provokatör, yürüyenlerin arasına girerek 'Ne Mutlu Türküm' diye bağırdı.
Sivil polislerin araya girmesiyle etkisiz hale getirilen Okur, uzun süre elindeki Türk bayrağını sallayarak provokatif hareketlerde bulundu. HABER KAYNAĞI : http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=705061 (http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=705061)

naper
13-08-2010, 16:03
http://www.youtube.com/watch?v=dGvTC36VNRA

Devam edecek, çok enteresan olacak!

naper
13-08-2010, 16:46
http://img825.imageshack.us/img825/1149/msancar.png

Sekülerizmin(http://tr.wikipedia.org/wiki/Sek%C3%BClerizm) devlet bazında uygulanması demokrasinin olmassa olmazıdır.Demokrasi her nekadar çoğulculuk ve çoğul katılım kelimelerini çağrıştırsa da azınlığın hakları, inanç ve ibadet etme/etmeme özgürlüklerinin temini için devletin dini referanslar almaması, tüm dinlere aynı mesafede durması gerekir.

Bu noktaya kadar demokrat ya da geçinen kimselerle herhangi bir anlaşmazlık olacağını düşünmüyorum.

Pek demokrat yazarımız sn.Sancar ise belli ki bu noktada biraz farklı düşünüyor.
Neydi?
Din;
İktidarlar için kullanışlıdır, geniş halk kitlelerinin topluca yönlendirilmesinde pekiala kullanılabilir...

naper
13-08-2010, 17:06
Taraf gazetesi genel yayın yönetmeni, özgeçmişi;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Yasemin_%C3%87ongar

Özgeçmişinde üstüne düşülmemiş bir detay var,
Çongarın eşi Chris Mason.
Peki kimdir mr.Mason?


Yasemin Çongar AFSA'ya yazdığı bir makalenin altındaki kısa CV'sine kim olduğu kadar, kiminle evli olduğunu da yazmış. Tabii AFSA'nın periyodik yayın organına yazınca bu bir anlamda zorunluluk gibi.
Nedir AFSA? American Foreign Service Association. Amerikan Dışişleri'nde ya da yurtdışı görevlerinde bulunmuş kişilerin haklarını koruyan, hatta devletle onlar adına pazarlık yapan profesyonel bir kuruluş.
Çongar'ın makalesini yayınladığı Foreign Service Journal da AFSA'nın yayın organı...
Çongar'ın eşi Chris Mason'ın bir de unvanı var: FSO... Bu da 'Yabancı hizmet subayı' demek...
Asker kökenli, Dışişleri'nde görev yapmış biri Chris Mason...
Güney Amerika'daki Barış Gücü'nde gönüllü olarak yer almış. Ancak asıl önemli görevi Afganistan'da... Dışişleri Bakanlığı'na bağlı olarak dört sene boyunca Amerika'nın Afganistan'daki güvenlik politikası üzerinde çalışmış...
Naval Postgraduate School'da yer alan biyografisi onun başka görevleri hakkında da bilgi veriyor:
'Dışişleri Bakanlığı'ndayken istihbarat çevreleriyle yakın çalışma içinde oldu, Afganistan'daki aşiretlerin haritalarının çıkarılması gibi gizli projelerde yer aldı. Dışişleri Bakanlığı'nda Afganistan'ın tarihi, kültürü ve kavim-ırk bilgileri konusunda uzman kişi olarak bilir.'
İstihbaratçılarla yakın ilişki içinde olması yeteri kadar açıklayıcı. Ama ille de kanıt isteyene bir sonraki cümle yeteri kadar aydınlatıcı: 'Ayrıca CIA'in Paştun Kızıl Hücresi'nde görev aldı...' Kızıl Hücreler, Amerikan birliklerinin performansını ve etkisini ölçen takımlara verilen ad...
Yasemin Çongar'ın da Milliyet'in Washington temsilcisiyken Afganistan'a gidip oradan yazı dizileri yaptığı arşivlerde var. Bu örnek Çongar'ın meslek hayatında bir şekilde Mr. Mason'la sık sık dirsek temasında olduğunu gösteriyor.
Bitmedi...
Kendisini akademik olarak da geliştiren, çeşitli yerlerde konferanslar veren, makaleler yazan Mr. Mason'ın biyografisinde çarpıcı bir nokta daha var... Ders verdiği pek çok yerin arasında RAND Corporation'da var.
RAND'i Türkiye kamuoyu yakından tanıyor. CIA'e yakınlığıyla bilinen, genellikle CIA ajanlarının yer aldığı bir düşünce kuruluşu. Türkiye'nin adını çok iyi bildiği CIA ajanlarından 12 Eylül darbesi için 'Bizim çocuklar yaptı' diyen Paul Henze ve Graham Fuller da RAND bünyesinde...
RAND'i çok iyi tanımamızın sebebi ise Türkiye için 'Ilımlı İslam' modelini sunan kuruluş olmasıydı.

Sangre
13-08-2010, 17:23
Naper'dan hezeyanlar....

axial
13-08-2010, 17:27
Naper'dan hezeyanlar....

Hezeyansa gerçekleri nelerdir onları alalım da yanlış bilgilenmeyelim değil mi?

insan_olmak
13-08-2010, 17:33
ayrıca BDP'nin boykotu esneteceğine dair YALAN haber yapmış bulunuyor yakın zamanda.

Saygılarımla

Sangre
13-08-2010, 17:38
Hezeyansa gerçekleri nelerdir onları alalım da yanlış bilgilenmeyelim değil mi?

Yukarıdaki hezeyanlara yanıt vereceğimi düşünmüyorsunuzdur heralde!?

Altında hiçbir kaynak kanıt olmayan, sırf birilerinin ego mastürbasyonu yaptığı bir yazıyla uğraşacak değilim.

axial
13-08-2010, 17:38
Boykot olayı tam bir politikadır.

Karşıymış gibi görünüp reelde evetçilere yarar ama biz bu ülkeye 2. 12 eylülü yaşatmayacağız. O zamanda halk yetmez ama evet demişti şimdide

12 eylül junior'a prim yok. Alsın anayasasınıda gitsin.

axial
13-08-2010, 17:40
Yukarıdaki hezeyanlara yanıt vereceğimi düşünmüyorsunuzdur heralde!?

Altında hiçbir kaynak kanıt olmayan, sırf birilerinin ego mastürbasyonu yaptığı bir yazıyla uğraşacak değilim.


Keyfiniz bilir.

kitapsızım
13-08-2010, 18:22
Kemalist proje vicdan temelini çok zayıflatmışmış..
Ulan sizin vicdanınız mı vardı da zayıfladı ?

Alçak din tüccarları.

naper
13-08-2010, 19:06
Kaynaklar yazılarda belirtilmiştir.

Ayrıca bu konu başlığında, yanıtı olmayanlar için;
-Atıp tutmak
-Saçmalamak
-Boş konuşmak
Serbesttir.

naper
13-08-2010, 19:35
Şimdi de taraf yazarlarından bir başkasının 27 kasım 2006 tarihli bir yazısına göz atalım;

Bu adamı beğeniyorum vesselam!

George Soros'la bir kez karşılaştım... Türkiye'de projelerine katkı sağladığı kurumları ziyaret gezisi sırasında TESEV'e de uğramıştı. Epeyce meraklı ve mütevazı biri olduğunu hatırlıyorum. Belki Doğu Avrupa kökenli olmasından kaynaklanan bir zihni yatkınlık sayesinde Türkiye'nin meselelerini de genel Batılı tavrının epeyce dışında yorumluyordu.

Örneğin sivil/asker ilişkisi üzerinde özellikle durmuş, esas olarak toplumun nasıl değişmekte olduğunu merak etmişti. Klasik konulardan biri olan başörtüsü meselesinde ise son derece özgürlükçü ve şaşırtıcı derecede 'doğal' bir tavrı vardı... Tartışmadan anlaşıldığı kadarıyla başörtüsü 'meselesi'nin bir neden değil sonuç olduğunu, toplumsal dinamiğin anlamını semboller üzerinden kavramanın mümkün olmadığını düşünüyordu. Bu kısa ziyaretin öncesinde okuduğum birkaç makalesi zaten Soros'un hiç de sıradan bir 'işadamı' olmadığının kanıtıydı. Yakın arkadaşı radikal demokrasi fikrinin savunucularından Benjamin Barber ile olan entelektüel temas, Soros'u günümüzün en bilinçli demokrat aktivistlerinden biri haline getirirken ona derinlikli bir fikriyat da kazandırmıştı. O birkaç makaleyi büyük bir keyifle okumuş, bu tür insanların bizde yetişmediğine de biraz hayıflanmıştım...

Ama bir işadamının servetini demokratlaşma ve özgürleşme gibi amaçlara hasretmesi dünyanın hiçbir yanında kolay değil. Bu tür 'hevesler' kişiyi hem kendi camiası içinde hem de devlet nezdinde tehlikeli kıldığı ölçüde, ticari faaliyetinin de baltalanmasına neden olur. Ne var ki Soros bir Macar göçmeni... Geldiği dünyanın bütün aksaklıklarını bilme yanında, şimdi içinde yaşadığı dünyanın zafiyetinin de farkında. Belki de hayat ona hayatın anlamını bilme fırsatını daha çok tanıdığı için, o da bu bilgiyi hayatı değiştirmeyi hedefleyen bir cesaretle kullanabilmekte. Öte yandan çok naif olmamız da gerekmiyor: Siyasi alandaki etkisinin bugün Soros'u enformel olarak ABD hükümetinin bile muhatabı yaptığını; dünyanın en güçlü devletinin bu kontrol dışı işadamını ehlileştirme çabası içine girdikçe onun gücünü daha da pekiştirdiğini görüyoruz.

Ancak bizim için önemli olan söz konusu gücün nasıl kullanıldığı. Çünkü bu güç biz istesek de istemesek de mevcut ve son derece kısıtlı bir çevre tarafından kullanılmakta. Bu nedenle söz konusu güç odaklarının içinde kendine yer bulmuş birinin örneğin "terörizmi Bush'un liderliğindeki Amerikan politikası üretmektedir" demesi azımsanacak bir olay değil. 'Yanılgılar Çağı' üst başlığını taşıyan son kitabında Soros, Irak işgalinin masum kurbanlar ürettiğini ve işgal altındaki halkı potansiyel terörist konumuna düşürdüğüne dikkat çekerek; terörün ana kaynağının insanların rencide edilmesi, dolayısıyla terörü asıl doğuran unsurun da ABD'nin terörle mücadele politikası olduğunu söylemekte.

Ancak Soros'un münafık faaliyetleri bu tür yayınlarla ve tüm dünyada özgürlük mücadelelerinin desteklenmesi ile sınırlı değil. Bugünlerde içinde Filistinlileri de barındıran yeni bir Yahudi lobisinin kurulması gündemde. İsrail'in politikasını yanlış bularak, barışı iki devletli bir çözüm planı çerçevesinde arayacağı söylenen bu yeni lobinin de baş destekçilerinden birinin, İsrail'i Hizbullah'a karşı kullandığı yöntemler nedeniyle sert bir biçimde eleştiren Soros olması bekleniyor...

Karşımızda iş hayatında spekülatörlükle yükselmiş, yönetim ağının merkezine kadar yürümüş; ama o merkezin cazibesine kapılıp iktidar odaklarına yaltaklanmak yerine kendi hayalleri, ilkeleri ve kişiliği üzerinde bina ettiği bir sivil stratejiyi hayata geçirmek için tüm servetini harcayabilecek türde bir adam var... Keşke dünyada ve bizde de başka böyle insanlar olsaydı... Bu Soros'u beğeniyorum vesselam!

Bakınız 1980 den sonra 1996 ya kadar işadamlığı??? yapmış Mahçupyan'dan sorozo methiyeler....Acaba Etyen Mahçupyan nasıl yükseldi ki ne? İş hayatında? 80 de ne değişti ki Etyen iş adamı oluverdi?
1996 da neden başarılı iş hayatını bırakıp politikaya soyundu?

Bu cevapları vereceğiz tabii ki de...

Şimdilik büyük insan, ömrünü amme hizmetine adamış George SOROZ'la ilgileniyoruz!

http://img812.imageshack.us/img812/6906/georgesoroz.png

Taraf darbecilerden pek hoşlanmaz ama ne hassa bu soroz'u pek bir sevmişler!!!

http://www.questionsquestions.net/docs04/engdahl-soros.html
http://img5.imageshack.us/img5/4383/soros2.png

Öyle anlaşılıyor ki arkadaş bildiğin ekonomik tetikçi!

evrensel-insan
13-08-2010, 23:57
Saygideger arkadaslar;

Emperyalist zihniyetin, amerikan idealizminin, ideolojisi, soros'un mikro ayrimcilik ideolojisidir. Bu ideoloji, SSCB'nin halklarini parcalamada ve SSCB'nin dagilmasinda bas rolu oynamistir. Soros ideolojisinin amaci, toplumu mumkun oldugu kadar kutuplara bolmek ve ayirmak ve her grubu biribiri ile catistirip, o ulke icinde devamli bir kaotik ortami diri ve guncel tutmaktir.

Bu mikroayrimciligin konusunun, din veya milliyet ya da baska bir etik fark olmasi fark etmez.

Oyuzden antiayrimciligin, farklarin esitligini ve hic bir farkin diger fark uzerindeki hakimiyetini tanimayan hak ve ozgurlukleriyle, her turlu farki bir birine dusman eden ve farklar arasi ayrimciligin ustunluk ve birbiriyle savasim ideolojisini korukleyen sorosvari ozgurlugu cok iyi algilamak lazim.

Cunku soros ideolojisinin cikar amaci, mikroayrimciligi korukledigi cografyalarda yaratilan kaostan yararlanip, o ulkenin kilit noktalarini ele gecirmektir (egitim, politika, medya v.s.), halklarin farklarinida biribirine karsi kiskirtarak halklar arasi etik degerler savasimi cikartmak ve kendisi de, guya demokrasiyi ve ozgurlugu bu temelde svunmaktir.

Ana cikar, ulkelerin toplumunun halklarinin biribirine olan "dusmanligi" bu dusmanligi elinde tuttugu, egitimi, medyasi ve politikasi ile destelemek ve ulkenin hic bir zaman kaostan kurtulmamasini saglamak.

Bu temelde, her turlu terore destek vermek, her turlu ayrimci cikisi mikro temelinde desteklemek asil amacidir. Mezhepler arasi savasinin Orta Dogudaki, kanli iran/irak savasinin da mesuludur.

Bu temelde de, Turkiye ust kurumlarinin, iktidar ve muhalefetlerinin, nelerinin ve ne kadarinin soros ideolojisi altinda oldugunun gerceklerini de sizlere birakiyorum.

Soros ideolojisinin amaci, herhangibir dini, milli kokeni v.s. savunmak degil; ulkeleri bu etik farklar temelinde kendi toplumu bunyesinde birbirine dusurmektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

´ Just!ce `
14-08-2010, 00:53
Yukarıdaki hezeyanlara yanıt vereceğimi düşünmüyorsunuzdur heralde!?

Altında hiçbir kaynak kanıt olmayan, sırf birilerinin ego mastürbasyonu yaptığı bir yazıyla uğraşacak değilim.

Öncelikle sayın Naper araştırmanız ve yazınız için teşekkürler.

Sayın sangre ben yanıt verirsiniz diye düşünmüştüm , neden derseniz sayın naper atmak sallamak serbest demiş.Yani rahat olun.. :)

Sangre
14-08-2010, 01:00
Öncelikle sayın Naper araştırmanız ve yazınız için teşekkürler.

Sayın sangre ben yanıt verirsiniz diye düşünmüştüm , neden derseniz sayın naper atmak sallamak serbest demiş.Yani rahat olun.. :)

Sallanan, iftira atılan konulara genelde yazarım.. Ama bu iftira copy/paste yöntemi ile oluyorsa, her yazı basan kişiye zamanımı harcayıp, uzun uzun yanıt verecek değilim.. Zamanıma yazık değil mi??

Ayrıca tartışma ortamında karşılıklı olarak bir şeyler öğrenebileceğim insanlarla yazışıyorum.. Veya kişinin o yazısına yanıt vererek, konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen insanları düşünerek yazıyorum.. Bu başlık yazısını açan ve bu konuya yanıt yazan bir kişi var ki, onlarla her hangi bir konuda tartışmama kararı almıştım.. Tüm bunları göz önüne alarak, 'Yanıt verme' isteğinizi reddetmek durumundayım.. Kusura bakmayın :)

´ Just!ce `
14-08-2010, 01:29
Sallanan, iftira atılan konulara genelde yazarım.. Ama bu iftira copy/paste yöntemi ile oluyorsa, her yazı basan kişiye zamanımı harcayıp, uzun uzun yanıt verecek değilim.. Zamanıma yazık değil mi??

Sayın 3.yol taraf safsatasından yazılar alıp astığı zaman katılıyordunuz , sayın naper yapınca neden olmuyor copy/paste merak etmedim dersem , yalan söyler günah kazanırım :)

Ayrıca tartışma ortamında karşılıklı olarak bir şeyler öğrenebileceğim insanlarla yazışıyorum..
Bu cümleniz mantıken yanlış bana göre çünkü tartışma ortamında genelde bişeyler öğrenilmez herkes tezleriyle fikirlerini savunurlar.

Tüm bunları göz önüne alarak, 'Yanıt verme' isteğinizi reddetmek durumundayım.. Kusura bakmayın Kusur olursa kusura değil çaresine bakarız :) Bende siz bilirsiniz demek durumundayım :)

Sangre
14-08-2010, 01:56
Sayın 3.yol taraf safsatasından yazılar alıp astığı zaman katılıyordunuz , sayın naper yapınca neden olmuyor copy/paste merak etmedim dersem , yalan söyler günah kazanırım :)

.
Bu cümleniz mantıken yanlış bana göre çünkü tartışma ortamında genelde bişeyler öğrenilmez herkes tezleriyle fikirlerini savunurlar.

Kusur olursa kusura değil çaresine bakarız :) Bende siz bilirsiniz demek durumundayım :)

3. yol'un ve Naper'ın yazılarını okuduysanız, aradaki farkı anlayabilirsiniz.. Birinde hiçbir kaynak, kanıt göstermeden atılan iftiralar, diğerinde ise bir köşe yazarının fikri yer alıyor.. Mesela forumda 'Zahit' nickiyle bir arkadaş yazıyor.. O da bazen ulusalcı veya sosyalist birinin yazısını foruma koyuyor.. Şu ana kadar onun yazdığına tek bir olumsuz söz bile etmemişimdir.. Ama iftira atmak başka, bir fikir yazısı getirmek bambaşka şeylerdir.. Aradaki farkı bilmiyorsanız, o benim sorunum değil.

Ben tartışma ortamında bir şeyler öğrenmek için de yazıyorum.. Genele uymamam, yine benim sorunum değil.

´ Just!ce `
14-08-2010, 02:45
3. yol'un ve Naper'ın yazılarını okuduysanız, aradaki farkı anlayabilirsiniz.. Birinde hiçbir kaynak, kanıt göstermeden atılan iftiralar, diğerinde ise bir köşe yazarının fikri yer alıyor.. Mesela forumda 'Zahit' nickiyle bir arkadaş yazıyor.. O da bazen ulusalcı veya sosyalist birinin yazısını foruma koyuyor.. Şu ana kadar onun yazdığına tek bir olumsuz söz bile etmemişimdir.. Ama iftira atmak başka, bir fikir yazısı getirmek bambaşka şeylerdir.. Aradaki farkı bilmiyorsanız, o benim sorunum değil.

Ben tartışma ortamında bir şeyler öğrenmek için de yazıyorum.. Genele uymamam, yine benim sorunum değil.

Taraf gazetesi yazınca herşey doğru oluyorda biz bişeyi yorumlayınca neden yanlış oluyor..yeri geliyor herkes vikiyi kaynak gösteriyor.
Yani benim sözlediklerimi a gazetesi yazarsa "tamam haklısınız" mı diyeceksiniz söylemek istediğiniz bumu ?

Ben atatürk dediğim zaman bana ona tapıyorsunuz kemalistsin diyorsunuzda(rahatsız değilim) sizde tarafist olmuşsunuz haberiniz yok.

Sangre
14-08-2010, 03:21
Taraf gazetesi yazınca herşey doğru oluyorda biz bişeyi yorumlayınca neden yanlış oluyor..yeri geliyor herkes vikiyi kaynak gösteriyor.
Yani benim sözlediklerimi a gazetesi yazarsa "tamam haklısınız" mı diyeceksiniz söylemek istediğiniz bumu ?

Ben atatürk dediğim zaman bana ona tapıyorsunuz kemalistsin diyorsunuzda(rahatsız değilim) sizde tarafist olmuşsunuz haberiniz yok.

Tamam canım biz Tarafistiz.. Sen bunları fazla kafana takma.

Hem bak ne güzel diyorlar.. Dünyayı bir avuç yahudi yönetiyor.. Rockafeller, Rotchild felan.. Yeni dünya düzeni kurup, hepimizi modern köle yapacaklar.. Aslında ikiz kuleleri de ABD kendi bombaladı.. Hem kendini bombalıyor, hem de suçu terör örgütlerine atıyor.. Aslında El Kaide felan da terör örgütü değil, ortdoğudaki ABD ajanları..

İşte emperyalistler bizi dört yandan sardılar.. Ulus-devletimizi yıkmaya çalışıyorlar bla bla..

Biraz da devrimci sloganlar atayım, dur;

Kahrolsun ABD emperyalizmi!.. Yaşasın halkların kardeşliği!

Kahrolsun modern revizyonist troçkist kırması menşevik alaşımı yeni oportünist cephe!


Bak sana Mao Zedung yoldaşımla ilgili bir video yolluyorum.. Kıymetimi bil olur mu;

http://www.youtube.com/watch?v=TtJjSVIw-Uo&feature=player_embedded

emperrordiablo
14-08-2010, 04:19
Kardeşim tıpkı 12 eylül'ün amerika tarafından yapıldığı bu gün ayan beyan kanıtlı ispatlı göz önünde dururken ortaya çıktığı gibi CIA Tarafından yetişme Bin laden gibi 11 eylül'ün bir CIA aranjmanı olduğu ortaya çıkarsa biz .öt'ün önde gideniymişiz bizi yıllarca yemişler diyebilecek cesaretiniz var mı bir gün...

Yoksa yavşak ulema bozuntusu gibi 20 yıl önce postallarını yalayıp USA darbesinin sızıntıda darbeyi baş tacı eden yazılar yazdıktan sonra nasıl olsa unutulur diyerek 20 yıl sonra biz demokrasi aşığıyız darbeden hesap soracağız söylemleri ile mezardakileri bile kaldırıp evet mi dersiniz siz...

Siz nesiniz ne tür bir omurgaya sahipsiniz,Primatlar bile yarı evrim süreçlerinde iki ayak üstünde durabilen bir omurgaya sahipken?Siz ve taraf ve ulemalarınız ve ikinci cumhuriyetci Alttan yanmalı BELGE'li mit müsteşarları gibi CIA provakatörleri gibi yumuşakca mısınız?

emperrordiablo
14-08-2010, 04:22
Sayın sangre ben basit şeylere kafamı takmam rahat olun :)

Sizin dalga geçtiğiniz şeyleri ispatlayan bir çok deliller var hemde ABD kaynaklı..öyle tarafmış carmış curtmuş değil :) ama ..neyse söylesem ne olacakki :)

.

Bunun farkında değilseniz sizin kaybedecek bir ülkeniz yok ABD ingiliz fransız sizi yönetmiş farketmez neticede siz özgürlükçüsünüz.

Hayır bir ülkeleri var ve ona en iyi şekilde hizmet ediyorlar bu yüzden CIA ağa babalarını koruyor...Bunlara da malzeme olsun diye yeni bir islam veriyor , kimin oyuncağı olduğunu dahil algılayamayacak beyin ile bunlarda kendilerini muhammedin neferi allahın aslanı sanıp cihad yapıyorlar akılları sıra,cihad da her şey mübahtır dediği için hoca efendileri,ulema yavşağı ,satılık şahsiyet,çamur at izi kalsın şeklinde politikalar işlerine geldiğince demokrasi aracı ile bütünleşip , kandırabildikleri aptalları , doyurabildikleri açları,taraf ediniyorlar kendilerine...

Yemeyenler yok mu var ve inanın azınlık değil ...Bunu görecekler.Biz ne badireler atlatmışız...Hey gidi hey!

emperrordiablo
14-08-2010, 04:31
Sonrada sıkışınca ispat yok dayanak yok neyine cevap vereceğiz söylemlerine kaçarlar,bir TARAF'ımla gülerim ben bu savunma ve üstün görme polemiklerine sonrada kalkar siz ad hominen yapıyorsunuz derler,biz latinceyi bile söktük manasında,türkçene laf edip yazmayı bile bilmiyorsuna getirirler ,o Türkçe ile aldıkları dersi hazmedemeyip arada bir virgüle kurban giderler.Çiziverir adamı M.Kemal gençliği , biz M.Kemal'in öz çocuklarıyız,bunlar kimin çocukları , geçmişlerine bakın M.Kemal'in dediği gibi Arapça Kuran ezberlemekten beyinleri sulanmış hafızların çocukları ,artık neye inandıklarını bile bilmeden zikir zihniyeti ile polemik üstadlığı taslarlar ancak...Neye hizmet ettiklerini görmeden,görseler de her yol mübahtır diyerek!Burası Türkiye nasılsa meydan da boş...Salla sallayabildiğine sallarlar...

Kartpostal şairi derler bir Şairimize dünyanın kendisine ait bir yıla tüm edebiyat camiasınca ismi verilmiş bir yıla sahip bir şairimize , Sonra çıkar bir M.Kemal'in öz çocuğu kart sensin postal da sana girsin der!Kapatır!ÇEnelerini...

Kanıt istiyormuş beyzadem buyrun TARAF'ın nasıl bir mantıkla haber yaptığını neye hizmet ettiğini görün,Belge , Altan islamiyetle ilgisi olmayan insanlar olduğu halde yazıyormuş,bir kere islamiyette sizin varsaydığınız üzere her iyilik kavramını üstüne toplamış bir allah olsa bu dediğiniz iki yazar Tuvalet kağıdına bile yazamaz,neden mi işte kanıtı.Yediği ekmeğe ihanet edenlerin kanıtı,buyrun izleyin kanıt size buyrun bakın ispat size kordinat kordinat enlem enlem yalan size...

http://www.facebook.com/video/video.php?v=100630986615086

Saygılarımla...

´ Just!ce `
14-08-2010, 04:37
Tamam canım biz Tarafistiz.. Sen bunları fazla kafana takma.

Sayın sangre ben basit şeylere kafamı takmam rahat olun :)

Hem bak ne güzel diyorlar.. Dünyayı bir avuç yahudi yönetiyor.. Rockafeller, Rotchild felan.. Yeni dünya düzeni kurup, hepimizi modern köle yapacaklar.. Aslında ikiz kuleleri de ABD kendi bombaladı.. Hem kendini bombalıyor, hem de suçu terör örgütlerine atıyor.. Aslında El Kaide felan da terör örgütü değil, ortdoğudaki ABD ajanları..
Sizin dalga geçtiğiniz şeyleri ispatlayan bir çok deliller var hemde ABD kaynaklı..öyle tarafmış carmış curtmuş değil :) ama ..neyse söylesem ne olacakki :)

İşte emperyalistler bizi dört yandan sardılar.. Ulus-devletimizi yıkmaya çalışıyorlar bla bla..

Bunun farkında değilseniz sizin kaybedecek bir ülkeniz yok ABD ingiliz fransız sizi yönetmiş farketmez neticede siz özgürlükçüsünüz.

3.yol
14-08-2010, 06:48
Kaynaklar yazılarda belirtilmiştir.

Ayrıca bu konu başlığında, yanıtı olmayanlar için;
-Atıp tutmak
-Saçmalamak
-Boş konuşmak
Serbesttir.

Kaynaklar yazılarda belirtilmiştir.

:D

Blogcularimin sayfalarini mi referans gosteriyorsunuz bize kaynak diye? :D :D :D :D
Kimi kandiriyorsunuz siz ????

Kim sacmaliyor , kim bos konusuyor, sizin iletinilerinizi okuyanlar gayet guzel goruyor ....

Taraf, Turkiye'nin ilk gercek habercilik yapan gazetesidir ... Son iki yildir yaptigi habercilik bile bircok darbe planlarinin ortaya cikmasina sebep olmustur ..... Gercek haberciligin ne oldugunu Taraf gazetesi sayesinde ogrendik .... Sizlerin buyuk bir ihtimalle TSK'nin medya propanganda birligi tarafindan bloglarinda hazirlanmis bos karalamalari kaynak gostermeden buraya asmanizin hicbir anlami yoktur ....

Belki dusunme ve arastirma tembeli insanlari inandirabilirsiniz .... ama bu ucuz iletilerle beni hicbir sekilde inandiramazsiniz ....

Biliyorum bircok eski rejimin pisliklerini ortaya cikariyorlar diye gicik oluyorsunuz .... Merak etmeyin gecer ... alisacaksiniz .... Turkiye rejimi normallesince alisacaksiniz .....


Hadi kolay gelsin ......

axial
14-08-2010, 09:32
Taraf, Turkiye'nin ilk gercek habercilik yapan gazetesidir ... Son ......

Her lafınızda biraz daha batıyorsunuz 3. yol.

İşte tarafın yalan ve iftira haberlerine birkaç örnek. Bu mu gerçek habercilik.

"İşçi Partisi, ilk kez Taraf gazetesinde çıkan "İP Genel Merkezi'nde yargıtay krokisi" yalanını kanıtlarıyla açıkladı. İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bedri Gültekin, "Kapatma davasından kurtuluş yolları arayan AKP, suç ve suçlu imal etmeye çalışıyor. Yaşananlar, emperyalizmle Türkiye arasında ölüm-kalım savaşıdır" dedi.

İşçi Partisi'nin internet sitesinde yayımlananan açıklamayı sunuyoruz:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede yasadışı eylemlerin odağı olduğu belirlenen AKP, iktidarını korumak amacıyla “suç” ve “suçlu” imal etme faaliyetini sürdürüyor.
Genel Başkanımız ve diğer arkadaşlarımızın tutuklanması ile birlikte iktidar yanlısı basın organlarında büyük bir tantanayla duyurulan, İşçi Partisi Genel Merkezi’nde Yargıtay’ın krokisinin bulunduğu iddiasının, nasıl bir komplonun ürünü olduğunu açığa çıkaracağımızı söylemiştik.
Çok fazla beklememize gerek kalmadı. Komployu açıklıyoruz. “Taraf” gazetesi komplonun aracı! Taraf Gazetesi, 24 Mart tarihli nüshasında “Yargıtay’ı vuracaklardı” manşeti ile verdiği haberinde İşçi Partisi Genel Merkezinde ele geçirildiğini iddia ettiği krokiyi yayınladı.
Kroki’nin Taraf gazetesinde yayınlanması, başlı başına sahnelenmekte olan komployu ortaya koyan yeterli bir kanıttır. Sanıkların bilmediği, sanık avukatlarının ulaşamadığı, hazırlık “soruşturmasının gizliliği” esasına göre başkalarının ulaşmasının mümkün olmadığı bir belge nasıl oluyor da Taraf gazetesinin eline geçiyor ve suçluluğun kesin kanıtıymış gibi yayınlanıyor?

Çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki, yargı, emniyet ve basın içine sızmış olan bir Cumhuriyet ve Türkiye düşmanı Çete, faaliyetini fütursuzca sürdürmektedir.

Ama “hainler aptal olur”. Nitekim, fotokopisi yayınlanan bu kroki büyütülerek bakıldığı zaman bunun bir faks metni olduğu açıkça görülmektedir. Gönderildiği faksın numarası da okunuyor.
Bu numara “0312 4259976”dır. Faksın gönderildiği tarih ise “13 Mart 2008”. Yani İşçi Partisi’ne yapılan polis baskınının tam sekiz gün öncesi. Söz konusu faks numarası, Taraf gazetesini yayımlayan Alkım Gazeteciliğe aittir.
Numara Gazete’nin künyesinde de yer almaktadır. Komplo, komplocular tarafından itiraf edilmektedir. "

axial
14-08-2010, 09:41
"Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, “gizlilik ve yayın yasağını” ihlal ettiği gerekçesiyle talimatla ifade verdi. Yalan haberlerle İşçi Partisi ve Ulusal Kanal'a iftira atan Taraf gazetesi muhabiri Soner Arıkanoğlu da dün akşam evi arandıktan sonra gözaltına alındı.

Avukatı Bekir Eren ile birlikte sabah saatlerinde Ankara Adalet Sarayına gelen Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar’ın ifadesi Basın Savcısı Levent Savaş tarafından alındı.

Avukat Eren, yaptığı açıklamada, “Tayyar’ın yazdığı kitapta şikayette iddia edilen gizlilik kararının ihlali konusunda herhangi bir suç unsurunun mevcut olmadığını” savunarak, 10 gün içinde yazılı savunmalarını Ankara Cumhuriyet Savcılığına ileteceklerini bildirdi.

İşçi Partisi hakkında yalan haberler yazan Taraf gazetesi Muhabiri Soner Arıkanoğlu da Ergenekon soruşturması kapsamında dün akşam gözaltına alındı. Arıkanoğlu yaptığı haberde İşçi Partisi'nde Yargıtay Binasının krokisi olduğunu iddia etmişti. Ancak Emniyet arama tutanaklarında böyle bir krokinin olmadığı ispat edildi. Kroki Ankara Taraf'tan İstanbul Taraf'a faks yolu ile gönderilmiş ve krokinin gönderildiği bu faksın 13 Mart günü yani operasyondan 8 gün önce gönderildiği ortaya çıkmıştı."

axial
14-08-2010, 09:42
Taraf gazetesinin TSK üzerine YALAN haber uydurmaları


Kapatılan Nokta Dergisi'ne birisi bir CD yollamıs.
Iddiaya göre CD'de Eski Deniz Kuvvetler Komutanı Özden Örnek'in
günlük dosyalari varmis ve orada 2003-2005 yılları arasında
yapilmasi öngörülmüs bir "Darbe planindan" bahsediliyormus...

Taraf'in haberlerinde söyle deniyor:

"7 Mart 2008`de Beşiktaş`ta bulunan İstanbul Adliyesi`nde
Nokta Dergisi eski Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş'le
2.5 saat görüşen Savcı Zekeriya Öz, bilgisayar ortamındaki
günlüklerin bir kopyasını aldı. Vakit kaybetmeden bunları
incelenmek üzere gerekli birimlere gönderdi. Yapılan inceleme
önceki hafta tamamlandı ve günlüklerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na
ait bilgisayardan çıktığı anlaşıldı. Taraf Gazetesi`nin görüştüğü
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden bir yetkili, metinlerin orijinal halini,
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait hangi bilgisayardan çıktığının
resmi yazıyla belgelendiğini ve bunun da rapor haline getirildiğini söyledi.

Emekli Oramiral Özden Örnek , Nokta Dergisi'nde yayınlanan
günlüklerin kendisine ait olmadığını iddia etmiş ve 'iftira davası' açmıştı.

Nokta Dergisi eski Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş, bu davada
"neşren hakaret ve iftira" suçundan toplam 6 yıl 8 ay hapıs talabiyle
halen yargılanıyor.
Özden Örnek'in 1957 yılından beri tuttuğu günlüklerde yer alan
Sarıkız ve Ayışığı kod adlı darbe planlarına göre 2003-2005 yılları
arasında Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, Kara Kuvvetleri
Komutanı Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına
ve şu an ADD Başkanı olan dönemin Jandarma Genel Komutanı
Şener Eruygur tarafından dönemin Genel Kurmay Başakanı Hilmi Özkök`e
rağmen darbe yapmayı planladıkları Nokta Dergisi'nde yayınlamıştı.
Darbeden, ABD ve Hilmi Özkök`ün isteksizliği nedeniyle vazgeçilmişti

SORU 1: Nasil tespit etmisler o günlüklerin Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı'na ait bilgisayardan ciktigini?
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nin bilgisayarlarini incelemisler mi?
Hic sanmiyorum.
Bir dosyanin hangi bilgisayardan cikmis oldugunu nasil tespit edebiliyorlarmis?
Hic mümkün mü?
Buna kargalar bile güler! Insanlari bu kadar aptal mi sandiniz!
Amac: camur at, izi kalsin ve dinci medya kamuoyunda propaganda yapsin...

SORU 2: Bilgisayar doyalarini herkes yazabilir, herkesin bilgisayarina koyabilir.
Ellerinde hic yazili, imzali, parmak izli vs. kanit yok mu?
1957'den beri günlük yaziyormus... Eee bilgisayasar yoktu o zamanda :-)
O zaman nereye yazmis ki? Orijinalleri yok mu?
Yok ise o zaman bunlarin hepsi bir uydurmadir, iftiradir!
SORU 3: TARAF gazetesi acikca yasalara aykiri davraniyor.
Neden Savci Zekeriya Öz Taraf'i bilgilendiriyor ve koruyor?...
Savci Zekeriya Öz suc isliyor!

axial
14-08-2010, 09:49
1993'deki 33 erin şehit olduğu saldırıdan kurtulan gazi, Taraf gazetesine ateş püskürdü..


Bingöl'de, 33 askerin şehit olduğu saldırıdan yaralı olarak kurtulan gazi Erdal Özdemir, hiç konuşmadığı halde bazı gazetelerde ağzından haberler yapılarak kendisinin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) karşıymış gibi gösterilmeye çalışıldığını ileri sürdü.



Tekerlekli saldalyeyle yaşamını sürdüren 36 yaşındaki gazi Erdal Özdemir, günlerini eşi ve 4 yaşındaki oğlu Vatan ile geçirdiği Denizli'nin Karakova Köyü'ndeki evinde, basına yaptığı açıklamada, Bingöl'de, 33 arkadaşının şehit olduğu olayın Ergenekon ile bağdaştırılmasına anlam veremediğini, saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.



16 yıl önce yaşanan olayın Ergenekon Davası kapsamında tekrar gündeme geldiğini ve yeni iddialar ortaya atıldığına dikkati çeken gazi Özdemir, "Bir gazetede (Taraf gazetesi) birileri söylemediğim şeyleri haber yapıyor. Yazılanlara ben bile şaşırıyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşıymış gibi gösterilmeye çalışılıyorum. Neymiş, 33 erin şehit edilmesi olayında, Ergenekon Örgütü'nü suçlamışım. Olayı gerçekleştiren PKK'dır. Türk askerinden Genelkurmay Başkanı sorumluysa, PKK'dan da Abdullah Öcalan sorumludur. Beni bu hale getiren, arkadaşlarımı şehit eden PKK'dır" dedi.



"YALAN, HİÇ KİMSE YALVARMADI"



Her şehitten sonra işin Ergenekon bağlantısına getirilmeye çalışıldığını da ileri süren Özdemir, "Reşadiye'deki saldırıda da bunu gördük. Arkadaşlarımın şehit olduğu olayda ihmal ve kusur olduğu gerçek. Çünkü, askerlerin hepsi silahsız ve korumasızdı. Ancak, olayı PKK yapmıştır. Silahımız olsa onlarla savaşırdık. Üç gün bizi dolaştırdılar. Sonra kurşuna dizdiler. Bir kadının, bizi teröristlerin bırakması için onlara yalvardığı söyleniyor. Bu da yalan. Kimse bizim için teröristlere yalvarmadı. Hepimizi tek sıra halinde dizip üstümüze kurşun yağdırdılar. Zaten böyle bir olayı ancak PKK yapar. Şimdi, Abdullah Öcalan, emri kendisinin vermediğini söyleyerek, olayı başka taraflara çekmek istiyor. PKK'nın yaptığı tüm eylemlerin sorumlusu Öcalan'dır" diye konuştu.


Özdemir, Ergenekon savcılarına ve Terörle Mücadele Şubesi'ne ifade verdiğini, yayımlanan haberlerinin de gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Özdemir, savcıların ifadesini almayı istemesi halinde, ifade vermekten kaçınmayacağını da kaydetti.

axial
14-08-2010, 09:52
Evet sayın 3.yol ve sangre;

Sizin belge dediğiniz haberlerin kaynaklarındaki belgeleri görüyoruz ya fotokopi faks yada olmayan uydurmasyon haber. Peki gelelim taraf gazetesinin değirmeninin suyu nerden geliyor.

