PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrim Teorisinde başka bir çelişki.


zocor
07-02-2011, 04:40
Eğer Evrim Teorisi gerçek ise binlerce yıl önceden başlayan süreçte şu an dünyanın herhangi bir yerinde ilkel bir yaşamı bugünlerde görebilirdik ama böyle bir yaşam göremiyoruz.
Evrimsel süreç olduysa neden artık böyle bir süreç oluşmuyor ?

taylan
07-02-2011, 09:56
Sayın Zocor, öncelikle "ilkel yaşam"dan kastınız tek hücreli ya da basit canlılardan oluşan bir yaşamsa bugün hala varolan bir yaşam tarzından bahsetmektesiniz. Mesela okyanus derinliklerindeki bacalarda güneş ışığının ulaşmadığı yerlerde o ortamlara uyum sağlamış canlılar, mesela boru kurtları bulunuyor. Ayrıca hiç güneş ışığı almadan sadece bu bacalardaki kimyasal enzimi kullanarak solunum yapan yengeçler var.

Evrimsel süreçdeki başlangıçta çok hücreli bir yaşam göremiyoruz. Çünkü çok hücreli yaşam için tek hücreli yaşam şart. İkincisi ilkine muhtaç. Çünkü ikincisinin içeriğindeki parçalar yine tek hücreli yaşamdan gelmedir. Yeni oluşan oksjien ve ozon ağırlıklı atmosfer çok hücreli yaşamı ortaya çıkarmıştır. Bu şekilde dolan nişlere artık çok daha avantajlı olan çok hücreli yaşam hakim olmuştur.

Evrimde ortak atalarla torunlar birarada yaşamaktadır. Süreç içinde çok daha fazla fayda sağlayan yaşam biçimleri desteklenir. Tek hücreli yaşam halen sürmektedir çünkü içinden çıkan çok hücreli yaşam farklı bir evrimsel alana sürüklenmiştir. Evrim tek hücreli yaşamın faydalı olduğu büyük bir alanı korumaktadır.

Günümüzde bakteriler oldukça başarılıdır. Dünyanın ve yaşamın sigortası konumundadırlar. Ama çok hücreli yaşam da dünyanın çehresini değiştirmiş yaşamı farklı bir yöne sürüklemiştir.

Bu arada naylonun bulunduğu 50'li yıllarda bu maddeyi parçalayabilecek enzimler geliştiren yeni bakterilerin oluştuğunu da biliyoruz.

Saygılar

müşkülpesent
07-02-2011, 11:10
Eğer Evrim Teorisi gerçek ise binlerce yıl önceden başlayan süreçte şu an dünyanın herhangi bir yerinde ilkel bir yaşamı bugünlerde görebilirdik ama böyle bir yaşam göremiyoruz.
İlkel yaşam derken ne kastediyorsunuz?
Evrimsel süreç olduysa neden artık böyle bir süreç oluşmuyor ?
Evrimsel süreç oldu bitti gibi bir olgu yok. Hala devam eden bir süreç var. Bunu "artık böyle bir süreç oluşmuyor" olarak nitelendirmeniz, sanırım bunu gözlemleyemiyor oluşunuzdan kaynaklı. Milyonlarca yıllık zaman dilimini bir insan ömrüne sığdırmak mümkün değil. Zaten böyle bir gözlem yapılabilseydi evrimi destekleyecek fosillere gerek kalmazdı.

murted
07-02-2011, 13:43
Eğer Evrim Teorisi gerçek ise binlerce yıl önceden başlayan süreçte şu an dünyanın herhangi bir yerinde ilkel bir yaşamı bugünlerde görebilirdik ama böyle bir yaşam göremiyoruz.
Evrimsel süreç olduysa neden artık böyle bir süreç oluşmuyor ?

Arkadaşım, yazı yazarken kullandığın parmakların ilkel yaşamdan geçilmiyor zaten.

Bu arkadaşa okkalı bir küfür etsem kaç gün ceza yerim? :mad2:
Dalga geçiyor olabilir mi acaba?

zocor
07-02-2011, 15:41
Sayın Zocor, öncelikle "ilkel yaşam"dan kastınız tek hücreli ya da basit canlılardan oluşan bir yaşamsa bugün hala varolan bir yaşam tarzından bahsetmektesiniz. Mesela okyanus derinliklerindeki bacalarda güneş ışığının ulaşmadığı yerlerde o ortamlara uyum sağlamış canlılar, mesela boru kurtları bulunuyor. Ayrıca hiç güneş ışığı almadan sadece bu bacalardaki kimyasal enzimi kullanarak solunum yapan yengeçler var.

Evrimsel süreçdeki başlangıçta çok hücreli bir yaşam göremiyoruz. Çünkü çok hücreli yaşam için tek hücreli yaşam şart. İkincisi ilkine muhtaç. Çünkü ikincisinin içeriğindeki parçalar yine tek hücreli yaşamdan gelmedir. Yeni oluşan oksjien ve ozon ağırlıklı atmosfer çok hücreli yaşamı ortaya çıkarmıştır. Bu şekilde dolan nişlere artık çok daha avantajlı olan çok hücreli yaşam hakim olmuştur.

Evrimde ortak atalarla torunlar birarada yaşamaktadır. Süreç içinde çok daha fazla fayda sağlayan yaşam biçimleri desteklenir. Tek hücreli yaşam halen sürmektedir çünkü içinden çıkan çok hücreli yaşam farklı bir evrimsel alana sürüklenmiştir. Evrim tek hücreli yaşamın faydalı olduğu büyük bir alanı korumaktadır.

Günümüzde bakteriler oldukça başarılıdır. Dünyanın ve yaşamın sigortası konumundadırlar. Ama çok hücreli yaşam da dünyanın çehresini değiştirmiş yaşamı farklı bir yöne sürüklemiştir.

Bu arada naylonun bulunduğu 50'li yıllarda bu maddeyi parçalayabilecek enzimler geliştiren yeni bakterilerin oluştuğunu da biliyoruz.

Saygılar

sn. taylan74, benim sorduğum şey de bunlar zaten :)

Tek hücreli yaşam halen var demişsiniz, madem evrim var o zaman bu tek hücreli canlılar neden evrimleşip bugün dünyanın herhangi bir yerinde bir ilkel hayat başlatmamış diye soruyorum.

zocor
07-02-2011, 17:36
İlkel yaşam derken ne kastediyorsunuz?

Evrimsel süreç oldu bitti gibi bir olgu yok. Hala devam eden bir süreç var. Bunu "artık böyle bir süreç oluşmuyor" olarak nitelendirmeniz, sanırım bunu gözlemleyemiyor oluşunuzdan kaynaklı. Milyonlarca yıllık zaman dilimini bir insan ömrüne sığdırmak mümkün değil. Zaten böyle bir gözlem yapılabilseydi evrimi destekleyecek fosillere gerek kalmazdı.

Anlatmak istediklerimi doğrusal hareketle isimlendirirsem daha net anlaşılacağımı düşünüyorum.

Hala devam eden bir evrimsel süreç demek tek bir süreç demektir. Siz evrimsel süreci x'den y'ye uzanan bir doğru gibi tek bir süreç olarak bakıyorsunuz yani bugünkü anlamda evrim teorisinin bir tezi olarak.

Ben de diyorum ki bu x'den y'ye uzanan sürecin arasındaki bir z noktasından başlayan bir tek hücreli canlının y noktasına yani günümüz noktasına gelene kadar başka bir ilkel hayat oluşturması gerekiyordu ama böyle bir hayat yok.
Buradan hareketle evrim süreci diye bir şey görünürde olmadığı ortaya çıkıyor.

vartor
07-02-2011, 17:48
Zocor, evrim teorisine ciddi bir goz atmadan aleyhinde sanki hakikaten bir nokta bulmus gibi yazarsan kendini gulunc, hatta bazi uyeler tarafindan kufre layik bulursun. Evrim her tek hucreli canli birlesip insana mi donustu diyor ki bu sacma soruyu sormussun.
Evrim teorisi bir baska din degildir. inanilmasi seni kafir yapmaz. On yargiyla degil, ne aciklandigini anlamaya calis. sonra gel, hakikaten anlayamadigin, veya mantigina ters dusen kisimlari sor. Sunu da unutma ki, imanlilarin buyuk bir cogunlugu da evrim teorisini dogrulamakta, digerlerinden tek farklari, onlarin, bunu da yaraticinin planladigini dusunmesi.

zocor
07-02-2011, 18:03
Sn. Vartor,

Evrim teorisi sadece ateizmin elinde olan bir şey değil dediğiniz gibi, "Yeryüzünde gezip dolaşın yaratılışın nasıl başladığını görün" ayetini kapsayan bir kitaba inan biriyim.
Ben sadece türden türe geçişin mümkün olmadığını düşünüyorum, elimde de buna uygun bir dünya var.

Soruyorum x'den y'ye uzanan bir evrimsel süreç varken bu x ve y arasındaki bir z noktası zaman diliminde olan bir tek hücreli canlı y noktasına kadar neden evrimleşmiyor, sorum gayet açık.

vartor
07-02-2011, 18:44
Sorunuz tamamen ol dedi oldu kavramina kafaniz daha yatkin oldugundan, yani imanli olusunuzdan kaynaklaniyor. Evrim teorisini anlamaya calisirsaniz, hicbir zaman bir turun aniden ve toptan baska bir sekle donustugunu soylemez aciklamaz; Insanin bile, ilkel atalarina nazaran farkli olduklarini gormeniz mumkun iken, hatta yeni nesilin daha uzun boylu, akil dislerinin bazilarimizda artik cikmadigini da bilmiyor olamazsiniz. Bunlar kucuk adimlar ama kisa surede olanlar, bunu milyonlarca seneyle carparsaniz, belki teoriyi biraz anlamis olursunuz.

taylan
07-02-2011, 21:17
Tek hücreli yaşam halen var demişsiniz, madem evrim var o zaman bu tek hücreli canlılar neden evrimleşip bugün dünyanın herhangi bir yerinde bir ilkel hayat başlatmamış diye soruyorum.

Her ne kadar olağanüstü saçma bir soru da olsa cevaplamaya çalışalım:

Öncelikle "NİŞ" denen bir kavram var bunu öğrenmeniz gerekir. Bildiğiniz gibi söyledik yukarda da, çok hücreli yaşam tek hücreli yaşamın içinden gelişmiştir. Dolayısıyla gelişen tüm yaşam birimleri yani NİŞ ler bu gruplar tarafından doldurulmuştur. Boşalan nişlere yeni gruplar evrimleşerek yerleşmiştir. Yani muhtemel bir geriye dönüş sözkonusu değildir. Şunu söyleyebilirim ki gezegenimizde çok hücreli yaşam son bulursa tek hücreli yaşamın, çok daha uzun bir süre varolacağı hatta boşalan nişlere yeniden, şartlar uygun da olursa tekrar bir çok hücreli yaşam formu inşa edebileceği kanısını taşıyorum.

Tek hücreli canlılar da evrimleşir. Ama bu demek değildir ki hepsi eninde sonunda çok hücreli bir forma bürünecek. Bakteriler de kendi içlerinde evrimleşmektedir. Yaşam alanları, davranışları, formları değişmektedir ve bu grupların yaşadığı yaşam şekli bize göre ilkel görünebilir ilkelden kasıt buysa eğer. Ama bakterilerin sayı ve yaşam süresi bakamından bizlerden çok daha kıdemli olduğnu da unutmamak gerek.

Soru çok tuhaf. Tek hücreli yaşamın ilkel olduğunu ve mutlaka geçmişte bir zaman diliminde olması gerektiğini düşünüyor olmalısınız. Bugün dünyanın bir çok yerinde tek hücreliler tarafından yaşam alanı olarak kullanılan bir çok alan mevcut. Mesela siz ve bakteriler aynı ortamda yaşıyorsunuz. Onun yaşadığı yani başlatmış olduğu yaşam ilkel sizinki değil. Sanırım bunu söylemek istiyorsunuz. Mesela naylon tüketen bakteriler 50'li yıllarda ortaya çıkarak, yeniden sizin dediğiniz o ilkel yaşamları sayesinde naylonu tüketebilecek bir yaşam formu kurmuştur.

