PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kafamın içindekini kullandım


Jek
03-11-2010, 23:14
Öncelikle merhaba,
19 yaşımdayım,sizlere kimselere anlatmadığım hikayemi paylaşıyorum.
13 yaşına geldiğimde ailemin ve çevrenin etkisiyle ılımlı islam diyebileceğimiz ama biraz daha fazlası olan bir kişilikteydim.15 yaşıma geldiğimde taşındık ve artık çevrem değişmeye başladı.Ne mutlu bana ki sorgulamaya da o dönemlerde başladım.Fiziksel olarak pek ilgi çekici sayılmazdım.Kilolu,çoğu karşı cins tarafından dışlanan bir görünümdeydim.Artık o seneler benim kafam din ve varlığının kanıtları üzerine geçti. Çok uzun sürmedi,o dönemlerde bazı forum sitelerinden evrim ile ilgili şeyler öğrendim.İlk başlarda kendi kendime "yalan bu böyle şeymi olur tövbe tövbe" diyordum ama farklı olmak çabası o yaşlarda kendini gösterdiğinden gerek okulda gerek biyoloji derslerinde hocalarıma kalkıp soruyordum bu nedir bu nedir bu ne değildir.Artık din hocalarımı daha fazla terletiyordum,ertesi sene bi güzel evrimi araştırdım,nasıl meydana geldiğimizi açıkçası din kitaplarındaki safsatalardan daha güzel ve detaylı anlatıyordu.En azından ensest bir ilişkinin türü olmak ve ya çamurdan yaratılıp ruh üflenmesi bana peri masalı gibi geliyordu.Bir yandan da kilo veriyordum.Tanrım(!) hiç güzellik atfetmediğinden çirkin ördek yavrusunun güzele olamamış haliydim.Bu benim kafamı çok kızdırdı aslında temel sebep burda kopuyor diyebiliriz.16-17 yaşları arasında her kız-erkek arkadaşım birbirleriyle birliktelikler yaşıyorlardı ve bense gıpta ile bakıyordum.Çünkü bir çekicilik yoktu bende,iç güzellik safsatalarını bırakalım içim gayette güzeldir ayrıca ağzım çok iyi laf yapar ama o ilk intiba yokmu ah o ilk intiba.(Giyimimede çok önem verir,gerek kadın gerek erkek modasını takip ederim.)Sonra dedim ki ulan tanrı sen nasıl bir şeymişsin ki bir gencin en güzel yıllarını böyle yanlız ve mutsuz geçirmesine izin verebiliyorsun.Reddediyorum seni ve vereceğin hurileri kalsın onlar sende.Bu dünyada veremediğin adaleti öteki dünyada verebileceğinede inanmıyorum.O seneler pek çok uyarıcı maddeyi denedim.Kimyasal denemedim ne mutlu bana.Açıkçası arkadaşlar,kız arkadaşlar arasında muhabbet adamı,ancak sevgili olabilecek kadar çekici olmayan bir insanım.Yine mutsuzum yine mutsuzum.
Evet kafanızı ağrıttım ancak benim hikayem sanırsam biraz farklı ve genellikle cinsi ilişkiler içinde yer edinememekten,dinlerin bütün eski doğu kültürünün harmanlanmış olmasından,adaletsizlikten bahsediyor.

evrensel-insan
03-11-2010, 23:24
Saygideger jek;

