Orijinalini görmek için tıklayınız : Soner Yalçın ve Odatv ekibine Ergenekon gözaltısı!...
irsArtvin
14-02-2011, 15:12
Oda TV İmtiyaz sahibi, yazar Soner Yalçın ve Odatv'nin diğer editörleri Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Ayhan Bozkurt'un evlerine baskın düzenlendi. Dört gazeteci Ergenekon üyeliği iddiasıyla gözaltına alınacaklar.
Haberin devamı için: http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/soner-yalcin-ve-odatv-ekibine-ergenekon-gozaltisi-haberi-39211 (http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/soner-yalcin-ve-odatv-ekibine-ergenekon-gozaltisi-haberi-39211)
İyi haber.
Bu tür baskın ve gözaltıların muhaliflere baskı için yapıldığına dair görüşü pekiştirmekten öte hiç bir anlamı yok.
Giderek bir köşeye sıkışma durumu var...
Odatv baskını neyin üzerine yapıldı?
Bunun;
http://haber.gazetevatan.com/iste-operasyonu-baslatan-haber/359229/1/Manset
ahmetsln
14-02-2011, 18:33
Gözaltına alınma sebepleri olan haber ;
http://www.odatv.com/n.php?n=iste-amerikalilarin-ergenekon-polislerine-verdigi-egitimin-belgesi-1402111200
ilgili videolar ;
1- http://www.odatv.com/n.php?n=video2-1402111200
2- http://www.odatv.com/n.php?n=video3-1402111200
3- http://www.odatv.com/n.php?n=video-zir-vadisi-1402111200
irsArtvin
15-02-2011, 00:43
Odatv ekibine gözaltını kınıyoruz!
Bugün sabah saatlerinde Odatv haber sitesi bürosu ve site yöneticilerinin evlerinin basılmasının ardından, Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Ayhan Bozkurt’un Ergenekon üyeliği iddiasıyla gözaltına alınmasını kınıyoruz. Öncelikle Odatv’de dün yayımlanan görüntüleri araştırmakla yükümlü olan savcı ve emniyet görevlilerinin, bunun yerine gazetecileri gözaltına almayı tercih etmesi ülkemizin nasıl bir karanlığa sürüklendiğini bir kez ortaya koymuştur.
Haberin devamı: http://haber.sol.org.tr/medya/odatv-ekibine-gozaltini-kiniyoruz-haberi-39237 (http://haber.sol.org.tr/medya/odatv-ekibine-gozaltini-kiniyoruz-haberi-39237)
ahmetsln
15-02-2011, 09:09
AP ODATV BASKININI DÜNYAYA DUYURDU: GAZETECİ ÖRGÜTLERİ KINIYOR
Associated Press haber ajansı, Odatv'ye düzenlenen polis operasyonunu dünyaya şöyle duyurdu:
Türk gazeteci sözde darbe planıyla bağlantısı olduğu gerekçesiyle sorgulanmak için gözaltına alındı
Polis muhalif haber sitesinin merkezinde arama yaptı ve sitenin sahibini, Türk hükümetini devirme iddiasıyla suçlanan laiklik yanlısı örgütle bağlantısı olabileceği gerekçesiyle gözaltına aldı.
Avukat Serkan Günel muhabirlere, polisin Odatv isimli internet sitesinin İstanbul’daki merkezine, sitenin sahibi gazeteci, yazar Soner Yalçın ve üç çalışma arkadaşının evlerine baskın yaptığını söyledi. Anadolu Ajansının geçtiği habere göre Yalçın daha sonradan sorgulanmak için gözaltına alındı.
Türk haber bültenleri baskının, Odatv’nin örgütü soruşturan polise olan güveni sarstığı iddia edilen bir videoyu yayınlamasından bir kaç saat sonra gerçekleştiğini duyurdular. İnternet sitesine Pazartesi günü zorlukla girilebiliyordu ve bu videonun linki sitede yoktu.
Savcıların Türk medyası aleyhinde hazırladıkları dosyaların sayısında büyük bir artış olmuştu ve bu dosyaların çoğu Ergenekon – Orta Asya’daki, ismi destanlarda geçen ve Türk ulusunun atalarının vatanı olduğuna inanılan bir vadi - isimli bir örgüt olduğu iddiasıyla ilgili davalardı. Gazeteciler cemiyeti binlerce gazeteci hakkında dava açıldığını ve 58 gazetecinin yazdıklarından ya da görüşlerinden dolayı şu anda hapiste olduğunu belirtiyor.
