PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Güncel Konular


Sangre
18-01-2011, 03:13
Bu başlığı, siyasetteki güncel konuları takip etmek için açıyorum.. Tartışma değeri olmayan, bir nevi haber niteliğinde olan konuları 'her türlü siyasi görüşe' göre burada yayınlayabiliriz.. Bu şekilde gereksiz başlık açılması da engellenebilir.

Büyük ihtimalle başlığın, ulusalcı veya (sitede nadir olsa da) muhafazakar arkadaşların haber bombardımanına sahne olacağını tahmin ediyorum .. Bu yüzden 'aynı konularda' yazılmış haberleri birbiri ardına taşımamaları konusunda özen göstermelerini istiyorum. (Mesela durmak bilmeyen Gülen Cemaati, işbirlikçi hainler haberleri veya her türlü darbe planı haberi buna dahil.. Bunları yayınlamayın demiyorum, sadece çeşitli konularda yayınlayalım ki herkes sıkılmadan takip etsin)

Bunun dışında sadece bir görüşe değil, her türlü görüşe açık olması da daha iyi olacaktır.

Ve son bir ricam, konuyu uzun uzadıya yorumlardan/açıklamalardan ziyade bir iki cümleyle açıklamak veya yazarın tüm yazısını konuya alıntılamak yerine link olarak paylaşmak tavsiyelerim olsun.. Sınırı siz belirlersiniz zaten.

----

İlk olarak bugün beni biraz eğlendiren haberden başlayayım :)

Odatv'nin ve onun oltasına gelen sol.org sitesinin Ufuk Uras ile ilgili, 'Kanun teklifi' konusunda yaptığı bir haber var;

http://www.odatv.com/n.php?n=10-yil-once-kalkmis-yasayi-kaldirmak-icin-onerge-verdi-1601111200
https://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/ufuk-uras-ne-yapiyor-haberi-38106

Uras'ın yanıtı gecikmemiş; http://www.ufukuras.net/default.asp?Page=Content&ContentId=879

Neyse ki sol.org sitesi biraz insaflı çıkmış da, kendi haberini yalanlayan başka bir yazı paylaşmış; http://haber.sol.org.tr/medya/egitim-sen-ufuk-uras-in-teklifi-hakli-haberi-38149

Görüldüğü gibi odatv ve sol.org sitesi, benzer bir zihniyetle ve hiçbir araştırmaya dahi dayanmayan haberlerle özgürlükçü sosyalistlerle uğraşmaya devam ediyorlar. :)

´ Just!ce `
18-01-2011, 04:16
Bu başlığı, siyasetteki güncel konuları takip etmek için açıyorum.. Tartışma değeri olmayan, bir nevi haber niteliğinde olan konuları 'her türlü siyasi görüşe' göre burada yayınlayabiliriz.. Bu şekilde gereksiz başlık açılması da engellenebilir.

Büyük ihtimalle başlığın, ulusalcı veya (sitede nadir olsa da) muhafazakar arkadaşların haber bombardımanına sahne olacağını tahmin ediyorum .. Bu yüzden 'aynı konularda' yazılmış haberleri birbiri ardına taşımamaları konusunda özen göstermelerini istiyorum. (Mesela durmak bilmeyen Gülen Cemaati, işbirlikçi hainler haberleri veya her türlü darbe planı haberi buna dahil.. Bunları yayınlamayın demiyorum, sadece çeşitli konularda yayınlayalım ki herkes sıkılmadan takip etsin)

Bunun dışında sadece bir görüşe değil, her türlü görüşe açık olması da daha iyi olacaktır.

Ve son bir ricam, konuyu uzun uzadıya yorumlardan/açıklamalardan ziyade bir iki cümleyle açıklamak veya yazarın tüm yazısını konuya alıntılamak yerine link olarak paylaşmak tavsiyelerim olsun.. Sınırı siz belirlersiniz zaten.

