PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Camilerdeki paratonerlerin mantığı


Ascendent
21-02-2011, 04:41
Şimdi biraz düşünelim arkadaşlar. Allah doğa olayları için bir melek atamıştır ve bu meleğin adı Mikail'dir. Mikail doğa olaylarını düzenlemekle sorumludur ve bu Kuran'da birebir geçer.

Gelelim Yıldırımlara. Yıldırımlar da bir doğa olayıdır ve bulutların sürtünmesinden dolayı ürettikleri elektrik akımını toprağa vermeleridir basitçe. Doğa olayı oldukları için Mikail'in kontrolündedir.

Camilerin tepesine neden paratoner takılır? Mantık yürütüyoruz:
a) Mikail'in yanlışlık yapıp bir camiyi vurmasına karşılık önlem.
b) Camidekilerin Mikail'in gücüne karşı "naniiik" yaparcasına, senin yıldırımın varsa bizim paratonerimiz var demesi,
c) Camidekilerin suçlu olduğunu otomatikman kabullenmesi ve Allah tarafından cezalandırılmaktan kaçmak için önlem alması.
d) Allah'ın camilere kıl olması ve yıldırımla vurmak istemesi

Her şık İslam'daki Allah'ın olmadığını sonucuna götürecektir bizi.

baris
21-02-2011, 05:10
bu sitede şu ana kadar okuduğun en olmamış yazıydı,kusura bakmayın :D

sizin düşüncenize göre o zaman bütün cemaat toplanıp gökdelenin tepesinden atlayarak yere düşene kadar havada namaz kılsın :D önlem mönlem almasınlar :D nasıl olsa namaz kıldıkları için azrail onların canını almaz :D

Ascendent
21-02-2011, 05:18
bu sitede şu ana kadar okuduğun en olmamış yazıydı,kusura bakmayın :D

sizin düşüncenize göre o zaman bütün cemaat toplanıp gökdelenin tepesinden atlayarak yere düşene kadar havada namaz kılsın :D önlem mönlem almasınlar :D nasıl olsa namaz kıldıkları için azrail onların canını almaz :D

İkisi çok ayrı şeyler. Hemen açıklayayım:

Gökdelenin tepesinden atlayan bir insanın sonu %99 ölüm olacaktır. Bu bir doğa olayı olmadığı gibi kişinin bilinçli olarak ölmek için seçtiği bir yol.

Halbuki Yıldırım düşmesi farklıdır. Dünya üzerinde 7/24 yıldırım düşmez ve yıldırımdan sürekli korunmak da gerekmez + Allah tarafından kontrol edilebilir. Bu Allah'ın camileri hedef seçmemesine imkan tanıyor. Ancak yine de camilerde bu yıldırımlardan korunma ihtiyacı hissediyorlar.

Hem onu da bırakın. İçinde insan olmasın. Camiye boşken neden yıldırım çarpar ve hasar verir?

Estiva
21-02-2011, 06:13
Allah'ın kuşlar göndererek koruduğu, üstüne titrediği Kabe'yi Mikail yanlışlıkla sel sularıyla vurmuş ve temellerine kadar yıkılmasına neden olmamış mıydı? Mikail'in bu dalgınlığını bilen müslümanlar, o gün bugündür güvenmiyor herhalde. O yüzden de önlem almış olabilirler.

baris
21-02-2011, 08:49
İkisi çok ayrı şeyler. Hemen açıklayayım:

Gökdelenin tepesinden atlayan bir insanın sonu %99 ölüm olacaktır. Bu bir doğa olayı olmadığı gibi kişinin bilinçli olarak ölmek için seçtiği bir yol.

Halbuki Yıldırım düşmesi farklıdır. Dünya üzerinde 7/24 yıldırım düşmez ve yıldırımdan sürekli korunmak da gerekmez + Allah tarafından kontrol edilebilir. Bu Allah'ın camileri hedef seçmemesine imkan tanıyor. Ancak yine de camilerde bu yıldırımlardan korunma ihtiyacı hissediyorlar.

Hem onu da bırakın. İçinde insan olmasın. Camiye boşken neden yıldırım çarpar ve hasar verir?

böyle söylediğiniz zaman iş değişir.Benimde aklıma böyle sorular geliyor.

Hatta yukardaki üyenin söylediği kabenin selden hasar görmesi olayını başka bi yerde okumuştum.Verilen cevap,dünyada doğanıın kuralları olduğu ve herşeyin bu kurallara dahil olduğu ile alakalıydı,kabenin korunmaması yada diğer kutsal mekanların korunmaması ise imtihan sırrının bozulmaması içinmiş.

Eğer yasak değilse sitenin linkinide verebilirim

nobullshit
21-02-2011, 09:12
Olacak iş mi kardeşim? Allah kendi evini yıldırıma boğar mı hiç?

calvuss
21-02-2011, 09:48
Bu Allahın adaletide gözlerimi yaşartıyor gerçekten.İmtihanın sırrı bozulmasın diye hertürlü belayıda müslümanlara veriyor.

ozgur_beyin
21-02-2011, 12:16
sevgili ascendent
daha önce bu sitede bir yerlerd yazmıştım. konuyla alakalı olduğu için tekrara yazayım.
franklin paratoneri bulduğundayüksek binalara paratoner takılmaya başlandı.papaya kiliselerin çan kulelerinede paratoner takılması için teklif sunuldu
papanın cevabı şöyleydi
-oralar allahın evidir allah evini korur.
bakarlarki papanın dediği gibi allah evlerini korumuyor.öyle oluncada paratoner takılmaya başlandı , çan kulelerine

Evren34
21-02-2011, 12:59
Şimdi biraz düşünelim arkadaşlar. Allah doğa olayları için bir melek atamıştır ve bu meleğin adı Mikail'dir. Mikail doğa olaylarını düzenlemekle sorumludur ve bu Kuran'da birebir geçer.

Gelelim Yıldırımlara. Yıldırımlar da bir doğa olayıdır ve bulutların sürtünmesinden dolayı ürettikleri elektrik akımını toprağa vermeleridir basitçe. Doğa olayı oldukları için Mikail'in kontrolündedir.

Camilerin tepesine neden paratoner takılır? Mantık yürütüyoruz:
a) Mikail'in yanlışlık yapıp bir camiyi vurmasına karşılık önlem.
b) Camidekilerin Mikail'in gücüne karşı "naniiik" yaparcasına, senin yıldırımın varsa bizim paratonerimiz var demesi,
c) Camidekilerin suçlu olduğunu otomatikman kabullenmesi ve Allah tarafından cezalandırılmaktan kaçmak için önlem alması.
d) Allah'ın camilere kıl olması ve yıldırımla vurmak istemesi

Her şık İslam'daki Allah'ın olmadığını sonucuna götürecektir bizi.

Sevgili Dostum ;Peygambere savaşda ayrıcalık tayınıp korumamış ve dişi kırılmış, Herşeye Ve herkerse eşit davranması ince adaletindendir,yok korkumamış yok boğmuş yok güvenmiyo diye laflar zaten bir yaratıca tersde düşer herkese dünya üzerinde eşit olmalıki Yüceliği çıksın ortaya .

andora
21-02-2011, 13:43
Kuran'da yıldırımla ilgili ayetler....

"Rablerinin emrine karşı geldiler. Bu yüzden, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpıverdi." Zariyat 44. ayet

Bilmez misiniz ki, Allah bulutları sürer, sonra onları bir araya getirir; üstüste yığar, sen de onların arasından yağmur yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir, Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri alır! Nur 43.

Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa’dan, bunun daha büyüğünü istemişler de, "Bize Allah’ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı… Nisa153.

Belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de bağ kupkuru bir toprak haline gelir.
Kehf 40.
http://1.bp.blogspot.com/_1JkkS2w9UzY/S9KXlQnjkHI/AAAAAAAAARY/WTUlPObt0YE/s320/130220081024013791463.jpg

Bir zamanlar: Ey Musa! Biz Allah’ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız, demiştiniz de bakıp durur olduğunuz halde hemen sizi yıldırım çarpmıştı.
Bakara 55.

Semûd’a gelince onlara doğru yolu gösterdik, ama onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Böylece yapmakta oldukları kötülükler yüzünden alçaltıcı azabın yıldırımı onları çarptı. Fussilet 17.

Gök gürültüsü Allah’ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O’nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.
Rad 13.

Bir kısmı da, karanlıklarda, gök gürlemeleri ve şimşek arasında gökten boşanan sağanağa tutulup, yıldırımlardan ölmek korkusu ile parmaklarını kulaklarına tıkayan kimseye benzer. Bakara 19.

Haymana'da hayvanları da yıldırım çarptı.
http://3.bp.blogspot.com/_1JkkS2w9UzY/S9HU94KMmrI/AAAAAAAAARI/_40kXQaze80/s400/32486.jpg

Ascendent
21-02-2011, 14:21
Sevgili Dostum ;Peygambere savaşda ayrıcalık tayınıp korumamış ve dişi kırılmış, Herşeye Ve herkerse eşit davranması ince adaletindendir,yok korkumamış yok boğmuş yok güvenmiyo diye laflar zaten bir yaratıca tersde düşer herkese dünya üzerinde eşit olmalıki Yüceliği çıksın ortaya .

Hayır. İslam'a göre Allah insanları farklı yaratmıştır. Kimini zengin kimini fakir, kimini noksan (özürlü), kimini sağlam, kimini güzel, kimini çirkin bunun sebebi de aşağıda yazıyor:

http://tr.fgulen.com/content/view/580/152/

http://www.forumankebut.net/forum/tesettur/56244-allah-bazi-insanlari-cirkin-bazi-insanlari-neden-guzel-yaratmistir.html

Daha kendi savunduğun şeyi bilmiyorsun be.

EciRna
21-02-2011, 14:42
Şimdi biraz düşünelim arkadaşlar. Allah doğa olayları için bir melek atamıştır ve bu meleğin adı Mikail'dir. Mikail doğa olaylarını düzenlemekle sorumludur ve bu Kuran'da birebir geçer.

Gelelim Yıldırımlara. Yıldırımlar da bir doğa olayıdır ve bulutların sürtünmesinden dolayı ürettikleri elektrik akımını toprağa vermeleridir basitçe. Doğa olayı oldukları için Mikail'in kontrolündedir.

Camilerin tepesine neden paratoner takılır? Mantık yürütüyoruz:
a) Mikail'in yanlışlık yapıp bir camiyi vurmasına karşılık önlem.
b) Camidekilerin Mikail'in gücüne karşı "naniiik" yaparcasına, senin yıldırımın varsa bizim paratonerimiz var demesi,
c) Camidekilerin suçlu olduğunu otomatikman kabullenmesi ve Allah tarafından cezalandırılmaktan kaçmak için önlem alması.
d) Allah'ın camilere kıl olması ve yıldırımla vurmak istemesi

Her şık İslam'daki Allah'ın olmadığını sonucuna götürecektir bizi.

Islamda tedbir ve tevekkül kavramlari vardir. Tevekkül Allaha güvenmek ve bütün carelere basvurulduktan sonra Allaha havale etmektir. Tevekkül isi gücü birakip hic bir tedbir almadan herseyi Allah'dan beklemek degildir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed zamaninda bir cöl arabi devesini basibos salivermis. Hz. Peygamber napiyorsun diye sormus Adamda "Allaha güveniyorum (tevekkül ediyorum) o yüzden saliverdim deveyi" demis. Bunun üzerine Peygamberimi sav "önce deveni bagla (tedbirini al), sonra Allaha tevekkül et" cevabini vermis.

Yukarda vermis oldugunuz $iklara sizin kendinizin bile inandigini sanmiyorum :)....sadece birazcik alayli bir yaklasim tarzi olmus, kaldiki bunlarin hic biri Allah'in olmadiginin delili zaten olamaz ve degildir buna müslümanlari birakin en koyu ateistler bile güler....Saygilarimla.

calvuss
21-02-2011, 15:35
Bir koyun sürüsünün kusursuz bir üyesi olmak için her şeyden önce koyun olmak gerekir.

Sizin adınıza gerçekten üzüldüm...

Ascendent
21-02-2011, 15:50
Islamda tedbir ve tevekkül kavramlari vardir. Tevekkül Allaha güvenmek ve bütün carelere basvurulduktan sonra Allaha havale etmektir. Tevekkül isi gücü birakip hic bir tedbir almadan herseyi Allah'dan beklemek degildir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed zamaninda bir cöl arabi devesini basibos salivermis. Hz. Peygamber napiyorsun diye sormus Adamda "Allaha güveniyorum (tevekkül ediyorum) o yüzden saliverdim deveyi" demis. Bunun üzerine Peygamberimi sav "önce deveni bagla (tedbirini al), sonra Allaha tevekkül et" cevabini vermis.

Madem Allah herşeye gücü yeten neden mucize yaratması için bizden araya girip, elimizi taşın altına sokmamızı bekliyor?


Yukarda vermis oldugunuz $iklara sizin kendinizin bile inandigini sanmiyorum :)....sadece birazcik alayli bir yaklasim tarzi olmus, kaldiki bunlarin hic biri Allah'in olmadiginin delili zaten olamaz ve degildir buna müslümanlari birakin en koyu ateistler bile güler....Saygilarimla.Gülen ateist gördünüz mü burda bu konuya? Ben görmedim. Bu şıkların hepsi mükemmel tanrının varlığı savını ortadan kaldırdığı için tanrının olmadığını ispatlar.

EciRna
21-02-2011, 17:14
Madem Allah herşeye gücü yeten neden mucize yaratması için bizden araya girip, elimizi taşın altına sokmamızı bekliyor?

Evet sizin dediginiz gibi Allah C.C herseye gücü yetendir, ama zahmetsiz, emeksiz lokma olmaz, Dünya bir imtihan yeridir her insan kendi capinda imtihan olur, Siz hic ders calismadan sinavlara girmeden sinif atlayan Universiteden mezun olan insan gördünüzmü..?

Gülen ateist gördünüz mü burda bu konuya? Ben görmedim. Bu şıkların hepsi mükemmel tanrının varlığı savını ortadan kaldırdığı için tanrının olmadığını ispatlar.

Illa burasi olmasi gerekmiyor degilmi...?, ama siz bu şıklara mükemmel diyor ve Allah'in var olmadigini ispat etmis görüyorsaniz kendinizi ozaman Siz bir hayal dünyasinda yasiyorsunuz :) kusura bakmayin bununla ancak kendinizi kandirirsiniz, cünkü bu yazdiklarinizi akliselim insanlar argüman olarak kabul etmezler...:)

flipper
21-02-2011, 17:29
Evet sizin dediginiz gibi Allah C.C herseye gücü yetendir, ama zahmetsiz, emeksiz lokma olmaz..

İyide camiye paratoneri koyduktan sonra, Allahın nasıl bir tevekkülü olabilir..Mesela yıldırımın hızınımı yavaşlatır?

EciRna
21-02-2011, 17:36
İyide camiye paratoneri koyduktan sonra, Allahın nasıl bir tevekkülü olabilir..Mesela yıldırımın hızınımı yavaşlatır?

Hayir Camiye paratoneri koymak bir insanlik tedbiridir, sonucta doga olaylari felaketleri vs birer gercektir, Allah C.C doga afetlerinde dindar, dinsiz ayrimi yapmiyor, yasanan depremlerde hem inancli hem inancsiz insanlarda ölmüslerdir. Allah bize tedbir almamizi gerisini'de kendisine birakmamizi emrediyor. Eger sizin kaderinizde yildirimdan ölmek var ise zaten bundan kacamazsiniz. Bir örnek vereyim isterseniz...farzedinki Arabanizi Hirsizliga karsi sigortaladiniz ve birgün geldi Arabaniz calindi, sigorta ilk etapta arastiracaktir, eger Arabayi emniyet altina almadiysaniz mesela kilitlemediyseniz, anahtari üstünde biraktiysaniz vs. size bir kurus bile ödemiyecektir...yani ilk önce tedbir sonra tevekkül.

Camiye paratoner koyulmasi o kadarda siradisi bir olay degildir, günümüzde cogu binalarda paratoner var bu sadece dünyalik bir tedbirdir, bizi koruyabilirde korumiyabilirde orasini Allah bilir, bize düsen sey tedbiri elden birakmamak.

aliyarasfal
21-02-2011, 17:45
Şimdi şurda bir sorun çıkıyor ortaya. Her şeye gücü yeten,her şeyi önceden bilen tanrı kavramı, levh-i mahfuzda her şeyin kayıtlı olduğunu ve asla değişmeyeceğini kuranda söylüyor.Şimdi bu durumda tanrı dahi geleceği değiştiremez ve o kitaptaki kadere harfiyen uymak zorundadır.

Eğer tanrının kaderide önceden belli oluyorsa, yani istesede onun dahi ne yapıp yapamayacağı önceden biliniyor ve değiştiremez, değiştirirse kuran ve önceden her şeyin yazılı olup bilindiği ve değişmeyeceği hikayesi güme gider.Paratoner koymazsan mikail vurur.mikail vurursa kader, tanrı müdahil olamıyor çünkü yazılan değişmez, müdahil olup değiştiremiyorsa bu nasıl tanrı , değiştirebilirse bu nasıl değişmezlik iddiası bulunan kutsal kayıt defteri. Defter değişebiliyorsa kuran yanlışlanır, değişmezse tanrı kaderine razı olur. Yani sonsuz güç, geleceği bilme hikaye olur.

Şimdilik saygımla gittim...

Estiva
21-02-2011, 17:57
kabenin korunmaması yada diğer kutsal mekanların korunmaması ise imtihan sırrının bozulmaması içinmiş.

Hep bir cevap var hocam. 1400 sene alimlerimiz nerden ekmek yedi sanıyorsunuz. Oturup cevaplar yazdılar, masallarla desteklediler, olmadı kafa karıştıracak şeyler yazdılar.

İlk saldırıyı kuşlarla püskürten Allah, bunu da gururla Kur'ana koyuyor, sonraki saldırılara ve doğa olaylarına karşı ise birşey yapmıyor. Neden? imtihan sırrının bozulmaması için. İlk saldırının püskürtülmüş olması imtihan sırrını bozmuyor mu?

Bir arkadaşla bu konuyu konuşurken, o da Allah'ın peygamberin ricasıyla helakı kaldırdığını ve bu yüzden Kabe'ye saldıranların helak edilmediğini anlatmıştı. Saldıranlar helak edilmedi ama müslümanlar Kabe'nin kendilerini koruyacağını umup, örtülerine tutunurken kılıçtan geçirildiler, telef oldular.

Tevekkülün işe yaramadığı herhalde ilk bu tür olaylarla anlaşıldı. Bir iş için gerekli tedbiri alırsanız zaten başınıza genelde kötü birşey gelmez. Şöyle birşey deseniz anlarım. Tedbirini alan bir kişi, tevekkül de ederse artık Allah garantisindedir ve başına birşey gelmesi imkansızdır. Ama onu da demiyorsunuz ki. Tedbirinizi alın, gerisini Allah'a bırakın. Hala başınıza bir bela gelebilir veya gelmeyebilir. Eee burada Allah'a bırakmanın anlamı ne ki? Tevekkül etmesem de aynı iki ihtimal var.

bakkalmahmud
21-02-2011, 18:03
Kuran i kerim de cami insaa edin orasi benim evim olsun diye bir emir varmi?ben sünnet olun a rastlamadigim gibi,cami insaa edin gibi bir ayet ede rastlamadim,ayrica insan camiden daha degerli oldugu halde insani korumayan Allah,camiyi niye korusun?.

flipper
21-02-2011, 18:21
Hayir Camiye paratoneri koymak bir insanlik tedbiridir, sonucta doga olaylari felaketleri vs birer gercektir, Allah C.C doga afetlerinde dindar, dinsiz ayrimi yapmiyor, yasanan depremlerde hem inancli hem inancsiz insanlarda ölmüslerdir. Allah bize tedbir almamizi gerisini'de kendisine birakmamizi emrediyor. Eger sizin kaderinizde yildirimdan ölmek var ise zaten bundan kacamazsiniz. Bir örnek vereyim isterseniz...farzedinki Arabanizi Hirsizliga karsi sigortaladiniz ve birgün geldi Arabaniz calindi, sigorta ilk etapta arastiracaktir, eger Arabayi emniyet altina almadiysaniz mesela kilitlemediyseniz, anahtari üstünde biraktiysaniz vs. size bir kurus bile ödemiyecektir...yani ilk önce tedbir sonra tevekkül.

Camiye paratoner koyulmasi o kadarda siradisi bir olay degildir, günümüzde cogu binalarda paratoner var bu sadece dünyalik bir tedbirdir, bizi koruyabilirde korumiyabilirde orasini Allah bilir, bize düsen sey tedbiri elden birakmamak.

Allah kendi evinde, kendine inanan ve ibadet halindeki insanları koruyup korumaması keyfiyetine kalmış olmuyormu? Senin Yüce Allahının bu adaleti sence sorgulanmamalımı?

Astur
21-02-2011, 18:26
Bu şıkların hepsi mükemmel tanrının varlığı savını ortadan kaldırdığı için tanrının olmadığını ispatlar.

Bu biraz fazla 'azimli' (ambitious) bir ifade olmuş dostum. İslam'ın Allah'ına getirilen bir eleştirinin tüm Tanrı tasavvurlarını kapsayacağı iddiasına şahsen katılmıyorum. İslam eleştirin ise geçerli bence, hem Mikail hava olaylarını kontrol ediyor hem de nereye yıldırım düşeceği belli olmaz demek çelişkili denebilir. Arkadaşlar belirtmişler zaten, Kabe'yi bile habire sel falan basıyor.

Subat
21-02-2011, 18:32
Bu konuyu okuyunca aklıma Antalya'daki olay geldi.
Mahallelinin parasıyla yapılan caminin imamı fena halde alkol tüketirdi. Sürekli içiyor olmasına karşın hiç bir namaz saatini de aksatmamıştır. Çıkan şiddetli rüzgarda şehrin bir çok binasının çatısı uçtuğu gibi, mahallemizin camisinin de minaresi devrildi. Tabi ki yollardaki ağaçlar, tabelalar vb. bir çok şey de...
Bir süre sonra mahallede herkes, allahın imamı cezalandırdığını söylemeye başlamıştı.. Durum bu olsa bile suçlu, şahsı imam olmamasına rağmen başı boş gezmesin diye imam olarak atayan diyanet işlerinde görevli amcası mıydı yoksa malzemeden çalan müteahhit miydi bilinmez(!)
Yukarıda ki bazı yorumları okuyunca şu konudaki cezanın (neyin cezasıysa artık!) imamın şahsına olması gerekmez miydi?
Müteahhit mi?
Yok canım!
Onun hiç suçu yok.
Mikailin de öyle...

Bir de olan mahallelinin parasına oldu :)

EciRna
21-02-2011, 23:22
Allah kendi evinde, kendine inanan ve ibadet halindeki insanları koruyup korumaması keyfiyetine kalmış olmuyormu? Senin Yüce Allahının bu adaleti sence sorgulanmamalımı?

Daha öncede belirtmistim tabiatta dogal afetler birer gercektir. Sebebler dünyasinda yasiyoruz hersey bir sebebe baglanmistir. Biz sebeplere baglaniriz ve sonucu Allah'tan bekleriz. Gercek tevekkülün yoluda buradan gecer. Sebebleri terk etmek, ihmal etmek dogru degildir.

Saglam bir otomobille yola cikan kimse sebeblere tesebbüs eder. Frensiz bir arabayla yola cikan ise her an tehlikeyle bas basadir. Bu tevekkülsüzlüktür. Ama saglam araba ile yola cikarsak tevekkülün manasina uygun hareket etmis olur kaza ve belalardan korumasi icinde Allaha siginiriz.

Asil Allah C.C 'nin bir dogal afet karsisinda kendine inanan ve ibadet halindeki insanlari diger kendine inanmayan insanlara tercih edip onlari daha fazla koruyup kollamasi durumu bir adaletsizlik söz konusu olurdu. Allah C.C böyle bir adaletsizlik ve taraf tutuculuktan münezzehtir. Oysa daha öncede belirttigim gibi, dogal afet, tabiat olaylari vs. tüm bunlar insanlar icindir, inancli inancsiz diye bir ayrim yapilmaz. Ama inancli insanlarda inanmayan insanlar gibi tedbirlerini alir, ne lazim geliyorsa tüm sebeblere tesebbüs ederek gerisini Allaha havale ederler. Anlasilmayan neresi...?

Neva
25-11-2013, 09:58
Guncelleme.

Kozmik Perspektif
26-11-2013, 22:53
Emevi hükümdarı Haccac b. Yusuf es- Sekafî komutasındaki ordu Kâbe'yi mancınıklarla taşa tuttu ve Kâbe yerle bir oldu. Haccac'tan kaçmak için Kâbe'ye sığınan Abdullah b. Zübeyr öldü. 4. Murad döneminde (1629-1630 yıllarında) Mekke'de meydana gelen şiddetli bir fırtına ve sel baskını sonucu Kâbe'nin duvarlarının bir kısmı yıkıldı.

Allah Kâbe'yi bile koruyamıyor, kaldı ki camiyi koruyacak. :)

Aşağıda Kâbe'de sel baskınına ait fotolar. Allah İslam mabedlerini korusaydı herkes müslim olurdu, cehennemi doldurma sözünü gerçekleştiremezdi, di mi? :)

http://wikiislam.net/wiki/uploads/3/3a/Kaaba-flood-1941_1.jpg

http://wikiislam.net/wiki/uploads/f/f5/Kaaba-flood-1941_2.jpg

inferno
27-11-2013, 01:33
Anlamadığım nokta kuranın ayetlerinde Rad suresi 13. ayet.
Ve kavimlere gelen felaketler, sizin söylediğiniz sözlerle çelişiyor.

Bybars
30-03-2015, 15:28
Şöyle deniyor:''Minareye paratoner konulması,bilimin ve pozitif düşüncenin dogmalar karşısındaki en dramatik, en somut ve elle tutulur, geri dönüşü olmayan galibiyetini simgeleyen gerçektir.''

Ben de birkaç maddede bu konuya değinmek istedim.

1-Ortada böyle bir olgu var ama ateistlerin algısındaki gibi değil.Neden?Camiler,hangi dinin mensuplarının mübarek saydığı mekanlardır?Tabii ki Müslümanların.Peki,bu dine inanan insanların mübarek saydıkları bir mekanı dış etkenlerden korumak çabasında olması kadar doğal birşey olabilir mi?Olamaz.Bu çabadan da çıkarılan sonuç nedir?Şudur;demek ki müslümanlar,camilerinin dış etkenlerin zararından azade,her halükarda ALLAH'ın koruması altında olduğunu düşünmüyor da böyle yollara başvuruyor,aksi halde düşünülecek şey şu olurdu,''Müslümanlar ALLAH'a inanır ama güvenmez.'' Ne kadar tuhaf olurdu değil mi?

2-Bir durum daha var.O da ''cami'' kavramının Kur'an kaynaklı olup olmadığıdır,tahmin ettiğiniz gibi yoktur.Kur'an kaynak gösterilerek Müslümanlara bir ibadethane tayin edilecekse o mekanın adı ''mescid'' olur.Mescid,kelime kökeni itibariyle ''secde edilen yer'' manasındadır ve Kur'an'a göre yeryüzünde secde edilen her yer mescid olarak nitelenebilirNetice ALLAH'ın yeryüzü geniştir ve ibadet etmeyi kıyamete kadar bir mekana hapsetmek de Kur'anî değildir.Kur'an'ın hiçbir yerinde de FİZİKÎ manada hiçbir ibadethaneye(havra,kilise,mescit) ''korunmuşluk'' payesi vermemiştir.Şunu da söyleyeyim,Kur'an'da mescidlerin ALLAH'a ait olduğunu belirten şöyle bir ayet vardır ama bu ayette de'' korunmuşluk'' payesi verilmez.

Mescitler kuşkusuz Allah'ındır.O halde Allah'ın yanında bir başkasına çağrıda bulunmayın.(Cinn Suresi:18)

Vefik Sami
30-03-2015, 16:03
Ben şimdiye kadar kene gibi yapışıp milletin kanını emen zenginler sınıfından herhangi bir kimseye, yapıp ettiği kötülüklere karşılık olmak üzere yıldırım isâbet ettiğini duymadım. Hep ekmeğini açık arazide reçberlikten yâhut çobanlıktan çıkaran, alnının terini silip helâlinden kazanan insanların tepesine düşer yıldırım. Garibim, yağmura yakalanır. Islanmamak için ağaç altına gider. Islanmayayım derken hayatından olur.

Yani; insanlara yaptıkları kötülüklerle bilinen haysiyetsiz, şerefsiz ve aşağılık kimselerden birkaçının tepesine yolda yürürken, ya da herhangi bir işi nedeniyle açık alanda bulunurken yıldırım düşse var ya; bu işin o kimsenin kötülükleri nedeniyle olduğuna inanan epey insan olur.

En başta ben.

Hattâ kimi şüpheci ateistler "ulan,,, acabâ..." diye zaman zaman düşünmekten kendilerini alamazlar . Ama böyle bir şey hiç olmadı, olmayacak gibi.

Buzul
30-03-2015, 16:13
Kabeyi fil ordusundan koruduğu iddia edilen Allah,Kabeyi Yezidin ordusunun mancınıktan attığı taşlardan neden korumamıştır ?

Aleph
30-03-2015, 16:15
Bu garibimin ne suçu var şimdi? :D
https://www.youtube.com/watch?v=1ScHFDirLG4

Bybars
30-03-2015, 16:19
Kabeyi fil ordusundan koruduğu iddia edilen Allah,Kabeyi Yezidin ordusunun mancınıktan attığı taşlardan neden korumamıştır ?

o hikayenin kaynağı neresi?Tabii ki hadisler:)Hiç boşuna fil suresi demeye yeltenme diye söylüyorum,fil suresinde ne kabe ne de sıfat olarak alırsak beytullah geçer,eee?

Buzul
30-03-2015, 16:28
o hikayenin kaynağı neresi?Tabii ki hadisler:)Hiç boşuna fil suresi demeye yeltenme diye söylüyorum,fil suresinde ne kabe ne de sıfat olarak alırsak beytullah geçer,eee?

O zaman size göre aişe,ali,ömer,ebubekir,osman gibi karakterler asla yaşamadı diyebilirmiyiz ?

Buzul
30-03-2015, 16:44
o hikayenin kaynağı neresi?Tabii ki hadisler:)Hiç boşuna fil suresi demeye yeltenme diye söylüyorum,fil suresinde ne kabe ne de sıfat olarak alırsak beytullah geçer,eee?

Ek olarak Allah neden fil ordusuna,taşlar yağdırdı.Amacı neydi?Müslümanları korumak için desen,o zaman müslümanlar da yoktu.Fil ordusunu amaçsız yere helak etmiş olabilir mi ?

spartacus
30-03-2015, 20:48
Şöyle deniyor:''Minareye paratoner konulması,bilimin ve pozitif düşüncenin dogmalar karşısındaki en dramatik, en somut ve elle tutulur, geri dönüşü olmayan galibiyetini simgeleyen gerçektir.''

Ben de birkaç maddede bu konuya değinmek istedim.

1-Ortada böyle bir olgu var ama ateistlerin algısındaki gibi değil.Neden?Camiler,hangi dinin mensuplarının mübarek saydığı mekanlardır?Tabii ki Müslümanların.Peki,bu dine inanan insanların mübarek saydıkları bir mekanı dış etkenlerden korumak çabasında olması kadar doğal birşey olabilir mi?Olamaz.Bu çabadan da çıkarılan sonuç nedir?Şudur;demek ki müslümanlar,camilerinin dış etkenlerin zararından azade,her halükarda ALLAH'ın koruması altında olduğunu düşünmüyor da böyle yollara başvuruyor,aksi halde düşünülecek şey şu olurdu,''Müslümanlar ALLAH'a inanır ama güvenmez.'' Ne kadar tuhaf olurdu değil mi?

2-Bir durum daha var.O da ''cami'' kavramının Kur'an kaynaklı olup olmadığıdır,tahmin ettiğiniz gibi yoktur.Kur'an kaynak gösterilerek Müslümanlara bir ibadethane tayin edilecekse o mekanın adı ''mescid'' olur.Mescid,kelime kökeni itibariyle ''secde edilen yer'' manasındadır ve Kur'an'a göre yeryüzünde secde edilen her yer mescid olarak nitelenebilirNetice ALLAH'ın yeryüzü geniştir ve ibadet etmeyi kıyamete kadar bir mekana hapsetmek de Kur'anî değildir.Kur'an'ın hiçbir yerinde de FİZİKÎ manada hiçbir ibadethaneye(havra,kilise,mescit) ''korunmuşluk'' payesi vermemiştir.Şunu da söyleyeyim,Kur'an'da mescidlerin ALLAH'a ait olduğunu belirten şöyle bir ayet vardır ama bu ayette de'' korunmuşluk'' payesi verilmez.

Mescitler kuşkusuz Allah'ındır.O halde Allah'ın yanında bir başkasına çağrıda bulunmayın.(Cinn Suresi:18)
Net ve açık;
Rad Suresi Ayet:13
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.

Hadi paratoneri, bilimi 2.000 yıllık masalların dünyasından uzak tuttuk, paratonerin Alah'ı acz içinde bırakmasını da geçtik, kabul, ama minareler hem Allah'a karşı mücadele eden olabilmek vasfıyla, hem de Allah tarafından çarpılmak adına pek bir uygun yerler olmasa gerek? Ne dersin?

Birde paratoneri, bilimi dahil ettik, ilk paragrafınızı anlamlı hale getirebildi mi? Gerçi öyle demektense ben 2.000 yıllık masal/inanç eksenli atmasyonların, insanın gelişimi ve bilimde ilerlemesi ile düştüğü aczi gösteren bir etkendir diyebilirim.

