PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Neredeeeeeeeeen nereye.....


ahmetaltan
07-09-2010, 10:28
-Bol sıfırlı paradan, sıfırı az ve ya sıfırsız paraya....

-Günlük yükselen enflasyondan, yıllık tek haneli enflasyona....

-Hacı muratlı, şahinli, reno 9 lu yıllardan, passatlara audilere pejo 308 lere....

-Tek şeritli bozuk yollardan, otobanlara ve double yollara...

-2 - 3 maaşını vererek alınan tek beyaz eşyadan, tek maaşla beyaz eşyanın tamamının alındığı bugünlere...

-Büyük köy görüntülü şehirlerden, yeni yeni yüksek ve modern binalı modern kentlere...

-Devlet Hastaneleri önünde uzun kuyruklardan, istediğin özel hastanede muayene olmaya...

-İlköğretimde okul açılışında, hangi kitabı hangi kitapçıdan, kaça alacağım telaşından, okulun ilk günü sıra üstüne konmuş bedava okul kitaplarına.

-"Parasızlıktan kızımı - oğlumu okutamıyorum" dan, yardıma muhtaç öğrenci başına annelere verilen devlet yardımına...

-Kalitesiz kömür kullanmaktan şehirler üzerine çöken dumandan, doğalgazla ısıtılan şehirlerdeki temiz havaya...

-Dış itibarı tükenmiş hasta bir devletten, itibarlı ve sözü dinlenilen, arabulucu saygın bir devlete...

-İhracatı, yerlerde sürünen ekenomiden, 100 milyar doları çoktan aşmış ihracatlara...

-Anayasa kitapçığı atıldı diye allak bullak olan ekenomiden, Dünyanın allak bullak olduğu krizlerden en az etkilenen ekenomiye ....

-Hortumlanan bankalardan, İstikrarlı büyüyen bankalara...

-Korkulan, çekinilen bir ülkeden, on katına çıkmış turizm gelirlerine....

-2500 dolar milli gelirden, 10 bin dolar milli gelire...
.
.
.
.
.
.
vs, vs.....

Şu bir gerçek : Türkiye zenginleşiyor.

İyi ama bu işsizlik ve yoksulluk neyin nesi?

Elbetteki bu, milli gelirin adaletli dağıtılmamasının sonucu. Fakat bununda düzeleceğinin göstergeleri var.
Fakirliğin çıtası yükseldi. "Zorunlu ihtiyaç" kalemleri arttı. Zaten fakirliğin anlamı, "ihtiyacını gideremeyen" kişi demek. İhtiyaç ise tanım olarak ve içerik olarak değişti. Bugünün en fakirinin yaşam standardı, eskinin zengininden bile iyi....

Yani sözün kısası: Bugün, dünden çok çok iyi durumdayız.
Yarın ise, bugünden dahada iyi durumda olacağımızı tahmin ediyorum.
Bugünü değerlendirirken, "ben" merkezli değil, genel bakarak değerlendirmek gerektiği kanaatideyim.
Özgürlükler bağlamında da , eskinin tabuları artık sorgulanmakta, fikir özgürlüğü ve düşünce özgürlüğü sınırları çok gelişti.
Daha demokrat bir Türkiyeye doğğru adım adım gidiyoruz.
Hele hele anayasa oylamasından "evet" çıkarsa, Türkiyeyi kimse tutamaz.

Saygıyla....

axial
07-09-2010, 10:51
Galiba farklı ülkelerde yaşıyoruz.

Mantığa bakın hacı muratlardan audilere pejolaraymış.

Vatandaşın altında mı o arabalar yoksa tayyip ve cemaatçilerin mi.

Önceki hükümetlerde demez mi o zaman at arabalarından hacı muratlara tofaşlara. Üstelik onlar yerli malı. Neden tayyip zamanında piyasada yerli otomobil kalmadı.

Parada ki sıfırın kalkmasının vatandaşa faydası ne olmuştur.

Açlık sınırını yoksulluk sınırını ve asgari ücretide yazıp bizi bilgilendirir msiniz.