Yani tarafsız haber yaptığını söylediğiniz tarafın kaynağı nedir. Aslında sayın 3. yol daha iyi bilmesi gerek, zira kendisine yakın.

39 yaşında gazete patronu olmak ve günlük gazete yayımlama yürekliliğini göstermek öyle her babayiğidin yapacağı iş değildir...

"Zaman gazetesi" bayilerde 20-25 bin satar ; YAYSAT üzerinden ise yapılan "abone geçişiyle" 600 bin satıyor gibi gösterir...

Akın İpek' in gazetesi "Bugün" parasız dağıtılır...

"Taraf gazetesi" nin satış değeri ise 1 YTL'dir...

Bir dostum dün telefon etti ve şu soruyu yöneltti bana:

"Bugün Türkiye'nin belli başlı yayınevleri var. Örneğin Can, Remzi, Bilgi, İnkılap gibi. Yayımladıkları kitaplar çok satıyor. Ancak hiçbirisi günlük gazete çıkarmayı göze almıyor. Yayıncılık başka, günlük gazete çıkarmak başka..."

Dostum haklıydı!..

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahcupyan hem Zaman yazarıydı, hem de "Taraf gazetesi" nde at yarışı tahminleri yapıyordu.

Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar , ABD Dışişleri'nden emekli olan eşini Washington'da bırakıp İstanbul'a gelmişti...

Üstelik "Milliyet" gibi bir gazeteden ayrılıp "Taraf" a geçmek için.

Çok iyi bir "söyleşi" yazarı olan Neşe Düzel "Taraf" ı tercih edip Radikal'den ayrılmıştı...

Burada bir üç nokta koyayım...

***

Neşe Düzel "ocaktan yetişen" Fethullahçı Hüseyin Gülerce' ye soruyor:

"Amerika sizin (yani Fethullahçıların) Kürt meselesine yaklaşımınız konusunda ne düşünüyor?"

Gülerce:

"Biz Kürt meselesinin demokrasi içinde, eşit vatandaşlık yoluyla çözülmesini istiyoruz. Bu Amerikan sistemi zaten. Onlar da eşit vatandaş olarak yaşıyorlar."

Bu sözleri nasıl yorumlarsınız?

Amerikan sistemi ve demokrasi içinde eşit yurttaşlık...

Gülerce, ABD'de eyalet sistemi olduğunu bilmez mi? Yoksa Fethullahçılar eyalet sistemini mi savunuyor Türkiye'de?

Şimdilerde moda şu : Üniter devlet yapısı içinde demokratik hak ve özgürlükler...

Ulus devleti "iğdiş" etmenin tek yolu laf cambazlığı oldu benim ülkemde...

Şimdi yine üç nokta koyduğumuz konuyu yeniden ele alayım...

"Taraf" ın sahibi 39 yaşındaki Başar Arslan' ın iki kardeşi var.

Babaları Ahmet Arslan emekli öğretmen. Ankara Zafer Çarşısı'nda kurduğu yayınevini 36 yıl sonra "Artık yeter, çalışmıyorum" diyerek 1997 yılında oğullarına verir.

Sav doğruysa ABD'de İngilizce, Brezilya'da Portekizce, İspanyolca öğrenir...

Peki Fethullah Gülen' i tanır mı ABD'de?

Bilemem(!).

Bildiğim, Zaman gazetesinin, "Taraf" ı övüp göklere çıkarmasaydı.

İşkillenmiştim!..

***

Gazeteleri gazeteciler çıkarır...

Yazı yazmak, röportaj yapmak ayrı bir iştir, yazıişlerinde çalışmak, mutfağı bilmek ayrı iş...

En zor olanı ise muhabirliktir...

Gazete gazete olmayınca istediğiniz kadar "Kürt sorunu" diye yazın, "ABD, AB'yi ve Fethullah'ı yalayın" , köşelerde ukalalık yapın, " demokrasi, özgürlükler " sloganı atın, gazeteyi haber sattırır...

Galiba "Taraf" Fethullahseverlerin desteğiyle "Haydi yürüyün koçlarım" denilerek okura sunulmuş...

Sonuç?

Satışına bakın anlarsınız

Bugünün "altıncı" ve "zarfçı" sı Akın İpek'in arkasında kim var?

Fethullah Gülen!..

Akın İpek , gazetesini o nedenle parasız dağıtıyor.

Gazeteler para öğütür, habercilik para ister!..

5-6 bin satan "Taraf" gazetesine değirmenin suyu nereden geliyor, söyler misiniz? Alkım Yayınları sahibinin bu yükü tek başına kaldırdığına inanıyor musunuz?

***

Gazetenin birinci sayfası "Zaman" gibi Fethullah'a övgüden geçilmiyor...

Fethullah Gülen bugün 8 milyar doları elinde tutuyor , Kuzey Irak'ta da şube açan "kuyumcu" ya bir haber verir, "Taraf" ın satışını 100 bine çıkarır...

Biraz sabırlı olun "Taraf" taki dostlar. Fethullah arkanızda, maaşlarınızı alırsınız, paşalar gibi de yaşarsınız...

8 milyar doların 100 milyon doları "Alkım" a aksa ne olur ki?

Denizde kum tanesi!..

Sangre
14-08-2010, 12:05
Kardeşim tıpkı 12 eylül'ün amerika tarafından yapıldığı bu gün ayan beyan kanıtlı ispatlı göz önünde dururken ortaya çıktığı gibi CIA Tarafından yetişme Bin laden gibi 11 eylül'ün bir CIA aranjmanı olduğu ortaya çıkarsa biz .öt'ün önde gideniymişiz bizi yıllarca yemişler diyebilecek cesaretiniz var mı bir gün...



Sizin dalga geçtiğiniz şeyleri ispatlayan bir çok deliller var hemde ABD kaynaklı..öyle tarafmış carmış curtmuş değil :) ama ..neyse söylesem ne olacakki :)

Bu tür komplo teorilerine de inandığınızı adım gibi biliyordum.. Siz herşeye inanabilirsiniz, size müstahak dostlarım.

'Kanıt', 'Kaynak', 'Delil', 'İspat' kelimelerinin anlamlarını dahi bilmeyen kişiler, her yazdıklarının arasına bu kelimeleri koyuyorlar.. Önce bu kelimelerin ne anlama geldiğini öğrenin.

Bu arada copy/paste iftiraları da devam ediyor....

naper
14-08-2010, 12:16
Ayrıca bu konu başlığında, yanıtı olmayanlar için;
-Atıp tutmak
-Saçmalamak
-Boş konuşmak
Serbesttir.




Kaynaklar yazılarda belirtilmiştir.

:D

Blogcularimin sayfalarini mi referans gosteriyorsunuz bize kaynak diye? :D :D :D :D
Kimi kandiriyorsunuz siz ????

Kim sacmaliyor , kim bos konusuyor, sizin iletinilerinizi okuyanlar gayet guzel goruyor ....

Taraf, Turkiye'nin ilk gercek habercilik yapan gazetesidir ... Son iki yildir yaptigi habercilik bile bircok darbe planlarinin ortaya cikmasina sebep olmustur ..... Gercek haberciligin ne oldugunu Taraf gazetesi sayesinde ogrendik .... Sizlerin buyuk bir ihtimalle TSK'nin medya propanganda birligi tarafindan bloglarinda hazirlanmis bos karalamalari kaynak gostermeden buraya asmanizin hicbir anlami yoktur ....

Belki dusunme ve arastirma tembeli insanlari inandirabilirsiniz .... ama bu ucuz iletilerle beni hicbir sekilde inandiramazsiniz ....

Biliyorum bircok eski rejimin pisliklerini ortaya cikariyorlar diye gicik oluyorsunuz .... Merak etmeyin gecer ... alisacaksiniz .... Turkiye rejimi normallesince alisacaksiniz .....


Hadi kolay gelsin ......

Afferin, anlamışsın...

axial
14-08-2010, 13:52
Bu tür komplo teorilerine de inandığınızı adım gibi biliyordum.. Siz herşeye inanabilirsiniz, size müstahak dostlarım.

'Kanıt', 'Kaynak', 'Delil', 'İspat' kelimelerinin anlamlarını dahi bilmeyen kişiler, her yazdıklarının arasına bu kelimeleri koyuyorlar.. Önce bu kelimelerin ne anlama geldiğini öğrenin.

Bu arada copy/paste iftiraları da devam ediyor....

Neyin iftira olduğunu söyleyin de gerçeği yüzünüze tokat gibi vuralım. copy paste olunca yalan mı oluyor? O zaman sizin taraftan koyduğunuz bütün copy pasteler iftira.

Benim anlamadığım tamam bir ideolojin bir tarafın olabilir ama daha okumadan bir yazıya iftira demek nasıl bir hezeyandır. Taraf gazetesinin yayımcısı falan mısınız?

axial
14-08-2010, 14:18
siz kaşındınız. Tarafın gerçek yüzünü ortaya koymaya devam.


taraf gazetesi yazarı Gökhan Özgün, terör örgütüne 'terörist' diyemeyen DTP'ye destek veren
taraf Gazetesi Yazarı: TC Devleti Teröristtir !!!

Gelelim ahmet altana. Her yazısında tsk yı hedef alan ahmet altanın pkk terör örgütü elemanları ile çekilmiş fotoları mevcut. Bu adam tam bir terörist yanlısıdır.

http://www.turksolu.org/173/foto/Ahmet-Altan.jpg
Ahmet Altan ve Yasemin Çongar Kandil Dağı’nda PKK’lılarla birlikte.

axial
14-08-2010, 14:24
Daha önce Dağlıca baskınından TSK'nin haberi olduğunu iddia eden, koordinatları tutmadığı halde sahte görüntüleri gerçekmiş gibi haber yapan taraf gazetesi, son olarak da NTV'yi Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterini düşürmekle suçladı. Taraf'ın iddiasına göre NTV'den helikopterdeki kişilerin cep telefonları daha helikopter düşmeden önce 189 kez aranmış ve bir manyetik alan oluşturularak helikopterin düşmesi sağlanmıştı. Çok zekice (!) değil mi?

NTV bu haber üzerine bir açıklama yaptı ve aramaları kabul etti, ancak aramaların helikopter düştükten sonra yapıldığını belirtti, ama gelin görün ki Taraf gazetesi yöneticileri laf kalabalığı ile durumu kendi lehlerinde tutmaya çalıştılar, fakat gerçek ortaya çıktı. NYV'den yapılan aramalar helikopter düştükten sonra yapılmıştı. Taraf gazetesi özür dilemek zorunda kaldı.

Gerçi bu Taraf gazetesinin yeni yanlı ve art niyetli haberler yapmayacağı anlamına gelmiyor, ama en azından gerçek niyetleri ortaya çıkmış oldu.


......


Taraf, iki gün 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ı Hükümeti devirmek için plan hazırlamakla itham ediyor.
Çetin Doğan, Habertürk televizyonunda özel programa katıldı. Taraf’ın haberleri için “iftira, yalan” dedi.
Programın yapımcısı Yiğit Bulut, “Taraf yöneticileri ve muhabiri size cevap verecek, tartışır mısınız” teklifinde bulundu, Doğan “Hodri meydan” yanıtını verdi.
Canlı yayın araçları Taraf binasına gitti, “telefonla bağlanın” çağrısı yapıldı.
Doğan, tam 4 saat Habertürk binasında kalarak Taraf yöneticileri Ahmet Altan, Yasemin Çongar ya da muhabir Mehmet Baransu’nun canlı yayına bağlanmasını bekledi.
Ama Taraf’tan hiç kimse çıkıp haberi savunamadı.

Yaz yaz bitmiyor daha istermisiniz..

demos cratos
14-08-2010, 14:33
Yaz yaz bitmiyor daha istermisiniz..


Bunlara kısaca molla diyebilirsiniz.

Molla:

Asli görevini yapmayan çıkarları neyi gerektiriyorsa öyle davranan kişi.:hail:

Sangre
14-08-2010, 14:36
Neyin iftira olduğunu söyleyin de gerçeği yüzünüze tokat gibi vuralım. copy paste olunca yalan mı oluyor? O zaman sizin taraftan koyduğunuz bütün copy pasteler iftira.

Benim anlamadığım tamam bir ideolojin bir tarafın olabilir ama daha okumadan bir yazıya iftira demek nasıl bir hezeyandır. Taraf gazetesinin yayımcısı falan mısınız?

Arkadaşım, siz anlama özürlü müsünüz??.. Ben de karşımda adam var diye bir ton yazı yazdım bundan önceki başlıklara.. Zamanıma, enerjime yazık yahu.

Bu yazına da yanıt vereceğim, bundan sonra bu başlığa tek kelime dahi yazmayacağım, artık arkamdan ne yanıt yazarsanız yazın.

Benim Taraf'tan alıntı olarak astığım yazılarda, 'Milliyet gazetesi şöyle finanse ediliyor, Cumhuriyet gazetesi yazarı Hikmet Çetinkaya şu hainlerle işbirliği yapıyor, Ulusalcı kesimin fikir babaları Amerikalı siyonist masonlarla şu vakfı kurdu, Şu yazarın eşi Pentagonda bilmem ne ajanı, bu yazar ermeni diyasporasından fahri doktora almış'' gibi iddialar var mı??

Buraya getirilen tüm köşe yazıları, Türkiye'nin içindeki durumu değerlendiren fikir yazılarıdır.. Yukarıdaki gibi kanıt, delil olmayan atılan iftiralar değildir.

Bir de son olarak 'kanıt', 'kaynak' gibi kelimelerin anlamlarına değinecek olursam;

Kanıt dediğimiz şey, -genel olarak- saygın kuruluşların elinden çıkan dökümanlardır.. Mesela, 'Evrim teorisinin kanıtını, gazete küpürlerinden değil, saygın bilim dergilerinden alınan makalelerle gösterebiliriz'.. Veya sosyal bilimlerden örnek vermem gerekirse, 'Ekonomik krizden çıkış yolunu aradığımız bir konuda, çözümün ne olduğunu yine gazete küpürlerinden değil, saygın bir ekonomistin analizinden çıkarabiliriz'

Ben hiçbir zaman Taraf gazetesinin ortaya çıkardığı belgelerle ile ilgili bir konuyu foruma taşımamışımdır.. Taraf gazetesinin o belgeleri ortaya çıkarması, onların doğru olduğu anlamına gelmez.. Darbe planlarının kanıtı, Taraf'ın bu belgeleri ortaya çıkarması felan değildir.. Ama Tübitak'ın raporu, bahsi geçen kurumdaki insanların ifadeleri, mahkemelerin belgelerin sahte olduğuna kanaat getirmemesi gibi durumlar, onların gerçek olduğunun kanıtıdır...

Yukarıdaki iftiralarda ise, konunun uzmanı sayılacak veya bire bir görgü tanığı olan kişilerin ifadelerinden çok, Gülen'in sözlerinden Taraf'ı, Liberalleri felan finanse ettiği ile ilgili iddialar yer alıyor..

Eğer Gülen'in Taraf'ı finanse ettiği ile ilgili her hangi bir 'kanıt'ın, belgen varsa, getirir koyarsın, iddianı kanıtlarsın..(Gerçi Taraf'ı Gülen finanse etse de, benim için bir sorun oluşturmuyor).. Ama tek kaynağın elden ele dolaşan yazılar, gazete küpürleri, blog yazıları felan olursa, seni hiç kimse ciddiye almaz.. Ciddiye alanlar da yukarıdaki örneklerinde gözüktüğü gibi, çeşitli komplo teorisi meraklıları, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar olur..

Siz aynen devam edin.. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu hiçbir zaman anlayamayacaksınız.

axial
14-08-2010, 14:50
Kimin anlama özürlü olduğu belli oluyor. Hakkımda bu tür yargılarda bulunmaya devam ederseniz misliyle karşılığını almaya devam edecekseniz. Gerçekler canınızı yakıyor sanırım.




Buraya getirilen tüm köşe yazıları, Türkiye'nin içindeki durumu değerlendiren fikir yazılarıdır.. Yukarıdaki gibi kanıt, delil olmayan atılan iftiralar değildir.

.

Yukarıdaki saçmalığın ise ayrı bir konu sen buraya kopyalarken o onun değerlendirmesi diyeceksin. Kanıt falan göstermeyeceksin biz değerlendirme yapınca iftiradır bilmem nedir diyeceksin.

Senin çok güvendiğin kutsal yazarlarının kimler olduğunu ve neye hizmet ettiklerini yukarıda suratına çarptık. Öfken buna mı?

Sanki bir haltmışsınız gibi seni muhatap almam demagojileri falan. Seni kim muhatap alsın ki? Ama merak etme burada yaymaya çalıştığınız her zehre karşı cevabınızı alacaksınız?

Cem
14-08-2010, 15:31
Şu an Türkiye'de resmi olmasa bile fiili düzeyde iki cephenin şiddetli bir mücadelesi sözkonusu.

Birinci cephede ulusalcı kanadın temsilcileri olan veya geçici destekte bulunanlar güçler: CHP, MHP, İP, TKP vb. bunların başlıcaları. Bunların amaçları ulus devleti ve 1920'lerin 30'ların rejimini korumak.

İkinci cephe ise ulusal devletin azınlıkları tahakküm altına aldığını, demokrasiyi ve özgürlükleri yok ettiğini savunuyor ve rejimin değişmesini istiyor. Bu cephe balıca AKP, SP, DSİP, EDP, BDP ve liberallerden oluşuyor.

Bu iki cephenin dışında durumu "kayıkçı kavgası" düzeyinde niteleyen ÖDP gibi partiler de mevcut.

İkinci cephenin en etkili yayın organı Taraf Gazetesi. Liberal çizgisinin olumlu ve olumsuz yönlerinden bahsedilebilir. Ancak ağır basan etkisi TSK'yı deşifre eden başarılı yayınlarıyla ilerici misyonudur diye düşünüyorum.

Daha önce pek çok yerde de yazdım. Türkiyenin temel sorunu bana göre demokratikleşmedir. Bu sebeple CHP, MHP, İP ve ordunun vesayetçi karakteri bana göre Türkiye'nin gelişmesinin önündeki en büyük engellerdir. Taraf Gazetesi bu engelleri kaldırma yönünde çok başarılı yayınlar yapmıştır diye düşünüyorum.

Vesayet rejimi kalkana, otokratik Kemalist rejim sonlanana kadar AKP, liberaller, özgürlükçü solcular ve Kürt demokratik hareketi arasındaki fiili ittifak devam edecektir/etmelidir. Bundan dolayı Nur cemaatinin Taraf ile dayanışmasında gizlenecek ve tuhaf bir durum yoktur. Ortak amaçlar doğrultusunda farklı gruplar arasında dayanışmalar meşrudur.

axial
14-08-2010, 15:41
Demokrasiyi akp veya pkk dan öğrenecek kadar alçalmadık.

Siz şu dayanışmaya çıkarlar uğruna parazitlik yapmak desenize.

Sizin demokrasiden anlayışınız tsk olmasın pkk olsun, Türk milliyetçiliği olmasın Kürt milliyetçiliği olsun, solcular demokrasiden anlamaz dinciler anlar, teröristlere özgürlük generallere ölümdür.

demos cratos
14-08-2010, 16:11
Türkiye Cumhuriyeti değişmiş ve dönüşmüştür.Bu değişim ve dönüşüm yapılırken çok klasik bir taktik uygulanmıştır.

Devletin halkı devletine düşman edilmiştir.

Din ve ırk başta olmak üzere her tür argüman vatandaşın devletine düşman edilmesi amacı ile kullanılmıştır.

Baş örtüsü sorunu bunun için çıkarılmıştır.

Hiç bir anlamı olamayan bir sürü kuru sıkı laf bu nedenle halkın gündemine sokulmuştur.

Sonuçta 2010 yılının Türkiye'si 1980 hatta 1923 Türkiye'si değildir.

2010 yılını Türkiye'si halkın kul olduğu bir devlettir.


Halka verilen haklar tamamen geri alınmaktadır.

Tamamen devlet tarafından planlanmış adım adım bugüne getirilmiş büyük bir dönüşümdür söz konusu olan.

demos cratos
14-08-2010, 16:35
2010 yılı Türkiye'sinde halk olması gereken yerdedir.

Halkın olması gereken yer bir din devletinde halkın olması gereken yerdir.

O yer türbelerdir.

İktidar değil ölülerdir artık halka muhatap edilenler.

Ölüler halka en yakın kimselerdir artık.

Tıpkı duvarlar gibi.

Kıble gibi.

Artık iktidardan hak isteyecek bir halk yerine lütuf bekleyen kuldur halk.

Kendi eli ile bu hale düşürülmüştür.

Yarın öbür gün TSK "Tamam!Halkımız çok istiyor laikli maiklik yok!" dese kim ne diyebilir ki?

Halk ne diyebilir?

´ Just!ce `
14-08-2010, 16:52
Bu tür komplo teorilerine de inandığınızı adım gibi biliyordum.. Siz herşeye inanabilirsiniz, size müstahak dostlarım.

Öncelikle sayın sangre ; sizin düşündüklerinizi düşünmüyor sizi desteklemiyor diye böyle bir üslup kullanmanız doğru değil.

Neyin kime müstehak olduğunu ömrümüz yeterse hepimiz görücez.

'Kanıt', 'Kaynak', 'Delil', 'İspat' kelimelerinin anlamlarını dahi bilmeyen kişiler, her yazdıklarının arasına bu kelimeleri koyuyorlar.. Önce bu kelimelerin ne anlama geldiğini öğrenin.Eğer bu lafınız banaysa lütfen belirtin..

emperrordiablo
14-08-2010, 18:00
http://www.facebook.com/video/video....00630986615086 (http://www.facebook.com/video/video....00630986615086)

Arkadaşım 3yol hala kanıt diyor musun Tarak Türkiyenin tek gerçek haber gazetesimiş izlesene 3yol anlatsana burada gördüklerini yazan kordinatları izah etsene bana ?Sangre komplo teorilerine biz inanmıyoruz ki siz kuruyorsunuz onları beraberce , anavatanınız ile beraber...İzlesene videoyu izah etsene tarafın yalanlarını ?Daha somut ne yapalım...

emperrordiablo
14-08-2010, 18:15
Sorular




Soru 1) Komplo nedir?

Soru 2)
Sızıntı dergisinde bu tip adamların ağa babası olan kürt saidin devamı ucube hoca 12 eylül sonrası darbeyi göklere çıkaran ve askere alkış tutan bir baş yazı yayınlamıştır,ne olmuştur da aynı siyasi çizgi ve hatta o ucube hoca bugün Türkiye Cumhuriyetinin saf ve güzel insanları için süper demokratik bir anayasa hazırlama gereği duymuş ve buna mezardakileri bile kaldırtıp evet oyu verdirmek gerekir demiştir!¿

Soru bir bir açıklama sorusudur soru iki ise çoktan seçmeli olsun.

a) Hoca öldürülen asılan kimliği bile belli olmadan ortadan kaybolan insanlara ve onlarca faili meçhule vicdanı dayanmayıp,demokrasi aşığı bir Kemalist olmuştur=?

b) Hoca daha önceki söylemlerinde dediği gibi hukuğu ele geçirebilmiş,yargıya el atmış,yürütmeyi zaten 9 senedir zaptetmiş,bu gün artık iyice "mercimeği fırına verdiğini"düşünerek,ajite edip polemik yaratabildiği her konu üstünden , kendi cemaat devletini yaratmaya yönelmiştir.Bu yüzden örneğin ordudan ihraç edilenlere yargı yolu açılması söz konusudur,bu yüzden örneğin artık fişlenme yok diye seslenen ajitasyon ustası RTE her yolu mübah görmekte bundan bir ay önce kendi millet vekilinin bugüne kadar onlar fişledi artık biz fişliyoruz sözünü dahi hatırlamadan atıp tutmaktadır...

c) Türk halkının mazlum yapısı ve uyutulabilir olmasından fırsat ile kendi cebini doldurmaktadır.

d) Bunların hiç birine kanıt bulamayacağımız için kuşkusuz hepsi yalandır.Çünkü bizler Kemalist ve tam bağımsız Türkiye diye ne istediğimizi mertce ve onurlu olarak ifade edebilecek insanlarken bu insanlar hala istiklal mahkemelerini unutmadıklarından,ne istediklerini ancak imalar yolu ile anlatabiliyor olup,araçmı amaçmı olacak,hem laik hem müslüman olunmaz,kanlı kansız mı olacak diyerekten kıvırma ve temyiz yolu açık söylemler ile kendi omurgasız duruşlarını gizlemektedir.

e) Kadına pozitif ayrımcılık gibi içi boş bir madde koyulan yeni anayasada bu ayrımcılığın ne olduğunun içi de elbet uygun zemin oluşunca ortaya çıkacak lakin artık o gün kimse gık diyemez duruma getirilebilecek RTE efendi artık at binmeyi öğrendiğinde düşmeden istediği gibi at koşturabilecek,ananı da al git demeyerek ana avrat gidebilecektir...

Cem
14-08-2010, 18:20
İslami ideolojinin karşısına çıkabilecek sağlam ve tutarlı bir ideolojinin bulunmaması daha doğrusu bu yönde alternatif olacak ideolojinin zayıf durumda bulunması en büyük açığı oluşturuyor.

Kemalizm, 1920'li 30'lu yılların dünyasının değerlerinde takılı kaldığı ve günümüz için otokratik bulunduğu için alternatif olamıyor. Ayrıca kurmuş olduğu kapitalizm halktan kopuk burjuva sınıfı ve kültürel yozlaşmaya sebep oldu.

Marksizm-Leninizm ise kısmen şiddet batağına saplandı kısmen ise SSCB nin dağılması sonucu inandırıcılığını yitirdi.

Şu durumda ne CHP ve diğer Türkçü partilerin ne de geleneksel ML partilerin İslami ideoloji karşısında güçlü bir muhalefet yapamayacağı görünüyor.

O halde çözüm ne?

Çözüm bana göre Marksist-Leninist ideolojinin bürokratik devlet kapitalizmine saplanmayan, aynı zamanda Kemalizmin etnik milliyetçiliğinden ve otokratik yapısından uzak, demokratik ve özgürlükçü yeni bir ideolojinin bayrağını yükseltmektir.

Özgürlükçü Sol bana göre Türkiye için en uygun yoldur. Özgürlükçü laik, demokrasi ve çoğulculuğa önem veren, azınlık haklarını savunan, cinsiyetçiliğe, ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı duruşu ile aynı zamanda emekçi haklarını sahiplenmesi ile hem dincilerden kurtuluşu hem de otokratik milliyetçilerden kurtuluşu simgeliyor.

emperrordiablo
14-08-2010, 18:33
İslami ideolojinin karşısına çıkabilecek sağlam ve tutarlı bir ideolojinin bulunmaması daha doğrusu bu yönde alternatif olacak ideolojinin zayıf durumda bulunması en büyük açığı oluşturuyor.

Kemalizm, 1920'li 30'lu yılların dünyasının değerlerinde takılı kaldığı ve günümüz için otokratik bulunduğu için alternatif olamıyor. Ayrıca kurmuş olduğu kapitalizm halktan kopuk burjuva sınıfı ve kültürel yozlaşmaya sebep oldu.

Marksizm-Leninizm ise kısmen şiddet batağına saplandı kısmen ise SSCB nin dağılması sonucu inandırıcılığını yitirdi.

Şu durumda ne CHP ve diğer Türkçü partilerin ne de geleneksel ML partilerin İslami ideoloji karşısında güçlü bir muhalefet yapamayacağı görünüyor.

O halde çözüm ne?

Çözüm bana göre Marksist-Leninist ideolojinin bürokratik devlet kapitalizmine saplanmayan, aynı zamanda Kemalizmin etnik milliyetçiliğinden ve otokratik yapısından uzak, demokratik ve özgürlükçü yeni bir ideolojinin bayrağını yükseltmektir.

Özgürlükçü Sol bana göre Türkiye için en uygun yoldur. Özgürlükçü laik, demokrasi ve çoğulculuğa önem veren, azınlık haklarını savunan, cinsiyetçiliğe, ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı duruşu ile aynı zamanda emekçi haklarını sahiplenmesi ile hem dincilerden kurtuluşu hem de otokratik milliyetçilerden kurtuluşu simgeliyor.
Sn.Cem Fikrinize ve çözümünüze tam olarak katılmasam da samimi olduğunu itiraf eder saygı duyarım lakin o çözüme ulaşabilmek için önce kendi siyasi amacını bile dürüstce ifade edemeyen bir partiden Türkiyenin alel acele kurtulması ve önünü görebilmesi şarttır bunun için beğenin ya da beğenmeyin Kemalizm sarılınabilecek tek silahtır,M.Kemal dahil kendi izm'ini asla yaratma derdinde değil idi,TKP'yi kendi elleri ile kendi kurdurmadı mı?Lakin sonrasında İnönü gibilerin CHP'si (Kötülemek için söylemiyorum ama yetersiz siyasetleri ile İnönü gibilerin)M.Kemal'in yolundan uzaklaşıp devrimleri tamamlamasına izin vermediği için Türkiye bugün bu hallerde sizin söylediğiniz oluşum yani Kemalizmi dahil samimi olarak eleştirebilen , saplantıları olmayan gerçek sol Türkiyede 1920lerde yetişip,CHP'den iktidarı alabilen parti olmalıydı ama İnönü'nün samimi muhalafeti yanlış seçmesi üzerine bu ajitasyon üstadları bugünlere geldi.Şimdi o günlerde ki hata yapılmadan önce adım adım gidilerek bu adamları al aşağı edebilmek gerekir öncelik budur...

axial
14-08-2010, 19:31
Sayın Cem;

Tekrar tekrar söylüyorum.

1) Mevcut anayasa değiştirilmelidir.

2) Bu meclis kontrollü işin ehli kişiler tarafından yapılmalıdır.

3) Meclisteki partiler bizimle uzlaşmadı ama banane bende gider halkı bir iki gözyaşı dökerek bir iki cami hutbesi ile kandırıp geçiririm düşüncesi demokrasi değil diktatörlüğün en büyük örneğidir. Bu 1980 de yapıldı ve sizce Türkiye ne kazandı.

4 ) Eğer mecliste bir uzlaşıya varamıyorsanız yapacağınız ilk değişiklik anayasaya seçim sistemi meclis düzeni ve partiler düzenlemesi olmalıdır.

5) Yapılması düşünülen değişiklik yanlış sıralamadadır. Zira ortada evvala benim dediğim olacak diyen bir iktidar sistemi var iken yargıyı onun kontrolüne vermek demokraside ne gibi bir çığır açacaktır.

6) Senin anayasan düzgün sadece hakimler savcılar anayasayı mı iyi uygulayamıyor ki ilk işin onları değiştirmek oluyor.

7) yarın bu seçimden evet oyu çıkarsa ve tayyip yargıyı ve de orduyu avcuna alırsa öbür gün yavaş yavaş şeriat kuralları uygulamaya başlarsa ne yapmayı düşünürsünüz.

8) Sizler aptal değilsiniz ama farkına varmadığınız şu siz akp yi değil akp sizi kullanıyor. Bu yüzden çok daha iyi düşünüp karar verin.

emperrordiablo
14-08-2010, 19:47
İran da siyasal islama geçiş ihtilalini çok iyi incelemek gerekiyor,Türkiye iran olmasın klişe cümlesinin altında ki detayları okumak gerekiyor,bu şaka değil,bu özgürlük değil,Şah pehlevi devrildi , aman ne iyi oldu,demokrasi ve özgürlük gelecek,kendi cebini ve sülalesini besleyen bir diktatör devrilip yerine özgürlükçü anlayış gelecek Cumhuriyet olunacaktı,sol düşünce sahipleri ile şeriat taraftarları el ele verdi , ve kandırılmış yığınlar.Yani kendi halkları...Azınlık olsa da güçlü ve sıkı muhalif olan sol düşünce sahibi insanların taktiksel manevraları ile ivmelenen islami düşünce sonunda beklenen ihtilali yaptı,vinçlerde şahdan bile önce yargılanıp sallananlar kimler oldu dersiniz?Hemde gaydrı guppak sebepler ile...

Evet bir diktatör devrildi,yerine islam denen sistematik bir dikta getirildi,bu adamların demokrasi anlayışı sadece bundan ibarettir,ülkemizde ise mevcut hali ile de olsa demokrasi devrilmek isteniyor,iranda ki zeminleri bile yok,karşılarında rakip olarak bir diktatör yok,buna rağmen yapmayın,etmeyin sayın solcu evetciler...

İslamcı da olsa özgürlük herkezin hakkı demeyin,çünkü onlar yarın bunu sizin için demeyecekler...

Ayrıca İranın en büyük düşmanı sıkı muhalifi Amerika sizce gerçekten böyle mi?İyi görün , okuyun Ortadoğuyu,islami cihad mantığını alevlendirip burada huzurun bozuluşunu iyi okuyun bu kadar düşman ise USA neden İsraile hep destek tam destek değil şu anda?Neden bir sırtını sıvazlayıp bir haddini bil diyerek gaz fren mehteran takımı gibi iki ileri bir geri atıyor,neden TC de ılımlı islamı besleyip bu fikri filizlendiren adamı bağrına basmış CIA ajanlarına korutuyor...

Tüm bu oyunlardan ve islam devrimi denen sözde ihtilalden en karlı kim çıktı_?Sonrasında ise gene çıkarları gereği iranda iç karışıklıkları kim yaratıyor , Muppet Master'lerin elinde ki kukla olmayın en büyük düşmanınızın bir gün babanız çıkması kadar büyük bir hayal kırıklığı ile baş başa kalabilirsiniz,sisteme düşman olduğunu sananlar,sisteme birinin sizi düşman etmek istediğini anlayın ...

Sisteme muhalif mi olacaksınız,tüm dünyaya yaka silktiren bir liderin M.Kemal'in ardından gidin...

kitapsızım
14-08-2010, 23:04
İslami ideolojinin karşısına çıkabilecek sağlam ve tutarlı bir ideolojinin bulunmaması daha doğrusu bu yönde alternatif olacak ideolojinin zayıf durumda bulunması en büyük açığı oluşturuyor.


İslami ideoloji dediğiniz şey, laik cumhuriyeti yıkmak ve onun yerine liberallerden de aldığı destek ile mutlak hakimiyete dayalı bir düzen kurmaktan ibaret bir niyeti olan bir tür suç ortaklığıdır.
Amaç laik düzeni yıkmaktır, ve başbakan bunu açıkça ifade etmiştir.
Video Burda (http://www.yuzdeyuzhayir.com/?page_id=20)

Bu ortaklık kendi sermayesini kullanırken kendine yandaş olacak ve her kesimden kabul görecek bir takım "iliştirilmiş" gazetecilere ihtiyaç duymuş ve bunun sonucunda sadece bir kısım tarafından takip edilen "vakit, zaman ve benzeri gazetelere ilaveten Taraf isimli paçavrayı oyuna sokmuştur.

Casuslar, memleketi memeye satanlar, askere düşman olanlar, hep birlikte ballı kaymaklı maaşlarla vazifelerini yapanlar sadece sahiplerinin sözüyle havlayan köpeklerdir.

Onlar zaten işlerini yapmaktadırlar da, onlara inananlar ne halt etmektedir acaba ?

Cem
14-08-2010, 23:38
Meclisteki partiler bizimle uzlaşmadı ama banane bende gider halkı bir iki gözyaşı dökerek bir iki cami hutbesi ile kandırıp geçiririm düşüncesi demokrasi değil diktatörlüğün en büyük örneğidir. Bu 1980 de yapıldı ve sizce Türkiye ne kazandı.

Arada çok büyük fark var. 1982 referandumunda "hayır" oyuna yönelik propaganda yasaktı. Şimdi ise her türlü propaganda serbest. Halkın oyundan korkmayalım. Ayrıca cami hutbelerinde referandumla ilgili konuşmalar yapılmıyor. Diyanetin belirlediği hutbeler okutuluyor.

benim dediğim olacak diyen bir iktidar sistemi var iken yargıyı onun kontrolüne vermek demokraside ne gibi bir çığır açacaktır.

Yargıda iktidarların daha doğrusu halkın temsilcilerinin ağırlığının olması gayet doğaldır. Bugün AKP iktidardadır yarın başka bir parti. halk hangi görüşe ağırlık verirse yargının da o yönde biçimlenmesi gayet demokratik bir uygulamadır.

Gene halktan korkuyorsunuz, güvenmiyorsunuz.

yarın bu seçimden evet oyu çıkarsa ve tayyip yargıyı ve de orduyu avcuna alırsa öbür gün yavaş yavaş şeriat kuralları uygulamaya başlarsa ne yapmayı düşünürsünüz.

AKP şeriatçi bir parti değil muhafazakar demokrat bir partidir. Elbette muhafazakar demokrat bir partiden sol demokrat bir parti tutarlılığını beklemek mümkün değildir. Limitleri vardır elbette. Şunu son derece kesin şekilde söyleyebilirim: AKP, MHP'den daha demokrat bir partidir. Eğer MHP'yi sistem içinde bir parti kabul ediyorsanız AKP'yi de kabul etmeniz gerekir diye düşünüyorum.

En büyük yanılgınız sanırım şu. 12 Eylül referandumu AKP'nin oylandığı bir referandum değil. Anayasanın oylandığı bir referandum.

12 Eylül darbe anayasasından çıkış kapısını aralayacak bir değişiklik paketi var önümüzde. Bireylerin anayasa mahkemesine başvuru hakkı, siyasi grev hakkı, yaşlılar ve kadınlara pozitif ayrımcılık geliyor. En önemlisi ise 87 yıldır her türlü azınlığa kök söktüren, Nazım Hikmetleri, Aziz Nesinleri hapislerde çürüten Kemalist dikta rejiminin son kaleleri olan yargının demokratikleşmesi söz konusu.

dilaver
14-08-2010, 23:48
Nazım Hikmetleri, Aziz Nesinleri hapislerde çürüten Kemalist dikta rejiminin son kaleleri olan yargının demokratikleşmesi söz konusu.

Yanlış Cem

KCK operasyonları nedir ve kimin devri iktidarında olmuştur. Buna sakın yargı deme. Çünkü olay bir polis marifetidir, yani içişleri marifetidir. Daha iddianamesi bile ortada yoktur. Yargının demokratikleşecegini sanmıyorum. Olsa olsa AKP lileşecektir. Ayrıca:

halk hangi görüşe ağırlık verirse yargının da o yönde biçimlenmesi gayet demokratik bir uygulamadır.

Bu son derece yanlış bir görüş. Buna bir şey yazılamaz ama arkadaşın olan bir hukukçuya sor istersen. Evrensel hukuk diye bir şey vardır.

saygılarımla

kitapsızım
14-08-2010, 23:51
Ona çoğunluğun azınlık üstünde baskı kurması da denir ki, AKP hesapta azınlık haklarını da güvence altına almaya çalışmaktadır. Ama Sn Cem bu cümleyle hem kendi anlayışını hem de AKP'nin niyetini ortaya koymuş oluyor.

Yargı iktidarın isteğine göre şekil alırsa, iktidarın yanlışlarının hesabını kim sorabilir ?
İktidar yarın öbür gün bize burda yazdıklarımız için savaş açarsa , bizim hakkımızı kim koruyabilir ?
Kendi yargısı mı ?

axial
15-08-2010, 00:00
AKP ye ısrarla demokrat diyorsunuz.

Demokratlık kıstasınız MHP olursa tabi ki böyle bir hezeyana düşmeniz normal.

Bakın akp nin ne kadar demokrasiden anladığının örneklerini pek çok başlıkta gözünüzün onüne serdik.

Ama onlarda yetmezse bir örnekte geçen seneden verelim. Biliyorsunuz geçen sene unesco tarafından darwin yılı ilan edilmiş tubitakta buna özel bir bölüm ayırmıştı bilim ve teknik dergisinde fakat bu apar topar engellenmiş ve yazı dergiden çekilmişti.

İşte akp nin demokrasi anlayışı budur.

Dediğim gibi siz bu süreçte faydalanan olduğunuzu zannediyorsunuz ama faydalanılansınız.

Eğer seçimden evet oyu çıkarsa diktatörlüğün tanımınıda o zaman öğrenmiş olursunuz.

emperrordiablo
15-08-2010, 01:04
AKP ye ısrarla demokrat diyorsunuz.

