Orijinalini görmek için tıklayınız : EVET dediniz teşekkür ediyoruz !
kitapsızım
18-10-2010, 00:35
Referandum öncesinde kıçımızı neden yırtmıştık ?
Hükümet kendisine bağlı bir yargı yaratacak demiştik.
Daha 40'ı çıkmadı.
HSYK'yı kendine bağlamaya yemin eden AKP, bir kez daha kazandı.
Ortada dolaşan ve kazanan listenin kendilerine ait olmadığı iddiasındalar. (yersen)
Yaşasın EVET diyen ve (her türlü hileyle) dedirten arkadaşlar.
Sayelerinde şimdi daha demokratik ve daha aydınlık bir Türkiye var !
Link 1 (http://haber.gazetevatan.com/bakanlik-bazi-adaylari-cekilmesi-icin-tehdit-etti/335101/1/Manset) 'Bakanlık bazı adayları çekilmesi için tehdit etti'
Link 2 (http://haber.gazetevatan.com/hsyk-secim-sonuclari-belli-oldu/335252/1/Gundem) HSYK seçim sonuçları belli oldu
kemalistcan
18-10-2010, 01:02
Tam yerine koydun, manzara oldu. HSYK başkanının adalet bakanı olduğu bir yapıda seçim için propaganda yapmak yasak; oh ne güzel! demokrat yargı derneğine bak hele; ne oldu, ne oldu haaaaaaaaa
Anayasa mahkemesine nasıl üye seçildiğini gördük; en az oy alan adamı bi güzel seçti meclis.
freddie arkadaşın referandumdaki oyunu çok merak ediyorum; bence boykot etmiştir...
Gelinen nokta çok tehlikelidir.Kıçına ilk takunyayı da, tarikatçı olmayan, moderniteyi, bireyselleşmeyi savunan ama cumhuriyetle hesaplarından ötürü, düşmanımın düşmanı dostumdur mantığıyla hareket edenler yiyecektir...
Çok yakın zamanda -medyadan başlanacak- yeni davalr, senaryolar, dalga dalga tutuklanmalar gelecek...
kitapsızım
18-10-2010, 23:54
Sn Naper,
Bahsettiğiniz -işbirlikçiler- o takunyayı ilk yiyenler olmayacak bence.
Önce muhalifler , sonra tosuncuklar.
Jolly Jocker
19-10-2010, 00:12
freddie arkadaşın referandumdaki oyunu çok merak ediyorum; bence boykot etmiştir...
Doğru tahmin.
Ne evet deyip AKP'nin temsil ettiği yeni faşizmin taraftarı oldum, ne de hayır deyip eski faşizmi ehven-i şer niyetine savundum. İkisi de faşist, gerici ve emperyalizm işbirlikçisi olan iki anayasaya da karşı çıkıp üçüncü bir seçenek için sistemin sandığı yerine sokakları işaret edenlere katıldım.
Sen de muhtemelen hayır demişsindir. Hayır diyerek 12 Eylül'ü yapan, devrimcilere işkencehanelerde bok yediren, toplumu tarikatlarla kuşatan, din dersini anayasaya sokan Nato ordusunu ve alevi yakan, aydınları kurşunlayan faşistlerin az ceza alması için hukukun ırzına geçmesiyle ünlü kontra yargısını ''cumhuriyetin son kaleleri'' ilan etmişsindir.
Bugün yargı AKP'nin denetimine geçiyor, doğru. Bu bir olumsuzluktur, bu da doğru. Ama bu olumsuzluğa direnmenin yolu, yargıyı dün hakimiyetlerine almış olan laik görünümlü faşist katillerin derin düzenini savunmak değildir, olamaz!
Jolly Jocker
19-10-2010, 00:25
Referandum öncesinde kıçımızı neden yırtmıştık ?
Geçmiş olsun, yırtmış mıydınız? Sonrasında diktiniz değil mi? Keşke çift dikiş attırsaydınız, anca idare eder. :)
Hükümet kendisine bağlı bir yargı yaratacak demiştik.
Kimsenin bilmediği birşey söylemişsiniz!
Bundan önceki dönemlerde yargı çok mu bağımsızdı diye sormadan edemeyeceğim.
Hem zaten ''yargı bağımsızlığı'' ne demek ki? Herhangi bir yapı diğer herşeyden, özellikle de siyasetten ve ideolojiden bağımsız olabilir mi?
Sayelerinde şimdi daha demokratik ve daha aydınlık bir Türkiye var !
Öyle bir Türkiye yok. Bu gidişle de tam tersi olacak zaten.
