Orijinalini görmek için tıklayınız : Kıbrıslılar'ın Çagrısı
Demokratlara, Devrimcilere ve Emek Örgütlerine Kıbrıslılardan açık dayanışma çağrısıdır!
28 Ocak Cuma günü Kıbrıs'ta yapılan genel greve 50.000 Kıbrıslı katılmıştır. Göç Yasası adı altında, özeleştirme pakediyle Kıbrıs'taki işçi sınıfı ve emekçilerinin haklarına bir saldırı düzenlenmektedir. Kıbrıslı sendikalar 2011 yılını 'Toplumsal Varoluş' yılı ilan ederek bazı işletmeler ve devlet dairelerinde süresiz grev başlatmıştır.
Bu Göç Yasasının arkasında AKP hükümeti bulunmaktadır. Türkiye'de TEKEL'i özelleştiren, Torba Yasası ile emekçilere saldıran AKP, Kıbrıs'ta emekçileri rahat bırakmamaktadır. Türkiye'nin uygulatmaya çalıştığı bu politikalara, Kıbrıslılar tek yumruk olarak karşı cevap vermiştir. Bunu sindiremeyen Türk faşistleri, Kıbrıslılara hitaben 'Or... Çocukları' pankartını açmış ve peşinden de Tayyip Erdoğan, Kıbrıslılara nankör demiştir.
Tıpkı TEKEL'de yaptığı gibi hayali maaş rakamları söylerek, Kıbrıslıları tembel ve çalışmayan insanlar olarak göstererek, Tayyip Erdoğan ve hükümeti kendisini haklı çıkarmaya çalışmıştır. Kıbrıs'ın Kıbrıslıların olduğunu unutarak, Kıbrıslıları aymazca azarlamaktadır. Galatasaray taraftarları, işçiler ve Kürtlerden sonra, artık Kıbrıslılar da Erdoğan nezdinde nankördür.
Biz ki Türkiyenin Tayyibini değil, devrimcilerini, demokratlarını ve emekçilerini sevdik. Bu zor günümüzde bizi yalnız bırakmamanız için sizlere sesleniyoruz. Türkiye'nin asker ve sivil bürokrasisinin bize saldırmasına engel olunuz!
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Kıbrıs Kıbrıslarındır!
Türkiye Elini Kıbrıs'tan Çek!
Enternasyonalist Dayanışma http://enternasyonalistkibris.blogspot.com/
Devrimci Enternasyonalist Örgüt - RİO http://www.revolution.de.com/
Baraka Kültür Merkezi http://baraka.cc/
Yeni Kıbrıs Partisi http://www.yenikibris.org/ykp/
Yasemin Hareketi http://www.afrikagazetesi.net/
ahmetsln
09-02-2011, 21:41
Türkiye zamanında Kıbrıs'a yardım etmiş olabilir ama bu onların üstünde hak tayin etmez.
Kıbrıs halkına küfür eden Türk vatandaşlarını da kınıyorum.Çoğu hiç bir şey bilmeden hareket eden koyun sürüleri...
Kıbrıs halkının yanındayım...
evrensel-insan
09-02-2011, 21:59
Saygideger arkadaslar;
Kibris toplumu, genelde her toprak butunlugu gibi, farkli halklardan olusur.
Bunun da en guzel birlikte yasam olarak cozumunu Kibris toplumu verebilir. Oyuzden, Kibris'in toplumsal sorununu, disaridan her turlu mudahele, mutlaka mudahele edenin kendi cikarinin bir gostergesidir.
Bu mudaheleler de, kimden gelirse gelsin, Kibris toplumuna ve farkli halklarina, ancak zarar verir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
El cevap:
“Türkiye’ye çek git defol diyorlar. Sen kimsin be adam, benim şehidim var, gazim var. Güney’le beraber yaptıkları provokatif eylemler bunlar. Böyle bir eyleme hakları yok. En düşük memurları 10 bin liraya yakın para alıyor. Beyefendiler bir de utanmadan eylem yapıyor. Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’ına net tavır koymaları lazım.”