İlahimasal
30-03-2015, 21:43
bunlar minareye paratoner altınada market açarlar..hele benim evin karşısındaki cami nin en altında hocanın evi var.o evde çocuk yapma çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.o hoca evli ve caminin altında evi var.allta ev üstte ibadet düşünün artık.hocaların aldıği maaş 3 bin liranın üzerinde.ev beleş,su beleş,elektirik beleş kuran kursu ayaklarıyla milletten para almalar.ölüye kuran okuyup para almalar,cumada karton kutuyla camiye yardım paraları toplamalar.burasının adı ibadet hane ...hocanın şirketi deil sanki. hele o kötü sesiyle ezan okuması ,kendi cemaati ve mahalle bile neler diyor....be hoca aldığın mangırları helalle doru düzgün oku şu ezanı. bir çok yerde durum bu şekildedir eminim


yani paratoner burda ne işe yarar ki.

Bybars
31-03-2015, 00:04
O zaman size göre aişe,ali,ömer,ebubekir,osman gibi karakterler asla yaşamadı diyebilirmiyiz ?

siz nasıl anlıyorsanız öyle anlayın,ben bütün hadisler yalandır,atın çöpe diye birşey söylemedim,vahiy ile uyumlu bütün sözleri alır başımızın üstüne koyarız.

Bybars
31-03-2015, 00:11
Net ve açık;
Rad Suresi Ayet:13
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.

Hadi paratoneri, bilimi 2.000 yıllık masalların dünyasından uzak tuttuk, paratonerin Alah'ı acz içinde bırakmasını da geçtik, kabul, ama minareler hem Allah'a karşı mücadele eden olabilmek vasfıyla, hem de Allah tarafından çarpılmak adına pek bir uygun yerler olmasa gerek? Ne dersin?

Birde paratoneri, bilimi dahil ettik, ilk paragrafınızı anlamlı hale getirebildi mi? Gerçi öyle demektense ben 2.000 yıllık masal/inanç eksenli atmasyonların, insanın gelişimi ve bilimde ilerlemesi ile düştüğü aczi gösteren bir etkendir diyebilirim.

Mantık hatası yapıyorsunuz,koskoca ALLAH cansız bir maddeye yıldırım ile zarar vermeyi hangi amaçla yapabilir söyleyin lütfen,insanlar da kafalarında paratoner ile gezmediğine göre.1.maddeyi iyi okumamışsınız,minareler özelinde değerlendirme yaptım ve o sonuca vardım ve gayet de mantıklı bir sonuç.Ayrıca bana kurandan mescitlerin/camilerin hatta kabenin ALLAH tarafından korunaklı kılındığına dair,sizler iyi bilirsiniz,kabe tarihte kaç kez yıkıldı,kaç kez yeniden inşâ edildi lütfn.

Bybars
31-03-2015, 00:14
Ek olarak Allah neden fil ordusuna,taşlar yağdırdı.Amacı neydi?Müslümanları korumak için desen,o zaman müslümanlar da yoktu.Fil ordusunu amaçsız yere helak etmiş olabilir mi ?

kuranda aktarılan tüm kıssalar gibi bu anlatımın da sembollerle bezenmiş toplumcu gerçekçi mesajlar içerdiğinE kâniyim,zîra fil suresine bakarak geleneksel anlatıya hak veremeyiz diye düşünüyorum.Çünkü;fil suresinde ne kabe,ne yemen valisi ebrehe,ne beytullah kelimeleri geçer.

Buzul
31-03-2015, 04:26
kuranda aktarılan tüm kıssalar gibi bu anlatımın da sembollerle bezenmiş toplumcu gerçekçi mesajlar içerdiğinE kâniyim,zîra fil suresine bakarak geleneksel anlatıya hak veremeyiz diye düşünüyorum.Çünkü;fil suresinde ne kabe,ne yemen valisi ebrehe,ne beytullah kelimeleri geçer.
Apaçık dediğiniz kitapta kaç insan bunların sembolik anlatım olduğunu düşünür,ki değil.Sizin gibi İslamdan çıkmamak için direnç gösterenler,Kuran ayetlerini eğip bükerek,ayetleri kendi mantığına,kendi düşünce dünyasına uydurarak,dinde kalmaya çalışıyor.

spartacus
31-03-2015, 16:37
Mantık hatası yapıyorsunuz,koskoca ALLAH cansız bir maddeye yıldırım ile zarar vermeyi hangi amaçla yapabilir söyleyin lütfen,insanlar da kafalarında paratoner ile gezmediğine göre.1.maddeyi iyi okumamışsınız,minareler özelinde değerlendirme yaptım ve o sonuca vardım ve gayet de mantıklı bir sonuç.Ayrıca bana kurandan mescitlerin/camilerin hatta kabenin ALLAH tarafından korunaklı kılındığına dair,sizler iyi bilirsiniz,kabe tarihte kaç kez yıkıldı,kaç kez yeniden inşâ edildi lütfn.
Nerede mantık hatası yapıyorum? Minareye yıldırım düşmez demedim ki!
Rad Suresi Ayet:13
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.

Ne sordum, ne cevap verdin, daha 2 satır ifadeyi anlamaktan, idraktan uzaksınız, ne diyeyim ki, çıkmış bu halinizde bir de mantık hatası analizi yapasınız?Ayranın yok içmeye... Hiç kıvırmayın, işinize gelmeyene kıvırır ya da mecaz/sembol der, işinize gelene de NET/AÇIK diye gelirsiniz?.

Minarelere paratoner koymayın kardeşim, çünkü Allah'ın çarpacağı hedefler değil, ben demiyorum, ayet diyor, açık ve net! Olaki minarelere yıldırım düşerse de, dırdır etmeyin, bize bakmayın, bizde bir mantıksızlık filan aramayın, ne yapıyorsanız kendiniz kendi, kendinize yapıyorsunuz, bizi musallat etmeyin.

Ha 2.000 yıl öncenin bilgisiyle, tanrıcıkları adına etrafa emir/buyruk yağdıran, korku imparatorlukları altında cennet hayatı yaşayanların, süreğen tehdit, şantaj, korku yayanların hükmü, demek ki, insanın iyi/kötü bilinçlenmesine kadar varıyormuş. bilmiyorlar ki her minare tepesine konan paratoner, Allah'a ortak koşmaktır, şirktir, Allah ile mücadele etmektir. Allah ile mücadele edenlerin sonu ise cehennemdir, ben demiyorum konu kahramanı Allah diyor! en ufak depremde bile depremlerin nedeni başı açık gezen kızlardır, Allah ceza veriyordur diye taptığınız böyükleriniz diyor! Söyleyene değil söyletene bakacaksınız, helak, melak masallarına...

Kıvırma görmek istemiyorum, böyle bir derdim yok. Allah yıldırımlarla dilediğini çarpamıyor, demek ki mantıksız olan yukarıda verdiğim ayet, çıkıp bunu diyebiliyor musun?İşte o zaman gel benim mantıksızlığımı sorgula, ama önce haline bak, sonra Hasan Dağı'na oduna git!

Aleph
31-03-2015, 17:07
Ben Tanrı olsam, aklını kullanmayanları ve bu şekilde kıvırtanları makul ölçüde (cehennemde kızartarak değil) ve makul bir süreyle cezalandırırdım..

Stepal Kepton
31-03-2015, 17:20
Rad Suresi Ayet:13
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.

Ne sordum, ne cevap verdin, daha 2 satır ifadeyi anlamaktan, idraktan uzaksınız, ne diyeyim ki, çıkmış bu halinizde bir de mantık hatası analizi yapasınız?Ayranın yok içmeye... Hiç kıvırmayın, işinize gelmeyene kıvırır ya da mecaz/sembol der, işinize gelene de NET/AÇIK diye gelirsiniz?.

Minarelere paratoner koymayın kardeşim, çünkü Allah'ın çarpacağı hedefler değil, ben demiyorum, ayet diyor, açık ve net!

Çok güzel bir konu ve çok iyi bir tespit tebrikler. Birde Kuranda çelişki yok derler (bu kaçıncı çelişki ve hata). O zaman yıldırımlar Allah'ın iradesi dışında hareket ediyor. Yıldırımları Allah yaratmadıysa bulutları yağmuru da Allah yaratmamış demektir. Yağmur su irade dışındaysa hayatta Allah'ın iradesi dışındadır. Böyle uzar gider...
Ayet çok açık gerçekten kıvırmaya gerek yok. Zaten kıvıracak bir ihtimal de kalmıyor, ayet gayet net.

spartacus
31-03-2015, 22:44
Sevgili Stepal Kepton :yo:
Ben Tanrı olsam, aklını kullanmayanları ve bu şekilde kıvırtanları makul ölçüde (cehennemde kızartarak değil) ve makul bir süreyle cezalandırırdım..
Sevgili Aleph, bence gerek yok, zaten içine düştükleri tabu/şartlanmışlık çıkmazıyla yeterince ceza çekmekte, kendilerine binbir türlü eziyet etmekte, ettirmekteler... Anlatılmaz yaşanır...

Bybars
01-04-2015, 00:31
Nerede mantık hatası yapıyorum? Minareye yıldırım düşmez demedim ki!
Rad Suresi Ayet:13
Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.

Ne sordum, ne cevap verdin, daha 2 satır ifadeyi anlamaktan, idraktan uzaksınız, ne diyeyim ki, çıkmış bu halinizde bir de mantık hatası analizi yapasınız?Ayranın yok içmeye... Hiç kıvırmayın, işinize gelmeyene kıvırır ya da mecaz/sembol der, işinize gelene de NET/AÇIK diye gelirsiniz?.

Minarelere paratoner koymayın kardeşim, çünkü Allah'ın çarpacağı hedefler değil, ben demiyorum, ayet diyor, açık ve net! Olaki minarelere yıldırım düşerse de, dırdır etmeyin, bize bakmayın, bizde bir mantıksızlık filan aramayın, ne yapıyorsanız kendiniz kendi, kendinize yapıyorsunuz, bizi musallat etmeyin.

Ha 2.000 yıl öncenin bilgisiyle, tanrıcıkları adına etrafa emir/buyruk yağdıran, korku imparatorlukları altında cennet hayatı yaşayanların, süreğen tehdit, şantaj, korku yayanların hükmü, demek ki, insanın iyi/kötü bilinçlenmesine kadar varıyormuş. bilmiyorlar ki her minare tepesine konan paratoner, Allah'a ortak koşmaktır, şirktir, Allah ile mücadele etmektir. Allah ile mücadele edenlerin sonu ise cehennemdir, ben demiyorum konu kahramanı Allah diyor! en ufak depremde bile depremlerin nedeni başı açık gezen kızlardır, Allah ceza veriyordur diye taptığınız böyükleriniz diyor! Söyleyene değil söyletene bakacaksınız, helak, melak masallarına...

Kıvırma görmek istemiyorum, böyle bir derdim yok. Allah yıldırımlarla dilediğini çarpamıyor, demek ki mantıksız olan yukarıda verdiğim ayet, çıkıp bunu diyebiliyor musun?İşte o zaman gel benim mantıksızlığımı sorgula, ama önce haline bak, sonra Hasan Dağı'na oduna git!

1-ayette demiyor ki ben yıldırımları sırf cezalandırma aracı olarak kullanırım.

2-ayette ''Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken'' diye bir birşey söyleniyor,püf noktası burası,yani bu demek oluyor ki;günün birinde bir minareye yıldırım düştü de minare yıkıldı,demek ki bu camide ''ALLAH'a savaş açılmış'' denmesi mantıktan yoksun bir çıkarım olur.

3-''yıldırıma karşı geliştirilen paratoner ALLAH'ın iradesine karşı çıkmaktır'' demek de sığ biryaklaımdır,çünkü 1.maddede söylediğim gibi kur'andan yıldırımların tek vazifesi ''ALLAH ile mücadeleye girenleri uyarmak,korkutmak ya da cezalandırmaktır'' diyemeyiz,hodri meydan diyorum!

Bybars
01-04-2015, 00:41
Çok güzel bir konu ve çok iyi bir tespit tebrikler. Birde Kuranda çelişki yok derler (bu kaçıncı çelişki ve hata). O zaman yıldırımlar Allah'ın iradesi dışında hareket ediyor. Yıldırımları Allah yaratmadıysa bulutları yağmuru da Allah yaratmamış demektir. Yağmur su irade dışındaysa hayatta Allah'ın iradesi dışındadır. Böyle uzar gider...
Ayet çok açık gerçekten kıvırmaya gerek yok. Zaten kıvıracak bir ihtimal de kalmıyor, ayet gayet net.

ben bu tartışma fikrimden döndüğümü,sizin kullandığınız kaba tabirle kıvırdığımı hatırlamıyorum,teessüf ederim.

Bybars
01-04-2015, 00:48
Apaçık dediğiniz kitapta kaç insan bunların sembolik anlatım olduğunu düşünür,ki değil.Sizin gibi İslamdan çıkmamak için direnç gösterenler,Kuran ayetlerini eğip bükerek,ayetleri kendi mantığına,kendi düşünce dünyasına uydurarak,dinde kalmaya çalışıyor.

Sizinle bir ara ''muhkem ve müteşabih ayetler'' konusunda konuşalım isterim.Kur'an'da müteşabih(okuğunuz vakit birbirinden farklı anlamlar çıkarabileceğiniz ayetlerdir bunlar ve aslında bu birbirinden farklı manalar aynı metinde biraz gizli biraz açık,okuyanın zihin dünyasına,ruh haline,bilgi birikimine vs. göre değişebilecek ayetlerdir)ayetlerin olması apaçıklık vasfına asla ve asla gölge düşürümez.

Stepal Kepton
01-04-2015, 09:17
ben bu tartışma fikrimden döndüğümü,sizin kullandığınız kaba tabirle kıvırdığımı hatırlamıyorum,teessüf ederim.

Özür dilerim yanlış anlamışsın muhtemelen benim hatam. Kişisel veya seni hedef alarak yazdığım bir şey değildi. Ben genel anlamda mesajımda işaret ettiğim kişiler için demiştim.

Bybars
01-04-2015, 11:42
Özür dilerim yanlış anlamışsın muhtemelen benim hatam. Kişisel veya seni hedef alarak yazdığım bir şey değildi. Ben genel anlamda mesajımda işaret ettiğim kişiler için demiştim.

estağfirullah,bu tartışmanın arasına girince öyle anlaşıldı biraz.

Asinus Orientalis
01-04-2015, 12:04
siz nasıl anlıyorsanız öyle anlayın,ben bütün hadisler yalandır,atın çöpe diye birşey söylemedim,vahiy ile uyumlu bütün sözleri alır başımızın üstüne koyarız.

Mantık hatası yapıyorsunuz. Hadislerin doğruluğunu ölçecek metre vahiylerle uyumluluk ise "nasıl anlıyorsanız öyle anlayın" rafa kalkar, ve kimse Ayşe, Ali vs gibi tarihi kişiliklerin gerçekliğini iddia edemez değil mi ?

Sahi, vahiyle uyumlu sözler ne demektir ? Ayın yarılmasını (varsa) şahitlerle anlatan hadis, başın üstüne mi, ayak altına mı layık ? Vahiyle uyumlu olurdu (değil mi) ?

Buzul
01-04-2015, 12:50
Sizinle bir ara ''muhkem ve müteşabih ayetler'' konusunda konuşalım isterim.Kur'an'da müteşabih(okuğunuz vakit birbirinden farklı anlamlar çıkarabileceğiniz ayetlerdir bunlar ve aslında bu birbirinden farklı manalar aynı metinde biraz gizli biraz açık,okuyanın zihin dünyasına,ruh haline,bilgi birikimine vs. göre değişebilecek ayetlerdir)ayetlerin olması apaçıklık vasfına asla ve asla gölge düşürümez.

Yahu fil suresinin neresi sembolik anlatım içeriyor.Bir çıkar yol bulamadığın için fil suresinin sembolik olduğunu iddia ediyorsun.Ebrehenin fil ordusundan kabeyi koruyan Allah,neden yezidin mancınıklarından kabeyi korumamıştır sorusundan ancak böyle kaçabileceksin çünkü.

Bybars
01-04-2015, 13:14
Yahu fil suresinin neresi sembolik anlatım içeriyor.Bir çıkar yol bulamadığın için fil suresinin sembolik olduğunu iddia ediyorsun.Ebrehenin fil ordusundan kabeyi koruyan Allah,neden yezidin mancınıklarından kabeyi korumamıştır sorusundan ancak böyle kaçabileceksin çünkü.

O zaman sen de şu soruya cevap ver.Kabe tarihte kaç defa yıkılıp yeniden inşa edilmiştir?

Bybars
01-04-2015, 13:26
Mantık hatası yapıyorsunuz. Hadislerin doğruluğunu ölçecek metre vahiylerle uyumluluk ise "nasıl anlıyorsanız öyle anlayın" rafa kalkar, ve kimse Ayşe, Ali vs gibi tarihi kişiliklerin gerçekliğini iddia edemez değil mi ?

Sahi, vahiyle uyumlu sözler ne demektir ? Ayın yarılmasını (varsa) şahitlerle anlatan hadis, başın üstüne mi, ayak altına mı layık ? Vahiyle uyumlu olurdu (değil mi) ?

Ay'ın yarılması konusunu açtığınız iyi oldu,zîra hadislerdeki anlatıları kur'an'dan çıkaramayacağımız kesindir.

Kur'an'daki ayetlerin anlaşılması konusu ile kur'an-hadis uyumu konusu birbirinde farklı konular,birbirine karıştırmayalıım lütfen.

Alibey
01-04-2015, 13:49
Boşuna birbirinizi kırmayın beyler. Kuran da hadislerde tam bir saçmalık yumağı. İşin içinden çıkamazsınız. Zaten bunca yıldır çıkılamamamış anlaşılamamıştır. Bir yerde ak dediğine diğer bir yerinde kara der bunlar. Aynı şey kuranda var yapılarda koruma taahhüdü gibi. Kuranıda koruyamamıştır. En son yezid deyusu yazmış kuranı. Kabede zaten ibrahimin karısını hacerin mezarıdır. Duvarındaki kadın cinsel organı şeklindeki taşda hacerin doğurganlığının timsalidir.

Eklenen Resim Ön İzlemesi
Dosya tipi: jpg image.jpg (123,1 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmiştir)

Buzul
01-04-2015, 14:10
O zaman sen de şu soruya cevap ver.Kabe tarihte kaç defa yıkılıp yeniden inşa edilmiştir?

Fil suresinde anlatılanların sembolik olmadığını itiraf ediyorsun demek.

spartacus
01-04-2015, 14:50
1-ayette demiyor ki ben yıldırımları sırf cezalandırma aracı olarak kullanırım.

2-ayette ''Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken'' diye bir birşey söyleniyor,püf noktası burası,yani bu demek oluyor ki;günün birinde bir minareye yıldırım düştü de minare yıkıldı,demek ki bu camide ''ALLAH'a savaş açılmış'' denmesi mantıktan yoksun bir çıkarım olur.

3-''yıldırıma karşı geliştirilen paratoner ALLAH'ın iradesine karşı çıkmaktır'' demek de sığ biryaklaımdır,çünkü 1.maddede söylediğim gibi kur'andan yıldırımların tek vazifesi ''ALLAH ile mücadeleye girenleri uyarmak,korkutmak ya da cezalandırmaktır'' diyemeyiz,hodri meydan diyorum!
Cezalandırmak sonraki iş, ben ne diyorum siz hala(!) ne diyorsunuz? DİLEDİĞİNİ Çarpmaktan bahsediyorum... Siz Allah'ın dilediğini boşa çıkartmaya çalışmakla, örneğin paratoner!, Allah'la mücadele etmiş oluyorsunuz.. Şimdi mücadele etmek ifadesi de, buradan geldi ...

Şimdi sana soru, Allah yıldırımlar gönderip, dilediğini çarpabilir mi? Kıvırmadan...

İkincisi KORKUTMAK diyemeyiz demen, saçmalık, 13 nolu ayetde amacın korku vermek olduğu açık değil mi? Kıvırtamazsanız illa uğraştıracaksınız, peki buyrun hodri meydanmış!!!

RAD SURESİ
12. O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

Şimşek korku, yağmur ümit için istismar edilmiş, sizde görebiliyor musunuz ayeti?! İnsaf, yıldırımlarla dilediğini çarpmak lafzı ile pekiştirilmek istenen ne? Cevabı yukarıda gayet net ve açık! 12'ye bakmaya gerek yoktu ki!!!!, şiddeti göstermek gayesi, korku vermek için, heleki şiddeti uygulayacak olana siz DİLEDİĞİNİ ÇARPMAK vasfı/yetkisi yapıştırırsanız, daha nesini kıvıracaksınız?

Hadi spartacus'un yıldırımlar gönderip dilediğini(!) çarptığını düşün, buna da inan, seni dilemeyeceğim ne malum? Korktun mu? Korkmadın mı? Peki benim dilediğimi çarpmak yetkimi kullanmayı geçersiz kılacak girişimlerde bulunursan ne yapıyor olursun???? Benle, yetkilerimle mücadele ediyor olursun, anladın mı? İşte o zaman da kafanı kırarım diyorum(öteki sure ve ayetler)!! A.n.l.a.d.ı.n.m.ı? Şimdi uslu çocuk ol ve bana kafanı kırdırtma, ne diyorsam o! Yoksa çarparım!

Bybars
01-04-2015, 16:13
Fil suresinde anlatılanların sembolik olmadığını itiraf ediyorsun demek.

Kabe'nin tarihte birçok kez yıkılması fil suresinde de yaşanacak olan benzer bir olayın anlatıldığı anlamına gelmez.

Alibey
01-04-2015, 16:32
Bir kere şimşek veya yıldırım gökten yere düşmez yerden buluta gider. Ama muhammed bundan haberdar olmadığından salak gibi her zamanki haliyle bunuda cahilce korku salma vasıtası olarak kullanır. Yıldırım iki bulut arasında da ola bilir. Her zaman yerle bulut arasında olmaz.

İşte yıldırım.

Yıldırım - Şimşek Çakması Nasıl Oluşur ?

Yıldırım, basit olarak; toprakla, elektrik yüklü bir bulut arasındaki elektriksel deşarj olarak tanımlanabilir. Söz konusu bu deşarj sadece bulutla yer arasında olmayabilir. Gerekli şartlar sağlanmış ise iki bulut arasında da olur ki, biz buna şimşek diyoruz. Her iki olayda oldukça belirgin bir kıvılcım atlaması görülür ve gök gürültüsü işitilebilir.

1. Eksi yüklü elektronlar aşağı doğru zigzag yapmaya başlarlar
2. Artı yüklü parçacıklar da yerde bulut tabanın altında toplanır
3. Bulut yer yüzüne iyice yaklaşınca öncü eksi yükler yere inerek bir yol açarlar (bunlar görülmez) ve sonra da yerden buluta doğru elektrik akımı başlar.
4. Artı yükler saniyede 100 000 km yi aşan bir hızla buluta akar.

Herhangi bir bulutun alt kısmında potansiyel farkı yeterli bir seviyeye geldiği zaman toprağa doğru bir elektron demeti fırlar. Bu birinci deşarj 30 ila 50 metrelik bir mesafeyi saniyede 60-50.000 km arasında değişen bir hızla kateder. 30 ila 100 mikrosaniye süren bir aradan sonra ikinci bir deşarj birincinin oluşturduğu iyonlaşmış yolu izler ve öncekinden yaklaşık olarak daha ileriye erişir. Daha sonra bir üçüncü deşarj meydana gelir. Deşarjlar serisi birbirini izleyerek devam eder. Herbir deşarj öncekinden daha ileriye(dalgalar gibi) ulaşır. Böylece şimşeğin ucu bu şekilde yeryüzüne kadar iner.

Bu sırada deşarj ile yeryüzü arasındaki elektrik alanı gittikçe fazlalaşmaktadır. Bu alanın değeri yeterli bir seviyeye ulaştığı zaman yeryüzünün elverişli bir noktasından yüklü bir elektron demeti fırlar ve ön deşarjla birleşmek üzere hareket eder. Bu demetin boyu 5m ~ 10m ~ 150 metre olan aralıklarla atlandığı gözlenmiştir. Yeryüzünden fırlayan deşarj, buluttan inen deşarjla birleştiği zaman oluşan iletken kanallardan yeryüzüne akar.

kaynak:elektrikrehberi.net sitesi

Bybars
02-04-2015, 00:54
Cezalandırmak sonraki iş, ben ne diyorum siz hala(!) ne diyorsunuz? DİLEDİĞİNİ Çarpmaktan bahsediyorum... Siz Allah'ın dilediğini boşa çıkartmaya çalışmakla, örneğin paratoner!, Allah'la mücadele etmiş oluyorsunuz.. Şimdi mücadele etmek ifadesi de, buradan geldi ...

Şimdi sana soru, Allah yıldırımlar gönderip, dilediğini çarpabilir mi? Kıvırmadan...

İkincisi KORKUTMAK diyemeyiz demen, saçmalık, 13 nolu ayetde amacın korku vermek olduğu açık değil mi? Kıvırtamazsanız illa uğraştıracaksınız, peki buyrun hodri meydanmış!!!

RAD SURESİ
12. O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

Şimşek korku, yağmur ümit için istismar edilmiş, sizde görebiliyor musunuz ayeti?! İnsaf, yıldırımlarla dilediğini çarpmak lafzı ile pekiştirilmek istenen ne? Cevabı yukarıda gayet net ve açık! 12'ye bakmaya gerek yoktu ki!!!!, şiddeti göstermek gayesi, korku vermek için, heleki şiddeti uygulayacak olana siz DİLEDİĞİNİ ÇARPMAK vasfı/yetkisi yapıştırırsanız, daha nesini kıvıracaksınız?

Hadi spartacus'un yıldırımlar gönderip dilediğini(!) çarptığını düşün, buna da inan, seni dilemeyeceğim ne malum? Korktun mu? Korkmadın mı? Peki benim dilediğimi çarpmak yetkimi kullanmayı geçersiz kılacak girişimlerde bulunursan ne yapıyor olursun???? Benle, yetkilerimle mücadele ediyor olursun, anladın mı? İşte o zaman da kafanı kırarım diyorum(öteki sure ve ayetler)!! A.n.l.a.d.ı.n.m.ı? Şimdi uslu çocuk ol ve bana kafanı kırdırtma, ne diyorsam o! Yoksa çarparım!

Yıldırım ile şimşeği aynı kefeye koymamak gerek bence bu bağlamda.Burada şimşek,yüklü bulutlar ifadelerinin birarada kullanılmasına hiç mi dikkat etmediniz.Şimşeğin korku ve umut insan psikolojinde yansıma yapması tamamen yağmurla bağlantılıdır,korku vermesi hali;sesinden ve görüntüsündendir,umut vermesi hali ise biraz sonra yağmur yağacağının müjdecisi olmasından ileri gelir,e yağmur berekettir.

Sorunuza cevabım şudur:Yıldırımları yaratan da yöneten de ALLAH olduğu için hiçbir sıkıntı yok,paratoner maratoner işlemez yani,bu izah kitâbın iç tutarlılığı açısından gayet makuldur,hani ALLAH''ın herşeye gücü yeter ya.

spartacus
02-04-2015, 02:24
Yıldırım ile şimşeği aynı kefeye koymamak gerek bence bu bağlamda.Burada şimşek,yüklü bulutlar ifadelerinin birarada kullanılmasına hiç mi dikkat etmediniz.Şimşeğin korku ve umut insan psikolojinde yansıma yapması tamamen yağmurla bağlantılıdır,korku vermesi hali;sesinden ve görüntüsündendir,umut vermesi hali ise biraz sonra yağmur yağacağının müjdecisi olmasından ileri gelir,e yağmur berekettir.
Tövbe, tövbe :)
O, korku ve ümit vermek için

siz demiştiniz ki, biz bu ayetden korkutmak maksadı çıkartamayız vb. Bakın yanılmışsınız, dediğim bu. heleki dilediğini çarpmak nedir yahu! Şimşeği korkutmak gayesi ile kullanan, yıldırımla dilediğimi çarparım demekle korkutmak gayesi taşımıyorda ne taşıyor, sevgi kelebekleri filan mı uçuruyor? Anlayamadığınız için mi böyle dolambaçlı etraf dönmesi yapıyorsunuz, yoksa namı dillere destan kıvırtma sanatına mı kurban gitmektesiniz?
Sorunuza cevabım şudur:Yıldırımları yaratan da yöneten de ALLAH olduğu için hiçbir sıkıntı yok,paratoner maratoner işlemez yani,bu izah kitâbın iç tutarlılığı açısından gayet makuldur,hani ALLAH''ın herşeye gücü yeter ya.
Ben ne demiştim koymayın minarelerin tepesine paratonerleri! demiş miydim? demiştim, çünkü siz o kıt aklınızla(!) Allah ile mücadele edemezsiniz. Bunu da demiş miydim demiştim.. Siz itiraz etmiş miydiniz? Etmiştiniz, sonuç?

Haliyle bu ilkel sanrıları, savunacak hiç bir geçerli/tutarlı argümana sahip değiliz, bir şey dışında, lafla peynir gemisi yüzdürmek.... Bu laf deryasında, böyle köhne, ilkel korku seanslarını okumaktansa, pagan tanrıların aşk hayatlarını okumak bana daha bir cazip geliyor.

Ha paratoner koyun siz yine de, Allah korkutmaya kafi gelmezse, yıldırım korku verebilir, ne bir yöneteni var o yıldırımların, nede kafasına/keyfine göre peydahlayanı, ne de adresi, o bakımdan...

Neva
02-04-2015, 07:44
Kur'an'ın hiçbir yerinde de FİZİKÎ manada hiçbir ibadethaneye(havra,kilise,mescit) ''korunmuşluk'' payesi vermemiştir.Şunu da söyleyeyim,Kur'an'da mescidlerin ALLAH'a ait olduğunu belirten şöyle bir ayet vardır ama bu ayette de'' korunmuşluk'' payesi verilmez.

Mescitler kuşkusuz Allah'ındır.O halde Allah'ın yanında bir başkasına çağrıda bulunmayın.(Cinn Suresi:18)

Soyle de bir ayet mevcuttur.

Onlar ki rabbımız bir Allahdır demelerinden başka bir sebeb, bir hakk olmaksızın diyarlarından çıkarıldılar. Allahın da nasın bir kısmını bir kısmiyle def'etmesi olmasa idi her halde manastırlar, kiliseler, havralar, mescidler yıkılırdı ki bunlar da Allahın ismi çok zikr olunur ve elbette Allah kendine nusret edeni mensur kılacaktır, şübhe yok ki Allah çok kuvvetli, çok ızzetlidir

Goruldugu gibi insanlarin bir kismi, diger bir kismiyla defedilerek, ibadethaneler korunmus kitaba gore.

Bybars
02-04-2015, 11:24
Soyle de bir ayet mevcuttur.

Onlar ki rabbımız bir Allahdır demelerinden başka bir sebeb, bir hakk olmaksızın diyarlarından çıkarıldılar. Allahın da nasın bir kısmını bir kısmiyle def'etmesi olmasa idi her halde manastırlar, kiliseler, havralar, mescidler yıkılırdı ki bunlar da Allahın ismi çok zikr olunur ve elbette Allah kendine nusret edeni mensur kılacaktır, şübhe yok ki Allah çok kuvvetli, çok ızzetlidir

Goruldugu gibi insanlarin bir kismi, diger bir kismiyla defedilerek, ibadethaneler korunmus kitaba gore.

Siz bu ayeti geçin,asıl şu ayeti öne sürmeniz gerekiyordu.

Onda apaçık işaretler ve İbrahim'in makamı vardır.ORAYA GİREN GÜVENLİKTE OLUR.Hac için bir yol bulabilenin Beyti ziyaret etmesi ise, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. İnkâr edenlere gelince, Allah'ın âlemlerde hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.(ÂLİ İMRAN:97)

Görüldüğü gibi ''oraya giren güvende olur'' deniyor ama bu,''Kabe'nin içinin ve etrafının yıkılmaz, sarsılmaz'' olduğu anlamına gelmiyor.Ayette geçen ” Oraya giren emniyette olur” ifadesinden maksat oraya giren şahsın emniyetidir. Kâbe’nin güvenliği hakkındaki ayetler müfessirler tarafından oraya kim girerse girsin zarar verilmeyeceği, can güvenliğinin muhafaza edileceği manasında tefsir edilmiştir.

Bybars
02-04-2015, 11:37
Tövbe, tövbe :)
O, korku ve ümit vermek için

siz demiştiniz ki, biz bu ayetden korkutmak maksadı çıkartamayız vb. Bakın yanılmışsınız, dediğim bu. heleki dilediğini çarpmak nedir yahu! Şimşeği korkutmak gayesi ile kullanan, yıldırımla dilediğimi çarparım demekle korkutmak gayesi taşımıyorda ne taşıyor, sevgi kelebekleri filan mı uçuruyor? Anlayamadığınız için mi böyle dolambaçlı etraf dönmesi yapıyorsunuz, yoksa namı dillere destan kıvırtma sanatına mı kurban gitmektesiniz?

Ben ne demiştim koymayın minarelerin tepesine paratonerleri! demiş miydim? demiştim, çünkü siz o kıt aklınızla(!) Allah ile mücadele edemezsiniz. Bunu da demiş miydim demiştim.. Siz itiraz etmiş miydiniz? Etmiştiniz, sonuç?

Haliyle bu ilkel sanrıları, savunacak hiç bir geçerli/tutarlı argümana sahip değiliz, bir şey dışında, lafla peynir gemisi yüzdürmek.... Bu laf deryasında, böyle köhne, ilkel korku seanslarını okumaktansa, pagan tanrıların aşk hayatlarını okumak bana daha bir cazip geliyor.

Ha paratoner koyun siz yine de, Allah korkutmaya kafi gelmezse, yıldırım korku verebilir, ne bir yöneteni var o yıldırımların, nede kafasına/keyfine göre peydahlayanı, ne de adresi, o bakımdan...