Ama bundan öncekilerde de yoktu.
Atatürk döneminde de yoktu.
Osmanlı'da zaten yoktu.
Anadolu'nun siyasi tarihinde ''altın çağ'' gibi görülüp yüceltilecek bir dönem olmadığını ulusalcısı da islamcısı da anlayacak er geç.
Daha demokratik ve aydınlık bir Türkiye ancak şimdiye dek denenmemiş, geleceğe dair birşey olabilir.
"Evet" çi non-teistler kına yaksınlar !
Üsküdar Cumhuriyet Savcısı Celal Avar, yakın zamanda ateist bir internet sitesi ile ilgili açılan davada, dinsel değerlere saldırı suçundan sanıkların cezalandırılmasını istemişti. Avar, açtığı davada, sitenin felsefik olarak ateizmi savunmasını cezaya gerekçe göstermişti.
yucemanitu
19-10-2010, 09:46
Üsküdar Cumhuriyet Savcısı Celal Avar, yakın zamanda ateist bir internet sitesi ile ilgili açılan davada, dinsel değerlere saldırı suçundan sanıkların cezalandırılmasını istemişti.
"Kına yaksınlar" diye başlarsanız referandumla alakasız bu tespit için "nerenle düşünüyorsun" diye bir cevap almanız kuvvetle muhtemeldir. Malum istediğini söyleyen istemediğini duyarmış. Aceba nerenizle düşündünüz? Şimdi bunun referandumla ilgisi ne? Bu memlekette referandumdan önce Ateizm propagandası serbestti de bu tehdit referandumla mı başladı? Referandumda oylanan şey Ateist fikirlerin özgürce tartışılıp tartışılamaması mıydı?
Ayrıca nedir bu politika forumundaki saldırganlık? Herkes sizinle aynı düşünmek zorunda mı? Hakaret etmeden konuşamıyor musunuz? Bir taraf ötekine "liboş" diyor o taraf da berikine "faşist" diyor. Böyle saldırganlıklarla forumun içine ediyorsunuz. Bırakın karşınızdaki insan hakkında yorum yapmayı da konuyu konuşun sadece.
yucemanitu
19-10-2010, 09:47
Kazara iki kez gelmiş bunu silebilirsiniz.
"Kına yaksınlar" diye başlarsanız referandumla alakasız bu tespit için "nerenle düşünüyorsun" diye bir cevap almanız kuvvetle muhtemeldir. Malum istediğini söyleyen istemediğini duyarmış. Aceba nerenizle düşündünüz? Şimdi bunun referandumla ilgisi ne? Bu memlekette referandumdan önce Ateizm propagandası serbestti de bu tehdit referandumla mı başladı? Referandumda oylanan şey Ateist fikirlerin özgürce tartışılıp tartışılamaması mıydı?
Ayrıca nedir bu politika forumundaki saldırganlık? Herkes sizinle aynı düşünmek zorunda mı? Hakaret etmeden konuşamıyor musunuz? Bir taraf ötekine "liboş" diyor o taraf da berikine "faşist" diyor. Böyle saldırganlıklarla forumun içine ediyorsunuz. Bırakın karşınızdaki insan hakkında yorum yapmayı da konuyu konuşun sadece. - Yücemanitu
Yücemanitu,
Seni totemler çarpsın, e mi !
Demek referandumla alakasız ha?
Referandum ne için yapıldı?
Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısını değiştirmek için...
Diğer maddeleri geçiniz. Diğer maddelerin hangisini gerçekleştirmek için hangi girişimde bulunuldu? Yoksa sen hala bunların gerçekten 12 Eylül'cülerle hesaplaşacağını mı bekliyorsun? Muhtıracı Yaşar Büyükanıt'la hesaplaştıkları gibi hesaplaşırlar herhalde.
Bunlar HSYK'ya seçilen (yukarıda örneğini verdiğim) adamları vasıtasıyla yargıçlar üzerinde kuracakları baskı ve yönlendirmelerle olsa olsa senin benim gibi dinsiz imansızlarla hesaplaşırlar.
Sayenizde "İleri demokrasi" geldi, "daha özgür" olduk, elhamduillah.
Alın size ileri demokrasi. Alın daha fazla özgürlük. Daha bu günleri bile arar hale geleceğiz.
Evet, ateizm propagandası bundan sonra serbest olacak.
Fanatik bir müslümanın saldırısına uğrar da bu zihniyete sahip adamların baskısı altındaki yargıçların karşısına çıkarsak, o yargıçlar eminim ki kararlarını "inanç özgürlüğü" çerçevesinde bizden yana oluşturacaklardır.
