Orijinalini görmek için tıklayınız : 16 yaşındayım ve sonuç...
´´asanda , hasanda ´´
26-09-2010, 15:19
merhabalar...
Ben son derece müslüman bir ailenin oğluyum.annem babam ablam çevremdeki hemen hemen herkez ibadetini yapan kişilerdir.küçükken yaşım on iki on üç ken namazımı orucumu , hemen hemen her ibadetimi yapardım.Yapardım ama niye yaptığımı bilmezdim.Sırf allah beni sevsin beni cennetine alsın ona karşı güzel bir kul olabilmekdi. Ama gerçektende öyleydi. Allahtan çok korkuyordum.Bunda çevremin payı oldukça büyük. Bana hep derlerdi eğer sen bunu yapmazsan eğer namaz kılmazsan oruç tutmazsan vs vs gibi konuşarak bende bir korku olmaya başladı.O zaman ilk sorumu kendime sordum. Allah neden kendi yarattığı kuluna işkence yapmak , korkutmak ister. Demekki bu allah kendini bişey zannediyor.Neyse ben korku içinde yaşamaya devam ettim bir süre.
Yaşım birazdaha ilerledi. Din hocama aklıma takıldığım her soruyu sorardım. Oda cevaplamaya çalışırdı ama benim istediğim cevaplar ince cevaplar değildi.Hepsini kabataslak cevaplardı. Din kitabını okuttururdu bize. İnanın gerçekten her sureden her hadisten mutlaka bir soru bulup o soruyu direk hocaya sorardım.Hoca bana şöyle derdi. Eğer ayetleri sureleri en ince ayrıntısına kadar düşünürsen işin içinden çıkamazsın dersi.İnanın böyle bişey olamaz. Demekki din hocasıda ayetleri en ince ayrıntısına kadar düşünseydi belki o da çelişkili bulurdu.Bu soruyu ona sormadım.kendimce fikirer yürütmeye çalıştım.Neyse orta oku bitti resmen din hocası beni dinsiz olarak görüyordu.Halbuki ben kafamı karıştıran soruları sorup bir cevap alıp kendimce yorumlar yapıp doğruyu bulmaktı.Ama sonuçta hoca anlayacağını anlar.Ortaokulll bitti.Liseye başladım.yine tek düşünden inanmaktı.Yaratıcıydı.Sadece bunun ikisini düşünyordum.Benim arkadaşarımın büyük çoğucuma namazlarına gitmezdi.Bende dahil.Niye gidiyim ki. Vaktimi boşboşa harcayım.20dakka namaz kılacağıma 20 tane soru çözüp kendimi geliştirirö.Zaten muhammed dememişmi ´´İlimle geçen bir geçe ibadete geçen bin geceden daha hayırldıır.Rumuz:muhammed. Cumaya nerdeyse kimse gitmezdi.Bi gün sınıfa müdür geldi.Müdürümüzde tam bir cematçi.Direk geldi şu soruyu sordu: ´´Áranızda kaç kişi müslüman ? ´´ dedi. Ben size soruyorum bu soru ne demek.Allah kahretsinki o gün dinden bi soğudum ki zaten soğuktum iyice beni mahvetti.
Aslında sözü fazla uzatmak istemiyorum.Şu an yaşım 16 ve özgür düşünüyorum.Hiçkimseden korku duyma ihtiyacı hissetmiyorum.En önemlisi kuranı kim olduğu belli omayanadının muhammed oduğunu söyeyen birinin yazdığını hemen hemen her DEİST kardeşim biliyor.Mucizelere asla ama aslaaaaaaa inanmam. Yani kısaca aklımın almayacağı ve gözümle görmeyeceğim hiçbir şeye inanmayacağım. Bu dünyayı , gezegeneri , insanları , hayvanları ,bitkileri , dağları taşları yaratan yaratıcıya en önemlisi bizi yaratan yaratıcıya son derece teşekküer ediyorum. Ama kimsede kimseyi kandırmasın: muhammed, cin , melek , ibllllllis , şeytan , kuran ´´ diye bir şey YOK.
Saygılarımla
öncelikle, bu kadar muhafazakar bir aile ortamında büyümene rağmen daha orta okulda sorgulamaya başlamışsn ve 16 ında tamamen dini terk etmişsn. bu gerçekten büyük bir başarıdır :)
ve aramıza hoşgeldin
kemalistcan
26-09-2010, 15:47
Çoğumuzun orta yaşlarda yakaladığı şeyi sen gencecik yaşında yakalamışsın; ne mutlu sana. Bu yaşta bu kadar akıllı, cesur ve birikimli olmak her babayiğidin harcı değil; ama sen gibiler sandığından çok gerçekten. Önünüzde saygıyla eğiliyorum.
Kabül edersen sana bir abi öğüdü vermek istiyorum. Birincisi: Özgürlüğün bedeli vardır Emre; bu bedel sadece boşa geçmiş yılların değildir. O yüzden aklını her daim cesaretinin bir adım önünde tut; arkanı kolla ve kendini gereksiz yere ateşe atma. İkincisi:Bu yaşta birşeylerin ayrıdına vardım diyerek kimseye üsten bakma ve kendini birşey sanma. Daha yolun başındasın; en başındasın. Üçüncüsü: Hayatta tek kandırmaca ve sömürü din değildir; aynı akıllılığı ve cesareti hayatın her alında göster, her anlamda mert ol.
Sevgiler, saygılar...
Sayın emre1994 ;
Samimi anlatımınız için teşekkür ederim.
Dip Not : Garden Cafe'ye fazlaca takılmayın. Külliyen kafir dolu orası...:dance:
ExEgoist
26-09-2010, 16:17
Sayın emre94,
Aklın olgunlaşması,bu dünyada yaşadığınız yıl ile ölçülemez...Sizin aklınızda biz 40lı yaşlardakiler kadar olgun...
Bilirim ki sizin yaşınızda ki insanlar bir kimlik arayışı içindedirler.Her yeni kimliği üst kimlik olarak kabul eder ve bir sonrakini onun üstüne bina ederiz...
Temeli sağlam olan binalar dayanıklıdır...
Karar vermek için acele etmemeliyiz...Kararsız kalmak herzaman ve her şart altında negatif/olumsuz birşey değildir...
Varoluş ile ilgili uzun süre kararsız kalanlar,ileri gidebilenlerdir...
Çünkü karanlık karşısında ilk verilen tepki,bir -izm'e sığınmaktır...
Oysa kararsızlıkda kararlı olanlar ışığı görürler...
Yumurtaya ulaşırlar...kabuğu delerler...kuyruklarına artık ihtiyacları yoktur...
Bir spermin Rahimde ki yolculuğunu düşünün...
Sperm ile katettiği mesafenin oranını düşünün...
Düşünün işte:) düşünmek güzeldir...
En çokda zaten büyük bir sınavın içinde yaşayan insanları sürekli sınavatabi tutan Sisteme kızıyorum...
Çocuk yaşlardan itibaren sürekli -saçma- çokdan seçmeli sınavlara girme mecburiyeti bir zulumdür.
Bu sistem değişmeli...
Saygılar...
evrensel-insan
26-09-2010, 19:49
Saygideger emre1994;
Din ve inanis yolunda "erken" basladigin, "serbestlige" ayni yolda ve bilincliligini ve farkindaligini artirarak devam etmeni diliyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Deep Impact
26-09-2010, 20:22
Sevgili emre, sevgiyle kal, ne denir başka, daha ne yazılır bu mesaja :)
tamercosgun
26-09-2010, 21:24
merhabalar...
Ben son derece müslüman bir ailenin oğluyum.annem babam ablam çevremdeki hemen hemen herkez ibadetini yapan kişilerdir.küçükken yaşım on iki on üç ken namazımı orucumu , hemen hemen her ibadetimi yapardım.Yapardım ama niye yaptığımı bilmezdim.Sırf allah beni sevsin beni cennetine alsın ona karşı güzel bir kul olabilmekdi. Ama gerçektende öyleydi. Allahtan çok korkuyordum.Bunda çevremin payı oldukça büyük. Bana hep derlerdi eğer sen bunu yapmazsan eğer namaz kılmazsan oruç tutmazsan vs vs gibi konuşarak bende bir korku olmaya başladı.O zaman ilk sorumu kendime sordum. Allah neden kendi yarattığı kuluna işkence yapmak , korkutmak ister. Demekki bu allah kendini bişey zannediyor.Neyse ben korku içinde yaşamaya devam ettim bir süre.
Yaşım birazdaha ilerledi. Din hocama aklıma takıldığım her soruyu sorardım. Oda cevaplamaya çalışırdı ama benim istediğim cevaplar ince cevaplar değildi.Hepsini kabataslak cevaplardı. Din kitabını okuttururdu bize. İnanın gerçekten her sureden her hadisten mutlaka bir soru bulup o soruyu direk hocaya sorardım.Hoca bana şöyle derdi. Eğer ayetleri sureleri en ince ayrıntısına kadar düşünürsen işin içinden çıkamazsın dersi.İnanın böyle bişey olamaz. Demekki din hocasıda ayetleri en ince ayrıntısına kadar düşünseydi belki o da çelişkili bulurdu.Bu soruyu ona sormadım.kendimce fikirer yürütmeye çalıştım.Neyse orta oku bitti resmen din hocası beni dinsiz olarak görüyordu.Halbuki ben kafamı karıştıran soruları sorup bir cevap alıp kendimce yorumlar yapıp doğruyu bulmaktı.Ama sonuçta hoca anlayacağını anlar.Ortaokulll bitti.Liseye başladım.yine tek düşünden inanmaktı.Yaratıcıydı.Sadece bunun ikisini düşünyordum.Benim arkadaşarımın büyük çoğucuma namazlarına gitmezdi.Bende dahil.Niye gidiyim ki. Vaktimi boşboşa harcayım.20dakka namaz kılacağıma 20 tane soru çözüp kendimi geliştirirö.Zaten muhammed dememişmi ´´İlimle geçen bir geçe ibadete geçen bin geceden daha hayırldıır.Rumuz:muhammed. Cumaya nerdeyse kimse gitmezdi.Bi gün sınıfa müdür geldi.Müdürümüzde tam bir cematçi.Direk geldi şu soruyu sordu: ´´Áranızda kaç kişi müslüman ? ´´ dedi. Ben size soruyorum bu soru ne demek.Allah kahretsinki o gün dinden bi soğudum ki zaten soğuktum iyice beni mahvetti.
Aslında sözü fazla uzatmak istemiyorum.Şu an yaşım 16 ve özgür düşünüyorum.Hiçkimseden korku duyma ihtiyacı hissetmiyorum.En önemlisi kuranı kim olduğu belli omayanadının muhammed oduğunu söyeyen birinin yazdığını hemen hemen her DEİST kardeşim biliyor.Mucizelere asla ama aslaaaaaaa inanmam. Yani kısaca aklımın almayacağı ve gözümle görmeyeceğim hiçbir şeye inanmayacağım. Bu dünyayı , gezegeneri , insanları , hayvanları ,bitkileri , dağları taşları yaratan yaratıcıya en önemlisi bizi yaratan yaratıcıya son derece teşekküer ediyorum. Ama kimsede kimseyi kandırmasın: muhammed, cin , melek , ibllllllis , şeytan , kuran ´´ diye bir şey YOK.
Saygılarımla
Arkdaşım belki din hocanın bilgi birikimi çok azdı; insan çevresini bildiği kadarıyla görür. Keşke karar vermeden önce sorularının cevabını bu yolda ilim yapan akademisyenlere sorsayıdın. Bende bir gün senin gibi belirsizlikler içerisinde kayboldum, en basit bir soruya bile cevap bulamaz oldum ki ben iki üniversite mezunuyum akıllı gecinenlerden idim; benim evimde, cevremde tambir sosyalisttir (ancak ateist değildir) dolaysıyla dini konuda yüzleşmekten korktuğum bir konuda olmadığı gibi dini bir baskıda görmedim ancak her sorunun bircevabının mutlaka olması gerekiyor diye düşündüm. Sordum araştırdım sordum araştırdım ve Allah'ı buldum. şuanda Allah'ın varlığına %100 inanıyorum. Senden istediğim Akademik sahada sorularına cevap ara.
´´asanda , hasanda ´´
26-09-2010, 21:59
Arkadaşar güzel cevaparınız için teşekküer edeim.
Sayın tamercasgun...
Bakın şunu birkezdaha tekrarıyorum. Aklımın almayacağı ve göze görmeyeceğim hiçbir şeye inanmayacağım , zaten bunuda hikayemde yazmıştım. Ama siz diyorsunuzki daha iyi bilen birine sorun diye. Sordum. Sonuç : hiçbi değişiklik yok. Hepsi yobazca düşünüyor.Ayrıca inanadım demekede inanaımıyor. Örneğin mucizeler. Hangi müslümana sorarsan sor muciziye inanırlar. Ne saçma bişey .İşte ben bunu anLamıyorum anlamakta istemiyorum.
Saygılarımı sunuyorum
emre1994 bu daha iyi bilen birileri iddiası hiç bitmez.
Aynen evreni hatasız ve sistemli yarattığına "inanılan" iç içe paradox tanrıların bitmeyeceği gibi.
Hiçbir zaman başına gelmeyecek olağanüstü olaylara, meta ötesi hikayelere ve daha kötüsü karşılaştığın insanların %95'inin bunlara inanmasına inat allahsızlaşman mantıksal bir tahminle ufkunun açık olduğunu gösteriyor. Bu ufku hiç kaybetme ve devamlı genişlemeye çalış. Henüz çok gençsin ve ne muhteşem ki aklının alabileceği çok şey var. Bir kere ben yaşa geldiğinde benim gibi köhnemişlerden kat kat ilerde olabilme ihtimalin çok yüksek.
tamercosgun
26-09-2010, 23:07
Arkadaşar güzel cevaparınız için teşekküer edeim.
Sayın tamercasgun...
Bakın şunu birkezdaha tekrarıyorum. Aklımın almayacağı ve göze görmeyeceğim hiçbir şeye inanmayacağım , zaten bunuda hikayemde yazmıştım. Ama siz diyorsunuzki daha iyi bilen birine sorun diye. Sordum. Sonuç : hiçbi değişiklik yok. Hepsi yobazca düşünüyor.Ayrıca inanadım demekede inanaımıyor. Örneğin mucizeler. Hangi müslümana sorarsan sor muciziye inanırlar. Ne saçma bişey .İşte ben bunu anLamıyorum anlamakta istemiyorum.
Saygılarımı sunuyorum
Hayır bence sen hazıra konmuşun ve kolay olanı seçmişin,malesef sadece maddenin olduğu bir dünyada yaşamıyorsun Aklının almadığı gözünle görmediğin pekçok şeye farkında olmadan inanıyorsun zaten. sana akıl verecekte değilim ama bence araştır derim. Sen bu sitedeki mucize yalanlamalrına inanma bu yalanlara karşı kurulmuş sitelerde var. olaya iki taraflı bakarsan doğruyu daha iyi görürsün, bu sitedeki mucize yalanlama iddaalarını direk kaynaklardan araştırdım şimdiye kadar buldukarımı sayabilirm; yüzeylerarası gerilimin varlığını inkar edilyor sen en basit bir kimya kitabından bu bilgiye ulaşabilirsin; bigbang'a böyle birşey olmaz diyorlar yani CERN de yapılan yüzlerce fizik profunun emeğini çöpe atıyorlar, Demirin yeryüzünde oluşmasını sağlayan Avrupadaki bilim camiası tarafından kabul edilmiş süper nova patlamalrını inkar ediyorlar ve dünyada yerin merkesinde bu demiri oluşturuyorlar ki bu bilimsel olarak imkansız bir durumdur,İslam bilim tarihini inkar ediyorlar şimdilik bulduklarım bunlar bir haftalık üyeyim anlayacağın daha baştan birsürü açık verdiler. Bu yüzden kararını kesinleştirmeden birkez daha düşün derim.
yüzeylerarası gerilimin varlığını inkar edilyor sen en basit bir kimya kitabından bu bilgiye ulaşabilirsin; bigbang'a böyle birşey olmaz diyorlar yani CERN de yapılan yüzlerce fizik profunun emeğini çöpe atıyorlar, Demirin yeryüzünde oluşmasını sağlayan Avrupadaki bilim camiası tarafından kabul edilmiş süper nova patlamalrını inkar ediyorlar ve dünyada yerin merkesinde bu demiri oluşturuyorlar ki bu bilimsel olarak imkansız bir durumdur,İslam bilim tarihini inkar ediyorlar şimdilik bulduklarım bunlar bir haftalık üyeyim anlayacağın daha baştan birsürü açık verdiler.
Yazılan yazıları ne kadar okudunuz bilmiyorum ama yazdığınız bu yazıya kocaman bir YUH diyorum. Saydığınız şeylerden hiçbirisinin varlığı inkar edilmemiştir. Anlaşılan siz bir Karun Kahya'cısınız.
Yüzey gerilimi inkar edilmemiş, denizlerin birbirine karışmadığı yalanı çürütülmüştür.
Demirin yeryüzüne uzaydan geldiği zaten açıklanmıştır, kimse ne CERN'i ne BigBang'i yalanlamaz. Kaldıki Süpernova patlamalarını yalanlasın. Burada da yalanlanan demirin bıldırcın-kudret helvası gibi indirilmesidir.
Nasıl okuyorsunuz bilmiyorum ama, tekrar okuyun derim ben.
Tamer, bırak çocuk kendisine uygun doğruyu kendisi bulsun. Dikkat ettiysen burada kimse bu genci kendi doğrularına çekmiyor. Bir yığın emek verilerek hazırlanmış bu sitenin baştan bir sürü açık verdiğini iddia edecek kadar uzun süredir burada değilsin. Emre'nin karşısında asıl açık veren din olmuş. En basit saçmalıklarını genç zihniyle çabuk kavramış. Bence bu kan kokulu inanışa erken yaşta veda ettiği için çok şanslı.
Allah halisünasyonunu aydınlanmaya adım atmış genç bir zihne yamamaya kalkma. Kendi kabuslarını kendin seyret.
Deep Impact
26-09-2010, 23:31
Şöyle söylim, Sevgili Tamer, şu denizlerin karışmaması mucizesini eliniz değmişken açıklar mısınız burda?
Sayın tamercosgun ;
Yalan istiyorsanız İslam'da-İslamcıda arayınız. Dostumuza akademik bir islam alimini önermeden önce üniversite mollalarının yalanları için bir örnek :
Alınız bir İslam profesörünün yazısı...http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=327453&postcount=161
Alınız yalanın kanıtı...http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=327647&postcount=172
tamercosgun
26-09-2010, 23:33
Tamer, bırak çocuk kendisine uygun doğruyu kendisi bulsun. Dikkat ettiysen burada kimse bu genci kendi doğrularına çekmiyor. Bir yığın emek verilerek hazırlanmış bu sitenin baştan bir sürü açık verdiğini iddia edecek kadar uzun süredir burada değilsin. Emre'nin karşısında asıl açık veren din olmuş. En basit saçmalıklarını genç zihniyle çabuk kavramış. Bence bu kan kokulu inanışa erken yaşta veda ettiği için çok şanslı.
Allah halisünasyonunu aydınlanmaya adım atmış genç bir zihne yamamaya kalkma. Kendi kabuslarını kendin seyret.
Daha baştan bu arkadaşa seçme şansı bırakmıyorsun. Elbette karşıt siteleri de inceleyecektir zaten. Arka arkaya bi sürü alakasız cümle yazmışsın Cern ile süpernova patlamaları ile ne alakası var bu arkadaşın düşündüklerinin??
Bu dediklerini yalanlanan kuran mucizelriyle alakası olduğu için yazdım . Hayır onu yönlendirmek adına bunu yapmadım dikkat edersen farklı düşünen sitelerede bir bak dedim. Arkdaş zaten karrını vermiş gibi. Onu zorlama gibi bir hakkımda yok tercih onun.
Sen bu sitedeki mucize yalanlarına inanma!...
Bu hakkı bu site verdi bana; sitede aslı asdarı olmayan, herhangibir ilmi değer taşımayan ve Kuran'ı yalanlayan iftiralarda bulunmuşlar. Peki inanan biri olarak ne dememi bekliyorsun?
tamercosgun
26-09-2010, 23:34
Şöyle söylim, Sevgili Tamer, şu denizlerin karışmaması mucizesini eliniz değmişken açıklar mısınız burda?
onla ilgili başlığa giderseniz açıklamalrı görrsünüz.
tamercosgun
26-09-2010, 23:35
Şöyle söylim, Sevgili Tamer, şu denizlerin karışmaması mucizesini eliniz değmişken açıklar mısınız burda?
