PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hayvan Cinayetleri ve İkiyüzlülük


Jolly Jocker
19-10-2010, 00:40
Son günlerde bir büfenin güvenlik kamerasına takılmış kedi cinayeti ülke gündeminde üst sıralara oturdu. İşsiz, yarı aç, sokaklarda yatan, hastane kapılarında bekleyip parasızlıktan şifa bulamayan, mayınlara basarak parçalanan v.s. onca insan dururken, kendine 'hayvansever' diyen bazı ruh hastaları iki tane çöp kedisinin can derdine düştü! Neymiş? Genç bir adam söz konusu sokak kedisini önce tekmelemiş, sonra da başını ezerek öldürmüş, bu bir vahşetmiş v.s...

Hadi oradan be! Bu memlekette hayvan kurbanı her sene bayram olarak kutlanıyor, çoluğun çocuğun gözü önünde koskoca danalar, boğalar, inekler, koyunlar, keçiler boğazlanıyor, koca şehirler birer mezbahaya dönüyor ve hiçbirinizin gıkı çıkmıyor da; iki tane salak kedi veya köpek öldürüldü diye mi insanlığınızı hatırlayıp histeri krizlerine giriyorsunuz?! Koyuna, keçiye, ineğe göstermediğiniz merhametiniz neden kedi ve köpeğe karşı tüm ihtişamıyla tecelli ediyor? Çünkü bu iki hayvan türünü kendi evinize kafesleyip kendi göz zevkiniz için, kendi hastalıklı asosyalliğinizden kaçışınızı onlarda bulduğunuz için besliyorsunuz. Bu hayvanların öldürülmesi karşısında gösterdiğiniz tepki sadece ve sadece sizin kendini beğenmişliğinizi yansıtıyor aslında.

''O zavallı kediciğe eziyet etme pis vicdansız!''
''Neden peki?''
''Çünkü ben onu sevimli buluyorum!''
''O koyunu istediğin gibi kesip biçebilirsin kardeş.''
''Neden peki?''
''Çünkü ben onu sevimli bulmuyorum!''

Ruh hastası herifler!

Evet ruh hastası olan asıl sizsiniz! Kendi asosyalliğiniz, insanlarla doğru düzgün ilişkilenememekten ortaya çıkan hastalıklı yönelimleriniz yüzünden insanlardan çok hayvanlara bağlanıyor ve hayvanların(hepsinin değil sadece sizin bağlandığınız hayvanların) gördüğü ''eziyet'' karşısında feveran ediyorsunuz! Sen manyaksan, hayvana insana benzer özellikler atfedip ona insan kadar, hatta daha da çok değer verip bağlanıyorsan ben ne yapayım? O sokak kedisi kafası ezilene kadar soğukta tir tir titriyordu, arabaların altında uyuyordu, aç kalıyordu, çöplükten besleniyordu; bunları hiç umursamazdınız da öldürülünce mi hayvansever oluverdiniz? O kedi kendinden güçsüz nice hayvanı çok daha ''zalimce'' yöntemlerle parçalıyordu, o kedi bizzat kendi hemcinsleriyle ''gaddar'' kavgalara giriyordu; bunlardan da haberiniz var mı? Söz konusu gencin o kediye yaptığı muamele, zaten kedinin doğasının alışık olduğu bir muameledir. Zira o sadece bir kedi, bir hayvan; insan değil! O senin arkadaşın değil, annen değil, kardeşin değil, sevgilin ya da çocuğun da değil. O sadece aptal, karaktersiz, rezil hayvanın teki! Bunu böyle kabul etmeyi öğrenin artık. Zira kedi öldüren genci linç etmeye çalışarak, o salak çöplük kedisini o gence(bir insana!) tercih ediyorsunuz. Farkında mısınız?

Hayvanlar öldürülebilir arkadaş! Hem de en gaddarca yöntemlerle, sırf zevk için de öldürebilirsin! Sırf canın güzel bir ızgara çektiği için de öldürebilirsin, sırf kızdığın için de, sırf vakit geçsin diye de... Balıkları, tavukları, böcekleri, koyunları, inekleri nasıl öldürüyorsan kedileri ve köpekleri de öldürebilirsin. Kimseye de hesap vermezsin! Bu kadar basit.

( http://kabus-valerie.blogspot.com/ (http://kabus-valerie.blogspot.com/) )

evrensel-insan
19-10-2010, 01:31
Saygideger freddie;

Söz konusu gencin o kediye yaptığı muamele, zaten kedinin doğasının alışık olduğu bir muameledir. Zira o sadece bir kedi, bir hayvan; insan değil! O senin arkadaşın değil, annen değil, kardeşin değil, sevgilin ya da çocuğun da değil. O sadece aptal, karaktersiz, rezil hayvanın teki! Bunu böyle kabul etmeyi öğrenin artık. Zira kedi öldüren genci linç etmeye çalışarak, o salak çöplük kedisini o gence(bir insana!) tercih ediyorsunuz. Farkında mısınız?

Iki turlu vicdan vardir, birincisi akilci ve bencil vicdan , digeri canlilari yasatmaya yonelik vicdan. Akilci ve bencil vicdan akli oyle bir hal alirki, karsisindaki insanoglu, hayvan, cicek v.s. olmus fark etmez. Sadece siddet ile yonlendirilir. Senin dusunce olarak dile getirdigin yukaridaki cumle, iste bu canavar karakterli akilciligin bir urunudur. Konu burada kedi ile genc arasindaki tercih degil; yapildigi sekliyle vahsetin tarafinda olma ele alisidir. Aslinda ele alinmasi gereken, vahsetin ve siddetin, kime veya neye uygulandigi degil; vahset ve siddetin savunusunu, ya da karsi cikisini dile getirmektir. Bunun icin de bir kedi, bir insan v.s. farketmez. Cunku konu zihniyet ve dusuncesidir. Iste tam da bu vahset zihniyeti yuzunden kedi insan farki gozetilmez, ya da vahsetin hakliligi/haksizligi tartisilir.

Hayvanlar öldürülebilir arkadaş! Hem de en gaddarca yöntemlerle, sırf zevk için de öldürebilirsin! Sırf canın güzel bir ızgara çektiği için de öldürebilirsin, sırf kızdığın için de, sırf vakit geçsin diye de... Balıkları, tavukları, böcekleri, koyunları, inekleri nasıl öldürüyorsan kedileri ve köpekleri de öldürebilirsin. Kimseye de hesap vermezsin! Bu kadar basit.

Yukaridaki paragrafa da tek bir sorum var?, neden ve bu yukaridaki yazilanlari yapma hakkini kim kime neye dayanarak veriyor?