Siz önce gidin ''ALLAH ile mücadeleye girişmek'' ne demek onu öğrenin gelin beyefendi.Ayette ''dilediğime isabet(buraya dikkat:lütfen siz de bakınız,ayet türkçeye çevrilirken yanlış bir şekilde ''çarpmak'' olarak çevrilmiş,halbuki ayetteki ''yusibu'' ifadesi geçer,bu da ''isabet ettirme'' anlamına gelir,yani her halükarda olumsuz anlamda kullanılmadığına açık bir işarettir..) ettiririm'' deniyor diye buradan hareketle insanların yıldırımların olumsuz(ilahi değil doğal) etkisinden korunmak için paratoner kullanma yoluna başvurması ''ALLAH ile mücadele'' olarak değerlendirilemez,bu insanların niyetini okumak da olur aynı zamanda.

Ben hangi ayette ''korkutmak'' maksadı anlaşılmaz dedim,bunu da belirtirseniz sevinirim?

Neva
02-04-2015, 11:37
Siz bu ayeti geçin,asıl şu ayeti öne sürmeniz gerekiyordu.



Bu noktada bakis aciniz eksik, demek ki bahsedilen ozne insandir. Malumunuz insan olmaksizin mescidlerin, tanrinin dillendirilmesi vs. bir anlami yoktur, bununla birlikte insan+mescid anlamlidir kitaba gore.

Kaldi ki Kabe bir ilk degildir, mesela nerede Nuh'un beyti? 71/28

Bybars
02-04-2015, 11:43
Bir kere şimşek veya yıldırım gökten yere düşmez yerden buluta gider. Ama muhammed bundan haberdar olmadığından salak gibi her zamanki haliyle bunuda cahilce korku salma vasıtası olarak kullanır. Yıldırım iki bulut arasında da ola bilir. Her zaman yerle bulut arasında olmaz.

İşte yıldırım.

Yıldırım - Şimşek Çakması Nasıl Oluşur ?

Yıldırım, basit olarak; toprakla, elektrik yüklü bir bulut arasındaki elektriksel deşarj olarak tanımlanabilir. Söz konusu bu deşarj sadece bulutla yer arasında olmayabilir. Gerekli şartlar sağlanmış ise iki bulut arasında da olur ki, biz buna şimşek diyoruz. Her iki olayda oldukça belirgin bir kıvılcım atlaması görülür ve gök gürültüsü işitilebilir.

1. Eksi yüklü elektronlar aşağı doğru zigzag yapmaya başlarlar
2. Artı yüklü parçacıklar da yerde bulut tabanın altında toplanır
3. Bulut yer yüzüne iyice yaklaşınca öncü eksi yükler yere inerek bir yol açarlar (bunlar görülmez) ve sonra da yerden buluta doğru elektrik akımı başlar.
4. Artı yükler saniyede 100 000 km yi aşan bir hızla buluta akar.

Herhangi bir bulutun alt kısmında potansiyel farkı yeterli bir seviyeye geldiği zaman toprağa doğru bir elektron demeti fırlar. Bu birinci deşarj 30 ila 50 metrelik bir mesafeyi saniyede 60-50.000 km arasında değişen bir hızla kateder. 30 ila 100 mikrosaniye süren bir aradan sonra ikinci bir deşarj birincinin oluşturduğu iyonlaşmış yolu izler ve öncekinden yaklaşık olarak daha ileriye erişir. Daha sonra bir üçüncü deşarj meydana gelir. Deşarjlar serisi birbirini izleyerek devam eder. Herbir deşarj öncekinden daha ileriye(dalgalar gibi) ulaşır. Böylece şimşeğin ucu bu şekilde yeryüzüne kadar iner.

Bu sırada deşarj ile yeryüzü arasındaki elektrik alanı gittikçe fazlalaşmaktadır. Bu alanın değeri yeterli bir seviyeye ulaştığı zaman yeryüzünün elverişli bir noktasından yüklü bir elektron demeti fırlar ve ön deşarjla birleşmek üzere hareket eder. Bu demetin boyu 5m ~ 10m ~ 150 metre olan aralıklarla atlandığı gözlenmiştir. Yeryüzünden fırlayan deşarj, buluttan inen deşarjla birleştiği zaman oluşan iletken kanallardan yeryüzüne akar.

kaynak:elektrikrehberi.net sitesi

Sayın Alibey,zaten burada tartışma konusu olan,yıldırımların oluşma şekli değildir,kur'an'da hangi manada kullanılıyor bu tartışılıyor.Hem oluşma şeklinin gökten yere dikey bir şekilde olması ya da yerden buluta şeklinde cereyan etmesi bu mesele açısından bir mana ifade etmez,zira hangi şekilde oluşurlarsa oluşsunlar,isabet ettikleri yere,canlıya,insana zarar verebilme kapasiteleri olması önemlidir.

Stepal Kepton
02-04-2015, 11:46
Ayette ''dilediğime isabet(buraya dikkat:lütfen siz de bakınız,ayet türkçeye çevrilirken yanlış bir şekilde ''çarpmak'' olarak çevrilmiş,halbuki ayetteki ''yusibu'' ifadesi geçer,bu da ''isabet ettirme'' anlamına gelir

O zaman Allah ibadet edenlerin başına neden yıldırım düşürüyor olabilir ? http://www.yenisafak.com.tr/gundem/cami-minaresine-yildirim-dustu-2107687 Bunu isteyerek yapmıyorsa yıldırımları kontrol edemiyor anlamı çıkar. İstiyorsa neden camiye yıldırım düşürmüş olabilir?

Bybars
02-04-2015, 11:51
Bu noktada bakis aciniz eksik, demek ki bahsedilen ozne insandir. Malumunuz insan olmaksizin mescidlerin, tanrinin dillendirilmesi vs. bir anlami yoktur, bununla birlikte insan+mescid anlamlidir kitaba gore.

Kaldi ki Kabe bir ilk degildir, mesela nerede Nuh'un beyti? 71/28

Ya tamam işte merkezde insan bulunuyor,mescitlerin,havraların,camilerin,kabenin bir dokunulmazlığı yoktur kurana göre.

Nuh'un beyti= nuh'un evi,buradan ne mana çıkardınız,anlamadım?

Bybars
02-04-2015, 11:53
O zaman Allah ibadet edenlerin başına neden yıldırım düşürüyor olabilir ? http://www.yenisafak.com.tr/gundem/cami-minaresine-yildirim-dustu-2107687 Bunu isteyerek yapmıyorsa yıldırımları kontrol edemiyor anlamı çıkar. İstiyorsa neden camiye yıldırım düşürmüş olabilir?

Yağmurlar camilerin sıvasını döküyor,o zaman aynı şeyi yağmurlar içinde mi düşüneceğiz,bu kadar sığ mı düşünüyorsunuz?Ne alakası var ibadet etmekle doğa olaylarının.

İlahimasal
02-04-2015, 11:53
Güneş sistemimizdeki yapısı gaz olan gezegenlerdeki jűpter.saturn de şimşekleri yıldırımları kimin tepesine çaktırıyor? çok merak ettim şimdi

kesin oralarda benim gibi münafıklar var.

Stepal Kepton
02-04-2015, 11:54
Yağmurlar camilerin sıvasını döküyor,o zaman aynı şeyi yağmurlar içinde mi düşüneceğiz,bu kadar sığ mı düşünüyorsunuz?Ne alakası var ibadet etmekle doğa olaylarının.

Yani doğa olayları Allah'tan bağımsız mı hareket ediyor?

Neva
02-04-2015, 11:55
Ya tamam işte merkezde insan bulunuyor,mescitlerin,havraların,camilerin,kabenin bir dokunulmazlığı yoktur kurana göre.

Demek ki neymis? Insanlarin bir kismiyla diger kismini savarak koruyormus. Dokunulmazligi olmasa da, o yapilar demek ki zaruri unsurlar.

Bybars
02-04-2015, 11:58
Demek ki neymis? Insanlarin bir kismiyla diger kismini savarak koruyormus. Dokunulmazligi olmasa da, o yapilar demek ki zaruri unsurlar.

Hayır zaruri değildir,ibadet etmeyi belli bir mekana hapsedemezsiniz,bu kur'an'ın ruhuna aykırıdır,mescit kelimesinin kökünden zaten bu kolaylıkla anlaşılır,mescid=secde edilen yer,yani demek ki neymiş,secde edilen her yer mescid,tabii bunu da sadece secde ile sınırlandırmamak,genel manada ibadetleri de içine alan bir şekilde düşünmeliyiz.

Bybars
02-04-2015, 12:00
Yani doğa olayları Allah'tan bağımsız mı hareket ediyor?

Siz şartlanmışsınız,adı üstünde doğa olayı,nereyi etkilerse etkilesin farketmez.

Stepal Kepton
02-04-2015, 12:05
Siz şartlanmışsınız,adı üstünde doğa olayı,nereyi etkilerse etkilesin farketmez.

Hayır ben ayete dayanarak soruyorum. Madem dilediğine isabet ettiriyor (ben az çok Türkçe biliyorum) camiye neden isabet ettiriyor? Ettirmiyor ise doğa olayları Allah'tan bağımsız mı? Bağımsız ise ayette neden isabet ettiririm diyor? Doğa olayları bağımsız ise kim minareye isabet ettirmesini sağlamış olabilir ve Allah neden bu kendi başına hareket eden veya kumandası başka birisinde olan yıldırımlara dur bakalım orada ibadet var çarpamazsın demiyor? Sadece öğrenmek adına soruyorum lütfen yanlış anlama.

Bybars
02-04-2015, 12:08
Hayır ben ayete dayanarak soruyorum. Madem dilediğine isabet ettiriyor (ben az çok Türkçe biliyorum) camiye neden isabet ettiriyor? Ettirmiyor ise doğa olayları Allah'tan bağımsız mı? Bağımsız ise ayette neden isabet ettiririm diyor? Doğa olayları bağımsız ise kim minareye isabet ettirmesini sağlamış olabilir ve Allah neden bu kendi başına hareket eden veya kumandası başka birisinde olan yıldırımlara dur bakalım orada ibadet var çarpamazsın demiyor? Sadece öğrenmek adına soruyorum lütfen yanlış anlama.

Tamam diyelim ki orada insanlar toplanmışlar,namaz kılıyorlar,dua ediyorlar,kur'an okuyorlar,yani ALLAH'a ibadet etme niyetindeler ama ne biliyorsunuz belki de bu ibadetler,ALLAH katında makbul olan ibadetler değildir?Aslında bu söylediklerim meselenin 2.boyutu tabii.

İlahimasal
02-04-2015, 12:14
satürn de şimşeklerin çakmasına kuran dan delil bulamadım .bilimle ilgilenen arkadaşlar beni aydınlatırmısınız.

Stepal Kepton
02-04-2015, 12:15
Tamam diyelim ki orada insanlar toplanmışlar,namaz kılıyorlar,dua ediyorlar,kur'an okuyorlar,yani ALLAH'a ibadet etme niyetindeler ama ne biliyorsunuz belki de bu ibadetler,ALLAH katında makbul olan ibadetler değildir?Aslında bu söylediklerim meselenin 2.boyutu tabii.

Yani Allah Kur'an okuyan, ibadet yapan ve onun evi diyebileceğimiz yerde hani 40 kat bonus sevap verilen yerde ki ibadeti kabul etmeyip, ceza olarak çarpıyor mu?

Bybars
02-04-2015, 12:21
Yani Allah Kur'an okuyan, ibadet yapan ve onun evi diyebileceğimiz yerde hani 40 kat bonus sevap verilen yerde ki ibadeti kabul etmeyip, ceza olarak çarpıyor mu?

Hayır,benim o manaya getirmek gibi bir niyetim yoktu,dediğim gibi meselenin 2.boyutudur bu.1.boyut da;velev ki orada dört dörtlük ibadet ediliyor da o anda yıldırım düşüyor ya da deprem oluyor,işte bu durumu DÜZ MANTIKLA gidersek,ibadet eden insanların dokunulmazlığı olmalı,eğer ibadet ederlerken başlarına bir felaket geliyorsa demek ki bu ALLAH'ın yapacağı bir iş olamaz,o vakkit doğa olayları bağımsızdır,ALLAH kontrol edemiyor dememiz ya da ALLAH,absürd,mantıksız bir şekilde ibadet eden insanları ccezalandırıyor dememiz gerekir,ama dediğim gibi DÜZ MANTIKLA gidersek,lütfen biraz geniş düşünelim,ben deistleri,ateistleri,geniş düşünen,düz mantıkla hareket etmeyen insanlar olarak bilirdim ama yoksa yanılıyor muyum?

Tartışmaya sonra da devam edebiliriz,şu an çıkmam gerekiyor,kendinize iyi bakın,dediklerimi iyi düşünün.

Stepal Kepton
02-04-2015, 12:57
Hayır,benim o manaya getirmek gibi bir niyetim yoktu,dediğim gibi meselenin 2.boyutudur bu.1.boyut da;velev ki orada dört dörtlük ibadet ediliyor da o anda yıldırım düşüyor ya da deprem oluyor,işte bu durumu DÜZ MANTIKLA gidersek,ibadet eden insanların dokunulmazlığı olmalı,eğer ibadet ederlerken başlarına bir felaket geliyorsa demek ki bu ALLAH'ın yapacağı bir iş olamaz,o vakkit doğa olayları bağımsızdır,ALLAH kontrol edemiyor dememiz ya da ALLAH,absürd,mantıksız bir şekilde ibadet eden insanları ccezalandırıyor dememiz gerekir,ama dediğim gibi DÜZ MANTIKLA gidersek,lütfen biraz geniş düşünelim,ben deistleri,ateistleri,geniş düşünen,düz mantıkla hareket etmeyen insanlar olarak bilirdim ama yoksa yanılıyor muyum?

Tartışmaya sonra da devam edebiliriz,şu an çıkmam gerekiyor,kendinize iyi bakın,dediklerimi iyi düşünün.

Şöyle... Eğer burada bir ayet olmasa zaten yıldırımın neden düştüğü hatta düşmediği! kesin olarak anlatılabilir. Nereye düşeceği net koordinatlarla belli olmaya bilir ama çöle düşmeyeceği az çok tahmin edilir.

Bu durumda çöllerde hiç günahkar yok mu, oluyor? Şimdi ben deistim ama zeki olduğumu söyleyemem bir aptala anlatır gibi anlatırsanız daha iyi anlarım. Allah neden doğa olaylarına karışmaz iken yıldırımlar ile birilerini kızartacağını söylemiştir? Allah kutsal aşağılama yapmıyorum yanlış anlama biz senle pratikte aynı yaratıcıya inanıyor bile olabiliriz, detayda farklı olsa da...

Bybars
02-04-2015, 22:52
Şöyle... Eğer burada bir ayet olmasa zaten yıldırımın neden düştüğü hatta düşmediği! kesin olarak anlatılabilir. Nereye düşeceği net koordinatlarla belli olmaya bilir ama çöle düşmeyeceği az çok tahmin edilir.

Bu durumda çöllerde hiç günahkar yok mu, oluyor? Şimdi ben deistim ama zeki olduğumu söyleyemem bir aptala anlatır gibi anlatırsanız daha iyi anlarım. Allah neden doğa olaylarına karışmaz iken yıldırımlar ile birilerini kızartacağını söylemiştir? Allah kutsal aşağılama yapmıyorum yanlış anlama biz senle pratikte aynı yaratıcıya inanıyor bile olabiliriz, detayda farklı olsa da...

Estağfirullah,öyle demeyin,ben hiç kimseye aptal muamelesi yapmadım,yapmam ve asla böyle bir imada da bulunmadım,sadece bakış açınızın ve akıl yürütme biçiminizin değişmesini bekliyorum sizden.

Yıldırımların çöle düşmeyeceği kanısına nasıl vardınız,ben orasını anlayamadım?Çöllerde niye günahkar olmuyor,böyle brişey mümkün müdür?Nerede yaşarsa yaşasın,her insanın büyük-küçük birçok günahı olabilir,hatasız kul olmaz.

''Allah neden doğa olaylarına karışmaz iken yıldırımlar ile birilerini kızartacağını söylemiştir?'' demişsiniz.Bunun cevabı çok basit:Yıldırımları da,depremleri de ve daha nice doğa olaylarını yaratan ALLAH olduğuna göre,bırakınız da nasıl kullanacağına da o karar versin yani değil mi?Bu çok absürd bir durum değil ki,herşey ALLAH'ın elinde,bu durumda kim ona hesap sorabilir,taa bu evren ya da geniş manada söylersek VARLIK ALEMİ yaratılmadan önceye giden bir herşeyin önceden belirlenmesi olgusu vardır,yani kader vardır,burada şunu da belirteyim,ben insanın self determinasyon,yani kendi kaderini kendi belirleme hakkı olduğuna inanan biri asla değilim,bu nasıl düşünülebilir ki,bizler sadece birer figüranlarız,kendimizi bu kadar da büyütmeyelim.

pianola
02-04-2015, 23:10
Yıldırımları da,depremleri de ve daha nice doğa olaylarını yaratan ALLAH olduğuna göre,bırakınız da nasıl kullanacağına da o karar versin yani değil mi?

Enteresan. Allah ne sebeple yaratiyor peki yildirim ve depremleri? Keyfi mi?

yani kendi kaderini kendi belirleme hakkı olduğuna inanan biri asla değilim,bu nasıl düşünülebilir ki,bizler sadece birer figüranlarız,kendimizi bu kadar da büyütmeyelim.

Musluman toplumlarin sadece bu soz konusu inanc yuzunden dunyanin en geri kalmis ve cehalet oncusu, hic bir sekilde gelisime yatkin olmayan toplumlari olma ihtimali nedir size gore?

saygi.

Bybars
02-04-2015, 23:14
Enteresan. Allah ne sebeple yaratiyor peki yildirim ve depremleri? Keyfi mi?



Musluman toplumlarin sadece bu soz konusu inanc yuzunden dunyanin en geri kalmis ve cehalet oncusu, hic bir sekilde gelisime yatkin olmayan toplumlari olma ihtimali nedir size gore?

saygi.

Tabii ki,herşey ALLAH'ın kontrolündedir.

Müslümanların dünyadan geri bir konumda olması olgusu,tek bir nedene bağlanacak kadar basit ve yüzeysel değildir.Bunun içinde kader inancının da payı vardır elbette.

Dialectics
02-04-2015, 23:23
Tabii ki,herşey ALLAH'ın kontrolündedir.

Müslümanların dünyadan geri bir konumda olması olgusu,tek bir nedene bağlanacak kadar basit ve yüzeysel değildir.Bunun içinde kader inancının da payı vardır elbette.

Allah ne şekilde sağlıyor bu kontrolü?

Örneğin havaya attığın her cismin yere düşmesinde bizzat aktif bir rolü var mı Allah'ın? Ya da örneğin yediğin her gıdanın sindirilmesinde bizzat enzimleri ve bakterilere Allah mı komuta ediyor?

Mesela 2 ile 3 ü topladığımızda her seferinde 5 yapıyor. Bunu da her seferinde Allah mı sağlıyor? Şayet öyle ise ne gibi bir görev üstleniyor tam olarak bu tip süreçlerde açıklar mısınız?

Bybars
02-04-2015, 23:32
Allah ne şekilde sağlıyor bu kontrolü?

Örneğin havaya attığın her cismin yere düşmesinde bizzat aktif bir rolü var mı Allah'ın? Ya da örneğin yediğin her gıdanın sindirilmesinde bizzat enzimleri ve bakterilere Allah mı komuta ediyor?

Mesela 2 ile 3 ü topladığımızda her seferinde 5 yapıyor. Bunu da her seferinde Allah mı sağlıyor? Şayet öyle ise ne gibi bir görev üstleniyor tam olarak bu tip süreçlerde açıklar mısınız?

cevabı çok basit aslında,sistemi kuran ALLAH'tır,böyle özel olaylardan gitmeye gerek yok.bir bilgisayar sistemi gibi düşünebilirsiniz.ha ben sistem kusursuz kurulmuş da demiyorum,bozulmaya müsait yaratılmıştır,böyle olması da ALLAH''ın tercihi ve tasarrufudur.fakat isteseydi kusursuz,tıkıt tıkır işleyen,bozulmaya müsait olmayan bir biçimde de yaratabilirdi.yani bu durumda şunu demek isterim,hiç öyle kusursuz evren,doğa,insan masalları anlatmaya gerek yok.

İlahimasal
02-04-2015, 23:36
Tabii ki,herşey ALLAH'ın kontrolündedir..

ilginç?!?!?!?!?!
şimdi aişenin İ.F.K olayı allah'ın kontrolü altındamı dizayn edildi..üzerinede ayet kontrollü dizayn yapıldı.

birde bu kerbela hadisesi var.burdada allah kontrollü bir şekilde.kainatı yüzü suyu hürmetine yarattığı elçisinin torununu kafayı kopartarak dizayn etti.


hımmmmmm gerçekden çok ilginç.......baya iyi dizayn ve kontrol.

Bybars
02-04-2015, 23:40
ilginç?!?!?!?!?!
şimdi aişenin İ.F.K olayı allah'ın kontrolü altındamı dizayn edildi..üzerinede ayet kontrollü dizayn yapıldı.

birde bu kerbela hadisesi var.burdada allah kontrollü bir şekilde.kainatı yüzü suyu hürmetine yarattığı elçisinin torununu kafayı kopartarak dizayn etti.


hımmmmmm gerçekden çok ilginç.......baya iyi dizayn ve kontrol.

bana masal anlatmayın lütfen,ben o tür masallara kanmaktan vazgeçeli yıllar oldu,Muhammed a.s'da Allah'ın aciz bir kuludur,bizim gibi bir insandır,tek farkı vahye muhatab olmasıdır ve Allahın elçisi olmasıydı.

İlahimasal
02-04-2015, 23:42
bana masal anlatmayın lütfen,ben o tür masallara kanmaktan vazgeçeli yıllar oldu,Muhammed a.s'da Allah'ın aciz bir kuludur,bizim gibi bir insandır,tek farkı vahye muhatab olmasıdır ve Allahın elçisi olmasıydı.

evet kuranda hadislerde masaldır..haklısınız insanları bu masal kitabından kurtarmak şart. bi elde siz atın.

Bybars
02-04-2015, 23:47
evet kuranda hadislerde masaldır..haklısınız insanları bu masal kitabından kurtarmak şart. bi elde siz atın.'

ne hadisler tümden masaldır ne de tabii ki kur'an.

İlahimasal
02-04-2015, 23:52
'

ne hadisler tümden masaldır ne de tabii ki kur'an.

o masalları bıraakın demişdiniz bende ümitlenmişdim ama..neyse

kaldığımız yerden devam edelim. o vakit.

buallah neden kontrollü bir şekilde kötülük üretmiş.

kontrollü şekilde neden camiye yıldırımlar çaktırıyor.

hala cevabını bulamadım bir sorum daha var


jüpiterde bu yıldırımlar kimin kafasına çakılmak için kontrollü bir şekilde yaratılmış...enteresann bir durum

Dialectics
02-04-2015, 23:55
cevabı çok basit aslında,sistemi kuran ALLAH'tır,böyle özel olaylardan gitmeye gerek yok.bir bilgisayar sistemi gibi düşünebilirsiniz.ha ben sistem kusursuz kurulmuş da demiyorum,bozulmaya müsait yaratılmıştır,böyle olması da ALLAH''ın tercihi ve tasarrufudur.fakat isteseydi kusursuz,tıkıt tıkır işleyen,bozulmaya müsait olmayan bir biçimde de yaratabilirdi.yani bu durumda şunu demek isterim,hiç öyle kusursuz evren,doğa,insan masalları anlatmaya gerek yok.

1. Bir sistemi kuran olduğunu nasıl ispatlıyorsun?

2. Sistemi kuran var ise Onu kim neye göre kurdu? Yok diyorsan ki sistemin yaratıcısı ezelden beri vardır, neden o zaman sistemin ezelden beri varolabileceğine ihtimal vermiyorsun?

3. Bir sistemi kuran varsa bile onun adının Allah olduğunu nasıl ispatlıyorsun? Neticede dünyada 4binden fazla din var ve hepsi senin Allah dediğine farklı isimler vermiş. Hatta kiminin çok tanrısı var.

4. Allah isteseydi öyle yapardı, böyle yapmazdı vb. demişsin. Allah'ın herhangi bir şey isteyebileceğine nasıl kanaat getirdin? "İstemek" nedir? Kusursuz herşeyi bilen, her şeyi deneyimleyen, zamandan ve mekandan müstesna bir yaratıcının bir şey "istemeye" lüzumu var mıdır? Yani Allah gerçekten bir şeyler arzulayabilir mi, bir şeylerin peşine düşebilir mi? Şayet öyleyse bu Allah'ın bir eksikliğini, ihtiyacını göstermez mi? O zaman bu Allah kusurlu mudur, eksik midir?

Bybars
02-04-2015, 23:58
o masalları bıraakın demişdiniz bende ümitlenmişdim ama..neyse

kaldığımız yerden devam edelim. o vakit.

buallah neden kontrollü bir şekilde kötülük üretmiş.

kontrollü şekilde neden camiye yıldırımlar çaktırıyor.

hala cevabını bulamadım bir sorum daha var


jüpiterde bu yıldırımlar kimin kafasına çakılmak için kontrollü bir şekilde yaratılmış...enteresann bir durum

Allah kötüyü de iyiyi de yaratmıştır,bu denge olması için,düşünsene dünyada hiç kötülük yok,herşey süt liman,uğruna savaşılacak hiçbir şey yok,oh ne güzel cennet gibi.iyiliğin kötülüğe,kötülüğün de iyiliğe her zaman ihtiyacı vardır,düzen,sistem böyle kurulmuş,denge böyle sağlanmıştır,ama ilahi planda esas olan da yine iyiliğin ve iyilerin hakim olmasıdır.Bu da ütopik bir düşünce olarak görülmemeli asla,çok çalışırsak,çok çabalarsak dünyayı cennet yerine çevirebiliriz,ALLAH ne güzel buyurmuş,''...Bir topluluk kendini değiştirmeye çabalamazsa ALLAH da o topluluğun durumunu değiştirmez...''(Rad:11)

Dialectics
03-04-2015, 00:00
Allah kötüyü de iyiyi de yaratmıştır,bu denge olması için,düşünsene dünyada hiç kötülük yok,herşey süt liman,uğruna savaşılacak hiçbir şey yok,oh ne güzel cennet gibi.iyiliğin kötülüğe,kötülüğün de iyiliğe her zaman ihtiyacı vardır,düzen,sistem böyle kurulmuş,denge böyle sağlanmıştır,ama ilahi planda esas olan da yine iyiliğin ve iyilerin hakim olmasıdır.

Allah açısından ne değişecekti her şey süt liman olsa idi? Sonsuz rahmet sahibine yakışan bu olmaz mıydı, direk cennette keyif çatsak, zevkten zevke koşsak olamaz mıydı? Bizim adımıza zevkli olurdu da Allah adına sıkıcı mı olurdu? Kendi yarattığı Şeytanla mücadele etmemiz mi eğlendiriyor Allah'ı?

İlahimasal
03-04-2015, 00:02
Allah kötüyü de iyiyi de yaratmıştır,bu denge olması için,düşünsene dünyada hiç kötülük yok,herşey süt liman,uğruna savaşılacak hiçbir şey yok,oh ne güzel cennet gibi.iyiliğin kötülüğe,kötülüğün de iyiliğe her zaman ihtiyacı vardır,düzen,sistem böyle kurulmuş,denge böyle sağlanmıştır,ama ilahi planda esas olan da yine iyiliğin ve iyilerin hakim olmasıdır.

hımmmm anladım allah ihtiyaç sahibi yani...kötülük yaratıp iyilikle dengelemeye ihtiyaç duyuyor...bende böyle ihtiyaç sahibiyim.kötülüklerimi ,iyiliklerimle dengelemeye çalışıyorum.

Bybars
03-04-2015, 00:08
Allah açısından ne değişecekti her şey süt liman olsa idi? Sonsuz rahmet sahibine yakışan bu olmaz mıydı, direk cennette keyif çatsak, zevkten zevke koşsak olamaz mıydı? Bizim adımıza zevkli olurdu da Allah adına sıkıcı mı olurdu? Kendi yarattığı Şeytanla mücadele etmemiz mi eğlendiriyor Allah'ı?

Galiba sizinle bizim aramızdaki yol ayrımı da burada başlıyor.Siz dersiniz ki ben böyle bir Yaratıcı tasavvurunu ben kabul edemem,ben buna saygı duyarım,ben de derim ki kardeşim,insanın aklının da yetişmediği bazı şeyler var yani,bu kadar da kurcalayıp devreleri yakmaya gerek yok,sistem nasıl kurulmuşsa kurulmuş,yapacak birşeyimiz yok,bari sen de sisteme ayak uydur,belki sistem içerisinde birşeyleri değiştirebilirsin.zaten hepimizin ortalama hepi topu 60-70 yılımız var değil mi ama?

Bybars
03-04-2015, 00:09
hımmmm anladım allah ihtiyaç sahibi yani...kötülük yaratıp iyilikle dengelemeye ihtiyaç duyuyor...bende böyle ihtiyaç sahibiyim.kötülüklerimi ,iyiliklerimle dengelemeye çalışıyorum.

ihtiyaç sahibi olduğu için değil,öyle istediği için,bu bu kadar basit.

İlahimasal
03-04-2015, 00:10
caminin hocasının yerinde olsam bende minareye en garantilisinden paratoner koyarım
allahı tanıyoruz,tapıyoruz diye bana torpilmi geçecek yıldırım konusunda..diye düşünürdüm....mazzallah camiye yıldırım düşerde şehit olursam demi yani


allaha inan ama torpil yapar diye güvenme....durumları.

spartacus
03-04-2015, 00:12
Siz önce gidin ''ALLAH ile mücadeleye girişmek'' ne demek onu öğrenin gelin beyefendi.
Herkül ile mücadeleye girişmek, Herkül ile mücadeleye girişmektir, BAKIN AÇIK, ne öğrenmeliyim şimdi? İşin edebiyatı değil ki orada derdim, size nasıl müdcadele edilir, edilirse edilen ne yapar bunların edebiyatını dökmek değil ki? Zor gerçekten sizlerle(kader mahkumu esirlerle) fikir alışverişi(*) çok zor, hatta neredeyse imkansız. (* Umarım şimdide alışveriş nedir/ne değildir diye gelmezsin). Mesajımın sonunda sizden yine bir örnek daha vereceğim.
Kıvırtmak erdem değildir Bybars. Siz "Kutsal ruh, baba, oğul" hikayesini de dilerseniz-esaretinizi besleyecek olsa- Kur'an sonuna kadar destekliyor diyebileceğimiz hale getirebilirsiniz. Bu cevher sizde fazlasıyla mevcut, şırınga edilmiş, reflekse dönmüş zira...
1-ayette demiyor ki ben yıldırımları sırf cezalandırma aracı olarak kullanırım.
Yıldırımaları SIRF cezalandırma aracı olarak kullanırım diye kimse idda etmemişti(!!) O yıldırımlar gönderir de dilediğini çarparmış! Bakın burada esas alınan dilediği ile çarpmak(isabet) kısmı. Hala anlamadın mı? Anladıysan sonra bu analiz üzre yorum yapayım.
Tamam diyelim ki orada insanlar toplanmışlar,namaz kılıyorlar,dua ediyorlar,kur'an okuyorlar,yani ALLAH'a ibadet etme niyetindeler ama ne biliyorsunuz belki de bu ibadetler,ALLAH katında makbul olan ibadetler değildir?Aslında bu söylediklerim meselenin 2.boyutu tabii.
Paratoner koymak çözüm ise, bu halde içeridekilerden hoşnut olmayan Allah(bakınız üstteki cevabınız), yıldırımı isabet ettirdiğinde, paratoner etkisiz kılar mı? Kılmaz mı? Sizce? Peki bana söyleyebilir misiniz isabet eden yıldırımlardan hangisi Allah'ın dilediğidir? Hepsi mi? Hiç biri mi?

Örneğin ben elde silah kurşun sıkan birisiyim. Ve demiş olayım ki kurşunları dilediğime isabet ettiririm(!). Ama öyle bir garip dünya ki, benim dışımda kimsenin elinde silah olmasada gökten kurşun yağıyor ve insanlarda kurşunları saf dışı bırakmak için kurşun geçirmez bir zırh örüyorlar. ve o yüce ben, zırhı göre, göre ha bire kurşun harcıyorum öyle mi?

Ben hangi ayette ''korkutmak'' maksadı anlaşılmaz dedim,bunu da belirtirseniz sevinirim?

kur'andan yıldırımların tek vazifesi ''ALLAH ile mücadeleye girenleri uyarmak,korkutmak ya da cezalandırmaktır'' diyemeyiz,hodri meydan diyorum!
halbuki size kimse YILDIRIMALRIN TEK VAZİFESİ korkutmaktır iddiası olduğuna dair bir ifade de bulunulmamıştı(!?) Hem gelinsiniz hem güvey, hem de imam. Ve size cevap verildi, yıldırımlarla DİLEDİĞİNİ ÇARPMAK ifadesinde amaç, korkudur(hizaya sokmak) dendi, bütün yıldırımlarda amaç korkudur iddiası taşıyor denmedi. Bu cevabı da anladınız mı?

Peki neden sizinle 2 satır bir cümleyi ele alırken bu kadar kuru gürültü çıkıyor? Hem gelin, hem güvey, hem de imam olmanızdan dolayı, haliyle garip bir durum. yani ne yaptığınızı dile getirmiyorum, YÖNTEMİNİZİN ne olduğuyla ilgili bu ifade, haliyle yönteminiz sizi bu tür bir duruma itiyor(gelin, damat, imam).. Bu tarz yöntemleri kullanmanız sizin ancak kendi, kendinizin esaretini perçinlemeniz içindir, merak etmeyin bu tür tuzak yöntemler için hayli din sömürgeni çalıştı, çalışıyor, iş size gelince, şırınga edilmesi kalıyordu. Onlarda bu uğraşlarının karşılığını esirleri kürek mahkumu yapmakla bir hayli alıyor, gemileri yüzüdürüyor... Bir kaç bin yıl önceki masallara, bebekken korkutulduğunuz perilere, cinlere, hokkanlara hala esir kalmak için bunca akıla ziyan yöntemlerle girdiğiniz çaba, sizegarip gelmiyor mu? Bilemem, ama sorun şu Bybars, bize garip geliyor, mümkünse konularda konuya ve kimin ne dediğine yönelin, nasıl savunurum piskolojisi ile girmeyin. Kaş yapacağım derken göz çıkartmayın.

