PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Erdogan,ın işkence Gördüm iddiası Nasıl Çürütüldü?


zahit
08-02-2011, 16:37
bunlar sahtekarlıgın,yalanın,iftiranın,kara çalmayı,dini vede yaratıcıyı
kendi dünyalarına nasıl,yamadıklarını yeni yeni degişik olaylarda görülmek
dedirler-bunlara inanan güvenen lere soruyorum-sizlerde hiç vicdan vede
bir toz tanesi kadardam...ı insanlıklarınız kalmadı-demekki sizlerde bitmişsiniz-vicdanı vede insanlıklarını bitirenlere tek söz,azab içinde yaşayın dostlarınız akrepler olsun.
------------------------------------



imanı Güzeller
Din ile kutsandılar
iman ile Fırsatlandılar
Huriler Cennetle iştahlandılar
insanlıklarını unutub puşlaştılar
Emelleri ikrarları karanlıklar oldu
ışıklardan korkar oldular
Yaradanı arsızlıklarına ortak kıldılar
Her türlü hayasızlıkları
Kendilerine hak sandılar
Faize haram dendi
Kärını helal sandılar
islam müslümansan kardeşimsin
Karalarımı yüzüme çalarsan
Hemi düşmanım hemide käfirsin
Ar ile edebden uzaksınız
Yaptıgınız bunca çirkinlikler ayıblar
Bir gün gelib
Sizleri yok edecekler
Adabdır güzellikler insan olmak
Sözlerim size degil
Güzel insan olanlar
Devamlı peşinci olmuşum
Veresiye kabulüm degildir
Karanlıklara karsı isyanım savaşım
iste ben böyle bir insanım


-----------------------------Erdoğan'ın 'işkence gördüm' iddiası nasıl çürütüldü?


08.02.2011 - 11:36 http://haber.sol.org.tr/sites/all/modules/print/icons/print_icon.gifYazdır (http://haber.sol.org.tr/print/devlet-ve-siyaset/erdoganin-iskence-gordum-iddiasi-nasil-curutuldu-haberi-38991) http://haber.sol.org.tr/sites/all/modules/print/icons/mail_icon.gifArkadaşına gönder (http://haber.sol.org.tr/printmail/devlet-ve-siyaset/erdoganin-iskence-gordum-iddiasi-nasil-curutuldu-haberi-38991)

