PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bebeklerdeki rüyaların evrimsel anlamı


taylan
25-08-2010, 20:18
Bir alıntı ile başlıyorum:

Rahatsız edici rüyalar 3, 6 ve 10 yaşında en yoğundur. Genelde sakin ve mutlu bir şekilde uyurlar. Çocuklukta saldırgan rüyaları ender olarak görürürler. Beş yaşına gelen çocuk, gerçek yaşantılar olduğuna inandığı rüyaların reel olmadığını fark etmeye başlar. Yedi yaşına geldiğinde rüyayı kendisinin yarattığını öğrenir. Rüyaların içeriği çocuğun yaş ve gelişim dönemine bağlı olarak değişiklik gösterir. Peki bebekler hangi yaşta hangi rüyaları görürler? İşte yanıtı...
2 YAŞ: Kovalanmak ve ısırılmak temalı rüyalar görürler.
4 YAŞ: Hayvan rüyaları veya iyi-kötü insanların bulunduğu rüyalar, bu yaş grubunda ön plana çıkar.
5-6 YAŞ: Öldürülme, yaralanma konulu rüyalarla sık sık karşılaşırlar. Hayaletlerin bulunduğu rüyalar görürler.

2 yaş itibariyle başlayan kovalanma ve ısırılma rüyalarının ve sonrasındaki hayvan rüyalarının evrimimizin Afrika dönemlerindeki savan mücadelesinin izlerini taşıma olasılığı nedir? Beyin neden önce hayvanlara karşı bir uyaran geliştirmektedir? Beynimiz hala daha milyonlarca yıl önceki savan hayatımızın çetin mücadelelerini mi temel alarak bir korunma mekanizması geliştirmektedir?

Konu ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum.

Saygılar

AerA
27-08-2010, 02:21
Jack London ve Ademden Önce kitabını nacizane bir şekilde tavsiye edebilirim. İlginç bir bakış açısıdır.

evrensel-insan
27-08-2010, 02:58
Saygideger taylan 74;

Bu bile, bir bebek ve cocuga, dogallik zihniyet ve egosunun, insandisi ve insanlikdisi dusuncesinin bilinc altina ne kadar yerlesmis oldugunun kaniti. Zaten bu bilinc altinin (unconscious) dogal yonlendirmesi (subconscious) bilincin (conscious) olusmasina bile, eger dusunce kisi tarafindan sorgulanmazsa ve degerlendirilmezse, yani sadece otomatik, alisilagelmis, yerlesmis v.s. sekilde uygulanirsa, insan ve insanligin bilincinin kisi kendinde olusturmadikca, olusamayacagi da aciktir.

Cunku bu bilinc te kendi oz bilinci (selfconscious) tur. Yani, olusan egonun sorgulanmasi ve parcalanarak, eliminesi ve ondan kurtulma, arinma cabasidir. Cunku gen bencil degil; gen tursel selftir. Yani, insanoglu turunun birinin insan ve insanlik bilincinin selfi, kendi biri icin degil; turu icindir. Bunu da en guzel, annelik olgusu, duygusu aciklar.

Yalniz bir bebek, soyutlama yetisi ile, fakat 0 dusunce ve kavram ile dogar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

taylan
27-08-2010, 12:40
Sevgili evrensel hocam açıklamalarınız için teşekkür ediyorum. Bu tespit bence evrimin en önemli kanıtlarından biri. Beyin evrimimizin Afrika ayağında çetin doğa mücadelerinin bu şekilde izlerinin hala daha sürüyor olması bu evrimsel sürecin hala daha çok yeni olduğunu gösteriyor. Av ve avcı tepkimeleri, kaçma, ısırılma korkusu, geceleri yüksek bir yerden yere düşme hissi gibi olguların doğayla kucak kucağa olduğumuz eski dönemlerin izleri olduğu çok belli.

Özellikle beynin hayvanlara karşı bir uyarıcı rüya geliştirmesi ilginç. Bu evrimsel anıların beyinde hala daha yerinin korunuyor olması beynimizin kültürel evrim sürecine henüz dahil olamadığını gösteriyor. Atalarımızın savana dönemlerindeki ölüm kalım mücadelelerinin izleri yaşamda kalma savaşında çok önemli bir yer tuttuğu için beyin bu anıları hala taze tutarak bebeklerden itibaren bir koruma kalkanı geliştiriyor.