PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Forumda Hıristiyan arkadaşlarımız var mı?


Yılmaz34
08-09-2010, 03:43
Avrupada yada ABD de doğabilirdim, o zamanda Hıristiyan kültürüne göre yetişecektim. Yani bazı şeyler tesadüfen oluyor. Ama ben bu dini iyice araştırmak ve bu din hakkında bilgi almak istiyorum. Hıristiyan arkadaşlarla bu din hakkında bilgi alışverişinde bulunmak istiyorum, şimdiden teşekkürler...

evrensel-insan
08-09-2010, 03:46
Saygideger yilmaz34;

Hristiyanlik hakkinda bilgisi olan yazar arkadaslar, bu basliktan sana cevap verebilirler.

Ayrica, hristiyanlik ogretisini ogrenmek icin, hristiyan olmak da gerekmez.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Yılmaz34
08-09-2010, 03:55
ben Pavlusu sorayım ilk olarak, bu adam hıristiyanlığı şekillendiren adammış galiba, hıristiyanlıktaki domuz yasağını sünnet olma geleneğini unutturan gizli bir yahudiymiş. Eğer bunlar doğruysa hıristiyanlar İsacı değil Pavlusçu durumuna düşmüş olmazlar mı? Pavlusla birlikte konuyu açıyorum.

AerA
08-09-2010, 03:58
ben Pavlusu sorayım ilk olarak, bu adam hıristiyanlığı şekillendiren adammış galiba, hıristiyanlıktaki domuz yasağını sünnet olma geleneğini unutturan gizli bir yahudiymiş. Eğer bunlar doğruysa hıristiyanlar İsacı değil Pavlusçu durumuna düşmüş olmazlar mı? Pavlusla birlikte konuyu açıyorum.

Gizlisi fazla, Paulus bir Yahudidir. İsa'nın kendi gibi.
Paulus sözüm ona Şam yolunda İsa'yı görmüş, akabinde aydınlanmış, devamında yolculuklara çıkarak varlığı dahi şaibeli İsa'nın öğretisini yayma çabasına girişmiştir.

SİYAHSANCAKLI
08-09-2010, 04:30
Şimdi siz burada Hristiyanlığı öğrenmekmi yoksa bilipte İncildeki çelişkileri açıklamak içinmi açtınız konuyu anlıyamadım..

Yılmaz34
08-09-2010, 04:34
ben bu konuyu kendi bildiklerim doğrumu onları açıklamak ve bu dine mensup olanlar tarafından bilgi almayı amaçladım.

SİYAHSANCAKLI
08-09-2010, 06:22
ben bu konuyu kendi bildiklerim doğrumu onları açıklamak ve bu dine mensup olanlar tarafından bilgi almayı amaçladım.
O zaman önce sen bildiklerini aktar ki yanlışları ve doğruları hep birlikte kıyaslama yapalım..aydınlanalım..

AerA
08-09-2010, 13:03
Mesajın zamanlamasında bir hata olmuş...Yardımcı olur elbet...

İsa'nın şaibeli hayat hikayesi için bakınız :

http://www.turandursun.com/index.php...-was-not-there (http://www.turandursun.com/index.php/galeriler/videolar/videobak/5/belgesel/orada-olmayan-tanr-the-god-who-was-not-there)

Güzel bir belgeseldir. Başlangıç için ideal. Sonrasında C. Th. Ohhner "The Correspondences of Egypt: A study in the Teology of the Ancient Church" isimli kitabı okursanız oldukça faydalı olacaktır. Bu kitap internet üzerinden erişime açıktır. Bir çok sitede bulunabilir. Yazarı Carl Theophilus Odhner dir.