---------------------------------------------------------------------------------------------------
Recep Tayyip Erdoğan
Her zamanki gibi tepkileri münferit bir vaka, tepki gösterenleri küçük bir azınlık gibi görmek istiyor.
Tepki sahiplerini nankörlükle suçluyor, padişah efendi hazretlşerine karşı yaptıklarının küstahlık olduğunu söylüyor.
Görevlileri tepki gösterenleri engellemedikleri için suçluyor.
Bir benzeri de Galatsaray'ın stad açılışında yaşandı. Tabi daha niceleri.
Zamanında hatırlar mısınız gazete sahiplerinin yazarlarının ne yazdıklarını kontrol etmesi gerektiğini, yazılanlardan bunların sorumlu olduğunu söylemişti. Kendisine tepki gösterenleri suçlamakla yetinmeyip demokratik haklarını kullananları teoki sahiplerini engellemeyen ''üstlerini'' de suçlayıp kendi yapamadığını onları sıkıştırıp, şantajla tehditle yaptırmak istiyor.
Her ne kadar lafta ne kadar demokrat, ne kadar özgürlükçü olduğunu söylese de sinirlendiği zamanlarda içindeki totaliter canavarı dizginleyemiyor, kendini ele veriyor.
Turkiye'yi ancak ataturk gibi, dirayetli bir diktator yoluna sokabilir der duruduk gencligimizde. Bu Tayyip, tahminleri ashacak gibi gorunuyor.
Cuma, 11 Şubat 2011 10:55
Ankara, Kıbrıs’tan elini de dilini de çek!
Devrimci İşçi Partisi
Kuzey Kıbrıslı emekçilerin oluşturduğu Sendikal Platform’un 28 Ocak’ta yaptığı genel grev ve miting 50 bini aşkın katılımı ve coşkusuyla çok önemli mesajlar vermiştir. Kuzey Kıbrıslı emekçiler “Ankara ne paranı, ne paketini ne de memurunu istemiyoruz!” diyerek Türkiye’nin dayattığı neo-liberal sosyal yıkım paketine ve T.C. Yardım Heyeti’nin Kuzey Kıbrıs’ın içişlerine karışmasına açıkça hayır demiştir. Kıbrıslı emekçilerin bu güçlü ve net karşı çıkışı Türkiye hükümetinde endişe ve öfke yaratmıştır. Bu endişe ve öfke Başbakan Erdoğan’ın sömürgeci küstahlığı ile sarf ettiği cümlelerde yansımasını bulmuştur.
Sömürgecinin itirafları
Başbakan Erdoğan’ın öfkeyle sıraladığı cümleler birer itirafname niteliğindedir. Erdoğan, “ülkemizden beslenenler” diyerek Kuzey Kıbrıs halkına hakarette bulunmuş ama aynı zamanda Türkiye devletinin Kıbrıs’a hangi gözle baktığını da itiraf etmiştir. Tüm sömürgeciler gibi Erdoğan da Kıbrıs’a karşılıksız “tek Allah kuruşu” vermemektedir. Türkiye’nin yaptığı yardımlar Kıbrıs halkının refahı için değil Türkiye’nin stratejik çıkarlarını korumak içindir. Erdoğan bunu da “Yunanistan’ın adada ne işi varsa biz de aynı şey için oradayız” diyerek itiraf etmiştir.