Konuyla ilgili forma giderseniz açıklamaları görürsünüz, karşı tezinizi orda söylersiniz.
tamercosgun
26-09-2010, 23:36
Yazılan yazıları ne kadar okudunuz bilmiyorum ama yazdığınız bu yazıya kocaman bir YUH diyorum. Saydığınız şeylerden hiçbirisinin varlığı inkar edilmemiştir. Anlaşılan siz bir Karun Kahya'cısınız.
Yüzey gerilimi inkar edilmemiş, denizlerin birbirine karışmadığı yalanı çürütülmüştür.
Demirin yeryüzüne uzaydan geldiği zaten açıklanmıştır, kimse ne CERN'i ne BigBang'i yalanlamaz. Kaldıki Süpernova patlamalarını yalanlasın. Burada da yalanlanan demirin bıldırcın-kudret helvası gibi indirilmesidir.
Nasıl okuyorsunuz bilmiyorum ama, tekrar okuyun derim ben.
Harun yahya ile hiçbir alakam yok.
Bu hakkı bu site verdi bana; sitede aslı asdarı olmayan, herhangibir ilmi değer taşımayan ve Kuran'ı yalanlayan iftiralarda bulunmuşlar. Peki inanan biri olarak ne dememi bekliyorsun?
Tüm bunlar senin yorumun. Gerçekler bunlar. Hİç bir zaman bir kütük konuşmaz, gökten bir helva inmez, ay hiç bir zaman ikiye yarılmamıştır, kimse bir asayı yere vurarak denizi ikiye bölemez. Kimse bir eşeğe binip eski tanrılarla konuşamaz. Bunları iddia edenlerin bugün nerelerde tedavi gördüklerini bilirsin.
İnanç animasyonunla eğlenceli vakit geçirebilirsin ama işin içine şüphe ve sağduyu girince animasyonun aslında canlı olmayan bir göz yanılması olduğu ortaya çıkar.
Kimse iftira atmıyor. Gerçekleri dile getiriyor. Kuran ve diğerleri aslında tamamen çürütülmüştür ama toplumsal doku bu çürümeyi hala saklayabilecek güce sahiptir. Din hiç bir zaman yeryüzünden yokolmaz o yüzden buralarda bu savaşı vermen gereksiz.
Deep Impact
26-09-2010, 23:44
Konuyla ilgili forma giderseniz açıklamaları görürsünüz, karşı tezinizi orda söylersiniz.
Haklısınız, hazır lafı gelmişken kısaca tartışalım demiştim ama neyse :)
tamercosgun
26-09-2010, 23:57
Bu hakkı bu site verdi bana; sitede aslı asdarı olmayan, herhangibir ilmi değer taşımayan ve Kuran'ı yalanlayan iftiralarda bulunmuşlar. Peki inanan biri olarak ne dememi bekliyorsun?
Tüm bunlar senin yorumun. Gerçekler bunlar. Hİç bir zaman bir kütük konuşmaz, gökten bir helva inmez, ay hiç bir zaman ikiye yarılmamıştır, kimse bir asayı yere vurarak denizi ikiye bölemez. Kimse bir eşeğe binip eski tanrılarla konuşamaz. Bunları iddia edenlerin bugün nerelerde tedavi gördüklerini bilirsin.
İnanç animasyonunla eğlenceli vakit geçirebilirsin ama işin içine şüphe ve sağduyu girince animasyonun aslında canlı olmayan bir göz yanılması olduğu ortaya çıkar.
Kimse iftira atmıyor. Gerçekleri dile getiriyor. Kuran ve diğerleri aslında tamamen çürütülmüştür ama toplumsal doku bu çürümeyi hala saklayabilecek güce sahiptir. Din hiç bir zaman yeryüzünden yokolmaz o yüzden buralarda bu savaşı vermen gereksiz.
Tüm bunlar senin yorumun. Gerçekler bunlar. Hİç bir zaman bir kütük konuşmaz, gökten bir helva inmez, ay hiç bir zaman ikiye yarılmamıştır, kimse bir asayı yere vurarak denizi ikiye bölemez. Kimse bir eşeğe binip eski tanrılarla konuşamaz. Bunları iddia edenlerin bugün nerelerde tedavi gördüklerini bilirsin.
Endişelenme bu konularla ilgilide çalışma yapacağım. buradaki pekçok bilgi özellklede bu konudaki bilgiler aslında size sunulduğu gibi değildir. yanılmanıza sebep olanda bu eksik bilgilerdir. bu saydığın başlıklarla ilgli formlar var. orda açıklamalarda bulunacağım.
Kimse iftira atmıyor. Gerçekleri dile getiriyor. Kuran ve diğerleri aslında tamamen çürütülmüştür
Eğer böyle birşey olmuş olsa idi ömrünü Kuran'ı yalanlamak için harcayan birsürü araştırmacı ateist bunu Dünyaya ilan etmişti. Kuran'ın yalan olduğu konusunda neden bilim camiasının kabul edebileceği bir bilimsel çalışma yok ? Ki böylesi bir çalışmayı Kuran kendisi teklif ediyor. Acaba dünyadaki ateistler Kuran'nın (haşa)yalan olduğunu bilimsel olarak ispat ettilerde müslimanlardan korktukları için mi ortaya çıkamıyorlar? Sizin söylemlerinizin hepsi safsata, kesinlikle bilmsel bir karşılığı yok. Bu yüzden siteden öteye gidemiyorsunuz.
Acaba dünyadaki ateistler Kuran'nın (haşa)yalan olduğunu bilimsel olarak ispat ettilerde müslimanlardan korktukları için mi ortaya çıkamıyorlar? Sizin söylemlerinizin hepsi safsata, kesinlikle bilmsel bir karşılığı yok. Bu yüzden siteden öteye gidemiyorsunuz.
Evet dostum..müslümanlar öldürüyor ve bununla guru duyuyorlar.
En basitinden, adına ithafen açılmış bir sitenin forumlarında yazıyorsun :)
Bu yüzden safsata ile sınırlı kalan 20000 ciltlik engellerle dolu islam alemi..
Malesef öyle evet..
Endişelenme bu konularla ilgilide çalışma yapacağım. buradaki pekçok bilgi özellklede bu konudaki bilgiler aslında size sunulduğu gibi değildir. yanılmanıza sebep olanda bu eksik bilgilerdir. bu saydığın başlıklarla ilgli formlar var. orda açıklamalarda bulunacağım.
Büyük bir merakla bekliyoruz :)
Sayın tamercosgun ;
Dostumuza konu içinde akademik anlamda İslam bilen kişilere danışmasını söylemişsiniz ama aşağıdaki linklere hiç bakmamışsınız herhalde. Profesör tikrine sahip bir üniversite mollasından alenen YALAN :
Alınız bir İslam profesörünün yazısı... >BURADAN (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=327453&postcount=161)<
Konunun (YALANIN) tamamı için kaynağı, şahsın adı, sıfatı ve yazarlık yaptığı site >BURADA (http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=2712)<
Alınız yalanın kanıtı >BURADA (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=327647&postcount=172)<
Yalanın kanıtı hakkında emin olmak istiyorsanız eğer, adı geçen maddeleri IUPAC'tan sorgulayınız. Bilindiği üzere kimyasal maddelerin isimlendirilmesi Dünya üzerinde IUPAC tarafından yapılır. >BURADAN (http://www.iupac.org/)<
Uydurma hastalığın, uydurma olduğuna emin olmak içinde DÜnya Sağlık Örgütüne bir soru sorabilirsiniz info@who.int (info@who.int)
Yalanın kalan parçalarını Google'dan bile sorgulayabilirsiniz.
Kolay gelsin
tamercosgun
27-09-2010, 00:36
Sayın tamercosgun ;
Dostumuza konu içinde akademik anlamda İslam bilen kişilere danışmasını söylemişsiniz ama aşağıdaki linklere hiç bakmamışsınız herhalde. Profesör tikrine sahip bir üniversite mollasından alenen YALAN :
Alınız bir İslam profesörünün yazısı... >BURADAN (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=327453&postcount=161)<
Konunun (YALANIN) tamamı için kaynağı, şahsın adı, sıfatı ve yazarlık yaptığı site >BURADA (http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=2712)<
Alınız yalanın kanıtı >BURADA (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=327647&postcount=172)<
Yalanın kanıtı hakkında emin olmak istiyorsanız eğer, adı geçen maddeleri IUPAC'tan sorgulayınız. Bilindiği üzere kimyasal maddelerin isimlendirilmesi Dünya üzerinde IUPAC tarafından yapılır. >BURADAN (http://www.iupac.org/)<
Uydurma hastalığın, uydurma olduğuna emin olmak içinde DÜnya Sağlık Örgütüne bir soru sorabilirsiniz info@who.int (info@who.int)
Yalanın kalan parçalarını Google'dan bile sorgulayabilirsiniz.
Kolay gelsin
Alınız yalanın kanıtı >BURADA (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=327647&postcount=172)<
Arkdaşalara rica ediyorum yalanlamış olduğun kelimeleri google girsinler kimin yalan söylediğini görürler.
İmtidazol diye bir madde buldun mu?
Sutoksin diye bir madde buldun mu?
Sukrofloz diye bir hastalık buldun mu?
Savorin isimli bir filozof buldun mu?
O şahsiyetin makalesinin haricinde bu kelimeler hiç birde geçmez bile...
İmtidazol diye bir madde buldun mu?
Sutoksin diye bir madde buldun mu?
Sukrofloz diye bir hastalık buldun mu?
Savorin isimli bir filozof buldun mu?
O şahsiyetin makalesinin haricinde bu kelimeler hiç birde geçmez bile...
Sayın tamercosgun;
Biraz açıklama getireyim,
İmtidazol yoktur...;İmidazol vardır. Oda antifungisit bir maddedir. Histidine amino asitinde var olan bir yan sustituenttir..
Sutoksin yoktur...Sitokin vardır ama oda immün (bağışıklık) sisteminin bir proteinidir. Kaldıki her canlıda o protein sınıfı zaten vardır. Misal immünoglobülün (lg).
Sukrofloz hiç yoktur. Uydurma bir hastalık...Sorunuz dediğim linke tıklayınız ve sorunuz...Bu kadar basit...
Savarin ise, Gurmedir. Aynı zamanda başarısız bir politikacı. Başarısızlığı Gurmeliğine gölge düşürmemiştir. Fakat Filozof Savorin yoktur...
tamercosgun
27-09-2010, 01:40
İmtidazol diye bir madde buldun mu?
Sutoksin diye bir madde buldun mu?
Sukrofloz diye bir hastalık buldun mu?
Savorin isimli bir filozof buldun mu?
O şahsiyetin makalesinin haricinde bu kelimeler hiç birde geçmez bile...
Imidazol/Imidazole is an organic compound (http://en.wikipedia.org/wiki/Organic_compound) with the formula C3H4N2. This aromatic (http://en.wikipedia.org/wiki/Aromatic) heterocyclic (http://en.wikipedia.org/wiki/Heterocyclic) is classified as an alkaloid (http://en.wikipedia.org/wiki/Alkaloid). Imidazole refers to the parent compound whereas imidazoles are a class of heterocycles with similar ring structure but varying substituents. This ring system is present in important biological building blocks such as histidine (http://en.wikipedia.org/wiki/Histidine), and the related hormone histamine (http://en.wikipedia.org/wiki/Histamine). Imidazole can serve as a base (http://en.wikipedia.org/wiki/Base_%28chemistry%29) and as a weak acid (http://en.wikipedia.org/wiki/Acid). Many drugs contain an imidazole ring, such as antifungal drugs (http://en.wikipedia.org/wiki/Antifungal_drug) and nitroimidazole (http://en.wikipedia.org/wiki/Nitroimidazole)
Sukrofloz: kelime ile ilgili kısa bilgi verilmekte bu kelme günümüzde tıp alanında kullanılmamaktadır. kelimenin geçtiği yazı okuyun lütfen: http://www.idealdiyet.com/lugol-solusyonu-nedir-jean-guillaume-auguste-lugol-1786-%E2%80%93-1851
Yazıda savarin yazılması gerekirken savorin yazılmıştır ve böyle bir fransız flozof vardır. işte vikipedi: http://en.wikipedia.org/wiki/Brillat-Savarin_cheese
Sutoksin: yazıda aslında zehirli madde demek istemişler ancak kelimeyi yazarken yanlış yazmışlar. kelimenin hemen devamındaki ifade de sutoksinin zehirli bir madde olduğunu ifade etmişler. Kelimenin doğru yazılışı ise toksindir.
tamercosgun
27-09-2010, 01:42
sayın AerA (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=9330) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_offline.gif kesinlikle yanılıyorsunuz bak link verdim istediğin araştırmayı yapabilirsin. eğer bilmiyorsan yalanlamadan önce araştırsan iyi olur. Bu çok önemlidir.
tamercosgun
27-09-2010, 01:46
Brillat savarinin linkini yanlış vermişim:) doğru link bu. http://en.wikipedia.org/wiki/Jean_Anthelme_Brillat-Savarin
tamercosgun
27-09-2010, 01:52
Ayrıca, sorularla islamiyet sitesinde okumuş olduğunuz buyazının bilimsel bir doğruluğu vardır. aksini iddaa ediyorsanız form açın bilimsel olarak,karşı söylemlerinizi araştırıp tartışalım değerli insan aera.
saygılarımla...
Sayın tamercosgun ;
Benim mesleğim kimya...
İmidazol bana verdiğiniz linktende görüldüğü üzere, siklik bir bileşik olup, zaten histidin amino asidine bağlı bir grubudur da. Histidin sizde de var emin olun. Ayrıyeten imidazol halkası anti-fungusit olarak kullanılan bir ilaç etken maddesidir. Bunun tehlikeli ve domuzda olduğu yalanı ile ancak sizi yerler. Kaldı ki şahsın makalesinde İmidazol değil İmtidazol denilmekte. İmtidazol yoktur.
Sükrofloz diye bir hastalık yoktur. Scrofula (Latince) isimli hastalığın Almancası Sukroflose vardır. Kaldı ki Reckeweg (Alman) bundan bahsetmiştir. Bu hastalık boyun bölgesinde baş gösteren tüberküloza verilen isimdir. Tüberküloz yani verem. Patojenik bir hastalık, kükürt fazlalığı dolayısıyla domuz etinden falan bulaşamaz. (Kaldı ki soğandaki aktif kükürt miktarı domuza nazaran daha fazladır.) Patojeniktir çünkü. Mycobacterium tuberculosis isimli bir bakteriden bulaşır. Domuzun kükürt fazlası (!) yağından bulaşamaz.
Sütoksin uydurmadır. "Toksin" zaten zehirli madde demek. Sizde geri kalmamış, sizde uydurmuşsunuz. Sırf bir şarlatanı aklamak için. Peki hangi toksinlermiş bunlar. Sitoksin diye birşey vardır ama oda sitokin ile alakalıdır. Bağışıklık sistemi proteini. Domuzdaki zehirli madde bu olamaz herhalde değil mi?
Savarin, ki makalede Savorin denilmekte, Fransız politikacı ve gurme, damak tadı uzmanıdır. Yazdığı birde kitap vardır. "Sofranın Felsefesi". Savarin gurmelikte başarılı kabul görüldüğünden, Fransız Savarin Peyniri onun adına ithafen verilmiştir. Bu şahız filozof falan değildir. Verdiğiniz linki okusaydınız bari.
Ayrıca, sorularla islamiyet sitesinde okumuş olduğunuz buyazının bilimsel bir doğruluğu vardır. aksini iddaa ediyorsanız form açın bilimsel olarak,karşı söylemlerinizi araştırıp tartışalım değerli insan aera.
Şarlatanlığın adı ne zaman bilim oldu. Bu yalanla ancak sizi yerler...
Koyu renkle yazdığım herşeyi internet ortamından bulabilir, IUPAC gibi kurumlara onaylatabilirsiniz. Ama malum şahısın yazdıkları, var olanların isimlerinin tahrifatı ile olmayanın türetilmesi.
eğer bilmiyorsan yalanlamadan önce araştırsan iyi olur. Bu çok önemlidir.
Benim mesleğim araştırma. "Yalan söylüyor" demeden çok çok araştırdım zaten.
Bir kaç güzellik daha vereyim, domuz yağının kolesterol seviyesi (Total, HDL, LDL, VLDL kolesterollerin hepsi dahil) tereyağından daha azdır.
Bilimsel olarak domuzun hiç bir zararı bulunamayınca yalana sarılıyor ve ancak belli bir kesimi kandırabiliyorlar. Dikkat edin kandırmak diyorum, çünkü külliyen yalan...Kananda ancak siz olursunuz, ben değil...Utanmadan buna bilim diyerek savunmayın bari...
Beni araştırma eksikliği ile suçlayıp bir şarlatanı savunmayın. Aklınızca bana cevap yetiştirmeye uğraşıp da forumu kirletmeyin. Yalanı yazacaksanız hiç yazmayın. Yalanı savunacaksanız hiç savunmayın. Malum sözümü tekrarlayayım;
Ey İslamcı! Ya Her Yalana İnanıyorsun, Ya Bizzat Yalancı...
tamercosgun
27-09-2010, 10:47
Sayın tamercosgun ;
Benim mesleğim kimya...
İmidazol bana verdiğiniz linktende görüldüğü üzere, siklik bir bileşik olup, zaten histidin amino asidine bağlı bir grubudur da. Histidin sizde de var emin olun. Ayrıyeten imidazol halkası anti-fungusit olarak kullanılan bir ilaç etken maddesidir. Bunun tehlikeli ve domuzda olduğu yalanı ile ancak sizi yerler. Kaldı ki şahsın makalesinde İmidazol değil İmtidazol denilmekte. İmtidazol yoktur.
Sükrofloz diye bir hastalık yoktur. Scrofula (Latince) isimli hastalığın Almancası Sukroflose vardır. Kaldı ki Reckeweg (Alman) bundan bahsetmiştir. Bu hastalık boyun bölgesinde baş gösteren tüberküloza verilen isimdir. Tüberküloz yani verem. Patojenik bir hastalık, kükürt fazlalığı dolayısıyla domuz etinden falan bulaşamaz. (Kaldı ki soğandaki aktif kükürt miktarı domuza nazaran daha fazladır.) Patojeniktir çünkü. Mycobacterium tuberculosis isimli bir bakteriden bulaşır. Domuzun kükürt fazlası (!) yağından bulaşamaz.
Sütoksin uydurmadır. "Toksin" zaten zehirli madde demek. Sizde geri kalmamış, sizde uydurmuşsunuz. Sırf bir şarlatanı aklamak için. Peki hangi toksinlermiş bunlar. Sitoksin diye birşey vardır ama oda sitokin ile alakalıdır. Bağışıklık sistemi proteini. Domuzdaki zehirli madde bu olamaz herhalde değil mi?
Savarin, ki makalede Savorin denilmekte, Fransız politikacı ve gurme, damak tadı uzmanıdır. Yazdığı birde kitap vardır. "Sofranın Felsefesi". Savarin gurmelikte başarılı kabul görüldüğünden, Fransız Savarin Peyniri onun adına ithafen verilmiştir. Bu şahız filozof falan değildir. Verdiğiniz linki okusaydınız bari.
Şarlatanlığın adı ne zaman bilim oldu. Bu yalanla ancak sizi yerler...
Koyu renkle yazdığım herşeyi internet ortamından bulabilir, IUPAC gibi kurumlara onaylatabilirsiniz. Ama malum şahısın yazdıkları, var olanların isimlerinin tahrifatı ile olmayanın türetilmesi.
Benim mesleğim araştırma. "Yalan söylüyor" demeden çok çok araştırdım zaten.
Bir kaç güzellik daha vereyim, domuz yağının kolesterol seviyesi (Total, HDL, LDL, VLDL kolesterollerin hepsi dahil) tereyağından daha azdır.
Bilimsel olarak domuzun hiç bir zararı bulunamayınca yalana sarılıyor ve ancak belli bir kesimi kandırabiliyorlar. Dikkat edin kandırmak diyorum, çünkü külliyen yalan...Kananda ancak siz olursunuz, ben değil...Utanmadan buna bilim diyerek savunmayın bari...
