PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Chaushesku ve Kürtaj yasağı


TurkceRap
25-12-2010, 23:18
"Nikolay Çavuşesku ve Kürtaj Yasağı

1988 yılında Nicolae Ceauşescu'nun 70'inci yaşgünü ve siyasetteki 55'inci yılı anısına bastırılan pul
Romanya’nın diktatörü Nikolay Çavuşesku 1966′da, yani iktidara gelişinin ertesi yılında kürtajı yasakladı.

“Cenin tüm toplumun malıdır” diyordu. “Her kim ki çocuk edinmekten kaçınır o kişi toplumun sürekliliğinin gerektirdiği yasalara karşı gelen bir dönektir.”

İktidarı sırasında böyle ihtişamlı konuşmalar yapmayı çok severdi. Esas planı yeni sosyalist insan’a yakışan bir ulus yaratmaktı.
İhtişam merakı çok fazlaydı. Kendine saraylar inşa ettirirken vatandaşlar üzerinde vahşet ve ihmal geçerliydi.

İmalat sanayini kollarken tarımı ihmal etti.
Kırsal kesimde yaşayanları şehirlerdeki ısıtılmamış apartman dairelerine göçmeye mecbur etti. Karısı dahil
kendi ailesinden 40 kişiyi hükümette yetkili makamlara getirdi.

Resmi unvanı “Romanya’nın sahip olabileceği en iyi anne” olan Madam Çavuşesku yani karısı Elena 40 konut ve ihtişamına mütenasip miktarda kürk ve mücevher
talep etmekteydi. Ama kendisi pek anaç sayılmazdı. Kocasının kötü idaresi sonucu ülkede gıda kıtlığı baş gösterdiği dönemde “Kurtçukları ne kadar beslersen
besle asla doymazlar” demişti.

15 yaşından itibaren komünist antifaşist propaganda ve afiş yapıştırma suçlarından defalarca tutuklanmıştı.
Çavuşesku’nun kürtaj yasağı onun ana hedeflerinden birisi olan ‘nüfusu hızla arttırarak’ Romanya’yı güçlendirmeye yönelikti. Yasanın getirildiği 1966 yılına
kadar Romanya kürtaj konusunda dünyanın en liberal ülkelerinden birisi. Doğum başına 4 ile ülkede o tarihe kadar en yaygın doğum kontrol yöntemi kürtaj
idi.

Şimdi önderin kararı hemen bir günde uygulamaya girince ülkede kürtaj tamamen yasak hale geldi. Tek istisnası komünist parti’de önemli bir konumda bulunanlar
ile zaten 4 çocuğu bulunanlar idi.


İşyerlerinde alaycı bir şekilde “regl polisi” adı verilen hükümet ajanları kadınları toplar, hamilelik testleri yaparlardı. Eğer bir kadının sürekli bir
şekilde hamile kalmadığı tespit edilirse can acıtıcı bir “bekaret vergisi” ödemek zorunda bırakılırdı.

Çavuşesku’nun bu önlemleri istenen sonucu verdi. Kürtaj yasağının ardından bir yıl içinde Romanya’da doğum oranı iki katına çıktı. Komünist seçkinlerden
ya da Çavuşesku klan’ından olmayanlar için ülkede hayat zaten berbattı. Ama bu bebekler için hayat daha da berbat olacaktı.

Kürtaj yasağının hemen öncesinde doğan çocuklar ile sonrasında doğanlar kıyaslandığında ölçülebilen her bakımdan sonuç çok daha kötü çıkmakta idi. Okul başarıları düşük, iş verimlilikleri
düşük, bir suçlu olmaları olasılığı da kat be kat daha yüksekti.

Sonunda ulu önder Çavuşesku’nun başını yiyen de onun getirdiği kürtaj yasağı sonucu aşırı üreyen bu kadersiz gençler oldu. 17 Aralık 1989 günü başlayan öğrenci gösterileri polis ve askerin örencilerin üzerine ateş açması üzerine çığırından çıktı.