"Saldırgan" diye nitelediğin tutumumuza gelince, bizler dinlerden özgür kişiler olarak dincilere karşı aynı safta olacağımızı zannederken, sizlerin dincilerin safında yer almanızın bizde yarattığı hayal kırıklığı diyelim.
Dincilerin asla demokrat olamayacağını Kuran'dan da anlıyamıyorsan, daha seninle tartışmanın bir anlamı yok sanırım.
Unutma, vicdan azabı cehennem (!) azabından daha kötüdür. Yağmurdan kaçarken doluya tutuluyorsunuz, farkında değilsiniz.
Bunların yedikleri her nane, sizin verdiğiniz evetler sayesinde yapısı tamamen iktidar yandaşı yargıçlarla doldurulan kurumlar sayesinde onların yanına kar kalacak.
kemalistcan
20-10-2010, 00:01
Doğru tahmin.
Ne evet deyip AKP'nin temsil ettiği yeni faşizmin taraftarı oldum, ne de hayır deyip eski faşizmi ehven-i şer niyetine savundum. İkisi de faşist, gerici ve emperyalizm işbirlikçisi olan iki anayasaya da karşı çıkıp üçüncü bir seçenek için sistemin sandığı yerine sokakları işaret edenlere katıldım.
Sen de muhtemelen hayır demişsindir. Hayır diyerek 12 Eylül'ü yapan, devrimcilere işkencehanelerde bok yediren, toplumu tarikatlarla kuşatan, din dersini anayasaya sokan Nato ordusunu ve alevi yakan, aydınları kurşunlayan faşistlerin az ceza alması için hukukun ırzına geçmesiyle ünlü kontra yargısını ''cumhuriyetin son kaleleri'' ilan etmişsindir.
Bugün yargı AKP'nin denetimine geçiyor, doğru. Bu bir olumsuzluktur, bu da doğru. Ama bu olumsuzluğa direnmenin yolu, yargıyı dün hakimiyetlerine almış olan laik görünümlü faşist katillerin derin düzenini savunmak değildir, olamaz!
Beyninin sol lobunda bir sorun var sanırım; ne mantık ne fikir, hak getire!
Arkadaşım bu anayasa değişikliğini kim hazırladı: AKP. Değişimi kim dayatıyor: Uluslararası karteller. Değişimin amacı ne: Uluslar arası sermayenin ülkemizde istediği gibi at koşturması, kaynakları hoyratça çevreyi kirletme insanların sağlığı pahasınakullanması, esnek ve sosyal güvenliksiz çalışmayı istediği gibi uygulaması...
Buna nasıl bir insan evladı, nasıl bir vicdan evet der ya da boykot eder!
Hepiniz sazan gibi düştünüz! 82 anayasası ile başka bir faşist anayasa arasında seçim olarak gördünüz oylamayı! Oysa daha faşist daha kapitalist daha teslimiyetçi olanı seçip seçmemekti bu referandum!
Hes'ler, termik santaller, kirlenen doğa, gasp edilen ve peşkeş çekilem kamu malları, paralı olan sağlık, ensek ve sosyal güvenliksiz çalışma koşulları senin umruda değil.
sen yaşananları bir egemenlik mücadelesi olarak görmeye devam et! Emek, halk adına sonuçlanan, akp'nin ayağına dolanan şeyleri görme...
kitapsızım
20-10-2010, 01:42
Önceki düzen, yenisini getirmeye çabalayanları bu kadar üzmeseydi,
tüm memleketin kanını emmek bu kadar çekici gelmeseydi bu kadar çabalarlar mıydı ?
Betimlemelerin etkilerine takılmaktan vazgeçip, "bu memleket bizim(di) ne oldu da bu hale geldik" diyemeyenlere söyleyecek laf yok. Yok olayı değil kişiyi işliyormuşuz da , onu denk getiremezsek grubu -hem de etiketleyip- konuşuyormuşuz.
Demokrasi gelecek diyordu birileri ? Hani n'oldu ?
Bir öncekinin kusurlarını şimdikinin mazereti mi sayacaksınız ?
Onlar statükocu'ysa, bu gelenler neci ?
Ne yöntem bozuyor bazılarını, ne de sonuç şaşırtıyor. Al sana liberalizm !
Jolly Jocker
21-10-2010, 13:29
Arkadaşım bu anayasa değişikliğini kim hazırladı: AKP. Değişimi kim dayatıyor: Uluslararası karteller. Değişimin amacı ne: Uluslar arası sermayenin ülkemizde istediği gibi at koşturması, kaynakları hoyratça çevreyi kirletme insanların sağlığı pahasınakullanması, esnek ve sosyal güvenliksiz çalışmayı istediği gibi uygulaması...