Beni araştırma eksikliği ile suçlayıp bir şarlatanı savunmayın. Aklınızca bana cevap yetiştirmeye uğraşıp da forumu kirletmeyin. Yalanı yazacaksanız hiç yazmayın. Yalanı savunacaksanız hiç savunmayın. Malum sözümü tekrarlayayım;
Ey İslamcı! Ya Her Yalana İnanıyorsun, Ya Bizzat Yalancı...
İmidazol bana verdiğiniz linktende görüldüğü üzere, siklik bir bileşik olup, zaten histidin amino asidine bağlı bir grubudur da. Histidin sizde de var emin olun. Ayrıyeten imidazol halkası anti-fungusit olarak kullanılan bir ilaç etken maddesidir. Bunun tehlikeli ve domuzda olduğu yalanı ile ancak sizi yerler. Kaldı ki şahsın makalesinde İmidazol değil İmtidazol denilmekte. İmtidazol yoktur.
Neden zorluyorsun ki! Kişinin eserinde gecen isimde belliki bu eseri yazan değil eserden buraya aktaran hata yapmıştır. Bunu çocuklar bile anlar. Bu linkte: http://en.wikipedia.org/wiki/Imidazole Biological significance and applications’ı var ne olduğunu daha iyi anlarsınız. Bu maddelerlin ne işe yaradığını bilmiyorum siz yok dediğiniz için var olduğunu göstermek istedim. Uzman azından bunların ne işe yaradığınıda açıklayacağım.
Sükrofloz diye bir hastalık yoktur. Scrofula (Latince) isimli hastalığın Almancası Sukroflose vardır. Kaldı ki Reckeweg (Alman) bundan bahsetmiştir. Bu hastalık boyun bölgesinde baş gösteren tüberküloza verilen isimdir. Tüberküloz yani verem. Patojenik bir hastalık, kükürt fazlalığı dolayısıyla domuz etinden falan bulaşamaz. (Kaldı ki soğandaki aktif kükürt miktarı domuza nazaran daha fazladır.) Patojeniktir çünkü. Mycobacterium tuberculosis isimli bir bakteriden bulaşır. Domuzun kükürt fazlası (!) yağından bulaşamaz.
Vermiş olduğum bu linkteki bilgileri okumadınız sanırım(yok dediğiniz ikinci kelime): Bugün tababet skrofüloz adlı bir hastalık hali kabul etmemekte ve bunu tüberküloz konusunda incelemektedir. Bu terim eskiden tüberkü-lotik lenf bezleri ve kemiklerin tüberkülotik nekrozları için kullanıl*makta idi.Lugol da skrofuloza bağlı ölümlerin pulmoner bir sebeple oluştuğu*nu kabul etmişti. Fakat Lugol skrofulozu ayrı bir hastalık olarak kabul etmekteydi. Linki tekrarlıyorum: http://www.idealdiyet.com/lugol-solusyonu-nedir-jean-guillaume-auguste-lugol-1786-%E2%80%93-1851
Toksinle ilgili açıklamayı yaptığıma inanıyorum. Kelime anlamıyla zaehirl madde demktir ve Yazıda da bu anlamıyla kullanılmıştır.
Savarin, ki makalede Savorin denilmekte, Fransız politikacı ve gurme, damak tadı uzmanıdır. Yazdığı birde kitap vardır. "Sofranın Felsefesi". Savarin gurmelikte başarılı kabul görüldüğünden, Fransız Savarin Peyniri onun adına ithafen verilmiştir. Bu şahız filozof falan değildir. Verdiğiniz linki okusaydınız bari.
Vermiş olduğum link’i kimin okumadığı belli aynı link’i tekrar veriyorum: http://en.wikipedia.org/wiki/Jean_An...rillat-Savarin (http://en.wikipedia.org/wiki/Jean_Anthelme_Brillat-Savarin) He studied law (http://en.wikipedia.org/wiki/Law), chemistry (http://en.wikipedia.org/wiki/Chemistry) and medicine (http://en.wikipedia.org/wiki/Medicine) in Dijon (http://en.wikipedia.org/wiki/Dijon) in his early years and thereafter practiced law in his hometown.---- Kişinin hangi alanlarda çalıştığı ortada. acaba kişinin bu konu hakkında bir fikir sahibi olması için tıpta değilde astronımide mi uzman olması gerekiyordu.
Sayın tamer coşkun. Emin olun ki beyaz şeker beyaz un, kızartma türü yiyecekler en az domuz eti kadar zararlı ve ya yararlıdır. Birşey iddaa ederken biraz mantık çerçevesine girin. Domuz etini tanrı neden yasaklasın . Zararlı olduğu için mi. O halde unlu yiyecekleri neden yasaklamamış. Yada kızartmayı. Ya da tanrı bizi domuz etiyle mi sınava tabi tutuyor. Ne büyük bir albenisi varmış domuzetinin. Ayrıca biraz araştırın bakalım hristyanların ve müslümanların yaşam sürelerini.
Şimdi öncelikle birşeye karar vermelisiniz. Ya inandığınız kabul edin yada saçmaladığınızın. Allah size inek eti yemeyin deseydi ona da yağlı olduğu için bunda bir mucize var diyecektiniz. Hurma yemeyin deseydi onun içinde uydurma bir kimyasal madde bulacaktınız. Ama gerçekler acıdır. Ortada bilim ve yaşayan kanıtlar var. Bana bir kişi gösterin ki domuz yediği için zararını görmüş.
´´asanda , hasanda ´´
27-09-2010, 11:28
Sayın arkadaşlar:
İnsanların değişik fikirleri biribiriyle tartışması oldukça güzel. Ama şunu görüyorum ki islamı tutan ona sımnsıkı sarılan birinin yazdıklarını ben çok bağnaz çook dar düşünceli buluyorum ki bunun sonucunda sadece kurana bağlı kalıyolar. Ama özgür düşünen birinin yazdıkları araştırmacı düşünen birinin yazdığı apaçaık ortaya çıkıyor. Bunu durumu inkar etsenizde etmesenizde ´´gerçek´´ olduğunu elbette herkez anlayacaktır.
Denizlerin birbirine karışmaması saçmalığı:
Geçen sene benim çok sevdiğğim bi ablam bana bi video izletmek istemişti. Emre dedi sana çok ilginç bii video izletcem demişti. Tmm dedim. Kendisi izlemiş ve çok hayret kalmış.Öyle bi dua ediyorduki sanki korku iççindeydi. Bu duruma anlam veremedim. Bende izledim o videoyu. Gerçekten ilk başta çok ama çok şaşaırdım. Nasıl olurda bu iki su biribirine karışmaz derdim. Tabi hangi müslümana sorarsan sor bu bir allah mucizesi derdi. Ama ben buna inanaırmıyım hemen araştırmaya başladım. şunu birkezdaha tekrarlayım ´´inanadım demekle inanılmıyor. Araştırmaya başladım. Ama gerçekten bununda bir bilimsel açıklaması varmış. Okudum okudum.
Şimdi size bi soru soruyum. şimdi ben allah mucizesi diye o saçmalığa inanmalımıyım? yoksa bilimsel açıklaması olan kurandaki verilen ayeti yalanlayan bir argümana mı inanayım ?
Bence ikincisi demi. Çok mantıklı geliyor.
ZAten konuyu ULPİAN arkadaşımız açıklamış. Okuyun ve görün bakın nası net.
ulpian (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=8370) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_offline.gif
Super Moderator
Site Meclisi Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.612
http://www.turandursun.com/forumlar/images/medals/hizmet3.gif (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=8370&tab=myawards#aw_issue17)
http://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon1.gif Denizlerin Birbirine Karışmaması
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.
=> Denizlerin Birbirine Karışmaması (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/)
Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.
Forumumuzda daha önce bu konu >şu başlıkta (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=15141)< tartışılmıştır.
Metnin hazırlanmasında özellikle sayın arsenic'in (bilgisi dahilinde) yukarda linklenen başlığın 22. sayfasındaki (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=15141&page=22)iletisinden de faydalanılmıştır.
Denizlerin Birbirine Karışmaması (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/)
1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#1)
2. Ayetlerin Yorumu (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#2)
3. Bilimsel Açıdan ”Denizlerin Karışmaması” İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#3)
a. İddianın Geçersizliği (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#3a)
b. Cebelitarık Boğazı (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#3b)
4. Kuran’dan daha Eski Kaynakların Varlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#4)
5. Kaptan Coustea’nun Müslüman Olduğu Yalanı (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#5)
6. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#6)
1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
Önce bu meşhur mucize yalanını orijinal haliyle okuyalım:
Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
Denizlerin araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği Kuran’ın Rahman Suresi’nde şöyle bildirilir:
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler. (Rahman Suresi, 19-20)
Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. “Yüzey gerilimi” adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller. Elbette ki insanların fizikten, yüzey geriliminden, okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kuran’da bildirilmiş olması son derece dikkat çekici bir durumdur.
2. Ayetlerin Yorumu (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
Mucize iddiacılarının dayandığı ayet -yukarda görüldüğü üzere- Rahman 19 ve 20′dir.
Rahman 19 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=55&ayet=19)/20 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=55&ayet=20)
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır; birbirine geçip karışmazlar.
Yukardaki mucize iddiasında geçmeyen fakat konu ile doğrudan ilgili olan diğer bir ayete de yer vermek gerekir:
Furkan/53 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=25&ayet=53)
Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici diğerininki tuzlu ve acı iki denizi salıveren ve aralarına bir engel, aşılmaz bir sınır koyan O’dur.
(Ayrıca bkz. Fatır/12 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=35&ayet=12))
İslam alimlerince bu iki ayetin çok farklı yorumları yapılmıştır. Kimisi Furkan/53′e uygun olarak Rahman/19-20′de de karışmayan denizlerin tatlı ve tuzlu sular olduğunu söylemiş kimisi Rahman/19-20′yi diğer ayetten bağımsız ele alarak bu ayette belli ve somut bir coğrafi noktanın kastedildiğini yazmıştır. Tefsir edenin yorumuna göre ”birbirine karışmayan denizler” somut iki ırmak, somut bir ırmak ile belli bir deniz veya genel olarak tatlı ve tuzlu sular olabilmiştir.
Birçok alim ise her iki ayeti de mecazi olarak ele almıştır. Örneğin Abdullah b. Abbas’a göre iki denizden kasıt ”göklerdeki deniz ile yerdeki denizdir”. Yine farklı bir yoruma göre iki denizden aslında ”hayır ve şer yolları” kastedilmiştir ve aralarındaki engel ilahi tevfiktir.(1)
Kısacası ayetlerin anlamı ve yorumu hiç de mucize iddiacılarının ima etmek istedikleri gibi açık ve net değildir. Daha da ilginci mucize iddiacılarının yukarda alıntıladığımız metinde tam olarak neyi kastettiklerini söylemeyişleridir.
Tam olarak hangi iki deniz birbiriyle karışmıyor bu iddiaya göre? Veya genel olarak tatlı ve tuzlu sulardan mı bahsedilmekte? Bu sorulara somut yanıt vermekten itinayla kaçınılmış ve sadece ”denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi” gibi ifadeler kullanarak bilimsel bir kesinlikten bahsediliyor izlenimi verilmek istenmiştir.
Ancak aşağıda görüleceği üzere ister somut iki deniz için ister genel olarak tatlı ve tuzlu sular için ele alalım bu iddianın bilimsel açıdan hiçbir geçerliliği yoktur. Aksine eğer ayeti gerçekten de mecazi değil de lafzi manâsıyla ele alırsak bu iddia Kuran’ı çürütmektedir. Çünkü Dünya’nın hiçbir yerinde aralarında ”adeta bir duvar” varmışçasına birbirine karışmayan denizler yoktur.
3. Bilimsel Açıdan ”Denizlerin Karışmaması” İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
a. İddianın Geçersizliği (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
Yüzey gerilimi su moleküllerinin birbirine çekim kuvveti uygulamasıyla oluşur. Üç boyutlu düşünürsek suyun ortalarındaki bir molekül her yönden çekim kuvvetine maruz kalır ve dengededir. Ancak su yüzeyindeki moleküller iç kısımdan çekilirken dıştan kuvvet etkimediğinden -hattâ hava basıncını da eklersek- içeri doğru çekilir ve itilirler. Dolayısı ile tüm sıvılarda olan bu yüzey gerilimi sıvılara toplu durma eğilimi kazandırır. Bir su damlasının boncuk gibi durmasının, birbirine çok yakın iki su damlacığının hemen birleşmesinin, deniz yüzeyinin bir jelatin gibi durmasının, ince kaplarda suyun bombeli durmasının (kapilarite) nedeni budur.(2)
Eğer tuz, su ile kimyasal reaksiyona girip bileşik oluştursaydı ve bu madde suda çözünmeseydi suyun yüzey gerilimi ve oluşan maddenin (sıvı olduğunu varsayarak) yüzey gerilimi durgun suda(!) önem arzedecekti. Ancak denizler arasındaki güçlü akıntılar ve dalgalar sebebiyle bu farazi durumda bile bir sınır oluşmazdı. Denizleri dalgasız ve akıntısız düşünürsek de oluşan sınır, dünya yüzeyine dik değil oluşan maddenin ve suyun yoğunluklarına göre biri altta diğeri üstte olacak 2 sıvının ayrı ayrı kendi yüzey gerilimlerinden oluşan hat, bu sıvılar arasında yer yüzeyine yatay bir sınır olacaktı. Yani denizlerin üstü tatlı su, altı da tuzlu su olacaktı. (bardaktaki su-yağ heterojen karışımı gibi) Ancak su ile tuz zaten bileşik oluşturmaz! Tuz, su içerisinde sadece iyonik olarak çözünür. Bu sebeple denizlerin içerisinde tuz, homojen olmak için sürekli difüzyon eder. Bu difüzyonun en yoğun olduğu yerler tuz oranı düşük ve yüksek olan suların buluştuğu yerlerdir. Ancak bunu keskin bir sınır ile ifade edemezsiniz.
Eğer denizlerin birbirine karışmadığını iddia ediyorsanız denizler arası akıntıları da inkar ediyorsunuz demektir. Ama denizler arası akıntılar bilinen bir gerçektir. Denizler arasındaki akıntıların (yani karışmalarının) başlıca nedenleri aşağıdadır.
1.Gelgitler,
2.Denizler arasındaki yükseklik farkı (yağışlar, buharlaşma ve akarsular nedeniyle),
3.Denizler arasındaki sıcaklık farkı,
4.Denizler arasındaki tuzluluk farkı,
5.Rüzgar,
Denizlerdeki tuz sürekli difüzyon halinde olmasına ve sürekli dalga ve akıntılarla karışmasına rağmen neden tuzluluk oranlarında ufak da olsa fark vardır? Çünkü denizlere sürekli bir su girdisi ve çıktısı vardır. Örneğin Karadeniz.. Akarsuların bolluğu, yağışın fazla ve buharlaşmanın az olması nedeniyle tuzluluk düşüktür. Ancak Kızıldeniz’e baktığımızda akarsuların azlığı, yağışların çok düşük olması ve buharlaşmanın çok fazla olması nedeniyle tuzluluk diğer denizlere göre yüksektir. Eğer denizler karışmasaydı Kızıldeniz’in kuruyup bitmesi gerekirdi.
http://img692.imageshack.us/img692/439/okyanusmucizesi1.png
Tuzluluğu etkileyen etmenler şunlardır:
1. Akarsular,
2. Buharlaşma,
3. Yağışlar,
4. Eriyen Buzullar,
5. Denizler arası akıntılar,
İşte denizlerin tuzluluğu bu yukarıda sayılan etmenler ve tuzun difüzyonu etkisiyle belli bir tuzluluk oranında dengelenir. Bu, o denizin ortalama tuzluluk oranıdır.
Sonuç olarak: Denizlerin birbirine karışmadığını iddia etmek fizik, kimya, coğrafya bilimlerine tecavüz anlamına gelir. Birbirine karışmayan komşu denizler yoktur. Ancak yukardaki sebeplerden bu karışım bazı bölgelerde daha yavaş ve daha düşük oranda gerçekleşmektedir. Fakat karışmama, ”görünmez duvarla birbirinden ayrı durma” gibi olgular kesinlikle söz konusu değildir.
b. Cebelitarık Boğazı (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
Mucize iddiacılarının ”denizlerin karışmaması” konusunda verdikleri meşhur örneklerden biri de Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nu birleştiren 60 km uzunluğundaki Cebelitarık Boğazıdır.
TÜBİTAK’ın bu soru üzerine resmi internet sitesinde verdiği kısa ve net cevap: ”Karışmama diye bir olayın varlığı kesinlikle doğru değildir.” (3) olmuştur.
Bugün Cebelitarık Boğazın’nın sadece su yüzeyinden Atlas Okyanusu’ndan Akdeniz’e saniyede 1 milyon metre küpten fazla akış olduğu bilinmektedir.(4)
Dünyaca ünlü Ana Britannica Ansiklopedisi’ nin “Cebelitarık Boğazı” maddesini işleyen kısmına bakalım (cilt 3, sayfa 426):
“…Boğazda önemli bir su değişimi gerçekleşir. Doğu rüzgarlarınca engellenmez ise boğazın merkezinden doğuya doğru iki kol halinde bir yüzey akıntısı akar. Bu yüzey akıntısı su yüzeyinden yaklaşık 100 m. aşağıda batıya doğru akan daha yoğun, soğuk ve tuzlu bir akıntının üstünde yer alır. Böylelikle boğaz Akdeniz’ in giderek küçülen bir tuz gölüne dönüşmesini önler.”
Anlaşıldığı üzere yüzeyde bir akıntı olduğu gibi derin kısımlarda da ters yönde bir akıntı vardır. Ayrıca Akdeniz eğer Atlas Okyanusu’ nun bu suları ile beslenmeseydi sıcaktan buharlaşacak ve bir tuz gölüne dönüşecekti.
Atlantik Okyanusu, Akdeniz’den aldığı tuzlu sularla tuz oranı yükselemeyecek kadar büyüktü. Akdeniz’in tuz oranı ise Atlantik’ten gelen sular nedeniyle azalmıyordu. Çünkü kapalı ve sıcak bir deniz olması nedeniyle buharlaşma miktarı durumu dengeliyordu.
“Kuran Mucizeleri” adlı bir sitede ise daha değişik bir tez ileri sürülmektedir. Cebelitarık bölgesindeki suyun alt ve üst kısımlarının birbirine karışmadığını iddia etmekte ve aşağıdaki şemayı göstermektedirler..
http://www.turandursun.com/forumlar/../images/genel/denizler.jpg
Oysa yüzey suyunun bir kısmı alt taraftaki suya karışarak geldiği yöne doğru (Atlantik yönüne) devam etmektedir. Bu durum Ana Britannica Ansiklopedisi’nde şöyle anlatılmaktadır:
“Yüzey akıntısıyla Atlas Okyanusu’ndan gelen suyun bir bölümü alt akıntıyla yeniden okyanusa döndüğünden Akdeniz “soluk alıp veren deniz” olarak da tanımlanmıştır.” (Ana Britannica Ansiklopedisi, 1. cilt, “Akdeniz” maddesi, sayfa 257).
Bu bilgiler doğrultusunda düzenlediğimiz şema aşağıdaki şekildedir…
http://img692.imageshack.us/img692/9823/okyanusmucizesi2.png
4. Kuran’dan daha Eski Kaynakların Varlığı (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
Tekrarlamak gerekirse “denizlerin karışmaması” diye birşey kesinlikle söz konusu değildir, olamaz. Ancak tatlı ve tuzlu suyun karışması yukardaki sebeplerden ötürü daha yavaş ve düşük oranda gerçekleşir. Bu gözlem milattan önceki bazı bilim insanlarını tatlı su ile tuzlu suyun hiç karışmadığı gibi yanlış bir varsayıma sevketmiştir.
Muhammed’den yaklaşık 550 yıl önce yaşayan Romalı bir bilgin olan Gaius Plinius Secundus (M.S. 23-79), Naturalis Historia adlı eserde bu varsayıma şu şekilde yer vermiştir:
…Denize bir borudan akar gibi karışan tatlı suyun özellikleri daha da ilginç ve harikadır. Çünkü suda hayret edilecek özellikler vardır. Kendisi daha ağır olan deniz suyu, kendisinden daha hafif olan tatlı suyu üzerinde taşır. Dolayısıyla tatlı su, deniz suyundan hafif olduğu için deniz suyuna karışmaz ve denizin üzerinde yüzer. (Gaius Plinius Secundus, Naturalis Historiae II, CVI 224)
5. Kaptan Coustea’nun Müslüman Olduğu Yalanı (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
Konuyla ilgili olarak uydurulan bir diğer iddia da Kaptan Cousteau’nun Cebelitarık’ta gördüğü bu bulgu üzerine Müslüman olduğudur.