Bizler bu bayağı yol/yöntemlere külah bırakacak insanlar değiliz, olsaydık hala esaretimizle, masallarla ördüğümüz bir adımı aşmayan zindanlarımızda, bir adımlık kara, karanlık ufkumuzla, ömür çürütüyor olurduk, paranoid şizofreni(*) (http://tr.wikipedia.org/wiki/Paranoid_%C5%9Fizofreni) bir kafa ile gezmek ise cabası olurdu!...
* Bu şizofreni alttipinde, bazen dine aşırı düşkünlük, metafizik, filozofik ya da cinsel uğraşlar görülebilir. Rahatsızlığı kabul etmez, belirtileri gizlemeye çalışır, sanrıları (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sanr%C4%B1) yüzünden savunmaya geçer ve toplumdan uzaklaşırlar

İlahimasal
03-04-2015, 00:13
ihtiyaç sahibi olduğu için değil,öyle istediği için,bu bu kadar basit.

istemekde bir ihtiyaç.....arapçadan ihtiyaçsız bir ilahi kelime varsa onu yazı ver buraya biz hemen susarız...

Bybars
03-04-2015, 00:13
caminin hocasının yerinde olsam bende minareye en garantilisinden paratoner koyarım
allahı tanıyoruz,tapıyoruz diye bana torpilmi geçecek yıldırım konusunda..diye düşünürdüm....mazzallah camiye yıldırım düşerde şehit olursam demi yani


allaha inan ama torpil yapar diye güvenme....durumları.

demek ki müslümanlarda hala bir umut var ha,umutsuzluğa bu kadar da yer yok,müslümanları o kadar da yerin dibine batırmaya lüzum yokmuş.

Dialectics
03-04-2015, 00:15
Galiba sizinle bizim aramızdaki yol ayrımı da burada başlıyor.Siz dersiniz ki ben böyle bir Yaratıcı tasavvurunu ben kabul edemem,ben buna saygı duyarım,ben de derim ki kardeşim,insanın aklının da yetişmediği bazı şeyler var yani,bu kadar da kurcalayıp devreleri yakmaya gerek yok,sistem nasıl kurulmuşsa kurulmuş,yapacak birşeyimiz yok,bari sen de sisteme ayak uydur,belki sistem içerisinde birşeyleri değiştirebilirsin.

Kullanmayacaksak beynin evrimine gerek olmazdı. Ayrıca devreleri yakmadan sistemin nasıl calıstıgını anlamaya yönelik olarak Ibrahimin dinlerinden daha mantıklı senaryolar da var... Sadece sormaya baslamak gerekli, devreler kısa devre olur diye korkmadan...

Bybars
03-04-2015, 00:15
istemekde bir ihtiyaç.....arapçadan ihtiyaçsız bir ilahi kelime varsa onu yazı ver buraya biz hemen susarız...

''Gani'' kelimesi ve bu kökten türeyen türevleri(istiğna,müstağni vs.),kelime bizzatihi ''hiçbirşeye muhtaç olmayan'' anlamına gelmekte.ALLAH'ın sıfatlarından birisidir,kur'an'da geçer.

Bybars
03-04-2015, 00:17
Kullanmayacaksak beynin evrimine gerek olmazdı. Ayrıca devreleri yakmadan sistemin nasıl calıstıgını anlamaya yönelik olarak Ibrahimin dinlerinden daha mantıklı senaryolar da var... Sadece sormaya baslamak gerekli, devreler kısa devre olur diye korkmadan...

ben hiç kullanmayalım demiyorum,sonunda bu zavallı beynin de bir kapasitesi var değil mi?bu bilimsel olarak da bir gerçek.

İlahimasal
03-04-2015, 00:20
''Gani'' kelimesi ve bu kökten türeyen türevleri,kelime bizzatihi ''hiçbirşeye muhtaç olmayan'' anlamına gelmekte.

allah gani gani rahmet etsin derken ...allah muhtaç olmayan ,muhtaç olmayan rahmet etsinmi diyoruz...hımmmm

İlahimasal
03-04-2015, 00:23
yok arkadaş bu allahın bana ihtiyacı var...ben olmasam yok olup gidicek.gani mani sıfatıda yakışmıyor..

İlahimasal
03-04-2015, 00:24
yok arkadaş bu allahın bana ihtiyacı var...ben olmasam yok olup gidicek.gani mani sıfatıda yakışmıyor..

ben olmasam şimşekleri kimin kafasına çakıcak......

Bybars
03-04-2015, 00:30
Herkül ile mücadeleye girişmek, Herkül ile mücadeleye girişmektir, BAKIN AÇIK, ne öğrenmeliyim şimdi? İşin edebiyatı değil ki orada derdim, size nasıl müdcadele edilir, edilirse edilen ne yapar bunların edebiyatını dökmek değil ki? Zor gerçekten sizlerle(kader mahkumu esirlerle) fikir alışverişi(*) çok zor, hatta neredeyse imkansız. (* Umarım şimdide alışveriş nedir/ne değildir diye gelmezsin). Mesajımın sonunda sizden yine bir örnek daha vereceğim.
Kıvırtmak erdem değildir Bybars. Siz "Kutsal ruh, baba, oğul" hikayesini de dilerseniz-esaretinizi besleyecek olsa- Kur'an sonuna kadar destekliyor diyebileceğimiz hale getirebilirsiniz. Bu cevher sizde fazlasıyla mevcut, şırınga edilmiş, reflekse dönmüş zira...

Yıldırımaları SIRF cezalandırma aracı olarak kullanırım diye kimse idda etmemişti(!!) O yıldırımlar gönderir de dilediğini çarparmış! Bakın burada esas alınan dilediği ile çarpmak(isabet) kısmı. Hala anlamadın mı? Anladıysan sonra bu analiz üzre yorum yapayım.

Paratoner koymak çözüm ise, bu halde içeridekilerden hoşnut olmayan Allah(bakınız üstteki cevabınız), yıldırımı isabet ettirdiğinde, paratoner etkisiz kılar mı? Kılmaz mı? Sizce? Peki bana söyleyebilir misiniz isabet eden yıldırımlardan hangisi Allah'ın dilediğidir? Hepsi mi? Hiç biri mi?

Örneğin ben elde silah kurşun sıkan birisiyim. Ve demiş olayım ki kurşunları dilediğime isabet ettiririm(!). Ama öyle bir garip dünya ki, benim dışımda kimsenin elinde silah olmasada gökten kurşun yağıyor ve insanlarda kurşunları saf dışı bırakmak için kurşun geçirmez bir zırh örüyorlar. ve o yüce ben, zırhı göre, göre ha bire kurşun harcıyorum öyle mi?


halbuki size kimse YILDIRIMALRIN TEK VAZİFESİ korkutmaktır iddiası olduğuna dair bir ifade de bulunulmamıştı(!?) Hem gelinsiniz hem güvey, hem de imam. Ve size cevap verildi, yıldırımlarla DİLEDİĞİNİ ÇARPMAK ifadesinde amaç, korkudur(hizaya sokmak) dendi, bütün yıldırımlarda amaç korkudur iddiası taşıyor denmedi. Bu cevabı da anladınız mı?

Peki neden sizinle 2 satır bir cümleyi ele alırken bu kadar kuru gürültü çıkıyor? Hem gelin, hem güvey, hem de imam olmanızdan dolayı, haliyle garip bir durum. yani ne yaptığınızı dile getirmiyorum, YÖNTEMİNİZİN ne olduğuyla ilgili bu ifade, haliyle yönteminiz sizi bu tür bir duruma itiyor(gelin, damat, imam).. Bu tarz yöntemleri kullanmanız sizin ancak kendi, kendinizin esaretini perçinlemeniz içindir, merak etmeyin bu tür tuzak yöntemler için hayli din sömürgeni çalıştı, çalışıyor, iş size gelince, şırınga edilmesi kalıyordu. Onlarda bu uğraşlarının karşılığını esirleri kürek mahkumu yapmakla bir hayli alıyor, gemileri yüzüdürüyor... Bir kaç bin yıl önceki masallara, bebekken korkutulduğunuz perilere, cinlere, hokkanlara hala esir kalmak için bunca akıla ziyan yöntemlerle girdiğiniz çaba, sizegarip gelmiyor mu? Bilemem, ama sorun şu Bybars, bize garip geliyor, mümkünse konularda konuya ve kimin ne dediğine yönelin, nasıl savunurum piskolojisi ile girmeyin. Kaş yapacağım derken göz çıkartmayın.

Bizler bu bayağı yol/yöntemlere külah bırakacak insanlar değiliz, olsaydık hala esaretimizle, masallarla ördüğümüz bir adımı aşmayan zindanlarımızda, bir adımlık kara, karanlık ufkumuzla, ömür çürütüyor olurduk, şizofrenik paranoid bir kafa ile gezmekte cabası olurdu!...

İletinizdeki bir ton ithamı,yaptığınız psikolojik,psikiyatrik! bütün teşhisleri vs. bir kenara bırakıyorum ve karşılık vermiyorum.uzmanlar o kısımlarla ilgilenirler.

tekrar tekrar anlatıyoruz ama galiba kafanızda kalın duvarlar var,tekrar çabalayayım.

1-Evet,kur'an'da yıldırımların korkutma amaçlı olarak kullanılabilirliği olgusu gayet açıktır,hiçbirşey demiyorum.

2-Paratonerler ALLAH' ın iradesini geçersiz kılar mı?Hayır kılmaz,zira paratoner de insan yapımı bir araçtır,her durumda 100 de yüz verimlilik ile çalışmıyor.demek oluyor ki paratonerler ALLAH'IN iradesini geçersiz kılamıyormuş.

3-''ALLAH ile mücadele'' olayını önemsememin sebebi,sizin bu konudaki algınızdır,yani ALLAH ile mücadele etmen manasını kavrayamamışsınız.Bakın mesele kur'an'da ne der,''faiz yiyenler ALLAH' a savaş açmıştır der'' mesela,bunun gibi çoğaltabiliriz olguları,zulmetmek,öldürmek,büsbütün olarak kur'an hakikatlarına savaş açmak diyebiliriz

Bybars
03-04-2015, 00:33
allah gani gani rahmet etsin derken ...allah muhtaç olmayan ,muhtaç olmayan rahmet etsinmi diyoruz...hımmmm

gani kelimesinin barındırdığı bir mana da ''çokluk'' dur,o sözde bir çarpıklık yani.

İlahimasal
03-04-2015, 00:35
gani kelimesinin barındırdığı bir mana da ''çokluk'' dur,o sözde bir çarpıklık yani.

sayın mümin kardeşim bi karar verin çokmu demek ,ihtiyaç sahibi olmayanmı demek...burda bir çok insan takip ediyor...bu çelişkileri

Bybars
03-04-2015, 00:42
sayın mümin kardeşim bi karar verin çokmu demek ,ihtiyaç sahibi olmayanmı demek...burda bir çok insan takip ediyor...bu çelişkileri

buna ben karar vermiyorum,arap dilcileri söylüyor,bir araştırın bir zahmet.

İlahimasal
03-04-2015, 00:48
buna ben karar vermiyorum,arap dilcileri söylüyor,bir araştırın bir zahmet.

diller masumdur.diller akdır,diller paktır

ama kardeşim bu araplar kendi dillerinin içine bile etmişler

kelimenin anlamının biri anyada biri konyada

araştırsam ne olucak.

Neva
03-04-2015, 02:37
Hayır zaruri değildir,ibadet etmeyi belli bir mekana hapsedemezsiniz,bu kur'an'ın ruhuna aykırıdır,mescit kelimesinin kökünden zaten bu kolaylıkla anlaşılır,mescid=secde edilen yer,yani demek ki neymiş,secde edilen her yer mescid,tabii bunu da sadece secde ile sınırlandırmamak,genel manada ibadetleri de içine alan bir şekilde düşünmeliyiz.

Ama kitap ediyor iste, kitabin ruhuna da gayet uygun ayrica, bir kisim yapilara endeksliyor, hatta bunun icin insanlari birbirine kirdiriyor. Gunumuzde Kabe ziyareti dahi bunun bir ornegidir.

Dialectics
03-04-2015, 08:30
ben hiç kullanmayalım demiyorum,sonunda bu zavallı beynin de bir kapasitesi var değil mi?bu bilimsel olarak da bir gerçek.

Beynin kapasitesi ile ilgili bilimsel gerçeklik nedir? Bu konuda bir kaynaklık gösterebilir misiniz...

Bir diğer husus ise beynin bir kapasitesi olsa dahi bu "düşünce"nin bir kapasitesi olduğu anlamına gelmez. İstediğimiz her şeyi düşünebiliriz.

Düşünceyi daha doğrusu bilinci karanlık bir ormanda elinde el feneri ile yol bulmaya çalışan bir adama benzetebilirsiniz. Adamın elindeki fener ancak ampülü kadar yeri aydınlatacaktır evet, bu bir kapasitedir, ama neticede adam feneri hangi yöne çevirirse o yönü görebilecektir ve en nihayetinde gördüğü parçalardan yola çıkarak tüm bir görüntü hakkında da fikir yürütebilecektir ve yolunu bulabilecektir.

Yani kapasite keşfetmeyi imkansız kılmaz, en fazla süreyi ve çabayı uzatır sadece...

Bybars
03-04-2015, 10:43
diller masumdur.diller akdır,diller paktır

ama kardeşim bu araplar kendi dillerinin içine bile etmişler

kelimenin anlamının biri anyada biri konyada

araştırsam ne olucak.

Beyefendi,araştırmadan gerçeği bulamazsınız.Bir zahmet küçük bir araştırma yapsaydınız,''çokluk'' manası ile ''ihtiyacı olmayan'' manasının arasında nasıl yakın bir bağlantı olduğunu görürdünüz.O zaman ben size kısa bir özetinin yapayım,gani kelimesi ve türevleri;eldeki güç ve imkanların öyle çok bir dereceye varması sonucunda artık hiçbirşeye muhtaç olmaz dereceye gelinmesi manasında kullanılır.ALLAH da bu ''gani'' sıfatını elindeki güç ve imkan o kadar çok ki(sonsuz-sınırsız),bu yüzden hiçbir şeye ihtiyacı yoktur,bu baştan beri böyledir ALLAH için,zaten insanlarla,canlılarla karşılaştıralamaz ama olayı daha iyi anlatmak için gerekliydi. Bakınız,bağlantıyı görebildiniz mi?

Bybars
03-04-2015, 10:46
Beynin kapasitesi ile ilgili bilimsel gerçeklik nedir? Bu konuda bir kaynaklık gösterebilir misiniz...

Bir diğer husus ise beynin bir kapasitesi olsa dahi bu "düşünce"nin bir kapasitesi olduğu anlamına gelmez. İstediğimiz her şeyi düşünebiliriz.

Düşünceyi daha doğrusu bilinci karanlık bir ormanda elinde el feneri ile yol bulmaya çalışan bir adama benzetebilirsiniz. Adamın elindeki fener ancak ampülü kadar yeri aydınlatacaktır evet, bu bir kapasitedir, ama neticede adam feneri hangi yöne çevirirse o yönü görebilecektir ve en nihayetinde gördüğü parçalardan yola çıkarak tüm bir görüntü hakkında da fikir yürütebilecektir ve yolunu bulabilecektir.

Yani kapasite keşfetmeyi imkansız kılmaz, en fazla süreyi ve çabayı uzatır sadece...

Evet,ben de sizinle aynı düşüncedeyim,bu kapasite meselesini sizinle aynı şekilde anlamışız.düşünmenin kapasitesi olmaz,herşeyi düşünebiliriz.en son cümlenizi,bu kapasite meselesinin özeti olarak görüyorum,sizin söylediğinizden hareketle söylüyorum,kapasite olgusu olmasaydı zaten,Allah gibi ''ol'' derdi,herşeyi oldururdu.

Bybars
03-04-2015, 11:46
Ama kitap ediyor iste, kitabin ruhuna da gayet uygun ayrica, bir kisim yapilara endeksliyor, hatta bunun icin insanlari birbirine kirdiriyor. Gunumuzde Kabe ziyareti dahi bunun bir ornegidir.

Hac ibadeti başka bir konudur,mesela bu gün cuma,bir çok insan camilere koşacak ama hiçbirisi de bu cumayı da kabe'de kılalım demiyor değil mi?Bilmem anlatabildim mi?

spartacus
04-04-2015, 01:26
İletinizdeki bir ton ithamı,yaptığınız psikolojik,psikiyatrik! bütün teşhisleri vs. bir kenara bırakıyorum ve karşılık vermiyorum.uzmanlar o kısımlarla ilgilenirler.

tekrar tekrar anlatıyoruz ama galiba kafanızda kalın duvarlar var,tekrar çabalayayım.
neyseki mermerini kırdık sanırım. Şöyleki;

1-Evet,kur'an'da yıldırımların korkutma amaçlı olarak kullanılabilirliği olgusu gayet açıktır,hiçbirşey demiyorum.

Paratonerlerinde yıldırımları etkisiz hale getirebildiği gayet açıktır değil mi?

2-Paratonerler ALLAH' ın iradesini geçersiz kılar mı?Hayır kılmaz,zira paratoner de insan yapımı bir araçtır,her durumda 100 de yüz verimlilik ile çalışmıyor.demek oluyor ki paratonerler ALLAH'IN iradesini geçersiz kılamıyormuş.
O halde paratonerlere düşen yıldırımların hangisi Allah'ın isabet ettirdiği ya da Allah'ın iradesi dahili/dışındadır? hepsi mi? Hiç birisi mi?

Zeus'da aynı işi yapıyordu, Zeus'un yolladığı yıldırımları paratonerler saf dışı bırakabilir mi? Mesela ben sana, lafazanlıkla -> insan yapımı hiç bir şey buna engel olamaz dersem bunu geçerli bir yanıt kabul ediyor musun? Yıldırımlarda basit bir doğa olayı!
Superman'e yok diyemeyiz, "çünkü uçuyor, olmayan şey uçar mı? Uçmaz, demek ki, inkar edemeyiz" desem ne anlam ifade eder? Ayna tutmuş olur muyum sana?

3-''ALLAH ile mücadele'' olayını önemsememin sebebi,sizin bu konudaki algınızdır,yani ALLAH ile mücadele etmen manasını kavrayamamışsınız.Bakın mesele kur'an'da ne der,''faiz yiyenler ALLAH' a savaş açmıştır der'' mesela,bunun gibi çoğaltabiliriz olguları,zulmetmek,öldürmek,büsbütün olarak kur'an hakikatlarına savaş açmak diyebiliriz
Bende paratoner koyup Allah'ın dileğini boşa çıkartıyorum, herkesin yaptığı da bu aslında, inançlı ya da değil, paratonerlerin işi bu. Ne ile mücadele ediliyor? Yıldırımla... Allah ne ile korkutuyordu, yıldırımla, burada mücadele edilen yıldırımdır ve yıldırım üzerinden savrulan tehditler de, bu mücadelenin kapsamına girmiş olur, anlamını yitirmiş olur, milyarda bir ihtimaller seni kurtarmıyor diye düşünüyorum. Ve ben seninle aynı düşünmek zorunda mıyım, yani senin ilkel düşünceni ölçüt almak zorunda mıyım??? Paratonerler yıldırımların zarar verici etkilerini boşa çıkartır diyorum, yani Allah'ın, Zeus'un gönderdiğine inanılan üfürük bile olsa, boşa çıkartır. Kalın duvarların kırılabiliyor mu? Farkında olmasan bile boşa çıkartmışlıkla sözde korkutucu bir ilkel ayetin kahramanıyla da baş etmiş, ipine sarıldığı obje ile mücadele etmiş, saf dışı bırakmış olunmuyor mu(benim bakış açımla bakacaksın, kendi açınla değil)? Bunun Zeus yollamış, yollamamış diye bir kıstası, saçmalığı yok, etkisiz hale getirilmiş ve bir mücadele kazanılmış, o yıldırımları da kurşun namına kullananlar çaresiz bırakılmış!.

Bir zamanlar insanlar, kitleleri(sağdıkları) korkutmak ve kendilerine bağlamak-kul etmek namına, insanların o zamanlar tamamen çaresiz ve nedenlerini bilemedikleri doğa olaylarını kullandı, deprem, şimşek, sel felaketleri vb(başınıza gelir haaaaaa!!! ne dersek yapın kafası, korku imparatorlukları, oysa sözde insanlara iyilik dağıtan bu tanrıların bu olaylara karşı hiç bir önlemi yoktu, kimin ne don giyeceğine, kimle evleneceğine, eşlerini nasıl sıraya koyacakalrına değin burnunu sokan bu tanrılar, bu doğa olaylarıyla nasıl baş edileceği konusunda hiç bir çözüm sun-a-mıyorlardı çünkü aksine tanrılarını konuşturan bezirganların, korkutmak maksadıyla kullanımı işlerine geliyordu o kadar!)... Neyse, peki bu ol deyince olduran tanrıların, tamamen doğa olayı olan olaylara ihtiyacı nereden gelmekte? Dönemin üfürükçülerinin etkili olabilmek, etkin araç kullanmak namına düştüğü aczden. Çünkü doğa olayları herkesin gözlemleyebildiği, başına gelir felaketlerdi, ve korkutmak için(için) iyi araçlardı(RAD Suresi ayet 12 görülebilir)...

Neva
04-04-2015, 01:34
Hac ibadeti başka bir konudur,mesela bu gün cuma,bir çok insan camilere koşacak ama hiçbirisi de bu cumayı da kabe'de kılalım demiyor değil mi?Bilmem anlatabildim mi?

Hac ibadeti degil kastettigim, ibadetin ziyaret babinda o yapiya endekslenisi. Ikisi ayri seyler karistirmayin. Ayni sekilde Cuma namazi icin de gecerli, camide kilinmassa namaz olmuyor mu? Ornegin evde kilinsa?

Yani bahsettiginiz sekilde, kitap ruhuna aykiri filan degil ne yazik ki.

Yıldıztozu
04-04-2015, 01:48
Müslüman mode : on

Mikail'in doğayı kontrol ettiği kuranda geçmez. Uydurma bir rivayet olması muhtemel.

Allah kontrol ediyorsa neden camiyi vursun dersen, belki de Allah evreni ve yasaları yaratıp serbest bırakmıştır. Karışmıyordur.

Müslüman mode : off

Nana Buluku
04-04-2015, 08:49
Allah kontrol ediyorsa neden camiyi vursun dersen, belki de Allah evreni ve yasaları yaratıp serbest bırakmıştır. Karışmıyordur.

Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. (Enam 59)

Yıldıztozu
04-04-2015, 12:54
Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. (Enam 59)

İlmiyle herşeyi biliyor olabilir ama yine de karışmıyor olabilir doğaya.:) Karışmadığı çok net zaten. Herşey doğanın kontrolünde.

Bybars
04-04-2015, 13:31
Hac ibadeti degil kastettigim, ibadetin ziyaret babinda o yapiya endekslenisi. Ikisi ayri seyler karistirmayin. Ayni sekilde Cuma namazi icin de gecerli, camide kilinmassa namaz olmuyor mu? Ornegin evde kilinsa?

Yani bahsettiginiz sekilde, kitap ruhuna aykiri filan degil ne yazik ki.

sadece hac ibadeti,kabeye endekslenmiştir.ben size hac konusunda ali şeriati'ni ''hacc'' adlı kitabını öneririm,hac sırasında gerçekleştirilen ritüellerin,gösterilen ardındaki manaları çok güzel anlatmıştır.bildiğim kadarıyla cuma evde de kılınabiliyor,yeter ki cemaat olsun.

Bybars
04-04-2015, 18:02
Müslüman mode : on

Mikail'in doğayı kontrol ettiği kuranda geçmez. Uydurma bir rivayet olması muhtemel.

Allah kontrol ediyorsa neden camiyi vursun dersen, belki de Allah evreni ve yasaları yaratıp serbest bırakmıştır. Karışmıyordur.

Müslüman mode : off

bir de müslümanlara dogmatik derseniz,siz dogmatizmin kitabını yazıyorsunuz arkadaş ya,bu nasıl bir düz mantık,camiye yıldırım düştü diye bu Allah'ın gazabını mı gösterir illa ki?

Bybars
04-04-2015, 23:59
neyseki mermerini kırdık sanırım. Şöyleki;

Paratonerlerinde yıldırımları etkisiz hale getirebildiği gayet açıktır değil mi?

O halde paratonerlere düşen yıldırımların hangisi Allah'ın isabet ettirdiği ya da Allah'ın iradesi dahili/dışındadır? hepsi mi? Hiç birisi mi?

Zeus'da aynı işi yapıyordu, Zeus'un yolladığı yıldırımları paratonerler saf dışı bırakabilir mi? Mesela ben sana, lafazanlıkla -> insan yapımı hiç bir şey buna engel olamaz dersem bunu geçerli bir yanıt kabul ediyor musun? Yıldırımlarda basit bir doğa olayı!
Superman'e yok diyemeyiz, "çünkü uçuyor, olmayan şey uçar mı? Uçmaz, demek ki, inkar edemeyiz" desem ne anlam ifade eder? Ayna tutmuş olur muyum sana?

Bende paratoner koyup Allah'ın dileğini boşa çıkartıyorum, herkesin yaptığı da bu aslında, inançlı ya da değil, paratonerlerin işi bu. Ne ile mücadele ediliyor? Yıldırımla... Allah ne ile korkutuyordu, yıldırımla, burada mücadele edilen yıldırımdır ve yıldırım üzerinden savrulan tehditler de, bu mücadelenin kapsamına girmiş olur, anlamını yitirmiş olur, milyarda bir ihtimaller seni kurtarmıyor diye düşünüyorum. Ve ben seninle aynı düşünmek zorunda mıyım, yani senin ilkel düşünceni ölçüt almak zorunda mıyım??? Paratonerler yıldırımların zarar verici etkilerini boşa çıkartır diyorum, yani Allah'ın, Zeus'un gönderdiğine inanılan üfürük bile olsa, boşa çıkartır. Kalın duvarların kırılabiliyor mu? Farkında olmasan bile boşa çıkartmışlıkla sözde korkutucu bir ilkel ayetin kahramanıyla da baş etmiş, ipine sarıldığı obje ile mücadele etmiş, saf dışı bırakmış olunmuyor mu(benim bakış açımla bakacaksın, kendi açınla değil)? Bunun Zeus yollamış, yollamamış diye bir kıstası, saçmalığı yok, etkisiz hale getirilmiş ve bir mücadele kazanılmış, o yıldırımları da kurşun namına kullananlar çaresiz bırakılmış!.

Bir zamanlar insanlar, kitleleri(sağdıkları) korkutmak ve kendilerine bağlamak-kul etmek namına, insanların o zamanlar tamamen çaresiz ve nedenlerini bilemedikleri doğa olaylarını kullandı, deprem, şimşek, sel felaketleri vb(başınıza gelir haaaaaa!!! ne dersek yapın kafası, korku imparatorlukları, oysa sözde insanlara iyilik dağıtan bu tanrıların bu olaylara karşı hiç bir önlemi yoktu, kimin ne don giyeceğine, kimle evleneceğine, eşlerini nasıl sıraya koyacakalrına değin burnunu sokan bu tanrılar, bu doğa olaylarıyla nasıl baş edileceği konusunda hiç bir çözüm sun-a-mıyorlardı çünkü aksine tanrılarını konuşturan bezirganların, korkutmak maksadıyla kullanımı işlerine geliyordu o kadar!)... Neyse, peki bu ol deyince olduran tanrıların, tamamen doğa olayı olan olaylara ihtiyacı nereden gelmekte? Dönemin üfürükçülerinin etkili olabilmek, etkin araç kullanmak namına düştüğü aczden. Çünkü doğa olayları herkesin gözlemleyebildiği, başına gelir felaketlerdi, ve korkutmak için(için) iyi araçlardı(RAD Suresi ayet 12 görülebilir)...

-Paratonerlerin her zaman işe yaramadığını söylüyorum ben,çünkü insan yapımı olan birşey her zaman yüzde yüz verimle işlemez,bunu günlük hayatta 100 bin defa tecrübe ediyoruz,otomotiv sanayii o kadar uğraşıyor,otomobil yapıyor ama maalesef aküsünü çıkarınca kala kalıyor öyle,buna bir diyeceğin var mı?

-Ben de şöyle derim o zaman;yıldırımların zarar verdiği durumlar ALLAH'ın iradesini,paratonerlerin engel olduğu durumlar ise Allah'ın iradesizliğini gösterir,sen de bunun aksini asla kanıtlayamazsın.

-İnsanların yıldırımlar konusunda tedbire başvurması asla ve asla ALLAH'a karşı gelindiği anlamına gelmez.Siz tam olarak niyet okuma da yapıyorsunuz aynı zamanda.

Binaenaleyh,islam'da elden gelen tedbiri almak ve sonrasını Allah'ın takdirine bırakmak gibi bir ilke vardır.Müslümanlar bu ilkeye göre hareket ediyor,sen de kalkıp diyorsun ki(üstelik de müslümanlara,üstelik de bu yönde bir taahhüdü yokken),''senin camini Allah korur zaten,sen niye kasıyorsun ki,üstelik bu Allah'a karşı çıkmak ve onunla mücadele etmek'' anlamına gelir diye dayatma yapıyorsun,bu ne saçma ve aynı anda dayatıcı bir tavır Zeus aşkına?

spartacus
05-04-2015, 02:37
-Paratonerlerin her zaman işe yaramadığını söylüyorum ben,çünkü insan yapımı olan birşey her zaman yüzde yüz verimle işlemez,bunu günlük hayatta 100 bin defa tecrübe ediyoruz,otomotiv sanayii o kadar uğraşıyor,otomobil yapıyor ama maalesef aküsünü çıkarınca kala kalıyor öyle,buna bir diyeceğin var mı?
Aslında yazıda böyle geleceğini de yazmıştım, uzadığı için kestim. :) Zaten yazıda milyarda bir ihtimalin sizi kurtarmadığını ifade etmiştim. Yıldırımdan medet umanın, gayet doğal arızalardan medet umması şaşılacak bir durum değil. yine de sanmaki çanak antenci gibi paratoner tamircileri bulursuni öyle sandığınız gibi sık, sık arıza yapan düzenekler değil
-Ben de şöyle derim o zaman;yıldırımların zarar verdiği durumlar ALLAH'ın iradesini,paratonerlerin engel olduğu durumlar ise Allah'ın iradesizliğini gösterir,sen de bunun aksini asla kanıtlayamazsın.
Dedimya aynen böyle diyeceğini yazmıştım :) ben zaten Zeus'un yıldırım gönderdiğini kantılayamam ki, isabet ettirdiğini kanıtlayabileyim, çünkü bu sadece hayal ürünü. Superman'in de uçtuğunu kantılayamayacağım gibi... Ama siz aksine Allah'ın yıldırım gönderdiğini ispatlamalı ve paratonerinde işe yaramadığını göstermelisiniz...

-İnsanların yıldırımlar konusunda tedbire başvurması asla ve asla ALLAH'a karşı gelindiği anlamına gelmez.Siz tam olarak niyet okuma da yapıyorsunuz aynı zamanda.
hayır ne münasebet, paratonerler ayrım yapmaksızın yıldırımları saf dışı bırakır, Zeus'tan gelmiş, gelmemiş diye masali bir ayrımı olmaz. Evet bir niyet okuyorum ama sizi, esir etmişliğin arka planındaki çıkar niyetlerini okuyorum, inancınıza dair sizin niyetinizi, kişilerin paratoner takmakla yıldırıma mani olmak dışında bir niyetleri iddia da etmiyorum, okumuşluğum da yok. köhnemiş bir ayeti(bir masal babını) yorumluyorum. En ideal örnekler depremlerdir. Adamın birisi şöyle bağırıyordu "Kasetlerimizi yalnızca bizden alın 10 Mark!" ve bir gün deprem oldu ve bu adam camide yine kaset satıyor ancak bu sefer, gelecekte bir gün yabancı uyruklu kadınları belirli bir para karşılığı satın alıp, kendisine ve başlarına peşkeş çekeceği geliri toplamakla meşgul oluyordu! 10 yılda elde edemediği kazancı DEPREM döneminde, sayelerinizde bir kaç ayda yüze katlayarak elde etti. Çünkü diyordu "Depremler Allah'ın yoldan çıkanlara bir cezası, çünkü diyordu depremler başı açık gezen kızların suçu. Kasetlerimizi bizden alın yalnızca 10 mark"... Bir niyet okumamdan söz edeceksen ben insanların aczini, ümitlerini, zor anlarını, acılarını zalimce kendi şer çıakrları adına kullanan, insanları binbir şeyle korkutanların niyetlerini okurum,ve senin sandığın gibi bu niyetlerin ne senin inancınla ne de kişilerin inancıyla ilgisi yoktur, tamamen politiktir. Sizden yana ise sözde inancınız sandığınız şartlanmışlığınızla kullanımınız kalır. Yine de söylediğim bir söz vardır, inancın NESNESİ/OBJESİ olmaz, bunlar ancak bir inancın kullanılageldiği aracıları, manaları ya da araçlarıdır sadece!... Allah bile birilerinin vaaz ettiği cennete, kişilerin umit ettikleri ölümsüzlüğe götürecek bir araç olması gibi, işin aslı, özü budur, inanç o ümittir, öteki ise sadece birer aracı, üstünden geçilecek köprü-obje-PUT!..