Demokratlık kıstasınız MHP olursa tabi ki böyle bir hezeyana düşmeniz normal.

Bakın akp nin ne kadar demokrasiden anladığının örneklerini pek çok başlıkta gözünüzün onüne serdik.

Ama onlarda yetmezse bir örnekte geçen seneden verelim. Biliyorsunuz geçen sene unesco tarafından darwin yılı ilan edilmiş tubitakta buna özel bir bölüm ayırmıştı bilim ve teknik dergisinde fakat bu apar topar engellenmiş ve yazı dergiden çekilmişti.

İşte akp nin demokrasi anlayışı budur.

Dediğim gibi siz bu süreçte faydalanan olduğunuzu zannediyorsunuz ama faydalanılansınız.

Eğer seçimden evet oyu çıkarsa diktatörlüğün tanımınıda o zaman öğrenmiş olursunuz.
Axial son sözüne katılmıyorum seçimden evet çıkacak dostum bunu bende görebiliyorum umarım Türkiye beni çok şaşırtır ama sanmıyorum,önemli olan CHP'yi gerçekten halkın partisi yapacak Kılıçdaroğlunun kılcal yapılanma dediği şeyi gerçekleştirip esas raunda yani son seçimlere hazırlanmasıdır.Son seçimler diyorum dikkat edin bu adamlar bir daha gelirse eğer iktidara neden dediğimi herkez rahatca görecektir zaten...

Bu anayasa bir dahaki iktidarlarının sofrasıdır sadece.Bu yüzden bir daha ki seçimlere kadar iyi hazırlanılmalıdır, hedef anayasa değil meclisdir.Kılıçdaroğlu samimiyetinden başka bir şeyine inanmadığım bir adam,CHP benim kafamdaki sol çizgisinden uzak bir parti ama sadece kurucu meclis yada gerçek siyaseti Türkiyeye getirebilir diye inanıyorum...

basitrasin
15-08-2010, 02:50
Herkese Selam. Çok değil bundan 5-6 yıl önce, hiç bir medya kuruluşu askeri eleştirmeyi aklından bile geçiremezken. Günümüzde Taraf'ın cesur haberleri sayesinde. Askeri bürokrasi demokrasilerde olması gereken konumuna yerleşmeye başladı. Daha şeffaf bir yönetime doğru ilerlememizi sağlayan Taraf'ı destekliyorum. Saygılarımla.

emperrordiablo
15-08-2010, 02:54
Herkese Selam. Çok değil bundan 5-6 yıl önce, hiç bir medya kuruluşu askeri eleştirmeyi aklından bile geçiremezken. Günümüzde Taraf'ın cesur haberleri sayesinde. Askeri bürokrasi demokrasilerde olması gereken konumuna yerleşmeye başladı. Daha şeffaf bir yönetime doğru ilerlememizi sağlayan Taraf'ı destekliyorum. Saygılarımla.
Kardeşim video bile yayınladık cesur haber dediğin asker eleştirisi yalandan başka bir şey değil casus uçaktan çekilen görüntülerde pkk'lıların aktütüne girişi gibi bir haber yapmış tarak lakin uçağın verdiği görüntülerdeki koordinatlara baktığında aktütün hanya pkklı diye görüntüsü çekilen adamlar konya bu mudur cesur haber , bende yazarım öyle haber,oturduğum yerden uydurup uydurup...

Yaz googleda(google videoda) taraf gazetesi gerçeği diye ilk çıkan videoyu izle...

basitrasin
15-08-2010, 03:20
Sayın emperrordiablo. Her kurumun içinde olduğu gibi askeri brokrasi içinde de yanlış işler yapanlar var. Önemli olan çürük elmaların yargı kararları ile ayıklanması. Eğer taraf yalan haber yapıyorsa. Mahkeme önünde hesap verir. Ancak bu korkunç iddalar karşısındaki sessizlik pek iyiye işaret değil. Saygılarımla.

axial
15-08-2010, 03:20
O kadar cesurdur ki akp gibi bir iktidar partisine kendileri adına finansman sağlamalarına rağmen verip veriştirirler. Tam bir cesaret örneği.

Ahmet altan gibi yazarların taraf gazetesiyle beraber cesaretleri müthiş derecede artmıştır ki şaşırmamak imkansız. Daha önce ordu aleyhine birşey yazmayan bu isimler bir anda cesurlaştı.

emperrordiablo
15-08-2010, 03:44
Sessizlik iki şeye delalettir mantık da

1) Dediğiniz üzre iddaaların doğruluğu ki baze tersi de gözlenir,iddaalar doğru ise feryat figan feveran da olabilir ortalık,örnek:D.Baykal kaset...

2) Ciddiye alınmama durumu ...

Sizce tarak bunlardan hangisine muhattap... :D


Dawkins de uzun süre HY karşısında sessizdi taa ki yıllar sonra bir islam ülkesinde verdiği konferansta kendisine bununla ilgili direkt bir soru yöneltilene kadar,al aşağı da etti mi etti...Bilim adamları hala Türkiye de yani kendi ülkesinde bile yorumsuz ve cevapsızlar HY'ye karşı...

Sn.Basitrasin,ciddiye alıp yalanlarken dahil o gazetenin istediği noktada olacağınızdan,TSK'nın böyle bir yükümlülüğü yoktur,lakin basın organı ve cesur olma iddasında ki bir kurum doğru haber yapmak zorundadır,yalan haber ciddiye alınmalarını güçleştirir!İzlediniz mi videoyu gördünüz mü,saptırılmış ve çarpıtılmış haberde ki koordinat düzleminde Kuzey ırakta dolaşan 200 km öteden Aktütün'ü vuran PKK'lıları...Sizce bu noktadan sonra söylenecek bir şey kalıyor mu_?Şok gazetesinde yazılmış bir fantaziye cevap veren ve muhattap olan bir kadın aydın yada gazeteci yada her hangi bir siyasi yada kadından sorumlu devlet bakanı tanıyor musunuz=?

Ben tanımıyorum...Tarak gibi aynı yani...

basitrasin
15-08-2010, 03:44
Sayın axial. Gazetecilerin daha cesur olmaları beni ancak sevindirir. Eğer yalan haber yapıldığını düşünen varsa mahkemelerde hakkını arıyabilir. saygılarımla.

basitrasin
15-08-2010, 03:46
Yanlışlıkla aynı yorumu yeniden gönderdim kusura bakmayın.

axial
15-08-2010, 03:47
Sayın basitrasin;

Gazetecilerin cesur olması beni de sevindirir. Lakin bu isimler nasıl olduda diyorum bir anda cesaretlendiler. Daha nasıl anlatayım bilemedim ki.

basitrasin
15-08-2010, 03:55
Sayın emperrordiablo. Dawkins ABD de yaşıyor. HY Türkiyede. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış. Oysa Gazete ile ordu aynı ülkede Üstelik idda çok ciddi. Askeri brokrasi ya yalan haber nedeniyle, gasteyi mahkum ettirmeli, yada iddaları soruşturmalı. Saygılarımla.

emperrordiablo
15-08-2010, 04:00
Sayın emperrordiablo. Dawkins ABD de yaşıyor. HY Türkiyede. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış. Oysa Gazete ile ordu aynı ülkede Üstelik idda çok ciddi. Askeri brokrasi ya yalan haber nedeniyle, gasteyi mahkum ettirmeli, yada iddaları soruşturmalı. Saygılarımla.
Dawkins ve HY evrensel bir sorun üzerine fikir beyan eden iki insandır nerede yaşadıkları önemli mi?Lakin birisi her söylediğine temel olarak salt aldığı eğitimi bile gösterse diğerini yeterince gayrı ciddi yapacak bir niteliğe sahip bilim adamıdır?Diğeri kimdir?

Şok da bu ülkenin gazetesi...

Gelelim iddalara yalan haber yapılmışsa hakkını herkez mahkemelerde arıyacak duyarlılığı içerisinde,askeri bir sorun varsa asker kendi içinde ki sorunu kendi çözebilecek güce sahiptir demek mümkündür,askeri mahkemeler de bunun için var o halde...

Tarafa mı kalmış bu durumu empoze etmek...(Sizin tarafa bakış açınızda ki mantıkla cevaplarsak eğer durum budur.)

Yoksa askeriye de bir sorun varsa yargıya taşınmalıdır bu ayrı bir tartışma konusudur...Ama daha oraya gelemedik çünkü tarafın ciddiye alınıp alınmayacak bir gazete olup olmadığı konusunu henüz aydınlatamadık...

Gerçi mizah dergilerini bile ciddiye alıp mahkemeye veren bir boşbakanın titrinden gelerek aynı mantıkla belki de İlker Başbuğun tarafı dava etmesini yada muhattap almasını bekliyorsunuz siz de haklısınız...

axial
15-08-2010, 04:03
Ben hala şu cesaret olayındayım.

5 sene önce cesaretli olmayanlar kaç paraya cesaretlendiler acaba?

axial
15-08-2010, 04:09
Tamam tamam ben çözdüm olayı.

Tarih 15 Ocak 2007…
Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’nin hazineye yaptığı başvuru kabul ediliyor. Şirket, yapacağı yeni yatırımlar için hazineden teşvik alıyor.
Ne kadar mı?
Tam 3 trilyon 653 milyar 543 milyon Eski Türk Lirası.
Yani günümüzün parası ile yaklaşık 4 milyon TL.
Ne için alıyor Alkım Yayınları bu teşviki?
İthalat mı yapıyor? İhracat mı yapıyor?
Hayır, hiçbiri için değil.
Yeni yatırım yaptığı için.
Ne yatırımı?
Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’nin yaptığı özel bir tesis için bu yardım alınıyor.
Ne tesisi belirtilmiyor.
Ancak 85530 No’lu teşvik belgesinde tesiste nelerin olacağı belirtiliyor:
“120 KİŞİLİK Okuma Bölümleri,
48 KİŞİLİK Okuma Tiyatrosu,
72 KİŞİLİK Seminer Salonu, Sergi Salonu
3 ADET Çalışma Odası
5 ADET Aktivite Odası”
Bu kadar da değil, bu yeni tesiste tam 100 kişi istihdam edilecek.
100 kişinin çalışacağı bu dev tesis ne olabilir?
Herkesin merak ettiği dev tesis için şirketin verdiği adres “Mühürdar Caddesi no.60 Kadıköy/İstanbul”.
Peki, daha önce Alkım Kitabevi’nin olduğu bu adreste yeni olarak ne kuruluyor?
Teşvikten tam 10 ay sonra, 15 Kasım 2007 tarihinde Taraf Gazetesi kuruluyor.
Bir kısım medya vergi cezaları ile baskı altına alınırken, Taraf’ın kuruluşu öncesinde Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’ne can suyu hazine tarafından veriliyor.
Taraf Gazetesi, aldığı siyasi destek, basıldığı matbaa, yapılan dağıtım, yandaş şirketler tarafından verilen yardımlar dışında ilk desteğini hazineden alıyor.
Kısacası Taraf, AKP’nin kucağına doğuyor.

3.yol
15-08-2010, 08:52
Sayın emperrordiablo. Her kurumun içinde olduğu gibi askeri brokrasi içinde de yanlış işler yapanlar var. Önemli olan çürük elmaların yargı kararları ile ayıklanması. Eğer taraf yalan haber yapıyorsa. Mahkeme önünde hesap verir. Ancak bu korkunç iddalar karşısındaki sessizlik pek iyiye işaret değil. Saygılarımla.

Sayin Basitrasin,

Ortada yalan haber falan yok ... aslinda yuzyilin haberciligi var ... Ama tabiiki bazi cevreler bu haberleri ( Aktutun , Daglica , Hantepe baskinlari gibi ) kara propaganda yontemleri ile curutmeye calisacak ...

Yaptiklari su ; ..... videolari birbirine ekle ... diksiyonu duzgun bir seslendirici tut, arkaya da
fahir atakoglu'nun muzikleri gibi costurucu bir fon muzigi koy sonra basla sallamaya ... Nasil olsa bizim dusunme ve arastirma tembelleri malum ... sazan gibi atlarlar boyle videolara .... Sonra kanit diye onumuze koyup rezil olurlar ....

Aslinda bilmezler Taraf bu tur iddalari bir bir curutmustur ..... Ama onlar inanmak istediklerini duyduktan sonra gerceklere gozlerini kapamislardir .... Gozleri kapali fareli koyun kavalcisinin pesinden giderler :D

Iste Aktutun karakolu baskinina genelkurmayin yalanlamalarina karsi cevap Taraf'tan ; Ki o gozumuze soktuklari video'nun kaynagi da bu genelkurmayn yanlis beyanlaridir .... :

BİRİNCİ İDDİA
ZATEN BİZ DE ÖYLE DEMİŞTİK • Genelkurmay’ın “Aktütün değil Kandil” diyerek itiraz ettiği görüntü, 5 Eylül 2008 tarihinde kayıt edilmişti. Ve bu görüntüyle ilgili 14 ekim günkü Taraf’ ta aynen şu bilgilere yer verilmişti:

“İnsansız Hava Araçları (İHA), bundan bir ay önce, 5 Eylül 2008’de Kuzey Irak’ın İran sınırına yakın bölgelerinden, Hakkâri-Şemdinli bölgesine doğru harekete geçmiş 80 kişilik bir PKK’lı grubun koordinatları ile net görüntülerini geçmişti.”

Yani Taraf bu görüntünün 5 eylül tarihine ait ve Irak sınırları içinde İran sınırı boyunca kuzeye doğru yürüyen 80 PKK’lıya ait olduğunu zaten yazmıştı.

Genelkurmay ya anlık istihbarat görüntülerini karıştırdı ya da iyi okuyamadı ki Taraf’ın doğru bilgilerle aktardığı görüntüyü yanlış bilgilerle sunulmuş gibi gösterme hatasına düştü!

PEKİ NE ÖNLEM ALINDI • Genelkurmay’ın 80 kişilik PKK’lı grupların Türkiye sınırına doğru yönelen hareketlerini canlı yayında izlediğini de, Taraf’ın “Irak sınırı içinde İran sınırı boyunca” olarak adlandırdığı yerin Kandil olduğunu da öğrenmiş olduk. Peki 5 Eylül’de elde edilen bu görüntüler üzerine Genelkurmay’ın somut bir önlemi oldu mu?

Daha sonraki tarihlerde kaydedilen görüntüler ya önlem alınmadığını ya da bu önlemin hareket halindeki PKK’lı grubu durdurmadığını kanıtlıyor.

İKİNCİ İDDİA
Genelkurmay: “Aktütün’e bir kilometre yakınlıkta olduğu belirtilen diğer iki görüntü bu bölgeye yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Keritepe’ye ait.”

Cevap: Genelkurmay burada da yanılıyor. Üstelik, açıklamayı yapan Tuğgeneral Gürak’ın “Bazı basın yayın organlarında teknik bir dille çok iyi bir şekilde açıklandı” sözleri Genelkurmay’ın cevaplarının bazı televizyonların Taraf’ın haberini karalama amaçlı yanıltıcı yayınlarına dayandığını düşündürüyor.

Gerçek şu:
Taraf 14 ekim günkü sayısında, 3 Ekim tarihli ve iki farklı tepede mevzi kazan PKK’lıları gösteren görüntülerin Genelkurmay’ın söylediği gibi

“Aktütün’e bir km uzaklıkta olduğunu” yazmadı.
3 ekimde saat 09.00’dan Aktütün saldırısının başladığı öğle saatlerine kadar hiçbir müdahale yapılmayan PKK’lı gruba ait diğer iki görüntü ile ilgili olarak Taraf, 14 ekim sayısında aynen şöyle dedi:

“Saat 09.35’te başlayan (insansız uçağın çektiği görüntülerde kullanılan GPS saati Greenwich’e göre ayarlandığı için saat Türkiye yaz saatine göre üç saat geride) görüntülerde koordinatlarından Aktütün’e yakın olduğu anlaşılan bir tepenin üstünde görünen PKK’lı grup, güneyden gelecek bir çevirme ihtimaline karşı bölgeyi mayınlıyor, mevzi hazırlıyor, havan topu konuşlandırmaya çalışıyor. Burası Aktütün’e 25 km mesafede.”

Görüldüğü gibi, Taraf temkinli bir ifadeyle Genelkurmay’ın “20 km” dediği mesafeyi 25 km olarak yazmış. Yani birileri ya da çok izlediği bazı tvler Genelkurmay’ı fena halde yanıltmış.

UZAKTI AMA VURULMUŞ • Peki Taraf neden bu görüntüleri anlamlı bulup yayınladı? Çünkü Aktütün saldırısının olduğu gün Irak sınırının hemen Aktütün karşısındaki, tepelerinde mevzi kazan, hazırlık yapan PKK’lı görüntüleri, özellikle de Genelkurmay’ın saldırının Kuzey Irak’tan uzak menzilli silahlarla yapıldığını açıkladığı düşünüldüğünde herhalde anlamsız görüntüler değildi.

Zaten Genelkurmay da dünkü açıklamasında, Keritepe olduğunu söylediği bu iki tepenin aynı gün geç saatlerde F-16’larca vurulduğunu belirterek “Aktütün’e uzak” denilen tepelerin önemini ortaya koymuş oldu. Bu tepelerin ilerleyen saatlerde vurulduğu bilgisi de zaten yine 14 Ekim günkü Taraf’ta yayınlamıştı.

ÜÇÜNCÜ İDDİA
Genelkurmay: “O iki tepeyle ilgili durum takip edilmiş, elde edilen görüntüye yönelik hava harekâtı uygulanmış ve hedef 16.58’de tam isabetle vurulmuştur. Bunlar da 14.45’te de helikopterlerin, hedefe atış görüntüleri.”

Cevap: Genelkurmay açıklamasında, Taraf’ın, baskının olduğu 3 ekim günü İnsansız Hava Uçağı’na ait Aktütün’e 25 km uzaklıkta Irak içinde PKK’lıları mevzi kazarken gösteren görüntülerdeki tepelerin zaten aynı gün 16.58’de F-16 tarafından vurulduğunu söylüyor. Aynı tepeler 14.45’ten itibaren helikopterler tarafından da ateş altına alınmış.

Taraf’ın yayımladığı bu iki tepeye ait anlık istihbarat görüntüleri saat: 09.30’da başlıyor ve saat 14.06’ya kadar sürüyor. Bu görüntülerde saat 14.05’e kadar yani tam dörtbuçuk saat boyunca, söz konusu tepelere yönelik hiçbir müdahale görünmüyor.

Zaten Genelkurmay da Keritepe’ye saat 16.58’de, F-16’larla müdahale edildiğini söylüyor.
Ama yine Taraf’ın 14 Ekim’de yayınladığı Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın Aktütün baskını raporunda saldırının saat 13.04’te “Bayraktepe, Berçartepe’ye yoğun bir şekilde havan, roket ve makinalı tüfek atışı yapılarak başladığı” söyleniyor.

Genelkurmay, saldırının yapıldığı 3 ekim günü sabah 09.00’dan itibaren anlık istihbarat paylaşımı uyarınca canlı olarak izlediği Keritepe’deki PKK’lılara, ancak saldırının başlamasından yaklaşık dört saat sonra F-16’larla, bir buçuk saat sonra da helikopterlerle müdahale etmiş.

Yani Genelkurmay bu açıklamasıyla Taraf’ın 3 ekim günü “PKK’lıların hazırlıklarını canlı olarak izlemişler” saptamasını da doğruluyor.

DÖRDÜNCÜ İDDİA
Genelkurmay: Jandarma durum raporları, çatışma bölgesindeki birlik tarafından hazırlanıyor. Sadece kara unsurlarına ait faaliyetlerin açıklıyor. F-16’dan o yüzden bahsedilmemiş. Ayrıca müteakip gün yapılan arama ve tarama faaliyetlerinde etkisiz hale getirilen ve TSK tarafından bildirilen terörist sayısına da ulaşıldı.

Cevap: Taraf 14 ekim günkü manşetinde Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın Aktütün raporuna dayanarak Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız’ın söylediğinin aksine F-16’ların baskında bölgeye destek vermediğini yazmıştı. Genelkurmay “Bu karacıların Aktütün saldırısı raporu o yüzden hava kuvvetleri unsurlarından bahsedilmemiş” diyor.

Bu doğru olabilir. Bilmiyoruz. Ama bu doğruysa Genelkurmay’a ve tüm askeri birimlere günlük olarak İç Güvenlik Harekât Durum Raporları hazırlayan bölgedeki asayiş kolordu komutanlığının havada gördüğü cisimleri “karacıların helikopterleri”, “havacıların uçakları” olarak ayırarak rapor ettiği ortaya çıkıyor.

GÖRÜNMEYEN F-16’LAR • Genelkurmay Sözcüsü Tuğgeneral Gürak dünkü açıklamasında “ F-16’larının vurduğu noktanın Bayraktepe’ye yakınlığı 17.5 kilometre civarındaydı. Çatışma esnasında teröristlerin, askerlerin zarar görmeyeceği şekilde ateş altına alındığını” bildirdi.

Ama doğrudan karacıları da ilgilendiren F-16’ların onların çarpıştığı Bayraktepe’ye destek verdiği bilgisi, baskından sonraki gün sabaha karşı olan tüm gelişmelerin yer aldığı ve Genelkurmay’a gönderilen İç Güvenlik Harekât Durum Raporları’nda yer almadı.

Peki Bayraktepe’de neler olduğunu dakika dakika anlatan o rapor bu bilgi olmadan eksik kalmış olmadı mı?

BEŞİNCİ İDDİA
Genelkurmay: Jandarma raporunda sadece kara unsurlarının bilgileri var. Müteakip gün yapılan arama ve tarama faaliyetlerinde etkisiz hale getirilen ve TSK tarafından bildirilen terörist sayısına ulaşıldı.

Cevap: Öncelikle 4 Ekim saat 05.40’da Aktütün’den sorumlu Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nın Genelkurmay’a gönderdiği Aktütün raporuna bakalım:

“Aktütün J.Snr.Bl.ne saldıran teröristlere karşı açılan etkili top (fırtına-203 mm.lik top, 105 mm. Obüs), havan, tank, bombaatar, roket ve uzun namlulu silah atışları ve dört taarruz helikopteri atışları sonucu teröristlerin 30 civarında zayiat verdikleri değerlendirilmektedir. 5 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir.”

4 ekim sabahı saat 09.30’da tüm Türkiye’ye baskını duyuran Genelkurmay Başkanlığı internet sitesindeki bilgi notunda ise şöyle denmişti: “Çatışmalar süresince, 23 terörist etkisiz hale getirilmiş olup Hava Kuvvetleri ve topçu ateşleri sonucunda etkisiz hale getirilen terörist miktarı henüz tespit edilememiştir.”

Yani Genelkurmay daha sabah saatlerinde çatışmada 23 PKK’lının öldürüldüğünü açıklıyor. Ama “buna Hava Kuvvetleri ve topçu ateşleri sonucunda etkisiz hale getirilen PKK’lıların sayısı dahil değil” diyor.

Şimdi bu kimin sayıları: Karacıların? Havacıların? İnternet sitesini yapan kişinin?

NE OLDU BU 23 KİŞİYE • PKK’lılara ait ölü sayısı Jandarma’nın raporundaki kesin ifadeye göre, beş. PKK’lılar bunu dokuz olarak açıklıyor. Genelkurmay sözcüsü bugün
yaptığı açıklamada bölgede bulunan dokuz PKK’lı cesedinin savcılığa teslim edildiğini söylüyor.

Operasyondan sonra ise Genelkurmay sözkonusu sayının 23 olduğunu açıklamıştı. Bu cesetler bulunamamış mıdır; yoksa Genelkurmay’a göre 20 kilometre uzakta olan teröristler tarafından gelinip alınıp, sırtlanıp götürülmüş müdür; bu mümkün müdür?

http://www.taraf.com.tr/haber/genelkurmaydan-solo-sarkilar.htm

Iste goruyorsunuz .... kara propagandanin solo sarkilari esliginde yapilan videonun icinin bos oldugunu .....

Saygilar,
3.yol

3.yol
15-08-2010, 09:11
Iste size Taraf gazetesi gercegi ;

Taraf muhabiri Mehmet Baransu “O dört asker böyle öldü: Pimini çekip bombayı verdi” başlıklı haberiyle layık görüldüğü Sedat Simavi Ödülü’nü aldı. Baransu, ödülünü Gazeteciler Genel Sekreteri Celal Toprak’tan aldı.
http://www.taraf.com.tr/haber/baransu-odulunu-aldi.htm

Ahmet Altan, Leipzig Özgürlük Ödülü’nü aldı: Bu ödüle ihtiyaç duymayacak bir dünya kuracağız
http://www.taraf.com.tr/haber/vicdan-yalniz-degildir-2.htm


Turkiye'nin tarihinde Taraf gibi bir gazete cikmadi ... umudumuz Turkiye medyasinin tumu Taraf'in yuksek seviyelerine ulassin ....

Saygilar,
3.yol

islamneferi
15-08-2010, 17:14
Ben hala şu cesaret olayındayım.

5 sene önce cesaretli olmayanlar kaç paraya cesaretlendiler acaba?
Materyalist olduğunuz için herşeye para gözü ile bakıyorsunuz.
AKP sayesinde oluşan özgürlük ortamı demek dilnize bir tğrlü gelemiyor.
Taraf kurulurken ve hala ne kadar maddi zorluk çektiğini cümle alem biliyor.
Bir avuç cesur insan herşeyi göze alarak statükoya savaş açtı.
Bundan tabii statükocular rahatsız olacak. Bu bile tarafın doğru yerde olduğu ve başarısının göstergesidir.

kitapsızım
15-08-2010, 19:24
3000 den fazla web sitesi engelli, YouTube 2 senedir kapalı.
Laf edene dava açıyorlar. 13 yaşında çocuğa bile dava açtılar.
Manisa-izmir yolu üzerinde eskiden içki satan dükkanlardan bazıları içki satamıyor.
Bir çok yerde belediyeler ruhsatları yenilemiyorlar.
Bu türkiyenin bir çok yerinde aynen böyle.
Boşbakanın konuştuğu ve gezdiği heryerde 100'den fazla koruma hazır, toplam ordusu 1400 kişi, sıkıysa protesto et.

Tarafa nasıl kredi verildiğini arkadaş yazmış okumanız mı yok anlayışınız mı kıt ?
Bu mu sizin özgürlük ortamınız ?
Yalancı dolmalar !

Cem
15-08-2010, 19:36
Kitapsızım,

Youtube'nin kapatılmasının nedeni Atatürk aleyhindeki videolar nedeniyle Kemalistlerin yaptığı şikayetler. Malum "Atatürk'ü koruma Kanunu".

kitapsızım
15-08-2010, 20:27
Kitapsızım,

Youtube'nin kapatılmasının nedeni Atatürk aleyhindeki videolar nedeniyle Kemalistlerin yaptığı şikayetler. Malum "Atatürk'ü koruma Kanunu".

Sn Cem,

Bunu sağır sultanda biliyor.
Atatürk'ün işin bahanesi olduğunu da biliyoruz.
Ya diğer sitelerin ne günahı var ?
Bu web sitesi de zamanında engellendi, biliyorsunuz.
5 tane şey soruyorum. İçinden birini cımbızlayıp yanıt veriyorsunuz.

axial
15-08-2010, 20:34
Kitapsızım,

Youtube'nin kapatılmasının nedeni Atatürk aleyhindeki videolar nedeniyle Kemalistlerin yaptığı şikayetler. Malum "Atatürk'ü koruma Kanunu".

İktidar neden müdahale etmiyor o halde akp kemalist mi oldu şimdide.

Sığ sularda yüzüyorsunuz. İşinize gelen bölümü cımbızla çekmeye çalışıyorsunuz.

Peki şu tubitaktaki darwin yılı yazısınız yasaklanmasıda kemalizm yüzünden mi idi. Pis kemalistler herşeye yasak getiriyorlar.

Şu mahkemeye verilen mizah dergileride atatürk karikatürleri yüzünden mi baskı altında?

Peki bu lübnanda pakistanda bile serbest olan bahis siteleri neden türkiyede akp zamanında yasaklandı ve iddaa isimli tekele hapsedildi. Bu mu serbest piyasa anlayışınız.

axial
15-08-2010, 20:36
Turkiye'nin tarihinde Taraf gibi bir gazete cikmadi ... umudumuz Turkiye medyasinin tumu Taraf'in yuksek seviyelerine ulassin ....

Saygilar,
3.yol

Ulaşanlar var mesela samanyolu tv yi izleyin tam sizlik?

basitrasin
15-08-2010, 21:53
Sayın axial. Malum Atatürk'ü koruma Kanunu'na AKP nin müdahele etmesi gerektiğini yazmışsınız. Ben de aynı fikirdeyim. Düşüncelerimiz alabildiğine özgür olmalı. Ancak mevcut anayasa dururken. Anayasa mahkemesi kararları ortadayken. Herhangi bir parti Atatürk'ü koruma kanunu'nu kaldırmak istese, hemen yargı kararı ile kapatılacağına emin olabilirsiniz. Bu vesayet rejiminden kurtulmak için adım adım anayasamızı değiştirmaliyiz. Referandum dan sonra sıfırdan yepyeni bir anayasa yapılacağını umuyorum. Ayrıca Taraf gastesini diğer medya kuruluşlarından daha olumlu bulduğumu belirtmek istiyorum. Saygılarımla.

evrensel-insan
15-08-2010, 22:02
Saygideger cem;

Youtube'nin kapatılmasının nedeni Atatürk aleyhindeki videolar nedeniyle Kemalistlerin yaptığı şikayetler. Malum "Atatürk'ü koruma Kanunu". -cem-

You tube'un kapatilma kararini kim aldi?, iktidar degil mi?

Yani, sen simdi; AKP'nin "Ataturk'e sahip ciktigini/korudugunu" mu, yoksa AKP'nin "Kemalistlere, oy avciligi/evet" yaptigini mi, soyluyorsun?

Yapar mi, yapar. Cikar "herseyi mubah" kilar. MHP'nin tabanina da, duygu somurusu ve istismari yapmamismiydi?

Ne o, AKP "Laik" lesiyor mu, yoksa!:mad2::whoo:

Saygilarimla;
evrensel-insan

basitrasin
15-08-2010, 22:22
Sayın evrensel-insan. Şunu belirtmeden geçemiyeceğim. YouTube mahkeme kararı ile kapatılmıştır. Davayı açanlar da kemalist lerdir. Eğer Anayasa Mahkemesi AKP yi kapatma kararı alsaydı, Hükümet kendi partisini kapattı mı diyecektik. Saygılarımla.

evrensel-insan
15-08-2010, 22:24
Saygideger basitrasin;

Buda bize, AKP'nin henuz "Tum dizginleri eline geciremedigini" gosteriyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

kitapsızım
16-08-2010, 00:02
Sayın axial. Malum Atatürk'ü koruma Kanunu'na AKP nin müdahele etmesi gerektiğini yazmışsınız. Ben de aynı fikirdeyim. Düşüncelerimiz alabildiğine özgür olmalı. Ancak mevcut anayasa dururken. Anayasa mahkemesi kararları ortadayken. Herhangi bir parti Atatürk'ü koruma kanunu'nu kaldırmak istese, hemen yargı kararı ile kapatılacağına emin olabilirsiniz. Bu vesayet rejiminden kurtulmak için adım adım anayasamızı değiştirmaliyiz. Referandum dan sonra sıfırdan yepyeni bir anayasa yapılacağını umuyorum. Ayrıca Taraf gastesini diğer medya kuruluşlarından daha olumlu bulduğumu belirtmek istiyorum. Saygılarımla.

Sn Basitrasin,

Bu söylediğinizi yapmaya şimdilik gücünüz yetmiyor olabilir. Ama AKP'nin böyle bir şeye de şimdilik ihtiyacı yok zaten. Çıkıp da Atatürk'e sövmek serbest derseniz iktidarı kaybedersiniz. Bu taktik hatayı evvelden yapan mollalar sahneden dışarı atıldılar. Yine de itiraf etmek lazım ki AKP'nin yol haritası son derece planlı ve dış güçlerce de destekli ve onaylıdır. Taraf gazetesi bu plandaki piyon-aktörlerden sadece birisidir.AKPciler taktikleri CIA'dan ve Pentagon'dan, parasal desteği Suudilerden ve Fethullahtan alıyorlar.
Gereken malzeme servisi de Taraf gazetesinden yapılıyor.
Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin bir bütün olarak ayakta kalması kimsenin işine gelmiyor.

Bunun için Tarafa gazete, Tayyibe beyefendi, Fethullah'a hoca efendi diyebiliyorsunuz.
Sizler oynandığını düşündüğünüz son raundda tribünlerden çığlık atan taraftarlarsınız. Artık kan çıksın istiyorsunuz, ağzımızı burnumuzu kıracak ve 80 senelik karanlık diye nitelediğiniz TC'yi yıkacak, vesayete (kendinizinki başlayacak biçimde) son vereceksiniz.

Türkiye 3000 yıllık çin işi bir komploya kurban ediliyor.
BÖL ve YÖNET.
Ama buna alet olan biz değiliz, sizlersiniz.

Saygılarımı sunarım !

naper
16-08-2010, 11:41
Söz halkımızın değil mi? Bakalım halk ne diyor?

http://img808.imageshack.us/img808/3906/taraftiraj.png

naper
16-08-2010, 11:44
Arkadaşlar Tarak mecmuasının son derece demokratik, açık görüşlü, her türlü özgürlüğü savunan yapısına alkış tutuyor ya;

Bende yorumsuz diyorum;

http://img693.imageshack.us/img693/5189/sevannianyanolay.png

Bu da açıklaması;

http://img841.imageshack.us/img841/7788/sevannianyanaklamas.png

naper
16-08-2010, 11:48
Tamam tamam ben çözdüm olayı.

Tarih 15 Ocak 2007…
Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’nin hazineye yaptığı başvuru kabul ediliyor. Şirket, yapacağı yeni yatırımlar için hazineden teşvik alıyor.
Ne kadar mı?
Tam 3 trilyon 653 milyar 543 milyon Eski Türk Lirası.
Yani günümüzün parası ile yaklaşık 4 milyon TL.
Ne için alıyor Alkım Yayınları bu teşviki?
İthalat mı yapıyor? İhracat mı yapıyor?
Hayır, hiçbiri için değil.
Yeni yatırım yaptığı için.
Ne yatırımı?
Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’nin yaptığı özel bir tesis için bu yardım alınıyor.
Ne tesisi belirtilmiyor.
Ancak 85530 No’lu teşvik belgesinde tesiste nelerin olacağı belirtiliyor:
“120 KİŞİLİK Okuma Bölümleri,
48 KİŞİLİK Okuma Tiyatrosu,
72 KİŞİLİK Seminer Salonu, Sergi Salonu
3 ADET Çalışma Odası
5 ADET Aktivite Odası”
Bu kadar da değil, bu yeni tesiste tam 100 kişi istihdam edilecek.
100 kişinin çalışacağı bu dev tesis ne olabilir?
Herkesin merak ettiği dev tesis için şirketin verdiği adres “Mühürdar Caddesi no.60 Kadıköy/İstanbul”.
Peki, daha önce Alkım Kitabevi’nin olduğu bu adreste yeni olarak ne kuruluyor?
Teşvikten tam 10 ay sonra, 15 Kasım 2007 tarihinde Taraf Gazetesi kuruluyor.
Bir kısım medya vergi cezaları ile baskı altına alınırken, Taraf’ın kuruluşu öncesinde Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’ne can suyu hazine tarafından veriliyor.
Taraf Gazetesi, aldığı siyasi destek, basıldığı matbaa, yapılan dağıtım, yandaş şirketler tarafından verilen yardımlar dışında ilk desteğini hazineden alıyor.
Kısacası Taraf, AKP’nin kucağına doğuyor.

Sakın ola ki bu olay es geçilmesin, çok ama çok önemlidir.
Arkadaşıma teşekkür ederim benden önce davranmış!

naper
16-08-2010, 11:49
Söz halkımızın değil mi? Bakalım halk ne diyor?

http://img808.imageshack.us/img808/3906/taraftiraj.png

Buraya bir olta attım, bakalım yiyecek sazan var mı?:fish2:

naper
16-08-2010, 12:26
Aralara taraf tekziplerini de serpiştirelim ki tam olsun;

Taraf Gazetesi’nin Haberi:

AKP tarafından hazırlanan Anayasa değişiklik paketinde yer alan ve Askerî yargıyı düzenleyen 145. maddedeki, “Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişilerin, sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri askerî suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler” şeklindeki değişiklik, yüzlerce vicdani retçiyi’ harekete geçirdi.

Davalar sivil mahkemeye

Getirilen yeni değişiklikte, “Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz. Askerî mahkemelerin savaş halinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir. Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir” maddesi hayata geçtiği takdirde şu anda kaçak konumunda olan yüzlerce ‘vicdani retçi’, askerî mahkemeler yerine sivil mahkemelerde yargılanacak.

‘Evet’ kampanyası

Türkiye’de vicdani reddini açıklayanların 200 kişi civarında olduğu belirtilirken, aslında bu sayının çok daha fazla olduğu iddia ediliyor. ‘Savaş karşıtı’ olarak da bilinen vicdani retçiler geçen hafta Ankara’da yaptıkları bir toplantıda, “Sürece en etkili bir şekilde müdahil olma, kampanyada ‘evet’ çıkması için birebir, yüz yüze görüşmeler” yapma kararı aldı. Alınan karardan sonra Türkiye’nin birçok iline dağılan vicdani retçiler, “Anayasa değişikliğinde ‘evet’ denilmesi için, bazı sivil toplum örgütleri ile birlikte toplantı ve gösteriler düzenlemeye başladı. Referandumda ‘evet’ kampanyası başlatan vicdani retçiler, Ankara, İzmir, Antalya, İstanbul, Adana, Kayseri, Diyarbakır başta olmak üzere 20 ilde çalışma başlattı.Tekzip Metni:

Taraf Gazetesi’nin 27 Temmuz 2010 tarihli sayısının 10. sayfasında yayınlanan “Vicdani evetçiler” başlıklı haber, biz savaş karşıtları, vicdani retçiler ve anti-militaristler arasında derin bir şaşkınlık uyandırdı. Habere göre, anayasaya değişikliğine yönelik referandum “yüzlerce vicdani retçiyi” harekete geçirirken, bu retçiler Ankara’da yaptıkları toplantı sonrasında, “sürece en etkili şekilde dahil olma, kampanyada evet çıkması için yüz yüze görüşmeler yapma” kararı alıp, Kayseri’den Antalya’ya 20 ilde çalışma başlatmışlar.

Dahası, anayasa değişikliğini içeren maddelerden biri olan, askeri mahkemelerin sivilleri yargılayamayacağına ilişkin değişikliğin, vicdani retçilerin harekete geçmesine neden olduğu belirtilirken, değişikliğin kaçak konumunda bulunan retçilerin sivil mahkemelerde yargılanmasına neden olacağı ifade ediliyor.

Haberciliğin temel bütün kuralları ihlal ederek, nerede, ne zaman, kim tarafından yapıldığı belli olmayan bir toplantı sonunda, herhangi bir açıklama da olmamasına rağmen harekete geçen bir “topluluğun” haberinin bu şekilde yapılması, Taraf gibi, bu ülkede birçok taşın yerinden hareket etmesine neden olan bir gazeteye en hafif tabiriyle yakıştıramadığımızı belirtmek istiyoruz.
Türkiye’de vicdani retçilerin sayısı 121 kişidir. Sayıları bilinemeyecek kadar çok olamaz, zira kim oldukları belli değilse vicdani retçi değil asker kaçağı olurlar. Dernek ya da benzeri bir örgütlenme içinde olmayan vicdani retçiler, kurdukları dayanışma
ağları sayesinde birbirlerini bilirler ve gizli toplantı örgütlemezler. Kendilerini konsül toplantısı sonrası farklı yerlere misyoner tayin etme durumunda görmedikleri gibi, başka amaçlarla düzenlenen siyasi kampanyalara da doğrudan katılmazlar. Yazılma
amacını oluşturduğunu düşündüğümüz, “Vicdani retçiler de referandumda evet oyu vereceklermiş” duygusunu yaratacak haber, homojen ve bütünlüklü bir siyasi görüşü olmayan vicdani retçileri bağlamaz.