Tabi "insanoglu doganin tek canavaridir o yuzden de istedigi canavarligi hem kendi turune, hem baska hayvanlara, bitkilere, dogaya ve algiladigi her seye uygular" diye dusunuyorsan; bu dusunceni, insan ve insanligi adina bir daha gozden gecirmeni oneririm.

Saygilarimla;
evrensel-insan

zozan.
06-12-2010, 02:56
slm bende çok üzülmüştüm o kediye ama söyledikleriniz çok etkileyici gerçekten çok iyi açıklamışsınız okuduktan sonra insan düşünme ihtiyacı hisediyor evet bir kediyi ah vah diye izledik hatta ay bakamıycam dedik ama kurban bayramında agaca asılmış derisi yüzülen hayvanların önünden yürüdük hiç bişey yokmuş gibi sudan çıkıp dakikalarca can çekişen balıga bakıp tuttugumuza sevindik daha nice olaylara bakıp normalmiş gibi davranıyoruz bu yazı üzerine çok konuşulur keşke herkes okusa bu yazınızı eminim herkes okuduktan sonra kendini gözden geçirir düşünülmeden okunursa kediyi öldüreni savundugunuz sanılır ama o tepki yine bir canlıya yapılan şiddetin tepkisi çok iyi anlıyorum sizi

errata
06-12-2010, 21:43
Freddie biraz protest yaklaşmış ama durum aynen anlattığı gibidir bence de. İstediğin gibi şişe geçirebildiğin boy boy fabrikalarda üretebildiğin, dişe gelmesi için tombullaştırdığın hayvanlara neden iyi davranasın ki? Mantığı ne ola ki? Izdırap çekmesinler diye mi?

Ünlü İngilizin tekinin bir lafı var, "sosis ve politikanın nasıl yapıldığını görmeyeceksin, yoksa bir daha ne sosis yiyebilirsin ne politika yapabilirsin." (ya da buna benzer bir şey.)

Sangre
06-12-2010, 22:50
Bu yazının bir ironi olarak yazılıp, aslında insan haklarının önemini vurgulaması bakımından olumlu olduğunu düşünmek istiyorum.. Ama maalesef yazarın böyle bir niyetinin olduğunu da hiç mi hiç sanmıyorum.

Laqrma
07-12-2010, 01:55
Evet ruh hastası olan asıl sizsiniz! Kendi asosyalliğiniz, insanlarla doğru düzgün ilişkilenememekten ortaya çıkan hastalıklı yönelimleriniz yüzünden insanlardan çok hayvanlara bağlanıyor ve hayvanların(hepsinin değil sadece sizin bağlandığınız hayvanların) gördüğü ''eziyet'' karşısında feveran ediyorsunuz! Sen manyaksan, hayvana insana benzer özellikler atfedip ona insan kadar, hatta daha da çok değer verip bağlanıyorsan ben ne yapayım?

( http://kabus-valerie.blogspot.com/ (http://kabus-valerie.blogspot.com/) )

Alıntıladığım yer Freddie'nin niyetini de durumunu da çok iyi gösteriyor.
Bir cümleyle kendini açıklamış zaten..
Karşı gelicem diye kustuğu koca yazıya bak!
Bu kadar insan düşmanı olunmaz.. Asıl asosyallik budur!

zozan.
07-12-2010, 03:16
çokmu iyi niyetle okudum bilmiyorum ama her türlü vahşete sessiz kalıp kedi olayını medyatik oldugu için büyüten insanlara bi tepki olarak anladım.aynı insanlar sırf zevkleri için hayvanları hapsediyor ben bir köpek gördüm ayagı nerdeyse dizine kadar yerde niye böyle diyince sahibi baglamış bunu kapıya sürekli oturmaktan yürümemekten o hale gelmiş çok oluyormuş köpeklerde böyle vakalar aynı kişi o kediyi döveni görse aklından ilk linç etmek geçecek.kapısının önünde açlıktan ölsen bir lokma ekmek vermiyecek insanların 4 tane köpegi var onlara bir ailenin geçinecegi kadar masraf ediliyor bu anlattıgım benim şahsen tanıdıgım insanlar.aynı insanlardan ben yaşlı tek başına yaşayan bir bayan için yardım istedim beni duymamazlıktan gelip konuyu kapattılar bayram günü bahçe kapısının dışında bayramını kutlayıp birşeyler isteyen dilenciyi kovdular bende hayvanları severim hemde onların sevmedigi kadar ben onları baglamaya kıyamam kapımın önünden geçen hayvanlara vermek için her zaman ucuz aldıgım süt ve tavukların işe yaramayan kısımları 2 liraya satılıyor gücüm o kadarına yetiyor onu alabiliyorum bu insanlar artık yavaş yavaş insanlara olan merhametleri kaybedip hayvanlara sarıyorlarya işte o insanı bitiriyor ben çok sahit oldum sırf gösteriş olsun diye evini hayvanat bahçesine çevirip insanları yok sayanlar insanlara neler neler yapılıyor tv de çıkıyor nerde bu insanlar hayvanlara destek için bilmem nereye giden ajda pekan dan insanlar için imza istendi imza atmadı.bu gün okudum polis tarafından dövülerek çocugunu düşüren bayan protestocu için yazılan yorumları şok oldum haketmiş diye yazanlar var eminim o kedi olayında bu insanlar o adamı benim elime vereceklerde şöyle asarım şöyle keserim diye yazmıştır. bu ikiyüzlülük insanı deli eden bu işte .insanları sevmeyen hayvanlarıda sevmez bu böyle......

Tyler Durden
02-01-2011, 10:10
Yazdıklarında sonuna kadar haklısın. O kedilere de acımalarının sebepleri yine çıkarları, dediğin gibi asosyallikten kurtulmak için genellikle 50'lik çılgın bakireler bakar kedilere. Onları çocukları gibi görür. Ama iş et yemeye gelince, kesilen hayvanlara acı duymayı bırakın bayram derler.

Tyler Durden
02-01-2011, 11:01
İnsanın insanı öldürmesine sessiz kalıp o kediyi öldüren adamı bulduğum yerde öldüreceğim diye atıp tutanlar da ayrı bir hasta.