21 Aralık günü şimdi Devrim Meydanı olarak anılan yerde yüz binden fazla kişinin önünde konuşmakta iken halkın Çavuşesku ve eşini yüzüne karşı yuhalamaya
başlaması dönüm noktası oldu. Binanın içine kaçıp orada ertesi güne kadar saklandılar. Artık ayaklanma durdurulamayacak bir şekilde başlamıştı. Oysa kendisi
daha bir ay önce yapılan seçimde o halkın oylarının %90′lı kısmını alarak yeniden 5 yıllığına komünist parti genel sekreterliğine (devlet başkanlığına) seçilmişti.

22 Aralık günü ülkenin tüm büyük kentleri ayaklanma halindeydi. Çavuşesku’lar helikopterle sürekli oradan oraya kaçtılar. Güvenlik güçlerinin ayaklanmayı bastırmak için onun emriyle halkın üzerine ateş açması ve ertesi günkü gazete manşetlerinde 64bin kadar kişinin hükümet kuvvetleri tarafından vurulduğunu yazması bardağı taşıran olay oldu. (Aslında daha sonra belirlenen gerçek ölü sayısı bin kişiyi bile bulmamaktaydı.)

Çavuşesku’nun Zaire (Mobutu), Şili (Pinochet), Kamboçya (PolPot), ve Kuzey Kore(Kim Il-Sung) ulu önderleriyle arası çok iyi olduğu gibi kendisi hem komünist,
hem demokratik ülkelerin liderleriyle de çok iyi ilişkiler kurmuştu. Fransa kendisine Legion D’Honneur, İngiltere kraliçesi şövalyelik (GCB) unvanları
vermiş, ABD başkanı Nixon’dan aydan getirilme bir taş, Danimarka, Almanya ve birçok ülkeden çeşitli nişanlar almıştı. Cahil bir insan olan karısı Elena
bile çeşitli üniversitelerin fahri doktora derecelerine sahip olmuş idi. Fizikçi iki oğul, matematikçi bir kız olmak üzere üç çocukları vardı.

Çavuşesku ailesi çocuklarının pek mutlu yaşadıkları söylenemez. Diktatör ve karısı halkın yanı sıra kendi öz çocuklarına bile hayatı yaşanmaz kılmışlardı.

Elena ve Nikolay İngiltere kraliçesinin madalya ve övgülerine mazhar olmuşlardı.
Ayaklanma durdurulamaz bir noktaya geldiğinde yanlarına bir milyar dolar alarak ülkeyi terk etme girişimleri de başarısız olunca Çavuşesku çifti kendi polisleri
tarafından tutuklanıp askerlerin eline verildiler. 25 Aralık günü bir askeri mahkeme tarafından yargılanıp ölüme mahkum edilen Elena ve Nikolay elleri arkadan bağlanıp, bir duvarın önüne konuldu.

Son anda Nikolay Çavuşesku’nun diz çöküp yalvararak istediği tek şey bir temiz gömlek idi. Ama kendisine bu
dahi çok görüldü, verilmedi. Noel gününde bir idam mangası ve bir sürü gönüllü tarafından yüzlerce mermi ile hemen orada infaz edildiler. Kendisine verdiği
“Karpatyalı Dahi” ve Ulu Önder (Conducător) unvanlarının artık hiçbir hükmü kalmamıştı.

Aslında, Nikolay Çavuşesku eğer 23 yıl önce ülkesinde o “”kürtaj yasağı”” kararını vermemiş olsaydı makus talihi çok daha farklı olabilirdi. Çünkü o zaman
kendisine bu sonu hazırlayan ve onu infaz edenlerin çok büyük bir kısmı muhtemelen hiç doğmamış olacaklardı."

canakci

www.liberteryen.org (http://www.liberteryen.org)

dan alıntıdır.

Jolly Jocker
26-12-2010, 04:30
Eee, sonuç?

Bize ne şimdi Çavuşesku'nun kürtaj yasağından?

Geçenlerde Rumenlerin komünizmi kapitalizme göre daha iyi bulduklarını ortaya koyan bir haberi alıntılayan başlık açmıştım. Bu başlığın, ona verilmiş gecikmeli bir cevap olduğu izlenimine kapıldım şimdi. Oysa o başlıkta Çavuşesku 'model' sosyalizmi savunmak değil, kapitalizmi eleştirmek amacı güdülmüştü. Senin anlattıklarından sonra çıkan sonuç, kapitalizmin Rumen halkını bu ''kötülük dolu'' Çavuşesku'yu bile kapitalizme tercih edecek denli bıktırdığını gösterir yalnızca.