Evet-hayır ya da boykot biçiminde tercih yapabilecek olan vicdani retçiler, savaş karşıtları ve anti-militaristler; anayasa değişikliğinin kabulüyle kendi durumlarının sivil mahkemelere de taşınmayacağının farkındadır. Bunun gerçekleşmesi için öncelikle Türkiye devletinin, uluslararası hukuk önünde verdiği sözleri tutarak vicdani ret hakkını tanıması gerekir. Tanınmayan bir statüye karşılık, yasaların söyleyebileceği yeni bir şey yoktur. Kamuoyuna duyurulur.

Vicdani Retçiler- Savaş Karşıtları

sargon
16-08-2010, 12:39
Bu tiraj raporlari ne kadar güvenilirdir bilmiyorum ama, bunlara bakacak olursak Taraf'in bu yil tiraji artiyor görünüyor. Taraf'in politik olarak karsiti ama benzer sekilde politik ve elit tabakalara yönelen bir gazete olarak Cumhuriyet gazetesi ile yine ayni kesimlere hitap ettigini düsündügüm Radikal gazetesinin tirajlarini karsilastirmaya calistim.

20 Nisan 2009 - 26 Nisan 2009

Cumhuriyet - 65.132
Taraf - 41.734
Radikal - 38.944

http://www.xgazete.com/tiraj.php

31.05.2010 - 06.06.2010

Cumhuriyet - 55.045
Taraf - 51.845
Radikal - 38,917

http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=293665

26.07.2010 - 01.08.2010

Cumhuriyet - 53.296
Taraf - 61.113
Radikal - 38.005

http://www.netgazete.com/ratingtiraj/tiraj.htm

Buna göre Radikal gazetesi pek bir okur kaybi yasamamis. Cumhuriyetin tiraji düsmüs, Taraf'in tiraji ise yükselmis.

Benim yorumum su: Radikal gazetesi okurlarindan Taraf'a kaymis insanlar oldugunu biliyorum. Ama buna ragmen Radikal'in tiraji düsmüyor ise, Cumhuriyet okurlari Radikal'e kaymis, Radikal okurlari da Taraf'a kaymis olabilir. Son aylarda Radikal okurlarinin yorumlarinda hissettigim degisimin nedeni bu olabilir diye düsünüyorum.

naper
16-08-2010, 14:31
ABD radyo kanallarından NPR de, 30.07.2010 tarihinde "balyoz darbe planı iddiaları" diye kısa bir program yapılır.Haberi yapan julia rooke, yasemin çongar ile istanbulda bir ropörtaj yapmıştır.Ve sunucu bu haberlerin başbakan ve üst düzey istihbarat görevlileri tarafından desteklendiğini, çongar'dan dinlediğini ekliyor!!!

Bir sürü 100 bin ve üzeri tiraj yapan gazete varken, bir çokgizli soruşturma vesaire belgeleri tarafa nasıl ulaşıyor?
Deniz feneri ile ilgili neden hiç bir belge taraf'a ulaşmıyor???

naper
16-08-2010, 17:03
Çamur at izi kalsın!

http://img64.imageshack.us/img64/9283/ntvyalanhaberi.png

naper
16-08-2010, 17:26
http://www.bizibozmaz.com/wp-content/uploads/2009/12/tar2.jpg

naper
16-08-2010, 17:40
Taraf, yasemin çongarın eşi için yalan haber yayınlandığını ve iftira atıldığını böyle duyurmuş;

http://img824.imageshack.us/img824/6192/tekzip.png

Yasemin çongarın eşi Chris Mason'un Naval Postgraduate School daki biyografisi apar topar kaldırıldı.
Ancak hesaplamadıkları konu şu ki;
google önbelleğinde kaldırılan biyografi duruyordu...:biggrin1:
http://img830.imageshack.us/img830/7882/chrismason.png

naper
16-08-2010, 18:23
"Vatanı bir kadın memesine satarım" !

http://img2.blogcu.com/images/b/e/l/belevikasabasi/taraf.jpg

naper
16-08-2010, 18:35
http://www.odatv.com/n.php?n=iste-taraf-cemaat-ortakliginin-belgeleri--2411091200

Belgelere bir göz atalım;

http://www.odatv.com/images/04.jpg


http://www.odatv.com/images/05.jpg


http://www.odatv.com/images/06.jpg


http://www.odatv.com/images/07.jpg


http://www.odatv.com/images/09.jpg


http://www.odatv.com/images/13.jpg



Bu ıslak belgeler faili meçhul bir mektuptan çıkmadı!
24.11.2009 17:29
Karakter boyutu : http://www.odatv.com/tplimages/font_02.gif (javascript:ts('body',-1)) http://www.odatv.com/tplimages/font_04.gif (javascript:ts('body',1))
Bu ayın başında Ahmet Altan Taraf gazetesini ayakta tutmakta zorlandığını anlatan bir yazı yazmıştı. Biz de “Ahmet Altan neden ağlıyor” başlıklı haberimizde bu şikayetin timsah gözyaşlarına benzediğini yazmıştık.

Yaptığımız bir araştırma Ahmet Altan’ın ağlamasının gerçeği yansıtmadığını gösterdi.
Çünkü Tarafın künyesindeki bazı bilgilerden yola çıkarak internette yapılan küçük bir gezinti arayanları bambaşka yerlere götürüyordu.
Bakın nasıl:

Haberimize eklediğimiz belgeler arasında MÜREKKEP MATBAACILIK ANONİM ŞİRKETİ’ne ait bir ticaret sicili kaydı göreceksiniz. 3 milyon lira sermayeli bu şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında kimleri görüyorsunuz? Başar ve Savaş Arslan kardeşleri değil mi? Peki bu biraderleri başka nereden tanıyoruz? Taraf’ın sahibi olmalarından!
Taraf çalışanlarına maaş ödemekte zorlandıklarını söyleyenler Temmuz ayında bu 3 milyonu nereden bulup da matbaacılık şirketi kuruyorlar? Kim kimi işletiyor acaba?

Devam ediyoruz.

Taraf'ın internet sayfasındaki künyeye bakınca en altta karşımıza şu bilgi çıkıyor:

Web Tasarımı - Programlama
Sawis Digital Solutions
Hasan Çağrıcı - hasan@cagrici.com (hasan@cagrici.com)

Nedir bu Sawis Digital ve kimdir bu Hasan Çağrıcı?

Sawis Digital aktif olmayan bir sayfa.
Kime ait diye yakından bakıyoruz
Sahibi Hasan Cağrıcı ve Bestekar Şevki Bey Sokak No: 4 Balmumcu İstanbul adresinde ikamet eder görünüyor.
Bu adres aslında Hayalevi ya da artistik adıyla Artworks adlı reklam şirketinin adresi.

Şirket MÜSİAD gözdesi İlhan Soylu ile One Minute tişörtleri yapıp satan Necati Beydemir'in reklam şirketi.

Bu adresin tarihi bir önemi de var: o da aslında ARTIBİR REKLAM İLETİŞİM A.Ş.'ne ait olması..
Artık faal olmayan ARTIBİR, Kombassancı Haşim Bayram ile İlhan Soylu'nun ortak olduğu reklam şirketi.

Konudan sapmadan devam edelim
Taraf gazetesinin yayın yaptığı internet sitesinin sinyallerini takip ettiğimizde de karşımıza Pusula Bilgi İşlem Ltd Şti çıkıyor.
Yani Taraf internet hizmetini NEVBAHAR MAH.SUPHİ PAŞA SOK.NO.17 HASEKİ adresindeki Pusula firmasından alıyor.
Adresleri güya http://www.pusulabilgiislem.com/ (http://www.pusulabilgiislem.com/) girmeye çalışın bakalım, girebiliyor musunuz? Hayır mı? Internet hizmeti satan bir firmanın internet sayfasının olmaması çok da normal bir durum gibi görünmüyor.
Peki Pusula firması interneti nereden alıyor
Sıkı duruyoruz Teksas'tan....
Yani cemaatin cennet mekanından....
The Planet.com'dan
Peki The Planet.com daha başka kimleri ağırlıyor serverlarında?
Allahın çok ilginç bir lütfu olarak F.Gulen.com ve F.Gulen.net adlı cemaat sitelerimiz de burada Taraf ile birlikte yayın yapıyorlar.


Ne hoş bir tesadüfler, ne ilginç raslantılar değil mi ?


Yukarıda verilen linkten alıntıdır...

naper
16-08-2010, 18:48
http://img401.imageshack.us/img401/2043/demokrattaraf.png

basitrasin
16-08-2010, 23:03
Sayın naper. Öncelikle verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Bence hiçkimse saf iyi, yada saf kötü değildir. Benim öncelikli gördüğüm sorunlara, benim önerdiğim çözümlere benzer çözümler öneren her kesimi desteklerim. Şu anda benim öncelikli gördüğüm konu ise Derin devlet (ergenekon) ile mücadele. Taraf gazetesi de bunu çok güzel yapıyor. Saygılarımla.

naper
17-08-2010, 10:16
basitrasin
Rica ederim efendim, her zaman.Ben ise ergenekon terör örgütü davasının sulandırıldığını ve bir çok gerçek suçlunun da bu kaostan istifade paçayı yırtacağı endişesini taşıyorum.

naper
17-08-2010, 13:34
69 rasim asıl karın ağrısını söylüyor.Hesap verilecek, öyle ya da böyle;

http://www.youtube.com/watch?v=tHY9LjGcFzI&feature=related

basitrasin
17-08-2010, 14:51
Sayın naper.
Alıntı:
"Ben ise ergenekon terör örgütü davasının sulandırıldığını ve bir çok gerçek suçlunun da bu kaostan istifade paçayı yırtacağı endişesini taşıyorum."
Demişsiniz.
Sizinle aynı endişeleri bende paylaşıyorum.
Şu anda devam eden yargılanma sürecinin sulandırılmaması ve gerçek suçluların bu kaostan istifade paçayı yırtmamaları için kamuoyunun sürekli uyanık tutulması gerektiğini düşünüyorum.
Bence bazı medya kuruluşları bunu zaten yapıyor. ( Mesela Taraf gazetesi. )
Ancak yazılarınızdan sizin Taraf gazetesinden pek hoşlanmadığınızı anlıyorum. Acaba ergenekon örgütüyle mücadelede daha aktif olduğunu düşündüğünüz medya kuruluşları veya örgütlenmeler var mı? Bana bu konuda tavsiyede bulunursanız memnun olurum.
Saygılarımla.

sargon
17-08-2010, 15:42
Yukardaki odatv'nin yazisi (http://www.odatv.com/n.php?n=iste-taraf-cemaat-ortakliginin-belgeleri--2411091200)komik ötesi argümanlar iceriyor.

Temel argüman sudur. Taraf gazetesi web sitesini Pusula bilgi islem diye bir yer yapiyormus. Bu yer ise serverlarini Teksas'tan satin almis. Eee, ne olacak demeyin. Hani Fethullah Gülen de orda oturuyor ya. Iste size Taraf'in Fethullah Gülen ile iliskisi :)

Geri kalan kisimlar ise sadece okuyucunun kafasini karistirmak icin yazilmis. Bu adamlar komikler. Internet dünyasinda oturulan yer ile server arasinda hicbir iliski yok ki. Fethullah Gülen Teksas'ta hosting firmasi mi kafalamis?

Bizim sitenin sürücüsü de ABD'de bildigim kadariyla. Cünkü Türkiye'deki firmalar güvenilir degil. Dünyanin herhangi bir yerinden bir server kiralayabilirsiniz.

Fethullah Gülen ile Taraf arasinda bir iliski olabilir, bunu bilemem ve aslinda bir önemi de yok. Ama Soner Yalcin'in dedikodu gazetesi odatv bu isleri pek seviyor. Bir de daha güclü kanitlar kurabilseler

sargon
17-08-2010, 15:55
Bu arada theplanet.com'a da baktim, nasil bir firma imis diye. 500 kisinin calistigi 20.000 müsterisi olan kocaman bir hosting firmasi. 48.000 server'i var ve bunlarin üzerinde 15.7 milyon web sitesi calisiyor.

naper
17-08-2010, 16:29
Sayın naper.
Alıntı:
"Ben ise ergenekon terör örgütü davasının sulandırıldığını ve bir çok gerçek suçlunun da bu kaostan istifade paçayı yırtacağı endişesini taşıyorum."
Demişsiniz.
Sizinle aynı endişeleri bende paylaşıyorum.
Şu anda devam eden yargılanma sürecinin sulandırılmaması ve gerçek suçluların bu kaostan istifade paçayı yırtmamaları için kamuoyunun sürekli uyanık tutulması gerektiğini düşünüyorum.
Bence bazı medya kuruluşları bunu zaten yapıyor. ( Mesela Taraf gazetesi. )
Ancak yazılarınızdan sizin Taraf gazetesinden pek hoşlanmadığınızı anlıyorum. Acaba ergenekon örgütüyle mücadelede daha aktif olduğunu düşündüğünüz medya kuruluşları veya örgütlenmeler var mı? Bana bu konuda tavsiyede bulunursanız memnun olurum.
Saygılarımla.

Ben bu noktada herkesi tutarlı olmaya davet ediyorum.Medyanın zaten tutarlı olmayacağını biliyorum.Ayrıca ümraniye davasını sulandıran yayın organlarından biri de taraf gazetesidir.
Lütfen bir düşünün!
Türkan Saylan ne kadar darbeci olabilir? Hem de ölüm döşeğinde bir kanser hastasıyken!

Öte yandan tarafın tüm iddiaları doğru bile olsa "deniz feneri" gibi alman yargısı tarafından yüz yılın yolsuzluğu diye anılan bir olayın üzerine hiç gitmemeleri oldukça düşündürücüdür.
Önceki sayfalarda "taraf" gerçeğini anlattım, örnekledim...

Bırakalım bu işleri...Hiç birimiz saf ya da salak değiliz.Üstü örtülü imalara, dokundurmalara hiç girmeyelim.

R. Ozan Kütahyalının ve daha nicelerinin dönem dönem ağzından bilerek ya da bilmeyerek kaçırdığı "86 yıllık sıkıntı", "85 yıllık zulum" vesaire gibi laflar asıl amacın, varılmak istenen neticenin dışa vurumudur!

Temel hedef Laik, Demokratik ve Sosyal bir Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetidir.

Yok askeri vesayet vesaire hikayeleri de anlatmayın bana, zira askerden(Kastım üst rütbeli ve kendini bilen taife) hiç hazzetmem.Çünkü şu gün AK partisinin düştüğü tuzağa defalarca düşmüşler, darbelerle ülkemizin demokratikleşmesini baltalamışlardır!

Ülke tarihimizin tüm darbelerinin sponsoru ABD dir!
İlgilenenler için;
http://tr.wikipedia.org/wiki/12_Eyl%C3%BCl_04.00

Şu anda ABD sponsor olsun malesef yine darbe olabilir.Ve emin olun civanım tayyibi, miyavım kediye çevirebilirler!
Ben ABD sponsorluğunda ya da sponsorsuz darbe istemiyorum.
Ben hiç bir organı ile, hiç bir dış güçten talimat, emir, telkin almayan; tam bağımsız bir ülke istiyorum.
Ordusu anayasal çerçevede, ülke yöneticilerinin ve yurttaşlarının emrinde liyakatla terfi alan bir ülke istiyorum.

Ben orta doğu projesini desteklemiyorum, eş başkanını istemiyorum...

Thing thanglerden beslenen, soroz fonlarından geçinen satılmış medya istemiyorum.

Ben turuncu darbe de istemiyorum arkadaş...

Buraya kadar mutabık olamadığımız, hala ağdalı demokrasi kelamları ve özgürlük nutukları ile gerçek niyetini gizlemeye çalışanlara lafım yok!
Onlardan cacık olmaz zaten, kim güçlüyse onun kıçında gezerler!

Yok, mutabık olduğumuz; kütahyalı gibi asıl hedefini dil ucuyla da olsa açıklayabilecek arkadaşlara ise bir önerim olacak;

Kendinizi iyi hazırlayınız ve dikkatli olunuz.Bu ülkede hala çok sağlam devrimciler var, 1915 yılında olduğundan çok daha fazla gözüpek, mert, doğru, dürüst insan var...Bunlar şu sıralar suskun ancak bıçak kemiğe dayandığında atacakları tokat 25-30 sene kulak çınlaması yapar bilesiniz!

Unutmayınız ki kurtuluş savaşı da top yekün kazanılmadı...
İngilizle iş birliği yapandan, tek kurşun atmadan yunana teslim olana, kara çarşafla kadın kılığında saklanandan, ABD mandası isteyene nice hainler gördü bu topraklar...

Biz ikinci kurtuluş savaşına hazırız ve bekliyoruz!

BU VATANA NASIL KIYDILAR

İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur...» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Nazım Hikmet RAN

basitrasin
17-08-2010, 16:41
Sayın naper
Verdiğiniz bilgilere teşekkür ederim.
Ancak benim kısacık ve basit bir isteğim var.
Diyorum ki: Bu Ergenekon davasını iyi takip eden ve doğru mücadele eden bir kuruluş biliyormusunuz? Bana tavsiye edebilirmisiniz.
saygılarımla.

axial
17-08-2010, 16:43
Sayın naper
Verdiğiniz bilgilere teşekkür ederim.
Ancak benim kısacık ve basit bir isteğim var.
Diyorum ki: Bu Ergenekon davasını iyi takip eden ve doğru mücadele eden bir kuruluş biliyormusunuz? Bana tavsiye edebilirmisiniz.
saygılarımla.

Ergenekon davası veya herhangi bir dava makemelerce takip edilir. Gazetelerin yazdıklarıyla değil. Eğer devlet gazete kadar bilgi toplayamıyorsa derhal istifa etmeli.

onurmusa
17-08-2010, 16:48
Ellerinize sağlık sevgili naper. Bir gerçek bu kadar güzel anlatılabilir.

Adına gazete denen bu kağıt parçası yüzünden Türkçe'ye "Taraf gazeteciliği" diye bir deyim eklendi. Tek amacı Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, Kemalizm'i, ulusalcılığı yıpratmak olan Taraf bu anlamda meçhul para kaynaklarının övgüsünü hak edecek bir yayın politikası izliyor. Gazeteyi açıyorsunuz "TSK", sayfayı değiştiriyorsunuz "TSK", köşe yazıları zaten hep "TSK". Orduyu yıpratmayla kafayı bozmuş durumdalar. Bir gazetede olması gereken ilk şey yani tarafsızlık yok, olaylara farklı açılardan yaklaşan yazarlar yok, gündemi bile takip etmiyorlar çoğu zaman ve her konuyu döndürüp dolaştırıp orduya bağlıyorlar. Ayrıca yapıcı bir eleştiri göremiyorum gazetede, tam tersi son derece kışkırtıcı bir üslupları var. Nasıl elde ettiklerini bir türlü açıklamadıkları gizli belgeleri servis etmelerine de hastayım. Tabi daha sonra bu belgelerin/görüntülerin sahte çıkması da apayrı güzel oluyor(Örnek:Aktütün görüntüleri)

Taraf'ı bu anlamda başarılı buluyorum. Tabi CIA'in diğer yayın organlarını ne kadar başarılı buluyorsam o kadar.

Tekrar kutlarım sevgili naper.

basitrasin
17-08-2010, 17:02
Arkadaşlar.
Ergenekon ile mücadele eden ve desteklenmesini istediğiniz somut bir kuruluş var mı?
Önerilerinizi bekliyorum.
Saygılarımla.

axial
17-08-2010, 17:13
Arkadaşlar.
Ergenekon ile mücadele eden ve desteklenmesini istediğiniz somut bir kuruluş var mı?
Önerilerinizi bekliyorum.
Saygılarımla.


Sayın basıtrasın;

Ergenekon veya herneyse bnunla mucadele etmesi gereken devlet ve yasalarımızdır. Herhangi ek bir kuruma ihtiyac yoktur. Gazeteler haberleşme amacıyla vardır. Suçlarla mucadele için değil.

onurmusa
17-08-2010, 17:29
Arkadaşlar.
Ergenekon ile mücadele eden ve desteklenmesini istediğiniz somut bir kuruluş var mı?
Önerilerinizi bekliyorum.
Saygılarımla.

Soru baştan hatalı. Öncelikle "Ergenekon" diye bir örgütün varlığının ispatlanamadığı, bu nedenle mevcut davaya "Ergenekon davası" denemeyeceği (yanlış hatırlamıyorsam Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınan) mahkeme kararıyla sabittir. Yani "ergenekon ile mücadele eden" ifadesi baştan dayanaksızdır. Kastettiğiniz Ümraniye davası ise bu davayı yürütme görevi sevgili axial'in de belirttiği üzere bağımsız mahkemelere düşmektedir. Ayrıca herhangi bir kurumun/kuruluşun sürmekte olan bir davaya müdahale etmesi, görüş bildirmesi mahkemeyi etkilemeye çalışmak anlamına geleceğinden suçtur ve cezaya tâbidir.

Dolayısıyla sevgili basitrasin, benim naçizane önerim Türk yargısından başka, suç ve suçluyla mücadele organı aranmamalıdır.

Sangre
17-08-2010, 17:30
Yukardaki odatv'nin yazisi (http://www.odatv.com/n.php?n=iste-taraf-cemaat-ortakliginin-belgeleri--2411091200)komik ötesi argümanlar iceriyor.

Temel argüman sudur. Taraf gazetesi web sitesini Pusula bilgi islem diye bir yer yapiyormus. Bu yer ise serverlarini Teksas'tan satin almis. Eee, ne olacak demeyin. Hani Fethullah Gülen de orda oturuyor ya. Iste size Taraf'in Fethullah Gülen ile iliskisi :)

Geri kalan kisimlar ise sadece okuyucunun kafasini karistirmak icin yazilmis. Bu adamlar komikler. Internet dünyasinda oturulan yer ile server arasinda hicbir iliski yok ki. Fethullah Gülen Teksas'ta hosting firmasi mi kafalamis?

Dostum, bu tip -copy paste- iddialara yanıt verdikçe, diğer tüm safsata iddiaları da çürütme yükümlülüğü oluşuyor.. Bence bu tip iddialara gülüp geçmek en iyisi.. Bunlar için kendinizi yormanıza hiç gerek yok..

Konuya ve başlığı açana yanıt vermek istemiyorum.. Ama bu tip bir iddianın tekrardan karşına gelebileceğini düşünerek, sana başka bir şey söylemek istiyorum;

Taraf'ın kendi künyesinde yukarıdaki bilgilerin hiçbiri yok.. Oda.tv ise Taraf'ın künyeyi değiştirdiğini söylüyor.. Tamam bunu kabul ettik diyelim! (Oysa kabul etmemiz için hiçbir sebep yok.)

Yukarıdaki yazıda bahsi geçen firma, interneti ''theplanet.com'' isimli siteden alıyormuş.. Zaten bu bilgi yukarıda da yazıyor.. Güya Fetullah Gülen de interneti bu siteden aldığı için, bu iki internet sitesi birlikte hareket ediyorlar.. Veya F.Gülen Taraf'ı finanse ediyor sonucu çıkıyor.

Ama bilmedikleri şey ise, bu sitenin 20 bine yakın müşterisinin olması ve müşteri olarak büyük firmalar da olmasıdır... Bazıları şu linkte var;

http://www.theplanet.com/about/why-the-planet/hosting-customer-success

Linki aşağıya doğru indiriyorum.. Gözüme bir firma ilişiyor.. Sondan 2. sırada.. Invision Powers Solution!!

Peki bu firmanın özelliği nedir??

Ateistforumun bu firmanın yazılım programını kullanması!.. Meğersem F.Gülen ile aynı serverı paylaşan bir firmanın yazılım programını kullanıyorlarmış!.. Vay hain liboşlar, fettoşçular!.. Ben zaten hep şüphelenmiştim bunlardan!

İşte böyle dostum.. Bunların yazdıkları her iddia yalan.. Her iddia safsata.. Bunları ciddiye almaya bile gerek yok.

sargon
17-08-2010, 17:35
sayin axial,

bu bakis acisi bence dogru degil. Ergenekon ile yada devlet icindeki cetelesmelerle vb. mücadele etmesi gereken devlet ve yasalar degil sadece. Böyle konular ancak kamuoyu destegi ile cözülebilir. Basin bu acidan önemlidir. Bu konularda basin hicbir sey yazmaz ise, kamuoyu olusturmaz ise o devlet ve ceteleri alir basini gider, kimse de önüne gecemez. Bu yüzden aslinda bu konuya deginmeyen bir basin varsa, fiilen cetelesmeleri korumaya calisiyor demektir.

Ornegin 12 Eylül döneminde böyle bir basin vardi. Sayisiz hak ihlalleri, iskenceler varken basin sesini cikarmadi. Devlet de zaten bu isleri eyleyen idi. Mahkemeler hicbir iskence davasinda ceza vermedi, hatta dava acmak bile yürek istiyordu. Yine ayni sekilde 90'li yillarda Kürt illerinde sayisiz olay yasandi. Köylülere bok yedirmeye kadar varan ihlaller, köy bosaltmalar oldu. Devlet cetelesmeyi uyusturucu parasi ile finanse ediyordu. Yapilan sayisiz ihlal de mahkemeler tarafindan aklaniyordu. Bunlari basin ortaya koymazsa, devlet birsey yapmaz, cünkü zaten kendisi organize ediyor bu pis isleri.

Kisaca, bizdeki gibi her tarafindan kirli islere bulasmis bir devlet ne Ergenekon'u ne baska birseyi ortaya cikarmaz. Bunun icin bagimsiz basin araclari gereklidir.

Basitrasin'in sordugu soru anlamli bir soru.

onurmusa
17-08-2010, 17:38
Taraf hakkındaki iddiaların binde biri başka bir yayın organı hakkında öne sürülseydi o yayın organını kimse ciddiye almaz ve hakkında davalar eksik olmazdı. Ancak Taraf Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş doktrinini hedef aldığı için Türk ordusuyla derdi olan tüm kesimler Taraf'ı aklamak için adeta sıraya girmiş durumda.

Taraf'ın para kaynaklarını sorgulama? Yok!
Taraf'ın bizzat kendisinin tekzib ettiği sayısız yalan ve iftira dolu haberlerine tepki? Yok!
Taraf'ın, yalan olduğu ispatlanmış görüntülerine bir tepki? Yok!
Yayınladıkları bunca dökümanı, belgeyi nereden, nasıl elde ettikleri, kim tarafından Taraf'a servis edildiğini sorgulama? Yok!

Ne var peki? Körü körüne bir Taraf aşkı var. Neden mi? Düşmanımızın düşmanı dostumuz çünkü.

diamat
17-08-2010, 17:39
beyler

ben taraf okuruyum.
en az 3-4 kez değişik bayilerde bizzat yaşadığım bir olayı sizle paylaşmak isterim.

taraf almak istediğim bazı bayilerde , abi taraf kalmadı vakit var istersen şeklinde bir muameleyle karşılaştım.

başka da bişey demiyorum.

onurmusa
17-08-2010, 17:46
Kisaca, bizdeki gibi her tarafindan kirli islere bulasmis bir devlet ne Ergenekon'u ne baska birseyi ortaya cikarmaz. Bunun icin bagimsiz basin araclari gereklidir.


Kirli işlere bulaşan devlet değil, devlet adına görev yapan sivil ve asker görevlilerdir. Eğer siz devleti tek bir insan zannediyorsanız o başka tabi! Bağımsız mahkemelerdeki yargıçlarla savcılarla zamanında kirli işlere bulaşan devlet görevlilerini tek bir kefeye koyup sonra da "kirli işlere bulaşan devlet hiçbir şeyi ortaya çıkaramaz" diyorsanız bu tutarsız, dayanaksız bir iddia olur. TuranDursun.Com'un yöneticilerinden birinin işlediği bir suç sonrası tüm site yönetimini suçlamak, "kirli işlere bulaşmış bir TuranDursun.Com artık hiçbir şey yapamaz" demek ne kadar komik ve abesle iştigalse zamanında hatalar yapmış görevlilerin yargılamasını devletin yapamayacağını söylemek de bir o kadar abestir. 12 Eylül 1980'deki generalle 2010'daki yargıcı tek bir potaya koyup ahkam kesmek, dünyanın hiçbir yerinde ciddiye alınır bir şey değildir. Her kurumun içinde iyiler kötüler, beyazlar ve siyahlar vardır.

Ayrıca "bağımsız"?! Taraf mı bağımsız? Güldürmeyin insanı.

onurmusa
17-08-2010, 17:47
beyler

ben taraf okuruyum.
en az 3-4 kez değişik bayilerde bizzat yaşadığım bir olayı sizle paylaşmak isterim.

taraf almak istediğim bazı bayilerde , abi taraf kalmadı vakit var istersen şeklinde bir muameleyle karşılaştım.

başka da bişey demiyorum.

Konuyu çok güzel özetlemişsiniz sevgili diamat=)

Gazete bayisi de anlamış gerçeği. İki gazetenin de varlık amacı aynı çünkü.

basitrasin
17-08-2010, 17:48
Sayın naper.
"Ben ise ergenekon terör örgütü davasının sulandırıldığını ve bir çok gerçek suçlunun da bu kaostan istifade paçayı yırtacağı endişesini taşıyorum." Demişsiniz.
Sizin Ergenekonla mücadele için bir öneriniz vardır diye düşünüyorum.
Bizimle paylaşırsanız sevinirim.
Saygılarımla.

axial
17-08-2010, 17:54
Sayın sargon;

Ben basın birşey yazmasın veya insanlar bunu konuşmasın demiyorum.

Fakat yargıdaki bir olayla ilgili biz ne yapabiliriz ki.

Eğer bildiğimiz bir şey bir delil bir bilgi varsa gider mahkemeyle paylaşırız.

Taraf bu güne kadar tsk lehine bir tane haberi var mıdır?

Bu da onların TARAFlı haber yaptıklarının apaçık delilidir.

diamat
17-08-2010, 17:58
ergenekon ile neden mücadele edeceğiz.
sömürüye karşı olduğumuz için mi.
emekten yana olduğumuz için mi.
yoksa emperyalizmin eski uşağıyla yeni uşağının mücadelesinde saf tutabilmek için mi.

bu satırlarımdan kimse yanlış bişey çıkarmasın.
bu ülkenin son 200 yılında onlarca ergenekon var.

islamcı ergenokonla kemalist ergenekon kompradorluk mücadelesi veriyor.

muhammedin bir sözü var.
''kadının dini erkeğinin dinidir'' diye.
şoven ve gerici bir mantık değil mi.olabilir.

sosyalistler bu hadisteki kadın gibi olmaktan artık vazgeçsin.

bir kısmı kemalizme bir kısmı da ılımlı islama avratlık yapmayı artık terketsin.
ergenekonlar arası mücadelede taraf olanlar kocasının dininden çıkamayan avrat olmaktan kurtulamaz.

bu egemenlik mücadelesidir.
yoksa demokrasi yada emek mücadelesi değildir.

emekten yana olmak isteyenler adam gibi emekten yana olsun.

sargon
17-08-2010, 18:04
Sayin onurmusa, devletin kirli islere bulasmadigi, sadece bazi memurlarin bulastigi 12 Eylül'den beri söylenip durur. 12 Eylül zamaninda Kenan Evren de "iskence münferit bir olaydir. Kimse devlet iskence yapiyor diyemez." derdi sürekli. Simdi herkes biliyor ki, münferit falan degil sistemli sekilde yapilan bir iskence vardi.

Diger kirli isler de öyle bagimsiz falan degil, olamaz. Adam iskence yapiyor, bombaliyor, katlediyor, ortaya cikarilacak olursa, mahkemeler ve diger devlet kurumlari bir sekilde örtbas ediyor, akliyor. Bu münferit falan degildir. Basbayagi sistemlidir.

Ergenekon denilen seyin de devletin en üst kademelerinden bagimsiz olamayacagi acik. Yukardakiler, asagidan birilerini badem edip, pazarlik ile falan ile isi götürmeye calisiyorlar. Olan ulusalci yigitlere oluyor. Bir zamanlar MHP'nin 12 Eylül tarafindan badem edilmesi gibi. Adamlari resmen badem ettiler. Siz burada devleti koruyoruz diye tepinip dururken, tepedeki abiler pazarlik islerini götürüyor.

naper
17-08-2010, 18:06
Kaynaklar yazılarda belirtilmiştir.

Ayrıca bu konu başlığında, yanıtı olmayanlar için;
-Atıp tutmak
-Saçmalamak
-Boş konuşmak
Serbesttir.

Demişim.Hala geçerli...Sangre ve sargon lütfen sizler üzerinize alınmayın!:brushteeth:

Tarafın antidemokrat oluşu, güdümlü oluşu, para kaynağı, tekzipli yalan haberleri, yazarlarının demokratlığı ve karakteri ortada...

Reklam verenleri ve dahası az sonra:hat:

axial
17-08-2010, 18:15
Sayın diamat;

Kemalist olmamakla birlikte bu ülkede 1940 tan sonra kemalizmin falan yaşandığına inanmıyorum. Zaten kendilerine kemalist diyenler kemalizme en büyük darbeyi vurmuş olup kemalizmi bitirmişlerdir.

Artık bu kemalizm tabusunun da yıkılması gereklidir. Çünkü yarar değil zarar verdiği açıktır.

Kemalist geçinenlerin bu ülke vatandaşları lehine yaptıkları hiçbirşey yoktur.

Özgürlükmüş. Kim kendini özgür hissediyor ki. Herşeyimiz dış sermaye tarafından talan edilmiş, etlerimiz bile ithal, türk sanayisi ve bilimi hiçbirşey üretmiyor. Bu mu kemalizm.

Laiklik miş. Devlet ve din işleri birbiri ile seks yapıyor. Bir ateist sokakta rahatça yürümüyor. EEe ne anladım ben bu laiklikten.

onurmusa
17-08-2010, 18:21
Sayın sargon;

Benim söylediklerime cevap vermek yerine aklınızdakileri söylüyorsunuz.

Ben diyorum ki geçmişte devlet adına görev yapan pek çok kişi hata yaptı, işkence yaptı, geçmiş hükümetler pek çok yanlış icraatte bulundu. Ama bunlar üzerinden devleti suçlayamazsınız. "Bu devletten hiçbir şey olmaz, bir davayı bile yürütemez" şeklinde konuşamazsınız. Suç hükümetlerindir, -varsa- çetelerindir, kişilerindir.

Sistemlilik konusuna gelince bunlar tamamen sizin iddialarınız. İspatlayabilirseniz buyrun Silivri'ye, mahkemeye katılın ve ispatlayın. Bundan memnuniyet duyarım. Ama elinizde hiçbir kanıt olmadan "devlet halka bilinçli bir şekilde işkence yaptı" demek mazur görün ama sadece içi boş bir iddiada bulunmak olur. Kaldı ki bu tip yanlışlar, işkenceler bilinçli, sistemli de yapılsa bu o dönemin hükümetinin, o dönemin bürokrasisinin ve bu suçu işleyen insanların suçudur. Bu insanlar dururken kurumları suçlamak, kolaya kaçmaktır. Hele hele "devlet bir davayı bile yürütemez çünkü her şeyin suçlusu devlet" demek en hafif ifadeyle önyargıdır. Gerçeği görebilmemiz için tüm önyargılarımızdan arınmamız gerekir.

Devlet içinde kirli işlere bulaşmış çeteleri bulalım, yargılayalım diyorsanız sonuna kadar haklısınız. Ama tüm devlet mensuplarını bir kefeye koyup suçlarsanız dahası geçmişte yapılan tüm yanlışları devletin organize ettiğini söylerseniz, siz devleti tek başlı tek gövdeli, homojen yapılı tek parça bir aygıt zannediyorsunuz demektir.

Özetle, devletin içinde Amerikancı da vardır ulusalcı da. İslamcısı da vardır laiği de. Bunlardan hangisi yanlış kararlar alırsa suçlusu kendisidir, ekibidir, hükümetidir.

naper
17-08-2010, 18:36
Konuya dönelim;
Şu sayfaya bir göz atalım, daha sonra kokunun kaynağına doğru harekete devam edeceğiz;:confused:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6599&page=6

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6599&page=7

naper
17-08-2010, 18:52
Altan Abi hakkında süper bir tespit;

http://img256.imageshack.us/img256/7900/ahmettaltan.png

naper
17-08-2010, 19:31
http://www.facebook.com/pages/GENC-SIVILLER-VE-TARAF-OKURLARI/286365816136

Yıldıray Oğur, bir de kardeşi var.Bu arkadaşların piyasaya çıkışı, kariyerleri, milletvekili aday adaylıkları falan hayli enteresan...

Kutsal ittifak, ya da itilaf medyaları mı desek?

http://img638.imageshack.us/img638/6078/zamantaraf.png

naper
17-08-2010, 19:33
Bakınız demokrasi aşığı mehmet ve ahmetin babaları 27 Mayıs ile ilgili neler demişler ve rasim nasıl bunu gözden kaçırmış...

http://img835.imageshack.us/img835/91/rasimozan.png

naper
17-08-2010, 19:39
Reklam verenleri de kurcalayacağız...
Nasılsa her taraf bok kokuyor!

http://img210.imageshack.us/img210/5504/reklamverenler.png

diamat
17-08-2010, 21:52
sayın naper

taraf gazetesini neden deşifre etmeye çalıştığınızı sormak istiyorum.
motivasyonunuz nedir.

taraf gazetesine ilişkin herhangi bir şeyi ispat etmeniz, ergonekon ve benzeri, kontgerilalla temelli örgütlenmelerin olmadığını ispat etmiş olacak mı.
ya da mesela 12 eylül cuntasının darbe için olgunlaşması beklenen şartlar üzerine kurulmadığınımı ispat etmiş olacaksınız.

beyler,
söylemleri boşverin.
söylemlere takılmayın.
ne akp dilindeki demokratlığın, ne de eski oligarşinin chp sinin vatanperverliğinin slogan kadar bile anlamı yok.

olup biten güce sahip olma mücadelesidir.
güce sahip olmak isteyenler kitleleri peşlerine söylemlerle çekmek isterler.
aslında söylemlerin söylem olmaktan öte anlamları olmadığını kitleler de bilir.
kitleler oligarşiye bu şekilde eklemlenir.o söylem hiyerarşik bir çıkar birlikteliğine kendi kitlesini eklemlemenin parolasıdır.

bu meselenin taraflarının haklı çıkma gayretleri de işte bu sebeple anlamsızdır.
onlar kendi oligarşilerini savunuyor.
tarafın ne olduğu birtek şey ispat eder.
tarafın ne olduğunu.
yoksa kemalist oligarşinin ne olmadığını değil.

bu iki oligarşik merkezin güç çekişmesi ise ne hukuk ne demokrasi ne de bir başka söylem arkasına gzlenemez.
savaşıyorlar.
hepsi bu.
kim kazanırsa halkı o düdüklesin diye savaşıyorlar.
sadevce kazanan kendi kitlesine ekonomik hiyerarşiden pay verecek.

yucemanitu
17-08-2010, 22:11
ne akp dilindeki demokratlığın, ne de eski oligarşinin chp sinin vatanperverliğinin slogan kadar bile anlamı yok.

olup biten güce sahip olma mücadelesidir.
bu iki oligarşik merkezin güç çekişmesi ise ne hukuk ne demokrasi ne de bir başka söylem arkasına gzlenemez.
savaşıyorlar.
hepsi bu.
kim kazanırsa halkı o düdüklesin diye savaşıyorlar.
sadece kazanan kendi kitlesine ekonomik hiyerarşiden pay verecek.


Aynen imza...

naper
18-08-2010, 10:20
sayın naper

taraf gazetesini neden deşifre etmeye çalıştığınızı sormak istiyorum.
motivasyonunuz nedir.

taraf gazetesine ilişkin herhangi bir şeyi ispat etmeniz, ergonekon ve benzeri, kontgerilalla temelli örgütlenmelerin olmadığını ispat etmiş olacak mı.
ya da mesela 12 eylül cuntasının darbe için olgunlaşması beklenen şartlar üzerine kurulmadığınımı ispat etmiş olacaksınız.