----

İlk olarak bugün beni biraz eğlendiren haberden başlayayım :)

Odatv'nin ve onun oltasına gelen sol.org sitesinin Ufuk Uras ile ilgili, 'Kanun teklifi' konusunda yaptığı bir haber var;

http://www.odatv.com/n.php?n=10-yil-once-kalkmis-yasayi-kaldirmak-icin-onerge-verdi-1601111200
https://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/ufuk-uras-ne-yapiyor-haberi-38106

Uras'ın yanıtı gecikmemiş; http://www.ufukuras.net/default.asp?Page=Content&ContentId=879

Neyse ki sol.org sitesi biraz insaflı çıkmış da, kendi haberini yalanlayan başka bir yazı paylaşmış; http://haber.sol.org.tr/medya/egitim-sen-ufuk-uras-in-teklifi-hakli-haberi-38149

Görüldüğü gibi odatv ve sol.org sitesi, benzer bir zihniyetle ve hiçbir araştırmaya dahi dayanmayan haberlerle özgürlükçü sosyalistlerle uğraşmaya devam ediyorlar. :)

Acaba kime neyi ispatladın :)

Sangre
18-01-2011, 04:40
Acaba kime neyi ispatladın :)

Buyur.....?

´ Just!ce `
18-01-2011, 16:07
Buyur.....?

Anladın sen onu anladın :nod:

Sangre
19-01-2011, 00:17
Justice'ın gereksiz yazılarını bir kenara bırakırsak...

Son dönemde Başbakan'ın ve Hükümet'in otoriter uygulamalarından/söylemlerinden sonra Liberal-Muhafazakar ayrışması derinleşti.

Ben kendi adıma bu ayrışmanın daha da fazla derinleşmesini istiyorum.. En azından birileri liberalleri-sosyalistleri-muhafazakarları tek potada adlandırma alışkanlığından kurtulabilir;

http://www.gazeteciler.com/gundem/en-krli-konum-nedir-metiner-29002h.html
http://www.gazeteciler.com/medya-kosesi/altanin-yazisi-metineri-ekranda-cildirtti-29034h.html

Edit; Ha bir de Ahmet Altan'ı ergenekoncu olmakla, Melih Altınok'u da 'stalinist' olmakla suçlamış.. Enteresan.

Astur
19-01-2011, 04:31
Bence de iyi oluyor, belki memleketteki yaftacıların az biraz durulmalarına vesile olur.

aydoe
19-01-2011, 13:17
Küreselleşmeyle birlikte emperyalizm sona mı erdi yoksa küreselleşme emperyalizmin diğer adı mı ?

Emperyalizmin yeni dünya düzeni küreselleşme !

Küreselleşmenin İdeolojisi;Neo-Liberalizm .

1970’lerin sonlarından başlayarak neo-liberal programlar “başka alternatif yok” söylemleriyle uygulamaya konuluyor, 1980’lerde dünya genelinde sol hükümetlerin yerini liberal-sağcı iktidarlar alıyor.

Doğu-Asya toplumlarında güçlü olan siyasal İslam anlayışını bile neo-liberaller kendileriyle barışık bir çizgiye çekiyor ve Batı karşıtı İslamcı hareketler içerisinden neo-liberal partiler çıkarabiliyorlar. (Ülkemizdeki Akp örneği)

Neo-liberalizmin temel amacı mal ve hizmetlerin ve sermayenin tüm dünya çapında serbestçe dolaşması ve pazarın genişletilmesi için küresel kapitalizme entegre olmayan yapı ve blokların dağıtılarak yatırım özgürlüğünün tüm dünyada sağlanmasıdır.

Bu bağlamda küreselleşmenin dışında kalan ulus devletlerin etnik ve dini temelde parçalanması gerekiyor.

Büyük sermayedarlar ve onların ideolojik aparatı olarak çalışan sözde entelektüeller tarafından dünyada hegemonyasını kuran neo-liberalizm kendi iç çelişkileri ve başarısızlıkları nedeniyle 1990’ların ortalarından itibaren pek çok ekonomik kriz ve sıkıntıya neden olarak meşruiyetini yavaş yavaş kaybetme trendine girmiştir.

