Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Egemen Kalıp Davranışları ve Güdülen Sürüler


demos cratos
25-08-2010, 12:13
Doğu toplımlarında halk koyundur.

Koyunlara mutlaka bir çoban lazımdır.

Buraya kadar olanı bütün koyunlar bilir ve kabul eder.Sürüden ayrılmaz.Zira sürüden ayrılanı kurt kapar.

Egemen davranış kalıplarından biri sürüye bir tehdit algısı yaratmaktır.Sürüyü her daim korkutacak,sürüyü her daim meşgul edecek bir kurt.

Bu kurtlar dinlerde mezhep olarak yaratılır.

Kısaca bütün doğu ülkelerinde vardır bu uygulama.

Koyunlar demokrasi dışı yöntemlerle idare edilirken,halkın sorunları ayyuka çıkmışken egemenler sürüye algılattığı tehdit algısının verdiği rahatlık ile şarabın en pahalısını içer patlamış ya da patlamamış kestanelerin en iyilerini .ikerler.Onlar bu haltları yerken de koyun sürüsüne şarap haramdır.Sevdikleri insanların elini tutmakta.Gerçi haram olmasa ne yazar.Bugün en kötü şarap on kağıt.

Doğu toplumların da şarabı koyunlara içirtmezler zaten deee.

İşte bu koyun sürüsü her zaman yine egemenlerce yaratılan kurt tehlikesi ile güdülür gider.

Bu toplumlarda bir cemaat sürüsü bile aynı egemen tavrı ile korkutulur.

-Hepimiz müslüman değil miyiz?

-Yok biz daha müslümanız!

-Sii i Git!

Koyunları korkutacak kurtlar da aslında koyundur.Koyunun önde gidenleridir.Ama ellerinden bir şey gelmez.

İran'da sürü sünniler bir de İsrail'le korkutulur.

Saudiya Arabiya'da sürüyü egemenler çok korktukları için pahalı ve tehlikeli oyuncaklarla korkuturlar.

Her ülkenin koyunlarını korkutacak bir Şiisi,Alevisi,Sünnisi,Kürdü filanı vardır.

Sürüyü güderken bunlara acaip ihitiyaç duyarlar.

Egemenler için "iyi ki vardırlar!" kısaca.

Bunlara isim bulurken bile din uydururken ki mantalite uygulanmıştır.

Hecelerin,kelimelerin,harflerin yerini değiştirmişler.

T Ü R K kelimesindeki harflerin yerini değiştirin yeni kelimeler türetin.

R Ü K T mesela..

Ama siz de olsanız hangisini tercih ederdiniz.

Tabii K Ü R T olanını.


Türkiye Cumhuriyeti 12 Eylül 1980 yılından beri T Ü R K devletinin değişim ve dönüşümünü K Ü R T terimiyle gerçekleştirmiştir.

Türkiye'de Kürt sorunu piyasaya sunulmasa idi Türkiye Cumhuriyeti 1923'ün Cumhuriyet kuruluş ilkelerinden asla dönemezdi.

Çünkü bunu halka anlatamazdınız.

Bugün laikliği savunan en cesur kesim Atatürk Türkiye'sine en yakın kesimdir.

Muazzez İlmiye Çığ bir kahramandır.

Kamuran İnan bir kahramandır.

Onlar bir imparatorluk değil bir ulus devlet bilinci ile yatişmişlerdir.


Bakın günümüze..

Şu anda..

80 milyonluk bir halk yıllardır uygulanan aynı politika ile manüple edilmektedir.

Türkiye 13 Eylül 2010'dan sonra,yıllardır ve adım adım izlenen politikalarla bir imparatorluk devletine dönüşecek..

Ve fakat halka izlettirilen oyuna bakın.

Bu PKK olayı olmasa idi Türkiye'de ne laiklik ne de adalet böylesine değişemezdi.

Değil telekom Türkiye'nin tek bir çakıl taşı satılamazdı.

Bakın devletin bu olaydan nasıl yararlandığını bir örnekle açıklayayım.

Bunu da ilk defa ben bir gazete de dile getirdim.

Telekom'un satıldığı günlerdi.Ortalık berbat.O zaman daha ulusalcıların ümüğü sıkılmamış.Hürriyet,Milliyet hepsinden bu satışa müthiş bir muhalefet.Telekomda çalışan dinciler ve bölücüler bile Ulusal Kanal'da "Vatan Satılmaz" diye bağırıyorlar.

Ne oldu biliyor musunuz?

Türk ordusu hiç beklenmediiği bir gün kuzey Irak'a girdi.Ama kış kıyamet.Asker ilerlerken kara battıyor.Bildiğimiz kar.

Sabah telvizyonlar..

Aman! Aman!..

Çok ünlü İslam alimleri cihad ilan edildi sandı.Şehadetin faziletlerini yazmaya başladılar sütunlarından.

Ve fakat..

Ordunun kuzey Irak'a girdiği o gün Telekom özelleştirilmişti.

Savaştı mavaştı derken kimsenin "gık" ı çıkmadı.

Yıllardır ve her konuda bu böyle olmuştur.

Türkiye'de laikliğin yok edilmesinde de kullanılşmıştır.Türk adalet sisteminin laçka edilmesinde de.

Artık "Anayasa bir kere delinse ne olur?" noktasından Anayasının anasının sürekli öpüldüğü bir ülke konumuna gelinmiştir.

İnsanlar suçunu bilmeden yatıyor.Devletin politikalarına yönelik yasal muhalefet "Yassak Hemşerim!" denilerek engelleniyor.


Bu doğu doplumlarında sürekli, yaşanacaktır.

Ta ki bir gün dünya bir şekilde yok olup gidinceye kadar.