Bir zamanlar insanlar doğa olayları karşısında hem nedenlerini bilmemek ama hemde önlem alınması konusunda hiç bir fikre sahip olmamakla daha büyük bir acz, daha büyük bir korku, bilinmeyenden korkulur yönlü daha okkalı kullanımlık tür korkular karşısında ümitsiz durumdaydı. ve korku imparayorluğu(Emeviler, Abbasiler) başındaki efendileri, köleleri doğa olaylarıyla korkutma yolunu seçiyorlar, uçsuz bucaksız topraklarda söz de Allahla ve bahşedilen cennetle! kandırdıkları insanları ordan, oraya işgalci olarak sürüyorlar, beri yanda kadın, çocuk, servet, talan, yağma ticareti yapıyorlardı!. Herkes bir avuç bezirgana yıldırımlarla çarpılıp, depremlerle helak olmamak için biat etmeliydi, aksi taktirde felaketlerin sorumlusu olur, hem de başlarına gelirdi... Rad suresi ayet 12 de olduğu gibi, korkutmak için şimşekleri örnek vermekte hiç bir beis görmüyorlardı!

Allah ile mücadelenin, boşa çıkartmak yanlı yönlü, dolaylı-dolaysız detaylarını bir ara anlatayım, o dereceki bir müslümana kafir demek dahi özünde Allah ile mücadeledir, çünkü kurguya göre kimin ne olduğunu ancak Allah bilir! :)

Ortadoğunun islamın ışığıyla bilimde, insan hayatı ve yaşam standartlarında yüzyıllarca köle edilmiş Afrika ülkelerinden bir dirhem ileride olmaklığıyla birinci sıralarda(sondan) yer alan yapısından, Türkiye de bu ileri düzey ışıktan(karanlıktan) nasibini bu düzeyde almış olmasaydı, deprem ve binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan bir olayın rant ve parselini, insanların acıları, çaresizliklerini, korkularını kendi köhne çıkarlarına, köhne-ilkel korku seanslarıyla(!) alet edip, suistimal edenlerin, senin de günlerdir kafamızı şişirdiğin ayetde kullanıldığı gibi, korkunun istismarı yönünde kullanıp, çıkar elde etmesi pekte mümkün olmayacaktı. Japonya da olduğu gibi belki bir kaç ölü, yaralı ya da bir kaç yara ve sıyrıkla atlatılacaktı! objelerin ipine sarılmak nedir?

"senin camini Allah korur zaten,sen niye kasıyorsun ki,üstelik bu Allah'a karşı çıkmak ve onunla mücadele etmek'' anlamına gelir diye dayatma yapıyorsun,bu ne saçma ve aynı anda dayatıcı bir tavır Zeus aşkına?
Dedim ya kendi kendine gelin, güvey, damat oluyorsun, ben Allah korur demedim, dememde! Siz 9.katdan atlarsanız sizi Superman'in kurtaracağına şartlanmış olabilirsiniz, lakin ben size atlayın, Superman korur demem... Aksine kaç mesajdır size ifade etmeye çalıştığım gibi, yapmayın, etmeyin bu köhne masallara şartlanmayın, Superman korumaz demekteyim. Kur'an'ı da Allah koruyordu değil mi, çıkın önceki sayfalara kendi ifadenize bakın, ki daha neler, neler var ya neyse. "Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir."(En'am 115)
Kısaca lafla peynir gemisi yürümez, bize yapmayın. Bize gına getiriyor ama size haz veriyor, çünkü subjektif alemler deryasında edebiyat dökülüyor. Buyrun buradan (http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=466)...

neyse umarım sorgulanan bir niyet varsa ne olduğunu, köhnemiş şartlanmışlıklar derken neyi kastettiğimi, açık, seçik hayli örnekli geniş detayla sunmuşumdur.

Bybars
06-04-2015, 00:10
Aslında yazıda böyle geleceğini de yazmıştım, uzadığı için kestim. Zaten yazıda milyarda bir ihtimalin sizi kurtarmadığını ifade etmiştim. Yıldırımdan medet umanın, gayet doğal arızalardan medet umması şaşılacak bir durum değil. yine de sanmaki çanak antenci gibi paratoner tamircileri bulursuni öyle sandığınız gibi sık, sık arıza yapan düzenekler değil

tamam,diyelim ki burada beni yendin,yani paratoner olan yerlerde senin tezini kabul ettik diyelim,peki paratoner olmayan yerler,insanlar,heykeller vs.,oralarda seni kim kurtaracak Allah'ın yıldırımlarının elinden?Ayrıca ben paratonerler çok az verimlilikle çalışır demedim,yüzde yüz verimlilikle çalışmaz dedim,farka dikkat.

hayır ne münasebet, paratonerler ayrım yapmaksızın yıldırımları saf dışı bırakır, Zeus'tan gelmiş, gelmemiş diye masali bir ayrımı olmaz. Evet bir niyet okuyorum ama sizi, esir etmişliğin arka planındaki çıkar niyetlerini okuyorum, inancınıza dair sizin niyetinizi, kişilerin paratoner takmakla yıldırıma mani olmak dışında bir niyetleri iddia da etmiyorum, okumuşluğum da yok. köhnemiş bir ayeti(bir masal babını) yorumluyorum. En ideal örnekler depremlerdir. Adamın birisi şöyle bağırıyordu "Kasetlerimizi yalnızca bizden alın 10 Mark!" ve bir gün deprem oldu ve bu adam camide yine kaset satıyor ancak bu sefer, gelecekte bir gün yabancı uyruklu kadınları belirli bir para karşılığı satın alıp, kendisine ve başlarına peşkeş çekeceği geliri toplamakla meşgul oluyordu! 10 yılda elde edemediği kazancı DEPREM döneminde, sayelerinizde bir kaç ayda yüze katlayarak elde etti. Çünkü diyordu "Depremler Allah'ın yoldan çıkanlara bir cezası, çünkü diyordu depremler başı açık gezen kızların suçu. Kasetlerimizi bizden alın yalnızca 10 mark"... Bir niyet okumamdan söz edeceksen ben insanların aczini, ümitlerini, zor anlarını, acılarını zalimce kendi şer çıakrları adına kullanan, insanları binbir şeyle korkutanların niyetlerini okurum,ve senin sandığın gibi bu niyetlerin ne senin inancınla ne de kişilerin inancıyla ilgisi yoktur, tamamen politiktir. Sizden yana ise sözde inancınız sandığınız şartlanmışlığınızla kullanımınız kalır. Yine de söylediğim bir söz vardır, inancın NESNESİ/OBJESİ olmaz, bunlar ancak bir inancın kullanılageldiği aracıları, manaları ya da araçlarıdır sadece!... Allah bile birilerinin vaaz ettiği cennete, kişilerin umit ettikleri ölümsüzlüğe götürecek bir araç olması gibi, işin aslı, özü budur, inanç o ümittir, öteki ise sadece birer aracı, üstünden geçilecek köprü-obje-PUT!..


öyle diyorsanız öyledir.

Allah ile mücadelenin, boşa çıkartmak yanlı yönlü, dolaylı-dolaysız detaylarını bir ara anlatayım, o dereceki bir müslümana kafir demek dahi özünde Allah ile mücadeledir, çünkü kurguya göre kimin ne olduğunu ancak Allah bilir!

Her şeyi biliyorsunuz ama insanların niyetlerini okuyarak onlara ''Allah ile mücadele'' ediyor demenin iftira attığınızın bilincinde değilsiniz.Bu insanların kitabında var, ''tedbirini al,takdiri Allah'a bırak'' ilkesi,siz hala neyden bahsediyorsunuz?

Dedim ya kendi kendine gelin, güvey, damat oluyorsun, ben Allah korur demedim, dememde! Siz 9.katdan atlarsanız sizi Superman'in kurtaracağına şartlanmış olabilirsiniz, lakin ben size atlayın, Superman korur demem... Aksine kaç mesajdır size ifade etmeye çalıştığım gibi, yapmayın, etmeyin bu köhne masallara şartlanmayın, Superman korumaz demekteyim. Kur'an'ı da Allah koruyordu değil mi, çıkın önceki sayfalara kendi ifadenize bakın, ki daha neler, neler var ya neyse. "Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir."(En'am 115)
Kısaca lafla peynir gemisi yürümez, bize yapmayın. Bize gına getiriyor ama size haz veriyor, çünkü subjektif alemler deryasında edebiyat dökülüyor. Buyrun buradan...

neyse umarım sorgulanan bir niyet varsa ne olduğunu, köhnemiş şartlanmışlıklar derken neyi kastettiğimi, açık, seçik hayli örnekli geniş detayla sunmuşumdur.
__________________

''Allah korur'' u siz demiyorsunuz zaten,bunun kur'an'da olduğunu iddia ediyorsunuz ve Müslümanlara dayatmada bulunuyorsunuz,''bu böyledir,siz de bunu kabul edin ve ona göre davranın'' demeye getiriyorsunuz,sorun burada,kendi algınızı müslümanlara kabul ettirmeye çalışmayın.

spartacus
06-04-2015, 00:30
tamam,diyelim ki burada beni yendin,yani paratoner olan yerlerde senin tezini kabul ettik diyelim,peki paratoner olmayan yerler,insanlar,heykeller vs.,oralarda seni kim kurtaracak Allah'ın yıldırımlarının elinden?Ayrıca ben paratonerler çok az verimlilikle çalışır demedim,yüzde yüz verimlilikle çalışmaz dedim,farka dikkat.
Sevgili Bybars, paratoner bunun için var, olmayan şey kurtarır mı? (iyice dikkat ifadeye), dediğim gibi ben size 9.katdan aşağı atlamayın derim, minarelere paratoner yerleştirin, heleki etraftaki nesnelerden daha yüksek iseler! çünkü inandığınız superman sizi kurtaramaz... vay benim paraşütüm var dediniz, hay, hay atlayın süzülün efendim ama hadi benim paraşütüm yok, nereden biliyorsun kurtarmayacağı lafzıyla lütfen gelmeyin...

Her şeyi biliyorsunuz ama insanların niyetlerini okuyarak onlara ''Allah ile mücadele'' ediyor demenin iftira attığınızın bilincinde değilsiniz.Bu insanların kitabında var, ''tedbirini al,takdiri Allah'a bırak'' ilkesi,siz hala neyden bahsediyorsunuz?
Açıklamıştım, dolay başka dolaysız başkadır. Bana neden kızıyorsun ki, islama bak, islama göre bu böyle, vaktinde adamlar korku imparatorluğu kuracağım diye bu halde. Türkiyeye bak, en küçük bir şeyden rahatsız olup, itiraz edin, hak arayın anında yersiniz terörist, çapulcu yaftasını ve birileride alkışlar(!), korku imparatorlukları böyle ayakta kalıyor Bybars. Neyi bana göre, neyi de size-islama göre ifade ettiğimi lütfen artık farkedin-örneğin bu konuda bu 4. kez açıklamam size. Kafir olmayan bir kişiye, kafir derseniz, kimin ne olduğunu ancak Allah bilir, bu halde siz Allah'a bilmek vasfına kendinizi ortak koşmuş olursunuz! Sizin Allah ile mücadele etmek gibi bir niyetiniz olmasada! Dolaylı başka dolaysız başkadır. Umarım anlıyorsunuz, bana itiraz ederken dahi aslında, bu sakat-politik örgü- islam mantığını eleştirmektesiniz, ama farkında değilsiniz.

''Allah korur'' u siz demiyorsunuz zaten,bunun kur'an'da olduğunu iddia ediyorsunuz ve Müslümanlara dayatmada bulunuyorsunuz,''bu böyledir,siz de bunu kabul edin ve ona göre davranın'' demeye getiriyorsunuz,sorun burada,kendi algınızı müslümanlara kabul ettirmeye çalışmayın.
Aksine ben 9.katdan atlarsanız Superman sizi korur yazsa da, inansanız da yapmayın diyorum, yani siz inanıyorsunuz diye, Superman'e böyle bir gerçeklik vasfı giyidirp sizi korur der miyim hiç? olmayan şey sizi koruyamaz... Ama çok ısrar ederseniz, bilinç namına deney yapabilirsiniz, bu da beni değil sizi bağlar! ben görüşümü açıklıyorum, düşüncemi ifade ediyorum, dayatmıyorum,demiyorum ki dediğimi yaparsanız size cennet bahçeleri, yapmazsanız cehennemler, bukonuda benim görüşüm bu diyor, deklare ediyorum, alır ya da almazsınız ben bilemem ki, sorun haline getireyim!! peki yine beni eleştirdiğinizi sandığınız şeyle aslında neyi eleştirdiniz? İslamın politik örgüsü yani ağ(bildiğin balık ağı gibi) yapısını.. Önceki mesajımda zaten bu konuyu açıklamıştım..

Bybars
06-04-2015, 00:50
Sevgili Bybars, paratoner bunun için var, olmayan şey kurtarır mı? (iyice dikkat ifadeye), dediğim gibi ben size 9.katdan aşağı atlamayın derim, minarelere paratoner yerleştirin, heleki etraftaki nesnelerden daha yüksek iseler! çünkü inandığınız superman sizi kurtaramaz... vay benim paraşütüm var dediniz, hay, hay atlayın süzülün efendim ama hadi benim paraşütüm yok, nereden biliyorsun kurtarmayacağı lafzıyla lütfen gelmeyin...

siz ''her yıldırım düşmesi,Allah'ın gazabını gösterir'' gibi bir fikre saplanıp kaldığınız için ''olmayan şey kurtarır mı'' diye saçma bir soruyu sorabiliyorsunuz.bir cezalandırma olayı olmadığı için her zaman,kurtarmaktan,kurtulmaktan bahsedemezsiniz.

Açıklamıştım, dolay başka dolaysız başkadır. Bana neden kızıyorsun ki, islama bak, islama göre bu böyle, vaktinde adamlar korku imparatorluğu kuracağım diye bu halde. Türkiyeye bak, en küçük bir şeyden rahatsız olup, itiraz edin, hak arayın anında yersiniz terörist, çapulcu yaftasını ve birileride alkışlar(!), korku imparatorlukları böyle ayakta kalıyor Bybars. Neyi bana göre, neyi de size-islama göre ifade ettiğimi lütfen artık farkedin-örneğin bu konuda bu 4. kez açıklamam size. Kafir olmayan bir kişiye, kafir derseniz, kimin ne olduğunu ancak Allah bilir, bu halde siz Allah'a bilmek vasfına kendinizi ortak koşmuş olursunuz! Sizin Allah ile mücadele etmek gibi bir niyetiniz olmasada! Dolaylı başka dolaysız başkadır. Umarım anlıyorsunuz, bana itiraz ederken dahi aslında, bu sakat-politik örgü- islam mantığını eleştirmektesiniz, ama farkında değilsiniz.
Alıntı:

Yanlış anladığınızı başlara belirtmiştim.Kafir olmayan bir kişiye,kafir derseniz,bu Allah ile mücadele etmek demek olmaz.Bir insanın ''açık seçik'' kafirlik göstergeleri üzerinde görüldüğü zamana kadar hiçbir insanı kafirlikle suçlayamazsınız,bu klasik ''masumiyet karinesi'' ilkesidir,''Allah'ın bilgi sahasına girmek'' olarak değerlendirilerek Allah ile mücadele kapsamına alınamaz.

Bybars
06-04-2015, 00:53
Aksine ben 9.katdan atlarsanız Superman sizi korur yazsa da, inansanız da yapmayın diyorum, yani siz inanıyorsunuz diye, Superman'e böyle bir gerçeklik vasfı giyidirp sizi korur der miyim hiç? olmayan şey sizi koruyamaz... Ama çok ısrar ederseniz, bilinç namına deney yapabilirsiniz, bu da beni değil sizi bağlar! ben görüşümü açıklıyorum, düşüncemi ifade ediyorum, dayatmıyorum,demiyorum ki dediğimi yaparsanız size cennet bahçeleri, yapmazsanız cehennemler, bukonuda benim görüşüm bu diyor, deklare ediyorum, alır ya da almazsınız ben bilemem ki, sorun haline getireyim!! peki yine beni eleştirdiğinizi sandığınız şeyle aslında neyi eleştirdiniz? İslamın politik örgüsü yani ağ(bildiğin balık ağı gibi) yapısını.. Önceki mesajımda zaten bu konuyu açıklamıştım..
__________________

Farkında olmadan dayatma yapıyorsunuz,insanların bilinçaltlarına nüfuz ederek ''psikolojik baskı/dayatma'' yapmak istiyorsunuz gibi görünüyor,yani alttan alta ''sen Allah'a güvenmiyor musun bre kafir,Allah kendi evini korur'' mesajını vermeye çalışıyorsunuz gibi.

spartacus
06-04-2015, 01:08
Farkında olmadan dayatma yapıyorsunuz,insanların bilinçaltlarına nüfuz ederek ''psikolojik baskı/dayatma'' yapmak istiyorsunuz gibi görünüyor,yani alttan alta ''sen Allah'a güvenmiyor musun bre kafir,Allah kendi evini korur'' mesajını vermeye çalışıyorsunuz gibi.
yani ısınan, havanın,suyun genleştiğini ifade ettiğimde dayatmış mı oluyorum? başkalarıda aksini iddia etmiş diye?

Bakın hala islamı eleştiriyorsunuz..

Müslümanlara ben bir şey dayatmıyorum, ama açıkca, ödül, ceza, şiddet yanlı ifadelerle, tehdit, şantaj ile size dayatılanı görmüyorsunuz da, görüşlerim sizinle uyum sağlamadı diye benim ifade özgürlüğümü dayatım olarak mimliyorsunuz.

Yani kafir miyim ben? Bu mudur?

Bir şey dayattığım yok, benim bilincim, görüşlerim, inancınla çelişiyor hepsi bu. Ama kolay, kolay islamın yöntemlerinden dışarı çıkamazsınız. Tabi size ayna tutabiliyorsam ve siz bakmaktan çekinmiyorsanız, anlayabiliyorsanız.... Yanlış anlıyorsanız -ki hep yanlış anlamaktasınız- sizin yarattığınız bir sorun, ama birlikte çözebiliriz.. Ne dersen de, bir konu hakkında görüşlerimi, kanaatlerimi, tespit ya da analizlerimi belirtmekten, size uymuyor diye men edemez, dayatım vb gibi geçersiz argümanlar dile getiremezsiniz. dayatım senin sandığın gibi bir şey değil, ama dayatımın ne olduğunu, nasıl yapıldığını öğrenmek istiyorsan, Kur'an'ı oku! Bana ayet dizdirme burada...

Çıkamadığınız; benim gibi inanmayan, düşünmeyen kafirdir, şu ya da budur, sapkındır, yanlış yoldadır ya da dayatmaktadır(!) gibi, içselleştirmiş olduğunuz basit, politik bir yöntemdir. ve siz her anınızı önce kendinize sonra başkalarının size dayattıkalrına amin, amenna demekle geçirmektesiniz. haliyle size ters gelen her görüşüde bir dayatım olarak algılamanız gayet normal.

Alibey
06-04-2015, 01:41
Bir arkadaşım vardı bana darıldı baktım gidiyor nereye dedim camiye dedi. Gitti camide horul horul uyudu. Burası Allahın evi bir şey olmaz dedi. .
Kafa bu olursa olmaz. Kabenin duvarını sağlam yapmaya gerek yok yıkılmaz. Etrafını çevirme su basmaz. Korkma burası yanmaz. Minareye sağlam orta direğe gerek yok yan yaterken allah tutuverir. Göçmez. Bu para caminin çalınmaz. Cami inşaatının çimentodundan çalsan burayı allah korur bir şey olmaz. Camiyi minareyi deprem yıkamaz. Deprem hatılına gerek yok. Fuzuli masraf.
Vay be şeyim akıllılar. Kütür kütür göçüyorlar , cayır cayır yanıyorlar , yan gel osman devriliyorlar.
Tabiyatın kuralları Allahınkinden daha garanti. Sen fen ,ilim ,akıl
Ne diyorsa onu yap. Git birde isviçre ye sigorta ettir.

Minareye paratonerin nükleer olanı var ondan Taktır.

muhammedin allahının yolundan değil aklın bilimin yolundan git.

spartacus
06-04-2015, 02:00
siz ''her yıldırım düşmesi,Allah'ın gazabını gösterir'' gibi bir fikre saplanıp kaldığınız için ''olmayan şey kurtarır mı'' diye saçma bir soruyu sorabiliyorsunuz.bir cezalandırma olayı olmadığı için her zaman,kurtarmaktan,kurtulmaktan bahsedemezsiniz.
Açıkça objenin ipine sarılmak, korku timsali olarak yıldırımı esas almışlıktan bahsediyorum(bunuda 5. kez tekrar etmem).
Kendi kendine gelin, güvey, imamsın anlamadım ki! bu da 6.kez, ben nerede tüm yıldırımlar Allah'ın yolladığıdır dedim! Paratonerler üzerlerine gelen tüm yıldırımları etkisiz hale getirir dedim, ayrım yapma durumu yok dedim! Gerinizden mi okuyorsunuz, çarpıtmayı, kıvırtmayı artık lütfen bırakın, ya da çarpıtmadan bir şey deyin ki bende düzeltmek zorunda kalmayım, zira üzerime ha bire çamur bırakıyorsun, temizlemek zorunda kalıyorum böyle.
Yanlış anladığınızı başlara belirtmiştim.Kafir olmayan bir kişiye,kafir derseniz,bu Allah ile mücadele etmek demek olmaz.Bir insanın ''açık seçik'' kafirlik göstergeleri üzerinde görüldüğü zamana kadar hiçbir insanı kafirlikle suçlayamazsınız,bu klasik ''masumiyet karinesi'' ilkesidir,''Allah'ın bilgi sahasına girmek'' olarak değerlendirilerek Allah ile mücadele kapsamına alınamaz.“Hiç kimse, başka bir kişiye fasık (yoldan çıkmış sapmış) diye söz atamaz, kafir diyemez. Eğer fasık dediği kimse fasık, kafir dediği kimse de kafir değilse, bu sıfatlar muhakkak onları söyleyen kimseye döner.” (Buhari,Edeb,44) = KAFİR(neden kafir olur). Konu bu değil ama dolaylı başka, başka da bulabilirim, ama şimdi üzerime çamur bırakarak hayli ettin, vaktime ziyan etme.

Hayır her söyleneni yanlış anlayan, daha doğrusu çarpıtıp kıvırtan sendin, ben de sana daha ilk zamanlarda başkaları adına konuşma, gelin, güvey, imam olma demiştim, senin dediğin gibi bir ifadem olmadı demiştim. hadi dediğin gibi olsun cevabıyla, aslını karıştırma!!

Allah yıldırım gönderip dilediğine isabet ettiriyorsa ve o dilediği de paratoner kullanıyorsa, bu mücadelenin kaybedeni Allah'tır(Zeustur).

yani neymiş obje ile mücadele edilmiş(NİYETTEN BAĞIMSIZ!), ama bunun sonucunda Allah'ın dileği boşa çıkmış, insan Allah'a ipine sarıldığı objeyi etkisiz hale getirmekle galabe çalmış(niyet nerede burada, bu bir ANALİZ-tespit!)!.... Niyeti sokuşturan sensin, Allah ile mücadele KAPSAMI diyen de sensin, abuk subuk sahtelik yapan sensin, düzelten hep benim, olmuyor böyle, kaç kez anlattım mücadele lafzının kapsamını.

Diyelim ki tüm yıldırımları Allah gönderiyor yazmakta! Ne olacak bu halde? ben de diyorum ki bazılarını gönderir desen bile paratonerler böyle bir ayrım yapmıyor, ipine sarıldığın arızaları da sandığın gibi kolay, kolay yapmıyor.

İdrak edemiyorsan ne yapayım sizin gibi dayatamam ya da çarpıtamam, sahtecilikten, kıvırmadan, kendini kandırmaktan medet umamam ki! benim görüşüm bu! itirazın varsa kıvırtmadan itiaz et -ki seni ciddiye alabileyim.

Felâsife
06-04-2015, 10:46
Şamanik toplumlarda doğa olayı büyük yer tutar, doğadan her şartta korkuyorlar.
Evine, yakınına, hayvanlarına yıldırım düşse, o halk, o aileyi bir süre kendinden ayırıyor, o toplumdan uzak bir yerde yaşamaya mahkum ediyor, ceza bitince anca geri gelebiliyor.
O derece korkuyorlar yıldırımlardan filan.

Cengiz Han filminin sonlarında ki Camoka ve Timuçin savaşında iki ordu karşı karşıya geliyor ve tam savaşa başladıkları sırada hava bozuyor ve fırtına ve şimşekler bir birine karışıyor.
Tabi her iki orduda Moğol ve savaşı bırakıp yerlere kapanıyorlar.
Ama Timuçin atından inmiyor ve kılıcını çekiyor, ordusuna cesaret veriyor... sonrası malum. (Videoda 1:51:00 de kısım)

Camoka esir düşüpte çadırda konuşurlarken soruyor. (1:55:20)

Camoka:
Bana söyler misin, bütün Moğollar fırtınadan korkar ama sen korkmuyorsun, neden?

Timuçin:
Çünkü saklanacak yerim kalmadı, korkmaktan vazgeçtim, artık korkmuyorum.

Bu kadar yıldırımdır, cezadır konusu geçince arada buda bilinsin istedim, neticede Şamanik anlayışta yıldırımlar, doğanın bir olayından ziyade, doğanın cezasıdır.

https://www.youtube.com/watch?v=9NJVoxyBtyI

Bybars
06-04-2015, 12:45
yani ısınan, havanın,suyun genleştiğini ifade ettiğimde dayatmış mı oluyorum? başkalarıda aksini iddia etmiş diye?

Bakın hala islamı eleştiriyorsunuz..

Müslümanlara ben bir şey dayatmıyorum, ama açıkca, ödül, ceza, şiddet yanlı ifadelerle, tehdit, şantaj ile size dayatılanı görmüyorsunuz da, görüşlerim sizinle uyum sağlamadı diye benim ifade özgürlüğümü dayatım olarak mimliyorsunuz.

bakınız,hala anlamadınız,''psikolojik dayatma yaptığınızın farkında değilsiniz dedim'',açık açık yapmadağınızı görüyorum zaten.ifade özgürlüğüyse bırakın da biz de farklı düşünelim yani.

Yani kafir miyim ben? Bu mudur?


hayır,kafir kavramının içinin nasıl doldurulduğu hakkındaki algınız yanlış.Kur'an'dan şunu çıkaramayız:

Kafir=Ateist,hristiyan,musevi,budist vs.



Kafirlik,öyle basit bir kavram değildir.Kafirliğin bir sürü vasıfları vardır.Bunları üzerinde taşıyan kim olursa olsun,kendine müslüman dese de o kafirdir Allah nezdinde.Ben bir insanın sırf mantığına uymuyor diye Allah'ı,dinleri,peygamberleri reddetmesinin kafirlik olarak görüldüğü izlenimini almadım kur'an'dan.

Bir şey dayattığım yok, benim bilincim, görüşlerim, inancınla çelişiyor hepsi bu. Ama kolay, kolay islamın yöntemlerinden dışarı çıkamazsınız. Tabi size ayna tutabiliyorsam ve siz bakmaktan çekinmiyorsanız, anlayabiliyorsanız.... Yanlış anlıyorsanız -ki hep yanlış anlamaktasınız- sizin yarattığınız bir sorun, ama birlikte çözebiliriz.. Ne dersen de, bir konu hakkında görüşlerimi, kanaatlerimi, tespit ya da analizlerimi belirtmekten, size uymuyor diye men edemez, dayatım vb gibi geçersiz argümanlar dile getiremezsiniz. dayatım senin sandığın gibi bir şey değil, ama dayatımın ne olduğunu, nasıl yapıldığını öğrenmek istiyorsan, Kur'an'ı oku! Bana ayet dizdirme burada...

Çıkamadığınız; benim gibi inanmayan, düşünmeyen kafirdir, şu ya da budur, sapkındır, yanlış yoldadır ya da dayatmaktadır(!) gibi, içselleştirmiş olduğunuz basit, politik bir yöntemdir. ve siz her anınızı önce kendinize sonra başkalarının size dayattıkalrına amin, amenna demekle geçirmektesiniz. haliyle size ters gelen her görüşüde bir dayatım olarak algılamanız gayet normal.
__________________

biz de insanız,yanlış anlayabiliriz ama 'hep yanlış anlıyorsunuz' demek biraz incitici oluyor.ben sizin tavrınızdan 'farkında olmadan psikolojik dayatma'' içinde olduğunuz kanaatini çıkardım.aksi yönde her görüşe 'dayatma'' diyecek zihniyette olsaydım bu forumda olmazdım,siz daha beni tanımamışsınız.benim 'benim gibi düşünmeyen/inanmayan herkes sapkındır' görüşünde olduğumu da nereden çıkardınız?bu forumda niye varım o zaman,sayfalarca sizinle niye bu tartışmayı sürdürüyorum da bırakıp kaçmıyorum ha?,ben bütün görüşlere saygılıyım,herkesin görüşü benim için değerlidir,ha benim kafama uymaz o başka.

Açıkça objenin ipine sarılmak, korku timsali olarak yıldırımı esas almışlıktan bahsediyorum(bunuda 5. kez tekrar etmem).
Kendi kendine gelin, güvey, imamsın anlamadım ki! bu da 6.kez, ben nerede tüm yıldırımlar Allah'ın yolladığıdır dedim! Paratonerler üzerlerine gelen tüm yıldırımları etkisiz hale getirir dedim, ayrım yapma durumu yok dedim! Gerinizden mi okuyorsunuz, çarpıtmayı, kıvırtmayı artık lütfen bırakın, ya da çarpıtmadan bir şey deyin ki bende düzeltmek zorunda kalmayım, zira üzerime ha bire çamur bırakıyorsun, temizlemek zorunda kalıyorum böyle.

çağın insanın zihin dünyasında bunlar var,doğa olaylarının ilahi bir özelliğe sahip olduğu fikri.kur'an da öyle bir çağda gönderildiği için bu geleneğe uymuştur.

''tüm yıldırımlar Allah'ın yolladığıdır'' demezsiniz zaten,Allah'a inanmıyorsunuz ki,siz bunun kur'an'da olduğunu söylüyorsunuz,doğru var da ama oradan yola çıkarak vardığınız sonuç yanlış,yani paratonerlerin hata yapma olasılıkları,çaplarının(etkinlik alanının)sınırlı olması,her yerde paratoner olmaması gibi olgular sizin vardığınız sonucu hükümsüz kılar.zira,hangisinin Allah'ın iradesi,hangisi iradesizliği olduğunu nerden bilebileceksiniz,bilemezsiniz.bir de o ayette ''dilediğine isabet ettirir'' sözü zaten yıldırımların ''gazap'' işlevinin vurgulandığı bir bağlamda kullanılmıştır.Allah taş toprak yığını cansız maddelere isabet ettirerek ne kazanabilir ki?Allah'ın gazabının isabet edeceği varlıklar insanlardır.insanlar da kafalarında paratoner takamadıklarına göre.

üzerinize çamur felan attığım yok,öyle bir niyetim de yok.size öyle gelmiş olabilir,her farklı düşünceyi çamur atmak diye değerlendirmeyin.öyle çarpıtma,kıvırtma felan da demeyin bakın çok üzülüyorum,ben dansöz müyüm?Ben siz böyle kaba ithamlarda bulunuyor muyum?

“Hiç kimse, başka bir kişiye fasık (yoldan çıkmış sapmış) diye söz atamaz, kafir diyemez. Eğer fasık dediği kimse fasık, kafir dediği kimse de kafir değilse, bu sıfatlar muhakkak onları söyleyen kimseye döner.” (Buhari,Edeb,44) = KAFİR(neden kafir olur). Konu bu değil ama dolaylı başka, başka da bulabilirim, ama şimdi üzerime çamur bırakarak hayli ettin, vaktime ziyan etme.

Hayır her söyleneni yanlış anlayan, daha doğrusu çarpıtıp kıvırtan sendin, ben de sana daha ilk zamanlarda başkaları adına konuşma, gelin, güvey, imam olma demiştim, senin dediğin gibi bir ifadem olmadı demiştim. hadi dediğin gibi olsun cevabıyla, aslını karıştırma!!

peygamberimiz doğru söylemiş,kimse kimsenin ne olduğunu kesin olarak bilemez,eğer onun hakkında öyle bir fikri varsa,bu fikrini ne olursa olsun dışarıya vurmamalıdır.bir de neden kafir olunacağına dair hükümler ortaya konur,kimseyi işaret etmeden,özele girmeden,genel-geçer hükümlerden bahsedilir yani.sonrası herkesin aklına,vicdanına,insafına kalmıştır.böyle bir durum da olabilir yani.

Aleph
06-04-2015, 14:11
Bu başlıkta 14 sayfa mesaj olmamalıydı. Herşey çok açık ve net, karşı taraf anlamıyorsa tartışmayı sürdürmenin bir anlamı yok bence..

Bybars
06-04-2015, 14:19
Kuran'i yalanlayarak dinden ciktiniz sevgili Bybars, cogu islam ulkelerinde Allah'a kostugunuz bu sirk sebebiyle kelleniz vurulur idi. Neyse bari, atayizme hos geldiniz =)

Benim söylediklerim tamamen Kur'an kaynaklıdır sevgili obi-wan,kur'an sizi ve kendini müslüman zannedenleri yalanlıyor,beni değil.Müslümanım elhamdülillah ama ''islam ülkeleri'' dediğiniz yerlerdeki dini anlayışı ve yönetimi de asla ve asla kabullenemem.

Bybars
06-04-2015, 14:22
Bu başlıkta 14 sayfa mesaj olmamalıydı. Herşey çok açık ve net, karşı taraf anlamıyorsa tartışmayı sürdürmenin bir anlamı yok bence..

Bence de,yıldırım,paratoner kelimelerinden soğudum birkaç gündür,yeter.

pianola
06-04-2015, 14:31
Benim söylediklerim tamamen Kur'an kaynaklıdır sevgili obi-wan,kur'an sizi ve kendini müslüman zannedenleri yalanlıyor,beni değil.Müslümanım elhamdülillah ama ''islam ülkeleri'' dediğiniz yerlerdeki dini anlayışı ve yönetimi de asla ve asla kabullenemem.