insan_olmak
08-09-2010, 14:00
değerli yılmaz

hristiyanlıkta domuz yenmesi olayı aslında şurdan gelir

''Ağıza giren şey insanı kirletmez. Tam tersine, ağızdan çıkan şeydir insanı kirleten."(matta 15:11)


görüldüğü gibi isa yenilenlerin insanı kirletmediğini felsefi bir cümle ile açıklamıştır
bu sadece domuza özel bişey değildir ama müslümanların domuz ve şarap takıntısından ''hristiyanlıkta pavlos domuz yemeği serbest kılmıştır'' diye söylenir gelir

saygılarımla

zallas003
08-09-2010, 22:23
Pavlus'un iman etme olayı şöyledir.
Yeni Ahit Elçilerin İşleri

İsa Saul'a görünüyor

1-2Saul ise Rab'bin öğrencilerine karşı hâlâ tehdit ve ölüm soluyordu. Başkâhine gitti, Şam'daki havralara verilmek üzere mektuplar yazmasını istedi. Orada İsa'nın yolunda yürüyen kadın erkek, kimi bulsa tutuklayıp Kudüs'e getirmek niyetindeydi. 3Yol alıp Şam'a yaklaştığı sırada, birdenbire gökten gelen bir ışık çevresini aydınlattı. 4Yere yıkılan Saul, bir sesin kendisine, «Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?» dediğini işitti.
5Saul, «Ey efendim, sen kimsin?» dedi.
«Ben, senin zulmettiğin İsa'yım» diye cevap geldi. 6«Haydi kalk ve kente gir, ne yapman gerektiği sana bildirilecek.»
7Saul'la birlikte yolculuk eden adamların dilleri tutuldu, oldukları yerde kalakaldılar. Sesi duydularsa da, kimseyi göremediler. 8Saul yerden kalktı, ama gözlerini açtığında hiçbir şey göremiyordu. Sonra kendisini elinden tutup Şam'a götürdüler. 9Üç gün boyunca gözleri görmeyen Saul hiçbir şey yiyip içmedi.
10Şam'da Hananya adında bir İsa öğrencisi vardı. Bir görümde Rab ona, «Hananya!» diye seslendi.
«Buradayım, Rab» dedi Hananya.
11Rab ona, «Kalk» dedi, «Doğru Sokak denilen sokağa git ve Yahuda'nın evinde Saul adında Tarsuslu birini ara. Şu anda orada dua ediyor. 12Görümünde yanına Hananya adlı birinin geldiğini ve gözlerini açmak için ellerini kendisinin üzerine koyduğunu görmüştür.»
13Hananya şöyle karşılık verdi: «Rab, birçoklarının bu adam hakkında neler anlattıklarını duydum. Kudüs'te senin kutsallarına nice kötülük yapmış! 14Burada da senin adını anan herkesi tutuklamak için başkâhinlerden yetki almıştır.»
15Rab ona, «Git!» dedi. «Bu adam, benim adımı diğer uluslara, krallara ve İsrail oğullarına duyurmak üzere seçilmiş bir aracımdır. 16Benim adım uğruna ne kadar sıkıntı çekmesi gerekeceğini ona göstereceğim.»
17Bunun üzerine Hananya gitti, eve girdi ve ellerini Saul'un üzerine koydu. «Saul kardeş» dedi, «sen buraya gelirken yolda sana görünen Rab, yani İsa, gözlerin açılsın ve Kutsal Ruh'la dolasın diye beni yolladı.» 18-19Hemen o anda Saul'un gözlerinden perde gibi bir şeyler düştü. Yeniden görmeye başlayan Saul kalktı, vaftizoldu, sonra yemek yiyip kuvvet buldu.

Natan
09-09-2010, 15:48
Forumda az sayıda da olsa Hristiyan arkadaşlar var.

Arzu ederlerse cevaplayabilirler sorularınızı. Fakat ben de hristiyan olmasam da sorularınızla ilgilenirim. Zaten hristiyan portallarda bu soruyu sormuştunuz ,belki cevabınızı da aldınız ,geç olmadıysa ekleyeceğim bir iki şey var.

Sünnet olayı örneğin.