Sorunuzdan bu kadarını anladım kusura bakmayın.


Soruyorum x'den y'ye uzanan bir evrimsel süreç varken bu x ve y arasındaki bir z noktası zaman diliminde olan bir tek hücreli canlı y noktasına kadar neden evrimleşmiyor, sorum gayet açık.

Sayın Zocor evrim konusunda sıfır bilgiye sahipsiniz. Sorunuzu anlamaya çalışırken büyük mücadele vermek zorunda kaldım. Aslında soru x y gibi kavramları kullanarak çok zekice (!) kurgulanmış gibi görünse de son derece basit bir soru. Ayrıca hiç de açık değil. Yarasayı kuş zanneden zihniyetten farklı bir soru beklemiyordum.

Bir evrimsel süreç içinde her grubun mutlak bir form değişikliğine uğraması yani y noktasına kadar değişmesi gerekmiyor. Bir grup farklı davranma eğiliminde oluyor ve o farklılık bu grubun değişik bir yöne dallanmasına neden oluyor. Çok hücreli yaşam, tek hücreli yaşamın artık ürünlerinin (oksijen, ozon vs) belli gruplar içinde değişik davranma eğilimlerine yol açmasının bir sonucudur. Kısacası, bir kaba örnek vermek gerekirse, bazı tek hücrelilerin, diğerleriyle birleşerek büyük organizasyonlar kurmaları, onlara yeni atmosfer ortamında daha fazla fayda sağlamış olması olasıdır.

Astur
07-02-2011, 21:40
Ben sadece türden türe geçişin mümkün olmadığını düşünüyorum, elimde de buna uygun bir dünya var.


Dünya ne yazık ki buna uygun değil. Kurttan köpeğe geçiş nasıl oldu mesela?

taylan
07-02-2011, 22:15
Bir kere türden türe geçiş olayı yanlış biliniyor. Mesela balinanın karasal atasıyla bugünkü balina aynı türdür aslında. Farkı sadece fenotipindedir. Ortak atadan oluşturulan bu yeni deniz memelisi sadece suya adaptasyonuyla farklılık arzeder.

En son ortak ata diye bir kavram vardır evrimde. Yakın ve uzak atalar bulunur ve geçişin süreç aralığı hesaplanır. Yılanla kertenkele birbirlerine çok daha yakındır. Çiftleşmezler ama geçmişte çiftleştikleri bir dönem olmuştu. O geçmişte tüm sürüngen tipleri birbirine benziyordu. Kaplumbağaya bakın kertenkele ve yılanın yüz hatlarını görürsünüz. Sonra memeli prototipi göründü. Terapsida da bunu görürüz. O da bir sürüngen. Nerde memeli oluyor peki? Bıyığı var. Süt bezleri var. Rahim diye bir yapı oluşmuş. Bu yumurtanın içte büyütülmesi gibi çok doğal bir açıklamaya sahip. Farklı bir davranış eğiliminde. Ama torunları gittikçe daha da farklılaşıyor. O farklılaşmanın ilk aşamasında da tip çok farklı değil tüm memeli faunası fareye benziyor. Sonradan artık uyum sağlandığı ölçüde yüz hatları keskinleşiyor ya da yaşanılan yere göre yumuşuyor. Demek ki işe önce basit bilinen ve çok yaygın bir prototiple başlanıyor.

Canlılar birbirlerine çok benzer. Mesela yılan kertenkeleye benzer. Karınca eşek arısına,
Kunduz fareye, kanguru zaten bir geyik tipidir. Zürafa, antilop, deve, lama dikkatli bakın hepsinin yüz tipi aşağı yukarı aynıdır. Kurt köpek zaten aynı. Baykuş, şahin, doğan, kartal genellikle birbirini andırır. Köpekler, zannımca insanların yaşadığı yerlerin etrafındaki atıklara dadanan ve insanlardan çekinmeyen onlara bir şekilde alışmış kurtlardan türetilmiş olabilir. İşin içine çakal vs de girmiş olabilir.

Ortak ata kavramı o kadar ortada ki. Görmemek için gerçekten kör olmak gerekiyor. Hem de doğuştan.

sargon
08-02-2011, 01:05
Aslinda evrimle ilgili tartismalari pek okumazdim, ama taylan74'ün sabirla ve gayet düzgün bir üslupla sorulan sorulara cevap vermeye ve insanlari aydinlatmaya calisan tutumunu görünce tartismalari okumadan edemedim. Taylan74'e bilgilerini paylasmada gösterdigi alcakgönüllülük ve sabir icin tesekkür ederim.

Anladigim kadariyla zocor'un sorusu cok daha genellestirilebilir. Eger yasam suda baslayip, karaya cikti ve bu sürecten sonra milyonlarca yil gecti ise, artik sularda yasayan hicbir canli kalmamasi gerekirdi. Bütün canlilarin simdiye kadar karaya, bir kisminin da havaya cikip sulari sadece tuz ve minerallere terketmis olmalari gerekirdi. Bence zocor sorusunu böyle genisletip, bir daha düsünebilir.

Sanirim bu düsüncedeki temel espri evrim sürecinin adeta bir lineer gelisme süreci gibi, yada adeta tanrisal bir güc tarafindan yönetiliyormus gibi yönetilmesi gerektigi seklindeki bir düsünce. Yani her türün izlemesi gereken bir yön var ve er gec hepsi cok hücreli olmali, er gec hepsi karaya cikmali, er gec hepsi memeli olmali, er gec hepsi insanlarinki gibi beyin gelistirmeli vb. Halbuki böyle bir iddia yok. Tek hücrelilerden cok hücreliye gecmek de, denizden karaya cikmak da böyle bir determinizmin ürünüdür denilmiyor evrim teorisinde.

Zamanin birinde, örnegin bir kuraklik döneminde yada sularin cekildigi bir dönemde kara yasamina gecmeye daha uygun olan canli türleri karaya cikarak bir avantaj kazanmislar. Hepsi bu. Baska bölgelerde yasayanlar yine varliklarini sürdürebilirler.

Vay be, evrim ile ilgili hic birsey yazmamistim simdiye kadar.

Vandidad
08-02-2011, 01:37
Sayın Sargon

Ben de siteye üye olmadığım dönemlerde hayranlıkla Sayın Taylan74'ün yazılarını takip ediyordum. Sayın Taylan74 kadar düzgün ifadelerle konuyu ele alamayacağımı düşündüğüm için katılımcı olmuyorum.

Sayın Taylan74

Azminiz ve anlatımınızdaki yalınlık için sizi tebrik ediyorum. İlerleyen dönemde bir kaç başlık ile yükünüzü azaltmaya çalışacağımı bildirmek isterim.

Huzur Sizinle Olsun...

walla
08-02-2011, 02:12
Evrimi anlamak için önce canlının tabiatını bilmek gerekir. Canlı nedir, evrime karşı olanların önce canlıdan ne anladıklarına bakmak gerekir. Canlılığa yaratışsal ilahi özellikler yüklerseniz evrimi anlamaktada güçlük çekersiniz. Kimler evrime karşı. Yaratılışçılar. İsteselerde evrimi kavrayamazlar. Öncelikle dinsel inançlardan sıyrılmaları gerekir, onun içindir ki Eğitim kurumlarında özellikle Üniversitelerde din dışarıda bırakılır.

Evrime gelince...
Bir mermer blok düşünün. Bunu sonsuz sayıda heykel olarak yontabilirsiniz, bir sanatcının yontması gerekmez, rüzgar su fizik şartlar bile bu mermere değişik şekiller verebilir. Yada bir DNA düşünün DNA'yı oluşturan Adenin A, Guanin G, Sitozin S, Timin T, moleküllerinden binlercesini yan yana değişik versiyonlarda tirilyonlarca yan yana sıralayabilirsiniz. ve her bir versiyon başka bir canlıyı oluşturur. Bu kadar basit.

taylan
08-02-2011, 02:22
Arkadaşlar çok teşekkür ederim. Özellikle evrim konularında çok fazla merakım var. Aslında mesleğim resim öğretmenliği, grafik tasarım ve karikatür. Avatarlarımı bile kendim çiziyorum :D Ayrıca evrimteorisi.org sitemizde moderatörlük de yapıyorum. Evrim tam anlamıyla gerçek bir mucizedir. Benim için bir teropodun bugünkü modern kuşa dönüşmesi gerçek anlamda bir mucizedir. Yaratılışçılar bunu göremiyor bu gerçek mucizeyi görmekten acizler. Üzüntü verici ki bu konuda bilgisizlik had safhada. Moleküler evrim konusunda ise çok daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Sayın Aera elinden geldiğince bu konularda yardımlarda bulunuyor. Ben işin biraz zooloji kısmına meraklıyım.

Sitede evrim konusunda aslında çok daha büyük üstadlarımız var. Mesela eskilerden liopleroudon hocamızı mumla arıyoruz. Bildiğim çoğu şeyi onun yazılarından öğrendim. Sevgili Alka ise evrim konusunda arşiv yönünden en zengin arkadaşımız. Açtığı konu başlıklarında bunu görebilirsiniz. Sayın Sargon sizi evrim bölümümüzde daha sık görmek isteriz. :) Sayın Vandidad araştırmalarınızı merakla bekliyorum. Özellikle böceklerin evrimi konusunda çok az veri bulunuyor. Bu konuyu güçlendirmek gerek. Memeli ve sürüngen evrimi ise zaten en çok bilinen alan.

Saygılar

dark planet
08-02-2011, 04:45
Eğer Evrim Teorisi gerçek ise binlerce yıl önceden başlayan süreçte şu an dünyanın herhangi bir yerinde ilkel bir yaşamı bugünlerde görebilirdik ama böyle bir yaşam göremiyoruz.
Evrimsel süreç olduysa neden artık böyle bir süreç oluşmuyor ?

buna kendin de inanmıyorsundur sanırım ...yazmadan önce yazarken 1.5 saniye düşünsen bulurdun :becky:

http://fotogaleri.haberler.com/ilkel-kabile-beyaz-adamla-karsilasirsa/

http://www.haberaktuel.com/amazon-ormanlarinda-tas-devrinden-kalma-ilkel-kabile-haberi-132675.html

http://www.youtube.com/watch?v=UR75ulRTcYw

zocor
08-02-2011, 22:21
Soruyorum x'den y'ye uzanan bir evrimsel süreç varken bu x ve y arasındaki bir z noktası zaman diliminde olan bir tek hücreli canlı y noktasına kadar neden evrimleşmiyor, sorum gayet açık.

Bir evrimsel süreç içinde her grubun mutlak bir form değişikliğine uğraması yani y noktasına kadar değişmesi gerekmiyor.


Tamam y noktasına kadar ulaşması gerekmiyorsa y'den önce başka bir noktaya uzanan canlı da yok işin ilginci.

ulpian
08-02-2011, 22:28
Tamam y noktasına kadar ulaşması gerekmiyorsa y'den önce başka bir noktaya uzanan canlı da yok işin ilginci.

Soruyu biraz daha net bir şekilde formüle eder misiniz? Bu ne yahu? :)

taylan
08-02-2011, 22:30
Zocor evrimsel yolu dümdüz tarif ediyor gibisiniz. Bu iş dallı budaklı bir ağaç gibidir. Kimin hangi yola döneceği ne tarafa evrileceği önceden belli olmaz. Biz resme burdan geriye bakarak çıkarımlarda bulunuyoruz.
Ortak ata fazla değişmez, verdiği alt varyete biraz daha değişir, o da değişmez onun alt varyetesi değişir o da çok değişmez onun bir alt türü değişir..

Bir bakarsınız geniş resme, ortak atayla en son nesil arasındaki uzaklık oldukça fazla.