Yelken bezinden yazar olunca böyle propaganda laflar üretilmesi normal tabii.

zahit
07-09-2010, 14:07
iki kulagin duymassa-iki gözün görmesse-sizler gibi dönek-vede bukadar ar-
damarlari-insanliklari bitib-karanlikara hizmet eden canakcilar-ülkenin satisini,alli pullu anlatanlara sözümüz-bakalim bu sahteliklerin-ne kadar ömrü vede yasama süresi devam edecek?
1-Sosyete hertürlü hezyani yer-kadin,erkek.arkadaslik olur?
2-Fakirin kizi,vede delikanlisi-arkadaslik yapar,temiz duygularla-ahlaksiz olur.
3-sifir mal varligindan,tirilyonlar gelir kisa sürede,is adami olur?
4-Haci analar,halkimin birden bire,göz bebekleri olurlar,yürü yaa kulum?
5-Bakkalin-kasabin-manavin-ayakkabici tamircisinin-terzinin-kuru yemiscinin-nalburu-kirsatiyeci-vs-vs-vs-ne oldu bunlara?
6-Bu saydigim her mahallenin-güvendigi ikilik yapmadan istiyerek,alis veris,
yabdigi kücük esnaflardi-bu degerlerimizi aldiniz ellerimizden,rüyalarimizdan.
7-Bu mudur sizin düzenin,insanligi,piyasaci satilmis ar damarlari catlamis vanpirler.
8-cok amma cok eskilerden,belkide sizlerde bu yoksul amma,adam gibi insanlarin icinde,yasaminizi sürdürüyordunuz,veyahutta görüyordunuz.
ne olduda birden bire,su kokusmus düzenin vede insan görünümündeki,
yaratiklarin borazaninini calar oldunuz-vede karanliklara teslim oldunuz?
Benim size tavsiyem,geride kalan sizin icin,bu tarih sayfalarini icinize,
sindire sindire tekrar düsünmeniz?
Dáha cok söylenecek sözler,nasiyatlar var amma sizlere degermi,diye düsünüyorum.belkide bir mucüze olurda bu gaflet uykusundan uyanirsiniz?
Ahmet altana-özlü vede gerceklere davet yazisi.
----------------------------

sargon
07-09-2010, 14:19
Dünya ne kadar hizli degisiyor.

Bundan 50 yil önce hatta 20-30 yil önce batici, laik, kemalist, sosyalist vb. düsüncelere sahip kesimler ilerlemeden, gelismeden, dünya pazarina cikmaktan, modern bir yasamdan, zenginlik ve refaha ulasmaktan bahsederler, toplumun hedefi olarak bunlari gösterirlerdi. Islamci, dogucu, muhafazakar kesimler ise ahlaki, adaleti, toplumsal ve dinsel degerlere sahip cikmayi, gecmis ve tarih ile bag kurmanin önemini savunurlardi. Hizli toplumsal degisim ikinci kesimi geleneksel yapilara sarilmaya itiyordu. Birinciler ise acikca bu degisimden yana idi.

Sanki hersey tersine dönüyor gibi. Artik birinci kesim yerellesmeye vurgu yaparken, ikinciler küresellesmeye vurgu yapiyor. Dengeler bozulmus ve yeniden kuruluyor herhalde.

Sangre
07-09-2010, 14:57
Açlık sınırını yoksulluk sınırını ve asgari ücretide yazıp bizi bilgilendirir msiniz.

Daha önce aşağıdaki iletiyi sana yazmıştım.. Ama görüldüğü gibi aynı şeyleri tekrar yazıyorsun.. Çünkü sen öğrenmek istemiyorsun.. Amacın sadece önyargılı bir şekilde kendi düşünceni savunmak.

----

''Ekonominin iyi olup olmadığının kriteri, sadece işsizlik oranıyla ölçülmüyor.. Bu konu bir çok kriteri içinde barındırır..

AK Parti iktidara gelmeden önce işsizlik oranı -2001 mali krizinin etkisiyle- %10 civarında idi.. 2007'de aynı oran korundu.. 2008'deki -küresel- krizden sonra %14.5'e kadar çıktı ama Temmuz verilerine göre şu anda %12 civarında.. Yani AK Parti işsizlik oranlarında her hangi bir iyileştirme sağlamadığı gibi, durumun kötüye gitmesine de neden olmamıştır.. O konuyu geçeceksin.

