PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürtçe ve Başörtünün Kamusal Alana Girmesi


özedönüş
31-12-2010, 15:36
Cumhuriyetin temel kuruluş ilkelerinin en önemlileri milliyetçilik ve laikliktir. Bu ilkeler gereğince, devletin millet açısından aidiyeti varken din açısından aidiyeti yoktur. Türk devleti iken, İslam devleti değildir. Osmanlı devletinin ise bunun tam aksine bir devlet ilkesine sahip olduğu bilinmektedir.

Bugün gelinen noktada her iki ilkenin de iyileştirilmeye başlandığı açıktır. Sözgelimi, önceleri Kürtçe konuşmak bile yasak iken, şimdi Kürtçenin resmi dil olup olmayacağı veya Kürtlere özerk bir yönetimin verilip verilmeyeceği tartışılabilmektedir. Bir zamanlar çok büyük bir olay olarak görülen Kürtçe yayın ve Kürtçe eğitim, yeteri hukuki altyapıları olmasa da yürürlüktedir.

Yine önceleri İslami ilkeleri dışarıda bile yasaklama girişimleri varken, bugün yeteri hukuki altyapısı olmasa da başörtüsü, en azından eğitim alanında serbest bırakılmaya başlandı.

Toplum olarak farklılıkların sorun olmayacağı anlamına gelen bu girişimler, yine de bu ilkelerin savunucuları olan kesimler tarafından endişe ile izlenmektedir. Laik kesim, bu girişimlerin sonunda laikliğin sonu anlamına geleceğini, sokakta bile giyim-kuşama müdahale edilebileceğini düşünmektedir. Milliyetçi kesim ise, bu girişimlerin sonunda Türk devletini böleceğini ve en son bağımsız bir Kürt devletine kadar gideceğini düşünmektedir.

Sizce bu düşünceler, gelinen noktada ne kadar doğru? Kürtlerin kahır ekseriyeti bağımsızlıktan yana mı? Dindarların kahır ekseriyeti İslami hükümlerin herkese kamuda uygulanmasından yana mı? Şu ana kadar her iki kesime verilen haklar, bunları daha fazla şımarttı mı? Yoksa herkesin karşılıklı bir şekilde birbirlerini anlamalarına mı yaradı?

unbe
31-12-2010, 16:08
bana kalırsa islami kesim islami kuralların her tür kamuda uygulanmasını beklemiyor çünkü şeriat kurallarıyla yönetilen bir ülkede en başta o çoooook dindarlar gidicidir:D
çok istiyorlarsa irana giderlerdi zaten,ama her ne hikmetse hepsi amerikaya falan kaçmakta,pardon yerleşmekte.
kürtler konusunda ise bir çok kürt arkadaşım var ve hiçbirisi bağımsızlıktan ya da zulüm gördüğünden bahsetmiyor.yaşadıkları yerlerde rahatça kürtçe de konuşuyorlar.bi şikayetleri yok.sanmıyorum ki kürt kardeşlerimiz güzelim ülkemizin bölünmesini istesin.

darkofdeath
01-01-2011, 02:52
olay şudur: tarihte devletini kuramayan kürtler artık bir milletin adı altında yaşamak istemiyorlar.bu yüzden 4 ülkenin sınırları içerisinde bir topyekün faaliyet yürütüyorlar.çok kapsamlı örgütleniyorlar suriyeden irana kadar çok ince örgütler halinde yayılıyorlar.

şuan ülkede çoğunluk kürt nifusu halinden memnun fakat bu örgütlenme faaliyeti neticesini yavaş yavaş gösteriyor.sadece güney doğuda değil istanbulda ve mersinde bile güç teşkil ediyolar.örgütçülükte sayı önemli değildir.100 kişi bile olsa o propaganda sayesinde kısa sürede yüz bin olabiliyorlar.. ev ev dolaşıp beyin yıkıyolar..her türlü pisliği yapıp para bulabiliyorlar.dahası batı da bunlara izin veriyor.kurdukları yardım dernekleriyle kara paralarını aklıyorlar.