Bunlar uzun bir süre torunarıyla yaşar ama her gelen nesil bir öncekinden daha fazla fayda sağlayan özelliklere sahip olur. Bir önceki nesil de yavaşça yokolur gider. Kimisi de yokolmaz oldukça yalıtılmış bir bölgede kafasına göre takılır.

Bu iş böyledir.

ulpian
08-02-2011, 22:39
Dillerin evrimi analojisini düşünmek faydalı olabilir belki bu konuda.

Bazı diller hızlıca gelişir, değişir. Diğerleri çok uzun zaman boyunca pek değişmez. Bir dilden birçok yeni dil oluşabilir. Eski 'ata' dil bazen 'yok olur' (konuşan toplum kalmaz). Bazen uzun süre, kendi içinden çıkan yeni dillerle eş zamanlı olarak yaşamaya devam eder vs.

zocor
08-02-2011, 22:41
Soruyu biraz daha net bir şekilde formüle eder misiniz? Bu ne yahu? :)

Açıklayayım..

Tek hücreli canlıdan çift hücreli canlı.. Sonrasında ilkel bir organizma, sonrasında gelişmiş bir organizma..Sonrasında ayakları oluşmaya başlayan bir canlı..
Bu canlılar şu an dünyanın neresinde onu soruyorum ?

Yani y noktasından (bugünkü canlı formları) önceki canlılar yani üst cümlede örneklediğim canlılar dünyada yok, varsa nerede ?
Kısaca evrim NEREDE ?

taylan
08-02-2011, 22:48
Bu canlılar şu an dünyanın neresinde onu soruyorum ?

Tek hücreli canlılar halen yaşıyor. Çok hücreli canlıların başlangıç dönemlerine benzer forma canlılarda var halen yaşıyorlar. Solucanlar mesela kambriyende çok daha büyüklerdi. Yusufçuklar kartal boyutundaydı kambriyen atmosferinde. Şimdikiler oldukça küçük. Neden acaba kartal boyunda bir yusufçuk yok? Çünkü oksijen seviyesi buna müsade etmiyor. Yokolup gittiler. Trilobitler de öyle. Hiçbiri kalmadı. Çünkü misyonları bitti. Ama benzer canlılar halen var. Okyanus dibindeki bacalarda yaşayan ilkel topluluklar var. Güneş ışığı almadan yaşıyorlar.

BUgün bir tiktaalik rosae göremeyiz çünkü boşalttığı nişde kurbağalar ve benzeri et yüzgeçli balıklar bulunuyor. Akciğerli balıklar, çamur zıpzıpları şu an halen varlar. Evrimin özel kanıtları olarak gözümüzün önünde duruyorlar. Geçmişin silüetleri olarak. Anfibi dünyası 380 milyon yıl öncekinden oldukça farklı.

Sürekli belirttiğim gibi ortak ataların özelliklerini fazlasıyla yansıtan canlılar bulunuyor. Ama birebir kopyaları değil onlar da evrim geçirdi. Ebatları küçüldü ya da tamamen yokoldular.

Kılıç dişli kaplanlar bugün yok. Bir terapsida bulamıyoruz. Bir teropod yok. Ama hepsini bugünkü torunlarında görebiliriz. Çünkü dünya oldukça fazla aktif bir gezegen. Sürekli değişen çevre şartları yüzünden çok fazla yalıtılmış ya da az değişmiş yerleri göremiyoruz. Sık yaşanan bu doğal değişimlere çok fazla fauna dayanamadı. Bugün geçmiştekinden çok daha az bir çeşitliliğe bakıyoruz.

Belki sebebi bu olabilir.

ulpian
08-02-2011, 22:55
Açıklayayım..

Tek hücreli canlıdan çift hücreli canlı.. Sonrasında ilkel bir organizma, sonrasında gelişmiş bir organizma..Sonrasında ayakları oluşmaya başlayan bir canlı..
Bu canlılar şu an dünyanın neresinde onu soruyorum ?

Yani y noktasından (bugünkü canlı formları) önceki canlılar yani üst cümlede örneklediğim canlılar dünyada yok, varsa nerede ?
Kısaca evrim NEREDE ?

İyi de bu sorularınıza günlerdir taylan74'ten en güzel cevapları alıyorsunuz zaten.

Yukarıda dillerin evrimi analojisi bence, biyolojik evrim hakkındaki yanlış bir fikri sabitinizden kurtulmanıza faydalı olabilir.

Şöyle örnek vereyim:

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4b/Coelacanth.png

Mesela bu ''Coelacanthimorpha'' adı verilen tür, yaklaşık 400 milyon yıldır fenotip olarak fazla bir değişikliğe uğramamış, aynı tür olarak yaşıyor. Ama diğer yandan bu türden zamanla evrilen ve zamanla gittikçe farklılaşan başka türler olmuş.(1 (http://de.wikipedia.org/wiki/Quastenflosser#Evolution))

Nasıl mesela bir dilden, zamanla yeni farklı diller oluşabiliyor, fakat bazı durumlarda eski 'ata-dil' (örneğin izole olmuş bir bölgede) eş zamanlı olarak yaşamaya devam edebiliyor. Aynen onun gibi işte.

Evrim kuramı zaten, sandığınız gibi ''linear'' bir süreç iddia etmiyor ki. Günlerdir iki farklı başlıkta bir sürü örnekle size bunu anlatmaya çalışıyorlar zaten.

Evrim kuramı, her canlı türünün mutlak suretle daha 'üstün', daha karmaşık organizmalara evrileceğini, ve daha 'alçak', daha basit türlerin mutlak suretle yok olacağını söylemiyor ki zaten.

Bakterileri düşünün. En önemli bakteri sınıflarının oluşması 2,5 milyar yıl öncesine dayanıyor. (2 (http://www.spiegel.de/wissenschaft/natur/0,1518,608757,00.html)). Ve günümüzde hala 'epey bir' bakteri var gezegende...

zocor
08-02-2011, 22:58
sn. taylan 74,

Siz bana daha önce yaşamış ama şimdi yaşamamış hayvanları sayıyorsunuz :) Ben ayakları çıkmaya başlayan, kulakları çıkmaya başlayan yani komplike bir organizma olmadan bir canlı soruyorum.

Yani evrim tek hücreliden çift hücreliye ordanda karmaşık organizma olmadı mı, mesela akciğerli balıklar diyorsunuz bu balığın evrimleşmeden önceki formatı nerede, çift hücreliden akciğerli balık olurken ki geçiş canlılar nerede ?Yada daha ileri gidelim kolla bacakları çıkmaya başlayan organizmalar nerede ? Niye bunlar yok ?

taylan
08-02-2011, 23:03
Sayın zocor işim gücüm var benim ve beni meşgul ediyorsunuz. Size bir kitap tavsiye edicem tüm sorularınızın cevabı orda var.

Neil SHUBIN "İçimizdeki Balık"

Zahmet edip bu kitabı okursanız. Tüm bu sorularınızın cevabını bulursunuz.

Saygılar

ulpian
08-02-2011, 23:10
Sayın zocor işim gücüm var benim ve beni meşgul ediyorsunuz. Size bir kitap tavsiye edicem tüm sorularınızın cevabı orda var.

Neil SHUBIN "İçimizdeki Balık"

Zahmet edip bu kitabı okursanız. Tüm bu sorularınızın cevabını bulursunuz.

Saygılar

sevgili taylan74,

siz atın denize, ''balık'' bilmese de kıymetini, bizler biliriz... :)

Zaman kaybı olarak düşünmeyin. Zocor'un (ne derseniz deyin) ikna olmayacağını baştan biliyordunuz zaten. Ama yazdıklarınızdan ben dahil birçok kişi faydalanıyor.

(Vakit bulduğunuzda bu gibi başlıklardaki tartışmalara serpiştirilmiş açıklamalarınızı, müstakil başlıklar halinde toparlayabilirseniz, yeni bir başlık şeklinde daha da faydalı olabilir. Hem böylece bu gibi tartışmalardaki emeğiniz, bir çalışmanın ön-hazırlığı olmuş olur).

Her halükarda kendi adıma: teşekkürler...

taylan
08-02-2011, 23:17
Sayın ulpian çok teşekkür ederim inanın çok yoğun derecede çalışıyorum bir yandan da cevap yazmaya uğraşıyorum. Ben paleontolog değilim. Bilgileri netten aktarıyorum. İnsanların araştırmasını istiyorum.
İşlerim hafifledikçe yazmaya devam edeceğim.

murted
08-02-2011, 23:18
Sayın zocor işim gücüm var benim ve beni meşgul ediyorsunuz. Size bir kitap tavsiye edicem tüm sorularınızın cevabı orda var.

Neil SHUBIN "İçimizdeki Balık"

Zahmet edip bu kitabı okursanız. Tüm bu sorularınızın cevabını bulursunuz.

Saygılar

:D :D

Ben sana en başında demiştim ama değil mi? :) Ama gene de beyhude uğraştığını düşünme, en azından biz faydalanıyoruz yazdıklarından.

Temel biyoloji bilgisinden yoksun bir insana Dawkins gelip de bizzat anlatsa kar etmez. Yanarım yanarım da hala daha hokus pokusvari bir şeyler anlıyor olmasına yanarım arkadaşın evrimden.

zocor
08-02-2011, 23:23
sn taylan74,

Cevaplarınız için bende gerçekten teşekkür ederim, zamanınızı aldım ama evrimsel süreçteki asıl çelişkilere gelmişken bana kitap önerdiniz. Kitap önerisi için teşekkürler .

AerA
08-02-2011, 23:28
Değerli Taylan ;

Sabrınıza şaşıyor ve teşekkür ediyorum.

evrensel-insan
08-02-2011, 23:36
Saygideger taylan 74;

Burasi kitlesel bir platformdur. Oyuzden yazilar, bir yazarin lakabina yonelik olsa bile, bu basligi okuyan kitleye yazilmis oluyor. Ben de bu basligin takipcilerindenim ve siz kitleyi cok acik ve detayli bilgilendiriyorsunuz.

Oyuzden, sizden ricam; harcamis oldugunuz zaman ve emegi, bu siteye ve bu sitenin yazar ve okur kitlesine harcadiginizi dusunun.

Iste ancak boyle dusunurseniz, o zaman harcadiginiz emek ve zaman cok makbule gecer.

Saygilarimla;
evrensel-insan

murted
08-02-2011, 23:38
sn taylan74,

Cevaplarınız için bende gerçekten teşekkür ederim, zamanınızı aldım ama evrimsel süreçteki asıl çelişkilere gelmişken bana kitap önerdiniz. Kitap önerisi için teşekkürler .

Sen evrimsel süreç hakkında gram bilgi sahibi değilken nasıl olup da çelişki buluyorsun, vahiy mi geliyor?

taylan
08-02-2011, 23:38
Sayın Evrensel insan haklısınız. Elimden geldiğince cevap yazmaya devam edeceğim.

evrensel-insan
08-02-2011, 23:43
Saygideger taylan 74;

Unutmamak gerekir ki, dile gelen bir konunun detaylanmasi ve derinlesmesi, daha cok acikliga ve netlige kavusmasi, sadece yazarinin dile getirimi ile degil; baskalarinin katilimlari ile mumkundur.

Oyuzden dile gelene, "karsi" sorulanlar, yanitlar, elestiriler v.s. dile getiren acisindan ne kadar "zaman ve caba kaybi" olarak algilansa da, aslinda olan; konunun daha netlige ve acikliga kavusmasidir.

O yuzden anlayisiniz icin, tesekkur ederim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

zocor
08-02-2011, 23:43
Sayın Evrensel insan haklısınız. Elimden geldiğince cevap yazmaya devam edeceğim.

Sn. taylan74,

Cevap vermeye ayakları kolları çıkmaya başlayan yani evrimleşme aşamasındaki canlılara günümüzden örnek konusundan başlarsanız hepimiz bilgileniriz.

Teşekkürler

ulpian
08-02-2011, 23:47
Cevap vermeye ayakları kolları çıkmaya başlayan yani evrimleşme aşamasındaki canlılara günümüzden örnek konusundan başlarsanız hepimiz bilgileniriz.



