PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Politik Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri


ahmetsln
28-12-2010, 00:06
http://www.pandora.com.tr/images/kapak/193524b.jpg

Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri

Georges Politzer her şeyden önce Gülüştür. Meydan okumanın Gülüşü; başkaldırmanın değil, devrimcinin Gülüşü; anarşistin değil, tarihin mahkumiyet hükmünden kurtulmak için eski dünyanın güçleriyle açıkça alay eden marksistin Gülüşü. Zincirler içinde, Pucheu'nün karşısında, Gestaponun işkenceleri içinde bile, galip gelenin Gülüşü; infaz mangasının karşısında, galip gelenin Gülüşü.

Politser; henüz bir tür idealist düşünce içinde çabaladığı 1926'dan sonra gelişmiştir kuşkusuz. Savaşım vermiş, dişini tırnağına takarak ilerlemiştir. Yolun sonunda da marksizmle karşılaşmıştır.

Yayınevi: Arya
(11/2009)
ISBN: 9789758491339
256 sayfa
Dil: Türkçe
Türü: Siyaset Felsefesi

yorum : materyalizmi ve idealizmi karşılaştırarak anlattığı için çok öğretici ve anlaşılır bir kitap.

Astur
28-12-2010, 01:16
Bu ülkede felsefeyi buradan öğrenen çok, solcular arasında çok popüler bir kitap. Ama ben tavsiye etmem buna bağlı kalmayı. :)

Sangre
28-12-2010, 01:17
Bu kitabı okuyan var mı hala?

frodo
28-12-2010, 01:20
Sevgili atistsol merak ettim bu kitabı okudun mu ? Çünkü bu kitabı hakkını vererek okuyan kolay kolay "dar kalıplara" düşmez.

Natan
29-12-2010, 00:37
Kitabı iki defa okudum.Küçümsemek için mi sordun sangre ?

Aslında "temel ilkeleri" adlı kitap daha kapsamlı. Bu bir özet niteliğinde

saygılarımla

AerA
29-12-2010, 00:39
Bu kitabı okuyan var mı hala?

Ben okudum..Halada okurum...
Hatta bir alıntısı İslam Forumunda bile yayınlamıştım...

Bilginin modası geçmez bilginize...

Sangre
29-12-2010, 01:11
Evet küçümsemek için sordum Natan.. Ama kitabı okuyanlardan değil, kitabın kendisinden bahsediyordum.. Zaten ben de kitabı okudum.

Aşağıda linkini verdiğim 'Diyalektik Materyalizm'e ilişkin tartışmada da bu kitaptan bahsetmiştik.. Ulpian ve Nihilist 'formel mantık' üzerine bir tartışma yapıyorlardı.. Ben de bahsi geçen kitapta Politzer'in 'formel mantık'ı, 'metafizik'in yöntemi olarak sunduğu bölümleri tartışmaya taşımıştım.. Ve Politzer'in bu konuda ne kadar bilgi sahibi olduğunu göstermiştik.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=311149

Kitaba ilişkin düşüncelerim bu konudan geliyor.. Yoksa 'Sosyalizm'in veya 'Diyalektik Materyalizm'in manifestosu olduğundan dolayı değil.

Astur
29-12-2010, 01:52
Güzel tartışma olmuş Sangre dostum, şimdi okudum da ulpian ve sen gereğini yapmışsınız. :)

Formel mantık tartışması da bir ara yazdığım Mantık 101 yazılarını aklıma getirdi, onu bir ara tamamlayıp toplu halde burada sunmayı planlıyorum.

diamat
29-12-2010, 02:29
sayın sangre

politzerin bilgi düzeyinden çok,
diyalektik materyalizmi anlamak istemeyişinizin arkasında yatan şeyin marksizm alerjisi olduğunu gösterebilmiştiniz o başlıkta.

o başlıkta,
niteliği bile tanımlayamamıştınız.
niteliğin kökenine dair bir açıklama denemesine bile girişmemiştiniz.

görüyorum ki kendinizi galip ilan edivermişsiniz.
ancak başlık orda.

kaldığı yerden de devam ettirilebilir gereğinde.

ulpian
29-12-2010, 18:45
sevgili nihilist,

Sangre'nin yukarda yazdığı ile senin yazdığının ne gibi bir ilgisi var. Tut ki, bizde 'marksizm alerjisi' olduğu için karşı çıkıyor olalım. Ama bu gibi niyet okumalarla tartışılmaz ki. Ne de olsa, karşı çıkışımızı -doğru veya yanlış- bir takım nesnel dayanaklarla açıklamaya çalışıyoruz.