Yahudilerin ve Müslümanların dini kuruntularla yaptırdıkları vazgeçilmez bir müdehaledir. Büyük bir tabudur çünkü kutsal kitaplarda bu işlem EMREDİLİYOR .


Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek. - Başlngıç 17:10


Evinizde doğan ya da satın aldığınız her çocuk kesinlikle sünnet edilecek. Bedeninizdeki bu belirti sonsuza dek sürecek antlaşmamın simgesi olacak. (13 )
On üçüncü ayette de " kesinlikle" , " bedeninizdeki bu belirti (sünnet) " sonsuza dek sürecek antlaşmamın simgesi " olduğu yazılıdır.


Yani bir antlaşma var. Bu antlaşmanın bir de simgesi var . Bu simge yani sünnet "SONSUZA DEK" uygulanacaktır. Şimdi Pavlus beyfendi kalkıp sünnetin MECBURİ OLMADIĞINI geveliyor.

Tanrıya mı inanacağız yoksa Pavlusa mı ?

Hristiyanların bu konudan çıkmak için kullandığı bir nokta şudur ki "İsa yeni bir antlaşmanın işareti"ymiş. Fakat bu laf salatasının da ötesinde bir saçmalıktır. Çünkü yukarıdaki ayette sünnet uygulamasının sonsuza dek sürecek bir antlaşmanın işareti olduğu söyleniyor. Kesinlikle diyor tanrı "SÜNNET EDİLECEKSİNİZ" bu işaret "SONSUZA DEK SÜRECEK" !!!

Pavlus beyefendinin bu konudaki bildirisi şudur ;


Bakın, ben Pavlus size şunu söylüyorum, sünnet olursanız Mesih'in size hiç yararı olmaz .- Galat 5:2
Bunu söyleyen Pavlusa söylemek lazım Sen mi daha iyi biliyorsun yoksa
Tanrı mı ? :)

Şimdilik bu konuda yazışalım . Konuyu iyice irdeledikten sonra devam edebiliriz ,( tabii isterseniz )

saygılarımla


natan

Yılmaz34
11-09-2010, 07:03
sayın Natan, ben Hıristiyanlığa bir ara sempati duydum ama ondada çelişkiler var galiba. Yahudiler eski ahite uyuyorlar Hıristiyanlarda onu kabul ediyor ama biri domuz yemez sünnet olur, diğeri domuz yer sünnet olmaz. Kime inanacağız şimdi, bende Pavlusun Hıristiyanlığı tahrif ettiğini düşünüyorum. Şimdi koskoca Hıristiyan alemi İsanın değilde Pavlusun izinden mi gidiyor?

Natan
11-09-2010, 11:26
İncil'de 27 mektuptan 13 tanesini yazan Pavlustur. Yani İncil'in yarısını o yazmış. Sağa sola yazdığı bu mektuplar da "kutsal " görülmüş. Başkalarını peygamber kılmaya çok meraklıyızdır insanoğlu olarak.

İncil'in bazı bölümlerinde Pavlus açıkça şöyle der ;

"Size Rab değil ben söylüyorum ..."

" ..düşünüyorum .."

Varın siz karar verin .

saygılarımla

Neva
11-09-2010, 11:36
Yine de bir miktar durustmus sayin natan..

Hic degilse Rab diyor dememis. Buna ragmen inanis oldukca ilginc.

Natan
11-09-2010, 15:41
Pavlus'un Hristiyanlığın mimarı olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.

Dönemi düşünürsek ; Eski pagan dini giderek çökmekte ve arayış içerisinde olan zihinler bu durumu kurtarmak amacıyla bazı rasyonel yahudi inançlarını hellen kültürünün dogmalarıyla sentezleyip yeni bir dinin temelinin atılmasında başarılı olmuştur.