Yahu, sen dahil, gördüğün yaşamakta olan tüm canlı türleri zaten ''evrimleşme aşamasında''. Evrim süreci bitmedi ki.

Ne biliym, mesela 10 milyon yıl sonra geriye bakıp, o gün var olan bir canlının soy ağacını takip edip, ''aa bak, 10 milyon yıl önce 'tavuk' denilen bir canlıymış atası. O zamanlar ne kadar da yarım-yamalak kanatları varmış. Doğru düzgün uçamıyormuş bile'' denilecek... (10 milyon yıl sonra, bunu inceleyecek akla sahip bir canlı türü kalırsa)

taylan
08-02-2011, 23:47
Sayın Zocor, herhangi bir çelişki yok. Yarasa sonradan zar kanat kullanarak uçan fareye verilen bir özel isimdir. Size şöyle anlatabilirim. Bir proto memeli grubunun içinde kolları arasındaki deri diğerlerinden daha uzun ve sarkık olan bir ya da bir kaç birey bir alt varyeteyi temsil eder. Bu grubun bu sarkık deriyi kullanarak kısa süzülmeler yaptığını düşünelim. Zaman içinde bu vücut parçasının daha uzadığı, daha da geniş bir alanı kapladığı bireyler ortaya çıkıyor. Bunlar da bir varyeteyi temsil eder.

Sonuçta atalarından daha hızlı uçabilen ve daha farklı kanat yapısına sahip bireyler yayılıyor.

http://www.guardian.co.uk/science/2008/feb/13/bat.evolution

Malesef tüm kaynaklar İngilizce. Bu sayfada simultane çeviriden anladığım kadarıyla ilk yarasa atalarından biri yani kayıp halkanın bulunduğuna dair yazılar var.

Bu metin çevrilebilirse konu iyice açıklık kazanmış olur. Yarasa mevzusunu bu şekilde sonlandıralım.

murted
08-02-2011, 23:48
Sn. taylan74,

Cevap vermeye ayakları kolları çıkmaya başlayan yani evrimleşme aşamasındaki canlılara günümüzden örnek konusundan başlarsanız hepimiz bilgileniriz.

Teşekkürler

Ağır tahrik var, birazdan işleyeceğim suç için cezai indirim talep ediyorum şimdiden. :)

zocor
08-02-2011, 23:53
Yahu, sen dahil, gördüğün yaşamakta olan tüm canlı türleri zaten ''evrimleşme aşamasında''. Evrim süreci bitmedi ki.

Ne biliym, mesela 10 milyon yıl sonra geriye bakıp, o gün var olan bir canlının soy ağacını takip edip, ''aa bak, 10 milyon yıl önce 'tavuk' denilen bir canlıymış atası. O zamanlar ne kadar da yarım-yamalak kanatları varmış. Doğru düzgün uçamıyormuş bile'' denilecek... (10 milyon yıl sonra, bunu inceleyecek akla sahip bir canlı türü kalırsa)

sn. ulpian,

Konuyu anlamamazlıktan gelmeyin, atıyorum 10 bin yıl önce de tek hücreli canlılar yokmuydu? Vardı. Ben diyorum ki eğer evrim varsa 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı şu an değişik canlı formatları şekline gelmesi gerekirdi. Nerde o canlı formatları onu soruyorum.

Bu arada mürtedd denen üye ile ile yönetim ilgilenir mi yoksa ben mi ilgileneyim?

walla
08-02-2011, 23:54
Zocor kardeş
aslında arasan bulabileceğini biliyorsunda evrim karşıtısın ya ....
aşağıdaki linke bi bak bakalım zahmet olmazsa. belki aradğın sorunun cevabı buradadır. hem yumurtlayan hem doğuran hemde bacakları körelmekte olan bir hayvan.
http://biyorss.com/?p=1531

zocor
08-02-2011, 23:58
Sayın Zocor, herhangi bir çelişki yok. Yarasa sonradan zar kanat kullanarak uçan fareye verilen bir özel isimdir. Size şöyle anlatabilirim. Bir proto memeli grubunun içinde kolları arasındaki deri diğerlerinden daha uzun ve sarkık olan bir ya da bir kaç birey bir alt varyeteyi temsil eder. Bu grubun bu sarkık deriyi kullanarak kısa süzülmeler yaptığını düşünelim. Zaman içinde bu vücut parçasının daha uzadığı, daha da geniş bir alanı kapladığı bireyler ortaya çıkıyor. Bunlar da bir varyeteyi temsil eder.

Sonuçta atalarından daha hızlı uçabilen ve daha farklı kanat yapısına sahip bireyler yayılıyor.

http://www.guardian.co.uk/science/2008/feb/13/bat.evolution

Malesef tüm kaynaklar İngilizce. Bu sayfada simultane çeviriden anladığım kadarıyla ilk yarasa atalarından biri yani kayıp halkanın bulunduğuna dair yazılar var.

Bu metin çevrilebilirse konu iyice açıklık kazanmış olur. Yarasa mevzusunu bu şekilde sonlandıralım.

sn taylan74,

Yarasa derken belli bir sonar sistemi olan, Doppler Etkisi'ni bile engelleyen bir sisteme sahip müthiş özellikleri olan bir canlıdan bahsediyorum. Yarasa sadece anlattığınız gibi zar kanatları olan bir canlı değildir, anlattığım müthiş özellikleri olan bir canlıdır.

Siz bana diyorsunuz ki zar kanatlı fare gelişmiş yarasa olmuş.
Benim asıl sorduğum şey yarasa bu müthiş özelliklerini nasıl almışştır??

ulpian
08-02-2011, 23:58
sn. ulpian,

Konuyu anlamamazlıktan gelmeyin, atıyorum 10 bin yıl önce de tek hücreli canlılar yokmuydu? Vardı. Ben diyorum ki eğer evrim varsa 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı şu an değişik canlı formatları şekline gelmesi gerekirdi. Nerde o canlı formatları onu soruyorum.



Konuyu anlamamazlıktan mı geliyorum? :)

Son olarak sorduğunuz soru aynen şudu:

Cevap vermeye ayakları kolları çıkmaya başlayan yani evrimleşme aşamasındaki canlılara günümüzden örnek konusundan başlarsanız hepimiz bilgileniriz.


Bu soru, gerçekten de evrim kuramı hakkında hiçbir şey bilmiyor olduğunuzu gösteriyor. Verdiğim cevap şuydu:

Yahu, sen dahil, gördüğün yaşamakta olan tüm canlı türleri zaten ''evrimleşme aşamasında''. Evrim süreci bitmedi ki.

Ne biliym, mesela 10 milyon yıl sonra geriye bakıp, o gün var olan bir canlının soy ağacını takip edip, ''aa bak, 10 milyon yıl önce 'tavuk' denilen bir canlıymış atası. O zamanlar ne kadar da yarım-yamalak kanatları varmış. Doğru düzgün uçamıyormuş bile'' denilecek... (10 milyon yıl sonra, bunu inceleyecek akla sahip bir canlı türü kalırsa)



Şimdi, tam olarak ne soruyorsunuz?

''İlkel'' canlı türleri nerede? diye mi soruyorsunuz. Bu sorunuza taylan74 mesela >şurada (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=362953&postcount=23)< cevap vermişti.

ulpian
09-02-2011, 00:00
Benim asıl sorduğum şey yarasa bu müthiş özelliklerini nasıl almışştır??

Dawkins, ''Kör Saatçi'' kitabında tam da bu sorunuzu uzun uzun açıklamalarla cevaplıyor. İnternette pdf olarak bulup, buraya kopyalayalım mı yani şimdi?

zocor
09-02-2011, 00:01
Zocor kardeş
aslında arasan bulabileceğini biliyorsunda evrim karşıtısın ya ....
aşağıdaki linke bi bak bakalım zahmet olmazsa. belki aradğın sorunun cevabı buradadır. hem yumurtlayan hem doğuran hemde bacakları körelmekte olan bir hayvan.
http://biyorss.com/?p=1531

Ben tam olarak evrim karşıtı değilim, ben sadece türden türe geçişte evrim teorisinin bilime yapılmış en büyük hakaret olarak düşünüyorum. Bu konularda verilen geçişlerin de hepsi masal.

murted
09-02-2011, 00:03
Dawkins, ''Kör Saatçi'' kitabında tam da bu sorunuzu uzun uzun açıklamalarla cevaplıyor. İnternette pdf olarak bulup, buraya kopyalayalım mı yani şimdi?

Okumayı pek sevmediği anlaşılıyor arkadaşın. Bbc'nin aynı isimli kitaptan uyarlama bir belgeseli var. Garajımdaki Ejder namındaki şahıs da sağolsun alt yazı hazırlamış belgesele.
Onun linkini de verebilirim ben de.

walla
09-02-2011, 00:03
bunun neresi masal. günümüzda bu hayvan yaşıyor http://biyorss.com/?p=1531

zocor
09-02-2011, 00:03
Dawkins, ''Kör Saatçi'' kitabında tam da bu sorunuzu uzun uzun açıklamalarla cevaplıyor. İnternette pdf olarak bulup, buraya kopyalayalım mı yani şimdi?

Kör saatçi eski bir kitaptır, okudum. Daha doğrusu yarısına gelince masal okuduğumu anlayıp bıraktım. Siz Kör Saatçiye göre evrimi savunuyorsanız daha yeni kitaplar çıkmıştır eminim onları okuyun.

Bu arada mürtedd denen üye ile ilgilenme uyarımı dikkate almışsınızdır umarım.

ulpian
09-02-2011, 00:06
Kör saatçi eski bir kitaptır, okudum. Daha doğrusu yarısına gelince masal okuduğumu anlayıp bıraktım. Siz Kör Saatçiye göre evrimi savunuyorsanız daha yeni kitaplar çıkmıştır eminim onları okuyun.


:)

Demek masal... Aynı yazarın son kitabı çıktı daha geçen sene, bir de onu okuyun... Yahu zocor, yani bir insan bu kadar da karşısındakilerin gözüne soka soka ''niyetim bağcıyı dövmek'' der mi yahu?

taylan
09-02-2011, 00:08
Sayın Zocor sonar sistemiyle ilgili gelişimi ilk mesajlardan birinde anlattım. Müthiş denilen özellik ilk atalarda yok. Dediğimiz gibi bu özellik her nesilde artan fayda oranında gelişmiştir. Geri kalan sorularınızın cevabını linklerdeki bilgileri okuyarak gideriniz.

Orda verdiğim linkte daha önce verdiğim linklerde detaylı anlatımlar mevcut. Metinlerin çevirileri yapılabilse bir çok konu açığa çıkabilir. Çok üzgünüm ki İngilizcem çok yetersiz.

Konuyu anlamamazlıktan gelmeyin, atıyorum 10 bin yıl önce de tek hücreli canlılar yokmuydu? Vardı. Ben diyorum ki eğer evrim varsa 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı şu an değişik canlı formatları şekline gelmesi gerekirdi. Nerde o canlı formatları onu soruyorum.

Sayın Zocor hepimize aptal muamelesi yapıyorsunuz. Gerçekten kendimi bir geri zekalı gibi hissetmeye başladım. Elim kolum birbirine dolandı. Size NİŞ denilen bir kavramdan bahsettiğimi hatırlıyorum. 10 bin yıl önce çok yakın bir zaman ve gezegen ağzına kadar çeşitle dolmuş. Böyle bir dönemde bir tek hücreli, hangi alanı boşaltıp oraya kolu bacağı olan canlı oluşturabilecek????????????????????????

Yerleşen yerleşmiş zaten. Tek hücreli zaten kendi alt varyetesini kambriyenden bi önceki dönemde EDİACARA'da vermiş. Sonra kambriyende nişler dolmaya başlamış. Ama tek hücreliden çıkan çıkıp gitmiş dolan nişe bir başka varyete yerleşmez. Anladınız mı bilmiyorum????

Tek hücreli atmosferi oluşturmuş, artık ürünüyle çok hücreliye yol vermiş, çok hücreliler vücut planını oluşturup kambriyende ortalığı doldurmuş. Burdan sonrası zaten domino etkisiyle sürüp gidiyor.