Soyledikleriniz nasil Kuran kaynakli oluyor?

Bu ayetler Kuran'dan degil mi yani?

Gerçekten de şüphe yok ki Allah, Meryem oğlu Mesih'tir diyenler kafir oldular.

De ki: Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.

Kim Allah'a ve Rasulüne iman etmezse şüphesiz biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.

Ateistler, Hristiyanlar, Buddhistler, Yahudiler, "Allah'in rasulune" iman yahut itaat ederler mi sevgili bybars?

İlahimasal
06-04-2015, 14:37
Benim söylediklerim tamamen Kur'an kaynaklıdır sevgili obi-wan,kur'an sizi ve kendini müslüman zannedenleri yalanlıyor,beni değil.Müslümanım elhamdülillah ama ''islam ülkeleri'' dediğiniz yerlerdeki dini anlayışı ve yönetimi de asla ve asla kabullenemem.

bu cümle her müslümanın idââsı.

elhamdülillah müslümanım,dünyada islamı yaşayan bir yõnetim yok.

her müslümana sorsan bu cümleyi itina ile kullanıyor..

o zaman sorarım herkes kendine müslüman digerleri islam dışımı

bu bence suçluluk halinin dışa vurumu.islamcıyım diyenlerin yaptığı kötü olaylara ortak deiliz,fakat kuran yolunda müslümanız.

bitmişsiniz siz islam mensupları.kendiniz söylüyorsunuz.dünyada islami yönetim yokdur kelamıyla

ama sizin gibi düşünmeyenleri karşınızda bulunca...biz dünyada 1.5 milyarız havasını atmanız yokmu..
hele helede türkiyenin %99 müslüman idaanız beni hasta ediyor bana sordunuzmu ..neyim ben diye

yok çocuklar müslüman doğar.:frusty::frusty:

Bybars
06-04-2015, 14:45
Soyledikleriniz nasil Kuran kaynakli oluyor?

Bu ayetler Kuran'dan degil mi yani?

Alıntı:
Gerçekten de şüphe yok ki Allah, Meryem oğlu Mesih'tir diyenler kafir oldular.
Alıntı:
De ki: Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
Alıntı:
Kim Allah'a ve Rasulüne iman etmezse şüphesiz biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Ateistler, Hristiyanlar, Buddhistler, Yahudiler, "Allah'in rasulune" iman yahut itaat ederler mi sevgili bybars?

Bu ayetlerin hangisinde,İsa'nın yolundan gidenler ya da Musa'nın yolundan gidenleri hedef alıyor?Diyor ki ''İsa'ya Allah diyenler kafir oldular'',yani burada itikadi bir sorun var,bu temel bir sorun,Allah'tan başkasına ilahlık isnad etmek gibi bir iş,ne büyük bir sapkınlık.

''Allah ve Rasul'une itaat'' Kur'an'a uygun yaşamaktır,kur'an'ın özünden sapmamaktır.Muhammed a.s'nın peygamber olduğunu kabul etmeyenler otomatik olarak kafir ilan edilemez,önce de söylediğim gibi kafirliğin vasıfları vardır,kimde olursan olsun onda bu vasıflar görüldüğü zaman dersi ki ''bu kafirdir ama en doğrusunu Allah bilir''.

Bybars
06-04-2015, 14:50
bu cümle her müslümanın idââsı.

elhamdülillah müslümanım,dünyada islamı yaşayan bir yõnetim yok.

her müslümana sorsan bu cümleyi itina ile kullanıyor..

o zaman sorarım herkes kendine müslüman digerleri islam dışımı

bu bence suçluluk halinin dışa vurumu.islamcıyım diyenlerin yaptığı kötü olaylara ortak deiliz,fakat kuran yolunda müslümanız.

bitmişsiniz siz islam mensupları.kendiniz söylüyorsunuz.dünyada islami yönetim yokdur kelamıyla

ama sizin gibi düşünmeyenleri karşınızda bulunca...biz dünyada 1.5 milyarız havasını atmanız yokmu..
hele helede türkiyenin %99 müslüman idaanız beni hasta ediyor bana sordunuzmu ..neyim ben diye

yok çocuklar müslüman doğar.:frusty::frusty:

ben hiç müslümanların dünyada ya da çok sayıda olmasıyla övünmedim.2 milyara yakın müslüman var,hepsi bir grupa kendini hapsetmiş,kendini hakikatin merkezinde görüyor,kendi dışındakileri sapkın ilan ediyor.Onlarca mezhep,binlerce dini grup,tarikat,cemaat,hareket var,bunların hangisinin din anlayışını ''gerçek islam'' olarak alacağız,problemli yer burası.Ben niye başkalarının hataları yüzünden kendimi suçlu hissedeyim,herkes kendisinden sorumludur,her koyun kendi bacağından asılır,bir grubun işi koca bir topluluğa mâl edilemez.

çocuklar müslüman doğmaz,bunu size kim söylüyorsa yalan söylüyoradı üstünde çocuk,henüz neyden haberi var ki?

pianola
06-04-2015, 14:58
Bu ayetlerin hangisinde,İsa'nın yolundan gidenler ya da Musa'nın yolundan gidenleri hedef alıyor?Diyor ki ''İsa'ya Allah diyenler kafir oldular'',yani burada itikadi bir sorun var,bu temel bir sorun,Allah'tan başkasına ilahlık isnad etmek gibi bir iş,ne büyük bir sapkınlık.

Size gore sapkinlik. Isa'ya iman edene gore degil.

Siz Kuran'a gore bunlar kafir degildir diyorsunuz, oysa Kuran'a gore bu kisiler kafirdir.

''Allah ve Rasul'une itaat'' Kur'an'a uygun yaşamaktır,kur'an'ın özünden sapmamaktır.Muhammed a.s'nın peygamber olduğunu kabul etmeyenler otomatik olarak kafir ilan edilemez,önce de söylediğim gibi kafirliğin vasıfları vardır,kimde olursan olsun onda bu vasıflar görüldüğü zaman dersi ki ''bu kafirdir ama en doğrusunu Allah bilir''.

NE!?

Muhammed'in peygamber oldugunu kabul etmeyen kafir ilan edilmez mi? Hangi Muhammed bu? Bizim bildigimiz Muhammed mi? Hepimizin ortak!!?

İlahimasal
06-04-2015, 14:59
ben hiç müslümanların dünyada ya da çok sayıda olmasıyla övünmedim.2 milyara yakın müslüman var,hepsi bir grupa kendini hapsetmiş,kendini hakikatin merkezinde görüyor,kendi dışındakileri sapkın ilan ediyor.Onlarca mezhep,binlerce dini grup,tarikat,cemaat,hareket var,bunların hangisinin din anlayışını ''gerçek islam'' olarak alacağız,problemli yer burası.Ben niye başkalarının hataları yüzünden kendimi suçlu hissedeyim,herkes kendisinden sorumludur,her koyun kendi bacağından asılır,bir grubun işi koca bir topluluğa mâl edilemez.

çocuklar müslüman doğmaz,bunu size kim söylüyorsa yalan söylüyoradı üstünde çocuk,henüz neyden haberi var ki?

bende aynı şeyi söylüyorum.islam bitik bir masal.insanlığa faydadı yok.
herkes kendi menfaatleri için kullanıyor.


araçdır.amaç deil..bunu birileri söylemişdi.

Bybars
06-04-2015, 15:11
Size gore sapkinlik. Isa'ya iman edene gore degil.

Siz Kuran'a gore bunlar kafir degildir diyorsunuz, oysa Kuran'a gore bu kisiler kafirdir.



NE!?

Muhammed'in peygamber oldugunu kabul etmeyen kafir ilan edilmez mi? Hangi Muhammed bu? Bizim bildigimiz Muhammed mi? Hepimizin ortak!!?

Hayır,değildir,bana bunu ispat edemezsiniz.

Evet,bildiğimiz Muhammed,Abdullah Bin Muhammed,zorunuza mı gitti?

Bybars
06-04-2015, 15:14
bende aynı şeyi söylüyorum.islam bitik bir masal.insanlığa faydadı yok.
herkes kendi menfaatleri için kullanıyor.


araçdır.amaç deil..bunu birileri söylemişdi.

hayır,islamın ışığı önümüzdeki yıllarda daha da parlamaya başlayacak inşaAllah,insanlar hakikatin farkında varmaya başladı.

İlahimasal
06-04-2015, 15:17
Hayır,değildir,bana bunu ispat edemezsiniz.

Evet,bildiğimiz Muhammed,Abdullah Bin Muhammed,zorunuza mı gitti?

imanın şartları
-kelimei şehadet.....kabul etmiyorum...öyleyse kafirim.
allah yokdur.muhammedde elçisi deildir.

İlahimasal
06-04-2015, 15:20
imanın şartları
-kelimei şehadet.....kabul etmiyorum...öyleyse kafirim.
allah yokdur.muhammedde elçisi deildir.

kafir demek bildiğim kadarıyla gerçeğin üzerini örten demek deilmi.

gerçek deilki üzerini örteyim...o zamanda kafir olmuyorum..çok karışık yahu.

Bybars
06-04-2015, 15:24
imanın şartları
-kelimei şehadet.....kabul etmiyorum...öyleyse kafirim.
allah yokdur.muhammedde elçisi deildir.

kelime-i şehadette,Allah vardır demiyor kii(onu müşrikler zaten kabul ediyordu)Allah'ta başka ilah yoktur diyor ve ekliyor ''Muhammed onun kulu ve elçisidir'',müşrikler Allah'tan başka şeylere hürmet ediyorlardı,güya kendilerin Allah katında kurtaracaklar diye,islam bu anlayışla mücadele etmek için inmiştir,mantıklarına,vicdanlarına uymadığı için Allah'ı ve elçileri reddedenler ile mücadele etmek için değil ki.

Bybars
06-04-2015, 15:25
kafir demek bildiğim kadarıyla gerçeğin üzerini örten demek deilmi.

gerçek deilki üzerini örteyim...o zamanda kafir olmuyorum..çok karışık yahu.

evet,tamam işte,si gerçek oldğunu düşünmediğiniz için inanmıyorsunuz,bildiğiniz halde değil.

İlahimasal
06-04-2015, 15:28
kelime-i şehadette,Allah vardır demiyor kii(onu müşrikler zaten kabul ediyordu)Allah'ta başka ilah yoktur diyor ve ekliyor ''Muhammed onun kulu ve elçisidir'',müşrikler Allah'tan başka şeylere hürmet ediyorlardı,güya kendilerin Allah katında kurtaracaklar diye,islam bu anlayışla mücadele etmek için inmiştir,mantıklarına,vicdanlarına uymadığı için Allah'ı ve elçileri reddedenler ile mücadele etmek için değil ki.

putperestler allah mı diyordu.
kabeye
hacerülesvede

hala hörmet ediyorsunuz.onlar put deilmi.

spartacus
06-04-2015, 21:04
bakınız,hala anlamadınız,''psikolojik dayatma yaptığınızın farkında değilsiniz dedim'',açık açık yapmadağınızı görüyorum zaten.ifade özgürlüğüyse bırakın da biz de farklı düşünelim yani.
iyide neden şarlatanlığa meyledesiniz ki? Isınan hava genleşir. hadi kime psikolojik baskı kurmuşum, Benim adıma yalan beyanlarda bulunma(yani ne demekteyim, görüşünü eleştirebilirim, ama görüşün olduğunu da kabul ederim, bu yaptıklarını kabul etmem!?). İki yüzlülükten, kıvırtmaktan, bulandırmaktan, sahtecilikten MEDET ummamalı, yapmamalı, yaparsanız da görüşünüz diye savunamazsınız, bu bir görüş değil DAVRANIŞ sorunudur!...


Dedin ki Müslümanlara paratoner kullanmayın Allah korur diye idda ettin. Dayattın

DEMEDİM, dayatmadım(!)


Dedinki Allah ile mücadele ediyorlar dedin, NİYET SORGULUYORSUN dedin

Bu da kendi çarpıtmandı, bu şekilde demedim, bir kişinin, gücün ya da masal kahramanı olsun,,, kullandığı bir şeyi etkisiz hale getirmek, bir mücadelede(objeye karşı -> yıldırım), o objeyi tehdit unsuru oarak olarak kullananında, BOŞA çıkartılmasıdır, bu da bu halde Allah'a baş gelmektİr(eğer AYETİ ESAS alacaksak, haliyle Allah'la da otomatikman(NİYETTEN BAĞIMSIZ!!!!!!!!!!!!) mücadele edilmiş olur DEDİM.



Şimdi dilediğin gibi görüş ifadesi HAKKINA sahipsin, ama benim adıma YALAN, ÇARPITMA, İFTİRA yollu girdiğin yol-yöntem, hak değil yaptığın HAKSIZLIKTIR.

Bak bu konuda 7. kez çarpıtmalarını düzletiyorum, yazıyorum, haksızlığından dönecek misin? LÜTFEN! Artık çarpıtmalardan medet ummayı bırak. bak son örneğide vereyim;

hayır,kafir kavramının içinin nasıl doldurulduğu hakkındaki algınız yanlış.Kur'an'dan şunu çıkaramayız:

Kafir=Ateist,hristiyan,musevi,budist vs.
bir şeyler içtiğini, ayık bir kafayla yazmadığını mı düşünmeliyim? Ben aynen aktarılan kaynaktaki gibi KAFİR dedim-ki küfr içinde olmaktır aslı-, ateist, hristiyan çıkartırsınız demedim -ki algımı analiz etme hakkın olsun!! Tamam yalan, iftira, çarpıtma yapmıyorsun, şaka mı yapıyorsun, idrak yeteneğini tamamen kaybetmiş olabilir misin? ciddiyim. Ve şurada bir satırlık yazıma çıkarttığın 3 çarpıtmayı yedinci kez bile temzileyememişken, kafir edebiyatı konularına şimdi girmeleyim dedim. Her cevabım böyle mi olmalı Bybars? hep yapmadığımı söylemene dönüp, yapmadım, demediğimi söylemene, söylemedim, ben şöyle dedim, böyle dedim diye mi olmalı? Yani sen YARGIÇ, BEN MAHKUMmuyum, birde DAYTMAKTAN dem vurmaktasın? kel başa şimşir tarak...

Şimdi, basit bir cümleyi dahi envai çeşit çarpıtmayı düzeltemedik ki şu ana kadar(her dönüşün çarpıtma, yalan), kaldı ki şimdi senle bu kafir edebiyatını ele alalım. Gölgen ile kavga ediyorsun-kendi kendini kandırmaktasın-, şöyle dedin, bunu yaptın dediğin bir muhatap,,, hiç olmadı! gelin, damat ve imamlık rolüdür soyunduğun, ne için neyi kurtarmak namına, iyi de kimden?(k.e.n.d.i.n.d.e.n) :)

Unutmadan, şahit olmadığın bir şey için, şahidim diye yemin etmek nedir?

Bybars
07-04-2015, 10:34
putperestler allah mı diyordu.
kabeye
hacerülesvede

hala hörmet ediyorsunuz.onlar put deilmi.

onlar putlara tapmıyordu ki,onları Allah'a ortak koşuyordu,kendilerine şefaatçi olacalarına inanıyorlardı,islam da geldi dedi ki;bu cansız nesnelerden medet ummayın,bunların ne size ne kendilerine ne faydası ne zararı dokunabilir.

Bybars
07-04-2015, 11:03
iyide neden şarlatanlığa meyledesiniz ki? Isınan hava genleşir. hadi kime psikolojik baskı kurmuşum, Benim adıma yalan beyanlarda bulunma(yani ne demekteyim, görüşünü eleştirebilirim, ama görüşün olduğunu da kabul ederim, bu yaptıklarını kabul etmem!?). İki yüzlülükten, kıvırtmaktan, bulandırmaktan, sahtecilikten MEDET ummamalı, yapmamalı, yaparsanız da görüşünüz diye savunamazsınız, bu bir görüş değil DAVRANIŞ sorunudur!...
Dedin ki Müslümanlara paratoner kullanmayın Allah korur diye idda ettin. Dayattın
DEMEDİM, dayatmadım(!)
Dedinki Allah ile mücadele ediyorlar dedin, NİYET SORGULUYORSUN dedin
Bu da kendi çarpıtmandı, bu şekilde demedim, bir kişinin, gücün ya da masal kahramanı olsun,,, kullandığı bir şeyi etkisiz hale getirmek, bir mücadelede(objeye karşı -> yıldırım), o objeyi tehdit unsuru oarak olarak kullananında, BOŞA çıkartılmasıdır, bu da bu halde Allah'a baş gelmektİr(eğer AYETİ ESAS alacaksak, haliyle Allah'la da otomatikman(NİYETTEN BAĞIMSIZ!!!!!!!!!!!!) mücadele edilmiş olur DEDİM.
Şimdi dilediğin gibi görüş ifadesi HAKKINA sahipsin, ama benim adıma YALAN, ÇARPITMA, İFTİRA yollu girdiğin yol-yöntem, hak değil yaptığın HAKSIZLIKTIR.

senin mevcut tutumunla ''ısınan hava genleşir'' demen arasında bir yakınlık yok,çünkü orada islam'a çakacak bir konu yok,bilmem anlatabildim mi?Güya açık bulmuşsun,habire deşiyorsun,hiç başka açılardan bakmıyorsun olaya.

Ben sizin adınıza konuşmuyorum,size iftira da atmıyorum,sizin hakkınızdaki algımı dile getiriyorum,kabul etmezseniz o başka.Bu da benim düşünce ve ifade özgürlüğüm.Asıl siz bana iftira ediyorsunuz,ben ne kıvırdım,ne yalan söyledin,ne ikiyüzlülük yaptım,teessüf ederim.

Diyorsunuz ki ''Allah'ın yaratıp yönettiği gücü,yani yıldırımları etkisiz hale getirmek için kullanılan paratonerler,otomatikman Allah ile mücadeleye girişmek demek oluyor,niyetlerden bağımsız'',ben yukarılarda bu görüşe kaç kez itiraz ettiğimiz artık hatırlamıyorum,siz böyle düşünüyorsanız böyledir,benim görüşlerim bellidir,uzatmak istemiyorum.

bir şeyler içtiğini, ayık bir kafayla yazmadığını mı düşünmeliyim? algımı analiz etme hakkın olsun!! Tamam yalan, iftira, çarpıtma yapmıyorsun, şaka mı yapıyorsun, idrak yeteneğini tamamen kaybetmiş olabilir misin? ciddiyim. Ve şurada bir satırlık yazıma çıkarttığın 3 çarpıtmayı yedinci kez bile temzileyememişken, kafir edebiyatı konularına şimdi girmeleyim dedim. Her cevabım böyle mi olmalı Bybars? hep yapmadığımı söylemene dönüp, yapmadım, demediğimi söylemene, söylemedim, ben şöyle dedim, böyle dedim diye mi olmalı? Yani sen YARGIÇ, BEN MAHKUMmuyum, birde DAYTMAKTAN dem vurmaktasın? kel başa şimşir tarak...

kendimdeyim merak etmeyin sayın spartacus,yargıçlığa da soyunmadım,sadece tartışıyoruz,niye agresife bağlıyorsunuz ki,sakin olun.Kafirlik meselesine gelince de,Ben aynen aktarılan kaynaktaki gibi KAFİR dedim-ki küfr içinde olmaktır aslı-, ateist, hristiyan çıkartırsınız demedim -ki demişsiniz,ben de sizin algınız muhakkak öyledir,demedim ki,büyük ihtimalle öyle olduğunu düşünüyorum sadece.

Şimdi, basit bir cümleyi dahi envai çeşit çarpıtmayı düzeltemedik ki şu ana kadar(her dönüşün çarpıtma, yalan), kaldı ki şimdi senle bu kafir edebiyatını ele alalım. Gölgen ile kavga ediyorsun-kendi kendini kandırmaktasın-, şöyle dedin, bunu yaptın dediğin bir muhatap,,, hiç olmadı! gelin, damat ve imamlık rolüdür soyunduğun, ne için neyi kurtarmak namına, iyi de kimden?(k.e.n.d.i.n.d.e.n)

Unutmadan, şahit olmadığın bir şey için, şahidim diye yemin etmek nedir?

siz önce kendinizi bir gözden geçirin,sonra beni değerlendirin,düz mantığa ve dar bakış açılarına hapsolmuşsunuz.

Unutmadan, şahit olmadığın bir şey için, şahidim diye yemin etmek nedir?=Yalancılıktır.

spartacus
07-04-2015, 14:19
senin mevcut tutumunla ''ısınan hava genleşir'' demen arasında bir yakınlık yok,çünkü orada islam'a çakacak bir konu yok,bilmem anlatabildim mi?Güya açık bulmuşsun,habire deşiyorsun,hiç başka açılardan bakmıyorsun olaya.
Bana "eğer Allah dilerse ısınan hava genleşmez" demen cevap olmaz, nasıl ki bu bir olgu ise, yıldırımların meydana gelişide olgudur, nesneldir, doğaldır. Genleşir demem de bir dayatım olmuyor! -40 derece soğuklar olabilir, o nedenle de o zamanlarda hava genleşmez, büzülür vb demekle bir geçerli karşıt ifade sunmuş olmuyorsun. Halbuki ifade açıktı, ısınan(!) hava deniyor, paratoner içinde böyle, yıldırımı etkisiz hale getirir. Bunu idrak edemiyor musun? Gerçekten?

Ben sizin adınıza konuşmuyorum,size iftira da atmıyorum,sizin hakkınızdaki algımı dile getiriyorum,kabul etmezseniz o başka.Bu da benim düşünce ve ifade özgürlüğüm.Asıl siz bana iftira ediyorsunuz,ben ne kıvırdım,ne yalan söyledin,ne ikiyüzlülük yaptım,teessüf ederim.
hayır benim adıma konuşuyorsun, DEDİN diyorsun, dayatıyorsun diyorsun, algıladığını söylediğini iddia ediyorsun, lakin, 40 derece güneş altında, insanlar sıcaktan kavrulurken, açık bir gökyüzünde diye ifade ettiğim bir cümleden, dondurucu soğukdan bahsettiğimi iddia ederseniz, bu algı değil, yorum bile değil, düpedüz, ya yanlış anlamaktır(ki böylesine can kurban), ya da çarpıtmaktır. Objektif olmak neden zor olsun ki?
Diyorsunuz ki ''Allah'ın yaratıp yönettiği gücü,yani yıldırımları etkisiz hale getirmek için kullanılan paratonerler,otomatikman Allah ile mücadeleye girişmek demek oluyor,niyetlerden bağımsız'',ben yukarılarda bu görüşe kaç kez itiraz ettiğimiz artık hatırlamıyorum,siz böyle düşünüyorsanız böyledir,benim görüşlerim bellidir,uzatmak istemiyorum.
HAYIR bak yine değiştirdin. Allah'ın yaratıp, yönettiği yıldırımlar demiyorum, dilediğine isabet ettirmek İÇİN yollayabildiği, korkutmak için şimşek, yıldırımları göstermesi, lakin boşa çıkartılabilmesi yönüne değiniyorum. Hadi insanların ekonomik-politik çıkarlar uğruna korku ve inançların, zaafların, acziyetin istismarı, kullanılmasını saygın, doğru bir yöntem olarak görüyor ve bir zamanlar bunu yapan insanların bugünün biliminden habersiz olmaları ve haliyle o dönemler insanların çaresiz kaldıkları şiddeti, doğa olayları ve felaketlerini kullanmalarının, günümüz açısından cehaleti temsil ettiğini de kabul etmiyorsunuz, kabul, vay efendim paratoner arızalıysa filan diyorsunuz, ya değilse?

Unutmadan, şahit olmadığın bir şey için, şahidim diye yemin etmek nedir?Derdim objektifliğe vurgudur, anlatabiliyor muyum? Dayatımdan şikayet ederseniz bu size heleki korkutmak, korku kullanımı kapsamıyla dayatılan her şeyi ret etmenizi gerektirir(mesele sadece dayatım değil, uygunsuz, çok uygunsuz bir tutum meselesidir de), bir davranışı, yaklaşımı yanlış bulursanız, kıvırtmak dediğim duruma kendinizi düşürmemelisiniz. Örneğin şahit olmadığınız halde şahidim demek yalan söylemektir, şahit olmadığınız halde yemin etmek ise sanırım doğru bir tutum olmasa gerek. Siz bana şahit olmayan bir insanın yalancı şahitliğini doğru kabul edemem derseniz, bu halde kendinizle tutarlı hareket etmeniz gerekir, ya da her yalana, yanlışa kendinize gelince kılıf uydurmaya meylederseniz, kendi kendinize olan saygınlığınızı yoke dersiniz, bize bir şey olmaz, biz de sana bir şey dayatamayız(çünkü korkutmuyoruz, ödül, ceza vermiyoruz, bizle aynı düşünmek zorundasın demiyoruz!!!!), görüşümüzü dile getirmiş oluruz o kadar.

Vefik Sami
07-04-2015, 14:28
Bana "eğer Allah dilerse ısınan hava genleşmez" demen cevap olmaz,

sn. spartacus;

Allah dilediği her şeyi dilediği şekilde ve sınırsız yapabiliyor ise; bu, bir noktadan sonra artık kendisiyle çelişmeye başladığı anlamına gelmez mi ?
Buna özellikle müslüman arkadaşların cevap vermesini isterim.

Bybars
07-04-2015, 16:02
Gerçekten bir tutarsızlık görünüyor burada, acaba buna Bybars'ın cevabı ne olur?

Kelime-i şehadet,tevhid(Allah'ın tekliği) inancının ve Muhammed (a.s)'ın da Allah'ın kulu ve elçisi olduğunun doğrulanmasıdır,bir müslümanın bunları söylemesinde ne sakınca var?

Aleph
07-04-2015, 16:07
Kelime-i şehadet,tevhid(Allah'ın tekliği) inancının ve Muhammed (a.s)'ın da Allah'ın kulu ve elçisi olduğunun doğrulanmasıdır,bir müslümanın bunları söylemesinde ne sakınca var?
Muhammed'e gökten vahiy geldiğine şahid oldunuz mu? Elçi olduğuna nasıl şehadet ediyorsunuz? Görmediğiniz bir şeye şehadet ederek kendi tanımlamanıza gore yalan söylemiş olmuyor musunuz?

Bybars
07-04-2015, 16:21
Muhammed'e gökten vahiy geldiğine şahid oldunuz mu? Elçi olduğuna nasıl şehadet ediyorsunuz? Görmediğiniz bir şeye şehadet ederek kendi tanımlamanıza gore yalan söylemiş olmuyor musunuz?

biz sadece görmediğimiz şeye değil,kur'an'a ve yaşadığımız evrenin işleyişine,düzenine vs.bakarak da tevhid inancına ve Muhammed (a.s)'ın onun elçisi olduğuna kanaat getiriyoruz.

İlahimasal
07-04-2015, 16:27
biz sadece görmediğimiz şeye değil,kur'an'a ve yaşadığımız evrenin işleyişine,düzenine vs.bakarak da tevhid inancına ve Muhammed (a.s)'ın onun elçisi olduğuna kanaat getiriyoruz.

aleph size çok net bir soru yöneltmiş ama cevap kaçamak olmuş.

şehadet etmek ŞAHİTLİK etmek demek.

görmediğiniz bir olaya şahitlik etmeniz..sizinde bu yalana ortak anlamına gelmezmi..

gerçi sizede hak veriyorum.bende bir zamanlar bakan kördüm.düzelmenizi umuyorum.

bakmak ve görmek.

Vefik Sami
07-04-2015, 16:30
biz sadece görmediğimiz şeye değil,kur'an'a ve yaşadığımız evrenin işleyişine,düzenine vs.bakarak da tevhid inancına ve Muhammed (a.s)'ın onun elçisi olduğuna kanaat getiriyoruz.

"kanâ'at getirmek" ile "şâhitlik etmek" arasındaki kalın çizginin farkındasınızdır umarım.

Bybars
07-04-2015, 16:44
Bana "eğer Allah dilerse ısınan hava genleşmez" demen cevap olmaz, nasıl ki bu bir olgu ise, yıldırımların meydana gelişide olgudur, nesneldir, doğaldır. Genleşir demem de bir dayatım olmuyor! -40 derece soğuklar olabilir, o nedenle de o zamanlarda hava genleşmez, büzülür vb demekle bir geçerli karşıt ifade sunmuş olmuyorsun. Halbuki ifade açıktı, ısınan(!) hava deniyor, paratoner içinde böyle, yıldırımı etkisiz hale getirir. Bunu idrak edemiyor musun? Gerçekten?

İkisi aynı şey mi?Biri doğanın değişmez bir kanunu,diğeri insan yapımı bir aracı işlevi.

Ben ''ısınan havanın genleştiğine'' itiraz etmedim ki,bilimin kanıtladığı bir doğa kanunudur ve bana göre de Allah'ın evrende koyduğu kanunlardan bir tanesidir.

Şu ''yıldırım-paratoner-Allah'ın dileği'' üçgeninde gidip gelen konudan artık gına geldi,tartışmayı uzatmak istemiyorum,tamam,paratonerler ''Allah'ın iradesini geçersiz kılar'',siz yendiniz,ben altta kaldım,istediğiniz oldu mu?

hayır benim adıma konuşuyorsun, DEDİN diyorsun, dayatıyorsun diyorsun, algıladığını söylediğini iddia ediyorsun, lakin, 40 derece güneş altında, insanlar sıcaktan kavrulurken, açık bir gökyüzünde diye ifade ettiğim bir cümleden, dondurucu soğukdan bahsettiğimi iddia ederseniz, bu algı değil, yorum bile değil, düpedüz, ya yanlış anlamaktır(ki böylesine can kurban), ya da çarpıtmaktır. Objektif olmak neden zor olsun ki?

siz de bunu idrak edin lütfen,ben sizin adınıza konuşmuyorum,kendi algımı dile getiriyorum.Olmuştur belki de''40 derece güneş-dondurucu soğuk'' örneğiniz de iddia ettiğiniz gibi,sizin söylediğinizin bu derece zıttında görüşleri size atfettiğimi düşünmüyorum,mübalağa yapmayınız lütfen.

HAYIR bak yine değiştirdin. Allah'ın yaratıp, yönettiği yıldırımlar demiyorum, dilediğine isabet ettirmek İÇİN yollayabildiği, korkutmak için şimşek, yıldırımları göstermesi, lakin boşa çıkartılabilmesi yönüne değiniyorum. Hadi insanların ekonomik-politik çıkarlar uğruna korku ve inançların, zaafların, acziyetin istismarı, kullanılmasını saygın, doğru bir yöntem olarak görüyor ve bir zamanlar bunu yapan insanların bugünün biliminden habersiz olmaları ve haliyle o dönemler insanların çaresiz kaldıkları şiddeti, doğa olayları ve felaketlerini kullanmalarının, günümüz açısından cehaleti temsil ettiğini de kabul etmiyorsunuz, kabul, vay efendim paratoner arızalıysa filan diyorsunuz, ya değilse?

''Allah'ın yaratıp-yönetmesi'' derken ''dilediği gibi tasarruf hakkından'' bahsetmiştim.Yoksa gerçekten yanlış mı anlıyorum,siz bu ''objektif-bilimsel'' tespitleri(tamam ''görüşleriniz'' demiyorum artık) Ra'd suresindeki 13.ayete atıfla söylemiyor musunuz?Yani ''Allah dilediğine isabet ettirir'' denen ayete atfen.

Derdim objektifliğe vurgudur, anlatabiliyor muyum? Dayatımdan şikayet ederseniz bu size heleki korkutmak, korku kullanımı kapsamıyla dayatılan her şeyi ret etmenizi gerektirir(mesele sadece dayatım değil, uygunsuz, çok uygunsuz bir tutum meselesidir de), bir davranışı, yaklaşımı yanlış bulursanız, kıvırtmak dediğim duruma kendinizi düşürmemelisiniz. Örneğin şahit olmadığınız halde şahidim demek yalan söylemektir, şahit olmadığınız halde yemin etmek ise sanırım doğru bir tutum olmasa gerek. Siz bana şahit olmayan bir insanın yalancı şahitliğini doğru kabul edemem derseniz, bu halde kendinizle tutarlı hareket etmeniz gerekir, ya da her yalana, yanlışa kendinize gelince kılıf uydurmaya meylederseniz, kendi kendinize olan saygınlığınızı yoke dersiniz, bize bir şey olmaz, biz de sana bir şey dayatamayız(çünkü korkutmuyoruz, ödül, ceza vermiyoruz, bizle aynı düşünmek zorundasın demiyoruz!!!!), görüşümüzü dile getirmiş oluruz o kadar.

içtenlikle söylüyorum,ben de objektif omaya çalışıyorum zaten.her türlü dayatmaya da karşıyım,''Dinde zorlama yoktur'',''Sizin dininiz size,benim dinim bana'' bu ayetler benim yoluma ışık tutan ayetlerdir.

BEN,kelime-i şehadetteki ''şahitlik'' ettik deyi hiç görmedğimiz bir şeye inanan insan değilim,kur'an'da söylenenlere bakarım,evrene,doğaya,canlılara bakarım,buralardan gözlemlerim sonucu Allah'ınn tekliğine olan inancım ve Muhammed a.s'ın elçiliğine olan inancım pekişir,artar.

RollingStones
07-04-2015, 16:51
Bir şahitlik örneği,

“(İsâ) sordu: “Kim Allah’a ulaşan yolda bana yardım eder?” Havariler dediler ki: “Allah’ın yardımcıları biziz: Biz Allah’a inandık, Sen de şahit ol ki biz Allah’a teslim olan müslümanlarız! “Rabbimiz! İndirdiklerine iman ettik, elçiye de tabi olduk: Bu nedenle bizi (hakikate) şahit olanlarla birlikte yaz!” (Âl-i İmran 3:52-53).

