PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hepsi Zaman"In oltasina Geldi.


zahit
05-10-2010, 12:08
32. gün programına katılan İlhan Cihaner konuşmasında Başbakan’ın bazı telefon konuşmalarına tanıklık ettiğini belirtmesi üzerine Zaman Gazetesi Cihaner’i “yaftalamakta” hiç geç kalmadı, ancak işin aslı farklıydı. Birçok yayın organının Zaman'ın oltasına gelmesi ise dikkat çekti.
Geçtiğimiz gün 32. Gün programına katılan İlhan Cihaner (http://haber.sol.org.tr/haberleri/ilhan-cihaner), kendisine yöneltilen Kaos Planı ile ilgili bir soruya şöyle yanıt verdi: "Bu belge 2009'da çıktı. Oradaki olgulardan hiç birinin karşılığının bizim soruşturmamızda olmadığı, delillendirilmediği bir tarafa, eğer benim iddia (http://haber.sol.org.tr/haberleri/iddia) ettikleri gibi herhangi bir partiyi ya da cemaati bitirme gibi bir fikrim olsaydı, ben bunları basına verirdim. Hâlâ sızmış değil. Yürüttüğüm soruşturmalarla ilgili iletişim (http://haber.sol.org.tr/haberleri/iletisim) tespit tutanaklarını basına vermedim. Başbakan (http://haber.sol.org.tr/haberleri/basbakan)'ın da içinde olduğu bu konuşmaları vermiş olsaydım, Türkiye (http://haber.sol.org.tr/haberleri/turkiye)'de siyasi kompozisyon değişir, yer yerinden oynardı.”
Fırsatçı Zaman iş başında…
Bu konuşmayı fırsat bilen Zaman Gazetesi’ne göre Cihaner Başbakan Erdoğan’ı dinlettiğini itiraf (http://haber.sol.org.tr/haberleri/itiraf) etmişti. Zaman gazetesi konuyla ilgili haberini şu şekilde duyurdu: “Ergenekon terör (http://haber.sol.org.tr/haberleri/teror) örgütüne üye olduğu iddiasıyla yargılanan Erzincan (http://haber.sol.org.tr/haberleri/erzincan) Cumhuriyet (http://haber.sol.org.tr/haberleri/cumhuriyet) Başsavcısı İlhan Cihaner (http://haber.sol.org.tr/haberleri/ilhan-cihaner-0), katıldığı bir televizyon (http://haber.sol.org.tr/haberleri/televizyon) programında çok tartışılacak bir bilgiyi ağzından kaçırdı.”
Zaman haberin devamında Cihaner’in programdaki konuşmasını verirken başlık olarak: “Cihaner, Başbakan'ı dinlediğini televizyonda itiraf etti” ifadelerini kullandı.
Zaman gazetesi’nin haberinin ardından birçok gazete ve internet (http://haber.sol.org.tr/haberleri/internet) sitesi konuyu benzer ifadeler kullanarak gündeme taşıdılar. Diğerlerine göre daha AKP (http://haber.sol.org.tr/haberleri/akp) karşıtı bir çizgide yayın (http://haber.sol.org.tr/haberleri/yayin) yapmasıyla bilinen Vatan gazetesi (http://haber.sol.org.tr/haberleri/vatan-gazetesi), haberi “Erzincan davasının sanıklarından Başsavcı İlhan Cihaner, Başbakan Erdoğan (http://haber.sol.org.tr/haberleri/tayyip-erdogan)'ı dinlediğini anlattı” şeklinde verirken, Ntvmsnbc (http://haber.sol.org.tr/haberleri/ntvmsnbc) ise sitesinde “Olay savcının ‘Türkiye’de siyasi kompozisyon değişir’ dediği Erdoğan'ın konuşmalarını dinlettiği iması konuşulacak” biçiminde ifadeler kullandı.
Vatan (http://haber.sol.org.tr/haberleri/vatan)'ın internet sitesinden oltaya gelişin resmi:
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/fotograf/screen_shot_2010-10-04_at_4.57.57_pm_1.png
Star Gazetesi (http://haber.sol.org.tr/haberleri/star-gazetesi) yazarı Şamil Tayyar’ın da konuyu köşesine taşıyıp Cihaner’in Başbakanı dinlettiğini iddia etmesi ise konuyu iyice alevlendirdi.
“Söylediklerim çok açık aslında…”
