denklem
10-09-2010, 01:50
BiR HAKiMiN YAKARIŞI!
Hür iradem kalmayacak
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, Anayasa değişikliğiyle hür iradesinin elinden alınmak istendiğini belirterek, pakete isyanını internetten duyurdu. “
Bir Hakimin Feryadı” başlıklı yazısını Facebook’a koyan Canbazoğlu ’evet’çilere, ’şimdilik evet’çilere, ’yetmez ama yine de evetçi’lere şöyle seslendi:
Yalvarıyorum, ne olur...
Meslek hayatımda sadece ’vicdani kanaatlerimin sesini’ dinledim.
Suçluyu beraat, suçsuzu mahkum ettirmem hoşunuza gider mi?
İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur!
Asıl amaç, yüce Türk yargısını, idareye bağımlı bir ’robot yargı’ haline dönüştürmektir!
Yalvarıyorum, kararınızı gözden geçirin.
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısı...
Canbazoğlu, National Geographic Türkiye dergisinin düzenlediği yarışmada Türkiye birincisi olmuştu.
Bir hakimin yalvarısı
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, Facebook’taki kişisel sayfasında evet’çilere, “Hür irademi elimden almayın.
Beni birilerinin kulu, marabası, kuklası ve robotu haline dönüştürmeyin” diye yalvardı
Haber: Sümeyra Yılmaz
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, internetteki sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki kişisel sayfasında, 12 Eylül 2010 tarihinde hür iradesinin elinden alınmak istediğini söyledi.
Halen Bolu Adliyesi’nde Ağır Ceza Hakimi sıfatıyla görevini sürdüren Canbazoğlu, pazar akşamı “Bir Hakimin Feryadı” başlıklı yazısında, AKP’nin dayattığı anayasa değişiklik paketini eleştirdi.
Canbazoğlu, yazısında şu satırlara yer verdi:
Kanaatim en büyük nimetim.
“ 23 yıla varan meslek hayatım boyunca, bakmakta olduğum davalar hakkında karar verirken, hiç kimsenin tesiri altında kalmaksızın, sadece ’vicdani kanaatlerimin sesini’ dinledim; haklı olduğuna inandığım davaları kabul; inanmadıklarımı reddettim.
Yargının ’bağımsız’ oluşundan aldığım güçle birilerini mutlu etmek için değil, kanuna ve hukuka uygun olarak, daima ’vicdani kanaatlerime göre’ karar verdim.
İşte, benim, bu ’en büyük nimetim’, kendi hür ve özgür iradem/vicdani kanaatim, 12 Eylül 2010 pazar günü ne yazık ki, bir daha geri verilmemek üzere elimden alınmak isteniyor; bundan böyle, kolu-kanadı kırılmış ’bağımlı ve cüce’ bir yargının mensubu olarak siyasi iktidarların ’robotu’ haline getirilmek isteniyorum!
Evet’çilere böyle seslendi
Yazısında, “Şimdi, buradan, ’evet’çilere, ’şimdilik evet’çilere, ’yetmez ama yine de evet’çilere ve ’boykot’çulara seslenmek istiyorum” diyen Canbazoğlu, şöyle devam etti: “
Benim, bir hakim olarak, yargısal kararlarımı kanuna ve hukuka uygun biçimde vicdani kanaatlerime göre mi, yoksa siyasi iktidarlara mensup organ, makam, merci veya kişilerin emir ve talimatlarına göre mi vermemi istersiniz?
Suçsuz olduğuna inandığım bir sanığı tam beraat ettirmek üzere iken, o sırada beni arayan kişinin aksi yönde karar vermemi ’emir buyurması’ üzerine (içim kan ağlayarak) mahkumiyetine karar vermem hoşunuza gider mi?
Veya, tam tersi, eldeki delillere göre cezalandırılması gereken azılı bir faili, hakkettiği cezaya çarptırmak üzere iken, fütursuzca odama dalan ’birinin ya da birilerinin zoru ile’beraat ettirmem, adalet duygularınızı incitmeyecek mi?
İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur!
Asıl amaç, bugüne kadar bin türlü hileye, badireye, entrikaya, tertip ve düzene rağmen, hala ’bağımsız’kalabilmeyi başarmış olan yüce Türk yargısını, idareye bağımlı bir ’robot yargı’haline dönüştürmektir! Bundan, hiç şüpheniz olmasın! ”
Kararlarını hür iradesiyle vermek istediğini vurgluyan Hakim Canbazoğlu, “Ben halk oylaması sonrasında eskiden olduğu gibi, kararlarımı, yine kendi hür irademle baş başa kalarak vermek istiyorum; idarenin mümessilleriyle kafa kafaya vererek değil!
Ben, kararlarımda bana tesir etmeye çalışan kişilerin suratlarına eskisi gibi telefonu kapamak; odama girdiklerinde ise yine kapı dışarı etmek istiyorum; her telefon ettiklerinde esas duruşa geçmek ya da mahkemeye geldiklerinde onları baş köşelerde ağırlamak değil!” dedi.
Robot haline dönüştürmeyin
Canbanoğlu, yazısını şöyle tamamladı: “’
Evetçiler/Boykotçular’, ne olur, mesleğimin biricik güvencesi, varlık sebebi, olmazsa olmazı, bütün gücü, kuvveti, hatta süsü olan ’hür irademi/vicdanımı’ lütfen, ama lütfen elimden almayın, onu bana çok görmeyin, beni birilerinin kulu, kölesi, ırgadı, marabası, kuklası, robotu haline dönüştürmeyin! Ne olur!
Bağımsız Türk yargısının onurlu bir mensubu olarak gerekirse sizlere yalvarıyorum:
Kararınızı lütfen bir kez daha gözden geçirin! Ne olur!”