Bu arada, umarım Çavuşesku kürtajı yasakladı diye sosyalizmin ''kürtajı yasaklayan birşey'' olduğunu düşünmüyorsundur. :)

Çavuşesku'nun da bir temsilcisi olduğu reel ''sosyalizm'' anlayışının erekselcilikten kaynaklanan teorik yanlışlarının eleştirisi ise yapılması gereken bir zorunluluk ve başka bir başlığın konusu.

kaanuni
26-12-2010, 08:30
Kürtaj'ın yasak olduğu durumlarda kürtaj edilmeyen bebeklerin hayatları iyi geçmiyor. ABD'de kürtaj yasaları üstünde yapılmış kapsamlı bir araştırmada, kürtaj yasaklarının hafifletilmesi ve suç oranlarının düşmesi arasına bağlantı gösterilmiş (1). Bu araştırmanın yazarlarından Lewitt'in bir kitabını da okumuştum orada Romanya örneğini de kaynaklarıyla veriyordu (2).

Ahlaki değerler kişiseldir. Politik kararlar bilimsel gerçekler doğrultusunda verilmelidir. İlk 24 hafta içerisinde fetus acı hissedememektedir (3). Kürtaj hakkının kaldırılması veya sınırlandırılmasının toplumsal maliyeti çok yüksektir. İbrahim dinlerinin hepsi kürtaja tepkilidir. Türkiye'de 10 haftaya sınırlı kürtaj hakkı var. Uygulamada her kadın bu haklardan eşit derecede faydalanamıyor. Sınır olarak 10 haftanın seçiminde Kuran'ın etikisi görülüyor.

(1) http://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=174508
(2) Kitabın resminin üstüne tıklayıp "romania" diye aratırsanız kaynaklar çıkar. http://www.amazon.com/Freakonomics-Economist-Explores-Hidden-Everything/dp/0060731338/
(3) http://www.rcog.org.uk/fetal-awareness-review-research-and-recommendations-practice

TurkceRap
26-12-2010, 15:31
Eee, sonuç?

Bize ne şimdi Çavuşesku'nun kürtaj yasağından?



Dostum bu yazıdan anladığın tek şey Kürtaj yasağımı?

Orada Kürtaj yasağı üzerinden Çavuşesku dönemi Sosyalizm anlayışına ve döneme göndermeler yapılmış, Ama kürtaj konusu da ayrıyeten tartışılabilir Tabii.



Geçenlerde Rumenlerin komünizmi kapitalizme göre daha iyi bulduklarını ortaya koyan bir haberi alıntılayan başlık açmıştım. Bu başlığın, ona verilmiş gecikmeli bir cevap olduğu izlenimine kapıldım şimdi. Oysa o başlıkta Çavuşesku 'model' sosyalizmi savunmak değil, kapitalizmi eleştirmek amacı güdülmüştü. Senin anlattıklarından sonra çıkan sonuç, kapitalizmin Rumen halkını bu ''kötülük dolu'' Çavuşesku'yu bile kapitalizme tercih edecek denli bıktırdığını gösterir yalnızca.



Açtığın başlıkla ilgili yanıtı bizzat o başlıkta vermiş, kendi adımıza da gereken sonucu da çıkarmıştık, Fakat, Yinede Senin "Rumenlerin özlemi" diye koyduğun başlıkla ilgili döneme ışık tutması açısından da yerinde bir yazı olmuş.


Chaushesku'yu kendi halkı indirdi, Sonu da trajik oldu.

Koyduğun anketin ne kadar ciddiye alınır olduğu farklı ülkelerle ilgili farklı sonuçlardan belli oluyor.

Belli bir sayıda insan üzerinde uygulanmış bir anketi burya Rumenya da "Sosyalizmi geri istiyormusunuz" referandumu yapılmış gibi sunman Kapitalizmle ilgili değil, Bilakis Senin Sosyalizm adına parmak hesabına kadar düştüğünü gösterir ki, Bence burada durup düşünülmesi gereken bir durum vardır (bnzerini açtığın başlıkta da söylemiştim).



Bu arada, umarım Çavuşesku kürtajı yasakladı diye sosyalizmin ''kürtajı yasaklayan birşey'' olduğunu düşünmüyorsundur.