Tek hücrelinin tekrar eyleme geçip çok hücreli canlı oluşturması için gezegendeki tüm yaşamın silinip yeniden kaydedilmesi gerekiyor. Ayrıca bunun olup olmayacağını da bilemeyiz. Gezegenin şartları ne gerektiriyorsa o...

zocor
09-02-2011, 00:09
Konuyu anlamamazlıktan mı geliyorum? :)

Son olarak sorduğunuz soru aynen şudu:

Cevap vermeye ayakları kolları çıkmaya başlayan yani evrimleşme aşamasındaki canlılara günümüzden örnek konusundan başlarsanız hepimiz bilgileniriz.


Bu soru, gerçekten de evrim kuramı hakkında hiçbir şey bilmiyor olduğunuzu gösteriyor. Verdiğim cevap şuydu:

Yahu, sen dahil, gördüğün yaşamakta olan tüm canlı türleri zaten ''evrimleşme aşamasında''. Evrim süreci bitmedi ki.

Ne biliym, mesela 10 milyon yıl sonra geriye bakıp, o gün var olan bir canlının soy ağacını takip edip, ''aa bak, 10 milyon yıl önce 'tavuk' denilen bir canlıymış atası. O zamanlar ne kadar da yarım-yamalak kanatları varmış. Doğru düzgün uçamıyormuş bile'' denilecek... (10 milyon yıl sonra, bunu inceleyecek akla sahip bir canlı türü kalırsa)



Şimdi, tam olarak ne soruyorsunuz?

''İlkel'' canlı türleri nerede? diye mi soruyorsunuz. Bu sorunuza taylan74 mesela >şurada (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=362953&postcount=23)< cevap vermişti.

Size x ve y lerle anlatmama rağmen hala anlamamışsınız...

Evrim süreci devam ediyor diyorsun peki anladık. Evrim tek hücreliden bugüne kadar gelmedi mi ? Evet aynen böyle oldu.
Peki bu koskoca dünyada 1 tane mi tek hücreli canlı vardı da hala evriliyor. O ilk tek hücreli canlıdan atıyorum 10 bin yıl önce de vardı, diyorum ki o 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı neden evrilmiyor neden çevrede dünyada o 10 bin yıl önceki tek hücrelinin ayakları kulakları başı kafası olurken ki formatları yok diyorum..

Anlatabildim mi şimdi ?

ulpian
09-02-2011, 00:13
Size x ve y lerle anlatmama rağmen hala anlamamışsınız...

Evrim süreci devam ediyor diyorsun peki anladık. Evrim tek hücreliden bugüne kadar gelmedi mi ? Evet aynen böyle oldu.
Peki bu koskoca dünyada 1 tane mi tek hücreli canlı vardı da hala evriliyor. O ilk tek hücreli canlıdan atıyorum 10 bin yıl önce de vardı, diyorum ki o 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı neden evrilmiyor neden çevrede dünyada o 10 bin yıl önceki tek hücrelinin ayakları kulakları başı kafası olurken ki formatları yok diyorum..

Anlatabildim mi şimdi ?


Biraz zorlayınca anlatabiliyorsunuz da, verilen cevapları kale almadıktan sonra niye soruyorsunuz ki.

Taylan74 aynı soruyu daha önce de cevaplamıştı. Daha bir mesaj önce yine cevapladı. Tam olarak anlamadığınız yer neresi?



Konuyu anlamamazlıktan gelmeyin, atıyorum 10 bin yıl önce de tek hücreli canlılar yokmuydu? Vardı. Ben diyorum ki eğer evrim varsa 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı şu an değişik canlı formatları şekline gelmesi gerekirdi. Nerde o canlı formatları onu soruyorum.

Sayın Zocor hepimize aptal muamelesi yapıyorsunuz. Gerçekten kendimi bir geri zekalı gibi hissetmeye başladım. Elim kolum birbirine dolandı. Size NİŞ denilen bir kavramdan bahsettiğimi hatırlıyorum. 10 bin yıl önce çok yakın bir zaman ve gezegen ağzına kadar çeşitle dolmuş. Böyle bir dönemde bir tek hücreli, hangi alanı boşaltıp oraya kolu bacağı olan canlı oluşturabilecek????????????????????????

Yerleşen yerleşmiş zaten. Tek hücreli zaten kendi alt varyetesini kambriyenden bi önceki dönemde EDİACARA'da vermiş. Sonra kambriyende nişler dolmaya başlamış. Ama tek hücreliden çıkan çıkıp gitmiş dolan nişe bir başka varyete yerleşmez. Anladınız mı bilmiyorum????

Tek hücreli atmosferi oluşturmuş, artık ürünüyle çok hücreliye yol vermiş, çok hücreliler vücut planını oluşturup kambriyende ortalığı doldurmuş. Burdan sonrası zaten domino etkisiyle sürüp gidiyor.

Tek hücrelinin tekrar eyleme geçip çok hücreli canlı oluşturması için gezegendeki tüm yaşamın silinip yeniden kaydedilmesi gerekiyor. Ayrıca bunun olup olmayacağını da bilemeyiz. Gezegenin şartları ne gerektiriyorsa o...

walla
09-02-2011, 00:23
Zocor kardeş, evrimi harun kahyadan öğrenirsen anlamakta zorluk çekersin. Evrim nedir. Evrim aslında sadece ve sadece dış ortamın değişmesi ile olur. ortam değişmezse evrim tetiklenmez. her canlı küçük bir kavanozda aynı şartlarda yaşamıyor. her canlı, hatta her türden aynı canlı bile başka başka ortamlarda yaşıyor. bu durumda topyekün bütün canlıların aynı evrimsel özelleikleri gösterip eşzamanlı olarak aynı türde tek canlı türüne dönüşmesini de bekleyemezsin. tek yumurta ikizleri bile aynı ortamda yaşamıyor. ve bunla ilgili güzel bir örnek vereyim. iki tek yumurta ikizi iki erkek kardeş le iki tek yumurta ikizi kız kardeşlerden doğan çocuklar senin mantığına göre birbirinin kopyası olması gerekiyor değil mi? Ama pratikte öyle olmuyor işte. Çünki her saniye ikiz kardeşlerin genlerinde mikro mutasyonlar oluyor ve DNA sarmalları mayoz bölünmede ayrılırken çapraz geçişler gösteriyor. tabi sizin bu bilgilerden haberiniz yok, olsa böyle ısrarcı olmazsınız.

taylan
09-02-2011, 00:25
o 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı neden evrilmiyor neden çevrede dünyada o 10 bin yıl önceki tek hücrelinin ayakları kulakları başı kafası olurken ki formatları yok diyorum..

Şimdi sayın Zocor, tek hücrelilerin fiziksel yapısı öncelikle çok hücreli yapıları oluşturmaya uygun. Kafa, kulak, kol gibi organlar bir çok hücrenin biraraya gelerek oluşturduğu yapılardır. Bir tek hücrelinin evrimsel davranış şekli öncelikle çok hücreli bir yapıda biraraya gelmekten ibarettir. Yalnız bu eğilim tüm tek hücrelilerde bulunmaz. Bu sadece belli bazı grupların davranış şeklidir. Mesela tek hücrelilerin artık ürünlerinden oluşan yeni şartlara daha uyumlu grupların, çok hücreli bir yaşama daha uyumlu olmasıyla kafa, kol ve bacak gibi organların temeli atılmış oldu. Burada tek hücreli evrimsel görevini tamamlamış bulunuyor.

Daha ilkelce anlatayım. Ben bir tek hücreliyim. Ama benim yanımdaki eleman başka mevzulara dalmış. Bizi satarak gidip farklı gruplara takılmış. Artık farklı alemlerin adamı olmuş. Onunla artık görüşmüyorum. Bi baktım garip garip hallere bürünmüşler. Sordum elemana:

- Nedir olm bu halin die?
- Boşver abi sen anlamazsın. dio bana. Biz artık farklı olaylara girdik. Birleşiyoruz büyüyoruz büyük düşünüyoruz diyor.

- Ben de diyorum ki işin rast gitsin kardeş bize göre diil biz böyle takılcaz.

Eleman bıyık altından gülerek bizden uzaklaşıyor.

Olay bu yani bilmem anlatabilmiyor muyum? :D:D

sargon
09-02-2011, 11:06
O ilk tek hücreli canlıdan atıyorum 10 bin yıl önce de vardı, diyorum ki o 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı neden evrilmiyor neden çevrede dünyada o 10 bin yıl önceki tek hücrelinin ayakları kulakları başı kafası olurken ki formatları yok diyorum..

Eger evrim hakkinda kitaplar okumussaniz, karsilasmis olmaniz gerekir. Benim bildigim su: Bir türün yeni bir türe dönüsebilmesi icin bunun ona bir avantaj saglamasi gerek. Ornegin sulardan karaya cikis. Sudan karaya cikan ilk canlilar icin bu bir avantajdi, cünkü önlerinde bos bir alan (karalar) uzaniyordu. Amerika kitasina ilk göceden Avrupalilar gibi. Milyonlarca yil gecti ve su anda karalar tamamen dolmus durumda, yani ayni seyi tekrarlamanin saglayacagi bir avantaj yok. Taylan74'ün dedigi gibi "yerlesen yerlesmis zaten". Ayni sekilde bir evrim beklemek haksizlik olur. Bu evrim sürecinin durdugu anlamina gelmiyor. Yeni türler olusmaya devam ediyor, fakat farkli olarak senin görmek istedigin sekilde, yani tam gecmiste olduguna benzer bicimde olmuyor.

Simdi evrim söyle oluyor. Mesela bir zamanlar naylon yiyen bakteri yoktu, cünkü naylon diye bisey yoktu. Tanri naylonu yaratmadan naylon yiyen bakteriyi niye yaratsin? Evrim denilen seyi yapti ki, naylon yiyen bakteriler de kendi kendilerine olussun :)

zocor
09-02-2011, 14:41
o 10 bin yıl önceki tek hücreli canlı neden evrilmiyor neden çevrede dünyada o 10 bin yıl önceki tek hücrelinin ayakları kulakları başı kafası olurken ki formatları yok diyorum..

Şimdi sayın Zocor, tek hücrelilerin fiziksel yapısı öncelikle çok hücreli yapıları oluşturmaya uygun. Kafa, kulak, kol gibi organlar bir çok hücrenin biraraya gelerek oluşturduğu yapılardır. Bir tek hücrelinin evrimsel davranış şekli öncelikle çok hücreli bir yapıda biraraya gelmekten ibarettir.



Buraya kadar anlatılanlarda mantıksız bir taraf yok zaten benim sorum da bunlarla ilgili değildi.



Yalnız bu eğilim tüm tek hücrelilerde bulunmaz. Bu sadece belli bazı grupların davranış şeklidir. Mesela tek hücrelilerin artık ürünlerinden oluşan yeni şartlara daha uyumlu grupların, çok hücreli bir yaşama daha uyumlu olmasıyla kafa, kol ve bacak gibi organların temeli atılmış oldu. Burada tek hücreli evrimsel görevini tamamlamış bulunuyor.



İşte asıl problem burada başlıyor, benim sorduğum temel çelişkilerden birisi bu.

Yani dünyanın ilk oluşum evrelerinde 1 tek TEK hücreli canlı oluşuyor o hücre sonra çok hücreli canlı ordanda ilkel organizma-sonra karmaşık organizma sonra kol baş bacak gövde vs. oluşuyor faka ne hikmetse dünyanın ilk evresindeki o TEK hücreli canlıdan 4 milyar yıldır (dünyanın yaşı) hiç oluşmuyor veya oluşuyor ama evrimleşemiyor. Koyu ile belirttim tek hücreli evrimsel görevini tamamlamış oluyor sanki Görevimiz Tehlike masalındaki pardon dizisindeki verilen direktif gibi.
Koyu ile yaptığım cümleniz çok kapalı ve bilimsel açıklaması yok. Neye göre tamamladı?