Bybars
07-04-2015, 17:22
"kanâ'at getirmek" ile "şâhitlik etmek" arasındaki kalın çizginin farkındasınızdır umarım.

herkes benim mentalitem de olsa zaten,kesin bilgiye ulaştıkta sonra kanaat getirmeden o kelime-i şehadeti gönül rahatlığıyla söyleyemez ama diyorum ya herkes benim mentalitem de olsa.

İlahimasal
07-04-2015, 17:25
herkes benim mentalitem de olsa zaten,kesin bilgiye ulaştıkta sonra kanaat getirmeden o kelime-i şehadeti gönül rahatlığıyla söyleyemez ama diyorum ya herkes benim mentalitem de olsa.

baybars ben senin ikiz kuleleri yıkdığına şehadet ederim..

bu durumu insanlar sana nasıl anlatıcak merakla bekliyorum

Bybars
07-04-2015, 17:27
aleph size çok net bir soru yöneltmiş ama cevap kaçamak olmuş.

şehadet etmek ŞAHİTLİK etmek demek.

görmediğiniz bir olaya şahitlik etmeniz..sizinde bu yalana ortak anlamına gelmezmi..

gerçi sizede hak veriyorum.bende bir zamanlar bakan kördüm.düzelmenizi umuyorum.

bakmak ve görmek.

cevabım kaçamak değil,açık ve net.ben diyorum ki;benim anlayışıma göre,okumalarınız,gözlemleriniz,tecrübeleriniz sonucunda edindiğiniz kanaatiniz,sizin aklen ve vicdanen doygun hale gelmenizi sağlamadıktan sonra kelime-i şehadet neye yarar,sadece lafta kalır.

İlahimasal
07-04-2015, 17:32
cevabım kaçamak değil,açık ve net.ben diyorum ki;benim anlayışıma göre,okumalarınız,gözlemleriniz,tecrübeleriniz sonucunda edindiğiniz kanaatiniz,sizin aklen ve vicdanen doygun hale gelmenizi sağlamadıktan sonra kelime-i şehadet neye yarar,sadece lafta kalır.

şayet allahı gördüyseniz ve muhammedin ona elçi olduğunun kesin 5 duyunuzla şahidi iseniz bunu siz ispat edin o zaman

diyinki ben allahı gördüm muhammede de yanınnda şahit oldum.

diyi verin bunu....

spartacus
07-04-2015, 21:44
İkisi aynı şey mi?Biri doğanın değişmez bir kanunu,diğeri insan yapımı bir aracı işlevi.
Elbette aynı şey. Birisi ısınan havanın genleşmesi, öteki de elektrik yükünün boşalması. İkiside tamamen doğa olayı.

Ben ''ısınan havanın genleştiğine'' itiraz etmedim ki,bilimin kanıtladığı bir doğa kanunudur ve bana göre de Allah'ın evrende koyduğu kanunlardan bir tanesidir.
Paratoner de gelen elektrik yükünü toprağa aktarıyor, yani tamamen doğa kanunlarının kullanımı, yine tamamen doğa kanunu işliyor. Değil mi?

Şu ''yıldırım-paratoner-Allah'ın dileği'' üçgeninde gidip gelen konudan artık gına geldi,tartışmayı uzatmak istemiyorum,tamam,paratonerler ''Allah'ın iradesini geçersiz kılar'',siz yendiniz,ben altta kaldım,istediğiniz oldu mu?
Kimseyi yenmedim, böyle yaklaşmanızda bana göre sorunlu(sizinle yarışmıyor ya da güreşmiyorum), sadece böyle bir ayetin varlığıydı sorun teşkil eden, benim-senin ne dediğim değil ki. Yani konuya sorun olan bir ayetin insanları korkutmak adına tamamen doğa koşullarında oluşan bir olayı kullanmasıdır ve gel zaman, git zaman bilimin ilerlemesi ile düştüğü durumdur(bu bir TESPİTTİR). Nedenide açıkladım, çünkü o dönemlerde insanlar çaresizdi.

Bu gün eğer paratoner olmasaydı ve 10 milyonluk şehirlerde yüksek binaların adedini düşünürseniz, her gün bir dolu yıldırım vakası haberi alırdınız haliyle KORKMAMAK elde olmazdı. Ki paratonerler sadece dikildikleri yapıyı korumazlar, konuma, yüksekliğe göre geniş bir çevreyi koruma altına alırlar, birisi arızalı bile olsa yıldırım öteki-lerin kapsamı alanına girebilir :). İnsanların aczinin, korkularının kullanılması, insanların kendi elleriyle yüklediği sembollerin ilahiliğini zedeler, bu bir insan olsa kişilikiz, kötü bir davranış olarak hemde sanırım sizin tarafınızdan dahi olumsuz karşılanırdı. haliyle olumlu bulmuyoruz.
http://www.izlesene.com/video/18-yasiiindaki-gencin-sadece-3-saatlik-kabir-azabiibretlik/7579226

Şimdi bu türlerin sahtekarlıklarla kendi sitelerine reklam, bağış ya da kitle çekmek amaçlı -böyle sana binlerce video, hikaye bulabilirim- yaptığını sen doğru bulabilirsin, ya da depremlerin sebebi başı açık gezen kızlardır, depremler Allah'ın helakıdır vb deyip kaset satanlarıda... Haysiyetsizliktir. bu ve yukarıda açıkladım, ifadelerim TESPİTTİR, ANALİZDİR, dayatım değildir. Haliyle senden korkuları, ödül, ceza gibi şeyleri kullanarak dayatanı eleştirmeni beklerdim.

Dayatmak nedir bilir misin? Heleki ÇARESİZ, TERCİHSİZ bırakmak çerçevesiyle, lütfen bana karşı bu ifadeleri kullanma.

BEN,kelime-i şehadetteki ''şahitlik'' ettik deyi hiç görmedğimiz bir şeye inanan insan değilim,kur'an'da söylenenlere bakarım,evrene,doğaya,canlılara bakarım,buralardan gözlemlerim sonucu Allah'ınn tekliğine olan inancım ve Muhammed a.s'ın elçiliğine olan inancım pekişir,artar.
Eğer birisi çıkıp yemin ederek Superman'in birilerini kurtardığı ya da elini tuttuğuna şahitlik ettiğini söyleseydi ve bu yeminde bir örgütün andı haline getirilseydi, ne düşünürdün? Bu söz inancınızla ilgili değil ki pekiştirsin, sadece politik bir tutum.

Lütfen ifadeleri yerli yerinde alın, şahitlik bir insanın bir olaya, hal ya da duruma, tanık olmasıdır. Bu durum söz konusu olmadığı halde kişi kendisini tanık olarak görüyor, yemin ediyor ve şahidim diyorsa bu yalancı şahitliktir. İnancınız ile ilgisi yok, ortada yalana dayalı bir tutum var. İnançlı değilsiniz, tarafgir, holigan tarzlı politik, ideolojik bağımlı durum sergiliyorsunuz. bu tür politik şartlandırma yöntemleride sizi inançlı değil bağımlı(çaresiz, tercihsiz bırakmak, dayatım) kılmak içindir(!). İnanç böyle bir şey değil(böyle şeyler gereksinim değildir inanç açısından), islam denen politik(!) yapıya, doğuştan sonra çevre faktörü ile şartlandırılmış, bağımlısınız. İnancı bu konuya alet etmeyin.

Vefik Sami
07-04-2015, 21:56
herkes benim mentalitem de olsa zaten,kesin bilgiye ulaştıkta sonra kanaat getirmeden o kelime-i şehadeti gönül rahatlığıyla söyleyemez ama diyorum ya herkes benim mentalitem de olsa.

Afedersiniz.
Argoda "salağa yatmak" diye bir deyim var.
"Teşbihte hatâ olmaz" denir; tavrınız bu argoyu çağrıştırmakta.

Muhammed'i hiç görmediğiniz hâlde, nasıl olup da "Allah'ın peygamberi" olduğuna şahâdet etmektesiniz ?
Misâl; vahyin gelişine, vahyi getiren meleğe şâhit oldunuz mu ?

İnanmak başka.
Misâl ben MESİH inanırıyım.
MESİH'in elçiliğine ve sözlerinin de Tanrı kelâmı olduğuna inanıyorum.
Şimdi böyle denirse, sorun olmaz.
Ama siz "şâhidim" diyorsunuz.

Acabâ hangi mahkeme hiç görmediğiniz, tanığı olmadığınız bir hususda sırf kulaktan dolma bilgilerinizden ötürü sizin şahitliğinizi kabul eder ki ?

Bybars
07-04-2015, 23:54
şayet allahı gördüyseniz ve muhammedin ona elçi olduğunun kesin 5 duyunuzla şahidi iseniz bunu siz ispat edin o zaman

diyinki ben allahı gördüm muhammede de yanınnda şahit oldum.

diyi verin bunu....


he gördüm gardaş he,zamanda yolculuk yaptım,14 asır önceye gittim,herşeyi gördüm ve geldim:wave:

Bybars
08-04-2015, 00:20
Afedersiniz.
Argoda "salağa yatmak" diye bir deyim var.
"Teşbihte hatâ olmaz" denir; tavrınız bu argoyu çağrıştırmakta.

Muhammed'i hiç görmediğiniz hâlde, nasıl olup da "Allah'ın peygamberi" olduğuna şahâdet etmektesiniz ?
Misâl; vahyin gelişine, vahyi getiren meleğe şâhit oldunuz mu ?

İnanmak başka.
Misâl ben MESİH inanırıyım.
MESİH'in elçiliğine ve sözlerinin de Tanrı kelâmı olduğuna inanıyorum.
Şimdi böyle denirse, sorun olmaz.
Ama siz "şâhidim" diyorsunuz.

Acabâ hangi mahkeme hiç görmediğiniz, tanığı olmadığınız bir hususda sırf kulaktan dolma bilgilerinizden ötürü sizin şahitliğinizi kabul eder ki ?

Ben öyle kuru kuruya,işin özünü kavramadan,bilinçsizce,körü körüne bir şahitlikten bahsetmiyorum,bende böyle bir zihniyet yok,ben okumalarım,gözlemlerim,tecrübelerim vs. sonucu o kelimei şehadette geçen hususlara olan imânımı elde etmiş oluyorum.yani bana göre,şehadet ettim deyi kurtulmak yok,bunun gereğini yerine getireceksin,meselenin derinliğine ineceksin,aklen ve vicdânen belli bir seviyeye geleceksin ki zikrettiğin şehadet kelimesinin bir anlamı,ağırlığı olsun.

Aleph
08-04-2015, 00:47
Ben iptalim beyler.. :)

pianola
08-04-2015, 00:57
Ben öyle kuru kuruya,işin özünü kavramadan,
..
..
,meselenin derinliğine ineceksin

O halde nedir bu 'isin ozu' sevgili Bybars?

Vefik Sami
08-04-2015, 11:22
Ben öyle kuru kuruya,işin özünü kavramadan,bilinçsizce,körü körüne bir şahitlikten bahsetmiyorum,bende böyle bir zihniyet yok,ben okumalarım,gözlemlerim,tecrübelerim vs. sonucu o kelimei şehadette geçen hususlara olan imânımı elde etmiş oluyorum.yani bana göre,şehadet ettim deyi kurtulmak yok,bunun gereğini yerine getireceksin,meselenin derinliğine ineceksin,aklen ve vicdânen belli bir seviyeye geleceksin ki zikrettiğin şehadet kelimesinin bir anlamı,ağırlığı olsun.

Bakınız; ben imanınızı sorgulamıyorum.
Kelime-i şahâdet'te Muhammed'in "Allah'ın elçisi" olduğuna şahitlik edilmekte.
Muhammed'i siz bizzat gördünüz mu ?
Vahiy alırken yanında mıydınız ?

Evvelâ "şahâdet/şâhitlik" kavramının anlamını öğrenmelisiniz. Şâhit; herhangi bir hadiseyi bütün yönleriyle gözüyle görmüş, gördüklerinin özünü, mâhiyetini sebep-sonuç bağlamında kavramış kişidir. Mahkemelerde şâhitlik edenlerin bâzılarına "görgü şâhidi" denir.

Neden ?

Çünki; insanlar bir şeyleri sadece görmüşerdir.
Bu görme, görülenin tüm yönleriyle bilindiği/kavrandığı anlamı taşımaz.
Şu fıkra sanırım şahitlik noktasında ne demek istediğimi net biçimde gösterecektir.

Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve yüksek sesle Cami Cemaatine sorar :

-Aranızda müslüman olan var mı ? korkudan kimse bişey diyemez. Bir müddet sonra yaşlı bir adam ayağa kalkar ve ' ben müslümanım' der.

Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. Adam dışarıda ki koç sürüsünü
gösterip:

-Amca, şunları kurban edicem de ben beceremem yardım eder misin! ? der.
Yaşlı adam bayağı bir hayvanı kestikten sonra ' ben yoruldum , artık başka birini bul ' der....

Adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve cemaate yüksek sesle tekrar sorar:

-Aranızda başka müslüman var mı , varsa yanıma gelsin ?

Az önceki giden yaşlı adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:

' Ula bağa ne bakıp duraysunuz uşaklar ? İki rekat namaz kildurduk diye müslüman mı olduk ' ... Yüce İsa hepimizi korusun...

Demem o ki; şahit olmak için bir şeyleri görmüş olmak da yetmiyor. Görülenleri esas mâhiyetiyle bilmek ve kavramak da gerekiyor. Siz ise hiç görmediğiniz, görme imkânınızın aslâ olmayacağı bir kişinin "elçilik" iddiasına "şâhidim" diyorsunuz. Kusura bakmayın ama; bunun tam adı yalancı şâhitliktir. Yalancı şâhitliği kabul edip, karşılığında "Cennet" vaad eden bir dinin sağlamlığını/güvenilirliğini varın siz düşünün.

Benim, kimsenin inancı ile bir alıp-veremediğim yok.
"Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna inanıyorum" derseniz; mes'ele olmaz.
Ama siz, "Şahidim" diyorsunuz.

Hâlâ anlatamadık mı acabâ ?

spartacus
08-04-2015, 12:20
Ben öyle kuru kuruya,işin özünü kavramadan,bilinçsizce,körü körüne bir şahitlikten bahsetmiyorum,bende böyle bir zihniyet yok,ben okumalarım,gözlemlerim,tecrübelerim vs. sonucu o kelimei şehadette geçen hususlara olan imânımı elde etmiş oluyorum.yani bana göre,şehadet ettim deyi kurtulmak yok,bunun gereğini yerine getireceksin,meselenin derinliğine ineceksin,aklen ve vicdânen belli bir seviyeye geleceksin ki zikrettiğin şehadet kelimesinin bir anlamı,ağırlığı olsun.
Bybars bu ifadelerinde geçerli değil. İslam dediğimiz politik örgüt ortamında önce şehadet sonra iman gelir.

Şehadet ŞARTTIR Bybars, ZARURİYETTİR, sizin saydığınız gibi ben önce vakıf olurum, okumalarım, gözlemlerim, aklen derinlik, iman, sonrada tercihimi yaparım diye bir lüksünüzde yok.


Şarttır, mecbur koşulur.
Yalancı şahitliktir.
Şahit olmak ayrı, inanmak ayrıdır Allah'a ve Muhammed'in peygamber olduğuna inanıyorum diyebilirsiniz, şahidim diyemezsiniz, dersinizde yalancı şahitliktir. Zeus'un elçilerine şahit olduğunuzu söylemekle hiç bir fark yoktur.

Kıvırmak erdem değildir, inançlı kişi kıvırıyorsa inancın ne olduğunu kavramamış, dinin politik-ideolojik şırıngasına mahkum olmuş demektir. İnancın kıvırması, politik kullanımı, pazarlığı, dayatımı, kafalaması, korkutması, ödülü, cezası, birilerince çeşitli çıkar ekseniyle kullanımı olmaz, olursa inanç olmaz.

İnanan kişi ben böyle inanıyorum kardeşim der ve şehadet gibi politik kullanımlıklar inancı bitirir, inanca da terstir.

Bybars
08-04-2015, 13:00
Elbette aynı şey. Birisi ısınan havanın genleşmesi, öteki de elektrik yükünün boşalması. İkiside tamamen doğa olayı.

Doğrudur,paratonerler de doğadan faydalanıldığını bilmiyordum,öğrenmiş oldum ama yine de işe insan eli değdiği için,''arada sırada'' da olsa da arıza yapma,işlev görememe gibi bir ihtimali olduğu için yine de ikisi aynı şey değil.

Kimseyi yenmedim, böyle yaklaşmanızda bana göre sorunlu(sizinle yarışmıyor ya da güreşmiyorum), sadece böyle bir ayetin varlığıydı sorun teşkil eden, benim-senin ne dediğim değil ki. Yani konuya sorun olan bir ayetin insanları korkutmak adına tamamen doğa koşullarında oluşan bir olayı kullanmasıdır ve gel zaman, git zaman bilimin ilerlemesi ile düştüğü durumdur(bu bir TESPİTTİR). Nedenide açıkladım, çünkü o dönemlerde insanlar çaresizdi.


Hani bir de insanın tartışma sonunda kendi fikirlerinden vazgeçmesi,karşı tarafın sözlerine iknâ olması durumu vardır ya,ha işte ben ondan bahsetmiştim.

Bu gün eğer paratoner olmasaydı ve 10 milyonluk şehirlerde yüksek binaların adedini düşünürseniz, her gün bir dolu yıldırım vakası haberi alırdınız haliyle KORKMAMAK elde olmazdı. Ki paratonerler sadece dikildikleri yapıyı korumazlar, konuma, yüksekliğe göre geniş bir çevreyi koruma altına alırlar, birisi arızalı bile olsa yıldırım öteki-lerin kapsamı alanına girebilir . İnsanların aczinin, korkularının kullanılması, insanların kendi elleriyle yüklediği sembollerin ilahiliğini zedeler, bu bir insan olsa kişilikiz, kötü bir davranış olarak hemde sanırım sizin tarafınızdan dahi olumsuz karşılanırdı. haliyle olumlu bulmuyoruz.
http://www.izlesene.com/video/18-yas...retlik/7579226

Şimdi bu türlerin sahtekarlıklarla kendi sitelerine reklam, bağış ya da kitle çekmek amaçlı -böyle sana binlerce video, hikaye bulabilirim- yaptığını sen doğru bulabilirsin, ya da depremlerin sebebi başı açık gezen kızlardır, depremler Allah'ın helakıdır vb deyip kaset satanlarıda... Haysiyetsizliktir. bu ve yukarıda açıkladım, ifadelerim TESPİTTİR, ANALİZDİR, dayatım değildir. Haliyle senden korkuları, ödül, ceza gibi şeyleri kullanarak dayatanı eleştirmeni beklerdim.


O videodaki hadiseyi biliyorum,çok öncelerde izlemiştim.Ben,insanların inançlarını sömürmek yoluyla maddi çıkar sağlanmasına sonuna kadar karşıyım,bu tam anlamıya haysisetsizce,şerefsizce,onursuzca ve âdice bir davranıştır,islam da bunu asla hoşgörmez,Allah'ın yüce ve temiz dinini dünyevi menfaatleri için kullananlara Allah dünyada da ahirette de hakettikleri karşılığı,cezayı verecektir,bundan zerre kadar şüphem yok.

Eğer birisi çıkıp yemin ederek Superman'in birilerini kurtardığı ya da elini tuttuğuna şahitlik ettiğini söyleseydi ve bu yeminde bir örgütün andı haline getirilseydi, ne düşünürdün? Bu söz inancınızla ilgili değil ki pekiştirsin, sadece politik bir tutum.

Lütfen ifadeleri yerli yerinde alın, şahitlik bir insanın bir olaya, hal ya da duruma, tanık olmasıdır. Bu durum söz konusu olmadığı halde kişi kendisini tanık olarak görüyor, yemin ediyor ve şahidim diyorsa bu yalancı şahitliktir. İnancınız ile ilgisi yok, ortada yalana dayalı bir tutum var. İnançlı değilsiniz, tarafgir, holigan tarzlı politik, ideolojik bağımlı durum sergiliyorsunuz. bu tür politik şartlandırma yöntemleride sizi inançlı değil bağımlı(çaresiz, tercihsiz bırakmak, dayatım) kılmak içindir(!). İnanç böyle bir şey değil(böyle şeyler gereksinim değildir inanç açısından), islam denen politik(!) yapıya, doğuştan sonra çevre faktörü ile şartlandırılmış, bağımlısınız. İnancı bu konuya alet etmeyin.
__________________

Sizin söylediğiniz yerinde,bizzat gözlerimle görme halini tabii yaşamadım ama benim bahsettiğim başka bir şahitlik hâlidir,yukarıda açıklamıştım ama bunu da siz başka türlü anlıyorsunuz.,Şu ''şahitlik'' kavramını biraz da gerçek anlamının dışına çıkarak değerlendirin bir kere olsun.

Bybars
08-04-2015, 13:05
Bybars bu ifadelerinde geçerli değil. İslam dediğimiz politik örgüt ortamında önce şehadet sonra iman gelir.

Şehadet ŞARTTIR Bybars, ZARURİYETTİR, sizin saydığınız gibi ben önce vakıf olurum, okumalarım, gözlemlerim, aklen derinlik, iman, sonrada tercihimi yaparım diye bir lüksünüzde yok.
Şarttır, mecbur koşulur.
Yalancı şahitliktir.
Şahit olmak ayrı, inanmak ayrıdır Allah'a ve Muhammed'in peygamber olduğuna inanıyorum diyebilirsiniz, şahidim diyemezsiniz, dersinizde yalancı şahitliktir. Zeus'un elçilerine şahit olduğunuzu söylemekle hiç bir fark yoktur.

Hayır,benim anladığım islam da önce iman sonra şehadet gelir.Çünkü aklen ve vicdânen belli bir doygunluk seviyesine varmadıkça ağızdan çıkan sözün bir hükmü yoktur,kaâle alınmaz.

Ayrıca ben,islam dinine girmek ''kelime-i şehadet'' getirme gibi bir ritüelin farz olduğu hükmüne hiçbir yerde rastlamadım,münâfıkları düşünün meselâ,yani ağzının söylediğini kalbine yerleştirmemiş olan insan tipini,bunların kelime-i şehadet getirmesinin Allah katında bir hükmü olabilir mi?

Bybars
08-04-2015, 13:11
Bakınız; ben imanınızı sorgulamıyorum.
Kelime-i şahâdet'te Muhammed'in "Allah'ın elçisi" olduğuna şahitlik edilmekte.
Muhammed'i siz bizzat gördünüz mu ?
Vahiy alırken yanında mıydınız ?

Evvelâ "şahâdet/şâhitlik" kavramının anlamını öğrenmelisiniz. Şâhit; herhangi bir hadiseyi bütün yönleriyle gözüyle görmüş, gördüklerinin özünü, mâhiyetini sebep-sonuç bağlamında kavramış kişidir. Mahkemelerde şâhitlik edenlerin bâzılarına "görgü şâhidi" denir.

Neden ?

Çünki; insanlar bir şeyleri sadece görmüşerdir.
Bu görme, görülenin tüm yönleriyle bilindiği/kavrandığı anlamı taşımaz.
Şu fıkra sanırım şahitlik noktasında ne demek istediğimi net biçimde gösterecektir.


Hayır,görmedim,yanında da değildim,istediğiniz cevabı aldınız herhalde,bu mana da tabii ki şahitlik etmedim,nokta.

Demem o ki; şahit olmak için bir şeyleri görmüş olmak da yetmiyor. Görülenleri esas mâhiyetiyle bilmek ve kavramak da gerekiyor. Siz ise hiç görmediğiniz, görme imkânınızın aslâ olmayacağı bir kişinin "elçilik" iddiasına "şâhidim" diyorsunuz. Kusura bakmayın ama; bunun tam adı yalancı şâhitliktir. Yalancı şâhitliği kabul edip, karşılığında "Cennet" vaad eden bir dinin sağlamlığını/güvenilirliğini varın siz düşünün.


Kelime-şehâdet getiren herkesin otomatikman cennete gideceğini de nereden çıkardınız,ben böyle bir din bilmiyorum,sizin dininizde varsa öyle bir inanç,bilemem orasını.

Benim, kimsenin inancı ile bir alıp-veremediğim yok.
"Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna inanıyorum" derseniz; mes'ele olmaz.
Ama siz, "Şahidim" diyorsunuz.

Hâlâ anlatamadık mı acabâ ?

Anladık efendim anladık,siz söylemeden de biliyorduk zaten.

Bybars
08-04-2015, 13:13
O halde nedir bu 'isin ozu' sevgili Bybars?

İşin özü şu,yukarıda kısa ve öz belirttim aslında,getirdiğin kelime-i şehâdetin içini dolduracaksın,öyle münâfıklar gibi,dilinin söylediğini kalbin inkâr etmeyecek.

Vefik Sami
08-04-2015, 14:10
Hayır,görmedim,yanında da değildim,istediğiniz cevabı aldınız herhalde,bu mana da tabii ki şahitlik etmedim,nokta.


Maksat hâsıl oldu o zaman.
Diğer ithamlarınıza değinip mevzûyu uzatmakta bir yarar görmüyorum.

Bybars
08-04-2015, 14:12
Maksat hâsıl oldu o zaman.
Diğer ithamlarınıza değinip mevzûyu uzatmakta bir yarar görmüyorum.


karar sizin.

İlahimasal
08-04-2015, 15:08
Anladık efendim anladık,siz söylemeden de biliyorduk zaten.[/QUOTE]

ben allahı gördüm .perde arkasından tek başına orda duruyordu.
ben cebrail muhammede elçilik görevini hira dağında verirken yanındaydım.

Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh

Ben şahitlik ( Gözümle gördüm) ederim ki, Allah’dan başka ilah yoktur. Yine şahitlik(gözümle gördüm) ederim ki, Muhammed Aleyhisselam onun kulu ve Resûlüdür

baybars niye yalan söylesinki .benim şahit olduğum şeye oda şahit olmuşdur.

görmüşdúr.

spartacus
08-04-2015, 21:11
Hayır,benim anladığım islam da önce iman sonra şehadet gelir.Çünkü aklen ve vicdânen belli bir doygunluk seviyesine varmadıkça ağızdan çıkan sözün bir hükmü yoktur,kaâle alınmaz.

Ayrıca ben,islam dinine girmek ''kelime-i şehadet'' getirme gibi bir ritüelin farz olduğu hükmüne hiçbir yerde rastlamadım,münâfıkları düşünün meselâ,yani ağzının söylediğini kalbine yerleştirmemiş olan insan tipini,bunların kelime-i şehadet getirmesinin Allah katında bir hükmü olabilir mi?
Kelime-i Şehadet ŞART mı? Değil mi? Oysa demiştim ki, şarttır, şart ile gönül işi aynı çerçeveye indirgenemez. Gönül, inanç işi olsa, zaten kimse yalancı şahitlik etmeye meyletmez! Allah katında yalancı şahitliğin hükmü olur mu -ki ağız ile gönül farkı bir ayrım meydana getirsin?

Din ile inancı koca, kalın bir duvarla ayırmak gerekir, birisi inançtır, öteki istismar, inancı politik, ekonomik, aile, soy, sınıf, kast, iktidar vb eksenli kullanmak. İşte bu şehadet konusu bir örnektir...

Kaldı ki bu şahitliği/tanıklığı kimin yaptığının ne önemi var, münafıklık, ağızdan söylemek vs konu ediyorsunuz? Odaklanacağımız nokta şahitlik-şahit olmak durumudur, insan nasıl şahit olabilir? Hiç dolandırmadan bu soruya yanıt vermeniz gerekir. zaten konuya da bu nedenle girdi, bir ayet yoğurda kara derse, sizde tartışmasız kara diyeceğiniz için. şahit olmak nedir iyi bildiğiniz halde, ifadelerinizin şahitlik/tanıklık ile hiç, ama hiç ilgisinin olmaması gibi...

Bybars
09-04-2015, 00:11
Kelime-i Şehadet ŞART mı? Değil mi? Oysa demiştim ki, şarttır, şart ile gönül işi aynı çerçeveye indirgenemez. Gönül, inanç işi olsa, zaten kimse yalancı şahitlik etmeye meyletmez! Allah katında yalancı şahitliğin hükmü olur mu -ki ağız ile gönül farkı bir ayrım meydana getirsin?


Müslüman olmak için ''kelime-i şehadet'' getirme gibi bir ritüel yoktur demiştim daha önce.Müslümanlığın hiçbir şartını yerine getirmeyen bir insanın ''kelime-i şehadet'' getirmesi Allah katında da insanlar nezdinde de bir mana ifade etmez.

Allah,insanların dillerinin ne söylediklerine bakmaz,içindeki niyetlere bakar.

Kaldı ki bu şahitliği/tanıklığı kimin yaptığının ne önemi var, münafıklık, ağızdan söylemek vs konu ediyorsunuz? Odaklanacağımız nokta şahitlik-şahit olmak durumudur, insan nasıl şahit olabilir? Hiç dolandırmadan bu soruya yanıt vermeniz gerekir. zaten konuya da bu nedenle girdi, bir ayet yoğurda kara derse, sizde tartışmasız kara diyeceğiniz için. şahit olmak nedir iyi bildiğiniz halde, ifadelerinizin şahitlik/tanıklık ile hiç, ama hiç ilgisinin olmaması gibi...

Ben niyetlerin hâlis olmasından bahsediyorum.Münâfıklık bu konuyla direkt bağlantılıdır,zîra Kur'ân'ın da en çok eleştirilen insan tipleri müşrikler ve münâfıklardır.İçi dışı bir olmamak,ortama göre ağız değiştirmek münâfıklığın değişmez vasıflarındandır.Münâfıkların ahiretteki yerinin cehennemim en alt tabakası olduğu söylenir.

Ben bilinen,gerçek manâsıyla 14 asır önceki olaylara şâhitlik ettiğimi hiçbir zaman iddia etmedim,benim kafamda şâhitlik kavramının daha geniş anlamda yer aldığını belirttim.

İlahimasal
09-04-2015, 00:17
baybars dan alıntı

Müslüman olmak için ''kelime-i şehadet'' getirme gibi bir ritüel yoktur demiştim daha..

baybars kafir oldun bravo.

agız ile ikrar yok diyorsun..

bu sözü sokakda,camide,kahvede söyleme keserler seni

aramıza hoş geldin...

Bybars
09-04-2015, 00:22
baybars dan alıntı

Müslüman olmak için ''kelime-i şehadet'' getirme gibi bir ritüel yoktur demiştim daha..

baybars kafir oldun bravo.

agız ile ikrar yok diyorsun..

bu sözü sokakda,camide,kahvede söyleme keserler seni

aramıza hoş geldin...

bu konuda bana kur'an'dan bir ayet gösterebilir misniz sayın kadem dostum?

İlahimasal
09-04-2015, 00:30
bu konuda bana kur'an'dan bir ayet gösterebilir misniz sayın kadem dostum?

kuranda ikindi namazımı var..müminlerin içinde yok dersen gene keserler..hemde allah tekdir muhammedde onun elçisi dir nidaları ile.

Bybars
09-04-2015, 00:34
kuranda ikindi namazımı var..müminlerin içinde yok dersen gene keserler..hemde allah tekdir muhammedde onun elçisi dir nidaları ile.

vallâhi geleneksel müslümanlardan daha geleneksel müslüman-(cı)sınız,sizi hayretle izliyorum,bizim gibi müslümanlarla değil de o tür müslümanlarla aynı noktada buluşmamız hayret ve şaşkınlık verici,onları onlardan çok savunyorsunuz farkında mısınız?

İlahimasal
09-04-2015, 00:41
ne demişler ya huyundan ya suyundan...aralarında onca sene ekmek yedik su içdik
her 3 kağıtlarını ögrendik ..

geleneksel.modern fark etmez ikiside aynı yolunyolcusu..buluşurlar bir yerde.

Bybars
09-04-2015, 00:46
ne demişler ya huyundan ya suyundan...aralarında onca sene ekmek yedik su içdik
her 3 kağıtlarını ögrendik ..

geleneksel.modern fark etmez ikiside aynı yolunyolcusu..buluşurlar bir yerde.

geçmiş yaşanmışlığın da etkisi vardır elbette ama bununla sınırlı değil,sanırım onların öyle olması ve öyle kalması konfor açısından size daha rahat geliyor,reformcu(öze dönüşçü) müslümanlar islam entelijansyasına hakim duruma gelirse argo tabirle islam'a çakmak için elimizde pek fazla bir koz,argüman kalmaz diye düşünüyor olabilirsiniz,en azından bilinçaltınız bu tutumunuzu tetikliyor olabilir.

İlahimasal
09-04-2015, 00:46
baybars sana bir tiyo veriyim.

allahınız bile durumdan hoşnut deil.

bu islamı yaratmasamıydım diyor.

Bybars
09-04-2015, 00:48
baybars sana bir tiyo veriyim.

allahınız bile durumdan hoşnut deil.

bu islamı yaratmasamıydım diyor.

Ne o,Allah ile mi görüşüyorsunuz?

İlahimasal
09-04-2015, 00:55
sana yazdım ya üc ,beş mesaj önce okumamışsın

ben o mekana gittim .bakdım orda tek oturuyor..tekliğine şahit oldum

cebraili muhammede gönderdiği hira mağarasında oradaydım. elçiliğine şahit oldum


bana sakın yalancı deme.

Aleph
26-05-2015, 22:59
"Gök gürültüsü ve melekler, O'nu, hamd ile ve O'nun (Allah’ın) korkusundan tesbih ederler. Ve yıldırımları, O gönderir. Böylece onlar, Allah hakkında mücâdele ederlerken, dilediği kimseye onu isabet ettirir. Ve O, karşı koyulması mümkün olmayandır." Rad-13

Ayete ilişkin İmam İskender Ali Tefsiri:
Bu konuda bir rivayete göre; Peygamber Efendimiz (S.A.V), Arap firavunlarından birine elçisini göndererek: “Git, onu bana çağır.” der. Elçi, firavuna bunu iletir. Firavun: “Muhammed'in İlâh'ı, altından mı yoksa gümüşten mi?” diye cevap verince, elçi, onun kibrinden gelmediğini Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e söyler. Resûlullah: “Git, onu bana tekrar çağır.” der. Elçi, firavunun huzuruna gidip onu tekrar davet eder ve firavun gelmemekte dayatınca da Allahû Tealâ oraya bir bulut gönderir. Buluttan bir yıldırım, firavunun başına ulaşır ve firavun orada ölür.