Neo-liberal sistem sahte özgürlükçü söylemiyle ulus devletleri zayıflatıp bölerek yeni daha küçük ve kontrol edilebilir pazar ülkeler yaratmaya ve küresel kapitalizm ağı dışarısında kalan ülkeleri yıkmaya gayret etmektedir.

Neo-liberalizmin demokrasi maskesini düşüren en güzel örnekler; ABD ve Batı ülkelerinin eleştirdikleri kapalı ekonomi uygulayan otoriter devletlerden daha ağır ve baskıcı rejimleri olan Suudi Arabistan ve benzeri ülkeleri küresel kapitalizm ağına dahil oldukları için eleştirmeye yanaşmamalarıdır.

Küresel kapitalizmin planları son yaşanan ekonomik krizle beraber ciddi anlamda sekteye uğrarken, krize karşı tüm devletlerin ulusal kurtarma ve tedbir planları hazırlama gayretleri dünyada ulus devletlerin hala çok önemli olduklarını ve küresel kapitalizmin vahşi yayılma planlarına direnebileceklerini göstermektedir.

Küreselleşme ülkemiz özelinde de Kemalist rejimin yıkılmasını , ülkenin etnik ve dini temelde bölünmesini dayatmaktadır. http://ydemokrat.blogspot.com/2010/08/neo-liberalizm-nasl-dogdu-ve-gelisti.html


Bunu da özgürleşme ,demokratikleşme gibi söylemlerle sunmaktadır,yerseniz.

Sangre
20-01-2011, 19:26
Şu gazeteciler.com ve internethaber.com sitelerinin sahibi Adnan Berk Okan ve Cenk Açık takma isimleriyle yazılar kaleme alanlar kimler çok merak ediyorum.. Biraz araştırdım ama bulamadım.. Yine de çeşitli gazete köşe yazarları isimlerinden şüpheleniyorlar ama kesin bir bilgi yok.

Neyse.. Bu kişiler, biraz abartılı ve magazinsel olsa da, yine de bazen güzel analizler yapıyorlar.. Takip etmekte yarar var;

Liberal-Muhafazakar ayrışmasına yönelik bir analiz için;

http://www.gazeteciler.com/analiz/metineri-de-colasanlastirdin-ya-helal-olsun-sana-ahmet-altan-1-29085h.html

--

Bir de son dönemde ortaya çıkan Doğan Grubu dizileriyle ilgili bir analiz var.. Son zamanlarda yayınlanan ve özellikle 'Öyle bir Geçer Zaman ki' adlı dizide yoğunlaşan konular bazı kesimlerce dile getirildi, zaten bu konu benim de dikkatimi çekmişti.. Özellikle MHP'lilerin çirkin, kalleş olması, Komünistlerin yakışıklı, cesur ve sonunda esas kızı kapmaları da komiğime gitmişti :)

Son bölümde solcu kesim izinsiz yürüyüş sonrasında tutuklanıyor ve bir grup öğrenci mahkeme karşısına çıkıyordu.. Orada bir genç 'Bizi yargılamak, Atatürk'ü yargılamakla eşdeğerdir' gibi bir söz söylüyor.. Tam bağımsız Türkiye sloganları atılıyordu.. Hakim ise bu durumdan etkilenip solcuları tahliye ediyor.

Benim gözden kaçırdığım, 'Kürtlere' yönelik bir kaç konu da eklenmiş yazıda;

http://www.gazeteciler.com/cenk-acik/kanal-dye-bir-sorum-var-514y.html

murted
20-01-2011, 19:56
O furya Çemberimde Gül Oya (Kanal D) ile başlamıştı, Hatırla Sevgili'de (Atv) tavan yapmıştı. Hatta Türkeş olduğu gibi resmedilmiş, resmen bir katil olarak gösterilmişti.
Yakışıklıkıklarını falan bilmem de solcu gençlerle ülkücü çapulcuları bir göstermek bence de hiç insaflı değil. :)
Tabi bahsettiğin diziden bahsedildiğini çokça duymakla beraber hiç izlemedim, olayın nerelere vardığını bilemiyorum. Millet Osman diyor da başka bir şey demiyor. :)