Astur
02-01-2011, 22:53
Bir hayvanı bu şekilde öldüren bir kişi muhtemelen empati yoksunluğu gibi bir durumdan muzdariptir, ki bazı katiller için falan söz konusu olan durum da budur; abartmaya gerek yok ama ceza vermekte ve de gözetim altında tutmakta falan fayda var bu tarz insanları.

yucemanitu
17-02-2012, 21:25
Joker'in yazdığı yazıya % 90 katılıyorum. Katılmadığım bir tek nokta var. Psikiyatri bilimi şunu der "Eziyet etmekten zevk almak hastalıklı bir davranıştır." Bu nedenle gencin küçük bir ceza alıp (mesela bu ceza bir süre hayvan barınağındaki hayvanlara bakmak olabilir. Bu faydalı da olur.) Ayrıyeten rehabilite edilmesi, tedavi olması gerekir. Bu adam hasta ise tedavi edilmelidir. Yarın bir gün aynı eziyeti bir insana yapmayacağını garanti edemeyiz.

Bugün haberlerde Akdeniz foku Badem'in sopayla rehabilite edildiği görüntüler vardı. Yahu polis bir eylemde göstericileri öldüresiye döverken gayet hoş ifadeler kullanan hatta bırak "şok görüntüler" demeyi "polis dövdü" bile demeyip "polis müdahale etti" diyen medya... İşte o medya var ya o medya ben o medyanın... neyse o medya veterinerler Badem'e bir iki sopa vurdu diye kıyametleri koparıyor. Hatta M. Ali Birand: Bunlar ne biçim veteriner vs. tarzında bir şeyler dedi oysa dayakçı polisler için bu şekilde hiç konuşulmuyor.Yani bu sistemin savunucuları muhalif ses çıkaranları hayvandan da aşağılık buluyor. Hayvana acıyorlar fakat iş insana gelince kalpleri taş kesiliyor. Sistem çok güzel işliyor insanlar polislerin dayağını artık normal karşılıyor ama iş bir foka sopayla vurulmasına gelince kıyametler kopuyor. Türkiye ayağa kalkıyor. Hiç bir zaman polis şiddetiyle ilgili hekimlere, psikiyatristlere mikrofon uzatmayan medya burda bunu da yaptı.

Üstelik Badem'in dayak yemesinin sebebi de hayvanseverler. Bu fok yaralı bulundu, tedavi edildi vs. Sonra birden herkes fokun etrafında dolaşmaya onu okşamaya, mıncıklamaya vs. başladı. Hayvanın yabani doğasını bozup onu adeta evcilleştirdiler. Veterinerlerin eziyeti ise Badem'i insandan kaçar hale getirmek için çünkü bu hayvan tekrar vahşi yaşama salınacak. Aslında insanlara bu denli alışıp psikolojisi iyiden iyiye bozulan bu hayvanı neden doğaya salıyorlar anlamış da değilim. Belki avlanamayacak ve ölecek bile. Hayvanat bahçesine konabilirdi.

Her neyse asıl beni yazmaya iten sebebe dönecek olursam daha bir buçuk ay önce Robosky'de 34 can öldürüldü hepsi de insandı. Onları öldürenler böyle suçlanmadı. Yahu 34 insanın ölmesi bir foka bir iki kez değnekle vurulmasından daha mı önemsiz?Delirmek işten bile değil insanların üstüne bomba yağdırılıp masum kişiler telef edilirken operasyon vs. diyen medyanın hayvanlara yönelik şiddette böyle saldırgan ve suçlayıcı bir dil kullanması gerçekten iğrenç, ikiyüzlü ve adice!

Özgürcan
17-02-2012, 22:05
Freddie sana saygı duyuyordum ama beni hayal kırıklığına uğrattın, böyle düşündüğüne çok üzüldüm. O tekmeleyen geri zekalı keşke beni görseymiş. Evimde bir tane ön ki ayağı bazı şerefsizler tarafından sadistçe kesilmiş bir kediye bakıyorum. Tanıdığım veteriner arkadaşım evinde yine sokakta aynı serseriler tarafından kör edilmiş kedilere bakıyor. Ve sen bana, bize ruh hastası diyorsun?! O hayvanların ölmesini izlemek asıl Ruh Hastalığı Freddie, bu olaylara göz yumanlar RUH HASTASIDIR!

Kurban Bayramı da aynı şekilde geçerli. Zaten çoğunlukla benim tanıdığım" Ruh Hastaları" (!) Kurban Bayramı'na da karşılar. Oradaki hayvan katline de karşılar. Bu bir ruh hastalığı değil, bizim betonlarımızla katlettiğimiz bir habitatta yaşayan türlere bir SAYGI!

Hayır madem hayvanların ölmesini izlemek kabul edilebilir, o zaman hastaneleri kapatalım. En basit hasta olan bir insanın da ölmesini izleyelim. Hiç olmazsa Dünya'yı kirleten bir pislik ölmüş olur...

yucemanitu
17-02-2012, 23:26
Freddie sana saygı duyuyordum ama beni hayal kırıklığına uğrattın, böyle düşündüğüne çok üzüldüm. O tekmeleyen geri zekalı keşke beni görseymiş. Evimde bir tane ön ki ayağı bazı şerefsizler tarafından sadistçe kesilmiş bir kediye bakıyorum. Tanıdığım veteriner arkadaşım evinde yine sokakta aynı serseriler tarafından kör edilmiş kedilere bakıyor. Ve sen bana, bize ruh hastası diyorsun?! O hayvanların ölmesini izlemek asıl Ruh Hastalığı Freddie, bu olaylara göz yumanlar RUH HASTASIDIR!

Kurban Bayramı da aynı şekilde geçerli. Zaten çoğunlukla benim tanıdığım" Ruh Hastaları" (!) Kurban Bayramı'na da karşılar. Oradaki hayvan katline de karşılar. Bu bir ruh hastalığı değil, bizim betonlarımızla katlettiğimiz bir habitatta yaşayan türlere bir SAYGI!

Hayır madem hayvanların ölmesini izlemek kabul edilebilir, o zaman hastaneleri kapatalım. En basit hasta olan bir insanın da ölmesini izleyelim. Hiç olmazsa Dünya'yı kirleten bir pislik ölmüş olur...

Ya Özgürcan bence adam aslında insanların sorunlarına duyarsız olanları eleştirmek istiyor ama çubuğu bükeyim derken biraz fazla ileri gitmiş bükmemiş kırmış. Elbette yaralı bir hayvana bakman güzel ama Freddie'nin de haklı olduğu şeyler var. Hayvanların acısına kıyametleri koparıp aynı muamele insanlara yapılınca sesi bile çıkmayanlara bazan ben de çok kızıyorum. Mesela panter Emel'i işkenceci bir polisi yumruklarken görmedik hiç. Dediğim gibi Freddie çubuğu bükmek isterken kırmış bence.