2001'de kişi başına düşen milli gelir 7 bin doların biraz üzerindeyken, GSYİH 500 milyara yakındı, 2008 yılında (daha sonraki süreci krizden dolayı dahil etmiyorum, dünyanın durumu iyiye gitseydi çok daha yüksek bir rakama ulaşaktık) kişi başına düşen milli gelir 12 bin dolar, GSYİH ise 900 milyar doların üzerindedir.. Son dönemdeki -ilk çeyrek- büyüme rakamlarında, Çin'den sonra en çok büyüyen ülke olmamız, krizden ne kadar hızlı çıktığımızı, sanayi üretimimizin geçen yıla göre yüksek oranlarda kapasite kullanımını arttırması, ne kadar çabuk toparlandığımızı gösteriyor..

Avrupa dahil bir çok ülkede 'dış borç' krizi yaşanırken ve bu borçların GSYİH'ya oranı Yunanistan, İngiltere, İrlanda, İzlanda, İspanya, Portekiz gibi AB'nin hatırı sayılır ülkerinde tavan yapmışken, Türkiye'de risk oluşturmaması, mali yönden ne kadar iyi olduğumuzun bir göstergesidir.

Ayrıca 'gelir dağılımı' da AK Parti zamanında, diğer dönemlere göre iyileşmiştir.. Gini Katsayısı 1994 yılında 0.49 iken, 2002 yılında sadece 0.44'e kadar gerilemiştir.. Ama AK Parti döneminde 2003'te 0.42, 2004'te 0.40, 2005'te ise 0.38' kadar gerilemiştir.. Daha sonradan küresel krizden dolayı tekrar bozulmalar yaşandığından dolayı, TÜİK bu katsayıyı hesaplamayı bırakmıştır.. Tabii bu konu TÜİK'in bir yanlışıdır, orası ayrı.

Açlık ve Yoksulluk konusundaki iyileşmelere gelirsek;

TÜİK'in verilerine göre; Açlık sınırı yüzde olarak, 2002'de 1.35, 2003'te 1.29, 2004'te 1.29, 2005'te 0.87, 2006'da 0.74, 2007'de 0.48, 2008'de ise küresel krizden dolayı artış meydana gelmiştir.. Ve 0.54 seviyesine yükselmiştir.. Tabii ki küresel krizin AK Parti'nin yönetimiyle hiçbir ilgisi olmadığı için, bu tür bir kötüleşmeyi ona bağlamıyoruz.

Yoksulluk sınırına gelirsek; 2002'de %26.96 olan yoksul insan sayısı, 2008'de %17.11'e kadar düşmüştür..

Ekonomide daha bir çok kriter var.. Bu istatistikler sadece bazıları..

Dış politikaya, demokrasiye, insan hakları konusuna vs. gelmeden önce ekonominin iyiye gittiğini özümseyin.. Biliyorum, bir çok gerçeği birden duyduğunuzda bunu kaldıramayacaksınız.. Bu yüzden size konuları tek tek anlatma yolunu seçiyorum ki, kafanız karışmasın.''

basitrasin
07-09-2010, 15:27
Herkese Selam.

axial den alıntı.
Yelken bezinden yazar olunca böyle propaganda laflar üretilmesi normal tabii. Bu satırı okuyunca aklıma çocukluk yılarım geldi.
İlk okul yıllarında birbirimize bol bol isim takardık.
Kepçe kulak, şişko sıska vs.
Ama artık büyüdük. Bir şeyi eleştirirken içeriği ile ilgili şeyler yazabiliriz.
Saygılarımla.

Sangre
07-09-2010, 15:36
Sargon'un yazdıkları da çok önemli.

Az bir zaman öncesine kadar kemalist ve laik kesime 'liberal' yakıştırması yapılıyordu.. Çünkü muhafazakarların aksine, batılı değerlere daha çok önem veriyor, kültürel, siyasi değişimden, sınırlı da olsa ekonomik serbestleşmeden yana tavır alıyorlardı..