Verdiğin linke baktım, olayı Doğan medyası ile ilişkilendirmek, el altından bir şeyler yapıldığını iddia etmek falan çok mantıklı gelmedi açıkçası. Ama dizide olay yazarın bahsettiği şekilde sunulmuşsa bunun hiç de hoş olmadığını söyleyebilirim.

sargon
20-01-2011, 21:15
Ben diziyi basindan beri seyrediyorum. Cenk Acik aslinda tümünü seyretmeden acele bir yorum yapmis. Olayi Gazi mahallesi ile iliskilendirmek hatta Ergenekon ile iliskilendirmek dogru olmaz. Hatta anlasilmaz bir degerlendirme. Aslinda elestirilebilecek birsey var, o da 1960'larda Istanbul gibi bir yerde at hirsizligi yapan, göcebe yasayan böyle bir topluluk var miydi? Ben bu grubun cingene olabilecegini düsündüm ama pek anlasilmiyor. Dizide sadece atlilar diye geciyor. Köylülerin atlarini falan caliyorlar, capuluculuk yaparak yasiyorlar.

Dizide aslinda ne sagci ne solcu gencler bana hic sempatik gelmediler. Bence bu dizi olayi öyle kapsamli bir planin falan parcasi degil. Is yaptigini görünce benzer nitelikte diziler cekilmeye basladi. Ozellikle Hatirla Sevgili iyi is yapti sanirim. Oyle Bir Gecer Zaman Ki, politik yaklasimi cok cok gerilerde olan bir dizi, asil öge anlatilan aile drami.

Sangre
22-01-2011, 19:40
Bu 'utanmaz' adam iyice zıvanadan çıktı;

'Alevilere hakaret' savunmada! (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&Date=&ArticleID=1037351&CategoryID=77)

naper
22-01-2011, 20:13
Bu 'utanmaz' adam iyice zıvanadan çıktı;

'Alevilere hakaret' savunmada! (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&Date=&ArticleID=1037351&CategoryID=77)


Bulmacanın sahibi zamandır, bedava dağıtılan bu gazeteyi bir numaralı referans kaynağı yapan ateistlerin, demokratların ve özgürlükçülerin bilgisine....

Sangre
25-01-2011, 18:20
Bir kaç gün önce Ahmet Altan bir ittifak önerisinden bahsetmişti[1] (http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-zavalli-chp-ve-baska-bir-parti.htm).. BDP, Has Parti, EDP ve DSİP'ni de içine alacak bir öneriydi bu.

Acaba başka bir yerde de bunun konusu geçti mi diye merak etmiştim.. 28 Kasım'da Melih Altınok bunun önerisini yapmış, hatta EDP'de bu öneri olumlu karşılanmış ki resmi sitesine taşımışlar[2]
(http://www.edp.org.tr/haberler/detay.php?id=286)
Sonraki süreçte ise EDP'den BDP ve Has Parti'ye ziyaretler olmuştu[3] (http://www.edp.org.tr/haberler/detay.php?id=306).. Bunu bir çeşit mesaj olarak da tanımlamak mümkün sanıyorum.

Eğer böyle bir ittifak olursa bence çok iyi olur.. Umarım diğer partiler de buna olumlu olarak bakarlar.

Jolly Jocker
25-01-2011, 20:41
Bence BDP o gruplarla bir araya gelmez, zaten gelmemeli de. Çünkü son Hizbullah tahliyelerinden sonra BDP ile AKP'nin arası fena açıldı ve dolayısıyla 'AKP'ci sol' ile de araya mesafe girecektir. Nitekim BDP ile ÖDP, EMEP, Halkevleri sık sık biraraya geliyor. Bu tür bir birliktelik 'hayırlı' olabilir. Hizbullaha ve AKP'nin 'ümmetçi-demokratik çözüm'üne, tabi bir de bölgedeki işbirlikçi Kürt burjuvalarına karşı BDP daha da sola kayabilir. Selahattin Demirtaş'ın son dönemlerde yaptığı açıklamaları da fazlasıyla aklı başında ve sempatik buluyorum. Liberaller ise, özellikle Taraf ile AKP arasındaki son çatışmadan sonra, bir çeşit iç kriz yaşıyor.