Sangre'nin linklediği bölümde konu formel mantıktı. Söz konusu kitap, genel olarak çok derin, düzeyli, ufuk açıcı vs. olabilir (ben katılmıyorum buna, ama konu bu değil).

Konu (Sangre'nin son iletisinde) sadece, yazarın kitabın bir bölümünde formel mantığı yanlış anlatması ve formel mantıkta olmayan bir takım savları isnat ederek, olmayan bu savları çürütmeye çalışması. Formel mantığın evrene veya evren-'ötesine' dair hiçbir savı olmadığını, sadece tümcelerin biçimsel ilişkileriyle ilgilendiğini anlamak için, matematik fakültesini bitirmiş olmaya gerek yok ki. Birazcık vaktini ayırıp emek veren herkesin kabul edeceği basit ve yalın birşey bu. (Detaylarını Sangre'nin yukardaki linkinde açıklamaya çalışmıştım.)

Mesela de ki, 'tamam, bu konuda yazar, anlamsız bir eleştiride bulunmuş, ama sadece bu nokta kitabın değerini yok etmez'. Ama bu kadar açık-seçik bir konuda dahi, kitabı savunmak garip kaçıyor bence.

sevgilerimle

diamat
30-12-2010, 00:20
sayın ulpian

şu mesajınızdan açıkça anlaşılıyor ki;
ben o başlıkta onca mesajı boşuna yazmışım.

söz konusu kitap benim açımdan çok derin değil.
ancak ne üzerine tartıştığımızı anlayabilmeniz açısından emin olun sizin için ufuk açıcı olabilirdi.

hala daha formel mantığın hangi gerekçe ile metafizik METOD olarak ifade edildiğini farkedememiş görünüyorsunuz.

formel mantık şeylerin DEĞİŞMEYEN ÖZLERİ olduğu -ÖNKABULU- üzerine kuruludur.

bu cümlenin anlamını bildiğinizden artık emin değilim.

şeylerin bir özleri olduğu üstelik de değişmediği fikrini,
üstelik de bir a priori önkabul olarak dogmalaştıran bir metodun metafizik metod olarak adlandırılmasının hatalı olduğunu mu zannediyorsunuz.

haydi o zaman şeylerin değişmeyen özleri olduğunu ortaya koyun.

yahu o başlıkta bırakın bunu ortaya koymayı,tartışmayı bu bağlama getirmeme bile izin vermediniz.

çünkü düşüncenizin zayıflığının tescili ordadır.

formel mantık özü gereği değişimi yadsır.
değişimin inkarı üzerine kuruludur.

maddi evren ise bunun tam tersini öğretiyor.

buna rağmen insanlığın çocukluk döneminden kalma bu ilkel metodu diyalektiğin karşısına dikebileceğinizi zannedebiliyorsunuz.


yazarın anlamsız eleştiride bulunduğu, ancak bunun kitabın değerini yoketmeyeceğini buyurmuşsunuz.

bu kadar mı boşa yazmışız meğer.

eğer o kitabın bir tek değeri varsa zaten, o da sizin hata diye tanımladığınız kısımdır.

şimdi neyin garip kaçtığını bence bir kez daha düşünün.
umarım bir kez düşünmek yeterli olur.
aksi takdirde ben buralardayım.

eninde sonunda anlattıklarımı anlayacaksınız.

çünkü diyalektik materyalizm başka bir şey,
onun tarihe ve ekonomiye uygulanması olan marksizm biraz daha başka bir şey.
allerjilerinizi bir tarafa bıraktığınızda bunları zaten kendiliğinizden farkedeceksiniz.

ulpian
30-12-2010, 01:13
haydi o zaman şeylerin değişmeyen özleri olduğunu ortaya koyun.



sayın nihilist,

benim şeylerin özlerinin değiştiği veya değişmediği yönünde bir iddiam yok. Ama daha da önemlisi zaten formel mantığın da böyle bir iddiası veya ön-kabulü yok! Ben bunu anlatmaya çalışıyorum, siz bana ''hadi değişmeyen özleri göster o zaman'' diyorsunuz!?