Âyet, bu olayın üzerine nazil olmuştur. Gerçek anlamda bir zorbanın, kendisini Allah'ın emriyle çağıran Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e ulaşmaması ve arkasından da yıldırımın isabeti ile ölümü söz konusudur.

Peygamber Efendimiz (S.A.V), Allah'ın emriyle çağırmış, emir dinlenmeyince de netice böyle gerçekleşmiştir.

Şimdi zorba sizce kim, söyler misiniz lütfen?..

Yıldıztozu
30-05-2015, 01:54
http://i.hizliresim.com/ogXk2R.jpg

Vefik Sami
30-05-2015, 12:44
"Gök gürültüsü ve melekler, O'nu, hamd ile ve O'nun (Allah’ın) korkusundan tesbih ederler. Ve yıldırımları, O gönderir. Böylece onlar, Allah hakkında mücâdele ederlerken, dilediği kimseye onu isabet ettirir. Ve O, karşı koyulması mümkün olmayandır." Rad-13

Ayete ilişkin İmam İskender Ali Tefsiri:
Bu konuda bir rivayete göre; Peygamber Efendimiz (S.A.V), Arap firavunlarından birine elçisini göndererek: “Git, onu bana çağır.” der. Elçi, firavuna bunu iletir. Firavun: “Muhammed'in İlâh'ı, altından mı yoksa gümüşten mi?” diye cevap verince, elçi, onun kibrinden gelmediğini Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e söyler. Resûlullah: “Git, onu bana tekrar çağır.” der. Elçi, firavunun huzuruna gidip onu tekrar davet eder ve firavun gelmemekte dayatınca da Allahû Tealâ oraya bir bulut gönderir. Buluttan bir yıldırım, firavunun başına ulaşır ve firavun orada ölür.


İslâm peygamberinin mûcizesi yoktur. Bunlar uydurulmuş rivâyetler. Muhammed gizlice Medineye göç ederken, onu öldürmek için gelen, kadınların bağırışması üzerine, kapı önünde sabahın olmasını bekleyenlere neden yıldırım isâbet etmemiş olabilir ?

Dün Hilâl tv de Mustafa İslamoğlu'nu dinledim. "Kur'an yaktı" iddiasıyla hunharca öldürülen Afgan kızın başına gelenlerden söz ediyordu. "Bu vahşeti işleyenler 'İndirilen din'in değil, uydurulan dinin müntesipleridir" demeketydi. Sormak isterdim kendisine. '1400 yıldır "uydurulan" din, "indirilen" dinin önüne geçmişse, yanlış nerede ?' diye... İslâm için "nakil dini" nitelemesi asırlarca sorgulamayı engellemiş. İslâm üzerindeki Emevi tasallutunu görmezden gelmek imkânsız. Fakat mızrak çuvala sığmıyor. Bir "elçi" Allah adına öldürme yolu açmışsa, sonradan işlenen cinâyetlere bir biçimde ortak olmuş demektir. Cemel vakasında İslâm peygamberinin rahle-i tedrisinden yetişen ashab bribirini doğradı. 10.000 kişi öldü. Dinini direkt peygamberden öğrenmiş olanlar böyle yaparsa, şimdikilerden farklı davranışlar beklemek hayâlcilik olur. Muhammed'in "Ehl-i Beyt'im" deyip müslümanlara emanet ettiği kızı, dâmadı ve iki torununu katledenler de görünüşte "müslüman"

Kur'andaki kelimeleri yerinde bırakarak, kelime ve kavramlara farklı anlamlar verip, 'âyet'leri sevimli göstermeye çabalamak İslamı ne denli "barışçı" yapar bilinmez.

İlahimasal
30-05-2015, 18:50
"Gök gürültüsü ve melekler, O'nu, hamd ile ve O'nun (Allah’ın) korkusundan tesbih ederler. Ve yıldırımları, O gönderir. Böylece onlar, Allah hakkında mücâdele ederlerken, dilediği kimseye onu isabet ettirir. Ve O, karşı koyulması mümkün olmayandır." Rad-13

isabet ettirirmiş ne demek .
biri ok atarken muhammedinn aklına gelmiş bu uydurma yıldırıma bak hedef gözeterek düşüyor.

bilim adamları bu ayeti okusa. ............. gulerler ,hehehe

bu allah niye halk dilinde konusmuskii,
gök gürlüyor diyeceğine bulutardan desene , hehehe.
tam halk adamı bu allah


zeusdur o zeusssss,,,

Allahbuyuktur
09-06-2015, 00:22
Doğa olaylarında önlemi almak lazım , bu şimşekler , yıldırımlar genelde nereye düşüyor ve nasıl önlem alabiliriz deyip araştırmacı olmak lazım. ne olur ne olmaz. Gerisi Allah'ın bileceği iş.

Allah'a iman eden , hiç kimseye kötülük yapmayan herkes cennete girer. Diğer ibadetler cennetde derece artırıcıdır. O ibadetler zaten kişide zamanla istesede istemesede gelişir. Kişinin kendisi bilir.

dine mine ne
09-06-2015, 04:45
Allah'a iman eden , hiç kimseye kötülük yapmayan herkes cennete girer. Diğer ibadetler cennetde derece artırıcıdır. O ibadetler zaten kişide zamanla istesede istemesede gelişir. Kişinin kendisi bilir.


allaha adam, iman neden etsin,ki ,allah kendi varligini bizad gösterip istese neyse, ama ne yaziki yok öyle bir durum,
öyle, degilmi ?
iylik ve cennet,ten yaziyorsun , ama ebedi bir cehenemi
sik miyor yazmaya deyil mi
diyelimki ateist,in biri cok seker bir insan ,kötülükten cok uzak, aman iman yok ,ne oldu pochu yedi degilmi
senin icindeki bu vicdan bunu nasil kabul ediyor.

Allahbuyuktur
11-06-2015, 06:10
allaha adam, iman neden etsin,ki ,allah kendi varligini bizad gösterip istese neyse, ama ne yaziki yok öyle bir durum,
öyle, degilmi ?
iylik ve cennet,ten yaziyorsun , ama ebedi bir cehenemi
sik miyor yazmaya deyil mi
diyelimki ateist,in biri cok seker bir insan ,kötülükten cok uzak, aman iman yok ,ne oldu pochu yedi degilmi
senin icindeki bu vicdan bunu nasil kabul ediyor.

Gördüğün bu uzay,galaksiler,yıldızlar,gezegenler,göktaşları yerde ve gökte ne varsa hepsi Allah'ındır. Bizler Allah'ın mülkünde imtihana tabi onun var olma şansı tanıdığı aciz varlıklarız.

Senin var olman , konuşabilmen , yazabilmen , görebilmen , kelimeleri anlayabilmen , okuduklarını , gördüklerini beyindeki bir et parçasına yazdırıp zamanı geldiğinde hatırlayabilmen , düşünebilmen , bütün bu uzay ve içinde gördüklerin küçük,normal,büyük hepsi Allah'ın varlığının delilleridir.


Bir insan iyilik yapıyorsa ve kötülükten uzak duruyorsa ve bunda samimi ise Allah onuda cennete alır ve cehenneme koymaz. Cennetler kademe kademedir.

Allah gizliyi , saklıyı , kalplerde olanı , beyin hücrelerinde , hipotalamusda olanıda bilir.

Allah insanlara iyilik yapanları sever.

Allah merhametlidir , adaletlidir.

Allah'ın rahmeti ve bereketi üstüne olsun.

https://www.youtube.com/watch?v=gwMlPFavk5Y

uguler
11-06-2015, 11:01
Bildiğim kadarıyla Paratonerin amacı yıldırım camiye düşmesin diye değil.
Düşen yıldırımın çevreye zarar vermemesi için kendi üzerine çekmektir. Böylece yıldırım güvenli bir şekilde yere aktarılır. Camiler yüksek olduğu için genelde camiler kullanılır.

mustafa sarp
15-06-2015, 23:43
Gördüğün bu uzay,galaksiler,yıldızlar,gezegenler,göktaşları yerde ve gökte ne varsa hepsi Allah'ındır. Bizler Allah'ın mülkünde imtihana tabi onun var olma şansı tanıdığı aciz varlıklarız.

Senin var olman , konuşabilmen , yazabilmen , görebilmen , kelimeleri anlayabilmen , okuduklarını , gördüklerini beyindeki bir et parçasına yazdırıp zamanı geldiğinde hatırlayabilmen , düşünebilmen , bütün bu uzay ve içinde gördüklerin küçük,normal,büyük hepsi Allah'ın varlığının delilleridir.


Bir insan iyilik yapıyorsa ve kötülükten uzak duruyorsa ve bunda samimi ise Allah onuda cennete alır ve cehenneme koymaz. Cennetler kademe kademedir.

Allah gizliyi , saklıyı , kalplerde olanı , beyin hücrelerinde , hipotalamusda olanıda bilir.

Allah insanlara iyilik yapanları sever.

Allah merhametlidir , adaletlidir.

Allah'ın rahmeti ve bereketi üstüne olsun.


Dostum 2000 li yılların başında knight diye bir oyun oynardık level kasması zordu, bahsettiğin yerde yüksek level olmak zor mu? Experience puanları nasıl arttırıyoruz? Platinium premium ya da exp premium gibi pay to win özelliği var mı?

Eğer yoksa şunun cevabını alabilir miyim senden;
allah dan kaç C.C. almam gerek sizin kafalara yükselebilmek için? 100 CC yeterli midir?

Ayrıca ayet eğip bükmek farz mıdır? Yoksa mekruh mudur? 1.5 milyar müslüman var herbiri ayrı telden çalıp oynar, müslümanlık kendi içinde 1.5 milyar din yaratmıştır bu nasıl apaçık bir kitaptır? Ve bu bir çelişki midir?

Bu kitap evrensel midir? Evrenselse niye kutupları, japonayı avustralyayı, rusyayı, alaskayı amerikayı bilmez? Neden mayaların nasıl helak olduğunu söylemez? Neden hiç ananasın faydalarını anlatmaz? Mango nun tadının harikalığını söylemez? Niye deveden bahsederken hiç zebrayı anlatmaz? neden kutuplardaki namaz vakitlerini ayarlamaz? Oradaki insanların günahı nedir? Oruç tutan ne halt yesin oralarda? bu insanlar güneşin batışını beklerse açlıktan geberirler. Zülkarneyn gibi güneşin battığı yere mi göç etsinler? Ya güneşi balçığa batarken bulurda korkarlarsa? Peki ya yayın balığı yemek haram mıdır? ahtapot ve karides? Neden inek keçi koyun deve helaldir der de bunlar da helaldir diyip bizi aydınlatmaz? Niye yarım kalmıştır? Gökteki yıldızlar şeytanlara atımlık taşlar mıdır? Melekler gökteki muhabbeti dinlemeye çalışan şeytanlara yıldız mı atarlar? Yoksa meteorun ne olduğu bilmediklerinden gök taşlarını yıldız mı zannederler? Aslında attıkları meteor mudur? Tanrı gökteyse neden meteorla yıldızı karıştırır? yoksa yerdeki bedevi midir tanrı? Ve eğer birgün galaksimizin uzak yerlerinden ziyaretçilerimiz olursa, onlarda müslüman olmuşlar mıdır? Bedeviniz onlara da tebliğ etmiş midir son hava bükücü olduğunu? Onlar da bir gün bizi ziyarete geldiklerinde ey insanlar size bahtsız bedevinin kuranını getirdik eğer size tebliğ edilmediyse ediyoruz imana gelin diyecekler mi? Kuranın şifrelerinde bundan haberler var mıdır? Bir kez olsun bir olay olmadan önce kuranı okuyarak bize bir bulgudan söz edebilir misiniz? Bir kez olsun biz fanilere bahtsız bedevinin eserinden;"işte bakın bunu bedevi 1500 sene önceden bilyordu bu ayette açık ve net şekilde bundan bahsediyor" deme acizliğini göstermeden, bakın;"kuranda diğer dünyalardan bizim ziyaretimize gelecek insanvari uygarlıklardan bahsediyor" diyip bizi ikna eder misiniz? Ömerle gelip aklımızı çeler misiniz?

Okuduğumu anlamam, görmem, sevmem, gençliğimde güzel kadınları düzmemle tanrının varlığına nasıl ulaşabilirim? Andromeda galaksisini tanrın nerde nasıl yaratmıştır bana anlatabilir misin? Nebulaları, pulsarları, kırmızı cüceleri, kahverengi cüceleri, kuranda nerde okduğunu ve bu bilgleri insanların değilde, tanrının hangi sözüyle ulaştığını bize anlatır mısın? Hangi galaksiinin tanrına, hangi kadifenin peygamberine, hangi kılıcın, devenin, koyunun keçinin, cariyenin tanrına ait olduğunu bize nasıl tebliğ edebilirsin?

:blah::blah::blah::blah::blah::blah::blah::blah::b lah::blah::blah:

Allahbuyuktur
16-06-2015, 03:37
Dostum 2000 li yılların başında knight diye bir oyun oynardık level kasması zordu, bahsettiğin yerde yüksek level olmak zor mu? Experience puanları nasıl arttırıyoruz? Platinium premium ya da exp premium gibi pay to win özelliği var mı?

Eğer yoksa şunun cevabını alabilir miyim senden;
allah dan kaç C.C. almam gerek sizin kafalara yükselebilmek için? 100 CC yeterli midir?

Ayrıca ayet eğip bükmek farz mıdır? Yoksa mekruh mudur? 1.5 milyar müslüman var herbiri ayrı telden çalıp oynar, müslümanlık kendi içinde 1.5 milyar din yaratmıştır bu nasıl apaçık bir kitaptır? Ve bu bir çelişki midir?

Bu kitap evrensel midir? Evrenselse niye kutupları, japonayı avustralyayı, rusyayı, alaskayı amerikayı bilmez? Neden mayaların nasıl helak olduğunu söylemez? Neden hiç ananasın faydalarını anlatmaz? Mango nun tadının harikalığını söylemez? Niye deveden bahsederken hiç zebrayı anlatmaz? neden kutuplardaki namaz vakitlerini ayarlamaz? Oradaki insanların günahı nedir? Oruç tutan ne halt yesin oralarda? bu insanlar güneşin batışını beklerse açlıktan geberirler. Zülkarneyn gibi güneşin battığı yere mi göç etsinler? Ya güneşi balçığa batarken bulurda korkarlarsa? Peki ya yayın balığı yemek haram mıdır? ahtapot ve karides? Neden inek keçi koyun deve helaldir der de bunlar da helaldir diyip bizi aydınlatmaz? Niye yarım kalmıştır? Gökteki yıldızlar şeytanlara atımlık taşlar mıdır? Melekler gökteki muhabbeti dinlemeye çalışan şeytanlara yıldız mı atarlar? Yoksa meteorun ne olduğu bilmediklerinden gök taşlarını yıldız mı zannederler? Aslında attıkları meteor mudur? Tanrı gökteyse neden meteorla yıldızı karıştırır? yoksa yerdeki bedevi midir tanrı? Ve eğer birgün galaksimizin uzak yerlerinden ziyaretçilerimiz olursa, onlarda müslüman olmuşlar mıdır? Bedeviniz onlara da tebliğ etmiş midir son hava bükücü olduğunu? Onlar da bir gün bizi ziyarete geldiklerinde ey insanlar size bahtsız bedevinin kuranını getirdik eğer size tebliğ edilmediyse ediyoruz imana gelin diyecekler mi? Kuranın şifrelerinde bundan haberler var mıdır? Bir kez olsun bir olay olmadan önce kuranı okuyarak bize bir bulgudan söz edebilir misiniz? Bir kez olsun biz fanilere bahtsız bedevinin eserinden;"işte bakın bunu bedevi 1500 sene önceden bilyordu bu ayette açık ve net şekilde bundan bahsediyor" deme acizliğini göstermeden, bakın;"kuranda diğer dünyalardan bizim ziyaretimize gelecek insanvari uygarlıklardan bahsediyor" diyip bizi ikna eder misiniz? Ömerle gelip aklımızı çeler misiniz?

Okuduğumu anlamam, görmem, sevmem, gençliğimde güzel kadınları düzmemle tanrının varlığına nasıl ulaşabilirim? Andromeda galaksisini tanrın nerde nasıl yaratmıştır bana anlatabilir misin? Nebulaları, pulsarları, kırmızı cüceleri, kahverengi cüceleri, kuranda nerde okduğunu ve bu bilgleri insanların değilde, tanrının hangi sözüyle ulaştığını bize anlatır mısın? Hangi galaksiinin tanrına, hangi kadifenin peygamberine, hangi kılıcın, devenin, koyunun keçinin, cariyenin tanrına ait olduğunu bize nasıl tebliğ edebilirsin?

:blah::blah::blah::blah::blah::blah::blah::blah::b lah::blah::blah:

Allah bütün herşeyi birden açıklamaz. Herşey kendi zamanına göredir. uzay sonsuzdur , sen düşünesin diye.

Bütün gelişmeler açıktır , sen,ben ,o , bu ,şu düşünüp bunları bulalım diye.

Allah diğer galaksilerde de bazı gezegenlerde yaşamı başlatmış olabilir , belki ilkel düzeyde belki ileri düzeyde. Ya onlar bizi bulur , ya biz onları buluruz. Veya hiç başlatmamışta olabilir. Onlarda araştıracak , bizde araştıracağız.


http://www.google.com.tr/sky/

Galaksinin başka köşelerinde bir yaşamın olması Allah'ın onlarada uyarıcılar seçip birbirimize kötü davranmayalım , iyi davranalım diyen varlıklar seçmeyeceği anlamına gelmez.

Bütün araştırmaların bittiğini, artık insanların hiç bir şey bulamayacağını düşünsek hayat gerçekten sıkıcı olurdu.

Güneşin kendisini yok etmesine veya diğer tabirle kıyametin kopmasına kadar insanlık araştırmalarına devam edecek ve gelişecektir. Belkide başka yaşam olan galaksilerde ki gezegenlere geçeceğiz veya Mars'ta yaşam başlatıp bir kısmımız oraya geçicek.

Bizim bulamadıklarımızı , anlayamadıklarımızı gelecek nesiller bulacaklardır.

Güneş : https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F
Yıldız : https://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z
Galaksi : https://tr.wikipedia.org/wiki/Galaksi


İnsanlık ne kadar gelişirse gelişsin her çağda , bu uzayı yaratan , zamanı oluşturan , mekanı var eden , sonsuzluğun sahibi , başı ve sonu olmayan , bütün alemlerin yaratıcısı Allah vardır , birbirimize kötülük yapmayalım, iyilik yapalım diyen insanlar çıkacaktır.


Allah ilimde , bilimde ilerleyeni sever.

1 kişi iken sevgi,saygı,merhamet deyip 100 kişi olunca diğerinin malını , mülkünü yağmalamamak lazım , hırsızlık yapmamak lazım , uyuşturucu kullanmamak lazım. Devlet sistemini , vergi sistemini kurmak lazım. Devletin zor gücünü , kolluk kuvvetleri gücünü oluşturup halkın namus,can,mal güvenliğini sağlamak lazım.

Örnek : https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Silahl%C4%B1_Kuvvetleri



Cezaevi sistemini kurmak lazım. Hukuk sistemini kurmak lazım. Herkesin kişisel haklarını düzenlemek lazım. Bunuda geniş kitlelere yayıp insan topluluklarına anlatmak lazım. Tabi güzelce ve iyilikle.


Örnek : Türk Ceza Kanunu http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5237.pdf

Evlerimiz olmasa , hukuk,adalet sistemi olmasa , vergi sistemi olmasa , herkes ilkel beynimle istediğimi yaparım derse , kimse kimseye güvenemese , diğer canlılardan ne farkımız kalır. İnsanlar kendi güvenliğini sağlamaya çalışmaktan hiç kimse bilimsel araştırmanın gramını bile yapamaz.

Örnek : Ortadoğu

Dünyada 7 milyar var. 7 milyara 1 saniye zaman ayırsak 221 senemiz gider.

Bunları dünyaya anlatan çok kişi olması lazım ki Allah'ın dini yeryüzüne hızlıca yayılsın.

Tabi kişi işinden gücünden , ekmeğinden de olmasın. Kendisini geçindirecek işinede zaman ayırsın.


Hiç kimsenin travma sebebi de olmamak lazım. Olumsuz davranışlarımızla hiç kimsenin kötü sözlerine maruz kalmamak lazım.


Hiç kimseye kötülük yapmamak lazım. Kendimize bile.

Allah merhametlidir.

Allah'ın rahmeti ve bereketi üstüne olsun.

https://www.youtube.com/watch?v=30vURhqQ-iA

mustafa sarp
16-06-2015, 08:27
Sayin allahbuyuktur.

Msjimi duzgun okumamissiniz,bu cok net. Neyse muhimde degil. Zaten cevap verebilesiniz diye yazmadim. Cunku konu disi. Siz musliman kardeslerimin ilk once karsisindakini iyi anlamasi gerek. Bir dahaki yazismalarimizda mumkunse yazilani daha duzgun okuyun. Zira verdiginiz cevaplar sorularimin kucucuk, minicik bir kismiyla alakali, ya da tamamen alakasiz olmus.

Saygilar.

dine mine ne
17-06-2015, 18:26
Allah insanlara iyilik yapanları sever.

Allah merhametlidir , adaletlidir.

Allah'ın rahmeti ve bereketi üstüne olsun.




sag ol kardesim benim, Allah merhametlidir , adaletlidir diyorsun

ama kuran o na cok büyük yalan lar atiyor ,bunu görmüyorsun

misal bak güya tanri ne demis


AHZÂB-26
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Hem de kitap ehlinden onlara yardım edenleri kalplerine korku düşürerek kalelerinden indirdi, siz onların bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.

ve simdi adalete bak

AHZÂB-27
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Allah) onların arazilerini, yurtlarını ve mallarını size miras kıldı. Bir de henüz ayak basmadığınız bir yeri (size miras kıldı). Allah, her şeye kâdirdir.
senin inandigin tanri bunu söylemis ola bilrmi

kuran allahin gercek sözü diye rüyana gelip belirtimi sana
kuran allahin sözümü diye hic düsündünmü

senin kendi icine sinmedik
ayet hic mi yok
bütün ayetleri anlayip ta mi inandin kurana ?

tanri olayai baska din olayi baska bunlari bir düsün derim sana

senin icin cok güzel , ama inandigin kitapin ici öyle deyil
sen asil tanriya inan kurandakini birak derim sana


saygilarimla

Khaos
17-06-2015, 18:30
allah diye bişey ortaya varlık koyamamıştır.
götünüzden varlık uydurmayın ve götünüzden uydurduğunuz sözde varlığa nitelikler atfetmeyin.
yok merhametliymiş, yok şuymuş yok buymuş.
şizofreniden başka bişey değil bu zırvalar.

dine mine ne
17-06-2015, 19:58
allah diye bişey ortaya varlık koyamamıştır.
götünüzden varlık uydurmayın ve götünüzden uydurduğunuz sözde varlığa nitelikler atfetmeyin.
yok merhametliymiş, yok şuymuş yok buymuş.
şizofreniden başka bişey değil bu zırvalar.


tanrinin varligna inanmak , ******** uydurmak ,demek
helal olsun sana, Bravo

sizofreni hastaligimiz yoktu oda demeki ,varmis

ozaman bize doktora gitmek düsüyor

Khaos
17-06-2015, 20:06
tanrinin varligna inanmak , ******** uydurmak ,demek
helal olsun sana, Bravo

sizofreni hastaligimiz yoktu oda demeki ,varmis

ozaman bize doktora gitmek düsüyor

varlık, varolma niteliğini ortaya koymayı gerektirir.
tanımı gereği bu böyle.
bu niteliğe sahip olanı da varlarız.bu inanç konusu değil ki.
ama ortaya varlık koymayanı varlamak, halüsinasyondan başka bişey değil.
bütün inananlar, sadece tanrı inanırları değil, bilgi yerine inancı seçenler bireysel olmasa da toplumsal şizofrendir.
doktora gitmene gerek yok.
onlar da analitik zırvalar ve ellerindeki şablonlara göre seni sadece kategorize eder ve ilaç firmalarının verdiği hediye tatilleri kazanabilmek için bir-iki sikik ilaç yazarlar. hepsi bu.
doktorun sensin.

alpha
22-06-2015, 13:30
bu sitede şu ana kadar okuduğun en olmamış yazıydı,kusura bakmayın :D

sizin düşüncenize göre o zaman bütün cemaat toplanıp gökdelenin tepesinden atlayarak yere düşene kadar havada namaz kılsın :D önlem mönlem almasınlar :D nasıl olsa namaz kıldıkları için azrail onların canını almaz :D

Bu konuda söylenebilecek tek sözü en başında belirttiğiniz için teşekkürler..

Tumagü İskicap
20-08-2015, 02:26
Allah dilediği kimseye yıldırım isabet ettirir diyor ayet rad 13. gökdelen tepesinden atlayan adamın allahın gönderdiği yıldırımın, allahın evine isabet etmesini önleyerek, isabet etmemesini sağlayan paratonerle ne ilgisi var? siz allaha güvenmiyorsunuz paratoner takıyorsunuz allahın evine. allahta koordinat körlüğü yaratıyorsunuz. siz camiye paratoner takarak allahı aldatıyorsunuz.

Asinus Orientalis
20-08-2015, 10:18
Allah dilediği kimseye yıldırım isabet ettirir diyor ayet rad 13. gökdelen tepesinden atlayan adamın allahın gönderdiği yıldırımın, allahın evine isabet etmesini önleyerek, isabet etmemesini sağlayan paratonerle ne ilgisi var? siz allaha güvenmiyorsunuz paratoner takıyorsunuz allahın evine. allahta koordinat körlüğü yaratıyorsunuz. siz camiye paratoner takarak allahı aldatıyorsunuz.
Sevgili Tumagü, haklısınız. Gelin malumu tekrar ilam edelim. Bay Allah ne camileri, ne de sık sık sel baskınına tabi tuttuğu Kabeyi iplemektedir. Kabe bile koruma altında değildir ki bay Haccac bunu pek sevimli ve kudretli mancınığı ile ibraz etmiştir. Bu vesileyle Ali Imran 97'yi boşa çıkarır :

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) (http://www.kuranmeali.org/kuran/ali-imran-suresi/ayet-97/17-elmalili-sadelestirilmis-2-meali.aspx): Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir.

Kabenin taşlarla yıkılmasıyla, Bay Haccac, bay Allah'ı tokatlamış, hatta yere sermiştir. Bunu yaparak, üstü kapalı olarak Bay Allah'ı (bay Muhammed'i) yalancılıkla itham etmiştir.

Engse Hohol
20-08-2015, 19:35
allaha güven olmaz. olurya allah camiye yıldırım isabet ettirmeyi diler.
biz camiye paratoner takalım, allah dilese bile dileğini gerçekleştiremesin.
müslüman mantığı bu.

Tumagü İskicap
22-08-2015, 02:39
Asinus Orientalis;
Evet, kabenin güvenli bir yer olması sorunludur, kabaca 10 kez yeniden inşa edilmiştir. Suud döneminde genişletme faaliyetlerini saymazsak, kabenin önceki hali üzre son inşası, Sultan IV. Murad'ın direktifiyle 1040 yılında yapılmış, 6,5 ayda inşası tamamlanmıştır. Kabe üzerinde en büyük değişikliği kureyş'liler yapmıştır.

"Kureyşliler, Ebu Huzeyfe b. Muğîre'nin teklifi üzerine Kâbe'nin kapısını yerden yüksek yaptılar. Ebu Huzeyfe teklifini şöyle dile getirmişti: "Kâbe'ye sadece merdivenle girilebilmesi için kapısını yerden yüksek yapın. O zaman sadece girmesini istediğiniz kimseler oraya girebilir; şayet istemediğiniz birisi girecek olursa, onu tekmeler ve yere düşürürsünüz ve bu durum, bütün görenlere ibret olur" demişti ve Kureyşliler bu teklifi yerine getirip Kâbe'nin duvar yüksekliğini 9 zirâdan 18 zira'a (http://www.sunumvaaz.com/?Syf=26&Syz=341791) çıkardılar.

İlahimasal
13-02-2016, 23:18
İslamda CAMİ diye bir bina yokdur . Sonradan uydurulmusdur.Aynı sabah namazında ömerin eklettiğı " namaz uykudan iyidir" gibi.

Mescidlere paraatoner takmazlar çünki el-ilah camileri deil ,mescidleri korur! yıldırımlarından.Yıldırım düşmüş bir mescid varmı?

Mhmd ömrü boyunca CAMİ diye kubbeli,minareli bir bina görmedi.

Kabeye yıldırım düşmesi tartışılabilir. Acaba kabede el-ilahin bir rakibimi var. Rakibi Kabenin kendisi olabilirmi?
İnsanlar kabe denen binayi görür görmez yere eğilmeleri el-ilahı çildırtmış! olabilir.

Cercis Hz Circis
16-09-2017, 01:05
Allah dilediğine yıldırımla çarpar ayetindeki ifadenin gerçekleşmesini paratoner bozuyor. Bu defa şeytan masum. Camilerdeki paratonerler, allah'ın dilediğine yıldırımla çarpmasını engelliyor. Tepesinde veya minaresinde paratoner varken camiye yıldırım çarpmayacağına göre paratoneri camiye kim taktıysa odur sorumlusu, şeytan değil. Allah yıldırımı istediğine çarptırır ayeti, işe yaramaz âtıl bir ifade oluvermiştir ve Rad 13 nesh edilmiş ayetler arasındadır, değilse nesh edilmelidir. Yıldırımlar gönderir dilediğini yıldırımla çarpar demek, 9 yaşındaki bir çocuğa, ekmek kırıntılarına ayağınla basma, allah çarpar demekten farksız bir korkutma ifadesiymiş sadece. Günümüzde kimse korkmuyor allah'ın rad 13 ve diğer tahditkâr ayetlerinden.

Karanlıktan aydınlığa
16-09-2017, 04:39
Su ıslatır,soğuk üşütür,paratoner yıldırımlardan korur.yağmur altında yürüyüp ıslanmamayı ben de isterdim.
Neyse ki yürürken kafama paratoner takmaya gerek duymuyorum.bardağın dolu tarafını görüp iyimser olmak gerek.hayat sebeb sonuç ilişkisi içinde gayet tabii ve akışkan .sabah uyandığımızda hemen gece olmuyor,mehtaba bakarken güneş doğmuyor,eşit şartlar içinde tabiat anayla iç içe yaşıyoruz ve özgürüz.bu yüzden tercihlerimiz zorlama değil.sorumluluk sahibi olmamızın nedeni de bu...

kartopu
16-09-2017, 09:09
Din bir örgütlenme biçimidir . Zaten dini açıklayan dindar bilginler Allaha giden yol diye açıklarlar. Alallah ne dir bunu açıklamak oldukça güç. Tanrı İnsan diyen var benim gibi. Tanrı insan tarafından yaratıldı diyen var. Tanrı doğanın bütünüdür diyen var. Tanrı Doğanın aklı diyen var veya Tanrı yarat cı diyen var.
Aslında hepsi aynı noktaya çıkıyor.

Melekler. Israfil Mikail Azrali Cebrail bir sebep açıklaması yani bir şeyin sebepleri.(ölümün, peygamberin, İnsanla doğanın ilişkisinin ve bir son un )
Protöner İnsan aklı nın ürünü bu konuda bir sürü laf edilebilir İnsana bu aklı kim verdi denilir, Bilim denilir, deneyim denilir.

Sonunda Din, Akla Mantığa uygun örgütlenme biçimidir. Melek ve tanrı da öyle Gereklidir gereksizdir bu tartışılır. Zamana uygundur uygun değildir bu da tartışılır.

Ben öyle düşünüyorum

ilahimasal
06-02-2018, 22:52
Kuran ı yazan(lar) ın camileri hesap etmesi mümkün degil. Camiler , kuran denilen kitabın yazılması diye iddia edilen andan uzun bir süre sonra yapılmış.

Yoksa böyle dermiy di ?


"Rablerinin emrine karşı geldiler. Bu yüzden, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpıverdi."


Kabe için ise , kabe bölgesin de , o dönemler , gokte bulut ve buna baglı , yıldirım ,şimşek gibi doga olaylarının ileriki bir tarihte olabileceği öngörulemediği için , Kabe ye yildırim düşeceği , sular altin da kalacağı ve hatta depremlere maruz kalacağı hesaplanamamış.


Kabe nin guvenli bir yer olduğu ayeti ise

"Onlar görmediler mi ki, çevrelerindeki insanlar . çarpılıyorlar iken biz Mekke'yi . emin bir yer yaptık "(Ankebut, 29/67)

Çarpılıyorken !!!!!!! B.Mekke yi emin kıldık , sözü fazlaca abartılmış bir iddia olarak görünüyor.

Engse Hohol
06-06-2018, 06:32
✔ (https://www.haberler.com/yildirim-isabet-eden-minarenin-yikilma-ani-mobesse-10915375-haberi/) Diyarbakır sümer camisinde paratoner var mıydı merak ettim. Mübarek ramazan gecesi diyarbakır'da yıldırım çarpan sümer camisi minaresinin yıkılma anı mobese kamerasına yansıdı. Kafir icadı paratoneri, çarpsın diye allah'ın yolladığı yıldırımları engellemek için kullanırsanız, mübarek ramazan falan tanımaz allah, gönderir yıldırımlarını ve dilediğine çarpar. Soramazsınız allah'a niye çarptın diye.