Sangre
25-01-2011, 20:53
BDP, 'CHP'ci sol' ile bir araya geleceğine, 'AKP'ci sol' ile bir araya gelse daha iyi.

Ha, onlar CHP'ci değil diyorsan, bunu 'AKP'ci sol' demeden önce düşüneceksin.

Hizbullah tahliyeleriyle bahsi geçen sol arasında bir bağlantı kurmak akla mantığa sığmayan bir çıkarımdır.. Neyse konu hakkında her hangi bir tartışmaya girmek istemiyorum, zaten bu başlık tartışma başlığı da değil.

Jolly Jocker
25-01-2011, 21:29
BDP, 'CHP'ci sol' ile bir araya geleceğine, 'AKP'ci sol' ile bir araya gelse daha iyi.

Ha, onlar CHP'ci değil diyorsan, bunu 'AKP'ci sol' demeden önce düşüneceksin.
Aynı şey değil ama. Biri hem AKP'nin temsil ettiği ikinci cumhuriyete hem de CHP'nin baş temsilcisi olduğu birinci cumhuriyete hayır deyip kendi ideolojisi savunuyor; diğeri ise AKP'nin peşinden 'yetmez ama evet' diyerek gidip, AKP'nin dönüşümlerini onaylıyor. ÖDP, EMEP, Halkevleri, hatta TKP'de CHP'yi olumlayan birşey yok; ama EDP ve DSİP ikilisinde(edi ile büdü) AKP'yi olumlayan bir söylem var. Yeterince açık olsa gerek.

Hizbullah tasfiyeleriyle Hizbullah çizgisindeki islam şiddet yolundan, Fethullah başta olmak üzere çeşitli cemaatler de ılımlı yoldan BDP'yi sıkıştıracak. Bu durum BDP ile AKP'nin arasını açabilir. Birilerinin AKP'yle arası açılında 'AKPci sol' hemen reaksiyon gösterip darbecilikle falan suçlayacağı için muhtemelen onlarla da arası açılır BDP'nin. Hehehe :)

Sangre
25-01-2011, 21:58
Bahsi geçen sol kesimin AKP'yi olumlayan bir tarafı yok.. Sadece doğru yaptıkları şeye doğru, yanlış yaptıklarına yanlış demeyi biliyorlar.. Birgün çevresi ise, biz iki zihniyete de karşıyız, yesinler birbirlerini, biz karışmayız diyorlar.

İkinci kesim bu konunun dışında, gerek referandum tartışmalarında, gerekse diğer tartışmalarda iradi olarak olmasa da Türkiye'de var olan değişimin karşısındalar.. Bu yüzden sol kesime göre, CHP'nin konumlarından hiçbir farkları kalmıyor.

Jolly Jocker
25-01-2011, 22:03
Bahsi geçen sol kesimin AKP'yi olumlayan bir tarafı yok.. Sadece doğru yaptıkları şeye doğru, yanlış yaptıklarına yanlış demeyi biliyorlar.. Birgün çevresi ise, biz iki zihniyete de karşıyız, yesinler birbirlerini, biz karışmayız diyorlar.

İkinci kesim bu konunun dışında, gerek referandum tartışmalarında, gerekse diğer tartışmalarda iradi olarak olmasa da Türkiye'de var olan değişimin karşısındalar.. Bu yüzden sol kesime göre, CHP'nin konumlarından hiçbir farkları kalmıyor.
''Yesinler Birbirlerini'' demek, biz karışmayız anlamına gelmiyor, ''İki taraf da sistem içi taraftır ve emekçilerle ilgisi yoktur, devrimciler bu taraflardan birinin kuyruğuna takılarak yol alamaz, biz kendi yolumuzu açmaya uğraşacağız.'' demektir ve doğru bir tutumdur. Burjuva kamplardan birinin paçasına yapışmayı marifet sananlar, kendi işbirlikçiliklerini ''reel politik'', bizimkini de ''politikasızlık'' sanabilirler. Bu, seviyeyle ilgilidir.