yani olay kürtlerde değil.olay kuzey ırakta.
şu an ülke olarak güney doğuyu kuzey ırağa bağlamış bulunmaktayız.
ayrıca apo da piyondur.kesinlikle hiç bir yapıcı bir faaliyeti yoktur.sadece propaganda amaçlı kullanılmaktadır.tüm bu faaliyetler kuzey ırakta planlanmaktadır.
30 yılda çok iyi örgütlendiler.bölgede zengin kaynaklar olunca böyle bölücü bir örgütün destekçisi de çok olur..
bu gün istediğimiz kadar demokratik hak verelim.büyük kürdistan hayallerinden vaz geçmeyeceklerdir.
tarih ilerde yazacaktır kimin galip geleceğini..

islami kesim ise cemaatlere göre yönlendiriliyor.takmışlar bir ılımlı islam üstüne dinler arası diyalok maksat saman altından su yürütmek.türbanı savunan miras hukunu,çok eşli evliliği savunmaz.ama türbana gelince allahın emridir.
millet belli bir gelişim düzeyeni yakalamadığı için bu tarz türban üzerinden siyasetler politikalar görebileceğiz..
biz tübanlıların çağdaş hakkını savunuyoruz.başlarını açsın istiyoruz.onlar kendi çağdaş haklarını türbanla savunmak istiyorlar..
bana kalırsa çağdaşlıkla ilgili yoğun bir kavram kargaşası var..

onurmusa
01-01-2011, 06:23
yani olay kürtlerde değil.olay kuzey ırakta.
şu an ülke olarak güney doğuyu kuzey ırağa bağlamış bulunmaktayız.
ayrıca apo da piyondur.kesinlikle hiç bir yapıcı bir faaliyeti yoktur.sadece propaganda amaçlı kullanılmaktadır.tüm bu faaliyetler kuzey ırakta planlanmaktadır.
30 yılda çok iyi örgütlendiler.bölgede zengin kaynaklar olunca böyle bölücü bir örgütün destekçisi de çok olur..
bu gün istediğimiz kadar demokratik hak verelim.büyük kürdistan hayallerinden vaz geçmeyeceklerdir.
tarih ilerde yazacaktır kimin galip geleceğini..


Altına imzamı atıyorum.

Jolly Jocker
01-01-2011, 19:21
Kürtçe konusu ve islami giyim konusu özünde farklılıklar taşıyor. Kürtçe kamu alanına girerse muhtemelen merkezi yapının da değişmesi ve bölgesel özerklik v.b. birşey gelmesi gerekir. Başörtüsünün diğer kesimlere karşı bir tehdit olmaması için de en azından kanunlarda sıkı düzenlemeler yapılması gerekiyor gibi görünmekte.

Ama aslolan devlet ve onun yasaları değil, toplumsal yaşamdır. Kimsenin diline ya da giyimine karışılamaz. Anadilinde konuşmak, bunu işyerinde de yapmak, eğitimini bu şekilde alabilmek herkesin hakkıdır. İki dillilik ülkeyi bölmez, tek dil dayatması ve sağcı-faşist bir dilin kullanılması insanları bölüyor asıl.

Başörtüsü konusu ise biraz daha çetrefilli. Hiçbir zaman devletçi perspektiften düşünmemek gerekir. Eğitim ve çalışma yaşamında isteyen istediği gibi giyinir. Önemli olan, kimsenin bir başkasının giyimine ve yaşam tarzına müdahele edememesi, baskı yapamamasıdır. Bu da kanunlardan ziyade ve bundan daha öncelikli olarak kültürel bir demokratikleşmenin, demokrasi ve özgürlüklerin toplum çoğunluğunca benimsenmesinin, köklü bir zihniyet değişiminin konusudur. Başörtüsünün kendisi bir sembol olarak ataerkil baskıcılığı yansıtmaktadır. İslam kültürü ise geleneksel olarak otoriter, boyun eğici, tektipçi ve tahammülsüzdür. Gerçek bir demokrasi için islamın ve islami ataerkilliğin eleştirilmesi gerektiği açıktır. Yani başörtüsü serbest olmalıdır ve/fakat gerek başörtüsünün eleştirisi gerekse diğer türde yaşam ve giyim tarzları da serbest ve güvencede olmalıdır. Bu da en başta devletin ve kanunlarının değil toplumun mutabakatının işidir. Çünkü kanunları yapan ve devleti yönetenleri seçen de toplumdur. Bu yüzden toplumsal ilişkilerin ve kültürün, düşünce biçiminin de demokratikleşmesi, otoriter-muhafazakar kültürün eleştirilip yıkılması gerekir. Bu da kamu alanına türbanlıları almamaya odaklanarak değil, sokaklardan ve tabandan başlayan gerçek bir demokrasi ve özgürlük hareketiyle, kadın kurtuluş hareketi ve her tür otoriter tabunun sorgulanıp eleştirilmesine dayanan cesur bir aydınlanma hamlesiyle gerçekleşebilir ancak.