'Milli Görüş' olarak adlandırılan kesim ise, dinsel maneviyat ile milliyetçiliği birleştiren bir sentez yapmışlardı.. Ve hem batılı değerlere, hem de ekonomide yabancı kesime karşı çıkıyorlardı.. Ülkenin bir 'Alman idealizmi' veya -serbestleşmeyi saymazsak- bir 'Japon mucizesi' gibi kalkınması gerektiğini savunuyorlardı.

Gerçekten de son 10-15 yılda Türkiye tersine döndü ve dünün 'liberal' kesimi, bugün milliyetçilikten, devletçilikten medet ummaya, yani kısaca 'kemalizm' ideolojisinin ilk ve ilkel haline geri döndüler.. Muhafazakarlar ise batıdaki gibi, yine maneviyata önem vererek ama bunu özellikle ekonomiye yansıtmayarak, daha çok serbestleşme taraftarı, küreselleşmeden ve dünyayla bütünleşmeden yana tavır aldılar.

Türkiye'nin çoğu dinsel maneviyata önem verdiği için, bu kesimin savunucusu konumundaki bir partinin bu şekilde bir dönüşümü gerçekten de Türkiye için büyük bir şans.. Artık görüldü ki Türkiye'nin dönüşümü, ileri demokrasiye doğru yürüyüşü bu kesimin eliyle, laik ve kemalist kesimin ise sistemli bir muhalefeti ile olacak.

Umarım bu değişim başladığı gibi devam eder ve misyonunu tamamlar.. Ve bir çok alanda; ekonomik, siyasi vs. gelişmiş bir ülke oluruz.

lolepet
07-09-2010, 16:39
bu ne kardeşim ya akp yandaşları neden böyle faaliyet sıçraması yaptılar bir anda. hayırdır amacınız ne kardeşim. böyle arsızca saçma ilerleme raporları tarzında maddelerle propaganda yapııyorsunuz anlamadım. siz akp yandaşlığı yaparsanız bizde karşıtlığı yaparız gerçekleri anlatırız. hadi bakalım kiminki kiminkinde kara

axial
07-09-2010, 17:26
Sözüm sayın sangreye;

Dediğiniz gibi ekonominin pekçok kriteri olduğunuu biliyorum. Bunu sizden öğrenecek kadar ahmakta değilim. Fakat ekonomi profesoru havasındaki sizden nasıl böyle verilerle ekonominin düzeldiğini anlatıyorsunuz anlamam.

AKP yönetiminde Elde edilen gelirlerin satılan kamu mallarından edinildiğini sanıyorum biliyorsunuz. Bu satılan mallar ve elde edilen mali kaynak elbette ekonomide kısa vadeli rahatlama yapacaktır. Ama mühim olan bu değildir. Bu kadar kaynağın hemen hemen hepsinin yabancılara satılmasından sonra kimler daha çok zengin olmuştur kimler daha çok fakirleşmiştir sizde bunları öğrenmek istemiyorsunuz.

Sizde erdoğanın süslü laflarıyla bana karşı fikir yürütüyorsunuz. KEndisi ihracat şöyle arttı ekonomi şu kadar büyüdü gibi laflarla milleti kandırıyor. Bunların kısa vadede olduğunu siz benden daha çok biliyor olmalısınız. 2002 - 2009 arası işsizlik artmış mıdır artmıştır. İşçinin emeklinin memurun maaşları açlık sınırının bile altında mıdır, evet.

O halde neyin başarısından söz ediyoruz. Elindeki bütün kaynakları sattın ama ekonomin refaha ulaşmadı peki satacak malın kalmadığı zaman ne yapacaksın.

axial
07-09-2010, 17:27
Herkese Selam.

axial den alıntı.
Bu satırı okuyunca aklıma çocukluk yılarım geldi.
İlk okul yıllarında birbirimize bol bol isim takardık.
Kepçe kulak, şişko sıska vs.
Ama artık büyüdük. Bir şeyi eleştirirken içeriği ile ilgili şeyler yazabiliriz.
Saygılarımla.


Sayın basıtrasın;

Yaranız mı var da gocunuyorsunuz.

axial
07-09-2010, 17:34
Dış politikaya, demokrasiye, insan hakları konusuna vs. gelmeden önce ekonominin iyiye gittiğini özümseyin.. Biliyorum, bir çok gerçeği birden duyduğunuzda bunu kaldıramayacaksınız.. Bu yüzden size konuları tek tek anlatma yolunu seçiyorum ki, kafanız karışmasın.''