“Kıbrıs davası”ndan değil Kıbrıslıların davasından yanayız
Erdoğan yasaya karşı eylemleri Türkiye’ye ve Kıbrıs davasına karşı olarak nitelemiştir. Kuzey Kıbrıslı emekçilerin mücadelesi Kıbrıs gençliğini fiilen adadan göç etmeye zorlayacak bu yıkım yasasına (sendikaların adlandırmasıyla “Göç Yasası”) karşıdır. Elbette ki bu yıkım yasasının da 37 yıldır Kuzey Kıbrıs’ı bir kumarhane ekonomisine dönüştüren politikaların da, Türkiye’den koloniler göndererek Kıbrıslıların siyasi iradesine ipotek koyan uygulamaların da arkasında Türkiye vardır. Türkiye egemenlerinin davasının Kuzey Kıbrıs halkına ne verdiğini en iyi şekilde Kuzey Kıbrıs halkı söylemektedir. Kuzey Kıbrıslı emekçiler hem ortak mücadele çağrısıyla Kıbrıslı Rumlara, hem Ankara’nın parasını “Türkiyeli emekçilerin refahından çalınan parayı istemiyoruz” diye reddederek Türkiyeli emekçilere dayanışma ellerini uzatmaktadır. Çok açıktır ki Türkiye egemen sınıflarının “Kıbrıs davası” değil ama Kıbrıslıların davası haklı bir davadır ve desteklenmelidir.
Kıbrıs Kıbrıslılarındır
Devrimci İşçi Partisi, Erdoğan’ın Kıbrıs halkına yönelik sömürgeci küstahlığını ve hakaretlerini, Kıbrıslı emekçilere karşı Türkiye ve Kıbrıs’ta faşist güruhları kışkırtmasını şiddetle kınar. DİP aynı zamanda Kuzey Kıbrıs’ta yükselen enternasyonal dayanışma çağrısını selamlar ve yıkım yasasına karşı Kuzey Kıbrıslı emekçilerin yanında yer alacağını ve Türkiye’nin dayatmalarına karşı onlarla birlikte mücadele edeceğini bildirir.
Türkiye’nin dayattığı yıkım paketine hayır!
Kıbrıs Kıbrıslılarındır!
Yabancı askerler ve emperyalizmin üsleri Kıbrıs’tan dışarı!
Yaşasın işçi sınıfının enternasyonal dayanışması!
Yaşasın bağımsız, birleşik, sosyalist Kıbrıs!
Yaşasın Ortadoğu Sosyalist Federasyonu!
saygılarımla
Dün Lefkoşa'da, dikenli tel örgünün iki yanında Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk barış aktivistleri yürümüşler. Aşağıda, yürüyüş çağrısı yer alıyor.
Askerden arındırılmış bir Lefkoşa için bir kez daha sokaklardayız...
Dikenli tel örgülerin olmadığı, içinden sınırların geçmediği,
tankların,
tüfeklerin olmadığı,
düşmanlığın olmadığı bir Lefkoşa için...
bu bölünmüş şehirde
güvenmek, güvenebilmek,
şovenizme “dur” demek için..
askerden arınmış bir Lefkoşa için sokaklardayız...
çıkmaz sokakların olmadığı
çocukların oyun oynadığı,
kimi zaman aralarında sadece bir sokak geçecek kadar birbirlerine yakın,
birbirlerine bakıp birbirlerinden nefret etmeyi öğrenen
genç insanların kum torbaları arkasında nöbet tutmadığı bir şehir için...
Duvarlarında kurşun delikleri olan evlerin ve dükkanların yeniden hayat bulması için,
Kıbrıs’ı ikiye bölen tampon bölgenin, birleştiren bir alana dönüşmesi için...
Askerden arınmış bir Lefkoşa için sokaklardayız...
- 19 Şubat’da saat 15:00’te Çağlayan Parkı’nda buluşuyor,
Bizi ve Kıbrıs’ı ikiye bölen tel örgü boyunca yürüyoruz.
Lefkoşa’nın askerden arındırılmasını, tüm askeri birimlerden arındırılmasını istiyoruz.
Lefkoşa’yı askerden arındırmak ve Kıbrıs’ı yeniden birleştirmek için bize katılmaya çağırıyoruz.
saygılarımla
Toplanma yeri ve Tarihi
Tarih :02/03/2011
Saat :18.00
Galatasaray meydanı
Beyoğlu
28.02.2011
Biz İstanbulda yaşayan Kıbrıslı Türklerin Derneği İST-KIBES olarak Afrika Gazetesine silahlı saldırı ve Şener Levente yönelik tehdit mektubunu lanetliyoruz.
