Orijinalini görmek için tıklayınız : Dinlerin icindeki mantiksizliklar
Dinlerin icindeki mantiksizliklari buraya yazmaya kalksak yüzlerce sayfa tutar ve birinciliyi kesinlikle yahudilerinki alir böyle oldugu halde bu cagda bu insanlari bu mantiksizlik pesinde sürükleyen nedir?.
Ben hristiyanlardaki bir inanisdan konuyu acmak istiyorum,,,isa bizim günahlarimizi yüklendi(yasamis ölmüs ve dogacak bütün insanlar kastediliyor)o bizim günahlarimiz icin öldü(daha dogmamis bir insanin ne günahi varsa?,kücücük bir bebeyin ne günahi varsa?)isa bazen tanrinin oglu bazende insan kiligina girmis tanri,peki ya tanrinin oglu yada tanrinin kendisi carmiha gerilmeden günah bagislayamiyormu?.
Dediyim gibi mantiksizliklara deyinirsek yüzlerce sayfa dahi yetmez,mesela voldemort un kafasina takilan,neden bazilari daha dogmadan cennetlikde diyerleri üvey evlat gibi sinava tabii.bunlar ilk aklima gelenler.saygilar
Sayin breymin;
Bir kaza sonucu yamyamlarin arasina düssek, -mesala on kisiyiz- onlarda, bunlar tanrinin lütfudur deyip, aramizdan birini kesip yeseler, kalanimizi da serbest biraksalar ve bir sekilde vatana dönsek. Baslasak olanlari anlatmaya. Emin ol arkadasim, bütün dinler baslar yaygaraya! Vay efendim vahsilik, yamyamlik,vahset. Ya adamlar zaten yamyam, peygamber gönderilmemis. Oysa sana uyarici gönderilmis. Sende daha cok vahset var.
Din adina yaptigin savaslar var. Din adina dolandirdigin insanlar var. Yani bunlarin hepsi bir. Bir ama birbirlerin begenmezler!
Saygilar...
Mesela bizlerin muhammedin yüzü suyu hürmetine yasadigimiz,hem allah kendi kitabina göre ilk ademi yaratiyor(daha muhammed yok ortalikda,bütün hesaplar adem üzerine)diyer yandan kainati muhammed icin yaratmis,dünya yetmemis,kainat,bunu cok mantiksiz buluyorum.saygilar
evrensel-insan
25-08-2010, 23:34
Saygideger arkadaslar;
Din dahil, hic bir inanc icerikli dusunce de, mantik bulunmaz. Olan duygu ve duyumsal dogru temelli imandir. Yoksa, kalb yerine beyin ile dusunurlerdi.:sick:
Saygilarimla;
evrensel-insan
barış kartal
07-11-2010, 07:48
İslamın yaratılış hakında verdiği bilgilerin saçmalııına değinmek istiyorum ; ilk olarak tanrı azrail aracılığı ile dünyadan toprak getirtiyor daha sonra aradan kırk yıl geçiyor, bu zaman zarfında insan vücudunu şekillendiriyor ve sonunda insan ruhunu içine üflyor, adı adem olan zatın ayağa kalkması ile tüm melekler ademe secde ediyor; iblis hariç... ve allah iblisi huzurundan ve cennetinden defediyor, daha sonra ademi cennetine havvayla birlikte koyuyor ve yasaklı ağaçtan bahsediyor dokunmamaları hususunda telkinde bulunuyor.. Tabiki kaçınılmaz son iblis bununla kalır mı hazır içinde yasak olan bir durum var doğal olarak hemen ağacın yanıında bitiyor ve bu meyvelerden tatmanız sonucunda melek olacaksınız, sonsuza kadar yaşama hakkına kavuşacaksınız tanrı bunu istemiyor bu yüzden size yasakladı bu ağacı diye ademle havvayı kandırıyor ilk olarak havva tadıyor meyveyi daha sonrada adem.(yine kadına ve nefissizliğine bi gönderme) Daha sonrasına zaten vakıfsınızdır. Benim sorum şu yönde olacaktı; adem gerizekalı mı zaten ilk yaratıldığında tüm melekler ona secde etmiş ve onlardan üstün olduğunu bilmekte daha niye melek olup statüsünü düşürsün.. İblisin secde etmediğine ve şeytanı tanrının huzurundan defettiğini de birebir görmüş, yasaklı ağacın yanında biten o mahlukatın iblis olduğunu tahmin etmek heralde zor olmasa gerek..
Bu anlatılan hikayenin tanı tarafından insanlara inandırılması isteği; insan zekasına yapılmış ve yapılmaktaolan büyük bir hakarettir...