(...)

formel mantık şeylerin DEĞİŞMEYEN ÖZLERİ olduğu -ÖNKABULU- üzerine kuruludur.

(...)

formel mantık özü gereği değişimi yadsır.
değişimin inkarı üzerine kuruludur.

maddi evren ise bunun tam tersini öğretiyor.

buna rağmen insanlığın çocukluk döneminden kalma bu ilkel metodu diyalektiğin karşısına dikebileceğinizi zannedebiliyorsunuz.


Bakın yukarda alıntıladığım iddialarınız, tam da Politzer'in karşı çıktığım iddiaları. Siz bu iddiaları yine tekrarlamışsınız. Fakat en ufacık bir argüman yok. Aynı iddiaları tekrar tekrar yineliyorsunuz sadece.

Formel mantığın (Politzer'in eleştirisinde değil, mesela Batıdaki ders kitaplarındaki haliyle, veya Russell, Albert Menne, Bochenski gibi modern mantık bilimini geliştiren yazarların işlediği haliyle) tam olarak neresinde ve neden böyle bir ön-kabulün yattığını göstermek ve açıklamak size düşüyor.

Meselenin marksizmle, diyalektik materyalizmle filan da hiçbir ilgisi yok. Formel mantığın bu gibi iddiaları yok. Neden olmadığını tekrar açıklamaya çalışacağım.

Bu açıklamalarımdan sonra belki birlikte şöyle bir sonuca varabiliriz: Belki de Politzer'in ve sizin ''mantık''tan kastettiğiniz ile benim ''formel mantık'' olarak adlandırdığım farklı şeyler. Eğer öyleyse ortada (BU KONUDA) bir ihtilafımız da yok. Yok, eğer öyle değilse açıklamamın sonundaki soruya cevap vermenizi rica edeceğim.

Benim 'formel mantık'tan kastettiğim, ''matematiksel mantık''. Yani tümcelerin içeriğiyle değil, sadece biçimsel ilişkileriyle ilgilenen disiplin (ki literatürde de bu terim bu şekilde yer alır).

Benim kastettiğim 'formel mantığın' şeylerin özünün değişmemesi gibi bir savı olmasının imkanı yok. Çünkü bu anlamda formel mantık zaten 'atemporal'dır.

Çok çok basit örnekler üzerinden gidelim.

Örnek:
(a) Her İngiliz filozoftur.
(b) Hank, İlgilizdir.
=> (c) Hank filozoftur.

Formel mantık, bu (a) ve (b) tümcelerini 'atemporal' ve biçimsel olarak alır ve bu cümlelerin biçimsel ilişkisinden (semantik olarak da, aynı 'işaretlerin' aynı nesneleri sembolize ettiği takdirde) zorunlu olarak (c) tümcesinin çıktığını söyler. Fakat bu cümlelerin doğru veya yanlış olduğuna dair bir iddiada bulunmaz. ''Şayet (a) ve (b) doğru ise, bundan (c) çıkar''.

Nitekim yukardaki çıkarım formel mantık açısından geçerli bir çıkarımdır. Fakat (a) önermesi yanlış olduğu için (c) vargısı da yanlıştır. Fakat bu, formel mantığın alanı değil. Formel mantığa 'FORMEL' dememizin sebebi de zaten, sadece biçimle ilgilenmesi.

Veya mesela:
(a) Her kare bir dörtgendir.
(b) X objesi bir dörtgendir.
=> (c) X objesi bir karedir.

Bu ise formel mantık açısından hatalı bir çıkarımdır. Üç tümce de doğru olsa bile (yani X gerçekten kare olsa bile), çıkarım hatalı. Çünkü (a) ve (b) tümcelerinin biçimlerinden (c) çıkmaz.



Sonuç olarak:
- Formel mantık, herhangi bir alanda doğruya/hakikate ulaşmak için kesinlikle yeterli bir yöntem değildir, böyle bir iddiası da yoktur. Doğru bilgiye ulaşma yolunda gerekli olan tüm metodların/çabaların vs. önemli, fakat çok ufak bir kesitini teşkil eder.

- Benim veya bir başkasının 'diyalektik materyalizm'e karşı formel mantığı koyma gibi bir amacı yok. Bu zaten komik olur. Çünkü bunlar aynı düzlemde olan disiplinler değil.

- Formel mantığa uymayan her çıkarım (doğru olsa bile) 'çıkarım olarak' hatalıdır.