Fakat bu iddiayı destekleyecek hiçbir kanıt ya da herhangi bir işaret olmadığı gibi aksine Cousteau’nun Hıristiyan geleneklerine göre defnedildiği bilinmektedir. İddia sadece bazı İslami kitaplarda herhangi bir ciddi kaynak vermeden veya karşılıklı birbirini kaynak göstererek tam manâsıyla ”ortalıkta dolaşmaktadır”.
Cousteau Vakfı, yazılı olarak bu iddianın doğru olmadığını açıklamıştır..
http://www.turandursun.com/forumlar/images/statusicon/wol_error.gif Bu grafik otomatik olarak yeniden boyutlandırıldı. Tam boyutlarda görmek için bu bara tıklayınız. Orijinal grafik boyutu 960×1076 pikseldir. http://www.turandursun.com/forumlar/../images/genel/kusto_cousteau.gif
Çeviri:
Cousteau Kurumu
Sayın Charles TUCKER
11A Chemin de Pennachy
69230 ST GENIS LAVAL
FC/DC
Paris, Kasım 2, 1991
Sayın ilgili,
Mektubunuzu aldık ve etkinliklerimizle ilgilendiğiniz için teşekkür ederiz.
Saygıdeğer Cousteau, Müslüman olmamıştır ve bu söylentinin aslı yoktur.
Yüksek Saygılarımla..
Didier CERCEAU
chargé de mission
(Kurum Sorumlusu/Yetkilisi)
6. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/denizlerin-birbirine-karismamasi/#)
Sonuç olarak denizlerin karışmaması gibi birşey söz konusu değildir. Sıkça konu edilen Cebelitarık Boğazı’nda da karışım gerçekleşmektedir.
Tatlı su ile tuzlu su da birbirine karışmaktadır. Fakat bu karışma daha yavaş ve kısıtlı oranda gerçekleşmektedir.
Bu husus, eski zamanlarda yaşamış bazı bilim insanlarını tatlı su ile tuzlu suyun hiç karışmadığı gibi yanlış bir varsayıma sevketmiştir. Ancak biz bugün bu varsayımın yanlış olduğunu bilmekteyiz. Karışımın olmadığı hiçbir yer yoktur.
Fakat bunu bugün bilmiyor olsaydık bile yine de Kuran’da bu varsayımın geçmiş olmasına ”mucize” diyemezdik. Çünkü bu varsayım zaten Muhammed’den 550 yıl önce yaşamış olan Romalı bilgin Gaius Plinius Secundus’un yukarda alıntılanan eserinde de geçmektedir.
Kaptan Cousteau’nun bu sözde mucizeye şahit olup Müslüman olduğu iddiası ise kaynağı ve mesnedi olmayan Müslüman efsanelerindendir.
Dipnotlar
(1) bkz. Taberi Tefsiri, Rahman/19-20;
Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Rahman/19-20;
İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Bakara/178.
(2) http://w3.balikesir.edu.tr/~sedacan/yuzey.html (http://w3.balikesir.edu.tr/%7Esedacan/yuzey.html)
(3) http://www.biltek.tubitak.gov.tr/mer...1&soru_id=1545 (http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/index.php?kategori_id=11&soru_id=1545)
(4) bkz. Gibraltarschwelle – Geologie (Almanca)
ayrıca: (http://de.wikipedia.org/wiki/Gibraltarschwelle#Geologie)Wasserhaushalt des Mittelmeeres (Almanca) (http://nat-meer.ifm-geomar.de/OzeanOnline/mittmeer/mittmeer.htm)
Strait of Gibraltar – Inflow and Outflow (İngil (http://en.wikipedia.org/wiki/Strait_of_Gibraltar#Inflow_and_outflow)izce)
Deep Impact
27-09-2010, 11:36
Sevgili tamercoşkun,
Ya verdiğiniz linki okumamışsınız, ya da İngilizce'yi yanlış anlıyorsunuz.
Jean Anthelme Brillat-Savarin (1 April 1755, Belley (http://www.turandursun.com/wiki/Belley), Ain (http://www.turandursun.com/wiki/Ain) – 2 February 1826, Paris (http://www.turandursun.com/wiki/Paris)) was a French lawyer and politician, and gained fame as an epicure (http://www.turandursun.com/wiki/Epicureanism) and gastronome (http://www.turandursun.com/wiki/Gastronomy):
Böyle olduğunu zaten sevgili Aero söylemişti :)
´´asanda , hasanda ´´
27-09-2010, 11:38
Sayın axial sizie son derece katılıyorum.
Domuz etinin zararlı olduğunu söylüyorlar ve haram olduğunuda dile getiriyorlar.
Neden allah insana zarar veren bir canlı yaratmış? Baska insanlara zarar versin diye demi.
Benim yazmak istediklerimi zaten axial arkadaşım yazmış. Elerine sağlık kardeşim.
Saygılarımla
Tamer bey karşındaki kimya uzmanı bir arkadaş, bu işin içinde deneyimiyle bir şeyler anlatıyor yazıyor, sen hala kafanın dikine gidiyorsun. Bilime kafa tutacağına, bu benim inancım domuz yemek benim damak tadıma uygun değil deyip çekilip gitsene şurdan. Şu verdiğin saçma savaşımın hiç bir anlamı yok.
Milyonlarca insan domuz eti yiyor ve herkes oldukça sağlıklı. Bu insanlar dana ve sığır eti de tüketiyor. Kimsenin domuz eti yiyip karısını kıskanmayacağını sanmıyorum bu cidden aklını yitirmiş birinin iddiası olurdu. Ama iman böyle bir şey işte.
Ben domuz eti yemedim yemem de çünkü alışkın olduğum bir tat değil. Ama domuz etinin bilimsel olarak bir zararı olmadığını da bilirim. Ayrıca yemek zorunda kalırsam tadına bakabilirim.
Ama tek bildiğim şudur ki müslüman ülkelerdeki insanlar acınacak derecede zayıf ve cılız. İyi beslenemedikleri için gelişemiyorlar. Dana veya sığır eti pahalı olduğu için tüketim de az oluyor. İnsanın fiziksel gelişimi için et şart. Domuz da çok üreyen ve ucuz olduğu için çok tüketilen bir hayvan. Avrupalıların ne kadar sağlıklı ve zeki olduklarını anlayabiliyorsundur umarım.
İslamcının bilimi bu kadar olur. Socrofula Tüberkilozu Alman Prof Reckeweg'in bahsettiği şeydir. Ama yanlıştır. Tüberküloz patojeniktir, domuzda soğandan daha az olan kükürtten, böyle bir şey geçmesi yoktur. Makaleyi yazan molla ya bilmiyor, ya bilerek yalan söylüyor.
Savarin "Sofra Felsefesi" isimli kitabı yazan bir gurmedir. !755 doğumlu bir kişi hangi tıpta uzman olabilir ki. Peygamber tıbbı olmasın, tükrükle tedavi? Makaleyi yazan molla ya bilmiyor, ya bilerek yalan söylüyor.
İmidazol insan dahil bir çok canlının histidin aminoasidinde var. Domuzun ki mi zarar veriyor? Makaleyi yazan molla ya bilmiyor, ya bilerek yalan söylüyor.
Şarlatanı savunan, bu arada yerin dibine batan bir kişiyi oynamak hoşunuza mı gidiyor?
İlgili üniversite mollası, duyduğu herşeyi benzeterek, çarpıtarak sizlerin yemenize sunmuş...
Geçtiğimiz senelerde de başka bir üniversite mollası Dr. Hirsch'in Hijyen isimli eserinde "Domuz etinin trişinden ayrılamadığını" yazdığı bir gazete makalesi ile karşımıza çıkmıştı. Ama İstanbul Üniversitesi Hocalarımızdan Dr. Hirsch'in ilgili eserinde "çok basit bir şekilde" bu trişinden %100 oranında kurtulunabileceği yazmakta idi. Kaldı ki başka bir doktor hocamız, ilgili mollayı kendi gazetesinde yalancılıkla suçlamış ve akabinde Prof. Süleyman Ateş, "Anlaşılan meslektaşım ilgili kitabı tam okumamış" diyerek meslektaşına sahip çıkmıştı. Yalan üniversite mollası olmak için aranan tek şart zaten.
Yalan sizlerin damarlarına işlemiş. Arınamak yerine savunmayı tercih ediyorsunuz. Bu bariz yalanlamalarla da bu DİN kurtulmaz. Ancak bu yalanlara aç bireyler kandırılır. İmtidazol hiç yok, İmidazol ortada... Sütoksin hiç yok, Sitoksin ortada... Sükrofloz olmamakla beraber var olan domuzun uzağından yakından geçmez.
tamercosgun
27-09-2010, 15:39
sayın emre1994 (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=9221) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_offline.gif bu konuyu ilgili form'da anlattım. En büyük hatayı birbirine kesinlikle karışmayan iki deniz örneğini aramakta yapıyorsunuz. Bugün denizlerin karşılaştıkları noktada sınırlı bir alanda yüzeygerilimi değil yüzeylerarası gerilim nedeniyle karışmadığı anacak daha sonra karıştıkları kabul edilen birşey. Ayrıca vermişolduğun linklere ulaşamadım sadece birisine ulaşabildim. Ozaman şuna cevap verin; farklı yogunluklara sahip deniz sularının karşılaştıkları noktada yüzeylerarası gerilime rağmen karışmanın olmadığını ispatlayan bir kaynak var mı? Yukardaki anlatımda deniz sularının karışmama durumu izah edilmekte buna itirazı olan yok ki. Yanıldığıınız nokta tamda soruyu sorduğum noktadır.
Saygılar
tamercosgun
27-09-2010, 15:46
sayın AerA (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=9330) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_offline.gif
Ben bu kelimelerin içeriği ile ilgilenmiyorum daha doğrusu bu konuda bilgili değilim ama araştırıyorum. Tartışmayı farklı yöne çektiğinize göre şunu unuttunuz heralde; en başta böylesi kelimelerin olmadığını iddaa ediyordunuz. Şimdide o iddaanızda başarısız olduğunuz için kelimekerin anlamları ile uğraşmaya başladınız. Araştırmalarımı tamamlayım yakın zamanda bunada cevap verecem. İddaa edilenkişinin kendisiyle bağlantıya geçme aşamasındayım.
Jean Anthelme Brillat-Savarin (1 April 1755, Belley (http://www.turandursun.com/forumlar/../wiki/Belley), Ain (http://www.turandursun.com/forumlar/../wiki/Ain) – 2 February 1826, Paris (http://www.turandursun.com/forumlar/../wiki/Paris)) was a French lawyer and politician, and gained fame as an epicure (http://www.turandursun.com/forumlar/../wiki/Epicureanism) and gastronome (http://www.turandursun.com/forumlar/../wiki/Gastronomy):
vikipedide yukardaki yazıyı gören arkadaş "He studied law (http://en.wikipedia.org/wiki/Law), chemistry (http://en.wikipedia.org/wiki/Chemistry) and medicine (http://en.wikipedia.org/wiki/Medicine) in Dijon (http://en.wikipedia.org/wiki/Dijon) in his early years and thereafter practiced law in his hometown".bu yazıyı görmedi heralde. korkmayın ingilizceyi yanlış anlamayacak kadar akademik seviyede ingilizcem var.
tamercosgun
27-09-2010, 15:53
Denize bir borudan akar gibi karışan tatlı suyun özellikleri daha da ilginç ve harikadır. Çünkü suda hayret edilecek özellikler vardır. Kendisi daha ağır olan deniz suyu, kendisinden daha hafif olan tatlı suyu üzerinde taşır. Dolayısıyla tatlı su, deniz suyundan hafif olduğu için deniz suyuna karışmaz ve denizin üzerinde yüzer. (Gaius Plinius Secundus, Naturalis Historiae II, CVI 224)
İçinizde bu esere ulaşıp bu bilginin doğrulunu araştıran var mı? Kitap'a bende ulaşmak istiyorum. Bu konuda yardımcı olursnız sevinirim.
sayın AerA (http://www.turandursun.com/forumlar/member.php?u=9330) http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/statusicon/user_offline.gif
Ben bu kelimelerin içeriği ile ilgilenmiyorum daha doğrusu bu konuda bilgili değilim ama araştırıyorum. Tartışmayı farklı yöne çektiğinize göre şunu unuttunuz heralde; en başta böylesi kelimelerin olmadığını iddaa ediyordunuz. Şimdide o iddaanızda başarısız olduğunuz için kelimekerin anlamları ile uğraşmaya başladınız. Araştırmalarımı tamamlayım yakın zamanda bunada cevap verecem. İddaa edilenkişinin kendisiyle bağlantıya geçme aşamasındayım.
vikipedide yukardaki yazıyı gören arkadaş "He studied law (http://en.wikipedia.org/wiki/Law), chemistry (http://en.wikipedia.org/wiki/Chemistry) and medicine (http://en.wikipedia.org/wiki/Medicine) in Dijon (http://en.wikipedia.org/wiki/Dijon) in his early years and thereafter practiced law in his hometown".bu yazıyı görmedi heralde. korkmayın ingilizceyi yanlış anlamayacak kadar akademik seviyede ingilizcem var.
Sayın tamercosgun ;
Boş teneke gibi sadece ses çıkartıyorsunuz. Benim yok dediğim maddeler cidden yok. En yakın sesteşi maddelerin ise domuzla uzaktan yakından ilgisi yok. Cehaletinizi kullanarak müslüman flokları kandırmak için kaleme alınmış bir makaleyi aciz bir şekilde savunurken, kelime oyunu yapan sizsiniz.
Vikipedia bilgini dostum, bana Savarin'in yazdığı en ufak bir bilimsel yazıt bulabilmisiniz? Tek bir kitabı vardır kendisinin. Oda "Sofranın Felsefesi" isimli bir kitap. Sırf içinde felsefe geçti diye filozof yaptınız adamı. Bu adamın doktorluğunun, kimya çalışmalarının kanıtı nerededir? Yoktur... Bildiği tek şey yemek kritiği yapmak olduğundan bu kişi bir gurmedir.
Neyin araştırmasını tamamlalayarak cevap vereceksiniz merak ettim...
İmtidazol yoktur, İmidazol her canlının Histein Aminoasidinde de bulunan bir heterosiklik halkadır. Farkakolojik kullanım alanları içinde anti-fungusit ilaç olarak beşeri kullanımı bile vardır.
Sütoksin yoktur, Sitokin vardır, oda bağışıklık sistemini alakadar eden protein gruplarına verilen isimdir. H1N1 gibi bir hastalığa tutulursanız, bu maddeler hastalığı yenmek için bolca üretilir ama H1N1 virüsüne etki etmediğinden maddenin fazlası size zararlı olmaya başlar. "Toksin" dediğiniz şey nedir yahu? Siyanür mü, Zyclon mu...Ne? Uydur babam uydur...
Savorin diye biri yoktur. Savarin vardır. Oda başarısız bir politikacı ama başarılı bir gurmedir. Bilinen tek eseri (tüm bilimler dahilinde) "Sofranın Felsefesi" isimli bir kitaptır. Kaldı ki bu kitapta Gurmeliği bilime çevirmeye uğraşmaktadır.
Sukrofloz diye bir şey yoktur...Lugol'ün bu fikirlerinin günümüzde önemi kalmadığını, bizzat verdiğiniz makalenin sonunda yazıyor zaten. Bu boğaz tüberkilozunun ne olduğu bilinmeden önce Alman Homeopatist Reckeweg'in de sözde üzerinde çalıştığı bir şeydir. Günümüzde bunun tüberkiloz olduğu, patojenik kaynaklı olduğu biliniyor. Kaldı ki domuz bunu yapsaydı tüm Avrupa şu an veremden kırılmaz mıydı?
Yazacak herhangi mantıklı bir argümanınız yoksa, yazmayınız. Boş teneke gibi ses çıkartıp forumu kirletmeyiniz. Benim mesleğim olduğundan ben boş konuşmuyorum. Yok dediklerim cidden yok, en yakın sesteşinin ise konuyla bir alakası yoktur.
Domuzun bilinen hiç bir zararı olmadığından, birisi bu hususta yalan söylemiş. Sırf müslüman flokları kandırmak için. Yerseniz yiyin, yemezseniz yemeyin. Yukarıda yok dediklerim cidden yoktur, en yakın sesteşininde konuyla alakası yoktur.
tamercosgun
27-09-2010, 16:43
Sayın tamercosgun ;
Boş teneke gibi sadece ses çıkartıyorsunuz. Benim yok dediğim maddeler cidden yok. En yakın sesteşi maddelerin ise domuzla uzaktan yakından ilgisi yok. Cehaletinizi kullanarak müslüman flokları kandırmak için kaleme alınmış bir makaleyi aciz bir şekilde savunurken, kelime oyunu yapan sizsiniz.
Vikipedia bilgini dostum, bana Savarin'in yazdığı en ufak bir bilimsel yazıt bulabilmisiniz? Tek bir kitabı vardır kendisinin. Oda "Sofranın Felsefesi" isimli bir kitap. Sırf içinde felsefe geçti diye filozof yaptınız adamı. Bu adamın doktorluğunun, kimya çalışmalarının kanıtı nerededir? Yoktur... Bildiği tek şey yemek kritiği yapmak olduğundan bu kişi bir gurmedir.
Neyin araştırmasını tamamlalayarak cevap vereceksiniz merak ettim...
İmtidazol yoktur, İmidazol her canlının Histein Aminoasidinde de bulunan bir heterosiklik halkadır. Farkakolojik kullanım alanları içinde anti-fungusit ilaç olarak beşeri kullanımı bile vardır.
Sütoksin yoktur, Sitokin vardır, oda bağışıklık sistemini alakadar eden protein gruplarına verilen isimdir. H1N1 gibi bir hastalığa tutulursanız, bu maddeler hastalığı yenmek için bolca üretilir ama H1N1 virüsüne etki etmediğinden maddenin fazlası size zararlı olmaya başlar. "Toksin" dediğiniz şey nedir yahu? Siyanür mü, Zyclon mu...Ne? Uydur babam uydur...
Savorin diye biri yoktur. Savarin vardır. Oda başarısız bir politikacı ama başarılı bir gurmedir. Bilinen tek eseri (tüm bilimler dahilinde) "Sofranın Felsefesi" isimli bir kitaptır. Kaldı ki bu kitapta Gurmeliği bilime çevirmeye uğraşmaktadır.
Sukrofloz diye bir şey yoktur...Lugol'ün bu fikirlerinin günümüzde önemi kalmadığını, bizzat verdiğiniz makalenin sonunda yazıyor zaten. Bu boğaz tüberkilozunun ne olduğu bilinmeden önce Alman Homeopatist Reckeweg'in de sözde üzerinde çalıştığı bir şeydir. Günümüzde bunun tüberkiloz olduğu, patojenik kaynaklı olduğu biliniyor. Kaldı ki domuz bunu yapsaydı tüm Avrupa şu an veremden kırılmaz mıydı?
Yazacak herhangi mantıklı bir argümanınız yoksa, yazmayınız. Boş teneke gibi ses çıkartıp forumu kirletmeyiniz. Benim mesleğim olduğundan ben boş konuşmuyorum. Yok dediklerim cidden yok, en yakın sesteşinin ise konuyla bir alakası yoktur.
Domuzun bilinen hiç bir zararı olmadığından, birisi bu hususta yalan söylemiş. Sırf müslüman flokları kandırmak için. Yerseniz yiyin, yemezseniz yemeyin. Yukarıda yok dediklerim cidden yoktur, en yakın sesteşininde konuyla alakası yoktur.
Sayın aerA sakin olun edep sınırları da ihlal etmezseniz sevinirim. ben kelimelerin içeriğini bilmediğimi ifade ettim; kelimeler ile ilgili linkler gönderdim. Bu konuda kitap yazarına ulaşmaya çalışıyorum işin aslını ozaman öğreneceğiz. Domuz etinin hiç zararı yok demek tamamen öznel birdeğerlendirmedir. Aksini (Kimyagersinizya) bir form başlığı atarak ispat edin bizde o değerli bilimsel bilgilerinizden faydalanalım.