Özgürcan
18-02-2012, 00:23
İyi de Yücemanitu Panter Emel'in bir polise atlamaması onun yaptığı şeylerin tamamının yanlış olduğunu mu gösteriyor? O halde bu suç sadece hayvanseverlere, pardon, Ruh Hastalarına değil, tüm halka çıkarılmalıdır. Bir bakın etrafınıza, hangi birimiz bir polise işkenceden dolayı saldırıyoruz? Evet ben YGS eylemlerine ya da şifre eylemlerine katılmıştım ama bu bizim yaptığımız yalnızca bir tepki. Ruh Hastası olmak da aslında şu andaki statükoya karşı alınan başka bir daldan tepki...

Nasıl ki bir Grup Yorum ezilen halkların haklarını savunurken sanat yolunu kullanır, polise atlamaz... Aynen o şekilde biz ruh hastaları da boş durmak yerine betonlaştırdığımız şu emperyal dünyaya karşı bir tepki gösteririz. Bir düşünün, Dünya bu kadar şehirleşmiş olmasaydı bizim gibi ruh hastaları doğar mıydı? Biz hiç olmazsa ülkemizdeki çoğu insan gibi boş boş oturup bilgisayar önünde yazı yazmak yerine gerçekten taş yığınlarını tuğla haline getiriyoruz. Freddie ise geliyor diyor "bunlar yanlış dikilmiş tuğlalar, şurada mavi tuğlalar var onları dikmediniz bu tuğlalar yıkılsa acayip ses çıkarılsınız bizimki yıkılsa ses çıkartmazsınız..." Halbuki iki tuğla yığını birleşince aynı binayı tamamlayacak!

Ben boş yere çoğu akşam sokağımdaki hayvanlar karda aç kalmasın diye onları besliyormuşum yahu! Ruh hastasıyım ben! Ha şimdi kesin şöyle dersiniz: "Tabii, hayvanları besleyin mamalarla, insanlar aç aç ölüyorlar!" Evet haklısınız en iyisi hayvanlar ölsün onlar yerine insanları doyuralım... Sonra o insanalr ayaklanıp başka hayvanları kessinler...
İnanılmaz derecede sinirliyim göğsümden ok yemiş gibi hissediyorum bu konuya daha fazla bir şey yazmayacağım...

Neva
18-02-2012, 00:38
Joker'in yazdığı yazıya % 90 katılıyorum. Katılmadığım bir tek nokta var. Psikiyatri bilimi şunu der "Eziyet etmekten zevk almak hastalıklı bir davranıştır."

Peki sen canli istakozu, kaynar suya atip haslarken, hastalikli bir yaklasim mi sergilemektesin? Ustelik tencerenin kapagini oylesine bastiriyorsun ki direnip cikamasin ve oturup afiyetle, zevkle yiyorsun sarap esliginde.

Sen simdi hastalikli misin?

Acima ve sefkat iki farkli kavram. Hangisi, hangisinin temelini olusturur sence?

yucemanitu
18-02-2012, 02:31
Peki sen canli istakozu, kaynar suya atip haslarken, hastalikli bir yaklasim mi sergilemektesin? Ustelik tencerenin kapagini oylesine bastiriyorsun ki direnip cikamasin ve oturup afiyetle, zevkle yiyorsun sarap esliginde.

Sen simdi hastalikli misin?

Acima ve sefkat iki farkli kavram. Hangisi, hangisinin temelini olusturur sence?

Ben beslenmek amacıyla öldürmek hastalıktır demedim. Ayrıca hiç istakoz yemedim ama hayvanı öldürmek yerine acı çektirmek ve başka bir canlının acı çekmesinden zevk almak hastalıklı bir psikolojidir. Bunu ben demiyorum eziyetçiliğin hastalık olduğunu Psikiyatri Profösörü Wilhelm Reich da diyor.

Neva
18-02-2012, 02:52
Ben beslenmek amacıyla öldürmek hastalıktır demedim. Ayrıca hiç istakoz yemedim ama hayvanı öldürmek yerine acı çektirmek ve başka bir canlının acı çekmesinden zevk almak hastalıklı bir psikolojidir. Bunu ben demiyorum eziyetçiliğin hastalık olduğunu Psikiyatri Profösörü Wilhelm Reich da diyor.


Dedin demedim ki zaten sevgili yucemanitu.

Ancak beyinsel tatminlerimiz boyle. Eziyetcilik her zaman hastalik gostergesi degildir.

Yani oldurmek ile eziyet cektirmek arasinda cok fazla bir fark yok. Yerlesik yargilarimiz ve hormonlarimiz sebepli eziyet cektirmeyi daha on plana cikariyoruz.

yucemanitu
18-02-2012, 03:02
Yani oldurmek ile eziyet cektirmek arasinda cok fazla bir fark yok.


İşte katılmadığım nokta burası öldürmek ile eziyet çektirmek çok farklı. Mesela o genç kediyi boğazını kesip fazla acı çektirmeden öldürse ve daha sonra da o kediyi yese bu hastalıklı bir şey olmaz. Ama ortada beslenme, intikam vb. bir şey yok daha zayıf durumda olana acı çektirip bundan zevk alma var. Bu da çok normal olmasa gerek.

Neva
18-02-2012, 03:17
İşte katılmadığım nokta burası öldürmek ile eziyet çektirmek çok farklı. Mesela o genç kediyi boğazını kesip fazla acı çektirmeden öldürse ve daha sonra da o kediyi yese bu hastalıklı bir şey olmaz. Ama ortada beslenme, intikam vb. bir şey yok daha zayıf durumda olana acı çektirip bundan zevk alma var. Bu da çok normal olmasa gerek.


Haklisin ama kokenimiz boyle. Yani icimizde yasayan bir hayvan hala var ve onu yok etmemiz mumkun degil.

kral ciplak
18-02-2012, 03:29
Jolly Jocker Öyle bir yazı yazmış ki,
O, ironi yapmakla kalmamış ironiyi de sollayıp tahrikkar bir tarzda yazarak adeta " bırakın kediyi öldüren genci, gelin beni linç edin zira yok birbirinizden bi farkınız " demek suretiyle şimşekleri üzerine çekmek istemiş ve görünen o ki bunu başarmış...

Linç edilmeyi göze alan bu arkadaş, yalnızca bir kediciğe işkence edip öldüren bir genci linç etmeye çalışan sözde hayvan severleri değil,
bu iki tarafla birlikte boğa boğazlayanları da eleştirecek olan kesimi de hedef listesine yazmış...