http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/makale_genel/images/images-3_16.jpeg
Cumartesi Anneleri ile görüşen Erdoğan, Metris'te gözaltındayken ayakları soğuk su ile dolu bir kovada tutularak işkence gördüğünü söylemişti. Can Dündar, bugünkü köşesinde, kayıp yakınlarının önünde işkence edebiyatı yapan Erdoğan'ın bu ifadesini çürüttü.
Erdoğan, haftasonu her hafta Galatasaray meydanında kayıpları için toplanan Cumartesi Anneleri ile görüştü. Yakınlarının akıbetini öğrenmek için yıllardır her Cumartesi günü aynı yerde buluşan Cumartesi Anneleri, bugüne kadar defalarca polis şiddetine maruz kaldı. Bizzat Erdoğan tarafından "maşa" olmakla suçlandı. Bu nedenle Erdoğan'ın Cumartesi Anneleri ile görüşmesi şaşkınlıkla karşılandı.
Erdoğan bu görüşmede, daha önce toplumun farklı kesimleriyle yaptığı bu tür toplantılarda kullandığı taktiği uygulayarak, duygusal konuşmaya gayret etti. Kendi hayatından örneklerle en az onlar kadar mağdur olduğu mesajını verdi. Erdoğan'ın mağduriyet edebiyatı dışında, görüşme, devletin kayıpları bulacağına ilişkin somut bir sonuç vermedi.
Can Dündar bugünkü köşe yazısını Erdoğan'ın kayıp yakınları ile buluşmasında anlattığı işkence gördüğü iddiasına ayırdı. Yazısına Başbakanın Cumartesi Anneleri ile buluşmasını önemsediğini söyleyerek başlayan Can Dündar, yazısının geri kalanında Erdoğan'ın annelere anlattığı işkence hikayesini adım adım çürüttü. İşte köşeyazısının bu bölümü:
Buzlu suda bir gece
Başbakan o görüşmede kendisinin de 1979’da, öldürülen iki arkadaşının cenazesine katıldığı için gözaltına alındığını söylemiş. Bir gece Metris’te kaldığını anlatmış. “Orada işkence gördüm” demiş.
Anlattığına göre soğuk bir hücrede Erdoğan’ın ayaklarını, dizlerine kadar buzlu su dolu bir kovada saatlerce tutmuşlar. Çıkarıldıktan sonra da eroin bağımlılarının bulunduğu sıcak bir odaya almışlar.
Başbakan’ın kayıp yakınlarının derdini dinlemesi çok iyi de, bu kadar acı çekmiş bir kitlenin önünde “Ben de işkence gördüm” deyip bir gece ayağını soğuk sudan sıcak suya soktuğunu anlatması biraz yakışıksız olmuş. Düşüncelerinden dolayı hapse girdiğini hatırlatsa yeterdi.
İsterseniz şu “işkence” olayına yakından bakalım:
1979 mu, 1980 mi?
Metris mi, Davutpaşa mı?
Sanırım doğru tarih, 1979 değil 1980 olacak.
Nisan ayı...
İstanbul’da Sıkıyönetim dönemi...
Erdoğan, Erbakan’ın MSP’sinin Gençlik Kolları Başkanı...
O günlerde solun kalesi olarak bilinen Kâğıthane’de Akıncılardan Necip Kural öldürülmüş. Gençlik Kollarına mensup gençler, Kanarya’daki cenazeden dönüyorlar. Aksaray’a varınca slogan atarak yürümeye başlıyorlar. Polis ve jandarma bu korsan gösteriye müdahale ediyor. Fatih’e geldiklerinde etrafları çevriliyor. O sırada akşam ezanı okunuyor. Gençler ceketlerini yola serip namaz kılmaya başlıyor. Namaz bitince hepsi askerler tarafından cemselere bindiriliyor ve Davutpaşa Kışlası’na götürülüyorlar.
Su dolu koridorda ayakta
Öykünün devamını Erdoğan, ”Bir Liderin Doğuşu” kitabında (Hüseyin Belsi, Ömer Özbay, Meydan, 2010) şöyle anlatıyor:
“Metris’teki ilk gecemizin büyük bir kısmını koridorda ve ayakta dikilerek geçirdik. Zaten istesek de oturamazdık, çünkü yerler su içindeydi. Vakit gece yarısına yaklaştığı halde hiçbir şey yememiştik. El ayak çekilip ortalık sakinleştiğinde bir onbaşı geldi yanımıza... Asker tayınından arta kalan bayat ekmekleri toplamış, bir kazan da çorba kaynatmış, bizi yemeğe çağırıyordu. Nasıl makbule geçti anlatamam. Bir süre sonra yatacak yer gösterdiler. Herkes bir köşeye kıvrılıp yattı.”
Erdoğan, daha sonra Selimiye’ye sevk edildiklerini, birkaç gün sonra savcıya çıkarıldıklarını, suçsuz oldukları anlaşılınca da serbest bırakıldıklarını söylüyor.
Daha 3 ay önce yayınlanan bu biyografide “işkence”den hiç söz edilmiyor.
“Kötü muamele yapılmadı”
Olayın bir tanığı daha var. Son dönem TV tartışmalarında sıkça rastladığımız bir isim:
Mehmet Metiner...
O ise anılarında (“Yemyeşil Şeriat, Bembeyaz Demokrasi”, Karakutu, 2008) şöyle anlatıyor olayı:
“Toplu namazdan sonra askerler tarafından derdest edilip Davutpaşa Kışlası’na götürüldük. Hiçbirimize kötü muamele yapılmadı. İfadelerimiz alındı. Ertesi gün hepimiz salıverildik. Bırakılmadan önce açık havada komutanın da bulunduğu bir esnada toplu bir görüşme yapıldı. Bu görüşmede Erdoğan muhatap kişi olarak ön plandaydı.”
Erdoğan-Komutan şakalaşması
2008’de yazdığı anılarında “Davutpaşa’ya götürüldük” diyen Metiner 2010’da Star’da, (11.11.2010) götürüldükleri yeri Metris diye yazdı. (Odatv de hatırlattı: Metris, 12 Eylül’den sonra açılmamış mıydı?)
Metiner, o yazıda Komutanla Erdoğan’ın ayrılış sahnesine ilişkin yeni ayrıntılar da verdi:
“Komutanın yanında Erdoğan gayet neşeli görünüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam, ufak tefek şakalaşmalar da yapılıyordu. Meydanda da bazı gençlerimiz güreşe tutuşturulmuşlardı.”
Eeee? Hani işkence?
1980 döneminde “anarşist” olarak içeri düşüp de komutanla şakalaşarak, arkadaşlarla güreşerek salıverilmek kime nasip olmuş?
İşin aslı şu:
Solcular işkencede öldürülürken İslamcı hareketin sırtının sıvazlanacağı, önünün açılacağı, iktidara taşınacağı bir dönem başlıyordu.
Yine de askerle enseye tokat görünmemek, “Biz de işkence tezgâhlarından geçtik” diyebilmek gerekiyordu.
Bu efsane de o zamandan başladı.
Dün kütüphaneye girip Ruşen Çakır’la, Fehmi Çalmuk’un kitabında (“Bir Dönüşüm Öyküsü”, Metis, 2001) atıf yapılan habere baktık:
21 Nisan 1980 tarihli Sebil Gazetesi, olayları ele aldığı yazısına Erdoğan’ın fotoğrafını basmış ve şu notu düşmüş:
“Şehitlerin defin merasiminde zorla ihdas edilen hadiseler sebebiyle gözaltına alınıp sonra Örfi İdare Mahkemesi’nce serbest bırakılan MSP Gençlik Kolları Başkanı ve İslamcı gençliğin gerçek liderlerinden Tayyip Erdoğan...”
Ah Mehmet Metiner; hiç yazmayacaktın şu şakalaşma işini.sol haber.