Tolonbeg
ateistforumdan.
Hür iradem kalmayacak
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, Anayasa değişikliğiyle hür iradesinin elinden alınmak istendiğini belirterek, pakete isyanını internetten duyurdu. “
Bir Hakimin Feryadı” başlıklı yazısını Facebook’a koyan Canbazoğlu ’evet’çilere, ’şimdilik evet’çilere, ’yetmez ama yine de evetçi’lere şöyle seslendi:
Yalvarıyorum, ne olur...
Meslek hayatımda sadece ’vicdani kanaatlerimin sesini’ dinledim.
Suçluyu beraat, suçsuzu mahkum ettirmem hoşunuza gider mi?
İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur!
Asıl amaç, yüce Türk yargısını, idareye bağımlı bir ’robot yargı’ haline dönüştürmektir!
Yalvarıyorum, kararınızı gözden geçirin.
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısı...
Canbazoğlu, National Geographic Türkiye dergisinin düzenlediği yarışmada Türkiye birincisi olmuştu.
Bir hakimin yalvarısı
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, Facebook’taki kişisel sayfasında evet’çilere, “Hür irademi elimden almayın.
Beni birilerinin kulu, marabası, kuklası ve robotu haline dönüştürmeyin” diye yalvardı
Haber: Sümeyra Yılmaz
Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, internetteki sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki kişisel sayfasında, 12 Eylül 2010 tarihinde hür iradesinin elinden alınmak istediğini söyledi.
Halen Bolu Adliyesi’nde Ağır Ceza Hakimi sıfatıyla görevini sürdüren Canbazoğlu, pazar akşamı “Bir Hakimin Feryadı” başlıklı yazısında, AKP’nin dayattığı anayasa değişiklik paketini eleştirdi.
Canbazoğlu, yazısında şu satırlara yer verdi:
Kanaatim en büyük nimetim.
“ 23 yıla varan meslek hayatım boyunca, bakmakta olduğum davalar hakkında karar verirken, hiç kimsenin tesiri altında kalmaksızın, sadece ’vicdani kanaatlerimin sesini’ dinledim; haklı olduğuna inandığım davaları kabul; inanmadıklarımı reddettim.
Yargının ’bağımsız’ oluşundan aldığım güçle birilerini mutlu etmek için değil, kanuna ve hukuka uygun olarak, daima ’vicdani kanaatlerime göre’ karar verdim.
İşte, benim, bu ’en büyük nimetim’, kendi hür ve özgür iradem/vicdani kanaatim, 12 Eylül 2010 pazar günü ne yazık ki, bir daha geri verilmemek üzere elimden alınmak isteniyor; bundan böyle, kolu-kanadı kırılmış ’bağımlı ve cüce’ bir yargının mensubu olarak siyasi iktidarların ’robotu’ haline getirilmek isteniyorum!
Evet’çilere böyle seslendi
Yazısında, “Şimdi, buradan, ’evet’çilere, ’şimdilik evet’çilere, ’yetmez ama yine de evet’çilere ve ’boykot’çulara seslenmek istiyorum” diyen Canbazoğlu, şöyle devam etti: “
Benim, bir hakim olarak, yargısal kararlarımı kanuna ve hukuka uygun biçimde vicdani kanaatlerime göre mi, yoksa siyasi iktidarlara mensup organ, makam, merci veya kişilerin emir ve talimatlarına göre mi vermemi istersiniz?
Suçsuz olduğuna inandığım bir sanığı tam beraat ettirmek üzere iken, o sırada beni arayan kişinin aksi yönde karar vermemi ’emir buyurması’ üzerine (içim kan ağlayarak) mahkumiyetine karar vermem hoşunuza gider mi?
Veya, tam tersi, eldeki delillere göre cezalandırılması gereken azılı bir faili, hakkettiği cezaya çarptırmak üzere iken, fütursuzca odama dalan ’birinin ya da birilerinin zoru ile’beraat ettirmem, adalet duygularınızı incitmeyecek mi?
İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur!
Asıl amaç, bugüne kadar bin türlü hileye, badireye, entrikaya, tertip ve düzene rağmen, hala ’bağımsız’kalabilmeyi başarmış olan yüce Türk yargısını, idareye bağımlı bir ’robot yargı’haline dönüştürmektir! Bundan, hiç şüpheniz olmasın! ”
Kararlarını hür iradesiyle vermek istediğini vurgluyan Hakim Canbazoğlu, “Ben halk oylaması sonrasında eskiden olduğu gibi, kararlarımı, yine kendi hür irademle baş başa kalarak vermek istiyorum; idarenin mümessilleriyle kafa kafaya vererek değil!
Ben, kararlarımda bana tesir etmeye çalışan kişilerin suratlarına eskisi gibi telefonu kapamak; odama girdiklerinde ise yine kapı dışarı etmek istiyorum; her telefon ettiklerinde esas duruşa geçmek ya da mahkemeye geldiklerinde onları baş köşelerde ağırlamak değil!” dedi.
Robot haline dönüştürmeyin
Canbanoğlu, yazısını şöyle tamamladı: “’
Evetçiler/Boykotçular’, ne olur, mesleğimin biricik güvencesi, varlık sebebi, olmazsa olmazı, bütün gücü, kuvveti, hatta süsü olan ’hür irademi/vicdanımı’ lütfen, ama lütfen elimden almayın, onu bana çok görmeyin, beni birilerinin kulu, kölesi, ırgadı, marabası, kuklası, robotu haline dönüştürmeyin! Ne olur!
Bağımsız Türk yargısının onurlu bir mensubu olarak gerekirse sizlere yalvarıyorum:
Kararınızı lütfen bir kez daha gözden geçirin! Ne olur!”
Tolonbeg
ateistforumdan.