Meseleyi kamusal alana ve devletin demokratikleşmesine indirgeyenler(ki hem laikler hem de muhafazakarlar aynı bakış açısını paylaşıyor), devleti var edenin toplumsal ilişkiler olduğunu, bu yüzden aslolanın toplum olduğunu; devletin değil toplumun ve kültürün değişiminin esas belirleyici olduğunu gözardı ettikleri ölçüde yanlış bir yola sapıyorlar. Bu yanlış yol onları kısır tartışmalara ve sahte cepheleşmelere itiyor. Demokrasi ve özgürlük için esas mücadele edilmesi gereken hedef toplumsal kültürdeki otoriter kalıplardır. Bu böyle konduğunda içine din de girer, devlet de, düşünme tarzları da, ataerkillik de, kapitalizm de, bürokrasi de... Köklü bir ilerleme ancak bu biçimde gerçekleşebilir. Toplumdaki boyun eğiş kültürü değişmediği sürece, liberaller istedikleri kadar devleti demokratikleştirdiklerini iddia etsinler, son tahlilde içi boştur.

Şu unutulmamalıdır ki, islami kesimin demokrasiye ve değişime en ayak uydurduğu söylenen bölümü olan Fethullahçılar bile, otoriteye itaat söz konusu olduğunda Fethullah'tan fırça yiyorlar. Mavi Marmara baskınını hatırlayın. İsrail'in saldırısına tepki gösterenler ''hoca efendilerinden'' fırçayı yemişlerdi. Neden? Fırçalarken ne diyordu Fethullah? ''O bölge İsrail devletinin, otoriteye başkaldırmamak gerekirdi.'' Otorite hiç sevmedikleri İsrail bile olsa adamların ilk düşündüğü şet itaat etmek oluyor. Bu zihniyetten demokrasi ve özgürlük beklenebilir mi ''allah aşkına''?

Jolly Jocker
01-01-2011, 19:54
Bu arada şunu da eklemeden duramam, aksi halde yanlış anlaşılabilirim.

Muhafazakarlar, ''demokrasi ve özgürlük aşkına'' devletin yasaklarının kalkmasını talep ediyor. Oysa demokrasi ve özgürlük kültür meselesidir en başta. O yasakları var eden, diğer kesimlerin haklı islami despotizm endişeleridir. Bu endişenin kaynağı da islam tarihi ve islamcı iktidarların uygulamaları olduğu kadar, toplumumuzdaki geleneksel-muhafazakar kültürün anti-demokratik içeriğidir. Bu içerik sürdüğü müddetçe, başörtüsü serbestisi talebi masum ve demokratik bir talep değil, geleneksel-muhafazakar kültürün kamu alanını da hepten yutması talebidir. (Bu talebin ardındaki emperyalist ''ılımlı islam'' projeleri ve kapitalist sömürüye daha kolay boyun eğdirme hedefi de ortadadır). Bu yüzden söz konusu kültürel değişim gerçekleştirilemediği müddetçe, diğer kesimlerin dinsel muhafazakarlığa karşı korunmasını öngören bazı uygulamalar varolmalıdır.

Fakat devrimciler için aslolan, şu an için gerekli bu ''resmi yasakların'' muhafazasına takılıp ulusalcılara kuyruk olmak değil, topluma ve onun kültürüne, zihniyetine, mevcut egemen ideolojiye odaklanıp özgürleşme hamlesini tabandan başlatmaktır. Bu mücadelenin bir unsuru da, bugün özgürlük diye yırtınan başı bağlıları en başta kendi inanç ve kültürlerini demokrasi açısından eleştirmeye davet etmektir. Bu davette ısrarcı olduğumuz sürece, demokrasi ve özgürlük gibi iki değerli ideolojik başlığı muhafazakar-liberal ittifakından kurtarır ve hak ettiği sosyalist içeriğe kavuştururuz.