Sayın tamercosgun ;
Beni bir üst yazınızda kelime oyunu yapmakla suçlayan sizsiniz. Kelime oyunu ile yazılan makalenin sahibine ben binlerce mail attım, yanıt yok...Olamazda zaten...
Araştırma yapacaksanız google alimliğini, vikipedia bilginliğini bırakınız. Ben size NMS Tıbbi Biyokimya kitaplarımı göndereyim, oradan araştırınız.
Bir güzellik daha yapayım : Sarımsaktaki kükürt 4 ppm düzeyindedir. Domuz etindeki ise 1 ppm. Şahsiyete göre domuzdaki bu kükürt tehlikeliymiş. E sarımsak ne olur ya o zaman?
Domuz etinin zararı yoktur demek öznel değil, bilinen bilim dahilinde bir gerçektir. Ne tüberkiloz yapar, ne başka bir nane... Yapsaydı bütün Avrupa'yı yapardı...
Siz gidiniz, İslam Forumunda Kuran tartışınız. :nerd:
´´asanda , hasanda ´´
27-09-2010, 18:57
Sayın aera
Böyle insanlar yobazlaşmış insanardır.
Kanıt göstersen bile inanmazlar. Ama nitekim bu gibi insanlar günümüzde olmaya devam edeceklerdir.
Tamercosgun inanın yazık size.Gerçekten acıyorum.
Saygılarımla
Sayın tamercosgun;
Size hayret etmemek mümkün değil. İşinize gelen yeri anlıyorsunuz ama işinize gelmeyen yerleri geçiştirmekle yetiniyorsunuz. Umarım bir gün cevap veremediğiniz bir durumda "Siz haklısınız." dediğinizi görür de, iyice şaşırırız.
Saygılarımla.
Domuz etinin zararı yoktur demek öznel değil, bilinen bilim dahilinde bir gerçektir. Ne tüberkiloz yapar, ne başka bir nane... Yapsaydı bütün Avrupa'yı yapardı...
Makaleyi kaleme alan İslamcı sözde Prof. Dr, SÜTOKSİN isimli Dünya üzerinde var olmayan bir maddenin sukroflose (sukrofula) [Artık bu ismi kullanılmamaktadır bile, çünkü tüberkilozdur kendileri] boğazda baş gösteren tüberkiloza sebebiyet verdiğini söylemiş. Bu yüzden sakınmalı imişiz domuz etinden...
Bakalım Dünya Sağlık Örgütü ne diyor?
http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs104/en/ linki incelenirse şu tablo ile karşılaşılır :
http://img339.imageshack.us/img339/5337/78434563.gif
Tuhaf bir şekilde Tüberkiloz raslantısı, oluşumu ve beraberinde gelen ölümlerin Domuzu su gibi tüketen ülkelerde minimum olduğunu görmekteyiz.
Sloganımı tekrarlayayım ;
Ey İslamcı, Ya Her Yalana İnanırsın, Ya Bizzat Yalancı...
Inandiklari adina yalan soylemek de mubahtir.
Allahlari tuzak kuranlarin en buyugu degil miydi?
Din adina takkiye miydi, neydi bunun adi?
ölüm en güzel mücizedir.. düşünebilenler için!
ölüm en güzel mücizedir.. düşünebilenler için!
hoppalllaaaa
ölüm mucize mi???? mucize tanımın ne kardeş senin??
ölüm bir gerçek ... hepsi bu...
Arkadaşlar ,
İnanamıyorum şuan okuduklarıma , Ne dmek allah yok , Kuran-ı Kerim yok bunların felsefesi yok mu Bir anlamı yok mu sizin için .. ?
MüsLüman kardeşlersiniz sadece Deist kardeşlerimde nedir , Kendi dininizden nasıl ve ne cabuk saptırabiliyorsunuz kendinizi ..
Way canına , Biz Ell. Müslüman insanlar olrak seviniyoruz , Tüm ülkeler müsLüman olsun ilerde , yabancı dinLi insanların dogru yoLu buLup müsLüman oLmaLarına seviniyorken , bizim müsLüman kardeşimiz baska sacma bir dine bürünüyor ,
Çorap degiLki bizim dinimiz degişken olsun ?
MüsLüman üLkemiz akLını kacırmış oLmalı ,
Okadar mucizevi olaylar gerceklesiyor beLKi aramızdan birkaç kişi bunuLa karşılasmıstır , e peki onun nasıL bir mucize oLdugunu anLamamışmıdır ?
veya nedn oLdugunu , Lütfeen dinimize sahip çıkmayı düşünün ,,, BiriLerinin Şu bu yktur deyip birseyler acıklamasına kanmayın :(
fakat şuan çok şaşkınım ..
resmen birilerinin veya din yoktur , kuran yoktur dige haykıranların akLıyLa hareket ediyorsunuz , Kendiniz düşünün ..
Herkesde AkıL var dşünme özgürLügü ve yetenegi vaar .
Çok üzgünüm :(
scream burda kimse öylesine dinleri terk etmedi. dinleri red etmemizin bana göre 3 ana nedeni var. 1 si evrim teorisi 2 cisi kurdandaki çelişkiler 3 üsü kurandaki katı ve gerici kurallar. sen önce bunlar bir araştır... uzun lafın kısası sen merak etme biz zaten düşündüğümüz için dinlerden soğuduk. tabi insan düşünürken mantık sınırları içinde olmalı ve çevresindeki somut kanıtları göz önüne almalıdır değilmi scream :)
Sayin Scream;
$u an gercekten saskin olmalisiniz! Bize yillarca anlatilan "masal" dan öte bir sey degil.
Benim favorim Ahzap -50'dir.. Ahzap-50 'yi okuyun, sonra karar verin! Gerci temennin tüm sureyi okumanizdir!
Saygilar...
Way canına , Biz Ell. Müslüman insanlar olrak seviniyoruz , Tüm ülkeler müsLüman olsun ilerde , yabancı dinLi insanların dogru yoLu buLup müsLüman oLmaLarına seviniyorken , bizim müsLüman kardeşimiz baska sacma bir dine bürünüyor ,
Saygıdeğer Scream ;
2. Dünya Savaşında Alman 3. Reich'ı (A.Hitler) tüm Dünya Almanya olacak diye seviniyordu. Peki tüm Dünya, Almanya olacağı için seviniyor muydu? (Lütfen bu soruyu kendinize mutlaka sorun.)
MüsLüman üLkemiz akLını kacırmış oLmalı.....Lütfeen dinimize sahip çıkmayı düşünün
Kusuruma bakmayınız ama Anayasal olarak bu ülke müslüman bir ülke değildir. Müslümanların çoğunlukta yaşadığı laik (seküler) bir ülkedir. Kaldı ki kendi dininize kendiniz, kendi içinizde sahip çıkacaksınız. Bunun ötesi dayatma olur, zorbalık olur.
Herkesde AkıL var dşünme özgürLügü ve yetenegi vaar .
Sizin aklınızın sizi götürdüğü yer ile, bir başkasının aklının onu götürdüğü yer aynı olamaz değil mi? Her aklın kendi doğruları vardır. Sizin aklınızın kendine has doğruları olmaz ise, ancak başkalarının aklının yolundan gidersiniz...
semihgencayla
03-10-2010, 04:32
scream burda kimse öylesine dinleri terk etmedi. dinleri red etmemizin bana göre 3 ana nedeni var. 1 si evrim teorisi 2 cisi kurdandaki çelişkiler 3 üsü kurandaki katı ve gerici kurallar. sen önce bunlar bir araştır... uzun lafın kısası sen merak etme biz zaten düşündüğümüz için dinlerden soğuduk. tabi insan düşünürken mantık sınırları içinde olmalı ve çevresindeki somut kanıtları göz önüne almalıdır değilmi scream :)
1.si dunyanin onde gelen onlarca universitesi evrim teorisinin (darwin) curumus oldugunu ortak bir yazi ile eklare ettiler.hala buna inanan insanlar oldugunu gormek ilginc geldi bana
2.si kuranda celiski var demek sahra colunde ic deniz var demek gibidir.
3.su kuran 1400 sene once geldi diye gerici degildir.bugun hala insanliga hitap etmektedir. kati degil genel durumlarda sabittir.
Ve tabiiki dinin tamami mantiktir diyemessiniz cunki kalpden gelen sevgi ile harmanlanmistir...
semih;
dostum, ne diyorsun ya...
Sende mi teblige geldin! Hadi hayirlisi!
...
Bende 16 yaşındayım güzel sorular sormuşsun bu iyi düşünüyor ve araştırıyorsun sonunda kendi doğru cevabını bulup kararını veriyorsun genç yaşta olgun olmak insana kendini iyi hissettirir bende senin gibi bu konuları araştırdım biraz farkla ben hiçbir zaman 5 vakit namaz kılmadım aklımda ezbere bildiğim sure ayet yok sana bazı cevapları belki verebilirim demişsinki Allah çok cimri bu dediğin şeyin üstüne ne kadar düşündün bilmiyorum ama Kuran'da birçok kez geçer Allah çok affedicidir diye ne kadar inkar etsende ne kadar büyük kötülükler yapsanda seni affeder kulağa çocukça geliyor diyeceksin haklısın öyle ama düşünürsen ne anlama geldiğini anlarsın gerçekten tövbe edip içtenlikle pişman olursan eyer bu geçerlidir birde şunu demişsin madem bizi yarattı çok seviyor neden hepimizi cennete almıyor gibi birşey söylemişsin işte bu çocukça dünyanın amacıda zaten bu hayatın amacı nedir diye kafa patlatmaya gerek yok hayatın amacı aklını kullanıp doğruyu görebilmektir Kuran insanların kafasını karıştırır böylece iyi kötüden ayrılır birde kendi yarattığını neden sonsuza kadar cehenneme atar gibi bir sözün var oda açıklanmıştır ben Kuran'ı fazla okumadım dinledim şuna benzer birşey vardı siz bizi unuttunuz şimdide biz sizi unutacağız deniyor gayet adil değilmi hiç araştırmadınmıki kuranın içindeki gizemleri mucizeleri bunların hepsi tesadüf olabilirmi lütfen şu siteyi iyice gezin http://www.kuranca.com/ bunlar küçük bir kısım ve kuranın içinde var olduğu söylenen çelişkiler http://kurandaceliskiyoktur.com/ gözatın biraz sitede bazı kişiler islamın kanlı bir din olduğunu söylüyorlar demek istedikleri beyni yıkanmış insanların kendilerini kalabalık içinde patlatmalarıysa ve İslam'ın arkasından terör yapanlarsa bu insanlar gerçek müslüman değildir bunlar yanlızca beyni sulanmış aptallaştırılmış zaten cahil olan insanlardır ve bütün bunların arkasından başka konular çıkarki onlara girmeyi düşünmüyorum epey sürer ve bu arada Allah'ı inkar edicekseniz ruhuda inkar ediyorsunuz demektir bu konulardada araştırmalarım oldu lucid dream [açık berrak rüya] ileri aşaması astral seyahattir 3 tecrübem oldu ben gerçek olduğundan kesinlikle eminim emin olmamın nedeni 3 deneyimim ve dahada emin olmamı sağlayan birçok kişinin bunu yapabilmesi astral seyahat bilmeyenler için ruhun bedenden bir süreliğine ayrılmasıdır ve ruhu yönlendirebilirsiniz yani bildiğiniz sokağa çıkıp gezmek gibi ilk seferler genellikle başarısızlıkla sonuçlanır deneyin sizde görüceksiniz yanlızca sabırlı olmalısınız kuralsız yazı biçimim için üzgünüm yazma işinde fazla özenli değilimdir bu arada aslında tartışmaya hiç mi hiç gerek yok zaten neyin ne olduğunu görücez elinde sonunda ölücez ve o zaman bütün sorularımız cevap bulucaktır. :tea:
1.si dunyanin onde gelen onlarca universitesi evrim teorisinin (darwin) curumus oldugunu ortak bir yazi ile eklare ettiler.hala buna inanan insanlar oldugunu gormek ilginc geldi bana
2.si kuranda celiski var demek sahra colunde ic deniz var demek gibidir.
3.su kuran 1400 sene once geldi diye gerici degildir.bugun hala insanliga hitap etmektedir. kati degil genel durumlarda sabittir.
Ve tabiiki dinin tamami mantiktir diyemessiniz cunki kalpden gelen sevgi ile harmanlanmistir...
Saygıdeğer semihgencayla ;
1-) Dünyanın önde gelen bu üniversitelerinin isimleri ve deklare edilen yazının bir linkini burada yayınlarsanız mutlu olurum. Minareyi çalmadan, lütfen bir kılıf hazırlayınız.
2-) Kuran'da çelişki yoktur demek, Bir balığın insanı yutabileceği ve o insanın balığın karnında uzunca bir süre yaşaması demektir. Kuran'ın kendi içinde bir çelişkisi olması/olmaması, bilinen gerçeklerle de olmadığı anlamına mı gelir?
3-) Değil 1400 sene 2 yıl önce gelmiş olsa bile, bir şey değişim geçiren toplumsal anlayış içinde sabit kalmak istiyorsa, genele değil o ana ait belli bir topluma hitap ediyordur.
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 17:32
Allah neden kendi yarattığı kuluna işkence yapmak , korkutmak ister.
sen, seni yaratana isyan edipte bunun sonuçlarından yaratanı sorumlu tutamazsın..
- Allah ım ben sana isyan ediyorum, ve biliyorum ki sen isyan edenleri cezalandırırsın, ama neden kendi yarattığın kuluna işkence edesin ki? dimi?
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 17:35
3-) Değil 1400 sene 2 yıl önce gelmiş olsa bile, bir şey değişim geçiren toplumsal anlayış içinde sabit kalmak istiyorsa, genele değil o ana ait belli bir topluma hitap ediyordur.
nedir o değişim geçiren toplumsal anlayış? 1400 sene önce Playstation 3 ün olmaması mı?:faint2:
spartacus
03-10-2010, 17:47
Yok Zeus'un film çevirmiyor olması.
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 18:05
Yok Zeus'un film çevirmiyor olması.
God Of War 3'te Kratos Zeus u yendi, artık yeni tanrınız Kratos
Game over..
nedir o değişim geçiren toplumsal anlayış? 1400 sene önce Playstation 3 ün olmaması mı?:faint2:
Zannedersem 1400 yıl önce var olan "Hırsızın ellerini kesin" ve "zina yapanı evlere hapsedin, kırbaçlayın" anlayışına şu an sahip değiliz.
Size tavsiyem Tacikistan üzerinden Afganistan'a girmenizdir. Belirtiyim; Afgan konsolosluğuna vize talebinden önce Dış İşlerinden "olur" almanız lazım. Bunu 1400 yıl önceki anlayış ile günümüz anlayışının değişik olduğunu fark edemeyecek kadar aciz olan size vermeyeceklerinden, bence Tacikistan'a gidin. Oradan geçersiniz.:fish:
İlave etmeden de edemeyeceğim, bir insan halen bir balığın karnında yaşayamıyor :)
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 19:04
Zannedersem 1400 yıl önce var olan "Hırsızın ellerini kesin" ve "zina yapanı evlere hapsedin, kırbaçlayın" anlayışına şu an sahip değiliz.
Size tavsiyem Tacikistan üzerinden Afganistan'a girmenizdir. Belirtiyim; Afgan konsolosluğuna vize talebinden önce Dış İşlerinden "olur" almanız lazım. Bunu 1400 yıl önceki anlayış ile günümüz anlayışının değişik olduğunu fark edemeyecek kadar aciz olan size vermeyeceklerinden, bence Tacikistan'a gidin. Oradan geçersiniz.:fish:
İlave etmeden de edemeyeceğim, bir insan halen bir balığın karnında yaşayamıyor :)
- dini kaldırıyoruz
- niye?
- çünkü vize uygulamasına geçtik, dünya değişiyor
- hö?
- dini kaldırıyoruz
- niye?
- çünkü vize uygulamasına geçtik, dünya değişiyor
- hö?
Sizin anlayışınız 1400 yıl öncesine bile temellenmiyor her halde...:nono:
Hırsızlık ve zina üzerine değişen anlayışımız ve bu değişim doğrultusunda abes gelen iki hüküm gösterdim.
Keşke bunlardan bahsedebilecek cesaretiniz olsa idi, bende ellerimle yollasa idim sizi Afganistan'a. Orada mağaralarda yaşar, yaşam standardı ve toplumsal anlayışlarımızın 1400 yıldır hiç değişmediğinden bahsede dururdunuz, bir kaç tane besi hayvanı keçiye.
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 19:33
Sizin anlayışınız 1400 yıl öncesine bile temellenmiyor her halde...:nono:
Hırsızlık ve zina üzerine değişen anlayışımız ve bu değişim doğrultusunda abes gelen iki hüküm gösterdim.
Keşke bunlardan bahsedebilecek cesaretiniz olsa idi, bende ellerimle yollasa idim sizi Afganistan'a. Orada mağaralarda yaşar, yaşam standardı ve toplumsal anlayışlarımızın 1400 yıldır hiç değişmediğinden bahsede dururdunuz, bir kaç tane besi hayvanı keçiye.
hırsızlara ceza verilmediği gün, değiştiğimiz gündür..
hırsızlara ceza verilmediği gün, değiştiğimiz gündür..
Halen kaçak oynamak istiyorsunuz sanırım. Kuran'ın ceza anlayışı ile günümüzde ki ceza anlayışı, toplumsal anlayışlarımızda bir değişimin eseri olsa gerek. Kaldı ki hırsızdan olmayacak bir şekilde dem vurdunuz, hadi zina yapandan da vurun?:rain:
Toplumsal anlayışlarımız sadece hukuk kuralları olarak değil, etik açıdan da sürekli değişmiyor mu? Hatta bu toplumsal anlayışlar, toplumdan topluma değişmiyor mu?:tape2:
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 19:57
Halen kaçak oynamak istiyorsunuz sanırım. Kuran'ın ceza anlayışı ile günümüzde ki ceza anlayışı, toplumsal anlayışlarımızda bir değişimin eseri olsa gerek. Kaldı ki hırsızdan olmayacak bir şekilde dem vurdunuz, hadi zina yapandan da vurun?:rain:
Toplumsal anlayışlarımız sadece hukuk kuralları olarak değil, etik açıdan da sürekli değişmiyor mu? Hatta bu toplumsal anlayışlar, toplumdan topluma değişmiyor mu?:tape2:
Fatih Sultan Mehmet zamanıdır...Fatih Camisinin inşaatına başlanmıştır. Fatih inşaatın nasıl gittiğini öğrenmek ister. Bunun için inşaat yerine gelir. Cami inşaatında çalışan ustalardan Rum İpsalanti`nin, cami sütunlarını, Fatih`in istediği gibi uzun değil, kısa kestiğini görür. Bu duruma çok sinirlenen Fatih, derhal emir verir ve İpsalanti ustanın, sağ eli kesilir.
İpsalanti usta, geçimini inşaatlarda çalışarak sağlamaktadır. Evde çocukları aş-ekmek beklemektedir... Ne var ki, artık çalışamayacak;mesleğini icra edemeyecektir. Çünkü artık sağ eli yoktur. İpsalanti usta, düşünür, taşınır ve Fatih`i Kadı`ya şikayet etmeye karar verir.
O günlerde, İstanbul Kadısı Sarı Hızır Efendi`dir. Hızır Efendi öyle bir kadıdır ki, Allah`tan başka kimseden korkmayan, hak ve adaleti ne pahasına olursa olsun yerine getirmekten hiç çekinmeyen birisidir... İpsalanti`nin şikayetini dinledikten sonra, hiç düşünmeden Padişah Fatih Sultan Mehmet`i çağırtır.
Kadı`nın huzuruna önce İpsalanti girer ve ayakta durur.
Arkasından Fatih, mağrur bir eda ile girer. Girmesiyle beraber de geçer Kadı`nın karşısındaki sedire oturur.Bunu gören Kadı Sarı Hızır, sesini yükselterek:
"Burası adalet huzurudur.Huzurda ayakta durulur.Ayağa kalkınız" der.
Padişah ayağa kalkar.
Kadı iki tarafı da dinler. Padişah elini kestirme gerekçesini anlatır. İpsalanti`de suçsuz olduğunu, elsiz kaldığı için geçimini sağlayamadığını söyler...