Sevgili breymin .İlkel ve yozlaştırıcı bir doktrine değinmişsiniz. Bu öğretiş hristiyanlığın temel direklerinden biridir. Doğmamış ve doğacak kişilerin "günahına" ilişkin yaptıkları açıklama şu ;
"İnsan başlangıçta tanrıdan ayrı düştü,günah işledi ; günah tanrıdan ko****ur. Bu kusurlu insandan gen yoluyla günah bir miras olarak bırakıldı.
Tıpkı yapısı bozulmuş bir kek kabından çıkan keklerin de bozuk olacağı gibi.
Bebeklerin işlediği bir günah yoktur, bebek doğuştan kusurlu bir yapıya sahiptir.Günahı semboliktir."
Şimdi bu açıklamada pek çok yanlışı gösterebiliriz. Tutarsızlıklar ve saçmalıklar yığını. Mesela insanı kendi benzeyişinde yaratıyorsa hatasız da yaratması gerekirdi. Tanrı sonuçta kusursuz değil mi? İnsan denilen varlık
neden kendisinden bağımsız kişilerin yaptığı hatalardan sorumlu tutuluyor ? Değil mi ? :)
Din iman işi olduğundan elbetteki mantık aramak gerekmiyor. Adamların mantığa ihtiyacı yok.
Sevgili Evrensel hocam;
Dinde mantık bulunmaz diyorsunuz. Mantık nedir ? Basitçe ifade etmek gerekirse 'doğru ve tutarlı düşünme yöntemi'. İnanırları kendi teolojik bakış açılarında tutarlı da düşünebilir. Fakat bu tutarlılık gerceklerle örtüşür mü o tartışılır.
Kutsal kitabına göre doğru yargılara varan birey nesnel gerceklik düzleminde çelişebilir yani.
Doğruluk ve gerceklik nedir ? Kaç çeşit doğrudan söz edilebilir ?
saygı ve selamlarımla
evrensel-insan
07-11-2010, 21:24
Saygideger natan;
Sevgili Evrensel hocam;
Dinde mantık bulunmaz diyorsunuz. Mantık nedir ? Basitçe ifade etmek gerekirse 'doğru ve tutarlı düşünme yöntemi'. İnanırları kendi teolojik bakış açılarında tutarlı da düşünebilir. Fakat bu tutarlılık gerceklerle örtüşür mü o tartışılır.
Iki turlu mantik vardir, epistemolojik mantik ve metafizik/etik mantik. Ilki bilime, bilimsellige ve onun fenomeni gozlemine, dusuncesine, teorisine teorisinin test edilmesine ve gerektiginde gozlem ile yanlislanabilirliginin ortaya koyumuna baglidir. Bu mantik epistemolojik gercekci, degisken, sinirsiz ve ozgur mantiktir.
Ikincisi, akilci mantik; ideolojiye, inanca, dogruya, bireycilige ve tasarimciliga dayanan, kisinin aklinin dogrulugunu kisiye saglayan bilim, bilimsellik ve bilimsel method icermeyen, kisaca insandisi ve insanlikdisi aklin dogrusuna teslim olan, kesinlikci, mutlakci, sabit ve sahipli, ayrica, ayrimci, egoist guce ve otoriteye dayanan, mudaheleci, baskici, mantiktir. Bugunun dunyasini insanoglu turu ve biri eliyle icinde bulundugu duruma getiren mantiktir. Bu mantik ayrica kendi cikari icin dogalligi ve bilimselligi de kendi amaci dogrultusunda yonlendirmek ve yonetmek ister
Kutsal kitabına göre doğru yargılara varan birey nesnel gerceklik düzleminde çelişebilir yani.
Bireyin celiskisi, epistemolojik gozlemi ile (notr ve disaridan), aklinin dogrusu ile bu gercegi uyarlamasidir. Bilim kisisinin bile kendi akilciligi ile, bilime olan gozlemi arasindaki celiski ve ortaya koyduklari akilcilik/deneycilik farkidir (en son Hawking'in akilciligi)
Doğruluk ve gerceklik nedir ? Kaç çeşit doğrudan söz edilebilir ?
Dogruluk, oznel, kisisel, ideolojik, inancsal, ayrimci, egoist, mudaheleci, baskici, deger ve tabulara endeksli, sadece dogrulayanin dogrusu olandir.
Gerceklik ise, gozlemlenen, dusunce ile teoriye tasinan, teorisi test edilebilen ve gerektiginde gozlem ile yanlislanabilen, epistemolojik, insansal, bilissel, kavramsal surekli suregelen bir surec ile degisken, sinirsiz ve ozgur ufuku olan olgu, bulgu ve kurgudur.
Bu konuda e. kosesi'nde bir baslik var. Istersen indexten bulabilirsin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Verdiğiniz yanıt için teşekkür ederim. Yarın bu konuyu tekrar konuşacağımızı umuyorum.
Saygı ve sevgilerimle