Türkiye'de varolan değişimin karşısında olmak, eski düzeni savunmak anlamına gelmiyor. Sosyalist bir değişim, AKP'nin gemisine binerek değil, faşizmin hem eski hem yeni biçimlerine karşı durarak inşa edilebilir. CHP'liler de, onlar gibi eski düzeni savunmuyoruz diye bizi AKP'cilikle suçluyorlar. Bize karşı aynı mantıksız yaklaşımda ortaklaşıyorsunuz aslında.

Sangre
25-01-2011, 22:31
Türkiye'de varolan değişimin karşısında olmak, eski düzeni savunmak anlamına gelmiyor. Sosyalist bir değişim, AKP'nin gemisine binerek değil, faşizmin hem eski hem yeni biçimlerine karşı durarak inşa edilebilir. CHP'liler de, onlar gibi eski düzeni savunmuyoruz diye bizi AKP'cilikle suçluyorlar. Bize karşı aynı mantıksız yaklaşımda ortaklaşıyorsunuz aslında.

Ulusalcıların, Birgün çevresi Sosyalistleri AKPcilikle suçladıklarını hiçbir zaman görmedim.. Bunlar durumu kurtarmak için söylenen asılsız ifadeler.

Değişimin karşısında durmanın, eski düzeni savunmak anlamına gelmediğini biz de biliyoruz.. Ama demokratik bir değişimin karşısında dururken, hangi nedenden dolayı olursa olsun ulusalcı karşı çıkışla aynı pozisyonda durmak kaçınılmaz oluyor.. Bu pozisyonu hangi nedenlerle meşrulaştıklarının bir önemi olduğunu sanmıyorum.

Neyse, iki farklı görüş var bu konuda görüldüğü gibi.. Sistem dışında kalanlarla bu konunun tartışılmasında her hangi bir yarar da görmüyorum.. İstediğiniz kadar sistem dışında kalabilirsiniz.

Jolly Jocker
25-01-2011, 23:00
Ulusalcıların, Birgün çevresi Sosyalistleri AKPcilikle suçladıklarını hiçbir zaman görmedim.
Görmemen, olmadığı anlamına gelmiyor.

Değişimin karşısında durmanın, eski düzeni savunmak anlamına gelmediğini biz de biliyoruz.. Ama demokratik bir değişimin karşısında dururken, hangi nedenden dolayı olursa olsun ulusalcı karşı çıkışla aynı pozisyonda durmak kaçınılmaz oluyor.
Biz bu değişimin 'demokratik bir değişim' olduğunu düşünmüyoruz. Eski faşizmin, sistemin yeni ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi olarak görüyoruz. Yenisine karşı çıkarken eskisine taraftar olmadığımızı da sürekli vurguluyor, eylemlerimizde hiçbir ulusalcı odakla yan yana gelmemeye dikkat ediyoruz.

Sistem dışında kalanlarla bu konunun tartışılmasında her hangi bir yarar da görmüyorum.. İstediğiniz kadar sistem dışında kalabilirsiniz
Bu lafını anlayamadım. Sistem karşıtlığını eleştiriyor musun? Sence sosyalistlik 'sistem içi' birşey midir ki? Sosyal demokrasi desen neyse de...

Sangre
26-01-2011, 17:28
Bir kaç gün önce Ahmet Altan bir ittifak önerisinden bahsetmişti[1] (http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-zavalli-chp-ve-baska-bir-parti.htm).. BDP, Has Parti, EDP ve DSİP'ni de içine alacak bir öneriydi bu.

Acaba başka bir yerde de bunun konusu geçti mi diye merak etmiştim.. 28 Kasım'da Melih Altınok bunun önerisini yapmış, hatta EDP'de bu öneri olumlu karşılanmış ki resmi sitesine taşımışlar[2]
(http://www.edp.org.tr/haberler/detay.php?id=286)
Sonraki süreçte ise EDP'den BDP ve Has Parti'ye ziyaretler olmuştu[3] (http://www.edp.org.tr/haberler/detay.php?id=306).. Bunu bir çeşit mesaj olarak da tanımlamak mümkün sanıyorum.