Size sorum:
Eğer bu açıklamaları okuduktan sonra, aslında 'formel mantık'la farklı şeyler kastettiğimiz sonucuna varırsanız, meseleyi büyük oranda çözmüş ve belki birbirimizi daha iyi anlamanın kapısını aralamış oluruz.

Yok eğer, kabaca ve örnek üzerinden hatlarını çizdiğim bu formel mantığı kastediyorsanız, ve bu formel mantık için 'ilkel metot', 'maddi evren tarafından yanlışlanan bir disiplin' yargılarında bulunuyorsanız, o zaman şu soruyu cevaplayınız:

=> Bana sizin doğru veya makul bulduğunuz, fakat formel mantık kurallarına aykırı (herhangi bir alandan) tek bir çıkarım türü veya tümceler bütünü örneği veriniz!!!

ahmetsln
30-01-2011, 15:43
Bazı insanların çok bilmiş tavırlarından sıkıldım bu forumda.

evet okuyorum daha bitirmedim anlamak için yavaş okuyorum.Bu sizin için sorun teşkil ediyorsa isterseniz okumayı bırakayım ?

Astur
30-01-2011, 22:18
Kimse kimseye şunu bunu okuma demiyor; ama düşünceleri eleştirmek de hakkımız olmalı?

ahmetsln
31-01-2011, 14:09
Kimse kimseye şunu bunu okuma demiyor; ama düşünceleri eleştirmek de hakkımız olmalı?

Eleştirmek

Bu kitabı okuyan var mı hala?

gibi küçük düşürücü bir şey söylemek mi ? Eleştirenlere bir şey demiyorum ama böyle küçük düşürücü kelimeler anlamsız.

Astur
31-01-2011, 16:53
Eleştirmek

gibi küçük düşürücü bir şey söylemek mi ? Eleştirenlere bir şey demiyorum ama böyle küçük düşürücü kelimeler anlamsız.

Burada küçük düşürücü bir şey, ya da hakaret falan yok bence. Ben "bu devirde mektup yollayan mı kaldı yahu?" dersem e-mail yerine normal mektup yollayanlara hakaret etmiş mi olurum şimdi?

diamat
31-01-2011, 21:38
o kitabı okumadığınız

formel mantık, değişmeyen özler önkabülü içermez demenizden belli.

formel mantık, tıpkı diyalektik metodun kendisini dayadığı diyalektik olgu gibi,
kendisini sözde bir formel olguya dayadığını iddia eder.

a=a bunun ifadesidir.
formel mantığın özü budur zaten.

bazıları formel mantığı,
önermelerin doğruluğuna ilişkin kıyas yöntemlerinden ibaret zannediyor.

bu türlü zanlarla felsefe yapmaya kalkanlara,
diyalektik yöntem ile diyalektik olgu arasındaki farkı anlatana kadar göbeğimiz çatladı.
görünen o ki,
şimdi sırada formel metod ile o metodun dayanağı olan sözde formel olgu arasındaki farkı anlatabilmekte.

formel metod doğaya aykırı biçimde kurgulanmış bir formel olgu varsayar.
şeylerin değişmeyen özleri olduğu, şeyin ne ise o olarak kaldığı varsayımıdır bu.

daha bu bağlam farklarını dahi gözetme becerileri olmayanlar,
bir de kalkıp hala daha bu kitabı okuyanlar var mı demiyor mu,
gülmekten kırılıyorum.

o kitap sizi ona katlar.
bunu defalarca kendi ellerinizle teşhir ettiniz.
bence haddinizi bilin.
hani bir şekilde aramızdaki hukuk gereği yumuşak ifadeler kullanıyorum.

yoksa devirdiğiniz çamlar ve felsefeye olan ihanetinizi deşifre etmekten ben yoruldum.

ulpian
31-01-2011, 21:42
o kitabı okumadığınız

formel mantık, değişmeyen özler önkabülü içermez demenizden belli.

formel mantık, tıpkı diyalektik metodun kendisini dayadığı diyalektik olgu gibi,
kendisini sözde bir formel olguya dayadığını iddia eder.

a=a bunun ifadesidir.
formel mantığın özü budur zaten.
.

Formel mantığı, formel mantığı eleştirenlerden değil de, bizzat bu bilimi icra eden, geliştiren modern bilim adamlarından okumuş olsanız böyle birşey söylemezsiniz.