Kıbrıs'ta Kıbrıslı Türkler, Kimliklerini korumak,Varolmak ,kendi gelecekleri ile ilgili kararlarda söz sahibi olmak,kendi kendini yönetmek,Dayatma paketlere karşı kazanılmış haklarını korumak amacı ile 28 0cakta 10 binlerin katıldığıToplumsal varoluş mitingi sonrası maruz kaldıkları aşağılama ve hakaretlerden sonra şimdi de karanlık güçler , düşünceleri silahla susturup, korku yaratıp, 2 Mart ta yapılacak ikinci mitinge katılımı azaltmak ve Toplumsal varoluş güçbirliğini zayıflatmak için toplumun terörize edilmesi ile karşı karşıyalar.
Demokratik haklarını kullanarak Barış ,Özgürlük ve Demokrasi mücadelesi veren Kıbrıslı Türkler, tarih boyunca hakları için mücadele ederken ,birçok yurtsever gazeteci ,düşünceye karşı silahla susturulmak istenmiş ve onlarca yurtsever faili meçhul cinayetlere kurban edilmiş ama düşünceler susturulamamıştır.
Afrika Gazetesine silahlı saldırı ve Gazeteci Şener Levente yönelik tehdit mektubunu düşünceye sıkılmış kurşun olarak niteliyor,haklı olan ve halk desteğini alan Sendikal Platformun öncülüğünde başlatılan Toplumsal varoluş mitingini destekliyoruz . Bu desteğimizi istanbuldan göstermek için 2 Mart Çarşamba günü saat 18.00 de Taksim meydanında bir Basın açıklaması yapacağımızı duyurmak istiyoruz.
İstanbul Kıbrıslılar Bilim,Eğitim,Sağlık ve Dayanışma Derneği
Yönetim Kurulu
Kemaloğlu
04-03-2011, 22:11
Demokratlara, Devrimcilere ve Emek Örgütlerine Kıbrıslılardan açık dayanışma çağrısıdır!
28 Ocak Cuma günü Kıbrıs'ta yapılan genel greve 50.000 Kıbrıslı katılmıştır. Göç Yasası adı altında, özeleştirme pakediyle Kıbrıs'taki işçi sınıfı ve emekçilerinin haklarına bir saldırı düzenlenmektedir. Kıbrıslı sendikalar 2011 yılını 'Toplumsal Varoluş' yılı ilan ederek bazı işletmeler ve devlet dairelerinde süresiz grev başlatmıştır.
Bu Göç Yasasının arkasında AKP hükümeti bulunmaktadır. Türkiye'de TEKEL'i özelleştiren, Torba Yasası ile emekçilere saldıran AKP, Kıbrıs'ta emekçileri rahat bırakmamaktadır. Türkiye'nin uygulatmaya çalıştığı bu politikalara, Kıbrıslılar tek yumruk olarak karşı cevap vermiştir. Bunu sindiremeyen Türk faşistleri, Kıbrıslılara hitaben 'Or... Çocukları' pankartını açmış ve peşinden de Tayyip Erdoğan, Kıbrıslılara nankör demiştir.
Tıpkı TEKEL'de yaptığı gibi hayali maaş rakamları söylerek, Kıbrıslıları tembel ve çalışmayan insanlar olarak göstererek, Tayyip Erdoğan ve hükümeti kendisini haklı çıkarmaya çalışmıştır. Kıbrıs'ın Kıbrıslıların olduğunu unutarak, Kıbrıslıları aymazca azarlamaktadır. Galatasaray taraftarları, işçiler ve Kürtlerden sonra, artık Kıbrıslılar da Erdoğan nezdinde nankördür.
Biz ki Türkiyenin Tayyibini değil, devrimcilerini, demokratlarını ve emekçilerini sevdik. Bu zor günümüzde bizi yalnız bırakmamanız için sizlere sesleniyoruz. Türkiye'nin asker ve sivil bürokrasisinin bize saldırmasına engel olunuz!
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Kıbrıs Kıbrıslarındır!
Türkiye Elini Kıbrıs'tan Çek!