Yazara göre dört tür insan var...
1: Boğayı boğazlayanlar.
2: Kediyi öldürenler.
3: Kediyi sevenler???
4: Boğayı ve kediyi koruyanlar???
Üstteki listeye göre asıl suçlu olan dördüncü tür kişilerdir,
Bunlar listenin ilk üçünde yer alanları eleştirip aklları sıra ve hemde insanlık!!! adına onları mahkum ederken!!!
aslında en büyük yanlışı yapıp mevcut durumun devamını sağlamış olmaktadırlar...


Tarafımdan yapılan bu çıkarıma göre arkadaşımız hiç te haksız sayılmaz...

Şeytan rehperimiz olsun...

Jolly Jocker
18-02-2012, 08:36
Argümanlarımızı sıralayalım;

1- İnsan et yemeden de yaşayabilir. Hem daha ekonomik hem daha sağlıklı olur. Yani et yemek bir zaruret değil. Ama et yiyoruz. Neden? Damak tadımız için. Yani zevk için. O halde önümüzde iki tercih var: Ya et yemeyi bırakıp hayvansever olacağız ya da tutarlı davranıp hayvanları umursamayacağız. Ben ikinciden taraftarım. İneği, koyunu, tavuğu nasıl zevk için öldürüyorsan, kediyi-köpeği de başka tür zevkler için öldürebilirsin. Zevkler arasında ayrım yapmak da saçma. Damak tadını diğer zevklerden üstün tutan nedir?

2- Hayvanlara sadece sadist duygularla eziyet edilecek diye birşey yok. Kafan birşeye kızmıştır, elin kolun bağlanmıştır, öfkeden kuduruyorsundur, içine atıp kendini yiyeceğine gider bir kediden hıncını alırsın. Bu ruh hastalığına işaret etmez. İnsani birşeydir. Gelip geçidir. Sinirlenip kapıya yumruk atmak gibi. İnsan sevgi ve şefkatte de acımasızlık ve saldırganlıkta da diğer hayvanlardan daha fazla gelişmiştir. İnsanı sadece olumlu yönleriyle değil olumsuz yönleriyle de kabul etmek lazım diye düşünüyorum. Elbette olması gereken, sorunların çözümü ve sadistik karakter yapısında olanların tedavisidir. Ama bu çözüm ve tedavinin her bireyde çabucak gerçekleştirilebilmesi bir hedef olmakla birlikte şu an için mümkün değil. O halde bu bireylerin saldırganlıklarını kendilerine ya da bir başka insana değil bir hayvana yöneltmeleri daha tercih edilir bir çözüm olacaktır.

Örneğin heavy metal konserlerinde civciv ezme v.s. türünden şovlar yapılıyor, binlerce insan izlemek ve bir parçası olmak için para ödüyor. Niye? Çünkü insanın bu yönde de boşaltması gereken bir enerji var. Bunun önüne geçersen sonunda ya kendine ya bir başka insana patlayabilirler. Tabi kedi severlerin umurunda olur mu bu bilemem. Ama birkaç genç mahalle arasında kedi falan kesse kıyameti koparır, onları linç etmeye kalkarlar. Çünkü hayvana insandan daha çok kıymet vermektedirler. Böyle tiplerle konuşun, size hayvanların insanlardan çok daha iyi dost olduğunu falan söyleyeceklerdir. Keza hayvanlarıyla nasıl ilişkilendiklerini gözlemleyin. Çocuk sever gibi hayvanı sevdiklerini, hatta giydirdiklerini görürsünüz. Ama sokak çocuklarından birini bile öyle sevmemiş, giydirmemişlerdir. Hayvan severliğin ardında çoğu kez, insanlara olan kırgınlığını, hayvanlara yönelip insanın yerine hayvanı koyarak doldurmaya çalışan hastalıklı bir yönelim yatar. Hayvan severlerin tüm hayvanları değil sadece ev hayvanlarını koruması da bu yüzden.

3- İnsan hakları ihlallerinin bu derece yaygın olduğu bir memlekette hayvan haklarını dert edinmek -kimseyi kırmak istemem ama düşündüğümü söylemek zorundayım- bana biraz 'züppelik' gibi görünüyor. İnsanlar ölürken caretta carettaların denize ulaşmasını dert edinen tipler vardır. Asıl ''sopalık'' olan böyle tiplerdir. Onca muhtaç insan varken yardım severliğini kedi-köpek için harcıyorsan sende bir sıkıntı var demektir. Benzer bir durum çevreciler için de geçerli. Doğayı mahveden onca endüstri kuruluşu ve büyük şirketlerin zararları dururken onlara gıkını çıkaramayıp sokaktaki yoksul insanlardan çöpleri bilmem nereye atmak ya da daha az su kullanmak v.s. konusunda duyarlılık bekleyen tipler de enteresan.

4- Siz insan haklarını düzeltin hayvan haklarında zaten kendiliğinden belli oranda düzelme yaşanacaktır. Ama hiçbir zaman ideal olmayacaktır. Olmasına da gerek yoktur. İnsanlar hayvanlara saldırıyorsa bu durum insanların mutsuz olduklarını gösterir. Hayatlarında ters giden birşeylere tepki gösteriyorlar, hınçlılar demektir. Bunun sebebini bulup çözmek hayvanı da kurtarır. Ama insanla ilgilenmeyip, hayvan yüceltmesi yapmak ve tepkili insanları linç etmeye kalkmak hem yanlıştır hem de hiçbir şeyi çözmez. Hayvanları insan gibi kabul edip sevmek, onlara insani özellikler atfetmek sağlıklı bir yaklaşım değil.

5- İnsan insandır hayvan da hayvan. Hayvana insani özellikler atfedemeyiz. Hayvanın duyguları, zekası, kişiliği v.s. gelişmemiştir, gelişemez de. Dolayısıyla biraz daha kısa yaşamasını umursamaya gerek yoktur. Örneğin bir kedi öldürülmeyip uzun yaşasa ne olacak? Kendinin gelecek planları mı var? Umut ve hayallari mi var? Sevdikleri mi var? Nedir yani? Zaten birbirlerine karşı acımasız olan zekasız hayvanlar bunlar. Tamam, görünüşü sevimli olabilir. Ama bu yeterli bir neden değil. Diğer hayvanlar tipten mi kaybediyor yani?