Aralarında politikacıların, emekli subayların, akademisyenlerin ve gazetecilerin de olduğu yaklaşık 400 kişi Ergenekon örgütünün üyesi olmak suçlamasıyla şu anda yargılanıyorlar. En önde gelen sanıklardan biri olan ve laiklik yanlısı Cumhuriyet gazetesindeki yazılarında hükümete sert eleştiriler getiren Mustafa Balbay iki yıldan fazla bir süredir cezaevinde.
Türkiye’deki gazetecilik örgütleri Pazartesi günü yapılan baskını, basın ve ifade özgürlüğüne bir saldırı olduğu gerekçesiyle kınadılar.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel “Bu baskın Odatv’ye değil basın özgürlüğüne yapılmıştır” dedi. Federasyon polisin internet sitesinin bilgisayarlarına ve gazetecilerin belgeleriyle notlarına el koyduğunu belirtti.
Merkezi İstanbul’da olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bu baskının gazetecilere karşı duyulan “tahammülsüzlüğün” son örneği olduğunu bildirdi.
Başbakanlığını Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti Ergenekon duruşmalarının demokratik bir reform yolunda atılan adımlar oldukları konusunda ısrarlı. Muhalifler ise buna karşı çıkıyorlar ve sanıkların çoğunun masum olduğunu ve muhalifleri susturmak ve Türkiye’nin laik düzeninin temellerini sarsmak için hazırlanan geniş ölçekli bir planın parçası olarak hedef alındıklarını belirtiyorlar.
Ayrıca, Pazartesi günü başka bir davada mahkemenin muvazzaf ve emekli 160 subay hakkında, “Balyoz” darbe planı nedeniyle tutuklama kararı vermesinden sonra, üst rütbeli emekli general Çetin Doğan polise kendisi teslim oldu ve İstanbul’da bir cezaevine nakledildi.
Bu davadaki – aralarında Türkiye’nin eski hava ve deniz kuvvetleri komutanlarının da bulunduğu – sanıklardan çoğu mahkemenin Cuma günü aldığı kararla cezaevine gönderildi. Mahkeme, aralarında darbe planının hazırlayıcısı olmakla suçlanan Birinci Ordu Komutanı Doğan’ında olduğu, duruşmaya gelmeyen 29 subay hakkında tutuklama emri çıkarttı.
Subaylar hakkında dava, Taraf gazetesine sızdırılan ve gazetede yayınlanan belgeler nedeniyle açılmıştı . Savcı darbe iddiasıyla suçlananların bir dizi suikast ve saldırı düzenleyerek kargaşa yaratmayı ve ordunun yönetime el koyması için gerekli ortamı hazırlamayı planladıklarını belirtiyor.
1960 ve sonrasında üç Türk hükümetini deviren ve 1997 yılında İslamcı bir hükümetin görevi bırakması için baskı yapan Silahlı Kuvvetler, kanıt olarak sunulan belgelerin Doğan’ın başkanlık ettiği ve bir iç savaş senaryosunun canlandırıldığı eğitim seminerinden alındığını belirterek böyle bir darbe planını reddediyorlar. Sanıkların çoğu bu seminere katılan subaylar.
Gazeteci Soner Yalçın, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın tutuklanmalarının en önemli delili olan “Ulusal Medya 2010” isimli dosyanın Odatv’deki bilgisayara virüs programıyla dışarıdan yüklenen ve aynı anda kendini sildiği için kullanıcı tarafından okunması mümkün olmayan bir klasör olduğu iddia edildi. Yalçın’ın Avukatı Feza Yalçın, “O belgenin suçlama yaratmak amacıyla gönderildiği, diğer 10 belgenin ise ders notu ya da dizi senaryosu olduğu ispatlandı” dedi.
ODATV’nin sahibi, gazeteci-yazar Soner Yalçın’la internet sitesinde çalışan Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan, dün saat 03.30’da tutuklandı. Tutuklamaların en önemli delili olan “Ulusal Medya 2010” isimli bir dosyanın Odatv’deki bilgisayara virüs programıyla dışarıdan yüklenen ve aynı anda kendini sildiği için kullanıcı tarafından okunması mümkün olmayan bir klasör olduğu iddia edildi. Sanık avukatlarının durumu aktardığı Nöbetçi 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Mehmet Erdoğan ‘Bu teknik bir konu, beni aşar. Bunu itirazınızda kullanın’ dedi. Avukat Feza Yalçın, sorgu safhasında haberdar oldukları bu klasör hakkında yaşananları şöyle anlattı:
20 sayfalık ‘Ulusal Medya 2010’ dokümanı
“Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan bilgisayarlarında bulunan 20 sayfalık Ulusal Medya 2010 adlı doküman ve 10 başka dokümanla suçlandılar. Doküman 28 Eylül 2010’da oluşturulmuştu. Terkoğlu ve Pehlivan bu dokümanı daha önce hiç görmediklerini söylediler. Soner Yalçın’ın sorgulamada olduğu süreçte 4 saat boyunca Odatv bilgisayarları uzman bir bilgisayarcıya taratıldı. Ulusal Medya 2010 isimli belgenin suçlama yaratmak amacıyla gönderildiği, diğer 10 belgenin ise ders notu ya da dizi senaryosu olduğu ispatlandı.”