ahmetsln
08-02-2011, 16:41
Dedelerinin Sarıkamış'ta şehit düştüğünü de söylemişti o da yalan çıkmıştı.Sarıkamış şehitleri listesinde ailesine yakın kimse yokmuş.

Termo
08-02-2011, 18:28
işkence görmediyse bile, kesinlikle gençliğini yaşayamamıştır.Bugünlerde kendisinde görülen problemlerin bir kısmı "gençlik döneminin" getirileridir.

murted
09-02-2011, 01:34
Bu adamı suistimal edemeyeceği hiçbir şey yok. Bunu zaten biliyoruz.

yucemanitu
10-02-2011, 00:56
Aaaa öyle demeyin ABD'nin yaptığı gizli bir ankete göree Erdoğan; Samoa Takımadaları, Borabora, Honduras ve Honolulu halkının güvenini kazanmış. Bir gün elbet sizin de güveninizi kazanır :D

ahmetsln
10-02-2011, 13:10
Bu ve ekimi milli selametçiyken odtü'de rock konseri verilmesini defalarca engellemeye çalışmış, o yüzden termo haklısın.

murted
10-02-2011, 14:01
Yarın bir gün fahişelerle (onların da çoğu mağdur insanlar) de görüşürse acaba şey de diyecek mi?
Ben de bir zamanlar... Şimdi biz o p.zevenkleri...
Anladınız siz onu. :D

zahit
10-02-2011, 17:33
gençler sizlere katılıyorum-69 da altıncı filo geldigi zaman-yankileri korumayı bunlar yapıyorlardı,kerhanelerin diger eglence yerlerinin boyaması
fedayiligini bunlar yapıyorlardı-bu ne iftira nede karalama-bizler belden altına vurgu yapmadıgımız için pezevenkler çok rahat.
gerçekleri göremiyenler utansın,başka ne diyeyim.herşeyimizi çaldılar.
gerçekler yoldaşınız olsun-isbat istiyenlere her zaman hazırım.

Termo
22-02-2011, 04:06
gençler sizlere katılıyorum-69 da altıncı filo geldigi zaman-yankileri korumayı bunlar yapıyorlardı,kerhanelerin diger eglence yerlerinin boyaması
fedayiligini bunlar yapıyorlardı-bu ne iftira nede karalama-bizler belden altına vurgu yapmadıgımız için pezevenkler çok rahat.
gerçekleri göremiyenler utansın,başka ne diyeyim.herşeyimizi çaldılar.
gerçekler yoldaşınız olsun-isbat istiyenlere her zaman hazırım.

Suya düşen Conileri çıkaran ülkücü biraderlerimiz de vardı içlerinde, yanılmıyorsam. 68 kuşağından eleştiri, güzel :)