Bugun hala bu pagan izlerini hristiyan dogma ve uygulamalarında görmek mümkündür. Pavlus , bir yandan helenizm tarafından kuvvetle etkilenmiş, Yunan felsefesi ile Yahudiliği birleştirmeye ve bu karışımı dünyaya ihraç etmeye çalışmıştır. Çağındaki din arayışında olan insanları da kendi safına geçirmiştir. Onun din politikasını İncil'in şu ayetlerinde görebiliriz ;


Yahudiler'i kazanmak için Yahudiler'e Yahudi gibi davrandım. Kendim Kutsal Yasa'nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım Kor 9:20


Öyle olsun, ben size yük olmadım. Ama kurnaz biri olarak sizi hileyle elde etmişim! II.kor.12:16
Yahudi kanunları, kısıtlamaları ve ritüelleri karmaşık ve zordu. İnsanlar bu ritüeller altında sanki eziliyormuş gibi hissediyordu. Örneğin sünnet ,bazı yiyeceklerin yasaklanması, cinsel perhizler, kurbanlar ,oruçlar, kutlanması zorunlu olan bayramlar vs. vs..

Yahudiliğin ulusal bir din olması bazılarını da rahatsız ediyordu. Nihayet Pavlus adında bir adam paganizmi Yahudi gelenekleriyle karıştırıp daha EVRENSEL bir dinin temelini attı.

Din değiştirmeye hevesli olanlar bu yeni oluşuma katılmakta zorlanmadılar.

saygılarımla

natan

Natan
11-09-2010, 18:47
Yine de bir miktar durustmus sayin natan..

Hic degilse Rab diyor dememis. Buna ragmen inanis oldukca ilginc.

Bu konuda gercekten dürüst davranmış ve yazdıklarının kendi sözü olduğunu söylemiş. Fakat buradan yola çıkan teistler kendilerine bir de arguman geliştiriyorlar. "Pavlus bunu söylediğine göre demekki bazı sözleri kendisine ait olup bazıları da tanrıya aittir".

Fakat burada bir sorun var. Çünkü İncil'de hangi bölümlerin insan sözü ve hangi bölümlerin Tanrı sözü olduğu konusunda bir belirsizlik çıkacaktır.

Ayrıca İncil'in tanrı sözü olduğu idda ediliyorsa bu kitaba kesinlikle insan sözü karıştırılmaması gerekmektedir. Eğer Pavlus'un yada Yuhanna'nın yorumları da katılabiliyorsa pek çok insanın sözü de karışabilir.

Örneğin müslümanların ,"Papazlar kendi ideolojisini İncil'e eklemişlerdir" önermesi bir açıdan haklı çıkacaktır.

Kutsal Kitap denilen yazmalar Tanrı sözüyse Pavlus yada başkaları nasıl oluyorda kendi yorumlarını eıkleyebiliyorlar ???

Yeri gelmişken Musa'nın yazdığı idda edilen kitaplar konusunda epey soru işaretleri vardır.


Böylece RAB'bin sözü uyarınca RAB'bin kulu Musa orada, Moav ülkesinde öldü. -Yas. Tek. 34:5


RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.Yas. Tek. 34:6


Musa öldüğünde yüz yirmi yaşındaydı; ne gözleri zayıflamıştı, ne de gücü tükenmişti. Yas. Tek. 34 :7
Şimdi Musa'nın olduğu kabul edilen bu kitabı kimin yazdığını merak etmekte haklıyız !! Eski Antlaşmanın ilk dört kitabını Musa yazmadıysa KİM yazdı ? ? ?
(Yukarıda Musa'nın öldüğü belirtiliyor )

Yine İncil'e dönecek olursak , İncil'in İbraniler kitabının YAZARI KİMDİR ???

Hristiyanların bu konuda verebilecek HİÇ BİR CEVABI YOKtur !! Umarım yinede bizi bu konuda aydınlatabilecek bi cesur isevi çıkar .:)

Kimin kaleme aldığı dahi belli olmayan bir kitabı neden KUTSAL kabul edelim ?