Formel mantıktaki özdeşlik ilkesinin içeriksel hiçbir iddiası yoktur. Bu disipline ''FORMEL'' denmesinin sebebi de zaten budur.

Aksini söylüyorsanız, o zaman Politzer'in ve sizin eleştirdiğiniz formel mantıkla, bizlerin kastettiği formel mantık aynı şeyler değil. Bu durumda tartışmamız anlamsız. Çünkü ''formel mantık'' kavramı altında kastettiğimiz şeyler farklı. Öyleyse, her iki taraf da anlamlı bir iletişim için, mümkünse bu kavramı kullanmadan birbirine pozisyonunu anlatmaya çalışmalı.

Eğer ''anlamlı birşeyler söyleyebilmek için, aynı sözcüğü, işareti, göstergeyi aynı anlatım içerisinde aynı anlamlarla kullanmalıyız'' cümlesine katılıyorsanız, tartışmayı uzatmanın alemi yok. Çünkü bizlerin kastettiği formel mantıktaki ''a = a'' bundan farklı birşey ifade etmiyor.



''A, A'dır'' demek evren veya maddeler hakkında herhangi bir iddia içermez. Sadece evreni, maddeleri betimleyen dilde kullandığımız sembollerin, göstergelerin, sözcüklerin (aynı anlatım içerisinde) hep aynı anlamda kullanılması gerektiğini ifade eder. Bu kural, hareketi, değişimi, dönüşümü reddetmek anlamına gelmez. Aksine herhangi bir hareket, değişim, dönüşüm sürecini anlamlı bir şekilde betimleyebilmek için ''A, A'dır'' dememiz gerekir. Tohumun fidana, fidanın ağaca dönüşmesini anlatırken; ''tohum'', ''fidan'', ''ağaç'' göstergelerini aynı anlatım içerisinde hep aynı anlamda kullanmazsak, bu değişim sürecini nasıl ifade edebiliriz? ''A B'ye dönüştü'' diyebilmemiz için, ''A, A'dır'' dememiz lazım. Aksi takdirde zaten değişimi ifade edemeyiz.



''A, A'dır'' ifadesi, ''A'' göstergesiyle kastettiğimiz nesnenin kendisinin (veya o nesnenin özünün, 'identity'sinin) hep aynı kaldığı, değişmediği iddiasını içermez veya ''A'' göstergesiyle kastettiğimiz nesnenin evrenden yalıtık olarak, evrenle etkilenişimden kopmuş bir şekilde ele alınması gerektiği anlamına gelmez. Sadece anlamlı bir betimleme için ''A'' göstergesinin (aynı anlatım içerisinde) hep aynı anlamda kullanılması gerektiğini ifade eder.



''a ve non-a'' biçimine getirilemeyen ifadeler zaten (formel) mantıksal çelişki içermez. Evrendeki ve toplumsal hayattaki tüm polarizasyonlar, zıt kutuplar, karşıtlıklar, çatışma ve örtüşmeler, karşılıklı bağımlılık ve etkilenişimler, değişim ve dönüşümler, karmaşık ilişkisellikler ve süreçler formel mantığa hiçbir şekilde aykırı gelmeden de ifade edilebilir ve zaten farklı bilim dallarında da edilmektedir. Formel mantık, bu gibi olgu ve süreçlerin anlamlı bir şekilde ifade edilmesine kısıtlamalar getirmez, tam tersine anlamlı bir şekilde ifade edilebilmesinin kurallarını ortaya koyar.

evrensel-insan
02-02-2011, 02:46
Saygideger arkadaslar;

Ben de tum kitabi veren linki buraya alintilayayim, belki kitabi yeniden okumak isteyen olur, ya da okumamislar okuma firsati bulur.

http://www.kurtuluscephesi.com/orjinal/politzer.pdf

Saygilarimla;
evrensel-insan

Natan
03-02-2011, 01:14
Bazı insanların çok bilmiş tavırlarından sıkıldım bu forumda.

evet okuyorum daha bitirmedim anlamak için yavaş okuyorum.Bu sizin için sorun teşkil ediyorsa isterseniz okumayı bırakayım ?