Tanrini "red etmekle" altinda gizlenen senin varligin ortaya cikmis. Artik en azindan, yalnizliginin nedenini tanriya baglamak yerine, en azindan kendini sorgulayabilir ve nedenini kendi sorgulamanla bulabilirsin. Sonucta, hayatta bir seyi elde edememek, onun elde edilemeyeceginden degil; nasil elde edileceginin bilinememesinden kaynaklanir. Bunun temeli de, kisinin kendisini sorgulamasi ve bu bilinemeyeni kendini sorgulama ile bilinir hale getirmesidir.
Bu da birey bilinci olarak ne dusundugunu, nasil davrandigini kendinin bilgisi dahilinde uygulamaktir. Ne baskasini suclayarak, ne de bunu kendine kader yaparak.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Haddat
04-11-2010, 00:06
Arkadaşımız henuz tanrısından vazgeçememiş sadece kafasın da var zannettiği tanrıya kızmış , küsmüş o tanrı arkadaşın hormonlarına hitab eden bir dişi verse . Anında tapınmaya başlar. Tanrısı nı kendi emrinde zannediyor ve istediği olmayınca , adaletsizlikle ve zalim olmakla suçluyor. Yaradanından ayrı olmadığını görmesi dileğiyle.

Jek
04-11-2010, 00:32
Arkadaşımız henuz tanrısından vazgeçememiş sadece kafasın da var zannettiği tanrıya kızmış , küsmüş o tanrı arkadaşın hormonlarına hitab eden bir dişi verse . Anında tapınmaya başlar. Tanrısı nı kendi emrinde zannediyor ve istediği olmayınca , adaletsizlikle ve zalim olmakla suçluyor. Yaradanından ayrı olmadığını görmesi dileğiyle.

Sayın haddat ;

Yazıp,sonradan çıkardığım çok bölüm var.Hormonlar,dişi felan demişsin.Alakası yok.Her insan toplum içinde değer verilmek istenir.Yazının çok da uzun olmaması için çıkardım.Ayrıca herkesin yazdığı gibi "dengesizlik var tanrı yok" gibi şeylerde yazabilirdim evet,bunlara bende katılıyorum bu sayılanların hepsi doğru ayrıca 3 kitabında "en iyi kitap benim 1.ben olucam" demesindeki saçmalığıda kavrayabiliyorum.Fakat farklı birşeyler yazmak istedim.En büyük etken bu oldu dediysem bütün sebep bundan doğuyor demedim.Bakın biz fakirliğide,zenginliğide görmüş bir aileyiz.Yeri geldiğinde altımda arabayla liseye girdiğimi bilirim(2 arabanın birini kullanırdım ara sıra).Diğer türlü,karşıdaki büfeden simit ve ayranla öğünümü geçiştirdiğimide bilirim.İkisindende çok iyi anlarım.Fakat ne fakir olunca "tanrı bizi fakir yaptı ama öteki tarafta mutlu olucaz" dediğimi bilirim ne de zengin olunca "tanrı bize para verdi bak ne güzel hadi şükredelim" dedim.Çünkü bildim ki bunların hepsi bizim daha doğrusu aile büyüklerinin iş hayatındaki denge/dengesizlikleri.Bu saydığım olaylar liseye ilk adım atmamdan sonra oldu(sorgulamalar,inancı red etmem)

Nova
04-11-2010, 00:56
Jek, selamlar :) insan gerçeği bir şekilde paçasından yakalıyor, samimi ve akıcı anlatımın, yaşadıklarını biziml paylaştığın için mutluyuz.

İnsan öyle bir noktaya geliyorki, kendi sınırlarını biliyor ve daha ötesini zorluyor. Bu noktada kırılma noktası hadisesi sadece lafta kalıyor. İnsan, birşey olmadığını ve dünyanın aynı tas aynı hamam olduğunu farkettiği anda; gerçeğe uyanıyor..

Bizi, en azından beni sıkmıyor, yolla gelsin :)

Yeniden hoşgeldin.

ps:

Jek; şafak mı-yağmur mu, hiçbirisimi.

VeİnsanAldandı
10-05-2011, 17:37
Bismillâhirrâhmânirrâhîm.

