Orijinalini görmek için tıklayınız : basın etiği ve rezalet bir örnek... engin ardıç/bacı
AlbatrosS
28-02-2011, 18:00
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ardic/2011/02/28/baci
muhterem emre aköz'e yumurta atan kadın eylemcilere öyle bir sallamış ki gören o yumurtaları kendisi bin zahmetle yumurtluyor sanır! kadınları bir zamanların ''bacı'' tipolojisine benzeterek aklı sıra bazı pc-koanalizler yapmayı da ihmal etmemiş ve sözü cinsel özgürsüzlük/feodal kafalı solculuk tezine getirmiş...
şimdi ben bu adamın eşiyle kendinin de olduğu bir odada sevişsem sol/demokratların ne derece özgürlükçü düşünebildiklerine dair bir şey ispat etmiş olur muyum yahut fikri değişir mi bu konuda? galiba onu yapsak bu sefer de performans değerlendirme testine tabi tutmaya çalışacak aklı sıra...
Her devrin şişmanları...
Hem ayarları bozuk hem de şişmanlar herkesten!- Ece Temelkuran
Ne Engin Ardıç'ı ne de Emre Aköz'ü yazar olarak da insan olarak da ciddiye almıyorum. Herhalde ben de onların favorisi değilimdir. Ama mesele buradan çıktı artık. Artık soru şu:
Bu alçalmanın dibi var mı?
Hadi bu adamlar, tıpkı memleketteki, önünü kaşıyıp duran ve kadınların "öpülünce adam olacağını"düşünen binlerce benzerleri gibi, dipsizler. Ama bu yazıları o köşelere koyan editörlerin, genel yayın yönetmenlerinin de mi dibi yok? Komple mi haysiyetsiz gazeteciler?
Devamı:
Hem ayarları bozuk hem de şişmanlar herkesten! (http://www.haberturk.com/yazarlar/606244-hem-ayarlari-bozuk-hem-de-sismanlar-herkesten)
En güzel cevabı Sabah Gazetesi önünde protesto eden kadınlar vermiş, taşıdıkları bir pankart :
" Seni Özal öptüğü için mi liberalsin ?"
aliyarasfal
03-03-2011, 01:19
...
Yalanların arka sokaklarında güzel yüzlü, elleri tinerli gerçeklere sarıldım.
Ayakları olmayan, hayat koşan; dudaksız adamlarla öpüştüm.
Tanrı ellerinden kayıp düşmüş, Tanrı evlerine terkedilmiş şiirlerin annesiydim.
Ölgün inançların pazarında ırzına geçilen sermayeydim, kendimle seviştim.
Çok ****** tanıdım; çocukları arkadaşımdı, dostumdu, sevgilimdi, bir şeyimdi işte...
Hiçbir ****** çocukluklarını görmedim!
...
Dilek Akın Olmak ve Ölmek Arasına Atılan Ad'ım
şiirinden alıntı.
Şimdilik saygımla gittim..
Bu çukur adamlar mı özgürlük savunucuları?
Bunlar konuşurken eminim ağızlarından etrafa bol miktarda koli basili yayılıyordur.
Bu mikropların büyük bir kısmı da o yaladıkları iktidardan kaynaklanıyordur.
Bu çukur adamlar mı özgürlük savunucuları?
Bunlar konuşurken eminim ağızlarından etrafa bol miktarda koli basili yayılıyordur.
Bu mikropların büyük bir kısmı da o yaladıkları iktidardan kaynaklanıyordur.
Hislerime tercüman olmuşsun, daha ne denilebilir ki...
''tutup şap diye öpseydin Emre... Belli ki kimse öpmemiş...
Belki de ossaat liberal kesilirdi!''
" Seni Özal öptüğü için mi liberalsin ?"
Demek ki öpülünce liberal olunuyor ama elin oğlu öpmekle kalmaz devamını da getirir.,
Önce öperler sonra severler sonrada .....
Bu kafayla senin gibileri nerde olsa öperler .... ardıç
Öter ardıç kuşu karatavukgiller (Turdidae) ailesinden tombul vücutlu ötücü bir kuş türüdür.
Yuvasının içini çamur, çürük odun ve gübre karışımı bir maddeyle sıvar.
Gayet obur olup böcek, salyangoz, solucan ve bazı meyvelerle beslenirler. Kendi ağırlıkları kadar böcek tüketebilirler.
"Bana ne yediğinizi söyleyin, size ne olduğunuzu söyleyeyim" Jean Anthelme Brillat-Savarin
yucemanitu
04-03-2011, 22:48
Bu adamın yazılarının her biri facia... Bir insan daha ne kadar kendini rezil edebilir, daha ne kadar küçülebilir ki?
Engin Ardıç'ın devrimcilee karşı kinini bir kenara bırakırsak dogru bir şeye deginmiş ama elbette gerçeklerinden kopararak ve çarpıtarak deginmiş.
Öncelikle 70 li yıllarda cinselligimizi bastırdıgımız ve cinsellige bir tabu olarak yaklaştıgımız dogrudur bunu kimse yadsıyamaz ve kız erkek arası flörtlere pek severek bakmadıgımız da dogrudur. Yani ilişki muhakkak evlilik ile sonuçlanmalıydı. Devrim nikahı kısmı da dogrudur ama devrim nikahı kısmı bizim tüm mülki ilişkilerle beraber hukuku da reddetmemizden kaynaklanırdı ve bizler için devrim nikahı resmi nikahtan daha kutsal ve meri idi. Yoksa olar Ardıç'ın çarpıttıgı biçimde degildi.
Ancak o dönemin feodal yargılarından kaynaklanan bu yanlış anlamayı bu şekilde rezilleştiren Ardıç'ı kınıyorum. O dönemleri yaşadık ve neler olup bittigini biliyoruz. O dönemde her şey devrim idi. 24 saat hatta varsa 25 inci saat devrime adanmıştı. Güzel ve paylaşıım dolu günlerdi tüm hatalarına ragmen. Ama hiç bir şekilde bu derece aşagılaştırmayı hak etmedi ve hak etmeyecek. Bu rezil herifin yazdıkları üzerinde durmaya bile degmez. Onu ciddiye alıp konu yapmaya bile degmez.
saygılarımla
http://enginardicistifa.com/
saygılarımla