FECHAN
01-01-2011, 20:26
İslamcılık ve Kürt milliyetciliği Amerika'nın iki sadık işbirlikcisidir.
Bu iki akım Türkiye'de gerici bir iç savaşın araçlarıdır.
İslamcılık ve Kürt milliyetciliği 1900-lerden bu yana İngiliz-Amerikan işbirlikcisidir.
İslamcılığın en temel özelliği halk ve yurt sevgisini Amerika hesabına yok etmesidir.
İslamcılar "vatan-sız"lığın ideolojisini yapıyorlar.
Liberal gerici bağlaşma bu temelde gelişiyor.

darkofdeath
01-01-2011, 21:25
İslamcılar "vatan-sız"lığın ideolojisini yapıyorlar

birnevi ama tam denmez..sonuçta islam coğrafyası bunlar için bir vatan. orası farklı ama benim görüşüme göre bu tayyip ve partisi abdulhamitin devamıdır.. hiç bir fark yok
abd ab akp iş birliği ile osmanlıyı tekrar canlandırmak ve serv in tekrar uygulanmasını sağlamak..
rte zaten zavallının biridir.onu yönlendiren isimler liberalizmin uşaklarıdır..

yucemanitu
01-01-2011, 21:33
Aaaah dostlar aaah... Kimsenin Kürdistan hayali falan yok gelinen noktada istenen sadece ve sadece demokratik özerklik yahu. 4 ayrı resmi dili her biri kendi anayasası ve parlamentosu olan 26 kantonuyla İsviçre bölünmemişken, Anayasasında Uygurları tanıyan ve onlara anadilde eğitim hakkı veren Çin bölünmemişken Türkiye'de bir halk yok sayılarak, anadili konuşturulmayarak, işkencehanelerde insanlara bok yedirilerek bölünmenin eşiğine geldi. Yıllardır şu oluk oluk akan şey kan yahu kan! Barış istiyor artık halk hemen şimdi.

darkofdeath
01-01-2011, 21:46
yucemanitu

türkiyede çok yanlış yapıldı sadece kürtler acı çekmedi yani..
kürtler demokratik hak taleb edebilirler ki doğal birşeydir bu
fakat iranda ölen bir pkklıyı bahane edip türkiyede gösteri yapması doğal bir şey değildir.
sen ancak saf insanları kandırabilirsin..
türkiyedeki kürtleri bilemem ama kuzey ıraktan diğer ülkelere yoğun bir örgütlenme faaliyeti var ..
bdp de tüm bu örgütlenmenin içindedir.
balığın başı kokmuş anlıyacağın..gerisi de kokmaya başlar ilerleyen zamanlarda

AerA
01-01-2011, 21:56
Politika bölümüne pek yazı yazmam. Sevmem çünkü. Bölümü değil, söylemde bulunmayı..

Fakat, yanılmıyorsam, Kürt halkından kardeşlerimize ana dilinizde konuşamazsınız diyen yok. Kaldı ki bir çok dostum "Çatır Çatır" konuşur. Aile içinde, arkadaşları içinde, hayatın içinde, pazarlar, alışveriş merkezleri, gündelik sohbet ve fikir paylaşımlarında...Bildiğim kadarı ile sadece devlet dairelerine konuşulmuyor. Oda devletin resmi dilinin tek olmasından.

Sadece Kürt kardeşlerim değil, Hataylı Arap kardeşlerimde de durum aynı. "Çatır Çatır" konuşuyorlar. Hatay Dörtyol'da Suriye'ye geldim zannetmiştim. Sokakta konuşan kimseyi anlamadım...

Kim engelliyordu peki? Ortada bir engelleme göremedim... Engellenen de...

