PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Biri Bu Çocuğu Farketsin Artık


Master2
06-10-2010, 11:24
http://www.odatv.com/images/2010_10/2010_10_06/birileri-bu-cocugu-farketsin-artik-0610101200_l.jpg

O'nu Yeni Harman Dergisi'nde yaptığı Yalçın Küçük röportajları ile tanıdık. Küçük'e büyük medyanın kapılarını kapattığı dönemde Yeni Harman her ay sayfalarını açıyor, soruları da O soruyordu.

Ardından Küçük Sky Turk'de program yapmaya başlayınca soru soran isim değişmedi.

Bir süre sonra Küçük ile yollarını ayırdı. Önce aynı kanalda bir tarih programı yapmaya başladı. Sonra Akşam Gazetesi'nde pazar günleri tarih yazıları yazmaya. Bir de programı ile aynı adı taşıyan "simdikizamantv.com" adlı bir site kurunca "galiba birilerini taklit ediyor" yorumu yapıldı O'nun için.

Ergenekon Davası kaderini değiştirdi. Küçük adımlarla dönüşe başladı. Eskiden eleştirdiği kesime kendini kabul ettirme dönemiydi şimdi. Önce Yalçın Küçük ile mesafe açıldı. Sonra iktidara yakın sesler programlarının ana katılımcılarından oldu. Üstelik İsrail'le hükümetin arasının açılmasının ardından Yahudilik hakkında konuşmak da iş yapıyordu. Böylece Yahudilik meselesi biraz geç de olsa kendisi tarafından keşfedildi.

Ancak mesele gittikçe patolojik hale geldi. Neden mi?

Geçtiğimiz Haziran ayında bir dönem ropörtaj yaptığı Yeni Harman'a bu sefer röportaj veren kendisiydi. Buluşmaya şöyle geldi:



Konuşmaya "Başar Bey Kardeşim ben hep tuhaflıklara işaret ediyorum..." diye başlıyor ve Yalçın Küçük'ün bugüne kadar öne sürdüğü tezler ardı ardına sıralanıyordu. "Türkiye'nin kuruluşunda Sabetayistler'in büyük rolü vardır..." , "Türkiye Cumhuriyeti uluslararası konsensusla kurulmuş bir rezerv devlettir..." gibi Küçük'ün cümleleri O'nun ağzından dökülüyordu. Ancak bir farkla... Küçük'teki Cumhuriyetçi damar onda Cumhuriyetin kazanımlarını küçümseme gösterisine dönüşmüştü. Sanki Yalçın Küçük, suya bakan masaldaki kahraman gibi iktidara bakmış, kendisinin iktidardaki yansımasını görmüştü. Boyundaki kırmızı atkı bu yansımanın bilinçaltına vurumunun en renkli simgesiydi.

Neyse...

Bu mesele uzar.

Biz size fazla uzatmadan yazarımızın geçen hafta başından geçenleri özetleyelim. Yazarımız, Taraf'ın malum kalemlerinden Mehmet Baransu ile buluştu. Anlattığına göre yazarımız Baransu'yu çok sevdi. Birkaç gün sonra ise Sky Türk'teki programına Baransu'yu çağırdı. Program cemaat hakkında kitap yazdıktan sonra hapise atılan Hanefi Avcı'yı linç operasyonuna dönüştü. Cemaate karşı gazeteciler programda tehdit edildi. Yazarımız ise bir an ekranlara dönüp "ben döndüm" diye bağıracak diye çok korktuk. Ama sonra medyanın halini hatırladık. İktidara karşı çıktığı için kovulan, işsiz kalan gezetecileri. Sonra yazarımızı bir daha düşünüp acıdık.

Yandaş medya bu programı farketti mi bilmiyoruz. Ancak farketmedilerse biz haber verelim dedik. Birileri bu çocuğu farketsin artık!

Not: "Nereden nereye" diye özetlenebilecek bu hikayede gökten düşen üç elmadan kızıl olanı mutlaka Yalçın Küçük'ün başına düşmüştür.

Barış Terkoğlu

Kaynak: Odatv

naper
06-10-2010, 11:39
Bu sıralar iktidara yalakalık yarışı anormal heyecanlı, canını dişine takarak mücadele ediyor hepsi...
Keyifle izliyoruz...

Titan
06-10-2010, 12:29
Gürkan Hacır değil mi bu?

Master2
06-10-2010, 17:29
Sevgili Titan; Gürkan Hacır evet, ta kendisi.

Master2
06-10-2010, 17:33
Naper; söylediklerine katılıyorum. Eklemek istiyorum; bunu bir "intellectuals disable" olarak görüyorum. Aydınları pasifleştirmek, yok etmek, aydınsızlaştırmak olarak çevirebiliriz.

Türkiye günümüz şartlarında gerçek anlamda "aydın" açlığı çekmektedir.

Jolly Jocker
06-10-2010, 22:05
Yiğit Bulut isimli şahıs da hükümete kapaklanmak konusunda dikkate değer bir performans sergiliyor. Zamanında IMF'ye laf eden 'ulusalcı' denebilecek bir çizgiden döne döne sonunda bu noktaya kadar geldi. Dana yalamış kıvamdaki, kaşının hemen üstünden başlayan saçları, kocaman suratında merkeze yakın küçük bir alana sıkışmış kaşı, gözü, burnu ile karikatür bir tipi andırıyor. Ne zaman tv'de denk gelsem acayip kıl oluyorum bu adama. Bir de Rasim Ozan Kütahyalı denen bir 'unsur' var ki ona beş dakikadan fazla katlanabilmek çok ama çok zor.

naper
07-10-2010, 11:41
"intellectuals disable" Aydınları pasifleştirmek

Türkiye günümüz şartlarında gerçek anlamda "aydın" açlığı çekmektedir.

Evet bu çok doğru.Kimileri satın alındı, alınamayan havaya uçuruldu bir de suç islamcılara atıldı...
Sonuç itibarıyla, aklı başında, adam gibi fikir sahibi, yazar, düşünür kalmadı..