Bilakis;
Ben zaten taraf'ın 12 eylülün geç sonuçlarından sadece bir tanesi olduğunu söylüyorum.Güdümlü bir medyanın bazı doğruları yazsa bile, bir çok doğruyu sümen altına ittiğini söylüyorum.
Geçmişte olduğu gibi ABD sponsorluğunda bir darbe yapıldığında şu anki tarafın atacağı manşetleri görebiliyorum.

Hiç şaşırmayınız;
"Demokratik subaylar görev başında"
Manşetini görürseniz...

Nitekim babaları paşazade çetin neler yazmış 27 mayıstan sonra yazdık yukarıya!
Fettullah 12 eylülden sonra sızıntı'nın sayfalarına neler döktürmüş, nasıl postal yalamış yazdık...
Şimdinin liboşlarına sorduk "80 anayasası referandumunda oyunuzun rengi neydi?" diye...
Yanıt alamadık!
Açıkçası beklemiyordum da...Bana yalan söylerler, "hayır" dedik derler gibi gelmişti, zira omurgasızlık, tam bir yumuşakça olmak bunu gerektirir...
Onur kırıntıları kalmış olacak ki;
Konuyu değiştirmeye çalışıp (Rutin taktik), yalandan kaçtılar!

Bütün bu aldatmacayı, kandırmacayı, pisliği, satılmışlığı ortaya dökmek icap eder...
Güce tapmak benim karakterimde yok hocam!
Aileden böyle gördük, ahlakımız böyledir...

Hiç bir zaman yanar döner, yalaka, omurgasız olmadık...Şimdi de demokrasi, özgürlük kelamlarının altındaki aldatmacayı gözler önüne sermek, doğru bildiğimizi yazmak şarttır!


Gelelim diğer meseleye;
Ergenekon terör örgütü ve çeteler;
Baştan söyleyim 12 eylül sadece asker oyunu gibi lanse ediliyor.Burada bir eksik var.Benim evimi kurşunlayan resmi polis arabası neyin nesiydi o zaman?
Bu askerin çapını aşan çok daha büyük bir oyundur.Anadolunun kıç kadar bir şehrine kamyon kamyon keleş girecek, yarısı aleviye yarısı sünniye dağıtılacak ve kimsenin haberi olmayacak bu işten!!!

-Polisin, mitin, jitemin, askerin, iç işlerinin haberi olmadan kamyon kamyon silah dağıtılacak!!!

12 eylül askeri darbesi sadece işin neticesidir ve zalimliği bir yana çok trajiktir...

Peki ya öncesi...
Kulaksız camiisi ateşe verildi diye köylerden otobüslerle insan getirip(silahlı) mahallelinin üzerine salan, bu sırada mahalleliye de silah dağıtan güç kimdir?Tüm bu çirkin, kalleş, şerefsiz oyun oynanırken polis ne yapmaktadır?Ya mit?Ya iç işleri???
Peki ya TSK?
Uğur Mumcu neden öldürüldü?Bu işleri çomakladığı için olabilir mi?

Bu günü anlamak için öncelikle, 12 eylülü ve hatta öncesi gelişmeleri iyice irdelemek lazım...Askeri darbeye zemin hazırlayan şartlar bir güzel anlaşılmalı...Yoksa hedef sapar!

Bu güne gelirsek;
-12 eylülün baş aktörü ressam paşa dışarıda,
-Balansçı Çevik Bir dışarıda,
-Andıççı Büyükanıt dışarıda,
-Döneminde onlarca darbe tezgahlanmış Özkök dışarıda,
Çetin Doğan içeride...
Yargılama devam etmekte ama diyelim ki Çetin Doğan suçlu!
Özkök neden dışarıda hocam?
Bu adam darbe girişimlerinin bilgisi dahilinde olduğunu söyledi!
Bu tezgahta (balyoz) 2003 te yapıldı,
Özkök neden dışarıda hocam?

Geç onu...
Büyükanıt, internet andıcını ben verdim demedi mi?
Neden dışarıda hocam?

Ulen bu taraf satılmışı madem tüm gizli belgeleri çıkarıyor ya;
Dolmabahçede recep ile yaşar ne konuşmuş yazsın, bulsun...
Eğer bu konu başlığında özür dileyip, hemen gitip tarafa abone olmazsam liboş olayım...

basitrasin
18-08-2010, 10:48
Herkese Selam.
Çocuklarını kaybeden aileler Meclis’e ve yargıya başvuruyor.
Bu haberi malum medyada bulamazsınız. İşte tarafın farkı.
Habere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
taraf.com.tr (http://www.taraf.com.tr/haber/sehit-aileleri-meclis-e-ve-yargiya-basvuruyor.htm)
Saygılarımla.

naper
18-08-2010, 12:06
Tarafın bu gün reklam verenleri;

Garanti bankası, Türkiye finans
A101 marketleri
Nil yayınevi
Timaş (Osman Can'ın kitabı tanıtılıyor)

Türkiye finans 2007 itibarı ile araplarda.Faizsiz bankacılık uzmanı bu arkadaşlar.

A101 ise cüneyt zapsunun.
Bakalım zapsu kimmiş ve neler yaparmış?
http://img62.imageshack.us/img62/6976/zapsu1.png
http://img269.imageshack.us/img269/4985/zapsu2.png
http://img24.imageshack.us/img24/2664/zapsu3.png


Bakalım nil yayın evi necidir, ne yapar?
Arkadaşlarımız biraz muhafazakar galiba!
http://img713.imageshack.us/img713/3300/nilyaynevi.png

Bu sorun değil, ama şurası biraz sıkıntılı be hocam;
http://www.nil.com.tr/liste.php?sayfa=1

Kitap evinin 74 adet kitabı şu an çıkıyor.Bu kitapların 72 si kimin bilin bakalım?
Tabii ki Muhammed Fettullah Gülen hoca efendi hazretlerinin!
Diğer 2 kitap ise; İsmail Albayrak ve Ali Ünal'a ait.
Bakın kitap evi kendini nasıl tanımlıyor;

http://img687.imageshack.us/img687/2626/fetovenil.png


Gelelim meşhur raportör, akademisyen, hukuk insanı Osman abiye;
http://img808.imageshack.us/img808/29/osmanabi.png


Söyledik ve hep söyleyeceğiz.
Bakınız amaçlar nasıl da çakışıyor, bakınız kaynaklar nasıl çakışıyor, bakınız yöntemler nasıl çakışıyor!

Bütün bunlar dura dursun;

Peki taraf; kıytırık trajı ve topu topu dört tane reklam vereni ile nasıl ayakta duruyor?

Ahmet Altan 30 bin TL civarındaki maaşını nasıl alıyor.

Acaba NED(National Endowent for Democracy) "Muhabir yetiştirme desteği" adı altında, tarafa harçlık veriyor olabilir mi?

naper
18-08-2010, 12:24
İbrahim Betil tarafa para yardımı yaptı mı?
Yaptı ise neye istinaden?

naper
18-08-2010, 13:04
http://img205.imageshack.us/img205/9198/nedgerei.png

Yazının tümü için;
http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=3888.0

Ve buna dikkat!
http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=6664

naper
19-08-2010, 12:18
Bakınız Ahmet Altan'a neler yazılmış, tık yok!
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Ahmet_Altan_once_babanin_darb e_saksakciligini_yazmalisin&tarih=23.01.2010&Newsid=283104&Categoryid=4&wid=108

Acaba balyoz darbe planını da taraf ve yazarları hazırlamış olabilir mi?

İşte TGB’nin basın açıklaması:
“Her Yalanın Altından Taraf Çıkıyor!
Değerli basın emekçileri,
Dün (20.01.2010) Taraf Gazetesinde “Balyoz Planı” başlığıyla verilen haberin hemen sağ altında “müzahir eleman temini konusunda referans uygulamasına devam edilerek azami koordinasyon sağlanması” maddesi içinde koordinasyon sağlanacak kurumlar arasında Türkiye Gençlik Birliği sayılmaktadır. Taraf gazetesinin haberine göre sözde darbe planı 2003 Mart’ında hazırlanmış ve bitmiştir.
Şimdi insan aklına seslenerek soruyoruz. 19 Mayıs 2006 yılında kurulan TGB, nasıl olur da daha kurucularının bile aklında böyle bir isim yokken 2003 yılı içindeki darbe planlarına iştirak edebilir ya da birileri TGB’yi böyle bir planda anabilir? Aklımıza iki olasılık gelmektedir: Taraf gazetesi TGB’yi, daha önce Star, Bugün gazetelerinin yaptığı gibi Ergenokon Tertibinin içine sokmak için bizzat kendisi plana eklemiştir. Bu büyük bir suçtur ve caze kanununda yeri vardır. Tarafçıların iddia ettikleri demokrasi ilkelerine de ters düşmektedir.
Diğer olasılık ise daha vahimdir: Taraf gazetesinin yazdığına göre toplam 5 bin sayfalık doküman tamamıyla yalanlar ve tertiplerle örülüdür. Türkiye’nin bağımsızlığına ve Atatürk’ün mirasına kasdetmek isteyen AKP ve F tipi tertipçiler ABD’nin destek ve yardımlarıyla bu planı hazırlamışlardır. Buradan Taraf gazetesine sesleniyoruz. Bu, sizin ne ilk ne de son yalanınızdır. Daha önce Tokat’taki saldırıyı PKK değil, Genelkurmay yaptırdı demiştiniz, PKK saldırıyı üstlendi; Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterini NTV telefonları düşürdü dediniz, aramaların sonra yapıldığı ortaya çıktı; Ergenekon tutukluları ile ilgili yaptığınız yalan haberlerin haddi hesabı yok. Taraf gazetesi, Türk basın tarihine adını bir tertip gazetesi olarak yazdırmıştır.
Evet, her yalanın altından Taraf gazetesi çıkmaktadır. Taraf Gazetesi ABD’nin Ankara’da kurduğu tertip merkezinden çıkan sahte belgelerle Türkiye’nin direncini kırmaya çalışmaktadır. Zamların vergilerin halkı bezdirdiği, TEKEL işçisinin onurlu direnişinin kitleleri uyandırdığı bir mücadele ortamı AKP’yi ve yandaşlarını telaşlandırmıştır. AKP ve F tipi yandaşları Türkiye’nin en büyük Atatürkçü, yurtsever, devrimci gençlik örgütü olan TGB’yi tertiplere alet ederek sindirmeye çalışmaktadır. 23 Aralık’ta Star ve Bugün Gazeteleri TGB’yi sözde Arınça suikast teşebbüsleriyle ilişkilendirerek bu tertibe alet olmuşlardı. Şimdi ise bu tertibi Taraf gazetesi eliyle yürütmektedirler. AKP ve F tipi yandaşları Atatürk Gençliğinin gücünden korkmaktadırlar. Bu nedenle bulabildikleri her fırsatta TGB’ye saldırmaya çalışmaktadırlar. Pazartesi günü(25 Ocak 2010) TGB olarak çok daha kapsamlı bir basın açıklamasıyla TGB’ye karşı yürütülen bu yasa dışı faaliyetlerin tümünü açıklayacağız. Tertipçiler bundan sonra kaçacak delik arayacaklardır. Bu delik de muhtemeldir ki ABD olacaktır, Hoca efendilerinin çoktan kaçtığı gibi.
Türkiye Gençlik Birliği Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik bir Türkiye’yi kurana kadar mücadele edecektir. Bu mücadelemizde Milletimizden başka dayandığımız kuvvet yoktur. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda verdiği mücadele gibi.
Taraf gazetesinin tertiplerde kullanılan elemanlarına sesleniyoruz; AKP gidiyor! Artık sizin ‘darbe planlarınız’ mizah malzemesi olarak kullanılmaktadır. Yalanlarınız Tekel işçilerinin direnişini engelleyemeyecektir, eczacıları susturmayacaktır, memurları susturmayacaktır, itfaiye işçilerini susturmayacaktır, doktorları susturmayacaktır, baskı altına almaya çalıştığınız yargıyı susturmayacaktır. Zavallısınız! Yalanlarınız AKP’yi kurtaramayacak!”

diamat
19-08-2010, 12:57
sayın naper

bütün yazdıklarınızın ve varmaya çalıştığınız sonucun %100 doğruluğunu varsayalım.
burdan nereye varmamız gerekiyor.
amacınız ne, tarafı deşifre etmek mi.
taraf zaten kendi kendisini deşifre ediyor.

hala daha motivasyonunuzu ortaya koymuyorsunuz.
tarafı batırırken , görece neyi yukarı çıkarmaya ve yüceltmeye çalışıyorsunuz.

taraf birilerinin ipliğini pazara çıkarırken görevini yapıyordu diyorsunuz.
tamam.
ama o pazara çıkan iplikleri mi temize çıkarmaya çalışıyorsunuz.

güç çevreleri birbirlerinin kirli çamaşırları üzerinden savaşıyor.

siz de o güç çevrelerinden biri adına mı tarafın karanlık yüzünü deşifre ediyorsunuz.

naper
19-08-2010, 14:09
diamat;
Konu başlığında #127 nolu mesajda sorularınızın her birine yanıt verdim.Buna rağmen kendi kendinizi tekrar etmeniz, verilen yanıtları okumadığınız izlenimi uyandırıyor.

Yine de anlaşılamamış olmanın verdiği kaygı ile tekrar yanıtlayım.

En temel derdim;
Süresini bile öngöremediğim dünya tarihindeki şu kısacık hayatımda hakkımı yedirtmeden, kimsenin de hakkını yemeden, insanca yaşayıp, çalışıp, karşılığını alıp, kimseye muhtaç olmadan geldiğim yere dönmek istiyorum.

Bu noktada geniş mutabakat olacağını düşünüyorum.

Aynı ülkede, bu kadar farklı insanın mutabakat etmesi işte bu çıkarların ortak olmasındandır.

Malesef dünya tarihinde emperyal devletler hep varolmuştur ve ortalığı karıştırmışlardır.(Malesef osmanlı imp. da bu işi yapmıştır.)
Eskiden emperyal devletler savaş ve fetih yolu ile, diğer bölge ve ülkelerin kaynaklarını, iş gücünü ele geçiriyorlardı!

Değişen şartlarla beraber bu sömürme işi artık ekonomik tetikçiler, spekülatörler, satın alınmış iletişim aygıtları, satın alınmış yöneticiler vasıtası ile yapılmaktadır.

Yukarıda verilen doneler, tarafın, satın alınmış iletişim aygıtı olduğuna kuvvetli ihtimal vermektedir.

Amerikan hazinesinin para dağıtma veznesi NED den destek alan, soros ile kol kola girmiş ve her ne has ise sürekli belli bir hedefe yönelik çalışan bir medya organına karşı gerçekleri yazmak neden sizi bu kadar rahatsız etti ki?

Yoksa siz de antikemalist güdülerinizin esiri olarak, düşmanımın düşmanı dostumdur primitif mantığı ile mi hareket ediyorsunuz?

Eğer siz de liboşların yolundan gidip asıl karın ağrınızı üstü kapalı sorularla dillendirmeye çalışıyorsanız; bilin ki yanlış yoldasınız!
Doğru anladıysam;
"kemalistmisin?"demeye getiriyorsunuz.
Değilim!

Mustafa Kemali severim.Ülkemize büyük katkıları olması bir yana zekasına saygı duyarım.Öte yandan 1930 ların bakış açısı ile 2010 da memleket değil, apartman yönetilemeyeceğinin farkındayım!

Hiç bir zaman, hiç bir yerde TSK savunuculuğuna soyunmadım.Ama bu ordumuzu kurumsal anlamda tukaka etmemi de gerektirmez.

Hala savaşlar var ve hala ordulara ihtiyacımız var.Her kurumda olduğu gibi içindeki çürük elmalar temizlenmelidir, bu da ayrı bir konu!

Ekonomik görüşlerim ise "karma ekonomi" diye tanımlanabilecek kalıptadır.
http://www.genbilim.com/content/view/3553/

Tabii burada ne olursa olsun "tam bağımsızlık" aslolandır benim için.

İşte taraf ile problemim tam da budur.Taraf tam bağımlı, güdümlü, önce hedefi seçip sonra haberleştirme yoluna giden arkası oldukça karanlık bir medya organıdır!

Eğer aynı sorularda ısrarcı olursanız (motivasyonunuz nedir), yanıtlarımın okunmadığından hareket edip; yazılarınızı okumayacağımı, dolayısı ile yanıt alamayacağınızı da bildiririm.

diamat
19-08-2010, 14:22
sayın naper

taraf tam bağımlı güdümlü bir medya organıdır.
bağımsız ve güdümsüz bir medyamız olmadığına göre tarafın bağımlı ve güdümlü oluşu tarafa özel değildir.

siz bağımsızlıkçımısınız.
o nedenle mi liboşlara karşısınız.

siz ce bağımsız olmak nedir.
nasıl bağımsız olunur.
bu ülke bağımsızlığını ne zaman nasıl kaybetti.

beni ne söylediğiniz ilgilendirmiyor.
ne söylediğinizi okuyor ve anlıyorum.
beni neden söylediğiniz ilgilendiriyor, ve anlamaya çalıştığım için motivasyonunuzu soruyorum.

şu an bu liboş işbirlikçi iktidarla çekişme içinde olan karşı blok işbirlikçi değil mi.
siz üçüncü bir tez mi ortaya koyuyorsunuz.
şayet öyleyse teziniz ne.

naper
19-08-2010, 15:11
sayın naper

taraf tam bağımlı güdümlü bir medya organıdır.
bağımsız ve güdümsüz bir medyamız olmadığına göre tarafın bağımlı ve güdümlü oluşu tarafa özel değildir.



Güdümlülüğün tarafa özel olmayışı, tarafı eleştirmemizi engeller mi?
Neden?




siz bağımsızlıkçımısınız.
o nedenle mi liboşlara karşısınız.



Evet ben tam bağımsız bir ülkede yaşamak istiyorum.Tam da bu nedenle liboşlara karşıyım.




siz ce bağımsız olmak nedir.
nasıl bağımsız olunur.
bu ülke bağımsızlığını ne zaman nasıl kaybetti.



Ekonomik ve siyasal anlamda bir ya da daha fazla otoriteye boyun eğmek zorunda kalmayan, halk tarafından seçilmiş parlementosu hür iradesi ile kararlar alabilen bir ülke kabaca bağımsızdır.(Askeri üslerden tutun, borçlanmalara kadar bu konu çok daha genişletilebilir.)
Nasıl bağımsız olunacağını kurtuluş savaşı ile bizzat içinde yaşadığımız ülke bir zamanlar göstermiştir.
Tam bir tarih veremeyeceğim gibi bu doğru da olmaz.Bunu bir süreç olarak ele almak lazım.Şu an bağımsız olmadığımız bana göre ap açık ortada,
Siz farklı mı düşünürsünüz?



şu an bu liboş işbirlikçi iktidarla çekişme içinde olan karşı blok işbirlikçi değil mi.
siz üçüncü bir tez mi ortaya koyuyorsunuz.
şayet öyleyse teziniz ne.

Karşı bloktan kasıt nedir?
Ordu? CHP? MHP? Brolar birliği? Sade vatandaş? Tekel işçisi? Üniversiteler?

Bu konu başlığından sapmamak adına, ahiret sorularınızı özel mesaj ya da başka bir konu başlığında sormanızı rica edeceğim.

Ayrıca benim sorduğum sorulara yanıt alamadım!
Amerikan hazinesinin para dağıtma veznesi NED den destek alan, soros ile kol kola girmiş ve her ne has ise sürekli belli bir hedefe yönelik çalışan bir medya organına karşı gerçekleri yazmak neden sizi bu kadar rahatsız etti ki?

Yoksa siz de antikemalist güdülerinizin esiri olarak, düşmanımın düşmanı dostumdur primitif mantığı ile mi hareket ediyorsunuz?

basitrasin
19-08-2010, 15:35
Sayın naper.
Taraf gazetesin'nin beni için anlamı: Derin devleti ortaya çıkarmasıdır.
Benim şu an değer verdiğim şey, Türk gladyosu ( Ergenekon ) ile mücadele edilmesi.
Bana göre böyle davranan bütün kuruluşlar desteklenmeye değer.
Sayın naper. Eğer sizce Taraf bu kadar kötü ise, bana Ergenekon ile mücadele eden başka bir kuruluş önere bilir misiniz?
Şimdiden teşekkür ediyorum.
Saygılarımla.

axial
19-08-2010, 15:49
Sayın naper.
Taraf gazetesin'nin beni için anlamı: Derin devleti ortaya çıkarmasıdır.
Benim şu an değer verdiğim şey, Türk gladyosu ( Ergenekon ) ile mücadele edilmesi.
Bana göre böyle davranan bütün kuruluşlar desteklenmeye değer.
Sayın naper. Eğer sizce Taraf bu kadar kötü ise, bana Ergenekon ile mücadele eden başka bir kuruluş önere bilir misiniz?
Şimdiden teşekkür ediyorum.
Saygılarımla.


Sayın basıtrasın;

Taraflı yayın yaptığı belli olan bir gazetenin yaptığı haberleri körü körüne inanmak ve desteklemek ne derece doğrudur.

Tarafı alın okuyun birşey demem. Ama bana doğruluğun aydınlığın adresi gibi göstermeyin.

Gidip samanyolu tv yi izleyin taraftan farklı değiller yaptıkları hemen hemen aynı. Samanyolunun internet sitesini gezin, taraf yazarlarının yazılarını bulacaksınız. O zaman samanyolunu da destekleyin . Bakın ben bir örnek verdim size.

Ben öneriyorum samanyolu tv yi takip edin ergenekonla uğraşıyorlar. Fetullah imparatorluğuna biraz daha destek verin yeter ki ergenekon temizlensin.

basitrasin
19-08-2010, 15:56
Sayın aksial
Öneriniz için teşekkür ederim.
Saygılarımla.

naper
19-08-2010, 15:58
Sayın naper. Eğer sizce Taraf bu kadar kötü ise, bana Ergenekon ile mücadele eden başka bir kuruluş önere bilir misiniz?
Şimdiden teşekkür ediyorum.
Saygılarımla.

Tabii;
İstanbul 13.Ağır Ceza mahkemesi.

Demokrasi diye yırtınıyorsunuz ama D sinden haberiniz yok..
Ülkemizde adaleti gazeteler mi sağlayacak!

Ayrıca sonuçlanmamış bir dava üzerine konuşuyoruz, unutmayalım.Mutlaka suçlular cezasını çekecektir.Mahkeme zaten son derece şeffaf olarak görülmektedir.
Öyleki gizli tanık ifadeleri, belgeler belli kamu birimlerinden sızdırılmaktadır.Deniz feneri, kalpazanlık, kayıp trilyon olayları ise sümen altıdır.

Basitrasin;
Öncelikle şuna karar veriniz.Adalet sadece bir konuda mı tecelli etmeli yoksa her türlü suç durumunda devreye girmeli midir?

Yargı lehimizde karar verirse bağımsız, aleyhte verirse siyasal mıdır?

basitrasin
19-08-2010, 16:11
Sayın naper.
Sizin öneriniz de güzel. Zaten ben de Silivri davasını takip ediyorum.
Ancak bir vatandaş olarak Cuntaların yargılanmasında benimde tuzum olsun istiyorum. Hukukçu değilim. Belkide bu yüzden, Darbe girişimleri mahkemeye intikal etse bile, davaları aktif olarak desteklemek istiyorum.
Alıntı: Yargı lehimizde karar verirse bağımsız, aleyhte verirse siyasal mıdır? diye sormuşsunuz. Tabi ki Yargılanan kim olursa olsun, hep aynı sonuca ulaşan, tarafsız yargıdan yanayım. Yani ideali bu.
Saygılarımla.

diamat
19-08-2010, 16:37
sayın naper

siz; düşmanımın düşmanı dostumdur cümlesinin hangi koşullarda geçerli olabileceğini hiç düşündünüz mü?!
eğer düşmanımın düşmanı da düşmanım ise bu önerme geçerli olabilir mi.

antikemalist güdü de nedir.
böyle bir güdü olduğunu sizden duydum.

ben tarafı savunmam.
derdim o değil.

sizin taraf ve akp-fetoş ittifakı üzerinden kemalist oligarşiyi temize çıkarma çabanız olduğunu düşündüğüm için bu konuda sorular yönelttim.
tarafla mücadeleniz beni rahatsız etmez.
elbette taraf aleyhine güçlü argümanlarınız var.
çoğunun doğruluğunda hemfikiriz.
ancak kullandığınız jargondan halk aptaldır söylemlerinize kadar, kuyruk acınız açıkça görülüyor.
siz bu çıkar çatışmasnın karşı tarafısınız.
hepsi bu.

bırakın bu bağımsızlıkçı ağızları.
bu ülkeyi emperyalizme teslim eden sizsiniz.
ancak efendiniz sizi kartladığınız için kapı önü yaptı, yerine yeni cariyesi akp-fetoş-liboş üçlemesini koydu.
indirildiği kucağı özleyenlerin bağımsızlıkçılığını kime yutturuyorsun.

naper
19-08-2010, 16:50
sayın naper

siz; düşmanımın düşmanı dostumdur cümlesinin hangi koşullarda geçerli olabileceğini hiç düşündünüz mü?!
eğer düşmanımın düşmanı da düşmanım ise bu önerme geçerli olabilir mi.

antikemalist güdü de nedir.
böyle bir güdü olduğunu sizden duydum.

ben tarafı savunmam.
derdim o değil.

sizin taraf ve akp-fetoş ittifakı üzerinden kemalist oligarşiyi temize çıkarma çabanız olduğunu düşündüğüm için bu konuda sorular yönelttim.
tarafla mücadeleniz beni rahatsız etmez.
elbette taraf aleyhine güçlü argümanlarınız var.
çoğunun doğruluğunda hemfikiriz.
ancak kullandığınız jargondan halk aptaldır söylemlerinize kadar, kuyruk acınız açıkça görülüyor.
siz bu çıkar çatışmasnın karşı tarafısınız.
hepsi bu.

bırakın bu bağımsızlıkçı ağızları.
bu ülkeyi emperyalizme teslim eden sizsiniz.
ancak efendiniz sizi kartladığınız için kapı önü yaptı, yerine yeni cariyesi akp-fetoş-liboş üçlemesini koydu.
indirildiği kucağı özleyenlerin bağımsızlıkçılığını kime yutturuyorsun.
Sen öyle diyorsan, öyledir...Ne yapalım..
Beni bana tanıttığın için teşekkürü borç bilirm..
Esen kalın.

davaları aktif olarak desteklemek istiyorum.

Bundan hiç bir şey anlamadım...Davaları takip edersiniz, bu çok tabii de;
Yargılananların suçunun sabit olduğunu düşündüğünüz için mi destekliyorsunuz?

kitapsızım
19-08-2010, 17:00
10.000'lerce sayfa delil, iddianame, gizli tanık ifadeleri, kullanılmış lav silahları,
ümraniyede bulunup alel acele imha edilen el bombaları.
Varılan nokta ? Sıfır.
Ucu açık bırakmak , sonuca bağlamamak,
gazetecisinden profesörüne herkesi tutuklamak mıdır dava süreci.
Tüm tahliye taleplerini reddetmek, adamın elinden TV kanalını alıp
sonra deliğe tıkmak mıdır ? Kimmiş davanın savcısı ? RTE !

Delilleri topladılar, davayı açtılar, daha ne istiyorlar ?

diamat
19-08-2010, 17:04
sayın naper

uzun yıllar önce, beyazıt meydanında cuma günü islamcılar eylem yapıyordu.
küçük bir ülkücü grup da aralarındaydı.
ülkücü grup ''kanımız aksa da zafer islamın'' diye slogan attı ve bunun üzerine okkalı bir dayak yediler islamcı kardeşlerinden.
neden dersiniz.bu sloganın neresi islamcıları rahatsız etmiş olabilir ki.

söylemek istediğim şu.
ben söylemlere takılmam.
ben söylemlerin hangi çıkar grubunun çıkarını işaret ettiğine bakarm.
zaten bunun böyle olduğunu da aslında sizin deyiminizle cahil halk da bilir.

akp demokrasi dediğinde , sözlüğü açıp demokrasi kelimesinin anlamına bakmama gerek yok.çünkü demokrasi derken demokrsiyi değil kendi oligarşilerini kasttettikleri açık.

size sizi tanıttığım için teşekkür etmenize gerek yok.
amacım sizi diğer okurlara tanıtmaktı.
bağımsızlık gibi söylemlerin ise sözlük anlamının büyüsüne kapılmadan hangi oligarşilerin çıkarını işaret ettiğini ortaya koymaktı.

sizin oligarşinizi desteklemeyen halk kesimlerini kolayca cahiller ve satılmışlar diye nitelendirmeniz kim ve ne olduğunuzu ortaya koyuyor olsa da yine de tanıtılması gereken kısım buydu.

naper
19-08-2010, 17:14
size sizi tanıttığım için teşekkür etmenize gerek yok.
amacım sizi diğer okurlara tanıtmaktı.
bağımsızlık gibi söylemlerin ise sözlük anlamının büyüsüne kapılmadan hangi oligarşilerin çıkarını işaret ettiğini ortaya koymaktı.

sizin oligarşinizi desteklemeyen halk kesimlerini kolayca cahiller ve satılmışlar diye nitelendirmeniz kim ve ne olduğunuzu ortaya koyuyor olsa da yine de tanıtılması gereken kısım buydu.

Sürpriz misin sen akşam akşam?
Sen kim oluyorsun da beni kime tanıtıyorsun?
Evvela bi ağzını topla kardeşim! Sorduğun soruları tüm samimiyetimle yanıtladığım halde bana kendi diktiğin kıyafetleri giydiriyorsun...

Bu konu başlığında "taraf" ın arkasındaki karanlığa dikkat çekiyorum.Varsa itirazın yaz!

Eğer yoksa;

Kaynaklar yazılarda belirtilmiştir.

Ayrıca bu konu başlığında, yanıtı olmayanlar için;
-Atıp tutmak
-Saçmalamak
-Boş konuşmak
Serbesttir.

naper
19-08-2010, 17:24
http://img693.imageshack.us/img693/6351/tekziptaraf.png

Bu tür saldırırken dozu kaçırma durumları, sadece davanın kamu oyundaki ciddiyetini sarsar.Ve bir çok suçluyu gizler.

Aynen ergenekon apartmanı altında 3 tane kaleşlikof mermisi bulunması gibi...

basitrasin
19-08-2010, 17:25
Sayın naper
Bence Türkiye de derin devlet var. Bunun tasfiye edilmesi gerek.
Tabi ki davaları devam edenler arasında suçsuz olanların bulunma ihtimali var.
Ancak şu an yargılanmakta olanlar dışında henüz mahkemeye çıkarılmamış, hakkında henüz dava açılmamış birçok cuntacının olduğuna inanıyorum. Bunların yakalanmasını istiyorum. Eğer yeterli kamuoyu sağlanırsa Ergenekon un sonuna kadar ortaya çıkarılabileceğine inanıyorum.
Eğer bu başarılabilinirse, çocuklarımın daha iyi bir ülkede yaşayacaklarını düşünüyorum.
Saygılarımla.

naper
19-08-2010, 17:32
Sayın naper
Bence Türkiye de derin devlet var. Bunun tasfiye edilmesi gerek.
Tabi ki davaları devam edenler arasında suçsuz olanların bulunma ihtimali var.
Ancak şu an yargılanmakta olanlar dışında henüz mahkemeye çıkarılmamış, hakkında henüz dava açılmamış birçok cuntacının olduğuna inanıyorum. Bunların yakalanmasını istiyorum. Eğer yeterli kamuoyu sağlanırsa Ergenekon un sonuna kadar ortaya çıkarılabileceğine inanıyorum.
Eğer bu başarılabilinirse, çocuklarımın daha iyi bir ülkede yaşayacaklarını düşünüyorum.
Saygılarımla.
Harfiyen katılıyorum...
Kenan Evren, Çevik Bir, Büyükanıt, Özkök, Mehmet Ağar, Sedat Bucak vesaire masum masum geziyorlar bakalım...

kitapsızım
19-08-2010, 17:42
Eğer yeterli kamuoyu sağlanırsa Ergenekon un sonuna kadar ortaya çıkarılabileceğine inanıyorum.

Acaba neden bir türlü sağlanamadı yeterli kamuoyu ?
Davaya iliştirilen bir sürü suçsuz (pardon muhalif mi yoksa) insan yüzünden mi ?
80 yaşında insanların evlerini sabaha karşı basanların , hukuksuzların, zorbaların yüzünden olmasın sakın ?

İyi bir niyetle , ülkedeki cuntayla-katillerle hesaplaşmak için açılmadı bu dava Sn rasim. Güç gösterisi olsun diye, "canımın istediğini harcarım bunu anlayın" diye açıldı. "Atarım içeri , bi daha gökyüzünü anca rüyanda görürsün " diyen adamın davası bu. Ne sokaktaki vatandaşın ne de benim davam.

diamat
19-08-2010, 17:54
sayın naper

elbiseyi ben biçmedim.
siz biçmiş ve giymişsiniz zaten.
taraf, oligarşiler arası bir mücadelenin enstrümanıdır.
tıpkı diğer medyalar gibi.

ama diğer medyaları bir tarafa koyup tekil anlamda tarafın satılmışlığı üzerinden ergonekon paspasçılığına soyunup sonrada bunu, bir başka başlıkta hayırcılıkla birleştirip, halkı da kendine başka patronlar buldu diye cahil ve satılmış ilan etmeniz sizin tam da o oligarşilerden birinin tarafı olduğunuzu gösterir.

işte tam da bu nedenle söylemlerinizdeki bağımsızlıkçılık vurgusu anlamını kaybeder.
siz bir politik örgütlülüğün propagandasını yapıyorsunuz.
o örgütlülük emperyalizme teşne olmak anlamında akp-fetoş ittifakına ders verir.
geçmişte ne kadar faşizanlaşacağını da bizzat gördük.

hep diyorum.
kelimeler önemli değil.
sööylemlerin somut olarak hangi örgütlü yapıların iktidarını işaret ettikleri önemli.

naper
19-08-2010, 18:16
Kaynaklar yazılarda belirtilmiştir.

Ayrıca bu konu başlığında, yanıtı olmayanlar için;
-Atıp tutmak
-Saçmalamak
-Boş konuşmak
Serbesttir.



sayın naper

elbiseyi ben biçmedim.
siz biçmiş ve giymişsiniz zaten.
taraf, oligarşiler arası bir mücadelenin enstrümanıdır.
tıpkı diğer medyalar gibi.

ama diğer medyaları bir tarafa koyup tekil anlamda tarafın satılmışlığı üzerinden ergonekon paspasçılığına soyunup sonrada bunu, bir başka başlıkta hayırcılıkla birleştirip, halkı da kendine başka patronlar buldu diye cahil ve satılmış ilan etmeniz sizin tam da o oligarşilerden birinin tarafı olduğunuzu gösterir.

işte tam da bu nedenle söylemlerinizdeki bağımsızlıkçılık vurgusu anlamını kaybeder.
siz bir politik örgütlülüğün propagandasını yapıyorsunuz.
o örgütlülük emperyalizme teşne olmak anlamında akp-fetoş ittifakına ders verir.
geçmişte ne kadar faşizanlaşacağını da bizzat gördük.

hep diyorum.
kelimeler önemli değil.
sööylemlerin somut olarak hangi örgütlü yapıların iktidarını işaret ettikleri önemli.

Güzel örnek, tebrik ederim...

axial
19-08-2010, 18:23
Sayın basıtrasın;

Derin devlet hiçbir zaman yokolmayacak akp nin de hedeflediği bu değildir zaten. Onların hedefi kendi derin devletini kurmak bunun içinde önündeki engelleri birer birer yokediyor sizde destekliyorsunuz.

Ancak aradan yıllar geçecek ve siz eğer hala cumhuriyet yaşanıyorsa bu sefer akp nin derin devletini yoketmek için başkalarını destekleyeceksiniz.

diamat
19-08-2010, 18:23
sayın naper

çok ucuz numaralar değil mi bunlar.
size yakışmadı.

diamat
19-08-2010, 18:24
Sayın basıtrasın;

Derin devlet hiçbir zaman yokolmayacak akp nin de hedeflediği bu değildir zaten. Onların hedefi kendi derin devletini kurmak bunun içinde önündeki engelleri birer birer yokediyor sizde destekliyorsunuz.

Ancak aradan yıllar geçecek ve siz eğer hala cumhuriyet yaşanıyorsa bu sefer akp nin derin devletini yoketmek için başkalarını destekleyeceksiniz.

siz neyi destekliyorsunuz sayın axial
eski derin devleti mi.

kitapsızım
19-08-2010, 18:29
Ya siz neyi destekliyorsunuz Sn. Diamat ?

Derin devleti temizliyorum derken kendisininkini kuran AKP'yi desteklemediğiniz havasındasınız ama nedense en çok AKP'ye karşı duranları köstekliyorsunuz.

Anladık oy atmayacaksınız, iki tarafa da zaten karşısınız da, en çok AKP'ye karşı olanlara mı karşısınız nedir ?

axial
19-08-2010, 18:34
siz neyi destekliyorsunuz sayın axial
eski derin devleti mi.


Elbette ikisini de desteklemiyorum. Niçin sordunuz bunu.

oyumla ilgili sorduysanız. Ben tekrar söylüyorum bu referanduma hayır demek derin devlete evet demek değildir. Öncelikle akp belasını başımızdan atma seçimidir. Gerisini sonra halletmeliyiz. Yoksa tren kaçabilir..

naper
19-08-2010, 18:38
sayın naper

çok ucuz numaralar değil mi bunlar.
size yakışmadı.

Bak arkadaşım;
Konu başlığı ile ilgisiz bir sürü soru sordun, hiç bir mecburiyetim yokken, samimiyetle yanıtladım.
Bununla da tatmin olmayıp, kafanda çizdiğin modele beni oturtmaya çalışıyorsun.
Son yerel seçimler hariç hiç oy kullanmamış beni, benim dahi bilmediğim, senin de adını söylemediğin garip bir bloğun içine koyup eleştirmeye çalışıyorsun.Kendin çalıp, kendin oynuyorsun!
Benim siyasal görüş analizimi yapmak sana düşmez!

Eğer taraf gazetesi hakkındaki iddialara yanıtın varsa buyur, yok ben boş konuşacağım dersen yine buyur ama benden başka yanıt bekleme...

Haaa, açarsın bir konu başlığı, ülkemiz bence böyle düze çıkar der yazarsın reçeteni, bizler de fikrimiz var ise yazar, tartışırız...

diamat
19-08-2010, 19:26
Elbette ikisini de desteklemiyorum. Niçin sordunuz bunu.

oyumla ilgili sorduysanız. Ben tekrar söylüyorum bu referanduma hayır demek derin devlete evet demek değildir. Öncelikle akp belasını başımızdan atma seçimidir. Gerisini sonra halletmeliyiz. Yoksa tren kaçabilir..

madem referanduma hayır demek eski derin devleti onaylamak anlamına gelmiyor,
o halde evet demek neden yeni derin devleti onaylamak anlamına geliyor ki.
işte benim saksı burayı anlamakta zorlanıyor.

diamat
19-08-2010, 19:32
Ya siz neyi destekliyorsunuz Sn. Diamat ?

Derin devleti temizliyorum derken kendisininkini kuran AKP'yi desteklemediğiniz havasındasınız ama nedense en çok AKP'ye karşı duranları köstekliyorsunuz.

Anladık oy atmayacaksınız, iki tarafa da zaten karşısınız da, en çok AKP'ye karşı olanlara mı karşısınız nedir ?

akp ye neden karşısınız.

diamat
19-08-2010, 19:37
Bak arkadaşım;
Konu başlığı ile ilgisiz bir sürü soru sordun, hiç bir mecburiyetim yokken, samimiyetle yanıtladım.
Bununla da tatmin olmayıp, kafanda çizdiğin modele beni oturtmaya çalışıyorsun.
Son yerel seçimler hariç hiç oy kullanmamış beni, benim dahi bilmediğim, senin de adını söylemediğin garip bir bloğun içine koyup eleştirmeye çalışıyorsun.Kendin çalıp, kendin oynuyorsun!
Benim siyasal görüş analizimi yapmak sana düşmez!

Eğer taraf gazetesi hakkındaki iddialara yanıtın varsa buyur, yok ben boş konuşacağım dersen yine buyur ama benden başka yanıt bekleme...