Eğer böyle bir ittifak olursa bence çok iyi olur.. Umarım diğer partiler de buna olumlu olarak bakarlar.

DSİP de onay verdi!.. Şimdi söz BDP ve HAS Parti'de.

‘2011 genel seçimlerinde demokratik güçbirliği önemlidir' (http://www.marksist.org/haberler/2880-dogan-tarkan-2011-secimlerinde-demokratik-gucbirligi-onemlidir)

Sangre
29-01-2011, 15:32
TESEV, Nisan ayında sunacakları 'Demokratik Anayasa' raporu için şimdiden kolları sıvadı.. Yeni Anayasa'nın olmazsa olmazı ilkelerini kapsayacak rapor için kurulan komisyonda, 2007'de sadece başörtü meselesi yüzünden rafa kaldırılan taslağı da hazırlayan Ergun Özbudun, Serap yazıcı gibi isimler bulunuyor.. Bunun dışında Mustafa Erdoğan gibi çok değerli bir hukukçuyu görmek de beni ayrıca sevindirdi;

TESEV'in Yeni Anayasa Olmazsa Olmazları (http://www.kaosgl.org/icerik/tesevin_yeni_anayasa_olmazsa_olmazlari)
TESEV'in Yeni Anayasa Çağrısı (http://www.tesev.org.tr/UD_OBJS/PDF/GENEL/TESEV%20Anayasa%20Komisyonu%20Bildiri.pdf)

naper
29-01-2011, 17:46
Sivil Örümceğin Ağında.
Yazarı:Mustafa Yıldırım.

Tesev, spekilatör George Soros'un yekten desteklediği güdümlü bir thing thang dir!
http://tr.wikipedia.org/wiki/George_Soros

http://www.seeangel.com/index.php/dosyalar/6432-cok-oeneml-balantilar--soros-tesev-bilgi-ueniversitesi-can-paker-nimet-cubukcu-mustafa-sariguel-

Bu örgüt ve diğer güdümlü örgütler, yargı-medya-siyaset üçgenini ele geçirip, "Turuncu darbe", "kadife darbe" gibi adlandırılabilecek bir darbe girişimi içerisindedir.Yukarıdaki kitapta, çarpıcı ilişkileri, neyi amaçladıkları, nereden beslendikleri ve aralarındaki oldukça ilgi çekici bağlantılar, belgeleri ile anlatılmıştır.

ABD nin maşalığını üstlenmiş, hem de en yetkili ağızından bunu kabul etmiş bir thing thangin, ülkemiz yararına her hangi bir girişimde bulunması olanaksızdır!

Sangre
09-02-2011, 22:58
Muhalif basın eriyor!

Kanaltürk ve Atv kanalları, Star ve Sabah gazetelerinden sonra Doğan Medya'nın hisselerini almak için Yıldız Holding (Ülker) harekete geçmiş.

Doğan Holding'e yönelik ağır cezalardan sonra (yaklaşık 4 milyar TL) böyle bir durumun ortaya çıkması da zaten kaçınılmazdı;

http://www.internethaber.com/ulker,-dogan-medyaya-resmen-talip-325733h.htm

naper
10-02-2011, 10:35
Muhalif basın eriyor!



Balığa gidelim mi?:fish2:

Sangre
17-02-2011, 15:07
Bugünlerde bir başka önemli durum, gıda fiyatlarının rekor seviyelere çıkması konusu.. Fiyatların yükselmesiyle beraber, yoksulluk sınırının altında kalan insan sayısında da gözle görülür bir biçimde artışlar meydana geliyor.

Yetkililer bu durumun; Kanada'da meydana gelen sel olaylarının, Avustralya ve Rusya'daki buğday ve şeker kamışı tarlalarının çeşitli nedenlerle zarar görmesi vb. durumlardan kaynaklandığını düşünüyorlar.. Buna bağlı olarak 2011 hasatının, son iki yılın bile altında kalacağı öngörülüyor.