Okumayı bırakmayın.Ben inançlı bir hristiyanken bu kitabı okumaya başladım.Çok da beğendim.Şimdiye kadar iki kere bitirdim. Sevdiğim,ilgiyle okuduğum bölümleri materyalizmle ilgili olan kısımları.

saygılarımla

ahmetsln
03-02-2011, 18:46
Saygideger arkadaslar;

Ben de tum kitabi veren linki buraya alintilayayim, belki kitabi yeniden okumak isteyen olur, ya da okumamislar okuma firsati bulur.

http://www.kurtuluscephesi.com/orjinal/politzer.pdf

Saygilarimla;
evrensel-insan


temel ilkeleri buradan okuyacağı ben :) Teşekkür ederim çok iyi bir kütüphane.Uzun süredir giriyorum.





Okumayı bırakmayın.Ben inançlı bir hristiyanken bu kitabı okumaya başladım.Çok da beğendim.Şimdiye kadar iki kere bitirdim. Sevdiğim,ilgiyle okuduğum bölümleri materyalizmle ilgili olan kısımları.

saygılarımla

Teşekkür ederim efendim okumak gerçekten çok güzel bir şey :)

Russell
17-05-2011, 06:49
Geçenlerde ilk defa okudum, diyalektik düşüncesi beni çok etkiledi, çok mantıklı geldi. Sanki düşüncelerimdeki eksik parçayı tamamladı.

spartacus
17-05-2011, 09:44
Geçenlerde ilk defa okudum, diyalektik düşüncesi beni çok etkiledi, çok mantıklı geldi. Sanki düşüncelerimdeki eksik parçayı tamamladı.

Daha derinlikli olarak izahı zor olan bir durum yine de. Düşünce değilde işin nesnel yanına girdiğinizde anladığınızı izah etmek zorlaşıyor, defalarca örnek vermek gerekiyor ve aslında teorik olarak anlatılacak pek fazla bir yönüde yok, anlam ağır basıyor diye düşünüyorum..

Russell
29-07-2011, 23:46
Daha derinlikli olarak izahı zor olan bir durum yine de. Düşünce değilde işin nesnel yanına girdiğinizde anladığınızı izah etmek zorlaşıyor, defalarca örnek vermek gerekiyor ve aslında teorik olarak anlatılacak pek fazla bir yönüde yok, anlam ağır basıyor diye düşünüyorum..


Açıkçası dediğinizden fazla bir şey anlamadım.

Khaos
30-07-2011, 16:17
sayın russell

'okudum' derken sanıyorum,
politzeri kastetmişsiniz.

basit bir giriş kitabı mahiyetindedir.
fazlasıyla hatalı olduğunu düşündüğüm kısımları var.
oldukça da eski olduğunu düşünüyorum.

size bir link veriyorum.

http://www.marksist.net/AI/aklin_isyani.htm

online olarak okuyabilirsiniz.
içindekiler başlığının hemen altında bölümlerin html linleri var.

yazarların, felsefi açıdan daha yetkin olduğunu düşündüğüm için bu linki size önerme ihtiyacı hissettim.

saygılar

Russell
31-07-2011, 00:28
sayın russell

'okudum' derken sanıyorum,
politzeri kastetmişsiniz.

basit bir giriş kitabı mahiyetindedir.
fazlasıyla hatalı olduğunu düşündüğüm kısımları var.
oldukça da eski olduğunu düşünüyorum.

size bir link veriyorum.

http://www.marksist.net/AI/aklin_isyani.htm

online olarak okuyabilirsiniz.
içindekiler başlığının hemen altında bölümlerin html linleri var.

yazarların, felsefi açıdan daha yetkin olduğunu düşündüğüm için bu linki size önerme ihtiyacı hissettim.

saygılar

Hatalı olduğunu düşündüğünüz kısımları neler acaba?

Aklında isyanının satışta baskısı yok, e-kitap okuyamıyorum.