Esen Kalınız.

yucemanitu
01-01-2011, 21:57
sen ancak saf insanları kandırabilirsin


Ne biçim bir laf ne kadar sığ bir bakış... Bir kişinin senden farklı düşünebileceğini algılayamıyor ve sana zıt olan görüştekilerin insanları kandırdığını düşünüyorsun bu kadar saygısız ve çirkin bir üslubun varsa seni muhattap almıyorum. Sana artık ne bir şey yazar ne yazdığını okur ne de cevap veririm. İnsanları siyasi görüşüne değil tartışma terbiyesine göre değerlendiriyorum onurmusa unbe gibi arkadaşlarla da tartıştık onlar da ulusalcı ama bir gün senin gibi konuşmadılar artık yazıların tarafımdan dikkate alınıp okunmayacaktır tartışma terbiyesi olan diğer dostlar sizinle sohbet edebiliriz.

darkofdeath
01-01-2011, 22:01
Ne biçim bir laf ne kadar sığ bir bakış... Bir kişinin senden farklı düşünebileceğini algılayamıyor ve sana zıt olan görüştekilerin insanları kandırdığını düşünüyorsun bu kadar saygısız ve çirkin bir üslubun varsa seni muhattap almıyorum. Sana artık ne bir şey yazar ne yazdığını okur ne de cevap veririm. İnsanları siyasi görüşüne değil tartışma terbiyesine göre değerlendiriyorum onurmusa unbe gibi arkadaşlarla da tartıştık onlar da ulusalcı ama bir gün senin gibi konuşmadılar artık yazıların tarafımdan dikkate alınıp okunmayacaktır tartışma terbiyesi olan diğer dostlar sizinle sohbet edebiliriz.

kusura bakma arkadaş.bazen galeyana gelirsin ya düşünmeden yazmışım.şimdi bir daha düşününce sataşmış gibi oldum..
neyse ben özrümü diledim gerisi sana kalmış.
konu siyaset olunca olur böyle şeyler arada..

unbe
01-01-2011, 22:36
ayh maitucum "ulusalcı" olarak adlandırılmak istemiyorum çünkü değilim!
defalarca burdada,dögdede açıklamama rağmen hala bana ulusalcı diyorsunuz.
benim görüşlerime sahip bir parti yok arkadaşlar,bunun dışında tr için en iyisinin komünizm olduğunu çok dile getyirdim,evet chp üyesiyim fakat istifa etmek üzereyim ordan,yani ne ulusalcıyım,ne faşistim,ne komünistim,ne de herhangi bişeyciyim.

yucemanitu
01-01-2011, 22:46
ayh maitucum "ulusalcı" olarak adlandırılmak istemiyorum çünkü değilim!
defalarca burdada,dögdede açıklamama rağmen hala bana ulusalcı diyorsunuz.



Sen bunu söylerken ben sitede yoktum demek ki, çünkü bundan hiç haberim yok. Tabii istemiyorsan demem. Ulusalcı dememin sebebini söyleyeyim eğer başkasıyla karıştırmıyorsam sen Biz Kaç Kişiyiz hareketinin içinde olduğunu söylemiştin forumda. Onları da Ulusalcı olarak gördüğüm için öyle dedim. Tabii karıştırıyor da olabilirim ya da bazı konularda farklı düşünüyorsun ok. dert değil. Sorun buysa demeyiz yahu.

unbe
01-01-2011, 23:18
eheuehu sorun değil manitucum.ama burdaki bilinen ulusalcılıktan çok farklı görüşlerim mevcut.neyse konuyu saptırmayalım.bi ara konuşurus.

FECHAN
02-01-2011, 00:51
Özerklik politkasını Amerika dayatıyor.
Amaç Kuzey Irak'taki Kukla Devleti Türkiye'ye doğru genişletmektir.
Emperyalizme tavır almayan ,Amerikan planlarını görmeyen bir hareket onaylanamaz.
Özerklik Kürtleri Amerika ve İsrail'e bağlamanın politikasıdır.
Özerklik,emekcilerin yararına değilidir.
Kürt milliyetciliği gericidir.Fetullah'ın bağlaşığıdır.
Kürt milliyetcilerinin birden Fetullahsever olması uyarıcıdır.
Kürt milliyetciliği gerici AKP iktidarının destekcisidir.
Dincilik ve milliyetcilik bu temelde gerici bir rol üstlenmiş oluyor.