Kilise hristiyanlara "inan, sorma ,sorgulama" diyor, bizim hristiyanlar da SAFÇA inanıyor.

Bırakalım inansınlar . Zaten onların gerceği bilmeye değil ,inanca, afyona ihtiyacı var.

saygılarımla

natan

SİYAHSANCAKLI
12-09-2010, 04:00
Evet çok ilginç bir kutsal kitaba bir kul tarafından ekleme yapılıp Yaratıcıya acizlik sıfatıyla özdeşleştirip sonra alsana inandığın kutsal kitap gerçekten tahrif edilmiş..

Yılmaz34
12-09-2010, 09:25
demekki İncilede güvenemeyiz tam olarak

Natan
12-09-2010, 11:48
Evet çok ilginç bir kutsal kitaba bir kul tarafından ekleme yapılıp Yaratıcıya acizlik sıfatıyla özdeşleştirip sonra alsana inandığın kutsal kitap gerçekten tahrif edilmiş..

Sayın S.sancak

Cümlenizi noktadan ,virgülden mahrum etmeyiniz . :)

Sizce Allah'in sözleri değiştirilebilir mi ?

Allah gönderdiği kitabı koruyacak güçte değil midir ?

Yada gönderdiği kitapla ilgilenmeyecek kadar SORUMSUZ mudur ?

Sanıyorum Kuran'ın dile getirdiği Allah'a inanıyor ve kabul ediyorsunuz. Buradan yola çıkarak bu iki soruyu sordum. Düşüncenizi paylaşırsanız seviniriz.Tabii paylaşmak isterseniz..

sayglarımla

Natan
12-09-2010, 11:59
demekki İncilede güvenemeyiz tam olarak

İncil'e ,Kurana,Tevrata yada Hint kutsal metinleri Vedalar'a güvenebilirsiniz ,güvenmeyebilirsiniz.

Bu kişilerin ontolojik,epistemolojik bilgi birikimine ve deneyimine göre değiştiği gibi toplumsal ,kültürel ve ekonomik etkenlerin de birinci dereceden rol oynadığı gerceğini değiştirmez.

Bulunduğunuz yer Hint coğrafyası olsaydı hindu metinlerine güvenecektiniz. Hem de onun tek gercek hakikat olduğunu farzederek.

Fakat gercekler farklıdır. " İncil güvenilir bir kitap mıdır ? " sorusunu dürüstce yanıtlamak gerekir. İçerisinde sayısız çelişki ve farklılıkların olduğu bir kitaba ben güvenmiyorum.

Başkaları farklı düşünebilir tabiki..

saygılarımla

Neva
12-09-2010, 12:22
Guvenilirlik, guvenilmezlik acisindan hepsi ayni cizgidedir.

Hepsi tahrifata ugramistir.