Khaos
31-07-2011, 01:52
kitabın yazarı, marksist/komünist/devrimci kimliğini ortaya koymuş.
filozof/felsefeci kimliği daha önde olmalıydı.

kendi kişisel fikrim bu şekilde.
paylaşılmayabilir.

aklın isyanında ise yazarlar,
bilimadamı nesnelliğinde felsefeyi ortaya koyuyorlar.

biraz sonra sınıfsal olarak bilinçlendirilecek bir kitleye hazırlık mahiyetinde diyalektik öğretmek ile,
evreni daha iyi açıklayabilecek bir genelleme arayana bir felsefeyi anlatmak az da olsa farklı iki durum.

bana ikincisi daha çok hitap etti.

atheist
31-07-2011, 20:36
kitabın yazarı, marksist/komünist/devrimci kimliğini ortaya koymuş.
filozof/felsefeci kimliği daha önde olmalıydı.

kendi kişisel fikrim bu şekilde.
paylaşılmayabilir.

aklın isyanında ise yazarlar,
bilimadamı nesnelliğinde felsefeyi ortaya koyuyorlar.

biraz sonra sınıfsal olarak bilinçlendirilecek bir kitleye hazırlık mahiyetinde diyalektik öğretmek ile,
evreni daha iyi açıklayabilecek bir genelleme arayana bir felsefeyi anlatmak az da olsa farklı iki durum.

bana ikincisi daha çok hitap etti.

Ben iki defa okudum iki kitabı...Aynı şekilde düşünce tarihini de (Orhan Hançerlioğlu)...Eleştirinizde haklı olabilirsiniz, başlangıç ilkelerine daha yumuşak geçişler yapılabilirdi..Düşünce tarihi bu bakımdan daha iyidir bana göre..

Russell
01-08-2011, 23:02
Siyasal olsa da politzer'in anlatım tarzı çok açık, ikinci olarak ne kadar siyasi olsa da temel ilkelere geçeceğim.

metehanejder
02-08-2011, 22:58
ben anarşistim.georges politzerin kitabı oldukça taraflı stalinist bir kitap olduğunu düşünüyorum.mesela georges politzer eskiden psikanalizi doğru bulurken stalinin psikanalizi yanlış ilan etmesi üzerine psikanalize ve genetiğe kitapta karşı çıkmıştır.karşı çıkmasının sebebi ise şöyle açıklamış.genler bir nevi kaderdir oysa diyalektik değişimdir kesin bişey yoktur diyerekten.ama genler kesin değildir değişebilir ve kaderdir bu doğrudur aynen emekçi sınıfının üreten sınıf olmasının kader olması gibi.çünkü çalışan odur.burjuva çalışmaz sermaye koyar çalışılanada el koyar.bu yüzden emekçinin kaderi üreten sınıf olmasıdır.genlerde bunun gibidir.üstelik bilimde doğrulamaktadır genleri.ama felsefeye başlama sebebi olan kitaptır ve yararlıdır ama kitabın herşeyine kesin doğru bakmadıkça.

metehanejder
02-08-2011, 23:15
pardon ben temel ilkelerden bahsediyorum.

Russell
03-08-2011, 10:01
ben anarşistim.georges politzerin kitabı oldukça taraflı stalinist bir kitap olduğunu düşünüyorum.mesela georges politzer eskiden psikanalizi doğru bulurken stalinin psikanalizi yanlış ilan etmesi üzerine psikanalize ve genetiğe kitapta karşı çıkmıştır.karşı çıkmasının sebebi ise şöyle açıklamış.genler bir nevi kaderdir oysa diyalektik değişimdir kesin bişey yoktur diyerekten.ama genler kesin değildir değişebilir ve kaderdir bu doğrudur aynen emekçi sınıfının üreten sınıf olmasının kader olması gibi.çünkü çalışan odur.burjuva çalışmaz sermaye koyar çalışılanada el koyar.bu yüzden emekçinin kaderi üreten sınıf olmasıdır.genlerde bunun gibidir.üstelik bilimde doğrulamaktadır genleri.ama felsefeye başlama sebebi olan kitaptır ve yararlıdır ama kitabın herşeyine kesin doğru bakmadıkça.


Kitapların giriş bölümlerinde yazdığına göre aslında ne başlangıç ilkelerini ne temel ilkeleri politzer kendi yazmamış. İşçi üniversitesinde verdiği derslere giren bir öğrencisinin aklına ders notlarını kitaplaştırmak gelmiş, daha sonra notları hocasına da göstermiş ama politzer doğru düzgün inceleyemeden gözaltına alınmış ve idam edilmiş. İdam edilince ünlenmiş, bu yüzden notları bayağı bir gözden geçirip baskıya vermişler. Benim kanaatimce bu politzer diye okuduğumuz kitapların ancak yarısı politzer'in aklından çıkmıştır, diğer yarısı ise editörlerden çıkmıştır. Belki politzer değil de editörler stalincileşmiştir, kim bilebilir...