Enternasyonalist Dayanışma http://enternasyonalistkibris.blogspot.com/
Devrimci Enternasyonalist Örgüt - RİO http://www.revolution.de.com/
Baraka Kültür Merkezi http://baraka.cc/
Yeni Kıbrıs Partisi http://www.yenikibris.org/ykp/
Yasemin Hareketi http://www.afrikagazetesi.net/
Dilaver abi bakıyorumda türkiyenin en hassas konularında öyle tarafsınki hiçbirisi türkiyenin lehinde değil.....
sevr anlaşmasını seve seve imzalayacak insanlardansın galiba
türkiye elini kıbrıstan çek demek kolay bunu 1974 ve öncesindede diyeceklerdi
Sanıyorlarmıki Türkiye elini kolunu sallayarak oraya girdi ne çıkarı vardı oraya girmekten 500 şehit 1000 den fazla gazi verdi
Bunun dışında en önemlisi bütün dünyayı karşısına aldı yıllarca silah ambargosu altında kaldı
Ben gerçekten düşünüyorum Türkiye soydaşlarını kurtarmaktan başka ne düşündü orada......
Ben sadece Kıbrıs Türk halkı'nın neler hissettigini aktarmaya çalışıyorum. Umraım bu hisler her birimize yol gösterici olabilir ve o insanların neler hisettiklerini anlayabiliriz.
saygılarımla
Kemaloğlu
04-03-2011, 22:38
Ben sadece Kıbrıs Türk halkı'nın neler hissettigini aktarmaya çalışıyorum. Umraım bu hisler her birimize yol gösterici olabilir ve o insanların neler hisettiklerini anlayabiliriz.
saygılarımla
Siz sadece oradaki aşırı sol grupların neler hissettiğini anlatıyorsunuz.
Kıbrıs bizimdir!!
Edirneden Hakkariye bütün Türkiye Kıbrıs türklerinindir!!
Ben böyle düşünüyorum
ama siz sadece ayrımcılığı körüklüyorsunuz
Sayın Kemaloglu
Siz öyle düşünüyorsanız size saygı duyarım ancak siz de sizden farklı düşünenlerin düşüncelerine saygılı olmayı ögreneceksiniz üstelik bu insanlar o adada yaşıyor. Ve o insanları suçlamadan önce neden diye sorabilmeyi de ögrenebileceginizi umarım.
saygılarımla
türkiye elini kıbrıstan çek demek kolay bunu 1974 ve öncesindede diyeceklerdi
Sanıyorlarmıki Türkiye elini kolunu sallayarak oraya girdi ne çıkarı vardı oraya girmekten 500 şehit 1000 den fazla gazi verdi
Bunun dışında en önemlisi bütün dünyayı karşısına aldı yıllarca silah ambargosu altında kaldı
Ben gerçekten düşünüyorum Türkiye soydaşlarını kurtarmaktan başka ne düşündü orada......
Türkiye'nin müdahalesi ilk başta son derece haklıydı. Ama sonra garantörlük adı altında yaptığı müdahaleyi garantörü olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti'ni ortadan kaldıracak müdahalerle devam ettirdi Türkiye. Yanlış, hukuksuz olan budur.
rastaman
21-03-2011, 23:20
Bazıları öyle bir hava vermiş ki;yazdıklarınızı okuyan,binlerce insanı sokağa döken motivasyonun işçi sınıfının demir yumruğu olduğunu falan zannedecek.
Güneyle birleşmenin Avrupa Birliğine katılmak anlamına geldiğini bilen ve bunu çok iyi kullanan %2.5'un üzerinde oy alamamış YKP binleri meydanlara nasıl topladı sanıyorsunuz?
Tabi Tayyib'in performansı da ''bu süreç daha kötü yönetilemezdi''dedirtecek türden.
Bir de sanki güneyde herkes halkların kardeşliğiyle yanıp tutuşuyor,hepsi nasyonalizmi,dini çoktan aşmış humanist entellektüeller:)
Levent Özadam'ın Havadiskıbrıs'taki o meşhur ''Ankara elini yakamızdan çek'' yazısına bir bakalım,satır aralarını okuyalım.