Tehlike çanları şimdiden çalmaya başladı.. Bir an önce önlem alınması gerekiyor;

http://www.bbc.co.uk/turkce/ekonomi/2011/02/110216_food_prices.shtml
http://www.ekonomistim.com/gida-fiyatlari/#more-4671
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/02/110203_fao_food_prices.shtml
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/01/110124_food_study.shtml

Sangre
24-02-2011, 15:42
Aydınlık Dergisi, bundan sonra Gazete olarak çıkacakmış.. Gazetede yazmayı kabul eden yazarların listesi şöyle;

Başyazar; Doğu Perinçek (İP başkanı, Silivri'de)

-Prof.Şükrü Sina Gürel (Ecevit hükümetinin dışişleri bakanı)
-Prof. Korkut Boratav (Siyaset bilimci)
-Burçak Evren (Sinema eleştirmeni)
-Ahmet Say (Fazıl Say'ın babası).
-Orhan Koloğlu (Tarihçi)
-Prof. Sina Aksin, Prof. Afşar Timuçin, Prof. Kaya Özsezgin,
-Prof. Muazzez İlmiye Çığ, Prof. Özdemir Nutku.
-Levent Kırca
-Ferhan Şensoy.
-Yalçın Küçük
-Tansel Çölaşan (Emin Çölaşan'ın eşi, ADD başkanı)
-Emekli Orgeneral Çetin Doğan, (Silivri'de)
-Emekli Tümgeneral Osman Özbek
-Emekli Albay Erdal Sarızeybek.

Kimisi Ulusalcı, kimisi Sosyalist cenahtan.. Ortak noktaları ise herkesin malumu.

Ne diyelim.. Öncelikle başarılar diliyoruz.. Sonra da; 'Allah akıl fikir versin.'

http://www.gazeteciler.com/gundem/aydinlikta-yazacak-unlu-isimler-30978h.html

basitrasin
24-02-2011, 21:51
Sayın Sangre.
Bu başlığı açtığın için sana teşekkür ederim. Sayende güncel konuları takip edebiliyorum.
saygılarımla.

ahmetsln
27-03-2011, 13:13
olmayan allah bir şey vermez,sangre.


PKK'ya bir darbe de Lübnan'dan geldi. İsrail adına casusluk faaliyeti yürüttüğü bildirilen 3 terör örgütü üyesi yakalandı.
PKK'nın ülkedeki faaliyetlerini yakın takibe alan Lübnan Askeri İstihbarat Teşkilatı tarafından Bourj El-Barajneh'te gerçekleştirilen operasyonda, Nevruz'u bahane ederek, halk arasında etnik çatışma yaratma, Mısır, Tunus, Cezayir ve Libya benzeri şekilde halkı yönetim aleyhine kışkırtmaya yönelik faaliyetlerde bulundukları belirlenen, isimleri açıklanmayan "Halid" ve "Cihan" kod adlı örgüt mensupları ile "Zeydan" kod adlı Ahmed El Baba adlı örgüt sorumlusunun gözaltına alındıkları bildirildi. Yakalanan terör örgütü mensuplarının sorgulanmaları sonrasında, "Lübnan'da İsrail adına casusluk faaliyetleri yürüttüklerini" itiraf ettikleri öne sürüldü. Geçen yıl Lübnan güvenlik birimlerince İsrail casus şebekelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında, başkent Beyrut'un kuzeyindeki sahil kenti Jounieh'te tutuklanan PKK'lıların İsrail adına casusluk yaptıkları ortaya çıkmıştı. Terör örgütünün Kandil'deki elebaşılarından Murat Karayılan da İsrail'in önde gelen yayın organı "Kanal 2" televizyonuna yaptığı açıklamada, "İsrail'in düşmanları bizim de düşmanlarımızdır" derken, aynı televizyon kanalında yayınlanan belgeselde, Irak'a gönderilmiş olan eski MOSSAD ajanı Eliyezer Safrir'in, "PKK'lılar ile İsrailliler arasında büyük bir aşk ve sevgi var" ifadeleri, PKK-İsrail arasındaki ilişkinin boyutlarını ortaya koymuştu.
Vatan

AlbatrosS
30-10-2011, 00:51
http://www.demokrathaber.net/medya/sirri-sureyya-onder-fena-patladi-h4608.html