Sonunda Kadı, hükmünü verir. Kısasa kısas! Arkasından da bu hükmün derhal infazını ister. Yani, Fatih`in sağ kolu kesilecektir...
Davalı ve davacı dışarı çıktıktan sonra, herkesi bir üzüntü alır. Araya vezirler, paşalar girer;İpsalanti`ye yalvarırılar:
"Etme bir iş oldu. Gel şu davadan vazgeç.Padişah eli kesilmesi doğru olmaz. Sana ve ailene ölünceye kadar yetecek miktarda tazminat verilsin. Zaten sen, Padişah`ın elinin kesilmesi için dava açmadın. Aman ne olur davadan vazgeç",diye dil dökerler.
İpsalanti usta da üzgündür. Kadının böyle bir karar vereceğinden habersizdir. O, çalışamadığı için geçimini sağlayacak bir tazminat peşindedir.
Tekrar kadıya başvurur:
"Ben davadan vazgeçtim. Padişahın eli kesilmesin. Onun eli kesilmekle, benim elim yerine gelmez. Sadece bana ve aileme yetecek kadar tazminat verilmesini istiyorum" der.
Kadı, iki tarafı tekrar huzura çağırır. Hükmünü verir:
"İpsalanti usta, davasından vazgeçip, yalnız tazminat istediğine göre;kendisi, eşi ve iki çocuğunun günlük nafakalarını ölünceye kadar vermeye;ayrıca, elsiz olduğundan, manevi tazminat olarak 100 altın ödemeye" suçluyu mahkum eder.
Fatih, İpsalanti ustaya, yüz değil, 150 altın verir ve ömür boyu da geçiminin sağlanmasını temin eder.
Mahkeme böyle sonuçlandıktan sonra, Fatih tekrar Kadı`nın huzuruna girer:
"Bak`a Sarı Hızır, padişah olduğum için iltimas yoluna gidip de, adaleti yerine getirmeseydin, şu belimdeki kılıç ile başını uçuracaktım" der.
Padişah`ın bu sözü üzerine, Kadı Sarı Hızır:
"Sen de, `ben padişahım` diye kararıma karşı çıksaydın ve mahkemenin huzurunu bozsaydın, minderimin altındaki hançerle, ben de seni kalbinden hançerleyecektim."der.
Dostum El Aksa Şehitleri ;
Güzide hikayeniz için sağolun ama ne sabit kalmış bu anlayıştan günümüze?
Ne kadı kaldı, ne padişah, ne kısasa kısas... Kısasa kısas yoksa para cezası mı?:rip:
Toplumsal anlayışlarımız sadece hukuk kuralları olarak değil, etik açıdan da sürekli değişmiyor mu? Hatta bu toplumsal anlayışlar, toplumdan topluma değişmiyor mu?;)
Allah-ul Zülcelal (!) hazretlerinin varlığı-birliği bile toplumsal anlayışlara göre, bırakın farklı toplumları, aynı toplum içindeki bireylere göre bile değişmiyor mu?
Bu sefer ne ile alakalı bir hikaye vereceksiniz ve günümüzle alakası olmayacak diye meraktayım...:thumb:
Fatihin zavallı bir ustanın, sırf sütunları yanlış kesti diye elini kesmesinin mantığını anlayamadım. Zorbalıktan başka bir şey gelmiyor aklıma. Demek portresini çizdirmek kişiyi ince ruhlu ve insana değer verir yapmıyormuş.
spartacus
03-10-2010, 20:30
nedir o değişim geçiren toplumsal anlayış? 1400 sene önce Playstation 3 ün olmaması mı?:faint2:
Yok Zeus'un film çevirmiyor olması.
God Of War 3'te Kratos Zeus u yendi, artık yeni tanrınız Kratos
Game over..
İşte farkı sende anlamışsın, değişim geçiren toplumsal anlayışlar neymiş gördün mü :evil:
Yine de eski filmler kalmış hatırın da, "Ve İnsan Tanrıyı Yarattı" filminin yapımcısı binlerce yıl sonra yeni filmini vizyona sundu: "Tanrı Öldü" tavsiye ederim. Ve bu film Game Over diye bitmiyor,
THE END
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 20:31
Dostum El Aksa Şehitleri ;
Güzide hikayeniz için sağolun ama ne sabit kalmış bu anlayıştan günümüze?
Ne kadı kaldı, ne padişah, ne kısasa kısas... Kısasa kısas yoksa para cezası mı?:rip:
Toplumsal anlayışlarımız sadece hukuk kuralları olarak değil, etik açıdan da sürekli değişmiyor mu? Hatta bu toplumsal anlayışlar, toplumdan topluma değişmiyor mu?;)
Allah-ul Zülcelal (!) hazretlerinin varlığı-birliği bile toplumsal anlayışlara göre, bırakın farklı toplumları, aynı toplum içindeki bireylere göre bile değişmiyor mu?
Bu sefer ne ile alakalı bir hikaye vereceksiniz ve günümüzle alakası olmayacak diye meraktayım...:thumb:
benim değişime itirazım yok, demek istediğim mesela bugün örtünme de değişmiştir ama örtünme anlayışı sabittir, teizm ve ateizm insanlığın varlığından beri süregelen birşeydir, elbette etik kurallar toplumdan topluma değişir gaz kaçırmak bizde ayıptır başka bir toplumda normal bir atraksiyondur:)
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 20:35
İşte farkı sende anlamışsın, değişim geçiren toplumsal anlayışlar neymiş gördün mü :evil:
Yine de eski filmler kalmış hatırın da, "Ve İnsan Tanrıyı Yarattı" filminin yapımcısı binlerce yıl sonra yeni filmini vizyona sundu: "Tanrı Öldü" tavsiye ederim. Ve bu film Game Over diye bitmiyor,
THE END
ama baby modda Zeus u yenebildim:D:D veteran modda bitirenin elini öperim:)
o film 've Tanrı Kadını Yarattı' olmasın:) bende sana bir zamanlar sıkı bir ateist olan Anthony Flew ün 'yanılmışım Tanrı varmış' kitabını tavsiye ediyorum:couch2:
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
03-10-2010, 20:41
Fatihin zavallı bir ustanın, sırf sütunları yanlış kesti diye elini kesmesinin mantığını anlayamadım. Zorbalıktan başka bir şey gelmiyor aklıma. Demek portresini çizdirmek kişiyi ince ruhlu ve insana değer verir yapmıyormuş.
evet zaten Fatih hatalıdır, ve mahkeme doğru kararı vermiştir..
spartacus
03-10-2010, 21:09
Durumu kurtaramadın... Yorum gerektirmiyor dediklerim.
Tanrı varmış gibi bir tartışma bana anlamsız geliyor. pekala Zeus varmış dememen için seni tutan ne? Yok ben başka Zeus'a inanıyorum demen mi? dedim ya senaryo böyle işledi, ve insan tanrıyı yarattı 1, ve insan tanrıyı yarattı 2, ve insan tanrıyı yarattı 3, serisi olarak ilerledi. sende gördün işte değişimi!
En sonunda "Ve Tanrı öldü"...
Tanrı nın varlığıda, yokluğuda zihinseldir. haliyle anladım Zeus varmış diyen ile anladım tanrı varmış diyen aynı şeyi söylerken, farkı oluşturan, "ve insan tanrıyı yarattı" serisinin farklı versiyonlarına ve farklı zamanlara denk gelmesidir. Öyleya her artistin bir sonu vardır, her kahramanın, her senaryonun da. Pinokyo bir yere kadar, bir yerden sonra Sünger Bob çıkabilir... Kim anımsıyor 3000 yıl öncenin masal kahramanlarını ?
Sünger Bob varmış ile Pinokyo varmış demek aynı şeyi, farklı kahramanlar adına söylemektir. Ortak olan ise ikisinin de insan tarafından varedilmiş olmasıdır ve bu varlık zihinseldir(subjektif). Bir tanrının yokluğu objektif olarak anlamsızdır*, varlığı ise subjektiftir. Aynen Pinokyo'nun hem varlığı hem de yokluğu gibi...
Pinokyo olmasaydı burnu uzar mıydı? Gibi bir soru ne kadar anlamlı(anlamsız*) ise
Tanrı yoksa sizi kim yarattı demek de o kadar anlamlıdır(anlamsızdır*). yeterki ikisinin de varlık-yokluk düzleminin subjektif olduğu kavranabilsin...
Eğer insanlar kendi inançlarını, batıllıklarını daha doğuştan aile bireylerine aşılamasalardı durum çok daha farklı olurdu. fakat inanç garip bir şeydir, hele ki tapınım düzeyindeki çok çeşitli taktiklere dayalı bir bağımlılık üzerine kurulu inançlar aşılandı mı, kolay kolay sökülemezler. Yine de her bireye bu inancı aşılayan milyonlarca ebeveyne rağmen, bu tanrı oyunlarını çözmüş milyonlarca insanın varlığı yanında, Anthony Flew pekde anlamlı değildir, heleki senin için.
yani, milyonlarca kişi, inançlı iken inançsız oldu. Kurtuldu zihnini kemiren Zeus'undan..
görüldüğü gibi, örneğin geri teper cinsten. öyle düşünürsen ve böyle bir şeyi baz almaya kalkarsan düştüğün durumu kendin tanımla.
EL_AkSa_ŞeHidLeRi
04-10-2010, 00:08
Durumu kurtaramadın... Yorum gerektirmiyor dediklerim.
Tanrı varmış gibi bir tartışma bana anlamsız geliyor. pekala Zeus varmış dememen için seni tutan ne? Yok ben başka Zeus'a inanıyorum demen mi? dedim ya senaryo böyle işledi, ve insan tanrıyı yarattı 1, ve insan tanrıyı yarattı 2, ve insan tanrıyı yarattı 3, serisi olarak ilerledi. sende gördün işte değişimi!
En sonunda "Ve Tanrı öldü"...
Tanrı nın varlığıda, yokluğuda zihinseldir. haliyle anladım Zeus varmış diyen ile anladım tanrı varmış diyen aynı şeyi söylerken, farkı oluşturan, "ve insan tanrıyı yarattı" serisinin farklı versiyonlarına ve farklı zamanlara denk gelmesidir. Öyleya her artistin bir sonu vardır, her kahramanın, her senaryonun da. Pinokyo bir yere kadar, bir yerden sonra Sünger Bob çıkabilir... Kim anımsıyor 3000 yıl öncenin masal kahramanlarını ?
Sünger Bob varmış ile Pinokyo varmış demek aynı şeyi, farklı kahramanlar adına söylemektir. Ortak olan ise ikisinin de insan tarafından varedilmiş olmasıdır ve bu varlık zihinseldir(subjektif). Bir tanrının yokluğu objektif olarak anlamsızdır*, varlığı ise subjektiftir. Aynen Pinokyo'nun hem varlığı hem de yokluğu gibi...
Pinokyo olmasaydı burnu uzar mıydı? Gibi bir soru ne kadar anlamlı(anlamsız*) ise
Tanrı yoksa sizi kim yarattı demek de o kadar anlamlıdır(anlamsızdır*). yeterki ikisinin de varlık-yokluk düzleminin subjektif olduğu kavranabilsin...
Eğer insanlar kendi inançlarını, batıllıklarını daha doğuştan aile bireylerine aşılamasalardı durum çok daha farklı olurdu. fakat inanç garip bir şeydir, hele ki tapınım düzeyindeki çok çeşitli taktiklere dayalı bir bağımlılık üzerine kurulu inançlar aşılandı mı, kolay kolay sökülemezler. Yine de her bireye bu inancı aşılayan milyonlarca ebeveyne rağmen, bu tanrı oyunlarını çözmüş milyonlarca insanın varlığı yanında, Anthony Flew pekde anlamlı değildir, heleki senin için.
yani, milyonlarca kişi, inançlı iken inançsız oldu. Kurtuldu zihnini kemiren Zeus'undan..
görüldüğü gibi, örneğin geri teper cinsten. öyle düşünürsen ve böyle bir şeyi baz almaya kalkarsan düştüğün durumu kendin tanımla.
benim Zeus umda Jupiter imde Allah dır..
senin bu yazdıklarını ve daha fazlasını hararetle savunan bir zamanların parmakla gösterilen ateisti Flew, yada ateistken doğruyu buldum dediği halde sonra teizme geçen herhangi bir ateist düşün, film biter bu tartışma bitmez:tea:
bir zamanların parmakla gösterilen ateisti Flew, yada ateistken doğruyu buldum dediği halde sonra teizme geçen herhangi bir ateist düşün, film biter bu tartışma bitmez:tea:
Çok doğru söylersiniz, Peygamberin kendi ailesinden Peygambere inanmayanlar vardı di mi? Neydi ismi Ebu-Lehep olmasın...:p
Kısacası sizin burda yaptığınız demogojiyi, peygamberim diyen öz yeğeninden dinlediği halde inanmayanlar var kanımca...:doh:
amk ben bunn kadar günahkar site görmedim , bunların günahından sonra bnm günahım ne kalır ki yanlarında :D
GAYET İYİ VE günahsız ufak bir kızm vay be :)
semihgencayla
04-10-2010, 01:04
Çok doğru söylersiniz, Peygamberin kendi ailesinden Peygambere inanmayanlar vardı di mi? Neydi ismi Ebu-Lehep olmasın...:p
Kısacası sizin burda yaptığınız demogojiyi, peygamberim diyen öz yeğeninden dinlediği halde inanmayanlar var kanımca...:doh:
Sayin Aera ; nuh peygamberin oglu,lut peygamberin esi iman etmemis,bununla birlikte firavunun esi asiye iman etmistir,iman yahut din bir aileye degil insanliga gelir bunu kimi kabul eder kimi etmez, kimisi akli ile muhasebe eder,kimisi hem aklini hem kalbini sokar buhesaba ona gore karar verir,benim daym iman etmis bende iman edeyim diyormusunuz ?
spartacus
04-10-2010, 01:05
benim Zeus umda Jupiter imde Allah dır..
senin bu yazdıklarını ve daha fazlasını hararetle savunan bir zamanların parmakla gösterilen ateisti Flew, yada ateistken doğruyu buldum dediği halde sonra teizme geçen herhangi bir ateist düşün, film biter bu tartışma bitmez:tea:
:)
bende diyorum ki, insanlara din kalıtsal geçiyor, manevi anlamda bu böyle, eğer sen şu an müslüman değil, başka bir ülkede, farklı bir dinin içine doğmuş olsa idin, sonuçda farklı inanacaktın.
İnanmayan birinin tekrar inanması değildir olay olması gereken, olay olması gereken, resmen kalıtsal biçimde aktarılmış inançların kırılmasıdır. Flew atıyorum 1 kişi mi, o tekrar inancına döndüğü gün en azından 100 kişi o zinciri kırmıştır. Flew in üzerinde baskı yapan mı vardı, inancına geri dön diye, ama bir inançlının üzerinde hem kendinden başlayan, hem çevresi, hemde öte dünya masallarına olan kayıtsız inancın getirdiği bir yığın umut, korku vs var ki, her tarafından zincirlenmiş bir insanın üzerindeki baskıyı kırması gibidir bu durum. sanırım verdiğin örneğin anlamsızlığını hala kavrayamamışsın.
bence Flew e değilde, ailesince koyu bir inanç enjeksiyonuna tabi kalmış, ama eninde sonunda bu zihinsel kahraman Zeus(tanrı ların her biri, hangisine inanıyorsanız öyle düşünün) zincirini kırmış, milyonlara sorman lazım, bakman lazım. tabi böyle örnekleme yapacaksan. Ya da demektir ki bu tür örnek vermeniz konu itibariyle anlam taşımıyor, taşısa bile size zarardan başka fayda sağlamıyor.
yani 1 Flew inanır, 1000 inanır zinciri kırar. ve insani açıdan bu, hiç önemli değildir, sonuçda insanlar iradeleri ile karar veriyorlar.
Sayin Aera ; nuh peygamberin oglu,lut peygamberin esi iman etmemis,bununla birlikte firavunun esi asiye iman etmistir,iman yahut din bir aileye degil insanliga gelir bunu kimi kabul eder kimi etmez, kimisi akli ile muhasebe eder,kimisi hem aklini hem kalbini sokar buhesaba ona gore karar verir,benim daym iman etmis bende iman edeyim diyormusunuz ?
Sayın semihgencayla ;
Konu Flew isimli bir kişinin doğruyu buldum diyerek ateist olması ve sonrasında yine fikir değiştirerek teist olmasından kaynaklı. Ben elbette bilirim iman denilen şeyin akrabalık bağına bağlı olmadığını. Ama...
Lakin gelinde izah edin : Neden müslüman bir ailenin çocuğu otomatikman anne-babasının dinine sokulur ve din eğitimi, sanki tek doğru oymuş gibi, tek taraflı olur? Ben ömrü hayatımda hiç bir zaman müslüman bir ailenin çocuğuna Musevi eğitimi verdiğine tanık olmadım...Kaldı ki tam tersinede tanık olmadım. Din tamamen rastlantısal bir şekilde kişiye damgalanmaktadır. Çünkü kimse Dünya'ya gelirken ben şu milletten-şu dinden bir aileye sahip olmak istiyorum diyemez.
Bu yüzden din, içinden kaçanlar olsada, kalıtsal bir dayatmadır. Anne-Babadan evladına geçer.
amk ben bunn kadar günahkar site görmedim , bunların günahından sonra bnm günahım ne kalır ki yanlarında :D
GAYET İYİ VE günahsız ufak bir kızm vay be :)
Bence kısaltmalarınızda daha edepli olursanız toplum içerisinde göreceğiniz saygıda beraberinde artacaktır. Kaldı ki gayet iyi olmanız dininize bağlanamaz. Ben ne 2 ayaklı eşşekler gördüm Kelime-i Şahadet getirip müslüman olmuş...Yine aynı şekilde herhangi bir dine bağlı olmayan 2 ayaklı eşeklerde var tabii, yok değil.
semihgencayla
04-10-2010, 01:41
Sayin Aera ;
İcinde bulunugumuz toplum sistemsel bir birlikteligin sonucudur,elbetteki fenerli bir baba besiktasli bir ogul istemez,tipki sagci bir babanin solcu bir ogul istemeyecegi gibi,
İcinde bulundugumuz toplumun bir egitim plani var bunun icinde secilmis dil turkce din ise islamdir,bunun sebebi cogunluk olmasidir,siz kisiye temel egitimi verirsiniz lakin kisi akli-balig olunca istedigi fikir,ideoloji,din yahut takimda kendisi ozgur iradesi ile karar verir.
Ben gece evine oylesine icmis sarhos olmus ki,anahtari kapi deline bile sokamayan bir babanin iceri girdiginde teveccuh namazi kilan oglu ile karsilastigini bilirim,burdan yola cikarakta dinin babadan ogula gecen bir sistem olmadigini,akli balig olan herksin kendi ozgur dusuncesi olduguna inanirim...
Sayin Aera ;
İcinde bulunugumuz toplum sistemsel bir birlikteligin sonucudur,elbetteki fenerli bir baba besiktasli bir ogul istemez,tipki sagci bir babanin solcu bir ogul istemeyecegi gibi,...
Değerli dostum ;
Beşiktaşlı bir babanın kendi öz oğlu fenerli diye ona kafir damgası yapıştırmayacağına eminim. Kaldı ki Eski Ahit, din ayrılığında babanın evladını öldürmesini bile emreder. Gökten gelen bir emirdir bu, stadyumdan yükselen farklı sesler değil.
İcinde bulundugumuz toplumun bir egitim plani var bunun icinde secilmis dil turkce din ise islamdir,bunun sebebi cogunluk olmasidir,siz kisiye temel egitimi verirsiniz lakin kisi akli-balig olunca istedigi fikir,ideoloji,din yahut takimda kendisi ozgur iradesi ile karar verir....
Bu eğitim planında dinin ne işi var? Yanılmıyorsam din kültürü dersi ilk okul 4. sınıfta başlardı. Belkide 3... Kaldı ki neden siyasal ideolojik bir eğitim bu sınıflarda verilmiyor. Hatta hiç bir sınıfta verilmiyor? Akli-Baliğ olunca din dersi verilse ya? Küçük yaşta perilere inanmadığınız takdir de, hayatın bir daha hiç bir noktasında inanmazsınız.
Din öğretisi çocuk istismarında, izinli tek öğretidir. En körpe yaşta beyinlerimize ekilecek ayrıcalığa sahip tek ideoloji dindir. Hatta bunu devletler ve aile bizzat kendi elleri ile yapar değil mi?
