Orijinalini görmek için tıklayınız : Bugunun Liberalleri-Ozgurlukcu Demokratlari, 80-2002 Oncesi Neyi Destekliyorlarlardi?
evrensel-insan
28-09-2010, 17:56
Saygideger arkadaslar;
TC tarihi, bir yerde 1980 once ve sonrasi olarak buyuk bir farklilik gostermistir. Ozal, Ocalan, Gulen, PKK ile baslayan donem ve oncesi ulkenin, ilericiligi, devrimciligi, aydinligi, elit kesimi, basini v.s. farkli bir kimlige ve dusunceye burunmuslerdir.
O yuzden merak ediyorum. Bugun RTE (AKP)' ye oyle veya boyle verilen destek; 1980 2000 arasi ve 1980 oncesi kime veriliyordu?
Dusunce ve gorusler neye gore degisti?, ya da degismedi de, belirli bir gorusun/goruslerin teahuru olarak mi devam etti?
Ya da bu gorusun temeli neye dayaniyor. Mesela, Osmanli-TC arasi gecis surecinde, Ali Kemal Bey'de liberaldi.
Bugunku, ozgurlukcu demokratlar ve liberaller, Ali Kemal Bey'i nasil degerlendiriyorlar?, ya da onlarin gorusune gore, ozgurlukcu demokrasinin ve liberalizmin icerik ve anlami Anadolu politikasinda, kimden ve nerden hangi tarihten beri suregeliyor?
Yoksa, sadece 1980 sonrasi, ya da 2002 sonrasi mi?, ortaya cikti.
Turkiye politikasinda, kendisine "2. Cumhuriyetciler" diyen bir kesim var. Ozgurlukcu demokrasi ve liberalizmin politik gorus olarak, "2. Cumhuriyetciler" e bakis acisi nedir?
Bu konuda, bilgi verirseniz, memnun olurum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Beim istegim ise sizden,nodullan birlikde ucunuda degdirmeniz,yoksa sizin istemleriniz,acmis oldugunuz konularda yeterli doyuma ulastiginizi,vede sizin
tatmin olmadiginizi bilmekdeyim-sizin yazilarinizi takib edib-okumamdan-
bende bu ihtibar uyanisi oldu-bilmem ne kadar-dogruladim vede yanlismi,
analiz ettim.sizin notunuza bagli.
80-vede sonrasini-yani bugüne kadar,olan süreci dogrusu analiz edecek,
simdiye kadar hic bir,karanliga-zorluga-kirlilige-insanligini kaybetmemis,
devrimcilerin disinda-bu sorulara cevab verecek,topluluk ben göremiyorum.
nedeni ise-80 cuntasinin,30 yillik süreci-halkin tamaminin-bazi bedensel-
vede beyinsel olarakdan,topluca tecavüz edildik-olmuyan layiklik-sözde
cumhuriyetimiz-demokrasimiz-sözde halkci cumhuriyetci ordumuz polisimiz.
daha bu kuruluslardan medet uman,güzellikler bekleyen cok insanlarimiz var.bunlari gercekden ben insanim güzellikleri icimden atmadim diyen,
kac binler göreceksiniz.benim sadece duygusal vede insani istemimim,
gecmisimizle tekrar hesaplasmak,bizlere verilen sözüm ona.
tarihlerimiz-dilimiz-örfümüz-adetlerimiz-imece"lerimiz-gercekden insanmiyiz-
yoksa öylemi görünmek istiyoruz?
Hangileri dogru,yanlislari dogrumu ögrendik,yoksa öylemi ögrettiler,
kimler neleri ne sekilde-bizlere bunlari yapacaksiniz dediler vede dayattilar.
neleri göre bildik vede icimize sindirebildik-dogrulugunu vede yanlisligini
biz bize arastirib-tartisil olduk.bunlarin hepsi hesab vede cevab bekliyor.
bunlara cevab vede gercekden sorularini sora bilirsek,belki bir seylere,
care vede ilac olabiliriz.gercekler yoldasiniz olsun.
evrensel-insan
29-09-2010, 16:38
Saygideger zahit;
Evrensel-insan, hic bir konuda, ayrimci bir ideolojikinancsal dogru tasiyamaz. Cunku insanoglunun birligini, butunlugunu ve beraberligini ortaya koyar.
Ama; eger toplumsal olarak bir ortaya koyum gerekirse, o zaman da; politikanin konusu olmayan, toplumun devletinin tum vatandaslarinin halklarinin farkliliginin demokratik ve ozgurlugunu, antiayrimciligini ve firsat ve farklar esitligini ortaya koyar. Cunku insan haklari ve kisinin hak ve ozgurlukleri, toplumun farkli halklarinin farkli etik degerleri farklarinin hukuk guvencesi ve sivil kuruluslarinin destegiyle bir arada ve antiayrimci olarak yasatilmalidir.
Oyuzden evrensel-insan'in, herhangibir politik cikarin hak ve ozgurluklerii ve sosyal hizmetleri ve de yasam gereksinimlerini, amacina yonelik olarak somurmesini, su istismar etmesini ve iktidar amacli kullanmasini ve kendisininn bu kullanimda da, bir politik gorusu destekleyerek taraf tutmasini bekleyemezsin.