Uzman: Yaratılmış aynı anda silinmiş
Odatv’deki bilgisayarları inceleyen uzman şu ifadeleri aktardı:
“Sabit diskde, ‘Lost&Found’ adlı silinmiş gizli bir klasör bulundu. Bu klasör, 28.09.2010 saat: 11:54’te yaratılmış ve aynı anda silinmiş. Lost&Found adlı klasör otomatik oluşturulmuş bir klasördür. Mac OS veya Linux sistemleri tarafından oluşturulur. Windows XP sistemleri tarafından kesinlikle yaratılamaz. Ayrıca yine aynı klasör 20.12.2010 saat: 09:46 tarihinde yeniden yaratılıp içindeki dokümanlarla birlikte aynı anda yeniden silinmiştir. Kullanıcının bu klasöre erişimi kesinlikle mümkün değildir. Bu klasörün ve içindeki dokümanlardan yaratılma ve silinme aynı anda olduğundan, kullanıcının müdahale olanağı yoktur. Bu klasör ve dosyanın yaratılma işlemi ancak trojan virüs programı ile makineye izinsiz girişi usulüyle mümkündür. Makinenin genel kullanım odasında ve kablosuz ağ bağlantısı üzerinden internete devamlı bağlı olması nedeniyle, bu belge ve dokümanın kimin tarafından yüklendiği tespit edilmesi mümkün değildir.”
Herkesin başına gelebilir
ODATV Haber (http://www.hurriyet.com.tr/anasayfa/) Müdürü Barış Terkoğlu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, “Odatv’deki bilgisayarlardan bir tanesine gönderilmiş olan bir spam virüs e-postası, o bilgisayarda birtakım dosyalar bırakmıştır. Bunları teknik incelemeyle biz ortaya çıkardık. Bilgisayar kullanan herkesin başına gelebilir” dedi. Beşiktaş (http://www.hurriyet.com.tr/index/be%C5%9Fikta%C5%9F/)’taki İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Adliyesi’nde gazetecilere açıklama yapan Hüseyin Ersöz şunları söyledi: “Elektronik posta bilgisayara girip belgeleri bıraktıktan sonra bir saniye bile kalmaksızın imha oluyor. Dijital terör olarak adlandırabileceğimiz husus. (Belgelerin içeriğine yönelik sorular üzerine) Soruşturma gizli. Bunlardan bahsedemiyorum. Bunlar, tam sayfa word belgesi düşünün, bu belgenin dörtte biri ya da üçte biri uzunluğundaki yazılar. Bu yazılarda bazı gazetecilerin isimleri geçiyor. Gündemle ilgili olarak, Mısır olaylarıyla ilgili kitap yazmaları bilgileri yer alıyor. Bazı gazetecilerin, Fethullah Gülen cemaatiyle ilgili yaptığı haberler ve kitaplar, bu dijital dokümanların bazılarını oluşturuyor. Kolayca ulaşabileceğiniz kitaplar ve herkesin evinde vardır.”
Belgeleri hacker gönderdi
NTV’de Ruşen Çakır’ın hazırladığı Yazı İşleri programına telefonla katılan Odatv Yayın Koordinatörü Doğan Yurdakul, Soner Yalçın’ın tutuklanmasına neden olan belgenin bilgisayar korsanları tarafından gönderildiğini öne sürdü. Yurdakul şunları söyledi: “Arkadaşlar dijital korsanlık yoluyla üretilmiş bir delil nedeniyle tutuklandılar. 28 Kasım 2010’da ofisimizdeki bilgisayara spam yani virüslü bir dosya gönderiliyor. Virüs tarama programı siliyor. Dosya bilgisayarımızda kalıyor. 30 sayfalık Ergenekon (http://www.hurriyet.com.tr/index/Ergenekon/)’la ilgili bir dosya. Arkadaşlar bu dökümanın çıktısı mahkemeye verilerek tutuklandılar. Savcılık bunun ne şekilde bizim bilgisayarımıza girdiğinin izahını vermiyor. Avukatlar, teknik arkadaşlarla araştırıp o dosyayı bulup mahkemeye götürdüler ve hâkime görüntülü olarak da sundular. Mahkeme hâkimi, ‘Bu teknik bir konu, beni aşar. Bunu itirazınızda kullanın’ dedi.