Haaa, açarsın bir konu başlığı, ülkemiz bence böyle düze çıkar der yazarsın reçeteni, bizler de fikrimiz var ise yazar, tartışırız...


bak sayın dostum naper

ben çalmam da oynamam da.
sen sadece şuna cevap ver.akp ye oy verdiği için cahil ve satılmış olduğunu söylediğin bu halk, kime oy vermiş olsaydı cahil ve satılmış olmayacaktı.

taraf gazetesi hakkındaki iddialarına gelince.
alayı doğru.
ne olmuş yani.
taraf gazetesi bir ittifakın silahıdır, aletidir.
o silaha karşı mücadele vermek ise o silahın kime karşı kullanıldığıyla alakalıdır.
size karşı mı kullanılıyor.
akp o silahı eski oligarşinin yerine kendi oligarşisini kurmak için kullanıyor.
bu sizi niye rahatsız ediyor.
beni rahatsız etmiyor.
aralarındaki mücadeleyi seyrediyorum.
ama siz çok heyecanlısınız.neyin telaşı bu.

axial
19-08-2010, 19:58
madem referanduma hayır demek eski derin devleti onaylamak anlamına gelmiyor,
o halde evet demek neden yeni derin devleti onaylamak anlamına geliyor ki.
işte benim saksı burayı anlamakta zorlanıyor.


Sevgili diamat;

Sizden böyle çıkarımlar duymak beni üzüyor doğrusu.

Yahu anayasa paketi dedikleri şeyin içeriğini içini dışını benden iyi bildiğine eminim. Bunu önümüze sunan akp. Bende akpnin bu gücü ele geçirmesini istemiyorum .Bu gücü dinci emellerine kullanacaklarına ve ülkeyi 2. irana doğru sürükleyeceklerini görebiliyorum. Olay bu kadar basit.

naper
19-08-2010, 20:00
bak sayın dostum naper

ben çalmam da oynamam da.
sen sadece şuna cevap ver.akp ye oy verdiği için cahil ve satılmış olduğunu söylediğin bu halk, kime oy vermiş olsaydı cahil ve satılmış olmayacaktı.


Ergen misin nesin anlamadım!
Afferin, çalma, oynama...Eskiden bu blue çağı ailenin başına belaydı, şimdi bak internet başımıza ne işler açtı...
Bir önceki genel seçimler %80-85 gibi bir oranla boykot edilmeliydi.Fikrim budur.
Ayrıca halka satılmış demedim.Halkın çoğunluğu ise cahil, bu gerçeği apaçık ifade etmeyip, halk yalakalığına sığınanlarsa sahtekardır!




taraf gazetesi hakkındaki iddialarına gelince.
alayı doğru.
ne olmuş yani.
taraf gazetesi bir ittifakın silahıdır, aletidir.
o silaha karşı mücadele vermek ise o silahın kime karşı kullanıldığıyla alakalıdır.
size karşı mı kullanılıyor.
akp o silahı eski oligarşinin yerine kendi oligarşisini kurmak için kullanıyor.
bu sizi niye rahatsız ediyor.
beni rahatsız etmiyor.
aralarındaki mücadeleyi seyrediyorum.
ama siz çok heyecanlısınız.neyin telaşı bu.

Sana ne ki benim heyacanımdan, madem mücadeleyi seyredersin, ne diye burada kendini paralarsın; bundan ala tutarsızlık mı olur?
Biraz da sen bahset bakalım kendinden, ne yapmalıyız bu oligarşilerden kurtulmak için?

diamat
19-08-2010, 20:15
Ergen misin nesin anlamadım!
Afferin, çalma, oynama...Eskiden bu blue çağı ailenin başına belaydı, şimdi bak internet başımıza ne işler açtı...
Bir önceki genel seçimler %80-85 gibi bir oranla boykot edilmeliydi.Fikrim budur.
Ayrıca halka satılmış demedim.Halkın çoğunluğu ise cahil, bu gerçeği apaçık ifade etmeyip, halk yalakalığına sığınanlarsa sahtekardır!




Sana ne ki benim heyacanımdan, madem mücadeleyi seyredersin, ne diye burada kendini paralarsın; bundan ala tutarsızlık mı olur?
Biraz da sen bahset bakalım kendinden, ne yapmalıyız bu oligarşilerden kurtulmak için?

ne oldu dostum
ergen mergen muhabbeti falan .
ne oluyo.
önce kendine gel bakalım.
sonrada iddialara argümanlarını sunarsın.
ama fazla lagalugaya bulaşmadan tamam mı.

bu oligarşilerden kurtulmak için neyapmalıyız sorusuna gelince.
o sahtekar halkın kendi emeğine sahip çıkacağı günü bekliyoruz biz.
sizin gibi o oligarşi bu oligarşi gezmiyoruz.

ve bunun içinde sizin gibi sahte bağımsızlıkçıların maskesini aralıyoruz.aslında bağımsızlıkçı değil kendi oligarşilerinin koruyucuları olduklarınızı gösteriyoruz.
tarihsel sorumluluğumuz bundan ibaret.

sanırım son kısım benim burda ne aradığımın da izahını içeriyor.
oligarşlilerden kurtuluş oligarşiler arasında taraf olmaktan geçmiyor.
tam tersine oligarşi düzeninin kendisine karşı olabilmekten geçiyor.

diamat
19-08-2010, 20:22
Sevgili diamat;

Sizden böyle çıkarımlar duymak beni üzüyor doğrusu.

Yahu anayasa paketi dedikleri şeyin içeriğini içini dışını benden iyi bildiğine eminim. Bunu önümüze sunan akp. Bende akpnin bu gücü ele geçirmesini istemiyorum .Bu gücü dinci emellerine kullanacaklarına ve ülkeyi 2. irana doğru sürükleyeceklerini görebiliyorum. Olay bu kadar basit.

sayın axial

akpnin ele geçirmesinden korktuğunuz güç şu an kimin elinde.

sizin yaptığınız şey ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir.
eski oligarşinin eski numarası buydu.
korkular üzerinden ideoloiler üretmek.
antikomünizm anti şeriatçılık falan filan.
geçiniz bunları.
akp yerine eski oligarşiye sahip çıkmam , yani oligarşilerden birini diğerine tercih etmem için bir tek sebep söyleyiniz.

kitapsızım
19-08-2010, 20:53
60 senedir ağırlıklı olarak sağ iktidarların yönettiği bir ülkede kemalizmin oligarşisinden söz etmek komik olmuyor mu ?

Neden AKP karşıtıyım diye sormuşsunuz.
Yanında olmamı gerektirecek hiç bir neden olmadığından.
Memleketi satmak , din sömürüsüyle paraları cebe indirmek , insanları aç bırakıp
sonra da oylarını satın almaktan yana olmadığımdan. Vicdansız olmadığımdan...

Benim karnım tok sırtım pektir arkadaşım. Şu dünyada birşeyin mücadelesini
veriyorsam kendim için olduğu kadar aç , açıkta olan ve bırakılanlar içindir.
Mücadelem her fırsatta emek kelimesini kullanıp da emeğe zerre kadar saygı duymayanlarla ,
demokrasiden bahsedip onu inecekleri tramvay olarak görenlerledir.

O halde size göre ben bir kemalist oligark'ım, beyaz Türk'üm.
AKP'lilere göre statükocuyum, ergenekoncuyum, zaten zenciyim.

Siz hele bir anlatın bu kumpastan nasıl çıkılacak.
Her tarafı karaya çalmakla olmaz bu işler.

diamat
19-08-2010, 21:21
60 senedir ağırlıklı olarak sağ iktidarların yönettiği bir ülkede kemalizmin oligarşisinden söz etmek komik olmuyor mu ?

Neden AKP karşıtıyım diye sormuşsunuz.
Yanında olmamı gerektirecek hiç bir neden olmadığından.
Memleketi satmak , din sömürüsüyle paraları cebe indirmek , insanları aç bırakıp
sonra da oylarını satın almaktan yana olmadığımdan. Vicdansız olmadığımdan...

Benim karnım tok sırtım pektir arkadaşım. Şu dünyada birşeyin mücadelesini
veriyorsam kendim için olduğu kadar aç , açıkta olan ve bırakılanlar içindir.
Mücadelem her fırsatta emek kelimesini kullanıp da emeğe zerre kadar saygı duymayanlarla ,
demokrasiden bahsedip onu inecekleri tramvay olarak görenlerledir.

O halde size göre ben bir kemalist oligark'ım, beyaz Türk'üm.
AKP'lilere göre statükocuyum, ergenekoncuyum, zaten zenciyim.

Siz hele bir anlatın bu kumpastan nasıl çıkılacak.
Her tarafı karaya çalmakla olmaz bu işler.


hegemonya; basık olur, dik olur, yayvan olur, sağa yatık olur, sola yatık olur, ama üretim araçları üzerindeki mülkiyet varoldukça hep var olur.

bu kumpasın çıkışı ise,
üretim araçları üzerindeki mülkiyetin toplumsallaştırılmasıyla olur ancak.
başka tek bir çaresi yok.
çözüm bundan ibaret.
bu ise emekçilerin örgütlü mücadeleleri sonucunda gerçekleştircekleri bir devrimle olur.
gerisi fasa fiso.

naper
20-08-2010, 11:15
bu oligarşilerden kurtulmak için neyapmalıyız sorusuna gelince.
o sahtekar halkın kendi emeğine sahip çıkacağı günü bekliyoruz biz.

:D
Hayırlı beklemeler genç arkadaş!
http://www.youtube.com/watch?v=xE_Cd_Q59CI

Çok beklersin gibi geliyor bana...

http://www.youtube.com/watch?v=UvwEvDM7UAs&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=ucUujPhO7w4&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=Zytd83yM8aU&feature=related

naper
24-08-2010, 18:07
Taraf gazetesi lafa gelince demokrat, ama işler istediği gibi gitmeyince hooop nasıl da çark ediyor.
ABD nin biçtiği rol belli, taşeronu da ortada;
Sen kim oluyorsun da boykot ediyorsun ey BDP...

Bu BDP ye de acıyorum(akıllarınca karlı çıkacaklar bu işten), herifler kıçlarını silip atacak bunları, bakın görün...

Neyse;

http://img690.imageshack.us/img690/5905/ekrangrntsg.png

axial
24-08-2010, 19:48
"Taraf gazetesi yalan haber yapıyor"


BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Taraf gazetesinin ‘BDP boykotu esnetebilir’ başlıklı haberini kesin bir dille yalanladı.

Kışanak açıklamasında boykot tavrını daha da güçlendirmek için yeni planlama yaptıklarını belirterek, “Bu haberler tamamen maksatlıdır, çarpıtmadır, yalandır, halkımızın kafasını karıştırmaya yöneliktir. ‘BDP’nin siyasi tutumunda bir değişiklik olmuyorsa, bari hitap ettiği kitlenin kafasını karıştıralım’ mantığıyla yapılmış, basın etiğine uymayan yalan haberlerdir” dedi

haberin devamı (http://www.emekdunyasi.net/ed/siyaset/8357-taraf-gazetesi-yalan-haber-yapiyor)

Yukarıdaki linkte haberin devamını okuyabilirsiniz. Ancak oradan alınan aşağıdaki paragrafı buraya taşıma ihtiyacı hisettim.

“Bir gazete kendisi ‘evet’i savunabilir. Köşe yazılarında, yorumlarında bunu ifade edebilir, ama DTK gibi bu kadar ciddi bir kurum adına yalan haber yazma durumu olamaz. Bu kabul edilemez. İkincisi parti olarak biz defalarca bu konudaki görüşümüzü ifade ettik. Demokrasinin, Kürtlerin ve tüm farklı kimliklerin temel hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınması açısından biz bu boykot sürecini tarihi bir süreç olarak görüyoruz. Yeni bir anayasa talebini güçlendirmek ve bunun koşullarını yaratmak için hareket ediyoruz. Bu konuda tavrımızın nedenleri çok açıktır.”

kemalistcan
24-08-2010, 20:59
diamat arkadaşın ettiği cidden toyluktur(kızmaca, darılmaca yok; tahlilleri cılızdır) ama naper arkadaşın ettiği halkı tümüyle yabana atmak da büyük bir hatadır. Kurtuluş savaşı kiminle verilmiştir, Sovyet-ÇİN-Küba devrimleri kiminle yapılmıştır? 80 öncesi Ecevit rekor oyu kimden almıştır? Demek ki halkı motive edecek bir mesajın, ciddi bir örgütlenmen ve karizmatik bir liderin varsa kimse seni tutamaz. Bugün halkın üstündeki ölü toprağının nedeni cahilliğinden çok neoliberal politikalar yüzünden felce uğramış, örgütlenmeleri bozulmuş, giderek yalnızlaşmış, mutluluğu başka yerde ararmış, lumpen ploterya haline gelmiş olmasındandır.

Peki diamat nerde yanılmaktadır? O emekçi sınıfı dışında bir sınıfın(ki bu sınıf orta sınıf dahi olsa) ilericiliğini kabul edememektedir. Oysa biz(hepimiz) yurtaş ve emekçileriz; ülkemize karşı emperyalist ve gerici bir baskı varsa sınıf çatışamlarını ve burjuva iç çelişkilerini sorgulamayı bir yana bırakmalıyız. Kaldıki ben AKP'ye ve emperyalizme direk cepheden karşı gelen bir oligarşi görmüyorum; varsa kimlerdir bunlar? Orta sınıfı oligarşi olarak görmek büyük bir yanılgıdır; ki son tahlilde iki sınıf(emekçiler ve orta sınıf) iç içe geçmiştir. Savaşta önce kendine bir cephe oluşturmalısın; onu karşılayabileceğin bir yer olmalı. Bugün EVET çıkarsa AKP ve oligarşi iki kez güçlenecek çünkü sırada Sosyal güvenlik yasası(bu yasa tasarısını biraz araştır bakalım; madem emekçisin) var; yüksek yargı son haliyle buna dur diyemeyecek ne yazıkki; bu da AKP'den çok küresel kapitalizmin zaferi oalcaktır.

Ayrıca 4-c'nin yürütmesini durdurmaktan tut da, emekçileri zor duruma bırakacak sosyal güvenlik yasasındaki maddelerinin iptaline, iş bırakma eylemine katılanların ceza almamasına, gasp edilen yolluk vesairenin teminine, güneydoğu sınırının israile verilmesinin engellenmesine, ülke zenginliklerinin peşkeş çekilmesinin engellenmesine, işletmelerin yabancılara satılmasının engellenmesinin önünde ve birçok şeyde yargı vardı; bunu inkar cahillik değilse nankörlük ve ahlaksızlıktır!

kitapsızım
24-08-2010, 21:52
Sn KemalistCan,

Bunun adı düpedüz işbirlikçilikdir.Ama onlar istedikleri kulbu takarlar.
Demokratlık, açık görüşlülük gibi kavramlar sadece minareye takılacak kılıfı bu işin.
Özellikle de yurtdışından bakıp buradaki baskıyı demokrasi, açlığı ekonomik gelişme ,
sömürüyü yeni anayasal haklar olarak görüp, üstüne EVET diyebilmek için çok değişik bir bakış açısı lazım.
Ya da belki de düpedüz kör olmak yeterlidir.

Ama ben ne anlarım ki ? Beyaz bir zenciyim altı üstü.

naper
25-08-2010, 16:17
diamat arkadaşın ettiği cidden toyluktur(kızmaca, darılmaca yok; tahlilleri cılızdır) ama naper arkadaşın ettiği halkı tümüyle yabana atmak da büyük bir hatadır. Kurtuluş savaşı kiminle verilmiştir, Sovyet-ÇİN-Küba devrimleri kiminle yapılmıştır? 80 öncesi Ecevit rekor oyu kimden almıştır? Demek ki halkı motive edecek bir mesajın, ciddi bir örgütlenmen ve karizmatik bir liderin varsa kimse seni tutamaz. Bugün halkın üstündeki ölü toprağının nedeni cahilliğinden çok neoliberal politikalar yüzünden felce uğramış, örgütlenmeleri bozulmuş, giderek yalnızlaşmış, mutluluğu başka yerde ararmış, lumpen ploterya haline gelmiş olmasındandır.

Peki diamat nerde yanılmaktadır? O emekçi sınıfı dışında bir sınıfın(ki bu sınıf orta sınıf dahi olsa) ilericiliğini kabul edememektedir. Oysa biz(hepimiz) yurtaş ve emekçileriz; ülkemize karşı emperyalist ve gerici bir baskı varsa sınıf çatışamlarını ve burjuva iç çelişkilerini sorgulamayı bir yana bırakmalıyız. Kaldıki ben AKP'ye ve emperyalizme direk cepheden karşı gelen bir oligarşi görmüyorum; varsa kimlerdir bunlar? Orta sınıfı oligarşi olarak görmek büyük bir yanılgıdır; ki son tahlilde iki sınıf(emekçiler ve orta sınıf) iç içe geçmiştir. Savaşta önce kendine bir cephe oluşturmalısın; onu karşılayabileceğin bir yer olmalı. Bugün EVET çıkarsa AKP ve oligarşi iki kez güçlenecek çünkü sırada Sosyal güvenlik yasası(bu yasa tasarısını biraz araştır bakalım; madem emekçisin) var; yüksek yargı son haliyle buna dur diyemeyecek ne yazıkki; bu da AKP'den çok küresel kapitalizmin zaferi oalcaktır.

Ayrıca 4-c'nin yürütmesini durdurmaktan tut da, emekçileri zor duruma bırakacak sosyal güvenlik yasasındaki maddelerinin iptaline, iş bırakma eylemine katılanların ceza almamasına, gasp edilen yolluk vesairenin teminine, güneydoğu sınırının israile verilmesinin engellenmesine, ülke zenginliklerinin peşkeş çekilmesinin engellenmesine, işletmelerin yabancılara satılmasının engellenmesinin önünde ve birçok şeyde yargı vardı; bunu inkar cahillik değilse nankörlük ve ahlaksızlıktır!

Eğer kurtuluş savaşının top yekün verildiğini sanıyorsan yanılıyorsun arkadaşım.En basitinden manisa, tek bir kurşun atmadan teslim olmuştur...
Savaşa giden kadar, kara çarşafa sarınıp saklanan, samanlıkta saklanan, yoldan dönen, cepheden kaçan vardır...
Tabii o zamanlar onurlu, yürekli, vatanı için canını göze alabilecek insanlar şimdiye göre daha fazla idi, ancak aynen şimdiki gibi mandacılar, ingiliz hayranları vesaire bolca vardı..
Zaten ben şu sıralar 2.kurtuluş savaşını verdiğimizi düşünüyorum.Gençliğe hitabe de gayet net, kısa şekilde bu gün anlatılmıştır.
Yine bu silahsız savaşta mandacılar, yalakalar, bölücüler, gericiler, korkaklar olacaktır...

basitrasin
25-08-2010, 17:17
Herkese Selam.
Daha önceleri Taraf gazetesini pek takip etmiyordum.
Bu topikte tartışılanlardan sonra, artık hergün düzenli olarak Taraf'ı internetten okuyorum.
Benim merakımı kabartarak makul ve mantıklı bulduğum Taraf gazetesini takip etmemi sağladıkları için, burada yazısı olan bütün arkadaşlara tek tek teşekkür ederim.
Saygılarımla.

naper
25-08-2010, 17:56
Herkese Selam.
Daha önceleri Taraf gazetesini pek takip etmiyordum.
Bu topikte tartışılanlardan sonra, artık hergün düzenli olarak Taraf'ı internetten okuyorum.
Benim merakımı kabartarak makul ve mantıklı bulduğum Taraf gazetesini takip etmemi sağladıkları için, burada yazısı olan bütün arkadaşlara tek tek teşekkür ederim.
Saygılarımla.

:D
Çok akıllısın değil mi? Yani en azından akıllı olduğunu düşünüyorsun...

Sangre
25-08-2010, 18:37
Herkese Selam.
Daha önceleri Taraf gazetesini pek takip etmiyordum.
Bu topikte tartışılanlardan sonra, artık hergün düzenli olarak Taraf'ı internetten okuyorum.
Benim merakımı kabartarak makul ve mantıklı bulduğum Taraf gazetesini takip etmemi sağladıkları için, burada yazısı olan bütün arkadaşlara tek tek teşekkür ederim.
Saygılarımla.

Bazen bu tip gereksiz insanlar da yararlı olabiliyorlar demek ki..

Taraf gazetesini düzenli olarak takip etmeye başladığına sevindim.

diamat
25-08-2010, 19:58
diamat arkadaşın ettiği cidden toyluktur(kızmaca, darılmaca yok; tahlilleri cılızdır) ama naper arkadaşın ettiği halkı tümüyle yabana atmak da büyük bir hatadır. Kurtuluş savaşı kiminle verilmiştir, Sovyet-ÇİN-Küba devrimleri kiminle yapılmıştır? 80 öncesi Ecevit rekor oyu kimden almıştır? Demek ki halkı motive edecek bir mesajın, ciddi bir örgütlenmen ve karizmatik bir liderin varsa kimse seni tutamaz. Bugün halkın üstündeki ölü toprağının nedeni cahilliğinden çok neoliberal politikalar yüzünden felce uğramış, örgütlenmeleri bozulmuş, giderek yalnızlaşmış, mutluluğu başka yerde ararmış, lumpen ploterya haline gelmiş olmasındandır.

Peki diamat nerde yanılmaktadır? O emekçi sınıfı dışında bir sınıfın(ki bu sınıf orta sınıf dahi olsa) ilericiliğini kabul edememektedir. Oysa biz(hepimiz) yurtaş ve emekçileriz; ülkemize karşı emperyalist ve gerici bir baskı varsa sınıf çatışamlarını ve burjuva iç çelişkilerini sorgulamayı bir yana bırakmalıyız. Kaldıki ben AKP'ye ve emperyalizme direk cepheden karşı gelen bir oligarşi görmüyorum; varsa kimlerdir bunlar? Orta sınıfı oligarşi olarak görmek büyük bir yanılgıdır; ki son tahlilde iki sınıf(emekçiler ve orta sınıf) iç içe geçmiştir. Savaşta önce kendine bir cephe oluşturmalısın; onu karşılayabileceğin bir yer olmalı. Bugün EVET çıkarsa AKP ve oligarşi iki kez güçlenecek çünkü sırada Sosyal güvenlik yasası(bu yasa tasarısını biraz araştır bakalım; madem emekçisin) var; yüksek yargı son haliyle buna dur diyemeyecek ne yazıkki; bu da AKP'den çok küresel kapitalizmin zaferi oalcaktır.

Ayrıca 4-c'nin yürütmesini durdurmaktan tut da, emekçileri zor duruma bırakacak sosyal güvenlik yasasındaki maddelerinin iptaline, iş bırakma eylemine katılanların ceza almamasına, gasp edilen yolluk vesairenin teminine, güneydoğu sınırının israile verilmesinin engellenmesine, ülke zenginliklerinin peşkeş çekilmesinin engellenmesine, işletmelerin yabancılara satılmasının engellenmesinin önünde ve birçok şeyde yargı vardı; bunu inkar cahillik değilse nankörlük ve ahlaksızlıktır!

bak arkadaşm.
önce ilericilik dediğin kavramdan iki tane var.
bir tanesi burjuvanın görece feodalite karşısındaki ilericiliği.
m.kemal hareketi, bundan 70 yıl önce böyle bir ilericiliği temsil etmiştir.
ancak şu an kemalist oligarşi bunu dahi temsil edemiyor.

benim ilericiliğim ise, sosyalizmin burjuva değerler karşısındaki ilericiliğidir.

aristokrasiye göre görece ilerici olan kemalizmin sosyalizme görece gericiliğini bu sitede sizin ağabeylerinize bile öğrettim ben.

sen kalkmış toyluktan dem vuruyorsun.
ne anlatıyorsun bilader.

hadi iki gerici oligarşinin kndi arasındaki mücadelede tarafı olduğun mevzinin goygoyculuğuna devam et.
bana bulaşma.

bana bulaşmaya çapınız yetmez.

diamat
25-08-2010, 20:08
Eğer kurtuluş savaşının top yekün verildiğini sanıyorsan yanılıyorsun arkadaşım.En basitinden manisa, tek bir kurşun atmadan teslim olmuştur...
Savaşa giden kadar, kara çarşafa sarınıp saklanan, samanlıkta saklanan, yoldan dönen, cepheden kaçan vardır...
Tabii o zamanlar onurlu, yürekli, vatanı için canını göze alabilecek insanlar şimdiye göre daha fazla idi, ancak aynen şimdiki gibi mandacılar, ingiliz hayranları vesaire bolca vardı..
Zaten ben şu sıralar 2.kurtuluş savaşını verdiğimizi düşünüyorum.Gençliğe hitabe de gayet net, kısa şekilde bu gün anlatılmıştır.
Yine bu silahsız savaşta mandacılar, yalakalar, bölücüler, gericiler, korkaklar olacaktır...

2.kurtuluş savaşindan bahsedene bak.
ne o yunan yine mi anadoluyu işgal etti yahu.
adamlar kendi dertlerine düştüler zannediyordum.

kemalistcan
26-08-2010, 15:44
bak arkadaşm.
önce ilericilik dediğin kavramdan iki tane var.
bir tanesi burjuvanın görece feodalite karşısındaki ilericiliği.
m.kemal hareketi, bundan 70 yıl önce böyle bir ilericiliği temsil etmiştir.
ancak şu an kemalist oligarşi bunu dahi temsil edemiyor.

benim ilericiliğim ise, sosyalizmin burjuva değerler karşısındaki ilericiliğidir.

aristokrasiye göre görece ilerici olan kemalizmin sosyalizme görece gericiliğini bu sitede sizin ağabeylerinize bile öğrettim ben.

sen kalkmış toyluktan dem vuruyorsun.
ne anlatıyorsun bilader.

hadi iki gerici oligarşinin kndi arasındaki mücadelede tarafı olduğun mevzinin goygoyculuğuna devam et.
bana bulaşma.

bana bulaşmaya çapınız yetmez.

Ben ne kendi hayatımda ne de sanal alemde tartışılan konuları kişiselleştiririm. Bu da kişisel değildir; ama resmen tarih, gerçek katledilmekte ve ortalık leş gibi cahillik ve ukalalık kokmaktadır. Ben marksizme bir düşmanlık beslemediğim gibi hiçbir zaman küçümsemedim, hor görmedim. O yüzden lütfen sözlerim ideolojik bir saldırı olarak görülmesin. Emekten, üretmekten, meydanlardan, eylemden uzak, toy marksist arkadaşlarda küçük tepeleri ben yarattım havası var; havalarının aksine çok cılızlar. Bu cılızlık onları komik düşürebiliyor bazen.

Kafa ve kol emeğini bir araya getiren, aydını aynı zamanda emekçi, emekçiyi aynı anda aydın yapan; öğretmeni, öğrenciyi hatta yöneticiyi eşit bir safta görerek insanı, emeği, eşitliği, düşünce özgürlüğünü yücelten; kütaphanelerini aydınlanmacı yazarların, filozofların kitaplarıyla doldurup köylü çocuklarına büyük bir sıçramayala devrimci bir nitelik kazandıran Köy Enstitülerini kim hayata geçirdi?

Halkın özgürce kendini ifade edip, bir araya geldiği; sanatla, bilimle, ideolojiyle, mesleki beceriyle tanıştığı ve yoğrulduğu; birey olmayı ve toplumsal duyarlılık kazanmayı öğrendiği Halk Evlerini kim yaptı?

Hiçbir burjuva yapı(üstelik 1920, 1930 ve 1940'lardan söz ediyoruz) bu tür şeyler hedefleyip, hayata geçirmez. Üstelik sosyalizmin hedef aldığı, üstesinden gelmeye çalıştığı sorunlardır bunlar. Ki bunlar burjuva değerler ise sermayeci Demokrat Parti neden bir bir bunları yıktı? Atatürk senin ilerici sosyalsit değerlerinin çok üstünde bir insandır; burada ne kemalizm yüceltisi ne de marksizm aşağlaması yapıyorum sadece gerçek bir devrimci dehanın hakkını veriyorum

Ben burda yazmaya başlıyalı çok fazla olmadı; ama yazılarımı takip edenlerin klasik resmi bir söylev geliştirmediğimi göreceklerdir. Ben her seferinde emekçi ve yurtsever olarak iki kimliğimizin olduğunu, sadece din sömürüsüne değil tüm sömürülere karşı gelmemiz gerektiğini söyledim. Diğer bir iddiamsa emperyalist kuşatmadan kurtulmak için kimi müşterekler belirleyip hep birlikte hareket etmek ve bir cephe oluşturma(illa kanka olmamıza gerek yok) gereğidir. Sana emekçiyi perişan edecek Sosyal Güvenlik Yasasından bahsediyorum sen hala hizipçilik peşinde, psikolojik tatmin peşindesin; tam bağımsızlığı içine eden, laikliği güdükleştiren, ulus kimliğini faşistçe emelleri için kullanan darbecileri, türk-islam sentezcilerini kemalist gösterme çabasındasın!

Yüksek yargı ve kimi yargı organları bir sürü baskı altında, canı pahasına çabalıyor; sense rahatlığında vermiş olduğu arsızlıkla oligarşi savaşı(en azından bağımsızlık, laiklik, düşünce özgürlüğü anlamında bu herkesin savaşıdır; hani tusiad nerde bu savaşta? fikir bile bildiremiyor) olarak görmeye, göstermeye çalışıyorsun herşeyi. Sen ve senin gibiler ister beğenin ister beğenmeyin yargı bu ülkeyi değim yerindeyse sırat köprüsünün yarısına kadar geçirmiştir; ama şimdi sıra bizdedir. Zaten kötü olan rejimin daha da kötü olmasına neden olacak bir sözde eylemsizlikle sözde tarafsızmış gibi gözükmek ve yapacağı ufacık bir katkıyı bile polemiklerle hiç etmek ancak bir solcu bozuntusunu ya da liboşa yakışır.

Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Aziz Nesin, Mina Urgan, Doğan Avcıoğlu, Hikmet Kıvılcımlı, Turan Dursun gibi düşünmenin ne zararı var? Tam bağımsızlık, laiklik, demokrasi bu topraklarda kemalizm demektir; git önce onu öğrende gel çocuk!

diamat
26-08-2010, 20:37
sayın kemalistcan

siz öncelikle pek kolay kullandığınız devrimcilik, ilericilik, anti-emperyalizm gibi kavramları yeniden bir gözden geçirin.
sanırım çakma olanlarını size kakalamışlar.

emperyalist kuşatma ile uzlaşma noktasında islamcı gericilerden bir gömlek daha hevesli olduğunuzun tarihidir cumhuriyet tarihi.

muslukları ele geçirme mücadelesi verdiğiniz dönemlerde nedense hatırladığınız ve vurguladığınız anti-emperyalizm adına bu ülkede kemalistlerin ve kemalizmin ne yaptığını bir ortaya koyun da öğrenelim.

kemalizm ne zaman nerde anti-emperyalist oldu-olabildi.
ne zaman nerde emekten yana oldu-olabildi.
anti-kapitalist olmadan anti-emperyalist olabilmenin sihirli formulunu kim ne zaman keşfetmiş.
açıkça kapitalizmden ve kapitalist pakttan yana tavır koymuş, bürokratik elitin çakma burjuva ideolojisini bize yedirmeye kalkma.

senin yüksek yargı organların kapitalist oligarşinin sacayağından başka ne olabildi ki bu ülkede.
şimdi bir başka gerici güçle giriştiğiniz ve kaybettiğiniz bir savaşta kimleri yedekleyebilmek için bu söylemleri geliştirmeye çalıştığınızı gayet iyi biliyoruz.

geçmişte bu masala inanan ve islamcı gericilik karşısında görece daha ilerici olduğunu düşünerek kemalist gericiliğe prim verenler olması sizi bu kolaycılığa alıştırmış sanırım.

bu arada beni biriyle karıştırıyorsun sanırım.
çocuklu mocuklu cümleler kurup duruyorsun.
muhtemelen senin yaşında çocuklarım var.

kitapsızım
27-08-2010, 01:02
Bazen bu tip gereksiz insanlar da yararlı olabiliyorlar demek ki..

Taraf gazetesini düzenli olarak takip etmeye başladığına sevindim.

Sen kimsin ki başkalarına gereksiz diyebiliyorsun ?

kemalistcan
27-08-2010, 02:42
diamat'a bir sürü şey yazdım; yolla deyince hepsi gitti. Bir daha önce pc'ye kaydeteceğim.

O yazının hepsini tekrar yazmaya üşeniyorum. Ama temel olarak argümansız sallamaları ve karşı argümanlar üzerine bir yazıydı.

kitapsızım
29-08-2010, 01:07
benim çözüm önerim diye bir şey olamaz.
sorun insanlığın ortak sorunudur.
sorun emperyalist kapitalizmin insana yaşattıklarıdır.
toplum çözümü birlikte üretecektir.

ben çözümün üretim araçları üzerindeki mülkiyetin ortadan kaldırılması ile başlayacağını düşünüyorum.


Referandumda EVET deme isteği ile İFTAR pakedi dağıtanların partisi iktidarda kaldıkça siz daha çok beklersiniz toplumun çözüm üretmesini.
Son 30 sene içinde hiç bir iktidar , muteber kalmak için bu kadar çok rüşvet dağıtmadı. Bu kadar çok hile yapmadı ve tehdit etmedi. Siz 2 düşmanla savaşmaya devam edebilirsiniz.

Kolay gelsin. Sayenizde benimkilere bir tane daha eklendi.

diamat
29-08-2010, 11:08
Referandumda EVET deme isteği ile İFTAR pakedi dağıtanların partisi iktidarda kaldıkça siz daha çok beklersiniz toplumun çözüm üretmesini.
Son 30 sene içinde hiç bir iktidar , muteber kalmak için bu kadar çok rüşvet dağıtmadı. Bu kadar çok hile yapmadı ve tehdit etmedi. Siz 2 düşmanla savaşmaya devam edebilirsiniz.

Kolay gelsin. Sayenizde benimkilere bir tane daha eklendi.

sayın kitapsızım

peki o toplum çözüm üretmeyecekse, siz nasıl üreteceksiniz.
kiminle üreteceksiniz.

naper
30-08-2010, 13:03
:typing:
İşte bir taraf ikiyüzlülüğü daha;
http://haber.gazetevatan.com/tskdan-yasadisi-dinleme-sorusturmasi/325929/1/Gundem

Doğrudan başbakanın kontrolündeki Telekominikasyon İletişim Başkanlığı'nın usulsüz dinlemeleri ayyuka çıktı, hatta bu sebepten, savcılar tarafından TİB'e baskınlar bile yapıldı, bu konulara hiç değinmeyen taraf, konu TSK olduğunda nedense celalleniveriyor.

Aynen çarşaf çarşaf ergenekon yalanları yazıp, keriz fenerine gelince sus pus olmaları gibi...

Sangre;
Gereksiz bir şekilde sana ve senin gibilere rahatsızlık vermeye devam edeceğiz...Bana hakaretini güzelce yanıtlamıştım ancak "taraf site yönetimi" lutfedip silmiş mesajımı...Olsun sen okumuşsundur...:loco:

naper
22-09-2010, 02:03
Menşei aynı...
http://i1009.hizliresim.com/2010/9/22/348.png
http://i1009.hizliresim.com/2010/9/22/349.png

naper
22-09-2010, 02:14
Amerikalı arkadaşlara ise şu sayfayı şiddetle tavsiye ediyorum;
http://www.haber7.com/haber/20060323/Emine-Erdogandan-guzellik-sirlari.php

naper
06-10-2010, 10:18
Şu dinleme kayıtlarını, her türlü kirli işin üzerine giden "taraf" ta görmek isteriz!!!
http://www.t24.com.tr/haberdetay/70685.aspx

naper
06-10-2010, 11:49
Mecmua kandırmaya devam ediyor;
http://img.fotoambar.com/img/00000/d75ac80c2fce92c009d7de40ac3d271f.jpg

Titan
06-10-2010, 12:37
Mecmua kandırmaya devam ediyor;
http://img.fotoambar.com/img/00000/d75ac80c2fce92c009d7de40ac3d271f.jpg

Bu haber doğruysa Taraf'ın amacının araştırmacı gazetecilik değil, dolduruluşa gelmiş karıştırıcı gazetecilik olduğu anlaşılıyor, acaba ne yaptıklarının kendileri farkında mı? Gittikleri yolun sonunu görebiliyorlar mı?

naper
06-10-2010, 12:50
Titan;
Ben de ilk anda ümitlenmiştim.Hiç bir otoriteye bağlı olmayan, elinin ayarı olmayan, patavatsızca yazan bir gazete her ülkeye lazımdır.

Ancak yukarıdaki gibi o kadar örnek var ki...
Ateist yazarlarını önce sansürleyip, sonra kovmaları benim kopma noktamdır.Ben her tele dokunacaklar sanmıştım...Onlar aynı telden çalıyor...

basitrasin
06-10-2010, 17:12
Herkese Selam.
Hepimizin belli bir mantık süzgeci var.
Tecrübelerim bana her okuduğuma inanmamam gerektiğini öğretti.
Bir haberin doğruluğunu test edebiliriz. Değişik kaynaklardan olayı araştırmak veya olayı zamana bırakıp gelişmeleri takip etmek gibi.
Sonuç olarak her görüşten, birçok gazetenin olmasını tercih ederim. Zaman içinde bütün gazetelerin bazen yalan haber yaptığına şahit oldum. Ancak hiç bir yayın organına cephe almaya gerek görmüyorum.
Bence gazeteler ne kadar çok sayıda olursa, o oranda alternatif bakış açılarını görme şansımız olur.
Taraf gibi gazetelerinde olması gerektiğine inanıyorum.
Saygılarımla.

naper
06-10-2010, 17:41
basitrasin;
Yazdıklarınızdan, "arada sırada yalan haber de olur canım" gibi bir sonuç çıkardım ki; bu çok tehlikeli bir yaklaşımdır.Bu yaklaşımın bir benzeri de politikacılar için söylenen "hizmet yapsın, çalışsın da biraz yiyecek tabii, bal tutan parmağını yalar" benzeri sözlerdir.

Herhangi bir mecmuanın, bir şahıs, belli görüşe sahip şahıslar, belli kurumlar üzerine yalan haberi kronikleştirmesi kabul edilemez.Bu çok tehlikelidir.
Bu davranışı benimsemiş yayın organları, medya kuruluşu değil tetikçidir ve en nihayetinde tamamen kendisine duyulan güveni yitirecektir.Ne gariptir ki bu tip yayın organları, zaten bir güven kaygısı duymamaktadır ve gelip geçici olmuşlardır.
Tarafın da bu yolda hızla ilerlediğini söyleyebiliriz.Zaten gelirlerini çok okunduğu için değil, okuyucusuna maksatlı haberi ulaştırdığı için devam ettirdiğide bu konu başlığında yeterince temellendirilmiştir.
Esen kalın...

basitrasin
07-10-2010, 11:57
Sayın Naper
Sen yalan haber deyince aklıma geldi.
Dünkü Taraf gazetesinde Ahmet ALTAN'ın yazısını okudum. (Sayende artık her gün düzenli takip ediyorum.)
Kısaca:
Ergenekon diye bir örgüt olmadığını idea edenler, bunu savunanların Fethullahçılar olduğunu söylüyorlar. Belkide Fethullahçılar diye çok güçlü bir gurup var. Ancak bunu söyleyenler Türkiye'nin karanlık derin devlet geçmişi ile yüzleşmeyi destekledikleri sürece, sözlerini inandırıcı bulmuyorum. Bana derin devleti örtbas etmeye çalışıyorlarmış gibi geliyor.
Diyor.

yazının devamı için aşağıdaki link'i kullanabilirsiniz.
taraf.com.tr (http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-avci-ve-ergenekon.htm)

İyi ki Derin Devlet'e tavır alan Taraf gibi gazeteler var. Yoksa Ergenekon unutturulabilirdi.
Saygılarımla.

naper
07-10-2010, 12:47
Sayın Naper
Sen yalan haber deyince aklıma geldi.
Dünkü Taraf gazetesinde Ahmet ALTAN'ın yazısını okudum. (Sayende artık her gün düzenli takip ediyorum.)
Kısaca:
Ergenekon diye bir örgüt olmadığını idea edenler, bunu savunanların Fethullahçılar olduğunu söylüyorlar. Belkide Fethullahçılar diye çok güçlü bir gurup var. Ancak bunu söyleyenler Türkiye'nin karanlık derin devlet geçmişi ile yüzleşmeyi destekledikleri sürece, sözlerini inandırıcı bulmuyorum. Bana derin devleti örtbas etmeye çalışıyorlarmış gibi geliyor.
Diyor.

yazının devamı için aşağıdaki link'i kullanabilirsiniz.
taraf.com.tr (http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-avci-ve-ergenekon.htm)

İyi ki Derin Devlet'e tavır alan Taraf gibi gazeteler var. Yoksa Ergenekon unutturulabilirdi.
Saygılarımla.