Cunku evrensel-inan; butun izm temelli politik kutuplasmalarin, toplumu boldugunun ve emperyalist zihniyeti beslediginin farkinda ve bilincindedir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Jolly Jocker
04-10-2010, 01:07
Liberaller piyasanın bekası neyi gerektiriyorsa onu desteklemişlerdir sevgili evrensel-insan. 12 Eylül darbesini bile, ''anarşik durum komünizm tehlikesi karşısında yitirlmekte olan demokrasiyi kurmarmak'' bahanesiyle savunabilmişlerdi. Düşün ki, demokrasiyi darbeyle savunuyorlar! Bunların ağzında demokrasi, özgürlük, insan hakları v.s. sadece demagoji malzemesidir. Zira savundukları piyasa ekonomisi artık bu değerleri taşıyamamaktadır. Marksistlere hep ''100 sene öncesinin düşünce kalıplarıyla konuşmayın, zaman değişti'' derler. Doğrudur ama bu durum her akım için doğrudur. Liberalizmin özgürlükçü, demokrat ve insan haklarından yana olduğu 'serbest rekabet ortamı' da iki yüz sene öncesinde kaldı. Kapitalizmin global ölçekte tekelleştiği, oligopollerin her yanı sardığı bir ortamda hangi ''bırakınız yapsınlar'' görüşünden bahsediyorlar hala?
Kapitalizm periyodik krizleriyle insanlığı vuruyor, belli orandaki işsizliği süreklileştiriyor, eğitim ve sağlık gibi en temel insan haklarını bile paralı hale getiriyor, özel güvenlik şirketleriyle güvenlik hizmetlerini bile özelleştirmeye başladı, gelir dağılımında adalet daha bozuluyor, teknolojik gelişmeye rağmen çalışma saatleri ve işsizlik artıyor, rekabetin artışı yüzünden hem toplumsal yozlaşma ve bencillik yükseliyor hem de ücretler düşüyor. Bu tablo karşısında kapitalizm kendini sürdürebilir kılabilmek için devletçi ve dinsel yönelimlere giriyor. ABD'de devletin kamulaştırmalar yapıp özel şirketlerin borcunu halka ödetmeye kalkması ya da ABD, Fransa, İngiltere v.b. yerlerde ve tabi ki ülkemizde muhafazakar iktidarların başa gelmesi liberalizmin özgürlükçülük, devlet karşıtlğı, aydınlanmacılık gibi iddialarını da günümüz dünyasında eskimiş birer ezbere dönüştürüyor.
Bahse konu insanların büyük bir bölümünün özgürlükçülük ve liberalizm düşüncelerini etimolojisiyle birlikte yanlış algıladıklarını, onlara sunulanın arkasında söylenmeyen farklı alternatif gerçeklerin farkında olamadıklarını düşünüyorum.
Fakat, pratikte dünyanın süregelen işleyişini anlayabilen bu insanların, dünyada etkin güçlerin olabileceği, bunlara karşı önlem alınması gerektiği, bazen bir vatan sever gibi ulus bilincine dahi sahip olunması gerektiği gibi fikirleri nasıl idrak edemediklerini anlayamıyorum.
Kendilerini olmayan bir ütopyanın ilk şehitleri olma hevesiyle yakıp bir savaşın içine girseler, inandıkları uğruna ölen değerli bir zümre deyip saygı duymak isterim.
Lakin her defasında içlerine girdikleri herhangi bir kabın şeklini alan, biraz basınç gördüklerinde daha serbest alanlara doğru buldukları delikten sızan jöle gibi insanlardan bahsediyoruz.
Yüksek vurdumduymazlıkları, hiçbir şeye karışmamazlıkları anlaşılabilir. Ama bir şeylere alet olmalarını anlayamıyorum. Bu bende yarattıkları soru işaretinin en büyük nedeni budur.
Nedense ve ilginç olarak bu kesim, tenkit ettikleri şeyin çok uzağında olmayı seviyor.
Ali Kemal Bey belkide bunların en saf ve dürüst örneğiydi. Zira hatasını anlamıştı, fakat anladığında halkının ayakları altına alınmasına yalnızca bir kaç dakikası kalmıştı. Üzücü...
evrensel-insan
04-10-2010, 05:03
Saygideger shibumi;
Konunun pragmatizm, yararcilik ideolojisi ile sizce bir bagi var mi? Ataturk pragmatistti. Bunu tum yaptiklariyla kanitladi. Peki onun dusuncesinde, liberalizm, yani ozgurluk anlaminin icerigi neydi?
Sonucta bugun, isteyelim, istemeyelim, kabullenelim, kabullenmeyelim; politik olarak ozgurlukculuk deyince akla liberalizm geliyor. Amerikanin, kendi ozgurluk savasi bile, liberalizmdi.
Sizce liberalizm; neden/nerden ozgurluk, ozgurlukculugunun dayanagi nedir? sistem veya iktidar savunularak, nasil ozgurlukcu olunur, hem de Turkiye gibi, askeri ve mudaheleci zihniyetin hakim oldugu bir ulkede?
Saygilarimla;
evrensel-insan