İşte bende bu hücrenin artık evrimleşmemesinin sebebini soruyorum.

Siz bana NİŞ'den bahsediyorsunuz, tabi NİŞ bir ekolojik terim olduğu için ve burdaki insanlar bu tanımı da bilmediği için bana cevap verdiğiniz hissine kapılıyor, siz cevap vermiş gibi oluyorsunuz ama aslında benim sorumla ilgisiz örnekler veriyorsunuz..

Bakın NİŞ nedir, buraya yazayım da herkesin de bilgisi olur benim sorumla ne kadar alaksız olduğunu görürür.

NİŞ: Her canlının ekosistemin yapısı ve fonksiyonu üzerine kendine özel rolü vardır, bu role ekolojik niş denir. Canlının ekolojik nişi onun ortamda bulunabilmesi için gerekli bütün olayları içine alır-yaşayabilmesi, sağlıklı kalabilmesi ve üreyebilmesi için bütün fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktörler.

Şimdi allaşkına benim sorumla NİŞ'in ne alakası var, ben canlının içinde bulunduğu ekolojik ortamın olacağını biliyorum, diyorum ki neden canlının NİŞ'i artık bir yeni kol bacak baş oluşturmuyor nerde bu evrim diyorum..
Umarım daha net açıklayabildim, aslında sizde anladınız ama konuya odaklanmıyorsunuz.

taylan
09-02-2011, 14:57
Canlının ekolojik nişi onun ortamda bulunabilmesi için gerekli bütün olayları içine alır-yaşayabilmesi, sağlıklı kalabilmesi ve üreyebilmesi için bütün fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktörler.

İyi ki yazmışsın biz de öğrenmiş olduk. Demek niş buymuş. Biz de bundan bahsediyoruz zaten. İşte canlının içinde bulunması gereken ortam o canlı tarafından doldurulduğu için tek hücreli formu başka bir nişe evrimsel aktarım yapmak durumunda değildir.

Senin sorduğun sorunun cevabı bu. Tek hücre artık çok hücreye yol vermiştir. Bir başka büyük çok hücreli organizasyona malzeme vermemektedir. Veremez çünkü ortalık ağzına kadar dolmuştur. Kendisi de bir tek hücreliden bekleneni yaparak formunda kararlı davranmaktadır. Ara sıra yeni bakteri türleri evrimleşmektedir. Ama bir tek hücreli şu an itibariyle hiç bilmediğimiz yepyeni bir çok hücreli yapıya doğru bir evrimsel eğilim sergilememektedir. Senin şu an bir tek hücreliden beklentin 500 milyon yıl önce ortalık boşken gerçekleşti şimdi gerçekleşmez anladın mı?

Neye göre tamamladı?

Çok hücreli faunalar dolunca tamamladı. Edicara faunası, kambriyen ortamları, ordan devoniene,.....

Tek hücreliler şu an canlıların içinde her gün her dakika her saniye kol bacak kulak oluşturuyor zaten :) Tüm organlarımız uzmanlaşmış ayrı hücre gruplarından oluşmuyor mu???
Sen yepyeni bir form istiyorsan onun için çok beklemen gerek.

Bunun olmaması evrimin olmadığını da göstermez. Sanırım burdan evrimi çürütmeye gidiyorsun ama çaban boşuna.

zocor
09-02-2011, 15:04
Canlının ekolojik nişi onun ortamda bulunabilmesi için gerekli bütün olayları içine alır-yaşayabilmesi, sağlıklı kalabilmesi ve üreyebilmesi için bütün fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktörler.

İyi ki yazmışsın biz de öğrenmiş olduk. Demek niş buymuş. Biz de bundan bahsediyoruz zaten. İşte canlının içinde bulunması gereken ortam o canlı tarafından doldurulduğu için tek hücreli formu başka bir nişe evrimsel aktarım yapmak durumunda değildir.



Koyu yaptığım cümleyi biraz açabilirmisin "ortam o canlı tarafından doldurulmak" ne demek ?



Senin sorduğun sorunun cevabı bu. Tek hücre artık çok hücreye yol vermiştir. Bir başka büyük çok hücreli organizasyona malzeme vermemektedir. Veremez çünkü ortalık ağzına kadar dolmuştur.



Aynı şekilde bu cümlenizi de..Ağzına kadar dolu olan ortam ne demek?

taylan
09-02-2011, 15:16
Sürekli aynı soruları sorup duruyorsun.

Ortamın yani nişin canlı tarafından doldurulması,

o ortama uyum sağlamış, o ortamın bağlı olduğu besin alanlarına hakim olan,
diğer ortamlardan coğrafi izolasyonla ayrılmış olan,
bulunduğu ortama yakın gruplarla rekabet edebilen ve bu rekabette belli bir üstünlük sağlayabilen,
üreme döngüleri, göç dönemi, yavru verme sayısı artan eğilim gösteren,

canlılarca doldurulmuş, yani yaşam alanının o alanda hakim canlılarca kullanılması demektir.

Ortak atalardan yeni nesillere kadar olan süreç içinde bir niş boşalmamışsa, evrim süreci boyunca dolmaya devam eder. Ta ki büyük bir küresel felaket canlıları ortadan kaldırıncaya dek.

Ağzına kadar dolmuş demek de şu demektir: Canlı çeşitliliği o denli fazladır ki, tüm yaşam alanları, yeni grupların işgal edemeyeceği kadar doludur. Tüm omurgalı yaşam sona ererse, tek hücrelilerin tekrar bir çok hücreli yaşam başlatması olasıdır. Bunu anlatmaya çalışıyorum.

murted
09-02-2011, 15:30
Taylan74, hocam, valla peygamberliğini ilan et ilk inanırın ben olayım. Eyüp halt etmiş.:)

Arkadaşın evrimin nasıl ilerlediği hakkında bir fikri olmadığı için ne anlatsan beyhude, üstelik cehaletin verdiği cesaretle verien cevapları da beğenmiyor.

Bilader, senin de maksadın neyi eleştirdiğini anlamaksa al buradan başla. Biraz çaba harcarsan bu ve diğer başlığında sorduğun sorulara bakıp gülecek, belki de düştüğün durum için utanacaksın.

http://evrimianlamak.org/e/Ana_Sayfa

taylan
09-02-2011, 15:35
Sevgili Mürtedd, benim tek hücreli evrimi ile ilgili detaylı bilgim yok ama genel evrimsel eğilim bu şekilde. Tek hücreli prototipdir. Tek hücrelinin evrimdeki görevi birleşip çok hücre oluşturmaktır. Tek başına organları olan bir canlı oluşturmaz. Bir tek hücreliyseniz fazla değişmezsiniz. Ancak bir başka hücre grubuyla işbirilği yaparak farklı bir canlı oluşturursunuz.

TEK hücreli canlıdan 4 milyar yıldır (dünyanın yaşı) hiç oluşmuyor veya oluşuyor ama evrimleşemiyor

Naylon tüketen bakterilerin oluşumu buna bir örnek. Oluşmuş ama evrimleşmiyor bu ne demek? Naylon tüketen bakteri bir file mi dönüşmeli bunu anlamıyorum. Bakterilerin içinden bir tür evrimleşerek naylon tüketecek enzimler oluşturuyor. Bu evrim sayın zocor a yetmiyor olsa gerek.

zocor
09-02-2011, 15:39
Sürekli aynı soruları sorup duruyorsun.

Ortamın yani nişin canlı tarafından doldurulması,

o ortama uyum sağlamış, o ortamın bağlı olduğu besin alanlarına hakim olan,
diğer ortamlardan coğrafi izolasyonla ayrılmış olan,
bulunduğu ortama yakın gruplarla rekabet edebilen ve bu rekabette belli bir üstünlük sağlayabilen,
üreme döngüleri, göç dönemi, yavru verme sayısı artan eğilim gösteren,

canlılarca doldurulmuş, yani yaşam alanının o alanda hakim canlılarca kullanılması demektir.


Böyle bir cevap ilk defa okuyorum demek ki aynı soruları sormuyormuşum :)

Bahsettiğiniz Niş'in canlılar tarafından doldurulması ile tek hücrelinin artık evrimleşmemesinin mantığı nedir sorabilirmiyim ?
Sizin cevabınıza göre kuş türlerinden olan atıyorum güvercinin'de evrimleşmemesi lazımdı çünkü Niş'te bir ton kuş türü ortamı doldurmuş.

Yani bahsettiğiniz cümleleri insan kafasında oturtmaya çalışırken herzaman eksik olan şeyler var, siz bir cümle söylüyorsunuz "ortam canlılar tarafından dolu" ama dolu olmasıyla tek hücrelinin artık evrimleşmemesinin mantığı ne, tek hücreli ortama bakıp "hmm etraf canlı dolmuş ben evrimleşmiyim mi" diyor, ortam canlı ile dolmuşsa dolmuştur bunun evrimleşmemeyle nasıl bir ilgisi var ?



Ağzına kadar dolmuş demek de şu demektir: Canlı çeşitliliği o denli fazladır ki, tüm yaşam alanları, yeni grupların işgal edemeyeceği kadar doludur. Tüm omurgalı yaşam sona ererse, tek hücrelilerin tekrar bir çok hücreli yaşam başlatması olasıdır. Bunu anlatmaya çalışıyorum.

Dünyada boş olan ve yaşam alanlarının elverişliliğine yönelik soğuk-sıcak-nemli-kuru- karanlık-aydınlık hala birçok ortam var, sizi okuyanda dünya üzerinde canlılıktan iğne atsan yere düşmez sanır, cümleleriniz bir kitaptan çıkmış gibi ama ortada açıklama yok, Kör Saatçi'de de benzer anlatımlar vardır, okuyorsunuz ama kafanızda bir ton soru beliriyor ve bu sorulara kitaplarda cevap yok, adam kafasına göre anlatmış ama ortada realite yok.

murted
09-02-2011, 15:53
Naylon tüketen bakterilerin oluşumu buna bir örnek. Oluşmuş ama evrimleşmiyor bu ne demek? Naylon tüketen bakteri bir file mi dönüşmeli bunu anlamıyorum. Bakterilerin içinden bir tür evrimleşerek naylon tüketecek enzimler oluşturuyor. Bu evrim sayın zocor a yetmiyor olsa gerek.

Sanırım öyle, bu aşamayı geçebilirsek muhtemelen sizden üç ayaklı, iki kafalı, beş boynuzlu bir arageçiş formu isteyecek. :)

taylan
09-02-2011, 15:56
Bahsettiğiniz Niş'in canlılar tarafından doldurulması ile tek hücrelinin artık evrimleşmemesinin mantığı nedir sorabilirmiyim ?


Tek hücrelinin evrimleşerek bir canlı oluşturması bağlamında soruna bu şekilde yanıt verdim. Tek hücreli canlılar evrimleşmektedir. Ama formları fazla değişmiyor. Bir bakterinin farklı enzim üreten başka bir türe dönüşmesi bir tek hücreli evrimidir.

Benim anlatmak istediğim şu: tek hücreliden bir omurgalı canlı elde etmek için 1,2 milyar yıl geçmiştir. Eğer o kadar beklersek, belki bugünkü tek hücrelilerin yaratmış olduğu canlı gruplarını görebiliriz. Bu olasıdır. Şartlar izin verirse tabi.

Sizin cevabınıza göre kuş türlerinden olan atıyorum güvercinin'de evrimleşmemesi lazımdı çünkü Niş'te bir ton kuş türü ortamı doldurmuş.

Güvercin kuş familyasının bir üyesidir. Onun evrimleşmesi kuş ağacının farklı dallarındaki lokal bir türleşmedir. Başka kuş türleri de çıkabilir. Bazı kuşların soyu tükenir, bazıları yeni ortaya çıkar. Şu an bir hoatzin yokolma eğiliminde olabilir ama güvercin giderek artan bir nüfus dağılımı gösterebilir.