Sizlere kardeşlerşm demeyş ne kadar çok isterdim bir bilebilseniz.Fakat Allah'tan korkumdan dolayı diyemiyorum.Çünkü Kur'an'da tam tercümesi aklımda değil fakat bir toplumu taklit eden onlar gibi olur denmektedir bu yüzden uzak duruyorum.Önceikle şunu açıklayayım.İlk başta bir arkadaşın bahsettiği konuya bakınca.Bazı istekleri var.En başında da eğlenmek ve mutlu olmak geliyor.Diğer anlattıkları bu eğlenmek ve mutlu olamaya ulaşmak için sadece birer araçlar.Bende şunu söylüyorum.19 yaşına gelmiş birisi şuan 16 yaşında olduğum halde görüş açısının benden daha geniş olması gerekmektedir.Acaba insanları kimin yarattığına inanmaktadır bilmiyorum. Tabi gözünün önündeki at gözlüklerini atıp bunu düşünmüşmüydü onu da bilmiyorum.Fakat beni Yüce Allah yarattı.Bunu anlamak o kadar da zor olmasa gerek. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Gerçek olduğu anlaşılan ve kesin olan bir doğru 1000 yanlıştan üstün gelir.VE o arkadaşa şunu da sormak istiyorum.Acaba İstanbul Topkapı Sarayı'ındaki müzede Kur'an'ı Kerim'in 1400 yıl önceki yazılmış orijinal halini gördüü müğ yada biliyor mu.Bilmiyorsa d aöğrenmiş olsun.Birincisi Kur'an'da, insanlar tarafından 'yobazca' inkar edilmeye çalışılan bir çok mucize var.Ki bilim dünyasının en önde gelenleri saydığımız profesörleri açıklıyorlar bunları ve Kur'an ile tıpatıp uyuşuyor.VE buna göre bu bilgiler(mucizeler) 1400 yıl öncesinden bildirilmiş.Ve buna göre bu Kitap bir doğruyu açıklıyor.Yanlış olamaz, burdaki kastettiğim yanlış 'mantıken' yanlış olmamasıdır.Buna göre bu kitapta ve Kainatta da bildiğimiz üzere her canlı ölecektir.Şimdi şunu sorarım.Her canlı öldüğüne göre bir insan niye yaşar ?.İki cevabı vardır.Bir ya bu yaşamı çok güzeldir ve zevklerle doludur. Yada Ölüm bitiş değildir. Yüce Allah kimsey, boşuna yaratmamıştır.İnsan hayatı sınırlıdır fakat Ahiret hayatı sonsuzdur.Kur'an'da geçmektedir.Bir insan bazı sıkıntıları çekiyorsa bazı şeylerden mahrum kalıyor yada bilerek vazgeçiyorsa bu bir karşılığın sonucundadır.Tabii ki her zaman değil.Ama burada öyle.Allah kendisine iman ve ibadet etmesi için yarattığı insanı sıkıntılarına karşılık ahireti vaad etmiştir.Buna göre bazı kazançları zevkleri iyi yaşamları olanlar da sorumludurlar.Onlar da sahip olduklarını paylaşma dediğimiz Zekat vermek ve sadaka verme yoluyla diğer insanlara vermek zorundalardır ki şu kısa hayatında sonsuzluğunu yüzlerce kat kazançlı çıktığı bir yolla sağlayabilsin ve güzelleştirebilsin. Aklınıza takılan soru varsa sorabilirsiniz.

yorumcu17
30-07-2014, 00:08
evet, acımasız lise yılları insana gerçekten hayatın amacını sorgulatıyor. benim de şu an agnostik olmamda en büyük etken budur belki de. insan bişeyler eksik olunca o eksik şeylerin değerini anlıyor. lise yıllarında çevremde arkadaşlarım akrabalarım genelde güzel - yakışıklı iken benim çirkin olmam bayağı sıkıntılı idi benim için. en önemlisi de bunu kendinin bulmak zorunda olman. bakarsın başkaları hep kızlarla birlikteyken sen bu işin sırrı var mı acaba diye düşünrsün benim durumumdaysan. önce davranışlarında problem olduğunu düşünebilirsin mesela. neyse çirkinlik-güzellik, fakirlik-zenginlik vs. şeyleri eşit dağıtmayan tanrı hepimizin aynı sınava girmesini istiyor, işin garipliği burada.