burlap
15-09-2010, 08:44
Sn. Yılmaz34,
Hristiyanlığın temelleri hakkında Sn. Natan’ın "Hıristiyan İnancı'nın Temelleri" başlığındaki kapsam çok güzel. Bu durum aslında bütün teist dinler için geçerlidir. Yani teist dinler daha önceki inançların üzerine kurulmuş, eski inançları kullanmışlardır. Dolayısıyla Hıristiyanlığın kuralları için Sn. Natan’ın verdiği bilgiler doğru yönde ve yararlıdır.
Ben burada başka bir duruma - Hıristiyan etiğine - değinmek istiyorum. Gospellerde Hıristiyan etiği çok basittir. Gospeller sadece İsa’nın yaşamının ölümüne yakın kısmını ve bazı meselleri aktarırlar. Burada Etik olarak rastlanabilecek tek şey – bu tabii mesellerde de işlenmektedir – “Beatitudes” olarak bilinen Matta 5: 3 – 11’deki tümcelerdir. Burada iyi insanın silik bir kişiliği olması, ot gibi yaşaması gerektiği anlatılmaktadır. Evet, Hıristiyan ahlakı sadece bu öğütlerden ibarettir. Zaten Nietzsche’nin de karşı çıktığı bunlardı. Nietszche “üstün insan”ı ararken mantıklı, çalışan kendine güvenen, onurlu bir insanı kasteder. Hıristiyan makbul insanı ise acizdir, çalışmaz ot gibi yaşar, hata yapmaktan kaçınırken hiçbir şeye karışmaz, soru sormaz, fedakar, teslimiyetçi, pasif, kaderci ve körü körüne inanmakla mükellef kılınmıştır. (Acaba bu sıfatlar diğer dinler için de tanıdık geliyor mu?) Ancak, ayrıca da, kendini İsa için feda etmelidir. İşte bunlardan özellikle inançtan saparsanız size sonsuz azap vardır. Ama inanırsanız da öldükten sonra dirilince “Tanrının Krallığı”na gidersiniz. Peki bu durumda yaşadığınız dünya nasıl bir dünyadır? Elbette olumsuz, kötümser, karamsar bir dünyadır. Yaşam zevksizdir, umudun, tesellinin bulunmadığı yaşamın anlamının olmadığı bir dünyadır. Bunun yanında komik sayılabilecek bir tarzda eğer tevbe ederseniz, yani İsa’yı kabul ederseniz, derhal daha önce katil, hırsız, dolandırıcı vs ne olursanız olun “Tanrının Krallığı”na girmeyi garanti edersiniz.
Tabii bu çok basit ahlak anlayışı yetersizdi. Bu açığı Pavlus kapatmaya çalışmıştır. Ancak ondaki ilerleme de gayet anlamsızdır. Sadece yapılan, İsa’nın soyut bir varlık ve kavramsal inceliklere sahip olduğunun belirlenmesidir. Artık İsa kutsal, fedakar, mesihdir. İnsan ile tanrı arasında yeni bir anlaşmayı sağlamıştır. Dolayısıyla İsa’nın tanrı tarafından gönderildiğine, tanrı ve kutsal ruhla bir olduğuna inananlar “Tanrının Krallığı”nda sonsuz mutlu yaşama sahip olacaklardır. Bu ilginç aritmetik – yani üçlemenin bir sayılması - Pavlus’un ana İsa metafiziğidir. Ancak Pavlus için bu ana erdem olmakla beraber başka erdemler de vardır. Örneğin insanın çevresindekilere sevgisi – ister erkek ister kadın, ya da Yahudi olsun Grek olsun, köle veya değil – hepsi tanrıya bütün yüreği ile inanıp sevmesinin, bağlanmasının tezahürüdür. Örneğin insanların çeşitli kabalık ve haksızlıkları affetmek, barışmak, yargılamaktan kaçınmak, kızgınlığını bastırmak gibi erdemler de vardır. Anlaşılacağı gibi Pavlus sadece düşünde gördüğü İsa’yı yüceltmek için kapsamını geliştirip belli bir metafizik baza oturtmaya çalışmıştır. Ancak Pavlus “İkinci Geliş”in, yani İsa’nın tekrar gelişinin ve sonunda “Tanrının Krallığı”nın pek yakında olacağını sanıyordu. Onun için herkesin olduğu gibi kalmasını istemiştir. Yani bekar olan bekar kalacak, evli ise evli kalacaktır. Yoksa yapılan haksızlıklar yakılmayı gerektirecekti…
Burada bir noktayı daha belirtmeden geçemeyeceğim. Günah kavramı bütün teist dinlerdeki gibi tanrıya inanmamaktan ibarettir. Daha doğru deyişiyle doğruluk, yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, öldürmemek çok daha hafiftir.
Tabii Pavlus’un getirdiği eklemeler de yine çok basit kalmıştır. Bundan sonra Hıristiyanlığın seyri ilginçtir. Yeraltına sığınmış müminlerinin mağdur olduğu bir gizli dinden Roma’nın kudretini taşıyan bir din haline gelirken İsa hakkında hiçbir tarihçinin kaydı olmayan bir tarihi – el yazmaları ile kitap çoğaltma çağında – tahrif eden kilise babaları vardı. Bu dönemde bir de Gospellerde doğru dürüst adı geçmeyen Meryem yüceltilmeye başlanmıştır.
Daha sonra Hıristiyan etiğinin ne kadar yavan olduğu gittikçe anlaşıldığından eski Yunan klasiklerinden yararlanılmaya başlandı. Plato, kiliseye çok uygun gelmiştir. Plato’ya göre her şeyin bir ideal formu vardır. Örneğin atı ele alırsak, dünyadaki atlar bu idealin kopyasıdırlar. Bu kopyalar idealden saparak gittikçe dejenere olurlar. Gerçek bu dünyada değil, ideallerin olduğu dünyadadır. Eh Hıristiyan teolojisi için bundan ala bir şey olabilir mi? Ayrıca Plato gerçek sevgi için de fiziksel olmayan sevgiyi en üste alıyordu. Bütün dinler gibi Hıristiyanlık için de cinsellik tabuydu. Seks sadece zevk almadan çocuk için yapılabilirdi. Dolayısıyla Klasik Grek düşüncesi Hıristiyanlığa da yatkın bulunmuştur.
Plato’dan başka diğer filozoflar, Aristo ve Stoacılar hep kilise tarafından kullanılmıştır. Bu durum Klasik Yunan’dan sonra bilimin ortaya çıkması ve Rönesans ile başlayan İkinci Aydınlanmaya kadar sürmüştür. Daha sonra baskı karşısında bazen geri adımlar atılmasına rağmen kilisenin sesi kesilmiştir. Modern Çağda dinin tekrar sesini duyurması, saygınlık kazanması ayrı bir konu; ama kısa geçmiş böyle…