yucemanitu
18-02-2012, 14:40
Joker çok mantıklı argümanlarla gelmiş. Gerçekten kendine hayvansever diyenlerin %90'ı maddi durumu iyi olanlar ve bunların hayvanseverliği de kedi ya da köpekle sınırlı. Önlerine gelen balığı ya da kırmızı eti mideye indirirken hayvanseverlik falan hiç hak getire yani. Hatta bu hayvansever daha doğrusu kedi-köpek severlerden bir kısmı çinçillayı hayvandan saymıyor her halde hayvan kürkünden elbise giyiyorlar. Bu da ikiyüzlü bir tutum. Stresini atmak için eziyet etme kısmına gelince bunu biraz düşünüp hazmetmeye çalışmam gerek. Bununla beraber o kediye eziyet eden insanı bunu yapmaya iten neydi, ne onu bu hale getirdi de o bunları yaptı, bu adama yardım etmek gerek demeyip de onu bir elime verseler kediye yaptığının aynını ona yaparım diyenler şu an bana da çok antipatik geliyor. Hakkaten Allah bilir ne sıkıntısı var ki kediye bunu yaptı, onu rehabilite etmek yerine infaz etmek işte tam da senin dediğin gibi öfkesini hayvan yerine bir insana yöneltmek. Üniversitede kampüste bir çıyanı ezdim diye bir grup şerefsizle birbirimize giriyorduk az kalsın. Ayrıca yurtta okulda vs. öyle iğrenç o kadar pis insanlar vardı ki... Bunlar insanların sorunlarına çok kayıtsız hatta insanlara sorun çıkaran ikiyüzlü bencillerdi. İşin komik tarafı süt elde etmek için hapsedilen memelerine metal alet takılıp süt sağılan ve yaşlanınca da kesilen inekleri hiç düşünmeden, onlara hiç acımadan kedilere marketten süt alırlardı. Bir ara haberlerde çıkmıştı bir belediye başkanı bir yerde park yaptırmış hayvanseverler parkın açılışını protesto ediyor, gerekçeleri bu parayla neden hayvan barınağı yapılmadı. Öyle ya çocuklar yolda oynarken araba çarpıp ölsünlerönemli mi park? Parkın açılışındakiler de öfkeyle tepki gösterdiler gerçi dövmediler ama çok serttiler kızdılar, bağırdılar. Açıkçası ben de çok kızdım onlara paraları b.k gibi zenginlerdi hepsi mücevherli, kürklü elli yaşında karılar yaptır kardeşim b.k gibi paran var sen yaptır. Senin o mücevherlerinle kürkünle kaç tane hayvan barınağı yapılır biliyor musun?

Et yemeden yaşamakla ilgili şöyle düşünüyorum İnsan 6-7 milyon yıl önce beyni 200 gr olan bir primattı. Avcılığa başlayınca beyni geçen süre zarfında 6 kat daha büyüdü. Yani bir kişi bireysel olarak et tüketmese evet, bir sorun yaratmaz. Ama insanların tamamı et yemeden yaşarsa zekamızda düşüş olmaz mı? Hayvansal protein almayan insanların beyni küçülmez mi? Bununla beraber şunu da biliyorum ki insanın sindirim sistemi otçula uygun evrimleşmiş, mesela bağırsaklar uzun, dişler yassı, leş (ölü hayvan) kokusu hoşumuza gitmiyor. Biraz eskimiş bir et yiyince etçil hayvan hasta olmaz ama bizler hasta oluyoruz. Avrupa'da yaşayan Neandertaller diyetlerinin % 85'i kırmızı etti ve yok oldular. Buna karşılık Afrika'da yaşayan Boiseilar da %100 otçuldu ama leşçil Habilis kadar zeki değildi ve yok oldu. Atalarımızdan Homo Habilisin de leşçil bir dönemi var. Hepçil miyiz otçul muyuz bunu biraz daha araştırmak lazım. Lakin et tüketimi konusunda dediklerin doğru eğer et tüketmezsek hayvan yemi olarak tonlarca tahıl harcanmaz. Bu tahıllar tam tersine insanları doyurur, hayvansa doğada otlayarak kendi yolunu bulur. İlla et tüketen avcılık da yapabilir. Şuna da katılıyorum ki bir hayvanseverin önüne gelen eti iştahla yiyip kedi köpek için ağlaması sağlıklı bir durum değil.

Neva
19-02-2012, 00:44
Et yemeden yaşamakla ilgili şöyle düşünüyorum İnsan 6-7 milyon yıl önce beyni 200 gr olan bir primattı. Avcılığa başlayınca beyni geçen süre zarfında 6 kat daha büyüdü. Yani bir kişi bireysel olarak et tüketmese evet, bir sorun yaratmaz. Ama insanların tamamı et yemeden yaşarsa zekamızda düşüş olmaz mı? Hayvansal protein almayan insanların beyni küçülmez mi? Bununla beraber şunu da biliyorum ki insanın sindirim sistemi otçula uygun evrimleşmiş, mesela bağırsaklar uzun, dişler yassı, leş (ölü hayvan) kokusu hoşumuza gitmiyor. Biraz eskimiş bir et yiyince etçil hayvan hasta olmaz ama bizler hasta oluyoruz. Avrupa'da yaşayan Neandertaller diyetlerinin % 85'i kırmızı etti ve yok oldular. Buna karşılık Afrika'da yaşayan Boiseilar da %100 otçuldu ama leşçil Habilis kadar zeki değildi ve yok oldu. Atalarımızdan Homo Habilisin de leşçil bir dönemi var. Hepçil miyiz otçul muyuz bunu biraz daha araştırmak lazım. Lakin et tüketimi konusunda dediklerin doğru eğer et tüketmezsek hayvan yemi olarak tonlarca tahıl harcanmaz. Bu tahıllar tam tersine insanları doyurur, hayvansa doğada otlayarak kendi yolunu bulur. İlla et tüketen avcılık da yapabilir. Şuna da katılıyorum ki bir hayvanseverin önüne gelen eti iştahla yiyip kedi köpek için ağlaması sağlıklı bir durum değil.

Yucemanitu verdigin evrimsel ornek dogru, ancak orada bir beyin evrimi de soz konusu.

Bugunku insana iliskin beynin buyumesi veya kuculmesi sadece kirmizi etle alakali degildir. Yasam kalitesi ve aktivitesi de buna buyuk etkendir.

Zeka'da cok bariz herhangi bir degisim olmaz. Cunku ayni proteini tahildan alabilme sansin mevcut. Sadece oran olarak daha fazla tuketmen gerekebilir ama bu o kadar da buyuk bir sorun degildir.

Kirmizi et daha fazla hantalliga sebep olur cok zaman. Daha agresif ve sinirli davranislar sergiler insanlar. Veya direnc gosteremeden hantallasir.

Mesela Colyak hastalari fazla et tuketmek zorunda kalirlar mecburen, cunku tahil konusunda sinirlari vardir. Surekli yorgun olurlar, uyku ihtiyaci icinde olurlar.