Bunlar yoktu da ilk kez AKP'yle başlıyor değil. Ona karşı çıkarken eski tür faşizmi güzelliyorsunuz. AKP'ye karşı çıkılırken kimlerin temize çekilmeye çalışıldığını görebilecek kadar solcuyuz hala. Emperyalizme, sermaye tahakkümüne, faşizme karşı mücadele ne yenisine karşı eski olanı savunmaktan geçer ne de sandık başına gitmekle yapılabilecek bir iştir. Bizim boykotumuz, en başta anti-kapitalist mücadelenin sandığa sıkıştırılmasına, halkın pasifize edilmesine bir tepkiydi. Şu da unutulmamalıdır ki, anayasalar toplumsal düzeni kurmazlar; varolnı yansıtırlar. Aslolan anayasa taslağına hayır demek değil, onun toplumsal dinamiklerine karşı sokakta mücadele etmektir.
Buna nasıl bir insan evladı, nasıl bir vicdan evet der ya da boykot eder!
Evet ve boykotun birbirinden farklı politik tutumlar olduğunu sana anlatabilmek için uğraşmak zorunda kalmayacağımı umuyorum.
Hepiniz sazan gibi düştünüz! 82 anayasası ile başka bir faşist anayasa arasında seçim olarak gördünüz oylamayı! Oysa daha faşist daha kapitalist daha teslimiyetçi olanı seçip seçmemekti bu referandum!
Sen referandumda daha az kapitalist ama sonuçta kapitalist olanı seçtin! Biz ise iki kötü tercih arasında tercih yapmamızı dayatan bu referandum komedisine tavır koyup sokaklarda kendi anayasa taslağımız için çalışma yaptık. Evet ya da hayır demek arasında bir fark yok; çünkü yeni düzen eski olanın bir devamı; AKP anayasası 12 Eylül anayasasının uzantısıdır. Ona hayır deyip 12 Eylül anayasasını ''kazanım'' saymak ve muhafaza etmeye kalkmak, tek kelimeyle politik körlüktür.
Hes'ler, termik santaller, kirlenen doğa, gasp edilen ve peşkeş çekilem kamu malları, paralı olan sağlık, ensek ve sosyal güvenliksiz çalışma koşulları senin umruda değil.
Hepsi umurumda. AKP anayasasında bunları savunmak için yasal/legal mücadele yapmak iyice zorlaştı. Reformist ve sosyal demokrat sol bu yüzden tutuşuyor ama biz bunda emek mücadelesinin sadece devrimci yoldan verilebileceğinin ilanı için bir fırsat görüyoruz ve sürece bu hat üzerinden müdahele etmeye çalışıyoruz.
kitapsızım
21-10-2010, 23:33
Sen referandumda daha az kapitalist ama sonuçta kapitalist olanı seçtin! Biz ise iki kötü tercih arasında tercih yapmamızı dayatan bu referandum komedisine tavır koyup sokaklarda kendi anayasa taslağımız için çalışma yaptık. Evet ya da hayır demek arasında bir fark yok; çünkü yeni düzen eski olanın bir devamı; AKP anayasası 12 Eylül anayasasının uzantısıdır. Ona hayır deyip 12 Eylül anayasasını ''kazanım'' saymak ve muhafaza etmeye kalkmak, tek kelimeyle politik körlüktür.
Sn Freddie,
Rica etsem, sokak çalışmalarınız hakkında kısaca bilgi verip, bu çalışmaları hangi biçimde yaptığınızı belirtir misiniz ? Mesela tek başınıza, herhangi bir siyasi görüşten diğer kişilerle, bir parti çatısı altında vs.
Teşekkürler
kemalistcan
22-10-2010, 00:52
Bu ülkeyi 70 yıldır sağ iktidarlar yönetiyor, bu ülkeyi piyasacı yapmak için iki de darbe yaptılar ama AKP iktidarının yaptığı özelleştirmelerin, borçlanmanın, piyasalaşmanın, uşaklaşmanın, faşizmin çeyreği kadar bile olamadılar. Senin beğenmediğin kemalist yargı bu tür birçok kararı bozdu. AKP açıkça yargının kendine engel olduğunu, uluslar arası sermayenin dolaşımına ve etkisine yargının engel olduğunu belirtti. Zaten bu anayasa değişikliğide bu yüzden yapıldı; aslında bu anayasa değişikliği sermayenin anayasa değişikliğidir; o yüzden boykot devekuşunun başını toprağa gömmesi gibi birşeydir.