Diğer maddelere gelemezsin zaten gelmekte istemezsin. Tek yol islam devletidir. Demokrasi araçtır diyen birisinin diktatörlüğüne demokrasi diyen birinin anlattıkları haliyle kafamızı karıştırıyor.

Sangre
07-09-2010, 17:51
Sözüm sayın sangreye;

Dediğiniz gibi ekonominin pekçok kriteri olduğunuu biliyorum. Bunu sizden öğrenecek kadar ahmakta değilim. Fakat ekonomi profesoru havasındaki sizden nasıl böyle verilerle ekonominin düzeldiğini anlatıyorsunuz anlamam.

AKP yönetiminde Elde edilen gelirlerin satılan kamu mallarından edinildiğini sanıyorum biliyorsunuz. Bu satılan mallar ve elde edilen mali kaynak elbette ekonomide kısa vadeli rahatlama yapacaktır. Ama mühim olan bu değildir. Bu kadar kaynağın hemen hemen hepsinin yabancılara satılmasından sonra kimler daha çok zengin olmuştur kimler daha çok fakirleşmiştir sizde bunları öğrenmek istemiyorsunuz.

Sizde erdoğanın süslü laflarıyla bana karşı fikir yürütüyorsunuz. KEndisi ihracat şöyle arttı ekonomi şu kadar büyüdü gibi laflarla milleti kandırıyor. Bunların kısa vadede olduğunu siz benden daha çok biliyor olmalısınız. 2002 - 2009 arası işsizlik artmış mıdır artmıştır. İşçinin emeklinin memurun maaşları açlık sınırının bile altında mıdır, evet.

O halde neyin başarısından söz ediyoruz. Elindeki bütün kaynakları sattın ama ekonomin refaha ulaşmadı peki satacak malın kalmadığı zaman ne yapacaksın.

Yukarıdaki veriler ekonominin düzeldiğini gösteriyor.. Sen göremiyorsan, bu senin sorunun.

Elde edilen gelirlerin, ekonominin rahatlamasıyla, ekonominin düzelmesiyle vs. hiçbir alakası yok.. Yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan insanların azalmasının elde edilen gelirle alakası yok.. Milli gelirin artmasının vs. bu işletmelerin satılmasıyla vs. alakası yok.. Bunlar tamamen alakasız konular.

Ekonomideki düzelme, elden çıkarılan kamu işletmelerinin daha verimli ve etkin bir şekilde üretime koşmasıyla sağlanır..

Bu işletmelerin 'tamamının' yabancılara satılması kesinlikle yalandır.. Ayrıca yabancılara satış ile yerli üreticiye satış arasındaki farkları söylersen sevinirim.. Bunun ülke ekonomisine nasıl bir extra olumsuz yansıması olacağını yazarsan iyi olur.

2002-2009 arası işsizlik artmamıştır.. Yerinde saymıştır.. Bunu istatistiki verilerle gösterdim zaten.. Ayrıca ihracattaki, milli gelirdeki, gelir dağılımındaki iyileşme kısa vadeli felan da değildir.. Belli bir dönemdeki iyileşmeleri zaten yazdım.. İşçinin, memurun maaşı açlık sınırının altında felan değildir.. İddiaların doğru değil.

Satılan kamu işletmeleri sadece kamuya gelir sağlar.. Bunun reel ekonominin gelişmesine 'sandığın' gibi bir katkısı yok.

Bu iddialarla ekonomi hakkında hiçbir şey bilmediğin belli oluyor.. Bilmediğin bir konuda neden bu şekilde iddialarda bulunuyorsun?

hako
07-09-2010, 21:00
Dünya ne kadar hizli degisiyor.

Bundan 50 yil önce hatta 20-30 yil önce batici, laik, kemalist, sosyalist vb. düsüncelere sahip kesimler ilerlemeden, gelismeden, dünya pazarina cikmaktan, modern bir yasamdan, zenginlik ve refaha ulasmaktan bahsederler, toplumun hedefi olarak bunlari gösterirlerdi. Islamci, dogucu, muhafazakar kesimler ise ahlaki, adaleti, toplumsal ve dinsel degerlere sahip cikmayi, gecmis ve tarih ile bag kurmanin önemini savunurlardi. Hizli toplumsal degisim ikinci kesimi geleneksel yapilara sarilmaya itiyordu. Birinciler ise acikca bu degisimden yana idi.