Ama tüm kuşların bir anda yokolması demek, hiç bir kuşun artık ortalarda görünmemesi demek, artık kuş nişinin boşaldığı anlamına gelir ki bu boşalan yerin içine mutlaka farklı bir uçan tür yerleşecektir.

Dünyada boş olan ve yaşam alanlarının elverişliliğine yönelik soğuk-sıcak-nemli-kuru- karanlık-aydınlık hala birçok ortam var, sizi okuyanda dünya üzerinde canlılıktan iğne atsan yere düşmez sanır,

Ben bunu mu söyledim yahu. Cidden zor adamsın ya. Anlamamakta direniyorsun. Canlı çeşitliliğinin fazla olmasıyla dünya üzerindeki ortamların boş ya da dolu olmasının ne ilgisi var? Ben ağzına kadar canlı dolu derken canlı çeşitliliğnden bahsettim tüm canlıların nüfusundan ya da kalabalık ya da seyrek olmalarından bahsetmedim. Cidden boş bir adamla konuşuyoruz iki gündür. Koskoca zoolog Dawkins'e bile kafasına göre yazmış diyecek kadar ukala bir şahısla karşı karşıyayız. Yazık... Madem realite sende yaz bir kitap öğrenelim.

zocor
09-02-2011, 16:32
Bahsettiğiniz Niş'in canlılar tarafından doldurulması ile tek hücrelinin artık evrimleşmemesinin mantığı nedir sorabilirmiyim ?


Tek hücrelinin evrimleşerek bir canlı oluşturması bağlamında soruna bu şekilde yanıt verdim. Tek hücreli canlılar evrimleşmektedir. Ama formları fazla değişmiyor. Bir bakterinin farklı enzim üreten başka bir türe dönüşmesi bir tek hücreli evrimidir.

Benim anlatmak istediğim şu: tek hücreliden bir omurgalı canlı elde etmek için 1,2 milyar yıl geçmiştir. Eğer o kadar beklersek, belki bugünkü tek hücrelilerin yaratmış olduğu canlı gruplarını görebiliriz. Bu olasıdır. Şartlar izin verirse tabi.



sn. taylan74, sizde bilgilerinizi kitaplardan okuyarak ve kişisel ilginiz ile evrim hakkında bilginizi olduğu anlaşılıyor. Kitaplardan okuyarak evrim hakkında bilgi edinilebilir ama yeryüzündeki canlı türleri o kadar çeşitli ve farklı özelliklere sahip ki bunları göz önünüze getirip de sorgularsanız kitaplarda anlatılanların ne kadar yüzeysel ve afaki olduğunu görürsünüz. Geçen NG'de gördüm nehrin üzerinde batmadan koşabilen kertenkele benzeri canlı var, yani sizin bahsettiğiniz ortam canlı dolu'nun sınırları çok geniş, dünyanın her tarafında evrimin anlattığı ortam ve şartlar mevcut ama siz haal şartlar izin verirse diyorsunuz. Evrim Teorisi zaten teoridir, "yasa" değildir, sadece canlı türleri bir şekilde bir bakış açısı ile açıklanmaya çalışılıyor, henüz yasalaşmamasının sebepleri de işte bu anlattığım sorgulamalar.



Dünyada boş olan ve yaşam alanlarının elverişliliğine yönelik soğuk-sıcak-nemli-kuru- karanlık-aydınlık hala birçok ortam var, sizi okuyanda dünya üzerinde canlılıktan iğne atsan yere düşmez sanır,

Ben bunu mu söyledim yahu. Cidden zor adamsın ya. Anlamamakta direniyorsun. Canlı çeşitliliğinin fazla olmasıyla dünya üzerindeki ortamların boş ya da dolu olmasının ne ilgisi var? Ben ağzına kadar canlı dolu derken canlı çeşitliliğnden bahsettim tüm canlıların nüfusundan ya da kalabalık ya da seyrek olmalarından bahsetmedim. Cidden boş bir adamla konuşuyoruz iki gündür. Koskoca zoolog Dawkins'e bile kafasına göre yazmış diyecek kadar ukala bir şahısla karşı karşıyayız. Yazık... Madem realite sende yaz bir kitap öğrenelim.

:) Koskoca Dawkins dediğin adam kim yahu? Hani şu sıkışınca "uzaylıların evrimleştirip de getirdiği dediği "tasarımlı dizayn formu olan canlılar"dan" bahseden adam mı :) Dawkins bilime "inanç" karıştıran sözde bir bilimadamı, bilimadamı bilime inanç karıştırmayan kişidir bunu asla unutma.

Ben kitap yazarım demedim, ben evrimsel süreçte kafama takılan soruları paylaşıyorum. Evrim "teorisi" ni sapına kadar savunmaya çalışan kişilere sadece bakış açıları veriyorum.

taylan
09-02-2011, 16:48
yani sizin bahsettiğiniz ortam canlı dolu'nun sınırları çok geniş, dünyanın her tarafında evrimin anlattığı ortam ve şartlar mevcut ama siz hala şartlar izin verirse diyorsunuz.

Ben bugünkü şartlardan bahsetmedim. Bir kurgu oluşturdum. Olası bir milyon yıl sonra ya da 2 milyon herneyse. Yani bilinen tüm omurgalı yaşam sona ererse. Yani bugünkü atmosfer değişirse. Muhtemel tek hücreliler hala direnebilmişlerse, muhtemel yine oksijen dolu bir atmosfer oluşabilirse, bugünküne benzer bir yaşam oluşabilir.

Şimdi anladın mı hangi şartların izin vermesinden bahsediyorum? Ayrıca evrim bir olgudur. Gezegendeki olası tüm şartlar için geçerlidir. Hatta evrendeki tüm şartlar için.


Koskoca Dawkins dediğin adam kim yahu? Hani şu sıkışınca "uzaylıların evrimleştirip de getirdiği dediği "tasarımlı dizayn formu olan canlılar"dan" bahseden adam mı Dawkins bilime "inanç" karıştıran sözde bir bilimadamı, bilimadamı bilime inanç karıştırmayan kişidir bunu asla unutma.

Sen kimsin ki Dawkins'e kim yahu diyebiliyorsun? Dünyanın gördüğü ve kabul ettiği en iyi zoologlardan biri. Bir yaratılışçının kelime oyunlarına mı kurban gidecek yani? Dawkins'in bu sözü neden söylediği yine sinir harbi yaşattığın bir forum başlığında günlerce tartışıldı.

Biz evrimi bir futbol takımı tutar gibi savunan fanatiklerden değiliz. Senin kafana soru falan takılmamış ayrıca öğrenmeye ve bilmeye de niyetin yok. Bundan sonra herhangi bir soruna cevap vermeyi düşünmüyorum. Öğrenmek istediklerini kendi çabanla bul.

zocor
09-02-2011, 16:55
yani sizin bahsettiğiniz ortam canlı dolu'nun sınırları çok geniş, dünyanın her tarafında evrimin anlattığı ortam ve şartlar mevcut ama siz hala şartlar izin verirse diyorsunuz.

Ben bugünkü şartlardan bahsetmedim. Bir kurgu oluşturdum. Olası bir milyon yıl sonra ya da 2 milyon herneyse. Yani bilinen tüm omurgalı yaşam sona ererse. Yani bugünkü atmosfer değişirse. Muhtemel tek hücreliler hala direnebilmişlerse, muhtemel yine oksijen dolu bir atmosfer oluşabilirse, bugünküne benzer bir yaşam oluşabilir.

Şimdi anladın mı hangi şartların izin vermesinden bahsediyorum? Ayrıca evrim bir olgudur. Gezegendeki olası tüm şartlar için geçerlidir. Hatta evrendeki tüm şartlar için.



sn taylan74, :) ne kadar ilginç değil mi, sorulunca "evrim şu an da devam ediyor" deniyor ama ben çelişkili bir soru sorunca "evrim için gerekli şartları" sıralıyorsunuz :)

Bunun üzerine artık ne yazsam boş :)



Koskoca Dawkins dediğin adam kim yahu? Hani şu sıkışınca "uzaylıların evrimleştirip de getirdiği dediği "tasarımlı dizayn formu olan canlılar"dan" bahseden adam mı Dawkins bilime "inanç" karıştıran sözde bir bilimadamı, bilimadamı bilime inanç karıştırmayan kişidir bunu asla unutma.

Sen kimsin ki Dawkins'e kim yahu diyebiliyorsun? Dünyanın gördüğü ve kabul ettiği en iyi zoologlardan biri. Bir yaratılışçının kelime oyunlarına mı kurban gidecek yani? Dawkins'in bu sözü neden söylediği yine sinir harbi yaşattığın bir forum başlığında günlerce tartışıldı.

Biz evrimi bir futbol takımı tutar gibi savunan fanatiklerden değiliz. Senin kafana soru falan takılmamış ayrıca öğrenmeye ve bilmeye de niyetin yok. Bundan sonra herhangi bir soruna cevap vermeyi düşünmüyorum. Öğrenmek istediklerini kendi çabanla bul.

Gerçekten tüm kalbimle çelişki gördüğüm sorularıma cevap vermeye çalıştığın için teşekkür ederim, ben Dawkins'i bilime "inanç" karıştırdığı için eleştiriyorum, benim gözümde bilimi inancına karıştırmış bir adam hiçbir zaman gerçek bir bilimadamı / ilimadamı olamaz. Eğer sizde gerçekten bilimden taraf iseniz sizin de aynı şekilde düşünmeniz gerek.

taylan
09-02-2011, 17:08
sn taylan74, ne kadar ilginç değil mi, sorulunca "evrim şu an da devam ediyor" deniyor ama ben çelişkili bir soru sorunca "evrim için gerekli şartları" sıralıyorsunuz

Bunun üzerine artık ne yazsam boş

Güzel kardeşim, evrim elbette devam ediyor. Bundan bahsetmiyorum ben. Tek hücrelilerin yeniden çok hücreli bir yaşamı sıfırdan başlatmaları için gerekli şartların oluşması zorunluluğundan bahsettim. Yani bilinen tüm memeli, sürüngen vs yaşamını yokedecek bir nükleer fırtına, ani iklim değişikliği, vs bir göktaşı, sonucu tüm yaşam yokolursa (tek hücreliler hariç) bunun sonrasındaki ŞARTLAR uygun olursa yeniden belki bir çok hücreli bir yaşam başlayabilir dedim. Bunu da tek hücreliler başlatabilir dedim. Böyle bir yeniden evrim için gereken şartları sıraladım.

Evrim canlı varken de devam eder yokken de devam eder. Her türlü evrim vardır. Gezegen aktif olduğu sürece üzerindeki biyolojik ya da fiziksel evrim devam eder. Benim bahsettiğim gereken şartlar olası bir yokoluş sonrası için kurgulanmıştı.

Tavsiyelerine ihtiyacım yok. İnancın ve bilimin ne olduğunu gayet iyi biliyorum.

errata
09-02-2011, 17:31
zocor, yüz elli iki yüz elli beş yüz milyon trilyon kez dedim ki: şu zorlama, olmayan, gülünç fikirlerden, çakma, sokma akıl yürütmelerden vazgeç. Anlayamadıklarını forumlarda insanları zorlayarak değil, adam gibi biyoloji, zooloji kitapları okuyarak anlamaya çalış. "Beş dakka da Beşiktaş" ile olacak iş değil bunlar. Sen konuları karıştırıyorsun. Kahvede pişbirik öğrendiğin sürede bunları anlayamazsın, yok böyle bir yöntem. İnsanlar bunun teorisini ortaya koymak için neredeyse çeyrek asır uğraşıyor. Sen yemeğini yiyip televizyonda seyredecek bir şey bulamayınca soluğu burada alıyorsun. Bir kaç gündür izliyorum, fizik ve biyoloji alanında çürütmediğin teori kalmadı. Bir yandan big bang için bir şeyler söylüyorsun, diğer yandan evrim şöyle böyle diyorsun. Benim asıl anlamadığım şey, ahmetsecer'e verilmeyen cevaplar sana neden veriliyor? Halbuki ahmetsecer ile kavramlara bakış olarak belli hiç bir farkınız yok. Ha o ileri seviye seminer, konferans hastası bunu biliyoruz. Ama senin amacının da ne olduğu belli değil.