Tüm yazıyı okumaya da gerek yok,boldladığım cümle aslında bizim aradığımız motivasyonu gözler önüne seriyor.
Gözünü sevdiğimin Avrosu,sen nelere kadirsin...
ANKARA, ELİNİ YAKAMIZDAN ÇEK!
Hakikatten Ankara’nın burada işi ne?
Başka işi gücü yok mu da geldi bir de başımıza “vali” dikerek bizi huzursuz etti?
Ey Ankara, sana sesleniyorum:
Elini yakamızdan çek artık!
Git ayda 500 TL alan kendi çalışanınla uğraş biraz!
Bizim için ne yapıyorsan mutsuz oluyoruz, bedbaht yaşıyoruz…
Yıllardan beridir kendi vatandaşın açlık sınırında yaşarken, sana mı düştü Kıbrıs Türkü’nün ayakta durmasını sağlamak, o kadar para akıtmak?
Bunca yıldır yollar, okullar, camiler, göletler, hastaneler yaptın da mamur mu oldun?
Görmüyor musun seni burada istemiyorlar!
Sana ihtiyaçları yokmuş birilerinin…
40 bin askerini de al git hatta!
Askerin hepsine teskere verirsin yılda trilyonlarca kazanç elde edersin!
Topla topunu, tüfeğini dön memleketine…
Bizim güvenlik sorunumuz mu var ki yıllardır buraya konuşlandın, onca askeri besliyorsun boşuna?
Ya 40 bin öğrencinin ne işi var aramızda?
Bizim üniversitelere okumaya gelen öğrenciye de ihtiyacımız yok!
Üçüncü dünya ülkeleri sıraya girdi, hepsi yüz binlerce öğrenci göndermeye hazırlanıyor, haberin yok mu?
Memurun gitsin, askerin gitsin, öğrencin gitsin, 1974 sonrası getirip başımıza attığın vatandaşın da gitsin!
Bizim onlara da ihtiyacımız yok, “Kıbrıslılar” dışında kimseyi de istemeyiz topraklarımızda!
1974 öncesinde güllük gülistanlık bir şekilde yaşarken, komşularımızla al gülüm-ver gülüm deyip, mutluyken ne işin vardı ki aramızda?
Hiç şakamız yok:
Pılını pırtını topla ve artık bizi rahat bırak, biz Kıbrıslıyız, eskisi gibi kol kola yaşamasını çok iyi biliriz!
Hele başımızdaki “vali”ye ne demeli?
Gönder kendisini Anadolu’nun en ücra köşesine, valiyse valiliğini bilsin!
Adam kafayı bozmuş, hala KKTC’ye desteğimiz dünden daha da fazla olacak diye tutturdu!
Bizim kalkınmaya mı ihtiyacımız var ki, bir telefonla Rum komşularımız, Avrupalı dostlarımız varını yoğunu önümüze sererler!
Bir de yeni bir karar almışsınız, bundan sonra Türkiye’ye hangi yeni teknoloji gelirse, aynı anda eş zamanlı olarak bize de getirecekmişsiniz!
Senin başka derdin sıkıntın mı yok Allah aşkına?
Bize ne teknoloji lazım, ne yeni proje, biz zaten 74 öncesi de dünyalıydık!
Her yıl gönderdiğin trilyonlara hiç mi hiç ihtiyacımız olmadı ki şimdiye kadar…
Kendi memuruna ayda bin lirayı reva görürken, sırf boyunları eğilmesin diye bize yaptığın kaynakları da al git!
Senin gittiğin anda, topunu tüfeğini askerini çektiğin anda, üniversitelere öğrenci göndermeyi durdurduğunun ertesinde birden şahlanacak, en çağdaş dünya ülkelerine bile fark atacağız!
Hadi gitmiyorsun, bir deneme için birkaç aylığına da olsa, elini çek yakamızdan!