Sanki hersey tersine dönüyor gibi. Artik birinci kesim yerellesmeye vurgu yaparken, ikinciler küresellesmeye vurgu yapiyor. Dengeler bozulmus ve yeniden kuruluyor herhalde.

Küreselleşme dediğiniz şey emeğin hangi sınıf tarafından kolaylıkla sömürülüceğine yeni kulplar takmatan ibaret. Üreten değil, spekülasyonu işin mizacına uygun yapan tüketmeye hak kazanıyor. Bundan 50 sene evvel vurgulanan ve amaçlanan kavramlar medenileşme ve batının iyi taraflarını almakla ilgiliydi. Sınıf mücadelesinin şimdiki sömürü ve çal sat düzeniyle karşılaştırması abestir.

Biz memleketi satalım soyup soğana çevirelim , zeytin ağaçlarının dikili olduğu yerde altın arayalım mı dedik ?

Yukarıdaki veriler ekonominin düzeldiğini gösteriyor.. Sen göremiyorsan, bu senin sorunun.

Elde edilen gelirlerin, ekonominin rahatlamasıyla, ekonominin düzelmesiyle vs. hiçbir alakası yok.. Yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan insanların azalmasının elde edilen gelirle alakası yok.. Milli gelirin artmasının vs. bu işletmelerin satılmasıyla vs. alakası yok.. Bunlar tamamen alakasız konular.

Pinpon topuyla enflasyon hesabı yaparsan bu sonuca ulaşırsın. Ekonomik göstergeleri bu kadar tavana vurmuş AKP idaresinde kömürü bedava dağıtmak için de , yalandan yere EVET demek için de aynı taktiği kullanıyorsunuz. Sangre paşamız hangi sarayda yaşıyor ve alışverişini uşakları mı yapıyor bilemem ama ben evime yemek götürmek de her gün daha da zorlanıyorum. Ne etin kilosundan, ne soğanın fiyatından haberi yok beyimizin.

Senin iktidarın bu ülkeye kimseyi doyurmaya gelmedi. Aç bırakıp oyunu makarnayla satın almaya geldi. Anca kendin inanırsın bu mavallara !

basitrasin
07-09-2010, 21:27
Sayın axial

Sayın basıtrasın;

Yaranız mı var da gocunuyorsunuz. Demişsiniz.

Ben bir tartışmada fikirler konuşulursa gerçeklerin daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.
"liboş, omurgasız, kaburgasız" vari söylemler tartışan tarafları hırçınlaştırmaktan başka işe yaramaz. Sonunda en keskin küfürü edenin kazanacağı sanrısına kapılabiliriz. Oysa hangi siyasi görüşü benimsemiş olursa olsun karşıt fikirlere hoşgörü ile yaklaşmalıyız.
Saygılarımla.

Nova
07-09-2010, 21:50
70 lerde bilime tapardık, şimdi bilmemeye tapıyoruz.

Eskiden televizyonlar büyük insanlar zayıftı, şimdi televizyonlar küçük insanlar şişman..:)

Sangre
07-09-2010, 22:52
Pinpon topuyla enflasyon hesabı yaparsan bu sonuca ulaşırsın. Ekonomik göstergeleri bu kadar tavana vurmuş AKP idaresinde kömürü bedava dağıtmak için de , yalandan yere EVET demek için de aynı taktiği kullanıyorsunuz. Sangre paşamız hangi sarayda yaşıyor ve alışverişini uşakları mı yapıyor bilemem ama ben evime yemek götürmek de her gün daha da zorlanıyorum. Ne etin kilosundan, ne soğanın fiyatından haberi yok beyimizin.

Senin iktidarın bu ülkeye kimseyi doyurmaya gelmedi. Aç bırakıp oyunu makarnayla satın almaya geldi. Anca kendin inanırsın bu mavallara !