Hayır düşünmüyorum, Böyle bir iddiam da yok zaten, Ama Sosyalizmle birlikte diktatörlüğün ise kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.



Bunu söyleyen ben değilim, Tarih bunun canlı örnekleri ile doludur, Chaushesku ise bunlardan sadece birtanesidir.



Çavuşesku'nun da bir temsilcisi olduğu reel ''sosyalizm'' anlayışının erekselcilikten kaynaklanan teorik yanlışlarının eleştirisi ise yapılması gereken bir zorunluluk ve başka bir başlığın konusu.



Kişisel olarak alma ama, Sosyalist görüşleri olan birçok kişiyi bu yaklaşım içinde görüyorum ve bunların bahane olamayacağını düşünüyorum, Çünkü ideolojinin kendisinde temelden bazı yanlışlıklar olduğunun görülemediğini ve Bunun gelenek halini aldığı kanaatindeyim.

Bu arada Yazının bana ait olmadığını, Liberteryen.org!danalıntı olduğunu belirtmiştim.

Jolly Jocker
26-12-2010, 18:03
Romanya'daki ''sosyalizm'' de Stalinizmin bir çeşidiydi. Despotik ve bürokratik bir yapıya sahipti. Üretenlerin değil, öncü partinin ve bürokratların yönetmesine dayanıyordu. Bu yüzden onu tam olarak sosyalizm diye anmak hata olur; ''sosyalizan bir yapı'' demek daha doğru aslında.

Bürokraik yozlaşmaların kaynağında, marksizmin erekselci-yanlış kavranışı yatar. Buna göre, eşitlik ve özgürlük sistemi olan sosyalizm ileride, teknolojinin bolca gelişmesiyle ulaşılabilecek bir erektir. Bugünden ise insanların, emekçilerin öncü partinin dedikleri doğrultusunda hareket etmesi, çalışması gerekir. Fazlaca ekonomik indirgemeci bir teoriye dayanır. Devrim kavrayışı da buna binaen farklıdır. Ekonomik ve siyasal krizin üst üste bindiği bir momentte emekçilerde tepki doğacağını ve öncü partinin manüpilasyonlarıyla harekete geçeceklerini, siyasal iktidarı alıp öncüye vereceklerini varsaymaya dayanır. Aslında tüm bu yanlış kavrayış, tıpkı menşeviklerin ve 2. Enternasyonelcilerin düştüğü hata gibi, marksizmden önceki eski(Feuerbatic) materyalizm anlayışının etkisinden çıkamamaya dayanmaktadır.

Benim önceden açtığım başlıktaki halklara yapılan anketi kapitalizm taraftarı şirketlerin yaptığı, çıkan sonucun tam da bu yüzden dikkate değer olduğu vurgulanmıştı. Öyle boş verilecek, 'kıytırık' bir araştırma değil yani. Öte yandan, Rumen halkı dahil pek çok eski Doğu Bloku halkı, ezici çoğunlukla bürokratik haliyle bile sosyalizmi tercih ediyorsa, sizin Çavuşesku'dan evvel kendinizi eleştirmeniz gerektiği sonucu çıkar. Zaten mantıken de, artık varolmayan bir sistemin eleştirisini değil, kendi sisteminizin özeleştirisini vermeniz gerekir. Ama siz başka sistemlerin 'kötülükleri' üzerinden, kendi sisteminizin zaaflarını temize çekme yanlışına kapılmışsınız. Kapitalizmi eleştiren bir liberal görsem dişimi kıracağım. Tıpkı müslümanlar gibisiniz.

Chaushesku'yu kendi halkı indirdi, Sonu da trajik oldu.
Bu tür laflara da bayılıyorum. Aynı halk Çavuşesku'yu iktidara da getirmemiş miydi? Her sosyalist devrim halk desteğiyle yapıldı. Ama karşı-devrimler her zaman halktan destek almadı. SSCB'nin yıkılışı buna güzel bir örnektir.

TurkceRap
26-12-2010, 20:35
Romanya'daki ''sosyalizm'' de Stalinizmin bir çeşidiydi. Despotik ve bürokratik bir yapıya sahipti. Üretenlerin değil, öncü partinin ve bürokratların yönetmesine dayanıyordu. Bu yüzden onu tam olarak sosyalizm diye anmak hata olur; ''sosyalizan bir yapı'' demek daha doğru aslında.