Oysa en zengin beyin besinlerinden biri , bugdayin tepesindeki cucuktur. Wheat Germ, Turkiye'de ruseym deniyor bildigim kadariyla.. Bunun disinda, yine dogadan elde edilen urunlerdir(meyve vs.)

Kirmizi et yerine, beyaz et tuketmek nispeten daha olumlu.(deniz urunleri vs.) Fosfor onemli cunku beyin adina gelisim caginda.

yucemanitu
19-02-2012, 02:08
Ya düşününce daha önce hiç aklımıza gelmeyen şeyler ortayaçıkıyor ve hayret ediyoruz. Senin beslediğin kedi ya da köpeğe yem olsun diye kaç hayvan öldürülüyor düşündün mü hiç? Gidip mama alıyorsun o mamalar tavuk, domuz, tavşan veya balık etinden yapılıyor. Yani sen hayvanseverlik taslarken aslında hayvan katliamına neden oluyorsun. Senin evindeki süs hayvanı için resmen soykırım yapılıyor bu umrunda değil, nasıl bir sevgidir bu arkadaş ya?

istatistik
19-02-2012, 03:31
İstatistik eğitimimde aldığım bir ders vardı: Karar Kuramı. Bir iş yapılacağı zaman alternatifleri ie beraber değerlendirilir ve bunlar arasından en fazla fayda saylayan ya da en az kayıp veren tercih edilir. Et yemeye bu açıdan yaklaşılabilir. Aynı şekilde hayvan beslemeye de bu açıdan yaklaşmak mümkün.

Kişisel tevrübelerimden yola çıkarak yazacak olursam kedi beslemem. Bana sağlayacağı fayda minimumdur. Tavuk? Beslerim ve besliyorum da. Ondan faydalanma miktarım üst düzeyde.

Ancak bu durumları hayvan severlik ile karşılaştırmak ne kadar doğrudur bilemem. Öncelikle sinirini bir hayvan aracılığı ile gidermek uç örneğinden başlarsak: Sinir, öfke ya da kızgınlık sinirsel, psikolojik bir durumdur. Bu sinirsel durumu gidermek için hayvana uygulanacak şiddet ya da duvara/kapıya vurmak ise plasebodur. Yani, Görünürde bir yararı olsa da gerçekte vücutta herhangi bir faydası yoktur. Bu da sorunun psikolojik olduğu sonucuna ulaşmamızı sağlar. Bu bakımdan siniri, öfkeyi bir canlı ya da cansız nesneye kanalize etmek pek de sağlıklı değildir(Bence).

Hayvan hakları konusuna gelirek; bir hayvanın, bir canlı olmasından ileri gelen bir takım hakları olması gerekir. Zevk için işkence görmesini ya da öldürülmesini engelleyen haklar. Peki bu zevk konusunun sınırları nelerdir? Yukarıda et yemenin de bir zevk olduğuna değinilmiş. Oldukça mantıklı ve güzel bir düşünce olduğunu belirtmek isterim. Ancak, kendi adıma baktığımda, besin zincirini göz önüne getirerek bir takım çelişkiler yaşadığımı belirtmek isterim. Anatomik yapım ve evrimsel geçmişim etçil bir canlı olarak da değerlendirilebileceğimi göstermekte. Ancak, etten elde edeceğim faydayı, bitkilerden de sağlayabileceğimi görmekteyim. Bu durumda besinlerin bitkilerden sağlanması daha mantıklı gibi duruyor.

Peki ama, bitkilerin de bir canlı olduğu gerçeği ne olacak? Onların yaşamlarına son vermem sırasında acı çektiklerini gözlemleyememem onları istediğim gibi tüketebileceğim anlamına mı gelir? Bu bir ayrımcılık olmaz mı? Burada ikilem farklı bir boyut kazanıyor ve iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Kişisel görüşüm, besin zincirinin, bu tür işlerin dışında bırakılması gerektiği yönünde.

Neva
19-02-2012, 10:33
Peki ama, bitkilerin de bir canlı olduğu gerçeği ne olacak? Onların yaşamlarına son vermem sırasında acı çektiklerini gözlemleyememem onları istediğim gibi tüketebileceğim anlamına mı gelir? Bu bir ayrımcılık olmaz mı? Burada ikilem farklı bir boyut kazanıyor ve iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Kişisel görüşüm, besin zincirinin, bu tür işlerin dışında bırakılması gerektiği yönünde.

Haklisin bitkiler de canli, ancak sen o bitkiye dokunmasan da, o dalinda olgunlasip, bir sure sonra topraga dusecek zaten. Bircogu agac ustelik, sezonu geldiginde yeniden canlanacak.

Mesela senin guneste kuruttugun atiyorum kayisi, her sabah senin dogal seker ihtiyacini karsilayacak duzeyde. Cunku sen rafineriye ugramis seker kullaniyorsun, seker kamisi degil.

Ayni sekilde beyazlatilmis un kullanmaktasin. Halbuki vucudun icin hic de yararli degil, ote yanda bugday dururken.

Cunku senin buyuk buyuk buyuk deden de beyazlatilmis un kullanmiyordu.
Ama senden daha saglikliydi belki de.

Bir de bitkinin insana ve hayvana gore bir farki var ki, bitki her iki grubu da doyurmakta, etin yanisira. Ayni sekilde, ekstrem ornek bazi bitki de etcil sekilde beslenebiliyor.

Ancak insanin, metabolizma olarak tuketim grubu belli bitki acisindan...

Yine ayni sekilde insana iliskin, hayvan grubu tuketim acisindan fazlasiyla degisken ve zengin.

Seninle ayni pirinci tuketen bir baska ulke insani, maymun beynini ozel bir tatli olarak tuketiyor mesela. Ve bunu solen havasina ceviriyor, bebek maymun masaya geliyor, kafasina vura vura olduruluyor, sonra beyni cikarilip ozel bir sekilde serbetleniyor ve ikram ediliyor.

Tamam bu bir kultur sonucta bu yuzden ayiplayamayiz. Ancak alternatifi varken, bunu tuketmek zorunda degiliz. Cunku maymunu budamak gibi bir sansimiz yok.

Oysa agacin dalini, bitkiyi vs. budayarak cogaltabiliyoruz. Belli basli bitkiler mevsimlik, sezonu bittiginde zaten oluyor. Sen yesen de, yemesen de..

Mesela uc bir ornek, asiri soguk iklimler, cig hayvan tuketiyor, soguktan korunmak icin bunu yapiyor buyuk olcude. Vucuduna ne kadar hayvansal yag depolarsa, o denli soguga duyarsizlasiyor. Bu bir mecburiyet. Yani iklimin olmadigi yerde adama kalk bitki tuket diyemessin.