İlhan Cihaner ise AA’ya konuyla ilgili bir açıklama (http://haber.sol.org.tr/haberleri/aciklama) yaparak şu ifadeleri kullandı: ''Çok açık söylediğim halde; Yani CNN Türk (http://haber.sol.org.tr/haberleri/cnn-turk)'te, dolaylı dinleme (http://haber.sol.org.tr/haberleri/dinleme) ya da doğrudan dinlemeye dair söylediklerim çok açık aslında. Doğrudan ya da dolaylı olarak kesinlikle dinlenilmemiştir. Ancak bizim takip ettiğimiz insanların, yasama dokunulmazlığı olan bazı kişilerle konuşmaları bizim takiplerimize yansımıştır.'' Yani Cihaner'in yasal olarak dinlettiği kişilerden bazılarını Erdoğan aramış, böylece dinlemelere takılmış.
Cihaner dinleme yapabilen cihazların TİB’de bulunduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: ''Dosyayı gönderdiğimde henüz o soruşturma devam ediyordu. Dinlemeler devam ediyordu. Takip ettiğimiz kimliklerin bu tarz konuşmalarının sonradan deşifre edilip edilmediğini bilmiyorum. Edildi de çıkarıldı mı onu da bilmiyorum. Ancak şu tarz konuşmalar var; Cemaatten birileri, siyasetçilere etki edecek birilerini arıyor. (Şuradan şunu gösterin, buradan bunu gösterin) diyor. Başbakan dinlenebilir mi? Başbakanı ben nasıl dinleyeceğim? Kulaklığı takıp ben kendim mi dinleyeceğim? Böyle bir cihazım olmadığına göre, bu cihaz da TİB'de olduğuna göre, TİB de onlara bağlı olduğuna göre, müfettişler de benim yaptığım tüm soruşturmaları didik didik ettiğine göre, herhalde böyle bir şey olsaydı şu an ben burada olmazdım.''
“Nasıl bir yapı ile karşı karşıya olduğumuz görülüyor”
DHA’ya da bir açıklama yapan Cihaner yasama dokunulmazlığı olan hiç kimsenin dinlenmediğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Benim orada asıl vurgulamak istediğim: İddia edildiği gibi; bir cemaat ya da bir partiyi bitirmek, zor durumda bırakma gibi niyetim olsa, o soruşturmada suç oluşturan, hem de suç oluşturmamakla birlikte adı geçen kişi, grup, partiyi zorda bırakacak bir sürü (http://haber.sol.org.tr/haberleri/suru) iletişim tespit edildi. Ama bunlardan hiç birini açık yargılama başlayıncaya kadar hatta dosya benden çıktıktan 1 ya da 1.5 yıl sonrasına kadar hiç kimse görmedi, bilmedi. Burada asıl dikkat çekmek istediğim Türkiye'de bir merkezden birileri çok yaygın bir şekilde hukuksuz dinlemeler yapmakta. Hukuka uygun yapılan dinlemeleri, hukuku aykırı bir şekilde belli odaklara servis (http://haber.sol.org.tr/haberleri/servis) etmekte. Asıl üzerinde durulması bu iken ısrarla sanki yaptığım soruşturmamda Başbakanı ya da bakanları dinlemiş gibi söylediklerimin çarpıtılması, asıl vurgulanması gereken tartışılması gereken hususların görmezden gelinmesi. Nasıl bir yapı ile karşı karşıya olduğumuzun bir ispatıdır.”
Akşam (http://haber.sol.org.tr/haberleri/aksam-gazetesi) saatlerinde ise Cihaner’in açıklamasını internet sitesinden veren Zaman gazetesinin başlığı bu sefer farklıydı: “Cihaner, Başbakan Erdoğan'ın dinlenmediğini açıkladı.”
(soL (http://haber.sol.org.tr/haberleri/sol) –Haber Merkezi)

errata
06-10-2010, 01:11
Daha birkaç saat önce STV, Hanefi Avcı'nın ilk başlarda avukat falan istemediğini lakin son saatlerde "iddiaların sertleşmesi ve yeni delillerin gün ışığına çıkarılması nedeniyle" acil avukat talebinde bulunduğunu söyledi. Ardından...

Diğer kanalları gezerken, iki üç kanalda daha aynı mevzu dönüyordu. Lakin o kanallar Hanefi Avcı'nın "avukat istemediğini barodan ona gönüllü bir avukat gönderildiğini" söylüyordu.

Anladığım kadarıyla haber çarpıtma işi iyiden iyiye zıvanasından çıkmış durumda. Ben istisnasız her gün STV izleyip Zaman, Taraf okuyup cemaatinin fetih haberleriyle orgazm olan kardeşimi yavaş yavaş anlıyorum sanıyorum;

Evreka! Bu da aynen takım tutmak gibi yahu, "biz" kazanıyorken neden "düşünmekle" kafamızı yoralım ki? Ne olursa olsun destekleyelim yeter!