En basitinden biçim dışında kamu yararı gözeten yerindelik denetimi kaldırıldı; halk evleri, komünist parti, ödp gibi solcu oluşumlar buna çok dikkat çekti. Bu sermayenin önünü açan, onu iyice fütursuz ve pervasız yapacak olan ciddi bir değişimdir.
Toplu sözleşme diyerekten memurun yargı yolunu kapatan düzenlemeye engel olmak için bir oy kullanmak neden bu kadar zordu. Şartlar olgunlaşıp insanlar sokağa mı dökülecek sanıyorsun? Bak Fransa'da yer yerinden oynuyor emeklilik yaşı arttı diye ama bizde tık yok; güvendiğin dağlara şimdiden kar yağıyor dostum!
Sokaklarda mücadeleyi seçmekten bahsediyorsun; zamanında dev-sol gibi örgütler işçilerin, emekçilerin kimi hakları almaları için Ecevit hükümetini desteklemediler mi? Bu onlara ne kaybettirdi? Halk evleri, komünist parti, ödp gibi oluşumlar chp ya da diğer burjuvazi oluşumlarla "hayır" deme nedenlerinin farklı olduğunu üstüne basarak söylemediler mi? Onlarıda mı sisteme yedeklenmekle, sistemci olmakla suçlayacaksın?
Mustafa Mutlu'dan bir alıntı:
"Dünkü bir gazetede, meslekten atılınca Türkiye’yi AİHM’de mahkûm ettiren Hâkim Arzu Özpınar’la yapılan bir söyleşi vardı...
O yıllarda Mersin’in Gülnar ilçesinde görev yapan Hakim Arzu Özpınar, 2003’te meslekten ihraç edilmiş...
Bu kararın ardından tüm işyerlerinin kapısı kendisine kapanmış, hiçbir yerde iş bulamamış...
Geçen yıl kaybettiği emekli savcı babasından kalan öksüz maaşı ile geçinmeye çalışıyormuş...
***
Tüm bunlar nasıl mı olmuş? Anlatayım:
O günlerde çok başarılı, gelecek vaat eden genç bir hakimmiş Arzu Hanım...
Ankara Hukuk Fakültesi’nden ikincilikle mezun olmuş...
Gülnar’da görev yaptığı dönemde, bir davada bazı polisler hakkında mahkûmiyet kararı vermiş...
İşte; bu kararın ardından, Adalet Bakanlığı’na sahte imzalı ihbar mektupları yağmaya başlamış...
“Milliyetçi polisler”, “adliye çalışanları” ve “bir vatandaş” gibi sahte imzalarla gönderilen ihbar mektuplarında, Özpınar’ın “fazla ruj sürdüğü, mini etek giydiği, odasına bir avukatı alıp kapıyı kapattığı, farklı erkeklerle yemek yediği” gibi iddialar yer alıyormuş...
Çok şükür ki ülkemizde bu iddiaların hiçbiri henüz “suç” değil...
Ama gelin bunu dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e anlatın...
Bakan Bey (ya da müsteşarı) iddiaları elinin tersiyle itip, “Bunlar tamamen Hakim Hanım’ın özel hayatıyla ilgili konulardır. Kimse karışamaz” diyeceğine; tutmuş bir müfettiş görevlendirmiş...
Ve gönderdiği müfettiş de Hakim Hanım’dan, suçlamaların asılsız olduğunu ispatlaması için bekaret raporu istemiş...
Hakim Hanım bu raporu almış almasına da... Buna rağmen Cemil Çiçek’in başkanlığındaki Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından meslekten ihraç edilmekten kurtulamamış...
Hayatı boyunca hakkında hiçbir disiplin soruşturması açılmayan, sicili tertemiz bu Hakim Hanım, sanki rüşvet alırken suçüstü yakalanmış gibi; uyarı veya kınama kararı bile verilmeden, doğrudan meslekten ihraç edilmiş...
Elbette konuyu AİHM’e götürmüş ve açtığı davayı kazanmış ama...
Sırf bir davada bazı polisleri mahkûm ettiği için boynuna asılan namussuz” yaftasından da bir türlü kurtulamamış..."
Bu olay HSYK tamamen iktidarın güdümüne girmeden önce olmuş bir olay. Ancak olayın gerçekleşmesinde Adalet Bakanı (ya da müsteşarı) nın yönlendirme ve baskısı olduğu belli.
Şimdi tüm üyeleri iktidarın kuyruğuna takılmış bir HSYK'nun neler yapacağını bekleyelim ve görelim.