TÜFE sepetinde pinpon topunu göremedim.. İsterseniz aşağıdaki linkten arayıp, foruma asarsınız;

http://www.tuik.gov.tr/tufeapp/Harcama_grup_Ay.do?COLUMN_NAME=Se%E7iniz&&Gon=1

Ben burada tek tek bireylerden değil, toplumun tümüne ait istatistiki verilerden bahsediyorum.. Senin veya X kişisinin kişisel geliri önemli değil.

Gördüğüm kadarıyla yukarıdaki istatistiki verilere, yine kendi tarzınızda (konuyla tamamen alakasız olarak) eleştirmekten başka yaptığınız bir şey yok.. Ehh, zaten farklı bir şey de beklemiyordum.

Ve yine gördüğüm kadarıyla (her zaman ki gibi) -artık tüm dünyanın olurunu kazanmış ve gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelerin ekonomik yapısına doğru yakınsayacağı neo-klasik büyüme modelinin öngördüğü- küreselleşme kavramının da karşısında duruyorsunuz.. Kemalizm ideolojisini en ilkel düzeyde benimsemiş olan Ulusalcılardan da, farklı bir duruş beklenemezdi açıkçası.. 1400 yıl öncesinin kurallarına sıkı sıkıya bağlı olan Müslümanlar bile dünyaya entegre olurken, 80 yıl öncesinin dogmalarına bu kadar sıkı sıkıya sarılmak, gerçekten de çok şaşırtı bir durum.

axial
08-09-2010, 01:53
Sayın axial

Demişsiniz.

Ben bir tartışmada fikirler konuşulursa gerçeklerin daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.
"liboş, omurgasız, kaburgasız" vari söylemler tartışan tarafları hırçınlaştırmaktan başka işe yaramaz. Sonunda en keskin küfürü edenin kazanacağı sanrısına kapılabiliriz. Oysa hangi siyasi görüşü benimsemiş olursa olsun karşıt fikirlere hoşgörü ile yaklaşmalıyız.
Saygılarımla.


Peki neden ben söyleyince tepki verdiniz de 3. yol amiralin gemisi derken ona tepki vermediniz. Gücendim doğruısu.

Sangre

sana laf anlatamayacağız anladık. Ekonomini sana göre devlet kurumlarının hazırladığı uydurma tablolar olabi,lir. Ama biraz sokağa çık ve halka sor. Ekonomik anlamda geli,ştiniz mi de. Anket yap. Bakalım kaç kişi evet diyecek.

Satılan malların parası ekonomişyi etkilemezmiş. Yani diyorsun ki taze para ekonomiye katkıda bulunmaz. Sen ekonominin e sinden anlamıyorsun. Hata bizde tayyibe demokrat diyen biriyle ne tartışabilirsin ki.

axial
08-09-2010, 01:55
Ve yine gördüğüm kadarıyla (her zaman ki gibi) -artık tüm dünyanın olurunu kazanmış ve gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelerin ekonomik yapısına doğru yakınsayacağı neo-klasik büyüme modelinin öngördüğü- küreselleşme kavramının da karşısında duruyorsunuz.. Kemalizm ideolojisini en ilkel düzeyde benimsemiş olan Ulusalcılardan da, farklı bir duruş beklenemezdi açıkçası.. 1400 yıl öncesinin kurallarına sıkı sıkıya bağlı olan Müslümanlar bile dünyaya entegre olurken, 80 yıl öncesinin dogmalarına bu kadar sıkı sıkıya sarılmak, gerçekten de çok şaşırtı bir durum.


Sen kemalizmi ağzına besmele ile al. Tek yol islam devleti diyen bir başbakana şakşakçılık yapan ate,ist görmek daha şaşırtıcı inan bana.

Sangre
08-09-2010, 02:13
Sangre

sana laf anlatamayacağız anladık. Ekonomini sana göre devlet kurumlarının hazırladığı uydurma tablolar olabi,lir. Ama biraz sokağa çık ve halka sor. Ekonomik anlamda geli,ştiniz mi de. Anket yap. Bakalım kaç kişi evet diyecek.

Satılan malların parası ekonomişyi etkilemezmiş. Yani diyorsun ki taze para ekonomiye katkıda bulunmaz. Sen ekonominin e sinden anlamıyorsun. Hata bizde tayyibe demokrat diyen biriyle ne tartışabilirsin ki.