Bürokraik yozlaşmaların kaynağında, marksizmin erekselci-yanlış kavranışı yatar. Buna göre, eşitlik ve özgürlük sistemi olan sosyalizm ileride, teknolojinin bolca gelişmesiyle ulaşılabilecek bir erektir. Bugünden ise insanların, emekçilerin öncü partinin dedikleri doğrultusunda hareket etmesi, çalışması gerekir. Fazlaca ekonomik indirgemeci bir teoriye dayanır. Devrim kavrayışı da buna binaen farklıdır. Ekonomik ve siyasal krizin üst üste bindiği bir momentte emekçilerde tepki doğacağını ve öncü partinin manüpilasyonlarıyla harekete geçeceklerini, siyasal iktidarı alıp öncüye vereceklerini varsaymaya dayanır. Aslında tüm bu yanlış kavrayış, tıpkı menşeviklerin ve 2. Enternasyonelcilerin düştüğü hata gibi, marksizmden önceki eski(Feuerbatic) materyalizm anlayışının etkisinden çıkamamaya dayanmaktadır.

Benim önceden açtığım başlıktaki halklara yapılan anketi kapitalizm taraftarı şirketlerin yaptığı, çıkan sonucun tam da bu yüzden dikkate değer olduğu vurgulanmıştı. Öyle boş verilecek, 'kıytırık' bir araştırma değil yani. Öte yandan, Rumen halkı dahil pek çok eski Doğu Bloku halkı, ezici çoğunlukla bürokratik haliyle bile sosyalizmi tercih ediyorsa, sizin Çavuşesku'dan evvel kendinizi eleştirmeniz gerektiği sonucu çıkar. Zaten mantıken de, artık varolmayan bir sistemin eleştirisini değil, kendi sisteminizin özeleştirisini vermeniz gerekir. Ama siz başka sistemlerin 'kötülükleri' üzerinden, kendi sisteminizin zaaflarını temize çekme yanlışına kapılmışsınız. Kapitalizmi eleştiren bir liberal görsem dişimi kıracağım. Tıpkı müslümanlar gibisiniz.


Bu tür laflara da bayılıyorum. Aynı halk Çavuşesku'yu iktidara da getirmemiş miydi? Her sosyalist devrim halk desteğiyle yapıldı. Ama karşı-devrimler her zaman halktan destek almadı. SSCB'nin yıkılışı buna güzel bir örnektir.






Freddi dostum, Sen ne zaman bizim sana söylememiz gerekenleri bizlere söylemekten, Tereciye tere satmaktan vaz geçeceksin?

İdeolojisini dinleştiren, Herşeyi siyah ve beyaz olarak gören malesef Senin gibi düşünenler.

Liberal görüşteki kişilerin Kapitalizmi eleştirdiğini görürsen dişini kıracağını söylemişsin, Zahmet eder google'dan ekonomi teorileri ile ilgili Liberal ve Liberteryen ideologlar veya ekonomistlerin ürettiği ekonomik teorilerle ilgili arama yaparsan, birsürü kaynak bulabilirsin, Dişini kırıp kırmayacağına da ondan sonra karar ver istersen.

Sscb'nin dağılmasının halka rağmen olduğunu mu söyledin, Ben mi yanlış anladım?

Sovyetlerdeki sistem kendi kendini bomba gibi patladı, Halk durumdan memnun olmadığı için 1-2 yılda yerle bir oldu, Yok diyeceksen Kapitalist ülkelerin uğraşması, falanfilan, Eğer Eğer halk gerçekten Sovyetler yönetiminden hoşnut olsaydı, Kapitalist ülkelerdeki yaşam biçimlerine özenmeseydi, Sovyet toprakları milyonlarca kilometrekarelik dünya ile bağlantısını kesmiş Kopca bir Açıkhava hapishanesi olmasaydı^, 73 yıldan daha uzun süre varlığını sürdürebilirdi.