Birkaç ay olsun elçiliğine kilit vur, maddi manevi yardımı kes, öğrencini askerini vatandaşını çek!
Çek de gör, analar neler doğuruyormuş, görsün tüm dünya!
Firestorm
23-03-2011, 14:51
Başka bir topikte de belirttigim gibi Türkiye ve dahilindeki bütün yabancı kuvetler kıbrıs adasından çekilmeli ve kıbrıs kıbrıslılara bırakılmalı onlarda isterse adayı tek bir devlet olarak isterseler tek bir mekanizma ile calışan yada tamamiyle iki ayrı devlet olarak nasıl karar verirseler öyle yönetirler....
EEK (ERGATIKO EPANASTATIKO KOMMA- WORKERS REVOLUTIONARY PARTY OF GREECE)
Enternasyonalist Dayanışma’ya,
İşgal altındaki Kuzey Kıbrıs’ta bulunan sevgili yoldaş ve kardeşlerimize,
Devrimci İşçi Partisi ( EEK ) size en sıcak selamlarını yollar ve 7 Nisan’da halk karşıtı ekonomik önlemlere, kapitalist oligarşi tarafından empoze edilen kesintilere ve kolonici Türk birliklerine karşı yapacağınız genel greve sınıf kardeşliğini belirtir.
Kavganız amaçsal olarak Yunan işçilerin IMF, AB ve Avrupa merkez Bankası uşaklığındaki PASOK hükümetinin maaşları, emeklilik ödeneklerini,iş imkanlarını, hayat standartlarını ve milyonların sağlık ve eğitim hakkını yok edecek pakete karşı verdiği mücadeleyle birleşiktir. PASOK hükümeti bu paketi bizi krize götüren kapitalist yerli ve uluslararası bankaları kurtarmak için hazırladı. Biz eminiz ki bu paket, biz yani halk tarafından bertaraf edilecektir. Zafere ulaşmak için hain sendika bürokrasini ve onların grevleri 24 saate kısıtlayan engellerini de aşmamız gerekmektedir. IMF, AB, AMB gibi emperyalist oluşumları yenmek için işçi sınıfı ve sınıf mücadelesi veren sendikaların süresiz genel grev düzenlemeleri gerekmektedir, işçi sınıfının iktidarı ve toplumsal özgürleşmenin yegane yolu budur. Şu anki iflas etmiş sosyal sistemden kurtulmanın tek yolu sosyalizmdir.
Bizi şovenist propagandayla bölmeye çalışan sınıf düşmanlarımız aynıdır- Yunanistan ve Türkiye’nin yöneten sınıfları ve emperyalizm, bunlar aynı zamanda Kıbrıs’taki trajedilerin ve bölünmenin de baş mimarlarıdırlar. Ama bizim enternasyonalist birliğimiz ve yoldaşlığımız galip gelecektir.
Devam etmekte olan Arap devrimi ilham kaynağımızdır! Tüm bölgemizi sarsmakta olan devrimci deprem daralmalara, emperyalist müdahalelere ve “demokratik” safsatalarla durdurulamaz. Halk gözünü açtı!
Gelin halklarımızın özgürlüğü ve sosyal adaleti için güçlerimizi birleştirelim ve yeni bir gelecek inşa edelim.
Kuzey Kıbrıs’taki grev dalgaları için zafer!
Kıbrıslı Rum ve Türklerin eşit bir şekilde kardeşçe yaşayabileceği bağımsız, sosyalist ve birleşik bir Kıbrıs için!
Emperyalizm Libya’dan, Kıbrıs’tan ve Doğu Akdeniz’den defol!
Orta Doğu ve Balkanların özgür ve bağımsız halklarının Sosyalist Federasyonu için!
Çok yaşasın enternasyonal dayanışma ve proleter enternasyonalizmi!
Yunanistan Devrimci İşçi Partisi ( EEK ) Merkez Komitesi
Atina, 5 Nisan 2011
Yunanistan Devrimci İşçi Partisi'ni (EEK) selam olsun.
Yaşasın proleter enternasyonalizmi.