Sanırım taylan74 gibi arkadaşlar senin üzerinden yazma, bildiklerini iletme isteklerini gideriyorlar.
Bu arada, Hz. Richard Dawkins (A.B.C.) için söylediklerine dikkat et! Biz sizin bey kamberinize söğüyormuyuk?

ulpian
09-02-2011, 17:48
Sanırım taylan74 gibi arkadaşlar senin üzerinden yazma, bildiklerini iletme isteklerini gideriyorlar.


zocor hakkındaki görüşlerinize sanırım herkes katılır.

Ama genel olarak şöyle düşünmemizin daha makul olacağını sanıyorum: Bu gibi söylemlere bu forumda hiç cevap verilmeyecek olsa, forumu kapatabiliriz. Mesele sadece zocor'u ikna etmekten ibaret değil ki. Bunun mümkün olmadığını taylan74 de biliyor. Ama burası bir forum ve taylan74'ün açıklamalarını tek okuyan zocor değil.



Ama gene de beyhude uğraştığını düşünme, en azından biz faydalanıyoruz yazdıklarından.


Aslinda evrimle ilgili tartismalari pek okumazdim, ama taylan74'ün sabirla ve gayet düzgün bir üslupla sorulan sorulara cevap vermeye ve insanlari aydinlatmaya calisan tutumunu görünce tartismalari okumadan edemedim. Taylan74'e bilgilerini paylasmada gösterdigi alcakgönüllülük ve sabir icin tesekkür ederim.


Ben de siteye üye olmadığım dönemlerde hayranlıkla Sayın Taylan74'ün yazılarını takip ediyordum.


sevgili taylan74,
siz atın denize, ''balık'' bilmese de kıymetini, bizler biliriz... :)

Zaman kaybı olarak düşünmeyin. Zocor'un (ne derseniz deyin) ikna olmayacağını baştan biliyordunuz zaten. Ama yazdıklarınızdan ben dahil birçok kişi faydalanıyor.

errata
09-02-2011, 18:08
zocor hakkındaki görüşlerinize sanırım herkes katılır.

Ama genel olarak şöyle düşünmemizin daha makul olacağını sanıyorum: Bu gibi söylemlere bu forumda hiç cevap verilmeyecek olsa, forumu kapatabiliriz. Mesele sadece zocor'u ikna etmekten ibaret değil ki. Bunun mümkün olmadığını taylan74 de biliyor. Ama burası bir forum ve taylan74'ün açıklamalarını tek okuyan zocor değil.

Yani zocor 300 defa aynı şeyi söylese 300 defa aynı şeyleri tekrarlamak gerekir, bu forumların gereğidir diyorsunuz öyle mi? Bunun zocor'un yaptığından farklı bir tavır olduğunu ve mantıklı gerekçeleri bulunduğunu ispatlayabilir misiniz? Bu düpedüz zaman kaybıdır. İşin doğrusu, insanlar belli bir konuda zaman kaybetmeyi önemsemedikleri sürece konular böyle uzar da uzar. Bunun açık ispatını sanırım kilitlediğiniz, karşılıklı saygıyı yitirdiğiniz konularda da bulabilirsiniz. Bu bireysel düzlemdeki kelime tekrarlarından kim kazandı? Şahsen yüz sayfa okusam da ben bir şey kazanamıyorum. Zira neredeyse 6 senedir faaliyetteki bir forumda hala aynı sorulara aynı cevaplar üretildiğine göre, kimse bir şey kazanamıyor. Yani sizin, "zocor dışındakiler istifade eder" kuralınız doğru çöpe. (En azından sürekli tekrarlanan fikirler için.)

Forumlardan bilgi elde etme konusuna başka bir başlıkta değinsek?

ulpian
09-02-2011, 18:12
olabilir sayın jiro,

benim de zaman kaybı olarak gördüğüm başlıklar oluyor. Hatta bu başlıklarda zaman kaybına bizzat uzunca iştirak ettiğim de oluyor maalesef.

Ama bu başlığın, taylan74'ün açıklamaları sayesinde ''zaman kaybı'' çukuruna düşmediği ve birçok kişi için faydalı olabileceği görüşündeyim. Buna da siz katılmayabilirsiniz. Naçizane tavsiyem 'zaman kaybı' olarak gördüğünüz başlıkları okumayıverir ve o başlıklara yazmayıverirsiniz, olur biter...



(Bu arada, buradaki konuyla hiç alakası olmayan bir şekilde >şu başlığı (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=22775)< kapatmamı dile getirmişsiniz. Bari linkini de vereyim, okuyan bu gibi fikri meselelerin tartışıldığı başlıkları kapattığımızı sanmasın. Mod işlemleri hakkındaki şikayetlerinizi lütfen ilgili formu doldurarak yönetime iletiniz)

zocor
09-02-2011, 18:16
O yüzden mi Evrim Teorisi hala bir "teori" ?:)

O yüzden mi bu dünyada canlıların özelliklerini açıklayan tek teori bile hala "teori" olarak kalmış. Sizin açıklamalarınız ( sn. taylan74 harici gazelden okuyanlar) yeterli olsa Evrim Teorisi değil Evrim Yasası olurdu.

Canlıların bu geniş özelliklerini inceleyen bin tane teori olsa evrim teorisi arasında gidip gelirsin ama şu dünyada canlıların özellikleri ve oluşumu için tek teori var ve o da hala teori, bu nasıl bir "aciz" teoridir ki rakibi olan hiçbir görüş yok ve buna rağmen hala bir teori..

Sizler benim düşündüklerimin yanından bile geçemezsiniz, biri demiş ben sizin bilmemnenize sövüyorumuyum..Dawkins'i eleştirmeyi sövmek olarak algılayan ucube zihniyetlere cevap yazmaya çalışıyoruz şu fakir forumda..

sn. ulipan, evrim teorisine ilişkin "birazcık" bilgin varsa şu konuda iki çift laf edebilseydin de evrim konusunda "çapını" görebilseydik.
taylan74 ün arkasına sığınmışsın ne yapacağını şaşırmışsın. Biraz kendin ol, bilgin varsa paylaş, şurda yüzde 90' ının inançsız olduğu yerde Dawkinsi eleştirmeyi sövmek olarak algılayan hurafe zihniyetlerden bana alıntı yapman da senin seviyeni ortaya koymuş zaten..

sn taylan74,

Evrimin oluşması için gerekli şartlarla evrimin devam etmesi için olan gerekli şartları birbirinden ayırmışsınız, bunu şu an göremiyoruz, yani sizinkisi yine bir teori.

ulpian
09-02-2011, 18:18
O yüzden mi Evrim Teorisi hala bir "teori" ?:)

... yeterli olsa Evrim Teorisi değil Evrim Yasası olurdu.


Yuhh artık zocor, hakkaten yuh.. Yav senle ahmetsecer, müslümanları küçük düşürmek için forumda yazan ateistler misiniz yoksa?...

Bilim terminolojisinde 'kuramın' (teorinin) 'kesinleşince' 'yasa'ya dönüşmesi gibi birşey olmadığını daha kaç başlıkta, kaç farklı kaynaktan okumanız gerekiyor?

zocor
09-02-2011, 18:25
Yuhh artık zocor, hakkaten yuh.. Yav senle ahmetsecer, müslümanları küçük düşürmek için forumda yazan ateistler misiniz yoksa?...

Bilim terminolojisinde 'kuramın' (teorinin) 'kesinleşince' 'yasa'ya dönüşmesi gibi birşey olmadığını daha kaç başlıkta, kaç farklı kaynaktan okumanız gerekiyor?

Evrim Teorisi kesinleşmiş bir teori değildir. Evrim teorsine karşı gelen bilimadamları da mevcuttur.

Herneyse konu ile ilişkin bilgin "varsa" paylaş, yoksa onun bunun arkasına sığınıp biliyormuş gibi yapıp ondan bundan alıntı yaparak ortamı germe.

errata
09-02-2011, 18:26
ulpian, okuyup okumamamak yalnızca benim kontrolümde, beni ilgilendiren bir durumdur. Başkalarının direktifleriyle bir şeyler yapacak biri değilim. taylan74, zocor, ulpian, x, y, z'nin yazıp yazmaması da kendilerini ilgilendirir. Lakin konuya verilen cevapların zaman kaybı olduğunu da söyleme hakkım var. Bunu doğruluğuna inandığım için söyler ve desteklerim.

Parantezler içerisine yazdığınız yazıdan bir şey anlamadım, sanırım bana değildi.

zocor
09-02-2011, 18:28
ulpian, okuyup okumamamak yalnızca benim kontrolümde, beni ilgilendiren bir durumdur. Başkalarının direktifleriyle bir şeyler yapacak biri değilim. taylan74, zocor, ulpian, x, y, z'nin yazıp yazmaması da kendilerini ilgilendirir. Lakin konuya verilen cevapların zaman kaybı olduğunu da söyleme hakkım var. Bunu doğruluğuna inandığım için söyler ve desteklerim.

Parantezler içerisine yazdığınız yazıdan bir şey anlamadım, sanırım bana değildi.

Sende bir zaman kaybısın bilmiyorum farkındamısın ? Bunuda söylemeye benim de hakkım var sanırım.
Dawkins'e sövmüşüm :) arkadaş öyle anlamış.. yazık..

ulpian
09-02-2011, 18:29
ulpian, okuyup okumamamak yalnızca benim kontrolümde, beni ilgilendiren bir durumdur. Başkalarının direktifleriyle bir şeyler yapacak biri değilim. taylan74, zocor, ulpian, x, y, z'nin yazıp yazmaması da kendilerini ilgilendirir. Lakin konuya verilen cevapların zaman kaybı olduğunu da söyleme hakkım var. Bunu doğruluğuna inandığım için söyler ve desteklerim.


''Naçizane tavsiyem'' ifadesiyle herhangi bir ''direktif'' kastetmiş olabileceğimi düşünmüyorsunuz herhalde? Elbette ''zaman kaybı'' deme hakkınız var, başka bir üyenin de ''öyle görüyorsan, tavsiyem, okumayıver'' deme hakkı var. Bak şimdi zaman kaybı çukuruna düştük işte... :)

errata
09-02-2011, 18:30
Hayır, birine "okumayıver" demek ile genele zaman kaybı olduğunu söylemek tümüyle farklı şeyler. Neyse, dediğim gibi zaman kaybı, onu önemsemeyenler için olumsuz bir anlam ifade etmez.

(İleti silme hızınız fizik yasalarını alt üst ediyor, bu iletiyi aslında zocor'a yazmıştım. Sonra güncelledim, ulpian'a cevap yazdım. Ne hızlı yazıyorum :))

zocor
09-02-2011, 18:32
zocor, -mısın? ayrı yazılır.

Daha okuduğunu anlayamayanların bana " mısın ayrı yazılır" demesi çok trajik olmuş..

taylan
09-02-2011, 18:57
sn taylan74,

Evrimin oluşması için gerekli şartlarla evrimin devam etmesi için olan gerekli şartları birbirinden ayırmışsınız, bunu şu an göremiyoruz, yani sizinkisi yine bir teori.

Elbette teori. Bir kurgu hatta. Ben sıfırdan tek hücrelilerin başlatabileceği olası bir YENİDEN EVRİM'den bahsettim. Beyin fırtınası yapıyoruz. Resme geriden baktık hep. İleriyi tahmin etmek pek mümkün değil. Ben olasılıklardan bahsettim. Elimizdeki modele bakarak konuştum.

Saygılar

priapos
10-03-2011, 20:27
Evrim Teorisi kesinleşmiş bir teori değildir.

Kesinleşmiş bir teori örneği verebilir misiniz?

zallas003
24-03-2011, 19:54
İlkel yaşam istiyorsanız Pasifik okyanusunun diplerinde bacalardaki organizmaları inceleyebilirsiniz . Hala orada ilkel yaşam mevcuttur