AerA
17-09-2010, 17:09
Evet çok ilginç bir kutsal kitaba bir kul tarafından ekleme yapılıp Yaratıcıya acizlik sıfatıyla özdeşleştirip sonra alsana inandığın kutsal kitap gerçekten tahrif edilmiş..

Buraya kadar okuduklarınızı anlamamış olmalısınız ki, bu tuhaf mesajı yazmışsınız.
İncil diye, Tanrıdan gelen bir kitap hiç var olmadı ki tahrif edilmiş olsun. En baştan insan yazımı bir kitaptı o.

Yılmaz34
22-12-2010, 22:35
Var ise özelden bana msj yollayabilir mi?

AerA
22-12-2010, 23:41
Var ise özelden bana msj yollayabilir mi?

Değerli dostum lütfen yanlış anlamayınız ama, farzı misal ben Hristiyan inanışındayım... Ve özelden değil genelden açmış olduğunuz konuya dahil oldum diyelim...

Sıra sizde :amen:

Natan
23-12-2010, 01:52
Hristiyan aera'dan sonra ben geliyorum Yılmaz dostum :)

Buyrun paylaşıma başlayalım .

Saygılarımla

oguzay
23-12-2010, 03:51
Bu ne demek simdi?

"Genele" baslik ac ve sonra da, gel, özelde bulusalim, de!

Vardir Yilmaz arkadasin bir bildigi.

legend
26-08-2011, 10:11
Ben bir Latin Katoliğim

Diğer konularda mesaj yazmaya devam ediyorum
Bilgilerimin yeterli olduğu ölçüde sizi aydınlatmak çin hazırım...
Saygılar...

uzayli
09-10-2011, 06:50
zannetmiyorum

legend
09-10-2011, 20:39
Uzaylı geri dön mars a kardeşim.
Benimle boy ölçüşemezsin Laf atıp kenarı çekilmek cesaret değildir. NEDEN ZANNETMİYORSUN?

yucemanitu
14-02-2012, 01:19
Tü Hristiyan aleminin St. Valentine günü tebrik ederim. Aziz Valentine'i anma gününüz mübarek olsun.