Tablolar uydurma felan değil.. Tüm ekonomistler bu istatistiki verileri kabul eder ve buna bağlı olarak tartışırlar.. Madem verilerin yanlış olduğunu söylüyorsun, o zaman açlık sınırından, yoksulluk sınırında, işsizlikten neden dem vuruyorsun?.. Demezler mi sen Türkiye'deki yoksulluk sınırını, işsizlik düzeyini vs. nerden biliyorsun diye.. Madem bu verileri kabul etmiyorsun, ekonominin dilinden konuşmuyorsun demektir.. O zaman bir şeyler yazmanın da anlamı kalmaz.

Ben bilimsel yöntemlerle hazırlanmış raporlara vs. bakarım.. Sen git sokakta insanlara sor.

Satılan kamu işletmelerinin gelirleri elbette ekonomiyi etkiler.. Ama 'sandığın' gibi etkilemez.. Bunu yukarıda da söyledim.. Yani gelir dağılımı eşitsizliğini, milli geliri, üretim düzeyini, yoksulluk ve açlık sınırının altında kalmış insan sayısındaki azalışı, işsizliği vs. etkilemez.. Elde edilen bu gelirler eğitim, sağlık, askeri vb. alanlarda kullanılır.. Yatırım yapılmadığı taktirde, ekonominin büyümesine extra bir katkısı felan yoktur.

Gerçekten bir başarı görmek istiyorsan, ihracat rakamlarına da bakabilirsin.. Ve elde edilen gelirlerdeki 'kısa vadeli olmayan' bir kriter görebilirsin.

hako
08-09-2010, 02:29
Arkadaş

Senin satacakların bittiyse ben sana şunu sorayım.
Eğer bir hükümet elindekileri peşkeş çeke çeke , fahişelik yaparak dışarda ve içerde,demokratlık oynayarak vatandaşa, kayıra kayıra devlet bankası kredileriyle televizyon kanalları armağan ediyorsa dünürüne, her türlü dümeni yapıyorsa, ve onu destekleyen liberaller de buralarda bin tane yalanı ucuca bedavadan diziyorsa, bu düzenin adı nedir ?

Bu adaletsizliğin adalet doğuracağını mı sanıyorsun sen ? Ondan mı evetçisin ?
Ondan mı tayyibe bağlısın bu kadar ?

Gençliğe hitabeyi okuyan ve anlayan senin de geleceğini biliyordu tayyibin de.

Re-laX
08-09-2010, 03:19
bu milletten bir b...k olmaz,insanlar açlıktan geberiyor siz halen daha büyümeden gelişmeden söz ediyorsunuz.artık olanların görülmüş ve halktan da bunu kabul etmelerini umardım ama halkın daha bir şeyden haberi yok,mahvettiler ülkeyi vitrin süslemesi bir kaç işlede(yol yapımı,ekonomide geçici rahatlık vs.)milleti halen daha koyun sürüsü yerine koyuyorlar ya işin tuhaf tarafı bu halkta buna inanıyor.
aydında da adnan menderes üzerinden siyaset yapar,eskişehirde hasan polatkan üzerinde,doğuda ahmet kaya dan,

uluslar arası camiada saygınlık kazanmışız ne saygınlığı,ülkenin şeefini ayaklar altına alınmadımı,

o insanları israilin defalarca uyarmasına rağmen bile bile ölüme göndermedilermi,sonuç 9 ölü,uluslar arası camida beş paralık olmuş bir şeref,diplomasi ile iş çözeceklermiş çok güzel çözüldü. ben mi göremiyorum yoksa çözümü

üç beş serseriyi dağdan davul zurnayla indirtme hemde askerin gözünün içine baka baka

erdoğan ve arkadaşlarının kurdukları şirketler

ona buna peşkeş çekilen kamu işletmeleri

daha saymakla bitmez.bu arada chp ve mhp nin propagandasını yapmıyorum onlarda aynı halt bir şey değişmez zaten hiç bir seçimde oyda kullanmıyorum.açık bir yol görünmüyorsa en iyisi birşey yapmamaktır.


saygılar...