Yol olmayan bolgelerde insanlar yasiyor ornegin. Tek ulasim araci ucak. O adam senin gibi sabahlari tavuk yumurtasi tuketmek istediginde, 12 yumurtaya 25-28dolar para oduyor kuzeyde. Bunu telafi etmesi mumkun degil, mecburen hayvan'a yonelmek zorunda. Ayni oranda yagi vucuduna alabilmesi icin, kilolarca ceviz, findik vs. tuketmek zorunda. E bunlarda yetismiyor o iklimde. Bazen mecburiyet olabiliyor yani iklim sebebiyle bu ayri.

Ancak elinin altinda her turlu sebze meyveye ulasma sansi varken, kirmizi et tuketme azmi pek anlasilir degil. Tamam sutunu kullan, peynirini yap, tereyagini yap vs. yununu kullan, ama oldurme yani.

Gidip bayrak aciyor insanlar, hayvanlar oldurulmesin diye, ama kedisini yine hayvanla beslemek zorunda. Aksam kutlama icin gittigi restoranda yine kebap soyleyip afiyetle mideye indiriyor, bugunde mitingimiz vardi hayvanseverler olarak, cok ses getirdik diye..:caked:


2- Hayvanlara sadece sadist duygularla eziyet edilecek diye birşey yok. Kafan birşeye kızmıştır, elin kolun bağlanmıştır, öfkeden kuduruyorsundur, içine atıp kendini yiyeceğine gider bir kediden hıncını alırsın. Bu ruh hastalığına işaret etmez. İnsani birşeydir. Gelip geçidir. Sinirlenip kapıya yumruk atmak gibi. İnsan sevgi ve şefkatte de acımasızlık ve saldırganlıkta da diğer hayvanlardan daha fazla gelişmiştir. İnsanı sadece olumlu yönleriyle değil olumsuz yönleriyle de kabul etmek lazım diye düşünüyorum. Elbette olması gereken, sorunların çözümü ve sadistik karakter yapısında olanların tedavisidir. Ama bu çözüm ve tedavinin her bireyde çabucak gerçekleştirilebilmesi bir hedef olmakla birlikte şu an için mümkün değil. O halde bu bireylerin saldırganlıklarını kendilerine ya da bir başka insana değil bir hayvana yöneltmeleri daha tercih edilir bir çözüm olacaktır.




Bazi argumanlarin mantikli, ama su kisim mantiksiz.

Kafan kizinca cocuguna veya karina tekme atmakla, kediye tekme atmak arasinda hicbir fark yok.

O zaman kalkip kadini, cocugu dovenleri de elestirmemen gerekir. Sonucta onlar da canli neticede.

Bu, hayvana, insani ozellikler atfetmek degildir. Onun da canli oldugunu hesaba katmaktir. O da senin gibi dogurgan.

Birileri de insan kurban ediyorlardi vakti zamaninda.

Ancak yeterince evrilmis haldeyiz.

yucemanitu
19-02-2012, 13:08
Bazi argumanlarin mantikli, ama su kisim mantiksiz.

Kafan kizinca cocuguna veya karina tekme atmakla, kediye tekme atmak arasinda hicbir fark yok.

O zaman kalkip kadini, cocugu dovenleri de elestirmemen gerekir. Sonucta onlar da canli neticede.

Bu, hayvana, insani ozellikler atfetmek degildir. Onun da canli oldugunu hesaba katmaktir. O da senin gibi dogurgan.

Birileri de insan kurban ediyorlardi vakti zamaninda.

Ancak yeterince evrilmis haldeyiz.

O zaman bir hayvanı kesip yemekle bir insanı kesip yemek arasında da fark yok. Sonuçta onlar da canlı neticede, o da doğurgan.

yucemanitu
19-02-2012, 13:17
Peki ama, bitkilerin de bir canlı olduğu gerçeği ne olacak? Onların yaşamlarına son vermem sırasında acı çektiklerini gözlemleyememem onları istediğim gibi tüketebileceğim anlamına mı gelir? Bu bir ayrımcılık olmaz mı? Burada ikilem farklı bir boyut kazanıyor ve iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Kişisel görüşüm, besin zincirinin, bu tür işlerin dışında bırakılması gerektiği yönünde.

Bitkiyle hayvanı bir tutamayız ki. Bitkilerin beyni mi var, bilinci mi var? Omuriliği ve sinir sistemi mi var? Acı algısı mı var? Bitki yaşadığının bilincinde bile değil. Dalından elma koparılıyor diye acıyla feryat eden ağaç gördün mü hiç? Hayvan acı çeker bitki acı çekmez. Hayvanın bizlerden az olsa da zekası var, bilinci var, bitkinin ise yok.

AerA
19-02-2012, 14:51
Değerli dostlarım ;



Vejeteryanım. Süt-Peynir-Yoğurt tüketsemde, et yemem.
Evde beslediğim kedi için aldığım mamalarda elbette et var. Kedim benim gibi vejeteryan olmak zorunda değil, değil mi?
Birini kedi-köpek-at-eşek-koyun-tavuk v.s. tekmelerken gördüğümde, hayvan severliğimi bir tarafa bırakıp, kişiyi öldüresim geliyor. Jolly'nin dediği gibi : "Zevk İçin..."

Esen Kalınız

Neva
19-02-2012, 21:03
O zaman bir hayvanı kesip yemekle bir insanı kesip yemek arasında da fark yok. Sonuçta onlar da canlı neticede, o da doğurgan.


E ne dedim ustte??

Sutunden yararlan, yununden yararlan ama oldurulmesin. Mecburiyet cok ayri bir durum.

Bitkiyle hayvanı bir tutamayız ki. Bitkilerin beyni mi var, bilinci mi var? Omuriliği ve sinir sistemi mi var? Acı algısı mı var? Bitki yaşadığının bilincinde bile değil. Dalından elma koparılıyor diye acıyla feryat eden ağaç gördün mü hiç? Hayvan acı çeker bitki acı çekmez. Hayvanın bizlerden az olsa da zekası var, bilinci var, bitkinin ise yok.

Buna kaynagin nedir yucemanitu?

yucemanitu
19-02-2012, 23:51
Buna kaynagin nedir yucemanitu?

Beyni ve sinir sistemi olmayan bitkilerin bilinci olamaz ki, acı da duymaz. Bitkinin beyni ve sinir sistemi olmadığına dair kaynak vermem gerekmiyor.