İşte anlaşamadığımız nokta da burası.Ben diyorum ki, yasemin çongar derin devletten yanaydı, merve kavakçı linçinde bizzat rol aldı!
Önceki sayfalarda 12 eylül şakşakcılarını yazdık.Fetoşun "son karakol" adlı yazısını, sızıntı dergisinin linkiyle verdik.Tarafın reklam vereninin %80 den fazla fetoş ve ona bağlı şirket vesaire olduğunu kanıtladık.

Ben diyorum ki 10 sene öncenin derin devleti, şu an tarafın varolma sebepleri tarafından desteklendi ve şu anda ki derin devlet aleni şekilde taraf tarafından destekleniyor!

Aksini ispatlaman için, taraf mecmuasının başta çevik bir,özkök, büyükanıt olmak üzere dönemin suçlularının üzerine gitmesi gerekmektedir.Baş aktörleri iyi biliyoruz.Figuranlarla işimiz yok.

Sayfalarca taraf yazarlarının geçmişini yazdık burada.Birine bile itiraz edemeden, boş ve mesnetsiz, popilist söylemlerle taraf mecmuasını savunmaya çalışmak beyhudedir!
Taraf gazetesi ABD ajanlarının, darbe şak şakcılarının, vatanı kadın memesine satanların buluşma noktasıdır.Bu görüşü destekleyecek çok önemli deliller bu konu başlığında apaçık yazılmıştır!

Buna itiraz edemeyeceğinizi iyi biliyorum.Siz de "taraf"'ın misyonunu iyi biliyorsunuz.Tarafı ne zamandır takip ettiğinizi de iyi biliyorum.Ne söylemeye çalıştığınızı da...
Aynen savunduğunuz altan brothers gibi siz de dolambaçlı yollarla, popülist söylemlerle haklı çıkmaya çalışıyorsunuz, boşa...

Tarafın trajı apaçık gerçeği suratınıza çarpıyor!
14-20 aralıkta 60 bin satan taraf, 08-14 martta 48 bine gerilemiştir.Fotomaç gazetesinin 1/5 i kadar satışı bence tüm bu yalanlara rağmen hala iyidir.:D

naper
07-10-2010, 13:37
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=21767

Bu konunun tarafta verilişi ya da verilmeyişi de takiptedir...

naper
07-10-2010, 13:38
Şu dinleme kayıtlarını, her türlü kirli işin üzerine giden "taraf" ta görmek isteriz!!!
http://www.t24.com.tr/haberdetay/70685.aspx

Bakın bu çok önemli;
"Erzincandaki baskı üzerinde duralım, yoksa işlerin düzelmez!"

"Allah kolaylık versin, Erzincan başsavcısını tanır mısın?"

"Mehmet ÇELİK:Şey için aradım telefonda söylemeyeyim diye düşünüyorum Erzincan da kuvvetli bir baskı yapıyorlar ondaki kuran kurslarımızı basmışlar oradan adam yok almışlar içeriye toplu şeye sokuyorlar orda başsavcı vardır. Tuncelili bir zülüm yapıyor orda birde burada okumayan kızlara İsmail ağadan fatihadan başlattılar bu seçim üzeri bu kasıtlı başlattılar onu ceza yazıyorlar bunlara çocuklarını okula göndermeyenlere baskı yapıyorlar bütün hocalara"

"Şükrü KÖSEN:Bizimkini jandarma yaptı emniyet yapsa kolay emniyete girip çıkarız jandarmaya giremiyoruz.
Şevket GÖKŞAN:Şimdi durumları nasıl arkadaşların
Şükrü KÖSEN:dışarıdalar şuan baskı baskı yok Şuanda çocukları bıraktılar hocalar yanı elebaşlar duruyor."

"A.Bahadır ALTINEL : Çok arkadaş var hepsini almışlar şevket gökşen mi neydi bir tanesinin ismi şevket gökşen ve arkadaşları denilebilir. Onlar bilirler.
Sebahattin KARAKELLE : Ben şimdi bir arıyayım.sana haber verecem
A.Bahadır ALTINEL : Geldiniz mi burda mısınız
Sebahattin KARAKELLE : Yok gelmedim burdayım . Allah izin verirse yarın gelecem
A.Bahadır ALTINEL : Burda da bir sıkıntı var. Bizim için gelince görüşelim.
Sebahattin KARAKELLE : İnşallah orda ne sıkıntı olacak ki hocam
A.Bahadır ALTINEL : Burda tevhid diye polis arkadaş devamlı geliyor. Bizim arkadaşları rahatsız ediyor. Geçen de benim yanıma geldi.
Sebahattin KARAKELLE : Al bakayım ismini adını soyadını ver bakayım bende emniyet müdürüne söylerim, hocam yani
A.Bahadır ALTINEL : Ben tevhit olarak biiyorum ismini
Sebahattin KARAKELLE : Ona deki ismini ver bakayım bizlere
A.Bahadır ALTINEL : Tamam ben birdaha öğreneyim
Sebahattin KARAKELLE : ona deki gel buraya ismini seni kim gönderiyor. Ver bakayım ismini"


"M.Seyfettin İNANÇ : Abi adamlar evlere resmen giriyorlar
M.Faruk BÜRÜNGÜZ : Evlere mi?
M.Seyfettin İNANÇ : Tabi, tabi, tabi, tabi, müfettişler kaç kişinin, gelen telefonların haddi yok, yani buna bir önlem almaları lazım, adam geliyor, giricem içeri diyor, çocuk var diyor, bilmem ne diyor yani göndermediği taktirde
M.Faruk BÜRÜNGÜZ : Nerden geliyor bu, İstanbul ilinden mi geliyor?
M.Seyfettin İNANÇ : Tabi, tabi, tabi, tabi, il müfettişliği şeyden Milli Eğitimden geliyorlar zorla, kaç kişinin şimdi evine girmişler, adamlar ağlayarak anlatıyor, ya zorla girdiler diyor, çocuğu şey yaptılar zaten muhtarlıktan tespit ediyorlar ilk önce bilgisayarla
M.Faruk BÜRÜNGÜZ : Neyi tespit ediyorlar?
M.Seyfettin İNANÇ : Çocuğun olduğunu ve gitmediğini
M.Faruk BÜRÜNGÜZ : Okula gitmediğini
M.Seyfettin İNANÇ : Tabi, şimdi yani diyorlar ne yapacaz, hele hele bu 10, 19 seneye çıktı kız çocukları, adam diyor ben öldür kızı gönderme diyor yani nasıl yapacaksın diyor, şu anda düşün işte 7, 6 yaşında başlasa abi 9 sene olduğu zaman 15 yaşındaki kız okula gidicek, kız erkek karışık açık, bu kabul edilebilir mi?
M.Faruk BÜRÜNGÜZ : Peki ben şimdi
M.Seyfettin İNANÇ : Yani 15 yaşındaki kızı eee erkeklerin içine kadın erkek, zaten okulların durumu ortada her türlü yani bu çok kötü ve bu baskı git gide artıyor, İzmit tarafından çok şikayet geliyordu, şimdi Bağcılar’dan efendime söyliyeyim şeyden kaç tane yerden telefonlar geliyor, adamlar geliyor, geçen gene geldiler Hasan Efendinin yanına geldiler, oraya geldiler, çok sıkıntı var yani, Ahmet Bey’e de bi sıkış şey yaptı eee hocamlar görüştü Ahmet Bey’le ALBAYRAK var ya,
M.Faruk BÜRÜNGÜZ : Biliyorum, Ahmet ALBAYRAK
M.Seyfettin İNANÇ : Dediler bu işe bir çare bulun"

Linkten seçmeler, konuşmalar dehşet verici.Araya kaynamasın...
Özgürlükçü, demokrat "taraf" nerede???

Bu telefon konuşmaları, aynen Hanefi Avcı kitabını doğruluyor beyler...
Her taraf bok kokuyor!

naper
07-10-2010, 13:50
Şimdi de Baransu'nun kurnazlığına gelelim;
http://www.odatv.com/n.php?n=mehmet-baransudan-hanefi-avciya-kumpas-0610101200

Lütfen dikkatlice inceleyelim!

Öte yandan yalanda da sınır yok;
http://img.fotoambar.com/img/00000/eb195ce73a5dd686f5fa7b958b6dd409.jpg

basitrasin
07-10-2010, 14:34
Sayın aper.
Verdiğiniz bilgilere teşekkür ederim.
Derin devlete karşı olduğunuz konusunda beni kandırmıyorsunuz değil mi?
Eğer Ergenekon çetesiyle daha iyi mücadele eden bir gezete biliyorsanız lütfen bana yol gösterimisiniz. Çok makbule geçecek.
Şimdiden sağ olun diyorum.
Saygılarımla.

errata
07-10-2010, 15:02
Değerli basitrasin;

Ergenekon ya da diğer benzeri çete, örgüt vs. oluşumları daha iyi anlamak için bence birincil bilgi kaynağınız gazete, dergi, TV olmamalı. Zira edindiğiniz bilgiler büyük çoğunlukla bir propaganda metninin farklı yazılmış senaryolarından ibarettir. Özellikle bazı televizyon kanalları ve gazetelerin tümüyle bir tarafa hizmet eden yanlı ve çarpık yayın organları olabileceğini bilmelisiniz (Taraf, Zaman, Cumhuriyet, Radikal, Yeni Asya, Yeni Şafak, Vatan, STV, Kanal 24, Ülke TV, ATV, Star TV-Kanal D, Show TV, Cem TV, ART, Meltem TV, Halk TV, Kanal B, HaberTürk, Kanal Türk, CNN Türk, Beyaz TV, Ulusal Kanal)

Bence ülkenin yakın tarihi, dünya ülkeleriyle ilişkilerini, yaşadığı ihtilal ve köklü değişim süreçlerini -siyasi, askeri, eğitime yönelik- uzun vadeli inceleyin. Netice itibariyle ortaya çıkan sonuç şu an kimin ne işle meşgul olabileceğini az çok anlamanıza yetecektir. Dışarıdan insanların ülkenizde olup bitenlerle ilgili söyledikleri ve çözüm önerileri de önemlidir. Bu tür işleri tarafsız kalabildikleri zamanlarda genellikle Amerikalı ve Alman araştırmacı yazarlar iyi yapar, okuyun bence.

basitrasin
07-10-2010, 15:28
Sayın Shibumi
Dediğiniz doğru. Bende birçok bilgiyi söylediğiniz yerlerden izliyorum.
Benim en çok merak ettiğim şey: sayın naper'in Ergenekona karşı olup olmadığı.
Yani sayın naper'in Taraf'a bu kadar allerjisi olmasında etken, tarafın Ergenekona karşı olması mıdır? Diye merak içindeyim.
Saygılarımla.

errata
07-10-2010, 15:40
Değerli basitrasin;

Ben "kötülükten sapıkça zevkler almayan" hiç bir kimsenin bir terör örgütüne sempati besleyeceğini, onu yücelteceğini düşünmüyorum.

Lakin bahse konu şey, yani Ergenekon nedir?

Bir grubun diğerini ya da kendine muhalefet eden herkesi içine attığı kirli bir kova mıdır? Yoksa yasa dışı bir terör örgütü müdür?

Bu ülkede gerçekten devleti ele geçirmiş, vatandaşları ezen, işkenceden geçiren, insanlığı ve özgürlükleri ayaklar altına alan bir sistem ve sistemin gerçekleyicileri var mıdır yok mudur? Bence apaçık bir gerçek olarak mevcuttur, vardır.

Peki bu var oluşun yarattığı sorunlardan en çok kim nemalanabilir? Kim beslenerek güçlenebilir? Ve ortadaki grupların/kişilerin içerisinde kim gerçekten bu kanserin üstesinden gelmek istiyor?

İşte burası tümüyle soru işaretleriyle dolu. İnsanların çözümleyemediği nokta burası.

Bir "mit" olarak şeytanın hiç bir zaman "ben şeytanım" diyerek size yaklaşmayacağını göz önünde bulundurmalısınız. Başlangıç noktası burası olmalı bence.

basitrasin
07-10-2010, 16:20
Sayın Shibumi.
Yazdıklarınıza katılıyorum.
Küçük birde ek yapmak istiyorum.
Çok abuk subuk olmadıkça, hiçbir gazeteyi kötülüklerin anası ilan etmekten yana değilim. Her yazılanın doğru olmadığının bilinciyle, mantık süzgecimizden geçirerek, bütün gazetelerden faydalanabiliriz. Diye düşünüyorum.
Saygılarımla.

naper
07-10-2010, 17:50
Sayın Naper.
Verdiğiniz bilgilere teşekkür ederim.

Rica ederim.


Derin devlete karşı olduğunuz konusunda beni kandırmıyorsunuz değil mi?

Ne haddime.Derin devletin bizzat mağduruyumdur, ailemle beraber!


Eğer Ergenekon çetesiyle daha iyi mücadele eden bir gezete biliyorsanız lütfen bana yol gösterimisiniz.
1.si derin devletle bir gazete mücadele etmez!Bunu size daha önce ben ve başka arkadaşlar da belirtti!
Şahsi fikrime göre Türkiyede korkunç işler yapmış, illegal bir yapılanma vardır ve cezalandırılmalıdır.Bunu da mahkemeler yapmalıdır.
Ancak ne gariptir ki, taraf; bana göre oldukça kuşkulu görünen, bırakın beni ergenekon iddianamesine göre de oldukça şaibeli, daha önce mafya liderleri ile ilişkileri ayyuka çıkmış, andıçlar yayınlayı, demokrasiye balans ayarı yapmış şahıslarla ilgilenmiyor!
Büyükanıt "ben yazdım andıçı" dediği halde elini kolunu sallayıp, makam aracıyla geziyor, ancak Türkan Saylan gibi bir eğitim neferi, lekesiz şahsiyetin evi aranıyor ise; ben bu işte başka bir iş ararım!
Bu örnekleri sayısız kere verdiğim halde, neyi anlamıyorsunuz?Yoksa işinize mi gelmiyor, anlamamak?
Ergenekon iddianamelerini okudunuz mu?
Eğer okumadıysanız size ilk tavsiyem okumanızdır!En azından iddianamenin gerçekliği kesin ve katiidir.Dikkat ediniz iddianame katiidir diyorum.İddiaların hepsi değil!

3.yol
08-10-2010, 06:47
Sayın Shibumi.
Yazdıklarınıza katılıyorum.
Küçük birde ek yapmak istiyorum.
Çok abuk subuk olmadıkça, hiçbir gazeteyi kötülüklerin anası ilan etmekten yana değilim. Her yazılanın doğru olmadığının bilinciyle, mantık süzgecimizden geçirerek, bütün gazetelerden faydalanabiliriz. Diye düşünüyorum.
Saygılarımla.

Sayin basitrasin,
Taraf gazetesi , Turkiye gazeteciliginde bir devrim yaratti ..... Kendinden onlarca misli buyuk kadrolara sahip gazetelerin yapamadiklarini gerceklestirdi ... Onlara kafa tuttu ... Gercekleri yazdi ...... Bu medya patronunu savunan kose yazarciklarinin hosuna gitmedi hic .... Cunku geleneksel medya statukonun savunucusuydu ve medya patronlari bu statuko sayesinde servetlerine servet katiyorlardi.... o yuzden hala cirpiniyorlar statukolarini korumak icin .....
Dolayisiyla "Taraf" gazetesi bazilarinin istemedigi konulari arastirip haber yaparak damarlarina basiyor ..... O yuzden "dusman" gazete oluyor .... Karalama yapmak icin ellerinden geleni yapiyorlar ..... Her turlu camuru atiyorlar "Taraf" gazetesi ve kadrosuna .....

Ama gunes balcikla sivanamaz ....
Gercekler birer birer ortaya cikiyor .... Cunku "gerceklerin ortaya cikmak gibi cok kotu bir huyu vardir" - Erdal Inonu .......

Saygilar,
3.yol

naper
08-10-2010, 08:47
Arkadaşlar Tarak mecmuasının son derece demokratik, açık görüşlü, her türlü özgürlüğü savunan yapısına alkış tutuyor ya;

Bende yorumsuz diyorum;

http://img693.imageshack.us/img693/5189/sevannianyanolay.png

Bu da açıklaması;

http://img841.imageshack.us/img841/7788/sevannianyanaklamas.png

Statikoya, tabulara dokunacak gazete; her türlüsüne dokunacak.Cemaatin işine gelenlere dokunup, gelmeyenlere dokunmaz ise "cesareti", "özgürlükçü yapısı" vesaire gibi şirin kelamlara tarafımızla güleriz.

Bakınız yukarıda ne güzel bir örneği var.Bir taraf yazarı, ateizm üzerinde durduğu için bakın neler oluyor.Nasıl da yancı demokratlar tavır alıyor.

Yancı demokrat;Aslında demokrasi ile ilişkisi ve bu konuda fikri olmayan, çıkarları gereği demokrasiyi sadece bazı konularda diline dolarken, işine gelmeyen konularda ağzını bile açmayan, organizma.
Karakteristik özellikleri geçmişleri kurcalandıklarında ya bir çok antidemokrat hareketi alkışlarken ya da bu tip hareketlerin bizzat içindeyken yakalanmalarıdır.

errata
08-10-2010, 11:56
3.yol, Taraf devrim yarattı, "gerçekleri" yazdı ve buna "inanalım" değil mi? Evet hadi "inanalım" ne duruyoruz, statükocu, kemalist birer elit miyiz yahu?

3.yol, söylemlerinizden anladığım kadarıyla siz zaten bize bir şeyler anlatma derdinde değilsiniz. Konuya odaklanma tavrınızdan sizin Taraf'ın yurt dışı muhabirlerinden biri olduğunuzu düşünmeye başladım. Elbette, elbette bu bir suç değil. Lakin siz bize değil muhtemel "müşterilerinize" konuşuyorsunuz.

Taraf bir "taraf" olarak, haberlerinde hiç bir somut gerçekliği ortaya koyamaz. Ne kadar tersini savunsa da verdiği haberlerin tümü "propaganda ürünüdür". Propaganda için kullanacağı haberlerin yarısını kendi cemaati vasıtasıyla oluşturur, yarısını tekzip eder ya da susar. Nereden ne için geldiği, kimlerin ekmeğine ne sürdüğü belli.

Aksini söyleyen ya bu işin içerisinde bir iş ortağıdır ya da tümüyle kandırılabilmiş bir zavallıdır.

basitrasin
08-10-2010, 14:19
Sayın 3.yol.
Bende tarafı olumlu buluyorum.
Ahmat ALTAN'ın durumu çok güzel anlatan yazısından sonra başka ne denilebilirki.

Aşağıdaki linkten yazıya ulaşabilirsiniz.

taraf.com.tr (http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-devlet-ve-toplum.htm)

Saygılarımla.

errata
08-10-2010, 14:27
"Böyle büyük, güçlü, gelişen ve zengin bir ülke" Ahmet Altan
Heaven, I'm in heaven -Frank Sinatra-
Wake up! Wake up to reality Neo!-Matrix-

naper
08-10-2010, 14:28
"Böyle büyük, güçlü, gelişen ve zengin bir ülke" Ahmet Altan
Heaven, I'm in heaven -Frank Sinatra-
Wake up! Wake up to reality Neo!-Matrix-

Aslında durum bu kadar net!
:clap2:

sargon
08-10-2010, 14:58
Bir zamanlar hergün Cumhuriyet okurdum. Epey zamandir hemen hic okumadim. Yillardir günlük olarak Radikal gazetesini takip ederim. Taraf gazetesine de bu siteye gelen Kemalist arkadaslarin sik sik bu gazateye saldirmasi sonucunda daha sik bakar oldum. Son günlerde Birgün gazetesi ile bazi Taraf yazarlari arasinda satasmalar olunca Birgün gazetesini de izler oldum. Ama hala düzenli izledigim gazete Radikal, sonra Taraf sonra Birgün. Tabii hepsini internetten takip ediyorum.

Taraf'in haberlerine bakinca orduyla ilgili arka arkaya haberler. Albaylar'in generaller'in becerdigi pis isler, üstü kapatilmis cinayetler, öldürülmüs askerler, kisacasi acaip rahatsiz edici bir ordu tablosu görüyorum. Tabii onun yaninda yine rahatsiz edici bir devlet tablosu. Ne yazik ki, ben bu tablonun sahte bir tablo degil, bizzat gercek oldugunu düsünenlerdenim. Taraf'in hosuma giden yani devlete burdan yaklasmasi ve simdiye kadar comak sokulmayan kirli ordu yapisinin icine comak sokmasi. Bu bence de elinde silah olanin halka uyguladigi teröre karsi büyük bir direnistir ve demokrasi mücadelesi acisindan son derece önemlidir. Solcularin yapamadiklari seyleri yapti Taraf.

Birgün gazetesine bakiyorum. Orda da devletin diger yanina dair elestiriler görüyorum. AKP hükümetinin adaletsiz uygulamalari, ögrencilere yapilan saldirilar, bircok yayin organinda yer almayan kücük ama anlamli eylemler vb. Gerci son zamanlarda Taraf'a dönük bir saldiri kampanyasi görülüyor, hatta bu kisim cok öne cikmis durumda. Böyle devam ederse Birgün'e ilgim azalir. Benim acimdan Taraf da Birgün de demokrasi mücadelesinin parcalari.

Ben esas olarak sistemin, devletin, hükümetin aciklarina saldiran demokrat bir basindan yanayim. Basinin görevi bu olmali. Demokrasi mücadelesinde Taraf önemli bir misyonu yerine getiriyor.

naper
08-10-2010, 15:15
Taraf gazetesine de bu siteye gelen Kemalist arkadaslarin sik sik bu gazateye saldirmasi sonucunda daha sik bakar oldum.

Basitrasin numaraları yapıyoruz, bakıyorum.:D
Mecmuanın traj seyiri, güvenilirliği konusunda kuvvetli fikir vermektedir sayın sargon.

Bu arada, ideoloji testinde %100 muhafazakar liberal çıktım ben, ne iş anlamadım?

Sangre
08-10-2010, 15:25
Bu arada, ideoloji testinde %100 muhafazakar liberal çıktım ben, ne iş anlamadım?

Anlamaman doğal.. Muhafazakar Liberal diye bir seçenek yoktu zaten.

Muhafazakar olduğunu ise, zaten hepimiz biliyoruz.

http://humanknowledge.net/PoliticalSpace.jpg

Yukarıdaki çizelgedeki 'Christian Democrat ve Authoritarian' ikilisi arasındaki bölgede bulunduğunu rahatça söyleyebilirim.

errata
08-10-2010, 15:36
İyi de devletin başında Taraf'ın muhalefet ettiği, edeceği adamlar yok ki. Bizzat devletin başındakiler Taraf'tan taraflar. Hani sekiz dokuz sene öncesinden bahsediyor olsanız bir mantık yürütebilmek mümkün olurdu. Lakin Taraf gazetesi henüz ortaya çıkmış bir gazete. Bu nasıl devletin kirli yüzünü ortaya çıkarmaktır?

Taraf işlerin nasıl yürüdüğünü her gün meclis koridorlarını arşınlayan adamlardan daha mı iyi biliyor? Hükümet edenler neden bu kirli işlerle kendileri uğraşmıyor? Taraf'ın "gerçekleri" fütursuzca, cesurca ortaya koyabilmesinin altında yatan ne? O "çok cesur liberalleri" değildir herhalde değil mi? Burada yaman bir çelişki var.

Şimdi bireysel özgürlük anlayışı adı altında liberalizmin en cıvık halini kendine şiar edinmiş insanların büyük bir cesaret örneği göstererek karanlığa savaş açtığını falan söyleyecekseniz ben uzaklaşayım yavaştan.

naper
08-10-2010, 15:58
Anlamaman doğal.. Muhafazakar Liberal diye bir seçenek yoktu zaten.

Sen anladın beni:)


Muhafazakar olduğunu ise, zaten hepimiz biliyoruz.

http://humanknowledge.net/PoliticalSpace.jpg

Yukarıdaki çizelgedeki 'Christian Democrat ve Authoritarian' ikilisi arasındaki bölgede bulunduğunu rahatça söyleyebilirim.

Fetoist liboş olmaktansa...

sargon
08-10-2010, 16:03
Sunun basinda kim var, bunun sonunda kim var hic önemli degil. Onemli olan yapilan is. Ortaya cikarilan belgeler ve gazetecilik. Ben buna bakarim. Yazarlarinin politik düsüncesinden öte gazeteciligi önemli.

Mesela su anda hükümete muhalafet eden benzer bir gazete olsa. Polisin icinde nelerin döndügünü, hangi kirli islerin yapildigini ortaya cikarsa cok da begenerek izlerdim. Ama yapilan pek gazetecilik olmuyor. Cemaat var, cemaat var diye bir yaygaradir gidiyor ama gazetecili yok, belgeler yok. Acikcasi Taraf gibi ama karsi taraftan yaklasan bir gazeteye ihtiyac var. Bu alanda bir bosluk var.

Sangre
08-10-2010, 16:19
İyi de devletin başında Taraf'ın muhalefet ettiği, edeceği adamlar yok ki.

Meclis koridorlarını arşınlayan parti gruplarından 3'ü de Muhafazakar zaten.. Bu partilerin hangi sisteme nasıl muhalefet edeceğini sanıyorsunuz?

İktidar partisinin -kendi oylarını arttırmak için- bu düzenle kavgalı olduğunu (veya öyle göründüğünü) de biliyoruz.. Kendi istedikleri değişikliklerin dışında (bunların bir çoğu Avrupa'ya uyum yasaları olmakla beraber aynı zamanda kendi varlığını tehlikeye düşürmeyen adımlar) diğer demokratik değişiklikleri umursamadıkları bir gerçek.. Ama buna rağmen bu değişikliklerin gelenekten (resmi ideolojiden) gelen devletin içindeki insanlar tarafından çoğu zaman engellenmeye çalışıldığını da biliyoruz.. Buna rağmen bir siyasi iktidarın, bu şekilde 'otorite' kullanılarak engellenmeye çalışılması demokrasi açısından olumsuz bir durum.. Bu yüzden de bahsi geçen demokrat çevreler, demokrasi teorisiyle uyuşmayan bu olumsuz duruma muhalefet ediyorlar..

Buna rağmen, karşılarında bu muhalefete direnen muhafazakar bir güruh olmasa, söylemlerini farklı alanlara kaydırıp (en önemlisi de, kısmen daha demokrat gördükleri iktidara muhalefet konusunda) daha geniş bir politika yürütebilirler.. Ama bugün, bahsi geçen demokrat/liberal insanlar bir sivil toplum örgütü gibi çalışıyorlar.. Kısmen de olsa demokrat olan bir iktidara da, alternatiflerine göre daha tercih edilebilir olduğundan dolayı muhalefetlerini sınırlı tutuyorlar.

Bu yüzden bu konuda da Sargon'la aynı görüşteyim.. Türkiye'yi senelerdir geri bırakan resmi ideolojiye yönelik eleştirilerinden dolayı Taraf'ın birincil olarak takip edilmesini öneriyorum.. Onun dışında bu muhalefete büyük bir direnişle karşı veren Kemalist güruhun haberlerini, söylemlerini ise umursamamak gerektiğini, ama bunun dışında, 'Bırakın Kemalistlerle Muhafazakar dindarlar birbirini yesin' söylemini önplana çıkaran Birgün gibi gazeteleri, İktidara yönelik ve diğer eleştirileri için takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bunların dışında ise çevre haberleriyle önplana çıkan ama yine de etkili bir muhalefet örneği gösteren yeşil gazetenin ve özgürlükçü sol söylemiyle önplana çıkan EDP gibi siyasi partilerin çalışmalarının takip edilmesini öneririm.

kitapsızım
09-10-2010, 22:50
Türkiye'nin halkı şimdi ilgilendiren yaşama dair gerçeklerinden bahsetmek, fakirlik, açlık, yolsuzluk, ihale vurgunu gibi şeylere değinmek yerine temcit pilavını durmadan derin devlete yedirmek de bir tür gazetecilik elbette.

Siyasi nufuz ile kurulan baskılar ve yapılan soygunlar, mahalle ağzıyla da olsa SÖZCÜ'de.
Hükümetin çevirdiği dolaplar, silivri tezgahında yaşananlar ve özgür basının tepesinde sallanan demoklesin kılıcı AYDINLIK'da (dergidir).
Aysbergin bir de altı olduğunu ve karanlığa sürüklendiğimizi haykıran yazarların ürünü CUMHURİYET'de de bişeyler var okunacak.

Arada bu kepazelikleri de okuyalım. Belki tezgahlanandan farklı bir şeyler görürüz !

naper
11-10-2010, 10:28
Mesela su anda hükümete muhalafet eden benzer bir gazete olsa. Polisin icinde nelerin döndügünü, hangi kirli islerin yapildigini ortaya cikarsa cok da begenerek izlerdim. Ama yapilan pek gazetecilik olmuyor. Cemaat var, cemaat var diye bir yaygaradir gidiyor ama gazetecili yok, belgeler yok. Acikcasi Taraf gibi ama karsi taraftan yaklasan bir gazeteye ihtiyac var. Bu alanda bir bosluk var.

Cemaat yok yani???

kemalistcan
11-10-2010, 12:37
Sunun basinda kim var, bunun sonunda kim var hic önemli degil. Onemli olan yapilan is. Ortaya cikarilan belgeler ve gazetecilik. Ben buna bakarim. Yazarlarinin politik düsüncesinden öte gazeteciligi önemli.

Mesela su anda hükümete muhalafet eden benzer bir gazete olsa. Polisin icinde nelerin döndügünü, hangi kirli islerin yapildigini ortaya cikarsa cok da begenerek izlerdim. Ama yapilan pek gazetecilik olmuyor. Cemaat var, cemaat var diye bir yaygaradir gidiyor ama gazetecili yok, belgeler yok. Acikcasi Taraf gibi ama karsi taraftan yaklasan bir gazeteye ihtiyac var. Bu alanda bir bosluk var.


Kim hangi gazeteciliği yapıyormuş? Bırakın allasen bu saflığı, safdilliliği, bilipte bilmezden gelmeyi.

İstihbaratın bu gazetelere bilgileri servis yaptığını biliyoruz; çünkü bunu yapabilecek başka bir kurum yok(bunu neden yaptığı ve devletin neden müdahale etmediği ayrı bir konu). Bunla birlikte istihbaratın kirli bir oyun içinde olduğunu da biliyoruz; çünkü çarpıtma, bilgilerde oynama bağlamında artık olmayan suçu isnat etme ve bunun içinde dümen çevirdiği, kumpas kurduğu ortadadır. Üstlerine gittikleri kişiler hep kendilerine tehlike olarak gördükleri kişilerdir ve onlara etmediklerini bırakmamaktadırlar; adamların ne uyuşturu kaçakçılığı ne terör örgütüne yataklığını bırakıyorlar. Bunu istihbarattaki muhbirleri ve pkk itirafçıları sayesinde yapıyorlar; onları gizli tanık olarak meydana atıp onları kendi ağızlarından konuşturmak çok kolay. Ama gerçek şu ki; herşeyi bilen hiçbirşeyi bilmemektedir ve yalanlar çoğaldıkça yalanların inandırıcılığı o oranda azalır.

Kimi arkadaşlar aptalca iddiaları ve birileri tarafından oluşturulmuş sözde kanıtları dikkate almaktadırlar; onların zekalarından ve yurtseverliklerinden şüphe ederim. Sol örgütlerle, PKK ile hatta ne var yok herşeyle ergenokon bağlantısı kurulmmaya çalışılması(ki buna ençok da örgütler isyan etmektedir; çünkü bu adamlarla on yıllarca çarpışmışlardır), ben burdayım beni sobole diyen büyük puntolu belgelerin her yerde kol gezmesi, her aranan yerde silah çıkması kimseyi pek şaşırtmamış da neden belge yokmuş, neden cemaat yaygarası basına yansımıyormuş bunun peşine düştük.

Arkadaş hangi basınla bunların üzerine gideceksin; adamlar tüm basını devşirdiler, kendilerine yedeklediler, mecbur ettiler. Sen görebiliyor musun ben göremiyorum sizin kör baktığınız sağır kaldığınız birkaç yayın organından başka birşey yok zaten; ki onlarla da kıyasıya uğraşıyorlar. İstihabarat ve polis devamlı belge ve bilgileri karartmaya çalışırken, karşıdevrimci savcı ve yargıçlar cellat rolüne soyunurken nasıl ulaşacaksın belgelere ve ulaştıklarını nasıl sesini çıkartıp duyuracaksın bu kör kuyuların içindeyken. Dalga geçiyor olmalısın!

Siz yaşananların kemalist rejimle hesaplaşma, kemalistlere haddini bidirme mi olduğunu sanıyorsunuz? Eğer şu kemalizm takıntınızdan ve düşmanlığınız kurtulamazsanız asla gerçekleri göremezsiniz. AKP'yi sosyal demokrat, liberal görür durursunuz. Oysa gerçekelr ortadadır adamlar kendi ağızlarıyla söylüyorlar bop eşbaşkanlıklarını, fişleme yaptıklarını, halen süren bir davanın savcısı olduklarını ve okyanus ötesine mesaj üzerine mesaj gönderiyorlar alenen. Görün artık bunları, yurtsever bir çizgide olsun bir araya gelin kemalistlerle...

naper
13-10-2010, 10:39
Taraf mecmuasının bin bir yaygara ile ortaya attığı iddiaların asılsız olduğu ortaya çıkınca, nedense hiç yaygara olmuyor.

Buraya yazıyorum, yakında bu yalan haberlerle ilgili tekzipleri de buraya yazacağım!

http://img.fotoambar.com/img/00000/cc400d28655f39d7ce51244472469a34.jpg

Mehmet Baransu iyice köşeye sıkışmış durumda.Yakında gerçeği tüm çıplaklığıyla göreceğiz.Lütfen zahmet edip bağlantıyı okuyunuz;
http://www.odatv.com/n.php?n=mehmet-baransu-yargilanacak-mi-1310101200

naper
16-10-2010, 12:13
http://www.taraf.com.tr/haber/kafesin-kilidini-amiraller-acacak.htm

http://www.taraf.com.tr/haber/bir-kilo-kiymaya-yirmi-uc-mermi.htm

http://img.fotoambar.com/img/00000/5695d6843931f0bcfdc05a08313f7f55.png

http://haber.gazetevatan.com/poyrazkoyde-tahliye-ruzgari/334944/1/Manset

http://haber.gazetevatan.com/Haber/334913/1/Gundem

http://haber.gazetevatan.com/Haber/335012/1/Gundem

http://haber.gazetevatan.com/Haber/335011/1/Gundem

basitrasin
16-10-2010, 17:10
Herkese Selam.
Taraf gazetesi hayranlarının yazdığı bu topikte benimde bir katkım olsun istedim.
Değerli fikirlerinden faydalandığım yazar Ahmet ALTAN'ın son yazısından bahsetmek istiyorum.
Kısaca toplumun değişim taleplerini yerine getiremiyenlerin siyasetten silineceği konusuna değinmiş.
Makaleyi bir cümle ile özetlersek:
"Özellikle Türkiye gibi çok hızlı değişen, değişime aç bir ülkede “yavaşlamaya” başladın mı arkandakiler gelip seni geçiyor."
Diyor.

Yazının devamı aşağıdaki linkte.
taraf.com (http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-erdogan-in-anlamadigi.htm)

Saygılarımla.

naper
18-10-2010, 15:15
Çok yakında taraf gazetesinden şöyle bir manşet gelebilir;
"Demokrat paşalar dinlendi, özgürlükçü paşalardan Çevik Bir 28 şubat mağduru" vesaire...
http://img.fotoambar.com/img/00000/94afa1093155b267fb94e9169aa2fdff.png

burlap
21-10-2010, 14:21
Aşağıda bana epey önce gelen bir epostayı, konu güncel olduğundan aktarıyorum. Bu arada verilen bağlantıları da irdeledim, doğrudur. Buradaki yazışmaların hepsini de okumadım. Aktardıklarım daha önce yazılmışsa bağışlayın.

Taraf Gazetesi Kimler Tarafından ve Hangi Amaçla Finanse Ediliyor?
Dr. M. Galip BAYSAN

Yapılan yayınlarda bu gazete ve destekçileri, yayınladıkları sansasyonal haberlerle Türk toplumunun menfaatlerini, Demokrasinin daha gelişmesini veya halkın haber alma özgürlüğüne saygılı olarak yapılan haksızlıkları ortaya koyduklarını söylüyorlarsa da bu konuda çoğu kimseyi inandırabildiklerini sanmıyoruz.

Ancak bu Taraf olayında gazeteyi çıkaran, finanse edenler kadar destek verenler de kendi ulusal çıkarlarına büyük kötülük yaptıklarının farkındalar mı acaba? Taraf yayıncıları olarak öne çıkan Altan Ailesinin bir ferdi ile Newyork'tan apar topar getirilen Milliyet muhabiri Yasemin Çongarı biliyoruz da asıl Ağalar kimler bunları da bilmek isterdik.

Notlarımızı karıştırınca «Tarafın finans kaynağı kim?» sorusunun daha önce de bazı yazarlar tarafından sorulduğunu gördük. Mesela 17 Temmuz 2008 tarihli Vatan gazetesinde Fatih Altaylı bu sorunun cevabını şu sözlerle açıklıyor:

«Taraf'ın parası nereden?»

Önce ben sordum, «Taraf'ın finansman kaynağı kim?» diye. Sonra Genelkurmay Başkanı (Orgeneral Yaşar Büyükanıt) aynı soruyu tekrarladı. Yanıt yerine hassas kalplerin yazarı Ahmet Altan'dan küfür geldi. Soruyu tekrarladım, basit bir yanıt istiyorum diye. Musluk sesi geldi, «Tısss» diye.

Madem o yanıt vermiyor, yanıtın en azından bir bölümünü ben vereyim.

Taraf isimli mevkutenin masraflarının büyük bölümü Çalık Grubu, daha doğrusu Vakıfbank ve Halkbank tarafından finanse edilen Turkuvaz Medya tarafından karşılanıyor.

Yani sizin, benim, devletin parasından. Taraf gazetesi, Çalık'a ait Sabah gazetesinin matbaalarında basılıyor. Kâğıdı, mürekkebi bu grup tarafından karşılanıyor. Dağıtımı yine aynı grup tarafından yapılıyor. Taraf Gazetesi, bütün bu işler için Çalık Grubu'na daha beş kuruş ödemedi. Masrafları Çalık Grubu yapıyor, karşılığında Taraf'tan 1 yıl vadeli çek alıyor. Taraf'ın günde 150 bin gazete bastırdığı raporlarda görünüyor.

Bu gazetelerin tanesi 30 kuruşa mal olsa, günde 45 bin lira kâğıt ve baskı parası var. Buna yazı işleri harcamaları dâhil değil. Sadece bu maliyet ayda 1,5 milyon YTL. Dağıtım maliyetini de ekleyince bu rakam hemen hemen 2 milyon YTL. Yılda 24 milyon YTL. Taraf bu harcamalar için «Çek» veriyor. Teneşir vade ( yani mezarda ödemecesine, daha açıkçası hiçbir zaman ödenmesi beklenmeyen bir senet). Bu durum TMSF yönetiminden beri sürüyor.

Çalık Grubu Sabah'ı devraldığı zaman Medya Grup Başkanı Serhat Albayrak'a bu durum bir rapor halinde sunuluyor. Zaten mali sıkıntıda olan gruba bunun da büyük bir yük getirdiği söyleniyor. Taraf'ın finans kaynaklarından biri budur. Yaptığı hizmete oranla bence düşük bir maliyet.