Yazmadığım şeye ne diyebilirim ki
SONER Yalçın’a sorgusu sırasında savcılıkta bilgisayarlarında bulunan notlar da soruldu. Notlarda, İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Adliyesi ve İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Emniyet Müdürlüğü’ndeki polis şeflerinin tümünün Fethullah Gülen cemaati mensubu gibi gösterilmesi gerektiğine dair manifestolar olduğu ileri sürüldü. Soner Yalçın, “Bu notlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Ne diyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Gülüyorum. Komik. Samanyolu TV’de yayınlanan dizilerin senaryoları kadar berbat. Kendi yazmadığım bir şeye ne diyebilirim ki.”
Yıldırım’la aynı koğuşta
Soner Yalçın, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu tutuklandıktan sonra Silivri Cezaevi’ne gönderildiler. Yalçın ve Pehlivan, Silivri 4 Nolu Cezaevi’nde Ergenekon (http://www.hurriyet.com.tr/index/Ergenekon/) soruşturmasının başında tutuklanan emekli Astsubay Oktay Yıldırım’la aynı koğuşa konuldu. Yıldırım, Ergenekon (http://www.hurriyet.com.tr/index/Ergenekon/) soruşturmasının başlamasına neden olan Ümraniye’deki bir gecekonduda ele geçirilen el bombalarının sahibi olduğu iddiasıyla tutuklanmıştı.
Kaynak için tıklayınız
(http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17064555.asp?gid=373)
AKP 3 senedir özgürlükleri ilerleten, ilerici addedilebilecek bir partiden hesaplaşma amacına odaklanmış, gerici bir partiye dönüşüyor. Bu son olayları da bunun emaresi olarak okuyorum, ve de kınıyorum.
Akp birebir Menderes'in Demokrat Partisi gibi ilerliyor.Mazlum edebiyatından zalim edebiyatına...
ahmetsln
08-04-2011, 17:35
http://www.odatv.com/n.php?n=bogazici-universitesinin-bilirkisi-raporu-bizi-hakli-cikardi-0804111200
Günlerdir Silivri’de bulunan arkadaşlarımızın tutuklanmasına neden olan “belgeler”in virüs ile yüklendiğini haykırıp durduk. Çünkü yapılan incelemede belgelerin aynı dakikada yüklenip silindiği anlaşılmıştı. Fakat hakim “bunlar teknik konular, beni aşar” demişti ve tutuklama kararı almıştı.
Soner Yalçın’ın avukatı Feza Yalçın’ın başvurusu ile Boğaziçi Üniversitesi tarafından bilirkişi raporu hazırlandı.
Hazırlanan rapor, günlerdir Odatv’yi karalamaya çalışanlara tokat gibi bir cevap verdi. Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Bilgisayar dosyalarının/belgelerinin hemen aynı anda yaratılmış ve silinmiş olması normal bir durum değildir. ST3120827AS_4MS1TF89 seri numaralı hard disk imajından alınan belgelerin aynı tarih ve zamanda yaratılıp silindiği görülmektedir. Bu tabloda dikkat çeken nokta, dosyaların aynı tarih ve zamanda bir dakikalık bir zaman içinde silindiğidir. Diğer dosyalara bakıldığında bunların en azından yaratılış ve siliniş tarihleri arasında dakikalar ve bazen de saatler düzeyinde farklar vardır. Normal olarak bir dosya yaratıldıktan sonra, üzerinde belli işlemler yapılıp ya başkasına gönderilecek ve silinecek ya da işlemlerin boşuna yapıldığı anlaşıldığı için çöpe atılacak fakat her halükarda bu işlemler arasında dakikalar geçecektir. Dosyaların aynı zamanda, bir dakikalık bir zaman dilimi içinde yaratılıp silinmesi normal bir bilgisayar kullanımına işaret etmemektedir. Böyle bir durumda dosyaların virüs ya da Truva atı aracılığı ile yaratılıp silinmiş olması ihtimali büyüktür.”
Görüldüğü gibi arkadaşlarımızın ilk günden beri verdikleri ifadeler bir kez daha doğrulanmıştır. Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesinin verdiği resmi bilirkişi raporu durumu tüm çıplaklığı ile ortaya koymaktadır.
Avukatlarımız bu resmi raporu mahkemeye bugün sundular ve arkadaşlarımızın tahliyesini talep ettiler.