Son olarak, Aynı Şeyleri tekrar etmekten vazgeç lütfen, Anketin neden ciddiye alınmaması gerektiğin Hem bu başlıktaki ikinci iletimde, Hem de diğer başlıkta cevapladım, Kaldıki hatırladığım kadarıyla orada Sanırım birtek Romanyada Anket sonuçları Komünizm lehineydi, fakat belli bir kesim üzerinde Zor zamanda yapılmış bir anket hiçbir şeyi ıspatlamaz.

Ayrıca, o listeyi koyduğunda ülkelerle ilgili sonuçları tek tek incelediğimizde ne demek istediğimi daha iyi anlarsın.


Sana tavsiyem Ütopik fanteziler peşinde koşacağına o ülkelerden gerçek insanlarla tanış, Senin kadar komünizm hasretiyle yanıp tutuşmadıklarını göreceksin.

Jolly Jocker
26-12-2010, 21:48
İdeolojimi dinleştirdiğim ya da herşeyi siyah beyaz gördüğün türünden yargılar sizlerin önyargılarınızdır. Ve maalesef önyargınız sonyargınız oluyor sıklıkla. Reel sosyalizm eleştirisi üzerinden özgürlükçü sosyalizmi teorize edip savunuyoruz ama hala sizin yaftalarınızdan kurtulamıyoruz.

Özel mülkiyeti ya da piyasayı eleştiren bir liberalin linkini verirsen çok sevinirim, ben bulamadım da. Kaldı ki ben hz. google'daki liberteryen siteleri değil, bu forumdaki liberalleri kastetmiştim.

SSCB hakkında yarım yamalak bilgiyle konuşmamak gerekir. Elbette sistemin de bürokratik yapısından kaynakla aksaklıkları ve ciddi sıkıntıları vardı ama halk kitlesel biçimde sokaklara dökülüp de kapitalist bir devrim falan yapmadı. Yaşanan süreç, kalenin içten fethedilmesini yansıtıyordu. Önce bir referandum yapıldı. Amaç, halkın sosyalizmi istemediğini ''göstererek'' Sovyetleri demokratik biçimde dağıtmaktı. Ama %76 oranında ''sosyalizm devam etsin'' mealindeki sonuç çıkınca, karşıdevrimciler halka rağmen sistemi dağıttıklarını ilan ettiler. Ha, halk çoğunluğu istemeseydi ne olurdu? En azından Sovyetler kendi intiharı pahasına bile halkını dinleyen bir ülke olurdu. Bizde de halk bu düzende yaşamak istemediğini 12 Eylül öncesinde ortaya koydu, peki ne oldu? Dincisi, liberali, milliyetçisiyle her türden piyasacı Amerikan işbirlikçisi halkı, işçi sınıfını ezip darbe yaptı, ülkeyi işkencehaneye çevirdi. Aman ne demokratik!

O ankette sadece Rumenler değil, Bulgarlar, Macarlar, Ukraynalılar v.s. de sosyalizmi tercih etmişti.

Astur
26-12-2010, 23:31
Freddie 1991 referandumunu işinize geldiği şekilde, yanlış yorumluyorsunuz. Sovyetler'deki 6 cumhuriyet boykot etti mesela referandumu. Referandumda sorulan soru da "Sosyalizm istiyor musunuz?" değildi. Soru şuydu: "Do you consider necessary the preservation of the Union of Soviet Socialist Republics as a renewed federation of equal sovereign republics in which the rights and freedoms of an individual of any nationality will be fully guaranteed?" Yani: "Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin her milliyetten her bireyin hak ve özgürlüklerinin garanti altına alınacağı eşit egemen cumhuriyetlerden oluşan bir federasyon olarak yenilenmesini gerekli görüyor musunuz?"

Daha sonra Ukrayna'da falan bağımsızlık konulu ayrı referandumlar yapıldığı, ve orada yüzde 90'lara varan oranlarda bağımsızlığa evet oyu verildiğini de belirtmek lazım.

Sadece bunu eklemek istedim, tartışmaya dalma gibi bir amacım yok, güzel bir tartışma, izliyorum. :)

Sangre
26-12-2010, 23:44
Dostum, aslında Freddie 91 referandumundan değil, aşağıda başlık olarak belirttiği anketten bahsediyor;

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=22193

Edit; Özür dilerim Freddie'nin bir önceki iletisini okumamıştım, dolayısıyla referandumdan da bahsettiğini görmedim.. Ben karışmadım sayın siz :)