Bu yayın organının yurt dışından nasıl finanse edildiğini bir dostumdan aldığım aşağıdaki mail şu şekilde bir açıklık getirmektedir: (Büyük ölçüde 1 Temmuz 2009 tarihli şu bağlantıdan alınma:
http://odatv.com/n.php?n=taraf-abddeki-renkli-devrim-sponsoru-nedden-nasil-para-aliyor-0107091200 (http://odatv.com/n.php?n=taraf-abddeki-renkli-devrim-sponsoru-nedden-nasil-para-aliyor-0107091200) )

«Taraf Gazetesi'nin para aldığı ABD'deki kurumun adı: NED. Yani National Endowent for Democracy.Bu kurum Odatv.com (http://odatv.com/) takipçilerine yabancı değil. «renkli devrimlere» sahne olan tüm ülkelerde bu kurumun adını görüyoruz. (Bknz: Odatv arşivi - http://odatv.com/ara.php?q=National+Endowment+for+Democracy+&dt=1 (http://odatv.com/ara.php?q=National+Endowment+for+Democracy+&dt=1))
Peki National Endowment for Democracy isimli Washington'daki bu «renkli devrimler» mucidi/sponsoru Taraf Gazetesi'ne nasıl maddi yardımda bulunuyor biliyor musunuz;"muhabir yetiştirme desteği!»

Geçtiğimiz günlerde NED'ye giden bir Türk sivil toplum kuruluşu yetkilisi Türkiye ile medya işbirliği yapıp yapmadıklarını sorduğunda «Evet Taraf gazetesini destekliyoruz. Muhabir yetiştirme programlarına yardım yapıyoruz» yanıtını aldı.

Taraf Gazetesi, «renkli devrimlerin» sponsorundan para almayı nasıl açıklayacak acaba?

İnşallah bir gün Taraf Yayıncıları verdiğimiz bilgilerin ve yaptığımız yorumların yanlış olduğunu, yayınlarının belirli kurumları yıpratma amacıyla değil de Türk Kamuoyunun bilgilendirilmesine yardım amacıyla yapıldığını, ne dış güçler, ne PKK ve ne de Radikal Dinci kişi ve kurumlardan hiç bir destek almadığını açıklama cesareti gösterir de, biz de bu yayın organı konusundaki olumsuz düşüncelerden kurtuluruz. Ama nerede o erdemli insanlar?

Yine ayni konuda okurlarımızdan biri « Taraf Gazetesi hangi internet sunucusundan yayın yapıyor?» sorusunu soruyor ve yaptığı araştırmalar sonucunda cevabı özet olarak şöyle açıklıyor:

«Taraf gazetesinin yayın yaptığı internet sitesinin sinyallerini takip ettiğimizde karşımıza Pusula Bilgi İşlem Ltd Şti çıkıyor.Yani Taraf internet hizmetini NEVBAHAR MAH.SUPHİ PAŞA SOK.NO (http://sok.no/).17 HASEKİ adresindeki Pusula firmasından alıyor.Adresleri güya http://www.pusulabilgiislem.com/ girmeye çalışın bakalım, girebiliyor musunuz? Hayır mı? Internet hizmeti satan bir firmanın internet sayfasının olmaması çok da normal bir durum gibi görünmüyor.

Peki Pusula firması interneti nereden alıyor
Sıkı duruyoruz Teksas'tan....Yani cemaatin cennet mekanından....
The Planet.com'dan

Peki ThePlanet.com (http://theplanet.com/) daha başka kimleri ağırlıyor serverlarında?

Allahın çok ilginç bir lütfu olarak FGulen.com (http://fgulen.com/) ve FGulen.net (http://fgulen.net/) adlı cemaat sitelerimiz de burada Taraf ile birlikte yayın yapıyorlar.»

Ne hoş bir tesadüf, ne ilginç rastlantılar değil mi ? Resmi organların neden Taraf Gazetesinin yayınlarına o kadar büyük destek verdiklerini şimdi anladınız mı?
----------------
Yorum yapmaya gerek var mı?


.

Titan
21-10-2010, 16:50
Taraf bir misyon gazetedir, misyonu da Ortadoğu da değişen dengelere güçlü bir itiraz geleceği olan TSK'yı etkisiz hale getirmektir, peki neden taraf? Bilinen şu; eğer taraf yerine zaman, yen, şafak veya başka bir muhafazakar gazete olsaydı ülkede ki liberal ve muhafazakar olmayan insanı yanlış yönlendirmek kolay olmayacaktı, yoksa hükumetin o kadar garabeti olduğu halde (özellikle dinlemeler, deniz feneri, tek adam hiyerarşisi) ne kadar ses çıkarabildiler ki?

naper
21-10-2010, 19:03
Katkılarınız için teşekkür ederim arkadaşlar.
Aslında olay o kadar açık ki...
Zaten bu aleni durum, insanlar tarafından da apaçık görülebildiğinden, taraf'ın trajı yerlerde sürünüyor.Öyleki bir yeni şafak ya da bir vakit'ten farklı bir satış rakamı yok!

Taraf ateist yazarını afaroz etmeseydi, ümraniye davasındaki kararlı tutumu ve takipçiliğini denizfeneri davasında da uygulasaydı, eleştirel tavrını sadece belli kurumlara değil, hükümet, meclis, cumhurbaşkanlığı ve hatta sivil toplum kuruluşlarına bile yöneltseydi işin rengi farklı olurdu.
Oysa taraf, öylesine seçilmiş bir odağa çalışıyor, hedefi öylesine spesifikleştiriyor ki, ortalama bir zekaya bile amacını alenen açık ediyor...
Yazmaya devam edeceğiz...

naper
26-10-2010, 11:28
Bu günden itibaren odatv de çarpıcı bir yazı dizisi başlıyor.Aşağıdaki bağlantıyla ulaşılabilir.Bu sayfalarda yazdıklarımızla paralel mi olacak, yoksa yanılmış mıyız?Göreceğiz.
Hikayeyi, taraf'ın eski yazarlarından dinleyeceğiz...
http://www.odatv.com/n.php?n=tarafin-cizgisini-kim-belirliyor-2610101200


http://img.fotoambar.com/img/00000/7864242ac091cea852668d1995c50b3e.png


http://img.fotoambar.com/img/00000/95e430a0a280e7842d20981dfac38f9b.png

burlap
27-10-2010, 00:13
Taraf'ın nasıl bir gazete olduğu eski politika editörünün anlattıkları ile ortaya çıktı. Yukarıdaki alıntı kısa bir özet. Aslı korkunç! Editörün ağzından şu bile yeter:

"... Silivri duruşmaları sürecinde, tutuklamalar sırasında Taraf’ın boy boy yayımladığı pek çok haberin doğru olmadığı ortaya çıktı ama ne bu duruşmaların haberine yer verdiler ne de bir özür yayımladılar gazetede."

Bu yazı dizisini burada Taraf'ı pek sevenlere öneriyorum. Neyi sevdiklerini bilsinler. Yukarıdaki kısmın tamamı için bakınız:

http://odatv.com/n.php?n=tarafin-cizgisini-kim-belirliyor-2610101200

Taraf'ın davranışını nitelemek için sıfatlar yetersiz kalır.


.

naper
29-10-2010, 14:34
‘TARAF SİYASİ BİR YAYINDIR, GAZETECİLİK YÖNÜNDEN ELEŞTİRİLMEMELİ’
Mahmut Hamsici

Tarafın eski dışhaberler editörü böyle düşünüyor...Daha fazlası;http://www.odatv.com/n.php?n=ahmet-altan-gazeteyi-bitirdi-2810101200

burlap
02-12-2010, 01:14
Habertürk'ten:

Taraf Gazetesi'nin Pazartesi günü 84.600, Salı günü de 85 bin 996 olarak açıklanan tirajı bugün garip bir şekilde 28 bin 200'e düştü.

Bu denli sert düşüş sadece okur tepkisiyle açıklanamayacağından akla şu ihtimaller geliyor: Taraf Gazetesi'nin bugüne kadar açıkladığı tiraj rakamları gerçeği yansıtmıyordu ya da gazetenin toplu alımları durdu. Bir başka ihtimal de matbaa ya da dağıtımla ilgili sorunlar... Taraf'ın tirajındaki garip düşüşle birlikte gazetelerin tirajlarının ne kadar sağlıklı hesaplandığının, gerçek satış rakamlarını ne kadar yansıttığının bir kez daha tartışmaya açılacak gibi duruyor.

Taraf Gazetesi önceki gün Wikileaks'ın iddialarına dayanarak Sadık Albayrak’ın, Antalya Büyükşehir Belediyesi AK Parti’nin elindeyken raylı sistem ihalesine girmek istediğini, bunun için dünürü Başbakan Erdoğan’ın nüfuzunu kullandığını yazmıştı. Bu iddia Sadık Albayrak tarafından "Hayatım boyunca ticaretle iştigal etmedim. Kalemimin gücüyle geçinen bir adamım" sözleriyle yalanlanmıştı.

Taraf'ın "Başbakan'ın İsviçre'de 8 hesabı var" manşeti de Erdoğan'dan sert tepki gördü. Erdoğan, "Bu tür iftiraları atıp ispatlayamayanlar ne kadar alçaksa bu iftiraları manşetleriyle, söylemleriyle yayanlar, bu iftiraları siyaset yayanlar siyaset malzemesi yapanlar da aynı derecete müfteridir, alçaktır" demiş, iddiaların ispatlanması durumunda görevi bırakacağını söylemişti.
---------------------

Muhalefet etmenin askere saldırmaya benzemediği anlaşılmış olmalı. Yakında hizaya girerler.

ozgur_beyin
02-12-2010, 01:20
Muhalefet etmenin askere saldırmaya benzemediği anlaşılmış olmalı. Yakında hizaya girerler-
BURLAP ne kadar doğru bir laf.

Sangre
06-12-2010, 21:50
Taraf'ın tirajının keskin bir hızla düşmesinin sebebi -gazete yetkililerin açıkladığına göre- parasızlıktır.. Ki bu sebebin doğru olduğu da, söz konusu günden önce matbaayla yaşadıkları sorun vs. gösterilebilir.. Yanlış hatırlamıyorsam, bir de gazetenin bazı borçları yakın zamanda mahkemeye taşınmıştı.

Ayrıca bundan önce de Taraf'ın gerektiği zaman iktidara ve diğer kesimlere yönelik eleştirileri her zaman olmuştur.. Gazeteyi okumayanların bunu bilmemelerini doğal karşılıyorum.

errata
06-12-2010, 21:55
Tiraj, basım adedi düşüşü parasızlık nedeniyle olmaz sevgili Sangre. 28.000 gazeteyi 28.000 liraya basıyorsan 75.000 gazetenin basım maliyeti en fazla 45.000 liradır. Bunu dandik yemek kitabı bastıran vatandaş Rıza bile bilir. Bunlar tiraj düşüşü için neden değil maalesef.

Örneğin sen yarın yemek kitabı bastırmak için bir offset matbaaya gidersen 1000 kitabı 8.000 liraya 10.000 kitabı 12.000 liraya bastırırsın. Maaliyet kağıt mürekkep değildir orada. Filmdir, tabdır, mizanpajdır vs.

Sangre
06-12-2010, 22:24
Tiraj, basım adedi düşüşü parasızlık nedeniyle olmaz sevgili Sangre. 28.000 gazeteyi 28.000 liraya basıyorsan 75.000 gazetenin basım maliyeti en fazla 45.000 liradır. Bunu dandik yemek kitabı bastıran vatandaş Rıza bile bilir. Bunlar tiraj düşüşü için neden değil maalesef.

Örneğin sen yarın yemek kitabı bastırmak için bir offset matbaaya gidersen 1000 kitabı 8.000 liraya 10.000 kitabı 12.000 liraya bastırırsın. Maaliyet kağıt mürekkep değildir orada. Filmdir, tabdır, mizanpajdır vs.

Üretim kapasitesi arttıkça maliyetlerin düştüğünü ve kar oranlarının arttığını biliyorum.

Ben sadece, bu tiraj konusu gündeme gelmeden önce bazı parasal sorunların olduğunu twitter, facebook gibi sosyal ağlardan Melih Altınok, Yıldıray Oğur vb. kişiler tarafından dile getirildiğini biliyorum.. Bu yüzden bu konunun daha öncelikli olarak doğru olabileceğini düşündüm.

Elbette Taraf'ın manşetlerinden sonra Muhafazakar kesim tarafından çok tepki gördüler.. Buna bağlı olarak toplu satım alımları vs. durdurmuş olabilirler.

Her iki durum da bir araya gelip böyle bir sonucu ortaya çıkarmış olabilir.

burlap
07-12-2010, 11:28
Acaba bu durumu amerikanın akepeden vazgeçtiği, dolayısıyla cianın gazeteye para pompalamayı kestiği şeklinde mi yorumlamak lazım? Belki de onun için iktidar aleyhine yazmaya başlamak doğrusumuydu ? Malum komplo teorilerinin sonu olmaz...

hako
10-12-2010, 02:22
Acaba bu durumu amerikanın akepeden vazgeçtiği, dolayısıyla cianın gazeteye para pompalamayı kestiği şeklinde mi yorumlamak lazım? Belki de onun için iktidar aleyhine yazmaya başlamak doğrusumuydu ? Malum komplo teorilerinin sonu olmaz...


Şahsen beni çok mutlu eden bir komplo teorisi bu.
Sonunda AKP'nin deliğe süpürüleceği herhangi bir filimde, "kubur" rolünde bile olmaya razıyım.

naper
14-12-2010, 17:15
Habertürk'ten:

Taraf Gazetesi'nin Pazartesi günü 84.600, Salı günü de 85 bin 996 olarak açıklanan tirajı bugün garip bir şekilde 28 bin 200'e düştü.

Bu denli sert düşüş sadece okur tepkisiyle açıklanamayacağından akla şu ihtimaller geliyor: Taraf Gazetesi'nin bugüne kadar açıkladığı tiraj rakamları gerçeği yansıtmıyordu ya da gazetenin toplu alımları durdu. Bir başka ihtimal de matbaa ya da dağıtımla ilgili sorunlar... Taraf'ın tirajındaki garip düşüşle birlikte gazetelerin tirajlarının ne kadar sağlıklı hesaplandığının, gerçek satış rakamlarını ne kadar yansıttığının bir kez daha tartışmaya açılacak gibi duruyor.

Taraf Gazetesi önceki gün Wikileaks'ın iddialarına dayanarak Sadık Albayrak’ın, Antalya Büyükşehir Belediyesi AK Parti’nin elindeyken raylı sistem ihalesine girmek istediğini, bunun için dünürü Başbakan Erdoğan’ın nüfuzunu kullandığını yazmıştı. Bu iddia Sadık Albayrak tarafından "Hayatım boyunca ticaretle iştigal etmedim. Kalemimin gücüyle geçinen bir adamım" sözleriyle yalanlanmıştı.

Taraf'ın "Başbakan'ın İsviçre'de 8 hesabı var" manşeti de Erdoğan'dan sert tepki gördü. Erdoğan, "Bu tür iftiraları atıp ispatlayamayanlar ne kadar alçaksa bu iftiraları manşetleriyle, söylemleriyle yayanlar, bu iftiraları siyaset yayanlar siyaset malzemesi yapanlar da aynı derecete müfteridir, alçaktır" demiş, iddiaların ispatlanması durumunda görevi bırakacağını söylemişti.
---------------------

Muhalefet etmenin askere saldırmaya benzemediği anlaşılmış olmalı. Yakında hizaya girerler.
Aynen katılıyorum.

sargon
14-12-2010, 18:02
Onceki ifadelere katiliyorum. Asagidaki ifade ise tamamen gercek disi.

Muhalefet etmenin askere saldırmaya benzemediği anlaşılmış olmalı. Yakında hizaya girerler.

Dinler ve ideolojiler insanin gözünü kör eder, gönül gözünü acar. Ben generallere yumurta atacak yigit bile görmedim daha. Son 100 yillik tarihimizde politikacilara yapilmadik kalmamistir ama askeri ancak baska bir asker yere vurabilir. Bizler ancak askerin cizmesi altinda ezilecek solucanlar olabiliriz. Tabii yavas yavas bu diktaci yapi cözülüyor. Ancak diktaci zihniyetin hemen cözülecegi anlamina gelmiyor bu. Yukardaki cümlede görüldügü gibi henüz ayaktadir. Cünkü bize gercegi ancak ideolojik bir gözlük tam tersten okutabilir. Yine de maddi zemin ortadan kalkinca militer seviciliginin devam edebilme sansini cok az görüyorum.

Taraf gazetesine olan bu büyük düsmanligin arkasinda ne ateizm ne din karsitligi hatta ne de Kemalizm olduguna inaniyorum. Bence en önemli neden militer seviciligidir. Yoksa iyi yani ile kötü yani ile Taraf da bir gazete. Tanrisina, peygamberine dokunuldugunda nasil müslümanlar hopluyorsa, militer sevicileri de askere dokundugu icin Taraf'tan nefret ediyorlar. Ben de tam o yüzden Taraf'i seviyorum. Diger acilardan ise begenmedigim bircok yani var.

ahmetsln
14-12-2010, 22:38
Kitapsızım,

Youtube'nin kapatılmasının nedeni Atatürk aleyhindeki videolar nedeniyle Kemalistlerin yaptığı şikayetler. Malum "Atatürk'ü koruma Kanunu".

Öncelikle burada ki bir yanlışı düzeltmek görevimdir efendim.

Youtube kapandıktan sonra ADD Eski Genel Başkanı yani kapandığı dönemdeki başkanı NTV de bir haberini izledim. Başkan "Biz sadece o videoyunun silinmesi için dava açtık".

Ama hükümet naptı siteyi direk kapadı.

Taraf'a gelince.Doğrusu bu konuda pek fikrim yok ama ben yinede bazı haber kaynaklarından okuduğum yazıları paylaşmak istiyorum.(Kopyala yapıştırı yalan yanlış gibi söylemlerde değerlendirenler olduğu için direk link veriyoruum.

Şu haber : http://haber.sol.org.tr/medya/anlasilan-baransu-sadece-bavul-tasimaktan-anliyor-haberi-36904

http://haber.sol.org.tr/medya/tarafta-escinsellik-gunahtan-bile-kotu-hastaliktan-bile-beter-haberi-31805

http://haber.sol.org.tr/medya/tarafin-ipiyle-kuyuya-inmek-haberi-30917

http://haber.sol.org.tr/medya/tarafin-tavsana-kac-taziya-tut-oyunu-haberi-30635

http://haber.sol.org.tr/medya/alkim-yayinevi-ne-verilen-tesviki-sordu-haberi-25048

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/said-i-nursi-anmasinda-gericilik-kol-gezdi-haberi-25996 ( yorum yok )

http://haber.sol.org.tr/sonuncu-kavga/tekel-iscisinden-taraf-yazarina-yanit-haberi-22538 ( biri özgürlük felan mı dedi )

http://haber.sol.org.tr/medya/taraf-tan-zoraki-geri-adim-haberi-24844 ( geçmiş sayfalarda aziz nesin ve kemalist vs vardı ona iyi bir cevap)

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/aslinda-her-sey-akp-ye-komplo-haberi-20586

http://haber.sol.org.tr/medya/ozgurlukcu-taraf-da-sansurcu-ymus-haberi-22573 (özgürcü mü sansürcü mü? )

neyse daha dünya kadar haber var .
ayrıca odtv.comda taraftan ayrılan 2 yazarın itiraflarıda mevcut

http://www.odatv.com/n.php?n=hangi-taraf-yazari-odatvye-tarafi-anlatti-0111101200

http://www.odatv.com/n.php?n=taraf-kurtlere-ikiyuzlu-davraniyor-2710101200

http://www.odatv.com/n.php?n=tarafta-hakan-sukur-kavgasi-nasil-oldu-2610101200

vs vs vs

Yaşım biraz ufak olabilir.Belki bu yüzden neen sadece bağlantı verdin de diyen olacaktır..Siyaset konusunda fazla bilgim yok diyemem yeteri kadar var.Ama dahasıda olacaktır.Ancak gündemi takip ederim.Size de sadece 2 kaynaktan bir çok haber sundum.İsteyen olursa genç siviller hakkında bir kaç yazıda paylaşabilirim.

Ve yorum yapacak (bana) kişi önce haberlere baksın lütfen :)

naper
15-12-2010, 12:46
Onceki ifadelere katiliyorum. Asagidaki ifade ise tamamen gercek disi.

Muhalefet etmenin askere saldırmaya benzemediği anlaşılmış olmalı. Yakında hizaya girerler.

Dinler ve ideolojiler insanin gözünü kör eder, gönül gözünü acar. Ben generallere yumurta atacak yigit bile görmedim daha. Son 100 yillik tarihimizde politikacilara yapilmadik kalmamistir ama askeri ancak baska bir asker yere vurabilir. Bizler ancak askerin cizmesi altinda ezilecek solucanlar olabiliriz. Tabii yavas yavas bu diktaci yapi cözülüyor. Ancak diktaci zihniyetin hemen cözülecegi anlamina gelmiyor bu. Yukardaki cümlede görüldügü gibi henüz ayaktadir. Cünkü bize gercegi ancak ideolojik bir gözlük tam tersten okutabilir. Yine de maddi zemin ortadan kalkinca militer seviciliginin devam edebilme sansini cok az görüyorum.

Taraf gazetesine olan bu büyük düsmanligin arkasinda ne ateizm ne din karsitligi hatta ne de Kemalizm olduguna inaniyorum. Bence en önemli neden militer seviciligidir. Yoksa iyi yani ile kötü yani ile Taraf da bir gazete. Tanrisina, peygamberine dokunuldugunda nasil müslümanlar hopluyorsa, militer sevicileri de askere dokundugu icin Taraf'tan nefret ediyorlar. Ben de tam o yüzden Taraf'i seviyorum. Diger acilardan ise begenmedigim bircok yani var.

Taraf bir gazete değildir.Çok açıkça bu konu başlığında; reklam verenlerinden, harçlık verenlerine, CİA bağlantılarından, fetoşa bağlılıklarına onlarca konuyu yazdık!Yazarını, çizerini yazdık.Pek muhterem fettullah gülen hocaefendihazretlerinin sızıntı da asker için yazdıklarını astık bundan önceki sayfalara(Yalakalık gırla).Bir zahmet bir göz atınız...
Tüm bunların ışığında taraf ancak tüzel bir kiralık katil olabilir, bundan ötesi olamaz...

Saygıdeğer, eli eteği öpülesi başbakanına bir yumurta attı diye gençler; generalede atmak zorunda değil ya hacı!Generallere de bir yumurta sen atıver hacı, hep klavye başında atmakla olmuyor ama değil mi?Hem sahip tayyip; TSK yı yola getirdi, öyle mapus filan yatmazsın! Ha hacı?

Yakında hizaya girmezler diyorsun öyle mi?:D
Komiksin...
Bak nasıl hizaya getirdiler 80 öncesinin solcularını, bak nasıl hepsi yaşasın liboşizm diye çığlık atıyor.Bak ağzında salyayla saldıran ülkücü kurtcuklar nasıl geldi hizaya, tıkları çıkıyor mu?
Moskov piçine saldıran sarkma bıyık coniye tek kelam edebiliyor mu?
Anlayacağın bizzat senin takımı hizaya getirdiler!Ve getirmeye devam edecekler...(80 darbe anayasası referandumunda oyun evet miydi?Hayır mıydı?)3-5 onurlu insan her zamanki gibi baskı, otorite ve dikta rejmine göğsüyle siper olacak.Konu budur hacı...

burlap
16-12-2010, 11:04
Taraf gazetesinin internet sitesi paralı olmuş, siteyi açınca şöyle bir betikle karşılaşıyorsunuz:

Dostlarımıza,

15 Aralık 2010 tarihinden itibaren internet girişlerimizi paralı yapacağız... Bunu dostluğa aykırı bir davranış olarak görmeyin lütfen... Şu anda ciddi biçimde nakite ihtiyacımız var... Ve internete abone olacak her okuyucumuzun katkısı bizim için önemli...
Bu ülkede gerçek bir demokrasi mücadelesinin bedeli var ve biz bu bedelin nakit kısmını ödemekte şu sıralarda çok zorlanıyoruz.
Umarız bizi yalnız bırakmazsınız...

Bu konuda yorumu size bırakıyorum. Ama bence Taraf hizaya geliyor. Bakın nasıl:

Ahmet Altan 12 Aralık’taki köşe yazısında hizaya geliş göstergelerinden birini yumurtluyor: Efendim yumurta atan gençler Kemalist’miş! Ben yandaş medyayı o sıralarda şöyle bir taradım. Hiçbir yorumda böylesine rastlamamıştım. Bravo doğrusu nasıl da özgün olmayı beceriyor! Efendim yapılanlar Kemalist şiddetmiş, insanlar susturulmak isteniyormuş. Burhan Kuzu da Ergenekon’cu demişti, pes doğrusu diye düşünmüştüm. Ama Altan efendi daha bir işlek, cıvılcıvıl mübarek. Neler de buluyor! Daha da ileri gitmiş, yumurta atanları sonunda Nazi SS’leri yapmış. Bunun sonucu doğal olarak Atatürk’ün Hitler’e benzetilmesi şeklinde. Tarih bilmiyor desem, sanmam, o da değil. Bir betik ki neresine baksan elinde kalıyor. Komik diyeceğim ama midem bulandı.

Şimdi bekliyorum, bakalım ODTÜ’de birdirbir ve uzuneşek oynayan gençler için ne diyecekler. Biber gazıyla bayılan, coplarla kafası yarılanlara da herhalde yamyam falan oluyordur.

Bu arada Taraf göze girmek için çeşitli haberlerle kendisini göstermeyi unutmuyor. Haberini yaptığı Balyoz davasını başlamasına da geniş yer verip dava yargıçlarının bir gün önce başka göreve atanmalarını “Balyoz Davası Temiz Ellerde” başlığı ile veriyor. Anlaşılan Haberal’ın hastaneden getririlmemesi ve bazı tutukluların salıverilmesi Taraf’ın da işine gelmemiş. Yeni yargıçların dosyayı algılamaları için geçecek aylarca sürenin önceden verilecek ceza olduğu da kanıksanmış nasıl olsa! Bu arada Cemaat’in dikkatli olduğu vs şeklindeki haberlerle ağlak Gülen’e yağ çekmeyi boşlamıyor. Yani Taraf gene aynı taraf olmayı becermiş durumda. Yandaş medya ile aynı biçim ve biçemde yazıp görevini ifa ediyor.

Faşist yükselişi övmeyi ve desteklemeyi – yanlış oldu demokrasinin gereklerini diyecektim - tam yerine getiren Taraf’ı maddi olanaksız bırakmak doğru mu ya?

.

mhmd
16-12-2010, 11:23
CIA mı destekliyor?
Pentagon mu?
AKP mi?
Kim bu gazeteyi destekliyordu?!!!

burlap
16-12-2010, 13:31
Fark var mı?

Potronun dediğini yapmazsan kötek yersin. Ya hep beraber aynı şeyi yazarsın, ya da disiplini bozarsan ceremeyi çekersin hacı.


.

mhmd
16-12-2010, 13:37
Doğru söyledin hacı!!!

Da bu köteği bi tek Taraf mı yemektedir acep?
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=em&em=cu/cumhuriyet/w/c01.html
Kızmaca yok...

Saygı, herşeyden önce...

burlap
16-12-2010, 17:22
Elbette kızmak yok. O zaman karşılıklı yazmamıza gerek kalmaz.

Yalnız verdiğiniz linke tıklayınca Cumhuriyet gazetesi ilk sayfası çıkıyor. Herhangi haberi mi okuyacaktık, girmeyi beceremedik? Ama Cumhuriyet kötek yiyorsa onu da anlamadım. Zira o 1 TL fiyatla en pahalı gazete ve herkes fiyattan şikayetçi, dolayısıyla tirajı da düşük. Ama bu senelerdir böyle. Zaten internetten de hiç ücretsiz okunmadı, hep paralıydı. Burada yeni bir şey yok yani.

Ayrıca ilk sayfada AKP'nin sakladığı Kayseri yolsuzluğundaki 10 sayfalık ifade, Balyoz tedirginliği ve OTÜ'lü öğrenciye saldıran polisler var. Öğrencilerin dayak yemesi korkunç olmuş. Bana ayrıca vahşeti anlattılar, biliyorum. Hangi haberi veya durumu aktarıyorsanız bir zahmet açıklayın, okuyup öğreneyim.


.

mhmd
16-12-2010, 17:44
e-Cumhuriyet yöremiz abonelik ile hizmet vermektedir.
Lütfen kullanıcı adınız ve şifreniz ile giriş yapın

Parmağımızın işaret ettiği yer burasıydı.

Dememiz o ki;
Taraf gazetesinin dün başlattığı uygulamayı Cumhuriyet gazetesi uzun zamandır yapıyor. (Para vermeden takip etmeye çalışan biri olarak gayet iyi biliyoruz :( )
İnternet gazetesinden ücret isteyen Taraf gazetesi için yazdıklarınız Cumhuriyet gazetesini de bağlar mı? Diye bir soru aklımıza geldi.
Ya da biraz daha basitleştirelim. e-gazetesi ücretsiz olanların tamamı AKP uşaklığı mı yapmaktadır?
Örnek; Radikal, Evrensel, Ortadoğu v.s...

Saygı, herşeyden önce...

burlap
16-12-2010, 18:42
Sn. mhmd,

Benim aktardığımla sizin aktardığınız arasında ben hiçbir ilgi kuramadım. Ama siz bir ilgi bulmuşsunuz ve hatta yargıya varmış ve bunu yazıya dökmüşsünüz. Bunu irdeliyorum:

1 – Taraf gazetesi eskidenberi ucuzdu.

2 – Taraf gazetesi internetten ücretsiz okunuyordu.

3 – Taraf gazetesi gayet iyi bir tiraja (80 bin küsur) sahipti.

4 – Taraf gazetesi başbakanın aleyhinde yayın yaptı. Birdenbire tirajı 20 binlere düştü. Maddi olanaksızlıklara girdi, Para arayışına başladı. İnternetten okunmasını ücretli hale getirdi.

Bunun karşılığında Cumhuriyet gazetesi hep en yüksek ücretle satılan gazete olmuştur. Kuruluşundan bu yana internetten de ücretli okunmuştur. Dolayısıyla tirajı hep düşük kalmıştır. Daha da önemlisi, Cumhuriyet her zaman – hangi parti iktidarda olursa olsun (sağ – sol, Atatürkçü – şeriatçı) hep iktidar karşıtı olmuştur, iktidar yanlışlarını ortaya çıkarmıştır.

Para vermeden Cumhuriyet izlemeye çalışıyormuşsunuz. Cumhuriyet çeşitli konularda en fazla köşe yazarı olan bir gazete ve 2. sayfasında yazar olmayan çeşitli bireylere açık, oldukça seviyeli tartışmalar oluyor. Size para vererek izlemenizi öneririm. Zira seneliği internetten sadece 100 TL. Yani gündeliği sadece 27,4 krş. Ama isterseniz Sözcü satın alın, gündeliği 35 krş. Ancak Cumhuriyet kültür içeriği olarak da çok zengindir. Gerçekten öneririm.

Öbür yandan ben hiçbir zaman Akepe uşaklığı sözünü etmedim. Yandaş medya daha usturuplu bir tanım. Sadece bir husus için midem bulandı dedim. Neyse, sonuçta yukarıda aktardıklarım dolayısıyla Taraf’la Cumhuriyet arasında bir bağlantı kurmak olası görünmüyor.

Ben karşı fikirde olan gazete haber ve köşe yazarlarının en azından arada sırada okunması gerektiği kanısındayım. Bu arada bilhassa Sabah’a bakıyorum. Çok ilginç şeyler olabiliyor. Örneğin Wikileaks haberleri doğru dürüst verilmedi. Yandaş gazeteleri okuyanlar birdenbire başbakanın Wikileaks haberlerini açıklayanlar, üzerine gidenler için “Alçaklar” lafıyla irkildiler. Örneğin bütçe görüşmeleri için yapılan haberde Kayseri yolsuzluğu hiç yer bulamadı. Çünkü başbakanın önüne gelen nota 2 dakika gülmesini haber yapmışlardı, yolsuzlukta herhalde haber değeri bulmamışlardı. Daha sonra başbakan ve bakan açıklamalarını okudular. Örneğin Chp sitesinde yolsuzlukla ilgili belgeler yayınlandığını herhalde bilmiyorlar. TRT’yi de izlemediğim için bilmiyorum ama orada da belgeler yayınlandığı herhalde aktarılmamıştır. Yandaş medyanın hep birlikte bazı konuları hiç haber yapmaması bazen de aniden ortada bir şey yokken bir konuyu güncel kılması bayağı eğlenceli oluyor.

.

kaanuni
17-12-2010, 11:29
Yakında hizaya girmezler diyorsun öyle mi?:D
Komiksin...
Bak nasıl hizaya getirdiler 80 öncesinin solcularını, bak nasıl hepsi yaşasın liboşizm diye çığlık atıyor.Bak ağzında salyayla saldıran ülkücü kurtcuklar nasıl geldi hizaya, tıkları çıkıyor mu?
Moskov piçine saldıran sarkma bıyık coniye tek kelam edebiliyor mu?
Anlayacağın bizzat senin takımı hizaya getirdiler!Ve getirmeye devam edecekler...(80 darbe anayasası referandumunda oyun evet miydi?Hayır mıydı?)3-5 onurlu insan her zamanki gibi baskı, otorite ve dikta rejmine göğsüyle siper olacak.Konu budur hacı...

Sizin gibi insanlar kızıp kızıp böyle saçmalıklar döktürdükçe yüzüme ufak bir tebessüm beliriyor. Zira bir kuyruk acısı belli eder gibisiniz. Belki de kafayı üşüttünüz. Her halükarda komik. Sizin derdiniz AKP ile falan değil bence, sizin derdiniz özgürlükle. Baksanıza ne yazmış "yandaş medya"?

http://img593.imageshack.us/img593/2304/taraferdogancop.jpg (http://img593.imageshack.us/i/taraferdogancop.jpg/)

Foyanız ortada.

Fark var mı?

AKP ile ABD'nin aynı olduğunu iddia etmek kadar saçma birşey düşünemiyorum. AKP bir kaç amerikan şirketinden vaktinde danışmanlık almıştı. ABD'nin AKP'den ümitleri vardı ama AKP devamlı ABD'ye kafa tutuyor: Iraq konusunda, İran konusunda, İsrail konusunda. Tıpkı cemaat ve AKP, Taraf gazetesi aynı olmadığı gibi; CHP, ordu, doğan gurubu ve yargı aynı olmadığı gibi.


1 – Taraf gazetesi eskidenberi ucuzdu.
2 – Taraf gazetesi internetten ücretsiz okunuyordu.
3 – Taraf gazetesi gayet iyi bir tiraja (80 bin küsur) sahipti.
4 – Taraf gazetesi başbakanın aleyhinde yayın yaptı. Birdenbire tirajı 20 binlere düştü. Maddi olanaksızlıklara girdi, Para arayışına başladı. İnternetten okunmasını ücretli hale getirdi.


Diyelim haklısınız ve Taraf cemaatten maddi destek alıyordu. Taraf Gazetesi hükümeti, maddi desteği kaybetmeyi göze alarak, eleştirmekten çekinmiyorsa ne günahları var? Atatürk'de Lenin'den destek almıştı. Bu onu komunist mi yaptı? Taraf iyi niyetle hazırlanan çok farklı seslerin (liberaller, ermeniler, kürtler, cemaat vs..) buluştuğu bir gazeteydi. Haber için tek kaynak olmaya yetmiyordu ama hiç bir gazete yetmiyor. En azından iki tane okumak zorundasınız. Ben Radikal, Taraf, Vatan ve ayrıca BBC, Economist, ve http://www.realclearworld.com/topic/around_the_world/turkey/ 'dan takip ediyorum Türkiye'yi. Tek gazete okumak enayilik.

Ben Taraf'ın yok olmasını kesinlikle istemiyorum. Keşke biraz ucuzlatsalar, abone olurdum.

naper
17-12-2010, 12:39
Sizin gibi insanlar kızıp kızıp böyle saçmalıklar döktürdükçe yüzüme ufak bir tebessüm beliriyor. Zira bir kuyruk acısı belli eder gibisiniz. Belki de kafayı üşüttünüz. Her halükarda komik. Sizin derdiniz AKP ile falan değil bence, sizin derdiniz özgürlükle. Baksanıza ne yazmış "yandaş medya"?


Öncelikle ben de seni seviyorum.:nod:

Önceki sayfaları okusan, tarafın AK partisinden ziyade kimlerle çalıştığını görebilirdin.Tepede bir tane erk var...Büyük abi.Belki yaşın yetmez ama bu big brothersların bir dönem "bizim çocuklar" diye hitap ettiği kuklaları bu ülkede darbe yaptı.Tüm gençliği kıyımdan geçirdi.Ağzını açanın, ağzını tıkadı...Çekilen acıları küçücük bir google taraması ile görebilirsin.

1990 lardan sonra (SSCB nin yıkılması çok etkilidir) bu büyük abiler, daha evvel yaptıkları darbe yöntemlerini bırakıp daha yenilikçi, daha kolay yutulan yöntemlere başvurdular.(Bkz.İran), bu teknik yemezse kafadan daldılar(Bkz.vietnam)

90 öncesi dönemde direkt orduyu kullanan büyük ağabeylerimiz, iletişim araçları, sivil toplum örgütleri ve denetime alınmış bir yargının gücünü keşfettiler.Özellikle medya...
Henüz sebebini kestirememiş olsam da bu renkli, kansız(gibi görünen) yeni darbe yöntemleri tamamen başarısız oldu.(ukrayna, gürcistan vesaire), bu başarısızlık bile konuya manken olan ülkelerin parçalanmasına geri düşmesine ve bir çok insanın özgürlüğünü ve hayatını kaybetmesine sebep oldu...Bu yeni anlayışın vazgeçilmezi FİNANS dır.Ve büyük abiler bu finansı sağlamak için NED i kurmuştur.Ayrıca bu kurumu destekleyen, daha küçük miktarlarda da olsa harçlık dağıtan gerçek ya da tüzel kişiler de vardır.Gönül insanı George SOROS bunlardan biridir.Ve ne tesadüftür ki taşeronların hepsi SOROS ya da NED fonlarından mamalanmaktadır.

Şu an ülkemizde turkuaz devrim çabaları tüm güç devam ediyor(Her ne kadar turkuaz ismi tutmadıysa da)
Ve bu yeni saldırının ülkemizdeki taşeronlarından biri taraf bir diğeri de genç şirinlerdir.Ve daha onlarcası...Demokratik yargı derneğinden tut, bugün, kanal türk vesaire gibi kuyruklu yıldız logolu TV ve gazetelere kadar bu iş uzar...Taşeronlara işi veren büyük taşeron ise mübarek insan, gönül adamı, gözü yaşlı pek naif kişilik, muhammed fettullah hoca efendi hazretleridir.

Bu taşeronlar bir biri ile hiç çelişmez, tek vucut gibi hareket eder iddiam zaten hiç olmadı...Hatta şu sıralar gülen cemaati ile AK partisi arasında serin rüzgarlar estiği de söyleniyor.Bu ayrı düşme durumlarında hangi taşeronun daha güçlü ve daha büyük olduğu ve hatta asıl yüklenici tüm çıplaklığı ile ortaya dökülmektedir.

Mavi marmara olayından sonra kükreyen tayyibin hızını, gönül insanı, mübarek insan muhammed fettullah hoca efendi hazretlerinin "Otoriteye saygı duyacaksınız" mealindeki sözleri kesmişti.Hatırlayınız.
Hız kesmek şurada dursun, tayyip derhal sus pus olmuştu...

Taraf bu taşeronlar arasında en alt sıralarda yer alan, beklenen trajı verememesi nedeniyle(pompalanan onca yalan dolana rağmen) zaten gözden düşen bir figurandır.Ama şunu da unutmayalım, tarafın parasını ödeyen bizzat fetoş hoca efendi olmasından mütevellit, kulağını çekip bırakmak çok kolaydır.Zaten ahmet altan, ne büyük abilerin ne de fetoşun saygı duyduğu bir zattır.Sadece basit bir tetikçidir.Altını çizmek önemsiz olduğu gibi bir kayıp da değildir...