Ben gece evine oylesine icmis sarhos olmus ki,anahtari kapi deline bile sokamayan bir babanin iceri girdiginde teveccuh namazi kilan oglu ile karsilastigini bilirim,burdan yola cikarakta dinin babadan ogula gecen bir sistem olmadigini,akli balig olan herksin kendi ozgur dusuncesi olduguna inanirim...
Sadece bir örnek vermişsiniz, ama akli-baliğ olupta İslam dininden dönerseniz mürted kabul edilirsiniz. Mürtedin katlinin vacip olduğuna dair binlerce hadis bulunabilir herhalde. Afganistan-İran v.b. ülkelerde dinden dönmek ölüm cezası ile son bulur. Bu bir siyasi parti tercihi değil. Bu bir futbol takımı tercihi değil.
İlk öğreti babadan-anneden oğula doğrudur. Akli-baliğ olupta kurtulabilirseniz ve içinde yaşadığınız sistem sizi öldürmezse ne mutlu. Ya öldürürse? Çok rahatlıkla derim ki Din kalıtımsal dayatmadır.
semihgencayla
04-10-2010, 02:42
sayin Aera ;
Beşiktaşlı bir babanın kendi öz oğlu fenerli diye ona kafir damgası yapıştırmayacağına eminim. Kaldı ki Eski Ahit, din ayrılığında babanın evladını öldürmesini bile emreder. Gökten gelen bir emirdir bu, stadyumdan yükselen farklı sesler değil.
Her ikimizde eski ahit e inanmiyorsak o zaman onu konusmamizinda bir anlami yoktur.
Bu eğitim planında dinin ne işi var? Yanılmıyorsam din kültürü dersi ilk okul 4. sınıfta başlardı. Belkide 3... Kaldı ki neden siyasal ideolojik bir eğitim bu sınıflarda verilmiyor. Hatta hiç bir sınıfta verilmiyor? Akli-Baliğ olunca din dersi verilse ya? Küçük yaşta perilere inanmadığınız takdir de, hayatın bir daha hiç bir noktasında inanmazsınız.
Din öğretisi çocuk istismarında, izinli tek öğretidir. En körpe yaşta beyinlerimize ekilecek ayrıcalığa sahip tek ideoloji dindir. Hatta bunu devletler ve aile bizzat kendi elleri ile yapar değil mi?
Ulkemiz de oturmus bir duzen var (sevmesekte) bu duzenin icinde din egitimide var isteyende var istemeyende ve devlet cogulculuk yaparak temel egitime sozum ona ''din egitimini'' koymustur !!
Egitimi ya hic koymassiniz yada bilimin izah ettigi gibi insanin bilgiye en acik olan cocukluk doneminde koyarsiniz,devletin herhani bir ideoloji egitimi vermemesi islam la alakali olan birsey degildir,farkli ideolijileri ogreterek kendi altini oymasini beklemek saflik olur,din bir ideoloji degil yasam bicimidir,devlet din konusunda gercek dini degil devletin gordugu insanlarin yasamasini istedigi dini istedigi icin egitimini kendi verir,tek tip insan yetistirir.
Sadece bir örnek vermişsiniz, ama akli-baliğ olupta İslam dininden dönerseniz mürted kabul edilirsiniz. Mürtedin katlinin vacip olduğuna dair binlerce hadis bulunabilir herhalde. Afganistan-İran v.b. ülkelerde dinden dönmek ölüm cezası ile son bulur. Bu bir siyasi parti tercihi değil. Bu bir futbol takımı tercihi değil.
Size katiliyorum bu bir futbol takimi yahut bir genclik clubu degil din dir.
İlk öğreti babadan-anneden oğula doğrudur. Akli-baliğ olupta kurtulabilirseniz ve içinde yaşadığınız sistem sizi öldürmezse ne mutlu. Ya öldürürse? Çok rahatlıkla derim ki Din kalıtımsal dayatmadır.
İlk ogreti aile,cevre ve egitimle baslar,akli balig olupta bunun uzerine dahada birseyler koyabilirseniz ne mutlu ! ya cevrenizden yahut yasadiginiz bir olaydan etkilenerek sistemin bir parcasi olursaniz ?
Ben inanarak soyluyorum ki din bir yasam bicimidir,bilgi suzgecinizden gecirir,dahil olup olmamaya karar verirsiniz hur benliginizle...
tamercosgun
04-10-2010, 02:49
sayın semihgencayla
Ben gece evine oylesine icmis sarhos olmus ki,anahtari kapi deline bile sokamayan bir babanin iceri girdiginde teveccuh namazi kilan oglu ile karsilastigini bilirim,burdan yola cikarakta dinin babadan ogula gecen bir sistem olmadigini,akli balig olan herksin kendi ozgur dusuncesi olduguna inanirim...
bunu bizzat ben yaşadım; fanatik sosyalist bir ailenin çocuğuyum. Babamın fikirleri herzaman bana saçma gelmiştr. hayattada hiçbir zaman başarılı olamamıştır. cevresde aynı hepsi içer ve gezer hiçbirinin mukemmel bir aile yapısı yok. Kimse beni Dine zorlamadı. İçkide içtim, Kız olaylarımda oldu hemde...... ancak bunlar benim kalbimi mutlu etmedi... Ben huzuru namaz ve duada buldum... hiçbir ispata ihtiyaç duymadan inandım çünkü ancak inandığım zaman tam anlamıyla mutlu olduğumu hissettim; diğer türlü sadece gününü yaşayan bir asalak gibi hissediyordum kendimi. Artık inancımda %100 inşllh... bu site saolsun inancımı katlamamda çok yardımcı oluyor.
saygılarımla.......
sayin Aera ;
........Her ikimizde eski ahit e inanmiyorsak o zaman onu konusmamizinda bir anlami yoktur.............
..............yasam bicimidir,bilgi suzgecinizden gecirir,dahil olup olmamaya karar verirsiniz hur benliginizle...
Sayın tamergencayla ;
Öncelikle konu tek başına Eski-Ahit değil, DİNLER...
Yazınızın tamamını keyifle okudum. Ve bakın ne diyeceğim...
İsraildeki bir okulda 7-12 yaş grubuna Eski Ahitteki bir katliam ayeti* gösteriliyor ve Ayetteki tutumun haklı olup olmadığı, bunun doğru bir davranış olup olmadığı soruluyor. Cevap tüyler ürpertici. Ezici çoğunluk tutumu, davranışı onaylıyor.
Lakin ilgili soru değiştirilip peygamberin ismi "General bilmemkim" ve ilgili ülkenin Çinde bir eyalet olduğu söylenince ezici çoğunluk bunun ahlaksız bir tutum olduğunu ve insanlığa sığmayacağını söylüyor.
Dip Not : İlgili Bab 1.Samuel 15:3 dür.
"Now go, attack the Amalekites and totally destroy, everything that belongs to them. Do not spare them; put to death men and women, children and infants, cattle and sheep, camels and donkeys."
"Şimdi git, Amalekites'e saldır ve tamamını yok et, onlara ait olan herşeyi. Erkeleri ve kadınları, çocukları ve bebekleri, sığırları ve koyunları, develeri ve eşşekleri ayırma. Hepsini öldür."
Bana 7-12 yaş arası çocuklarca, sıradan bir general için ahlaksızca olduğu söylenen eylemin yine aynı çocuklarca olumlu görülmesinde ki tek farkı gösterirmisiniz?
Kuşkusuz ki bu etmen DİN dir. Filistin'de de aynı anketin İslam modelinin aynı sonucu vereceğine eminim. Çünkü din dogmatiktir. Çünkü din çocuklara daha çocukken (doğru-yanlış ayrımını yapamayacakları bir çağda) sevdiği kişilerce empoze edilen tek ideolojidir.
İsterseniz anketin kaynağınıda kütüphanemi karıştırıp bulabilirim ki sizde teyit edesiniz..
Esen Kalınız.
semihgencayla
04-10-2010, 03:30
sayin Aera ;
İnsanlarin yolda yuruyuslerinden tutunda yatak odalarina kadar,ticaretlerinden,yuz ifadelerindeki mimiklerine kadar ogutte bulunan bir olguyu ideoloji kaliplarina sigdirmak meselenin ozu ve buyuklugunu idrak etmekte zayif kalacagini anlamanizi temenni ederim.
Hem fikir oldugumuz belkide tek konu eski ahitin insanlar tarafindan yazildigidigidir.(degistirildigine inaniyorum) ote yandan sozunu ettiginiz ayetin ozunu bilmeden orum yapmayacagim cunki ; tevbe suresinin 5.ayetinde derki ''Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün,'
Bu ayeti ciplak hali ile okudugumuzda elle tutulur bir tarafi yoktur lakin nuzul sebebini okuyunca haa pardon ! diyorunuz.
Oldugu gibi sorarsaniz insanlara yahu din boyle birseyi nasil emreder derler,ama aciklamasi yapildiginda himm o baska denir,sozunu ettiginiz anketinde buna benzer oldugunu dusunuyorum,tum soru ve sorunlarimizin cevabinin ise egitimden gectigi,insanlarin egitilmesi gerektigini seceneklerin onlerine objektif konulmasini ve kisilerin tercihine saygi duyulmasidir istegim...
Sayın semihgencayla ;
Benim önemle üzerinde durduğum nokta, çocuğa sevdiği kişiler, söylediklerinde katti suretle öğretici niteliği taşıyan kişiler, çocukluk yaşında yine aynı çocuğa kendi din düşüncelerini tek doğru olarak empoze ettikleridir.
Çocuk bunun doğruluğundan o kadar emindir ki şüphe duymaz. Ve içinde ne katliamı içerirse içersin "Doğrudur" der. Çünkü bunu din der. Ve dini sevdiği büyüklerinden öğrenmiştir. "Nasıl bana yanlış bir şeyi doğru gibi öğretebilirler ki?" diye düşünür.
Müslüman ülkelerde din eğitimi daha sıkı verilen bir yere gidiniz ve aynı soruyu "Zina yapana atılan kırbaç haklımıdır" şeklinde sorunuz. Tamamen kişileri bağlayan bir hususta 3. kişilerin nasıl cevap verdiklerini bir görünüz.
Afganistan'da sırf tek doğrunun kendi öğretileri olduğu ve bir şekilde bu öğretiye "Mürted Katli" girdiği için, babasından aldığı eğitimle Mürted'in öldürülmesi gerektiği hususunda tüm Afganistan hemfikirdir. Mürted olduğundan öldürülenleri buraya yazsam ağlarsınız...
Dogmatik olduğundan sorgulanamaz, ve sorgulanmadığından "Tek Geçerli Doğru" dur. Ve bu dogmatik doğrular insana çocukken ekilir. Kazık kadar adam, eğer hiç duymadı ise, cinlere-perilere inanmaz.
Siz belki yaşamadınız ama ABD'de her çocuk bir yaşta Noel Baba'ya mektup gönderir ve bir yaşta yalan olduğunu öğrenince Noel Baba depresyonu yaşar. Noel Baba'yı kimden, kaç yaşında iken öğrenmiştir? Çocuk yaşında anne-babasından. Bana/Bize öğreten olmadığından bize her yaşta yalandı...
Esen kalınız
semihgencayla
04-10-2010, 04:00
Sayin Aera ;
Surukleyici yazinizi bir solukta okudum ve dikkat ettim ki ,ne zaman din kelimesini kullansaniz onune yahut arkasina zorbalik,katliam ve ceza gibi kelimeleride ekliyorsunuz ?
Din deyince akliniza bunlarin gelmesi meselesini kendi icinizde yine kendinizle bir tartisin.
Demokrasi denince akliniza esitlik,ozgurluk,modernlik gibi kelimeler gelirken onlarinda bir sistem oldugunu unutup ceza hukuklarini aklimiza getirmeyip gunumuzde amerikada bir sucluyu elektirikli sandalyede oturtup dakikalarca inleterek ve yakilarak oldurulmesini unutup, yahut fransada oz annesine tecavuz etmis bir adami yillrca cezaevinde odedigi vergilerle bakarak,kendi annesinin katiline bir omur ye ic yat hayati yasatmak zorunda kalan ve bunu adil bulmayan diger adamin cektigi acilari gormezden gelerek, neyi dogru yere koyuyoruz sorusunu kendinize bir sorun derim...
İnsanlar topluluk olarak yasarlar ve bunun geregi kuralla vardir,birisi haksiz yere bir digerini oldurmusse bunun mutlaka diyetini oder/odemeli
kah amerikadaki gibi elektirikli sandaleye oturtursunuz kah cindeki gibi kafasina sikarsiniz kah irandaki gibi kisas yaparsiniz nasil yaptiginiz degil mutlaka yaptiginizdir onemli olan,
bunu avrupa ulkeleri herhangi bir ideoloji yaptiginda kanun, islam adina yapildiginda zorbalik oluyor, bu ne zamandir ve neden boyledir sorusu ikimiz icinde 10larca soruya ayni anda cevap olacaktir...
saygilarla....
Değerli dostum ;
Ben derim ki "Bir kişinin, başka kişilerin hak ve özgürlüklerine tecavüz etmeden yaşaması, kendi özgürlük sınırlarını fark edebilmesi için bilinen hiç bir ideolojiye ihtiyaç yoktur."
Yani kişinin kendini bilmesi ve hayatını devam ettirmesi, bu arada kimsenin hayatına salça olmaması için, bilinen hiç bir hukuk ve din kuralına ihtiyacı yoktur. Hukuk sorgulanır, değiştirilir, geliştirilir, hatta ve hatta kamuoyuna bile sunulur ama Din dogmatiktir. Ben Din'e bu noktada gerek yok derim.
Din konusunun önüne arkasına kötü fiil içeren bazı kelimeler koymamda ki tek sebep, tartıştığımız (aslında tartışma yok, hoş bir muhabbet var) ideolojinin Din temelli ideolojiler olmasıdır. Ve bu tür davranışları insanlara "insanlık" ları değil, kendi akılları ile sabit "ideolojik doğruları" yaptırır. Kendi akılları diyorum, çünkü herkesin aklı ve akılsal doğruları farklıdır. Buna örnek ;
Bir yerde daha yazmıştım : 2. Dünya Savaşında Alman 3. Reich'ı Adolf Hitler, tüm Dünya Almanya olacak diye seviniyordu. Peki tüm Dünya, Almanya olacağı için seviniyor muydu?
Esen Kalınız
tamercosgun
04-10-2010, 04:11
sayıın aera
Sayın tamergencayla
buna çok güldüm:)). nasıl yazdığınızı bilmiyorum ama güzel uydurmuşunuz :)
saygılarımla tekrardan herkese iyi geceler
semihgencayla
04-10-2010, 04:45
Sayin Aera ;
Gunumuzde islenen suclarin coklugu ve sikligini dusununce,herkesin bizim sizin gibi banane komsunun hanimindan,arkadasimin malindan,filancanin canindan demedigini,cehalet ve hirsin dizboyu oldugunu bununda herturlu kotulugu ve sucu tetikledigini goruyoruz.
Tum bunlara ragmen bir sisteme ve beraberinde bir kanuna anayasaya ihtiyac yoktur demek bana hic mantikli gelmiyor,caglar boyunca insanlarada gelmemis olacakki,kimi topluluk adina,beylik,dikta,kominizm,cumhuriyet,seriat gibi isimlerle adlandirilan anayaslar yapmislardir bu kiyamete kadarda devam edecektir.
Buradaki kilit soru hangisinin insanligin cikarina daha uygun oldugudur,
Bu bir baskasina gore insanlarin oturup kendi yasalarini kendileri yapmalidirlar.
Bana gore ise insani yaratan,insan icin en iyisini,zaten gondermistir.
Musaadenle senin cumleni alinti yaparak sozlerimi bu gecelik bitirmek istiyorum
bu belkide aslinda birbirmize ne kadar yakin oldugumuzuda gosteriyor sanirim.
Ben derim ki "Bir kişinin, başka kişilerin hak ve özgürlüklerine tecavüz etmeden yaşaması, kendi özgürlük sınırlarını fark edebilmesi için bilinen bir yasam bicimine ihtiyac duyar"
İyi geceler dilerim...
bu belkide aslinda birbirmize ne kadar yakin oldugumuzuda gosteriyor sanirim.
Ben derim ki "Bir kişinin, başka kişilerin hak ve özgürlüklerine tecavüz etmeden yaşaması, kendi özgürlük sınırlarını fark edebilmesi için bilinen bir yasam bicimine ihtiyac duyar"
İyi geceler dilerim...
Saygıdeğer semihgencayla ;
Benim kişisel yaşam biçimim ise bilinen ideolojilerin hiç birine iman mertebesinde bağlanmadan, daha doğrusu ideolojinin akılsal doğrularını benimkinin üstüne çıkarmadan da yaşamın mümkün ve keyifli olduğudur. Kaldı ki herhangi bir ideoloji olmadan da olur.
Doğruyu-Yanlışı kendiniz algılayabilirsiniz gibime geliyor. İllaki biri ideolojinin sizin adınıza doğruya-yanlışa karar vermesine gerek olmadığını düşünürüm. Nedenine gelince; bir ideolojinin iman kalbinde en doğru olan şey, başka bir ideolojinin iman kalbinde en yanlış şey olabilir. Bunun sonuçlarını, üzerinde var olduğumuzdan habersiz Dünya kendi tarihi boyunca defalarca gördü.
Esen Kalınız.
semihgencayla
04-10-2010, 21:21
Saygıdeğer semihgencayla ;
Benim kişisel yaşam biçimim ise bilinen ideolojilerin hiç birine iman mertebesinde bağlanmadan, daha doğrusu ideolojinin akılsal doğrularını benimkinin üstüne çıkarmadan da yaşamın mümkün ve keyifli olduğudur. Kaldı ki herhangi bir ideoloji olmadan da olur.
Doğruyu-Yanlışı kendiniz algılayabilirsiniz gibime geliyor. İllaki biri ideolojinin sizin adınıza doğruya-yanlışa karar vermesine gerek olmadığını düşünürüm. Nedenine gelince; bir ideolojinin iman kalbinde en doğru olan şey, başka bir ideolojinin iman kalbinde en yanlış şey olabilir. Bunun sonuçlarını, üzerinde var olduğumuzdan habersiz Dünya kendi tarihi boyunca defalarca gördü.
Esen Kalınız.
Sayin AerA ;
Ben insanin Allah tarafinda yaratildigina,bu vesile ile onun hakkimizda en iyisine karar verecegine iman etmis birisi olarak,yukaridaki sozlerinize katilmadiimi belirtmek istedim...
Nasil ki bir insan buzdolabini icat ediyor onun icine kullanma kilavuzunu (kuran)koyuyor ve su su sekilde kullanirsaniz (beden,ruh) soyle olur,bu bu sekilde kullanirsanizda makinaniz yanar ve sorumluluk kabul edilmez diyorsa uretici,yaraticinin kinide buna benzetiyorum...
Selametle...
Sayin AerA ;
Ben insanin Allah tarafinda yaratildigina,bu vesile ile onun hakkimizda en iyisine karar verecegine iman etmis birisi olarak,yukaridaki sozlerinize katilmadiimi belirtmek istedim...
Nasil ki bir insan buzdolabini icat ediyor onun icine kullanma kilavuzunu (kuran)koyuyor ve su su sekilde kullanirsaniz (beden,ruh) soyle olur,bu bu sekilde kullanirsanizda makinaniz yanar ve sorumluluk kabul edilmez diyorsa uretici,yaraticinin kinide buna benzetiyorum...
Selametle...
Saygıdeğer semihgencayla ;
İdeolojilerin doğruları ve ideolojilere iman mertebesinde bağlanmaktan kastımı anlamışsınızdır mutlaka. Bu sizin dininize iman etmeniz (yönelmeniz) gibi anlaşılmasın. Benim imandan kastım, kendi opsiyonel kararlarını bile kitaba bağlı veren kişilerdir. Örnek olarak (Dinden değil bu sefer:wave:) :
2.Dünya Savaşında, Nasyonel Sosyalist (bildiğimiz Nazi işte) ideolojiye iman mertebesinde bağlı kişiler, gözünü kırpmadan imanının gereğini yerine getirmiş ve milyonlarca kişiyi katletmiştir.
Yine bir SS Subayı olan meslektaşım Kurt Gerstein (http://en.wikipedia.org/wiki/Kurt_Gerstein) ise Yahudi soykırımında kullanılan Zyklon-B (http://en.wikipedia.org/wiki/Zyklon_B) gazının mucidi fakat aynı zamanda bunun kullanım alanını keşfedince Dünyayı ayağa kaldırmaya çalışan kişidir. Başta Papa olmak üzere herkese Yahudi soykırımının yapıldığını, bunun durdurulması gerektiğini bildirmiştir. İman mantığı ile bağlı değilmiş demek ki ideolojisine ki insanlık dışı bu olayda istemeden parmağı olduğundan, bir süre sonra kendini öldürmüştür. Olayın aydınlatılması ve Kurt Gerstein'ın insanlık onurunu geri kazanması ölümünden çok sonra olmuştur.
Tahminimce sizde, saplantısal bir iman yoktur. Yani hırsızın elini kesecek, zina yapanı kamçılayacak, mürtedi öldürecek bir birey değilsinizdir. Bunların zaten cezalarını diğer tarafta çekeceğini düşünüyorsunuzdur. Sizde ki iman bir yönelmedir.
Lakin ne yazık ki herkezin ki bir yönelme olmuyor...
Esen Kalınız.
ha_babam
04-10-2010, 23:17
Sayın emre1994..evet görünen gerçek içinizde şüpheler var ama bunu gidermenin yolu asla inkardan geçmemmeli idi Allah insana akıl vermiştir,devamlı araştırma içerisinde olup peşinen vazgeçmemeliydiniz, zayen şeytanın yegane görevi insanın içine şüphe sokmaktır..birde demişkinizki görmeden asla inanmam diye,zaten dünyevi gözlerle bütün gerçekleri görüp ondan sonrada insan nasıl inançsızlık yapabilirdiki,gördükten sonra imtihan edilmeninde bir manası kalmazdı zaten İMAN görmeden gayba inanmaktır..Özellikle Yaratan Rabbimizin gücü sizinde yazdığınız Evren,hayvanlar,bitkiler v.s. de zaten var bütün bu olanlar bütün bunları bir idare edenin var olduğunu göstermiyormu..? Ayrıca Bazı güçler vardırki gözle görülmez ama varlığı ile kendini hissettirir..örneğiin AKIL vardır ama ne bir cisimdir ne elle tutulur,ne gözle görülür ama vardır bununda varlığını yaptıklarımızlada görmek mümkündür.
değerli kardeşim yaşınız daha çok genç ama araştırısanız zaman içerisinde yeniden hidayete kavuşacağınızdan eminim asla ümitsizliğe kapılmayın..
sağlıcakla kalın...
´´asanda , hasanda ´´
05-10-2010, 12:05
Arkadaşlar merhabe diyorum.
Uzun süre siteye girememdim. Arkadaşlar ben tartışmaya hiç girmek istemiyorum. Şuan müslüman arkadaşların yazdıklarına o kadar çok gülüyorum Üzülüyorum.
Müslüman arkadaşlar size bir kaç soru soracağım bir konu üzreinde. Biliyorum ki hepiniz mucuzelere inanırsınız. Şu inandığınız mucizelere bakın.
Hz.Muhammed´in Mucizeleri:
1-Gökteki Ay´i ikiye bölmüs iki parca da Hira Dagi`nin iki yanina düsmüs.
2-Esek-katir arasi cennetten gelen bir hayvanla bir gece de Mekke´den Kudüs`e gitmis, ayni gece bir merdivenle yedi kat göge cikmis, ordan kendisine verilen bir ücan dösekle ALLAH`in yanina gitmis ve ayni gece Mekke`ye geri dönmüs.
3-Tükürükle agriyan gözleri iyilestirirmis.
4-Muhammed tuvalete disariya ciktiginda ona dulda olsunlar diye agaclar da onunla birlikte yürürmüs.
5-Uzun zamandir camide bulunan bir kütük onu camiden disari cikaracaklarinda, Muhammed´den ayrilmak istemeyen kütük inleyerek aglamaya baslamis.
6-Hubeydiye`de, susayan müslümanlarin susuzlugunu gidermek icin on parmagi on cesme olmus.
7-Duasiyla yiyecekler cogalirmis
8-Peygamberin bir düsmani ölünce toprak onu kabul etmemis, üc kere disariya firlatmis.
9-Gelecekte ne olacagini bilirmis.
KÜTÜK AĞLAMIŞ , AY İKİYE BÖLÜNMÜŞ , GELECEĞİ BİLİYORMUŞ HANİ SADECE ALAH BİLİRDİ , HANİ BİZDE DUA EDİYORDUK SAMİMİYETLE İÇTENLİKLE AMA HİÇ Bİ DUA KABUL OLMUYORDU TABİ YAA DUR DUR KESİN DİĞER DÜNYADA KABUL OLACAKTI......BUNUN GİBİ OLAYLARA HANGİ GÜNÜMÜZ İNSANIMIZ İNANIR..TABİ Kİ MÜSLÜMANLAR...
Mûsâ`nin Mûcizeleri:
1-Asâsi ejderhâ (büyük yilan) olurmus.
2-Sag elini koynuna sokup çikarinca, günes gibi parlarmis. Bu nûru gören düsmanlari kaçisirlarmis.
3-Kavmiyle Kizildeniz'in kenarina gelince asâsini vurup denizde yol açmis.
4-Tih sahrâsinda kavminin susuz kalip, su istemeleri üzerine asâsini bir tasa vurup Beni Isrâil'in kabileleri adedince, on iki pinar akitmis.
5-Firavun ve Kipti kavmi Isrâilogullarina zulüm ettigi ve Mûsâ`ya inanmayip isyân ettiklerinde, ALLAH, Mûsâ'ya tûfân mûcizesini vermis. Çok siddetli yagmur yagmis. Öyle bir karanlik ve firtina olmus ki, kimse evinden disari çikamamis. Ayin ve günesin isigi görünmez olmus... Kibtilerin evlerini su basmis. Ayakta durur olmuslar. Su bogazlarina kadar yükselmis. Isrâilogullarinin evlerine ise bir damla su girmemis. Firavun ve Kibti kavmi, bu belânin kaldirilmasini ve iman edeceklerini söylemisler. Musa kaldirmis fakat yine imân etmemisler ve baska belâlara dûçâr olmuslar.
6-Kibti kavminin ekinlerini, meyvelerini ve giydikleri elbiselerini, evlerinin tavanlarini yiyen çekirge sürülerinin istilâsina ugramalari mûcizesi. Bu çekirgeler Istâilogullarina hiç dokunmayip, Firavun'un kavmi Kibtilere musallat olurlarmis.
7-Kumnel yâni bit ve ekin böcegi denen haseratin Mûsâ`in mûcizesi olarak kibti kavmine musallat olmus.
8- Kurbaga mûcizesi, Kibti kavmi her belâya tutuldukça, belâ kaldirildiginda iman edeceklerini söylemelerine ragmen, sözlerinden vazgeçmeleri üzerine üst üstüne belâya tutulmuslar. Kurbagalarin istilâsina ugramalari da siddetli belâlardan biridir. Kurbagalar, yiyeceklerine, içeceklerine düser, kalirlarmis. Bir söz söylemek isteseler agizlarini açarken birkaç küçük kurbaga agizlarindan midelerine girerlermis. Geceleri üzerinde toplanan kurbagalarin seslerinden uyuyamazlarmis. Firavun, bu belâ kaldirildigi takdirde, iman edecegini söylemesine ragmen, belâ kalkinca yine iman etmemis.
9-Kan belâsi. Misir'da bulunan bütün sular, Kibtilerin kaplarina doldurulurken kan hâlini alirmis. Böylece susuzluktan çâresiz kalmislarmis. Isrâilogullarina ise böyle bir sey olmazmis.
10-Isrâilogullarindan biri öldürüldügü vakit kimin öldürdügü bilinemeyince, Mûsâ`in duâsi ile ölü dirilip, kendisini öldüreni söylemis.
11-Mûsâ kavmiyle Tih çölüne geldigi zaman, kavminin yiyecegi kalmadigi için, Mûsâ`ya gelerek çoluk-çocugumuzla açliga dayanamiyoruz, dediklerinde Mûsâ duâ ettmis. Kudret helvasi ve bildircin kebabi inmis havadan. Her ne zaman isteseler önlerinde hazir olurmus.
12-Mûsâ`nin duâsi ile kurakliktan kavrulup kuruyan ekinler, otlaklar ve meyveler eski hâlini alirmis.
13-Mûsâ Tih sahrâsinda bulunan Isrâilogullarinin durumunu merak edince bir kurt gelip onlarin durumunun nasil oldugunu Musa`ya söylemis.
14-Mûsâ'nin duâsiyla sari dikenler altin olurmus.
ŞUNA BAKIN DİKEN ALTIN OLUYOMUŞ , ÖLÜ DİRİLİP SUÇLUNUN KİM OLDUĞUNU SÖYLERMİŞ , SEN ÖLÜYÜ DİRİLTECEN? , EN SAÇMASI KIZILDENİZİ İKİYE BÖLMÜŞ, DAHA NELER NELER...........BUNUN GİBİ SAÇMALIKLARA HANGİ GÜNÜMÜZ İNSANIMIZ İNANIR.?
Nuh`un Mûcizeleri:
1-Nuh bir beldede bulunan bütün taslari birden toprak yapmis. Bunun üzerine on iki kisi imân etmis.
2-Uzakta bulunan ve gözle görülemeyecek seyleri görüp haber verirmis.
3-Susuz yerlerden su çikarirmis.
4-Isâretiyle agaçlar kökünden sökülüp baska yere geçermis.
5-Duâsiyla kuru agaçlar hemen meyve verirmis.
6-Duâsiyla bulutsuz olarak yagmur yagarmis.
7-Kum, toprak, kil gibi seyler, onun duâsiyla yiyecek maddeleri hâline gelirmis.
8-Imân ederek gemisine girip tufandan kurtulan insanlar çok az olmasina ragmen, onun duâsiyla çok kisa zamanda çogalarak artmislar.
9-Eliyle yere diktigi bir agaç fidani o anda çesitli renklerde meyve verirmis.
ŞUNA BAKIN BULUTSUZ YAĞMUR YAĞDIRIRMIŞ DEMEKKİ BU MİKAİLİN İŞİNEDE BAKIYORMUŞ YARDIM EDİYORMUŞ NUHCUM ,
Süleyman`in Mûcizeleri:
1-Rüzgârlar O´nun emri altindaymis.
2-Süleymân denizi geçmek istedigi zaman, suyu çekilerek yol açilir, geçtikten sonra yine kapanirmis.
3-Bütün cinler O´nun emrindelermis. Ne zaman istese, kendisine, büyük büyük köskler, sûretler, çanaklar, sâbit çömlekler, tencereler yaparlarmis.
4-Süleymân`in bir mührü varmis. Üzerinde ism-i âzam duâsi yaziliymis. O duâ ile her istedigi kolay olurmus.
5- Karincalara varincaya kadar her hayvanin sesini isitir, dillerini anlarmis.
6-Nereye gitmek istese, rüzgâr emrinde oldugundan, tahtini kaldirir, tahtini berâberinde götürürmüs.
7-Cinler vâsitasiyla denizdeki incileri, cevherleri yerde bulunan defineleri bilirmis. ALLAH`in, O`na bildirmedigi birsey yokmus.
8-Neml Vâdisinde, kaldigi sirada o dagin yesillik, çimenlik olmasi için, ellerine biraz su alip, avucuyla o daga serpmis, derhâl dagin üzeri çayirlik çimenlik oluvermis.
9-Süleymân bir yere gittigi vakit, berâberinde duvarlar da gidermis
Bİ SÖYLERMİSİNİZ HANGİ İNSAN HAYVANLARIN DİLİNİ ANLAR.. DÜNYADA 7 MİLYAR İNSAN VAR BÖYLE Bİ ÖZELİĞİ OLAN VARMIDIR Kİ ACEBA..TABİKİ YOKTUR.. AMA ESKİDEN BÖLE ŞEYLER VARMIŞ :)))))).
Yunus`un Mucizeleri:
1-Yûnus baligin karninda üç, yedi veya kirk gün yasamis.
2-Yûnus`un duâsi bereketiyle bulutlardan ates çikarmis.
3-Yûnus`un duasiyla dagdan su çikarmis.
4-Yûnus peygamberligini kanitlamak icin insanlara dagi isâret etmis. Dagdan çikan bir kocaman kertenkele dile gelerek; ''Ey insanlar! Biliniz ki, Yûnus Hak peygamberdir. Sizi Cennet'e, Rabbinizin magfiretine devam ediyor.'' diye konusmaya baslamis.
5-Yûnus elini kapinin halkasina koymus, demir halka altin olmus.
6-Yûnus odun olmadigi halde su üstünde ates yakmis.
7-Yûnus güzel sesli oldugundan, tatli sesli vahsi ve yirtici hayvanlara da tesir eder, onu dinlemek için etrâfinda toplanirlarmis
DAHA BALIĞIN KARNINDA KAÇ GÜN YAŞADIĞI BELLİ DEĞİL , İNANAMIYORUM YA BEN OKURKEN GÜLMEKTEN KIRILIYORUM..SANKİ MASAL OKUYORMUŞUM GİBİ...
Îsâ`nin Dokuz Mucizesi:
1. Besikteyken konusmus.
2.Ölüleri diriltirmis. hatta bir iki degil, tam dört ölüyü diriltmis.
3.Anadan dogma kör olanlari saglamlar gibi gördürür, bir cilt hastaligi olan baras hastaligini iyi edermis. Eliyle hastaya dokungugunda iyi oluverirmis. 4.Kavminin yedikleri veya yemek üzere sakladiklari seyleri bilirmis
5.Camurdan kus yapip üzerine üfleyince, canlanip ucarmis.
6.Îsâ ellerini kaldirip duâ edince, ekmegi ve eti bulunan bir sofra inmis havadan.
7.Îsâ uykudayken yaninda her konusulani ve yapilani bilirmis.
8.Ne zaman istese ellerini göge kaldirip duâ edince o anda yemek ve meyveler önüne gelirmis.
9.Îsâ, Yahûdîler`den uzak oldugu hâlde sözlerini ve gizli hallerini bilirmis.
VAY BE İSAYA BAK DAHA BEBEKKEN KONUŞMUŞ BİDE GÜNÜMÜZE BAKIN HANGİ BEBEK DOĞDUKTAN SONRA KONUŞUR AKLINIZ ALIYORMU TABİ YA KİMİN AKLI BU GİBİ SAÇMALIKLARI ALIR , ÖLÜLERİ DİRİLTMİŞ BAK SEN ŞU İSAYA ALLAHIN İŞİNEDE KARIŞIR OLMUŞ , BAK SEN YARATMA ÖZELİĞİDE VARMIŞ YA RESMEN İSA ALLAHMIŞ YA , YİNE MUHAMMED GİBİ GELECEĞİ BİLİRMİŞ , NASI BİLİYORKİ MERAK ETTİM
Arkadaşlar daha neler neler. Ben eğer neden böyle saçmalıklara inanmadığımı anlatmak istesem inanaın sayfalar yetmez. Hala anlamadınız mı neden islam dini KANLI bir din. SAÇMA bir din.. Şimdilik bu kadar
Saygılarımla.....
senden 2 sene ilerideyim bende sen yaşlarda böyleydim ve gerçekten bana kendimi hatırlattın.teşekkür ederim sana.genelde o yaşlarda herkes karşı çıkar doğma düşüncelere sığınırdı.bense bunları bir kenara ittim.ne bileyim bana ortaokuldan sonra bu tür şeyler artık inandırıcı gelmiyordu hani çocuk masalı derler ya aynı o şekildeydi.
´´asanda , hasanda ´´
16-10-2010, 10:52
Sayın ha babam:
Asıl burda gülme krizine giren bizleriz. Öyle saçma bi cvp yazmışın ki inanamam. Arkadaşım sen kimsinin fikirlerini sorgulayamazsın.
Arkadaşım dün bi test yapıyım dedim. Hava bulutlu şimşek çakıyordu. Resmen dedim Allah sen yoksun eğer varsan hadi çarp benide öleyim , sonrada ağzımdan ne geliyorsa söyledim. SONUÇ: Hiçbir değişiklik yok , hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum. Hadi sıkıyorsa birde siz deneyin. DuR DUR SİZ KORKAKSINIZ...
Saygılarımla..
Sayın tamercosgun ;
Boş teneke gibi sadece ses çıkartıyorsunuz. Benim yok dediğim maddeler cidden yok. En yakın sesteşi maddelerin ise domuzla uzaktan yakından ilgisi yok. Cehaletinizi kullanarak müslüman flokları kandırmak için kaleme alınmış bir makaleyi aciz bir şekilde savunurken, kelime oyunu yapan sizsiniz.
Vikipedia bilgini dostum, bana Savarin'in yazdığı en ufak bir bilimsel yazıt bulabilmisiniz? Tek bir kitabı vardır kendisinin. Oda "Sofranın Felsefesi" isimli bir kitap. Sırf içinde felsefe geçti diye filozof yaptınız adamı. Bu adamın doktorluğunun, kimya çalışmalarının kanıtı nerededir? Yoktur... Bildiği tek şey yemek kritiği yapmak olduğundan bu kişi bir gurmedir.
Neyin araştırmasını tamamlalayarak cevap vereceksiniz merak ettim...
İmtidazol yoktur, İmidazol her canlının Histein Aminoasidinde de bulunan bir heterosiklik halkadır. Farkakolojik kullanım alanları içinde anti-fungusit ilaç olarak beşeri kullanımı bile vardır.
Sütoksin yoktur, Sitokin vardır, oda bağışıklık sistemini alakadar eden protein gruplarına verilen isimdir. H1N1 gibi bir hastalığa tutulursanız, bu maddeler hastalığı yenmek için bolca üretilir ama H1N1 virüsüne etki etmediğinden maddenin fazlası size zararlı olmaya başlar. "Toksin" dediğiniz şey nedir yahu? Siyanür mü, Zyclon mu...Ne? Uydur babam uydur...
Savorin diye biri yoktur. Savarin vardır. Oda başarısız bir politikacı ama başarılı bir gurmedir. Bilinen tek eseri (tüm bilimler dahilinde) "Sofranın Felsefesi" isimli bir kitaptır. Kaldı ki bu kitapta Gurmeliği bilime çevirmeye uğraşmaktadır.
Sukrofloz diye bir şey yoktur...Lugol'ün bu fikirlerinin günümüzde önemi kalmadığını, bizzat verdiğiniz makalenin sonunda yazıyor zaten. Bu boğaz tüberkilozunun ne olduğu bilinmeden önce Alman Homeopatist Reckeweg'in de sözde üzerinde çalıştığı bir şeydir. Günümüzde bunun tüberkiloz olduğu, patojenik kaynaklı olduğu biliniyor. Kaldı ki domuz bunu yapsaydı tüm Avrupa şu an veremden kırılmaz mıydı?
Yazacak herhangi mantıklı bir argümanınız yoksa, yazmayınız. Boş teneke gibi ses çıkartıp forumu kirletmeyiniz. Benim mesleğim olduğundan ben boş konuşmuyorum. Yok dediklerim cidden yok, en yakın sesteşinin ise konuyla bir alakası yoktur.
Domuzun bilinen hiç bir zararı olmadığından, birisi bu hususta yalan söylemiş. Sırf müslüman flokları kandırmak için. Yerseniz yiyin, yemezseniz yemeyin. Yukarıda yok dediklerim cidden yoktur, en yakın sesteşininde konuyla alakası yoktur.
Sevgili dostum tamercosgun ;
Senin İslamcı, şarlatan Profesörden ses çıkmadı mı?
Kaç gündür bekliyorum cevap yok.
Elimden başka bir şey gelmiyor. Sloganımı yekrarlıyorum ;
EY İSLAMCI YA HER YALANA İNANIRSIN, YA BİZZAT SENSİN YALANCI...
Sonunakadarİslam
30-10-2010, 19:13
Allah kimseyi korkutmaz arkadaşım.Sadece Namaz kılmak,oruç tutmak gerekli bir farzdır.Sadece kuranı okuyun ... :(
Allah kimseyi korkutmaz arkadaşım.Sadece Namaz kılmak,oruç tutmak gerekli bir farzdır.Sadece kuranı okuyun ... :(
sahiden son dostum allah kimseyi korkutmazmı???? herkese kuranı oku diyorsun.. sen okuyor musun???
en basiti :
“Ey İman edenler! ALLAH’tan korkun ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe/119)